| ...E ve ...E | (E ile biten FaRkLaR...)

- ENGELLEME ile/değil ÖTELEME

- ENGELLEMEK ile DURUMU ENGELLEME ile ENGELLEYİCİ ile İNHİBİTÖR

- ENGELLEMEK ile ÖNDEN BLOKE ETMEK ile BLOK ŞEMASI ile BLOK İŞARETİ ile BLOK YAPISI ile TIKANIKLIK ile ENGELLENDİ ile AHMAK ile ENGELLEME

- Engelli'yi DİNLE!!!

- Engelsizi DİNLE!!!

- ENGINE :/yerine MOTOR

- ENGLISH :/yerine İNGİLİZCE

- ENHANCE :/yerine ARTIRMAK

- ENİK/ENCİK[Ar.] ile SEG-PEÇE[Fars.]

( Kedi, köpek yavrusu. İLE Köpek yavrusu. )

- TRANSVERSE DOPPLER EFFECT[İng.] / EFFET DOPPLER TRANSVERSE[Fr.] / TRANSVERSALER DOPPLEREFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE DOPPLER ETKİSİ


- TRANSVERSE ELECTRIC WAVE[İng.] / ONDE ÉLECTRIQUE TRANSVERSE[Fr.] / TRANSVERSALELEKTRISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTRİK DALGASI

- TRANSVERSE ELECTRIC MODE[İng.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTRİK KİP

- MODE ÉLECTRIQUE TRANSVERSE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTRİK KİPİ

- TRANSVERSE ELECTROMAGNETIC WAVE[İng.] / ONDE ÉLECTROMAGNÉTIQUE TRANSVERSE[Fr.] / TRANSVERSALE ELEKTROMAGNETISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTROMANYETİK DALGA

- TRANSVERSE ELECTROMAGNETIC MODE[İng.] / MODE ÉLECTROMAGNÉTIQUE TRANSVERSE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENİNE ELEKTROMANYETİK KİP

- TRANSVERSE MASS[İng.] / MASSE TRANSVERSALE[Fr.] / QUERMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE KÜTLE

- TRANSVERSE MAGNETIC WAVE[İng.] / ONDE MAGNÉTIQUE TRANSVERSE[Fr.] / TRANSVERSALMAGNETISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENİNE MANYETİK DALGA

- TRANSVERSE MAGNETIC MODE[İng.] / MODE MAGNÉTIQUE TRANSVERSE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENİNE MANYETİK KİP

- TRANSVERSE MAGNETORESISTANCE[İng.] / MAGNÉTORÉSISTANCE TRANSVERSALE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENİNE MANYETODİRENÇ

- ENÎSE ile ENÎSE[Fars.] ile ENÎŞE[Fars.]

( Ateş, od. İLE Donmuş, pekişmiş nesne. İLE Hafiye. | Câsus. | Dalkavuk. )

- ENJEKSİYON ile ENJEKTABL/E ile ENJEKTE ETMEK ile ENJEKTÖR

( İğne yapma. İLE İğneyle verilmeye elverişli. İLE İğneyle vermek. İLE İğne, şırınga. )

- ENJEKTE[Fr. < INJECTÉ] değil/yerine/= İÇ İTİLMİŞ

- ENJOYMENT vs. LIKE

- ENJOYMENT vs. PLEASURE

- ENKARNASYON(GÖVDELENME) ile DOĞUM

( Gövdelenme. İLE
Gövdelenme kavramının/olgusunun öncelikle ve sadece anne karnından çıkış ile sınırlandırılması. )

- ENKERE[Ar.] ile NAKAME[Ar.]

- ENLİ/LİK ile ENLİCE

- ENS A SE

- ENSEFAL[Fr. < ENCÉPHALE] değil/yerine/= BEYİN

- ENSEFALİT[Fr. < ENCÉPHALITE] değil/yerine/= BEYİN YANGISI


- ENSELEMEK ile ENSELENMEK ile ENSELETMEK ile ENSELEYEBİLMEK ile ENSE ile ENSE KÖKÜ ile ENSE ÇUKURU

- ENSTALASYON[Fr., İng. < INSTALLATION] değil/yerine/= YERLEŞTİRME

- ENSTANTANE ile ENSTANTANE FOTOĞRAF

- ENSTANTANE değil/yerine/= KIPILIK

- ENSTİTÜ[Fr. INSTITUT / İng. INSTITUTE] değil/yerine/= EĞİTEY/ARAŞTIRAY

- ENSTRÜMANTALİZM[Fr. < INSTRUMENTALISME] değil/yerine/= ARAÇÇILIK

- ENSURE :/yerine SAĞLAMAK

- ENTHALPY CHANGE[İng.] ile/değil/yerine/= ENTALPİ DEĞİŞİMİ

- ENTHALPY-ENTROPY CHART[İng.] / DIAGRAMME ENTHALPIE-ENTROPIE[Fr.] / ENTHALPIE-ENTROPIE-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= ENTALPİ-ENTROPİ ÇİZELGESİ

- HARARET MUHTEVASI[Osm.] / ENTHALPY[İng.] / ENTHALPIE[Fr.] / ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENTALPİ, ISI İÇERİĞİ


- ENTARİ ile/ve/||/<> KEFİYE

( [Arap ülkelerinde] Erkeklerin ya da kadınların giydiği uzun ve düz üstlük/giysi. İLE/VE/||/<> Omuzları da örten, kenarları püsküllü bir erkek başörtüsü. )

- ENTEGRASYON/INTEGRATION[İng.] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞME

- ENTEGRASYON[Fr./İng.] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞME

- INTEGRIERENDE SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENTEGRE DEVRE

- ENTEGRE DEVRE değil/yerine/= YONGA

- ENTEGRE[Fr. < INTÉGRÉ] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞMİŞ

- ENTEGRE ile ENTEGRASYON

- ENTELEKHEIA = KEMÂL-İ EVVEL = ENTELECHY[İng.] = ENTÉLÉCHIE[Fr.] = ENTELECHIE[Alm.] = ENTELEKHEIA[Yun.]

- ENTELEKTÜALİZM[Fr. < INTELLECTUALISME] değil/yerine/= ANLIKÇILIK

- ENTELLEKTÜALİZASYON/INTELLECTUALIZATION[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNSELLEŞTİRME


- ENTERFON[Fr. < INTERPHONE] değil/yerine/= İÇ TELEFON DONANIMI

- ENTERİT[Fr. < ENTÉRITE] değil/yerine/= İNCE BAĞIRSAK YANGISI

- ENTERNASYONAL[Fr. < INTERNATIONALE] değil/yerine/= ULUSLARARASI

- ENTERNASYONALİST[Fr. < INTERNATIONALISTE] değil/yerine/= ULUSLARARASICI

- ENTERNASYONALİZM[Fr. < INTERNATIONALISME] değil/yerine/= ULUSLARARASICILIK

- ENTERPRISE :/yerine GİRİŞİM

- ENTERTAINMENT :/yerine EĞLENCE

- ENTIRE :/yerine BÜTÜN

- ENTİVİ değil NE-TE-VE NTV

- ENTOKSİKASYON/INTOXICATION[İng.] değil/yerine/= ZEHİRLENME


- ENTOLERANS/İNTOLERANCE[İng.] değil/yerine/= DAYANAMAMAZLIK, TAHAMÜLSÜZLÜK

- ENTOMOLOG[Fr. < ENTOMOLOGUE] değil/yerine/= BÖCEK BİLİMCİ

- ENTOMOLOJİ[Fr. < ENTOMOGIE] değil/yerine/= BÖCEK BİLİMİ

- ENTOMOLOJİK[Fr. < ENTOMOLOGIQUE] değil/yerine/= BÖCEL BİLİMSEL

- ENTOMOLOJİST[Fr. < ENTOMOLOGISTE] değil/yerine/= BÖCEK BİLİMCİ

- ENTRANCE :/yerine GİRİŞ

- ENTÜBASYON/INTUBATION[İng.] değil/yerine/= BORU YERLEŞTİRME

- ENTÜBASYON ile ENTÜBE ile ENTÜBE ETMEK

( Borulama. İLE Borulanmış, boru takılmış. İLE Boru takmak. )

- ENVIRONMENT :/yerine ÇEVRE

- ENZİM[İng. ENZYME] ile/||/<> AKTİF BÖLGE[İng. ACTIVE SITE] ile/||/<> ALOSTERİK PROTEİN[İng. ALLOSTERIC PROTEIN] ile/||/<> ALOZİM[İng. ALLOENZYME] ile/||/<> AMİLAZ[İng. AMYLASE]

( Enzim, canlı organizmalarda katalizör görevi gören ve bu süreçte bozulmadan kalan ve kimyasal reaksiyonların ilerleme hızını düzenleyen bir maddedir. @@ Bir enzimin kendisine ait substratına spesifik olarak bağlanmasını sağlayan bölgedir. @@ En az iki farklı konformasyonu benimseyebilen ve bir ligandın bir bölgesine bağlanmasıyla meydana gelen konformasyonel değişikliğin proteinin ikinci bir bölgesindeki protein aktivitesini değiştirdiği proteinler. Bu proteinler, bir gözedeki bir molekülün başka bir türdeki bir molekülün kaderini etkilemesine izin verir ve bu mekanizma enzim düzenlemesinde yaygın olarak kullanılır. @@ Aynı lokusta bulunan farklı alellerden salgılanan farklı özellikteki enzimlerdir. @@ Tükürük bezlerinde bulunan ve nişastanın hidrolizini katalize eden bir sindirim enzimidir. Kimyasal sindirim sürecini başlattığından sindirimde önemli bir yeri vardır. Tükürük bezlerinde ve pankreasta salgılanır. Amilaz çoğunlukla pankreasta üretilmesine karşın alfa-amilaz (α-amilaz) formunda bulunan amilaz tükürük bezlerinde üretilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ENZYME[İng.] / ENZYME[Fr.] / ENTZÜNDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ENZİM

- ENZİM ile/||/<> ETKİN/AKTİF BÖLGE

( ... İLE/||/<> Bir enzimin kendisine ait substratına özel olarak bağlanmasını sağlayan bölge. )

- EOSEN[İng. EOCENE] ile/||/<> EOSEN DÖNEM[İng. EOCENE EPOCH] ile/||/<> NÜKLEOSENTEZ[İng. NUCLEOSYNTHESIS] ile/||/<> OLİGOSEN[İng. OLIGOCENE]

