| ...E ve ...E | (E ile biten FaRkLaR...)

- PALPABIL/PALPABLE[İng.] değil/yerine/= ELE GELİR

- PALYATİF/PALLIATIVE[İng.] değil/yerine/= RAHATLATICI

- PAMFİLYA ve/||/<>/> PERGE

( Perge, M.ö. 1200 yıllarında, Pamfilya'nın kültür merkeziydi. )

- PAMPEL MUSE[Alm.] ile/değil/yerine/= PAMPELMUSE

- PAMUK:
NESNE
ile/ve/değil/||/<>/< BİTKİ

- PAMUK ile PAMUK ÇIRPICI ile PAMUK DAYAK ile PAMUK ŞEKERİ ile PAMUK TARAKÇI ile PAMUK TARAMA ile PAMUK ÇIRÇIR ile PAMUKLU PED ile PAMUK EĞİRME ile PAMUK DİŞLİ ile PAMUK KADİFE ile PAMUK TOHUMU ile PAMUKSU

- PANDERRITE[İng.] / PANDERMIT[Alm.] ile/değil/yerine/= PANDERMİT

- PANGENE ile/||/<> KALITIM

( Pangene hipotezi )
( Hugo de Vries tarafından 1889 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1848-1935) (Ülke: Hollanda) (Alan: Botanik, Genetik) (Önemli katkıları: Mutasyon teorisi) )

- PANGRAM:
İNGİLİZCE'DE
ile TÜRKÇE'DE

( Bir dildeki tüm harfleri içeren, kısa, gerçekçi olmayan tümcelerdir. )
( The quick brown fox jumps over the lazy dog. İLE Pijamalı hasta, yağız şoföre çabucak güvendi. )

- PANİK YAPMA! ile ACELE ETME!


- PANCLASTITE[İng.] ile/değil/yerine/= PANKLASTİT

- PANOSE[İng.] ile/değil/yerine/= PANOS

- PANSCALE[İng.] ile/değil/yerine/= PANSKALA

- PANTOTHENIC ACID[İng.] / ACIDE PANTOTHÉNIQUE[Fr.] / PANTOTHEN SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= PANTOTENİK ASİT

- PAPA'NIN:
SOYUNMASINDA
ile GİYDİRİLMESİNDE

( Bir rahip yardımcı olur. İLE İki rahibe yardımcı olur. )

- PAPATYA ile/değil GÜMÜŞDÜĞME

- PAPAVERINE[İng.] / PAPAVÉRINE[Fr.] / PAPOVERIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PAPAVERİN

- PAPILIONACÉES = FERÂŞÎYE

- PAPUA YENİ GİNE'DE:
İNGİLİZCE
ile/ve/<> PİDGİN

( Resmi dil. İLE/VE/<> Halkın kullandığı bozuk İngilizce.[Zaman kipi yoktur.]
[EM WANEY: Bu nedir? | YU ONAIT: Nasılsın?] )

- PAPUS = KANZA'A = AIGRETTE


- PARA:
AKÇE
ile/ve/||/<> SULTANÎ ile/ve/||/<> DUCAT ile/ve/||/<> FLORINS ile/ve/||/<> GURUS ile/ve/||/<> ŞÂHÎ

( Osmanlı'da. İLE/VE/||/<> Osmanlı'da. İLE/VE/||/<> İLE/VE/||/<> Venedik'te. İLE/VE/||/<> Macaristan'da. İLE/VE/||/<> Avrupa'da. İLE/VE/||/<> İran'da. )

- PARA:
GEREKSİNİM
değil MASKELEME

- PARA HARCAMAK:
"SAHİP OLMAK" İÇİN
ile/değil/yerine DENEYİM KAZANMAK ÜZERE

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Daha mutlu kılar. )

- PARA RED[İng.] / P-ROUGE[Fr.] / P-ROT[Alm.] ile/değil/yerine/= PARA KIRMIZISI

- PARA ROSINILIN[İng.] / P-ROSANILINE[Fr.] / P-ROSANILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARA ROZANİLİN

- PARA ile MAHMUDİYE

( ... İLE Bugün süs altını gibi kullanılan, Sultan II. Mahmut zamanında basılmış, ince altın sikke. )

- PARA ile SILE[Ar.]

( ... İLE Bir şaire, yazdığı övgü karşılığı verilen para. )

- PARADOKS[Fr. < Yun.] ile/ve ŞAŞKINLIK/HAYRET[Ar.]/APORIA[Yun.]/THAUMAZEIN[Yun. < THAUMA: Mucize.]

( Kökleşmiş kanışlara aykırı olarak ileri sürülen düşünce. İLE/VE ... )

- PARAFFIN WAX[İng.] / CIRE DE PARAFFINE[Fr.] / PARAFFINWACHS[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAFİN MUMU

- PARAFFIN SCALE[İng.] ile/değil/yerine/= PARAFİN SKALA


- PARAFFINS[İng.] / PARAFFINES[Fr.] / PARAFINE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAFİNLER

- PARAHYDROGEN[İng.] / PARAHYDROGÉNE[Fr.] / PARAWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAHİDROJEN

- PARAKETE[İt.] ile PAREKETE

( Geminin saatteki hızını ölçmek üzere bir ucu denize atılan araç. )

- PARACONINE[İng.] ile/değil/yerine/= PARAKONİN

- PARAKRİN/PARACRINE[İng.] değil/yerine/= YEREL HORMON

- PARAXANTHINE[İng.] / PARAXANTHINE[Fr.] / PARAXANTHIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAKSANTİN

- MANZAR İHTİLÂFİ[Osm.] / PARALLAX[İng.] / PARALLAXE[Fr.] / PARALLAXE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALAKS

- PARALDEHYDE[İng.] / PARALDÉHYDE[Fr.] / PARALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALDEHİT

- CONNECTION IN PARALLEL[İng.] / CONNEXION PARALLÈLE[Fr.] ile/değil/yerine/= PARALEL BAĞLAMA

- MUVÂZİ[Osm.] / PARALLEL[İng.] / PARALLÈLE[Fr.] / PARALLEL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL


- PARALEL ile/ve VE

- PARALOJİ/PARALOGIA[İng.] değil/yerine/= YANLIŞ AKIL YÜRÜTME

- PARAMAGNETIC RELAXATION[İng.] / RELAXATION PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHE RELAXATION[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK DURULMA

- PARAMAGNETIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK KRİSTAL

- SUBSTANCE PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHER STOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK NESNE

- PARAMAGNETIC SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK ÖZDEK

- PARAMAGNETIC SPECTRUM[İng.] / SPECTRE PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK TAYF/SPEKTRUMU

- PARAMAGNETIC SALT[İng.] / SEL PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHES SALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK TUZ

- PARAMAGNETIC[İng.] / PARAMAGNETIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK

- PARAMAGNETISM[İng.] / PARAMAGNÉTISME[Fr.] / PARAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİZMA


- PARAMETER vs. VARIABLE

- PARAMETRE ile AÇI

- PARAMETRE ile/değil/yerine BİLEŞEN

- PARAMETRE ile/||/<> İSTATİSTİK

( Parametre evren ölçüsü, istatistik örnek ölçüsüdür )
( Formül: μ ileσ İLE x̄ iles )

- PARAMETRE ile KOMPARTIMAN

- PARAMETRELEMEK ile PARAMETRE ile PARAMETRELİ

- AMPLIFIANT PARAMÉTRIQUE[Fr.] / PARAMETRISCHER VERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMETRİK YÜKSELTEÇ

- P-NITROANILINE[İng.] / PARANITROANILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARANİ TROANİLİN

- PARANIN İŞLEVLERİNDE:
HESAP BİRİMİ
ile/ve/||/<>/> MÜBÂDELE ile/ve/||/<>/> MUHÂFAZA

- P-NITROANILINE[Fr.] ile/değil/yerine/= PARANİTRONİLİN


- PARAPET[İt.] ile/= KÜPEŞTE[Yun.] ile/= KORKULUK

( Gemi küpeştesi[Yun.]. | Korkuluk. | Pencere önlerindeki dar çıkıntı. İLE/= Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm. | Duvarların üzerine, balkon ya da pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılan dolgu set. )

- PARAPLASM[İng.] / PARAPLASME[Fr.] / PARAPLASMA[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAPLAZMA

- PARASITICIDE[İng.] / PARASITICIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= PARASİTİSİT

- PARAŞÜT"[İng./Fr. < PARACHUTE]/KANOPİ[Yun. < KŌNŌPEÎON< KŌNŌPS: Cibinlik/perdeli yatak.][İng. CANOPY][Fr. CANAPÉ < Lat. CONOPEUM] değil/yerine/= KANAT/İNDİRGEÇ/"DÜŞÜRTEÇ"

- PARATHYROID HORMONE, PARATHYROID, PARATHORMONE[İng.] / PARATHORMONE[Fr.] / NEBENSCHILDDRÜSEN, PARATHORMON[Alm.] ile/değil/yerine/= PARATİROİT HORMONU, PARATHORMON

- LIGHTNING CONDUCTOR[İng.] / PARATONNERRE[Fr.] / BILTZABLEITER, BLITZSCHUTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARATONER

- OSCILLATION PARASITE[Fr.] / PARASITÄRE SCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT SALINIM

- PARASITE[İng.] / PARASITE[Fr.] / PARASITÄ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT

- PATCH EFFECT[İng.] / ACTION DE TACHE[Fr.] / FLECK EINWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇA ETKİSİ

- PARÇA ile/ve/||/<> LEKE


- PARÇA[Fars. < PÂÇE] ile SONAT[Fr. < SONATE]

( ... İLE Bir ya da iki çalgı için yazılmış, üç ya da dört bölümden oluşan müzik yapıtı. | Çeşitli türlerde [Allegro, Adacco, Andante] üç ya da dört bölümden oluşan müzik parçası. )

- PARÇA ile/değil/yerine ÜYE

- TEILCHENFLUSSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK AKI YOĞUNLUĞU

- ÉNERGIE DE LA PARTICULE[Fr.] / TEILCHENENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK ENERJİSİ

- PARTICLE LENS[İng.] / LENTILLE À PARTICULES[Fr.] / TEILCHENLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK MERCEĞİ

- ZERRE[Osm.] / PARTICULE[İng.] / PARTICULE[Fr.] / PARTIKEL, TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK, TANECİK

- PARÇALI YAPRAK = VARAK-I MÜNKASİM = FEUILLE DIVISÉE

- PARÇALI YAPRAK = VARAK-I MÜREKKEBE = FEUILLE COMPOSÉE

- PARDESÜ[Fr.] ile CÜPPE[Ar.]

( Serin havalarda, giysilerin üzerine giyilen ince üstlük. İLE Hukukçuların, bilimteylerde, belirli bir aşamaya ulaşmış bilimkişileri, dinadamlarının giysi üzerine giydikleri, uzun yenleri geniş, düğmesiz giysi. )

- PÂRE[Fars.] ile -PÂRE[Fars.]

( Parça. | Tane, adet. | Sayı, bölük. | Para. İLE "parça" anlamıyla bileşik sözcükler yapar.[SEMS-PÂRE: Güneş parçası, güzel. | YEK-PÂRE: Tek/bir parça.] )

- PAREKENDE değil PERAKENDE

- PARENDE/PARANDE" değil PERENDE[Fars.]

( Havada çark gibi dönerek atılan takla. )

- PARENKİMA = NESC-İ HÜCREVÎ = TISSU CELLULAIRE

- PARENTERAL NÜTRİSYON/PARENTERAL NUTRITION[İng.] değil/yerine/= SINDIRİM YOLU DIŞI BESLENME

- SCINTILLATION[İng.] / SCINTILLATION[Fr.] / LUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARILDAMA

- PARİPİNNAT YAPRAK = VARAK-I RÎŞÎ-İ TEV'EMÎ = FEUILLE CONJUGUÉE, FEUILLE PARIPENNÉE

- PARİTE/PARITY[İng./Fr.] ile/ve/||/<> PARAMETRE[İng./Fr.]

( İki ülke parasının karşılıklı değeri. İLE Değişken. )

- CONSERVATION DE LA PARITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= PARİTENİN KORUNUMU

- PARİYETAL KAPAK[İng. PARIETAL OPERCULUM] ile/||/<> PARİYETAL LOB[İng. PARIETAL LOBE] ile/||/<> SYLVİAN OLUĞU[İng. SYLVIAN FISSURE]

( Beyinde, Sylvian oluğunun üstünü kapatan pariyetal lob bölgesidir. İkincil dokunma bölgesini içerir. @@ Uzaysal duyular ve yönelimleri kontrol eden beyin bölgesidir. Dokunma bölgesini ve görsel bölgenin arka kısmını içerir. Cisimlerin görsel manipülasyonunda, soyutlanmasında ve hayal gücünde görev alır. @@ Beyinde, frontal (ön) lob ile pariyetal lob kısımlarını birbirinden ayıran hattın adıdır. Kısımların göreceli büyüklüğünü göstermesi açısından önemlidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PARKE ile MARLEY[bir marka adından]

( Küçük, biçimli tahta parçalarının, belirli bir düzene göre yerleştirilmesiyle yapılan döşeme. | Düzgün bir biçimde yontulmuş, köşeli taşlarla yapılmış kaldırım. İLE Yapılarda, düşeme gereci olarak kullanılan plastik madde. )

- PARKE[Fr. PARQUET] değil/yerine/= SAVCI

( Eskiden, hakim kürsüsünden aşağıda ve yerde oturmaları nedeniyle savcılara, parke adı verilirmiş. )

- PARKELEMEK ile PARKELETMEK ile PARKE ile PARKECİ/LİK ile PARKE TAŞI

- PARKINSON DISEASE[İng.] ile/değil/yerine/= PARKİNSON HASTALIĞI

- PARLAK ile/||/<> ARJANTE[Fr.]

( ... İLE/||/<> Gümüş gibi parlak. )

- BRIGHTNESS FACTOR[İng.] / FACTEUR DE LUMINOSITÉ[Fr.] / HELLIGKEITSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PARLAKLIK ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ

- BRIGHTNESS[İng.] / LUMINOSITÉ[Fr.] / GLANZ, HELLIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= PARLAKLIK

- PARLAMA ile ALEVLENME

( İŞTİAL: Tutuşma, parlama, alevlenme. )

- PARLAMA ile ÇÖKME

- PARMAK ile PARMAK EKLEMİ ile PARMAK UCU ile KLAVYE ile PARMAK DİREĞİ ile PARMAK İZİ ile PARMAK UCU

- PARMAKSI PARÇALI YAPRAK = VARAK-I ISBI'Î = FEUILLE DIGITÉE


- PARODİ[Fr. < Yun.] ile PASTİŞ[Fr. < PASTICHE]

( Ciddi sayılan bir yapıtın, bir bölümünü ya da tamamını alaya alarak, biçimini bozmadan ona bambaşka bir öz vererek, biçimle öz arasındaki bu ayrılıktan, gülünç etki çıkaran tür. İLE Başka sanatçıların yapıtlarını taklit yoluyla oluşturulan sanat yapıtı. | Bir ekolün özelliklerine göre oluşturulan yapıt. )

- PARSE[İng.] ile/değil/yerine İNCELEME

( Bir tümce ya da sözcüğü, dilbilgisi açısından incelemek. )

- PART vs. SIDE

- PART TAYM/PART TIME değil/yerine/= YARIM GÜN

- PART TİME[İng.] değil/yerine/= YARI ZAMANLI

- PART-TIME[İng.] değil/yerine/= YARI ZAMANLI

- PART vs. WHOLE

- PARTENOGENEZ[İng. PARTHENOGENESIS] ile/||/<> PARTİKÜL[İng. PARTICLE]

( Döllenme olmaksızın gerçekleştirilen üremedir. Hayvanlarda ve bitkilerde döllenmemiş bir dişi gametin gelişip yeni bir birey meydana getirmesidir. Sürüngenlerde görülürken, memelilerde ve kuşlarda görülmemektedir. Partenogenezin çeşitlilik konusunda kısır olmasına karşın, enerji sarfiyatı konusundaki avantajlarından ötürü evrimsel süreçte korunduğu düşünülmektedir. @@ Çevremizde bulunan, canlı ya da cansız çok küçük fiziksel yapılardır. Ekoloji'de ise atmosferin, tatlı suların ve denizlerin kirlenmesine neden olan yapılara verilen isimdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PARTIAL DERIVATIVE ile/||/<> TOTAL DERIVATIVE

( Partial ∂f/∂x tek değişken, total df/dx tüm değişkenler. )
( Formül: Single variable İLE all variables )

- PARTICIPATE :/yerine KATILMAK


- PARTICIPATION vs./and TO SHARE

- PARTICULARLY :/yerine ÖZELLİKLE

- PARTİKÜL/PARTICLE[İng.] değil/yerine/= PARÇACIK

- PARTNER ile KAVALYE

- PARVOLINE[İng.] ile/değil/yerine/= PARVOLİN

- PAS ile PAS[Fr. < PASSE] ile PASPAS

( Su içinde ve nemli havada metallerin, özellikle demirin yüzeyinde oksitlenme sonucunda oluşan nesne. | Bazı asalak mantarların çeşitli bitkilerde oluşturduğu portakal sarısı ya da kahverengi lekeler, küf. | Bu lekelerden ileri gelen bitki hastalığı. | Demir ya da demir alaşımlarının aşınması sonucunda ortaya çıkan ve esas itibarıyla demir oksit ve hidroksitten oluşan aşınma türü. | Bar. İLE Bazı top oyunlarında oyunculardan birinin topu takım arkadaşına atması. | Bazı iskambil oyunlarında sırası kendisine gelen oyuncunun oyuna o elde katılmayacağını belirten bir söz. | Bazı iskambil oyunlarında “geçiniz” anlamında bir söz. İLE Ayakkabıların altını temizlemek için kapı önlerine konulan kıl, plastik vb.den yapılmış yüzü tırtıklı silecek. )

- PASAJ/PASSAGE[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞ | GEÇİT

- PASAPORT ile/ve LESEPASE

( ... İLE/VE Sınırı geçmek için verilen yazılı izin. )

- PASCHEN SERIES[İng.] / SÉRIES DE PASCHEN[Fr.] / PASCHEN REIHE, PASCHEN-SERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCHEN DİZİLERİ

- PASİF-AGRESİF/PASSIVE-AGGRESSIVE[İng.] değil/yerine/= EDİLGEN-SALDIRGAN


- COMPOSANT PASSIF[Fr.] / PASSIVE KOMPONENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= PASİF BİLEŞEN

- PASİF/PASSIVE[İng.] değil/yerine/= EDİLGEN

- PASİFİKASYON değil/yerine/= ETKİSİZLEŞTİRME

- PASSIVITE[Fr.] / PASSIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= PASİFLİK

- PASINAIZIDE[İng.] ile/değil/yerine/= PASİNİYAZİT

- PASSIVE[İng.] ile/değil/yerine/= PASİT

- PASCAL.SECOND[İng.] / PASCAL.SECONDE[Fr.]PASCAL-SEKUNDE[Alm.] ile/değil/yerine/= PASKAL.SANİYE

- PASPAL[Yun.] ile PESPÂYE[Fars. PEST-PÂYE] ile PEJMURDE[Fars. < PİJMURDE]/SALAŞ

( Çok kepekli un. | Bakımsız, dağınık, pis. İLE Alçak, aşağılık. İLE Eski püskü, yırtık. | Dağınık, perişan. )

- PASSAGE :/yerine GEÇİT

- PASSION vs./and ATTITUDE


- PASTE, SLURRY[İng.] / PÂTE, BARTOBINE, PATÉ[Fr.] / PASTE, TONSCHLAMM, DICKSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTA, BULAMAÇ

- PASTANE ile PASTANECİ/LİK

- PASTEURIZED MILK[İng.] / LAIT PASTEURISÉ[Fr.] / PASTEURISERTE MILCH[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTÖRİZE EDİLMİŞ SÜT

- PASTEURIZATION[İng.] / PASTEURISATION[Fr.] / PASTEURISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTÖRİZE ETME

- PASTÖRİZE ile PASTÖRİZASYON

- PATATES ile PATATESLİ ile PATATESÇİ/LİK ile PATATES SUFLE ile PATATES BÖCEĞİ ile PATATES PÜRESİ ile PATATES KÖFTESİ ile PATATES ÇORBASI ile PATATES SALATASI

- PATE ile ...

( Ahşap evlerin üzerinde bulunduğu direklerin üzerinden farelerin çıkamaması için kullanılan ara taş. )

- PATEN ile ROLLERBLADE

- PATENT BLUE[İng.] ile/değil/yerine/= PATENT MAVİSİ

- PATENT YELLOW[İng.] / JUINE DE PATENTE[Fr.] / PATENT GELB[Alm.] ile/değil/yerine/= PATENT SARISI


- PATERN ANALİZ/PATTERN ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= ÖRÜNTÜ ÇÖZÜMLEME

- PATH vs. LANE

- BLASTING GELATINE[İng.] / GELATINE EXPLOSIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= PATLAYICI PLASTİK

- PATOJEN[İng. PATHOGEN] ile/||/<> ANTİMİKROBİYAL[İng. ANTIMICROBIAL] ile/||/<> ENFEKSİYÖZ[İng. INFECTIOUS] ile/||/<> ET YİYEN BAKTERİ[İng. FLESH EATING BACTERIA] ile/||/<> İNFLAMAZOM[İng. INFLAMMASOME]

( Konak olarak bulaştığı canlının fizyolojisini bozan ve genelde hastalıklara neden olan mikroorganizmalar (virüsler, bakteriler, prionlar ve mantarlar) için kullanılır. Kelimenin kökeni Yunancadan gelmektedir ve "acı oluşum" demektir. @@ Mikroorganizmaların üremelerine engel olan ya da onları öldüren maddeler. Özellikle patojenik (hastalık yapıcı) mikroorganizmaların etkinliğini durdurmayı amaçlarlar. @@ Bir hastalığın ya da hastalığa neden olan (virüs, bakteri ya da başka bir patojen gibi) etkenin bir kişiden hayvandan ya da organizmadan diğerine doğrudan ya da dolaylı olarak bulaşarak enfeksiyona neden olması. @@ Streptococcacceae familyasına ait bir bakteri türüdür. Küre şeklinde, Gr(+), oksijenli solunum yapar, hareketsizdir ve spor üretmeyen patojen bir bakteridir. Normalde insan florasında boğaz ve burunlarda bulunur. Ancak sayısı arttığında, bu bakteri farenjite yol açar. Deri enfeksiyonlarına da neden olur. @@ İnflamazom, patojenik mikroorganizmaları ve steril stres etmenlerini tespit eden ve yüksek derecede pro-inflamatuar sitokinler olan interlökin-1beta (IL-1β) ve IL-18'i aktive eden bir göze içi multiprotein kompleksidir. İnflamazomlar ayrıca piroptoz adı verilen bir göze ölümü mekanizmasını tetikler. İnflamazomlarla ilişkili bozukluklar, bazı otoinflamatuar sendrom ve otoimmün hastalıklarla ilişkilidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PATOCHEMISTRY[İng.] / PATOCHIMIE[Fr.] / PATOCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PATOKİMYA

- PATHOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PATOLOJİ

- PATRON ile/<> AİLE ile/<> SEVGİLİ/EŞ

( [ne yazık ki]
Köle gibi olmamızı/çalışmamızı ister/bekler. İLE/VE/||/<> Kendi istedikleri gibi olmamızı ister/bekler. İLE/VE/||/<> Sürekli değişmemizi ister/bekler. )

- PATRONITE[İng.] ile/değil/yerine/= PATRONİT

- PATRON/LUK ile PATRONA ile PATRONCA ile PATRONCU/LUK ile PATRONİÇE

- PATTERSON-HARKER METHOD[İng.] / MÉTHODE DE PATTERSON-HARKER[Fr.] / PATTERSON-HARKER-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PATTERSON-HARKER YÖNTEMİ


- PATTINSON PROCESS[İng.] / PATTINSONAGE[Fr.] / PATTINSONIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= PATTİNSON İŞLEMİ

- PAULI EXCLUSION PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'EXCLUSION DE PAULI[Fr.] / PAULISCHES AUSSCHLIESSUNGSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= PAULİ DIŞARLAMA İLKESİ

- PAULI PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE PAULI[Fr.] ile/değil/yerine/= PAULİ İLKESİ

- PAULI SPIN SPACE[İng.] / ESPACE DE SPIN DE PAULI[Fr.] / PAULI-SPINRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PAULİ SPİN UZAYI

- PAUSE :/yerine DURAKLATMAK, MOLA

- PAVANE ile ...

( Avrupa kökenli bir dans. )

- PAY ile/ve NASİP/BEHRE[Fars.]

- PÂYE[Fars.] değil/yerine/= AŞAMA

- PAYE[Fars.] ile/ve/değil/||/<>/< PAY/ÜLEŞ/HAK/HİSSE/SEHİM

( Aşama, rütbe. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Birden fazla kişi arasında bölüşülmüş bir bütünden, bu kişilerin her birine düşen bölüm. | Eşit bölüm. | Ticari bir işlemde zarar tehlikesine karşı ayrılan para, marj. | Bayağı kesirlerden birinin eşit parçalardan kaç tane aldığını gösteren sayı. | Katkı. )

- PAYELENDİRMEK ile PAY ile PAYE ile PAY SENEDİ


- Paylaşanı DİNLE!!!

- Paylaşım için DİNLE!!!

- PAYMENT :/yerine ÖDEME

- PAYPLAN[İng. < PIPELINE] değil/yerine/= BORUYOLU

- PAZARLAMA ile HİLE

- PAZARTESİ'NE değil PAZARTESİ'YE

- PBFT/PRACTICAL BYZANTINE FAULT TOLERANCE[İng.] değil/yerine/= UYGULAYIMSAL BİZANS HATA TOLERANSI

- PCO&SUP2;/PARTIAL CARBON DIOXIDE PRESSURE[İng.] değil/yerine/= PARSİYEL KARBONDİOKSİT BASINCI

- PE[Fars.]

- PEACE :/yerine BARIŞ


- PEAK :/yerine ZİRVE

- PEÇE[Ar.] ile PEÇE[Ar.]

( Sarmaşık. | Yavru.[insan ve hayvanda] | Çocuk, oğlan. İLE Eskiden ülkemizde, bugün kimi ülkede bayanların sokakta yüzlerine örttükleri ince siyah örtü. | Bir şeyi gizlemek için üzerine çekilen örtü. | Yıldız resimlerinin alındığı plakların yüzeyinde görülen hafif karartı. )

- PEÇE ile/değil PERDE

- PEÇELEMEK ile PEÇELENMEK ile PEÇ ile PEÇE ile PEÇELİ ile PEÇESİZ

- PEÇENEK ile PEÇENEKÇE

- PEÇETE[İt. < PEZZETTA] ile/||/<> PEÇETA

( Yemek yerken giysiyi korumak, ağız ve elleri silmek için kullanılan ince, yumuşak kâğıt ya da kumaş parçası. @@ İspanyol para birimi. )

- PEÇETE ile PEÇETELİ ile PEÇETESİZ

- PEDİKÜL/PEDICLE[İng.] değil/yerine/= AYAK, AYAKÇIK | SAP

- PED-/-PEDE/PEDİ-/PEDO-/PAED-/PAEDO- ile/||/<> HEBE-

( Çocuk. İLE/||/<> Ergenlik, ergenlik çağında. )

- PEDÜNKÜL/PEDINCLE[İng.] değil/yerine/= SAP


- PEJMURDE[Fars.] değil/yerine/= SALAŞ

( Eski püskü, yırtık. | Dağınık, perişan. )

- PEJORATIVE[İng.] değil/yerine/= PEJORATİF

( Genellikle bireyleri, grupları ya da kavramları küçümsemek, aşağılamak ya da kötülemek için kullanılan, olumsuz çağrışımlar ya da imalar taşıyan dil, ifade ya da terimler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PEKİNLİK = EMİNLİK = CERTAINTY[İng.] = CERTITUDE[Fr.] = GEWIßHEIT[Alm.] = CERTITUDINEM[Lat.]

- PEKİŞTİRME ile PEKİŞTİRMELİ ile PEKİŞTİRME ÜNLÜSÜ ile PEKİŞTİRMELİ ZARF ile PEKİŞTİRMELİ ÖZNE ile PEKİŞTİRMELİ SIFAT

- PEKİŞTİRME ile/ve/||/<> VURGU/ÜNLEM

( Bazı sözler, argolar ve küfürler, sözcüğün birebir anlamı/karşılığı için kullanılmaz. Daha çok pekiştirme sıfatı ya da vurgu, ünlem olarak kullanılır. )

- Pekiştirmek için DİNLE!!!

- PELE[Fars.] ile PELLE[Fars.]

( Terazi kefesi. | Merdiven basamağı. | Çark dişi. İLE Pele. | Derece. | Merdiven basamağı. )

- PELE[Fars.] ile PELLE[Fars.]

( Terazi kefesi. | Merdiven basamağı. | Çark dişi. İLE Pele. | Derece. | Merdiven basamağı. )

- | PELTE/PALUZE ile ELMÂSİYE/JÖLE | ile/yerine MURABBÂ

( | Meyvesularının nişastayla ve bir miktar şeker ile koyulaştırılması/kaynatılmasıyla elde edilen tatlı. | Bu kıvamda olan madde. | Koloidal bir katı içine bir sıvının işlemesinden sonra, ya bu sıvıya daldırılan koloidin, doğrudan doğruya şişmesiyle ya da sıcakta hazırlanan, oldukça derişik çözeltinin soğutularak kıvamlaşmasıyla oluşan esnek madde. İLE
Meyvesularının jelatin ve şekerle koyulaştırılması/kaynatılmasıyla elde edilen tatlı. | İLE/YERİNE
Meyvesularının katkısız olarak -kısık ateşte- uzun süre kaynatılıp koyulaştırılmasıyla elde edilen tatlı. [az miktarda şeker katılabilir][Jöle de denilir fakat içinde jelatin yoktur!] )
( Sayın Gökçen ADAR'ın, yemek kitaplarına ulaşmanızı salık veririz. )

- GALLERTE[Alm.] ile/değil/yerine/= PELTE


- PELTE ile/değil PIHTI

- PELTEK ile PEPE

( Dilini, dişlerinin arasına alır gibi konuşan ve bu yüzden, s, z gibi sesleri kusurlu söyleyen. | Tutuk, titrek bir biçimde. İLE Dudak sesleriyle başlayan sözcüklerin ilk seslerini güçlükle söyleyen ve birkaç kez yineledikten sonra arkasını getirebilen, tutuk dilli. )

- PELTEKLİKTE:
Z'LEŞTİRME
ile/||/<> S'LEŞTİRME ile/||/<> C'LEŞTİRME ile/||/<> L'LEŞTİRME

( Jale > Zale | Jilet > Zilet
İLE/||/
Paşa > Pasa | Kışlık > Kıslık | Şapka > Sapka
İLE/||/
Jandarma > Candarma | Jilet > Cilet
İLE/||/
Birader > Bilader | Berber > Belber | Merhem > Melhem | Terlik > Tellik )

- PELTELENMEK ile PELTELEŞMEK ile PELTEKLEŞMEK ile PELTE ile PELTEK/LİK ile PELTEK DİŞ ÜNSÜZÜ

- GÉLIFICATION[Fr.] / GALLERTEBILDUNG, GELBILDUNG, GELIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PELTELEŞME

- PELTIER CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE PELTIER[Fr.] / PELTIER-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= PELTİER SABİTİ

- PENBE değil PEMBE

- PENÇE[Fars.] ile AYAK/PATİ

( Yırtıcı hayvanların ön ayaklarının parmaklarıyla tırnakları. | Etkisinden kurtulmak olanaksız, etkisi çok olan güç. | Ayakkabının tabanındaki kösele. İLE Kedi, köpek için ön ayak. | Küçük çocuk ayağı. )

- PENÇE ve PARMAKLAR

( ŞEHÂDET - ORTA - YÜZÜK - SERÇE
BAŞ )
( HASANEYN[ÇİFTE GÜZELLİK] )
( )

- PENÇE ile PENÇELİ ile PENÇELER


- PENÇELEMEK ile PENÇELETMEK ile PENÇELEŞMEK ile PENÇE ile PENÇELİ ile PENÇESİZ ile PENÇE PENÇE

- PENÇE/PENCE[Fars.] ile HILÂB[Ar.]

( Yırtıcı hayvanların ön ayaklarının parmakları ve tırnakları. İLE Yırtıcı kuş ve hayvan pençesi. )

- PENCERE ile ARNAVUTBACASI

( ... İLE Tavan arasına ışık sağlayan, çatı penceresi. )

- PENCERE ile AYPENCERE

( ... İLE Yarım daire biçiminde pencere. )

- PENCERE[Fars.] değil/yerine/= BAKANAK

- PENCERE ile/ve/değil EŞİK

- PENCERE ile LOMBOZ[İt./Yun.]

( ... İLE Kamaralarla alt güverteleri aydınlatmak için bordalardan ve güvertelerden açılan yuvarlak pencere. )

- PENCERE değil/yerine/= ODAGÖZ

- PENCERE ile PENCERELİ ile PENCERESİZ ile PENCERE ETEĞİ ile PENCERE KANADI

- PENCERE[Fars.] ile PERVÂZ[Fars.]

( ... İLE Kapı, pencere gibi yerlerin kenarlarına geçirilen ensiz parça. | Giysilerin, yaka, kol, etek gibi yerlerine ya da kumaştan yapılmış öteki eşyaların kenarlarına geçirilmiş, dar, uzun parça. | Cilt kapağının iç tarafına konulan parça. )

- PENCERE ile TEMEK

( ... İLE Ahırdaki pisliği dışarı atmak için kullanılan kapaklı ya da kapaksız delik/pencere. )

- PENCERE ile/ve/||/<> TEPE CAMI

( ... İLE/VE/||/<> Tavanda ya da tavana yakın yerde, tepeye yakın bulunan pencere. )

- PENETRANCE[İng.] değil/yerine/= NÜFUZ KABİLİYETİ

( Bir genetik özelliğin bir sonraki kuşağa aktarılabilme yüzdesidir/başarısıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PENETRANS/PENETRANCE[İng.] değil/yerine/= İÇE GEÇİŞ, İÇE İŞLEME

- PENETRASYON/PENETRATION[İng.] değil/yerine/= DELME | İÇE GEÇME

- PENICILLIN[İng.] / PÉNICILLINE[Fr.] / PENIZILLIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PENİSİLİN

- PENICILLINATE[İng.] / PÉNICILLINASE[Fr.] / PENICILLINASE[Alm.] ile/değil/yerine/= PENİSİLİNAZ

- PENNING ION SOURCE[İng.] / SOURCE D'IONS PENNING[Fr.] / PENNING-IONENQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= PENNİNG İYON KAYNAĞI

- PENNING GAUGE[İng.] / JAUGE DE PENNING[Fr.] ile/değil/yerine/= PENNİNG ÖLÇERİ

- PENROSE İLE CCC İLE MULTİVERSE ile/||/<> KOZMOLOJİ MODELLERİ

( Evrenin yapısı ve evrimi kuramları. )
( Formül: E = mc²√(1-rs/r) )

- PENS[Fr.] değil/yerine/= KISKAÇ/MAŞA[Fars. < MAŞE: Tetik.]

( Çeşitli biçim ve büyüklükte, maşa ya da kıskaç. | Giysilerde, kimi yerinden içeri doğru daraltılarak dikilmiş bölüm. )

- PENS ile PENSE

- PENSE ile KERPETEN

- PENTOSE[İng.] değil/yerine/= PENTOZ

( Beş karbonlu monosakkarit.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PENTODE[İng.] / PENTODE[Fr.] / PENTODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PENTOT

- PENTOSE[İng.] / PENTOSE[Fr.] / PENTOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= PENTOZ

- PENTOSAN[İng.] / PENTOSANNE[Fr.] / PENTOSAN[Alm.] ile/değil/yerine/= PENTOZAN

- PENUMBRA[İng.] değil/yerine/= YARI GÖLGELEME

- PEOPLE :/yerine İNSANLAR

- PEPSIN[İng.] / PEPSINE[Fr.] / PEPSIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PEPSİN


- PEPTISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= PEPTİDESME

- PEPTİDOGLİKAN[İng. PEPTIDOGLYCAN] ile/||/<> MİKROBİYOLOJİ[İng. MICROBIOLOGY] ile/||/<> OSMOTİK BASINÇ[İng. OSMOTIC PRESSURE]

( Bakteri göze duvarlarının ana yapısal bileşenidir. Bakteriyi osmotik basınç gibi dış etkilerden korur ve gözenin patlamasını önler. Bu özellik, bakterilerin çeşitli çevresel koşullarda hayatta kalabilmesi için hayati öneme sahiptir. Bu nedenle, peptidoglikan yapısı ve işlevi, mikrobiyoloji ve tıp alanlarında önemli bir araştırma konusudur. @@ Mikroorganizmalarla uğraşan bir bilim dalı. @@ Hücrenin içerisindeki çözünmüş hâldeki maddelerin oluşturduğu su alma isteğidir. Pasif taşımada önemli rol oynamaktadır. Turgor basıncı ile ters, emme kuvveti ile doğru orantılıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PEPTIDE[İng.] ile/değil/yerine/= PEPTİT

- PEPTIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= PEPTİTLEŞME

- PEPTISIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= PEPTİTLEŞTİRME

- PEPTONE[İng.] / PEPTONE[Fr.] / PEPTON[Alm.] ile/değil/yerine/= PEPTON

- PERAKENDE ile PERAKENDECİ/LİK

- PERAKUT/PERACUTE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI IVEGEN

- PERCEIVE :/yerine ALGILAMAK

- PERCENTAGE :/yerine YÜZDE ORANI


- PERCEPTION OF SERIAL TIME vs. PERCEPTION OF CONTINUAL TIME

- PERÇİNLEMEK ile YUMRUK SIKMAK ile KATTIĞI ŞEY ile PERÇİNLEME