| ...E ve ...E | (E ile biten FaRkLaR...)

- TO SEPARATE vs. CATEGORIZE

- [not] "TO SHOW OFF" vs. TO SHARE

- [not] TO SHOW vs./and TO LIVE/VALUE

- TO SIMILE vs. TO COMPROMISE

- TO SMOOTH; TO CORRECT vs. TO PACK/TIDY UP; SUMMARIZE

- TO SPEND vs. TO CONSUME

- TO STATE vs. TO EXPOSE

- TO SUPPORT vs. TO ADVERTISE

- [not] TO TALK vs./and TO PROVE

- TO THANK vs. TO APPRECIATE


- TO THINK vs. TO APPRECIATE/EVALUATE

- TO THINK vs. TO CALCULATE

- TO THINK vs. TO IMAGINE

- TO TRANSFORM vs. TO CHANGE

- TO TRUST vs./and TO CONSOLIDATE

- TO TURN INSIDE OUT vs. TO REPLACE

- TO UNDERSTAND vs./and TO APPRECIATE

- TO UNITE vs. TO COMPLETE

- TO UNITE vs. TO INTEGRATE

- TO VISUALIZE LIKE HOW/WHAT YOU ARE vs. TO BE LIKE HOW/WHAT YOU ARE


- TO WASTE vs. EXTRAVAGANCE

- TO WORK vs. TO PRODUCE

- TOE :/yerine AYAK PARMAĞI

- TOGETHER :/yerine BİRLİKTE

- TOHUM, BEZİR = BEZR = GRAINE

- SEMEN[İng.] / SPERME[Fr.] / SAMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOHUM, MENİ, SPERMA

- TOHUM[İng. SEED] ile/||/<> AÇIK TOHUMLU[İng. GYMNOSPERM] ile/||/<> FRUİTARYAN[İng. FRUITARIAN] ile/||/<> MALTOZ[İng. MALTOSE] ile/||/<> MEYVE ile/||/<> MEYVECİL[İng. FRUITARIAN] ile/||/<> NİŞASTA[İng. STARCH] ile/||/<> YALANCI MEYVE[İng. PSEUDOCARP (FALSE FRUIT)]

( Ekildiğinde yeni bir bitki haline gelecek döllenmiş ve olgun bir yumurta. Besleyici göze olan endospermi (ya da perisperm) içerir ve genelde bir tane döllenmiş ovum (embryo) bulundurur. @@ Yaşamının haploit ve diploit evresi eşit olan ve meyve yaprağındaki tohum taslağının etrafı çevrili olmayan odunsu bitkiler. Polen tohum taslağının yüzeyinde filizlenir. @@ Dini, siyasi, çevresel, kültürel, estetik ve ekonomik gibi nedenlerle hayvansal ürünler ve tahıllar olmadan meyve, sebze, kabuklu yemişler ve tohumlar içeren bir diyet uygulayan kişi. Kuru erik, fındık, hurma, domates, limon, mandalina, armut ve kabak gibi besinleri tüketir. @@ Çimlenmiş arpada, patates tohumlarında görülen bir disakkarittir. Moleküler formülü C12H22O11 olarak gösterilmektedir. Suda iyi çözünen bir disakkarittir ve tatlı bir tada sahiptir. Hidroliz yolu ile iki glikoz molekülüne ayrılır. Aynı zamanda alkol üretiminde önemli rol oynamaktadır. @@ Tohumlu bitkilerde döllenmeden sonra karpellerin gelişip olgunlaşması ile meydana gelen yapı. @@ Dini, siyasi, çevresel, kültürel, estetik ve ekonomik gibi nedenlerle hayvansal ürünler ve tahıllar olmadan meyve, sebze, kabuklu yemişler ve tohumlar içeren bir diyet uygulayan kişi. Kuru erik, fındık, hurma, domates, limon, mandalina, armut ve kabak gibi besinleri tüketir. @@ Deposal polisakkaritlerden biridir. Bitkilerde fotosentez sonucu üretilen glikozun fazlası nişastaya dönüştürülür. Bu nişasta; bitkinin kök, gövde, yaprak, meyve ve tohum gibi organlarında depolanır. Aynı zamanda patates, pirinç, arpa, buğday ve yulaf gibi besinlerde bol miktarda bulunur. @@ Bir çiçeğin yumurtalık haricindeki, bir başka bölümünün gelişmesi ile oluşan etli yerdir. Böyle meyvelerin etli bölümleri çiçek sapı, çiçek tablası, hatta çiçek örtüsü (çanakyapraklar ya da taçyapraklar) gibi parçaların gelişmesi ile ortaya çıkarlar. Elma, armut ve ayva örnek olarak verilebilir. Bir elmanın yenen bölümü etlenmiş çiçek tablasıdır. Tohumları içeren yumurtalık ise meyvenin ortasında bulunur; bu bölüm yenmez.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TOHUM YAPRAKLARI, KOTİLEDONLAR, ÇENEKLER = EVRÂK-I BEZRÎYE = FEUILLES SÉMINALES, COTYLÉDONS

- TOHUM:<br> YUMURTA ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞÜNCE

- TOHUM ile FİLİZLENEN ile ÇİMLENMEK ile ÇİMLENME


- TOHUM ve/||/<> MEYVE ve/||/<> ÇEKİRDEK/ÇİĞDEM[Ege'de]

- TOKA ile FİRKETE[İt.]

( ... İLE Kadınların, saçlarını tutturmak için kullandığı, U biçimindeki naylon, tel ya da bağdan saç tokası. )

- TOKAT ile FİSKE[Yun.]

- TÖKEZLEME ile/ve/değil/||/<>/< SÜRÇME

- TOKLUK (DUYUSU):<br> MİDE DUVARINDA ve BEYİNDE

( Önce mide duvarında ve şişkinlikle yaşanır. 20 dakika sonra da beyinde. )

- TOCOPHEROL[İng.] / TOCOPHÉROLS[Fr.] / TOCOPHEROLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOKOFEROL

- TOKONOMA ile/ve/||/<> TOKOVAKİ ile/ve/||/<> ZAŞİKİ ile/ve/||/<> OŞİİRE

(

Tokonoma [ 床の間 ]

Tanım: Geleneksel Japon odalarında[washitsu] bulunan, zeminden hafifçe yüksek, dekoratif bir niş ya da alandır.

Özellikleri:

  • Genellikle bir kakemono[asılı resim/hat] ya da ikebana[çiçek düzenleme9 sergilenir.
  • Alt bölümünde shikkui[sıva] ya da ahşap bir zemin bulunur.
  • Konukların onur konuğu ["kamiza" tarafı9 tokonomaya bakacak biçimde oturur.

İlişki: Japon estetiğinde "ma"[boşluk] ve sadelikle bağlantılıdır.

Tokovaki [ 床脇 ]

Tanım: Tokonoma'nın yanında bulunan ikincil niş ya da depolama alanıdır.

Özellikleri:

  • Genellikle chigaidana[asılı raflar] ya da tsukeshoin[yazı masası] içerir.
  • Tokonoma'nın aksine daha işlevsel amaçlıdır [kitap, çay seti vb. koymak için].

Fark: Tokonoma dekoratifken, tokovaki uygulamalı kullanım içindir.

Zaşiki [ 座敷 ]

Tanım: Geleneksel Japon tarzında döşenmiş, tatami kaplı ana oturma odasıdır.

Özellikleri:

  • Tokonoma ve tokovaki genellikle bu odada bulunur.
  • Konuk ağırlama, çay törenleri ya da dinlenme için kullanılır.

İlişki: Tokonoma, zaşiki'nin bir parçasıdır.

Oşiire [ 押入 ]

Tanım: Geleneksel Japon evlerinde tatami odalarında bulunan, fusuma[sürme kapılı] depolama alanıdır.

Özellikleri:

  • Yatak[futon], yorgan ya da eşya saklanır.
  • Modern dolabın Japon biçimidir.

Fark: Tokonoma, sergileme amaçlıyken; oşiire, tamamen depolama içindir.

Tokonoma, Tokovaki, Zaşiki ve Oşiire arasındaki FaRkLaR...

Terim İşlev Konum Dekoratif mi?
Tokonoma Sergi [sanat/çiçek] Zaşiki içinde Evet
Tokovaki Depolama/yardımcı alan Tokonoma'nın yanı Kısmen
Zaşiki Oturma odası Ana oda Hayır [mekânın kendi]
Oşiire Depolama [eşya/futon] Duvar içi Hayır
  • Tokonoma ve tokovaki, sukiya-zukuri[çay evi mimarisi] ile popülerleşmiştir.
  • Oşiire, modern wardrobe'un atası sayılırken; tokonoma, Batı'daki "şömine nişi"ne benzer simgesel bir rol üstlenir.
  • Japon estetiğinde bu alanlar, wabi-sabi[mükemmelsizlikteki güzellik] ve yohaku no bi[boşluğun güzelliği] gibi kavramlarla da ilişkilidir.
)

- TOXAPHENE[İng.] / TOXAPHÈNE[Fr.] / TOXAPHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOKSAFEN

- TOXIC DOSE[İng.] ile/değil/yerine/= TOKSİK DOZ

- TOKSİKOLOJİ[İng. TOXICOLOGY] ile/||/<> EĞİTİM[İng. EDUCATION] ile/||/<> İN VİTRO[İng. IN VITRO] ile/||/<> ORTAK KÜLTÜR[İng. CO-CULTURE] ile/||/<> PATOLOJİ[İng. PATHOLOGY]

( Zehirleri ve zehirlerin biyolojik organizmalara olan etkilerini inceleyen bilim dalıdır. Biyokimya, histoloji, farmakoloji, patoloji ve diğer birçok disiplinle etkileşim halindedir. Toksik yani zehirli maddelerin incelenmesi ve sınıflandırılması ilk olarak 19. yüzyılda Mathieu Orfila tarafından gerçekleştirilmiştir. Mathieu Joseph Bonaventure Orfila, sıklıkla "Toksikolojinin Babası" olarak anılırdı. 19. yüzyılın ilk büyük adli tıp uzmanı olan Mathieu Orfila, kimyasal analizi adli tıbbın rutin bir parçası haline getirmek için çalıştı. Orfila aynı zamanda halk sağlığı sistemlerini ve tıp eğitimini geliştirmek için de çalıştı. @@ Eğitim insanın doğasında var olan bütün bilgi ve kabiliyetleri baz alarak onu yönlendirmek, geleceğe hazırlamak, hayatı boyunca gerekli bilgiyi nasıl elde edeceğini öğrenmesine yardımcı olmaktır. @@ Latince "cam içinde" demektir. Hayvan ya da bitki gözelerinin/dokularının canlı dışında ; petri, ependorf tüpü, kültür flaskı içinde yaşam döngülerine devam ettiği ortamlardır. Bu ortamlar üzerinde, ilaç sanayisi, toksikoloji deneyleri, fizyoloji çalışmaları yapılmaktadır, bu biçimde hayvan deneyleri azaltılıp kültür ortamına geçişi amaçlamaktadır. @@ Organ-Organ etkileşimi olan organların (Karaciğer-Böbrek, Mide-Bağırsak, Akciğer-Karaciğer vb.) sinerjisini, gelişim fizyolojisini, toksikolojisini ve metabolizmasının göze kültürü ortamına ko-kültür ya da ortak kültür denir. Ko-kültür iki monokültürün (tekli göze kültürü) aynı mekanizmada (ortamda) bulunmasıdır. @@ Hastalıkların başlangıç nedenleri (etiyolojileri), adım adım ilerlemeleri (patogenez) ve normal yapı ve işlev üzerindeki etkileri ile ilgilenen bilim dalı ya da hastalık, hasta şikayetleri (semptomlar) ve/veya dikkatli bir gözlemcinin ölçümleri (belirtiler) ile ortaya çıkan, normal bir fenotipten (genom ve çevreye bağlı gözlemlenebilir özellikler) tanımlanabilir bir sapma.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TOXICITY, TOXIC EQUIVALENT[İng.] ile/değil/yerine/= TOKSİSİTE

- TOLANE[İng.] / TOLANE[Fr.] / TOLAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLAN

- TOLAZOLINE HYDROCHLORIDE[İng.] / CHLORHYDRATE DE TOLAZOLINE[Fr.] / TOLAZOLINHYDROCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLAZOLİN HİDROKLORÜR

- TOLERANS[Fr./İng. < TOLERANCE] değil/yerine/= HOŞGÖRÜ | YANITSIZLIK | KATLANIM | DAYANABİLİRLİK | ALIŞMA

( Hoşgörü. | İşlenmiş bir parçanın yapım ölçüsünde olabilecek özür payı. | Yüksek dozda verilen herhangi bir ilâca karşı gövdenin gösterdiği dayanma gücü. | Sürekli aynı dozun kullanılması sonucu bir ilâcın etkilerinin giderek azalması durumu. )

- TOLÜEN[Fr. < TOLUENE] ile KREZOL[Fr. < CRESOL]/LİZOL[Fr. < LYSOL]

( Madenkömürü katranında, benzinle birlikte bulunan, eritici ve leke çıkarıcı olarak kullanılan, yanabilir sıvı hidrokarbür. C7H8 İLE Tolüenden türeyen üç fenol izomerinden biri. )

- TOLUENE, TOLUL[İng.] / TOLUÉNE[Fr.] / TOLUOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLUEN

- TOLUIDINE[İng.] / TOLUIDINE[Fr.] / TOLUIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLUİDİN

- TOLUIC ACID[İng.] / ACIDE TOLUIQUE[Fr.] / TOLUYLSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLUİK ASİT

- TOMOGRAPHY[İng.] / TOMOGRAPHIE[Fr.] / TOMOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOMOGRAFİ

- TOMURCUK ile GONCA[Fars. < GONÇE]/KONCA

( ... İLE Açılmamış çiçek. )
( Divan edebiyatında sevgilinin ağzı yerine kullanılır ve açılmamışlık özelliğiyle kendini gösterir. )

- TOMURCUK ile GONCA[Fars. < GONÇE]/KONCA

( ... İLE Açılmamış çiçek. )
( Divan edebiyatında sevgilinin ağzı yerine kullanılır ve açılmamışlık özelliğiyle kendini gösterir. )

- TOMURCUKLANMA[İng. BUDDING] ile/||/<> EŞEYSİZ ÜREME[İng. ASEXUAL REPRODUCTION] ile/||/<> VEJETATİF[İng. VEGETATIVE]

( Ana canlıdan çıkıntı oluşması yoluyla gerçekleşen eşeysiz üreme biçimi. Oluşan çıkıntı yeterince büyüdükten sonra ana canlıdan ayrılır ya da ana canlıya bağlı kalarak koloni oluşturur. Bu üreme biçimi hidra ya da maya mantarlarında görülebilir. @@ Cinsel bir işleme bağlı olmayan herhangi bir üreme biçimi. Tek bir bireyi içerir. Hücre bölünmesi, parçalanma ya da tomurcuklanma ile çoğalma. @@ (Biyolojide) Doğal (tomurcuklanma, rizomlar, koşucular, vb.) ya da yapay (aşılama, katmanlama ya da çelik alma) olarak eşeyli üreme haricindeki yollarla elde edilen bitkinin büyümesi ve gelişiminin belirli bir aşaması ya da özelliğiyle ilgili.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TON/TONE[İng.] değil/yerine/= TINI, TİTREM

- TON[Fr. < TONNE] değil/yerine/= BENİZ | RENK | SES AĞIRLIĞI

- TON[Fr. < TONNE] ile KİLOTON[Fr.]

