| ...E ve ...E | (E ile biten FaRkLaR...)

- RÉSONANCE DE SPIN ÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON SPİN REZONANSI

- DENSITÉ DE SPIN ÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON SPİN YOĞUNLUĞU

- SPECTROSCOPIE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENSPEKTROSKOPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON TAYF BİLGİSİ/BİLİMİ

- TÉLESCOPE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENTELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON TELESKOBU

- TUBE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON TÜPÜ

- PIÈGE À ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENFALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON TUZAĞI

- DENSITÉ ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON YOĞUNLUĞU

- ELECTRONEGATIVITY DIFFERENCE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONEGATİFLİK FARKI

- ELECTRON NEGATIVITY[İng.] / ELECTRONEGATIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONEGATİFLİK

- NIVEAU D'ÉNERGIE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONISCHES ENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONİK ENERJİ DÜZEYİ


- ELEKTRONISCHE ZYKLOTRONWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONİK SİKLOTRON DALGASI

- SPECTRE D'ABSORPTION ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONISCHES ABSORPTIONSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONİK SOĞURMA TAYFI/SPEKTRUMU

- ELECTRONIC BALANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONİK TERAZİ

- ELEKTRONENLEHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONOSOZ

- ELECTROOPTICS[İng.] / ÉLECTRO-OPTIQUE[Fr.] / ELEKTROOPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROOPTİK

- ELECTROOSMOSIS[İng.] / ÉLECTROOSMOSE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROOZMOZ

- ELECTROSCOPE[İng.] / ÉLECTROSCOPE[Fr.] / ELEKTROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSKOP

- SÂHA-İ BERKİYE-İ SÂKİNE, SÂHA-İ ELEKTRİKİYYE-İ SÂKİNE[Osm.] / ELECTROSTATIC FIELD[İng.] / CHAMP ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK ALAN

- BANDE ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK BANT

- ELECTROSTATIC PRECIPITATOR[İng.] / PRÉCIPITATEUR ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHER ABSCHEIDER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK ÇÖKTÜRÜCÜ


- ELECTROSTATIC WAVE[İng.] / ONDE ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK DALGA

- ELEKTROSTATİK[Fr. < ÉLECTROSTATIQUE] değil/yerine/= ELEKTRİKLE İLGİLİ

- KUDRET-İ BERKİYE-İ SÂKİNE[Osm.] / ELECTROSTATIC ENERGY[İng.] / ÉNERGIE ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK ENERJİ

- ELECTROSTATIC INDUCTION[İng.] / INDUCTION ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE INDUKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK İNDÜKLEME

- ELECTROSTATIC FORCE[İng.] / FORCE ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK KUVVET

- ELEKTROSTATISCHE MASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK MAKİNE

- ELECTROSTATIC LENS[İng.] / LENTILLE ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE LINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK MERCEK

- CRIBLAGE ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK PERDELEME

- ELECTROSTATIC DEFLECTION[İng.] / DÉVIATION ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE ABLENKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK SAPTIRMA

- ELECTROSTATIC CHARGE UNIT[İng.] / UNITÉ DE CHARGE ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE LADUNGSEINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK YÜK BİRİMİ


- BERKİYE-İ SÂKİNE, ELEKTRÎK-İ SÂKİNE, SÂKİN ELEKTRİK[Osm.] / ELECTROSTATICS, STATIC ELECTRICITY[İng.] / ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATIK, RUHEELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK

- ELEKTROSTATİK ile ELEKTROSTATİK SERPME

- ELECTRODE CURRENT[İng.] / COURANT D'ÉLECTRODE[Fr.] / ELEKTRODENSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT AKIMI

- ELECTRODE CHARACTERISTIC[İng.] / CARACTÉRISTIQUE DE L'ÉLECTRODE[Fr.] / ELEKTRODENCHARAKTERISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT KARAKTERİSTİĞİ

- ELEKTRODENKENNLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT KARAKTERİSTİK EĞRİSİ

- DISSIPATION D'ÉLECTRODE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT KAYBI

- ELEKTRODENVERLUSTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT KAYIPLARI

- ELECTRODE POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL D'ÉLECTRODE[Fr.] / ELEKTRODEPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT POTANSİYELİ

- ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE[Fr.] / ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT

- ELECTROTHERMAL[İng.] / ÉLECTROTHERMIQUE[Fr.] / ELEKTROTHERMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROTERMAL


- ELECTRODELESS DISCHARGE TUBE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROTSUZ BOŞALMA TÜPÜ

- ELEKTROVERSİYON/ELECTROVERSION[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKLE DÜZELTME

- ELEM ile ELEME ile ELEMLİ ile ELEMELİ ile ELEMSİZ/LİK ile ELEMESİZ ile ELEME SINAVI

- ELEMENT vs. ABSOLUTE

- ELEMENT vs. BASE

- ANALYSE ELEMENTAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEMENTEL ÇÖZÜMLEME

- CRITICAL ANGLE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK AÇI

- TENSION CRITIQUE ANODIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK ANOT GERİLİMİ

- CRITICAL PRESSURE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK BASINÇ

- CRITICAL MAGNITUDE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK BÜYÜKLÜK


- CRITICAL VALUE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK DEĞER

- CRITICAL STATE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK DURUM

- CRITICAL VOLTAGE[İng.] / TENSION CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK GERİLİM

- CRITICAL VOLUME[İng.] / VOLUME CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK HACİM

- CRITICAL GRID VOLTAGE[İng.] / TENSION CRITIQUE DE GRILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK IZGARA GERİLİMİ

- CRITICAL SOLUTION TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE CRITIQUE DE SOLUTION[Fr.] / KRITISCHE LÖSUNGSSTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK/KRİTİK ÇÖZELTİ SICAKLIĞI

- CRITICAL MASS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK KÜTLE

- CRITICAL OPALESCENCE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK OPAKLIK

- CRITICAL TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK SICAKLIK

- CRITICAL REACTOR[İng.] / RÉACTEUR CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK TEPKİLEŞİM/REAKTÖR


- FELSEFE:
ELEŞTİREL
ile/ve/<> YARATICI ile/ve/<> ETKİN

- ELEŞTİRİ ile "ALT-ÜST ETME"

- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine DEĞERLENDİRME

( Eleştiri, bulunduğun durumu tespit ile başlamalıdır. )

- ELEŞTİRİ ile/ve ELEME

- ELEŞTİRİ ile REDDETME

- ELEŞTİRİ = TENKİT = CRITICAL[İng.] = CRITIQUE[Fr.] = KRITIK[Alm.] = KRITIKE[Yun.] = CRÍTICO[İsp.]

- ELEŞTİRME ile ELEŞTİRMEN/LİK ile ELEŞTİRMECİ/LİK ile ELEŞTİRMELİ

- ELEVASYON/ELEVATION[İng.] değil/yerine/= KALDIRMA | YÜKSELME

- ELİBBÂ[Ar. < LEBÎB] ile ELİFBÂ/ELİFBE[Ar.]

( Akıllı, olgun, kâmil kişiler. İLE 33 harften oluşan Osmanlı abecesi. | Bir şeyin başlangıcı. | Bir örgü motifi. )

- ELİF:
GÖVDE
değil AKIL


- ELİFİ ile ELİFİ ELİFİNE

- ELİMDEN GELDİĞİNCE ile/ve/<>/değil/yerine GEREKTİĞİ KADAR

- ELİMİNASYON[Fr. < ÉLIMINATION] değil/yerine/= ELEME

- ELIMINATE :/yerine ELEMEK, ORTADAN KALDIRMAK

- ELİMİNE[Fr.] (ETMEK) ile A LIMINE[Lat.]

( Elemek, ayıklamak. İLE Eşikten doğru. | Önyargıyla, kestirmeden. | Konunun/sorunun özüne, işin aslına bakmaksızın. )

- ELİMİNE ile ELİMİNASYON

- EL(İNDE) ile/ve EV(İNDE)

- ELİNE ile/ve DİLİNE ile/ve BELİNE SAHİP ÇIKMAK

- ELİNLE ve/> DİLİNLE ile/ve/||/<>/> SENİNLE

( Ne yaparsan elinle, o gelir seninle... )

- ELİPSOİD ile/||/<> DENGE

( Dönen elipsoidlerin dengesi )
( Colin Maclaurin tarafından 1740 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1698-1746) (Ülke: İskoçya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Maclaurin serisi) )

- MİKYÂS-İ KAT-İ NÂKİS[Osm.] / ELLIPSOMETER[İng.] / ELLIPS MESSINSTRUMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELİPSOMETRE

- ELLIPSOMÉTRIE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELİPSOMETRİ

- TAKATTUB-İ BEYZÎ[Osm.] / ELLIPTICAL POLARIZATION[İng.] / POLARISATION ELLIPTIQUE[Fr.] / ELLIPTISCHE POLARISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELİPTİK KUTUPLANMA

