| ...E ve ...E | (E ile biten FaRkLaR...)

- MÜNFERİCE ile/ve HADDE

- MÜNKEBİSSE ile ...

( BAŞ KESMEK )

- MUNSİFÂNE değil/yerine/= DUYUŞLUCA

- MÜNTAHAP[Ar.] değil/yerine/= SEÇİLMİŞ, SEÇME

- MUONIC ATOM[İng.] / ATOME MUONIQUE[Fr.] / MYONISCHES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= MÜONLU ATOM

- MURÂBATA ile/ve MUKÂBELE

- MURAD IV ÇEŞMESİ / TAVUSLU ÇEŞME ile ...

( Gülhane Parkı'nda, Çinili Köşk'ün yanındadır. 1635'te, Sultan IV. Murad tarafından yaptırılmıştır. [Adını üzerindeki Tavuskuşu kabartmasından almıştır.] )

- MÜRÂDİF[Ar. < REDF]/SİNONİM[Fr./İng. < SYNONYME] değil/yerine/= ANLAMDAŞ, EŞ ANLAMLI

- MURAHHAS[Ar. < RUHSAT] değil/yerine/= RUHSATLI, İZİNLİ | DELEGE

( RUHSATLI, İZİNLİ | DELEGE )

- MURAHHAS/LIK ile MURAHHAS AZA ile MURAHHAS ÜYE


- MURÂKABE[< RAKB] değil/yerine/= DENETLEME/DENETİM

( BAKMA, GÖZETME, GÖZ ALTINDA BULUNDURMA | KENDİ İÇ ÂLEMİNE BAKMA, KENDİNİ HESABA ÇEKME, DALIP KENDİNDEN GEÇME | GECEYARISI, DİZÜSTÜ OTURULARAK, GÖVDENİN HİÇBİR UZVUNU KIMILDATMADAN, GÖZLER KAPALI DURUMDA DALINAN "TEFEKKÜR" HALİ )

- MURÂKEBE ile/ve MUHÂSEBE

- MURÂKEBE[Ar.] ile/ve/> MUKÂREBE[Ar.]

( Kontrol. İLE/VE/> (O) Kontrol sayesinde Allah'a yaklaşmak. )
( Biri öbüründen önce ya da ayrı değildir. Birlikte, beraberdir. )
( Allah'a yakın olanlar sürekli kontrol halindedir. Sürekli kontrol halinde olanlar da Allah'a yakın olanlardır. )
( Bakma, gözetme, göz altında bulundurma. | Kendi iç âlemine bakma, dalıp kendinden geçme. | Denetleme, kontrol. İLE/VE/> Yakınlık, akrabalık. )

- MURAT[Ar. < MURAD] ile/ve/||/<> ŞAE[Ar.]

( İstek/istemek. İLE/VE/||/<> Diledi, istedi, murad eyledi. )

- MÜREBBÎ[< TERBİYE] değil/yerine/= EĞİTİCİ | BESLEYEN

- MÜREKKEP BALIĞI/SÜBYE[Yun.] ile DEV MÜREKKEP BALIĞI

( )

- MÜREKKEP ile MÜREKKEP SİLGİ ile MÜREKKEP SİLME ile MÜREKKEP PEDİ

- MÜRİD ile HALÎFE

- MÜSÂADE[Ar. < SU'ÛD] değil/yerine/= İZİN

- MÜSAADE ile/ve/||/<> MÜSAİT


- MÜSÂADE[Ar. < SU'ÛD] ile MÜSÂMAHA[Ar. < SEMÂHAT]

- MUSAHABE[Ar.] değil/yerine/= KONUŞMA, GÖRÜŞME

- MÜŞAHEDE ve MUAHEDE

- MÜŞÂHEDE ve/<> MÜKÂŞEFE

( Görmek. VE/<> Perdeyi açmak. )

- MÜŞÂHEDE ile/<> TEMÂŞÂ

- MUSAKKAF ile/||/<> MUSAKKAFÂT ile/||/<> HÂNE

( Üstü damla örtülü (bina), gayrimenkul kiralarına ilişkin. İLE/||/<> Ev, han ve dükkan gibi üstü dam ile örtülü yerler. İLE/||/<> Ev. )

- MÜSÂVÂT[Ar.] ile MÜMÂSELE[Ar.]

- MUSCLE :/yerine KAS

- MÜSEDDES[Ar. < SÜDS] ile MÜSELLES[Ar. < SELÂSE] ile MÜSEMMEN[Ar.]

( Altıgen. İLE Üçgen. İLE Sekiz bölümden oluşan, sekizli. | Sekizer dizeli bentlerden oluşan koşuk. )

- MÜSELLESE[Ar.] ile MÜSELLESÎ[Ar.]

( Oksijen, hidrojen ve karbondan olan. İLE Üçgen biçiminde olan, müselles. )

- MUSEUM :/yerine MÜZE

- MUSHAF ile SUHUF[< SAHİFE]

- MUSCOVITE[İng.] / MUSCOVITE[Fr.] / MUSKOVIT, WEISSER GLIMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= MUSKOVİT

- MÜŞKÜLLEŞMEK ile MÜŞKÜL/LÜK ile MÜŞKÜLE

- MÜSLİ değil/yerine AŞÛRE

- SCHLEIMSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= MÜSLİK ASİT

- MÜSTAHDEM/HADEME[Ar.] değil/yerine/= HİZMETLİ

- [ne yazık ki]
!MÜSTEMLEKE[Ar.]
değil/yerine/= SÖMÜRGE

- MÜSTEMLEKELEŞMEK ile MÜSTEMLEKELEŞTİRMEK ile MÜSTEMLEKE ile MÜSTEMLEKECİ/LİK

- MÜSTEZÂD[Ar. < ZİYÂDE] değil/yerine/= ARTMIŞ/ÇOĞALMIŞ

( Çoğalması istenilen, artmış. | Her dizesine bir küçük dize eklenmiş, Divan Edebiyatı şiir türü. [Bahr-i hecez vezinlerinden "mef'ûlü mefâîlü mefâîlü faûlün" vezninde söylenmiş dizelere "mef'ûlü faûlün" parçalarına denk birer parça katarak oluşturulan şiir.] )

- MÜSVEDDE değil/yerine/= KARALAMA/TASLAK YAZI

- MÜSVEDDE ile/ve SEVAD ile/ve RİSÂLE ile/ve FEVAİD ile/ve ŞUKKA ile/ve TAİRE ile/ve KÜLLİYET ile/ve MECMUA ile/ve SEFİNE ile/ve KEŞKÜL ile/ve CÖNK ile/ve DİVÂN ile/ve MURAKKA

- MÜSVEDDE ile TEBYİZ(BEYAZA ÇEKME)

- MUTA NİKÂHI ile/değil NİKÂH-I MUVAKKAT ile/değil HÜLLE

( Hz. Muhammed, savaş zamanı için geçerli kılmıştır. [Hz. Ömer, tamamen kaldırmıştır.] DEĞİL
Belirli bir süre için yapılan nikâh. [Caiz değildir.] İLE Yurttaşlar Yasası'nın kabulünden önce, kocasından üç kez boşanan kadının, yine eski kocasıyla evlenebilmesi için yabancı bir erkeğe, bir günlüğüne nikâh edilmesi. )
( "MİSYAR: Seyahat süresince geçerli olan nikah.

MİSFAR: İş gezisi(sefer) süresince geçerli olan nikah.

MİSYAF: Tatil süresince geçerli olan nikah." )

- MUTAATTIL[Ar. çoğ. ATELE] ile MUTAATTIR[Ar. < ITR]

( İşsiz kalan, taattul eden. İLE Hoş koku ile koklanan, taattur eden. | Hoş koku sürünen. )

- MÜTÂCERE ile ...

( Birbiriyle ticaret yapma. )

- MÜTAREKE[Ar.] değil/yerine/= ATEŞKES / BIRAKIŞMA

- MUTASYON[İng. MUTATION] ile/||/<> BEKÇİ GENLER[İng. CARETAKER GENE] ile/||/<> BİLEŞİK HETEROZİGOT[İng. COMPOUND HETEROZYGOT] ile/||/<> ÇERÇEVE KAYDIRICI MUTASYON[İng. FRAMESHIFT MUTATION] ile/||/<> ÇOKLUPARMAK (POLİDAKTİL)[İng. POLYDACTYLY]

( Bir organizmanın nükleik asit dizisinde meydana gelen, dış etkenlere bağlı ve/veya rastlantısal olarak meydana gelen değişikliklerin tümü. Mutasyonların %70-90 arası nötr etkiye sahip ve canlıda herhangi bir ani değişim yaratmaz. %8-25 arası ani zararlı etkiler doğurur, %2-5 civarı ise ani yararlı etkilere sahip. @@ İnaktif hale getirildiğinde direkt olarak tümörleri teşvik etmeyen bir gen sınıfı; Bunun yerine, inaktivasyonu genetik dengesizliklerle sonuçlanır ve tüm genleri etkileyen mutasyon oranının artmasına neden olur. BRCA1 ve BRCA2 bekçi genlerin örnekleridir. @@ Bileşik homozigotluk, belirli bir gen lokusunda iki ya da daha fazla sayıda farklı mutasyonlara uğramış alellerin bulunması durumudur. @@ Genetik kodun içerisine 3 ya da 3'ün katlarından farklı sayıda kodun eklenmesi ya da çıkması sonucunda, kodun okunmasında meydana gelen şablon kayması tipi mutasyonlardır. Çoğunlukla yepyeni özelliklerin üretilmesine neden olur ya da ciddi sorunlar doğurur. @@ Genetik mutasyon ile el ve ayak parmak sayısının normalin üzerinde olmasına denir. Şimdiye kadar bir insanda görülmüş en fazla parmak sayısı, 34 adet parmak ile Akshat Saxena'nın parmak sayısıdır. Saxena'nın ellerinde 7'şer tane, ayaklarında 10'ar tane parmak bulunur. Aşağıda, bir görseli verilmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MUTATION-SELECTION BALANCE[İng.] değil/yerine/= MUTASYON-SEÇİLİM DENGESİ

( Bir alelin mutasyonlar sebebiyle yeni kopyalarının yaratılmasıyla, seçilim nedeniyle var olan kopyalarının elenmesi arasındaki hızın eşit olması durumu. Alel, bu sayede popülasyon içinde dengede kalabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MUTÇULUK = İSTİSADİYE = EUDAEMONISM[İng.] = EUDÉMONISME[Fr.] = EUDÄMONISMUS[Alm.] = EUDAIMONISMOS[Yun.]


- MÜTEÂL[Ar. < ULÜVV] değil/yerine/= YÜKSEK, YÜCE

( Allah'ın sıfatlarından. )

- MÜTEDAVİL ile MÜTEDAVİL SERMAYE

- MÜTEFEKKİRE ve/<> TERTİB

- MÜTEFELSİF[< FELSEFE] değil/yerine/= FELSEFE YAPAN, FİLOZOFLAŞMA

- MÜTEGAMMİDE ile ...

( Kınkanadlılar. [MÜTEGAMMİDET-ÜL-CENÂH ile ABCDEF
( Kınkanadlı böcekler.] )

- MÜTEHAVVİL[Ar.]/PARAMETRE[Fr./İng. < PARAMETER] ile DEĞİŞKEN

- MÜTEHAYYİLE ile/ve/<> MÜTEFEKKİRE

( Yaşam. ILE/VE/<> İlim. )

- MÜTEMADİYEN ile BİTEVİYE ile NAMÜTENAHİ

- MU'TEMİL[Ar.] ile MU'TEMİR[Ar. < UMRE]

( Zoru göze alarak tek başına iş gören. İLE Bir yeri ziyaret eden. | Kâbe'yi tavaf eden. )

- MUTENA[Ar.]/MÜMTAZ[Ar.]/GÜZİDE[Fars.]/ELİT[Fr./İng. < ELITE] değil/yerine/= ÖZENİLMİŞ | SEÇİLMİŞ, SEÇKİN, BEĞENİLMİŞ, ÖNEMLİ | AYRI/ÜSTÜN


- MÜTENEBBÎ[Ar. < NEBE] ile MÜTENEBBİH[Ar. < NÜBH]

( Peygamberlik iddiasında bulunan, peygamberlik taslayan, yalancı peygamber. İLE Uyanan, uyanık, intibâh eden. | Uslanan, aklını başına toplayan. )

- MÜTENEKKİRÂNE[Ar.] ile MÜTENEKKİREN[Ar.]

( Giysi değiştirerek kendini gizleyene yaraşır biçimde, mütenekkire. İLE Giysi değiştirerek kendini gizleyen, mütenekkir olarak. )

- MÜTENEZZİLÂNE[Ar.] ile MÜTENEZZİLEN[Ar.]

( Alçalana, mütenezzil olana yaraşır yolda. İLE Alçalarak, tenezzül eden. )

- MÜTERAHHİL/E[Ar.] ile MÜTERAHHİR[Ar.] ile MÜTERÂHİ[Ar. < RAHVET]

( Göç eden, bir yerden bir yere göçen, terahhül eden. İLE Deniz gibi dolup taşan, dolup taşan. İLE Geri çekilen, ağır davranan, yavaş hareket eden. )

- MÜTEŞEBBİH:
"BENZER"
ile/ve/değil/||/<>/< ŞÜPHE

- MÜTESELSİLEN[Ar.] ile SIRA İLE, BİRBİRİ PEŞİ SIRA, ZİNCİRLEME

( SIRA İLE, BİRBİRİ PEŞİ SIRA, ZİNCİRLEME )

- MÜTEVÂLÎD[Ar. < VÂLİDE] ile MÜTEVÂRİD/E[Ar. < VÜRÛD]

( Birbirinden doğup üreyen. İLE Gelen, tevârüd eden. )

- MÜTEVEFFÂ ile/||/<> MÜTEVEFFİYE

( Vefat etmiş [erkek]. İLE/||/<> Vefat etmiş [kadın]. )

- MÜTEVELLİ değil/yerine/= TURGUEGE

- MÜTEYEMMİMÂNE[Ar. < VÜS'AT] ile MÜTEYEMMİMEN[Ar.]

( Teyemmüm edercesine. İLE Teyemmüm ederek. )

- MUTFAK ile/||/<> İŞLİK/ATÖLYE ile/||/<> GARAJ[İng. < GARAGE] ile/||/<> LABORATUVAR[Fr. < LABORATOİRE]

- ABSOLUTE VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE VISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK AĞDALILIK

- ABSOLUTE ALCOHOL[İng.] / ALCOOL ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTER ALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK ALKOL

- ABSOLUTE MAGNITUDE[İng.] / MAGNITUDE ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE MAGNITUDE[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK BÜYÜKLÜK

- ABSOLUTE CONCENTRATION[İng.] / CONCENTRATION ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE KONZENTRATION[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK DERİŞİM

- MUTLAK EŞİK DEĞERLERİNDE:
GÖRME
ile/ve İŞİTME ile/ve TAT ALMA ile/ve KOKU ALMA(ŞAMME[Ar.], ODORAT[Fr.], SMELL[İng.]) ile/ve DOKUNMA

( Karanlık bir gecede 50 km.'den bir mum ışığı. İLE/VE Sessiz bir ortamda 5 metreden bir kol saatinin işleyişi. İLE/VE Sekiz litrelik bir suda bir çay kaşığı şeker. İLE/VE Altı odalı büyük bir evde bir damla esans. İLE/VE Bir santimetre yükseklikten yüzüne düşen bir sineğin kanadı. )

- ABSOLUTE PERMEABILITY[İng.] / PERMÉABILITÉ ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE DUCHLÄSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK GEÇİRGENLİK

- VORTICITÉ ABSOLUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MUTLAK GİRDAPLIK

- ABSOLUTE ERROR[İng.] / ERREUR ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTER FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK HATA

- ABSOLUTE VELOCITY[İng.] / VITESSE ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK HIZ


- ABSOLUTE HUMIDITY[İng.] / HUMIDITÉ ABSOLUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MUTLAK NEM

- ABSOLUTE TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE ABSOLUTE[Fr.] / ABSOLUTE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK SICAKLIK

- MUTLAK ile/ve İLKE

( Göreliliği, birliğe getiren ilke. İLE/VE ... )
( MUTLAK: ZAMAN VE MEKÂN ÜSTÜ )
( MUTLAK: Değişenlerin, ilkeleri. )

- MUTLAK ile MUTLAK ADRES ile MUTLAK CEHALET ile MUTLAK VEKALETNAME ile MUTLAK KURAL ile MUTLAK DEĞER ile KESİNLİKLE

- MUTLAKA ile BİR ŞEKİLDE

- MUTLAKA ile/değil ELBETTE

- MUTLU BİR ŞEKİLDE ile MUTLULUK

- MUTLULUK:
"EN"/DAHA FAZLA
ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< EN/DAHA AZDAN ZEVK ALMA/ALABİLME

- MUTLULUK ile AŞK ile EFSANE

( İki kişi, birbirini sever ve birlikte olurlarsa MUTLULUK olur.
İki kişiden, biri sever de öbürü kaçarsa AŞK olur.
İki kişi, birbirini sever de kavuşamazlarsa EFSANE olur. )

- MUTLULUK >< KİBİR/BÖBÜRLENME


- MUTLULUK = SAADET = HAPPINESS[İng.] = BONHEUR, FELICITÉ[Fr.] = GLÜCK[Alm.] = FELICITAS[Lat.] = FELICIDAD[İsp.]

- MUTMAİN/NE ve HİDÂYET

- MÜTTAKÎ[< VAKY ile VİKAYE] ile ...

( İTTİKA EDEN, SAKINAN, ÇEKİNEN | ALLAH'DAN KORKAN | ALLAH'IN ÖLÇÜSÜNE GÖRE KENDİNİ AYARLAYAN )

- MUTTASIL[< VASL]:
ULAŞAN, KAVUŞAN, BİTİŞEN, İTTİSÂL EDEN | ARALIKSIZ, HİÇ DURMADAN, BİTEVİYE

- MUTUAL İLE CONDİTİONAL İLE RELATİVE ile/||/<> BİLGİ ÖLÇÜLERİ

( Farklı bilgi ilişki metrikleri. )
( Formül: I(X;Y) = I(Y;X) ≥ 0 )

- MUVÂFIK[< VEFK]:
UYGUN, YERİNDE

- MUVAKKİTHANE

( Emirgan Muvakkithanesi Çınaraltı'nda Hamid - i Evvel Camiinin karşısındadır. Camiden 6 yıl sonra yani 1844'te Sultan I.Abdülmecid (1839 - 1861) tarafından yaptırıldı. Muvakkithane Cumhuriyet döneminde değişik amaçlar için kullanıldı. Uzun süre Emirgan Spor Kulübü olarak kullanılan bina halen büfedir. )

- MUVAZENE[Ar.] değil/yerine/= DENGE

- MUVAZENE ile MUVAZENELİ ile MUVAZENESİZ/LİK

- MÜVECCİBE[Ar.] değil/yerine/= TALKIM

( Ana sapın bir çiçekle sonuçlandığı, büyümeyi yan sapların sürdürdüğü bir tür uzama biçimi. )

- MÜVEKKİL ile MÜVEKKİLE

- MUZ ile EBEKE

( ... İLE Filipinler'de yetişen bir muz. )
( Muz bitkisinin yaşamı 5 yıldır. )
( Muzgillerden, sıcak bölgelerde yetişen, birçenekli, çok yıllık bir bitki.[ağaç değildir!] | Bu bitkinin, kendine özgü, hoş kokulu, tatlı, besleyici, kalın kabuklu, uzun meyvesi. İLE ... )

- MUZ ile MATOKE

( ... İLE Uganda'da, sadece pişirilerek yenilebilen yeşil bir muz. )

- MUZAFFER-ÂNE[Ar.] ile MUZAFFEREN[Ar.] ile MUZAFFERİYET[Ar.]

( Muzaffer olana yakışır biçimde. İLE Üstünlük kazanarak, üstün gelerek, muzaffer olarak. İLE Üstünlük, düşmana üstün gelme. Bir işi, gerektiği gibi başarma. )

- MUZAFFER/LİK ile MUZAFFERCE

- MÜZAKERE ile MÜZAKERECİ/LİK

- MÜZÂKERE ile/ve/||/<> PAZARLIK

- MUZALLEFE ile ...

( Toynaklılar. [İng./Fr. ONGULÉS] )

- MÜZÂYEDE[Ar. < ZİYÂDE] değil/yerine/= ARTIRMA

- MÜZÂYEDE[Ar. < ZİYÂDE] ile/ve/||/<> MÜNÂKAŞA ile/ve/||/<> EMÂNETEN

( Açık artırma. İLE/VE/||/<> Açık eksiltme. İLE/VE/||/<> Kim uygun görülürse. )

- MÜZE değil/yerine/= SERGİLİK

- MÜZEKKER/LİK ile MÜZEKKERE

- Müzik DİNLE!!!

- MÜZİK ve/<> MİMARLIK

( [temelinde] Zaman. VE/<> Mekân. )
( Akan mimarlık. VE/<> Taşlaşmış/donmuş müzik.[Architektur ist erstarrte Musik.] )

- MÜZİK = MÛSİKÎ = MUSIC[İng.] = MUSIQUE[Fr.] = MUSIK[Alm.] = MUSICA[İt.] = MÚSICA[İsp.]

- MÜZÎL[Ar. < ZEVÂL] ile MÜZİLL[Ar.] ile MÜZİLL[Ar. < ZELLE]

( Yok eden, gideren, izâle eden. İLE Zelil kılan, izlâl eden. İLE Ayak kaydırıcı. | Yanlış yaptıran, yanlış iş gördüren. )

- MUZİPLEŞMEK ile MUZİP/LİK ile MUZİPÇE

- Müzisyen DİNLE!!!

- MW/MICROWAVE[İng.] değil/yerine/= MİKRODALGA

- MY PERSONAL IDEA vs. THAT IS THE WAY SHOULD/SHOULDN'T BE


- MYA (MILLION YEARS AGO)[İng.] değil/yerine/= MYÖ (MİLYON YIL ÖNCE)

( Türlerin yaşadıkları dönemleri ya da jeolojik zamanların günümüzden kaç milyon yıl önce olduğunu anlatmak için kullanılan bir kısaltmadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- BUTYL ACETATE[İng.] ile/değil/yerine/= N-BÜTİL ASETAT

- N-BUTYLAMINE[İng.] / N-BUTYLAMINE[Fr.] / N-BUTYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= N-BÜTİLAMİN

- N-BUTYLCHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE N-BUTYLE[Fr.] / PRIM. BUTYLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= N-BÜTİLKLORÜR

- RAIE N[Fr.] / N-LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= N-ÇİZGİSİ

- N-CHLOROSUCCINIMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= N-KLOROSÜKSİNİMİT

- N-METHYLANILINE[İng.] / N-ANILINE DE MÉTHYL[Fr.] / N-METHYLANILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= N-METİL ANİLİN

- NABIZ:
ERİL YOĞUN GÖVDEDE
ile DİŞİL YOĞUN GÖVDEDE

( Sağ. İLE Sol. )

- SELTENERDMETALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= NADİR TOPRAK METALLERİ

- NÂDİR ile/ve/<> NÂDÎDE[Fars.]

( Seyrek, az, ender bulunur. İLE/VE/<> Görülmemiş, görülmedik. | Pek seyrek bulunan, çok değerli. )

- NADİREN ile YERİ GELDİĞİNDE

- NAPHAZOLINE NITRATE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFAZOLİN NİTRAT

- NÂFİLE[Ar.] ile NEDB[Ar.]

- NÂFİLE ile/ve/||/<> ZİYÂDE

- NAFİLE/LİK ile NAFİLE YERE ile NAFİLE NAMAZ

- NAPHSULTONE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFSULTON

- NAPHTHALDEHYDE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTALDEHİT

- NAPHTHALENE[İng.] / NAPHTHALÈNE, NAPHTALINE[Fr.] / NAPHTHALIN[Alm.] ile/değil/yerine/= NAFTALİN

- NAPHTHALIZE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTALİNLESTİRMEK

- NAPHTHACENE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTASEN


- NAPHTHISODIAZINE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTİZODİAZEPİN

- NAĞME ile NAĞMELİ ile NAĞMESİZ

- NAĞME ile/ve NAKARAT

- NAĞRA değil NARA[Ar. < NARE]

( Haykırma, bağırma. | "Sarhoş ya da külhanbeyi" bağırması. )

- NAHAK ile NAHAK YERE

- NAHÎL[Ar. < NAHL] ile NÂHİL/E[Ar. < NAHL] ile NÂHİL[Ar. < NAHL] ile NÂHİL[Ar.]

( Hurma ağacı. İLE İnce, zayıf, arık. İLE Kalburcu. İLE Susuz, suyu olmayan. )

- NÂHİRE ile ...

( Ayın sonu, son gecesi. | Ayın birinci günü. )

- NÂHİRE[Ar.] ile NAHÎRE[Ar.]

( Ayın birinci günü. | Ayın sonu, son gecesi. İLE Ayın ilk günü ya da son gecesi. )

- NÂHİYE[Ar.] değil/yerine/= BUCAK/BÖLGE

- NAHİYE ile NAHİYE MÜDÜRÜ


- NAKALE[Ar.] ile NAKARE[Ar.]

( Haberciler, nakledenler. | Eşyayı bir yerden başka bir yere taşıyanlar. | Bir maddenin geçmesine uygun, elverişli olan şeyler. | Bir kitabı/yazıyı bir dilden başka bir dile çevirenler, aktaranlar. | Elektrik akımını ya da ısıyı ileten maddeler/iletkenler. İLE ... )

- NAKARE["ka" uzun okunur][Fars.] ile NÂ-KÂRE[Fars.]

( Davul, kös. | Dümbelek. İLE İşe yaramaz, yararsız. | Tembel, üşengen, uyuşuk. )

- NAKLÎ İLİMLER(ULÛM-U NAKLİYE):
ULÛM-U ŞER'İYE
ve/||/<> ULÛM-U LİSÂNİYE VE ÂLİYE[< ÂLET]

- NAKLİYE ile NAKLİYECİ/LİK

- NAKRITE[İng.] ile/değil/yerine/= NAKRİT

- NAL ile NALE

- NÂLE[Fars.], MOAN[İng.] değil/yerine/= İNLEME

- NÂLE ile ...

( İNLEMEK, İNİLTİ )

- NALOXONE HYDROCHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= NALOKSON HİDROKLORÜR

- NALORPHINE HYDROCHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= NALORFİN HİDROKLORÜR


- NAM/NATIONAL ACADEMY OF MEDICINE[İng.] değil/yerine/= ULUSAL TIP AKADEMISİ

- NAM ile NAME ile NAMECİ

- NAMAZ:
DÜŞÜNCE
ve EYLEM BİRLİĞİ/BULUŞMASI

- NAMAZDA OKUNAN BESMELE ile NAMAZ DIŞINDA OKUNAN BESMELE

( Sessiz. İLE Sesli/sessiz. )

- NAME :/yerine İSİM

- NÂME[Fars.] ile -NÂME[Fars.]

( Mektup. | Sevgiye ve aşka dair yazılmış mektup. | Kitap, dergi/mecmûa. İLE "Yazılı/yazılmış, küçük kitap" anlamlarına gelerek birleşik/mürekkep sözcükler oluşturur.[EMİR-NÂME, KÂNUN-NÂME, KARAR-NÂME] )

- NAMERT/LİK ile NAMERTÇE

- NÂMİYE ile ĞAZİYE ile MÜVELLİDE

( Büyüme. İLE Beslenme. İLE Üreme. )

- NÂMİYE ile HASSÂSE ile MÜDRİKE

( Gövdesel yaşamsallığın, bitkilerdeki görünüşü. İLE
Gövdesel yaşamsallığın, hayvanlardaki biçimi. İLE
Gövdesel yaşamsallığın, insandaki dışlaşması. [akıl] )

- NANDININE[İng.] ile/değil/yerine/= NANDİNİN


- NANDROLONE PHENYLPROPIONATE[İng.] ile/değil/yerine/= NANDROLON FENİLPROPİONAT

- NANE ile/değil BUHRİYE

- NANE ile/ve/<> KEKİK

- NANE ile NARPIZ

( ... İLE Yaban nanesi. )

- NANE ile SU/YABAN NANESİ/YARPUZ

( .. İLE Ballıbaklagillerden, çiçekleri birbirinden ayrı halka durumunda, nane türünden, güzel kokulu bir bitki. )

- NANKÖRLEŞMEK ile NANKÖR/LÜK ile NANKÖRCE

- NANO-KAPSÜL ile/||/<> NANO-KÜRE

( Kapsül içi boş ilaç taşıma, küre dolu katı. )
( Formül: Hollow İLE solid )

- NANOELECTRONICS[İng.] / NANOÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= NANOELEKTRONİK

- NANOMETER[İng.] / NANOMETRE[Fr.] / NANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= NANOMETRE

- NANTOKITE[İng.] ile/değil/yerine/= NANTOKİT


- NAPALITE[İng.] ile/değil/yerine/= NAPALİT

- NAPELLINE[İng.] ile/değil/yerine/= NAPELİN

- NARBÜLBÜLÜ/ARDIÇKUŞU(TURDUS PILARIS[Lat.], ROBIN[İng.], Avrupa ve Asya ormanlarında yaşar.) ile/ve BAYIR KUŞU ile/ve ÇALI KUŞU ile/ve ÇAMURCUN ile/ve DALGIÇ KUŞU ile/ve DEVEKUŞU ile/ve FIRTINA KUŞU ile/ve GELİNKUŞU[Lat. OTOCORIS PENCILLATUS] ile/ve İNCİRKUŞU[Lat. ANTHUS TRIVIALIS] ile/ve İSHAK KUŞU/BATAKLIKBAYKUŞU[Fars. ŞEB-ÂVÎZ][ayağından asılarak başaşağı sarkar ve öter] ile/ve KARDİNALKUŞU ile/ve KARİYAMA(Güney Amerika'da) ile/ve KAŞIK GAGA ile/ve KAŞIKCI KUŞU ile/ve KEDİKUŞU ile/ve KELAYNAK[Sadece bu üç yerde: BİRECİK-URFA, FAS, PALMİRA ÇÖLLERİ-SURİYE][Lat. GERONTICUS EREMITA]17 Şubat, Birecik'te, Kelaynak Günü'dür! ile/ve KUYRUKKAKAN[Afrika ile/ve Asya'da][Lat. SAXICOLA] ile/ve MALURUS[Avustralya'da] ile/ve MAMO[Hawaii'de] ile/ve MANAKİN[Amerika'da] ile/ve MİNO[Asya'da] ile/ve MOA ile/ve MOHO ile/ve MUHABBET KUŞU ile/ve ÖRÜMCEK KUŞU[Lat. LANIUS] ile/ve TARLA KUŞU ile/ve YAĞMUR KUŞU ile/ve ALICI KUŞ ile/ve BOĞMAKLI KUŞ ile/ve MAKARALI KUŞ ile/ve SAKSAĞAN(AK'AK[Ar.], PÎSE[Fars.], PICA PICA[Lat.]) ile/ve SAKARMEKE ile/ve SIĞIRCIK(MÜRG-İ ZÎREK/ZÎREK-SÂR, LÂLESAR[Fars.], STURNUS VULGARIS[Lat.]) ile/ve İBİBİK, ÇAVUŞ KUŞU, HÜDHÜD[çoğ. HEDÂHİD][HÛC-I HÜDHÜD:
İbibik ibiği.](EBÜRREBÎ', UPUPA EPOPS[Lat.])
ile/ve ÖZKUŞU ile/ve PAPUÇGAGA[Afrika'da] ile/ve POTU(Güney Amerika'da) ile/ve POYRAZKUŞU ile/ve SUBAKALI ile/ve TORGU ile/ve TURAKO/MUZCUL(Afrika'da yaşar.) ile/ve UZUNBACAK ile/ve ÜVEYİK(TURTLE DOVE[İng.], STREPTOPELIA TURTUR[Lat.]) ile/ve YEŞİLBAŞ

( Kolombiya'da, dünyadaki tüm ülkelerdeki kuş türlerinden daha fazla kuş türü bulunur. )

- NARENCİYE ile NARENCİYECİ/LİK

- NARENCİYE[Ar.] değil/yerine/= TURUNÇGİLLER

- NARGİLE ile NARGİLLER ile NARGİLE TÜTÜNÜ

- NARİN/LİK ile NARİNCE

- NARCOTIQUE[Fr.] / NARKOTIKUM, RAUSCHGIFT[Alm.] ile/değil/yerine/= NARKOTİK

- NARRATIVE :/yerine ANLATI

- NARSİSİZM[Fr. < NARCISSISME] değil/yerine/= ÖZSEVERLİK


- NARSİST[Fr. < NARCISSISTE] değil/yerine/= ÖZSEVER

- NÂS[Ar.] ile SUBE[Ar.]

- NASIL BİLİRDİNİZ?:
ALLAH'A OLAN MUHABBETİYLE
ve/<> İNSANA/KİŞİLERE OLAN HİZMETİYLE

- NASIL ile NE KADAR KÖTÜ ile NASIL OLUR ile NE KADARDIR ile KAÇ TANE ile KAÇ KEZ ile NE KADAR ile NE KADAR TUHAF ile NE SIKLIKTA ile NE KADAR TUHAF ile NE KADAR ŞAŞIRTICI ile NE KADAR HARİKA

- NASİPLENME ile/ve/||/<> PAYINI ALMAK

- NATARE ile ÜMMET

- NATIVE :/yerine YERLİ

- NATURAL PHILOSOPHY ile/ve/değil NATURAL SCIENCE

- NATÜRALİZM[Fr. < NATURALISME] değil/yerine/= DOĞALCILIK

- NATURE :/yerine DOĞA


- NATURE vs. NORTURE

- NATÜRİST[Fr. < NATÜRISTE] değil/yerine/= DOĞACI

- NATÜRİZM[Fr. < NATURISME] değil/yerine/= DOĞACILIK

- NATÜRMORT[Fr. < NATURE MORTE] değil/yerine/= ÖLÜ DOĞA

- NAZ ile CİLVE

( Fazla naz, âşık usandırır. )

- NAZAR BERKADEM ile BAKIŞLAR, AYAK ÜZERİNE

( BAKIŞLAR AYAK ÜZERİNE )

- NAZAR[Ar.] değil/yerine/= BAKMA, GÖZ ATMA | DÜŞÜNME | GÖZ DEĞME

- NAZAR[Ar.] ile/ve/||/<> MÜŞÂHEDE[Ar.]

- NAZARİYE ile NAZARİYECİ/LİK

- NAZİK[Azr.] = İNCE[Tr.]


- NAZİK ile NAZİK SEKS ile KİBARLAR ile BEYEFENDİ ile CENTİLMENCE ile NEZAKET ile BEYEFENDİ

- NAZİKLEŞMEK ile NAZİKLEŞTİRMEK ile NAZİK/LİK ile NAZİKÇE

- NAZIM BİÇİMLERİNDE:
TERKİB-İ BENT
ile/<> TERCİ-İ BENT ile/<> TERBİ ile/<> TAHMİS ile/<> TAŞTIR ile/<> TESDİS ile/<> MUHAMMES ile/<> TARDİYE ile/<> MÜSEDDES ile/<> NAZİRE ile/<> TEHZİL

( 7-10 beyit. İLE 7-10 beyit. İLE Gazel + 2 beyit. | Dördün. | Dörtleme. İLE Gazel + 3 beyit. İLE Gazel + 3 beyit. İLE Gazel + 4 beyit. İLE 5 dizelik. İLE 5 dizelik.[Muhammes'in, özel bir biçimi.] İLE 6 dizelik.İLE Beğendiğine benzer. İLE Alay etmek üzere yazılan nazire. )
( )

- NAZİR ile NAZİRE ile NAZİRSİZ

- NAZİRE değil/yerine/= BENZETİLEME

- NAZÎRE ile KİNÂYE

- NAZİRE ile TEHZİL

( Karşılık olarak, benzetilerek yapılan davranış, söz. | Başka bir manzume örnek alınarak aynı ölçü ve aynı uyakla yazılan şiir. İLE Alaya alma. | Ciddi bir yapıtı alay tarzında nazire yazma, şakalı bir anlatıma çevirme. )

- NAZÎRE ile/ve TEKZİR

( Benzer şiir yazmak. İLE/VE ... )

- NCD/NONCOMMUNICABLE DISEASE[İng.] değil/yerine/= BULAŞICI OLMAYAN SAYRILIK

- NE DEMEYE ...? ile/değil/yerine/||/<>/< NEDEN ...?


- Ne dinlersen dinle fakat DİNLE!!!

- Ne diye dinleyeyim? diyorsan DİNLE!!!

- NE İÇİNDE? ile HANGİ YOLLA? ile NE İÇİN?

- [ne] İNCİNME ile/ve/||/<>/ne de GÜCENME

- NE OLDUĞUNDAN ÇOK ... ile/ve/değil NE OLDUĞUNDAN ÖNCE ...

- NE OLUR, NE OLMAZ (DİYE ...)

- Ne söylesen az! olduğu için DİNLE!!!

- Ne söylesen çok! olduğu için DİNLE!!!

- [ne yazık ki]
FAHİŞE
ve/||/<>/< PEZEVENK ve/||/<>/< MÜŞTERİ ve/||/<>/< TOPLUM

( [Suç/hata ve sorumluluk]
"1" ise. VE/||/<>/< İki katı. VE/||/<>/< Üç katı. VE/||/<>/< Dört katı. )

- [ne] YİĞİDİ ÖLDÜRMEK ne de HAKKINI YEMEK


- NE? ile/ve KİM?

( "Ne?", doğa yasalarıyla bilinebilir. Ya "Kim?" )

- NE? ve/||/<>/>/< NASIL? ve/||/<>/>/< NEDEN? ve/||/<>/>/< NİÇİN?

( Hangi şey? VE/||/<>/>/< Ne asıl? VE/||/<>/>/< Ne'den? VE/||/<>/>/< Ne için? )
( Evren/doğa/nesne/insan. VE/||/<>/>/< Bilim. VE/||/<>/>/< Felsefe/Sanat. VE/||/<>/>/< Sanat/Felsefe. )
( Nedir sorusu, metafizik bir sorudur. )
( "What is?" question is metaphysical question. )
( Cosmos/nature/matter/human. VS./AND/||/<>/>/< Science. VS./AND/||/<>/>/< Philosophy/Art. VS./AND/||/<>/>/< Art/Philosophy. )

- NE?[Ar.] ile NE[Ar.]

( ... İLE Değil, yok. )

- NE ile NE ALA