( Bir metreküp hacminde ve + 4 °C'deki arı suyun ağırlığı. | Bin kilogramlık ağırlık birimi. İLE Değeri bin ton olan kütle birimi. )

- TON[Fr. < TONNE] ile TON[Fr. < TON]

( Bir metreküp oylumda ve + 4 °C'deki arı suyun ağırlığı. | Bin kilogramlık ağırlık birimi. İLE İnsan seleninin ya da çalgı sesinin yükseklik, alçaklık derecesi. | Konuşmada selenin duyguları belirtecek biçimde çıkması. | Bir rengin koyuluk ya da açıklık derecesi. )

- TON[Fr. < TONNE] ile TON[Fr. < TON]

( Bir metreküp hacminde ve + 4 °C'deki arı suyun ağırlığı. | Bin kilogramlık ağırlık birimi. İLE İnsan ya da çalgı sesinin yükseklik, alçaklık derecesi. | Konuşmada sesin duyguları belirtecek biçimde çıkması. | Bir rengin koyuluk ya da açıklık derecesi. | Ses titreşimlerinin yükselip alçalması, titrem. )

- TONE[İng.] / VIRER, TON[Fr.] / TÖNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TON

- TONAJ[Fr. < TONAGE] ile TONALİTE[Fr.]

( Bir taşıtın alabildiği ton miktarı. | Bir ticaret gemisinin iç hacminin hesaplanmasıyla bulunan taşıma kapasitesi. İLE Belirli bir tonda yazılmış müzik parçasının niteliği. | İnsan sesinin rengi. )

- TONALİTE ile ATONALİTE


- TONE :/yerine TON

- TONER[İng.] / TONER, COLORENT ORGANIQUE[Fr.] / ORGANISCHER PIGMENTFARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= TONER

- TONGUE :/yerine DİL

- TONIGHT :/yerine BU GECE

- TONKA BEAN[İng.] / TONKA[Fr.] / TONKABONNE[Alm.] ile/değil/yerine/= TONKA FASULYESİ

- TONLARCA ... değil YÜZLERCE/BİNLERCE ...

- TONOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TONOMETRE

- TONOMÉTRIE[Fr.] / TONOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TONOMETRİ

- TOOL/DEVICE/INSTRUMENT vs. SCIENCE

- TOP ARABACILARI ile/değil/||/<> TOPÇU OCAĞI ile/değil/||/<> TOPÇULAR OCAĞI ile/değil/||/<> TOPHANE

( Hareketli topları kullanacak askerlerin yetiştirildiği askeri birlik. İLE/||/<> Osmanlı İmparatorluğu'nda Kapıkulu Ocakları'nın yaya kısmına mensup, top dökmek ve kullanmakla vazifeli askerlerin bağlı olduğu ocaktır. Sultan I. Murad devrinde yeniçeri ocağının teşkilinden hemen sonra, acemi ocağından alınan askerlerle ilk olarak topçu ocağı kuruldu. İstanbul'un fethinden sonra, Galata suru dışında Tophane denilen yerde topçu kışlaları ve sabit top dökümhânesi yapıldı. Zaman içinde, Belgrad, Budin, Temaşvar, İşkodra, Gülamber, Provişte gibi yerlerde ihtiyaca göre tophaneler kurulup top döktürüldü. Topçu ocağına sertopi adıyla da anılan topçu başı nezaret ederdi. Onun emrinde bulunan dökücü başı (serihtegân), dökümhâneden sorumluydu. Onun da maiyetinde; yardımcısı, tamirci, dökümcü, burgucu, yamacı, demirci, marangoz gibi zanaatkârlar bulunurdu. Tophanenin, hesap ve alım-satım işlerine tophane emini bakardı. İmalât ve ihtiyaçlarından da Tophane Nazırı mesuldü. Topları kullanmak ise, ağa bölükleriyle cemaat ortaları'nın vazifesiydi. Beş ağa bölüğü ve yetmiş cemaat ortası vardı. Her orta ya da bölükte bir çorbacı, bir odabaşı ve diğer küçük rütbeli subaylar bulunurdu. Ocak kethüdası, ocak çavuşu ve katibi de, bu ocağın büyük amirleriydi. Topçu ocağı, sarı-kırmızı bayrak taşırdı. Topların üretilmesi, muhafazası ve savaşlarda kullanılması işlerinden sorumlu tutulan birliğe topçu ocağı denilirdi Topçu ocağının Osmanlı ordu teşkilatı içinde yer alması II. Murad devrinde olmuştur. Topçu ocağı, kapıkulu ocaklarının yaya kapıkulu ocaklarının üçüncü kısmını oluşturan bir teşkilât olup, ocağın 16 ve 18. ortalarını teşkil ederdi. Topçu ocağına acemi ocağından asker alınır ve bunlara şagirt denilirdi. Topçu ocağı da yeniçeri ocağı gibi ağa bölükleri ve cemaat ortaları olarak iki kısımdan müteşekkildir. Ağa bölükleri beş tane ve cemaat ortaları yetmiş iki tane idi. Her orta ve bölükte bir çorbacı, bir odabaşı ve diğer küçük rütbeli kişiler bulunurdu. Topçu ocağı efradının kuruluşundan itibaren zamanla çoğaldığı ve buna bağlı olarak da mevâciblerinin arttığı görülür. Topçu ocağının kendine has sarı kırmızı renklerden oluşan bir bayrağı bulunmaktaydı. Kırmızı zemin üzerine beyaz sim ile işlenmiş bir top ve bunun ağız tarafında bulunan üç gülle resmi mevcuttu. Kenarları ise sarı işlemeleydi. Bu sebeble sefere giden topçulara hazineden yirmibeş zira kırmızı ve yirmi beş zira sarı bayraklık ‘dârayî' adı verilen bez verilmesi kanun idi. İLE/||/<> Osmanlı ordusunda Kapıkulu Ocaklarından biri. Top dökmek, top mermisi yapmak ve top atmak için oluşturulmuştur. İLE/||/<> Osmanlı Devleti'nde top dökülen ve topçu askerleri yetiştirilen yer. )

- TOP ATEŞİ ile GÜLLE ile TOPÇU

- TOP ile/ve/||/<>/< GÜLLE

- TOP ile TOPU ile TOP TOP ile TOP ÇAM ile TOP AĞAÇ ile TOP ATIMI ile TOP SAKAL ile TOP SAĞIR ile TOP SÜRME ile TOP TÜFEK ile TOPU TOPU ile TOP KANDİL ile TOP ZAMBAK ile TOP ARABASI ile TOP MERMİSİ ile TOP SAKALLI ile TOP TEKNİĞİ ile TOP PATLICAN ile TOP TOPLAYICI/LIK

