ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 89.417 başlık/FaRk ile birlikte,
89.417 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(284/359)
- SEMEN ile/||/<> SEMEN[Ar. < SEMEN | AR. < S̱EMEN]
( Testisler ve yardımcı bezler tarafından salgılanan sıvı Sperma anat Sperma )
( SEMEN | SPERM )
( SEMENCE )
( SEMEN )
( SEMEN: TOHUM )
( SPERMA )
( ΣΠΈΡΜΑ / σπέρμα )
- SEMEN ile/<> SEMENT ile/<> SEMENT
(
SEMEN ile SEMENT arasındaki FaRkLaR
Temel Özellikler Karşılaştırması
| Özellik | SEMEN TIP | SEMENT YAPI/İNŞAAT | SEMENT DİRİMBİLİM/TIP |
|---|---|---|---|
| Türkçe Adı | Meni | Çimento | Diş Sementi / Kemik Sementi |
| İngilizce Adı | Semen | Cement | Cementum / Bone Cement |
| Tanım | Eril üreme düzeninden salgılanan dirimsel sıvı. | Su ile sertleşen yapı nesnesi. | Diş kökünü kaplayan doku ya da protez yapıştırıcısı. |
| Kullanım Alanı | Üroloji, Androloji, IVF | Yapı/İnşaat, Mimarlık, Mühendislik | Diş Hekimliği, Ortopedi |
| Köken | Latince (semen = tohum) | Latince (caementum) | Latince (cementum) |
| Nesne Türü | Dirimsel sıvı | Dirimsiz toz/katı[kuru durumda] |
• Diş: Dirimsel doku • Kemik: Sentetik polimer |
| Bileşim |
• Sperm gözeleri • Fruktoz • Proteinler • Enzimler |
• Kireçtaşı • Kil • Demir oksit • Silisyum oksit |
Diş: • Hidroksiapatit [%50] • Kolajen Kemik: • PMMA polimer |
| İşlev | Üreme, sperm taşıma | Yapı ögelerini bağlama |
• Diş: Kök koruma, bağlantı • Kemik: Protez sabitleme |
| Fiziksel Durum | Viskoz sıvı | Toz [kuru] / Hamur [ıslak] |
• Diş: Sert doku • Kemik: Hamur > Katı |
| pH Değeri | 7.2 - 8.0 [hafif bazik] | 12 - 13 [kuvvetli bazik] |
• Diş: ~7 [nötr] • Kemik: 7 - 8 |
| Renk | Beyazımsı-gri | Gri |
• Diş: Sarımsı • Kemik: Beyaz/Şeffaf |
Ayrıntılı Kullanım Alanları
| SEMEN (Meni) | SEMENT (Çimento) | SEMENT (Tıbbi) |
|---|---|---|
|
|
Diş Sementi:
|
İlişkiler ve Karşılaştırma
| SEMEN <> İnşaat SEMENTİ | SEMEN <> Tıbbi SEMENT | İnşaat SEMENTİ <> Tıbbi SEMENT |
|---|---|---|
|
Benzerlikler: • Ses benzerliği • Latince köken • Yabancı dilden geçme |
Benzerlikler: • İkisi dirimbilim terimi • Tıp alanında kullanım • Latince köken |
Benzerlikler: • "Sement" adını taşıma • Sertleşme özelliği • Bağlayıcı işlev |
|
FaRkLaR: • Dirimli >< Dirimsiz • Tıp >< İnşaat • Sıvı >< Katı |
FaRkLaR: • Üreme >< Yapısal • Sıvı >< Katı doku • Geçici >< Kalıcı • Gözesel >< Gözesiz |
FaRkLaR: • İnşaat >< Tıp • Yapı >< İnsan gövdesi • Büyük ölçek >< Mikro ölçek • Dış mekân >< Gövde içi |
Özet ve Önemli Noktalar
| Ölçüt | SEMEN | SEMENT [İnşaat] | SEMENT [Tıp] |
|---|---|---|---|
| Ana Alan | Sağlık - Üreme | Yapı/İnşaat | Sağlık - Diş/Ortopedi |
| Doğal/Yapay | Doğal | Yapay | Doğal (diş) / Yapay (kemik) |
| Dirimlilik İlişkisi | Dirimli ürünü | Dirimsiz nesne | Dirimli doku / Dirimsel uyumlu nesne |
| Yenilenme | Sürekli üretilir | Tek kullanımlık | Yenilenmez (diş) / Tek kullanım (kemik) |
| Sıcaklık Dayanımı | Gövde sıcaklığı [37°C] | Yüksek [>1000°C üretim] | Gövde sıcaklığı [37°C] |
| Araştırma Alanı | Androloji, Embriyoloji | Nesne Mühendisliği | Periodontoloji, Ortopedi |
- Günlük kullanımda: Genellikle inşaat malzemesi olan çimento
- Diş hekimliğinde: Diş kökünü kaplayan doğal doku
- Ortopedide: Protez sabitleme nesnesi
- SEMEN ise: Sadece üreme düzeni ile ilgili tıbbi terim
- SEMENDER ile AKSOLOT SEMENDERİ
(
)
- SEMENDER ile DEV ÇİN SEMENDERİ
( ... ile Boyları, 1.80 cm.[6 ft.]'e kadar ulaşır. )
( ... ile Çin'in, kayalık dağlarındaki akarsularında yaşarlar. )
( ... ile
)
( SALAMANDER vs. GIANT CHINESE SALAMANDER )
( SALAMANDRA MACULOSA cum ANDRIAS DAVIDIANUS )
- SEMENDER ile CÜCE/KÜÇÜK/PÜRÜZSÜZ SEMENDER
( ... cum LISSOTRITON SCHMIDTLERI )
- SEMENDER ile LEKELİ SEMENDER
( ... İLE Rengârenk ve çok zehirlidir. )
- SEMENDERGİLLER ile/||/<> SEMENDERGİLLER
( Salamandridae salamandra semender Omurgalı hayvanlardan amfibyumlar Amphibia sınıfının kuyruklular Urodela takımına giren bir familyası Kertenkeleye benzeyen fakat çıplak ve yumuşak derili olan larvaları suda erginleri karada yaşayan hayvanlardır Avrupa Asya ve Afrikada bulunurlar Alp semenderi Salamandra atra Kafkas semenderi S caucasica Luschan semenderi S luschani benekli semender S maculosa safran semenderi Triturus crocatus taraklı semender T cristatus mermer semender T marmorata Toros semenderi T vittatus bayağı semender T vulgaris türleri iyi bilinir vbk İki yaşamlılar Amphibia sınıfının kuyruklu iki yaşamlılar Urodela takımından kertenkeleye benzeyen fakat çıplak ve yumuşak derili olan larvaları suda erginleri karada yaşayan Avrupa Asya ve Afrikada bulunan Alp semenderi Salamandra atra Kafkas semenderi S caucasia safran semenderi Triturus crocatus türleri iyi bilinen bir familya )
( SALAMANDERS )
( SALAMANDRIDÉS )
( MOLCHE )
( SALAMANDRIDAE )
- SEMEN-İ HÂL ile/ve/||/<> SEMEN-İ MİSL ile/ve/||/<> SEMEN-İ MÜSEMMÂ ile/ve/||/<> SEMEN-İ RÂİYE
( Peşin olan değer. İLE/VE/||/<> Bilirkişi tarafından, gerçek değerini belirleme. İLE/VE/||/<> İki tarafın isteğiyle verilen değer. İLE/VE/||/<> Geçer değer, sürümü olan değer. )
- SEMENT ile/ve/||/<> PERIODENTAL LİGAMENT
(
SEMENT ile PERİODONTAL LİGAMENT arasındaki FaRkLaR
ALVEOL KEMİĞİ < [PERİODONTAL LİGAMENT] > [SEMENT] > DİŞ KÖKÜ
\___________________ SHARPEY LİFLERİ ___________________/
Periodontal ligament lifleri, sement içine gömülü olarak sonlanır
SEMENT
Sert Doku
Mineralize Yapı
Lif Tutunma Yüzeyi
PERİODONTAL LİGAMENT
Yumuşak Doku
Fibröz Yapı
Esnek Bağlantı
Temel Özellikler Karşılaştırması
| Özellik | SEMENT Sert Doku | PERİODONTAL LİGAMENT Yumuşak Doku |
|---|---|---|
| Tanım | Diş kökünü kaplayan kemik benzeri sert doku | Diş kökü ile alveol kemiği arasındaki fibröz bağ dokusu |
| Latince Adı | Cementum | Ligamentum periodontale |
| Doku Tipi | Sert, mineralize bağ dokusu | Yumuşak, fibröz bağ dokusu |
| Konsistans | Katı, kemikten daha yumuşak | Esnek, lifli, elastik |
| Yerelleştirme | Diş kökü yüzeyinde [dentin üzerinde] | Sement ile alveol kemiği arası boşluk [0.2 - 0.4 mm] |
| Kalınlık |
• Servikal: 50 - 60 μm • Apikal: 150 - 200 μm • Yaşla artar |
• Ortalama: 0.15 - 0.38 mm • En dar: Orta 1/3 • En geniş: Apikal ve servikal |
| Bileşim |
• %45 - 50 İnorganik [hidroksiapatit] • %50 - 55 Organik [tip I kolajen] • Su |
• %70 Su • Tip I ve III kolajen lifler • Elastin, oksitalan lifleri • Glikozaminoglikanlar |
| Ana Gözeler |
• Sementoblastlar [yüzeyde] • Sementositler [içeride] • Sementoklastlar [rezorpsiyon] |
• Fibroblastlar (en çok) • Osteoblastlar • Sementoblastlar • Makrofajlar • Epitelyal artıklar [Malassez] |
| Vaskülarizasyon |
Avasküler Kan damarı içermez |
Zengin vasküler Superior/inferior alveolar arterlerden beslenir |
| İnervasyon |
Sinir yok Ağrı duyumsamaz |
Zengin sinir ağı • Mekanoreseptörler • Proprioseptif lifler • Ağrı alıcıları |
| Yenilenme Hızı |
• Çok yavaş • Yaşam boyu yavaşça birikir |
• Çok hızlı • Turnover: ~21 gün |
| Rejenerasyon | Sınırlı rejenerasyon kapasitesi | Yüksek rejenerasyon kapasitesi |
İşlevsel Özellikler
| İşlev | SEMENT | PERİODONTAL LİGAMENT |
|---|---|---|
| Ana İşlev |
• Periodontal liflerin tutunma yüzeyi • Diş kökünü koruma • Dentin duyarlılığını önleme |
• Dişi alveol kemiğine bağlama • Çiğneme gücünü iletme ve dağıtma • Şok emilimi |
| Mekanik Rol |
• Edilgen destek • Sert tutunma yüzeyi sağlama |
• Etkin destek • Devingen asıltı düzeni |
| Çiğnemede |
• Sabit dayanak noktası • Güç aktarımında ara yüzey |
• Hidrolik damper görevi • Güç dağıtımı ve emilimi |
| Adaptasyon |
Yaşla kalınlaşma Aşınmaya karşı giderim |
• İşlevsel uyum • Güce göre yeniden düzenlenme |
| Beslenme | Periodontal ligamentten difüzyonla | Kendi damar ağından doğrudan |
Histolojik Özellikler
| Parametre | SEMENT | PERİODONTAL LİGAMENT |
|---|---|---|
| Tip |
• Aselüler [üst 2/3] • Selüler [apikal 1/3] • Karışık |
• Düzenli fibröz bağ dokusu • Yoğun kolajen lif demetleri |
| Lif Düzeni |
İçinde Sharpey lifleri gömülü (Ekstrensek lifler) |
5 ana lif öbeği: • Alveolar krest • Horizontal • Oblik (en çok) • Apikal • İnterradiküler |
| Matriks |
• Mineralize matriks • Kemik benzeri kompozisyon |
• Hidrate yumuşak matriks • Proteoglikan zengin |
İlişkiler ve Etkileşimler
| ANATOMİK VE İŞLEVSEL İLİŞKİLER | |
|---|---|
| Birlikte Çalışma: |
• İkisi birlikte "Periodonsiyum" düzeninin parçasıdır • Dişin çenede tutunmasını sağlar • Sharpey lifleri ile fiziksel bağlantı • Çiğneme gücünü birlikte karşılar |
| Bağlantı Biçimi: |
• PDL lifleri > Sement içine 5-10 μm gömülür • Bu lifler, "Sharpey lifleri" olarak mineralize olur • Sement yüzeyinde sementoblastlar PDL'den kaynaklıdır • PDL'nin vasküler ağı sementi besler |
| Karşılıklı Etki: |
• PDL hasarı > Sement rezorpsiyonu • Sement kaybı > PDL ataçmanı kaybı • PDL inflamasyonu > Sement hiperplazisi • Sement tamiri > PDL'den göze göçü |
Klinik Önem ve Uygulamalar
| Klinik Durum | SEMENT | PERİODONTAL LİGAMENT |
|---|---|---|
| Periodontitis |
• Yüzey kontaminasyonu • Endotoksin birikimi • Taş tutunması |
• İnflamasyon ve yıkım • Ataçman kaybı • Cep oluşumu |
| Ortodontik Tedavi |
• Genellikle dengeli • Nadiren rezorpsiyon riski • Yeni sement yapımı |
• Etkin yeniden biçimlenme • Basınç tarafı: Rezorpsiyon • Gerilim tarafı: Yapım • Diş hareketi sağlar |
| Travma |
• Çatlak/kırık olabilir • Yüzeysel hasar • Rezorpsiyon başlayabilir |
• Yırtılma(avulsiyon) • Ezilme(intrüzyon) • Gerilme(ekstrüzyon) • Mobilite artışı |
| Yenileyici Sağaltım |
• Yeni sement biçimlenmesi kolay değil • Büyüme etmenleri gerekli • Sementogenez indüksiyonu |
• İyi yenileyici gizil gücü • GTR ile yenilenebilir • Kök göze kaynağı |
| Yaşlanma |
• Kalınlaşma(hipersemantozis) • Aselüler sement artışı • Permeabilite azalması |
• İncelme • Göze sayısı azalması • Vaskülarite azalması • Elastisite kaybı |
Karşılaştırmalı Özet
| TEMEL FaRkLaR VE BENZERLİKLER | ||
|---|---|---|
| Benzerlikler |
• İkisi de periodonsiyumun parçası • İkisi de mezenkimal kökenli • İkisi de diş desteğinde kritik • İkisi de yaşam boyu etkin • İkisi de periodontal sayrılıktan etkilenir |
|
| Ana FaRkLaR |
SEMENT: ✓ Sert doku ✓ Avasküler ✓ Sinir yok ✓ Yavaş değişim ✓ Durağan destek |
PDL: ✓ Yumuşak doku ✓ Zengin damar ağı ✓ Sinir lifleri var ✓ Hızlı yenilenme ✓ Devingen destek |
| Metafor |
"Çapa Yeri" Geminin çapa attığı zemin gibi |
"Asma Köprü" Esnek ama güçlü bağlantı |
- Sement olmadan: Periodontal ligament lifleri tutunamaz
- PDL olmadan: Diş çene kemiğine bağlanamaz
- İkisi birlikte: Dişin hem sabit, hem de esnek tutunmasını sağlar
- CEMENTATION[İng.] / CÉMENTATION[Fr.] / ZEMENTATION, AUSFALLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SEMENTASYON
- SEMER[Ar.] ile SEMER[Ar. çoğ. ESMÂR, SİMÂR]
( Gece sohbeti/toplantısı. İLE Meyve. | Verim, mahsul. | Sonuç. )
- SEMERET-ÜL-LAH | MUZ ile/||/<> MUZ[Ar. < MŪZ]
( botanik Muzgiller Musaceae familyasından tropik ve subtropik bölgelerde doğal olarak yetişen tabanda dişi ortada er dişi ve uçta erkek çiçekleri bulunan bakka tipi meyveleri olan Alanya yöresinde M sapientum ve M paradisiaca türlerinin kültürü yapılan çok yıllık ağaç görünümündeki otsu bir bitki cinsi )
( BANANA )
( BANANE )
( BANANE )
( MUSA )
- SEMER-İ KÂZİB | YALANCI MEYVE ile/||/<> YALANCI MEYVE
( botanik pseudes yalancı Meyve oluşumuna karpellerin dışında meyve sapı reseptakulum çiçek tüpü gibi yapıların katılmasıyla meydana gelen meyveler Örnek Elma )
( FALSE FRUIT, PSEUDOCARP )
( FAUX-FRUIT | FRUIT FAUX )
( SCHEINFRUCHT )
- SEMERKAND ile/ve/||/<>/> BUHARA
( İlim şehri. @@ İrfan şehri. )
- SEMERKANT ile/= MARAKANDA
( Semiz/bereketli anlamınadır. İLE/= Sogdiane devletinin başkenti olduğu, M.Ö. IV. yüzyıldaki adı. )
- SEMERLEMEK ile SEMERLENMEK ile SEMERLETMEK ile SEMER ile SEMERE ile SEMERCİ/LİK ile SEMERLİ ile SEMERELİ ile SEMERSİZ ile SEMERESİZ
- SEMÎ | İŞİTME ile/||/<> İŞİTME
( biyoloji siniri biyoloji zooloji )
( AUDITION | ACOUSTIQUE (NERF-) (AUDITIF) )
- SEMI -NOMAD[İng.] ile/||/<> SEMI-NOMADE[Fr.] ile/||/<> HALBNOMADE[Alm.] ile/||/<> YARI GÖÇEBE ile/||/<> TRANSHUMANCE[İng.] ile/||/<> TRANSHUMANCE[Fr.] ile/||/<> TRANSHUMANZ[Alm.] ile/||/<> YAYLACILIK
( yaylacılık Yaylacıların biri yüksek öteki alçak yerlerde kurulmuş iki yerleşim özeği arasında hayvanlarıyla birlikte çevrimsel yer değiştirmeğe dayalı yarı göçebelik niteliğindeki kırsal yaşam biçimi )
( SEMI -NOMAD )
( SEMI-NOMADE )
( HALBNOMADE )
- SEMİ, ORAL | İŞİTSEL ile/||/<> İŞİTSEL
( Sinema TV 1 İşitmeyle işitme duyusuyla ilgili 2 Genel olarak sesler ve kulakla algılanabilen her şeyin taşıdığı özellik Sinemayla televizyonda çoğunlukla görüntü öğelerine karşılık ses öğelerini ve bölümünü belirtmekte kullanılır İşitme duyusu işitme yetisiyle ilgili biyoloji ses )
( AURAL | AUDITORY, AUDITIVE )
( AUDITIF )
( AUDITIVE )
- SEMÎ'[< SEM] ile ...
( İŞİTEN, İŞİTME KUVVETİ OLAN | ALLAH'IN ADLARINDAN )
- SEMÎ'[Ar.] ile SEM'Î[Ar. < SEM] ile SEMÎH[Ar.]
( Duyan/işiten, duyma gücü olan | Allah'ın adlarından. İLE Duyma/işitme ile ilgili. İLE Eliaçık, cömert, semâhatli. )
- SEMICONDUCTOR[İng.] ile/||/<> YARI İLETKEN
( SEMICONDUCTOR )
- SEMIDINE REARRANGEMENT[İng.] ile/değil/yerine/= SEMİDİN ÇEVRİLMESİ
- SEMIDINES[İng.] ile/değil/yerine/= SEMİDİNLER
- SEMICARBAZIDE[İng.] / SEMICARBAZIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SEMİKARBAZİT
- SEMICARBAZONE[İng.] ile/değil/yerine/= SEMİKARBAZON
- SEMÎN[Ar. çoğ. SİMÂN] ile SEMÎN[Ar.]
( Semiz, şişman, besili, yağlı. İLE Değerli, pahalı. )
- SEMINAR[İng.] ile/||/<> SÉMINAIRE[Fr.] ile/||/<> SEMİNER[Fr. < SÉMINAIRE]
( 1 Bir konu üzerinde bilgi alışverişinde bulunmak ya da tartışma yapmak amacıyla düzenlenen toplantı 2 Üniversitelerde ve yüksek okullarda bir öğretim üyesinin yönetimi altında birtakım konu ve sorunlar üzerinde öğrencilerin yaptıkları incelemelerle ilgili olarak rapor hazırlama ve tartışma biçiminde yürütülen küme çalışması 3 Orta dereceli okullarda öğrencilerin öğretmenlerin gözetimi altında özgürce ve isterlerse bireysel olarak çalışmaları için ayrılan özel saatlere verilen ad )
( SEMINAR )
( SÉMINAIRE )
- SEMIOLOGY[İng.] ile/||/<> GÖSTERGE BİLİMİ
( Semiyoloji )
( SEMIOLOGY )
- SEMI-PEMRÉABLE[Fr.] ile/||/<> YARI GEÇİRGEN
( botanik )
( SEMI-PEMRÉABLE )
- SEMÎR[Ar.] ile SEMÎR[Ar.]
( Meyve veren, meyveli. İLE Arkadaş. [geceleyin birlikte sohbet eden] )
- SEMİRME ile/||/<> SEMİRTME
( Hayvanın beslenmesiyle kas ve yağ dokusunun artırılarak besili, semiz olması. )
( FATTENED | FATTEN~FATTEN )
( ENGRAISSEMENT~ENGRAISSEMENT )
( MÄSTUNG~MÄSTUNG )
( INGRASSO~INGRASSO )
( ΠΆΧΥΝΣΗ / πάχυνση~ΠΆΧΥΝΣΗ / πάχυνση )
- SEMİRMEK ile SEMİRTMEK
- SEMİRMEK ile/ve/<>/< SÖMÜRMEK
- SEMİZLEMEK ile SEMİZLENMEK ile SEMİZLETMEK ile SEMİZLEŞMEK ile SEMİZ/LİK ile SEMİZCE
- SEMİZOT ile SEMİZOTU
- SEMİZOTU ile/ve ISPANAK[Yun.]
( BAKLA-YI HAMKA/BEYYİNE ile/ve ... )
( BUHLE ile/ve ... )
( PURSLANE vs./and SPINACH )
( PORTULACA OLERACEA cum/et SPINACIA OLERACEA )
- ŞEMMALARDA:
BEYAZ ile/ve/> (ORTASI) RENKLİ
( Etiyopya'lıların büründükleri kumaşlar. İLE/VE/> İleri gelenlerin şemması, iki tarafı beyaz, ortası kırmızı olan üç ekten oluşmaktadır. )
- ŞEMME[Ar.] ile (ŞEMME-İ MUHAMMED) ile ...
( Bir kere koklama. | Pek az şey, zerre. @@ Koku. (HZ. MUHAMMED'İN KOKUSU) )
- ŞEMPANZE ile/ve/||/<> BONOBO
- ŞEMPANZE ile/||/<> ŞEMPANZE[Fr. < CHIMPANZÉ]
( Pan satyrus Maymunlar Primates takımının insansımaymungiller Pongoidae familyasından bir memeli türü Uzunluğu 140 cm Rengi karadır Başı yuvarlakça yüzü geniş burnu küçük kulakları büyük olur Dudaklarını öne doğru uzatır Seyrek olarak ayakta durur Dizleri üstüne oturur Yürürken ellerini de kullanır Anlak bakımından insanlara en yakın olan maymundur İnsanları taklit eder İyi eğitim verilir İyi tırmanır Tropik Afrikada ağaçlarda eşi ya da ailesiyle birlikte yaşar Meyve yer zooloji Maymunlar Primates takımının insansı maymungiller Pongidae familyasından 140 cm kadar uzunlukta kara renkli başı yuvarlak yüzü geniş burnu küçük kulaktan büyük dudakları öne doğru uzun nadiren ayakta duran dizleri üstüne oturan yürürken ellerini de kullanan iyi tırmanan meyvelerle beslenen aile yaşantısı olan Afrikada ağaçlar üzerinde yaşayan bir tür )
( CHIMPANZEE )
( CHIMPANZÉ )
( TSCHEGE )
( PAN SATYRUS )
- SEMPATİ[İng.] ile EMPATİ ile APATİ ile ANTİPATİ ile TELEPATİ
( Duygudaşlık, yakınlık, sıcakkanlılık. İLE Duyumsama, kendini ötekinin yerine koyma çabası. İLE [hiçbir şey] Duyumsamama, duyumsuzluk, kayıtsızlık. | Sürekli cansızlık, gevşeklik. İLE Karşıduyum, soğukluk. İLE Uzaduyum. | Zihinsel, uzaktan [işaretsiz, yazısız, sözsüz] iletişim kurma (becerisi). )
( PATHOS[Yun.]: Duyum/samak, his/setmek. )
( SYMPATHY vs. EMPATHY vs. APATHY vs. ANTIPATHY vs. TELEPATHY )
- SEMPATİ ile SEMPATİK/LİK ile SEMPATİK SİNİR SİSTEMİ
- SEMPATİK SİNİR ile/||/<> PARASEMPATİK SİNİR
( Sempatik savaş-kaç, parasempatik dinlen-sindir )
( Formül: Noradrenalin İLE Asetilkolin )
- SEMPATİK ile/||/<> PARASEMPATİK
( Sempatik hızlandırıcı İLE parasempatik yavaşlatıcı sinir sistemidir )
( Formül: Savaş-kaç İLE dinlen-sindir )
- SEMPATİK ile/değil/yerine/<> YAKIŞIKLI/GÜZEL
( LIKABLE vs./and/<> HANDSOME/BEAUTIFUL )
- SEMPATİKO ile/ve/||/<> SEMPATİ ile/ve/||/<> EMPATİ ile/ve/||/<> CONPATİ
- SEMPTOMATOLOJİ ile/ve/||/<> ETİYOLOJİ ile/ve/||/<> TERAPÖTİK
( Göstergelerin incelenmesi, belirtibilim. İLE/VE/||/<> İLE/VE/||/<> Nedenlerin araştırılması. İLE/VE/||/<> Tedavi/sağaltım yollarının araştırılması ve uygulanması. )
- ŞEMS CAMİSİ ile ŞEMSİ PAŞA CAMİSİ
( İkisi de aynı camidir. )
( Kubbe alemindeki güneş(şems) biçiminden dolayı Şems Camisi olarak da bilinir. )
( Boğaziçi'nden esen rüzgâr nedeniyle kuşların bu camiye konamamalarından dolayı Kuşkonmaz Camisi olarak da bilinir. )
( Üsküdar vapur iskelesi yakınında Beylerbeyi Ahmed Şemsi Paşa tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. [1580] [Tek kubbeli ve kare plânlıdır.] )
- ŞEMS | GÜNEŞ ile/||/<> GÜNEŞ
( Her gün doğup battığını gördüğümüz en parlak gökcismi Kızgın gaz yığınından oluşan ısı ve ışık saçan yeryuvarının da içinde bulunduğu dizgenin özeği olan gökcismi )
( SUN )
( SOLEIL )
( SONNE )
- ŞEMS ile/||/<> SOLEIL[Fr.] ile/||/<> GÜNEŞ
( astronomi Az günǝş güneş künös güneşe bakan yön güneş gören yer Tel küneş Bar küyöş xěvel Denyye göre Grammaire 555 güneş adı gün biçimine e ş ekinin getirilmesiyle türetilmiştir Denynin açıklamasına Németh de katılmıştır HMK 58 s 2 not Räsänen V 301b kuńaş kuńal biçiminden yola çıkmıştır Orta Türkçede kuyaş Güneş ısı biçiminin geçtiğini açıklamıştır Kıpçakçada da kuyaş biçiminin geçtiğini açıklayan Räsänen çağdaş diyalektlerde kuyaş güneş biçiminin yaygın olarak kullanıldığını belirtmiştir Tatarca koyaş yanında çağdaş diyalektlerde küyöş köyöş biçimleri de geçer Çuvaşça xǝvel güneş biçimi yanında Yakutça biçimler de saymıştır Son olarak Räsänen Finugor dillerine geçmiştir Macarca hajnal Fince kajo tagesanbruch gibi birtakım biçimler vermiştir Türkçe gün ve güneş biçimleri Clausonu da uğraştırmıştır ED 725 734 Clausona göre kün g aslen güneş ve anlam genişlemesi sonucunda da gün karşılığındadır Modern diyalektlerin çoğunda yalnız gün anlamında kullanılır Kuya ş küneş gibi başka biçimler güneş için kullanılır Kuzeybatıda Kumukçada güneybatıda Türkçe Osmanlıca Türkmencede gün biçimi geçer Doerfer III 1688 Eski Türkçede VIII yüzyıl kün doğal biçimde bir zaman ölçüsü olarak kullanılır Daha sonra Clauson bu veriyi Harezm Türkçesine ve Kıpçakçaya getirmiştir Osmanlı Türkçesinde gün yine doğal biçimde gün anlamında kullanılmışsa da XVI yüzyıla kadar güneş anlamına da gelmiştir Leksika 65 eski ve yeni diyalektlerde geçen kuyaş biçimiyle birleştirmiştir Eski Uygurcada ve Orta Türkçede kuyuş ısı sıcaklık güneş ısısı olarak kullanılır Güneybatı diyalektlerinde başta g ile geçer Türkçe Azeri güneş Türkmence güneş Türkmen ağızlarında kuyoş guyoş günäş koyaş koyaş kuyåş YUyg kuyaş Bu biçim küneş künäş kunaş kuyaş olarak geçmiştir Çağdaş Türk diyalektlerinin çoğunda güneş olarak geçer Leksikaya göre ilkel anlamı güneş ısısı güneş sıcaklığı olabilir Bu anlam sonradan güneş diye değerlendirilmiştir Kün biçiminden eş aş ekiyle oluşturulmuş olması olasıdır Başka biçimlerle analitik olarak birleştirildiği de düşünülebilir Az günǝş güneş künös güneşe bakan yön güneş gören yer Tel küneş Bar küyöş xěvel Denyye göre Grammaire 555 güneş adı gün biçimine e ş ekinin getirilmesiyle türetilmiştir Denynin açıklamasına Németh de katılmıştır HMK 58 s 2 not Räsänen V 301b kuńaş kuńal biçiminden yola çıkmıştır Orta Türkçede kuyaş Güneş ısı biçiminin geçtiğini açıklamıştır Kıpçakçada da kuyaş biçiminin geçtiğini açıklayan Räsänen çağdaş diyalektlerde kuyaş güneş biçiminin yaygın olarak kullanıldığını belirtmiştir Tatarca koyaş yanında çağdaş diyalektlerde küyöş köyöş biçimleri de geçer Çuvaşça xǝvel güneş biçimi yanında Yakutça biçimler de saymıştır Son olarak Räsänen Finugor dillerine geçmiştir Macarca hajnal Fince kajo tagesanbruch gibi birtakım biçimler vermiştir Türkçe gün ve güneş biçimleri Clausonu da uğraştırmıştır ED 725 734 Clausona göre kün g aslen güneş ve anlam genişlemesi sonucunda da gün karşılığındadır Modern diyalektlerin çoğunda yalnız gün anlamında kullanılır Kuya ş küneş gibi başka biçimler güneş için kullanılır Kuzeybatıda Kumukçada güneybatıda Türkçe Osmanlıca Türkmencede gün biçimi geçer Doerfer III 1688 Eski Türkçede VIII yüzyıl kün doğal biçimde bir zaman ölçüsü olarak kullanılır Daha sonra Clauson bu veriyi Harezm Türkçesine ve Kıpçakçaya getirmiştir Osmanlı Türkçesinde gün yine doğal biçimde gün anlamında kullanılmışsa da XVI yüzyıla kadar güneş anlamına da gelmiştir Leksika 65 eski ve yeni diyalektlerde geçen kuyaş biçimiyle birleştirmiştir Eski Uygurcada ve Orta Türkçede kuyuş ısı sıcaklık güneş ısısı olarak kullanılır Güneybatı diyalektlerinde başta g ile geçer Türkçe Azeri güneş Türkmence güneş Türkmen ağızlarında kuyoş guyoş günäş koyaş koyaş kuyåş YUyg kuyaş Bu biçim küneş künäş kunaş kuyaş olarak geçmiştir Çağdaş Türk diyalektlerinin çoğunda güneş olarak geçer Leksikaya göre ilkel anlamı güneş ısısı güneş sıcaklığı olabilir Bu anlam sonradan güneş diye değerlendirilmiştir Kün biçiminden eş aş ekiyle oluşturulmuş olması olasıdır Başka biçimlerle analitik olarak birleştirildiği de düşünülebilir )
( SOLEIL )
( GÜNƎŞ[Az.]~GÜNEŞ[Tkm.]~KÜNÖS[Krg.]~KÜNEŞ[Tel.]~XĚVEL[Çuv.]~KOYAŞ[Tatk.]~KOYAŞ[Bşk.]~KUYÅŞ[Özb.] )
- ŞEMSE[Ar. < ŞEMSE] ile/||/<> ...
( Eski cilt kapaklarının dış yüzünde ortada bulunan oval bezeme )
- ŞEMSE ile/||/<> SALBEK ile/||/<> TIĞ
( Süslemede kullanılan oval, dairesel biçimde dilimli ya da düz motifler. İLE/||/<> Şemsenin iki ucunda bulunan, tepelik biçimindeki uzantılar. İLE/||/<> Tezhipte, desenin bitiminde; ciltte, şemse ve köşebent kenarlarında kullanılan yardımcı süsleme motifi. )
- ŞEMS-İ MUTLAK ile/ve ŞEMS-İ MUKAYYET
- ŞEMSİYE | GÜNSÜLER ile/||/<> GÜNSÜLER
( Tatlısularda özgür yaşayan kökbacaklılar dizisi Seyrek olarak su yosunlarında ve başka birgözeli hayvanlarda asalaklanan türlerine rastlanır zooloji )
( SUNANIMALCULES )
( HÉLIOZOAIRES | HÉLIOZOAIRE )
( SONNENTIERCHEN )
( HELIOZOA )
- ŞEMSİYE[Ar.] / HÉLIOZOAIRES[Fr.] ile ...
( Günsüler. )
- ŞEMSİYE ile/ve/||/<>/> GÖLGE
- ŞEMSİYE ile TİMKAT
( ... İLE Kudüs'te kullanılan rengârenk şemsiyelere verilen ad. )
- ŞEMSİYE ile/ve/||/<> YELPAZE
- ŞEMSİYELİK ile/||/<> SCHIRMHOLTER[Alm.]
( Şemsiyelerin takılmasına yarayan ve altında suyun toplanması için özel kutusu olan düzen )
( SCHIRMHOLTER )
- ŞEMSİYE/LİK ile ŞEMSİYECİ/LİK
- SEMT ile/ve MAHALLE
( Coğrafyası/topografisi belirler. İLE/VE Mescid belirler. )
- SEMT-İ KADEM | SEMT-ÜL-KADEM | AYAKUCU ile/||/<> AYAKUCU
( Sinema Duyarlıkölçümü eğrisinin altta sola doğru kıvrılan bölümü burada ışıklama yoğunluğu sis düzeyine düşer dolayısıyla negatif gereçte konunun gölgeli yerleri burada yoğunlaşır Düşey doğrutunun gökküresini deldiği noktalardan gözeriminin altında olanı astronomi )
( TOE | NADIR | SHOULDER )
( PIED (DE LA COURBE SENSITOMÉTRIQUE) | NADIR | ÉPAULE (DE LA COURBE )
( NADIR | SCHULTER )
( PIEDE (DELLA CURVA) )
( ΠΌΔΙ (ΚΑΜΠΎΛΗΣ) / πόδι (καμπύλης) )
- SEMT-İ KADEM | SEMT-ÜL-KADEM | AYAKUCU ile/||/<> OMUZ
( Sinema Duyarlıkölçümü eğrisinin altta sola doğru kıvrılan bölümü; burada ışıklama yoğunluğu sis düzeyine düşer, dolayısıyla negatif gereçte konunun gölgeli yerleri burada yoğunlaşır. @@ Düşey doğrutunun gökküresini deldiği noktalardan gözeriminin altında olanı. @@ (astronomi) )
( TOE | NADIR | SHOULDER~SHOULDER )
( PIED (DE LA COURBE SENSITOMÉTRIQUE) | NADIR | ÉPAULE (DE LA COURBE~ÉPAULE (DE LA COURBE) | ÉPAULE )
( ...~HUMERUS )
( NADIR | SCHULTER~SCHULTER )
( PIEDE (DELLA CURVA)~SPALLA )
( ΠΌΔΙ (ΚΑΜΠΎΛΗΣ) / πόδι (καμπύλης)~ὮΜΟΣ / ὦμος )
- SEMT-İ KADEM | SEMT-ÜL-KADEM | NADİR ile/||/<> NADİR ile/||/<> AYAKUCU
( ayakucu ayakucu astronomi ayakucu Sinema Duyarlıkölçümü eğrisinin altta sola doğru kıvrılan bölümü burada ışıklama yoğunluğu sis düzeyine düşer dolayısıyla negatif gereçte konunun gölgeli yerleri burada yoğunlaşır Düşey doğrutunun gökküresini deldiği noktalardan gözeriminin altında olanı astronomi )
( NADIR )
- SEMT-ÜR-RES | BAŞUCU ile/||/<> BAŞUCU
( Yeryüzündeki bir gözlem noktasından geçen düşey doğrultusunun gökyüzünü deldiği iki noktadan gözeriminin üstünde olanı Yeryüzünün herhangi bir noktasında çekül doğrultusunda kalan yön Yeryüzünde ayakta duran bir insanın tepesi doğrultusunda sonsuz uzakta bulunan nokta anlamdaş başüstü başucu )
( ZENITH )
( ZÉNITH | NADIR )
( ZENIT )
( ZENIT )
( ΖΕΝΊΘ / ζενίθ )
- SEN BİLİRSİN" ile/değil/yerine/||/<>/< KARARI SANA BIRAKAYIM
- SEN BİLİRSİN ile SEN, BİLİRSİN
( Kişide ya da kişiye yönelik. [Bilinenin ya da verilecek kararın, öteki tekil kişi("senin") tarafından sağlanabileceğini belirtmek üzere.] İLE Bilgi ve bilinen üzerine. [Kendimizin ve başkalarının bildiği/bilmediği bir durum ya da ayrıntının (tekil kişi["senin"]) tarafından bilindiği (bilgi/haber/ayrıntı) üzerine.] )
- SEN ÇOK DEĞİŞTİN ile/değil/ne yazık ki SENİ ESKİSİ GİBİ KULLANAMIYORUM
( (Hint Denizi'ndeki bir adanın adından) Bir cins kokulu sandal ağacı, yalancı öd ağacı. | Bir cins mısır. )
- SEN Mİ ÇOK "AKILLISIN"? ile BEN/BİZ Mİ, ÇOK "APTAL GÖRÜNÜYORUM/Z"?
- SEN Mİ ÇOK ZEKİSİN?" ile/ya da/<> "BEN Mİ ÇOK APTALIM?"
- ŞEN ile/||/<> ...
( yaşamaktan mutlu olduğunu davranışlarıyla belli eden sevinçli neşeli eğlenceli yaşamaktan mutlu olduğunu davranışlarıyla belli eden sevinçli neşeli eğlenceli Yer adlarında da şen olarak kalmıştır Şenkaya Şenpazar Şentepe Şenyurt Şenlikköy vb Az şǝn šen inhabited village prosperous happy Kürtçeye de şên olarak geçmiştir Yer adlarında da şen olarak kalmıştır Şenkaya Şenpazar Şentepe Şenyurt Şenlikköy vb Az şǝn šen inhabited village prosperous happy Kürtçeye de şên olarak geçmiştir )
( ŠEN )
- SEN ile/ve/<> BİZ
( YOU vs./and/<> WE/US )
- SEN ile/ve BİZ
- SEN ile SENA ile SENE/LİK ile SENT ile SENELERCE
- ŞEN ile ŞENİ ile ŞEN ŞATIR ile ŞEN ŞAKRAK
- ŞE'N[Ar.] ile ŞENN/ŞEN[Ar. çoğ. EŞNÂN] ile ŞEN[Ar.]
( İş. | Yeni iş, yeni çıkan hal, olay. İLE Şaraba su karıştırma. İLE Naz ve edâ. | Göze ve gönüle hoş görünen hal. | Ferahlı, sevinçli. | Kendir. | Bayındır. )
- BEN/SEN ile/ve/değil/yerine/||/=/<>/< ZEN
( [bir şey] Yaptığımızda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/=/<>/< Yapmadığımızda/yapmayabildiğimizde[yapmamayı yeğleyebilmemizde)]. )
- SENÂ'[Ar. çoğ. ESNİYE] ile SENÂ'[Ar.]
( Övme, övüş. İLE Meyve ve yapraklarının karışmasından meydana gelen baklagillerden iç sürdürücü bir ot. | Şimşek parıltısı. )
- SENÂ'[Ar.] ile NESÂ'[Ar.]
- SENARMONTITE[İng.] / SÉNARMONTITE[Fr.] / SENARMONTIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SENARMONTİT
- SENARYO, FİLM SENARYOSU, SENARYO, TELEVİZYON SENARYOSU | OYUNLUK ile/||/<> SENARYO
( Sinema 1. Bir filmin çevrilmesine temel olan metin. (Bîr filmin en kısa yoldan anlatılan konusunu veren metne özet; bunun en geliştirilmiş, en son biçimine de çevirim oyunluğu denir. Özetten çevirim oyunluğuna doğru da geliştirim ve ayrımlama yer alır. Bunların hepsi için de genellikle oyunluk terimi kullanılır). 2. Çevirim oyunluğunun kısaltması. TV. 3. Herhangi bir televizyon izlencesinin gerçekleştirilmesinde kılavuz olmak üzere hazırlanan metin. @@ Bireycil ya da kümecil oyunda birey ya da kümenin günlük yaşam görüntülerini sergilediği, esnek gözlem öğeleriyle donatılmış eylem ye gözlem alanı. )
( 1-2. SCENARIO, SCRIPT, FILM SCRIPT, SCREENPLAY, 3. SCRIPT, TELEVISION SCRIPT | SCENE | SCENARIO~SCENARIO )
( 1-2. SCÉNARIO, "SCRIPT", 3. SCÉNARIO, TEXTE, "SCRIPT" | SCÉNARIO~SCÉNARIO )
( 1-2. DREHBUCH, BUCH, MANUSKRIPT, FILMMANUSKRIPT, SZENARIUM, TEXTBUCH (EINES FILM), FILMTEXT, 3. BUCH, DREHBUCH, TEXT | SZENARIUM~SZENARIUM )
( SCENEGGIATURA~SCENARIO )
( ΣΕΝΆΡΙΟ / σενάριο~ΣΕΝΆΡΙΟ / σενάριο )
- SENARYO, FİLM SENARYOSU | SENARYO, TELEVİZYON SENARYOSU | OYUNLUK ile/||/<> OYUNLUK
( Sinema 1 Bir filmin çevrilmesine temel olan metin Bîr filmin en kısa yoldan anlatılan konusunu veren metne özet bunun en geliştirilmiş en son biçimine de çevirim oyunluğu denir Özetten çevirim oyunluğuna doğru da geliştirim ve ayrımlama yer alır Bunların hepsi için de genellikle oyunluk terimi kullanılır 2 Çevirim oyunluğunun kısaltması TV 3 Herhangi bir televizyon izlencesinin gerçekleştirilmesinde kılavuz olmak üzere hazırlanan metin Bireycil ya da kümecil oyunda birey ya da kümenin günlük yaşam görüntülerini sergilediği esnek gözlem öğeleriyle donatılmış eylem ye gözlem alanı )
( 1-2. SCENARIO, SCRIPT, FILM SCRIPT, SCREENPLAY, 3. SCRIPT, TELEVISION SCRIPT | SCENE | SCENARIO )
( 1-2. SCÉNARIO, "SCRIPT", 3. SCÉNARIO, TEXTE, "SCRIPT" | SCÉNARIO )
( 1-2. DREHBUCH, BUCH, MANUSKRIPT, FILMMANUSKRIPT, SZENARIUM, TEXTBUCH (EINES FILM), FILMTEXT, 3. BUCH, DREHBUCH, TEXT | SZENARIUM )
( SCENEGGIATURA )
( ΣΕΝΆΡΙΟ / σενάριο )
- SENARYO ile/değil BAĞLAM
- SENARYO ile/ve/değil/||/<> FOTOĞRAF
- SENARYO ile/||/<> SENARYO[Fr. < SCÉNARIO]
( Commedia dellArte türünün sahnedeki oyunu için metinsiz ama bir konuya göre hazırlanan taslağa verilen ad Bugün filim sanatında reji kitabı için de kullanılmaktadır Doğaçlamaya dayanan İtalyan halk tiyatrosu commedia dellarte türünün sahnedeki oyun için gerektirdiği özet taslak Ortaoyunu da önceden hazırlanmış bir taslak doğrultusunda oynanırdı )
( SCENARIO )
( SCÉNARIO )
( SZENARIUM )
- SENARYO ile SENARYOCU/LUK
- SENCE ile ...
( Cam ağırlıklardır ve paraya ölçü oluştururlardı. Değerli madenden basılan sikkeye ölçü oluşturmak amacıyla yapılmış ağırlık ölçüleridir. [Bizans sencelerin Bizans dinarı solidus ile aynı ağırlıkta olduğu ve 68 habbeye[4,406 gram], Araplar'daki Dirhem'in ise 66 Habbe'ye[4,276 grama] karşılık geldiğini göstermektedir.][İslâmî Sence'ler, zamanla gelişerek klasik biçimlerine kavuşmuştur. Kimilerinin üstünde halife, vali, imam ya da şurta adlarıyla Aslahü Allah, Ekremehü Allah, Emta' Allah Lehü gibi Arapça yazılar ve Kur'an'dan ibareler yer alır. Genelde sadece tek yüzüne damga vurulan Senceler'in iki yüzünün de damgalanmasına Abbasiler döneminde başlanılmıştır. Bu dönemde sikkenin bir yüzüne Kelime-i Tevhid, öteki yüzüne halife, vali, imam, şurta, vb. adları basılırdı. Sencelerdeki renkler, üretim sırasında katılan hammaddeye göre değişiklik göstermiş, mavi renkteki senceler krom oksitten, kehribar rengi kükürt ve karbondan, koyu mavi senceler ise manganezden elde edilmiştir.] )
- SEND TO BACK[İng.] ile/||/<> GERİ GÖNDERMEK
( SEND TO BACK )
- SENDELEME ile YALPALAMA
( ... İLE Dengesi bozularak, bir sağa, bir sola eğilmek. [YALPA: Rüzgâr ya da dalgaların etkisiyle, geminin, bir sancağa(sağa), bir iskeleye(sola) yatıp kalkması.] )
- SENDELEMEK ile/||/<> SENDELEME
( Ort O Kavuklunun düşer gibi yapıp düşmemesi Bu zor bir gösteridir bunu ancak çok usta oyuncular yapabilir Bir niceliğin ortalama değer yöresinde düzensiz değişimlere uğraması Ortaoyunu Ortaoyununda Kavuklunun düşer gibi yapıp da düşmemesi beceriye dayanan bu hareketi ancak usta oyuncular yapabilirdi )
( FLUCTUATION )
( FLUCTUATION )
( SCHWANKUNG )
- SENDELEMEK ile SENDELETMEK
- SENDEN/BENDEN FARKLI DÜŞÜNEN(E TAHAMMÜL) ile SENDEN/BENDEN FARKLI İNANAN(A TAHAMMÜL)
- SENDİK[Fr. < Yun.] ile SENDİKA[Fr. < Yun.]
( Bir birliğin, ortaklığın ya da alacaklılar grubunun haklarını korumakla görevli kişi. İLE İşçilerin ya da işverenlerin iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular bakımından çıkarlarını korumak ve daha da geliştirmek için aralarında kurdukları birlik. )
- SENDİKAL ile SENDİKALİST ile SENDİKALİZM
- SENDİKALAŞMAK ile SENDİKALAŞTIRMAK ile SENDİK ile SENDİKA ile SENDİKACI/LIK ile SENDİKALI/LIK ile SENDİKASIZ/LIK
- SENE[Ar.] ile HİCCE[Ar.]
- SENE ile/||/<> YIL
( Güneşin ilkbahar noktasından art arda iki geçişi arasında kalan zaman süresi Yerin Güneş çevresinde bir kez dolanması için geçen zaman astronomi 12 aylık süre Yıllar yasalarına göre çeşitli bölümlere ayrılmıştır a Takvim yılı 1 ocaktan 31 aralık gece yarısına kadar geçen süre b akçalı yıl 1 marttan 28 şubat günü akşamına kadar süregelen ve devlet bütçesinin uygulanıldığı dönemi gösteren yıl c İş yılı hangi günlemle başlarsa başlasın 365 günden yasalarına göre çalışılmayan günler çıkarıldıktan sonra işçinin iş başında geçirmekle yükümlü bulunduğu günler toplamı d İzin yılı işçinin yasalarına göre çalışmış sayıldığı ve çalıştığı günler toplamının 365 sayısını doldurması e Tam yıl Yılın herhangi bir gününden gelecek yılın aynı gününe kadar geçen süre Az il yıl cil yıl yıl jıl jıl Blk zıl çıl çıl çıl sıl Yakutçada sıl yanında cıl biçimi de kullanılır Bu biçimin Moğolcadan alındığı açıktır sul Paasonen CsSz 140 Türkçe yaş biçimiyle birleştirmiştir Eski Türk diyalektlerinde de yıl olarak geçer Moğolca cil biçimi Türkçeden alınmıştır Ramstedt KSz 15 144 KWb 109 Türkçeden Tacikçeye yil olarak geçmiştir Doerfer TLT 143 )
( YEAR )
( ANNÉE | AN, ANNÉE )
( JAHR )
( IL[Az.]~YIL[Tkm.]~CIL[Tatk.]~YIL[Bşk.]~YIL[Nog.]~JIL[Kzk.]~JIL[Kklp.]~ÇIL[Hak.]~ÇIL[Şor.]~ÇIL[Sag.]~ÇIL[Tuv.]~SIL[Yak.]~SUL[Çuv.] )
- SENECIO SPP[İng. < LAT] ile/||/<> KANARYA OTU
( Yılın çoğunu çiçekli olarak geçiren yol kenarları ve bahçelerde görülen 1060 cm yüksekliğinde gövdeleri dik dalı tüylü veya tüysüz seyrek yapraklı yapraklar derin parçalı loplu çiçeklerin hepsi tüp biçiminde ve sarı renkli uçucu yağ tanen reçine inulin ve pirolizidin alkaloitleri içeren bir veya iki yıllık otsu bir tür bitki )
( (LAT. SENECIO SPP )
- SENED-İ HÂKANÎ ile ...
( Tapu senedi. )
- SENE-İ İNHİRÂFİYYE ile/||/<> ANOMALISTIC YEAR[İng.] ile/||/<> ANNÉE ANOMALISTIQUE[Fr.] ile/||/<> ANOMALISTISCHES JAHR[Alm.] ile/||/<> AYRIKSI YIL
( Yerin kendi yörürgesindeki günberi noktasından art arda iki geçişi arasındaki zaman farkı 365g 6sa 13dk 53sn )
( ANOMALISTIC YEAR )
( ANNÉE ANOMALISTIQUE )
( ANOMALISTISCHES JAHR )
- SENE-İ MEDÂRÎ ile/||/<> TROPICAL YEAR[İng.] ile/||/<> ANNÉE TROPIQUE[Fr.] ile/||/<> TROPISCHES JAHR[Alm.] ile/||/<> DÖNENCEL YIL
( Güneşin ilkbahar noktasından art arda iki geçişi arasındaki süre 365gün 5sa 48dk 46 sn )
( TROPICAL YEAR )
( ANNÉE TROPIQUE )
( TROPISCHES JAHR )
- SENE-İ NECMİYE ile/||/<> ANNÉE SIDÉRALE[Fr.] ile/||/<> YILDIZ YILI
( astronomi )
( ANNÉE SIDÉRALE )
- SENE-İ ŞEMSİYYE | GÜNEŞ YILI ile/||/<> GÜNEŞ YILI
( Güneşin görünürdeki yıllık devimine göre tanımlanan yıl Dönencel yıl 365 2422 gün ayrıksı yıl 365 25964 gün gibi çeşitli tanımlar yapılmıştır astronomi )
( SOLAR YEAR )
( ANNÉE SOLAIRE )
( SONNENJAHR )
- SENEK ile/||/<> SENEK
( I 1 Emzikli ağaç testi Başkışla Karaman Konya 2 Ağaç testi Uluğbey Senirkent Mamatlar Eğridir Isparta 3 Testi Küllük Iğdır Kars 4 Koniye benzeyen su fıçısı Büyükdivan Çorum II Kasapların kullandığı üzerinde et ve kemik parçalanan kütük Senirkent Isparta A ğızlarda sinek siŋek olarak da kullanılır Az sǝnǝk Azeri alanında sǝhǝng de kullanılır OT seŋek ağaçtan oyulmuş su kabı Kâşgarlı Mahmuda göre seŋek Oğuzca bir biçimdir Eski Kıpçakçada da seŋek olarak geçer Kökünü bilmiyoruz Moğolca senggesün segesün biçimleriyle birleştirilmesi yanlıştır )
- ŞENELME ile/||/<> ŞENELTME
( şeneltme )
- ŞENELMEK ile ŞENELTMEK ile ŞENELTİLMEK
- SENESCENCE ile/||/<> APOPTOZ
( Senescence hücrenin bölünmeyi durdurmasıyken İLE apoptoz programlı hücre ölümüdür )
( Formül: p53 yolu )
- ŞENESEVLER ile ŞEN ESENEVLER
- SENESKI[İng.] ile/değil/yerine/= SENESKİ
- SENET ile/||/<> ACTE,TITRE[Fr.] ile/||/<> BELGİT
( ACTE,TITRE )
- SENET ile/||/<> DEED[İng.] ile/||/<> ACTE, CONTRAT[Fr.] ile/||/<> BELGİT
( Türesel bir işlem meydana getiren imzalı ya da mühürlü kâğıt )
( DEED )
( ACTE, CONTRAT )
- SENET ile HEDİYE SENETİ
( DEED vs. DEED OF GIFT )
( کنش ile فعل ile باقباله واگذار کردن ile هبه نامه )
( KONASH ile FEL ile BAGHABALEH VAGOZAR KARDAN ile NPABEH NAMEH )
- SENETLEŞMEK ile SENET ile SENETLİ ile SENETSİZ ile SENET SEPET ile SENETLİ SEPETLİ ile SENETSİZ SEPETSİZ
- SENEVÎ VASATİ ile/||/<> MOYEN ANNUEL[Fr.] ile/||/<> YILLIK ORTALAMA
( coğrafya )
( MOYEN ANNUEL )
- SENEVÎ | YILLIK ile/||/<> YILLIK
( Yıla ilişkin Yılda bir çıkan ve o yıla özgü belirli bir alana ya da konuya ilişkin olguları olayları kapsayan yapıt Yılda bir çıkarılan ve yılın olaylarını göstermek üzere düzenlenen kitap Yılda bir çıkan ve son yılın her çeşit olaylarını kaydeden eser astronomi jeoloji Kamu borçlarının değişik bölümlerinin birleştirilmesi Yılda bir olan senelik bir yıl süren )
( YEARLY | YEAR BOOK, ALMANAC | CONSOLIDATED ANNUITY )
( ANNUEL | ANNUAIRE | ANNUAIRE, ANNAL | RENTE CONSOLIDÉE )
( JÄHRLICH | JAHRBUCH )
- SENEVÎ[Ar.] ile SENEVÎ[Ar. < SÜNÂÎ]
( Bir yıllık, yıl ile ilgili. İLE Biri hayr, öteki şer için olan iki yaratıcının bulunduğuna inanan mecûsîlerden olan kişi. )
- SENEYE ile/değil SONRAKİ SENE
- SENFONİ ORKESTRASI ile FİLARMONİ ORKESTRASI
( ... İLE Kurumsal. )
- SENFONİ ORKESTRASI ile ODA ORKESTRASI
( 50 - 120/130 kişilik. İLE 40/30/25 kişilik. )
- SENFONİ[Fr., İng. SYMPHONIE] ile/= KÂR[Osmanlı Tr.]
( Orkestra için bestelenmiş, birkaç bölümden oluşan uzun müzik yapıtı. )
- SENFONİ ile SENFONİK ile SENFONİ ORKESTRASI
- SENİ, SENDEN EDEN ile/değil/yerine SENİ, SEN EDEN
- SENİ SEVİYORUM (DEMEK/DİYEMEMEK) ile/ve/değil/yerine SEVDİĞİNİ GÖSTERMEK/YANSITMAK/YAŞATMAK
- SENİ SEVİYORUM (DEMEK/DİYEMEMEK) ile/ve/değil/yerine SEVDİĞİNİ GÖSTERMEK/YANSITMAK/YAŞATMAK
- SENİ SEVİYORUM! ile/belki/yerine/değil AYAK SESİNİ SEVİYORUM! (AMA SENİ DEĞİL)
- SENİ SEVİYORUM! ile/ve/değil SENİ (DAHA ÇOK) SEVMEK İSTİYORUM!
( "I LOVE YOU" vs./and "I WOULD LIKE TO LOVE YOU" )
- SENİ SEVİYORUM! ile/belki/yerine/değil SENİN, BENİ SEVEBİLME OLASILIĞINI SEVİYORUM!
- SENİ:
SEVMEYENİ ile/ve/değil/yerine/>< SEVENİ
( Tatlı olsa da unut. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Zehir olsa da yut. )
( Sevme! İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Sev... [Sevenin/sevginin ölçütü de tüm davranış, tutum ve sözlerinde ne kadar saygılı olduğu/davrandığıdır.] )
- ŞE'NÎ[Ar.] ile ŞENÎ'[Ar. < ŞENÂAT]
( Gerçek. İLE Kötü, fena, ayıp, utanılacak. )
- (SENİN) DEDİĞİN (GİBİ) OLSUN (DİYE) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖNLÜN OLSUN (DİYE)
- SENİN GİBİ ile/değil/yerine SENİNKİ GİBİ
- SEN(İN)LE (DALGA GEÇİYORUM) ile/yerine/değil SEN(İN)LE BİRLİKTE (DALGA GEÇİYORUM)
- SENIORITY, PRECEDENCE[İng.] ile/||/<> KIDEM[Ar. < KİDEM]
( Çalışanın bir işte çalıştığı süre )
( SENIORITY, PRECEDENCE )
- SENİR ile/||/<> İKİ DAĞ ARASINDAKİ SIRT
( iki dağ arasındaki sırt Ağızlarda seğir ve sengir olarak da geçer Alt Tel seŋir 1 dağ burnu dağ uzantısı burun 2 köşe seŋgir yüksek dağ sırtı seŋir ot veya ağaçla örtülü yüksek dağ sırtı Eski Türkçeden başlayarak kullanılır seŋir Orta Türkçede seŋir dağ çıkıntısı dağ burnu herhangi bir duvarın ucu olarak geçer Eski Kıpçakçada da seŋir tepe dağ anlamında kullanılır Ramstedt NyK 42 233 KWb 328a Moğolca seger dağ sırtı tepe biçimiyle birleştirmiştir Poppe Lautlehre 73 de Moğolca seger seŋēr Rückenwirbel Rückgrat Hügelkette biçimiyle karşılaştırmıştır Räsänen V 410 Poppenin birleştirmesini verdiği gibi Fince säkkä Widerrist biçimini de saymıştır StO 18 3 23 Azeri alanındaki sǝngǝr hendek siper ilginç bir veridir )
- SENİT ile/||/<> ...
( senid 1 İki ayaklı yuvarlak hamur açma tahtası İlyaslı Uşak Mamatlar Eğridir Isparta Başkışla Karaman Konya 2 Dört kısa ayaklı yuvarlak hamur açma tahtası Çamyolu Alanya Antalya 3 Ayaksız küçük hamur açma tahtası Arok Çarıksaray Şarkikaraağaç Yeşilköy Yakaköy Gelendost Isparta senid Yenikent Aksaray Niğde 4 Ağaç fırın küreği Yenice Gelendost Isparta 5 Fırındaki ekmekleri çevirmeye yarayan dikdörtgen biçiminde kısa saplı tahta araç Yeşilova Burdur Kıbrıs ağzında da senit olarak kullanılır Eren Türkoloji Dergisi l 11 Eski Kıpçakçada geçen senit biçimi düşündürücüdür R σανίδι Brett )
( ΣΑΝΊΔΙ / σανίδι )
- ŞENİYET | GERÇEKLİK ile/||/<> GERÇEKLİK
( 1 Gerçek olan varolan şeylerin tümü Bu anlamda gerçekliğin şu türleri vardır a Bilinçten tasarımlardan bağımsız olan varlık Düşünülmüş düşlenmiş şeylerin karşıtı b Belli bir zaman bağlantısı içinde yaşanmış olan yaşantı ve deneylerde somut olarak karşılaşılan şeyler 2 Olanağın karşıtı 3Bilimsel araştırmalarda her türlü öznel öğenin karşısında nesnel olarak geçerliği olan şey Söz sanatı terimi Bir sözdeki düşüncelerin doğru duyguların içten ve hayallerin olağan olması hali Gerçek olan var olan şeylerin tümü )
( REALITY )
( RÉALITÉ )
( WIRKLICHKEIT, REALITÄT | REALITÄT )
( REALITAS )
- SENİYY/SENİYYE[Ar.] ile SENİYYE[Ar. çoğ. SENÂYÂ]
( Yüksek, yüce. İLE Öndeki dört diş. )
- SENKLİNAL | TANK | HAVZA ile/||/<> TATLI SU | TEKNE
( bk. tekne. @@ Bir su rezervuarının sularını topladığı alan.@@Sinema 1. Film açındırmasında kullanılan, içine açındırmaç konulup film daldırılan kap. 2. Sürekli açındırma aygıtında çeşitli açındırma eriyiklerini taşıyan yan yana dizilmiş bu çeşit kaplardan her biri. @@ Yerkabuğunda oluşan basıklık. @@ Katmanlı kayaçların tekne biçiminde, yukarı doğru konkav bir yapısı. (Katmanlar teknenin içine doğru eğiktir.) @@ Bir kıvrımın çukur, alçak yeri. bk. kemer. @@ 1. Ağacı derin oyarak yapılan hamur yoğurma kabı. (Yenikent *Aksaray -Isparta; *Kemalpaşa -İzmir; Salman *Akkuş -Ordu; Esat Çiftliği *Terme -Samsun) 2. İçinde nohut ıslatılan tahta leblebici sandığı. (*Güdül -Ankara) 3. Su değirmenlerinde içine öğütülecek buğday ya da bulgur konulan kap. (*Bünyan -Kayseri) @@ (coğrafya) @@ (zooloji) @@ tekne (I) @@ tekne (II) @@ Çözelti kullanan işlemlerde, içine çözeltileri koymaya yarayan plastik ya da metal kap. @@ ~ Az tǝknǝ. -Blk tegene. -Krç tegene. -Özb tegana. -Kzk tegene 'büyük ağaç kap'. Kazaklar tegene yanında tegeş sözünü de kullanırlar. -TatK tigene. -Çuv takana. ~ OT tekne. Eski Kıpçakçada tegene olarak geçer. Kıpçakça tekne- 'to carve cut, to cut out, to split' fiili tekne'nin kökeni açısından üzerinde durulmaya değer. Macarca teknő eski bir Türk dilinden alınmıştır (Ligeti: TörK 88). Kökenini bilmiyoruz. Çağdaş diyalektlerin büyük bir bölümünde tekneye kersen adı verilir. bk. kersen. Clauson (ED 484a) eski çağlardan kalma bir alıntı olabileceğini dile getirmiştir. Halasi-Kun (AEMAe I: 164) tekenek biçimini saymıştır. )
( CATCHMENT BASIN | FRESHWATER~FRESHWATER | SOFT WATER )
( EAU DOUCE~EAU DOUCE )
( ...~AQUA DULCIS )
( BECKEN~SÜSSWASSER )
( BACINO~ACQUA DOLCE )
( ΛΕΚΆΝΗ / λεκάνη~ΓΛΥΚΌ ΝΕΡΌ / γλυκό νερό )
( TƎKNƎ[Az.]~TEGANA[Özb.]~TEGENE[Kzk.]~TIGENE[Tatk.]~TAKANA[Çuv.] )
- SENKRETİZM ile ...
( Her dine/felsefeye/bilgiye gösterilen eşitlikçi hoşgörü. )
- SENKRON | EŞ ZAMANLI ile/||/<> EŞ ZAMANLI
( Dönemi ve evresi özdeş olan olaylar Bir dil olayının bir dil konusunun tarihî devirlerdeki değişme ve gelişmelerini dikkate almayarak yalnız belirli bir zaman kesiti içindeki durumunu inceleyen eş zamanlılık )
( SYNCHRONEOUS | SYNCHRONIC )
( SYNCHRONE | SYNCHRONIQUE )
( GLEICHLAUFEND | SYNCHRONISCH )
- SENKRON, SENKRONİZE | EŞLEMELİ ile/||/<> EŞLEMELİ
( Sinema Eşlemesi yapılmış kuşak film sinema Görüntü kuşağı ile ses kuşağı eş duruma getirilmiş film )
( IN SYNC | SYNCHRONOUS )
( SYNCHRONE, EN SYNCHRONSIME, EN SYNC | SYNCHRONE )
( SYNCHRON )
- SENKRON ile SENKRONİ ile SENKRONİZM
- SENKRONİZM, ZAMANDAŞLIK | EŞ ZAMANLILIK ile/||/<> EŞ ZAMANLILIK
( genel uygulayım Birbirini izleyen iki olay işlem vb arasındaki sıklıkların birbirine özdeş olması durumu Bir dil olayının bir dil konusunun incelenmesinde tarihî devirlerdeki değişme ve gelişmeleri dikkate almadan tasvirci bir yöntemle belirli bir zaman kesiti içinde durumunu ortaya koyma Türkiye Türkçesindeki sıfatfiillerin görev ve kullanılışlarını ele alan bir araştırma eş zamanlılık yöntemine uygun bir araştırmadır Bunların tarihî gelişmelerini ele alan bir araştırma ise art zamanlılık buna yöntemine girer )
( SYNCHRONISM | SYNCHRONY )
( SYNCHRONISME | SYNCHRONIE )
( SYNCHRONISMUS, SYNCHRONIE )
- SYNCHROZYKLOTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SENKROSİKLOTRON
- SYNCHROTRONSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SENKROTRON IŞINIMI
- SYNCHROTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SENKROTRON
- ŞENLENMEK ile ŞENLENDİRMEK ile ŞENLENDİRİLMEK
- ŞENLİK ile ŞENLİKLİ ile ŞENLİKSİZ
- SENOLYTICS İLE REPROGRAMMİNG İLE PARABİOSİS ile/||/<> GENÇLEŞTİRME YAKLAŞIMLARI
( Yaşlanmayı tersine çevirme stratejileri. )
( Formül: OSKM faktörleri )
- SENOZOYİK[İng. CENOZOIC] ile/||/<> EKOLOJİK NİŞ[İng. ECOLOGICAL NICHE] ile/||/<> PALEOJEN[İng. PALEOGENE] ile/||/<> PALEOSEN[İng. PALEOCENE] ile/||/<> PLEYİSTOSEN[İng. PLEISTOCENE] ile/||/<> PLİYOSEN[İng. PLIOCENE]
( Senozoyik (66-0 myö) bir jeolojik zaman ismidir. Dinozorların çağı olarak bilinen Mezozoyik'ten sonra gelir ve memelilerin çağı olarak bilinir. İçerisinde Paleojen, Neojen ve Kuvarterner olmak üzere 3 majör dönemde incelenir. Yaklaşık 66 milyon yıl önce Dünya'ya meteor çarpması ile birlikte non-avian dinozorların tamamı dahil ağırlığı 25 kg'dan fazla olan hayvanlar yok olduğu zamandan günümüze kadar olan zamanı kapsamaktadır. Geriye kalan ufak memeliler ve avian dinozorlar (kuşlar) sağ çıkan hayvanlardan bazıları olmuştur. Böylece Senozoyik içinde iki büyük sınıf, boşalan ekolojik nişler sayesinde çeşitlenmeye başlamıştır. @@ Doğadaki popülasyonların ya da organizmaların adapte oldukları spesifik habitat. Genelde besin olanağına göre belirlenir. @@ Paleojen (66-23 myö) bir jeolojik dönemdir. Yaklaşık olarak 66 milyon yıl önce ile 23 milyon yıl önceye denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Yaklaşık 43 milyon yıl sürmüştür. İçerisinde Paleosen, Eosen ve Oligosen olmak üzere 3'e ayrılır. 66 milyon yıl önce gezegene dev bir meteor çarpması sonucu gezegenin jeokimyası değişmiş ve non-avian dinozorların tamamı dahil ağırlığı 25 kg'dan fazla olan hayvanların soyu tükenmiştir. Paleojen'de ise geriye kalan canlılar çeşitlenip, evrimleşmiştir. Bu çeşitliliğin en çok görüldüğü sınıflardan biri avian dinozorlar (kuşlar) ve diğeri memelilerdir. @@ Paleosen (66-56 myö) bir jeolojik devre ismidir. Yaklaşık olarak 66 milyon yıl önce ile 56 milyon yıl önceye denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Senozoyik Zaman'ın ve Paleojen Dönemi'nin ilk zaman dilimidir. Yani non-avian dinozorların neslinin tükendiği K/T Yok Oluşu'ndaki meteor çarpışmasından sonraki ilk zaman dilimidir. Öncesinde bir Mezozoyik'teki Kretase gelmektedir. Sonrasında ise Senozoyik'teki Eosen gelir. @@ Senozoyik Zaman'ın sonlarında 2.580.000 milyon yıl ile 11.700 milyon yıl öncesini kapsayan jeolojik zaman dilimi. Kuvarter Dönemi'nin başlarına denk gelir. Genellikle "Buz Devri" olarak nitelendirilir. Kendi içinde Gelasiyen, Kalabriyen, Orta ve Üst olarak 4'e ayrılır. Kabaca arkeolojide kullanılan terim olan Paleolitik Çağ'ı kapsamaktadır. Ardından yaklaşık 11.650 yıl öncesine denk gelen zaman diliminde Holosen (Antroposen) devri başlamaktadır ve halen devam etmektedir. @@ Pliyosen (5.33-2.58 myö) bir jeolojik devre ismidir. Yaklaşık 5.333 milyon yıl önce ile 2.58 milyon yıl önceyi kapsayan zaman dilimine denir. Senozoyik Zaman'daki Neojen Dönemi'nin en genç dilimidir. Pliyosen'den önce Miyosen, sonrasında da Pleyistosen gelmektedir. Pliyosen kendi içinde Piasenziyen ve Zankliyen olmak üzere iki dilimde incelenir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SEN/SANA ile SİZ/SİZE
( YOU/TO YOU vs. YOU/TO YOU )
- SENSIBILITY, FEELING[İng.] ile/||/<> SENTIMENTALITÉ, SENSIBILITÉ[Fr.] ile/||/<> EMPFINDSAMKEIT, SENTIMENTALITÄT[Alm.] ile/||/<> DUYGUSALLIK
( Duyumların ve duyguların ağır basması aşırı bir biçimde insanı etkilemesi durumu )
( SENSIBILITY, FEELING )
( SENTIMENTALITÉ, SENSIBILITÉ )
( EMPFINDSAMKEIT, SENTIMENTALITÄT )
- SENSİTİVİTY İLE SPECİFİCİTY İLE PPV İLE NPV ile/||/<> TANI TEST İSTATİSTİĞİ
( Tıbbi test performans ölçütleri. )
( Formül: Sens = TP/(TP+FN) )
- SENSİZ ile/ve/||/<> SONSUZ
- SENSOR[İng.] ile/||/<> ALGILAYICI
( SENSOR )
- MESSGRÖSSENAUFNEHMER, MESSGRÖSSENFÜHRER[Alm.] ile/değil/yerine/= SENSÖR
- SENSÖR ile SENSÖRLÜ
- CENT[İng.] / CENT[Fr.] / CENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SENT
- SENT ile MERKEZ ile AĞIRLIK MERKEZİ ile MERKEZLER ile YÜZÜNCÜ SAYI
( CENT vs. CENTER vs. CENTER OF GRAVITY vs. CENTERS vs. CENTESIMAL )
( يک صدم ile وسط ile مرکز ile سايت ile ميانه ile ستاد ile ناف ile کانون ile مرکز ثقل ile مراکز ile يکصدم ile صدقسمتي )
( YK SADAM ile VAST ile MARKZ ile SAYT ile MYANEH ile SETAD ile NAF ile KANON ile MARKZ SAGHAL ile MARAKZ ile YKASDAM ile صدقسمتي )
- SENTAKS[Fr. < SYNTAXE] ile/||/<> CÜMLEBİLGİSİ
( cümlebilgisi )
( SYNTAXE )
- SUN’İ[Osm.] / SYNTHETIC[İng.] / SYNTHÉTIQUE[Fr.] / SYNTHETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= SENTETİK
- SENTETİK ile/||/<> SYNTHETIC[İng.] ile/||/<> SYNTHÉTIQUE[Fr.] ile/||/<> BİREŞİMLİ
( kimya işleyim 1 Bireşimle ilgili bireşimle yapılan özdek 2 Bireşim sonucu elde edilen ürünlerin niteliği )
( SYNTHETIC )
( SYNTHÉTIQUE )
- SYNTHESIS GAS[İng.] / GAZ DE SYNTHÈSE[Fr.] / SYNTHEGESE[Alm.] ile/değil/yerine/= SENTEZ GAZI
- SENTEZ ile/||/<> ANALİZ
( Sentez birleştirme ve inşa etme İLE analiz parçalara ayırma ve çözümlemedir. Sentez yeni bilgi üretir İLE analiz mevcut bilgiyi açıklar. Sentez öncüllerden sonuca İLE analiz sonuçtan öncüllere gider. )
( Aristoteles tarafından -350 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-384--322) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Mantık, Biyoloji) (Önemli katkıları: Mantık, etik, metafizik) )
- SENTEZ ile/ve EKLEKTİK
- SENTEZ ile/||/<> ORGANİK
( Organik sentez yöntemleri )
( Pierre Eugène Marcellin Berthelot tarafından 1860 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1827-1907) (Ülke: Fransa) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Organik sentez, termokimya) )
- SENTEZ ile/ve/||/<>/> SİNERJİ
- SENTEZLEMEK ile SENTEZ
- SENTİLASYON ile/||/<> SCINTILLATION[İng.] ile/||/<> SCINTILLATION, SCINTILLEMENT[Fr.] ile/||/<> PIRILDAMA
( 1 gökbilim Işıközlerinin enine dalgalarla titreyerek yayılması 2 elektrik Alfa gibi yüksek erkeli taneciklerden birinin çarpmasıyla oluşan kısa süreli noktasal ışınım )
( SCINTILLATION )
( SCINTILLATION, SCINTILLEMENT )
- SENTRİYOL ile/||/<> SENTROZOM
( Sentriyol mikrotübül yapı İLE sentrozom organizasyon merkezidir )
( Formül: Yapı İLE MTOC )
- SENTROMER[İng. CENTROMERE] ile/||/<> DİSENTRİK KROMOZOM[İng. DICENTRIC CHROMOSOME] ile/||/<> KİNETOKOR[İng. KINETOCHORE] ile/||/<> METASENTRİK KROMOZOM[İng. METACENTRIC CHROMOSOME] ile/||/<> SUBMETASENTRİK KROMOZOM[İng. SUBMETACENTRIC CHROMOSOME]
( Mitotik kromozomlarda kardeş kromatidlerin birbirlerine tutturulduğu sınırlandırılmış bölge. Sentromerler genellikle tekrarlanan DNA dizilerinden oluşur ve kopyalanması geç olur. Sentromer yaklaşık 130 bazlık bir A-T bölgesidir. @@ İki sentromere sahip kromozomdur. @@ Kromozomlarda sentromerin üzerinde iğ ipliklerinin bağlandığı özelleşmiş proteinler. @@ Sentromeri ortada bulunan ve bu nedenle kromozom kolları birbirine eşit olan, V biçiminde görünen kromozom. Bu kromozom cinsinde p ve q kolları aynı boydadır. @@ Sentromerin konumundan dolayı bir kromozom kolunun (p) diğerinden (q) biraz daha kısa olduğu kromozom cinsi (asimetri akrosentrik kromozoma göre daha azdır). İnsan kromozomunun 4 ve 12 numaralı kromozomları buna örnektir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SENTROMER ile/||/<> KİNETOKOR
( Sentromer kromozom merkez İLE kinetokor protein kompleksi. )
( Formül: DNA bölgesi İLE protein )
- SENTROZOM ile/||/<> SENTROZOM[Fr. < CENTROSOME]
( kentron merkez soma vücut Hayvan gözelerinde bulunan ve mitoz bölünmesinde faal bir rolü olan bir göze organeli Işık mikroskobu ile çekirdeğin yakınında görülen ve sentrosfer ile sentriyolden oluştuğu ifade edilen yapı anat Hücre bölünmesinde görülebilen ve esas yapısından sentroplazmanın biçimlendiği ipliksel organel Çekirdeğe yakın bölgede hücre merkezini oluşturur )
( CENTROSOME | CENTRIOLUM )
( CENTROSOME | SENTROSOME )
( CENTROSOMEN | ZENTROSOM )
( CENTRUM: MERKEZ )
- SENYÖR[Fr. < Lat.] ile MONSENYÖR[Fr. < Lat.]
( Ortaçağ Avrupa'da, toprağı olan derebeyi. | Fransa'da bir ayrıcalıklılık sanı. İLE Hristiyan prenslerine verilen san. | Yüksek aşamalı din adamlarına verilen san. )
- SENYÖR ile/||/<> SÜZEREN
( Ortaçağ Avrupa'sında toprağı olan derebeyi İLE/VE/||/<> Toplumun, koruması altına girdiği kişilere verilen ad. )
- SEPARABLE ile/||/<> DENSE
( Separable sayılabilir yoğun alt küme İLE dense closure tüm uzay. )
( Formül: Countable dense İLE general dense )
- SEPARASYON | TAHSİS | AYIRMA ile/||/<> AYIRMA ile/||/<> AYIRMAK
( Sinema Kurguya başlarken bir film kangalındaki değişik çekimleri birbirinden ayırarak sıralama Ayrı evre ya da yoğunluktaki biribirine karışmayan özdekleri çeşitli yöntemlerle ayrı ayrı elde etme işlemi 1 elektrik Elektrikli bir aracı besleme çevriminden çekme 2 mekanik Kavramaya karşıt bir etkiyi doğuran düzenek 3 nükleer Bir öğecik çekirdeği üzerine gelen dötonun neden olduğu özel tepkime 4 kesme I Giderleri karşılamak amacıyla ayrılan para Katılma yüklenmelerini imzalayanlara verilen pay )
( BREAKDOWN | SEPARATION | ASSIGNER | ALLOCATE | DETACH | DISASSEMBLE | SEPARATE | RESERVE | CROSS-PLOT, CROSS-HATCH | CLASSIFICATION )
( DÉGROUPAGE, DÉDOUBLAGE | SÉPARATION | ALLOTEMENT | SÉPARATION, TRIAGE | REGROUPEMENT | CLASSIFICATION )
( TRENNUNG | SCHEIDUNG, TRENNUNG | KLASSIERUNG NACH DER KORNGRÖSSE | KLASSIFIKATION )
( SEPARATIO )
( SEPARAZIONE )
( ΔΙΑΧΩΡΙΣΜΌΣ / διαχωρισμός )
- SEPARASYON | TAHSİS | AYIRMA ile/||/<> KÜMELEME ile/||/<> SIRALAMA
( Sinema Kurguya başlarken bir film kangalındaki değişik çekimleri birbirinden ayırarak sıralama. @@ Ayrı evre ya da yoğunluktaki biribirine karışmayan özdekleri çeşitli yöntemlerle ayrı ayrı elde etme işlemi. @@ 1. elektrik: Elektrikli bir aracı besleme çevriminden çekme. 2. mekanik: Kavramaya karşıt bir etkiyi doğuran düzenek. 3. nükleer: Bir öğecik çekirdeği üzerine gelen dötonun neden olduğu özel tepkime. 4. bk. kesme I. @@ Giderleri karşılamak amacıyla ayrılan para. Katılma yüklenmelerini imzalayanlara verilen pay. @@ @@ @@ @@ @@ @@ )
( BREAKDOWN | SEPARATION | ASSIGNER | ALLOCATE | DETACH | DISASSEMBLE | SEPARATE | RESERVE | CROSS-PLOT, CROSS-HATCH | CLASSIFICATION~CROSS-PLOT, CROSS-HATCH | GRADING, SIZING~CLASSIFICATION | SEQUENCE | STAND IN LINE | ORDER | SORT | RANK )
( DÉGROUPAGE, DÉDOUBLAGE | SÉPARATION | ALLOTEMENT | SÉPARATION, TRIAGE | REGROUPEMENT | CLASSIFICATION~REGROUPEMENT | ACCUMULATION | CLASSIFICATION~CLASSIFICATION | ORDONNER | PÉRIODE | CLASSEMENT | GRADATION )
( SEPARATIO~...~... )
( TRENNUNG | SCHEIDUNG, TRENNUNG | KLASSIERUNG NACH DER KORNGRÖSSE | KLASSIFIKATION~KLASSIERUNG NACH DER KORNGRÖSSE~KLASSIFIKATION | STUFENFOLGE )
( SEPARAZIONE~RAGGRUPPAMENTO~ORDINAMENTO )
( ΔΙΑΧΩΡΙΣΜΌΣ / διαχωρισμός~ΟΜΑΔΟΠΟΊΗΣΗ / ομαδοποίηση~ΚΑΤΆΤΑΞΗ / κατάταξη )
- SEPARATE[İng.] ile/||/<> AYRI
( SEPARATE )
- SEPEK ile/||/<> DEĞİRMEN TAŞININ EKSENİ
( değirmen taşının ekseni Ağızlarda sebek sibek zibek zivik olarak da geçer Orta Türkçede sibek olarak geçer Osmanlıcada sübek olarak kullanılmıştır Kökünü bilmiyoruz )
- SEPELEMEK ile SEPETLEMEK ile SEPETLENMEK ile SEPETLEYEBİLMEK ile SEPEK ile SEPET/LİK ile SEPETLİ ile SEPETÇİ/LİK ile SEPETSİZ ile SEPET TOPU ile SEPET KAFALI ile SEPET SANDIK ile SEPETÇİ KAVAĞI ile SEPETÇİ SÖĞÜDÜ ile SEPETLİ MOTOSİKLET
- SEPET[Fars. < SEPED] ile AĞKER
( Saz, kamış, ince dal ya da tellerden hasır biçiminde örülerek yapılan, genellikle sapı olan, yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan kap. | Bu kabın aldığı ölçüde. | Bu kap biçiminde örülerek yapılmış. | