| ...E ve ...E | (E ile biten FaRkLaR...)

- AMPÈRE'S EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIMENTATION D'AMPÈRE[Fr.] / AMPÈRE-EXPERIMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= AMPÈRE DENEYİ

- AMPÊRE KÂİDESİ[Osm.] / AMPÈRE'S RULE[İng.] / RÈGLE D'AMPÈRE[Fr.] / AMPÈRESCHE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= AMPÈRE KURALI

- AMPÊRE-LAPLACE NAZARİYESİ[Osm.] / AMPÈRE-LAPLACE THEOREM[İng.] / THÉORIE D'AMPÈRE-LAPLACE[Fr.] ile/değil/yerine/= AMPÈRE-LAPLACE KURAMI

- AMPÈRE BALANCE[İng.] / BALANCE D'AMPÈRE[Fr.] / AMPÈRE-WAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= AMPÈRE TERAZİSİ

- AMPERMETRE[Fr. < AMPÈREMÈTRE] değil/yerine/= AKIMÖLÇER

- AMPEREMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= AMPERMETRE

- AMPERE.HOUR[İng.] / AMPÈRE.HEURE[Fr.] / AMPERE-STUNDE[Alm.] ile/değil/yerine/= AMPER.SAAT

- AMPİRİK[Fr. < EMPIRIQUE] değil/yerine/= GÖRGÜL. | DENEYSEL

- AMPİRİST[Fr. < EMPIRISTE] değil/yerine/= DENEYCİ

- AMPİRİZM[Fr. < EMPIRISME] değil/yerine/= DENEYCİLİK


- AMPLİFİKASYON/AMPLİFİKATÖR[Fr. < AMPLIFICATEUR] değil/yerine/= YÜKSELTME/YÜKSELTEÇ

( Alçak ya da yüksek frekanslı akımların, yararlı etkilerini artırmaya yarayan araç. )

- AMPLITUDE

( Genlik, dalganın en yüksek noktası~sıfır noktası arasındaki nicelik. )

- AMPLITÜT/AMPLITUDE[İng.] değil/yerine/= GENLİK

- ASBESTOS[İng.] / AMIANTE, ASBESTE[Fr.] / ASBEST[Alm.] ile/değil/yerine/= AMYANT

- A(N) vs. ONE

- MAIN ANODE[İng.] / ANODE PRINCIPALE[Fr.] ile/değil/yerine/= ANA ANOT

- NÜVE-İ EVVEL[Osm.] / PARENT NUCLEUS[İng.] / NOYAU PÈRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ANA ÇEKİRDEK

- SÉRIE PRINCIPALE[Fr.] ile/değil/yerine/= ANA DİZİ

- ANA KOL İLE KIRMIZI DEV İLE BEYAZ CÜCE ile/||/<> YILDIZ EVRİM AŞAMALARI

( Yıldızların yaşam döngüsü aşamaları. )
( Formül: M < 1.4 M☉ → Beyaz cüce )

- LIQUEUR-MÈRE[Fr.] / MUTTERLAUGE[Alm.] ile/değil/yerine/= ANA SIVI


- ANA TÜMCE

- ANA ile ANA ile ANA ile ANA(ANNE)

( Pencere anası, telaro. İLE Daha sonra sürülecek sıvanın kalınlığını ayarlamak için bir duvara vurulan alçı ya da sıva mastar, sıva anası. | Mermer, palladyen, mozaik gibi bir gereçle kaplanacak döşemelerin üzerine, düzlüğü ya da gerekli eğimleri sağlamak üzere aynı gereçten yer yer yapılan ve uygulamada üst noktalarına uyulan kılavuz tümsek. İLE Yaklaşık boyutları, 30/30 cm. olan, kerpiç blok. İLE Anne. )

- ANABOLİZMA[Fr. < ANABOLISME] değil/yerine/= ÖZÜMLEME

- ANADAN DOĞMA ile ANADAN GÖRME ile ANADAN ÜRYAN

- ANAEROBİK[Fr. < ANAÉROBIQUE]/ANAEROBIC[İng.] değil/yerine/= OKSİJENSİZ ORTAMDA/KOŞULLARDA YAŞAYABİLEN | SERBEST OKSİJEN GEREKSİNIMSİZ

- ANA/ESAS ÖRGENLER, ÇİÇEKTEKİ ÜREME ÖRGENLERİ = A'ZÂ-İ ASLÎYE = ORGANES ESSENTIELS

- ANAFİLAKSİ[Fr. < ANAPHYLAXIE] değil/yerine/= AŞIRI DUYARLIK

- ANAGOJ ile BENZETME

- ANAHTAR/LIK ile ANAHTARCI/LIK ile ANAHTAR TAŞI ile ANAHTAR KELİME ile ANAHTAR SÖZCÜK ile ANAHTAR AĞIZLIĞI ile ANAHTAR BİTKİLER

- ANAKONDA ile YEŞİL ANAKONDA

( ... İLE Güneydoğu Asya'da ve Amazon ormanlarında yaşarlar. )
( ... İLE 9 m.'yi aşabilirler. 250 kg. ağırlığında olabilirler. )
( ... İLE Suda, karada oldukları kadar yavaş değillerdir. )
( ... İLE Dünyadaki en ağır yılandır. )

- ANALİST[Fr. < ANALYSTE] değil/yerine/= ÇÖZÜMLEYİCİ

- ANALIT/ANALYTE[İng.] değil/yerine/= ÇÖZÜMLEME ÖRNEĞİ

- ANALİTİK[Fr. < ANALYTIQUE] değil/yerine/= ÇÖZÜMLEMELİ

- ANALİTİK FELSEFE ile KITA FELSEFESİ

( Dil, mantık ve kavram analizi üzerine odaklanan felsefi gelenek. İLE Varoluş, tarih ve toplum gibi konulara odaklanan felsefi gelenek. )

