Beş(5) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 54.857 başlık/FaRk ile birlikte,
54.857 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(109/221)
- DARK CURRENT[İng.] / COURANT D'OBSCURITÉ[Fr.] / DUNKELSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= KARANLIK AKIMI
- KARANLIK ENERJİ ile/||/<> KARANLIK MADDE
( Karanlık enerji evrenin hızlanan genişlemesi İLE karanlık madde çekim kuvveti uygular. Karanlık enerji evrenin %68'i İLE karanlık madde %27'sidir. Karanlık enerji itici İLE karanlık madde çekici etki yapar. )
( Saul Perlmutter tarafından 1998 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1959-) (Ülke: ABD) (Alan: Astrofizik) (Önemli katkıları: Evrenin hızlanan genişlemesi, karanlık enerji kanıtı, Nobel Ödülü (2011)) )
- KARANLIK MADDE ile/||/<> BARYONİK MADDE
( Karanlık madde ışık yaymaz ve soğurmaz İLE baryonik madde normal atomik maddedir. Karanlık madde evrenin %27'si İLE baryonik madde %5'idir. Karanlık madde sadece yerçekimi etkisi İLE galaksi dönme eğrilerinde gözlenir. )
( Fritz Zwicky tarafından 1933 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1898-1974) (Ülke: İsviçre/ABD) (Alan: Astrofizik) (Önemli katkıları: Karanlık madde kavramı (1933), süpernova sınıflandırması, galaksi kümesi gözlemleri) )
- KARANLIK MADDE ile/||/<> KARANLIK ENERJİ
( Karanlık madde çekim kütlesi %27 İLE karanlık enerji itici %68. )
( Formül: Kütle İLE vakum enerjisi )
- KARANLIK MADDE ile/||/<> KARANLIK ENERJİ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Karanlık madde çekim, karanlık enerji itme yapar )
( Formül: %27 madde İLE %68 enerji )
- KARANLIK MADDE ile/||/<> KARANLIK ENERJİ ile/||/<> BARYON
( Işıkla etkileşmeyen, yalnızca kütle çekimiyle kendini belli eden görünmez maddedir; galaksilerin dönüş hızını açıklar, evrenin yaklaşık dörtte birini oluşturur. @@ Evrenin genişlemesini hızlandıran, uzayın kendisine atfedilen itici enerjidir; evrenin yaklaşık yüzde yetmişini oluşturur, doğası bilinmez. @@ Atomlardan oluşan, gördüğümüz olağan maddedir (yıldız, gaz, gezegen); evrenin yalnızca yüzde beş kadarıdır. Üçünün toplamı evrenin enerji bütçesini verir; görünen madde en küçük paydır. )
( Formül: Ω_total = Ω_b + Ω_DM + Ω_Λ = 1 )
- KARANLIK:
ZULÜM ile SIKINTI
( Algısı. İLE Duygusu. )
- KARANLIK ile ALACAKARANLIK
( TÂRÂN, TÂRÎK ile ... )
( DARKNESS vs. TWILIGHT )
- KARANLIK ile/değil GÖLGE
( ... İLE/DEĞİL Göreli karanlık. )
- KARANLIK ile KARANLIK ODA ile KARANLIK NOKTA
- KARANTİNA[İt. < QUARANTINA] ile/ve/=/||/<> YALITIM/AYIRMA/YALNIZLAŞTIRMA/TECRİT[Ar. < TECRÎD]
( Bulaşıcı bir hastalığın yayılmasını önlemek için belirli bir bölgenin ya da yerin denetim altında tutulup giriş çıkışların engellenmesi biçiminde uygulanan sağlık önlemi. | Hastahanelerde, yatacak hastaların kayıt ve kabul edildikleri yer. İLE/VE/=/||/<> Ayırma, ayrı bir tarafta tutma. | Soyutlama. | Yalıtım. | Mahkûmu, cezasını tek başına çekmesi için öteki hükümlülerden ayırma. )
- KARAR (İDARE) ile/||/<> DÉCISION[Fr.] ile/||/<> KARAR
( DÉCISION )
- KARAR:
"ISMARLAMA" ile/ve/<> BAŞTAN SAVMA
- KARAR VER! ile/ve/||/<>/> KARAR VERDİYSEN!
( Düşünüyorsan. @@ Düşünme! )
- KARAR VERELİM! ve/||/<> HAZIRLANALIM! ve/||/<> BAŞLAYALIM! ve/||/<> ÖĞRENELİM! ve/||/<>
ÇALIŞALIM! ve/||/<> DİNLEYELİM! ve/||/<> ÇABALAYALIM! ve/||/<> GÜLÜMSEYELİM! :)
( [başkaları] Ertelese de. VE/||/<> Düşlere dalsa da. VE/||/<> Sonraya bıraksa da. VE/||/<> Uyusa da. VE/||/<> Dilese de. VE/||/<> Konuşsa da. VE/||/<> Vazgeçse de. VE/||/<> Kaşlarını çatsa da. )
- KARAR VERİLEBİLİRLİK ile/||/<> KARAR VERİLEMEZLİK
( Karar verilebilirlik tüm önermelerin mekanik olarak test edilebilmesi İLE karar verilemezlik bazı soruların algoritmik çözümünün olmayışıdır. Turing ve Church karar verilemezlik problemini gösterdi İLE her matematiksel sorunun mekanik çözümü yoktur. )
( Alan Turing tarafından 1936 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1912-1954) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Turing makinesi, yapay zeka) )
- KARAR VERME[İng. DECISION-MAKING] ile/||/<> İNSULAR KORTEKS[İng. INSULAR CORTEX]
( Algılanan uyaranı değerlendirip uygun bir davranışsal tepki seçme. Karar verme süreci basit olabilir ya da sorun çözme gibi karmaşık bilişsel süreçleri içerebilir. @@ "Reil Adası" olarak da adlandırılan insular korteks beynin her iki yarım küresinde lateral sulkusun derinliklerinde katlanmış olarak bulunur, insanlarda duyusal işlemeden üst düzey bilişe kadar çeşitli işlevleri vardır. Araştırma bulgularına göre bu yapı otonom ve motor kontrol, risk tahmini, karar verme, bedensel ve öz farkındalık, empati gibi karmaşık sosyal işlevlerde de önemli bir yer tutar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KARAR VERMEK ile/ve İZİN VERMEK
( TO DECIDE vs./and TO GIVE PERMISSION )
- KARAR VERMEK ile/ve/||/<>/> "KALEM KIRMAK/KIRILMIŞTIR"
- KARAR VERMEK ile/ve KARAR ALMAK
( Karar vermek, acıyı yok eder. | Karar verebilen, acıyı yener. )
- KARAR VERMEK ile KARAR VERİLMİŞ
( DECIDE vs. DECIDED )
( گرايش کردن ile تصميم اتخاذ کردن ile اراده کردن ile تصميم گرفتن ile تصميم داشتن ile متخذ )
( GERAYSH KARDAN ile TASAMYM ETEKHAZ KARDAN ile ARADEH KARDAN ile TASAMYM GARAFTAN ile TASAMYM DASHTAN ile متخذ )
- KARAR = DECISION[İng.] = DÉCISION[Fr.] = ENTSCHEIDUNG[Alm.] = DECISIÓN[İsp.]
- KARAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜŞÜNCE
- KARAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜŞÜNMEK
- KARAR ile/ve/değil EŞİK
- KARAR ile/ve/değil GEREKLİLİK
( [not] DECISION vs./and/but NECESSITY )
- KARAR[Ar.] ile/||/<> İTİDAL[Ar.]
- KARAR ile/||/<> KARAR[Ar. < KARÂR]
( 1 Aralarında bir seçme yapma zorunluluğu olan olanaklardan birini seçme edimi ve bu edimin sonucu 2 Kişinin yaşamın önemli ayrıç noktalarında içine düştüğü gerilim ve bunun sonucu yapılan seçme )
( DECISION )
( DÉCISION )
( ENTSCHEIDUNG )
- KARAR ile KARAR KUTUSU ile KARAR VERME ile KARAR TABLOSU ile BELİRLEYİCİ ile KARARLILIK
( DECISION vs. DECISION BOX vs. DECISION MAKING vs. DECISION TABLE vs. DECISIVE vs. DECISIVENESS )
( تصميم ile جزم ile جعبه تصميم ile تصميم گيري ile تصميم سازي ile جدول تصميمي ile باعزم ile قطعي ile جازم ile دندان شکن ile قاطع ile قاطعيت )
( TASAMYM ile JAZM ile JABEH TASAMYM ile TASAMYM GYRY ile TASAMYM SAZY ile جدول تصميمي ile باعزم ile GHATEY ile JAZM ile DANDAN SHKAN ile QATE ile QATEYT )
- KARAR ile KOMPLO
( ... İLE Bir kişiye karşı toplu olarak alınan karar. )
- KARAR ile/ve ONAY
( DECISION vs./and APPROVAL/ACKNOWLEDGEMENT )
- KARAR ile/ve SONUÇ
( DECISION vs./and CONSEQUENCE/RESULT )
- KARAR değil/yerine/= VARGI
- DEĞİŞİM:
KARARDA ile/ve/||/<> YAŞAMDA ile/ve/||/<> KİŞİDE
( Bir sözcükle. İLE/VE/||/<> Bir duyguyla. İLE/VE/||/<> Bir kişiyle[seninle/onunla]. )
- KARARIMIZI MANTIKSALLAŞTIRMAK ile/ve/değil/yerine/>< UYGUN MANTIKTA KARARLILIK GÖSTERMEK
- KARARLI | DEĞİŞMEZ | SABİT ile/||/<> SABİT ile/||/<> SABİT[Ar. < S̱ÂBİT]
( değişmez )
( CONSTANT )
- MÜSTAKARR MUVÂZENE[Osm.] / STABLE EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE STABLE[Fr.] / BESTÄNDIGES GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARARLI DENGE
- STABLE CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT STABLE[Fr.] / BESTÄNDIGER STROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= KARARLI DEVRE
- İSTİKRAR NAZARİYESİ[Osm.] / STEADY STATE THEORY[İng.] / THÉORIE DE L'ÉTAT STATIONNAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= KARARLI DURUM KURAMI
- STEADY-STATE POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= KARARLI DURUM POTANSİYELİ
- KARARLI DURUM ile/>< KARARSIZ DURUM
( Bir yapının/sürecin zamanla değişmeyen durumu. İLE/>< Bir yapının/sürecin zamanla değişen ve bozunan durumu. )
- STEADY-STATE[İng.] ile/değil/yerine/= KARARLI HÂL, KARARLI DURUM
- STABLE STATE[İng.] / ETAT STABLE[Fr.] ile/değil/yerine/= KARARLI HAL
- KARARLI/LIK ile/ve/||/<> (ALÇAK)GÖNÜLLÜ/LÜK
- KARARLILIK yerine/ya da SEVGİ
( Sevgi )
- KARARMAK ile KARARTMAK ile KARARLAMAK ile KARARLAŞMAK ile KARARTILMAK ile KARARIVERMEK ile KARARTABİLMEK ile KARARTIVERMEK ile KARARLAŞTIRMAK ile KARARLAŞTIRILMAK ile KARARLAŞTIRABİLMEK ile KARAR ile KARARLI/LIK ile KARARSIZ/LIK ile KARARLICA ile KARARSIZCA ile KARARLI DALGA ile KARARLI DENGE ile KARARSIZ DENGE
- İSTİKRARSİZ MUVÂZENE[Osm.] / UNSTABLE EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE INSTABLE[Fr.] / INSTABILES GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARARSIZ DENGE
- LABILE, UNSTABLE[İng.] / INSTABLE, LABILE[Fr.] / LABIL, KARARSIZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KARARSIZ
- KARASAL KUMUL ile/||/<> KARA KUMULU
( kara kumulu )
- KARAT, CARAT[İng.] / KARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARAT
- KARAT değil KIRAT[Ar.]
( Elmas, zümrüt vb. değerli taşların tartısında kullanılan, 0,20043 gramlık ağırlık ölçü birimi. | Nitelik, değer, düzey, seviye. )
- KARATAŞ PLAJI :
( Rumelikavağı sınırları içinde, eski adıyla Mavromolos mevkiindedir. Çok uzun yıllar Karataş plajının olduğu yerde dalyan kuruldu. Burası 1970'li yollarda plaja dönüştürüldü. 1990'dan sonra kadınlar plajı olarak çalıştırılmaya başlandı. Plaj her yıl binlerce hanıma hizmet vermektedir. Daha ziyade tesettürlü hanımların ilgi gösterdiği plaja kara yolu olmadığı için deniz yolu ile çeşitli deniz araçları ile gidilmektedir. Giriş ücretlidir. )
- KARATAVUĞUN ÖTÜŞÜ ...:
SABAHA KARŞI ile/ve/ya da/||/<> GÜN BATIMINDAN SONRA
- KARATAVUK ile KIZILKUYRUK
( Karatavukgillerden, tüyleri kara, meyve ve böceklerle beslenen ötücü kuş. İLE Karatavukgillerden, kışın göçen, küçük, güzel bir kuş. )
( TURDUS MERULA cum PHOENICURUS )
- KARATE KUŞAKLARINDA:
BEYAZ ile/ve/||/<>/> SARI ile/ve/||/<>/> TURUNCU ile/ve/||/<>/> YEŞİL ile/ve/||/<>/> MAVİ ile/ve/||/<>/> KAHVERENGİ(3. KYU) ile/ve/||/<>/> KAHVERENGİ(2. KYU) ile/ve/||/<>/> KAHVERENGİ(1. KYU) ile/ve/||/<>/> SİYAH (1. DAN) ile/ve/||/<>/> SİYAH (2. - 10. DAN)
- KARA/TOPRAK UYGARLIĞI ile/ve/||/<>/> DENİZ UYGARLIĞI
( Bizim gibi olanlarla aynı zaman, zemin ve koşullarda gerçekleşebilir. İLE/VE/||/<>/> "Bizim gibi" olmayanlarla ilişkiye girme yetisinin ortaya çıktığı zemin ve koşullarda gerçekleşir. )
- KARATUNA, TAYLAN (ADANA, 1938 - 2015) :
( İnşaat Yüksek Mühendisi. Siyasete Anavatan Partisinde atıldı ve 1999 - 2004 Yerel seçimlerinde Sarıyer bselediye Meclisine ANAP üyesi olarak seçildi. )
- KARAVANA[İt. < CAROVANA] ile KERES
( Genellikle orduda yemek dağıtımında kullanılan büyük metal kap. | Bu kaptan dağıtılan yemek. | İnce, yassı elmas. | Atış taliminde hedef tahtasını bile vuramama. İLE Büyük ve derin karavana. )
- KARAVELA[İt. < CARAVELLE] ile/||/<> BÜYÜK DENİZ TEKNESİ
( büyük deniz teknesi Akdeniz dilleri yoluyla örn İtal caravella caravel Portekizceden alındığı anlaşılıyor Portekizce caravela gemi anlamına gelen caravo türevi olarak belli başlı Akdeniz dillerinde geçer )
( CARAVELLE )
- KARAY ile KARAYA
- KARAYA GUM[İng.] / GOMME DE KARAYA[Fr.] / KARAYA GUMMI[Alm.] ile/değil/yerine/= KARAYA ZAMKI
- KARAYEMİŞ ile KARAYEMİŞ AĞACI
- KARAYER, MEHMET (KEŞAN, 1977) :
( Paşabahçe Spor Kulübünden transfer edildi, sekiz sezon (1998 - 2006) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 155 lig, 6 kupa olmak üzere 161 resmi ve 67 özel maçla birlikte toplam olarak 228 maçta oynadı. Lig maçlarında 13, kupa maçlarında 1 ve özel maçlarda 10 olmak üzere toplam olarak takımına 24 kazandırdı. )
- KARAYOSUNU ile KARAYOSUNLARI
( Çayır ve ormanlarda yumuşak bir bitki oluşturan çiçeksiz bitki. İLE Çiçeksiz bitkiler sınıfından, nemli yerlerde yetişen, birleşim ya da spor verme yoluyla üreyen, pek çok türü bulunan bir bitki ailesi. )
- CARBO[İng.] ile/değil/yerine/= KARBO
- CARBOXYL GROUP[İng.] ile/değil/yerine/= KARBOKSİL GRUBU
- KARBOKSİLİK ASİT ile ESTER
( -COOH öbeğine sahip organik asitler. İLE -COOR öbeğine sahip organik bileşikler. )
- TETRA CHLOR KOHLENSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBOMETRA KLORÜR
- CARBON ANODE[İng.] / CARBONE ANOD[Fr.] / KOHLENSTOFF ANOD[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBON ANOT
- KARBON ATOMU ETKİLEŞİM DERECELERİ:
+120 ºC ile -20 ºC arasındadır. -ile
- CARBON CYCLE[İng.] / CYCLE DU CARBONE[Fr.] ile/değil/yerine/= KARBON ÇEVRİMİ
- KOHLENSTOFFZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBON GÖZE/HÜCRE
- KARBON:
HAZNELERİ ile/ve/||/<> AKIŞLARI
(
)
( 1 mol karbon = 12 gram )
( Yanardağ başkalaşım etkinlikleri
3 x 1012 mol/yıl
Atmosfer
5.6 x 1016 mol/yıl < [arası: 300 yıl] > (Yüzey organik öğeleri: 2 x 1017 mol/yıl)
^
|
| [arası: 3000 yıl]
|
v
Okyanus
3.2 x 1018 mol/yıl
|
| [arası: 2 x 1013 mol/yıl]
|
v
[çözünme: 1.7 x 1013 mol/yıl]
Tortul karbona mineralleri
5 x 1021 mol/yıl
)
- CARBON MONOXIDE LASER[İng.] / LASER À MONOXYDE DE CARBONE[Fr.] / KOHLENMONOXIDLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBON MONOKSİT LAZERİ
- CARBON MONOXIDE[İng.] / OXYDE DE CARBONE[Fr.] / KOHLEN OXYD, KOHLENMONOXID[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBON MONOKSİT
- CARBON BLACK, LAMPBLACK[İng.] / NOIR DE FUMÉE, NOIR DE LAMPE[Fr.] / LAMPENSCHWARZ, LAMPENRUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBON SİYAHI, KANDİL İSİ
- KARBON ile/||/<> FİBER
( Karbon mikro yapıları araştırması )
( Rosalind Franklin tarafından 1951 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1920-1958) (Ülke: İngiltere) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: DNA X-ışını kristalografisi) )
- KARBON ile KARBONDİOKSİT ile KARBON GAZLARI ile KARBON MONOKSİT ile KARBON KAĞIDI ile KARBON ŞERİT ile KARBON BANT ile KARBONAT
( CARBON vs. CARBON DIOXIDE vs. CARBON GASSES vs. CARBON MONOXIDE vs. CARBON PAPER vs. CARBON RIBBON vs. CARBON TAPE vs. CARBONAT )
( کربن ile کاربن ile الماس بيفروغ ile دياکسيد کربن ile دي اکسيدکربن ile گاز کربنيک ile مونو اکسيد کربن ile کاغذ کاربن ile برگردان ile نوار کاربني ile کاربنات )
( KARBAN ile کاربن ile الماس بيفروغ ile DYOKSYD KARBAN ile دي اکسيدکربن ile GAZ KARBANYK ile MONO OKSYD KARBAN ile KAGHZ KARBAN ile BARGARDAN ile NAVAR KARBANY ile KARBENAT )
- KARBON ile PENTAN[Fr.]
( ... İLE Formülü, C5H12 olan doymuş hidrokarbon. )
- KARBONADO[İsp. < CARBONADO] değil/yerine/= KARAELMAS
( Kayaları delmekte kullanılan siyah elmas. | Maden kömürü. )
- CARBONATE ERROR[İng.] / KARBONAT FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBONAT HATASI
- KARBONDİOKSİT ile/ve/||/<> METAN GAZI
( ... İLE 20 kat daha etkilidir. )
- KARBONDİOKSİT[Fr. < CARBONDIOXYDE] ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> NİTRÖZ OKSİT
( Renksiz, kokusuz, yoğunluğu 152,0 °C'de ve 36 atmosfer basıncında kolayca sıvılaşan ekşimsi tatta bir gaz.[CO2] İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Karbondioksitten, 300 kat daha zararlı sera gazı. )
- KARBONİL[Fr. < CARBONILE] ile KETON[Fr. < CETON]
( Birleşme değeri 2 olan karbonmonoksit. İLE Karbonil grubuna iki alkil kökünün bağlanmasıyla türeyen birleşik. )
- CARBONYL GROUP[İng.] / KARBONYL, KARBONYL GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBONİL GRUBU
- CARBONYLÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KARBONİL ÖBEĞİ
- CARBENIUM[İng.] ile/değil/yerine/= KARBONİYUM İYONU
- CARBURIZED STEEL[İng.] / ZEMENTSTAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBONLANMIŞ ÇELİK
- CARBÉNIUM[Fr.] / CARBONIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBONYUM İYONU
- KARDA-KIŞTA
- KARDEŞ ile/değil/yerine ARKADAŞ ile/değil/yerine İHVAN
- KARDEŞKANI ile KARDEŞKANI AĞACI
- KARDEŞLENMEK ile KARDEŞ/LİK ile KARDEŞLİ ile KARDEŞÇE ile KARDEŞSİZ/LİK ile KARDEŞ OKUL ile KARDEŞ PAYI ile KARDEŞ PARTİ ile KARDEŞ ŞEHİR ile KARDEŞ KARDEŞ ile KARDEŞ KAVGASI
- KARDEŞSİNİZ":
KAVGADA ile EVLİLİKTE
- KARDİYAK AREST/CARDİAC ARREST[İng.] değil/yerine/= KALP DURMASI
- KARDİYOJENİK ŞOK ile/||/<> HİPOVOLEMİK ŞOK
( Kalbin yeterli kan pompalayamaması sonucu oluşan şok. İLE/||/<> Kan hacminin azalması sonucu oluşan şok. )
- SQUARE WAVE POLAROGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= KARE DALGA POLAROGRAFİSİ
- KAREEM ABDUL JABBAR ve/||/<>/> JOHN WOODEN
(
)
- CARENE[İng.] / KAREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAREN
- QUADRATISCHER STARK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARESEL STARK ETKİSİ
- KARFİÇE[Yun.] ile/||/<> ORTA BOY DEMİR ÇİVİ
( orta boy demir çivi R καρφίτσα καρφί çivi )
( ΚΑΡΦΊΤΣΑ / καρφίτσα )
- KARGA BURNU değil KARGABURNU
( Ucları karga gagası gibi kıvrık olan araçların ortak adı. | Tel bükmekte kullanılan ve ucları sivri koni biçiminde olan metalden bir kıskaç türü. | Sanayide küçük ve yuva içine yerleştirilmiş vidaları sökmeye yarayan ince, uzun ağızlı araç. 4. isim, halk ağzında Kapı mandalı. )
- KARGA[İt. < CARGA] ile/||/<> KARTAL ile/||/<> YAĞMUR KUŞU ile/||/<> YILAN
( Dünyanın yaratılışını ve insanların oluşumunu konu edinen ilkel efsanelerde önemli rol oynadığına inanılan; masallarda, halk inanmalarında gelecekten haber verici olarak nitelenen; ötüşünden, uçuşundan, bir yere konuşundan kötülük ya da iyilik getireceği çıkarılan kuş. @@ Tavana tutturulmuş tütün asma çengeli. (Öveçler *Kırkağaç -Manisa) @@ Ağızlarda garga olarak geçer. ~ Az garga. -Tkm garga. -TatK karga. -Bşk karga. -Nog karga 'karga; kuzgun'. -Kklp garga 'karga; kuzgun'. -Kzk karga. -Krg karga. -Tel, Alt, Şor, Koy, Kaça, Küer karga. -Özb karga. -Tar karga. Tarançılar kāğa (kara kāğa) biçimini de kullanırlar. -Tuv kārgan. Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. Özünde 'karga' olarak geçer. Ancak gök karga ve kuzgun gibi kuşlara da karga adı verilir. Orta Türkçede de karga olarak geçer. Eski Kıpçakçada da karga biçimi kullanılır. Türkçe karga adının, karganın çıkardığı sesten geldiği açıktır (Bang: KOsm 2: 22; Brockelmann: UJb 8: 261). Garipov (Slovoobrazovanije 87) -ga ekiyle kurulduğunu bildirmekle yetinmiştir. Yabancı dillerde de kargaya buna benzer adlar verilir. Örn. Tibetçe kaka, kā-ka adı da karganın sesinden gelir (Uray: AOH 4: 209). bk. Clauson: TDAY 1966, 7. Bilimsel yayınlarda sık sık Moğolca keriye biçimiyle birleştirildiği göze çarpar (bk. Bazin-Hamilton: Uray Arm 17). Ancak Ramstedt (KWb 226b) Moğolca keriye'yi Türkçe karga biçimiyle birleştirmemiştir. Türkçeden komşu dillere de geçmiştir: Blg garga (BER 1: 231); Rus karga (Vasmer: REW 2: 196). Anadolu ağızlarında alacakarga, karakarga, küçük karga, çeltik kargası, kestane kargası gibi karga türleri geçer. )
( CROW | EAGLE | PLOVER | SNAKE~AQUILA, AQL (AQUILAE), EAGLE~PLOVER | GOLDEN PLOVER~SERPENS, SER (SERPENTIS), SERPENT )
( CORBEAU | AIGLE | PLUVIER | SERPENT~AIGLE~PLUVIER | GRAVELOT~SERPENT )
( CHARADRIUS FLUVIALIS~AQUILA~CHARADRIUS FLUVIALIS~SERPENS )
( RABE | ADLER | REGENVOGEL | SCHLANGE~AADLER~REGENVOGEL | GOLDREGENPFEIFER~SCHLANGE )
( CARGA~AQUILA~PIVIERE~SERPENTE )
( ΚΟΥΡΟΎΝΑ / κουρούνα~ΑΕΤΌΣ / αετός~ΒΡΟΧΟΠΟΎΛΙ / βροχοπούλι~ΦΊΔΙ / φίδι )
- KARGA-TULUMBA[değil!][İt. < CARGA LA TROMBA] değil YELKENLERİ TOPLA
- KARGA-TULUMBA (TAŞIMAK, GÖTÜRMEK)
- KARGA ile ALAKARGA/ALAKABAK/KESTANEKARGASI ile UZUN TEPELİ/DAĞ/ÇAM/STELLER ALAKARGA/SI ile KIZILCA KARGA
( ... İLE İri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir kuş türü. İLE ... İLE ... )
( )
( ALAKARGA[yerel]: Saksağan. )
( 
Uzun Tepeli/Dağ/Çam/Steller Alakargası,
Kuzey Amerika'ya özgü bir kuştur. )
( CORVUS cum GARRULUS GLANDARIUS cum PYRRHOCORAX PYRRHOCORAX cum CORVUS CORNIX )
( CROW vs. ... vs. EUROPEAN CROW vs. HOODED CROW )
- KARGA değil/yerine/>< BÜLBÜL
( Çöplüğe götürür. DEĞİL/YERİNE/>< Güle götürür. )
- KARGA ile BÜYÜK KARGA
( Tûle emeli simgeler. )
( Karga Mitleri'ni okumak için burayı tıklayınız... [İng.] )
( Bazı karga türleri:
Avustralya Kuzgunu [Corvus Coronoides]
Alacalı Karga [C. Albus]
Amerika Kargası [C. Brachyrhynchos]
Balık Kargası [C. Ossifragus]
Banggai Kargası [C. Unicolor]
Başlıklı Karga [C. Cornix]
Bayağı Karga [C. Monedula] [Türkiye'de]
Bayağı Kuzgun [C. Corax] [Türkiye'de]
Beyaz Boyunlu Karga [C. Leucognaphalus]
Beyaz Gagalı Karga [C. Woodfordi]
Beyaz Yakalı Kuzgun [C. Albicollis]
Boz Karga [C. Tristis]
Bugenvillea Kargası [C. Meeki]
Büyük Gagalı Karga [C. Macrorhynchos]
Chatham Adaları Kuzgunu [C. Moriorum]
Chihuahua Kuzgunu [C. Cryptoleucus]
Çöl Kuzgunu [C. Ruficollis] [Türkiye'de]
Dauria Kargası [Alaca Küçük Karga] [C. Dauuricus]
Ekin Kargası [C. Frugilegus] [Türkiye'de]
Ev Kargası [C. Splendens]
Flores Kargası [C. Florensis]
Hawai Kargası [C. Hawaiiensis]
İnce Gagalı Karga [C. Enca]
Jamaika Kargası [C. Jamaicensis]
Kahverengi Başlı Karga [C. Fuscicapillus]
Kalın Gagalı Kuzgun [C. Crassirostris]
Kap Kargası [C. Capensis]
Kuzeybatı Kargası [C. Caurinus]
Küba Kargası [C. Nasicus]
Küçük Karga [C. Bennetti]
Küçük Kuzgun [C. Mellori]
Leş Kargası [C. Corone] [Türkiye'de]
Mariana Adaları Kargası [C. Kubaryi]
Meksika Kargası [C. Sinaloae]
Orman Kuzgunu [C. Tasmanicus]
Palmiye Kargası [C. Palmarum]
Somali Kargası [C. Edithae]
Şeritli Karga [C. Typicus]
Tamaulipas Kargası [C. Imparatus]
Torres Kargası [C. Orru]
Uzun Gagalı Karga [C. Validus]
Yakalı Karga [C. Torquatus]
Yelpaze Kuyruklu Kuzgun [C. Rhipidurus]
Yeni Kaledonya Kargası [C. Moneduloides]
Yeni Zelanda Kuzgunu [C. Antipodum] )
( ZÂG-BEÇE[Fars.]: Karga yavrusu. )
( NEÂB[Ar.]: Karga yavrusu. )
( GURÂB[çoğ. GARÂBÎN, AGRİBE, GIRBÂN] ile ... )
( ZÂG[çoğ. ZAGAN(ga uzun okunur)] ile ... )
( CROW vs. RAVEN )
( CORVUS MONEDULA cum/et ... )
- KARGA ile EKİNKARGASI
( ... İLE Tüyleri parlak, kara ve erguvani parıltılı bir tür karga. )
( ... cum CORVUS FRUGILEUGUS )
- KARGA ile HİNT KARGASI
- KARGA ile KARGA
( Kargagillerden, kanatları geniş, tüyleri kara renkte, tarla ve bahçelere çok zarar veren kuş. İLE Bir şeyin asıl durumunu yitirerek baş aşağı olması. | Yelkenleri toplama. )
- KARGA ile/||/<> KARGA
( Bir takımyıldızın adı astronomi )
( CORVUS,'CRV (CORVI), CROW )
( CORBEAU )
( ROBE )
( CORVUS )
- KARGA ile KARGA BURUN ile KARGA DÜLEĞİ ile KARGA TULUMBA ile KARGA YÜRÜYÜŞÜ
- KARGA ile/||/<> KARGA[İt. < CARGA]
( Dünyanın yaratılışını ve insanların oluşumunu konu edinen ilkel efsanelerde önemli rol oynadığına inanılan masallarda halk inanmalarında gelecekten haber verici olarak nitelenen ötüşünden uçuşundan bir yere konuşundan kötülük ya da iyilik getireceği çıkarılan kuş Tavana tutturulmuş tütün asma çengeli Öveçler Kırkağaç Manisa Ağızlarda garga olarak geçer Az garga garga karga karga karga karga kuzgun garga karga kuzgun karga karga Tel Alt Koy Kaça Küer karga karga Tar karga Tarançılar kāğa kara kāğa biçimini de kullanırlar kārgan Eski Türkçeden başlayarak kullanılır Özünde karga olarak geçer Ancak gök karga ve kuzgun gibi kuşlara da karga adı verilir Orta Türkçede de karga olarak geçer Eski Kıpçakçada da karga biçimi kullanılır Türkçe karga adının karganın çıkardığı sesten geldiği açıktır Bang KOsm 2 22 Brockelmann UJb 8 261 Garipov Slovoobrazovanije 87 ga ekiyle kurulduğunu bildirmekle yetinmiştir Yabancı dillerde de kargaya buna benzer adlar verilir Örn Tibetçe kaka kāka adı da karganın sesinden gelir Uray AOH 4 209 Clauson TDAY 1966 7 Bilimsel yayınlarda sık sık Moğolca keriye biçimiyle birleştirildiği göze çarpar BazinHamilton Uray Arm 17 Ancak Ramstedt KWb 226b Moğolca keriyeyi Türkçe karga biçimiyle birleştirmemiştir Türkçeden komşu dillere de geçmiştir garga BER 1 231 karga Vasmer REW 2 196 Anadolu ağızlarında alacakarga karakarga küçük karga çeltik kargası kestane kargası gibi karga türleri geçer )
( CROW | EAGLE | PLOVER | SNAKE )
( CORBEAU | AIGLE | PLUVIER | SERPENT )
( RABE | ADLER | REGENVOGEL | SCHLANGE )
( CHARADRIUS FLUVIALIS )
( CARGA )
( ΚΟΥΡΟΎΝΑ / κουρούνα )
- KARGA ile/ve/değil/yerine/||/<> KARTAL
(
)
( Bir kartalı gagalamaya cüret eden tek kuş, kargadır.
Kartalın üstüne çıkar ve boynunu gagalar. Ancak kartal, yanıt vermez, karga ile savaşmaz. Zaman ya da enerji tüketmez. Sadece kanatlarını açar ve yükselmeye başlar.
Uçuş, ne kadar yüksekse, karganın soluk alması o kadar zorlaşır ve karga, oksijen eksikliğinden düşer.
Yaşamımızdaki böylesi "durum" ve "kargalarla" zaman kaybetmemeyi yeğleyelim.
Biz de onları sadece felsefe, bilim, sanat, tüze(hukuk), matematik, spor gibi alanlara;
anlayış, şefkat, merhamet, zarâfet, hizmet, koşulsuz saygı ve koşulsuz sevgi gibi yükseklikler(imiz)e çıkarıp yolumuza devam edelim... )
- KARGA ile KAZ AYAĞI
( CROW vs. CROWFOOT )
( بانگ خروس ile غراب ile زرقوري ile رجا الغراب )
( BANG KHROS ile GHARAB ile زرقوري ile رجا الغراب )
- KARGA ile KIRMIZI GAGALI, DAĞ KARGASI
( ... İLE İskoçya'da yaşarlar. )
- KARGA ile KÜÇÜK KARGA
- KARGA ile/||/<> KUZGUN/KARAKARGA
( ... İLE Kargadan daha iri, büyük gagalı bir kuş. )
( ... İLE 690 gr. ile iki kilo arasındadır.[Daha büyük gagalara ve kendilerine özel kuyruk biçimine sahiptir.] )
( [kuyrukları ...] Yelpaze biçimindedir. İLE Kama biçimindedir.
[Uçarken bu fark daha belirgindir.) )
( [boğaz tüyleri ...] Daha kısa ve yumuşaktır. İLE Daha uzun ve serttir. Özel bir boyun tüyü türüne sahiptir. )
( Kasaba ve kentlerde yaygındır. İLE Kentsel bir ortamda görmek çok daha nadirdir.
[Kuzey Amerika'da, karga ve kuzgun dağılımı bazı örtüşen yaşam alanlarına sahiptir.] )
( Keskin ve gaklama sesine sahiptir. İLE Derinden gelen ve guruldama gibi sesi vardır. )
( Genellikle daha büyük öbekler olarak görülür ve uçar. İLE Çiftler olarak uçar. )
( [vahşi doğada][ortalama] Yaklaşık yedi - sekiz yıl yaşar. İLE On - onbeş yıl arasında yaşayabilir. )
( Kuzgundan çok daha küçük ve güvercinden biraz büyüktür. İLE Kırmızı kuyruklu bir şahine daha yakındır. )
( Corvidae ailesinde, kargalar ve kuzgunlarla birlikte sadece Corvus cinsini değil aynı zamanda saksağanlar ve alakargaları da içeren yaklaşık 120 tür vardır. )
( [gagaları] Daha küçük ve incedir. İLE Daha büyük ve kalındır. )
( [ortalama uzunluğu yaklaşık ...] 43 cm.’dir. İLE 69 cm.'dir. )
( CROW vs./||/<> RAVEN )
( CORVUS MONEDULA cum/et CORVUS CORAX )
- KARGA ile LEŞKARGASI
( ... İLE Kargagillerden, Avrupa ve Asya'da, orman, çayır ve bahçelerde yaşayan, başı kara, gövdesi külrengi bir kuş. )
( ... cum CORVUS CORNIS )
- KARGA ile SİBİRYA ALA KARGASI
- KARGA ile SOYGA
( ... İLE Tüyleri alacalı, küçük bir karga türü. )
- KARGACIK BURGACIK = ÇARPIK, DÜZENSİZ
- KARGANIN SESİ ile MARTININ SESİ
- KARGAŞA ile KAYNAMA, COŞMA/COŞKU / GALEYÂN[Ar.]["GALYAN" değil!]
- KARGAŞA ile/ve TELÂŞ
( TUMULT/ANARCHY vs./and HURRY )
- KARGILIK ile KARGILIK
( Fişeklik. İLE Kamış yetişen yer. )
- KARGIMA ile KARGIŞ[>< ALKIŞ]
( Birine, Tanrı'nın, insanın sevgi ve ilgisinden yoksun kalıp nefretine uğraması dileğinde bulunmak, ilenmek, kargışlamak, lanet etmek, lanetlemek. İLE Kargıma ya da bu amaçla söylenilen sözler, lanet, telin, beddua, ilenç. )
- KARGIŞ ile/||/<> BEDDUA, İLENME, İLENÇ
( beddua ilenme ilenç Az garğış gargış kargış kargış kargış Alt Tel Kaça kargış kargış Koy kargıs Orta Türkçede kargış lanet beddua ilenme biçimi kullanılır kargı karga ş eki Orta Türkçede karga lanet etmek beddua etmek olarak geçer Çağdaş diyalektlerde de karga yaygın olarak kullanılır Türkçede kargı biçiminin geçtiğini de biliyoruz Yerel ağızlarda da karga yanında kargı biçimi kullanılır )
( GARĞIŞ[Az.]~GARGIŞ[Tkm.]~KARGIŞ[Tatk.]~KARGIŞ[Krg.]~KARGIŞ[Kzk.]~KARGIŞ[Şor.] )
- KARGO ile KARGOCU/LUK
- KARGO[Fr./İng. < CARGO] değil/yerine/= YÜK
- KARGODA:
HASARLI MAL ile EKSİK MAL
- KAR-I NÂYÂB ile/||/<> ABYSSE[Fr.] ile/||/<> ABİS[Fr. < ABYSSE]
( coğrafya )
( ABYSSE )
- KÂRİB[< KURB (çoğ. AKRİBÂ)] -ile
( YAKIN OLAN )
- KARİDES ile KÜÇÜK KARİDES
( SHRIMP vs. PRAWN )
( CRAGO VULGARIS cum PALAEMON SERRATUS )
- KARIK ile/||/<> ...
( bağ ve bahçe sulamak için açılmış su yolu ark bu arklar arasında kalan ve tohum ekmek için kullanılan yer evlek sabanla tarlada açılan çizi Ağızlarda garık biçimi de yaygın olarak kullanılır Blk kırık oluk karık sabanla açılan çizi Ağızlarda kullanılan kar arkın suyu çoğalmak taşmak kökünden geldiği anlaşılıyor kar ı k eki Ağızlarda su yolu olarak kullanılan harık hark biçimiyle birleştirilemez Bu biçim su yoluna verilen arık ark adının bir yan biçimidir Eriyen karların oluşturduğu akarsu olarak kullanılan kargın da kar kökünün bir türevidir Bu türev karla karışık yağan yağmur anlamını da almıştır Bulgar ağızlarında da yaygın olarak kullanılır BER 2 258 3 226 )
- KARIK ile KARIK
( Kar yağmış bir alana bakma sonucu ortaya çıkan göz kamaşması. | Karlı bir alana bakma sonucu kamaşmış (göz). İLE Ark. | Arklar arasında kalan toprak parçası. | Sabanla açılan çizi. )
- KARİKATÜR ile KARİKATÜRİZE ETMEK
( CARICATURE vs. CARICATURIZE )
( کاريکاتور ساختن ile مضحک قلمي ile کاريکاتور ile هجو کردن )
( KARYKATOR SAKHTAN ile MOZHAK GHALAMY ile KARYKATOR ile TEOJJOO KARDAN )
- KARİKATÜRİST ile/ve/değil/yerine ÇİZER
- KARIKMAK ile KARIKLAMAK ile KARIK
- KARILMA ile KARILMA
( Karma işlemi yapılması, karışma. İLE Hayvan çiftleşmesi. )
- KARIMA ile KARIM KÖYLÜ
- KARIN[İng. ABDOMEN] ile/||/<> AKUT PANKREATİT[İng. ACUTE PANCREATITIS] ile/||/<> ATRİYOVENTRİKÜLER DÜĞÜM[İng. ATRIOVENTRICULAR NODE] ile/||/<> ATRİYUM[İng. ATRIUM] ile/||/<> DERİN BEYİN STİMÜLASYONU[İng. DEEP BRAIN STIMULATION]
( Bir canlının uzunlamasına yere paralel durduğunda, yere yakın olan tarafına verilen isim. @@ Sırta ve sol skapular bölgeye yayılan epigastrik ağrı, ateş, bulantı ve kusma semptomları ile kendini gösteren "akut karın" tablosudur. Etyolojisinde en sık alkol kullanımı ve safra taşlarına bağlı pankreas gözelerinin hasar görmesi yer almaktadır. @@ Kalp hızı ve ritmini kontrol eden sisteminin en önemli bölümlerinden biridir. AV düğüm olarak da anılır. Elektrik uyarıları üretir ve onları kalp boyunca iletir ve kalbi kalp uyarımını ve pompalanmasını uyarır. Elektriksel uyarılar, sinoatriyal düğümden başlar ve kalbin sağ üst odasının altında bulunan bir göze kümesi olan AV düğümüne ulaşana kadar aşağı doğru hareket eder. Elektrik sinyalinin ventirküllere girmesini yavaşlatan sistemdir. Bu gecikme kulakçıklara karıncıklardan önce kasılabilmesi için zaman kazandırır. @@ 1. Kalbin üst kısmında bulunan, toplardamarlardan gelen kanı ventriküllere (karıncıklara) aktaran odacıklar. @@ Kafatasına 14 milimetre çapında bir delik açılarak beynin içine elektrot yerleştirilmesi yoluyla yapılan cerrahi tedavi yöntemi. Beyne yerleştirilen elektrot, köprücük kemiği ya da karın bölgesinde bulunan bir nörostimülatöre bağlanır. Elektrot; talamus, subtalamus ve globus pallidus olmak üzere beynin üç farklı bölgesine yerleştirilebilir. Bağlanan nörostimülatör beyne elektrik akımları gönderir. Derin beyin stimülasyonu, geri alınabilen bir tedavi yöntemidir. Genellikle parkinson hastalarında kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KARIN (")AĞRISI(") ile/değil/yerine KAYGI
- KARIN | BATIN[Ar. < BAṬN] ile/||/<> ...
- KARIN KASLARIMIZI, YERÇEKİMİNE:
DİKEY değil YATAY
( Karın kasları, ayakta durduğumuz sürece, çeşitli mide/bağırsak "şişirme/şişkinliğinden" ve yerçekimine karşı koyamadığından dolayı, zamanla aşağı/yere doğru sarkma durumuna geçmektedir. Bu duruma, en etkili çare/çözüm/destek ise karnınızı, yere paralel olacak biçimde havada/boşlukta bırakmaktır. Karın duvarı/kasları, kendini çok hızlı toparlayacak ve sıkılaştıracaktır. [Her gün birkaç dakikalık mekik çekmeden ya da fazla zorlanmadan karın kaslarınızı sıkılaştırabilirsiniz.][Ellerinizin/dirseklerinizin üzerinde ya da bir koltuğun karşısına, karnınız havada/boşlukta kalacak biçimde, bir sandalye/koltuk/puf vs. üzerine yüzükoyun uzanarak da bunu sağlayabilirsiniz. Bu çok fazla zorlanmayacağınız uygulamayı her gün 2-3 dk. bile yapsanız etkisi/artısı büyük olacaktır. Tabii zamanla olabildiği kadar dayanmanızı ve süreyi artırmanızda yarar vardır. Belki daha sonra mekik çekmeye başlamak için güç ve güdülenme de sağlayacaktır.] )
- KARIN KAZINMASI ile ACIKMA
- KARIN ZARI YANGISI | PERİTONİT ile/||/<> PERİTONİT[Fr. < PÉRITONITE]
( Periton iltihabı )
( PÉRITONITE )
( PERITONITIS )
- KARIN ZARI(PERİTON) ile KALP DIŞ ZARI
( Karın boşluğunun içini, bu boşluğun içinde bulunan bağırsakları, öbür örgenleri kaplayan ve tutan zar. İLE ... )
( GIŞÂ-İ MÜSTEBTIN-ÜL-BATN ile ... )
( PERITONEUM vs. PERICARDIUM )
( MASARİKA ile ... )
- KARIN ile GÖBEK
( BECRÂ'[Ar.]: Göbeği çıkık [kadın]. | Yüksek [yer, tepe]. )
( ... ile SÜRRE, SÜRR[: Yeni doğmuş bebeğin kesilmiş göbeği.], CE'BE[: Göbek bölgesi.] )
( ... ile NÂH, NÂF )
( ABDOMEN/PAUNCH vs. NAVEL )
- KARIN ile GÖBEK ÇUKURU
( BELLY vs. BELLY BUTTON )
( بطن ile شکم ile ناف )
( BETAN ile SHKAM ile NAF )
- KARIN ile İĞRENÇ
( ABDOMINAL vs. ABDOMINOUS )
( وريدهي شکمي ile بطني ile ماهيان بطني ile شکمي ile شکم گنده )
( VARYDAHY SHKAMY ile BETANY ile MAHYAN BETANY ile SHKAMY ile SHKAM GANDEH )
- KARÎN ile/||/<> MABEYİNCİ
( 1 İçsaray ağalarından mabeyin dairesinde görev yapanların sanı Silâhtarağa çuhadarağa rikâptarağa tülbent ve peşkir gulâmı başmüezzin sırkâtibi başçuhadar sarıkçı başı kahvecibaşı tüfekçibaşı 2 Sonradan padişahların dışarı ile ilişki ve bağlantılarını sağlayan görevli )
- KARIN/BATIN[Ar.]/QARIN[Azr.]/SHEKAM[Fars.]/İŞ[Kazak.]/ABDOMEN[İng.] ile/||/<> MİDE[Ar.]["MİĞDE" değil!]/MƏDƏ[Azr.]/MEDE[Fars.]/ASQAZAN[Kazak.]/STOMACH[İng.]
( ... ile KURSAK[Halk dilinde] )
( KURSAK: Kuşların yemek borusu üzerinde bulunan, yiyeceklerin toplandığı torba biçiminde şişkin örgen. | Böceklerin ve solucanların sindirim kanallarında bulunan, kuşların kursağına benzeyen yapı. )
( İnsan ve hayvanlarda, gövdenin, kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. | Dölyatağı. | Bazı şeylerde, şiş ve iç bölüm. | Mide. | [mecaz] İç, gönül, akıl, kafa. | Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda, en büyük genlikle titreşen noktalar. İLE Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında, besinlerin, sindirime hazır duruma getirildiği, omurgasız hayvanlarda, sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan bölgesi. | [mecaz] Karın, karın bölgesi. | [mecaz] Yemek yeme isteği. )
( ... ile RÂC )
( ABDOMEN vs. STOMACH )
( BUK ile MAGE )
- KARINCA HÂMIZI | FORMİK ASİT ile/||/<> FORMİK ASİT ile/||/<> KARINCA ASİDİ
( karınca asidi Karıncalarda ve bazı bitkilerde bulunan organik bir asit Karınca asidi Karıncalarda ve bazı bitkilerde bulunan organik bir asit karınca asidi formik asit Formik asit )
( FORMIC ACID )
( ACIDE FORMIQUE )
( FORMISCHSÄURE )
- KARINCA ile/ve AKKARINCA/DİVİK/TERMİT ile/ve ÖTEKİ KÜÇÜK CANLILAR
( Karıncaların bilinen 8000 türü vardır. 130 milyon yıldır yaşıyorlar. İLE 2600 termit türü vardır. )
( Dünyadaki toplam böceklerin %1'ini karıncalar oluşturur. [1 kentilyon olarak hesaplanmıştır.] )
( Günde ancak birkaç dakika uyurlar. )
( Sualtında 19 gün yaşayabilirler. )
( Ağaç karıncası kafası kopuk olarak 24 saat yaşayabilir fakat kolonisi dışında tek başına yaşayamaz. )
( Toplam kütleleri, insanın toplam kütlesinden daha fazladır. )
( Karınca, açgözlülüğü simgeler. )
( KARINCA[< KARNI İNCE]'den geldiği söylenir. )
( KÖRE: Karınca yuvası. )
( NEMLİYYE[Ar.]/FORMICIDÉES[Fr.]: Karıncalar. )
( ŞÜTÜR-MUR[Fars.]: Mitolojik, büyük bir karınca. )
( - Yaklaşık 20 katrilyon karınca yaşıyor.[araştırmalara ve tahminlere göre]
- Karınca türü: 15.700[bilinen]
- Toplam ağırlığı: Yaklaşık 12 milyon ton. )
( NEML[çoğ. NİMÂL] ile ... ve ... )
( MÛR[çoğ. MÛRÂN] ile ... ve ...
MÛR[Fars.]: Karınca. | Yoksulluk simgesi. | Pas hastalığı.
MÛRÇE[Fars.]: Küçük karınca. | Metal, maden pası. | Alçak, rezil, değersiz kişi. )
( ANT vs. TERMITE and all other bugs )
( FORMICA cum ... cum ... )
( LA HORMIGA con ... con ... )
- KARINCA ile YÜRÜYEN ÇUBUK
- KARINCAYİYEN/KİRPİ/ORNİTORENG ile EKİDNE
( ... İLE Kuşlar gibi gagası, kirpiler gibi dikenleri, kertenkele gibi yumurtaları, keseli hayvanlarınki gibi torbası bulunan ve dört başlı bir penise sahip bir hayvandır. )
( ... İLE Avustralya ve çevresindeki adalarda yaşarlar. )
( ... İLE Dikenlerinden başka bir yanları görünmeyecek biçimde toprağı kazarak gizlenebilirler ya da top gibi bir görüntüye bürünerek kapanabilirler. )
( ... İLE Dişil ekidnenin meme başı olmadığından dolayı yavru, annesinin meme bezlerinden sızan sütü yalayarak beslenir. )
( ... İLE Boşaltım ve üremeleri aynı tek delikten(kloak) gerçekleşir. [MONOTREM: Tek delikli] )
( Karıncayiyenlerde olduğu gibi ekidnelerde de uzun yapışkan bir dil ve güçlü ön bacaklar bulunur. )
( Ornitorenglerle birlikte dört ekidne türünün 180 milyon yıl önce süperkıta Pangae'nin parçalanıp kuzeydeki muadillerinden ayrılan güney memelilerinden geriye kalan tek torunları olduğu düşünülmektedir. [Yaşayan en eski, memeli grubudur.] )
(
ile
|
)
( Ornitorengler, su altında, 10 dk. kadar havasız kalabilirler. )
( ... vs. ECHIDNA/E )
( ... cum TACHYGLOSSUS )
- KARINCAYİYEN ile DİKENLİ KARINCAYİYEN
( ... İLE Burunları, 8 cm.'dir. )
( ... İLE Dilleri, gövdeleri kadar uzundur. )
( ... İLE Dişleri yoktur. Termitleri/avlarını, damaklarında ezerek yerler. )
( ... İLE En düşük, gövde ısısına sahip hayvandır.[8 dereceye kadar düşebilir.] )
- KARINCAYİYEN ile İPEKSİ KARINCAYİYEN
- KARINCAYİYEN ile/<> KARINCA ASLANI
- KARINCAYİYEN ve KARINCAYİYEN SIRTLAN
- KARINCAYİYEN/KARINCAKUŞU ile KESELİ KARINCAYİYEN
( Bir günde, 30.000 karınca yerler.[Her gece, 10.000 akkarınca yemek zorundalardır.] İLE ... )
( ... ile NUMBAT )
( ÂKİL-ÜN-NEMEL ile ... )
( ANT EATER vs. ... )
( ECHIDNA ACULEATA cum ... )
- KARINCAYİYEN ile TAMANDUA
( ... İLE Ağaçta yaşayan, karınca ve termitleri avlarlar. )
- KARINCIK ile KARINCIK
( Gövdenin çeşitli örgenleri içinde bulunan boşluk. İLE Kalbin alt bölümünde bulunan ve biri sağdaki akciğere kan pompalayan, öbürü soldaki akciğerden gövdeye pompalanacak kanı alıp gövdeye göndermeye yarayan iki boşluk. )
- KARINDAN BACAKLILAR = KARINDAN AYAKLILAR
( Yumuşakçalardan, karınlarındaki etli, yassı pul biçimindeki uzantıları bacak gibi kullanarak ve sürünerek yürüyen salyangoz, sümüklü böcek vb.ni içine alan kabuklu hayvanlar sınıfı. )
- KARÎNE ile DELİL
- KÂRİNE-İ MANİA('DA)
- KARINMAK ile KARINLAMAK ile KARINCALANMAK ile KARIN ile KARINCA ile KARINLI ile KARINCALI ile KARIN ZARI ile KARINCALAR ile KARINCASIZ ile KARIN AĞRISI ile KARIN BOŞLUĞU ile KARINCA ASİDİ ile KARINCA BELLİ ile KARINCA DUASI ile KARINCA SABRI ile KARINCA YUVASI ile KARIN TOKLUĞUNA ile KARINCA KADERİNCE ile KARINCA KARARINCA ile KARIN ZARI YANGISI ile KARIN ZARI İLTİHABI
- KARIŞ KARIŞ (GEZMEK, ARAMAK/BAKMAK)
- KARIŞ ile/ve KULAÇ
( Parmaklar birbirinden uzak ve açık duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ve serçe parmağın ucları arasındaki açıklık/mesafe. İLE/VE Gerilerek açılmış iki kolun parmak ucları arasındaki uzaklık/mesafe. )
( ... İLE/VE İki buçuk mimari arşın.[Hafriyatta, kuyu açanlar arasında ve suların derinliğini belirtmekte kullanılan bir ölçüdür] )
( [Yunan çağında, Anadolu'da] ... İLE/VE 6 ayak ya da 4 dirsek, 1,776 metre. )
( ŞİBR ile/ve BEV' )
( BİDİST, BEDEST ile/ve ... )
- KARIŞAN KALITIM[İng. BLENDING INHERITANCE] ile/||/<> KARIŞIK BANKA TEORİSİ[İng. MIXED BANK THEORY]
( Fenotipteki kalıtsal özelliklerin birbirine karışarak yavruya aktarıldığını ve bu yüzden yavruda, ebeveynlerinin özelliklerinin bir karışımı olduğunu ileri süren hipotezdir. Günümüzde geçerliliğini yitirmiştir. @@ Kırmızı Kraliçe teorisine alternatif bir teori. Teori seksin evrimsel süreçteki rolünü açıklamak için ileri sürülmüştür. Graham Bell tarafından 1982 yılında öne sürülen bu teoriye göre seksin evrimsel süreçteki işlevi yavru sayısını arttırmaktır. "Karışık Banka" kavramı Darwin'in "The origin" adlı kitabında geçen bir kavram.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MIXED CRYSTAL FORMATION[İng.] ile/değil/yerine/= KARIŞIK KRİSTAL OLUŞUMU
- BİLLUR-U SAKÎM[Osm.] / MIXED CRYSTAL[İng.] / CRISTAL MIXTE[Fr.] / MISCHKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞIK KRİSTAL
- KARIŞIK-KURUŞUK (İŞLER YAPMAK)
- MIXING RATIO[İng.] / MISCHUNGSVERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞMA ORANI
- KARIŞMAK" ile/||/<> "ARAYA GİRMEK" ile/||/<> "TARAF OLMAK"
- KARIŞMAK ile/ve İÇİNE GİRMEK
( TO MIX vs./and GET INSIDE )
- KARIŞMAK ile KARIŞLAMAK ile KARIŞILMAK ile KARIŞTIRMAK ile KARIŞABİLMEK ile KARIŞIVERMEK ile KARIŞTIRILMAK ile KARIŞ ile KARIŞ KARIŞ
- KARIŞMAK ile MÜDAHALE ETMEK
- MUHARRİK[Osm.] / AGITATOR, MIXER[İng.] / ABRASSER[Fr.] / AGITATOR, MISCHER, RÜHRER[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞTIRICI, BLENDER
- KARIŞTIRMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> ÇIRPMAK
- KARIŞTIRMAK ile/ve YERİNE KOYMAK
( TO CONFUSE vs./and TO REPLACE )
- Karınla/kocanla KONUŞ!!!
- Karıştırmadan KONUŞ!!!
- KARLI RESİM, KARLI GÖRÜNTÜ, KAR, KARLAMA ile/||/<> PICTURE NOISE, VIDEO NOISE, GRAIN, SNOW(-ING)[İng.] ile/||/<> BRUIT VIDÉO, NEIGE, "SNOWING"[Fr.] ile/||/<> BILDRAUSCHEN, SCHNEE, "SNOWING"[Alm.] ile/||/<> KARLANMA
( TV Bir televizyon resminde elektriksel düzensizlikten doğan resmin her yanında titreşen noktacıklar biçiminde kendini gösteren düzensizlik arttıkça resmin kar tipisini andırmasına yol açan aksaklık Karlanma genellikle ses aygıtlarında plakçalarlarda radyolardaki dip gürültüsünün resimdeki karşılığıdır )
( PICTURE NOISE, VIDEO NOISE, GRAIN, SNOW(-ING) )
( BRUIT VIDÉO, NEIGE, "SNOWING" )
( BILDRAUSCHEN, SCHNEE, "SNOWING" )
- KARLI ile/değil KÂRLI
- KÂRLI ile/ve/değil/yerine/||/<>/> VERİMLİ
- KARLI/LIK ile KARLIK ile KARLICA ile KARLI İŞ
- KARMA EKONOMİ ile/||/<> KARMA EKONOMİ
( Özel kesimin yanında kamu kesiminin de yer aldığı ekonomik düzen Piyasa başarısızlıklarının yaşandığı özel durumlarda hükümetin iktisadi etkinliklerin işleyişine müdahale ettiği piyasa ekonomisi türü güdümlü ekonomi piyasa ekonomisi serbest piyasa ekonomisi )
( MIXED ECONOMY )
( ÉCONOMIE MIXTE )
( MISCHWIRTSCHAFT )
- KARMA ile/ve/değil BİRLEŞİK
- KARMA ile/||/<> DHARMA
( Etkinlik. Eylem, özellikle sorumluluğu olan iyi ya da kötü eylem. Her hareketin bir öncekine bağlandığı nedensellik döngüsü. @@ Evrensel Kanun. Hakikat, öğreti, doğruluk, bir şeyin doğası. )
- KARMA[Sansk.] = KAMMA[Palice]
- KARMA ile KARMA
- KARMA ile/||/<> KARMAK
( Yağda kavrulmuş yoğurtlu ot Karacaviran Seydişehir Konya Özellikle mersin balıklarının denizlerden nehirlere üremek için geçişleri sırasında avlanmalarında kullanılan nehir ağızlarına kurulan çok iğneli bir olta takımı )
( STURGEON LINES | MIXED | MIXING )
- KARMA ile/ve KELEBEK ETKİSİ
- KARMAK ile KARMAŞMAK ile KARMAŞTIRMAK ile KARMAÇ ile KARMACA ile KARMALIK ile KARMA AŞI ile KARMA OKUL ile KARMA TREN ile KARMA SERGİ ile KARMA EĞİTİM ile KARMA EKONOMİ ile KARMA TAMLAMA ile KARMAN ÇORMAN/LIK
- KARMA[Sansk.](KAMMA[Palice]) ile KARMA/BLENDING
( Etkinlik. Eylem, özellikle sorumluluğu olan iyi ve kötü eylem. Her hareketin bir öncekine bağlandığı nedensellik döngüsü, uygun nedenlerden oluşan sonuçlar zinciri.
Karma, üç türlüdür:
Sanchita(geçmiş enkarnasyonlardan birikmiş olanlar),
Pararabdha(karma'nın şimdiki yaşamda çözümlenmesi gereken bölümü),
Agami(gelecekte meyvesini verecek olan karma) )
- KARMAN ÇURMAN/ÇORMAN (ETMEK)
( Karıştırmak. )
- KARMAŞA değil/yerine/>< SEVGİ
(
)
( Bazı noktaları birleştirirsek "karmaşa", görünmez ve (en başta sevgi gibi) bazı (değerli) şeyler görünür olur. )
- GAUSS(ÇAN) EĞRİSİ:
"KARMAŞIK" değil RASTGELE OLAN
- KARMAŞIK SÖZCÜK ile KARMAŞIK TÜMCE
( COMPLEX WORD vs. COMPLEX SENTENCE )
- KARMAŞIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YOĞUN
- KARMAŞIK/KOMPLEKS ile/ve/||/>< YALIN PROTEİN
( Birçok polipeptid zincirinden oluşan protein. İLE/VE/||/>< Tek bir polipeptid zincirinden oluşan protein. )
- KARMAŞIK/LIK ile/ve/değil/||/<>/< ÇOK İŞLEVLİ/LİK / ÇOK ROLLÜ/LÜK
- KARMAŞIK/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DERİN/LİK
- CARMINIC ACID[İng.] / ACIDE CARMINIQUE[Fr.] / KARMINSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARMİNİK ASİT
- KARNE[Fr. < CARNET] değil/yerine/= BELGE
( Öğrencilere dönem sonlarında okul yönetimleri tarafından verilen ve her dersin başarı durumu ile devam, sağlık, yetenek ve genel gidiş durumlarını gösteren belge. | Kişilerin bir haktan yararlanmaları için bir kuruluş tarafından verilen belge. )
- KARNI AÇ (OLAN) ile AÇGÖZLÜ
( Doyar. İLE Doymaz! )
- KARNI AÇ/LIK ile KARNI TOK/LUK ile KARNI KARA ile KARNI GENİŞ ile KARNI BURNUNDA
- KARNIBAHAR değil KARNABAHAR
- CARNOT CYCLE[İng.] / CYCLE DE CARNOT[Fr.] / CARNOTSCHER KREISPROZESS, CARNOT-ZYKLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= KARNOT/CARNOT ÇEVRİMİ
- CAROSCHE SAURE, PEROXYMONOSCHWEFELSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARO ASİDİ
- KAROT ile/||/<> HAVUÇ ile/||/<> HAVUÇ[Fars. < HEVİC]
( botanik tarım Maydanozgiller Umbelliferae familyasından taç yaprakları beyaz pembemsi ya da sarı renkli meyveleri kanatlı fındık şizokarp tipi olan bir ya da iki yıllık otsu bitkiler Maydonozgiller familyasından taç yaprakları beyaz pembemsi veya sarı renkli kök yemler arasında yer alan karotence zengin şekerin yanında nişasta da tek veya iki yıllık otsu bitki Ağızlarda yeregeçen pürçüklü olarak da adlandırılır Bundan başka ağızlarda keşir biçimi de havuç olarak geçer Bu biçimin de Farsçadan alındığı anlaşılıyor Farsça gazar havīc Anadolu ağızlarında teper otu teber otu tepel otu adı da kullanılır Orta Türkçede havuca kıçı adı verilir Balkarcada bıxı Nogaycada pıxı adları kullanılır )
( CORE | CARROT )
( CAROTTE )
( BOHRKERN | ECHTE MÖHRE, KARROTTEN )
( DAUCUS CAROTTA | DAUCUS CAROTA )
( HAVĪC )
- KARPAL TÜNEL BELİRGESİ/SENDROMU ile/||/<> DUPUYTREN KONTRAKTÜRÜ
( El bileğinde sinir sıkışması. İLE/||/<> Elin avuç içindeki dokunun kalınlaşması ve parmakların bükülmesi. )
- KARPAL TÜNEL BELİRGESİ/SENDROMU ile/||/<> TETİK PARMAK
( El bileğinde sinir sıkışması. İLE/||/<> Parmak tendonlarının yangılanması, bükülmesi sırasında takılma ya da parmağın kilitlenmesi. )
- CARBIDE LAMP[İng.] / LAMPE À CARBURE[Fr.] / KARBID LAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARPİT LAMBASI
- KARPUZ ile ÇAKAL KARPUZU
( ... İLE Bazı tarlalarda çakal karpuzu olur. Çakallar, karpuzu yer, sonra da etrafı pislerler. Pislikteki bütün(hazma uğrayıp erimemiş) çekirdekler, karpuz ekiminden önce, örneğin kışın toprağa düşmüş olurlar. Toprak, karpuz mevsimi gelinceye kadar, çekirdeğin yarı kuvvetini alır. Zamanı gelince, o zayıf çekirdekten ufak bir karpuz olur. Buna "çakal karpuzu" denir. )
- KARPUZ ile EBU CEHİL KARPUZU
( ... İLE Zehirlidir. )
- KARPUZ ile KARPUZCU/LUK ile KARPUZLU ile KARPUZ KOL ile KARPUZ FENER ile KARPUZ KOLLU
- KARPUZ[Fars. < HARBÛZ | Kavun.] ile ŞALAK
( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli parçalı sert yapraklı, sarı çiçekler açan bir bitki. | Bu bitkinin dışı yeşil kabuklu, içi kırmızı ve sulu, iri meyvesi. | Lamba karpuzu. | Kadın memesi. İLE Ham, büyümemiş karpuz. )
( BOSTAN: Sebze bahçesi. | Kavun, karpuz tarlası. | Kavun ve karpuza verilen ortak ad. )
( BATİH, BITTÎH ile ... )
( CITRULLUS VULGARIS cum ... )
- KARS MAHALLESİ PARKI :
( Maden Mahallesindedir. 255,00 m²'lik bir alanı kapsar, 75,00 m² yeşil alanı, bulunmaktadır. )
- KARŞI ÇIKMA ile/ve/||/<> BAŞKALDIRI
- KARŞI ÇIKMAK ile/değil/yerine ELEŞTİRMEK
- KARŞI ÇIKMAK ile "KAFA TUTMAK"
- KARŞI ÇIKMAK ile/ve YASAKLAMAK
- KARŞI CİNSEL | HETEROSEKSÜEL[Fr. < HÉTÉROSEXUEL] ile/||/<> ...
( HÉTÉROSEXUEL )
- KARŞI DÖLLEME[İng. OUTBREEDING] ile/||/<> KARŞI DÖLLEME KRİZİ[İng. OUTBREEDING DEPRESSION] ile/||/<> KARŞILAŞTIRMALI YÖNTEM[İng. COMPARITIVE METHOD] ile/||/<> KARŞILIKÇILIK[İng. RECIPROCITY]
( Aile bağları olmayan bireylerin üremesi. Soy içi üremenin karşıtı. @@ Biyolojide, genetik olarak uzak olan bireyler arasındaki çaprazlamalardan kaynaklanan nesillerin ebeveynlerinden ya da ebeveynlerinin kendi çevrelerindeki bireylerle olan döllerinden daha düşük seçilim değerlerine sahip olması durumu. @@ Tür gruplarının sahip oldukları özellikleri ve yaşadıkları çevreleri kıyaslayan bir araştırma yöntemidir. Amacı, adaptasyonla ilgili hipotezleri test etmek ve sonuçlarını görmektir. @@ Genellikle iki ayrı türden olan, iki ayrı bireyin, birbirleriyle olan etkileşimlerinden ikisinin de faydalanması durumudur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- COUNTER-ION LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= KARŞI İYON TABAKASI
- KARŞI KARŞIYA GELMEK" ile "AYNI DÜZLEMDE OLMAK"
( TO COME ACROSS vs. BEING ON THE SAME PLANE )
- KARŞI KARŞIYA ile/ve/değil/yerine/||/>< BAŞ BAŞA
- KARŞI KARŞIYA ile KAFA KAFAYA
- KARŞI KARŞIYAYIZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRLİKTEYİZ
( Gövdemizle. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Saygı ve sevgiyle, anlamla, değerle, sözle... )
- KARŞI KOYMAK ile/değil/yerine FARKINDALIK
- KARŞI OLMAK ile/değil/yerine AŞMAK/AŞMIŞ OLMAK
- KARŞI OLMAK ile GEÇİŞTİRMEK
- KARŞI" (OLMAK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TEMKİNLİ (OLMAK)
- KARŞI OLMAK ile/yerine UZAK OLMAK
- KARŞI ile KARŞILIK
( OPPOSITE vs. TO OPPOSE )
- KARŞI/T ile ÖTEKİ/ÖBÜR(DİĞER)
( OPPOSITE vs. OTHER )
- KARŞI ile/ve/değil/yerine/></< TAMAMLAYICI
- KARŞI ile TERS ile GERİ
- KARŞI ile/yerine YÖNELİK
( OPPOSITE vs. TO/DIRECTED )
- KARŞI ile YÖNELİK
( OPPOSITE vs. TO/DIRECTED )
- KARŞILAMASI ile/ve/||/<>/< YANIT VERMESİ
- KARŞILAŞTIRILABİLİR ile KARŞILAŞTIRMA ile KARŞILAŞTIRMALI ile NİSPETEN ile KARŞILAŞTIRICI ile KARŞILAŞTIRMAK ile KARŞILAŞTIRMAK ile KARŞILAŞTIRILDI ile NAZARAN ile KARŞILAŞTIRMA ile KARŞILAŞTIRMAK ile BÖLME ile BÖLMELİ
( COMPARABLE vs. COMPARAND vs. COMPARATIVE vs. COMPARATIVELY vs. COMPARATOR vs. COMPARE vs. COMPARE TO vs. COMPARED vs. COMPARED TO vs. COMPARISION vs. COMPARISON vs. COMPARTMENT vs. COMPARTMENTAL )
( قياس پذير ile قابل مقايسه ile قياس شونده ile مقايسه اي ile تطبيقي ile تفضيلي ile صفت تفضيلي ile درجه تفضيلي ile بالنسبه ile مقايسه کننده ile تشبيه کردن ile تطبيق کردن ile تطبيق نمودن ile برابر کردن ile مقابله کردن ile مقايسه کردن ile در مقابل ile در مقايسه با ile مشبه ile ممثل ile نسبت به ile مقابله ile سنجش ile مقايسه ile قياس ile تشبيه ile مطابقت ile تطبيق ile همسنجي ile کوپه ile کوپه دار )
( GHYAS PAZYR ile GHABEL MOGHAYSEH ile GHYAS SHVANDEH ile MOGHAYSEH AY ile TATABYGHY ile تفضيلي ile صفت تفضيلي ile درجه تفضيلي ile BALENSEBEH ile MOGHAYSEH KONANDEH ile TASHABYYEH KARDAN ile TATABYGH KARDAN ile TATABYGH NEMUDAN ile BARABAR KARDAN ile MOGHABLEH KARDAN ile MOGHAYSEH KARDAN ile DAR MOGHABEL ile DAR MOGHAYSEH BA ile MOSHABEH ile ممثل ile NASBAT BAH ile MOGHABLEH ile SANJESH ile MOGHAYSEH ile قياس ile TASHABYYEH ile MOTABAGHT ile تطبيق ile همسنجي ile KOPEH ile KOPEH DAR )
- COMPARISON TUBES[İng.] / TUBE DE COMPARAISON[Fr.] / VERGLEICH RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILAŞTIRMA TÜPLERİ
- KARŞILAŞTIRMA ve BÖLME ve BİRLEŞTİRME
( COMPARISON and TO DIVIDE/SEPARATE and TO UNITE/COMBINE/MERGE )
- KARŞILIK GELMEK ile YAZIŞMA ile YAZIŞMA OKULU ile MUHABİR ile KARŞILIK GELEN ile KARŞILIK GELEN
( CORRESPOND vs. CORRESPONDENCE vs. CORRESPONDENCE SCHOOL vs. CORRESPONDENT vs. CORRESPONDING vs. CORRESPONSIVE )
( مکاتبه کردن ile مکاتبه ile مکاتبات ile اشتراک وجه ile مراسله ile تناظر ile مراسلات ile نامه نگاري ile مدرسه مکاتبه اي ile کارگزار ile مکاتبه کننده ile مخبر ile طرف معامله ile خبرنگار ile کار گذار ile مقابل ile متبادل ile مطابق ile متنار ile مربوط بيکديگر ile مکاتبهاي )
( MAKATBEH KARDAN ile MAKATBEH ile MAKATABAT ile ESHTARAK VAJEH ile مراسله ile تناظر ile مراسلات ile NAMEH NEGARY ile MADRESEH MAKATBEH AY ile KARGOZAR ile MAKATBEH KONANDEH ile MOKHBAR ile TARF MOAMLEH ile KHBARNEGAR ile KAR GOZAR ile MOGHABEL ile متبادل ile مطابق ile MOTENAR ile MARBUT BEYKADYGAR ile MAKATBEHYAY )
- KARŞILIKLI EVRİM[İng. COEVOLUTION] ile/||/<> HOMEOPLAZİ[İng. HOMEOPLASY]
( Birbirleriyle yakından ilişkili olan türlerin, evrimsel süreçte birbirleriyle uyumlu adaptasyonlar geçirmesi durumu. Bitkiler ve tozlaşmalarını sağlayan hayvanlar arasında karşılıklı evrim görülmekte. @@ Karşılıklı evrim, paralellik ya da tersine dönme sonucunda, farklı türlerde bulunan karakterler arasındaki benzerliktir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)