( Eosen (56-34 myö) bir jeolojik zaman dilimidir. Yaklaşık olarak 56 milyon yıl önce ile 33.9 milyon yıl önceki zaman dilimini kapsamaktadır. Paleojen'in orta kısmıdır. Non-avian dinozorların soyunun tükendiği K/T Yok Oluşu'ndan sonra geldiği için Yunanca "yeni şafak" anlamını taşır. Öncesinde Paleosen, sonrasında ise Oligosen gelmektedir. @@ Günümüzden 54 ila 38 milyon yıl önce yaşanmış dönemdir. Memeli canlılar bu çağda baskın kara hayvanları haline gelmiştir. İlk olarak İngiliz jeolog Charles Lyell tarafından 1833 yılında tanımlandı. Eosen Dönemi'nin sınırları kitlesel yok oluşlar ve diğer kronolojik olaylar ile belirlenmez, daha esnektir. İsmini, Yunancada "şafak" anlamına gelen ἠώς ("eos") ve "yakın zaman" anlamına gelen καινός ("koinos") kelimelerinden almaktadır. @@ Hazır bulunan proton ve nötronlardan yeni atomik çekirdeklerin oluşmasıdır. Nükleosenteze yönelik teoriler, izotop miktarı hesaplamalarının sonuçlarıyla gözlemlerden elde edilen sonuçların karşılaştırılması ile incelenir ve test edilir. @@ Oligosen (34-23 myö) bir jeolojik devre ismidir. Yaklaşık olarak 33.9 milyon yıl önce ile 23 milyon yıl önceki zaman dilimini kapsamaktadır. Oligosen'den önce Eosen, sonrasında ise Miyosen gelmektedir. Paleojen'in üçüncü ve son zaman dilimidir. Kendi içinde Şattiyen ve Rupeliyen olmak üzere iki küçük zaman diliminde incelenir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EÖTVÖS RULE[İng.] / RÈGLE D'EÖTVÖS[Fr.] / EÖTVÖSSCHE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= EÖTVÖS KURALI

- EÖTVÖS CONSTANT[İng.] / CONSTANTE D'EÖTVÖS[Fr.] / EÖTVÖSKONSTANTE, EÖTVÖSSCHE KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= EÖTVÖS SABİTİ

- EPE[Fr. < ÉPÉE] değil/yerine/= DELİCİ KILIÇ

- EPE ile EPER ile EPEY ile EPEYCE

- EPEYİ ile EPEYİCE

- EPİDEMİ[Fr. < ÉPIDÉMIE] değil/yerine/= SALGIN

- EPİDEMİK[Fr. < ÉPIDÉMIQUE] değil/yerine/= SALGIN SAYRILIKLA İLGİLİ


- EPİDERM[Fr. < EPIDERME] değil/yerine/= ÜST DERİ

- EPİFİT[Fr. < ÉPIPHYTE] değil/yerine/= ÜST BİTKEN

- EPİGENEZ[Fr. < ÉPIGÉNÈSE] değil/yerine/= SIRALI OLUŞ

- EPIGENOME[İng.] değil/yerine/= EPİGENOM

( Genomlarda işaretleme ya da düzenleme yaparak genomun neyi, ne zaman ve nasıl yapması gerektiğini söyleyen bir dizi kimyasal bileşik ve protein. Epigenom tarafından yapılan işaretlemeler DNA'nın parçası olmasa bile göze bölünmesi ile gelecek nesillere aktarılabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EPİGRAFİ[Fr. < ÉPIGRAPHIE] değil/yerine/= YAZIT BİLİMİ

- EPİK[Fr. < ÉPIQUE] değil/yerine/= DESTANSI

- EPİKARP = HARİCEN KIŞR-I SEMERE = ÉPICARPE

- EPİKRİZ[Fr. < ÉPICRISE] değil/yerine/= ÇIKIŞ ÖZETİ

- EPİLEPSİ[Fr. < ÉPILEPSIE] değil/yerine/= SARA

- EPİLOG[Fr. < ÉPILOGUE] değil/yerine/= SON SÖZ


- EPİLOG/HATİME değil/yerine/= SONDEYİŞ/SONSÖZ

- EPİSANTIR[Fr. < ÉPICENTRE] değil/yerine/= DEPREM ORTASI

- EPISODE :/yerine BÖLÜM

- EPİSTASİS ile/||/<> EPİSTEMİK OTORİTE[İng. EPISTEMIC AUTHORITY] ile/||/<> EPİSTEMİK SUÇ[İng. EPISTEMIC FAILURE]

( Bir gen çiftinin anlatımının, ifadesinin; başka bir gen çiftini maskelemesi ya da değiştirmesi durumu. @@ Bu yaklaşımı ele almadan önce iki önerme ileri sürelim: @@ Epistemik suç, epistemik deontoloji gibi içselci yaklaşımların ön plana çıkarttığı bir kavramdır. Gerekçelendirmenin deontolojik bir unsur olduğunu savunanlara göre öznenin, bir inancın doğruluğuna ilişkin kanıtlara inanma yükümlülüğü vardır. Başka bir ifadeyle bilen özne, p önermesine, kanıtlar doğrultusunda inanabilir. Yani öznenin, kendi inançlarına yönelik bir sorumluluğu vardır. Öte yandan öznenin kanıtlanmamış bir inanca inanması ve kanıtlanmış bir inanca inanmaması epistemik suç işlediği anlamına gelmektedir. Dolayısıyla epistemik suç, epistemik sorumluluğun yerine getirilmemesine de işaret etmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EPİSTEME ile SOPHIA

- EPİSTEMOLOJİ[Fr. < ÉPISTÉMOLOGIE] değil/yerine/= BİLGİ KURAMI

- EPİSTEMOLOJİ = MEBHAS-I MARİFET = EPISTEMOLOGY[İng.] = ÉPISTÉMOLOGIE[Fr.] = EPISTEMOLOGIE[Alm.] = EPISTEMELOGOS[Yun.]