- ANALYTICAL MOLARITY[İng.] / MOLARITÉ D'ANALYTIQUE[Fr.] / ANALYTISCHE MOLARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ANALİTİK MOLARİTE

- ANALYTICAL BALANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ANALİTİK TERAZİ

- ANALJEZİ[Fr. < ANALGÉSIE] değil/yerine/= AĞRI YİTİMİ

- ANALJEZİK[Fr. < ANALGÉSIQUE] değil/yerine/= AĞRI KESİCİ

- ANALOG[Fr. < ANALOGUE] değil/yerine/= BENZER, EŞ

- ANALOGOUS POLE[İng.] / PÔLE ANALOGUE[Fr.] / ANALOGPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ANALOG KUTUP


- ANALOG-DIGITAL CONVERTER[İng.] / CONVERTISSEUR ANALOGIQUE-NUMÉRIQUE[Fr.] / ANALOG-DIGITAL-UMSETZER[Alm.] ile/değil/yerine/= ANALOG-SAYISAL DÖNÜŞTÜRÜCÜ

- ANALOG DATA[İng.] / DONNÉE ANALOGIQUE[Fr.] / ANALOGDATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ANALOG VERİ

- ANALYZE :/yerine ANALİZ ETMEK

- ÂNÂN[Fars. < ÂN] ile ANÂN[Ar. < ANÂNE] ile A'NÂN[Ar. < UNK]

( Onlar. İLE Bulutlar. İLE Ağacın ucu. | Ufuklar. )

- ANANE ile/ve/||/<>/>/< AN İLLÂH

- ANÂNE[Ar.] ile AN'ANE[Ar. çoğ. AN'ANÂT]

( Bir bulut. İLE Gelenek, rivâyet. | Açıklamalar, tafsîlât. )

- ANANE ile ANANECİ/LİK ile ANANELİ ile ANANESİZ/LİK

- AN'ANE ile/değil ANNEANNE

( Gelenek. İLE/DEĞİL Annenin annesi. )

- ANARŞİ[Fr. < ANARCHIE] değil/yerine/= KARGAŞA

- ANARŞİK[Fr. < ANARCHIQUE] değil/yerine/= KARGAŞALI: ANARŞİK OLAYLAR


- ANARŞİST[Fr. < ANARCHISTE] değil/yerine/= KARGAŞACI

- ANARŞİZM[Fr. < ANARCHISME] değil/yerine/= KARGAŞACILIK

- ANARTRİ[Fr. < ANARTHRIE] değil/yerine/= DİL TUTUKLUĞU

- ANÂSIR-I CÜRMİYE[Ar.] değil/yerine/= SUÇ ÖĞELERİ

- ANATMAN[Sansk.] = ANATTA[Palice]

- ANATOMİ = ANATOMY[İng.] = ANATOMIE[Fr., Alm.] = ANATOMIA[İt., İsp., Lat., Yun.] = 'İLM el-TEŞRİH[Ar.] = KÂLBUDŞENÂSÎ[Fars.] = ONTLEEDKUNDE[Felm.]

- ANATOMİK[Fr. < ANATOMIQUE] değil/yerine/= ANATOMİ İLE İLGİLİ

- ANAYOL(CADDE) ile SOKAK

- AND :/yerine VE

- ANDEZİN ile/||/<> SUNSTONE

( Plajiyoklaz feldspat mineralidir ve kırmızı-yeşil renktedir. İLE/||/<> İçindeki hematit ya da götit pulları nedeniyle parlayan bir feldspat. )
( Mohs Sertlik Derecesi: 6-6.5 İLE/||/<> 6-6.5
Işık Kırma İndisi: 1.54-1.55 İLE/||/<> 1.54-1.55
Rengi: Kırmızı-yeşil İLE/||/<> Altın parıltılı
Molekül yapısı: (Na,Ca)(Si,Al)4O8 İLE/||/<> (Na,Ca)(Si,Al)4O8 )

- ANDROJİNİ/HÜNSÂ(ERSELİK)/HERMAFRODİT/MİZVÂCE

( Bir bireyde, hem erile, hem dişile özgü özelliklerin bulunması durumu. )

- ...ÂNE ile ...ÂNÎ

- ÂNE[Ar.] ile BETRE[Ar.]

( Dişil ve yabanî eşek. İLE Dişil eşek. )

- ANEKDOT[Fr. < ANECDOTE] değil/yerine/= ÖYKÜCÜK

- ANEKDOT[Fr. < ANECDOTE] değil/yerine/= ÖYKÜCÜK, KISA ÖYKÜ

( Bir söz ya da geniş bir olay içine yerleştirilmiş öykü. )

- ANEMİ[Fr. < ANÉMIE] değil/yerine/= KANSIZLIK

- ANEMİK[Fr. < ANÉMIQUE] değil/yerine/= KANSIZ

- ANEMOFİLİ[Fr.] değil/yerine/= ANEMOGRAF[Yun.] değil/yerine/= ANEMOKOR[Fr.] değil/yerine/= ANEMOMETRE[Fr.] değil/yerine/= ANEMOSKOP[Fr.]