- ELİPTİK YAPRAK = VARAK-I YÜBSÎ = FEUILLE ELLIPTIQUE

- ELİT[Fr. < ÉLITE] değil/yerine/= SEÇKİN

- ELITE :/yerine ELİT

- ELKAB-I RESMİYYE

( Resmî unvanlar. )

- ELLERİ YIKAMADA:
YEMEKTEN ÖNCE
ve UYUMADAN ÖNCE

( ... VE Uyku/rüya sırasında -düşük de olsa- parmağınızı gözünüze değdirme olasılığından dolayı gözün mikrop kapmaması için uyumadan önce elleri temiz tutmakta yarar vardır! )

- ELLIS-VAN CREVELD SYNDROME[İng.] değil/yerine/= ELLİS-VAN CREVELD SENDROMU

( Genetik olarak kalıtılan bir hastalık. Bu kişilerde; cücelik, fazladan parmak, kalpte, kollarda ve bileklerde şekil bozukluğu görülüyor. Bu nadir hastalığa sahip olduğu bilinen bireylerin çoğu Amişler ve %7'si bu hastalığa sebep olan çekinik geni taşıyor.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ELMA değil HABBE


- ELSE :/yerine BAŞKA

- ELSEWHERE :/yerine BAŞKA YERDE

- ELUATE[İng.] ile/değil/yerine/= ELUAT

- ELUSIVE vs. ILLUSIVE

- ELUTION CHROMATOGRAPHY[İng.] / FLUTION CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELÜSYON KROMATOGRAFİSİ

- EM/ELECTRON MICROSCOPE[İng.] değil/yerine/= ELEKTRON MİKROSKOBU

- EMANET ETMEK ile EMANET ile EMANET ETME

- EMÂRÂT[Ar. < EMÂRE] ile EMÂRET[Ar. < EMR] ile EMÂRİD[Ar. < EMRED]

( Nişanlar, eserler, deliller, alâmetler. İLE Emirlik, beylik, prenslik. | Emir'in hali ve sıfatı. İLE Bıyıkları terlememiş gençler. )

- EMÂRE[Ar.] ile ALÂMET[Ar.]

( Belirti, iz, ipucu. İLE Belirti, işaret, iz, nişan. | Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne. )

- EMARE ile EMARET


- EMÂRE ile EMMÂRE

- EMÂRE[Ar.] ile/ve/||/<> ESAM/E[< ESÂM/İ / İSİMLER][Ar.]

( Belirti. İLE/VE/||/<> Adlar/isimler. )

- EMÂRE ile REMZ

- EMAYE ile EMAYECİ ile EMAYE EŞYA

- ENAMEL[İng.] / ÉMAIL[Fr.] / GLAUS, EMAILLE[Alm.] ile/değil/yerine/= EMAYE

- EMAYLAMAK ile EMAY ile EMAYE

- EMBED vs. INTEGRATE

- EMBEDDING PRINCIPLE değil/yerine/= İÇEYERLEŞTİRME İLKESİ

- EMBESİL[Fr. < IMBÉCILE] değil/yerine/= BUDALA, APTAL, AHMAK

- EMBOLİ[Fr. < EMBOLIE] değil/yerine/= DAMAR TIKANIKLIĞI


- EMBRACE :/yerine KUCAKLAMAK

- EMBRİYO[İng. EMBRYO] ile/||/<> AMNİYON SIVISI[İng. AMNIOTIC FLUID] ile/||/<> DİKOTİL[İng. DICOTS] ile/||/<> DİPLOBLAST ile/||/<> DÖTERESTOM[İng. DEUTEROSTOME]

( İnsan biyolojisinde embriyo, fetüsden önceki zigottan sonraki büyüyen organizma evresidir. Embriyo, zigotun göze bölünmesine başlamasından hemen sonraki aşamadır. 8 hafta boyunca devam eden göze bölünmeleri ve değişim sonucunda embriyo fetüse dönüşür ve organizca bundan sonra organlaşmaya başlar. @@ Amniyon kesesi içinde bulunan ve dölütün (embriyonun) nemli, su içeren bir ortamda yüzmesini sağlayan sıvıdır. @@ Tohumlarında bir çift çeneğe sahip olan bitki grubu. Kapalı tohumlu bitkileri oluşturan 2 öbekten ikincisi. Embriyonik gelişim esnasında tohumlarında 2 tane çenek oluşumu gözlenir. Ayırt edici özellikleri ağsı damar yapısı ve düzenli dizilmiş iletim demetleri. @@ Endoderm (iç deri) ve ektoderm (dış deri) olmak üzere yalnızca iki temel embriyonik göze katmanını oluşturan, mezoderm (orta deri) katmanını oluşturmayan hayvanlardır. @@ Belirli bir embriyolojik gelişim şablonuna ortak olarak sahip olan türlerdir. En belirgin özellikleri, embriyolojik gelişim sırasında oluşan radyal çöküntü ve anüsün ağızdan önce oluşması durumudur. Derisidikenlileri ve kordalıları kapsar. "Ağız-sonra hayvanlar" olarak da bilinirler.İnsan, döterestom bir hayvan türüdür. Embriyolojik gelişimi sırasında, diğer tüm kordalılar gibi ağzı, anüsünden sonra oluşmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EMBRİYOLOG[Fr. < EMBRYOLOGUE] değil/yerine/= EMBRİYOLOJİ UZMANI

- EMBRİYOLOJİ[İng. EMBRYOLOGY] ile/||/<> PROTOSTOM[İng. PROTOSTOME] ile/||/<> VON BAER KURALI[İng. VON BAER RULE] ile/||/<> VON BAER KURARLI[İng. VON BAER'S RULE]

( Biyolojinin bir dalıdır. Döllenmiş yumurtadan başlayarak canlıların tam bir biçimde meydana gelişine kadar geçen gelişme aşamalarını inceleyen bilimdir. @@ Belirli bir embriyolojik gelişim şablonuna ortak olarak sahip olan türlerdir. En belirgin özellikleri, embriyolojik gelişim sırasında oluşan radyal çöküntü ve anüsün ağızdan sonra oluşması durumudur. Omurgasızları, yumuşakçaları ve yuvarlak solucanları kapsar. "Ağız-önce hayvanlar" olarak da bilinirler. @@ Karl Ernst von Baer'in embriyoloji hakkında öne sürdüğü kuraldır. Bu kurala göre bir hayvanın embriyosunda ilk önce taksonomik sınıflandırma içinde ait olduğu daha genel öbeğe has özellikler, sonrasında ise kademeli olarak canlının kendi cinsine ve türüne ait özellikleri gelişir.Bu kurala örnek olarak insan embriyosunda ilk haftalarda solungaç yarığı gözlenmesi daha sonrasında ise insana ait uzuvların belirli hale gelmesi verilebilir. @@ Karl Ernst von Baer 1828'de Almanya Königsberg Üniversitesi'nde çalışırken, hayvanların gelişme sürecini anlatan dört maddeden oluşan ve daha sonra von Baer'in embriyoloji kanunları olarak adlandırılan bir çalışma yayınladı. Bu yasalarla birlikte von Baer, ​​hayvan embriyolarının gelişimini (ontogenezi) tarif ederken, o sırada gündemde olan hayvan gelişimi ile ilgili popüler teorileri de eleştirdi. Von Baer'in embriyoloji kanunları, farklı organizma sınıflarının gelişimi ile ontogenez arasındaki kalıplar ve dünyadaki türlerin çeşitlenmesi (filojeni) arasındaki ilişkileri ve kalıpları araştırmak için bir çerçeve sağlamıştır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EMBRİYOLOJİK[Fr. < EMBRYOLOGIQUE] değil/yerine/= EMBRİYOLOJİ İLE İLGİLİ

- [ E = mc² ]
"EM, CE(KARE)"
değil ME, CE(KARE)

- EMED[Ar.] ile GÂYE[Ar.]

- EMEKLEME ve/||/<>/>/< MEMEYE EMEKLEME

( )

- EMEL/GÂYE[Ar.] değil/yerine/= İSTEK/UMUT/ÜMİT/ÜLKÜ

- EMERGE :/yerine ORTAYA ÇIKMAK


- EMERGE SUBMERGE

- EMERGENCE ile/||/<> REDÜKSİYONİZM

( Emergence bütün > parçalar toplamı, redüksiyon parçalara ayırma. )
( Formül: Karmaşık İLE basit )

- EMERGENT SPACETIME ile/||/<> MİNKOWSKİ UZAYI

( Emergent spacetime kuantum dolanıklıktan doğarken İLE Minkowski uzayı sabit düz uzay-zamandır )
( Formül: ds² = η_μν dx^μ dx^ν )

- EMÎHE

( Koyunlarda meydana gelen uyuzluk. )

- EMİNA ile/ve İZE

( Tahıllar için eski bir ağırlık ölçüsü. İLE/VE Bir tahıl ölçüsü. )

- EMİRÇGE = KIKIRDAK
[<

- SUCTION[İng.] / SUCCION[Fr.] / SAUGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EMME

- EMMEK ile NEMİ EMER ile EMİCİ ile ABSORBE ile EMİCİLİK ile EMİCİ ile EMİCİ

- EMPATİ[Fr. < EMPATHIE] değil/yerine/= DUYGUDAŞLIK

- EMPATİ ile/ve/||/<> DÖNÜŞTÜREREK İÇSELLEŞTİRME


- EMPATİK:
ANLAYIŞ
ile/ve/||/<> DOĞRULAMA ile/ve/||/<> İRDELEME ile/ve/||/<> KATILIM ile/ve/||/<> YORUMLAMA

- IMPEDANCE-ADMITTANCE MATRIX[İng.] / MATRICE IMPÉDANCE-ADMITTANCE[Fr.] / IMPEDANZ-ADMINISTRATRIX[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS-ADMİTANS MATRİSİ

- IMPEDANCE COMPONENTS[İng.] / COMPOSANTES DE L'IMPÉDANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS BİLEŞENLERİ

- APPARIEMENT DE L'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZANPASSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS DENKLEŞMESİ

- BAISSE DE L'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZABFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS DÜŞMESİ

- IMPEDANZBAUELEMENT, IMPEDANZKOMPONENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS ELEMANLARI

- EMPEDANS[İng. IMPEDANCE] ile/||/<> ADMİTTANS[İng. ADMITTANCE] ile/||/<> ENDÜKTANS[İng. INDUCTANCE] ile/||/<> KAPASİTANS[İng. CAPACITANCE]

( Bir elektrik devresinde ya da elektronik bileşende alternatif akıma (AC) karşı gösterilen toplam direnci ifade eder. Daha basitçe ifade etmek gerekirse, bir devrenin AC akımına karşı koyma miktarıdır. Direnç gibi empedans da voltajı akıma böler, ancak dirençten farklı olarak sadece saf dirençli devre elemanlarında değil, aynı zamanda endüktans ve kapasitans gibi reaktif bileşenleri de içeren devrelerde de ortaya çıkar. Dolayısıyla, empedans kompleks bir büyüklüktür ve hem büyüklüğü (genlik) hem de faz açısını içerir. Birimi ohm (Ω)'dur. @@ Elektrik devresinin ya da elemanın alternatif akım (AC) karşısında gösterdiği toplam kolaylığı ifade eden ölçü. İletkenlik (İng. "conductance") ve süseptans (İng. "susceptance") bileşenlerinden oluşur. Birimi siemens (S) ya da mho (℧)'dur ve karmaşık sayı olarak ifade edilir. Y ile gösterilir. Admittans ile empedansın çarpımı 1'e eşittir. @@ Elektrik devrelerinde bir iletkenin, içinden geçen elektrik akımının değişimine karşı gösterdiği direnç. Bu özellik; bir iletkenden geçen akımın değişmesiyle iletken etrafında oluşan manyetik alanın, bu değişime karşı koyacak bir elektromotor kuvvet (EMK) üretmesi sonucu ortaya çıkar. Birimi "Henry (H)" olarak adlandırılır ve genellikle "L" harfi ile gösterilir. @@ Bir elektronik devrede iletkenlerden herhangi biri üzerindeki elektrik yükü miktarının iletkenler arasındaki potansiyel farka "oranıdır. Başka bir ifadeyle, bir cismin elektrik yükü depolama yeteneğidir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere elektrikle yüklenebilen her cismin belirli bir kapasitansı vardır. Kapasitansın formülü C=q/V şeklindedir. Bu formüldeki C kapasitansı, q elektrik yükünü, V ise iletkenler arasındaki potansiyel farkı ifade etmektedir. Kapasitansın SI birim sistemindeki birimi Faraddır. Ancak elektronik devrelerde kullanılan sığaçların kapasitansı genellikle faraddan daha düşük büyüklüğe sahiptir, bu yüzden faradın alt birimleriyle ifade edilirler. Kapasitansın günümüzde kullanılan en yaygın alt birimleri mikrofarad (mF), nanofarad (nF) ve pikofaraddır (pF). Buna ek olarak sığaçlarda depolanan enerji aşağıdaki formülle hesaplanır:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- IMPEDANCE BRIDGE[İng.] / PONT D'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS KÖPRÜSÜ

- IMPEDANCE MATRIX[İng.] / MATRICE D'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZMATRIX[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS MATRİSİ

- IMPEDANCE RISE[İng.] / ÉLÉVATION D'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZANSTIEG, IMPEDANZERHÖHUNG, IMPEDANZSTEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS YÜKSELMESİ


- IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZ, SCHEINWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS

- IMPEDANCE MAGNETOMETER[İng.] / MAGNÉTOMÈTRE À IMPÉDANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= EMPEDANSLI MANYETOMETRE

- EMPERMEABLE[Fr. < IMPERMÉABLE] değil/yerine/= YAĞMURLUK

- EMPHASIZE :/yerine VURGULAMAK

- EMPLOYEE :/yerine ÇALIŞAN

- IMPREGNATION, IMPREGNATE[İng.] / IMPREGNATION, IMPREGNER[Fr.] / IMPRÄGNIEREN, TRÄNKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPRENYELEME, EMPRENYE ETME

- EMPRESYONİST[Fr. < IMPRESSIONNISTE] değil/yerine/= İZLENİMCİ

- EMPRESYONİZM[Fr. < IMPRESSIONNISME] değil/yerine/= İZLENİMCİLİK

- EMPROVİZE[Fr. < IMPROVISÉ] değil/yerine/= DOĞAÇLAMA

- EMPROVİZE ile EMPROVİZASYON


- EMRE

( DERVİŞ, İSTEYEN/TALEB EDEN )

- EMSÂL ile NUMUNE

( BENZER ile ÖRNEK )

- SÜBEYE[Osm.] / EMULSION[İng.] / ÉMULSION[Fr.] / EMULSION[Alm.] ile/değil/yerine/= EMÜLSİYON

- EMZİRME:
ERİLDE
ile/ve DİŞİLDE

( 24 aydır. İLE/VE 18 aydır. )
( NİFÂS[Ar.]: Lohusalık. )

- EN BİLİNEN HADİS KİTAPLARI(KÜTÜB-İ SİTTE)

- EN BÜYÜK HAZİNE

( MEMNUN OLMAYI BİLMEK )

- EN DORUK/ZİRVE değil DORUK/ZİRVE

- EN GÖZDE ÇEŞME

( KÜÇÜKSU ÇEŞMESİ
[ 1806, III. Selim tarafından yaptırılmıştır. ] )

- EN İYİ TEKNE ve/||/<> EN İYİ ARKADAŞ

( Arkadaşın teknesi. İLE/VE/||/<> Teknesi olan. )

- EN KISA GECE ile EN UZUN GECE

( 21 - 22 Haziran İLE 21 - 22 Aralık )
( Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilür
Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat

Sâbit

En uzun geceyi, gökyüzüyle, yıldızlarla uğraşan, ne bilsin
Sen aşk derdine bağımlı olmuş kavuşamayan âşığa sor ki geceler, kim bilir kaç saat


)
( Şeb-i yeldâda uzar fecre kadar kıssa-i aşk
Ta ki Mecnûn bitirir nutkunu Leylâ söyler

Yahya Kemal Beyatlı )

- ASGARÎ İNHİRAF[Osm.] / MINIMUM DEVIATION[İng.] / DÉVIATION MINIMALE[Fr.] / MINIMALE ABWEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EN KÜÇÜK SAPMA

- EN ÖNEMLİ MÜZE

( ARKEOLOJİ MÜZESİ )

- EN OPTİMAL değil OPTİMAL ya da/daha iyisi/Türkçe'si EN ÇOK/YÜKSEK (SEVİYEDE)

- EN ÜNLÜ VE GÖRKEMLİ HASTAHANE

( BASILIAS [Kapadokya'da][369 yılında] )

- EN UZAK MESAFE

( İKİ KİŞİ ARASINDA )

- EN YAKIN MESAFE

( İKİ KİŞİ ARASINDA )

- EN ... değil/yerine YETERİNCE ...

- ENABLE :/yerine OLANAK SAĞLAMAK

- ÉCHANTILLONNAGE[Fr.] / ENANTIOMER[Alm.] ile/değil/yerine/= ENANTİYOMER

- ENÂT[Ar.] ile TU'EDE[Ar.]


- ENAYİLEŞMEK ile ENAYİ/LİK ile ENAYİCE ile ENAYİ DÜMBELEĞİ

- ENBERİ ile ENÖTE

( Çiftyıldızlarda, bileşenlerin kütle merkezine göre çizdikleri elips yörüngede, kütle merkezinin bulunduğu odağa en yakın nokta. İLE Çiftyıldızlarda, yoldaşın, başyıldıza göre çizdiği bağıl yörüngenin, başyıldıza en yakın noktası ya da her bir üyenin kendi yörüngelerinin kütle merkezine en yakın noktası. )

- ENCOURAGE :/yerine CESARETLENDİRMEK

- HEYET[Ar.]/ENCÜMEN/KOMİTE[Fr. < COMITE]/KOMİSYON değil/yerine/= YARKURUL/ALT KURUL

( Meclis ya da herhangi bir kurultayda, bazı konuları inceleyerek, varılan sonuçları tartışılmak için genel kurula getirmekle görevli, üyeler arasından oluşturulan altkurul. )

- ENDÂZE

( TAHMİN, TAKDİR | ÖLÇEK | MERTEBE, DERECE | 60/65/68 cm.lik, eski bir uzunluk ölçüsü. )

- ENDAZELEMEK ile ENDAZE ile ENDAZELİ ile ENDAZESİZ

- ENDİŞE ile ENDİŞELİ ile ENDİŞEYLE

- KAYGI/ENDİŞE ile SIKINTI

- ENDİŞELENMEK ile ENDİŞELENDİRMEK ile ENDİŞELENEBİLMEK ile ENDİŞE ile ENDİŞELİ/LİK ile ENDİŞESİZ/LİK

- ENDİŞELİ ile ENDİŞEYLE


- ENDODERM[Fr. < ENDODERME] değil/yerine/= İÇ DERİ

- ENDODERM ile/ve/<> EDEME

( İç deri. İLE/VE/<> Alt deri. )

- ENDOFİT[İng. ENDOPHYTE] ile/||/<> ENDOSİMBİYONT[İng. ENDOSYMBIONT] ile/||/<> ENDOSİMBİYOZ[İng. ENDOSYMBIOSIS]

( Bitki dokularının göze içi boşluklarında yaşayan mantarlar; bazıları otçulları caydırmada kullanılan kimyasal toksinleri üretirler. @@ Bir organizmanın içinde yaşayan diğer bir organizmaya verilen isim. @@ Bir organizmanın diğer bir organizmanın içinde yaşaması biçiminde olan ortak yaşam türüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ENDOGAMİ[Fr. < ENDOGAMIE] değil/yerine/= İÇ EVLİLİK

- ENDOKARP = GILÂF-I DAHİLÎ-İ SEMERÎ = ENDOCARPE

- ENDOKRİN[Fr. < ENDOCRINE] değil/yerine/= İÇ SALGI

- ENDOKRİNOLOJİ[Fr. < ENDOCRINOLOGIE] değil/yerine/= İÇ SALGI BİLİMİ

- ENDOSKOP/ENDOSCOPE[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇ

- ENDOSKOPİ/ENDOSCOPY[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇLEME

- ENDOTERMİK[Fr. < ENDOTHERMIQUE] değil/yerine/= ISIALAN


- ENDOTERMİK (ETKİLEŞİMLER) ile/||/<>/>< EKZOTERMİK (ETKİLEŞİMLERDE)

( Enerji emer. İLE/||/<>/>< Enerji salınır. )
( Isı alan tepkime. İLE/||/<>/>< Isı veren tepkime. )

- ENDOTHERMIC REACTION[İng.] / ENDOTHERMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDOTERMİK TEPKİME

- INDUKTION STÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDÜKSİYON KUVVETİ

- INDUKTANZBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDÜKTANS KÖPRÜSÜ

- ENDÜRANS/ENDURANCE[İng.] değil/yerine/= DAYANIKLILIK

- ENDÜSTRİ[Fr. < INDUSTRIE] değil/yerine/= SANAYİ

- ENDÜSTRİALİZM[Fr. < INDUSTRIALISME] değil/yerine/= SANAYİCİLİK

- INDUSTRIAL ALCOHOL[İng.] / ALCOHOL DÉNATURÉ[Fr.] / DENATURIERTER ALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ENDÜSTRİYEL ALKOL

- ENE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İNNÂ

- ENE ile/yerine NAHNÜ

( Ben. İLE/YERİNE Biz. )

- ENERGIEFLUSSSCHICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ AKI YOĞUNLUĞU

- DENSITÉ DE FLUX D'ÉNERGIE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENERJİ AKISI YOĞUNLUĞU

- FLUX D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEFLUSS, ENERGIEFLUX[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ AKISI

- DÉPENDANCE ÉNERGÉTIQUE[Fr.] / ENERGIEABHÄNGIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ BAĞIMLILIĞI

- BANDES DE L'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEBAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ BANDI/BANTLARI

- BALANCE ÉNERGÉTIQUE[Fr.] / ENERGIEBILANZ, ENERGIEHAUSHALT[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DENGESİ

- ENERGY CONVERSION EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT DE CONVERSION D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEUMWANDLERNUTZLEISTUNG, ENERGIEUMWANDLUNGSNUTZLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DÖNÜŞÜM VERİMİ

- CONVERSION D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEUMWANDLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ

- | ENERJİ || HELYUM[He] || NÖTRON |
ile/ve/<>/<
DÖTERYUM[D] || TRİTYUM[T]

( )

- ENERGIENIVEAUKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DÜZEYİ EĞRİSİ


- NIVEAU D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DÜZEYİ

- OPÉRATEUR ÉNERGÉTIQUE[Fr.] / ENERGIEOPERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ İŞLEMCİSİ

- DISSIPATION D'ÉNERGIE, PERTE D'ÉNERGIE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENERJİ KAYBI

- ENERGIEVERLUSTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ KAYIPLARI

- DENSITÉ D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ YOĞUNLUĞU

- ENERJİ = ENERGY[İng.] = ÉNERGIE[Fr.] = ENERGIE[Alm.] = ENERGIA[İt.] = ENERGÍA[İsp.]

- ENERJİ ile/ve/ya da/<> KAPASİTE

( Çabalamanın yararı olmadığında, enerjinizi harcamamaya bakın. )

- ENERJİ MADDE

- CONSERVATION DE L'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİNİN KORUNUMU

- ENES[< ÜNS >< VAHŞET] ile ENEZ(/E)

( Bağlantı/yakınlık kuran, bağlantıda olan. İLE Edirne'nin bir ilçesi. | Cılız, zayıf, güçsüz. )

- ENEZ ile ENEZE

- ENFEKSİYON ile ENFEKSİYÖZ ile ENFEKTE ile ENFEKTE OLMAK

( Bulaş, bulaşım. İLE Bulaşıcı, bulaşlı. İLE Bulaşlı, bulaşmış. İLE [enfeksiyon etkeni] Bulaşmak. )

- ENFEKTE ETMEK ile ENFEKTE ile ENFEKSİYON ile BULAŞICI ile BULAŞICI HASTALIK ile BULAŞICI

- ENFEKTİF/INFECTIVE[İng.] değil/yerine/= BULAŞICI

- ENFORMASYON[İng. < INFORMATION] değil/yerine/= BİLGİLENDİRME

- ENFORMATİK[Fr. < INFORMATIQUE] değil/yerine/= BİLİŞİM

- ENFRARUJ[Fr. < INFRAROUGE] değil/yerine/= KIZILÖTESİ

- ENFRARUJ[Fr. < INFRAROUGE] değil/yerine/= KIZILÖTESİ

( Işık tayfında kırmızı alanın ötesindeki alanda yayılmış ısı ışınlarından oluşan, gözle görülmeyen ışınım. )

- ENFRASTRÜKTÜR[Fr. < INFRASTRUCTURE] değil/yerine/= ALTYAPI

- ENGAGE :/yerine MEŞGUL OLMAK, KATILMAK


- BARRIER VOLTAGE[İng.] / TENSION DE BARRIÈRE[Fr.] / BARRIERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENGEL GERİLİMİ

- ENGEL ile BESLENME

- ENGEL(") ile/ve/değil/yerine/||/<> ENGEBE

( Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen neden. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Deprem, yel, sel vb. iç ve dış etmenlerin etkisiyle oluşan yayla, ova, koyak, çukur, dağ vb. biçimlerin bütünü, yüzey biçimleri. )

- ENGEL ile PERDE

( Engeller yaratmayabilirsiniz. )
( Engeller aşılabilir. )
( Engellerin en yıldırıcısı kişinin kendidir. )
( Engeller bir ölçüde kalktığında, O, bir anda içinize doğar. )
( Onu tümüyle alın! Buradadır, istemeniz yeter. Fakat istemezsiniz. İsteseniz bile almazsınız. Almanızı engelleyen nedir, onu bulun. )
( Obstacles can be overcome. )
( You can avoid creating obstacles.
It will dawn on you suddenly, when the obstacles are removed to some extent.
Take the whole of it! It is here for the asking. But you do not ask. Even when you ask, you do not take. Find out what prevents you from taking. )

- BARRIER PENETRATION[İng.] / PÉNÉTRATION DE LA BARRIÈRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ENGELİ AŞMA

- ENGELLEME/ENGELLENME ile/ve/||/<> DAĞITMA/DAĞILMA