| ...E ve ...E | (E ile biten FaRkLaR...)

- PERDE ile/ve/<> YANILSAMA

- SCREENING[İng.] / VOILE[Fr.] / ABSCHIRMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PERDELEME

- PERDELEMEK ile PERDELENMEK ile PERDELEYEBİLMEK ile PERDE/LİK ile PERDECİ/LİK ile PERDELİ ile PERDESİZ/LİK ile PERDE DUVAR ile PERDE PERDE ile PERDE ARKASI ile PERDELİ PİLAV ile PERDE ARKASINDA ile PERDE AYAKLILAR ile PERDE ARKASINDAN

- PERDELE(N)ME ile/ve/||/<> BULANIKLAŞ(TIR)MA

- PEREME ile PEREMECİ/LİK

- PERESE ile ...

( Duvarcıların doğrultu bulmakta kullandıkları çekül ipi. )

- PERFECTLY :/yerine MÜKEMMEL ŞEKİLDE

- PERFECTOİD SPACE ile/||/<> ADİC SPACE

( Perfectoid space Frobenius etkisi olmayan p-adik geometri nesneleriyken İLE adic space genel p-adik analitik geometri nesneleridir )
( Formül: Tilting correspondence )

- PERFORASYON/PERFORATION[İng.] değil/yerine/= DELINME

- PERFORJE ile PERFORJELİ


- PERFORMANS/PERFORMANCE[İng.] değil/yerine/= VERİM | BAŞARIM | GÖSTERİ

- PERGENDE ile/> FİRKATA ile/> KALİATA ile/> KADIRGA

- PERİFERİ[Fr. < PÉRİPHÉRİE] değil/yerine/= KIYI | ÇEVRE | UC

- PERIGEE değil/yerine/= YERBERİ

- PERIOPERATİF/PERIOPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT SÜRECİ

- PERISCOPE[İng.] / PÉRISCOPE[Fr.] / PERISKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= PERİSKOP

- PERIODATE[İng.] ile/değil/yerine/= PERİYODAT

- PERIODIC ACID[İng.] / ACID PERIODIQUE[Fr.] / PERJODSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= PERİYODİK ASİT

- PERIODIC TABLE[İng.] / TABLEAU PÉRIODIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= PERİYODİK ÇİZELGE

- DEVRE[Osm.] / PERIOD, P, OF ELECTROMAGNETIC RADIATION[İng.] / PÉRIODE, PERIODE[Fr.] / PERIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PERİYOT, P (ELEKTROMANYETİK IŞIMADA)


- PERCHLORIC ACID[İng.] / ACIDE PERCHLORIQUE[Fr.] / PERCHLOR SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= PERKLORİK ASİT

- PERLITE[İng.] / PERLITE[Fr.] / PERLIT[Alm.] ile/değil/yerine/= PERLİT

- PERMANGANATE[İng.] ile/değil/yerine/= PERMANGANAT

- PERMEÇE ile/ve FİLADUR

( Yedek olarak kullanılan ince halat. İLE/VE İnce ve katranlı halat. )

- PERMEANCE[İng.] / PERMÉANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= PERMİANS

- PERMISSION vs./and APPROVE

- PERMUTITE[İng.] ile/değil/yerine/= PERMUTİT

- PEROXIDES[İng.] / PEROXYDES[Fr.] / PEROXYDE[Alm.] ile/değil/yerine/= PEROKSİTLER

- PÉROT LAMP[İng.] / PÉROT LAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= PEROT LAMBASI

- PERSANTIL/PERCENTILE[İng.] değil/yerine/= YÜZDELİK


- PERSECUTE vs. PROSECUTE

- PERSONALİZED MEDİCİNE ile/||/<> POPULATION MEDİCİNE

( Personalized medicine bireysel genetik profil odaklıyken İLE population medicine genel popülasyon istatistikleri odaklıdır )
( Formül: Pharmacogenomics )

- PERSPECTIVE :/yerine BAKIŞ AÇISI

- PERSPEKTİF/PERSPECTIVE değil/yerine/= BAKIŞ AÇISI

- PERSUADE :/yerine İKNA ETMEK

- PERT[Fr. < PERTE] değil/yerine/= DEĞERSİZLEŞME, ZARAR

- PERVANE ile PERVANECİ ile PERVANELİ ile PERVANESİZ ile PERVANE BALIĞI

- PERVÂZ[Fars.] ile -PERVÂZ[Fars.] ile PERVÂZE[Fars.] ile PERVÂZÎ[Fars.]

( Uçma, uçuş. | Saçak. | Göze/hücre. | Ayna. | Dolap. | Aynalı, ince ve uzun tahta. İLE "Uçan, uçucu" anlamlarıyla birleşik sözcük yapar.[BÂLÂ-PERVÂZ: Yüksekten uçan. | BÜLEND-PERVÂZ: İddialı, inatçı.] İLE Kır, gezinti için hazırlanan yemek. | Gece eğlencesi ışığı. | Altın ve gümüş yaprakların kırıntısı. İLE Divân-ı Hümâyün ve Defter-i Hâkânî kalemlerine devam ve hizmet etmeden ve de hâcegândan olmadan, yolunu bularak bu kalemlerden birinde ketebeden olduğuna dair kayıtlarına şerh verilen kişi. )

- PERVAZE ile PERVÂZE[Fars.]

( Uçan. İLE Kır gezisi için hazırlanan yemek | Altın ve gümüş yaprakların kırıntısı. )

- PERVEANCE[İng.] / PERVÉANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= PERVEANS


- PERVERENDE[Fars.] ile/ve/||/<>/> PERVERDE[PELVERDE değil!][Fars.] ile/ve/||/<>/> PERVERD/-PERVER[çoğ. PERVERÂN][Fars.]

( Yetiştirici, terbiye edici. | Besleyici, büyütücü. İLE/VE/||/<>/> Beslenmiş, büyütülmüş, yetiştirilmiş. | Üzüm şırasından yapılan bir çeşit tatlı. İLE/VE/||/<>/> "Besleyen/besleyici, büyüten, yetiştiren/yetiştirici, koruyan, terbiye eden" anlamlarıyla birleşik sözcükler yapar.[DEHÂ-PERVER: Dâhî yetiştiren. | FUKARÂ-PERVER: Yoksul besleyen.] )

- PERVERÎ[Fars.] / PERVERİŞ[Fars.] / PERVERÎŞ-ÂMÛZ[Fars.] / PERVERÎŞ-YÂB[Fars.] / PERVERİŞ-YÂFTE[Fars.]

( Besleyicilik, büyütücülük, terbiye. | Seçme. | Sevme. İLE Besleyiş, besleme, beslenme. | İlerleme, terakkî. İLE Mânen yetiştiren, filozof. İLE Beslenen. | Yetiştirilen, terbiye gören, terbiye edilen. İLE Büyütülmüş, bakımlı, terbiyeli, terbiye edilmiş. )

- PEŞ PEŞE

- PEŞ ile PEŞ PEŞE ile PEŞİ SIRA ile PEŞİ PEŞİNE

- PES ile PESO ile PEST ile PES SES ile PES PERDE ile PES SESLİ/LİK

- PEŞİN FİYATINA TAKSİTLE değil/yerine/= ÖN EDERİNE BÖLÜŞLE

- PEŞİNAT değil/yerine/= ÖN ÖDEME

- PEŞİNDE ile ARDINDA

- ... PEŞİNDE ile/ve/değil/<> ... DERDİNDE

- PESPEMBE


- PES Ü DÎVÂR[Fars.] ile/ve/değil/||/<>/< PES Ü PERDE[Fars.]

( Duvarın arkası. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Perdenin arkası. )

- PETROCHEMICALS[İng.] / PETROCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PETROKİMYA, PETROKİMYASAL NESNELER

- PEYGAMBERDE:
HATA/GÜNAH
değil ZELLE

( ... DEĞİL İyilerden en iyiyi seçememe. )
( Peygamberin hatası olmaz! Sadece iyilerden en iyiyi seçememe olabilir belki. )

- PEYGAMBER/LİK ile PEYGAMBERCE ile PEYGAMBER AĞACI ile PEYGAMBER ÜZÜMÜ ile PEYGAMBER BALIĞI ile PEYGAMBER DİKENİ ile PEYGAMBER ÇİÇEĞİ

- PEYMÂNE[Fars.] ile SAĞRAK/KADEH[Ar.]

( Kalp. (Eskiden kadehleri kalp biçiminde yaparlarmış.) | Büyük kadeh. İLE ... )
( Aynı/ortak kadehten içiliyorsa. İLE Her bir kişininki ayrıysa. )

- PFUND-SERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PFUND SERİSİ

- PH ile PUANTOMETRE

( Asitlik ya da bazlık derecesi. İLE Işık yeğinliğini/şiddetini ölçen aygıt. )

- PHAGOSOME[İng.] değil/yerine/= FAGOZOM

( Fagositozla alınan maddenin oluşturduğu vakuol.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PHASE vs. LAP/STAGE

- PHASE :/yerine AŞAMA


- PHI PHI DON ile/ve/<> PHI PHI LEE

( Büyük olan ve konaklama olanaklarının bulunduğu ada. İLE/VE/<> Maya Beach'in bulunduğu ada. [Leonardo DiCaprio'nun oynadığı The Beach filminin çekildiği yer.] )
( Tayland'ın ünlü iki adası. [Phuket ve Krabi'den turlarla da gidilebilmektedir.] )

- PHII/PUBLIC HEALTH INFORMATICS INSTİTUTE[İng.] değil/yerine/= HALK SAĞLIĞI BİLİŞİM ENSTİTÜSÜ

- PHILOSOPHY :/yerine FELSEFE

- PHONE :/yerine TELEFON

- PHONEME[İng.] değil/yerine/= EŞ ANLAMLAR: BİRİMSES, SESBİRİM

( Bir dilde kelimeler arasındaki anlamı ayırt edilebilen en küçük ses birimi. Dilbiliminin alt dalı olan fonolojinin temel kavramlarından biridir. Tek başına bir anlam ifade etmezler, farklı birleşimlerle bir araya gelerek kelimeleri oluştururlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PHOTOAFFİNİTY İLE ABPP İLE PROXIMİTY ile/||/<> PROTEİN ETİKETLEME

( Proteinleri işaretleme teknikleri. )
( Formül: Probe-UV-Protein )

- PHOTOCATALYSIS ile/||/<> BIOREMEDIATION ile/||/<> ADSORPTION ile/||/<> ÇEVRE TEMİZLEME

( Kirlilik giderme teknolojileri. )
( Formül: OH• radikal üretimi )

- PHRAGMEN-LINDELOF ile/||/<> MAXIMUM PRINCIPLE

( P-L açık domain maksimum, maximum kapalı domain. )
( Formül: Unbounded domain İLE bounded )

- PHRASE :/yerine İFADE

- PHYE ile/ve/<> PHYA

( Gövdesel ve fiziksel. İLE/VE/<> Ahlâksal ve siyasal. )

- PHYLİP ile/||/<> GENETİK MESAFE[İng. GENETIC DISTANCE]

( Filogenetik program PHYLIP popülasyonlar arası genetik mesafe tahmininde kullanılan en popüler ayrıca ücretsiz bir programdır. PHYLIP'in çok sayıda bileşenleri internet üzerinden çalıştırılabilir. Bir PHYLIP bileşeni olan GENDST paketi alel frekanslarındaki genetik mesafeyi üç metot kullanarak tahmin edebilir. Bu metotlar Nei, Cavalli-Sforza, Reynold' tur. @@ Genetiğin popülasyonla ilgili olan ölçüsüdür. Genetik türler arasında ya da bir türün içindeki popülasyonlar arasındaki ayrılıklar. Bunlar çeşitli parametrelerle ölçülür. Geniş genetik mesafeler daha uzak genetik ilişki olduğunu gösterirken kısa genetik mesafeler yakın bir genetik ilişki olduğunu gösterir. İnsan ve şempanzeler arasındaki genetik benzerlikleri karşılaştırmak için genetik mesafe kullanılabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PICTURE :/yerine RESİM

- PİDE ile FODLA[Ar.]

( ... İLE Çoğunlukla imaretlerde, yoksullara verilen, kepekli undan yapılmış, pideye benzer bir tür ekmek. )

- PİDE ile GÖMBE

( ... İLE Mayalı ya da mayasız, yağlı ya da yağsız olarak yapılan bir tür kül pidesi. )

- PİDE ile/||/<> KAHİ

( ... İLE/||/<> Emekliye ayrılacak yeniçeri aşçıların kendine sermaye toplamak için yapıp dağıttığı bir tür pide. )

- PİDE[Yun.] ile KİRDE[Fars. < GİRDE]

( Mayalı hamurdan yapılan, ince, yayvan yiyecek. İLE Genellikle mısır unuyla yapılan bir pide türü. )

- PİDE ile PİDECİ/LİK ile PİDELİ ile PİDE FIRINI

- PİDE değil/yerine/= PÜŞKEL

- PIE :/yerine TURTA

- PIECE vs. ENTIRE/WHOLE


- PIECE :/yerine PARÇA

- PIERRE PAUL BROCA ile/ve/||/<> CARL VERNICKE

- PIEZOELECTRIC IGNITOR[İng.] / ALLUMEUR PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] / PIEZOELEKTRISCHER ZÜNDER[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK ATEŞLEYİCİ

- PIEZOELECTRIC TRANSDUCER[İng.] / TRANSDUCTEUR PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK DÖNÜŞTÜRÜCÜ

- PIEZOELECTRIC EFFECT[İng.] / EFFET PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] / PIEZOELEKTRISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK ETKİ

- PIEZOELECTRIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] / PIEZOELEKTRISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK KRİSTAL

- PIEZOELECTRIC OSILATOR[İng.] / OSCILLATEUR PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] / PIEZOELEKTRISCHER OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK OSİLATÖR

- PIEZOELECTRIC RESONATOR[İng.] / RÉSONATEUR PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] / PIEZOELEKTRISCHER RESONATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK REZONATÖR

- PIEZOELECTRIC FILTER[İng.] / FILTRE PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] / PIEZOELEKTRISCHES FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK SÜZGEÇ

- PIEZOELECTRIC GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] / PIEZOELEKTRISCHER GENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK ÜRETEÇ


- PIEZOELECTRIC[İng.] / PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK

- PIEZO-OPTICAL EFFECT[İng.] / EFFET PIÉZO-OPTIQUE[Fr.] / PIEZOOPTISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO OPTİK ETKİ/EFEKTİ

- PIEZOELEKTRISCHES MATERIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZOELEKTRİK MALZEME

- PIEZOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZOMETRE

- PIEZOTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZOTROPİ

- PİGME ile ABORJİN ile AINU ile İNUİT

( Afrika yerlisi. İLE Yeni Zelanda yerlisi. [Lat.: Roma'lıların ilk ataları. | Yerliler. | İlk oturanlar.] İLE Japonya yerlisi. İLE Kuzey Amerika yerlisi. )

- PİGME ile/ve EFE

( Afrika yerlisi. İLE/VE Kongo'daki Pigme'ler. )

- PİK ile PİKE ile PİKO ile PİKOCU/LUK ile PİK BORU

- PYKNOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PİKNOMETRE

- PİLAV(/YEMEK) PİŞİRMEDE:
"DEMLENDİRME"
ile/ve/||/<> "DİNLENDİRME"


- PILE :/yerine YIĞIN

- PİLONİDAL SİNÜS ile/ve/||/<> PİLONİDAL APSE

- PILOT PLANT[İng.] / INSTALLATION EXPERIMENTALE[Fr.] / VERSUCHSANLAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= PİLOT TESİS

- PİLOT/LUK ile PİLOT BÖLGE ile PİLOT KÖŞKÜ ile PİLOT KABİNİ

- PİMPİRİKLENMEK ile PİMPİRİK/LİK ile PİMPİRİKLİ/LİK ile PİMPİRİKÇE

- PIN-DIODE[İng.] / DIODE-PIN[Fr.] / PIN-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PİN DİYOT

- PİNA ile MİDYE

( Telli bir çalgı.[Çin kökenli] | Bir tür yumuşakça. | Midyenin büyüğü. İLE ... )

- PINE :/yerine ÇAM

- PINK :/yerine PEMBE

- PİNOSİTOZ değil/yerine/= ETME


- PIPE :/yerine BORU

- PIPETTE[İng.] / PIPET[Alm.] ile/değil/yerine/= PİPET

- PIRANI GAUGE[İng.] / JAUGE DE PIRANI[Fr.] ile/değil/yerine/= PİRANİ ÖLÇERİ

- PİRE ile BİT

( Bit yiğitte, pire itte bulunur. [Rüstem Paşa'nın, Cüzzam'lı olmamasına bağlı olarak söylendiği varsayılmaktadır.] )
( [argo] ... ile MACAR )
( YAVŞAK: Bit yavrusu. )

- PİRE ile BİT PAZARI

- PİRE ile BİTKİ PİRESİ

( )

- PİRE yerine KALKAĞAN

- PİRE ile KÖPEK PİRESİ

( ... İLE Siphonaptera takımının gerçek pireler(Pulicidae) ailesinde yer alan, erginleri 2-3 mm boyunda, kırmızımsı esmer renkte, köpek, kedi, tavşan, sıçan ve insanı sokup emerek beslenen, kaşıntı ve gelişme geriliğine neden olan, veba hastalığının taşıyıcılığını yapan böcek türü. )

- PİRE ile SU PİRESİ/BİTİ

( ... İLE Kabuklulardan, durgun sularda yaşayan bir hayvan. )

- PİRELENMEK ile PİRELENDİRMEK ile PİR ile PİRE ile PİRELİ ile PİRELER ile PİRE OTU


- PYRGÉOMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= PİRGEOMETRE

- PYRHELIOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PİRHELİOMETRE

- PYRHELIOMETER[İng.] / PYRHÉLIOMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= PİRHELYOMETRE

- PYRIDINE[İng.] / PYRIDINE[Fr.] / PYRIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PİRİDİN

- PYRITE[İng.] / PYRITE[Fr.] / PYRIT[Alm.] ile/değil/yerine/= PİRİT

- PYROÉLECTRIQUE[Fr.] / PYROELEKTRISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= PİROELEKTRİK

- PYROCONDUCTIVITY[İng.] / PYROCONDUCTIVITÉ[Fr.] / PYROLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= PİROİLETKENLİK

- PYROGEOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PİROJEOMETRE

- PYROLYSIS[İng.] / PYROLYSE[Fr.] / PYROLISE[Alm.] ile/değil/yerine/= PİROLİZ

- PYROMAGNETIC[İng.] / PYROMAGNÉTIQUE[Fr.] / PYROMAGNETIK, PYROMAGNETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= PİROMANYETİK


- MİKYÂS-İ NÂR[Osm.] / PYROMETER[İng.] / PYROMÈTRE[Fr.] / PYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PİROMETRE

- PİS ile PİSİ ile PİST ile PİS SU ile PİS PİS ile PİS SÖZ ile PİS BIYIK ile PİSİ PİSİ ile PİS LAKIRTI ile PİSİ BALIĞI ile PİSİ PİSİNE ile PİS SU BORUSU ile PİS SU TESİSATI

- PÎŞE[çoğ. PÎŞE-GÂN][Fars.] ile PÎŞE[Fars.]

( Sanat/zanaat, meslek. | İş. | Huy, tabiat, alışkanlık, âdet. | Kaval. İLE "alışmış, huy edinmiş" anlamlarına gelerek bileşik sözcükler oluşturur.[FESÂD-PÎŞE: Kötülük peşinde olan.] )

- PİŞİRME ile KARBONAT

- PİŞİRMEDE:
ALEV
ile/ve/||/<> ISI ile/ve/||/<> SÜRE

( Pişirilme amaç ve hedefine göre değişir ve iyi ayarlanması gerekir. )

- PİŞKİN/LİK ile PİŞKİNCE

- Pişman olmamak için DİNLE!!!

- PİŞMANİYE ile PİŞMANİYECİ/LİK

- PİŞMANLIK:
MERTEBE
değil TEKALLÜB/DEVİNİM VE TÖVBE

- PİŞMANLIK = REPENTANCE[İng.] = REPENTIR[Fr.] = REUE[Alm.] = POENITENTIA[Lat.]


- PİST[Fr. < PISTE] ile/ve/||/<> KULVAR[Fr. < COULOIR]

( Gösteri yapmak, dans etmek vb. için düzenlenmiş, genellikle yuvarlak yer. | Bir havaalanında uçakların kalkıp inmesine, park yerlerine gidip gelmesine yarayan özel olarak hazırlanmış şerit. | Motorlu araçların yarışları ve koşular için özel olarak düzenlenmiş yer, yarışlık. İLE/VE/||/<> Yüzme ve atletizm yarışmalarında her yarışçıya ayrılan şerit. | İçinde bulunduğu ya da ilgili olduğu alan. )

- PISTON GAUGE[İng.] / KOLBENMASSSTAB[Alm.] ile/değil/yerine/= PİSTON ÖLÇEĞİ/ÖLÇERİ

- PITCH :/yerine SAHA, PERDE

- PITOT TUBE[İng.] / TUBE DE PITOT[Fr.] / PITOT-RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= PİTOT TÜPÜ

- PİYADE = PAYTAK

( ... = Çarpık, eğri bacaklı. | Satrançta, piyade taşı. )

- PİYADE ile PİYADECE

- PİYAN ile PİYANO ile PİYANİST ile PİYANOCU/LUK ile PİYANO MENTEŞE

- PİYATA ile PİYATA EĞE ile PİYATA TABAĞI

- PIEZOXIDE[İng.] / PIÉZO-OXYDE[Fr.] ile/değil/yerine/= PİYEZOKSİT

- PIEZOMETER[İng.] / PIÉZOMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= PİYEZOMETRE


- PIEZOTROPY[İng.] / PIÉZOTROPIE[Fr.] ile/değil/yerine/= PİYEZOTROPİ

- PLACE vs. PALACE

- PLACE :/yerine YER, KOYMAK

- PLAK[Fr. < PLAQUE] ile/>< KONTRPLAK[Fr. < CONTRE-PLAQUE]

( Metal nesne, plaka. İLE Genellikle mobilya işlerinde kullanılan, en az üç kaplamanın üst üste tutkallanmasından oluşan, ince, esnek tahta. )

- PLAN/PLANE[İng.] değil/yerine/= DÜZLEM

- PLAN ile/ve/<>/> SAHNE ile/ve/<>/> SEKANS ile/ve/<>/> FİLM

- PLANAR İLE BİPARTİTE İLE COMPLETE ile/||/<> GRAF SINIFLARI

( Özel özellikli graf türleri. )
( Formül: e ≤ 3v - 6 (planar) )

- PLANCKSCHE HYPOTHESE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK HİPOTEZİ

- PLANCK'S QUANTUM THEORY[İng.] / THÉORIE DES QUANTA DE PLANCK[Fr.] / PLANCK-QUANTENTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK KUANTUM KURAMI

- PLANCK MASS[İng.] / MASSE DE PLANCK[Fr.] / PLANCK-MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK KÜTLESİ


- PLANCK CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE PLANCK[Fr.] / PLANCK-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK SABİTİ

- PLANCK TIME[İng.] değil/yerine/= PLANCK ZAMANI

( Işığın Planck uzunluğunu kat edebilmesi için gereken zamandır. Planck zamanı 5,39106(32) × 10−44 s'dir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PLANCK LENGTH[İng.] / LONGUEUR DE PLANCK[Fr.] / PLANCK-LÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK UZUNLUĞU

- PLANE :/yerine UÇAK

- PLANLAMAK ile PLANLANMAK ile PLANLAYABİLMEK ile PLAN ile PLANCI/LIK ile PLANLI/LIK ile PLANSIZ/LIK ile PLANSIZCA ile PLANLAMACI/LIK ile PLANTASYON ile PLANLI BÜYÜME ile PLANLI EKONOMİ ile PLANSIZ PROGRAMSIZ

- PLANT RESISTANCE[İng.] değil/yerine/= BİTKİ DİRENCİ

( Otçulluğu kısıtlayarak ya da engelleyerek otçulların bitki uyum başarıları üzerindeki olumsuz etkilerini azaltan bitki stratejisi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PLANTÉ-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANTÉ GÖZESİ/HÜCRESİ

- PLANTÉ CELL[İng.] / PILE PLANTÉ[Fr.] / PLANTÉ-BATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANTÉ PİLİ

- PLASELEMEK ile PLASE

- PLASENTA/MEŞİME değil/yerine/= DÖLEŞİ/ETENE


- PLASTİK ile ABS[Acrylonitrile-Butadiene Styrene]

( ... İLE Boru ve levha yapımında kullanılan, çok dayanıklı bir çeşit plastik. )

- PLASTIQUE[Fr.] / KUNSTSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PLASTİK

- PLASTICS[İng.] / SUBSTANCES SLASTIQUES[Fr.] / KUNSTHARZSTOFFE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLASTİKLER

- PLASTICITY[İng.] / PLASTICITÉ[Fr.] / PLASTIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= PLASTİKLİK

- PLATE :/yerine TABAK

- PLATINUM RESISTANCE THERMOMETER[İng.] / THERMOMÈTRE À RÉSISTANCE DE PLATINE[Fr.] ile/değil/yerine/= PLATİN DİRENÇLİ SICAKLIKÖLÇER

- PLATIN-WIDERSTANDSTHERMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PLATİN DİRENÇLİ TERMOMETRE

- PLATINUM ELECTRODE[İng.] ile/değil/yerine/= PLATİN ELEKTROT

- PLATINUM[İng.] / PLATINE[Fr.] / PLATIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PLATİN

- PLAZİ/PLASIA[İng.] değil/yerine/= GELİŞME


- PLASMA WAVE[İng.] / ONDE DE PLASMA[Fr.] / PLASMAWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA DALGASI

- PLASMA DIODE[İng.] / DIODE PLASMA[Fr.] / PLASMADIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA DİYOT

- PLASMA CATHODE[İng.] / CATHODE PLASMA[Fr.] / PLASMAKATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA KATOT

- PLAZMA[İng. PLASMA] ile/||/<> ADERANS EKLEM[İng. ADHERENS JUNCTION] ile/||/<> AKSİYON POTANSİYELİ[İng. ACTION POTENTIAL] ile/||/<> FAZLADAN KROMOZOM KALITIMI (SİTOPLAZMİK KALITIM)[İng. EXTRACHROMOSOMAL INHERITANCE] ile/||/<> FİKOBİLİN[İng. PHYCOBILINS] ile/||/<> SİTOPLAZMA[İng. CYTOPLASM] ile/||/<> SİTOZOL[İng. CYTOSOL] ile/||/<> TELOFAZ[İng. TELOPHASE]

( Genelde, kanın tüm gözeler uzaklaştırıldıktan sonra geride kalan ve pıhtılaşma etmenlerini içeren bölümünü tanımlamak için kullanılır. Ancak biyolojide, aynı zamanda göze içi sıvısı (sitoplazma), çekirdek içi sıvısı (nükleoplazma) gibi anlamlarda da kullanılabilir. Kan plazması, şoka girmiş bir kişiyi tekrar yaşama döndürmek için kullanılabilir. @@ Plazma zarının sitoplazmik yüzünün aktin filamanlarına bağlandığı gözeler arası birleşimdir. Örneğin, bitişik epitel gözeleri birbirine bağlayan adezyon kemerleri (zonula adherens) bir aderans eklemdir. @@ Sinir ya da kas gözesi gibi bir gözenin plazma zarındaki hızlı, geçici ve kendi kendine yayılan elektriksel uyarılmadır. Sinir sisteminde uzun mesafeli sinyal aktarımını mümkün kılar. @@ Mendel kalıtımına uymayan kalıtım tipidir. Bir özelliğin ana gözeden yavruya kromozom üstünden değil, sitoplazma aracılığıyla kalıtılmasına denir. Çeşitliliğe önemli katkı sağlar.Retrieved on 24/12/2012 from @@ Fikobilinler fotosentetik pigmentlerdir. Suda çözünebilirler ve bu nedenle sitoplazmada ya da kloroplastın stromasında bulunurlar. Sadece Siyanobakteri ve Rhodophyta'da bulunur. @@ Sitoplazma, göze zarı ile göze çekirdeği arasında bulunan yarı sıvı maddeye verilen addır. Ökaryotlarda (çekirdeğe sahip gözeler) sitoplazma tüm organelleri barındırır. @@ Sitozol; göze biyolojisinde tüm canlı gözelerde bulunan, göze içi organellerinin ve maddelerinin yerleştiği, sitoplazmanın çoğunluğu sudan oluşan sıvı kısmına verilen addır. Sitozol göze zarı ile çevrelenmiştir. Sitozolde RNA, organik bileşenler, atık maddeler ve mineraller bulunabilir. Ayrıca prokaryotik gözelerde DNA sitozol içinde bulunur. @@ Mitoz ve mayoz bölünmenin son evresi. Bu evrede kromozomlar kromatin ipliğe dönüşür, çekirdek zarı ve çekirdekçik tekrar oluşur, iğ iplikleri yok olur ve sitoplazma bölünmeye başlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PLASMA PINCH[İng.] / PINCEMENT DU PLASMA[Fr.] / PLASMAKLEMME[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA SIKIŞMASI

- PLEASE :/yerine MEMNUN ETMEK

- PLEASURE vs. INDOLENCE

- PLEASURE vs./and RENUNCIATION

( ZEVK ile/ve FERAGAT )

- PLEASURE :/yerine ZEVK

- PLEDGE[İng.] değil/yerine/= DESTEK


- PLSI/PROBABILISTIC LATENT SEMANTIC INDEXING[İng.] değil/yerine/= OLASILIKLI GİZLİ ANLAMSAL İNDEKSLEME

- PLUMBICON TUBE[İng.] / TUBE PLUMBICON[Fr.] ile/değil/yerine/= PLUMBİCON TÜPÜ

- PLUMBICON-RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLUMBİKON TÜPÜ

- PLÜTOKRASİ[Fr. < PLOUTOCRATIE] ile BEY ERKİ / VARSIL ERKİ

( "Zenginlerin yönetimi, zenginler iktidarı." )

- PLÜVİYOMETRE değil/yerine/= YAĞIŞÖLÇER

( Belirli bir zamanda. belirli bir yerde düşen yağış miktarını ölçmeye yarayan aygıt. )

- PLÜVİYOMETRE[Fr.] değil/yerine/= YAĞIŞÖLÇER

- PNEUMATIC[İng.] / PNEUMATIQUE[Fr.] / PNEUMATISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= PNÖMATİK

- PNPN DIODE[İng.] / DIODE-PNPN[Fr.] / PNPN-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PNPN DİYOT

- PO&SUP2;/PARTIAL OXYGEN PRESSURE[İng.] değil/yerine/= PARSİYEL OKSİJEN BASINCI

- POCKELS CELL[İng.] / CELLULE DE POCKELS[Fr.] / POCKELS-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= POCKELS GÖZESİ/HÜCRESİ


- POİNTWİSE CONVERGENCE ile/||/<> UNİFORM CONVERGENCE

( Pointwise her nokta ayrı, uniform tüm nokta aynı hız. )
( Formül: Individual İLE simultaneous )

- POISE[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSE

- POISEUILLE'S LAW[İng.] / LOI DE POISEUILLE[Fr.] / POISEUILLESCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSEUİLLE YASASI

- POISEUILLE[İng.] / POISEUILLE[Fr.] / POISEUILLE[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSEUİLLE

- POISSON'S CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE POISSON[Fr.] / POISSON-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON SABİTİ

- POISE[İng.] / POISE[Fr.] ile/değil/yerine/= POİZ

- POLAR COMPOUND[İng.] / COMPOSE POLAIRE[Fr.] / POLAR BILEŞIK[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAR BİLEŞİK, POLAR NESNE

- POLAR MOLECULE[İng.] / MOLECULE POLAR[Fr.] / POLAR MOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAR MOLEKÜL

- POLAR[İng.] / POLAIRE[Fr.] / POLAR[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAR

- POLARİTE[Fr.] ile POLARİZASYON[Fr.] ile POLARMA[Fr.] ile POLAROİT[Fr.]

( Bir elektrik üretecinin kutuplarını birbirinden ayırt etmeyi sağlayan nitelik. İLE Kutuplanma. İLE Doğrudan doğruya, kendi kaynağından çıkan bir ışığın, yansıdıktan sonra ya da kırıldıktan sonra gösterdiği özelliklerin tümü. | Kimyasal tepkimeler dolayısıyla bir pildeki gerilimin düşmesi. İLE Geçirdiği ışığı polaran saydam yaprak. | Çekim ve baskı işlemlerini çok çabuk ve otomatik olarak yapan fotoğraf makinesi. )

- POLAROGRAPH, POLAROGRAPHY[İng.] / POLAROGRAPHIE[Fr.] / POLAROGRAF, POLAROGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAF

- POLAROGRAPHIC ANALYSIS[İng.] / POLAROGRAPHISCHE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAFİK ÇÖZÜMLEME

- POLAROGRAPHISCHE ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAFİK GÖZE/HÜCRE

- POLAROGRAPHIC CELL[İng.] / PILE POLAROGRAPHIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAFİK PİL

- POLAROGRAM[İng.] / POLAROGRAMME[Fr.] / POLAROGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAM

- POLAROID[İng.] / POLAROÏDE[Fr.] ile/değil/yerine/= POLAROİT

- POLARÖLÇER/POLARİMETRE[Fr.] ile POLARİSKOP[Fr.]

( Bir ışığın, polarma oranını ölçmeye yarayan aygıt. İLE Bir ışığın, doğal ya da polarılmış olup olmadığını belirlemeye yarayan aygıt. )

- POLE :/yerine DİREK

- POLE değil/yerine/= UÇ, UCAY

- POLYACRYLAMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİAKRİLAMİT


- POLYACRYLONITRILE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİAKRİLONİTRİL

- POLİANDRİ[İng. POLYANDRY] ile/||/<> POLİCİNİ[İng. POLYGYNY] ile/||/<> POLİFAG[İng. POLYPHAGOUS] ile/||/<> POLİFİLETİK GRUP[İng. POLYPHYLETIC GROUP] ile/||/<> POLİMERAZ ZİNCİR TEPKİMESİ (PZT)[İng. POLYMERASE CHAIN REACTION] ile/||/<> POLİPLOİDİ[İng. POLYPLOIDY] ile/||/<> POLİSAKKARİT[İng. POLYSACCHARIDE] ile/||/<> POLİTOMİ[İng. POLYTOMY]

( En azından bazı dişilerin birden fazla erkekle çiftleştiği cinsel sistemlerdir. @@ En azından bazı erkeklerin birden fazla dişiyle çiftleştikleri cinsel sistemlerdir. @@ Bir organizmanın çok sayıda farklı besin türü ile beslenebilme özelliğidir. @@ Taksonomik analizlerde, birbirlerine benzer olan ancak yakın bir ortak ataya sahip olmayan canlı gruplarını belirtmek için kullanılır."Uçan canlılar" incelenecek olursa, yarasalar, kuşlar ve uçan sürüngenler polifiletik bir grup oluşturur. @@ Çok kısa sürede belirli DNA parçalarının amplifikasyonuna (tek bir zinciri bir yığın DNA arasından seçip çoğaltma) olanak sağlayan bir tekniktir. PCR`a dayalı RAPD, AFLP, SSR, ISSR gibi teknikler geliştirilmiştir. @@ Organizma kümesinin kromozomunun 2n den fazla olması durumudur. 3n, 4n yada daha fazla olabilir. @@ Birden fazla ve ayrı monosakkaritlerin bir araya gelmesi ile oluşan uzun zincirli polimerik karbonhidratlardır. Gıdalarda en bol bulunan karbonhidratlardır. Hücre zarından difüzyon ile geçemezler. Çoğu tatsızdır ve suda erimez. @@ Evrim ağacı üzerinde, bir ortak atadan ikiden daha fazla türün evrimleşmesi ve farklılaşması durumudur. Bir düğüm noktasından, ikiden fazla torun türün dallanmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- POLYARYLATE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİARİLAT

- POLİÇE[< İt. < Yun.] ile BOLİÇE

( Belirli bir sürenin sonunda, belirli bir parayı, kendi adına ya da bir başkasının buyruğuna ödemesi için alacaklının, borçluya yazdığı bildiri. | Sigorta senedi. İLE Yahudi kadını. )

- POLİÇE[İt. < BOLIZZA] ile BOLİÇE[İbr.]

( Belirli bir sürenin sonunda belirli bir parayı kendi adına ya da bir başkasının emrine ödemesi için alacaklının borçluya yazdığı bildiri. | Sigorta senedi. İLE Yahudi kadını. )

- POLİÇE değil/yerine/= ÖDEKÇE

- POLICE :/yerine POLİS

- POLİÇE[< İt. < Yun.] değil/yerine/= SİGORTA BELGİTİ

- POLYDISPERSE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİDİSPERS

- POLYETHYLENE[Fr.] / POLYETHYLENE[Alm.] ile/değil/yerine/= POLİETİLEN


- POLİGAM[Fr. POLYGAME | İng. POLYGAMOUS] ile POLİGAMİ[Fr. POLYGAMIE | İng. POLYGAMY]

- POLYCARBOXYLATE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİKARBOKSİLAT

- POLİM ile POLİP ile POLİS/LİK ile POLİÇE ile POLİS ARABASI ile POLİS NOKTASI ile POLİS HAFİYESİ ile POLİS KARAKOLU

- POLİMER[Fr. < POLYMERE] ile/ve/||/<>/> KOPOLİMERLEŞME ile/ve/||/<>/> KOPOLİMER[Fr. < COPOLYMERE]

( Tekrarlanan yapısal kümelerin oluşturduğu yüksek molekül ağırlıklı birleşikler. İLE/VE/||/<>/> Doymamış birleşikler karışımının büyük moleküller vererek polimerleşmesi. İLE/VE/||/<>/> Kopolimerleşme ile elde edilen nesne. )

- POLİMER ile POLİMERİ[Fr. < Yun. POLUS: Çok. | MEROS. Yan.] ile POLİMERLEŞME ile POLİMERLİK

( Yinelenen yapısal kümelerin oluşturduğu yüksek molekül ağırlıklı bileşikler. İLE Polimerlik. İLE Benzer ya da farklı birçok küçük molekülün, "polimer" denilen büyük moleküller biçiminde birleşmesi. İLE Biri, ötekinin polimeri olan iki molekül arasındaki bağıntı. )

- POLYMÉRÉ[Fr.] / POLYMER[Alm.] ile/değil/yerine/= POLİMER

- POLYMERASE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİMERAZ

- POLIMÉRISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= POLİMERLEŞME