| ...E ve ...E | (E ile biten FaRkLaR...)

- KIYAS:
MESAİL-İ ÜMMÜHATİYE
ile/ve/||/<> MESAİL-İ NEVÂZİİLİYE

- KIYASIYA = ŞİDDETLİ/YOĞUN BİR BİÇİMDE

( Çok şiddetli, korkunç, müthiş. | Şiddetli bir biçimde. )

- KIYASLAMA HATALARI:
GENELLEŞTİRME
ile/ve/||/<> ÖZELLEŞTİRME

- KIYAS/MUKAYESE değil/yerine/= KARŞILAŞTIRI/KARŞILAŞTIRMA

- KIYIDAŞ ile KIYIDA KÖŞEDE ile KIYIDA BUCAKTA

- KIYMAK ile KIYMALI ile KIYMALIK ile KIYMASIZ ile KIYMALI PİDE ile KIYMALI BÖREK ile KIYMALI MAKARNA ile KIYMALI YUMURTA ile KIYMALI ISPANAK

- KIYMET-İ HARBİYE değil/yerine/= ETKİSİ DEĞERİ

- KIZ ile KIZ KUŞU ile KIZ KIZAN ile KIZ BAŞINA ile KIZ BÖCEĞİ ile KIZ KARDEŞ ile KIZ KİLİMİ ile KIZ KURUSU ile KIZ TAVLASI ile KIZA KÖPÜRE ile KIZ BÖCEKLERİ

- KIZ ve SÂNİYE ve SÂLİSE ve RABİA

- KIESERITE[İng.] / KIESERITE[Fr.] / KIESERIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KİZERİT


- KIZGIN ile KIZGIN ile ÖFKE ile AŞAĞILAMA

- SUPERHEATED[İng.] / SURCHAUFFÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= KIZGIN

- KIZIL KRALİÇE ETKİSİ[İng. RED QUEEN HYPOTHESIS] ile/||/<> EVRİMSEL SİLAHLANMA YARIŞI[İng. EVOLUTIONARY ARMS RACE]

( Evrimsel silahlanma yarışının (en temel manada, bir av ve bir avcının arasındaki rekabetin) doğasını açıklamakta kullanılan bir hipotez. Herhangi bir tür için, hayatta kalmaya gereken donanım, doğal seçilimle ne denli karmaşıklaşsa ve üstünleşse dahi rakip türün bir biçimde buna aynı seçilimle karşılık vererek rekabete devam etmesi ve bunun sonucunda donanımdaki artışın ve uzmanlaşmanın rakip türlerden herhangi biri için net bir kâra dönüşememesi olarak özetlenebilir. Kavram aynı türe mensup bireyler arasında belirli bir kaynak için (ışık, besin, eşi yaşam alanı) yapılan rekabetlerde de kullanılabilir. @@ Bir türün (örneğin parazitin) edindiği özelliklerden ötürü bir diğer türün (örneğin konak canlının) evrimsel başarısını düşürmesidir. Bu sebeple, birinci türün özelliklerini egale edecek ya da geçecek "karşı adaptasyonların" evrimsel süreçte desteklenmesidir. Buna karşılık olarak ilk tür de, ikinci türün (konağın) geliştirdiği "karşı adaptasyonlara" karşı "karşı-karşı adaptasyonlar" geliştirecektir ve bu böyle gidecektir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KIZILCIK ile ÇİĞDE

( ... İLE Kızılcığa benzer, kabuğu sert bir meyve. )

- KIZILCIK ile VİŞNE

( Kızılcıkgillerden, yaprak açmadan çiçeklenen iri gövdeli bir ağaç. | Bu ağacın güzün olgunlaşan, kırmızı, tek çekirdekli, reçeli ve şerbeti yapılan, buruk bir tadı olan yemişi. İLE Gülgillerden, dalları kırmızımtırak, çiçekleri beyaz renkte, kiraza benzer bir ağaç. | Bu ağacın genellikle reçel ve şerbet yapılan, kırmızı renkte ekşimtırak meyvesi, ekşi kiraz. )

- INFRARED RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT INFRAROUGE[Fr.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ IŞINIM

- INFRARED WINDOW[İng.] / FENÊTRE INFRAROUGE[Fr.] / INFRAROTFENSTER[Alm.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ PENCERESİ

- INFRARED SPECTROPHOTOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ SPEKTROFOTOMETRE

- INFRARED SPECTROMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ SPEKTROMETRE

- Kısaca DİNLE!!! (Kısaca olmadı fakat) Kısaca olmasa da DİNLE!!!


- Kızdığında DİNLE!!!

- KLAN[Fr.]/SEMİYE[Osm. < Ar.] ile SOP

( Toplumun ilk ve en basit biçimi/türü. )

- KLAPROTHOLITE[İng.] ile/değil/yerine/= KLAPROTOLİT

- KLAS[Fr. < CLASSE] değil/yerine/= SINIF

- KLASSISCHE FELDTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASİK ALAN TEORİSİ

- KLASİK GELENEKTE ve MODERN GELENEKTE

( Mantık + Dil Felsefesi. VE Mantık + Matematik. )
( ... VE 1860 sonrası. )

- CLASSICAL CONDUCTIVITY THEORY[İng.] / THÉORIE CLASSIQUE DE LA CONDUCTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KLASİK İLETKENLİK KURAMI

- KLASSISCHE LEITFÄHIGKEITSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASİK İLETKENLİK TEORİSİ

- CLASSICAL MECHANICS[İng.] / MÉCANIQUE CLASSIQUE[Fr.] / KLASSISCHE MECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASİK MEKANİK

- CLASSICAL APPROXIMATION[İng.] / APPROXIMATION CLASSIQUE[Fr.] / KLASSISCHE NÄHERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASİK YAKLAŞIM


- KLASİK ile KLASİSİZM[Fr. < CLASSICISME]

( Üzerinden çok zaman geçtiği hâlde değerini yitirmeyen, türünde örnek olarak görülen yapıt. | XVII. yüzyıl Fransız dili, sanatı ve yazarları ile ilgili olan. | Alışılmış. | Sanatta kuralcı. | Kökleşik. | Eski Yunan, Roma ve XVII. yüzyıl Fransız sanatıyla ilgili sanatçı ya da yapıt. | Eski Yunan ve Roma çağı dili ve sanatı ile ilgili olan. İLE Eski Yunan, Roma sanatından, yazınından kaynaklanan, XVII. yüzyılda Fransa'dan yayılan sanat ve yazın çığırı. )

- KLASİK ile/değil KLİŞE

- CLATHRATE COMPOUNDS[İng.] / CLATHRATE COMPOSÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KLATRAT BİLEŞİKLERİ

- KLAVYE ile KLAVYELİ ile KLAVYESİZ

- KLAVYE ile/ve/||/<>/> MEKANİK KLAVYE

- KLAYNITE[İng.] ile/değil/yerine/= KLAYNİT

- KLEMME[Alm.] ile/değil/yerine/= KLEMM

- KLİAD ile/||/<> GRADDE

( Kliad evrimsel grup İLE gradde gelişim seviyesi. )
( Formül: Evolutionary İLE developmental )

- CLINKER[İng.] / MÂCHEFER, SCORIE[Fr.] ile/değil/yerine/= KLİNKER

- KLİNOMETRE[Fr.] değil/yerine EĞİMÖLÇER

( Bir yüzey, düzlem, yol ya da aygıtın, yatay düzleme oranla eğimini ölçen araç. )

- KLİŞE[Fr. < CLICHÉ] değil/yerine/= BASMAKALIP SÖZ / TANIKLIK

- KLİŞE[Fr. < CLICHE] değil/yerine/= KALIP/BASMAKALIP

( Baskıda kullanılmak amacıyla, üzerine kabartma resim, biçim, yazı çıkarılmış metal levha. | Basmakalıp söz, görüş vb. )

- KLİŞE ile/değil KLASİK

- KLİŞE ile TEK TİP

- KLİŞE ile YARGI/HÜKÜM

- KLİŞELEŞMEK ile KLİŞE ile KLİŞECİ/LİK

- KLON değil/yerine/= EŞÇE

- KLOR[Fr. < CHLORE] ile KLOR HİDRAT[Fr. < CHLORHYDRATE] ile KLOR HİDRİK ASİT ile KLORİK[Fr. < CHLORIQUE] ile KLORLAMAK

( Atom numarası 17, atom ağırlığı 35,5 olan, normal sıcaklıkta gaz durumunda bulunan, halojenlerden bir öğe.[simgesi Cl] İLE Azotlu organik bir baz ile hidroklorik asitten türeyen tuz. İLE Klor ile hidrojen bileşiği (HCl). İLE Klorik asit. İLE Mikroplardan arındırmak amacıyla suya düşük oranda klor katmak. | Özellikle yünlü kumaşlara, ipliklere parlaklık vermek için klor gazına tutmak. | Savaşta insana, hayvanlara ve bitkilere zararlı olması, öldürmesi için klor püskürtmek. )

- CHLORINE HEPTOXIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KLOR HEPTOKSİT

- KLOR[Fr. < CHLORE] ile KLORÜR[Fr. < CHLORURE]

( Atom numarası 17, atom ağırlığı 35,5 olan, normal sıcaklıkta gaz durumunda bulunan, halojenlerden bir öğe.[simgesi Cl] İLE Klorun, oksijen ve flor dışındaki elementlerle yaptığı birleşik. )

- CHLORAMINE[İng.] / CHLORAMINE[Fr.] / CHLORAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORAMİN

- CHLORANIL[İng.] / CHLORANILE[Fr.] / CHLORANIL[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORANİL

- ACID CHLOROACÉTIQUE[Fr.] / CHLORESSIGSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORASETİK ASİT

- CHLORACETONE[İng.] / CHLORAZON[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORASETON

- CHLORATES[İng.] / CHLORATES[Fr.] / CHLORATE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORATLAR

- CHLORINE DIOXIDE[İng.] / DIOXYDE DE CHLORE[Fr.] / CHLORDIOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORDİOKSİT

- CHLORITE[İng.] / CHLORIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORİT

- CHLORINE WATER[İng.] / EAU DE CHLORE[Fr.] / CHLOR WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORLU SU

- CHLOROBENZALDEHYDE[İng.] ile/değil/yerine/= KLOROBENZALDEHİT

- CHLOROBENZENE[İng.] ile/değil/yerine/= KLOROBENZEN


- CHLOROETHANE[İng.] ile/değil/yerine/= KLOROETAN

- KLOROFİL[Fr. < CHLOROPHYLLE] ile KLOROFORM ile KLOROMETRİ/KLORÖLÇER ile KLOROPLAST[Fr. < CHLOROPLASTE] ile KLOROZ/SARICALIK

( Güneş ışığını soğurarak bitkilerde karbon özümlemesini sağlayan ve bitkilere yeşil renklerini veren nesne. İLE Renksiz, hoş kokulu, genellikle anestezide kullanılan, yatıştırıcı ve uyuşturucu birleşik. [CHCI3] | Bir tür organik yağ çözücü. İLE Bir sıvının içindeki erimiş bulunan klor miktarını ölçmeye yarayan araç. İLE Yeşil bitkilerde gözelerin içinde bulunan, klorofil moleküllerinden oluşan, karmaşık yapılı kromoplast. İLE Kanda alyuvar sayısının azalmasından ileri gelen, genellikle genç kızlarda görülen kansızlık. | Yaprakların sarımtırak bir renk aldığı bitki hastalığı. )

- CHLOROPHYLL[İng.] / CHLOROPHYLLE[Fr.] / CHLOROPHYLL[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROFİL

- CHLOROFORM[İng.] / CHLOROFORME[Fr.] / CHLOROFORM, TRICHLORMETHAN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROFORM

- CHLOROMETHANE[İng.] / MONOCHLORMETHAN, METHYLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROMETAN

- CHLORONITROBENZENE[İng.] ile/değil/yerine/= KLORONİTROBENZEN

- CHLOROPICRIN[İng.] / CHLOROPICINE[Fr.] / CHLOROPICRIN, NITROCHLOROFORM[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROPİKRİN

- CHLOROPLATIN (IV)SÄURE, PLATINCHLOR-WASSERSTOFF-SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROPLASTİNİK ASİT

- CHLOROPLATINATE[İng.] / HEXACHLOROPLATINAT, CHLOROPLATINAT (IV)[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROPLATİNAT

- CHLOROPRENE[İng.] / CHLOROPREN, 2-CHLOR-1, 3-BUTADIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROPREN


- CHLOROSULFONIC ACID[İng.] / ACIDE CHLOROSOLFONIQUE[Fr.] / CHLORSULFONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROSÜLFONİK ASİT

- CHLOROSULPHURIC ACID[İng.] / CHLORHYDRINE SULFURIQUE[Fr.] / CHLORSCHEFELSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROSULFÜRİK ASİT

- CHLOROUS ACID[İng.] / CHLORIGE SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORÖZ ASİT

- CHLORPROMAZINE[İng.] / CHLORPROMAZINE[Fr.] / CHLORPROMAZIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORPROMAZİN

- KLOZET[Fr. < CLOSETTE] değil/yerine/= ALAFRANGA TUVALET

- KMR/CARDIAC MAGNETIC RESONANCE[İng.] değil/yerine/= KARDİYAK MANYETİK REZONANS

- KNEE :/yerine DİZ

- KNIFE :/yerine BIÇAK

- KNOXVILLITE[İng.] ile/değil/yerine/= KNOKSİLLİT

- KNOW-HOW ile/ve/değil/||/<>/< DATABASE

( Yöntem bilgisi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Veri tabanı. )
( deneme )

- KNOWLEDGE :/yerine BİLGİ

- KNUDSEN GAUGE[İng.] / JAUGE DE KNUDSEN[Fr.] / KNUDSEN-LEHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= KNUDSEN ÖLÇERİ

- COAGULASE[Fr.] / KOAGULASE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOAGULAS

- COAGULATE[İng.] ile/değil/yerine/= KOAGÜLAT

- KOASERVAT ile/||/<> EN İLKİN FORM[İng. PROGENOTE]

( Hidrofobik kuvvetler tarafından bir arada tutulan ve çeşitli organik moleküllerden oluşan (özellikle lipit molekülleri) küçük, küresel damlacık. Canlılığın cansızlıktan evrimindeki ilk adım olarak görülmekte. Tıpkı virüsler gibi, "canlılığın eşiğinde" olan yapılar olarak görülebilir. İlk bakterilerin, koaservatların farklılaşmasıyla oluştuğu düşünülmekte. @@ Kimyasal dönüşümlerden ötürü kendisini kopyalayabilen ve doğal seçilimin etkisi altında evrimleşebilen ilk canlılardır. Diğer tüm canlılar, bu ilkin canlı formlarından evrimleşmiştir. "Koaservatlar" olarak da bilinirler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- COBALT BLUE; KING'S BLUE[İng.] / BLEU DE COBALT, BLEU ROYAL[Fr.] / KOBALTBLAU, KÖNIGSBLAU[Alm.] ile/değil/yerine/= KOBALT MAVİSİ

- COBALT SULFATE[İng.] ile/değil/yerine/= KOBALT SÜLFAT

- COBALTOUS ARSENATE[İng.] / AROMATIQUE COBALTEUX[Fr.] / KOBALTORSENIAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KOBALT(II) ARSENAT

- COBALTOUS ACETATE[İng.] / ACETATE COBALTLEX[Fr.] / ESSIG SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOBALT(II) ASETAT

- COBALTITE[İng.] ile/değil/yerine/= KOBALTİT


- KOÇ ile BAHTE[Fars.]

( ... İLE Besili, semiz koyun. | Burulmuş, üç yaşında koç. )

- KOÇ ile ECEMME[Ar.]

( ... İLE Boynuzsuz koç. )

- KOÇAKLAMA = YİĞİTLEME

- KÖÇEK/LİK ile KÖÇEKÇE

- KOD[Fr. < CODE] değil/yerine/= YAZAÇ, ŞİFRE

- KOD ile SİMGE

- CODAMINE[İng.] ile/değil/yerine/= KODAMİN

- CODEINE[İng.] / CODEINE[Fr.] / CODEIN, KODEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KODEİN

- KODON ile/||/<> İNOZİN[İng. INOSINE] ile/||/<> KODON ÖNYARGISI[İng. KODON BIAS] ile/||/<> KOZAK SEKANSI[İng. KOZAK SEQUENCE] ile/||/<> SESSİZ YER DEĞİŞTİRME[İng. SILENT SUBSTITUTION]

( Belirli bir aminoasit taşıyıcı tRNA üretimi için kullanılan, DNA'da bulunan üçlü baz dizileri. @@ tRNA (antikodon) üzerinde bulunan, kodonda adenin, timin, urasil ya da sitozinle eşleşebilen, modifikasyona uğramış nükleosit. @@ DNA dizilimi içerisindeki kodonların rastgele olmayan dağılımları. @@ Bazı viral mRNA'larda, başlatma AUG 5 'ACCAUGG 3'ü çevreleyen konsensüs dizisi. Ribozomal bağlanmayı ve dolayısıyla protein sentezini kolaylaştırır. En tutarlı konum, başlatma kodonundan (ATG) üç nükleotid önce bulunur ve neredeyse her zaman bir adenin nükleotidir. @@ Bir DNA kodonundaki bir değişikliğin amino asit çevirisinde bir değişikliğe neden olmadığı bir mutasyon.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KOENZİM/COENZYME[İng.] değil/yerine/= EŞENZİM


- COENZYME[İng.] / COENZYME[Fr.] / COENZYM, COFERMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KOENZİM

- COESITE[İng.] ile/değil/yerine/= KOEZİT

- KOGNİTİF[İng. < COGNITIVE] değil/yerine/= BİLİŞSEL

- KOHERANS/COHERENCE[İng.] değil/yerine/= EŞ EVRELİLİK | TUTARLILIK

- KOHEZYON/COHESION[İng.] değil/yerine/= YAPIŞMA, KAYNAŞMA, BÜTÜNLEŞME

- KOEHLINITE[İng.] ile/değil/yerine/= KÖHLİNİT

- KOHLRAUSCH METHOD[İng.] / MÉTHODE DE KOHLRAUSCH[Fr.] / KOHLRAUSCH-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOHLRAUSCH YÖNTEMİ

- KÖHNE[Fars. < KOHNE] ile/ve/||/<> METRUK[Ar.]

( Eskiyip yıpranmış, bakımsız kalmış. | İçinde yaşanılan zamana göre geride kalmış, eskimiş, çağ dışı. İLE/VE/||/<> Bırakılmış, terk edilmiş. | Kullanılmayan. )

- KOINSIDANS/COINCIDENCE[İng.] değil/yerine/= EŞ RASTLANTI

- COINCIDENCE CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT CONDENSE[Fr.] / KOINZIDENZSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KOİNSİDANS DEVRESİ


- KOJIC ACID[İng.] / ACIDE KOJIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOJİK ASİT

- KOJINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOJİN ASİT

- COKE OVEN GAS[İng.] / GAZ DE COCERIE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOK FIRINI GAZI

- COKE OVEN[İng.] / FOUR A COKE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOK FIRINI

- KÖK GÖZE İLE GÖVDE GÖZE İLE EPİTEL GÖZE ile/||/<> GÖZE FARKLILAŞMASI

( Farklılaşmış göze tiplerinin özellikleri ve işlevleri. )
( Formül: Potency: Totipotent > Pluripotent > Multipotent )

- KÖK HÜCRE:
FARKLILAŞMA ÖZELLİKLERİNE GÖRE
ile/ve/||/<> ELDE EDİLDİKLERİ YERE GÖRE

( )

- KÖK HÜCRE ile/||/<> DİFERANSİYASYON

( Kök totipotent/pluripotent, diferansiyasyon özelleşme. )
( Formül: Potansiyel İLE terminal )

- KÖK = CEZR = RACINE

- KÖK ile KÖK SAP ile KÖK HÜCRE ile KÖK KURDU ile KÖK SAPLI ile KÖK ÖRNEK ile KÖK BOYASI ile KÖK MANTAR ile KÖK BİLGİSİ ile KÖK İŞARETİ ile KÖK KAPLAMA ile KÖK KIRMIZISI ile KÖK BACAKLILAR ile KÖK DOĞRAYICISI

- COCAINE[İng.] / COCAINE[Fr.] / COCAIN, KOKAIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KOKAİN


- KOKART[Fr. < COCARDE] değil/yerine/= SİMGE

( Asker şapkalarına takılan ve rengi uluslara göre değişen simge/işaret. | Belirli bir topluluğa özgü olan simge/işaret. )

- KÖKÇÜK = CÜZEYR = RADICULE

( Ana kökün dallanmasıyla oluşan ikincil kök. )

- KÖKLÜ/LÜK ile KÖKLÜ AİLE

- KÖKTEN ile KÖKTENCİ/LİK ile KÖKTEN DİNCİ/LİK ile KÖKTEN SÜRME ile KÖKTEN ÇİÇEKLİ

- KÖKTENCİLİK = CEZRİYE = RADICALISM[İng.] = RADICALISME[Fr.] = RADIKALISMUS[Alm.] = RADICALMENTE[İsp.]

- KÖKTÜRK ile KÖKTÜRKÇE

- ODORIMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOKU ÖLÇME AYGITI

- ODORIMETRY[İng.] / ODORIMÉTRIE[Fr.] / ODORIMETRIE, GERUCHSMESSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KOKU ÖLÇME TEKNİĞİ

- ODOUR INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ DE ODEUR[Fr.] / GERUCH STÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOKU ŞİDDETİ

- Kokularını DİNLE!!!


- KOL ile YEKE

( ... İLE Kayıkta, dümeni kullanmak için dümenin baş tarafına takılan kol. )

- KOLAJ[Fr. < COLLAGE] değil/yerine/= KES-YAP

- COLLAGEN[İng.] / COLLAGÉNE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOLAJEN

- CHOLANE[İng.] ile/değil/yerine/= KOLAN

- KOLAPS/COLLAPSE[İng.] değil/yerine/= GÖÇME | ÇÖKME | SÖNME

- KOLAY ile KOLAY SANDALYE ile KOLAY DİNLEME ile KOLAY PARA ile KOLAY TEMPOLU ile TOPLANMASI KOLAY ile GEÇMESİ KOLAY ile TAKLİT EDİLMESİ KOLAY AMA ZOR

- KOLÇAK ile KOLÇAKLI ile KOLÇAKLI SANDALYE

- GÜÇ/DAYANIKLILIK/DENGE:
KOL/DA
ile/ve/değil/||/<>/< BACAK/TA

( Yüzmede[özellikle suyun üstünde durmada], tutunma ve tırmanmada kolun gücüne değil bacakların gücüne ve olanaklarına yönelmek/odaklanmanın önceliği ve farkındalığı... )

- KÖLE ile/değil CERAHOR

- KÖLE ile/>< EFENDİ

( Köleler, efendilerine olan sadakati, efendilerini köleleştirmek için yapar. )

- KÖLE ile/değil/yerine GÖNÜLLÜ "KÖLE"

- KÖLE ile/değil/yerine GULÂM[Ar. çoğ. GILMÂN]

- KÖLE ile/değil/<>/< İŞÇİ

- KÖLE ile KAMBER[Ar. < KANBER]

( ... İLE Sadık köle. )

- KÖLE ile MEVÂLİ

( ... İLE Âzâdlı köle. )

- KÖLE ile SERF[Lat.]

( ... İLE Derebeylik toplum düzeninde, toprakla birlikte alınıp satılan köle. )

- KÖLELEŞTİRMEK ile KÖLELEŞTİRİLMİŞ ile KÖLELEŞTİRME

- COLEMANITE[İng.] / COLEMANIT[Fr.] / COLEMANIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KOLEMANİT

- CHOLESTERIC MATERIAL[İng.] ile/değil/yerine/= KOLESTERİK NESNE

- COLLIGATIVE PROPERTY[İng.] / COLLIQUATIF PROPRIETÉ[Fr.] / KOLLIQUATIVE EIGENSCHAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= KOLİGATİF ÖZELLİK


- CHOLIC ACID[İng.] / ACID CHOLIQUE[Fr.] / CHOLÉSURE, GALLENSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOLİK ASİT

- KÖLİK ile KÖLİGE ile KÖLİKLİG/KÖŞİKLİG ile KÖŞİGE ile KÖLÜK
[<

( Gölge. İLE Koyu gölge. İLE Gölgelik yer. İLE Zayıf gölge. İLE Ödünç alınan. )

- KOLİK[Fr. < COLIQUE] değil/yerine/= SANCI

( Bağırsak, böbrek gibi içi boş organlarda, aralıklı duyulan güçlü sancı. )

- KOLIMASYON/COLLIMATION[İng.] değil/yerine/= IŞIN YÖNLENDİRME

- KOLİN ASETİLTRANSFERAZ[İng. CHOLINE ACETYLTRANSFERASE] ile/||/<> ASETİLKOLİN[İng. ACETYLCHOLINE]

( Kolini, asetilkoline sentezleyen enzim. @@ Bazı nöronların sinapslarında bulunan bir tür sinirsel aktarıcıdır. Kısaca "ACh" olarak bilinir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KOLLAPS[İng. COLLAPSE] ile/||/<> SENKOP[İng. SYNCOPE]

( (Genel) Fizyolojik işlev ya da yapıda ani ve ciddi bir bozulma. (Tıp) Senkop (bayılma) ya da bilinç kaybı olmaksızın postural kas tonusu kaybı gibi çeşitli bilinç kaybı biçimleri. @@ Bayılma ya da "kendinden geçme" olarak bilinen, kısa süreli bilinç kaybını tanımlamak için kullanılan bir tıbbi terimdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- COLLOIDAL PARTICLE[İng.] ile/değil/yerine/= KOLLOİDAL TANECİK

- KOLOFAN[Fr. < COLOPHANE] ile KOLOFAN

( Hidratlı doğal kalsiyum sülfat. İLE Çam sakızının damıtılmasıyla oluşan, saydam, sarı renkli reçine. [Anadolu'da bir Lidya kentinin adından] )

- KOLOİT[Fr. < COLLOIDE] ile/ve/||/<> KOLOİDAL[Fr. < COLLOIDAL]

( Jelatin niteliğinde olan ve suda dağılmışı zarlardan geçmemekle billursulardan ayırt edilen nesnelerin genel adı, billursu karşıtı. İLE/VE/||/<> Zamk, jelatin yapısında olan, koloit nitelikleri taşıyan. )

- KOLON[Fr. < COLONNE] ile/değil HOPARLÖR[Fr. < HAUT-PARLEUR < HAUT: Yüksek < Lat. ALTUS(> İt. ALTO) + PARLEUR: Konuşan.(Fr. PAROLE: Söz. > PAROLA: Gizli söz/cük. PALAVRA[< PALABRA])]

( Dikme/sütun. | Katlardaki döşemeleri birbirine bağlayan düşey boru. İLE/DEĞİL Elektrik dalgalarını ses dalgasına çeviren ve gerektiğinde sesi yükseltmeye yarayan aygıt. | Radyo, pikap, teyp vb. araçlarda sesi işitilebilecek duruma getiren aygıt. )

- DİKME/KOLON ile/ve/<> KİRİŞ

( Dikey. İLE/VE/<> Yatay. )

- KOLONİ[Fr. < COLONIE] ile/ve/||/<> KOLONYAL[Fr. < COLONIAL]

( Sömürge. | Göçmen topluluğu ya DA bu topluluğun yerleştiği yer. | Bir ülkede bulunan küçük yabancı topluluğu. | Birlik durumda yaşayan aynı türden organizmaların oluşturduğu topluluk. İLE/VE/||/<> Sömürgeyle ilgili. | Sömürgede yaşayan. )

- KOLONİZASYON/COLONIZATION[İng.] değil/yerine/= ÖZDEŞ KÜMELENME

- COLORIMETER[İng.] / COLORIMÉTRE[Fr.] / FARBEN ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= KOLORİMETRE

- COLORIMETRIC ANALYSIS[İng.] / KOLORIMETRISCHE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOLORİMETRİK ÇÖZÜMLEME/ANALİZ

- COLORIMÉTRIQUE ANALYSE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOLORİMETRİK ÇÖZÜMLEME

- KOLTUK ile/değil SANDALYE

- KOLYE[Fr. < COLLIER] değil/yerine GERDANLIK

( Çoğu değerli taş ve madenlerden ya da altın paradan yapılmış, boyna takılan takı. )

- KOLYOZ[Yun.] ile KOLORİDYE[Yun.]

( Uskumrugillerden, uzunluğu 30-35 cm. olan, Akdeniz ve Karadeniz'de yaşayan bir tür balık. İLE Kolyoz balığının küçüğü. )

- KOMANDİT ile KOMANDİTE ile KOMANDİT ŞİRKET ile KOMANDİT ORTAKLIK


- KOMANDİT[Fr. < COMMANDITE] ile/||/<> KOMANDİTE[Fr. < COMMANDITE] ile/||/<> KOMANDİTER[Fr. < COMMANDITAIRE]

( Yalnızca konulan sermaye kadar sorumluluğu olan ortaklık biçimi. @@ Komandit şirkette sınırsız sorumlu olan ortak. @@ Komandit şirkette ancak kendi koyduğu para kadar sorumlu olan ortak. )

- KOMBİNE ile/ve/||/<> ENTEGRE

- KOMBİNE ile KOMBİNE BİLET

- KOMBİNEZON[Fr. COMBINAISON]/KOMBİNASYON[İng. COMBINATION] ile/değil/yerine/= DÜZENLEME | BİRLEŞTİRME

( Kadınların giydikleri kısa ve kolsuz iç çamaşırı. İLE/DEĞİL/YERİNE/= Bir işi başarıya ulaştırmak için alınan önlemler, düzenleme. | Birleştirme. )

- KÖMÇÜ/KÖMÜÇ ile KÖMEÇ ile KÖMİÇE
[<

( Gömü, define. İLE Küllerin içine gömülerek pişirilen yassı ekmek. İLE Sivrisinek. )

- KOMİSYON[Fr., İng.]/SİMSARİYE[Ar.] değil/yerine/= YÜZDE

- KOMİTA[Lat. < Sırpça] ile KOMİTE[Fr. < COMITÉ]

( Siyasi bir amaca ulaşmak için silah kullanan gizli topluluk. İLE Alt kurul. )

- KOMİTE değil/yerine/= KURUL

- KOMODİN[Fr. < COMMODINE]["KOMİDİN" değil!]/KOMOT ile KOMODOR[Fr. < COMMODORE]

( Karyolanın yanı başına konulan üstü masa biçimindeki küçük dolap. İLE Amiral yetkisiyle görevli deniz subayı. | Bir kuruluşa bağlı yolcu gemilerinin en eski kaptanı. )

- KOMPANSASYON/COMPENSATION[İng.] değil/yerine/= ÖDÜNLEME | DENGELEME


- KOMPARATİF/COMPARATIVE[İng.] değil/yerine/= KARŞILAŞTIRMALI

- KOMPARTIMAN ile FAKÜLTE

- KOMPETİTİF/COMPETITIVE[İng.] değil/yerine/= YARIŞMALI

- KOMPLE ile KOMPLE KİLİT

- KOMPLE ile/değil KOMPLO

- KOMPLE değil/yerine TAMAMEN

- COMPLEX ACID[İng.] / ACID COMPLEXE[Fr.] / KOMPLEXE SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPLEKS ASİT

- COMPLEX COMPOUND[İng.] / COMPOSÉ COMPLEXE[Fr.] / KOMPLEXVERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPLEKS BİLEŞİK

- COMPLEX ION[İng.] / ION COMPLEXE[Fr.] / COMPLEX-ION[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPLEKS İYON

- KOMPLEKS ile KOMPLEKSLİ/LİK ile KOMPLEKSSİZ/LİK ile KOMPLEKSSİZCE


- KOMPLEKS ile/ve MÜCADELE

- KOMPLEKS ile RAFİNE

- KOMPLET/COMPLETE[İng.] değil/yerine/= TAM

- KOMPLİKE[Fr. < COMPLIQUÉ] değil/yerine/= KARMAŞIK

- KOMPLİKE[Fr. < COMPLIQUE] yerine KARMAŞIK

- KOMPLİKE ile KOMPLİKASYON

- KOMPLİYANS/COMPLIANCE[İng.] değil/yerine/= UYUNÇ

- KOMPOZİT/COMPOSITE[İng.] değil/yerine/= BİLEŞİK

- KOMPRIMEV COMPRIME[İng.] değil/yerine/= HAP

- KOMPÜLSİF/COMPULSIVE[İng.] değil/yerine/= ZORLANTILI


- KOMÜNİZM = COMMUNISM[İng.] = COMMUNISME[Fr.] = KOMMUNISMUS[Alm.] = COMMUNIS:ORTAK[Lat.] = COMUNISMO[İsp.]

- COAL TAR[İng.] / GOUDRON DE HOUILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÖMÜR KATRANI

- KÖMÜR ile/ve CEMRE

( ... İLE/VE Ateş halinde kömür. | Kor halinde ateş. )
( KÖMÜR (ORHAN KURAL) kitabından yararlanabilirsiniz. )

- COAL[İng.] / CHARBON, HOVILLE[Fr.] / KOHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÖMÜR

- KÖMÜR ile KOK[İng. < COKE] ile SÖMİKOK[Fr.]

( Karbonlu nesnelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından ya da çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt. İLE Maden kömürünün damıtılmasıyla elde edilen, birleşiminde kömürden çok daha az oranda uçucu nesne bulunan katı yakıt, kok kömürü. İLE Taşkömürünü çok yüksek olmayan sıcaklıkta [500-600 °C'de] damıtarak elde edilen kömür. )

- KÖMÜR ile/ve/değil/< TÜRBİYE

( ... İLE/VE/DEĞİL/< Kömür oluşumunun başlangıcı. )
( ... İLE/VE/DEĞİL/< Su oranı yüksek ve ısı değeri çok düşüktür. )
( ... İLE/VE/DEĞİL/< İrlanda arazilerinin %17'si türbiyelerle kaplıdır. )
( ... İLE/VE/DEĞİL/< İrlanda halkı, zamanında, türbiyelerden, buzdolabı olarak bile yararlanmış. )

- KONABİLMEK ile KONAKLAMAK ile KONAKLATMAK ile KONAKLAYABİLMEK ile KONAK/LIK ile KONAKÇI/LIK ile KONA GÖÇE ile KONAK YAVRUSU

- KONAK ile/ve KÂŞÂNE

- KONDANSATÖR/MEKSEFE değil/yerine/= YOĞUNLAÇ

- KONDO İLE RKKY İLE DOUBLE EXCHANGE ile/||/<> MANYETİK ETKİLEŞİMLER

( Malzemelerdeki manyetik mekanizmalar. )
( Formül: TK ~ exp(-1/Jρ) )

- KONDRÜL[İng. CHONDRULE] ile/||/<> AKONDRİT[İng. ACHONDRITE]

( Çoğunlukla gök taşlarında bulunabilecek, boyutları milimetrenin de altında olan ve bazı gök taşlarının %80’lik kısmını oluşturan küçük küresel objeler. Kondrüller, Güneş sistemimizin en eski materyallerinden olan kalsiyum ve alüminyum bakımından oldukça zengin. Genellikle taş gezegenler ve gök taşları, kondrüllerden oluşmuş. Bu yüzden kondrüllerin nasıl oluştuğunu anlarsak Güneş sisteminde onun sayesinde oluşmuş gezegenleri ve gök taşlarını anlamamız kolaylaşır. Kondrüllerin Güneş sisteminde düşük yer çekiminde eriyip katılaşması sonucu oluştuğu neredeyse 200 yıldır bilinmekte. Fakat oluşumlarının koşullarını ve önemlerini hâlâ tam anlamıyla bilmediğimiz için anlamamız zorlaşıyor. Bilmememizin nedeni de kondrüllerin oluşumlarının bilimde büyük bir tartışma konusu olması. Önerilen teoriler birbiriyle çelişkili. Büyük oranda kabul edilen teori, 4.56 milyar yıl önce oluştukları. @@ İçinde kondrül barındırmayan, taş grubundan bir gök taşıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KONFEDERE ile KONFEDERASYON

- KONFERANS[Fr./İng. < CONFERENCE] değil/yerine/= KONUŞMA/KONUŞTAY

- KONFİRME ile KONFİRMASYON

- KONFOR[İng. < COMFORT] değil/yerine/= GÖNENCE

- KONFRONTASYON/CONFRONTATION[İng.] değil/yerine/= YÜZLES¸TİRME

- KONGO ile KONGO DEMOKRATİK CUMHURİYETİ(ZAİRE)

- KONGÖVDE ile KONGÖVDELİ

- KONGRE ile CEMAAT

- KONGRE[Fr./İng. < CONGRES] ile KONKRE[Fr. < CONCRET]

( Çeşitli ülkelerden yöneticilerin, elçilerin, delegelerin katılmasıyla yapılan toplantı. | Kurultay. | Amerika Birleşik Devletleri'nde Temsilciler Meclisi ile Senatonun bir aradayken aldıkları ad. İLE Somut. )

- KONGRE[Fr. < CONGRES] değil/yerine/= KURULTAY

- KÖNGÜZ ile/||/<>/< GÜBRE
[<

( Gübre yığını.[Dışkının ve sidiğin karışıp kaynaştığı bir öbek.] İLE/||/<>/< ... )

- CONIFERINÉ[Fr.] / CONIFERIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KONİFERİN

- KONIGRAVIMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KONİGRAVİMETRE

- MAHRÛTÎ RAKKAS[Osm.] / CONICAL PENDULUM[İng.] / PENDULE CONIQUE[Fr.] / KONISCHES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KONİK SARKAÇ

- KONJESTİF/CONGESTIVE[İng.] değil/yerine/= GÖLLENDİRICİ

- KONJESTİYON/CONGESTION[İng.] değil/yerine/= GÖLLENME

- KONJONKTİVİTE değil/yerine/= GÖZ YANGISI

- CONGRUENT ACIDS AND BASES[İng.] / ACIDE CONJUGUÉE[Fr.] / KONJUGIERTE SÄUREN UND BASE[Alm.] ile/değil/yerine/= KONJUGE ASİT VE BAZLAR

- CONGRUENT BASE[İng.] ile/değil/yerine/= KONJUGE BAZ


- CONCAVE[İng.] ile/değil/yerine/= KONKAV

- KONKORDANS/CONCORDANCE[İng.] değil/yerine/= UYUMLULUK

- KONNEKTİF DOKU/CONNECTIVE TISSUE[İng.] değil/yerine/= BAĞ DOKUSU

- KONSANTRASYON ile KONSANTRE

- KONSANTRASYON ile KONSANTRE OLMAK ile KONSANTRE ile YOĞUNLAŞTIRICI ile EŞMERKEZLİ

- TO CONCENTRATE[İng.] ile/değil/yerine/= KONSANTRE ETMEK

- KONSANTRE ile KONSANTRASYON

- KONSANTRE ile KONSANTRASYON

- Konser salonlarına git ve DİNLE!!!

- KONSERVE ile KONSERVECİ/LİK