| ...E ve ...E | (E ile biten FaRkLaR...)

- KARNE[Fr. < CARNET] değil/yerine/= BELGE

( Öğrencilere dönem sonlarında okul yönetimleri tarafından verilen ve her dersin başarı durumu ile devam, sağlık, yetenek ve genel gidiş durumlarını gösteren belge. | Kişilerin bir haktan yararlanmaları için bir kuruluş tarafından verilen belge. )

- CARNOT CYCLE[İng.] / CYCLE DE CARNOT[Fr.] / CARNOTSCHER KREISPROZESS, CARNOT-ZYKLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= KARNOT/CARNOT ÇEVRİMİ

- CARNOTITE[İng.] / CARNOTIT[Fr.] / KARNOTIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARNOTİT

- CAROSCHE SAURE, PEROXYMONOSCHWEFELSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARO ASİDİ

- CAROTENES, CAROTENOIDS[İng.] / CAROTÉNE[Fr.] / KAROTINOXIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAROTENLER

- KARPİT[İng. < CARBIDE] = KARBON + KALSİYUM[CaC2]

( Genellikle sanayide, asetilen gazı çıkarmakta kullanılan, karbonla kalsiyum bileşiği nesne. )

- CARBIDE LAMP[İng.] / LAMPE À CARBURE[Fr.] / KARBID LAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARPİT LAMBASI

- CALCIUM CARBIDE[İng.] / CARBURE DE CALCIUM[Fr.] / CALCIUMCARBIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARPİT

- KARPUZ ile CİMCİME

- KARŞILAŞTIRILABİLİR ile KARŞILAŞTIRMA ile KARŞILAŞTIRMALI ile NİSPETEN ile KARŞILAŞTIRICI ile KARŞILAŞTIRMAK ile KARŞILAŞTIRMAK ile KARŞILAŞTIRILDI ile NAZARAN ile KARŞILAŞTIRMA ile KARŞILAŞTIRMAK ile BÖLME ile BÖLMELİ


- BEZUGS ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARSİLAŞTIRMA ELEKTRODU

- ELECTRODE DE RÉFÉRENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= KARŞILAŞTIRMA ELEKTRODU

- COMPARISON SPECTROSCOPY[İng.] / COMPARAISON SPECTROSCOPE[Fr.] / VERLEICH SPEKTROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILAŞTIRMA SPEKTROSKOPİSİ/SPEKTROSKOPU

- COMPARISON TUBES[İng.] / TUBE DE COMPARAISON[Fr.] / VERGLEICH RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILAŞTIRMA TÜPLERİ

- KARŞILAŞTIRMA ile/ve BENZETME

- KARŞILAŞTIRMA ve BÖLME ve BİRLEŞTİRME

- MUTUAL ADMITTANCE[İng.] / GEGENSEITIGER ADMITTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI ADMİTANS

- MUTUAL IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE MUTUELLE[Fr.] / GEGENSEITIGE IMPEDANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI EMPEDANS

- MUTUAL CONDUCTANCE[İng.] / CONDUCTIBILITÉ MUTUELLE[Fr.] / GEGENSEITIGE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI İLETKENLİK

- MUTUAL INDUCTION[İng.] / INDUCTION MUTUELLE[Fr.] / GEGENSEITIGE INDUKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI İNDÜKLEME


- MUTUAL INDUCTANCE[İng.] / INDUCTANCE MUTUELLE[Fr.] / GEGENINDUKTÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI İNDÜKTANS

- CAPACITANCE MUTUELLE[Fr.] / GEGENSEITIGE KAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI KAPASİTANS

- MUTUAL CHARACTERISTIC[İng.] / CARACTÉRISTIQUE MUTUELLE[Fr.] / GEGENSEITIGE CHARAKTERISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI KARAKTERİSTİK

- MUTUAL CAPACITANCE[İng.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI SIĞA

- KARŞILIKLI = MÜTEKABİL = RECIPROCAL[İng.] = RÉCIPROQUE[Fr.] = REZIPROK[Alm.]

- CORRESPONDENCE PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE CORRESPONDANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLILIK İLKESİ

- KARSİNOGENEZ(İS)/CARCINOGENESIS[İng.] değil/yerine/= KANSERLEŞME

- KARŞI/SINDA ile/||/<> ALEYH/İNDE

- MUZÂDD-İ UKDE[Osm.] / ANTINODE[İng.] / ANTINŒUD[Fr.] ile/değil/yerine/= KARŞIT DÜĞÜM

- COUNTER ELECTRODE[İng.] / GEGEN ELECTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞIT ELEKTROT


- ANTICOINCIDENCE CIRCUIT[İng.] / ANTIKOINZIDENZSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞIT KOİNSİDANS DEVRE

- MUZÂDD-İ NESNE[Osm.] / ANTIMATTER[İng.] / ANTIMATIÈRE[Fr.] / ANTIMATERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞIT NESNE

- ANTIPROTON THRESHOLD[İng.] / SEUIL D'ANTIPROTON[Fr.] / ANTIPROTONSCHWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞIT PROTON EŞİĞİ

- MUZÂDD-İ TANÎN[Osm.] / ANTIRESONANCE[İng.] / ANTIRÉSONANCE[Fr.] / GEGENRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞIT REZONANS

- KARŞIT = ZIT = CONTRARY[İng.] = CONTRAIRE[Fr.] = KONTRÄR[Alm.] = CONTRARIUS[Lat.] = CONTRARIO/RIA, OPUESTO/TA[İsp.]

- KARŞITLIK = TEZAT, ZIDDİYET = CONTRARIÉTÉ[Fr.] = GEGENSATZ[Alm.] = CONTRARIETAS[Lat.]

- KART[Fr. < CARTE] ile KARTPOSTAL[Fr. < CARTE POSTALE]

( ... İLE Genellikle dikdörtgen biçiminde ince kartondan yapılmış, bir yüzü resimli, zarflı ya da zarfsız gönderilen posta kartı. )

- KARTESISCHES ZEICHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KARTEZYEN İŞARETLEME

- KARPHOLITE[İng.] ile/değil/yerine/= KARTOLİT

- KARTON[İng. < CARTOON] ile/ve/değil/||/<> KARİKATÜR[İng. < CARICATURE]


- KARTUŞ[Fr. < CARTOUCHE] ile/ve/||/<>/> TONER[İng.]

( Sıvı mürekkebi ısıtarak püskürtme işlemiyle. İLE/||/<>/> Mürekkebi toz biçiminde baskıya hazırlayarak. )

- KARTVİZİT[Fr. < CARTE DE VISITE] değil/yerine/= KART

- CARVONE[İng.] / CARVONE[Fr.] / KARVON, KARVOL[Alm.] ile/değil/yerine/= KARVON

- KARYE ile/ve YESRİB

- KARYOSIT/KARYOCYTE[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEKLİ GÖZE

- KAŞ ile/ve/||/<> BELCE

( ... İLE/VE/||/<> İki kaş arası. )

- KASA ile/ve/değil/yerine/<>/< KESE

- KASABA değil/yerine/= İLÇE

- KASALAMAK ile KASALANMAK ile KAS ile KASA/LIK ile KASE ile KASK ile KAST ile KASACI/LIK ile KASALI ile KAS DOKU ile KASA FİŞİ ile KASA SAYIMI ile KASA DEFTERİ ile KAS TUTUKLUĞU

- KAŞANMAK ile KAŞANDIRMAK ile KAŞAN ile KAŞANE ile KAŞAN YERİ


- KAŞE[Fr. < CACHET] ile KAŞE

( Damga, mühür. | Belirlenmiş sürelerde çalışanlara ödenen ücret. | Toz ilaçların içine konulduğu, yutulmaya uygun, güllaçtan küçük kap. İLE Kalın, kışlık bir tür kumaş. )

- KÂSE ile/||/<> SUKURCA
[<

( ... İLE Bir tür kâse. )

- KÂSE ile TABAK

- KÂSE[Fars.] değil/yerine/= TAS

( Cam, çini, toprak vb.nden yapılmış derince çanak. | Kalp. )

- KASÎDE ile/ve BAAT

( ... İLE/VE Bir tür kasîde. )

- KASÎDE ile BEYT-ÜL-KASÎD

( ... İLE Kasîdenin en iyi beyti. )

- KASİDE ile/||/<>/> GAZEL ile/||/<>/> RUBAİ ile/||/<>/> KITA

- KASİDE ile KASİDECİ/LİK

- KASÎDE ile ŞİTÂİYYE

( ... İLE Giriş bölümü kıştan bahseden ya da kış betimlemeleriyle başlayan kasîde. )

- KAŞIMAK ile KAŞELEMEK ile KAŞELENMEK ile KAŞELETMEK ile KAŞ ile KAŞE ile KAŞELİ ile KAŞESİZ ile KAŞ JÖLESİ


- KASITLI (OLARAK) ile/ve/değil/yerine ÖZELLİKLE

- KASITLI ile KASTEN ile MÜZAKERE

- Kaslarını DİNLE!!!

- KAST[Ar. < KASD] ile KAST[İng. < CAST][Fr. < CASTE]

( Amaç, istek. @@ Ayrıcalıklar bakımından yukarıdan aşağı doğru kesin ölçülerle sınırlanmış bulunan, en koyu biçimiyle Hindistan'da görülen toplumsal sınıfların her biri. )

- CATAPHORESIS[İng.] / CATAPHORÈSE[Fr.] / KATAPHORESE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATAFOREZ

- CATALASE, CATALYSIS[İng.] / CATALYSE[Fr.] / KATALASE, KATALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALAZ, KATALİZ

- CATALYTIC HYDROGENATION[İng.] / CATALITICO DE HYDROGENATION[Fr.] / KATALYTISCHE HYDRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİTİK HİDROJENLEME

- CATALYTIC[İng.] / CATALYTIQUE[Fr.] / KATALYTISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİTİK

- KATALOG[Fr./İng. CATALOGUE] ile/ve/=/||/<> FİHRİST[Fars.]

( Kitaplıktaki kitapları ya da belirli bir daldaki gereçleri, nitelikleri bakımından tanıtmak, arandıklarında bulunmalarını sağlamak amacıyla, yer numaraları belirtilerek hazırlanmış kitap, defter ya da fişten oluşan bütün. | Kitabevi, yayınevi, kurum vb. kuruluşların yayınlarını, ürettikleri malları, nesneleri tanıtan, gösteren dizin ya da kitap. İLE/VE/=/||/<> İçindekiler. | Abecesel sıralamalar için kullanılan, kenarında tüm harflerin yer aldığı not defteri. )

- KATAR[Ar. < KİTÂR] ile MARŞANDİZ[Fr. < MARCHANDISE]

( Tren. | Taşıt dizisi. | Bir arada giden ya da uçan hayvan dizisi. İLE Yük katarı/treni. )

- KATHAROMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KATAROMETRE

- KATASTROFİZASYON/CATASTROPHİZING[İng.] değil/yerine/= FELAKETLEŞTİRME

- KATEGORİ = DEME

- KATEGORİLER:
ARİSTOTELES'TE
ile/ve/||/<>/> KANT'TA ile/ve/||/<>/> HEGEL'DE

( [ 2/3/4. dersler...] )

- CATHETOMETER[İng.] / CATÉTOMÈTRE[Fr.] / KATHETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATETOMETRE

- SULP ERİYİK[Osm.] / SOLID SOLUTION[İng.] / SOLUTION SOLIDE[Fr.] / FESTE ELEKTROLYTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI ÇÖZELTİ

- SOLIDUS CURVE[İng.] / COURBE DE SOLIDUS[Fr.] / SOLIDUS-KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI EĞRİSİ

- SOLID ELECTROLYTE[İng.] / FEST[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI ELEKTROLİT

- SOLID STATE DETECTORS[İng.] / DÉTECTEURS À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERDETEKTOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL DEDEKTÖRLERİ

- SOLID STATE LASER[İng.] / LASER À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL LAZERİ


- SOLID STATE MASER[İng.] / MASER À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERMASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL MAZERİ

- SULBİYET[Osm.] / SOLID STATE[İng.] / ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖR[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL

- SOLID HELIUM[İng.] / HÉLIUM SOLIDE[Fr.] / FESTES HELIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HELYUM

- SOLID LASER[İng.] / LASER SOLIDE[Fr.] / FESTER LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI LAZER

- FAT[İng.] / GRAISSE[Fr.] / ÖL FETT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI YAĞ

- SULP MAHRUK[Osm.] / SOLID FUEL[İng.] / COMBUSTIBLE SOLIDE[Fr.] / FESTE LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI YAKIT

- SULP[Osm.] / SOLID[İng.] / SOLIDE[Fr.] / FERRONICKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI

- KATIAN STAGE[İng.] değil/yerine/= KATİYAN EVRESİ

( Günümüzden 28.400.000 ile 23.030.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SOLID STATE PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE DE L'ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KATIHAL FİZİĞİ

- SOLIDIFICATION CURVE[İng.] / COURBE DE SOLIDIFICATION[Fr.] / ERSTARRUNGSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA EĞRİSİ


- CONSOLIDATION TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DE SOLIDIFICATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA SICAKLIĞI

- RIGIDITY COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE LA RIGIDITÉ[Fr.] / STARRHEITSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATILIK KATSAYISI

- KATILIM ile/ve/> BÜTÜNLEŞME

- KATILIM ve/||/<> ÜSTLENME

- KATÎYETLE ile MUHAKKAK

- Katılabilmek için DİNLE!!!

- KATKI ile/ve/<>/değil/yerine/|| DEVAM ETTİRME

- KATKI ile/ve/<> GELİŞME

- KATKI ile/ve/<> GENİŞLETME

- DOPING[İng.] / DOPAGE[Fr.] / [Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILAMA/DOPLAMA


- NIVEAU DE DOPAGE[Fr.] / DOTIERUNGSNIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILAMA DÜZEYİ

- DOTIERUNGSKOMPENSATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILAMA GİDERME

- EXTRINSIC PHOTOEMISSION[İng.] / PHOTOÉMISSION EXTRINSÈQUE[Fr.] / STÖRSTELLEN-PHOTOEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI FOTO SALIM/YAYINI

- EXTRINSIC PHOTOCONDUCTIVITY[İng.] / PHOTOCONDUCTIVITÉ EXTRINSÈQUE[Fr.] / STÖRSTELLEN-PHOTOLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI FOTOİLETKENLİK

- EXTRINSIC SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR DOPÉ[Fr.] / STÖRSTELLENHALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI YARI İLETKEN

- EIGENE BARRIERDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ ENGELLİ DİYOT

- COUCHE INTRINSÈQUE[Fr.] / EIGENSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ TABAKA

- SEMI-CONDUCTEUR NON DOPÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ YARI İLETKEN

- KATLANMA ve KİLİTLENME ile/ve/değil/||/<>/< KODLANMA

- KATMAK ile KATMANLAŞMAK ile KATMAN ile KATMALI ile KATMANLI ile KATMA BÜTÇE ile KATMAN BULUT ile KATMA DEĞER VERGİSİ


- COUCHE[Fr.] ile/değil/yerine/= KATMAN, TABAKA

- KATMANLAŞTIRMA ile/ve DERİNLEŞTİRME

- LAMINAR FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT LAMINAIRE[Fr.] / LAMINARE STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATMANLI/LAMİNER AKIŞ/AKIM

- CATHODIC OVER POTENTIAL[İng.] / SURTENSION CATHODIQUE[Fr.] / KATHODISCHE ÜBERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK AŞIRI GERİLİM

- CATHODIC AREA[İng.] / KATHODENRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK BÖLGE

- CATHODIC PROTECTION[İng.] / PROTECTION CATHODIQUE[Fr.] / KATHODISCHER SHUTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK KORUMA

- DE CAPAGE CATHODIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KATODİK PİKLAĞI

- KATHODISCHES BEIZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK TEMİZLEME

- CATHODIC[İng.] / CATHODIQUE[Fr.] / KATHODISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK

- CATHOLYTE[Fr.] / KATHOLYT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOLİT


- CATHODE DROP, CATHODE FALL[İng.] / CHUTE CATHODIQUE[Fr.] / KATHODENFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT DÜŞÜMÜ/DÜŞÜŞÜ

- RAYON CATHODIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KATOT İSİMLERİ

- CATHODE RAY TUBE[İng.] / TUBE CATHODIQUE, TUBE À RAYONS CATHODIQUES[Fr.] / BRAUNSCHE RÖHRE, KATHODENSTRAHLRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT IŞINLI TÜP

- CATHODE DARK SPACE[İng.] / ESPACE SOMBRE CATHODIQUE[Fr.] / KATHODENDUNKELRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT KARANLIK BÖLGESİ

- CATHODE MODULATION[İng.] / MODULATION DE CATHODE[Fr.] / KATHODENMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT KİPLEMESİ

- CATHODE TUBE[İng.] ile/değil/yerine/= KATOT TÜPÜ

- CATHODE EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT CATHODIQUE[Fr.] / KATHODEN-LEISTUNGSFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT VERİMİ

- CATHODE[İng.] / KATHODE[Fr.] / KATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT

- KATRE/KATRA[Ar. çoğ. KATER, KATARÂT] değil/yerine/= DAMLA

( Damla, damlayan şey. )

- KATRE[Ar. çoğ. KATER, KATARÂT] ile/ve/||/<> ZERRE[Ar.]

( Denizde/deryada. İLE/VE/|| Güneşte/şemste. )

- CATION ANALYSIS[İng.] / KATION ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYON ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ

- KATION AUSTAUSCH RESINATE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYON DEĞİŞTİRİCİ REÇİNE

- CATIONIC SPACE[İng.] ile/değil/yerine/= KATYONİK BOŞLUK

- KAVAL ile NÂREKE

( ... İLE Karagöz oyununda kullanılan, kamıştan yapılmış, kavala benzer bir müzik aleti. )

- KAVALYE ile KAVALYE[Fr.]

( Eski evlerin çatılarında kullanılan kayrak taşlarını tutmaya, kaymamasına yarayan kama.[kullanılan ağaç, suyu emerek ve şişerek tutan ve su sızdırmayan özellikte] İLE Dansta ve toplantılarda bayanlara eşlik eden bay. )

- KAVÂRİ'[Ar. < KARİA] ile KAVÂRÎR[Ar. < KARÛRE]

( Şiddetli esen rüzgârlar. | Ansızın gelen büyük belâlar. | Kıyâmetler. | Belâdan kurtulmak üzere okunan dualar. İLE Gözbebekleri. | Sırçadan/camdan, bazen de gümüşten yapılan kablar. | Sidik kabları. )

- KAVİM ile/ve/||/<>/< AŞÎRET/BOY ile/ve/||/<>/< KABÎLE ile/ve/||/<>/< AKRABA ile/ve/||/<>/< AİLE

- KAVİS[Ar.]/KURVATÜR/CURVATURE[İng.] değil/yerine EĞMEÇ/YAY

( Yay ya da buna benzer şeylerin biçimi. | Bir eğrinin sınırlı bir bölümü. )

- KAVRAM ile İMGE

( İlke. İLE Eylem. )

- KAVRAM ile/ve/<> İMGE

( )

- KAVRAM ile KARÎNE

- KAVRAM ile/||/<> KÜME

- KAVRAM ve ÖNERME ve ÇIKARIM

- KAVRAM ve SABİTE

- KAVRAM ve/||/<>/= SAF DÜŞÜNCE/DÜŞÜNME

- KAVRAM ile/ve/<> SİMGE

( İndirgeme. İLE/VE/<> Çoğaltma. )
( ... İLE/VE/<> Bireşim/tevhid. )
( Aralarında belirli özellikleri paylaşan bir öbek nesne ya da olaya verilen simgedir. İLE/VE/<>
İçinde bulunduğumuz anın ve çevrenin esiri olmaktan bizi kurtarır ve daha önceden görmüş olduğumuz dış çevreyi ve o çevre içinde yer alan deneyimlerimizi istediğimiz zaman yeniden yaratma olanağını bize verir. )
( Simgeler bizi geçmişe, geleceğe ve dışarıda gözlenmesi olanaksız olan yaratıcılığa götürür. )
( Simge, zâtı/sizi gösterir/işaret eder. )
( Olanı gösterir. İLE/VE/<> Olanaklılığı gösterir. )
( Reduction. VS./AND/<> Increase. )

- KAVRAM ile/ve/<> SİMGE

( İndirgeme. İLE/VE Çoğaltma. )
( Aralarında belirli özellikleri paylaşan bir grup nesne ya da olaya verilen simgedir. İLE/VE
İçinde bulunduğumuz anın ve çevrenin esiri olmaktan bizi kurtarır ve daha önceden görmüş olduğumuz dış çevreyi ve o çevre içinde yer alan deneyimlerimizi istediğimiz zaman yeniden yaratma olanağını bize verir. )
( Simgeler bizi geçmişe, geleceğe ve dışarıda gözlenmesi olanaksız olan yaratıcılığa götürür. )
( Olan'ı gösterir. İLE/VE/<> Olanaklı olan'ı gösterir. )
( Olguyu açıklar. İLE/VE "Kişisel deneyimler"i ansıtan ve her bireyde farklı yansımaları işaret eden bir özellik gösterir. )
( Kavramsal düşünme, öğrenmeye ve belirlemeye yardım eder. İLE/VE Simgesel düşünme, yorumlamaya olanak tanır. )
( "Küptaş", geometrinin taşta gösterimi olarak "bilimsel us"u simgeler. )
( Mâbedi, herhangi bir yapıdan ayıran en temel özellik, onun baştan sona simgesel bir donanımda olmasıdır. | Mâbedin yapımında kullanılan hemen her nesne ya da öğe, kendi nesnel ve özdeksel yapısından başka bir değeri göstermekle birer simgedir. [Bilge Süleyman, mâbedi, Tanrı'ya değil Tanrı'nın adına yaptırmıştır.] )
( Adlar, bir nesneyi/kişiyi değil de, bir değeri/erdemi ya da ilkeyi gösteriyorsa simgesellerdir. )

- KAVRAM ve/||/<> SİMGE ve/||/<> İÇ DENEYİM

- "KAVRAMSAL/TERİMSEL SPEKÜLASYON" ile/değil/yerine FELSEFE

- KAVRAYABİLME ve/||/<>/> ESNEKLİK ve/||/<>/> YARATICILIK


- KAVUNİÇİ/PEMBE ile/değil YAVRUAĞZI

( ... İLE/DEĞİL Kavuniçi ile pembe arası bir renk. | Bu renkte olan. )

- KAYA MEZARI ile/||/<> KÜMBET/KUBBE[Fars.] ile/||/<> KATAKOMP

( Bir yamaçta kayaya oyulmuş bir oda ya da odalardan oluşan, genellikle bezemeli bir fasada sahip mezar biçimi. İLE/||/<> Gömme bölümü, gövde [ziyaret] bölümü ve kubbesinin üstünde külâhı bulunan mezar anıtları. İLE/||/<> Yeraltı mezarı.[İlk Hıristiyanların gizlice toplanıp ibadet ettiği yerlerdi.] )

- HALITE, ROCK SALT[İng.] / HALITE[Fr.] / HALBZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYA TUZU

- KAYABİLİR İLE KAYA BİLİR ile/ve/||/<> KAYA DA BİLİR İLE/DEĞİL KAYABİLİR DE

- KAYBETMEK:
(")YENİLİNCE(")
değil VAZGEÇİNCE

- Kaydetmeden DİNLE!!!

- KAYD-I MÜSTAHSEN ile KAYD-I MEVHUME/MÜSTEKREHE

( Güzel kayıtlar. İLE İkrah veren kayıtlar. )

- KAYGI BOZUKLUĞU ve/||/<> İMGE

- KAYGI/ENDİŞE ile/ve HAYRET

- KAYGI/ENDİŞE ile/ve/<> KARAMSARLIK


- KAYGI/ENDİŞE ile/ve/> SIKINTI

( Geçmiş ıstırabın anısı ve onun yinelenmesi korkusu, kişiyi, gelecek hakkında kaygılandırır. )

- KAYGI/ENDİŞE[Fars. :Düşünce.] ile ÇEKİNME/ÇEKİNCE

- KAYGI/ENDİŞE ve/||/<>/> ÜZÜNTÜ/KEDER

- KAYGI/ANKSİYETE ile BUNALIM/DEPRESYON ile TAKINTI/OBSESYON ile KUŞKUCULUK/PARANOYA

( "Ya yanlış yaparsam?" İLE "Hep yanlış yaptım" İLE "Hiç yanlış yapmamalıyım!" İLE "Bana yanlış yapacaklar!" )

- KAYGIDA:
İNCELEME
ile/ve/||/<>/> AŞILAMAMA

- KAYGIDA:
MEME
ve/||/<> DIŞKI

- KAYIK ile PELEME

( ... İLE Irmaklarda işleyen, altı düz kayık. )

- KAYIKÇIK, KARİNA, ALT KAYIK = SÜFLÎ ZEVRAK = NACELLE, CARÈNE

- KAYIKHANE

( Kilyos tahlisiyesi tarafından kullanılan kayıkhane 18. yy da yapılan tarihi eserlerden biridir. )

- KAYIP ile/||/<> TEHLİKE

( Öğrenip düşünmeyen kişiler. İLE/||/<> Düşünüp öğrenmeyen kişiler. )

- KAYIŞ ile KEFNE

( ... İLE Çuvaldız ya da kalın iğne ile iş işleyen kişinin, eline geçirdiği demirli kayış. )

- KAYITMAK ile KAYITLAMAK ile KAYITSIZLAŞMAK ile KAYIT ile KAYITLI/LIK ile KAYITSIZ/LIK ile KAYIT DIŞI ile KAYITSIZCA ile KAYIT KABUL ile KAYIT KUYUT ile KAYIT DEFTERİ ile KAYITLI SERMAYE ile KAYITSIZ ŞARTSIZ ile KAYIT DIŞI EKONOMİ

- INDIFFERENT EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE INDIFFÉRENT[Fr.] ile/değil/yerine/= KAYITSIZ DENGE

- KAYITSIZLIK değil/yerine/>< DERT EDİNME

- KAYITSIZLIK ile/değil İZLEME / SEYRETME

- KAYITSIZLIK ile/ve/||/<> KARŞILIK VERMEME

- TRANSLATION, SHIFT[İng./Fr.] / TRANSLATION, SCHIEBUNG, VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYMA, ÖTELE(N)ME

- KAYNAK/REFERANS[İng. < REFERENCE] ile/ve/||/<>/> KAYNAKÇA

( Araştırma ve incelemede yararlanılan belge. | Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı ya da yapıtların tümü. İLE/VE/||/<>/> Belirli bir konu, yer ve dönemle ilgili yayınları kapsayan ya da en iyilerini seçen yapıt. )

- KAYNAK ile/||/<> HAM MADDE

- KAYNAK ile/ve/||/<> İLKE


- KAYNAMA ile/ve/||/<>/> PİŞME

- BOILING WATER REACTOR[İng.] / RÉACTOR À EAU BOUILLANTE[Fr.] / SIDEWASSER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAR SULU REAKTÖR

- KAYNAŞMA ile/ve BENZEŞME

- KAYRA = İNÂYET = GRACE[İng.] = GRÂCE[Fr.] = GNADE[Alm.] = GRATIA[Lat.] = KHARIS[Yun.] = GRACIA[İsp.]

- CATION ANALYSE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAYTON ÇÖZÜMLEMESİ

- CATION SUBSTITUTION RÉSINE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAYTON DEGİŞİTİRİCİ REÇİNE

- KAZ ile LÖKEŞE

( ... İLE Yaban kazı. Kazların en büyük türü. )
( Kazın yediği otlar insan için şifalıdır. )
( Hırsı simgeler. )

- KAZA değil/yerine/= İLÇE

- BOILER[İng.] / CHAUDIERENE[Fr.] / KESSEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KAZAN

- KAZAN ile TENCERE


- CASEIN[İng.] / CASÉINE[Fr.] / KASEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAZEİN

- [ne yazık ki]
KAZF-İ ...:
Bİ-TARÎK-İL KİNÂYE
ile MUALLAK ile MUZÂF ile SARÎH

( Birine, kinâyî bir tâbir ile zinâ isnâd etmek.[Hadd cezasını gerektirmez.] İLE Bir koşula talik sûretiyle gerçekleşen hakaret.[Hadd cezasını gerektirmez.]["şuraya giden zânîdir" denilmedikçe] İLE Bir vakte izâfe sûretiyle gerçekleşen hakaret.[Hadd cezasını gerektirmez.]["şu hâneye girerse zânîdir" denilmedikçe] İLE Sarâhâtten zînâya müşir bir söz ile gerçekleşen hakaret.["Şu kişi, zânîdir" gibi.] )

- KAZIK KÖK = CEZR-İ AMÛDÎ = RACINE PIVOTANTE

- KAZINMA ile EZİLME

- KAZİYYE-İ MUHKEME/MUHKEM KAZİYE değil/yerine/= KESİN YARGI

- KAZLIÇEŞME ile/ve KAZLI ÇEŞME

( Yedikule'de bulunan bir semt. İLE/VE Yedikule dışında, Demirhane Caddesi'nde bulunan, ön yüzü kaz kabartmalı bir çeşme. [1537] [Su aranırken kazların konduğu yerde su bulunmasından dolayı] )

- KB/BLOOD PRESSURE[İng.] değil/yerine/= KAN BASINCI

- KE[Ar.] ile KE[Ar.]

( Benzetme/teşbih harfi olup "gibi, misillü" anlamlarına gelir. [KE-'L-EVVEL: Önceki gibi. | KE-ZÂLİK: Yine böyle/öylece.] İLE Küçültme edatıdır. [MERDÜMEK: Adamcağız] )

- KEBZE ile KEBZECİ/LİK

- KEÇE ile ÇİLİK


- KEÇE ile KEÇE YAPIMCISI ile KEÇE YAPIMI ile KEÇE

- KEÇE[Oğuz] ile KEÇE ile KEÇE
[<

( Keçe. İLE Sebze ve meyveleri taşımaya yarayan sepet. İLE Gece. )

- KEÇELEMEK ile KEÇELENMEK ile KEÇELEŞMEK ile KEÇELEŞTİRMEK ile KEÇE ile KEÇECİ/LİK ile KEÇELİ

- KEÇİ ile/ve TEKE[Fars.]

( ... İLE/VE Eril keçi. )

- Kedi ve köpekleri DİNLE!!!

- KEDİ ile CHAUSIE

- KEFÂLET/NÂME değil/yerine/= YÜKÜMLÜK/BELGE

- KEFÂRET/PENANCE değil/yerine/= SUÇ ÖRTER

- KEFE[Ar. < KEFFE]["KEVE" değil!] ile KEFE

( Terazi gözlerinden her biri. İLE ... )

- KEFE ile/ve/||/<> KESE


- KEFELEMEK ile KEF ile KEFE ile KEFELİ ile KEFESİZ

- KEFERE'N-Nİ'METE[Ar.] ile BATİRA'N-Nİ'METE[Ar.]

- KEFİLE KEFALET/SECONDARY GUARANTEE değil/yerine/= YÜKÜMCÜYE YÜKÜMLÜK/İKİNCİL GÜVENCE

- KEHANET ile İLAHİ ile İLAHİ LÜTUF ile İLAHİ AŞK ile İLAHİ GÜÇ ile İLAHİ İRADE

- CAKE[İng.] / SE GRUMELER[Fr.] / KLUMPEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KEK

- KEKELEME ile/ve/değil/||/<>/< GEVELEME

- CAKING[İng.] / S'AGGLOMÉRER[Fr.] / ZUSAMMENBACKEN, FESTBACKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KEKLEŞME

- KEKRE ile OT
[<

( Acı bir ot.[develer çiğner] İLE ... )

- KEL ile KELE ile KELECİ ile KEL KAHYA

- KELÂM ile/ve/||/<> AKAİD/AKÎDE

( Amacı dinî olmakla birlikte temellendirmesi akılsal olan bilim dalı. İLE/VE
İnanca ilişkin ve sem'î[ilgili dinin kutsal metninden alınma] kanıtlara dayalı bilim dalı. )
( Matematik mutlak, fizik mukayyettir. Akaid mutlaktır. )
( NESEF-İ AKAİD'ini okumanızı salık veririz. [TAFTAZÂNİ'nin şerhinden yararlanılabilir.] )

- KELÂM ile FELSEFE

( KÂDİR-İ MUHTAR )

- KELÂMÂT-I DİNNİYE ile/ve/değil/yerine/<>/> KELÂMÂT-I FENNİYE

- CHALATE[Fr.] ile/değil/yerine/= KELAT LİGANDI

- KELEBEK BİÇİMİNDE/KELEBEKSİ KOROLLA = TÜVEYC-İ FERÂŞÎ = COROLLE PAPILIONACÉE

- KELEBEK/FERÂŞE[Ar. FİRÂŞA] ile FELFELEK

- KELEBEK ile FERÂŞE/PERVÂNE

( ... İLE Gece kelebeği. )

- KELEBEK ile/ve GECE KELEBEĞİ/PERVÂNE

( Tad alma duyusu ayağında olan hayvan. İLE/VE Geceleri ışığın etrafında dönen küçük kelebek. )
( Işık pervaneleri çekmez, onlara yönlerini şaşırtır. )
( Pervaneler giysileri yemezler. Giysileri yiyen onların tırtıllarıdır. )

- KELEM ile KELEME

- KELENE[İng.] ile/değil/yerine/= KELEN

- CLAMP[İng.] ile/değil/yerine/= KELEPÇE