| ...E ve ...E | (E ile biten FaRkLaR...)

- CÂNİB[Ar.] ile NÂHİYE[Ar.] ile CİHET[Ar.]

- Canım! DİNLE!!!

- CANLANDIRMA ile/ve/||/<> ZENGİNLEŞTİRME ile/ve/||/<> DERİNLEŞTİRME

( Özellikle de görselde... )

- CANLI OLAN = ÂLÎ[Fars.] = 'UZVİYYE[Ar.] = ORGANIC[İng.] = ORGANIQUE[Fr.] = ANIMALIS[Lat.] = BELEBT, ORGANISCH[Alm.] = ORGANA EKHÕN, EMPSÜKHOS[Yun.] = ORGANICO[İt., İsp.] = ORGANISCH[Fel.] = ORGANISK[Dan.]

- LIVING STONEITE[İng.] ile/değil/yerine/= CANLI STONİT

- CANLI = TİRİG = ZENDE, CÂNAVAR(CÂNOMANDÂN: CANLILAR)[Fars.] = HAYY[Ar.] = LIVING THING[İng.] = ÊTRE VIVANT[Fr.] = VIVO, ANIMAL[Lat.] = DAS BESEELTE, DAS LEBEWSESEN, DAS LEBENDIGE, DAS BELEBTE[Alm.] = TO ZÕN[Yun.] = VIVENTE[İt.] = LO VIVO[İsp.] = LEVEND WEZEN[Fel.] = LEVENDE VÆSEN[Dan.] = JIVAYO SUŞŞESTVO[Rus.]

- CANLILAR SINIFLANDIRMASI'NDA:
EUBACTERIA
ve ARCHAEBACTERIA ve ARCHAEZOA ve PROTISTA ve CHROMISTA ve FUNGI ve PLANTAE ve ANIMALIA

- CANLI/LIK ile CANLICI/LIK ile CANLI BOMBA ile CANLI CANLI ile CANLI MODEL ile CANLI MÜZİK ile CANLI RESİM ile CANLI YAYIN ile CANLI CENAZE ile CANLI ÖZDEKÇİ/LİK ile CANLI YAYIN ARACI

- CANLILIK = TİRİGLİG = SERZENDEGÎ[Fars.] = el-HAYAVİYE/T[Ar.] = LIVELINESS[İng.] = VITALITÉ[Fr.] = VITALITAS[Lat.] = DIE BELEBUNG, DIE BELEBHEIT, DIE LEBENDIGKEIT, DAS LEBENDIGSEIN[Alm.] = HË EMPSÜKHË[Yun.] = VITALITA[İt.] = VIDALIDAD[İsp.] = LEVENDIGHEID[Fel.] = LIVLIGHED[Dan.] = JIVAYO SUŞŞESTVO[Rus.]

- ÇANSI KALİKS, ÇAN BİÇİMİNDE KALİKS = KE'S-İ CERESÎ = CALICE CAMPANULÉ


- CANSIZ ile CANSIZ NESNE

- cap.[Lat. < CAPE] değil/yerine/= ALINIZ

- KUTUR[Osm.] / DIAMETER[İng.] / DURCHMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇAP, DİAMETRE

- ÇAP ile/ve ÇEVRE

- ÇAP = DIAMETER[İng.] = DIAMÈTRE[Fr.] = DURCHMESSER[Alm.] = CALIBRO[İt.] = DIÁMETRO[İsp.]

- ÇAPA ile ÇAPA KİŞİ ile DEMİRLEME

- CAPABLE :/yerine YETENEKLİ

- CAPACITY vs. "STATE"

- CAPACITY :/yerine KAPASİTE

- CAPITAL :/yerine BAŞKENT, SERMAYE


- ÇAPRAZLAMAK ile ÇAPRAZLAŞMAK ile ÇAPRAZLAŞTIRMAK ile ÇAPRAZ/LIK ile ÇAPRAZ KUR ile ÇAPRAZ ATEŞ ile ÇAPRAZ SORGU ile ÇAPRAZ KAFİYE ile ÇAPRAZ SORGULAMA

- caps. amyl.[Lat. < CAPSULA AMYLACEA] değil/yerine/= KAŞE

- CAPTURE :/yerine ELE GEÇİRMEK

- ÇAR ile ÇARİÇE ile ÇAREVİÇ[< Rusça < Lat.]

( Rus imparatorlarına ve Bulgar krallarına verilen san. İLE Çarın karısına ya da kadın Çar'a verilen san. İLE Çar'ın oğlu. )

- CARATHÉODORY KÂİDESİ[Osm.] / CARATHÉODORY'S PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE CARATHÉODORY[Fr.] / CARATHÉODORY-PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= CARATHÉODORY İLKESİ

- ÇARDAK ile KAMERİYE

( ... İLE Bahçelerde yazın oturulmak için yapılan, kafes biçiminde, kubbeli, üstü yeşilliklerle sarılan süslü çardak. )

- CARE :/yerine BAKIM, İLGİLENMEK

- ÇARE[Fars.] değil/yerine/= ÇÖZGE

- ÇÂRE[Fars.] ile/ve/||/<> DEVÂ[Ar.]

- ÇARE değil/yerine/= UMAR


- CAREFULLY :/yerine DİKKATLİCE

- Çaresizi DİNLE!!!