- TOP :/yerine ÜST, TEPE

- TOPARLAK HÜCRE = HÜCRE-İ MÜDEVVERE = CELLULE RONDE

- TOPARLAMA ile/ve BÜTÜNLEŞTİRME

- TOPARLAMAK "GEREKİRSE" değil TOPARLAMAK GEREKİR Kİ

- TOPHANE ile Tophane

( Top yapılan, top dökülen yer. | Topçu askerinin eğitildiği yer. İLE İstanbul'da, Karaköy'den sonra gelen semtin adı. )

- TOPKAPI SARAYI'NDA:<br> ALAY MEYDANI ile/ve/||/<>/> BÂB-I ÂLÎ ile/ve/||/<>/> BÂB-I HÜMÂYÜN ile/ve/||/<>/> BÂB-I SELÂM ile/ve/||/<>/> BÂB-I SAADE

( Topkapı Sarayı'nın ilk bahçesi. İLE/VE/||/<>/> Yüksek kapı. | Sadrazamlık. [Osmanlı hükümeti XVIII. yüzyıldan itibaren bu adı almıştır.] İLE/VE/||/<>/> Topkapı Sarayı'nın yazılarla süslü ilk büyük kapısı. Saltanat kapısı. İLE/VE/||/<>/> Topkapı Sarayı'nda Fatih Sultam Mehmet'in yaptırdığı tuğralı ikinci kapı. Orta kapı adıyla tanınır. İLE/VE/||/<>/> Topkapı sarayı'nın üçüncü kapısı. [Harem ve taht kapısı olarak da bilinir.] )

- TOTAL HARDNESS[İng.] / DURETÉ TOTAL[Fr.] / GESAMTES HÄRTE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAM SERTLİK


- TOPLAMA İLE ÇIKARMA İLE ÇARPMA İLE BÖLME ile/||/<> TEMEL İŞLEMLER

( Dört işlem ve özellikleri. )
( Formül: a÷0 tanımsız )

- TOPLAMA İLE ÇIKARMA İLE ÇARPMA İLE BÖLME ile/||/<> TEMEL İŞLEMLER

( Dört işlem ve özellikleri. )
( Formül: a÷0 tanımsız )

- TOPLAMA ve/||/<> ÇIKARMA ve/||/<> ÇARPMA ve/||/<> BÖLME

- TOPLAMAK ile YARDIM FONLARI TOPLAMAK ile KOLEKSİYONLUK ile TOPLANDI ile TOPLAMA ile KOLEKSİYON ile KOLEKTİF ile KOLEKTİF ÇİFTLİK ile TOPLU İSİM ile TOPLU OLARAK ile KOLEKTİVİTE ile KOLEKTÖR

- LOI D'ADDITIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TOPLANABİLİRLİK YASASI

- TOPLANMA ÇADIRI:<br> HAYME ile TABERNACLE

( ... İLE Gönül. )

- TOPLANMA ile/ve/||/<> MERKEZLEŞME

- TOPLANMAK ile KOLAYLIK ile UYGUN ile RAHATLIKLA ile MANASTIR ile MANASTIR ile KONGRE ile GELENEKSEL

- TOPLANTI ile/değil/yerine GÖRÜŞME

- COLLECTOR RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DE COLLECTEUR[Fr.] / KOLLEKTORWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI DİRENCİ


- COLLECTOR VOLTAGE[İng.] / TENSION DE COLLECTEUR[Fr.] / KOLLEKTORSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI GERİLİMİ

- COLLECTOR CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ COLLECTEUR[Fr.] / KOLLEKTORKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI SIĞASI

- TOPLU HALDE BULUNMAK ile HOLDİNG ile KÜMELENME

- TOPLU ile BÖLME

- TOPLUM = CEMİYET = SOCIETY[İng.] = SOCIÉTÉ[Fr.] = GESELLSCHAFT[Alm.] = SOCIETAS[Lat.] = SOCIEDAD[İsp.]

- TOPLUM ile/<> ÜLKE ile/<> EGEMENLİK

- TOPLUMBİLİM = İÇTİMAİYAT = SOCIOLOGY[İng.] = SOCIOLOGIE[Fr.] = SOZIOLOGIE[Alm.] = SOCIOLOGIA[İsp.]

- TOPLUMDA:<br> SEVGİ (İLE) ve/||/<> ADÂLET (İLE) ve/||/<> ÇALIŞMA (İLE)

( Kaynaşılır. VE/||/<> Yaşanır. VE/||/<> Ayakta kalınır. )

- TOPLUM'DA ile/ve DEVLET'TE

( Birey. İLE/VE Vatandaş. )

- TOPLUMSAL = SOCIAL[İng., Fr., İsp.] = GESELLSCHAFTLICH[Alm.] = SOCIALE[İt.]


- TOPLUMSALLAŞMA ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> SÜRÜLEŞME

- TOPLUMU:<br> "DÜZENLEME" ile/ve/değil/yerine DAVET

- TOPOISOMERASE[İng.] değil/yerine/= TOPOİZOMERAZ

( Bir topolojik formdan digerine DNA'yı dönüştüren enzimlerin bir sınıfıdır. DNA replikasyonunda bükümlü DNA nın dönerek açılmasını kolaylaştırır. DNA'nın topolojisinde görülen bir izomeraz enzimidir. İlk topoizomeraz, E.coli topo I, James C. Wang tarafından keşfedildi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TOPOCHEMICAL REACTION[İng.] / RÉACTION TOPOCHIMIQUE[Fr.] / TOPOCHEMISCHE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPOKİMYASAL TEPKİME

- TOPOS İLE SHEAF İLE SİTE ile/||/<> TOPOS KURAMSİ

( Kategorik mantık ve geometri. )
( Formül: Sh(X) = Sheaves on X )

- TOPOS İLE SHEAF İLE SİTE ile/||/<> TOPOS KURAMSİ

( Kategorik mantık ve geometri. )
( Formül: Sh(X) = Sheaves on X )

- TOPRAK:<br> MİNERAL[Fr.] ve/||/<> ORGANİK NESNE ve/||/<> SU ve/||/<> BOŞLUK

( %45 ve/||/<> %5 ve/||/<> %25 ve/||/<> %25 )
( Normal sıcaklıkta, doğada, katı durumda birtakım maddelerle karışık ya da bileşik olarak bulunan ya da kimyasal yollarla elde edilen, inorganik madde. | İçinde inorganik maddeler bulunan. VE/||/<> ... VE/||/<> ... VE/||/<> ... )

- TOPRAK:<br> MİNERAL[Fr.] ve/||/<> ORGANİK NESNE ve/||/<> SU ve/||/<> BOŞLUK

( %45 ve/||/<> %5 ve/||/<> %25 ve/||/<> %25 )
( Normal sıcaklıkta, doğada, katı durumda birtakım maddelerle karışık ya da bileşik olarak bulunan ya da kimyasal yollarla elde edilen, inorganik madde. | İçinde inorganik maddeler bulunan. VE/||/<> ... VE/||/<> ... VE/||/<> ... )

- TOPRAK:<br> MİNERAL[Fr.] ve/||/<> ORGANİK NESNE ve/||/<> SU ve/||/<> BOŞLUK

( %45 ve/||/<> %5 ve/||/<> %25 ve/||/<> %25 )
( Normal sıcaklıkta, doğada, katı durumda birtakım maddelerle karışık ya da bileşik olarak bulunan ya da kimyasal yollarla elde edilen, inorganik madde. | İçinde inorganik maddeler bulunan. VE/||/<> ... VE/||/<> ... VE/||/<> ... )

- TOPTAN ile PERAKENDE


- TÖR ile TÖRE ile TÖRECİ/LİK ile TÖRELİ ile TÖRESEL ile TÖRESİZ/LİK ile TÖRE DIŞI ile TÖRE BİLİMİ ile TÖRE DIŞICI/LIK ile TÖRE CİNAYETİ

- TORBA GEREKSİNİMİ değil FİLE/SEPET (KULLANMAK)[NAYLON değil/yerine!]

- TORBERNITE[İng.] / TORBERNITE[Fr.] / URANGLIMMER, KUPFERUNGLIMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= TORBERNİT

- TÖRE ile/ve/<> AK TÖRE

( Toplumsal. İLE/VE/<> Bireysel. )

- TÖRE ile/değil GELENEK

( Tarihsel deneyim. İLE/DEĞİL Toplumsal deneyim. )

- TÖRE ile/ve/<> KAVRAM ile/ve/<> KURUM

- TÖRE ile/ve KİMLİK

- TÖRE ve/<>/> ÖKE

- TÖRE = ÖRF/ADÂT = CUSTOMS[İng.] = MOEURS[Fr.] = SITTE[Alm.] = MOS-MORES[Lat.] = ADUANA[İsp.]

- TÖRE ile/||/<> TÖRENE

( Görenek, âdet. İLE/||/<> Alışkanlık, âdet. )

- TÖRE ile/ve/<>/değil/yerine TÜZE/YASA

- TORELE değil TOLERE[İng. < TOLERENCE]

- TÖREN/MERASİM[Ar.]/SEREMONİ[Fr. CEREMONIE] ile/ve ŞÖLEN[Moğolca]

( TOY, BÂR-İ ÂM: Genel ziyâfet. )
( LİTURYA: Din töreni. )
( Bir toplulukta, üyelerin, belirli bir olayı, kişiyi ya da değeri ayırt edip simgeleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen hareket dizisi. | Anma, kutlama, nişan, evlenme, ölüm gibi nedenlerle yapılan toplantı. İLE Ziyafet. | Belirli bir amaçla düzenlenen eğlence. | Sanat gösterisi. | Din töreni niteliğinde yemek toplantısı. )

- TÖREN/MERASİM[Ar.]/SEREMONİ[Fr. CEREMONIE] ile/ve ŞÖLEN[Moğolca]

( TOY, BÂR-İ ÂM: Genel ziyâfet. )
( LİTURYA: Din töreni. )
( Bir toplulukta, üyelerin, belirli bir olayı, kişiyi ya da değeri ayırt edip simgeleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen hareket dizisi. | Anma, kutlama, nişan, evlenme, ölüm gibi nedenlerle yapılan toplantı. İLE Ziyafet. | Belirli bir amaçla düzenlenen eğlence. | Sanat gösterisi. | Din töreni niteliğinde yemek toplantısı. )

- TÖREN/MERASİM[Ar.]/SEREMONİ[Fr. CEREMONIE] ile/ve ŞÖLEN[Moğolca]

( TOY, BÂR-İ ÂM: Genel ziyâfet. )
( LİTURYA: Din töreni. )
( Bir toplulukta, üyelerin, belirli bir olayı, kişiyi ya da değeri ayırt edip simgeleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen hareket dizisi. | Anma, kutlama, nişan, evlenme, ölüm gibi nedenlerle yapılan toplantı. İLE Ziyafet. | Belirli bir amaçla düzenlenen eğlence. | Sanat gösterisi. | Din töreni niteliğinde yemek toplantısı. )

- TÖRENSİ/RİTÜEL ile/ve/||/<> YÜCE

- TORISCHER MAGNETKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= TORİK MANYETİK DEVRE

- TORISCHE FLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= TORİK YÜZEY

- TORK/TORQUE[İng.] değil/yerine/= DÖNDÜRME MOMENTİ

- TORNİSTAN[İt. < TORNO STANTE] ile VİYA ile VİYA BÖYLE

( İleri ya da geri gidilmesi için verilen dümen komutu. İLE Teknenin dönüşünü, en hızlı biçimde durdurmak üzere dümen komutu. İLE Teknenin, istenilen rotaya gelince, orda durdurulması için verilen dümen komutudur. )

- TOROIDAL CORE[İng.] / NOYAU TOROÏDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL ÇEKİRDEK

- TOROIDAL MACHINE[İng.] / MACHINE TOROÏDALE[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL MAKİNE

- TOROIDAL MAGNETIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT MAGNÉTIQUE TOROIDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL MANYETİK DEVRE

- TOROIDSPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOROİT BOBİN

- TÖRPÜLE(N)ME ile/ve/||/<> ÖRSELE(N)ME

- TORTONIAN AGE[İng.] değil/yerine/= TORTONİYAN ÇAĞI

( Günümüzden 11.608.000 ile 7.246.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TORUN ile/ve/||/<> NEBİSE[Ar.]

( ... İLE/VE/||/<> Kız torun. )

- TÖRÜN ile/ve/||/<> TÖRÜNGE

- THORIUM-ZERFALLSREIHE[Alm.] ile/değil/yerine/= TORYUM BOZUNMA SERİSİ

- TOTOLOJİ(HULF) ile DEVRİK TÜMCE/CÜMLE


- [ya] TÖVBE ile/ve/ya da/||/<>/> AFFETMEK

- TÖVBE ve/=/||/<>/> ASLINA DÖNME

- TÖVBE ile/ve/<> BAĞIŞ

- TÖVBE ile/ve/değil/yerine/||/<> FARKINDALIK

- TÖVBE = GÖZYAŞI

( Yangın, gözyaşı ile söndürülmez. )

- TÖVBE ile/ve İNÂBET

( Dışlaşmış olan pisliklerden temizlenmek. İLE/VE Bâtınî, kimsenin hissetmediği günahlardan temizlenmek. )
( Şeriatte. İLE/VE Tarikatte. )

- TÖVBE ile/ve İNÂBET

( Dışlaşmış olan pisliklerden temizlenmek. İLE/VE Bâtınî, kimsenin hissetmediği günahlardan temizlenmek. )
( Şeriatte. İLE/VE Tarikatte. )

- TÖVBE["TÖBE" değil!] ile/ve İSTİĞFAR["İSTİFAR" değil!]

- TÖVBE ve/<> KALP

- TÖVBE ile/ve/değil/=/||/<>/< ÖZELEŞTİRİ

( Değişmek. İLE/VE/DEĞİL/=/||/<>/< Değişmeye çalışmak. )

- TÖVBE ile/ve RÜCÛ

( Tövbe bir kere olur, iki kere olan tövbe, tövbe değildir. )
( Tövbeyle büyük günahlar küçülür, ihmal ile küçük günahlar büyür. )

- TÖVBE ile/ve RÜCÛ

( Tövbe bir kere olur, iki kere olan tövbe, tövbe değildir. )
( Tövbeyle büyük günahlar küçülür, ihmal ile küçük günahlar büyür. )

- TÖVBE ile/ve SIĞINMA

- TÖVBE ile/ve/değil/yerine TÖVBEDEN, TÖVBE

- TÖVBE ile TÖVBELİ ile TÖVBESİZ/LİK ile TÖVBE AYLARI

- TÖVBE ile/ve/<> VEFÂ

( İkisi de süreklidir/sürekli olmalıdır. )

- TÖVBE ile/ve/<> VEFÂT

- TOWER :/yerine KULE

- TOWNSEND DISCHARGE[İng.] ile/değil/yerine/= TOWNSEND YÜK BOŞALMASI

- TÖZ:<br> EN SAĞLAM DÜŞÜNCE ve/||/<> EN AZ DÜŞÜNÜLEN

( Kategoriler arasında geçiş yoktur/olmaz!
)

- TÖZ = CEVHER = SUBSTANCE[İng., Fr.] = das WESEN, WESENHEIT, STAMMBEGRIFF, SUBSTANZ[Alm.] = SUBSTANTIA[Lat.] = HË UZIA, HYPOSTASIS, HYPOKEIMENON[Yun.] = SOSTANZA[İt.] = SUBSTANCIA[İsp.] = SUBSTANTIE[Fel.] = SUBSTANS[Dan.] = SUBSTANTSIYA[Rus.]

- TOZ = GUBÂR = POUDRE

- TÖZ ile/||/<>/> TÖZE

( Kök. İLE/||/<>/> Köklü. )

- TOZPEMBE

( Gerçekleri görmeyecek kadar herşeyi yerinde saymada. )

- TPN/TOTAL PARENTERAL NÜTRİSYON TOTAL PARENTERAL NUTRITION[İng.] değil/yerine/= TÜMÜYLE DAMARDAN BESLENME

- TRACE :/yerine İZ, İZLEMEK

- TRADE :/yerine TİCARET, TAKAS ETMEK

- ANANE/TRADİSYON değil/yerine/= GELENEK

- TRAFİKTE ÖNCELİKLİLER[sırasıyla]:<br> ENGELLİ/LER ile/ve/< HASTA/LAR ile/ve/< YAŞLI/LAR ile/ve/< <br>ÇOCUK/LAR, ÖĞRENCİ/LER ile/ve/< HANIM/LAR ile/ve/< <br>YAYA/LAR ile/ve/< <br>BİSİKLETLİ/LER ile/ve/< MOTOSİKLETLİ/LER ile/ve/< ACİL DURUM ARAÇLARI[hasta taşıma, itfaiye, polis] ile/ve/< <br>TOPLU TAŞIMA ARAÇLARI[raylı düzenler öncelikli olmak üzere!] ile/ve/< <br>ARABA/LAR ile/ve/< AYRICALIKLI/LAR<br>[her seviyedeki/konumdaki resmî makam araçları (her ne kadar güvenlikleri "önemli/öncelikli" sayılsa da!)]

( Kişiye ait arabaların sayılarının ülkemizde çok olması [ya da artmasının teşvik ediliyor olması], yolların eski olanaksızlıklara göre düzenlenmiş olması, önceliği arabalara vermek için geçerli bir neden değildir/olamaz! Tam tersine, konumları/sıraları en sondadır! [Bu zihniyeti geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı, her birimiz haklarımıza sahip çıkarak daha da hızlandıracağız! Lütfen!!! Sizin de farkındalığınız, desteğiniz ve katılımınızla!...] )

- TRAKE[Fr. < TRACHEE] değil/yerine/= SOLUK BORUSU

( Soluk borusu. | Eklembacaklılarda bulunan özel solunum kanalları. )

- TRAKE ile TRAKELİLER

- TRANS ETKİSİ ile/||/<> TRANS ETKİLEME

( Trans etki kinetik labilize, trans etkileme termodinamik. )
( Formül: Pt(II) kompleksleri )

- TRANS ETKİSİ ile/||/<> TRANS ETKİLEME

( Trans etki kinetik labilize, trans etkileme termodinamik. )
( Formül: Pt(II) kompleksleri )

- TRANS/TRANCE[İng.] değil/yerine/= KENDİNDEN GEÇME

- TRANS-ETKİLİ GEN[İng. TRANS-ACTING GENE] ile/||/<> TRANSDÜKSİYON[İng. TRANSDUCTION] ile/||/<> TRANSKRANİYAL MANYETİK STİMÜLASYON[İng. TRANSCRANIAL MAGNETIC STIMULATION] ile/||/<> TRANSKRİPSİYON BAŞLAMA KONUMU[İng. TRANSCRIPTION START SITE] ile/||/<> TRANSKRİPSİYON BİRİMİ[İng. TRANSCRIPTION UNIT] ile/||/<> TRANSKRİPSİYON FAKTÖRLERİ[İng. TRANSCRIPTION FACTORS] ile/||/<> TRANSKRİPTOM[İng. TRANSCRIPTOME] ile/||/<> TRANSKRİPTOMA[İng. TRANSCRIPTOME] ile/||/<> TRANSKRİPTOMİK[İng. TRANSCRIPTOMICS] ile/||/<> TRANSPİRASYON[İng. TRANSPIRATION] ile/||/<> TRANSPOSAZ[İng. TRANSPOSASE]

( Farklı bir kromozom üstündeki başka bir gen ile hareket ya da işbirliği eden gendir. @@ Bir bakterinin DNA'sının, bir diğer bakteriye, genellikle bir virüs aracılığıyla bulaşması, geçmesi durumudur. Kalıtsal maddelerde özel bir çeşit yeniden düzenleme (Genlerde Yeniden Düzenleniş) durumudur. Gametlerin birleşmesinden çok, bulaşma olaylarında görülen bir durumdur. Belirli bir bakteri kuşağındaki (soyundaki) DNA, başka bir kuşağın genetik karakterlerini kapabilir. Antibiyotiklere karşı direnç, bir bakteriden diğerlerine transdüksiyon yoluyla geçmektedir. @@ Beyindeki sinir gözelerini uyararak depresyon semptomlarını iyileştirmek için manyetik alanları kullanan invaziv olmayan bir prosedür. Tipik olarak diğer depresyon tedavileri etkili olmadığında kullanılır. @@ mRNA sentezinin başladığı gen pozisyonu.Bu akış yönünde 5 UTR olarak anılan translasyon başlama bölgesine giden konum. @@ Öncü kodon ve sonlandırma kodonu arasında uzanan DNA bölgesi. @@ Transkripsiyon başlama düzenlenmesine kontrol elemanlarını bağlayarak ve RNA polimerlerinin hareket etmesine izin vererek direk olarak katılan proteinlerdir. Transkripsiyon etmeni genlerin transkripsiyonunu düzenlemek için DNA üzerinde belirli bir diziye bağlanabilir. @@ Belirli bir göze, doku ya da organizmanın belirli bir zaman diliminde ürettiği tüm RNA moleküllerinin toplamını ifade eden terim. Transkripsiyon süreci, genetik bilginin DNA'dan RNA'ya aktarılması işlemidir ve genlerin ifadesinin başlangıcı anlamına gelmektedir. Bu süreçte, belirli genlerin DNA dizileri RNA moleküllerine çevrilir. Bu RNA'lar daha sonra protein üretimi için kullanılır. Transkriptom analizi, hangi genlerin hangi koşullar altında aktif olduğunu ve bu aktivitenin nasıl değiştiğinin anlaşılmasını sağlar. @@ Herhangi bir zamanda, göze popülasyonu olarak ifade edilen bütün genlerin kimlik ve ekspresyon seviyesini gösterir. @@ Bir organizmanın belirli bir göze, doku ya da organizmada belirli bir zaman diliminde üretilen tüm RNA moleküllerinin incelenmesiyle ilgilenen bilim dalı. Bu disiplin, hangi genlerin aktif olduğunu ve bu genlerin aktivitesinin çeşitli iç ve dış etmenlere nasıl tepki verdiğini anlamayı amaçlar. @@ Bitkilerin stomalar aracılığı ile su kaybetmesi. @@ Transpozon yerleştirmesini katelize eden enzimdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TRANSFERANS/TRANSFERENCE[İng.] değil/yerine/= AKTARIM

- TRANSFERASE[İng.] / TRANSFÉRASE[Fr.] / TRANSFERASE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSFERAZ

- MUHAVVİLE[Osm.] / TRANSFORMER[İng.] / TRANSFORMATOR, UMSPANNER[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSFORMATÖR

- TRANSGENİK ile GENETİK DÜZENLEME

( Başka bir organizmadan gen aktarılmış canlılar. İLE Genleri laboratuvar teknikleriyle değiştirilmiş canlılar. )

- TRANSİZYON/TRANSITION[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞ, DEĞİŞME


- TRANSKRİPSİYON[İng. TRANSCRIPTION] ile/||/<> BAŞLANGIÇ KOMPLEKSİ[İng. INITIATION COMPLEX] ile/||/<> BAŞLATICI[İng. PROMOTER] ile/||/<> CAAT KUTUSU[İng. CAAT BOX] ile/||/<> DİSGRAFİ[İng. DYSGRAPHIA] ile/||/<> POLİMER[İng. POLYMER] ile/||/<> RNA POLİMERAZ[İng. RNA POLYMERASE] ile/||/<> TATA KUTUSU[İng. TATA BOX]

( DNA'nın RNA polimeraz tarafından mRNA formatına dönüştürülmesi. Gen ifadesinin ilk adımı. @@ RNA polimeraz-II, halihazırda bulunan ya da genel transkripsiyon ya da başlangıç etmenleri (TFII ya da IF/elF), başlatıcı, hızlandırıcı ve susturu elemanlardan oluşmuş, transkripsiyonun başlangıç alanında yer alan çoklu-protein kompleksi. RNA sentezini bu kompleksin oluşumuyla başlar. @@ Gen ifade sürecinde RNA polimeraz için başlangıç bağlanma noktasıdır. DNA yazılımı sırasında RNA polimeraz ve diğer görevli proteinler (transkripsiyon etmenleri) ilk olarak genin 5' ucundaki başlatıcıya bağlanırlar. @@ CAT Kutusu da denen, ökaryotik genlerde 5' ucunda, trankripsiyon başlangıç bölgesinin yaklaşık 75bp yukarısında bulunan, oldukça korunmuş bir DNA dizisi. NF-1/CTF transkripsiyon etmenlerine bağlanır. @@ Başta el yazısı olmak üzere yazma yeteneğini ve aynı zamanda tutarlılığı da etkileyen, yazılı anlatımda bir öğrenme güçlüğüdür. Spesifik bir öğrenme güçlüğü (SLD) olduğu kadar bir transkripsiyon bozukluğudur, yani bozuk el yazısı, ortografik kodlama ve parmak dizilimi (yazmak için gerekli kasların hareketi) ile ilişkili bir yazma bozukluğudur. Genellikle diğer öğrenme güçlükleri ve konuşma bozukluğu, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ya da gelişimsel koordinasyon bozukluğu (DCD) gibi nörogelişimsel bozukluklarla örtüşür. @@ Doğal ya da sentetik monomerlerin bir araya gelerek oluşturduğu büyük yapılara verilen genel isim. Yunanca "polymeres" sözcüğünden gelmektedir. "Polys", "birkaç, birçok" anlamına; "meros" "parça, birim" anlamına gelmektedir. @@ DNA'yı şablon alarak bir RNA molekülünü transkribe eden bir enzim. Substrat olarak ribonükleotid trifosfatlar (rNTP) kullanır. RNA molekülünün 3' ucuna her seferinde bir nükleotid ekleyerek büyütür (bu reaksiyon pirofosfatları serbest bırakır). RNA polimeraz I, sadece bir tür RNA molekülünün (pre-rRNA) sentezine ayrılmıştır. RNA polimeraz II genel transkripsiyon reaksiyonları için gereklidir. RNA polimeraz III, tRNA'lar ve 5S rRNA gibi küçük RNA'lar üretir. @@ RNA polimeraz II'nin bağlandığı ökaryotik genlerin transkripsiyon başlatma alanının 25 ila 35 bp yukarısında bulunan kısa nükleotid dizisi. Konsensus dizisi 5'-TATAA / TAA-3 'dir. TATA kutusu, genel transkripsiyon etmeni TFIID'ye bağlanır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TRANSLATE :/yerine ÇEVİRMEK

- TRANSMEMBRAN/TRANSMEMBRANE[İng.] değil/yerine/= ZARDAN

- TRANSPOZE ile ŞET

( ... İLE Türk musikîsinde bir makamı kendi perdelerinden daha tiz ya da pes perdelerde çalma. )

- AŞKIN/SAL = MÜTEALİ = TRANSCENDENTAL[İng., Fr.] = TRANSZENDENTAL[Alm.] = TRANSCENDERE[Lat.]

- TRANSURANIC ELEMENTS[İng.] / ÉLÉMENTS TRANSURÉS[Fr.] / TRANSURANCE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSURANİK ELEMENTLER, TRANSURANUM ELEMENTLERİ

- TRANSVERSE[İng.] değil/yerine/= ENINE

- TRAPATT DIODE[İng.] / DIODE TRAPATT[Fr.] / TRAPATT-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRAPATT DİYOTU

- TRAVMA["TROVMA" değil!]/TRAUMA[İng.]/DARBE[Ar.] değil/yerine/= ÖRSELENME

- TREE :/yerine AĞAÇ


- TREHALOSE[İng.] değil/yerine/= TREHALOZ

( İki glikoz molekülünden oluşan bir şekerdir. C12H22O11 formülü ile gösterilir. Bazı omurgasız hayvanlar, bakteriler, mantarlar ve bitkiler donmaktan ve susuzluktan korunmak için enerji kaynağı olarak trehaloz sentezler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TREMOR[İng.] değil/yerine/= TİTREME

- THREONINE[İng.] / THREONIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TREONİN

- TRİAD[Osm.] / TRIADE[İng.] / TRIADE[Fr.] / TRIADE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAD

- TRIACONTANE[İng.] / TRIACONTANE[Fr.] / TRIAKONTAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAKONTAN

- TRIALLYLAMINE[İng.] / AMINE DE TRIALLYLE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİALLİLAMİN

- TRIAMINE[İng.] / TRIAMINE[Fr.] / TRIAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAMİN

- TRIAMINOBENZENE[İng.] / TRIAMINOBENZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAMİNOBENZEN

- TRIAMINOBENZÉNE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİAMİNOBENZÈNE

- TRIAMORPHA[İng.] / TRIAMORPHE[Fr.] / TRIAMORPH[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAMORF


- TRIAMCINOLONE ACETONIDE[İng.] / TRIAMCINOLONE ACÉTONIDE[Fr.] / TRIAMCINOLON ACETONID[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAMSİNOLON ASETONİD/ASETONÜR

- TRIAMTERENE[İng.] ile/değil/yerine/= TRİAMTEREN

- TRIACETATE[İng.] / TRIACÉTATE[Fr.] / TRI-ACETAT, AZETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİASETAT

- TRIACETIN, GLYCEROL TRIACETATE[İng.] / TRIACÉTINE[Fr.] / TRIASETIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİASETİN, GLİSERİN TRİASETAT

- TRIACETONAMINE[İng.] / TRIACÉTONAEMINE[Fr.] / TRIACERONAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİASETONAMİN

- TRIAZANE[İng.] / TRIAZANE[Fr.] / TRIAZAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZAN

- TRIAZENE[İng.] / TRIAZÉNE[Fr.] / TRIAZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZEN

- TRIAZINE[İng.] / TRIAZINE[Fr.] / TRIAZINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZİN

- TRIAZINYL[İng.] / TRIAZINYLE[Fr.] / TRIAZINYL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZİNİL

- TRIAZOLE[İng.] / TRIAZOL[Fr.] / TRIAZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZOL


- TRİAZOLYL[Osm.] / TRIAZOLYLE[İng.] / TRIAZOLYLE[Fr.] / TRIAZOLYL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZOLİL

- TRIAZOLONE[İng.] / TRIAZOLONE[Fr.] / TRIAZOLONE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZOLON

- TRIBASIC[İng.] / TRIBASIQUE[Fr.] / DREIBASISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİBAZİK

- TRIBE :/yerine KABİLE

- -TRIBE ile/||/<> -TRIPSY

( Ezici, ovucu, aşındırıcı, bastırıcı araç. İLE/||/<> Ezici ameliyat, parçalama. )

- TRIBENZOYLMETHANE[İng.] / TRIBENZOYLMETHANE[Fr.] / TRIBENZOYLMETHAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİBENZOİLMETAN

- TRIBOLOGY[İng.] / TRIBOLOGIE[Fr.] / TRIBOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİBOLOJİ

- TRIBROMIDE[İng.] / TRIBROMURE[Fr.] / TRIBROMIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİBROMÜR

- TRİBÜN[Fr. < TRIBUNE] ile TÜRBİN[Fr. < TURBINE]

( Spor salonu, stadyum, hipodrom vb. yarışma ve gösteri yapılan yerlerde izleyicilerin oturduğu koltuklu ya da basamaklı bölüm, sekilik. | Burada oturan izleyiciler. İLE Su, buhar, gaz gibi herhangi bir akışkanın hareket enerjisiyle ve bazı özel düzenler yardımıyla dönerek çalışan araç. )

- TRIBUTYLAMINE[İng.] / TRIBUTYLAMINE[Fr.] / TRIBUTYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİBÜTİLAMİN


- TRIDECANE[İng.] / TRIDÉCANE[Fr.] / TRIDECAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİDEKAN

- TRIDECYL ALCOHOL[İng.] / ALCOHOL TRIDECYLIQUE[Fr.] / TRIDECYLAKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİDESİL ALKOL

- TRIDECYL AMINE[İng.] / AMINE DE TRIDECYLE[Fr.] / TRIDECYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİDESİL AMİN

- TRIDECYL PHOSPHATE[İng.] / PHOSPHATE DE TRIDÉCLYLE[Fr.] / TRIDECYLPHOSPHIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİDESİL FOSFİT

- -TRIENE[İng.] ile/değil/yerine/= TRİEN

- TRİETHANOLAMİNE LAURYL SULFATE[Osm.] / TRIETHANOLAMINE-LAURYLSULFATE[İng.] / THANOLAMINLAURYL SULFAT[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİETANOLAMİN LAURİL SÜLFAT

- TRIETHANOLAMINE[İng.] / TRIÉTHANOLAMINE[Fr.] / TRIATHALONAMINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETANOLAMİN

- TRIETHYL BORANE[İng.] / TRIÉTHYL BORANE[Fr.] / TRIETHYL BORAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİL BORAN

- TRIETHYL PHOSPHATE[İng.] / PHOSPHATE DE TRIÉTHYLE[Fr.] / TRIETHYL PHOSPHAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİL FOSFAT

- TRIETHYL PHOSPHITE[İng.] / PHOSPHATE DE TRIÉTHYLLE[Fr.] / TRIETHYL PHOSPHIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİL FOSFİT


- TRIETHYL CITRATE[İng.] / CITRATE DE TRIÉTHYLE[Fr.] / TRIETHYL CITRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİL SİTRAT

- TRIETHYL-[İng.] / TRIÉTHYL-, TRIÉTHYLE[Fr.] / TRIETHYL-[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİL-

- TRIETHYLACONATE[İng.] ile/değil/yerine/= TRİETİLAKONAT

- ACONITALE DE TRIÉTHYLÈNE[Fr.] / TRIETHYLACONITAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİLAKONİTAT

- TRIETHYLAMINE[İng.] / TRIÉTHYLAMINE[Fr.] / TRIETHYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİLAMİN

- TRIETHYLARSINE[İng.] / TRIÉTHYLARSINE[Fr.] / TRIETHYLARSIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİLARSİN

- TRIETHYLENE GLYCOL DIDECANOATE[İng.] / DIDÉCANOATE DE TRIÉTHYLÉNEGLYCOL[Fr.] / TRIETHYLENGLYKOL DIDECANOAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİLEN GLİKOL DİDEKANOAT

- TRIÉTHOXYHEXANE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİETOKSİHEKSAN

- TRIETHOXYMETHOXYPROPANE[İng.] / TRIETHOEXYLMÉTHOXYPROPANE[Fr.] / TRIATHOXYMETHOXYPROPAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETOKSİMETOKSİPROPAN

- TRIFLUOROACETIC ACID[İng.] / TRIFLUOROESSIGSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİFLOROASETİK ASİT


- TRIFLUOROSTYRENE[İng.] ile/değil/yerine/= TRİFLOROETİREN

- ACIDE TRIFLUOROACÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİFLORORASETİK ASİT

- TRIFLUOROSTYRÉNE[Fr.] / TRIFLUOROSTROL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİFLOROSTİREN

- TRIGAMINE[İng.] ile/değil/yerine/= TRİGAMİN

- TRIGLYCOL DICHLORIDE[İng.] / TRIGLYKOLDICHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİGLİKOL DİKLORÜR

- TRIGLYCERIDE[İng.] / TRIGLYCERIDE[Fr.] / TRIGLYCERID[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİGLİSERİT

- TRIGON/TRIGONE[İng.] değil/yerine/= ÜÇGEN

- TRIHEXYL PHOSPHATE[İng.] / PHOSPHATE DE TRIHEXYLE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİHEKSİL FOSFAT/FOSFİT

- TRIHEXYLENE GLYCOL BIBORATE[İng.] / TRIHEXYLEN GLYCOL BIBORATE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİHEKSİLEN GLİKOL BİBORAT

- TRIHYDROXYETHYLAMINE OLEAT[İng.] / OLÉATE DE TRIHYDROXYÉTHYLAMINE[Fr.] / TRIHYDROXYÄTHYLAMIN OLEAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİHİDROKSİETİLAMİN OLEAT