| ...E ve ...E | (E ile biten FaRkLaR...)

- KONSOL[Fr. < CONSOLE] değil/yerine/= DOLAP

( Duvar kenarına yerleştirilen, üstüne ayna ve başka süs eşyası konulan, çekmeceli, dolaplı mobilya. | Yalnız bir yanındaki dayanak tarafından taşınan, öteki bölümleri boşlukta olan yatay yapı ögesi. )

- KONSOLIDASYON/CONSOLIDATION[İng.] değil/yerine/= PEKİŞME | KATILAŞMA | BÜTÜNLEŞTİRME

- KONSOLİDASYON[İng. < CONSOLIDATION] değil/yerine/= SAĞLAMLAŞTIRMA | BÜTÜNLEŞME

( Borçlanmaların uzun süreli(vadeli) borç durumuna getirilmesi. )

- KONSOLİDE[Fr. < CONSOLIDE] değil/yerine/= VADESİ UZATILAN BORÇ

- KONSOLİDE değil/yerine/= DESTEKLİ

- KONSOLİT ile KONSOLİDE ile KONSOLİTÇİ ile KONSOLİDASYON ile KONSOLİDE BORÇ ile KONSOLİDE BÜTÇE

- KONSOME ile KONSOMASYON

- KONSTANT/CONSTANT[İng.] değil/yerine/= SABİTE

- KONSTANTRE[Fr. < CONSANTRÉ] değil/yerine/= YOĞUN, DERİŞİK

- KONSTRİKSİYON/CONSTRICTION[İng.] değil/yerine/= BÜZÜLME


- KONSTRİKTİF/CONSTRICTIVE[İng.] değil/yerine/= KISITLAYICI, DARALTICI

- KONSTRÜKTİVİZM[Fr. < CONSTRUCTIVISME] değil/yerine/= KURMACILIK

( Resim ve heykelde, yapıtı, geometrik öğeleri ile kurmayı temel alan anlayış. )

- KONT[Fr. < COMTE] ile KONTES[Fr. < COMTESSE]

( Roma imparatorunun danışman olarak seçtiği kişi. | Derebeyi. | Batı toplumunda erkekler için kullanılan bir soyluluk unvanı. İLE Kont'un karısı. )

- Kontemplasyon için DİNLE!!!

- KONTRAKTIL/CONTRACTILE[İng.] değil/yerine/= KASILABİLİR

- KONTRAKTÜR/CONTRACTURE[İng.] değil/yerine/= BÜZÜLÜ KALIM

- KONTRAST MADDE/CONTRAST MEDIA[İng.] değil/yerine/= GÖRÜNTÜVERİR NESNE

- KONTRAT[Fr. < CONTRAT] değil/yerine/= SÖZLEŞME

- KONTROL ile/ve DENETLEME

( Bir kez kendimi ve neyi temsil ettiğimi bilince artık durmadan kendimi denetleme gerekesiniminde olmam. )

- KONTROL ile DENETLEME


- KONTRTRANSFERANS/COUNTERTRANSFERENCE[İng.] değil/yerine/= KARS¸I AKTARIM

- KONTÜZYON/CONTUSION[İng.] değil/yerine/= FİZİKSEL ÖRSELENME

- KONU DIŞI ile YABANCI MADDE

- KONU ve/> İDRAK ve/> MELEKE

- KONU ile ÖZNE

( Felsefe'de. İLE Dil'de. )

- KONUKLUKTA ve/||/<> YEMEKTE ve/||/<> TOPLUMDA

( Gözümüze sahip çıkalım. VE/||/<> Elimize sahip çıkalım. VE/||/<> Dilimize sahip çıkalım. )

- KONUM ve/||/<>/> KARŞI KONUM ve/||/<>/> BİLEŞTİRME

- Konuşandır dinleyen! DİNLE!!!

- Konuşanı DİNLE!!!

- KONUŞMA ile HUTBE


- KONUŞMA ile/ve/< MUHÂVERÂT[Ar. < MUHÂVERE]

( ... İLE/VE Karşılıklı konuşma/lar. )

- KONUŞMADA:
ŞİŞME
ile/ve/||/<> KAYMA ile/ve/||/<> KOPMA

- Konuşturanı DİNLE!!!

- KONUŞUNCA/KONUŞTUKÇA ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< SUSUNCA/SUSTUKÇA/SUSABİLDİKÇE

( Köle/yiz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/</>< Sultan/ız. )

- KONUYU:
YÜKSELTME
ile/ve/||/<> DERİNLEŞTİRME

- KONUYU/"SORUNU" ELE ALMA:
ZAMANSAL/TARİHSEL
ile/ve/||/<>/< KONU/SORUN İÇİNDE

- KONVALESANS/CONVALESCENCE[İng.] değil/yerine/= TOPARLANMA

- KONVEKS KÜME ile/||/<> KONKAV KÜME

( Konveks içindeki iki nokta arası doğru içerde, konkav dışarı çıkabilir )
( Formül: λx + (1-λ)y ∈ S İLE ∀λ∈[0 ile1] (konveks) )

- KONVERJANS/CONVERGENCE[İng.] değil/yerine/= TOPLANMA, | YAKINSAMA

- KONVÜLZİYON/CONVULSION[İng.] değil/yerine/= HAVALE


- KOORDİNE değil/yerine/= EŞGÜDÜMLÜ

- KOORDİNE[Fr. < COORDINNE] değil/yerine/= EŞGÜDÜMLÜ

- KOORDİNE ile KOORDİNASYON

- KOPİ PEYST[İng. < COPY PASTE] değil/yerine/= KOPYALA YAPIŞTIR

- COPOLYMER[İng.] / COPOLYMÉRE[Fr.] / COPOLIMER, MISCHPOLIMERISAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KOPOLİMER

- KOPOLİMER ile KOPOLİMERLEŞME

- KÖPRÜLENMEK ile KÖPRÜ ile KÖPRÜCÜ/LÜK ile KÖPRÜLÜ ile KÖPRÜ YOL ile KÖPRÜLEME ile KÖPRÜ ÜSTÜ ile KÖPRÜLEME AMELİYATI

- FOAM, LATHER[İng.] / MOUSSE[Fr.] / SCHALE, KRUSTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÖPÜK, SABUN KÖPÜĞÜ

- KÖPÜRME ile/ve/||/<> YÜKSELME

- KÖPÜRTME" ile/<> "KÖRÜKLEME"


- KÖPÜRTME ile PARLATMA

- KOPUZ ile ŞEŞHANE

( Ozanların çaldığı, telli, Türk sazı. İLE ... )

- KOPYA değil/yerine/= EŞLEME

- KOPYALAMA ile MODELLEME

- KOPYALAMA ile/değil ÖYKÜNME

- KÖR ile ÇIKMAZ SOKAK ile KÖRBAĞIRSAK ile KÖR KALPLİ ile KÖR NOKTA ile KÖRÜ KÖRÜNE ile KÖRLÜK

- KÖR ile KURYE ile KÖRİ ile KÖRİ

- KORDON ile KORDONE ile KORDON BOYU

- KORDON[Fr. < CORDON] ile KORDONE[Fr. < CORDONNET.] ile KORDON[Fr.] ile KORDON[Fr.]

( Genellikle ipekten yapılmış kalın ip. | Saat, madalyon vb.ni asmaya yarayan ince zincir. | İnce tellerden örülen ve özellikle ütü, ızgara vb. ev araçlarında kullanılan elektrik kablosu. | İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar ya da mobilya süsü. | Teneke ve çinko nesnelerin üstüne süs yapmak için kullanılan araç. İLE Sim ya da gümüş ipliklerin bükülmesiyle hazırlanan ve el işlemelerinde kullanılan ince kordon. İLE Bir yere girip çıkmayı denetim altına almak için görevlilerden oluşturulan dizi. | Kıyı şeridi. | Kabaran denizin kumsalda bıraktığı döküntü katmanı. İLE Göbek bağı. )

- ... değil KÖREBE


- KÖREŞE ile KIRÇ

( Yerdeki karın yüzeyindeki buzlu tabaka. İLE Kışın, sisli havalarda, ağaç dallarını, toprak çıkıntılarını vb. yerleri kaplayan buz tabakası. )

- KÖRGE ile/||/<> TABAK
[<

( Tahtadan yapılmış tabak. İLE/||/<> ... )

- KÖRK ile KÖRPE
[<

( Güzellik. İLE Geç. | Mevsimi geçtikten sonra doğan kuzu, deve ve buzağı. )
( KÖRPE OĞUL: Yazın doğan çocuk. | KÖRPE FİLİZ: Geç filizlenmiş bitki. | KÖRPE YEMİŞ: Geç olgunlaşan meyve. )

- KORKMAK ile KORUMAK ile KORKULMAK ile KORKABİLMEK ile KOR ile KORE ile KORO ile KORT ile KORU/LUK ile KORECE ile KORELİ ile KORUCU/LUK ile KORO HALİNDE

- KORKMAK ile/ve/değil ŞÜPHE

- KORKU = FEAR[İng.] = CRAINTE[Fr.] = FURCHT[Alm.] = METUS[Lat.]

- KORKU ile/ve/||/<> KIZMA/ÖFKE ile/ve/||/<> ÜZÜNTÜ/ÜZÜLME ile/ve/||/<> UTANMA/UTANÇ[>< AÇGÖZLÜLÜK] ile/ve/||/<> İĞRENME/TİKSİNTİ | ile/ve/||/<> SEVİNÇ(NEŞE)/COŞKU ile/ve/||/<> ŞAŞIRMA/ŞAŞKINLIK/HAYRET

( Farklı coğrafyalarda yaşayıp farklı dilleri konuşsa da yeryüzünde yaşayan tüm bireyler, şu 6 ya da 7 duygu-durum için aynı yüz ifadesi ve mimikleri kullanıyor. )
( )
( )

- KORKU ile KORKUNÇ ile KORKUNÇ İŞKENCE

- KORKU ile/ve/||/<>/> ÖFKE

- KÖRLÜK:
ZİHİNSEL
ile/ve/||/<> İŞLETME ile/ve/||/<> BENCİL

( Kendi eksiklerini "görememe". İLE/VE/||/<> Şirketinde tekrarlayan yanlışlara karşı oluşan "görememe". İLE/VE/||/<>
Dost eleştirisine, "niyet okuyarak", inanmamak. )

- [ne yazık ki]
KORNA:
"SELÂMLAMA/VEDÂLAŞMA"
ile/ve/||/<> "TEPKİ GÖSTERME" ile/ve/||/<> "ADÂLET ARAMA/SAĞLAMA"

- KORNERUPINE[İng.] ile/değil/yerine/= KORNERUPİN

- KORNİŞ[Fr. < CORNICHE] ile KORNİŞON[Fr. < CORNICHON]

( Perde asmaya yarayan, metal ya da plastikten yapılmış araç. | Çerçeve biçiminde oymalı çıkıntı. | Sarp, kayalık çıkıntı. İLE Kabuğunun üzeri pürtüklü bir tür turşuluk salatalık. )

- CORONA CURRENT[İng.] / COURANT DE COURONNE[Fr.] / KORONASTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= KORONA AKIMI

- CORONA DISCHARGE[İng.] / DÉCHARGE EN COURONNE[Fr.] / KORONAENTLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KORONA BOŞALMASI

- KORONAL DÜZLEM/CORONAL PLANE[İng.] değil/yerine/= YANAY DÜZLEM

- CORROSIVE[İng.] / CORRODANT[Fr.] / KORRODIEREND, KORROSIV[Alm.] ile/değil/yerine/= KOROZİF

- KOROZİV/CORROSIVE[İng.] değil/yerine/= KİMYASAL AŞINDIRICI

- KORPUSKÜL[İng. CORPUSCLE] ile/||/<> ANTİSERUM

( Genellikle, vücudun en ufak gözeleri olan alyuvarları belirtmek için kullanılan kelime. Bunun dışında, boyutları çok küçük, ancak belirgin nitelik ve özelliklere sahip olan cisimleri tanımlamak amacıyla da kullanılır. @@ İmmunize edilen canlıların kanından elde edilen ve içinde antikor bulunan (korpusküler element içermeyen) sıvı kısım, serum.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KORPÜSKÜL/CORPUSCLE[İng.] değil/yerine/= CİSİMCİK


- KORSE ile KORSE

- KORSE ile KORSECİ/LİK ile KORSELİ ile KORSESİZ

- KORSE değil/yerine/= SARGAÇ

- KORTE ile KORTEJ

- KORTİZOL ile KORTİZON[Fr. < CORTISONE]

( Yaralanmanın, korkunun ya da soğuğun yol açtığı stresler sonucu gövdede şeker yapımını hızlandıran böbrek üstü bezi kabuğunun salgıladığı, şeker, protein ve yağ metabolizmasına etki eden hormon. [Doğal, organik.] İLE Yapay, sentetik. [İlâç.] )

- CORTISONE[İng.] / CORTISONE[Fr.] / KORTISON[Alm.] ile/değil/yerine/= KORTİZON

- Körü körüne DİNLE!!!

- KORU ile AYKE

( Bakımlı küçük orman. İLE Sık koruluk. )

- KUVVE-İ MÂSİKE[Osm.] / CONSERVATIVE FORCE[İng.] / FORCE CONSERVATIVE[Fr.] / KONSERVATIVE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= KORUNUMLU KUVVET

- KORUYABİLMEK ile KORUYUCU/LUK ile KORUYUCU AİLE ile KORUYUCU ÜNSÜZ ile KORUYUCU KAPLAMA ile KORUYUCU HEKİMLİK


- GOGGLES[İng.] / SCHUTZBRILLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KORUYUCU GÖZLÜK

- PROTECTING GROUP[İng.] / SCHUTZ GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= KORUYUCU GRUP

- KORVET[Fr. < CORVETTE] ile KORVET

( Denizaltılara karşı özel olarak silahlandırılan bir tür savaş gemisi. İLE ... )

- KÖŞE ile "BAŞ KÖŞE"

- KÖŞE ile/ve/değil/yerine/>< GEZİ

- KÖŞE ile KÖSE

- KÖŞE ile/ve/||/<> SEKİ/KÜRSÜ

( Gazetede. İLE/VE/||/<> Üniversitede/fakültede. )

- KÖSELE ile KÖSELE TAŞI ile KÖSELE SURATLI

- COCHINELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOŞİNEL

- KÖSNÜ, ŞEHVET = LUST[İng.] = LUBRICETÉ[Fr.] = LÜSTERNHEIT[Alm.] = LIBIDO[Lat.]


- CAUSTIC CRACKING, CAUSTIC EMBRITTLEMENT[İng.] / CAUSTIQUE CRAQUELAGE, FRAGILITÉ CAUSTIQUE[Fr.] / KAUSTISCHE SPRÖDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KOSTİK ÇATLAMA, KOSTİK KIRILGANLIK

- LYE[İng.] / LESSIVE[Fr.] / LAUGE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOSTİK ÇÖZELTİ

- SODIUM HYDROXIDE, CAUSTIC SODA[İng.] / SOUDE CAUSTIQUE, HYDROXYDE DE SODIUM, HYDRATE DE SODIUM, VOIR SOUDE CAUSTIQUE[Fr.] / KAUSTISCHE SODA, ATZNATRON, NATRIUMHYDROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KOSTİK SODA, SODYUM HİDROKSİT

- CAUSTIC[İng.] / CAUSTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOSTİK

- KOSTİK[Fr. < CAUSTIQUE] değil/yerine/= DOKU YAKAN

( Hayvan ve bitki dokularını yakan, aşındıran. )

- KOŞU:
TOPUKLAR ÜZERİNDE
değil AYAK UCU (/PARMAKLAR) ÜZERİNDE

- KOŞUK ile GÜZELLEME

( ... İLE Halk yazınında, konusu sevi olan, lirik bir koşuk türü. | Şen, sevinçli duyguları anlatan türkülerde özel bir ezgi. )

- KOŞULSUZ = HAMLİ = CATEGORICAL[İng.] = COTÉGORIQUE[Fr.] = KATEGORISCH[Alm.] = KATEGORIKOS[Yun.]

- KÖSÜRGE ile KÖSÜRGEN ile KÖSÜRGEK
[<

( Bir tür sıçan. İLE Bir tür köstebek. İLE Evine konuk geldiği zaman canı sıkılan, içi daralan kişi. )

- KOŞUTLUK = MÜVAZAT = PARALLELISM[İng.] = PARALLELISME[Fr.] = PARALLELISMUS[Alm.] = PARALLELOS[Yun.] = PARALELO[İsp.]


- KOT ile KOT[Fr. < COTE] ile KOT

( Giysi yapılan mavi bir tür kumaş, blucin. | Bu kumaştan yapılan giysi. İLE Temel ile zemin arasındaki yükseklik. İLE Yörelere göre değişen ölçüde tahıl alabilen, tahtadan yapılmış bir ölçek. )

- KOTRA[Fr. < COTRE] değil/yerine/= YELKENLİ

( Çoğunlukla bir direkli, randası olan, ince gövdeli yelkenli. | Irmak ve göl ağızlarında kurulan ve ince kazıklarla kamışlardan yapılma dalyan. )

- KÖTÜLEME ile ALEYHTARI

- KÖTÜLEME ile/ve/değil/yerine TESPİT ETME

- [ne yazık ki]
!KÖTÜLEME
ile/ve/değil/||/<> !"YAKIŞTIRMA"

- KÖTÜLÜK ETME! ve/<> KUYU KAZMA!

( Kötü düşersin. VE/<> Kendin düşersin. )

- KÖTÜLÜK ETMEK ile/ve/||/<>/< ZARAR VERMEK

( İnsanda. İLE/VE/||/<>/< Kişilerde ve hayvanlarda. )
( ÖNCE, ZARAR VERME!

DO NOT HARM!

PRIMUM NON NOCERE PRIMA NON NOCERE )

- KÖTÜ/LÜK(TE) ile/ve/değil/yerine/>< İYİ/LİK(TE)

( Hesaplı/planlı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Hesapsız/plansız. )
( İyi, yapmak ve yaratmakla; kötü, tembellik ve işsizlikle görülür. )
( Mükemmel olmayanı mükemmel olan uğruna seve seve feda edin, o zaman iyi ve kötü tartışmaları artık hiç olmayacak. )
( Ortak iyiliği (bütünün hayrını) arzu ettiğinizde, tüm dünya sizinle birlikte arzu eder. )
( Yapmış olduğu kötülüğü daha sonra yaptığı iyilikle yenen kişi, ayın, ışığını örten bulutlardan kurtulduğu zamanki gibi, dünyaya ışık yayar. )
( Olgun kişi, iyiyi gözlemleyerek onun peşinden gider, kötüyü gözlemleyerek düzeltmeye çalışır. )
( En yüksek katta şereflendirilmenin anlamı, kişinin iyiliğe olan içten aşkının doğurduğu başarıdır. )
( Olayları iyi ve kötü diye ayırdığınız sürece, haklı olabilirsiniz. Gerçekte ise, yerine getirildiklerinde, iyi kötüye, kötü de iyiye dönüşür. )
( Kötüyü kötü görebilmeliyiz ki, iyiyi arayabilelim. )
( Her şeyi iyi görürsek, tuzağa düşeriz. )
( ARETE[Hellence]: İyilik. | Erdem, yetenek, yetkinlik, yararlılık. )
( İyi şeylerin olduğu/olabildiği/olabileceği kadar, kötü; kötü şeylerin olduğu kadar da, iyi şeylerin olduğu/olabildiği/olabileceği ve bu bağlamda da, iyi/kötü tanımının olmadığı/olamayacağı, ancak ve sadece bizim alt seviye yükleme(leri)mizle ya da indirgeme(leri)mizle söz konusu olduğunu anımsamakta yarar vardır. )
( İyi birini gördüğünüzde, onu taklit etmeye çalışın. Kötü birini gördüğünüzde, onun kusurlarını, kendinizde de arayın. )
( İyinin karşıtı, "kötü" değil ne yazık ki "düşünce/düşünme yok(sun)luğu"dur. )
( Azaltamıyorsak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Artırabiliriz/artıralım! )
( Seçme. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Yeğleme. )
( Kazınır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Kazanır. )

- [ne yazık ki]
KÖTÜMSERLİK
= BEDBİNLİK = PESSIMISM[İng.] = PESSIMISME[Fr.] = PESSIMISMUS[Alm.] = PESSIMUS[Lat.]

- KOUNIDINE[İng.] ile/değil/yerine/= KOUNİDİN


- COVALENT BOND[İng.] / LIAISON COVALENTE[Fr.] / ATOMBINDUNG, KOVALENTE BINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KOVALENT BAĞ

- KOVARYANS/COVARIANCE[İng.] değil/yerine/= ORTAK DEĞİŞKENLİK

- KÖVRE/KÖWRE = LEŞ
[<

( Ölü bir hayvanın, iç örgenleri çürümüş ve kemiklerin üzerinde kurumuş et parçaları kalmış gövdesi. İLE ... )

- KOVUK ile KOVUCUK/ADESE[Ar.]

( Bir şeyin oyuk durumunda bulunan iç bölümü. İLE Bitkilerde, mantar tabakası üzerinde, sünger dokunun kalınlaşmadığı yerlerde oluşan ve bitkinin solunumuna yardım eden küçük delik. )

- KOV(UL)MA ile/değil/yerine SÜR(ÜL)ME

( Eskiden bazı meclisten uzaklaştırılan/sürülen kişiler 7 yıl aynı meclise dönemezlermiş. )

- KOVULMA ile/ve TERK EDİLME

- KÖY/KARYE ile/ve/<> MAHALLE ile/ve/<> ÇİFTLİK

- KOY ile ÇEKMECE

( Denizin, gölün küçük girintiler biçiminde karaya doğru sokulduğu bölümü. İLE Masa, dolap gibi şeylerin dışarı çekilen gözü, çekme. | İçinde mücevherler ya da değerli şeyler saklanan, küçük süslü sandık. | Gemilerin barınabilecekleri koy. )

- KÖYMEK = KÖYÜK = KÖYDE = KÖZEGÜ/KÖSEĞİ = KÖZMEN
[<

( Yanmak. İLE Yanan bir şey. İLE Boşaltmak üzere altın ve gümüş filizlerinin eritildigi kazan. İLE Ateşi karıştırmakta kullanılan demir ya da odundan çubuk. İLE Közde pişirilen ekmek. )

- KOYULAŞMAK ile KOYULAŞTIRMAK ile KOYULAŞTIRABİLMEK ile KOY ile KOYU/LUK ile KOYU GRİ ile KOYU KIR ile KOYU KOYU ile KOYU MAVİ ile KOYU SARI ile KOYU PEMBE ile KOYU YEŞİL ile KOYU KIRMIZI ile KOYU LACİVERT ile KOYU KAHVERENGİ


- KOYUN ile KOYUNCU/LUK ile KOYUN ETİ ile KOYUN OTU ile KOYUN DEDE ile KOYUN KOYUNA ile KOYUN BAKLASI ile KOYUN BAKIŞLI ile KOYUN MANTARI

- KOYUN ile/ve SHROPSHIRE

- KOYUN ile/ve TARGEE

- KOYUT = MEVZUA = POSTULATE[İng.] = POSTULAT[Fr., Alm.] = POSTULATUM[Lat.]

- KOZAK SEQUENCE ile/||/<> SHİNE-DALGARNO SEQUENCE

( Kozak sequence ökaryotlarda translasyon başlangıcıyken, Shine-Dalgarno prokaryotlarda ribozom bağlanma bölgesidir )
( Formül: Translasyon başlama )

- KOZALAK = MAHRÛTÎYÜ'L-ESMÂR = CÔNE

- COSMETIC[İng.] / COSMÉTIQUE[Fr.] / KOSMETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KOZMETİK

- RAYON DE COSMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOZMİK İSİMLAR

- COSMIC RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT COSMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOZMİK IŞINIM

- KOZMİK MADDE değil/yerine/= EVRENÖZDEK


- COSMIC[İng.] / COSMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOZMİK

- KOZMİK ile KOZMİK ODA ile KOZMİK MADDE ile KOZMİK IŞINLAR

- COSMOGONIE[Fr.] / KOSMOGONIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOZMOGONİ

- KEVNİVYAT[Osm.] / COSMOLOGY[İng.] / COSMOLOGIE[Fr.] / KOSMOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOZMOLOJİ

- KOZMOS:
NESNE
ile/ve/<>/> US/AKIL(LOGOS)

- CRACKING., CRAQUAGE[Fr.] / KRACKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KRAK(PETROL)

- KRAL / KRALİÇE ile/ve/||/<>/> PRENS / PRENSES ile/ve/||/<>/> ARŞİDÜK/ARŞİDÜKA / ARŞİDÜŞES ile/ve/||/<>/> DÜK / DÜŞES ile/ve/||/<>/> KONT[Fr. < COMTE] ile/ve/||/<>/> VOYVODA ile/ve/||/<>/> VİKONT[Fr. < VICOMTE] ile/ve/||/<>/> BARON[Fr.] / BARONES ile/ve/||/<>/> ŞÖVALYE[Fr. < CHEVALIER] ile/ve/||/<>/> SÖR/SIR / DAME

( [Batı ülkelerinde]
En yüksek devlet otoritesini, kalıtım ya da soylularca seçilme yoluyla elinde bulunduran hükümdar. İLE/VE/||/<>/> Hükümdar ailesinden olan erkeklere verilen san. İLE/VE/||/<>/> Özellikle Habsburg hanedanının (Avusturya - Macaristan) erkek üyeleri için kullanılan bir san. İLE/VE/||/<>/> Büyük ve önemli bir toprak parçasını yöneten yüksek rütbeli soylu. | Bazı devletlerde prensten sonra gelen en yüksek soyluluk gösteren san. İLE/VE/||/<>/> Roma imparatorunun danışman olarak seçtiği kişi. | Derebeyi. | Erkekler için kullanılan bir "soyluluk" sanı. İLE/VE/||/<> Orta ve Doğu Avrupa'da, özellikle Balkanlar'da ve Polonya-Litvanya'da kullanılan bir askeri önder ya da yönetici sanı. İLE/VE/||/<>/> Belirli bölgeleri yöneten soyluluk sanı. İLE/VE/||/<>/> Küçük toprak sahibi ve yerel bir yönetici olabilir.[En düşük soyluluk sanlarından biri] İLE/VE/||/<>/> Eski Roma'da üç sınıftan ikincisinin üyesi olan yurttaş. | Orta Çağ Avrupası'nda özel eğitimle yetişmiş, belirli ülküler taşıyan, soylu, atlı savaşçı ve genellikle askeri hizmetler için kullanılan san.[Soylulukta en alt seviyededir.] | Derebeylik düzeninde soyluluk sanlarının en alt basamağı. | Günümüzde Fransız hükûmetinin verdiği şeref belgesi ve nişanı. İLE/VE/||/<>/> Bir kişiye şövalyelik sanı verildiğinde kullanılır. [Genellikle önemli hizmetleri ya da başarıları olan kişilere verilir.] )

- AQUA REGIA[İng.] / EAU RÈGLE[Fr.] / KÖNIGSWASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= KRAL SUYU

- KRAMP/CRAMP[İng.]/[Fr. < CRAMPE] değil/yerine/= KASILMA/KASINÇ

- KRATER[Fr. < CRATÈRE] ile KRİTER[Fr. < CRITÈRE]

( Yanardağ ağzı. İLE Ölçüt. )

- KRAVAT[Fr. < CRAVATE < Hırvatistan] ile/<> PAPYON[Fr. < PAPILLON]

( Bir ucu ince, öteki ucu daha geniş, gömlek yakasının altından geçirilerek önde üçgen biçiminde bağlanan, özel kumaştan yapılan giysi aksesuarı, boyun bağı. İLE Kelebek biçiminde, bir çengelle ya da lastik bağla yakaya tutturulan kravat. )

- KREATİF[İng. < CREATIVE] değil/yerine/= YARATICI

- KREDİBİLİTE değil/yerine/= GÜVENİLİRLİK

- KREDİBİLİTE değil/yerine/= İNANILIRLIK

- KREMERISITE[İng.] ile/değil/yerine/= KREMERİSİT

- KREP[Fr. < CREPE] ile KREP[Fr. < CREPE]

( Çok bükümlü iplikle dokunmuş bir tür ince kumaş. İLE Tavada kızartılarak yapılan, küçük yuvarlak tatlı ya da tuzlu yiyecek. )

- KRETASE[Fr. < CRETACE] değil/yerine/= İKİNCİ ÇAĞIN SON DÖNEMİ

( Genellikle alt bölümü killi ve kumlu, üst bölümü tebeşir olan İkinci Çağ'ın son dönemi. )

- KRETENİZM[Fr. < CRETINISME] ile/<> KRETEN[Fr. < CRETIN]

( Tiroit bezinin yeterince hormon üretmemesi sonucu oluşan, fiziksel, psikolojik ve duygusal gelişimin duraklamasıyla beliren hastalık. İLE/VE/||/<>/> Kretenizme tutulmuş kişi. )

- KRETON[Fr. < CRETONNE] değil/yerine/= KETEN/BASMA

( Bir tür keten, patiska ya da basma. )

- KRYPTIDINE[İng.] ile/değil/yerine/= KRİPTİDİN


- KRİPTOLOJİ[Fr. < CRYPTOLOGIE] ile/ve/||/<>/> KRİPTOLOG[Fr. < CRYPTOLOGUE]

( Gizli yazılar, şifreli belgeler bilimi ya da incelemesi. İLE/VE/||/<>/> Kriptoloji uzmanı. )

- CHRYSAMIN, FLAVOPHENINE[İng.] ile/değil/yerine/= KRİSAMİN

- CHRYSENE[İng.] / CHRYSÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİSEN

- CRYSTAL ANISOTROPY[İng.] / ANISOTROPIE DU CRISTAL[Fr.] / KRISTALLANISOTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL ANİZOTROPİSİ

- CRYSTAL AXIS[İng.] / AXE DU CRISTAL[Fr.] / KRISTALLACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL EKSENİ

- CRYSTAL OPTICS[İng.] / OPTIQUE CRISTALLINE[Fr.] / KRISTALLOPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL OPTİĞİ

- LUSTER[İng.] / LUSTRAGE[Fr.] / GLANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL PARILDAMASIPARILTISI, PARLAKLIK

- CRYSTAL SYMMETRY[İng.] / SYMÉTRIE CRISTALLINE[Fr.] / KRISTALLSYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL SİMETRİSİ

- BİLLÛRÎ[Osm.] / CRYSTAL STRUCTURE[İng.] / STRUCTURE CRISTALLINE[Fr.] / KRISTALLSTRUKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL YAPI

- KRİSTAL ile KRİSTAL ÇEKME ile KRİSTALİMSİ ile KRİSTAL LENS ile KRİSTALLEŞMEK ile KRİSTALİZE


- CRYSTALLIZATION[İng.] / CRYSTALLIZATION[Fr.] / KRISTALLIZATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTALLEŞME

- KRİSTALLEŞME ile/ve SERTLEŞME

- KRİSTALLİ ile KRİSTALLEŞME

- KRİSTALOİT[Fr. < CRISTALLOIDE] değil/yerine/= BİLLURSU

- RÉFRACTOMÈTRE D'ANGLE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHES WINKELREFRAKTOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK AÇI KIRILMAÖLÇERİ

- DENSITÉ DE COURANT CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE STROMDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK AKIM YOĞUNLUĞU

- COURANT CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK AKIM

- ÉCOULEMENT CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK AKIŞ

- CHAMP CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE FLÄCHE, KRITISCHER BEREICH[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ALAN

- PRESSION CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK BASINÇ


- AGGLOMÉRATION CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE VERSAMMLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK BİLEŞİM

- DIMENSIONS CRITIQUES, TAILLES CRITIQUES[Fr.] / KRITISCHE DIMENSIONEN, KRITISCHE GRÖSSEN, KRITISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK BOYUTLAR

- GRANDEUR CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE GRÖSSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK BÜYÜKLÜK

- LONGUEUR D'ONDE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE WELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK DALGA BOYU

- VALEUR CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER WERT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK DEĞER

- ÉTAT CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK DURUM

- LOCUS CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE ORTSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK EĞRİ, KRİTİK KONUM

- FRÉQUENCE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE HÄUFIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK FREKANS

- PARABOLE DE TENSION CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE SPANNUNGSPARABEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK GERİLİM PARABOLU

- VITESSE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK HIZ


- CHALEUR CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ISI

- COURANT DE GRILLE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER GITTERSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK IZGARA AKIMI

- MASSE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK KÜTLE

- CHAMP MAGNÉTIQUE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE MAGNETFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK MANYETİK ALAN

- FLUX NEUTRONIQUE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHER NEUTRONENFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK NÖTRON AKISI

- OPALESCENCE CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİTİK OPAKLIK

- POTENTIEL CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHES POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK POTANSİYEL

- NOMBRE DE REYNOLDS CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİTİK REYNOLDS SAYISI

- CONSTANTE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK SABİT

- FRÉQUENCE D'ABSORPTION CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE ABSORPTIONSFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK SOĞURMA FREKANSI


- EXTINCTION CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE LÖSCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK SÖNÜM

- EXPOSANT CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE HOCHZAHL, KRITISCHER EXPONENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ÜS

- KRİTİK[Fr./İng. < CRITIQUE] değil/yerine/= ELEŞTİRİ

- EXPÉRIENCE DE CRITICALITÉ[Fr.] / KRITIKALITÄTSEXPERIMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİKLİK DENEYİ

- ÉQUATION DE LA CRITICALITÉ[Fr.] / KRITIKALITÄTSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİKLİK DENKLEMİ

- CRITICALITÉ[Fr.] / KRITIKALITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİKLİK

- CRYOELECTRONICS[İng.] / CRYOÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOELEKTRONİK

- CRYOHYDRATE[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOHİDRAT

- CRYOGÉNE[Fr.] / KRYOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİYOJEN

- CRYOGENIC FLUID[İng.] / FLUIDE CRYOGÉNIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOJENİK AKIŞKAN


- ENROULEMENT CRYOGÉNIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOJENİK SARGI

- CRYOGENIC TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE CRYOGÉNIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOJENİK SICAKLIK

- CRYOLITE[İng.] / CRYOLITE[Fr.] / KRYOLITH, EISSTEIN, GRÖNLANDSPAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİYOLİT

- CRYOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOMETRE

- CRYOSCOPE[İng.] / CRYOSCOPIE[Fr.] / GEFRIERPUNKTMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİYOSKOP

- KRİYOSKOPİ[Fr. < CRYOSCOPIE] değil/yerine/= TUZLU ERİYİK DONMASI BİLİMİ

( Tuzlu eriyiklerin donma yasalarını inceleyen fizik kolu. )

- CRYOSCOPIC METHOD[İng.] / MÉTHODE CRYOSCOPIQUE[Fr.] / GEFRIERPUNKTTMESSMETHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİYOSKOPİK YÖNTEM

- KRİZALİT[Fr. < CHRYSALIDE] ile KELEBEK

( Kelebek olmadan önce bir böceğin, koza ya da kozasız olarak geçirdiği başkalaşma durumu. İLE ... )

- KRİZANTEM[Fr. < CHRYSANTHÈME] değil/yerine/= KASIMPATI

- KROODYLITE[İng.] ile/değil/yerine/= KROKODİLİT


- CHROMIUM-51[İng.] / CHROME[Fr.] ile/değil/yerine/= KROM-51

- CHROMIUM AMMONIUM SULPHATE[İng.] / SULFATE DOUBLE D'AMMONIUM ET DE CHROME[Fr.] / CHROM AMMONIUM SULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM AMONYUM SÜLFAT

- CHROME DYE[İng.] / COLORANT DE CHROME[Fr.] / CHROMFARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM BOYASI

- KROM[Fr./İng. CHROME] ile/ve/||/<>/> KROMAJ[Fr./İng. CHROMAGE]

( Atom numarası 24, atom ağırlığı 52,01, yoğunluğu 6,92 olan, 1514 °C'de eriyen, ısıya dayanıklı, havada oksitlenmeyen bir öğe. [simgesi Cr] | Bu öğeden yapılmış olan. İLE/VE/||/<>/> Metal yüzeyleri kromla kaplama işlemi. | Bu işlemle kaplanmış yer. )

- CHROMIUM DIOXIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KROM DİOKSİT

- FLORURE CHROMIQUE[Fr.] / CHROMFLUORD[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM-III-FLORÜR, KROMİK FLORÜR

- HYDROXYDE DE CHROME[Fr.] / CHROM-III-HYDROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM-III-HİDROKSİT

- SESQUIOXYDE DE CHROME[Fr.] / CHROM-III-OXYD, CHROMSESQUIOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM-III-OKSİT