- CAREY-FOSTER BRIDGE[İng.] / PONT DE CAREY-FOSTER[Fr.] / CAREY-FOSTERSCHE BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= CAREY-FOSTER KÖPRÜSÜ

- CARİ[Ar.] değil/yerine/= GEÇERLİ/YÜRÜRLÜKTE

- CARİYE/HALAYIK / AS/AWINÇU/KÜNG[dvlgtrk] ile/||/<> KARVAŞ/KARAVAŞ ile/||/<> MUTAK ile/||/<> HASEKİ ile/||/<> HASEKİ İKBAL

( ... İLE/||/<> Haremdeki cariye. İLE/||/<> Osmanlı'da özgürlüğü geri verilmiş kul ya da karavaş. İLE/||/<> Karavaşlar arasından seçilen, sultan gözdesi.[Erkek çocuk doğuran, saray cariyesi.] İLE/||/<> Sultanın gözde cariyesi. )

- CARLİN ile CARLİNE

- ÇARLİSTON ile ÇARLİSTON BİBER ile ÇARLİSTON MARKA ile ÇARLİSTON MARKA KERESTE

- CARNOT ENGINE[İng.] / MACHINE DE CARNOT[Fr.] / CARNOT-NUTZLEISTUNG, CARNOTSCHE MASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= CARNOT MAKİNESİ

- CAROTENE

( Karotin, A vitaminin ana maddesi. )

- COLLISION DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE COLLISION[Fr.] / STOSSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇARPIŞMA YOĞUNLUĞU


- ÇARPMAK ile ÇARPILMAK ile ÇARPTIRMAK ile ÇARPABİLMEK ile ÇARPIVERMEK ile ÇARPTIRILMAK ile ÇAR ile ÇARE ile ÇARK ile ÇARİÇE/LİK ile ÇARKLI ile ÇARKÇI/LIK ile ÇARESİZ/LİK ile ÇARKSIZ ile ÇARESİZCE

- ÇARPMA[x] ve BÖLMEDE[:]:
+.+ ve -.-
ile/ve/<> +.- ve -.+

( [sonuç] Her zaman, + 'dır. İLE/VE/<> Her zaman, - 'dir. )

- ÇARŞAF ile YELDİRME

( ... İLE Kadınların, çarşaf yerine kullandığı, başörtüsü ile birlikte giyilen hafif üstlük. )

- CARYOPHYLLACEAE = KARANFİLÎYE

- CARYOTYPE[İng.] değil/yerine/= KARYOTİP

( Bir bireyin kromozomlarının yapısının, kromozom sayısı ve normal durumdan sapmaları da içerecek biçimde tanımlanması.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- CASE :/yerine DURUM, DAVA

- CASSEGRAIN ANTENNA[İng.] / ANTENNE DE CASSEGRAIN[Fr.] / CASSEGRAIN-ANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= CASSEGRAİN ANTENİ

- CASSEGRAIN TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE DE CASSEGRAIN[Fr.] / CASSEGRAINSCHES TELESKOP, CASSEGRAIN-TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= CASSEGRAİN TELESKOBU

- CAT- ile/||/<> EN- ile/||/<> END-/ENDO-/ENTO-/ESO- ile/||/<> EP-/EPİ- ile/||/<> DEXTR-/DEXTRO- ile/||/<> DİST-/DİSTO- ile/||/<> DORS-/DORSİ-/DORSO- ile/||/<> HYP-/HYPO- ile/||/<> HYPER- ile/||/<> HYPS-/HYPSİ-/HYPSO- ile/||/<> E-/EC-/EX-/EXO-/OE- ile/||/<> EXTRA-/EXTRO- ile/||/<> MES-/MESO- ile/||/<> MET-/META- ile/||/<> İM- ile/||/<> İN- ile/||/<> İNTER- ile/||/<> İNTRA-/İNTRO- ile/||/<> LATER-/LATERİ-/LATERO- ile/||/<> ULTRA- ile/||/<> UN- ile/||/<> SUB- ile/||/<> SUPER- ile/||/<> SUPRA- ile/||/<> SYN- ile/||/<> TRANS- ile/||/<> PERİ- ile/||/<> PRE-/PRAE-/PRO- ile/||/<> PROT-/PROTO- ile/||/<> RETRO- ile/||/<> PAN-/PANT-/PANTO- ile/||/<> CO-/COM-/CON- ile/||/<> POST- ile/||/<> PLEİO-/PLEO- ile/||/<> MEDİ-/MED- ile/||/<> MULT-/MULTİ-

( Aşağı, alt, uzak, karşıt, cot, ile. İLE/||/<> İçine, içine koymak, içte kapatmak, çevrelemek. İLE/||/<> İçinde, iç tarafta. İLE/||/<> Yukarıda, üstte, arasında, önde, yanda, tarafında, dışta, üstte, üzerinde, ek olarak. İLE/||/<> Sağda, sağa doğru, sağ tarafta. İLE/||/<> Distal, merkezden uzakta, ayrı, arkada. İLE/||/<> Sırt, sırtla ilgili, dorsal geri, arka. İLE/||/<> Altında, aşağıda, normalden az. İLE/||/<> Üzerinde, üstünde, yukarısında, ötesinde, normalden fazla, aşırı. İLE/||/<> Yüksek, yükseklik, yukarıda, yukarı, yukarıya. İLE/||/<> Ötesinde, dış, kapalı, -den, bütünüyle, olmaksızın, dışında, dış tarafta, bütünüyle. İLE/||/<> Dışında, fazladan, ötesinde, üstüne, ek olarak. İLE/||/<> Orta, arada, birleştirici bölüm, kısmı, ikincil. İLE/||/<> Sonra, ötesinde, arasında, değişim, dönüşüm, başkalaşım. İLE/||/<> Değil, olmayan, olumsuz anlam veren ön ek. Yokluk, eksik, olmaksızın. İLE/||/<> İçine, içte, içinde, e doğru, üzerinden. İLE/||/<> Arasında, içlerinde, çevrelenmiş, sarılmış. İLE/||/<> İçinde, içine, içe doğru. İLE/||/<> Yan, yanda, yan tarafta. İLE/||/<> Ötesinde, aşırı, fazla. İLE/||/<> Değil, eksik, yoksun. İLE/||/<> Boyunca, ötesinde, bütünü ile. İLE/||/<> Altında, yakınında, hemen hemen, yakın, eksik, az çok. İLE/||/<> Yukarıda, aşırı, üzerinde. İLE/||/<> Yukarıda, üzerinde, üstünde. İLE/||/<> İle, birlikte, yapışık, kaynaşmış, bağlantı [b, m, p öncesi sym, l öncesi syl olur]. İLE/||/<> Önce, önünde. İLE/||/<> Çevresinde, yakınında, ötesinde, dolaylarında. İLE/||/<> İlk kez, ilk durum. İLE/||/<> Geri, sırt, arka, arkada. İLE/||/<> Bütün, genel, hepsi. İLE/||/<> İle, birlikte. İLE/||/<> Sonra, arkasında, daha sonra. İLE/||/<> Daha fazla. İLE/||/<> Orta, orta çizgi ve düzlemle ilgili, mediyal, ara, arada. İLE/||/<> Çok, fazla, aşırı, çok sayıda bölüm tutan. )

- ÇATAL ÇEŞME

( Bâbıâli'dedir. )

- ÇATAL ÇEŞME ile/ve ÇATAL ÇEŞME

( Bâbıâli'de, Molla Çelebi Sokağı'nda, cami karşısında. [1881] İLE/VE
Bağdat Caddesi'nde. [1767][1947'de yeri kaydırılmıştır] )

- ÇATI" ile/ve/||/<> "ŞEMSİYE"

- ÇATIKLAŞMAK ile ÇATIK/LIK ile ÇATIK KAŞ ile ÇATIK YÜZ ile ÇATIK KAŞLI/LIK ile ÇATIK SURAT ile ÇATIK YÜZLÜ/LÜK ile ÇATIK ÇEHRE ile ÇATIK SURATLI/LIK ile ÇATIK ÇEHRELİ/LİK

- ÇATIŞMA ile/değil ÇEKİŞTİRME

- ÇATIŞMA ile/ve/<> DİDİŞME

- ÇATIŞMA ile/ve "İTİŞME"

- ÇATIŞMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KESİŞME

- ÇATIŞMA ile/ve/||/<>/> ÇEKİŞME

- CAUCHY İLE D'ALEMBERT İLE RAABE ile/||/<> YAKINSAKLIK TESTLERİ

( Serilerin yakınsaklığını belirleyen testler. )
( Formül: lim |aₙ₊₁/aₙ| < 1 )

- [not] CAUSE OF vs. CAUSES OF ONE


- CAUSE :/yerine SEBEP

- CÂVİDÂN-NÂME[Fars.] ile CÂVİDÂN-NÂME[Fars.]

( Kur'an'ın, Esterâbâd'lı Fazlullah tarafından, Hurûfiye tarikatının inancına göre yapılmış tefsiri. İLE Baba Efdâl-i Kâşânî tarafından yazılmış ahlâk ve felsefe kurallarını derleyen Farsça eser. )

- CAYAMBE ile/ve SARA URCU ile/ve ANTISANA ile/ve COTUPAXI ile/ve CHIMBARAZI ile/ve TUNGURAHU ile/ve EL ATAR ile/ve SANGAY

( Yanardağlar ülkesi Ekvador'da bulunan etkin yanardağlar. )

- ÇAYDAM ile KEÇE
[<

( Kaban yapmakta ya da döşeğin içini doldurmakta kullanılan ince keçe. )

- ÇAYHANE ile ÇAYHANECİ/LİK

- ÇAYIR MANTARI ile HOROZ MANTARI ile KAV MANTARI ile KEÇİ MANTARI/AK MANTAR ile KUZU MANTARI ile YER MANTARI/KEME/KARAKEME/DOMALAN[Lat. TUBER MELANOSPORUM] KARA KEME

( KAV MANTARI: Bazitli mantarlardan, ağaçların gövdesinde ya da dallarında yetişen ve kurusu kav olarak kullanılan bitki.[Lat. FOMES FOMENTARIUS] )

- CAZİBE[Ar.] değil/yerine/= ALIMLILIK/ALBENİ

- CAZİBE değil/yerine/= ÇEKİCİLİK/ALIM/ALIMLILIK/ALBENİ

- CAZİBE ile CHARMED ile ALIMLI

- CÂZİBE ile NÂMİYE ile HASSÂSE ile MÜDRİKE


- CEZBE/CAZİBE ile/ve TAHRİK

- CAZİBELEŞMEK ile CAZİBELEŞTİRMEK ile CAZİBE ile CAZİBELİ/LİK ile CAZİBESİZ/LİK

- CE ile/||/<> PAGE

( CE kapiler elektroforez otomasyon İLE PAGE jel manuel. )
( Formül: Kapiler İLE jel )

- CE'BE[Ar.] ile CEBE[Ar.]

( Göbek bölgesi. İLE Zincirden ya da halkadan örme zırh. )

- CEBE ile/ve/||/<> CEVŞEN

( Tek parça olmayan, kalın meşin savaş giysisi. İLE/VE/||/<> Göğüs ve sırt tarafları ile kolların dirseğe kadar olan ve kolçak denilen bölümleri tek parça çelik levhalardan ve öteki bölümleri örme kafesli çelik telden yapılmış savaş giysisi. | Demir tabakalardan/halkalardan yapılan yensiz savaş giysisi.[Ar. AL-KARKAL] )

- CEBE[< Fars.] değil/yerine/= ZIRH, SİLAH

- CEBEL/LEŞME değil CEDEL/LEŞME

( TARTIŞMA, SERT MÜNÂKAŞA | KAVGA )

- CEBELLEŞMEK ile CEBE ile CEBEL ile CEBECİ ile CEBELİ

- CEBERÛT[Ar.] ile CİRİYYE[Ar.] ile KİBR[Ar.]

- CEBİN ile CEBİR ile CEBİRSEL ile CEBİ DELİK ile CEBİRSEL DEYİM ile CEBİRSEL İFADE ile CEBİRSEL FORMÜL


- CEBİR = CEBR[Fars., Ar.] = ALGEBRA[İng., İt., İsp., Dan., Rus.] = ALGÈBRE[Fr.] = ARS RATIOCINANDI PER LITTERAS, ARS PER LITTERAS[Orta Lat.] = ALGEBRA, BUCHSTABENRECHNUNG[Alm.] = ALGEBRA, STELKUNDE[Fel.]

- CEBÎRE[Ar.] ile CEBÎRE[Ar.]

( Kırık/çıkık olan bir örgene sarılan tahtalar. İLE Halkın bir işe hazırlanması. )

- CEB(İ)R[Ar.] değil/yerine/= ZOR, ZORLAMA | DÜZELTME, TAMİR ETME

- [ne yazık ki]
CEBR
ve/||/<> HİLE

- CEBREN değil/yerine/= GÜCERLE

- CEBRÎ İCRA değil/yerine/= GÜCERLE TÜZRE

- CEBR-ÜL es-SÂM:
MATEMATİKTE
ile/ve/<> MANTIKTA ile/ve/<> ŞİİRDE

( İrrasyonel [sonu olmayan, aşkın] sayı. İLE/VE/<> Açmaz/çıkmaz[paradoks]. İLE/VE/<> Aşk. )
( CEBR: Kök/köken. | SÂM: Duymak/işitmek. )

- ÇEÇ ile ÇEÇE

- ÇEÇEN ile ÇEÇENCE

- CEDDE[Ar. < CEDDÂT] ile/ve/> CEDD[Ar. < ECDÂD]

( Babaanne. İLE/VE Dede, büyük baba. )

- CEDEL-İ MAHBÛBE ve CEDEL-İ MAZMÛNE ile/ve/||/<>/> CEDEL-İ MAHMÛD ve CEDEL-İ MAZMÛNE

(

Cedel Türleri: Mahmûd – Mezmûm / Mahbûbe – Mazmûne

1. Mahmûd ve Mezmûm Cedel

Mahmûd ve Mezmûm ayrımı, tartışmanın ya da söylemin amacına ilişkindir. Bu ayrımda ölçüt, tanımın biçimi değil tartışmaya girilme niyetidir.

Mahmûd cedel, hakikati ortaya çıkarmayı hedefler. Kişi, kendi görüşünün yanlış olabileceğini baştan kabul eder. Amaç, galip gelmek değil doğruya yaklaşmaktır. Delil istemek, karşı delili dikkate almak ve gerekirse geri adım atmak, bu türün temel özellikleridir.

Örnekler:

  • “Yanılıyor olabilirim. Verileri birlikte inceleyelim.”
  • “Eğer söylediğin doğruysa düşüncemi değiştiririm.”
  • “Önemli olan, kimin kazandığı değil neyin doğru olduğu.”

Mezmûm cedel, hakikati değil galibiyeti amaçlar. Konu ikincildir; asıl hedef, öteki kişiyi/kişileri susturmak, itibarsızlaştırmak ya da üstünlük kurmaktır. Bu türde otoriteye dayanma, çoğunluğu referans verme, niyet okuma ve kişisel saldırı yaygındır.

Örnekler:

  • “Ben, senden büyüğüm. Tartışma bitmiştir.”
  • “Bu konuda konuşacak yetkinliğin yok.”
  • “Bizi eleştirenlerin niyeti belirli.”

2. Mahbûbe ve Mazmûne Cedel

Mahbûbe ve Mazmûne ayrımı, tanımın nasıl kurulduğuyla ilgilidir. Burada, niyet değil dilsel sunum biçimi belirleyicidir.

Cedel-i Mahbûbe, açık öncüllere dayanır. Konuşan kişi, hangi varsayımlardan hareket ettiğini gizlemez. Dinleyici, iddianın dayandığı kabulleri açıkça görür.

Örnekler:

  • “Adâlet, herkes için önemlidir.”
  • “Güvenlik önemlidir; bu yasa gerçekten buna hizmet ediyor mu?”
  • “Emeğe saygı değerlidir. Bu davranış, buna uyuyor mu?”

Cedel-i Mazmûne, örtük öncüllerle kurulur. Asıl iddia, doğrudan söylenmez; imâ edilir. Dinleyici, boşlukları kendi doldurmaya yönlendirilir. Bu nedenle, yanlış çıkarıma açık bir yapı taşır.

Örnekler:

  • “Bazı kararların kimlere yaradığı açık.”
  • “Bu işin sonunun nereye varacağını biliyorsun.”
  • “Bazı kişiler, böyle davranır, sonra şaşırır.”

3. Türlerin Birlikte Görünümü

Bu iki ayrım, birbirinden bağımsızdır. Mahbûbe olmak, zorunlu olarak Mahmûd olmak anlamına gelmez; Mazmûne olmak da doğrudan Mezmûm sayılmaz.

  • Mahbûbe + Mahmûd: Açık öncüllerle, hakikati arayan ideal tartışma biçimi.
    Örnek: “Güvenlik önemli; bu yasa, gerçekten buna hizmet ediyor mu?”
  • Mahbûbe + Mezmûm: Tanım açık olsa bile amaç, baskı kurmaktır.
    Örnek: “Herkes bunu kabul eder. İtiraz eden, bilgisizdir.”
  • Mazmûne + Mahmûd: Kırıcı olmamak için dolaylı anlatım kullanılır; niyet samimidir.
    Örnek: “Bu yaklaşımın uzun vâdeli etkilerini düşünmek gerekir.”
  • Mazmûne + Mezmûm: İmâ yoluyla suçlama ve itibarsızlaştırma yapılır.
    Örnek: “Bu yasaya karşı çıkanların niyeti mâlum.”

Sonuç itibarı ile ...

Mahmûd ve Mezmûm ayrımı, tartışmanın niyetini;
Mahbûbe ve Mazmûne ayrımı ise tanımın biçimini açıklar.

Bir söylemin sağlıklı ya da sorunlu oluşu,
ne söylendiğinden çok,
nasıl söylendiğiyle ilgilidir.

)

- CEHADEHU[Ar.] ile CEHADE[Ar.] ile BİHİ[Ar.]

- CEHÂLET ve/<> BAĞNAZLIK ve/<> ÖFKE ve/<> YEGİNLİK/ŞİDDET

- CEHÂLET ve/||/<>/< CEVELE

( Düzensiz ilişki. VE/||/<>/< Dolaşmak.
[Yaşamı, anlamsız, amaçsız ya da dirimsel sürdürmek.] )

- CEHRE[< Fars.] ile ÇEHRE[< Fars.]

( Pamuk, yün gibi şeyleri eğirip iplik durumuna getirmeye yarayan araç, iğ. İLE Yüz. | Görünüş. | Somurtkanlık. )

- ÇEHRE ile ÇEHRECE ile ÇEHRELİ ile ÇEHRE ZÜĞÜRDÜ

- ÇEHRE[Fars. ÇİHRE] ile/ve/||/<> ÇEVRE

- ÇEKÇE ile ÇEKÇEK

- ÇEKEK ile ÇEÇGE ile ÇEK ÇUK ile ÇEK
[<

( Çekiç. İLE Dokumacı tarağı. İLE Ivır zıvır, eski eşya. İLE . Çizgili kumaşa[bürd] benzeyen bir pamuklu dokuma.[Atkı, şal gibi şeylerin yapımında kullanılır.] )

- LIXIVIATION, LESSIVAGE, LIXIVITION[Fr.] ile/değil/yerine/= ČEKEME, VYKAMA VE ÇUŽİTLEME


- ÇEKEMEME ile ÇEKEMEMEZLİK

- HOOD[İng.] / SCHUTZHAUBE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKEROCAK

- JACKET[İng.] / CHEMISE[Fr.] ile/değil/yerine/= CEKET

- HAMMERMÜHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİČKİ KŘİVCİ

- ÇEKİK/LİK ile ÇEKİKÇE ile ÇEKİK GÖZ ile ÇEKİK GÖZLÜ/LÜK

- TENSILE STRENGTH[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKİLEBİLME

- ÇEKİM / ÇEKİM KUVVETİ ile/||/<> ÇEKİM KÜTLESİ / KÜTLE

( Nesnelerin çekim(gravitasyon), elektrik, manyetik ve nükleer nitelikli güçlerle birbirini çekmesi. )

- CÂZİBE[Osm.] / ATTRACTION[İng.] / ATTRACTION[Fr.] / ANZIEHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİM

- ÇEKİMSER/LİK ile ÇEKİMSERCE

- ÇEKİNCE ile/ve/||/<>/< BELİRSİZLİK


- ÇEKİNCE ile SAKINCA

- ÇEKİNCE ile/değil/yerine SAYGI

- ÇEKİNCE ile SIKINTI

- ÇEKİNGENLEŞMEK ile ÇEKİNGENLEŞTİRMEK ile ÇEKİNGENLEŞEBİLMEK ile ÇEKİNGEN/LİK ile ÇEKİNGENCE

- ÇEKİNME ile EMPATİ

- ÇEKİNME ile/ve/değil/||/<> NEZÂKET

- ÇEKİNMEK ile ÇEKİNİLMEK ile ÇEKİNDİRMEK ile ÇEKİNEBİLMEK ile ÇEKİNCE ile ÇEKİNCELİ ile ÇEKİNCESİZ

- BINDING ENERGY[İng.] / BAND D'ÉNERGIE, ÉNERGIE DE LIAISON[Fr.] / BINDUNGSENERGIE, ZUSAMMENHANGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK BAĞLAMA/BAĞLANMA ENERJİSİ, BAĞLAMA ENERJİSİ

- FISSION NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNSPALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK BÖLÜNMESİ

- DÉSINTÉGRATION NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK BOZUNMASI


- NUCLEAR QUADRUPOLE RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE QUADRIPOLAIRE NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK DÖRTUCAY REZONANSI

- NUCLEAR RELAXATION[İng.] / RELAXATION NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK DURULMASI

- BARRIÈRE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNBARRIERE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK ENGELİ

- NUCLEAR PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK FİZİĞİ

- NUCLEAR RECOIL[İng.] / RECUL NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNRÜCKSTOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK GERİ TEPMESİ

- INDUCTION NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNINDUKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK İNDÜKSİYONU

- NUCLEAR RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK IŞINIMI

- ISOMÈRE NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK İZOMERİ

- POINT DE FUSION NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK KAYNAŞMA NOKTASI

- ZEVEBÂN[Osm.] / FUSION NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNFUSION, KERNVERSCHMELZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK KAYNAŞMASI


- NUCLEAR CHEMISTRY[İng.] / CHIMIE NUCLEAIRE[Fr.] / KERNTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK KİMYASI

- NÜVE[Osm.] / NUCLEUS[İng.] / NUCLEUS, NOYAU[Fr.] / KERN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK, KOR, ÖZ

- NUCLEAR MASS[İng.] / MASSE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK KÜTLESİ

- NUCLEAR POLARIZATION[İng.] / POLARISATION NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNPOLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK KUTUPLANMASI

- FORCES NUCLÉAIRES[Fr.] / KERNFELDKRÄFTE, KERNKRÄFTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK KUVVETLERİ

- LASER NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK LAZERİ

- NUCLEAR MAGNETIC MOMENT[İng.] / MOMENT MAGNÉTIQUE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNMAGNETISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK MANYETİK MOMENTİ

- NUCLEAR MAGNETIC RESONANCE SPECTROMETER[İng.] / SPECTROMÈTRE À RÉSONANCE MAGNÉTIQUE NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK MANYETİK REZONANS TAYFÖLÇERİ

- NUCLEAR MAGNETIC RESONANCE TOMOGRAPHY[İng.] / TOMOGRAPHIE PAR RÉSONANCE MAGNÉTIQUE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNMAGNETISCHE RESONANZTOMOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK MANYETİK REZONANS TOMOGRAFİSİ

- NUCLEAR MAGNETISM[İng.] / MAGNÉTISME NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK MANYETİZMASI


- NUCLEAR MAGNETOMETER[İng.] / MAGNÉTOMÈTRE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNMAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK MANYETOMETRESİ

- NUCLEAR MAGNETON[İng.] / MAGNÉTON NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNMAGNETON[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK MANYETONU

- NUCLEAR MOMENT[İng.] / MOMENT NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK MOMENTİ

- NUCLEAR MAGNETIC RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE MAGNÉTIQUE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNMAGNETISCHE RESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK/NÜKLEER MANYETİK REZONANSI

- NUCLEAR PACKING[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK PAKETLEME

- NUCLEAR PILE[İng.] / PILE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNBATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK PİLİ

- NUCLEAR POTENTIAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE POTENTIELLE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNPOTENTIALENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK POTANSİYEL ENERJİSİ

- NUCLEAR RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK REZONANSI

- ÉTAT FONDAMENTAL NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK TABAN DURUMU

- KERNGRUNDZUSTANDSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK TABAN ENERJİ DURUMU


- RÉACTEUR NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK TEPKİLEŞİMİ

- ÇEKİRDEK TEPKİMESİ ile/ve/||/<> KİMYASAL TEPKİME

( Atom çekirdeklerinin değişime uğradığı tepkimeler. İLE/VE/||/<> Atomların elektron düzenlemelerinin değiştiği tepkimeler. )

- NUCLEAR REACTIONS[İng.] / RÉACTION NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNREAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK TEPKİMESİ

- PARTIE AVOL DU CYCLEDE COMBUSTIBLE NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK YAKIT DEPOLANMASI

- DENSITY OF NUCLEUS[İng.] / DENSITÉ NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK YOĞUNLUĞU

- ÇEKİRDEK ile/ve/||/<> GÖZE SIVISI/SİTOPLAZMA[Fr. < CYTOPLASME]/CYTOPLASM[İng.] ile/ve/||/<> PROTOPLAZMA[Fr. < PROTOPLAZMA < Yun.]

( Bir gözenin merkezini oluşturan nesnecik. | Atom çekirdeği. İLE/VE/||/<> Çekirdek dışta kalmak üzere, protoplazma yığını. İLE/VE/||/<> Yapı bakımından, çekirdek ve sitoplazmadan oluşan, yarı sıvı, saydam ve canlı gözenin metabolizma olaylarının oluştuğu yer. )

- ÇEKİRDEKLENMEK ile ÇEKİRDEK ile ÇEKİRDEKLİ ile ÇEKİRDEKÇİ/LİK ile ÇEKİRDEKSEL ile ÇEKİRDEKSİZ ile ÇEKİRDEK AİLE ile ÇEKİRDEK KAHVE ile ÇEKİRDEKSİZ ÜZÜM

- INTERNAL DISTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEKLER ARASI UZAKLIK

- NUCLEATION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEKLEŞME

- ÇEKİRGE ile BASIK ÇEKİRGE

( ... İLE Düzkanatlılar (Orthoptera) takımının cüce çekirgeler (Tetrigidae) ailesinde yer alan, erginleri 15-16 mm boyunda, kahverengi, ergin ve nimfleri çeşitli bitki türlerinde beslenen böcek türü. )

- ÇEKİRGE ile BOZKIR KARAÇEKİRGESİ

( ... İLE Düzkanatlılar (Orthoptera) takımının karaçekirgeler (Gryllidae) ailesinde yer alan, erginleri 12-20 mm boyunda, siyah renkli, ergin ve nimfleri sebzeler, mısır, şekerpancarı gibi bitkilerle beslenerek zarara yol açan böcek türü. )

- ÇEKİRGE/ÇEKÜRGE[Oğuz] ile BÜRKAN/BİRKAN[Ar.]

- ÇEKİRGE ile CADI ÇEKİRGESİ

( ... İLE Dünyanın, en uzun böceğidir. [25 cm.] )

- ÇEKİRGE ile ÇEKİRGE KUŞU ile ÇEKİRGE ŞALVAR ile ÇEKİRGE ÖTLEĞENİ

- ÇEKİRGE ile CIRCIR BÖCEĞİ / CIRLAK

( Çekirgenin kulakları, dizlerinde bulunmaktadır. )

- ÇEKİRGE ile JAPON YAPRAK ÇEKİRGESİ

- ÇEKİRGE ile KIR ÇEKİRGESİ

- ÇEKİŞME ile ÇEKİŞMELİ ile ÇEKİŞMESİZ

- ÇEKİŞME ile ÇELİŞME

- [ne yazık ki]
ÇEKİŞME
ile/ve/<>/< İNATLAŞMA


- ÇEKİŞME değil/yerine/>< UYUM

- PULLING FIGURE[İng.] / FIGURE DE TRACTION[Fr.] / ZUGWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME DEĞERİ

- CAZİBE[Osm.] / LEACHING, PULLING[İng.] / ANZIEHUNG, LAUGEN, LAUGUNG, AUSLAUGEN, ZUG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME, YIKAMA VE ÖZÜTLEME

- ÇEKME ile/||/<> ÇEKME DEĞERİ ile/||/<> ÇEKME DİRENCİ / ÇEKME SINIRI

( Bir elektronik sinyal üreteci, bağımsız sinyal üreten başka bir devreyle çiftlenim yaptığında ilk üreteç frekansının bağımsız üreteç frekansına doğru değişme eğilimi göstermesi. İki frekans arasındaki fark küçükse bu eğilim çok güçlüdür. İLE/||/<> Yük empedansı yansıma kat sayısının fazı 360 derece değişliğinde bir sinyal üretecinin frekansının uc değerleri arasında ısıl etkiler dışında oluşan fark. [Bu yansıma kat sayısının mutlak değeri 0.20'dir.] İLE/||/<> Bir nesnenin kopuncaya kadar dayanabildiği, birim kesiti başına düşen çekme gücüyle ölçülen zorlanma. )

- ÇEKMECE ile PEŞTAHTA[Fars.]

( ... İLE İş masası gibi kullanılan çekmece. | Sarrafların, üzerinde para saydıkları tahta. )

- ÇEKMEK ile ÇEKMEN ile ÇEKMECE ile ÇEKMELİ ile ÇEKMELİK ile ÇEKME KAT ile ÇEKMECELİ ile ÇEKME KAPI ile ÇEKMECESİZ ile ÇEKME DEMİR ile ÇEKME HALATI ile ÇEKMELİ VAGON

- ÇEKTİRİ ile/= ÇEKTİRME

( Yelkenleri olmakla birlikte, kürekle de yol alan, eskiden kullanılmış olan gemi. İLE/= Çekme eylemini yaptırmak. | Büyük, yelken kayığı. )

- ÇEKTİRME ile ÇEKTİRME AĞI

- PLUMB LINE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKÜL TELİ

- CELALLENMEK ile CELALLENEBİLMEK ile CELAL ile CELALİ/LİK ile CELALLİ/LİK ile CELALLİCE


- CELBETMEK ile CELBE

- CENTIGRADE SCALE[İng.] ile/değil/yerine/= CELCİUS (SANTİGRAT) EŞELİ

- ÇELEBİ ile/>/<> ŞEHZÂDE[Fars.] ile/>/<> VELİAHD

( Görgülü, terbiyeli ve olgun. | Bay. | Bektâşî ve Mevlevî Pîr'lerinin, en büyüklerine verilen san. İLE/||/<> Sultanların ve oğullarının erkek çocuklarına verilen san. İLE/||/<> Bir hükümdarın ölümünden ya da tahttan çekilmesinden sonra tahta geçmeye aday olan kişi. | Herhangi bir göreve ya da makama geleceği beklenilen kişi. )

- ÇELEBİLMEK ile ÇELEBİLEŞMEK ile ÇELEBİ/LİK ile ÇELEBİCE

- CELEBRATE :/yerine KUTLAMAK

- ÇELİKHAN ile ÇELİKHANE

- ÇELİKLEMEK ile ÇELİK ÇOMAK ile ÇELİKLEŞMEK ile ÇELİKLEŞTİRMEK ile ÇELİKLEŞEBİLMEK ile ÇELİK ile ÇELİKLİ ile ÇELİKSİZ ile ÇELİK KAPI ile ÇELİK KASA ile ÇELİK HALAT ile ÇELİK METRE ile ÇELİK YELEK ile ÇELİK BAŞLIK ile ÇELİK KALEMİ ile ÇELİK MACUNU ile ÇELİK PAMUĞU ile ÇELİK ÇEMBER

- ÇELİM ile ÇELİMLİ ile ÇELİMSİZ/LİK ile ÇELİMSİZCE

- ÇELİŞİK = MÜTENAKIZ = CONTRADICTORY[İng.] = CONTRADICTOIRE[Fr.] = KONTRADIKTORISCH, WIDERSPRECHEND[Alm.] = CONTRADICTORIUS[Lat.] = CONTRADECIR[İsp.]

- ÇELİŞME ile ÇELİŞMELİ ile ÇELİŞMESİZ ile ÇELİŞMEZLİK ile ÇELİŞMEZLİK İLKESİ


- CELL :/yerine HÜCRE

- ÇELME ile ÇELGİ

( Yolundan çevirmek, engel olmak, engellemek. | Düşürme. | Birini yere düşürmek için ayağının önüne ayak uzatma. | Örtünüp iki ucunu bağlamak. Arkadan, hafifçe bağlanan başörtüsü. | Bir şeyin kenarını, verev ya da çapraz kesmek, çalmak. | Düşüncenin/sözün, birbirini tutmaması, birbirine ters düşmesi. İLE Çene altından bağlanan başörtüsü. )

- ÇELMEK ile ÇELMELEMEK ile ÇELMELENMEK ile ÇELMELEYEBİLMEK ile ÇELMECE

- CELSE[Ar.] değil/yerine/= DURUŞMA/OTURUM

- CELSIUS DEGREE[İng.] / DEGRÉ CELSIUS[Fr.] / CELCIUS-GRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= CELSİUS DERECESİ

- CELSIUS SCALE[İng.] ile/değil/yerine/= CELSİUS ÖLÇEĞİ

- CEMÂ'AT[Ar.] ile FEVC[Ar.] ile SÜLLE[Ar.] ile ZÜMRE[Ar.] ile HİZB[Ar.]

- CEMÂ'AT[Ar.] ile Fİ'E[Ar.]

- CEMÂ'AT[Ar.] ile MELE'[Ar.]

- CEMÂ'AT[Ar.] ile ŞİRZİME[Ar.]


- CEMÂ'AT[Ar.] ile TÂİFE[Ar.]

- ÇEMBER ile DAİRE

( ... İLE Bir noktaya eşit uzaklıktaki noktaların toplamı. )

- ÇEMBERLEMEK ile ÇEMBERLENMEK ile ÇEMBERLETMEK ile ÇEMBER ile ÇEMBERLİ ile ÇEMBERSİZ ile ÇEMBER KAYIK ile ÇEMBER SAKAL ile ÇEMBER MAKASI ile ÇEMBER SAKALLI/LIK ile ÇEMBERSEL BÖLGE

- CEMBİYE ile CEMBİYELİ ile CEMBİYESİZ

- CEMİL ile CEMİLE

- CENAH ile/||/<> CEPHE ile/||/<> MİLNE HATTI

( Savaş düzenindeki ordunun merkeze göre iki yanından her biri. İLE/||/<> Üzerinde savaşın sürdüğü bölge. İLE/||/<> İzmir'in işgalinden sonraki ilk Yunan ilerlemesinde fiilen kurulan Yunan duraklama cephesi.[Ayvalık Kozluca'nın kuzeyinde, Soma, Akhisar, batısından Ödemiş ve Aydın'ın doğusundan geçerek Büyük Menderes Irmağı boyunca uzanan çizgi] )

- CENÂH ile VECHE[aslı VİCHE]

( Kanat, kuş kanadı. | Kol, pazı. | Yan, kol. | Âhiret. İLE Yüz. | Yan, taraf, semt. )

- CENAZE ile CENAZE ALAYI ile CENAZE DUASI ile CENAZE NAMAZI ile CENAZE TÖRENİ ile CENAZE MERASİMİ ile CENAZE LEVAZIMATI

- CENAZE ile CENAZE ALAYI ile CENAZE HİZMETİ ile CENAZE TÖRENİ

- CENAZE ile GÖMÜLÜ ile GÖMÜLÜ HAZİNE


- ÇEMBER/ÇENBER[Fars.] değil/yerine/= DÖNGE

- CENDERELEŞMEK ile CENDERE

- ÇENE ile ÇÂH-I ZENAHDÂN[Fars.]

( Çene çukuru. )

- ÇENE ile ÇİNCE

- ÇENE ile GABGAB/SAKAK

( Çene altı, gıdı. )

- ÇENELEŞMEK ile ÇENE ile ÇENEK ile ÇENET ile ÇENELİ/LİK ile ÇENEKLİ ile ÇENESİZ/LİK ile ÇENETLİ ile ÇENEKSİZ ile ÇENE KAVAFI ile ÇENE YARIŞI ile ÇENE ÇUKURU ile ÇENE YARIŞTIRMA

- CENGAVER/LİK ile CENGAVERCE

- ÇENGELLEMEK ile ÇENGELLENMEK ile ÇENGEL ile ÇENGELLİ ile ÇENGEL ATIŞ ile ÇENGEL İĞNESİ ile ÇENGEL SAKIZI ile ÇENGELLİ İĞNE ile ÇENGEL ÇENELİLER

- CENK/NÂME ile/değil ÇENG/NÂME

- CENNET'TEN:
"KOVULMA"
değil İNDİRİLME


- CENTER/CENTRE vs. MIDDLE

- CENTİLMEN/LİK ile CENTİLMENCE ile CENTİLMENLİK ANLAŞMASI

- CENTRAL ANGLE ile/||/<> INSCRİBED ANGLE

( Central merkez köşeli, inscribed çember üzeri köşeli. )
( Formül: Center vertex İLE circle vertex )

- CENTRAL İLE PERİPHERAL İLE IMMUNE PRİVİLEGE ile/||/<> İMMÜN TOLERANS

( Oto-reaktivite kontrol mekanizmaları. )
( Formül: Negatif seleksiyon )

- CENTRIPETAL FORCE[İng.] değil/yerine/= MERKEZCİL KUVVET

( Merkezcil kuvvet, dairesel hareket sırasında cismi yörüngede tutan kuvvettir. Merkezcil kuvvet, hız vektörünün büyüklüğünü değiştirmez ancak yönünü değiştirir. Bu yüzden bir merkezcil ivme oluşur. Merkezcil kuvvetin yönü, merkezcil ivmenin yönüyle aynı yani merkeze doğrudur ve çizgisel hıza diktir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- POCKET DOSIMETER[İng.] / DOSIMÈTRE DE POCHE[Fr.] ile/değil/yerine/= CEP DOZÖLÇERİ

- ÇEPEÇEVRE

- CEPHE/CEBHE ile/değil/yerine/||/<> VECHE

( Alın (yüz). | Savaş bölgesi. | Taraf, yön. @@ Yüz, surat. | Görünen yüz. | Yön, istikāmet. )

- CEPHE[Ar. CEBHE] ile ÇEHRE/ÇİHRE[Fars.]

- CEPHE ile/ve/||/<> MANZARA


- CEPHELENMEK ile CEPHELEŞMEK ile CEPHE ile CEPHELİ

- ÇERAĞ ile ÇERAĞ UYANDIRMA ile ÇERAĞ DİNLENDİRME

- CERBEZE ile CERBEZELİ

- CERBEZE ile/ve/||/<>/> CEZBE

( Güzel konuşma. | Beceriklilik, girginlik. | Kurnazlık, hilekârlık. İLE Bir duygu ya da bir inanışın etkisiyle ölçüsüzce coşup kendinden geçme. | Çekilme, çekim. )

- ÇERÇEVE[Fars.] ile BAĞLAM

- ÇERÇEVE ile ÇERÇEVE

- ÇERÇEVE ile DÖNGÜ

- ÇERÇEVE ile/ve EREK

- ÇERÇEVE ile GERGEF[Fars.]

( ... İLE Üzerine kumaş gerilerek, nakış işlemeye yarayan, çoğunlukla dikdörtgen biçiminde olan çerçeve. )

- ÇERÇEVE ile/ve/||/<> KAPSAM


- ÇERÇEVE ile KASNAK

- ÇERÇEVE ile PENCERE

- ÇERÇEVE ile SÖVE/SÖĞE ile SÖVE[Fr. SEUIL]

( ... İLE Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. | Eşik. | Avlu kapısının iki yanına konan uzun taşlar. İLE Pencere ve kapı kenarlarındaki süs kalıpları. )

- ÇERÇEVE ile/ve/değil/||/<> ÜST SINIR

- ÇERÇEVE ile/ve/<> YÖRÜNGE