| ...E ve ...E | (E ile biten FaRkLaR...)

- İSTENÇ/DİRETME/İRÂDE[EVET]
ile/ve/değil/yerine/önce/||/+/<>/></>/<
DİRENÇ/DİRENME/İHTİYÂR[< HAYIR]
(
ile/ve/değil/yerine/önce/||/+/<>/></>/<
REVİYE[Ar.][>< BEDİHE])

( Yapma/yapabilme becerisi/isteği/coşkusu/olanağı/gücü. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/></>/< Yapmama/yapmayabilme becerisi/isteği/coşkusu/olanağı/gücü. )
( "Zekâda", nefiste. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/></>/< Akılda. )
( Seçim. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/></>/< Yeğleme/tercih. )
( Cins. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/></>/< Fasl. )
( Varoluş/sal. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/></>/< Varoluşunun sürekliliği için/yönünde. )
( Bir şeyi yapmanın, tek bir yolu yoktur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/></>/< Yolu, tektir! [Yapmamaktır!] )
( Başı, ortası/süreci ve sonucu, akıl iledir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/></>/< Özgüven iledir ve öz/güven sağlatır. )
( Parça. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/></>/< Bütün. )
( Özgürlüğümüzü yitirdiğimizde, değerini bilmeye başladığımız, anladığımız ve anımsadığımız. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/></>/< Özgürlüğümüzde, sürekli bilmemiz ve anımsamamız gereken. )
( Doğadaki tüm varolanlar gibi insanın gövdesi de gelişerek ve değişerek sürecini tamamlar. Gövdemiz itibariyle bitki ve hayvanların koşullarıyla birlikte bülûğa ermesiyle tanımlanan belirli yaş, dönem ve zihinsel seviyelerden geçerek herkesle eşit olanaklara, haklara ve kararlara sahip olmak üzere birey olmaya, reşit olmaya hak kazanırız.

Olanaklarımız, 18 yılımızı tamamlayana kadar, ağırlıklı olarak bitki ve hayvanlarla ortak olduğumuz gövdemizde, varoluşsal ve canlılık gereksinimlerimize, istediklerimize gözümüzü, ağzımızı, elimizi ve dilimizi, "Evet"lerimizi yöneltmeyle yani "yapma isteği/bilgisi" anlamına gelen irâdemiz aracılığıyla sağlanır.

Bu süreç, özellikle 1 yaşında, bazı sözcükleri söylemeye başlayarak; 2 yaşında, benlik algımızın kısmen gelişmişliğiyle erk karşısında, varolduğunu gösterebilmek üzere dışkı tutarak; 4 yaşında, kısmen başlayan öğrenim/eğitim becerisiyle; 7 yaşından itibaren bilinçlenerek; 18'den önce dereceli olarak, 12 - 15 yaş arasında ve 15 - 18 yaş arasında, ayırd etme[temyîz] ve hukuksal cezâ görme eşiğiyle; 16 yaşında, ebeveynin resmî izniyle dünyanın her yerine gidebilme; yine ebeveyn izniyle 17 yaşında evlenebilme eşiklerindeki kısmî hakları ile 18'den sonra da gözümüzü, ağzımızı, elimizi, belimizi ve dilimizi uzatmayabileceklerimiz için "Hayır!" diyerek, "yapmama bilgisi/isteği" olarak tanımlanan ihtiyârımız ve muhtariyetimizle yani kendimize ve çevremizdekilere zarar vermemek üzere, ancak bu koşullarla özgürlük hakkımızı elde ederiz ve yaşamımızı, yapmayabileceklerimiz üzerinden sürdürürüz.

Atacağımız her adımda, yapacağımız ve söyleyeceğimiz herşeyde, önce "Evet"imiz(irâdemiz) değil "Hayır!"ımız(ihtiyârımız) devrede olmak zorundadır. Birilerini yaralamak, öldürmek ya da insanlık suçlarına giren uyuşturucu("sigara vb". da) satmak gibi çevremize çeşitli zarar verebilecek eylemler ise en önemli ve olmazsa olmazımız, Sağlık ve Özgürlük'ün yitirilmesi, hastahane ya da hapishaneyle sınırlandırılmasıyla son bulmasıdır.

İlim ve irfanın öncelikleri, ilkeleri olan eline, diline ve beline hâkim olmak, tüm kadîm geleneklerin ortak uyarısıdır. Şiddet kontrolü, şiddetsizlik, zararsızlık; başkalarını, düşünce, söz ve hareketle incitmemek; yalan kontrolü ve dürüstlük; benimseme kontrolü ya da çalmama; eşeysel(cinsel) enerji kontrolü; mal/eşya biriktirme kontrolü, biriktirmemek; nefret kontrolü ve merhamet; kızgınlık kontrolü ve affetme; güçsüzlük kontrolü ve dayanıklılık; aşırılık kontrolü ve ılımlılık; yanlışlık kontrolü ve doğruluk da insan haklarının dışına çıkmamayı sağlayacak olan uyarılardır.
[ www.FaRkLaR.net/kisiselgelisim ve www.FaRkLaR.net/ilim-irfan sayfalarından da yararlanılabilir.]

Kendi haklarımızı ve başkalarının haklarını tanımamıza yardımcı olabilecek çok önemli iki çalışma ise bir kâğıda ya da bilgisayarda/cep telefonunda, iki ayrı sayfa oluşturup öncelikle "Ne yapmayabileceklerim"i/zi, ötekine ise tam ve kesin olarak "Hayır!" dediklerimizi, diyebileceklerimizi yazmamızdır.

Giyinmek, öncelikle toplum (ve düzeni/sağlığı) için ancak daha sonra kişinin kendi içindir. )
( Gereksinimimize yönelterek, önceleyerek.[Kısa ve uzun süreli olarak tehlikeli/riskli/zararlı olup olmadığına fazla bakmaksızın.] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/></>/< Var oluşumuzu ve var oluşumuzun sürekliliğini önemseten, önceleyen.[Hem şu anda, hem de uzun süreli olarak.] )
( Bir şey ki, yapmasan da olur... YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur... SÖYLEME!

Yaptığımız, "kâr"; yapmadığımız, yarar!
Aldığımız, "kâr"; verdiğimiz, yarar!

Yediğimiz/içtiğimiz, "kâr"; yemediğimiz/içmediğimiz, yarar!

Söz(cük)leri/ni ve tutumu/nu değiştir/geliştir... Dünya/n değişsin//gelişsin! )
( Belediye. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/></>/< Muhtarlık. )
( Görülen, gösterilen/gösterilebilen. | Görülebilir/lik, gösterilebilir/lik. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/></>/< Görülmeyen, gösterilmeyen ve gösterilemeyen. | Görülemez/lik, gösterilemez/lik. )
( "Evet!" diyebilme (olanağı/gücü). İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/></>/< "Hayır!" diyebilme (olanağı/gücü). )
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/+/<>/></>/< Nefsine muhâlefet etmek/edebilmek.[MUHALEFET-ÜN-NEFS] )
(
İhtiyâr ve İrâde "Kader" - "İrâdenin Özgürce Kullanımı" Tartışması Huyların Değişmesinin Olanağı Mantıksal Belirlenimcilik
Kindî Bağdaşırcı Belirlenimci/Bağdaşırcı - -
Fârâbî Bağdaşırcı Bağdaşırcı Bağdaşırcı Bağdaşırcı
Yahyâ İbn Adî - Bağdaşırcı Belirlenimci İrâdenin Özgürce Kullanımı
Âmirî Bağdaşırcı Bağdaşırcı - -
İbn Sînâ Belirlenimci Belirlenimci Bağdaşırcı Belirlenimci
İbn Bâcce Bağdaşırcı/İrâdeci - - -
İbn Rüşd Belirlenimci/Bağdaşırcı Belirlenimci/Bağdaşırcı - Bağdaşırcı


"Meşşâî Felsefede Ahlâkî Determinizm ve Özgürlük" - Emre Çeliker

)
( "özgür irâde" için

"var mı, yok mu?"
"sahip misin/miyiz, değil misin/miyiz?" vb.

"sorularında" başlangıç yanlışı/sorunu bulunuyor.

Öncelikle,
1- "irâde"nin "özgür olanı ve özgür olmayanı"
diye çeşidi ya da başka çeşitleri ve tanımı olmaz!

2- "irâde", tekil bir sözcük/kavram değildir.

Bir kavram çiftidir.
"ihtiyâr ve irâde" olarak birliktedir ve birbirinden ayrılamaz!

( ihtiyâr[Ar. < hayr]: Kişinin/yetişkinin yapmama/yapmayabilme gücü/bilgisi/bilinci, yeğlemesi/tercihi. [Önceliklidir, belirleyici ve bağlayıcıdır.] irâde[Ar.]: Kişinin yapabilme/yönelebilme olanağı/gücü ve bilgisidir. [Ölçüt ve değerlendirme olmaksızın.] 3- ... )

- İSTENÇ/İRÂDE ve/<> İDÂRE

- İSTENÇ = İRÂDE = WILL[İng.] = VOLONTÉ[Fr.] = WILLE[Alm.] = VOLUNTAS < VELLE:İSTEMEK. VOLO:İSTİYORUM[Lat.] = VOLUNTAD[İsp.]

- İSTER ..., İSTER ... ile/ve/<> NE ..., NE DE ...

- İSTERİ[Fr. < HYSTÉRIE] değil/yerine/= HİSTERİ

- İSTERİK[Fr. < HYSTÉRIQUE] değil/yerine/= HİSTERİK

- İSTİARE değil/yerine EĞRETİLEME

- İSTİÂRE ile/ve/değil MECÂZ[< CEVAZ | çoğ. MECÂZÂT]

( Bir sözcüğü kendi anlamı dışında kullanarak, bir şeyi benzediği başka şeylerin adıyla anma sanatı. İLE/VE Sözcükleri gerçek anlamları dışında kullanma sanatı. )

- İSTİ'ÂRE[Ar.] ile TEŞBÎH[Ar.]

- İSTİDÂT[Ar. < İSTİDÂD] ile/ve/||/<> İSTİHÂLE[Ar.] ile/ve/||/<> SİLSİLE-İ EMRÂZ[Ar.]

( Yetenek. @@ Biçim değiştirme. | Başkalaşma. | Başkalaşım. @@ Sayrılıklar dizisi. )

- İSTİF ile STOKÇU ile İSTİFLEME

- İSTİFÂ[Ar.] ile/ve/değil ÇEKİLME

( Görevden. İLE/VE/DEĞİL Önderlikten. )
( Siyasette. İLE/VE/DEĞİL Dinde. )

- İSTİFÂDE ile/ve/||/<>/< İSTİFÂ

( İstifâ etmediğimizden, istifâde edemeyiz. )

- İSTİFÂNÂME değil/yerine/= İŞBIRAKIYAZI

- İSTİĞASE[Ar.] değil/yerine/= YARDIM İSTEMEK

- İSTİĞFÂR[Ar.] ile TEVBE[Ar.]

- İSTİĞRAK ile MURAKEBE

- İSTÎHÂLE[Ar. < HAVL | çoğ. İSTİHÂLÂT] ile/<> İSTÎHÂRE[Ar. < HAYR]

( Olanaklı/mümkün olmayış, olanaksızlık/imkânsızlık, olamazlık. | Bir durumdan/halden başka bir duruma/hâle geçiş. [KEVN <> FESAD] | Başkalaşma. [İng. METAMORPHOSE, METAMORPHOSIS | Fr. MÉTAMORPHOSE] İLE Bir işin hayırlı olup olmayacağını öngörmek üzere abdest alıp dua edip uykuya yatma. | Hayırlı olmayı arzu etme.[Fr. ONIROMANCIE] )

- İSTİHÂRE[Ar. < HAYR] ile İSTİ'ÂRE[Ar. çoğ. İSTİÂRÂT] ile İSTİŞÂRE[< ŞÛRÂ | çoğ. İSTİŞÂRÂT]

( Allah'a sual etmek. Bir durumun/işin hayırlı olup olmayacağını öngörmek üzere abdest alıp dua edip uykuya yatma. [Uyku durumu/hali koşulu/şartı yoktur.] | Hayırlı olmayı arzu etme.[Fr. ONIROMANCIE] İLE Ödünç alma, birinden eğreti bir şey alma. | Bir sözcüğün anlamını geçici/eğreti olarak başka bir sözcük üzerine kullanma. İLE Düşünce sorma, danışma. Sohbet ederek sual etmek. )

- İSTİHÂSE

( ORGANİK NESNELERİN, BİÇİMLERİNİ KORUYARAK ZAMANLA TAŞ DURUMUNA GEÇMESİ )

- İSTİHDAF[Ar. < HEDEF] ile HEDEF TUTMA, AMAÇ EDİNME[Ar.]

( HEDEF TUTMA, AMAÇ EDİNME )

- İSTİHDAM değil/yerine/= İŞLENDİRME

- İSTİKRAR/STABİLİZASYON değil/yerine/= SÜRDENGE

- İSTİKŞÂF[< KEŞF | çoğ. İSTİKŞÂFÂT][İSTİŞKÂF değil!] ile/ve/<>/> İSTİŞÂRE

( Keşfetmeye çalışma, ne olup bittiğini öğrenmek için araştırmada bulunma. | [coğr.] Açınsama. İLE Fikir sorma, danışma. )

- İSTİMAL[Ar.] ile/ve/||/<> İSTİFÂDE[Ar.]

( Kullanım. İLE/VE/||/<> Yararlanma. )

- İSTİNABE[Ar.] değil/yerine/= DAYANAKÇA

- İSTİNCÂ' değil/yerine/= PİSLİKTEN/NECASETTEN TEMİZLENME

- İSTİRÂHAT[Ar.] değil/yerine/= DİNLENME

- ISTIRAP ÇEKTİĞİMİZDE ve/||/<> KORKTUĞUMUZDA ve/||/<> BAZI ŞEYLER, YOLUNDA GİTMEDİĞİNDE

( Kendimize kızmayalım. VE/||/<> Kendimizi aşağılamayalım. VE/||/<> Kendimizi suçlamayalım. )

- ISTIRAP ile/ve/> ÇİLE

( ... İLE/VE/> Kemalâta erdiren ıstırap. )

- İSTİRİDYE ile/ve/||/<>/> İNCİ İSTİRİDYESİ/KABUĞU

- İSTİSÂBE[Ar.] ile İSTİSÂBE[Ar.]

( Sevap kazanmayı isteme. İLE Sevap görme/görülme. )

- İSTİŞÂRE ile/ve/<> İSTİFÂDE

- İSTİŞÂRE ile/ve İSTİHÂRE

( Sohbet ederek sual etmek. İLE/VE Allah'a sual etmek. [Uyku hali şart değildir.] )

- İSTİŞARE ile İSTİŞARE HEYETİ

- İSTİSÂRE[Ar.] ile İSTİŞÂRE[Ar. < ŞÛRÂ (çoğ. İSTİŞÂRÂT)]

( Tozutma, toz savurma. | Fitnecilik, fesatçılık etme. İLE Fikir sorma, danışma. )

- İSTİŞÂRE[< ŞÛRÂ | çoğ. İSTİŞÂRÂT] ile TEÂTÎ[< ATÂ]

- [ne yazık ki]
!İSTİSHÂR
değil/yerine/= !ALAY ETME, EĞLENME

- İSTİŞMAM[< ŞEMM]:
KOKLAMA, KOKU ALMA | KARÎNE İLE ANLAMA, HİSSETME

- İSTİSNA ile KAİDE

( İstisnalar kaideyi bozmaz, kuvvetlendirir! )
( İstisnalar bilinmedikçe, kaide bilinmiyor demektir. )

- İSTİSNA ile/ve/||/<> MUCİZE

- İSTİTÂBE[Ar.] ile İSTİTÂBE[Ar.]

( Tövbe ettirme/talebetme. İLE Hoş/iyi bulma/bulunma. )

- İSTİTÂRE[Ar.] ile İSTİTÂRE[Ar.]

( Saklanma, örtü altına girip gizlenme. İLE Uçurma/uçurulma, gönderme/gönderilme. )

- İSTİZAN[Ar.] değil/yerine/= YETKİ/İZİN İSTEME

- İŞVE[Ar.] ile/ve CİLVE[Ar.]

( Güzelin, gönül aldatan/çelen, naz ve edâsı. İLE/VE Kırıtma. | Görünüş, tecelli. )

- İŞVE ile İŞVELİ/LİK

- İSVEÇLİ ile İSVEÇÇE

- İSVİÇRE-BELLINZONA'DA, ÜÇ KALE:
CASTELGRANDE
ile/ve/||/<> MONTEBELLO ile/ve/||/<> SASSO CORBARO

- İSYANDA:
BAŞ EDEMEME
ile/ve/değil/||/<>/< ALT EDEMEME

- İsyanı DİNLE!!!


- İTAAT ile İTAATLİ/LİK ile İTAATSİZ/LİK ile İTAATSİZCE

- İTALYAN ile/ve/<>/<

- İTAP[Ar.] ile AZAR, PAPARA, SAPARTA, ZILGIT[< ZIL yansıma sesine GIT eki ile]

( Paylama, azarlama. İLE Korkutma, çıkışma, gözdağı, azarlama. )

- İTEGÜ ile ÇERÇEVE
[<

( Değirmen taşının üzerine yerleştirildiği ahşap çerçeve.[Eğer unun biraz kalın olması isteniyorsa bu yükseltilir. Eğer ince, beyaz un isteniyorsa alçaltılır.] İLE ... )

- YTTERBIUM FLUORIDE[İng.] / FLUORURE D'YTTERBIUM[Fr.] / YTTERBIUMFLUORID[Alm.] ile/değil/yerine/= İTERBİYUM FLORÜR

- YTTERBIUM CHLORIDE[İng.] / CHLORURE D'YTTERBIUM[Fr.] / YTTERBIUMCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= İTERBİYUM KLORÜR

- YTTERBIUM OXIDE[Fr.] / YTTERBIUMOXIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İTERBİYUM OKSİT

- YTTERBIUM SULFATE[İng.] / SULFATE D'YTTERBIUM[Fr.] / YTTERBIUMSULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İTERBİYUM SÜLFAT

- İTFA[Ar.] ile/değil/yerine BORÇ ÖDEME

( ... İLE Söndürme. | Sönüm. | Bir borcu, azar azar ödeyerek kapatma, sönüm. )

- İTFAİYE DEPARTMANI ile ATEŞ ile ATEŞ MERMİLERİ ile ATEŞ YİYEN ile YANGIN SÖNDÜRME ile YANGIN SÖNDÜRME ile YANGIN GÖREVLİSİ ile ATEŞ ETMEK ile YANGINDAN KORUNMA ile İTFAİYE İSTASYONU ile ATEŞ TAPINAĞI ile ATEŞE TAPAN ile ATEŞLİ SİLAH ile ATEŞ TOPU ile ATEŞ KUTUSU ile ATEŞ BÖCEĞİ ile İTFAİYECİ ile YANMAZ ile YANGINLAR ile OCAK BAŞI ile YAKACAK ODUN


- İTFAİYE ile İTFAİYECİ/LİK ile İTFAİYE ARACI

- İTFAİYE değil/yerine/= SÖNDÜRE

- İTHAM ile/ve/<> GENELLEME

- İTHAM/NÂME["İTAM" değil!] değil/yerine/= SUÇLAMA/LIK

- İTİBARIYLA değil/yerine/= İLE BİRLİKTE

- DRIVING FORCE[İng.] ile/değil/yerine/= İTİCİ GÜÇ

- İTİCİ ile PERVANE

- İ'TİMÂD[Ar.] ile MUSÂKKE[Ar.]

- İTİRAF ve/> PİŞMANLIK ve/> HESAPLAŞMA ve/> TÖVBE

- İTİRAF ile/ve/||/<> TÖVBE

( Hristiyanlık'ta. İLE/VE/||/<> İslâm'da. )

- İTKİ = İLCÂ = IMPULSE, APPETITE[İng.] = IMPULSION, APPÉTIT[Fr.] = IMPULS, TRIEBE[Alm.] = IMPULSIO, APPETITUS[Lat.] = IMPULSO[İsp.]

- İMPULSE[İng.] / DARBE[Osm.] / IMPULSION[Fr./İng.] ile/değil/yerine/= İTKİ

- İTME ile/ve/||/<> DÜRTME ile/ve/||/<> TETİKLEME

- PUSH, REPULSION[İng.] / RÉPULSION[Fr.] / ABSTOSSUNG, ANTRIEB[Alm.] ile/değil/yerine/= İTME

- İTME ile YÖNLENDİRME

- İTMİNAN değil/yerine/= İNANMA, GÜVENME

- YTTRIUM ACETATE[İng.] / ACETATE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM ASETAT

- YTTRIUM BROMIDE[İng.] / BROMURE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMBROMID[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM BROMÜR

- YTTRIUM CHLORIDE[İng.] / CHLORURE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM KLORÜR

- YTTRIUM OXIDE[İng.] / OXYDE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMOXYD, YTTRIUMERDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM OKSİT


- YTTRIUM SULFATE[İng.] / SULFATE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMSULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM SÜLFAT

- İTTİKA[< Ar. VİKAYE] değil/yerine/= SAKINMA, ÇEKİNME | ALLAH'TAN KORKMA

- İTTİKA[Ar. < VİKAYE]["ka" uzun okunur] ile İTTİKÂ'[Ar.]

( Sakınma, çekinme. İLE Dayanma, yaslanma, söykenme. )

- İTTİKAN değil/yerine/= İYİ VE SAĞLAM BİLME

- İTTİZAL[Ar.] değil/yerine/= BİTİŞME, DOKUNMA/DEĞME

- İVECEN/İVEĞEN/EVECEN/ACUL ile İVEDÎ/MÜSTACEL ile İVİNTİ ile İVME

( Çabuk davranma alışkanlığında olan. İLE Çabuk davranma zorunluluğu. | Çabuk yapılan, acil. İLE Çabukluk, hız/sürat. İLE Devinen bir nesnenin, küçük bir zaman içinde, hızında oluşan değişmenin, bu zamana oranı. )

- İVME ile/ve/||/<>/> HIZLANMA

( Bir nesnenin hızının birim zamanda değişim oranı. İLE/VE/||/<>/> Bir nesnenin hızının artması durumu. )

- TACİL, TESRÎ[Osm.] / ACCELERATION[İng.] / BESCHLEUNIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İVME

- IYDİYE ile/ve KASÎDE

- İYİ AHLÂK ve DOĞRU DÜŞÜNME


- İyi DİNLE!!!

- İyi DİNLE!!!

- İYİ ile İNCE KETEN ile İNCE İPEK ile İNCELİK ile PARA CEZALARI ile İNCE EĞİRME ile İNCELİK

- İYİ ile İYİ DAVRANIŞ ile GÜLE GÜLE ile İYİ KARAKTER ile İYİ İŞ ile İYİ DOSTUM ile AFERİN ile İYİ ŞANS ile SAĞLIK ile İYİ NİYET ile İYİ GÖRÜNÜMLÜ ile İYİ ŞANSLAR ile İYİ YÖNETİM ile İYİ DOĞA ile İYİ HUYLU ile İYİ HABER ile İYİ ALAMET ile İYİ KİŞİLİK ile KALİTELİ ile İYİ HUYLU ile İYİ ANLAYIŞ ile İYİ NİYET ile İYİ YAZI ile İYİLİK ile MAL

- İYİCENE, GÜZELCENE değil İYİCE, GÜZELCE

- İYİLEŞME ve/||/<>/< EMEK

- İYİLEŞME ile/ve/değil/||/<>/< İLERLEME

- İYİLEŞTİRİCİLER/DENGELEYİCİLER:
GÜNEŞ
ile/ve/||/<> DİNLENME ile/ve/||/<> HAREKET/SPOR ile/ve/||/<> BESLENME ile/ve/||/<> ÖZGÜVEN ile/ve/||/<> ARKADAŞLAR

- İYİLEŞTİRMEK ile İYİLEŞTİRME

- İYİLİK:
SÖZ İLE
ve/||/<> VERMEK İLE ve/||/<> DÜŞÜNCE İLE

( Güven oluşturur. VE/||/<> Sevgi oluşturur. VE/||/<> Derinlik oluşturur. )

- İYİLİK değil OLDUĞU/GEREKTİĞİ BİÇİMDE/GİBİ

- İYİLİKSEVERLİK = BENEVOLENCE[İng.] = BIENVEILLANCE[Fr.] = WOHLWOLLEN[Alm.] = BENEVOLENTIA[Lat.]

- İYİMSERLİK = NİKBİNLİK = OPTIMISM[İng.] = OPTIMISME[Fr.] = OPTIMISMUS[Alm.]

- IODATE[İng.] / JODAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYODAT

- IODIC ACID[İng.] / ACIDE IODIQUE[Fr.] / JODSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYODİK ASİT

- IODOALKANE[İng.] ile/değil/yerine/= İYODOALKAN

- IODOFORM[İng.] / IODOFORME[Fr.] / JODOFORM[Alm.] ile/değil/yerine/= İYODOFORM

- IODOMETRY[İng.] / JODOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYODOMETRİ

- IODOSOBENZENE[İng.] / JODOSOBENZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= İYODOZOBENZEN

- IODIDE[İng.] / JODID[Alm.] ile/değil/yerine/= İYODÜR


- ION-ACOUSTIC WAVE[İng.] / ONDE IONO-ACOUSTIQUE[Fr.] / IONENAKTUSISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON-AKUSTİK DALGASI

- ION IMPLANTATION[İng.] / IMPLANTATION IONIQUE[Fr.] / IONEN-EINFALLZUNG, IONENIMPLANTATION[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON AŞILAMA

- IONENATMOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON ATMOSFERİ

- ION SPOT[İng.] / TACHE IONIQUE[Fr.] / IONENPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON BENEĞİ

- ION EXCHANGE CHROMATOGRAPHY[İng.] / IONENAUSTAUSCH CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON DEĞİŞTİRME KROMATOGRAFİSİ

- ION EXCHANGE[İng.] / ÉCHANGES D'IONS[Fr.] / IONENAUSTAUSCH[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON DEĞİŞTİRME

- ION SOURCE[İng.] / SOURCE D'IONS[Fr.] / IONENQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON KAYNAĞI

- ION CHROMATOGRAPHY[İng.] / IONEN CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON KROMATOGRAFİSİ

- IONIC ATMOSPHERE[İng.] ile/değil/yerine/= İYON KÜRESİ

- ION PUMP[İng.] / POMPE À IONS[Fr.] / IONENPUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON POMPASI


- ION TRAP[İng.] / PIÈGE À IONS[Fr.] / IONENFALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON TUZAĞI

- ION DENSITY[İng.] / DENSITÉ IONIQUE[Fr.] / IONENDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON YOĞUNLUĞU

- ATMOSPHÈRE IONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İYONİK ATMOSFER

- BANDE IONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İYONİK BANT

- IONIC EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE IONIQUE[Fr.] / IONENENGLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONİK DENGE

- IONIC EQUIVALENT CONDUCTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= İYONİK EŞDEĞER İLETKENLİK

- İYONİK GÜÇ ile/||/<> MOLARİTE

( İyonik güç I = ½Σcᵢzᵢ² yük etkisi İLE molarite toplam. )
( Formül: Elektrostatik İLE kütle )

- MOBILITÉ IONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İYONİK HAREKETLİLİK

- IONIC CONDUCTANCE[İng.] / CONDUCTION IONIQUE[Fr.] / IONISCHE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONİK İLETKENLİK

- IONIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL IONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İYONİK KRİSTAL


- IONIC POLYMERIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= İYONİK POLİMERLEŞME

- IONIC STRENGTH[İng.] / FORCE IONIQUE[Fr.] / IONENSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONİK ŞİDDET

- IONIC SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR IONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İYONİK YARIİLETKEN

- İYONİZASYON/IONIZATION[İng.] değil/yerine/= YÜKÜNLEŞME

- IONOSPHERE[İng.] ile/değil/yerine/= İYONKÜRE

- IONIZATION DEGREE[İng.] / IONISIERUNGS GRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA DERECESİ

- IONIZATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE D'IONISATION[Fr.] / IONISATIONSENERGIE, IONISIERUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA ENERJİSİ

- HEAT OF IONIZATION[İng.] / CHALEUR DE L'IONISATION[Fr.] / IONISATIONSWÄRME, IONISIERUNGSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA ISISI

- IONIZATION GAUGE[İng.] / JAUGE D'IONISATION[Fr.] / IONISIERUNGSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA ÖLÇEĞİ/ÖLÇERİ

- IONIZATION CONSTANT[İng.] / IONISATIONSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA SABİTİ


- IONOMER RESIN[İng.] / IONOMERES HARZ[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONOMER REÇİNE

- IONONE[İng.] / IONONE[Fr.] / JONON[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONON

- IONOSPHÈRE[Fr.] / IONOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONOSFER

- IODINE TEST[İng.] / JODPROBE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT DENEYİ

- IODINE PENTOXIDE[İng.] / JOD PENTAOXIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT PENTAOKSİT

- IODINE NUMBER[İng.] / INDICE D'IODE[Fr.] / JODZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT SAYISI

- IODINE CYANIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İYOT SİYANÜR

- IODINE[İng.] / IODE[Fr.] / JOD[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT

- İZABE[Ar.] değil/yerine/= ERGİTME

( Madenleri ergitme, sıvı duruma getirme. )

- İZABE değil/yerine/= ERİTME


- İZABE ile İZABE FIRINI ile İZABE NOKTASI

- İZÂDE[Ar.] ile İZÂDE/İDÂDE[Ar.]

( Ailesini korumak için birine yardımda bulunma. İLE Usturlabın sırtı üzerine konulmuş, mihver ya da meyil etrafında dönen bir nişan cetveli olup, yıldızların yüksekliğini ölçmeye yarar. )

- İZÂFE[Ar.] ile İZÂFET[Ar.]

( Katma, ekleme, zammetme. | Karıştırma. İLE İki şey arasındaki bağ, ilgi. | Ad/isim tamlaması/takımı. )

- İZAFE ile İZAFET

- İZÂFE/TEN[Ar.] ile İZÂFÎ[Ar.]

( Bir şeye ilişik/ait olarak. İLE Görelilikle/izâfetle ilgili. | Bağlı bulunduğu şey ile değişen. )

- İZAFİYE ile İZAFİYET

- İZALE [< ZEVAL] değil/yerine/= GİDERME, GİDERİLME; YOK ETME

- İZÂLE[Ar. < ZEVÂL] ile İZÂLE[Ar.]

( Giderme/giderilme, yok etme. İLE Uzun etekli esvap. | Bayanın yaşmağını açması. | Halsiz bırakma. )

- ÉCOULEMENT ISENTROPIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İZANTROPİK AKIŞ

- EXPANSION ISENTROPIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İZANTROPİK GENLEŞME


- COMPRESSION ISENTROPIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İZANTROPİK SIKIŞMA

- PROCESSUS ISENTROPIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İZANTROPİK SÜREÇ

- ISENTROPIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İZANTROPİK

- İZÂRE[Ar.] ile İZÂRE[Ar.]

( Ziyaret ettirme. İLE Birini kuşkulandırma, kuruntuya sevketme. )

- İZDİVAÇ[Ar.] değil/yerine/= EVLENME

- ISENTROPISCHE EXPANSION[Alm.] ile/değil/yerine/= İZENTROPİK GENLEŞME

- GRID CURRENT[İng.] / COURANT DE GRILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= IZGARA AKIMI

- GRID VOLTAGE[İng.] / TENSION DE GRILLE[Fr.] / GITTERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IZGARA GERİLİMİ

- CARACTÉRISTIQUE DE LA GRILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= IZGARA KARAKTERİSTİĞİ

- GRATING[İng.] / GRILLE[Fr.] / VERGITTERUNG, GRÄTING[Alm.] ile/değil/yerine/= IZGARA


- IZGARA ile MİNNETTAR ile MİNNET ile RENDE ile MEMNUN ETMEK ile IZGARA

- IZGARA/LIK ile IZGARALI ile IZGARASIZ ile IZGARA KÖFTE ile IZGARA DEMİRİ ile IZGARA YATAĞI ile IZGARA PARMAKLIĞI

- İZİN VERİR MİSİN?" ile/değil/yerine/||/<>/< İZNİNLE

- İZİN ile/ve İCÂZE

- İZİNDE ile İZİNDE

( İz üstünde olmak. @@ İzin, tatil durumunda olmak. )

- ALLOWED BAND[İng.] / BANDE PERMISE[Fr.] / ERLAUBTES BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İZİNLİ BANT

- ALLOWED TRANSITION[İng.] / TRANSITION PERMISE[Fr.] / ERLAUBTER ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= İZİNLİ GEÇİŞ

- ICELAND SPAR[İng.] / SAPATH D'ISLANDE[Fr.] ile/değil/yerine/= İZLANDA SPATI

- ICELAND AGATE[İng.] ile/değil/yerine/= İZLANDA TAŞI

- İZLEMEK ile İZLENMEK ile İZLETMEK ile İZLETİLMEK ile İZLETTİRMEK ile İZLENEBİLMEK ile İZLETEBİLMEK ile İZLEYEBİLMEK ile İZLEK ile İZLEM ile İZLEV ile İZLEMCİ/LİK ile İZLENCE ile İZLEKSEL ile İZLEMSEL


- İZLENİLESİ:
GÜLDÜRÜ
ve/||/<> EĞLENCE

( TÜM ŞENER ŞEN, KEMAL SUNAL, CHARLIE CHAPLIN, JIM CARREY, EDDIE MURPHY FİLMLERİ

BAY EVET (YES MAN) (2008)

TERMINAL (2004)

BENDEN BU KADAR (AS GOOD AS IT GETS) (1997)

OYUN (THE GAME) (1997)

JUMANJİ (1995)

FORREST GUMP (1994)

BUGÜN, DÜNDÜ (GROUNDHOG DAY) (1993)

SALAK İLE AVANAK (DUMB AND DUMBER) (1994)

EVDE TEK BAŞINA (HOME ALONE) I, II (1990)

MR. BEAN (1990)

DİKKAT KÖPEK VAR (TURNER&HOOCH) (1989)

ÇIPLAK SİLAH (THE NAKED GUN) | 2.5 | 3.3 (1988, 1991, 1994)

BANA GÖZ KULAK OL (SEE NO EVIL, HEAR NO EVIL) (1989)

SOSYETE POLİSİ (BEVERLY HILLS COP) I, II, III, IV (1984, 1987, 1994, 2016)

POLİS AKADEMİSİ I, II, III (1984, 1985, 1986, 1987, 1988)

ÇOK GİZLİ (TOP SECRET) (1984) )

- İZMARİT" değil/yerine/= MENEKŞE

- İZNİ İLE ile/ve/değil/||/>/</>< İZİNDE

- İZNİN(İZ)LE ... ile/değil/yerine BİLGİNİZLE ...

- ISOAMYL ALCOHOL[İng.] / ALCOHOL D' ISOAMYLE[Fr.] / ISOAMYLALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOAMİL ALKOL

- ISOAMYL SALICYLATE[İng.] / SALICYLATE D'ISOAMYLE[Fr.] / ASOAMYLSALICYLAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOAMİL SALİSİLAT

- ISOBARE KERNE[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOBAR ÇEKİRDEKLER

- ISOBARE[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOBAR

- PROCESSUS ISOBARE[Fr.] / ISOBARER PROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOBARİK SÜREÇ

- ISOELECTRIC POINT[İng.] / POINT ISOÉLECTRIQUE[Fr.] / ISOELEKTRISCHER PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOELEKTRİK NOKTA


- ISOÉLECTRIQUE[Fr.] / ISOELEKTRISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOELEKTRİK

- ISOELEKTRONISCHE REIHE[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOELEKTRONİK DİZİ

- ISOKLINE[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOKLİNİK EĞRİ

- ISOCHORE[Fr.] / ISOCHORE[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOKOR

- ISOCHORIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İZOKORİK

- ISOCHROME[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOKROM

- ISOCHROMATIQUE[Fr.] / ISOCHROMATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOKROMATİK

- ISOCHRONER STROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOKRONİK DEVRE

- İZOLE ile İZOLASYON ile İZOLE BANT

- İZOLE/ISOLATED[İng.] değil/yerine/= YALITIK | AYRI


- ISOMER[İng.] / ISOMÈRE[Fr.] / ISOMER[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOMER

- İZOMER ile İZOMERİ ile İZOMERLEŞME

- ISOMERIZATION/ISOMERISM[İng.] / ISOMÉRIE, ISOMÉRISATION[Fr.] / ISOMERIE, ISOMERISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOMERİ, İZOMERLEŞME

- ISOMERIC TRANSITION[İng.] / TRANSITION ISOMÉRIQUE[Fr.] / ISOMERER ÜBERGANG, ISOMERIE-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOMERİK GEÇİŞ

- ISOMERIZATION[İng.] / ISOMÉRISATION[Fr.] / ISOMERISATION, ISOMERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOMERLEŞME

- ISOMERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOMERLİK

- ISOMORPHISM[İng.] / ISOMORPHE[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOMORFİZM

- ISOPYKNE[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOPİKNİK

- ISOPRENE[İng.] / ISOPRÈNE[Fr.] / ISOPRENE[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOPREN

- ISOSTERIC[İng.] / ISOSTÉRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İZOSTERİK


- ISOSTERISM[İng.] / ISOSTÉRÈSE[Fr.] ile/değil/yerine/= İZOSTERİZM

- ISOTACTIC[İng.] / ISOTACTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İZOTAKTİK

- ÉCOULEMENT ISOTHERME[Fr.] / ISOTHERME STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTERMAL AKIŞ

- ÉQUILIBRE ISOTHERME[Fr.] / ISOTHERMES GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTERMAL DENGE

- TRANSFORMATION ISOTHERME[Fr.] / ISOTHERME UMWANDLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTERMAL DÖNÜŞÜM

- EXPANSION ISOTHERME[Fr.] / ISOTHERME AUSDEHNUNG, ISOTHERME EXPANSION[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTERMAL GENLEŞME

- AIMANTATION ISOTHERME[Fr.] / ISOTHERME MAGNETISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTERMAL MIKNATISLANMA

- PROCESSUS ISOTHERME[Fr.] / ISOTHERMER PROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTERMAL SÜREÇ

- COUCHE ISOTHERME[Fr.] ile/değil/yerine/= İZOTERMAL TABAKA

- ISOTHIOCYANATE[İng.] ile/değil/yerine/= İZOTİYOSİYANAT


- İZOTON[İng. ISOTONE] ile/||/<> İZOTONİK[İng. ISOTONIC]

( İzoton, nötron sayıları aynı olan, proton sayıları ve kütle numaraları farklı olan iki ya da daha fazla atom türüdür. Örneğin, klor-37 ve potasyum-39 izotondur. Çünkü Klor-37'nin çekirdeğinde 17 proton ve 20 nötron bulunuyor, Potasyum-39'un çekirdeğinde ise 19 proton ve 20 nötron bulunuyor. Bu iki atomun çekirdeğinde bulunan nötron sayıları aynı olduğu için bu atomlar izotondur. @@ Hücrenin bulunduğu ortamın konsantrasyonunun kendisi ile eşit olması durumu. Yunanca "eşitçe bölünmüş, eşitçe ayrılan" anlamında olan "isotonos" sözcüğünden gelmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ISOTONE[İng.] / ISOTONE[Fr.] / ISOTONE[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTON

- ISOTOPIC ABUNDANCE[İng.] / ISOTOPENHÄUFIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTOP BOLLUĞU

- ISOTOPE EFFECT[İng.] / EFFET ISOTOPIQUE[Fr.] / ISOTOPISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTOP ETKİSİ

- ISOTOPIC MOLECULE[İng.] ile/değil/yerine/= İZOTOP MOLEKÜL

- ISOTOPE DILUTION ANALYSIS[İng.] / ISOTOPVERDRÄMMUNGSANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTOP SEYRELTME ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ

- ANALYSE PAR DILUTION ISOTOPIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İZOTOP SEYRELTME ÇÖZÜMLEMESİ

- ISOTOPE DILUTION[İng.] / DILUTION ISOTOPIQUE[Fr.] / ISOTOPENVERDÜNNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTOP SEYRELTMESİ

- ISOTOPE[İng.] / ISOTOPE[Fr.] / ISOTOP[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTOP

- TENEUR ISOTOPIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İZOTOPİK BOLLUK


- IRRADIATION ISOTOPIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İZOTOPİK IŞINLAMA

- MOLÉCULE ISOTOPIQUE[Fr.] / ISOTOPES MOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTOPİK MOLEKÜL

- ISOTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTROPİ

- DIÉLECTRIQUE ISOTROPE[Fr.] / ISOTROPES DIELEKTRIKUM[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTROPİK DİELEKTRİK

- JABORADINE[İng.] / JABORADIN[Alm.] ile/değil/yerine/= JABORADİN

- JABORINE[İng.] / JABORINE[Fr.] / JABORINE[Alm.] ile/değil/yerine/= JABORİN

- JACOBI METHOD[İng.] / MÉTHODE DE JACOBI[Fr.] / JACOBI-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= JACOBİ YÖNTEMİ

- JACOBSON ORGANI[İng. JACOBSON ORGAN] ile/||/<> FEROMON[İng. PHEROMONE]

( Bazı omurgalılarda damaga bağlı olarak gelişen koku organıdır. Feromonların algılanmasında rolü olduğu düşünülmektedir. İnsanda körelmiş bir yapı olarak bulunmaktadır. @@ Aynı türün bireyleri arasında haberleşmeyi ve tür içi bireylerin birbirlerini tanımalarını sağlayan kimyasal madde.İnsanda, eşey organlarından salınan feromonlar, eşey organlarının kendine has kokularını kazandırırlar. Bu koku, modern toplumda itici bir unsur olarak görülse de, esasında cinsel dürtüleri arttırıcı niteliktedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- JADE ile/||/<> JADEİT

( Yeşil, beyaz, sarı, kahverengi ve siyah renklerde olabilir. İLE/||/<> Genellikle daha parlak ve serttir. )

- JADE ile/||/<> NEFRİT/NEPHRİTE

( Yeşil, beyaz, sarı, kahverengi ve siyah renklerde olabilir. İLE/||/<> Genellikle yeşil renkte olup daha yumuşak bir yapıya sahiptir. )

- JADEİT ile/||/<> NEFRİT/NEPHRİTE

( Genellikle daha parlak ve serttir. İLE/||/<> Daha yumuşak ve yaygın bir yeşim türü. )

- JAIL :/yerine HAPİSHANE