- EPITAXY[İng.] / ÉPITAXIE[Fr.] / EPITAXIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EPİTAKSİ

- EPITAXIAL LAYER[İng.] / COUCHE ÉPITAXIALE[Fr.] ile/değil/yerine/= EPİTAKSİYEL KATMAN

- TRANSISTOR MÉSA À BASE ÉPITAXIALE DIFFUSÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= EPİTAKSİYEL TABANLI MESA TRANSİSTÖR


- EPİTOP/EPITOPE[İng.] değil/yerine/= ANTİJEN BELİRTECİ

- EPITOPE[İng.] değil/yerine/= EPİTOP

( Antijen üzerinde, belirli bir savunma tepkisine karşı oluşturulan antikorların, antijenlerle birleştiği özel bir bölgedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EPİZOT/EPISODE[İng.] değil/yerine/= DÖNEM

- EPOPE[Fr. < ÉPOÉE] değil/yerine/= DESTAN

- EQUALLY :/yerine EŞİT ŞEKİLDE

- EQUIVALENT OF INTENTION vs. EQUIVALENT OF IGNORANCE

- ER İLE GOLGİ İLE LYSOSOME İLE PEROXISOME ile/||/<> HÜCRE ORGANELLERİ

( Ökaryotik hücre kompartmanları. )
( Formül: ER → Golgi → PM/Lysosome )

- ERADİKASYON[Fr. < ÉRADICATION] değil/yerine/= YOK ETME

- DOMATESTE:
ERCİK
ile/ve/||/<> YUMURTALIK ile/ve/||/<> STİGMA ile/ve/||/<> DİŞİCİK

( Polen üreten eril üreme örgenidir. Domates çiçeklerinde altı eril örgeni bulunur. İLE/VE/||/<> Yumurta gözesi üreten dişil üreme örgenidir. Domates çiçeklerinde tek bir yumurtalık bulunur. İLE/VE/||/<> Yumurtalığın tepesinde bulunan ve poleni yakalayan yapıştırıcı bir yüzeye sahip bölümüdür. İLE/VE/||/<> Yumurtalığı ve stigmayı içeren dişil üreme örgenidir. )
( Domates çiçeği tozlaştığında, eril örgenlerden gelen polenler, dişil örgenlerdeki stigmaya yapışır. Polen tanesi, stigmaya yapıştıktan sonra polen tanesinden çıkan bir tüp, yumurtalığa kadar uzanır ve yumurta gözesiyle döllenme gerçekleşir. Bu döllenme sonucunda tohumlar oluşur.[Tohumlar, domatesin meyvesinin içinde bulunur. Tohumlar, domatesin yeni kuşağını oluşturmak için kullanılır.] )

- ERDEM = FAZİLET = VIRTUE[İng.] = VERTU[Fr.] = TUGEND[Alm.] = VIRTUS[Lat.] = ARETE[Yun.] = VIRTUD[İsp.]


- ERDEM < SEKÎNE

- ERDEN/DÛŞÎZE[Fars.]

( Bakir. | Kız. )

- EREK = GAYE = PURPOSE, END[İng.] = FIN[Fr.] = ZWECK[Alm.] = FINIS[Lat.] = TELOS[Yun. < TELEUTE]

- EREK ile/ve "KIBLE"

- EREKBİLİM = MEBHAS-I GAYAT = TELEOLOGY[İng.] = TÉLÉOLOGIE[Fr.] = TELEOLOGIE[Alm.]

- EREKSİYON[İng. ERECTION] değil/yerine/= SERTLEŞME

- HYSTERESIS[İng.] / HYSTERESE[Alm.] ile/değil/yerine/= ERESİM/HİSTEREZİS

- ERGEN/YENİYETME ile/ve/<>/> YETİŞKİN ile/ve/<>/> BİLGE

( Yetişkinlerin, mükemmel olmadığını anladığımız gün. İLE/VE/<>/> Yetişkinleri affettiğimiz gün. İLE/VE/<>/> Kendini affettiğimiz gün. )

- ERGENLEŞMEK ile ERGEN/LİK ile ERGENE ile ERGENLİK ÇAĞI

- HARÂRET-İ TEMEYYÜ, ZEVEBAN HARARETİ[Osm.] / MELTING HEAT, HEAT OF FUSION[İng.] / CHALEUR DE LA FONTE, CHALEUR DE FUSION[Fr.] / SCHMELZWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ERGİME ISISI


- ERGİME ile AŞIRI ERGİME

( Sıcaklığı artırılmak yoluyla bir nesnenin katı durumdan sıvı duruma geçmesi, zeveban etmesi. İLE Erime noktasından daha aşağı bir sıcaklık derecesine düşmesine karşın birtakım koşullar altında bir sıvının katılaşmaması durumu. )

- ERGİME ile ERGİME ISISI ile ERGİME YASASI ile ERGİME NOKTASI

- SCHMELZE[Alm.] ile/değil/yerine/= ERGİMİŞ NESNE

- ERGONOMİ[Fr. < ERGONOMIE] değil/yerine/= İŞ BİLİMİ

- ERGONOMİK[Fr. < ERGONOMIQUE] değil/yerine/= KULLANIŞLI

- ERİK ile TÜRBE

- ERİM ile ERİME ile ERİM ERİM

- MELTING CURVE[İng.] / SCHMELZKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= ERİME EĞRİSİ

- ERİME ile/ve/||/<>/> BUHARLAŞMA

( Katıdan sıvıya geçiş. İLE/VE/||/<>/> Sıvıdan gaz haline geçiş. )

- ERİME ile ÇÖZÜNME ile YAYILMA


- ERİME ile/ve/değil/<> DAĞILMA

- ERİME ile/ve/değil/||/<> ERGİME

( Katı/sıvı yağda. İLE Buzda. )

- ERİNÇ, DİNGİNLİK = PEACE, REPOSE[İng.] = TRAQUILLITÉ[Fr.] = BERUHIGUNG[Alm.] = QUIETUS[Lat.]

- ERİNME ile/ve/||/<> GÖRÜNME

( Çağrıldığın yere [gitmek için]. İLE/VE/||/<> Çağrılmadığın yere. )

- ERİSTİK[Fr. < ÉRISTIQUE] değil/yerine/= DİDİŞİM

- ERİTROBLAST/ERYTHROBLAST ile/||/<> ERİTROSİT/ERYTHROCYTE

( Alyuvar öncüsü. İLE/||/<> Alyuvar. )

- ERITROSIT SEDİMANTASYON HIZI/ERYTHROCYTE SEDİMENTATION RATE[İng.] değil/yerine/= ALYUVAR ÇÖKME HIZI

- ERK ile ERKE

- ERK ile ERKE

- ERK = İKTİDAR, KUDRET = POWER[İng.] = POUVOIR, PUISSANCE[Fr.] = MACHT[Alm.] = PODER[İsp.]


- ENERGY DEPENDENCE[İng.] ile/değil/yerine/= ERKE BAĞIMLILIĞI

- ENERGY BALANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ERKE DENGESİ

- ENERGY LEVEL DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE NIVEAUX D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIENIVEAUS DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= ERKE/ENERJİ DÜZEYİ/SEVİYESİ/ÇİZGESİ DİYAGRAMI

- KUDRET[Osm.] / ENERGY[İng.] / ÉNERGIE[Fr.] / END-STÄNDIG[Alm.] ile/değil/yerine/= ERKE, ENERJİ

- ERKE = KUDRET = ENERGY[İng.] = ÉNERGIE[Fr.] = ENERGIE[Alm.] = ACTUS[Lat.] = ENERGEIA[Yun.] = ENERGÍA[İsp.]

- ERKEK ÇİÇEK = ZEHRE-İ MÜZEKKER = FLEUR MÂLE

- ERKEK ÖRGEN, STAMEN = UZV-I TEZKÎR = ÉTAMINE

- ERKEK ÖRGENLER, STAMENLER = ÂLÂT-I TEZKÎRÎYE/A'ZÂ-İ TEZKÎR = ÉTAMINES

- ERKEKLENMEK ile ERKEKLEŞMEK ile ERKEKLEŞTİRMEK ile ERKEK/LİK ile ERKEKLİ ile ERKEKÇE ile ERKEKSİZ/LİK ile ERKEK FİŞ ile ERKEK İŞİ ile ERKEK BAKIR ile ERKEK DEMİR ile ERKEK FATMA ile ERKEK ORGAN ile ERKEK ERKEĞE ile ERKEK ANAHTAR ile ERKEK BERBERİ ile ERKEK MİLLETİ ile ERKEK TERZİSİ ile ERKEKLER HAMAMI ile ERKEKLİ KADINLI ile ERKEKLİK ORGANI

- ERKEN TAŞ DEVRİ[İng. EARLY STONE AGE] ile/||/<> ERKEN ULAŞMA[İng. EARLY ACCESS]

( Yaklaşık 2,6 milyon yıl önceden başlayıp 400.000 ila 250.000 yıl önceye kadar süren ve Oldowan ve Acheulean denen taş alet kullanımını içeren bir zaman aralığıdır. Afrika’daki Erken Taş Devri yaklaşık olarak Avrupa ve Asya’daki İlk Yontma Taş Devri denen döneme denk gelir. @@ Gerek avlayarak gerekse de leş yiyerek ölü hayvan gövdesini tüketmede erken sıralarda (genellikle ilk sırada) yer alarak kaynak elde etme.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ERKEN ile ERKENCE ile ERKENCİ/LİK ile ERKEN TANI ile ERKEN BAHAR ile ERKEN UYARI ile ERKEN BUNAMA ile ERKEN BOŞALMA

- ERKEN/DEN ... ile/değil/yerine ZAMANINDA/SAATİNDE ...

- ERKETE[argo]

( Dikiz. [Erketeye yatmak.] | Gözcü. )

- ERKİNCİLİK = SERBESTİYE = LIBERALISM[İng.] = LIBÉRALISME[Fr.] = LIBERALISMUS[Alm.] = LIBERALIS[Lat.] = LIBERACIÓN[İsp.]

- Erleri DİNLE!!!

- ERMENİ ile ERMENİCE

- ERMENİCE ile/ve/değil/<> KRAPAR ERMENİCESİ

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Kilise mensuplarının ya da "Aristokrat"ların bildiği/kullandığı Ermenice. )

- ERMİN[Fr. < HERMINE] değil/yerine/= KAKIM

- EROİNMAN[Fr. < HÉROÏNOMANE] değil/yerine/= EROİNCİ

- SEVGİDE:
[Yun.] EROS
ile/ve/||/<>/> PHILOS ile/ve/||/<>/> STORGE ile/ve/||/<>/> LUGUS ile/ve/||/<>/> MANIA ile/ve/||/<>/> PRAGMA ile/ve/||/<>/> PHILAUTIA ile/ve/||/<>/> AGAPE

( Eşeysellikteki sevgi. İLE/VE/||/<>/> Etkileyici sevgi, dostluk sevgisi. İLE/VE/||/<>/> Aile/akraba sevgisi. İLE/VE/||/<>/> Oyun sevgisi. İLE/VE/||/<>/> Takıntılı sevgi. İLE/VE/||/<>/> Kalıcı sevgi. İLE/VE/||/<>/> ["]Benlik["] sevgisi. İLE/VE/||/<>/> Tanrısal/Aşkın sevgi. )

- EROZİV/EROSIVE[İng.] değil/yerine/= AŞINDIRICI

- ERTE ile SABAH
[<

( Sabahın körü. )

- ERTELEME ile/ve/||/<>/< ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK

- ERTELEME ile BASKILAMA ile PLÂNLAMA ile İZLEM/STRATEJİ

- ERTELEME ile/ve GECİKTİRME

- ERTELEME değil/yerine/>< ONUR

- ERTELEME ile/ve/değil ÖTELEME

- ERZE

( Çam ağacı. )

- ERZE[Ar.] ile ERZE[Ar.]

( Çam ağacı. İLE Samanlı sıva çamuru. | Çamdan çıkarılan zift. | Eski yönteme göre yeryüzünün bölündüğü yedi iklim.[yedi parçadan birinci iklim, ekvatora yakın olan bölge.] | Çam. )

- EŞ(KARI/KOCA/SEVGİLİ/FLÖRT, EHVER[Fars.], PARTNER[İng.]/KORTE[İt.]) ile İŞ

( Tümüyle övgüye değer, yüce biri ile karşılaştığınız zaman, sevginiz ve hayranlığınız, doğru davranma dürtüsü sağlar. )
( İş ve özel ilişkilerde, âdil ve dengeli kalmak için çaba gösterilmelidir. )
( KEBÛTER-İ HAREM: Ulaşılamayan sevgili. )
( Sevgilinin eşiğinde ölene şaşırılmaz, sağ kalana şaşırılır. )

- SIMULTANEOUS REACTION[İng.] / SIMULTAN REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞ ZAMANLI TEPKİME

- EŞADLI = HOMONYM[İng., Alm.] = HOMONYMIE[Fr.] = HOMONYMIA[Yun.]

- ESÂME ile/||/<> ESÂMİLER ile/||/<> PURUZ

( Yeniçerililer'in kayıtlı olduğu kütük defter. İLE/||/<> Ana kütük defterine adı ve ücreti yazılmış yeniçeriler ve öteki görevlilere verilen ad. İLE/||/<> Rumeli'de tutulan tevzî defterlerine verilen ad. )

- ESSENCE[İng.] / EXTRACTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ESANS

- EŞARP[Fr. < ÉCHARPE] değil/yerine/= BAŞÖRTÜSÜ

- ESAS ile/ve/||/<> İRÂDE ile/ve/||/<> SONUÇ"

( Usûl/yöntem, esastan önce gelir/gelmelidir. İLE/VE/||/<> İhtiyâr[< Hayır!][yapmama bilgisi/isteği], irâdeden[yapma bilgisi/isteği] önce gelir/gelmelidir. İLE/VE/||/<> Süreç, sonuçtan önce gelir/gelmelidir. )

- ESAS ile TEMELDE ile TEMEL

- ESASEN değil/yerine/= GERÇEKTE

- ESCAPE :/yerine KAÇMAK

- EŞCÂR ile/||/<> EŞCÂR-I MÜSMİRE ile/||/<> EŞCÂR-I GAYR-İ MÜSMİRE

( Ağaçla. İLE/||/<> Meyveli Ağaçlar. İLE/||/<> Meyvesiz ağaçlar. )

- EQUIVALENT CIRCUIT[İng.] / ERSATZSCHALTUNG, ANALOGSTROMKREIS, ANALOGSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER DEVRE

- EQUIVALENT RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE ÉQUIVALENTE[Fr.] / ÄQUIVALENTWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER DİRENÇ

- GLEICHWERTIGE ENERGIEQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER ENERJİ KAYNAĞI

- EQUIVALENT CONDUCTANCE[İng.] / CONDUCTIVITÉ ÉQUIVALENTE[Fr.] / ÄQUIVALENTE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER İLETKENLİK

- EQUIVALENT WEIGHT[İng.] / MASSE ÉQUIVALENTE[Fr.] / ÄQUIVALENT GEWICHT, ÄQUIVALENTE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER KÜTLE

- EQUIVALENT FOCAL LENGTH[İng.] / LONGUEUR FOCALE ÉQUIVALENTE[Fr.] / ÄQUIVALENTE BRENNWEITE, ÄQUIVALENTE FOKALDISTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER ODAK UZAKLIĞI

- EQUIVALENT TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE ÉQUIVALENTE[Fr.] / GLEICHWERTIGE TEMPERATUR, ÄQUIVALENTTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER SICAKLIK

- EQUIVALENT SINE WAVE[İng.] / ONDE SINUSOÏDALE ÉQUIVALENTE[Fr.] / ÄQUIVALENTE SINUSWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER SİNÜS DALGASI

- EŞDEĞERLİ = MUADİL = EQUIVALENT[İng.] = ÉQUIVALENT[Fr.] = ÄQUÏVALENT[Alm.] = AEQUIVALENS[Lat.] = EQUIVALENTE[İsp.]

- EŞDEĞERLİLİK = MUADELET = EQUIVALENCY[İng.] = ÉQUIVALENCE[Fr.] = AEQUIVALENZ[Alm.]


- EŞE ve/<> NEŞE

- ESEDÎ ile/||/<> EŞREFÎ ile/||/<> FLORİ ile/||/<> MECİDİYE ile/||/<> LARİN ile/||/<> SULTANÎ ile/||/<> DUKA ALTINI ile/||/<> MANGIR ile/||/<> GANİMET

( Üzerinde aslan görseli bulunan Osmanlı parası. İLE/||/<> XVI. yy.dan sonra çıkarılan para. İLE/||/<> Osmanlı devletinde de kullanılmış Floransa parası. : İLE/||/<> 1840 yılında basılmış 20 kuruş değerinde gümüş sikke. İLE/||/<> Basra'da kullanılan bir gümüş para. İLE/||/<> Mısır Trablus ve Cezayir darphanelerinde basılan Osmanlı altını. İLE/||/<> Venedik altını. İLE/||/<> Bakırdan yapılmış iki buçuk para değerinde sikke. İLE/||/<> Savaşta düşmandan ele geçirilen mal. )

- ISOCLINIC LINE[İng.] / LIGNE ISOCLINIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞEĞİM ÇİZGİSİ

- EŞEK ve/<> DEVE

( İkisi de hangisi önündeyse onu takip eder/miş. :) )

- EŞEKLEŞMEK ile EŞEK/LİK ile EŞEKÇE ile EŞEKÇİ/LİK ile EŞEK OTU ile EŞEK ARISI ile EŞEK İNADI ile EŞEK DAVASI ile EŞEK DİKENİ ile EŞEK HIYARI ile EŞEK KAFALI ile EŞEK MARULU ile EŞEK SIPASI ile EŞEK ŞAKASI ile EŞEK CENNETİ ile EŞEK MAYDANOZU

- SÉRIE ISOÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞEKSİCİK DİZİ

- ISOELECTRONIC SEQUENCE[İng.] ile/değil/yerine/= EŞEKSİCİKLİ DİZİ

- ESEME = MANTIK = LOGIC[İng.] = LOGIQUE[Fr.] = LOGIK[Alm.] = LOGIKE[Yun.] = LÓGICA[İsp.]

- ESENTEPE ile ESENTEPE

( Mecidiyeköy - Zincirlikuyu arasında bir semt. İLE Silâhtar - Yıldız Tabya arasında bir semt. )

- ISENTROPIC EXPANSION[İng.] ile/değil/yerine/= EŞENTROPİLİ GENLEŞME


- COHERENT SCATTERING[İng.] / DISPERSION COHÉRENTE[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞEVRELİ SAÇILMA

- INCOHERENT SCATTERING[İng.] / DISPERSION INCOHÉRENTE[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞEVRESİZ SAÇILMA

- EŞEY ile EŞEYLİ/LİK ile EŞEYSEL/LİK ile EŞEYSİZ ile EŞEYLİ ÜREME ile EŞEYSİZ ÜREME

- EŞEYE BAĞLI KALITIM[İng. SEX-LINKED INHERITANCE] ile/||/<> HEMOFİLİ[İng. HEMOPHILIA]

( Cinsiyeti belirleyen kromozomların (X ve Y) üzerindeki genlerin bir sonraki nesle aktarılması olayı. Canlının cinsiyeti ve cinsiyetler arası anatomik farklar gibi özelliklerinin oluşmasını sağlar. X ve Y kromozomları arasında homolog olan ve homolog olmayan kısımlar bulunur. Cinsiyet ve ona bağlı olan diğer özellikler kalıtılabileceği gibi hemofili, kulak kıllılığı, balık pulluluk gibi genetik hastalıklar da yavruya aktarılabilir. Dişi insanların eşey kromozomlarında X-bağlı gen olarak bilinen yaklaşık 1100 gen, erkek insanların eşey kromozomlarında ise Y-bağlı gen olarak bilinen 78 gen bulunur. Y kromozomunda çok az gen bulunduğundan babadan oğula çok az genetik hastalık geçmektedir. @@ Bir ya da birden fazla kan pıhtılaşma etmenlerinin oluşmadığı X'e bağlı genetik çekinik rahatsızlık. En küçük kesiklerde bile devam eden kanama görülür. İç kanamadan dolayı şişen eklemler sık rastlanan bir sorundur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EŞEYSEL ENGELLENME ile/ve/değil VAROLUŞSAL ENGELLENME

- EŞEYSEL ÖRGEN:
"İKİ BACAK ARASI/NDA"
ile/ve/değil/||/<>/< İKİ KULAK ARASI/NDA (ZİHİNDE/DÜŞÜNCEDE)

- KARIN/EŞEYSEL ÖRGEN/LER:
ARKA/DA
ile/ve/değil/||/<> ÖN/DE

( Dört ayak üstündeyken/üstündeyse. İLE/VE/DEĞİL/||/<> İki ayak üstündeyken/üstündeyse. )
( Hayvanda ve insan gövdesinde. İLE/VE/DEĞİL/||/<> İnsan gövdesinde. )

- ESHÂB-I YEMİN ile MEYMENE

- ISOCHORE[İng.] ile/değil/yerine/= EŞHACİM EĞRİSİ

- THRESHOLD WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE DE SEUIL[Fr.] / SCHWELLENWELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞİK DALGA BOYU


- SEUIL[Fr.] / SCHWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞİK DEĞER

- THRESHOLD VOLTAGE[İng.] / TENSION DE SEUIL[Fr.] / EINSATZSPANNUNG, SCHWELLENSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞİK GERİLİM

- Eşikte kalabilmek için DİNLE!!!

- ESÎNE[Ar.] ile ESİNNE[Ar. < SİNÂN]

( Kirişin bir katı. | Yalın kat tasma. İLE Kılıçlar. | Süngüler. | Bileği taşları. )

- Eşini/sevgilini iyi DİNLE!!!

- ESİNLENME ile/ve/değil/||/<>/< ÇAĞRIŞIM

- ESİNLENME ile/ve/||/<> ÖYKÜNME

- ESİR ile KÖLE

- ESİRGEME ile ESİRGEMEZLİK

- ESİRMEK ile ESİR/LİK ile ESİRE ile ESİRCİ/LİK ile ESİR KAMPI ile ESİR ALMACA ile ESİR PAZARI


- ANALYSENWAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞİT KOLLU TERAZİ

- EŞİT OLAMAMA ile/ve/||/<> TAYİN EDİLEMEME

- EŞİTLEME ile EŞDEĞERLİLİK

- EŞİT/LEME ile/değil/||/<>/> EŞ/LEME

- EŞİTLEME ile İNDİRGEME

- EŞİTLİK = MÜSÂVÂT = EQUALITY[İng.] = ÉGALITÉ[Fr.] = GLEICHHEIT[Alm.] = AEQUALITAS[Lat.] = IGUALDAD[İsp.]

- RHOMBOHEDRAL[İng.] / RHOMBOÉDRIQUE[Fr.] / RHOMBOEDRISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞKENAR DÖRTGEN YÜZLÜ

- ESKİ DÖNEM DÜŞÜNCEYE(AKADEMİSYENLERE) GÖRE:
ÖLÇÜLEBİLİRSE
ile ÖLÇÜLEMEZSE

( "Bilim." İLE "Şiir." )

- ESKİ EŞYA ve/||/</<> ESKİ DÜŞÜNCE

( At! VE/||/<> At! )

- ESKİ OKKA[< ÜKİYYE / VÜKYE] ile YENİ OKKA

( 1283 gram olan [400 Dirhem] olan ağırlık ölçüsü. İLE 1000 gr. olan ağırlık ölçüsü.[Okka'nın %78'ini karşılar.] )
( Hesaplaması: 1 okka x 128 = 1 kg. x 78 )

- ESKİ TABİRLE ... ile/ve/değil ESKİMEYEN TABİRLE

- ESKİ TÜRKÇE ile/ve GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİ

( Yakut/Saka Türkçe'si, eski ile günümüz Türkçe'si arasında bir köprüdür. )

- ESKİME ile YIPRANMA

- ESKİMEK ile ESKİTMEK ile ESKİLEŞMEK ile ESKİTİLMEK ile ESKİTEBİLMEK ile ESKİYEBİLMEK ile ESKİ/LİK ile ESKİL ile ESKİZ ile ESKİCE ile ESKİCİ/LİK ile ESKİ ÇAĞ ile ESKİ KURT ile ESKİ YAZI ile ESKİ DÜNYA ile ESKİ PÜSKÜ ile ESKİ TÜFEK ile ESKİ KAFALI/LIK ile ESKİ TOPRAK ile ESKİ ESERLER ile ESKİ GÖZ AĞRISI

- ESKORT[Fr. < ESCORTE] değil/yerine/= KORUMA ARACI

- EŞLEME ile EŞLEMELİ ile EŞLEMESİZ

- EŞLEME ile/ve/||/<> EŞLEŞTİRME ile/ve/||/<> EŞİTLEME

- EŞLEME ile/ve/||/<>/> ROL DEĞİŞTİRME ile/ve/||/<>/> AYNA ile/ve/||/<>/> YARDIMCI TEKNİKLER

- CONJUGATE IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE CONJUGUÉE[Fr.] / KONJUGIERTE IMPEDANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK EMPEDANS

- COUPLED OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR COUPLÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK SALINGAÇ


- CONJUGATE[İng.] / CONJUGUÉ[Fr.] / KONJUGIERT[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK

- EŞLEŞTİRME ile/değil/yerine İLİŞKİLENDİRME

- EŞLEŞTİRME ile/değil/yerine KIYASLAMA