( Yel ile tozlaşan bitkilerin tozlaşma biçimi. İLE Yelin yönünü ve hızını kaydeden araç. İLE Yel ile dağılan tohumlar ve tohumlardan üreyen bitki. İLE Yel ölçer. İLE Yelin yönünü belirten araç. )

- ANEMOMETRE[Fr. < ANEMOMETRE] değil/yerine/= YELÖLÇER

- ANEMOMETER[İng.] / ANEMOMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ANEMOMETRE


- ANEMOMETRE ile ANEMOMETRİ

- ANEMOMETRE değil/yerine/= YELÖLÇER

( Yelölçer. )

- ANEMON[Fr. < ANÉMONE] değil/yerine/= DAĞ LALESİ

- ANEROİT[Fr. < ANEROIDE] = KADRANLI BAROMETRE

( Cıva yerine maden bir kutu kullanmak temeline dayanan kadranlı barometre. | Madenlerin esnekliği ile çalışan barometre. )

- ANEROID[İng.] / ANEROÏDE[Fr.] / ANEROID[Alm.] ile/değil/yerine/= ANEROİT

- ANESTEZİST[Fr. < ANESTHÉSTISTE] değil/yerine/= ANESTEZİ UZMANI

- ANESTEZİYOLOG[Fr. < ANESTHÉSIOLOGUE] değil/yerine/= ANESTEZİ BİLİMCİ

- ANESTEZİYOLOJİ[Fr. < ANESTHÉSIOLOGIE] değil/yerine/= ANESTEZİ BİLİMİ

- ANESTEZİYOLOJİK[Fr. < ANESTHÉSIOLOGIQUE] değil/yerine/= ANESTEZİ BİLİMSEL

- ANGAJE[Fr./İng < ENGAGE] değil/yerine/= BAĞLAMAK/BAĞLANMAK


- ANGAJMAN[Fr./İng. < ENGAGEMENT] değil/yerine/= BAĞLANTI/ÜSTLENME

- ANGEL vs. ANGLE

- ANGER :/yerine ÖFKE

- ANGLE :/yerine AÇI

- ANGLOFİL[Fr. < ANGLOPHILE] değil/yerine/= İNGİLİZ DOSTU

- ÅNGSTRÖM'S RULE[İng.] / RÈGLE D'ÅNGSTRÖM[Fr.] / ANGSTRÖM-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÅNGSTRÖM KURALI

- ANGUT ile/ve SÜNE

( Yaban ördeği. İLE/VE Bir tür yaban ördeği. )

- ANHYSTERESIS[İng.] / ANHYSTÉRÉSIS[Fr.] / ANHYSTERESE[Alm.] ile/değil/yerine/= ANHİSTEREZİS

- AXE INSTANTANÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= ANÎ DÖNME EKSENİ

- ANİDE ile ANİDEN


- ANILINE[İng.] / ANILINE[Fr.] / ANILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ANİLİN

- ANİMİZM[Fr. < ANIMISME] değil/yerine/= CANLICILIK

- ANIMSAMA ile/ve/||/<> ŞİMDİ\'YE/ŞU AN\'A GETİRME

- ANIMSAMA = TAHATTÜR = REMINISCENCE[İng.] = RÉMINISCENCE/RAPPELER[Fr.] = ANAMNESIS/ERINNERN[Alm.] = RECORDOR[Lat.] = ANAMNESIS[Yun.]

- ANIMSA(YA)BİLMEDE:
ÖNCELİK
ve/||/<> YOĞUNLUK ve/||/<> PEKİŞTİRME

- ANIRMA ile/<> KİŞNEME

( Eşeğin çıkardığı yüksek ses. İLE/<> Atın çıkardığı yüksek ses. )

- ÂNÎSE[Ar.] ile ÂNİSE[Ar.]

( Sıkı bağlı şey. | Koyulaşmış/katılaşmış akıcı maddeler. [kan ya da mürekkep gibi] İLE Cana yakın kız/kadın. )

- METHOXYBENZENE[İng.] / ANISOL[Fr.] / METHYLPHENYL-ÄTHER, ANISOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ANİSOL

- ANİTYA[Sansk.] = ANİKKA[Palice]

- ANISOTROPY ENERGY[İng.] / ÉNERGIE D'ANISOTROPIE[Fr.] / ANISOTROPIE-ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ANİZOTROPİ ENERJİSİ


- ANISOTROPY FACTOR[İng.] / FACTEUR D'ANISOTROPIE[Fr.] / ANISOTROPIEFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ANİZOTROPİ FAKTÖRÜ

- ANISOTROPY CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE L'ANISOTROPIE[Fr.] / ANISOTROPIE-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ANİZOTROPİ SABİTİ

- AEOLOTROPY, ANISOTROPY[İng.] / ANISOTROPIE[Fr.] / ANISOTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ANİZOTROPİ

- ANİZOTROPİ[Fr.] değil/yerine/= BİR BİTKİNİN PARÇALARININ AYNI KOŞULLAR ALTINDA DEĞİŞİK YÖNLERDE BÜYÜME ÖZELLİĞİ GÖSTERMESİ, YÖNSEME

- AEOLOTROPIC CRYSTAL, ANISOTROPIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL ANISOTROPE[Fr.] / ANISOTROPISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= ANİZOTROPİK KRİSTAL

- AEOLOTROPIC, ANISOTROPIC[İng.] / ANISOTROPIQUE[Fr.] / ANISOTROPISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ANİZOTROPİK

- ANJİYOGRAFİ[Fr. < ANGIOGRAPHIE] değil/yerine/= DAMAR GÖRÜNTÜLEME

- ANKADRMAN[Fr.] değil/yerine/= ÇERÇEVELEME

- ANKARA GEMİSİ:
SOLACE
ile/ve/değil/< IRAQUOIS

( Ankara gemisinin ilk adı, "Solace" değildir. 1927 yılında, New Port News'te yapılan geminin, kızaktan, denize inen gövdesinde, "Solace"den önce, Altı Uluslar diye bilinen, Amerika Yerlisi kabilelerinin ortak adı olan, "Iraquois" yazılıydı. )

- ANKARA KEÇİSİ ile/ve YABAN KEÇİSİ(NÄFE[Fars.]) ile/ve AKDAĞ KEÇİSİ ile/ve MARKOR ile/ve ŞAMİ ile/ve ŞAMUA ile/ve TAR ile/ve TİFTİK


- ANKASTRE[Fr.] değil/yerine/= BİR OYUĞA, YUVAYA YERLEŞTİRİLMİŞ TESİSAT

- ANKET[Fr. < ENQUÊTE] değil/yerine/= SORMACA

- ANKET[Fr. < ENQUÊTE]< Lat. INQUIRERE] değil/yerine/= SORMACA/SORUŞTURMA

- ANLAK/ZEKÂ ile DENEYİM/TECRÜBE

( Sahip olunan geçmiş eylem bilgilerinin ve sonuçlarının, şimdiki zamanda, uygulanabilir[/pratik] bilgi olarak, hızla ortaya çıkarılabilmesi Zekâ'ya işaret etmez. )

- ANLAK = ZEKÂ = INTELLECT/INTELLIGENCE[İng.] = ENTENDEMENT/INTELLIGENCE[Fr.] = VERSTAND/INTELLIGENZ[Alm.] = INTELLECTUS/INTELLIGENITIA[Lat.] = INTELIGENCIA[İsp.]

- ANLAM:
ALGI/DÜZEN
ve/||/<> İMGE

- ANLAM ARAYIŞI ile/ve/<> ANLAM ÇOKLUĞUNA YÖNELME

- ANLAM ARAYIŞI ile/ve/||/<> ANLAM VERME

- ANLAM SANATLARI'NDA:
İLHAM
ile/ve/<> TEVRİYE[< VERÂ] ile/ve/<> İSTİHDAM ile/ve/<> MUGALATA-İ MANEVİYE ile/ve/<> TENÂSÜB[< NİSBET] ile/ve/<> LEFF Ü NEŞR ile/ve/<> TECÂHÜL-İ ÂRİF[/ÂNE/ÎN] ile/ve/<> HÜSN-İ TA'LÎL[< İLLET] ile/ve/<> SİHR-İ HELÂL ile/ve/<> İRSÂD ile/ve/<> MÜBALAĞA ile/ve/<> TEZAD ile/ve/<> İSTİĞRÂK[< GARK][GULÜVV] ile/ve/<> TEKRÎR[< KERR] ile/ve/<> RÜCÛ ile/ve/<> TEFRÎK[< FARK] ile/ve/<> KAT' ile/ve/<> TERDÎD[< REDD] ile/ve/<> İLTİFÂT ile/ve/<> TELMİH ile/ve/<> İRSÂL-İ MESEL

( İki ya da ikiden fazla anlamı olan bir sözcüğü, bir mısra ya da beyitte tüm anlamlarıyla kullanma sanatı. İLE/VE
Bir mısra ya da beyitte, birden fazla anlamı olan bir sözcüğü, anlamlarından sadece yakın anlamını söyleyip uzak anlamını kastetme sanatı. İLE/VE
Bir mısra ya da beyitte, bir sözcüğü hem gerçek, hem mecaz anlamlarını kastederek kullanma sanatı. İLE/VE
Anlamı birden fazla olan sözcük ve deyimleri beyitin anlamını değişik biçimlerde açıklanabilecek biçimde kullanma sanatı. İLE/VE
Bir konuyla ilgili birden fazla sözcüğü bir mısra ya da beyitte sıralama amacı gütmeden kullanmak. İLE/VE
Bir beyitte yer alan, birbiriyle ilgili sözcüklerin sıralanmasıyla yapılan edebî sanat. İLE/VE
Bir anlam inceliği yaratmak ya da bir lâtife yapmak amacıyla, bilinmiyormuş ya da başka türlü biliniyormuş gibi gösterme sanatı. İLE/VE
Nedeni bilinen bir olayı, düşsel ya da gerçekdışı ve güzel bir olaya bağlama yoluyla yapılan edebî sanat. İLE/VE
Bir sözcüğü ya da söz öbeğini hem kendinden önceki sözcüklerin sonunda, hem sözcüklerin başında anlamlı olacak biçimde kullanma. İLE/VE
Bir mısranın secî ya da uyağını bir iki sözcükle ima etme sanatı. İLE/VE
Bir sözün etkisini güçlendirmek için bir şeyi abartılı biçimde az ya da çok göstererek ve lâtifeli bir biçimde anlatma. İLE/VE
İki duygu/düşünce/hayal arasındaki birbirine karşıt özellikleri birarada söyleme. İLE/VE
Över gibi görünerek yermek, yerer gibi görünerek övme sanatı. İLE/VE
Söyleyişi güçlendirmek için belirli bir anlamdaki sözcüğü ya da söz öbeğini yineleme sanatı. İLE/VE
Bir sözün anlamını, bir kavramın gücünü pekiştirmek için, o sözden/kavramdan cayar gibi görünüp cayılmış görünen sözü/kavramı daha güçlü biçimde belirtmek. İLE/VE
İki şey arasındaki farkı belirtmek. İLE/VE
Söyleyişin gücünü artırmak için, sözü [mısrayı, satırı] yarıda kesmek. İLE/VE
Sözü, beklenmedik, çarpıcı bir sonuca bağlama sanatı. İLE/VE
Şiirde bir duygulanma ya da duygu değişikliğiyle şiirdeki konuyu değiştirmeden seslenilen kişiyi ya da varolanı değiştirmek. İLE/VE
Bilinen bir olay, kişi ya da nükte, fıkra, atasözünü dolaylı biçimde anlatma, ima etme sanatı. İLE/VE
Bir düşünceyi pekiştirmek amacıyla bir atasözü ya da o değerde bir söz öbeğini alıntılamak/kullanmak. )

- ANLAM ile/ve/<> ANLAM VERME


- ANLAMA = FEHM, İDRAK = UNDERSTANDING, COMPREHENSION[İng.] = COMPRENDRE[Fr.] = DAS VERSTEHEN, HET VERSTAAN[Alm.] = ENTENDER, COMPRENDER[İsp.] = COMPREHENSIO[Lat.] = HE DIANOIA[Yun.] = MEFHUM[Ar.] = DARK[Fars.]

- ANLAMA ile/ve/=/||/<>/> SOYUTLAYABİLME

- ANLAMA ile/ve/değil/yerine ZEVK ETME

- Anlamadan DİNLE!!!

- Anlamak için DİNLE!!!

- ANLAMAYI:
"UZATMAK"
değil BİR AN ÖNCE/EN KISA SÜREDE

- ANLAMBİLİM = SEMANTICS[İng.] = SÉMANTIQUE[Fr.] = WORTBEDEUTUNGSLEHRE, SEMANTIK[Alm.] = SEMANTICO[İt., İsp.] = İLM el-DELÂLET[Ar.] = NAMÛGÂRŞİNASÎ[Fars.] = SEMANTIEK[Felm.]

- SIGNIFICANT FIGURE[İng.] / BEDEUTSAME ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLAMLI RAKAM

- ANLAŞILMAMAK ile/değil KABUL EDİLMEME/GÖRMEMEK

- ANLAŞILMASI AMACIYLA ile/ve/değil PEKİŞTİRMEK ÜZERE


- ANLAŞMA ile UYGUNLUK ile BUNA GÖRE

- ANLAŞMA ile/ve/||/<> UZLAŞMA ile/ve/||/<> ALTINI ÇİZME

- Anlatanı DİNLE!!!

- ANLATIM/AKTARIM:
YASALARLA
ile/ve/<>/> MESELLERLE ile/ve/<>/> MİSALLERLE ile/ve/<>/> MASALLARLA ile/ve/<>/> KAVRAMLARLA

( Hz. Musa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. İsa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. Muhammed ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Âriflerin dilinde. İLE/VE/<>/> Filozofların dilinde. )
( Tevrat'ın dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> İncil'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Kur'ân-ı Kerîm'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Âriflerin dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Filozofların dili/usûlü/üslûbu. )
( Herkese, herkes için. İLE/VE/<>/> Yetişkinlere, yetişkinler için. İLE/VE/<>/> Gençlere, yetişkinlere, yetişkinler için. İLE/VE/<>/> Çocuklara, gençlere, yetişkinlere, sanatçılara. / Yetişkinler ve sanatçılarla. İLE/VE/<>/> Bilgelik aşkı olan herkese, bilgelerle, filozoflarla. )

- Anlatılanı DİNLE!!!

- Anlatmak için DİNLE!!!

- ANLATMAK ile/ve/değil/yerine DEĞİLLE(TTİR)ME

( Anlamasını sağla(t)mak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kavramasını sağla(t)mak. )
( Yok. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Var değil. )

- ANLAYACAĞINIZ BİÇİMDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLATABİLECEĞİM BİÇİMDE

- INSTANTANEOUS ACOUSTIC PRESSURE[İng.] / PRESSION ACOUSTIQUE INSTANTANÉE[Fr.] / BLITZSCHNELLER AKUSTISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK AKUSTİK BASINÇ

- AUGENBLICKLICHE DREHACHSE, MOMENTANDREHACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK DÖNME EKSENİ


- INSTANTANEOUS FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE INSTANTANÉE[Fr.] / AUGENBLICKSFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK FREKANS

- INSTANTANEOUS REACTIVE DEVICE[İng.] / APPAREIL RÉACTIF INSTANTANÉ[Fr.] / AUGENBLICKLICHE REAKTIVGERÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK TEPKİLİ AYGIT

- INSTANTANEOUS[İng.] / INSTANTANÉ[Fr.] / AUGENBLICKLICH, MOMENTAN[Alm.] ile/değil/yerine/= ANLIK

- ANNE ile/ve/<>/< ANNEANNE

- ANNE ile/ve/ya da/||/<> BAKICI

- ANNE ile/ve/> MÜREBBÎ ile/ve/> RAB

( [bebeği/çocuğu] 1 yaşına kadar. İLE/VE/> 18 yaşına kadar. İLE/VE/> Ömrünün sonuna kadar. )

- ANNE ile/<> SÜTANNE/SÜTNİNE

- ANNE ve/||/<> YAVRUSU

( Ayrı kaldıkları takdirde, hangisi tamdır? Yan yana geldiklerinde hangisi fazladır? )

- ANNEANNE ile "ANNE" ANNEANNE ("ANNE" OLAN ANNEANNE)

( Bu durum, daha çok, anneannelerin yetiştirdiği çocuklar için geçerlidir. )

- ANNEDEN ...:
AYRILIRKEN
ile/ve/||/<>/> GERİ DÖNÜNCE

( Kaybolma kaygısı. İLE/VE/||/<>/> Yutulma kaygısı. )

- ANNELİK:
"DOĞURMAK" (İLE)
ile/ve/değil/||/<>/> EMZİRMEK/HİZMET (İLE)

- ANNENİ:
İNCİTME!
ve/||/<> AZARLAMA!

- ANNOUNCE :/yerine DUYURMAK

- ANNUİTE[Fr.] değil/yerine/= SÜREKLİ GELİR | BİR BORCUN DÖRT YIL İÇİNDE FAİZİYLE BİRLİKTE ÖDENMESİ GEREKEN TUTARI

- ANNÜLE[Fr.] değil/yerine/= VAZGEÇMEK

- ANOMALİ[Fr. < ANOMALIE] değil/yerine/= AYKIRILIK/BOZUKLUK/SAPAKLIK

( Belirli bir ölçüye, belirli kurala uymama durumu. | Sayrılık niteliğinde olmamakla birlikte, normalden belirgin durumda sapma gösterme durumu. )

- ANOMALİ[Fr. < ANOMALIE] değil/yerine/= SAPAKLIK

- ANONS[Fr. < ANNONCE] değil/yerine/= SESLİ DUYURU

- ANOREKSİYA ile/ve/||/<>/> KAŞEKSİA[Fr. < CACHEXIE]

( İştahsızlık. İLE/VE/||/<>/> Kötü beslenme, süreğen ya da kötücül bir hastalığın seyri sırasında oluşan ileri derecede zayıflık, bitkinlik ve çöküntü durumu. )

- ANORGANİK[Fr. < ANORGANIQUE] değil/yerine/= İNORGANİK


- ANOMALOUS VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ ANORMALE[Fr.] / ANORMALE VISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ANORMAL AĞDALILIK

- ANOMALOUS DISPERSION[İng.] / DISPERSION ANORMALE[Fr.] / ANORMALE DISPERSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ANORMAL DAĞILIM

- ABNORMAL GLOW DISCHARGE[İng.] / DÉCHARGE LUMINESCENTE ANORMALE[Fr.] / ANORMALE GLIMMENTLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANORMAL IŞILDAMALI/IŞILTILI BOŞALMA

- CEREYÂN-İ KUTB-İ MÜSBƏT[Osm.] / ANODE CURRENT[İng.] / COURANT ANODIQUE[Fr.] / ANODENSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT AKIMI

- ANOT[Fr. < ANODE] değil/yerine/= ARTI UÇ

- ANODE CORROSION EFFECT[İng.] / EFFET DE CORROSION ANODIQUE[Fr.] / ANODENABNUTZUNGSEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT AŞINMA ETKİSİ

- ANODE REGION[İng.] / DOMAINE ANODIQUE[Fr.] / ANODENGEBIET[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT BÖLGESİ

- ANODE PULSE MODULATION[İng.] / MODULATION D'IMPULSION ANODIQUE[Fr.] / ANODENIMPULSMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT DARBE KİPLEMESİ/MODÜLASYONU

- ANODE DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR D'ANODE[Fr.] / ANODENDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT DEDEKTÖRÜ

- ANODE RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE ANODIQUE[Fr.] / INNENWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT DİRENCİ


- ANODE SATURATION[İng.] / SATURATION ANODIQUE[Fr.] / ANODENSÄTTIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT DOYMASI

- ANODE FALL[İng.] / CHUTE DE L'ANODE[Fr.] / ANODENFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT DÜŞÜŞÜ/DÜŞÜMÜ

- ANODE IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE ANODIQUE[Fr.] / ANODENIMPEDANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT EMPEDANSI

- ANODE EFFECT[İng.] / EFFET ANODIQUE[Fr.] / ANODENEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT ETKİSİ

- ANODE VOLTAGE[İng.] / TENSION ANODIQUE[Fr.] / ANODENSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT GERİLİMİ

- ANODE GLOW SPACE[İng.] / DOMAINE LUMINEUX ANODIQUE[Fr.] / ANODENGLIMMLICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT IŞIKLI BÖLGESİ

- ANODE DARK SPACE[İng.] / DOMAINE SOMBRE ANODIQUE[Fr.] / ANODENDUNKELRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT KARANLIK BÖLGESİ

- ANODE DISSIPATION[İng.] / DISSIPATION ANODIQUE[Fr.] / ANODENVERLUSTLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT KAYBI

- ANODE CRITICAL VOLTAGE[İng.] / ANODENKRITISCHE SPANNUNG, KRITISCHE ANODENSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT KRİTİK GERİLİMİ

- ANODE EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT ANODIQUE[Fr.] / ANODISCHE LEISTUNGSFÄHIGKEIT, ANODISCHE NUTZLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT VERİMİ


- NEUTRALISATION D'ANODE[Fr.] ile/değil/yerine/= ANOT YANSIZLAŞTIRMASI

- ANODE LOAD[İng.] / CHARGE DE L'ANODE[Fr.] / ANODENLADUNG, ANODENLAST[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT YÜKÜ

- KUTB-İ MÜSBET[Osm.] / ANODE[İng.] / ANODE/ANTIGEL[Fr.] / ANODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT

- ANRAJE[Fr.] değil/yerine/= KUDURMUŞ

- ANSAMBL[Fr. < ENSEMBLE] değil/yerine/= TOPLULUK

- ANSAMBL[Fr. < ENSEMBLE] değil/yerine/= ESKİ SOVYETLER'DE VE TÜRK CUMHURİYETLERİNDE, MÜZİK VE OYUN TOPLULUKLARI | TOPLULUK, BÜTÜNLÜK

( Dizenin son sözcüğüyle sonraki dizeyi başlatma sanatı. )

- ANŞANTE/ANJANTE[Fr.] değil/yerine/= BÜYÜLENMİŞ, HAYRAN

- ANSTABİL/UNSTABLE, LABILE[İng.] değil/yerine/= KARARSIZ

- ANTAGONİST[Fr. < ANTAGONISTE] değil/yerine/= DÜŞMAN

- ANTAGONİZM[Fr. < ANTAGONISME] değil/yerine/= DÜŞMANLIK


- ANTAGONİZM[Fr. ANTAGONISME] ile/||/<> ANTAGONİST[Fr. ANTAGONISTE]

( Karşıtlık. Karşıt etkinlik. | Düşmanlık. İLE Düşmanca. | Karşıt/koşut etkin. )

- ANTAGONİZMA[Fr. < ANTAGONISME] değil/yerine/= TEZAT

- ANT-/ANTİ- ile/||/<> ANTRİ- ile/||/<> OB- ile/||/<> RE- ile/||/<> DE- ile/||/<> DİS- ile/||/<> ANT- ile/||/<> NON-

( -e karşı, karşıt, yerine, zıt. [antibiyotik: Bakterilere karşı kullanılan ilaç.] İLE/||/<> Karşıt, önünde, üzerinde, -e doğru, karşıt yönde. İLE/||/<> Geri, geride, tekrar, karşıt, yeniden. İLE/||/<> -e karşı, karşıt, zıt. İLE/||/<> -den uzakta, bütünü ile, aşağı, kopmuş, yoğunlaşma, bitme, ayrılma, karşıt, ters, bozma, olumsuz, sakin, eksik, yoksun, aşağı, ayrı, değişik. İLE/||/<> Ayrılma, karşıt, ters, bozma, olumsuz, eksik, yoksun değil. İLE/||/<> Bir şeyden türeyen, bir şeyden çıkan. İLE/||/<> Değil, hayır, olmayan, olumsuz. )

- ANTE- ile/||/<> ANTER-/ANTERO- ile/||/<> FRONT-

( Sıra, yerleşim ve zamansal olarak önce, ön, ön alan [antepartum: Doğum öncesi]. İLE/||/<> Ön, öne doğru, önde. İLE/||/<> Alın, ön. )

- ANTEGRAT/ANTEGRADE[İng.] değil/yerine/= İLERİYE DOĞRU

- ANTENNA[İng.] / ANTENNE[Fr.] / ANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTEN

- ANTEN[Fr. < ANTENNE] ile/ve UYDU ALICISI

( Boşluktaki elektromanyetik dalgaları alan, yayınlayan iletken araç. )

- FRÉQUENCE PROPRE D'ANTENNE[Fr.] ile/değil/yerine/= ANTENİN DOĞAL FREKANSI

- ANTENNAE[İng.] değil/yerine/= DUYARGA

( Dokunma, koku alma ve bazı durumlarda işitme gibi önemli duyusal işlevlere sahip, eklembacaklılarda algılama için kullanılan çift uzantılardır. Duyargalar, böceklerin dış iskeletinin bir parçası olan kitin maddesinden oluşur ve farklı türlerde değişik şekil ve boyutlarda olabilirler. Örneğin, kelebeklerin ince ve tüylü antenleri varken, karıncaların düz ve düğüm biçiminde antenleri bulunur. Tipik olarak duyu organları olsalar da neyi ve nasıl algıladıkları tüm canlılarda aynı değildir. Anten ya da lamise olarak da bilinmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BAŞÇIK/ANTER[Fr.] = HAŞEFE[Ar.] = ANTHÈRE[Fr.]

( Çiçeklerin tohum taşıyan torbası. )

- ANTERİOR/ANTERIORIİng.] değil/yerine/= ÖN | ÖNDE

- ANTET[Fr. < ENTÊTE] değil/yerine/= BAŞLIK

- ANTET/Lİ[Fr. ENTETE] değil/yerine/= BAŞLIK/LI

( Ticari şirketlerde, resmi dairelerde kullanılan başlıklı kağıt ya da zarf. )

- ANTİASİT[Fr. < ANTIACIDE] değil/yerine/= ALKALİK

- ANTICIPATE vs. EXPECT vs. HOPE

- ANTICIPATE :/yerine BEKLEMEK

- ANTİDEMOKRATİK[Fr. < ANTIDÉMOCRATIQUE] değil/yerine/= DEMOKRASİYE AYKIRI OLAN

- ANTİDOT[Fr. < ANTIDOTE] değil/yerine/= PANZEHİR

- ANTİEMPERYALİST[Fr. < ANTIIMPÉRIALISTE] değil/yerine/= EMPERYALİZME KARŞI OLAN

- ANTIFREEZE, ANTIFREEZE AGENT[İng.] / ANTHRACÉENE[Fr.] / FROSTSCHUTZMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTİFRİZ


- ANTİFRİZ[İng. < ANTIFREEZE] değil/yerine/= DONDURMAZ

- ANTİJENİK BÖLGE[İng. ANTIGENIC SITE] ile/||/<> ANTİMADDE[İng. ANTIMATTER] ile/||/<> ANTİPARAZİTER[İng. ANTIPARASITIC] ile/||/<> ANTİSEPTİK[İng. ANTISEPTIC] ile/||/<> ANTİSOSYAL KİŞİLİK[İng. ANTISOCIAL PERSONALITY]

( Proteinlerin savunma sistemimiz tarafından algılanıp bir tepkiye neden olan bölgeleridir. @@ Maddenin atomaltı parçacıklarına göre zıt özellik taşıyan parçacıklardan oluşan madde. Antimadde, Büyük Patlama'dan sonra oluşmuştur ve evrende çok az bulunur. Evrendeki tüm parçacıkların bir antiparçacığı vardır. @@ Parazitlerin üremelerine engel olan ya da onları öldüren maddeler. Genellikle belirli bir sınıftaki sınırlı sayıda parazite karşı etkilidirler. @@ Mikroorganizmaların üremelerine engel olan ya da ölümlerine yol açan kimyasal maddeler. Antiseptikler insanlarda genellikle toksik etkiye sahip değildirler. @@ Toplumun kural ve kanunlarına uyamayan, kendini kontrol edemeyen, çekinme ve kontrol özellikleri olmayan davranışlara sahip kişilik türüdür. "Psikopatik kişilik" ya da "psikopat" olarak da bilinir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ANTİK[Lat.] ile ANTİKA[Lat.] ile ANTİKİTE[Fr.]

( Eski çağ işi, modası geçmiş. İLE Eski çağlardan kalma yapıt. | Davranışlarında tuhaflık görülen kişi. | Bir tür nakış. İLE Eski çağ, özellikle eski yunan ve Roma uygarlıkları. )

- ANTİKAPİTALİZM[Fr. < ANTICAPITALISME] değil/yerine/= KAPİTALİZME KARŞI OLMA

- ANTİKİTE ile/||/<> AMPİR ile/||/<> SUBMİKEN

( Yaklaşık olarak M.Ö. VI. yy. ile M.S. III. yy. arasındaki Yunan ve Roma kültürlerine verilen ad. İLE/||/<> Batı dillerinde "Empire" olarak tanınan sanat akımının dilimizde kullanılan biçimi. Batı ülkelerinden alınan bir üslûp olup klasik antikitenin bazı özelliklerini yansıtır. İLE/||/<> M.Ö. 2000-1600 yılları arasında en parlak dönemini yaşayan Miken keramik sanatının İ.Ö. XII. yüzyıl sonlarında kısa bir dönem yeniden canlanması. Özellikle Atina'da söz konusu geçiş çağına verilen ad. )

- ANTİKOAGÜLASYON/ANTICOAGULATION[İng.] değil/yerine/= PIHTI ÖNLEME

- CIRCUIT ANTICONDENSÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= ANTİKOİNSİDANS DEVRE

- ANTİKOMÜNİST[Fr. < ANTICOMMUNISTE] değil/yerine/= KOMÜNİZME KARŞI OLAN

- ANTİKOMÜNİZM[Fr. < ANTICOMMUNISME] değil/yerine/= KOMÜNİZM KARŞITLIĞI

- ANTIOXINE[Fr.] ile/değil/yerine/= ANTİKON


- ANTILOGOUS POLE[İng.] / PÔLE ANTILOGUE[Fr.] / ANTILOGOP[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTİLOG KUTUP

- ANTİLOP ile TESEBE

( ... İLE İri bir antilop. )

- ANTİMON[İng./Fr. < ANTIMOINE]

( Atom numarası 51, atom ağırlığı 121,76 olan, 630 °C'de eriyen, haddede ya da çekiç altında işlenemeyen, çoğunlukla basım harfleri alaşımında kullanılan, mavimtırak beyaz renkte bir öğe. [simgesi: Sb] | Arseniğe çok benzeyen, katı bir nesne. )

- ANTİNOMİ[Fr. < ANTINOMIE] değil/yerine/= ÇATIŞKI

- ANTİPARAZİT[Fr. < ANTIPARASITE] değil/yerine/= ASALAKSAVAR

- ANTIPARTICLE[İng.] / ANTIPARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTİPARÇACIK/ANTİTANECİK

- ANTİPATİK[Fr. < ANTIPATHIQUE] değil/yerine/= SEVİMSİZ, İTİCİ, SOĞUK

- CHLORAL ANTIPYRINE[İng.] ile/değil/yerine/= ANTİPİRİNKLORALHİDRAT

- ANTİPROPAGANDA[Fr. < ANTIPROPAGANDE] değil/yerine/= KARŞI PROPAGANDA

- ANTİSEMİTİK[Fr. < ANTISÉMITIQUE] değil/yerine/= YAHUDİ KARŞITI OLAN


- ANTİSEMİTİST[Fr. < ANTISEMITISTE] değil/yerine/= ANTİSEMİTİZM YANLISI

- ANTİSEPSİ[Fr. < ANTISEPSIE < Yun.] ile/ve/||/<>/> ANTİSEPTİK[Yun.] ile/ve/||/<>/> DEZENFEKTAN

( El, yüz ya da gövdedeki hastalık yapan mikroorganizmaları kimyasal nesnelerle etkisiz duruma getirme ya da yok etme işlemi. İLE/VE/||/<>/> Antisepsi yapmak için kullanılan nesne. | Antisepsi özelliği olan nesne. canlı dokular üzerinde mikroorganizmaları öldüren ya da büyümelerini durduran nesneler. İLE/VE/||/<>/> Cansız yüzeylerde mikroorganizmaları öldüren nesneler. )
( Mikropları ilaçla temizleme yolu. İLE/VE/||/<>/> Mikroplardan arınmış. )

- ANTİTE[Fr.] değil/yerine/= BİR VAR OLANIN TİNİ

- ANTİTEZ[Fr. < ANTITHÈSE] değil/yerine/= KARŞI SAV

- ANTİTOKSİK[Fr. < ANTITOXIQUE] değil/yerine/= ANTİTOKSİN

- ANTLAŞMA ile KESENE

( ... İLE Sözleşme, yazılı antlaşma. | Götürü ya da toptan satış. )

- ANTOLOJİ[Fr. < ANTHOLOGIE] değil/yerine/= SEÇKİ

- ANTOLOJİK[Fr. < ANTHOLOGIQUE] değil/yerine/= SEÇKİ İLE İLGİLİ

- ANTRAKT[Fr. < ENTRACTE] değil/yerine/= ARA

- ANTHRACENE[İng.] / ANTIBIOTIQUE À LARGE SPECTRE D'ACTION[Fr.] / ANTHRAZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTRASEN


- ANTRE[Fr. < ENTREE] değil/yerine/= GİRİŞ, HOL | BAŞLANGIÇ YEMEĞİ | GİRİN, BUYRUN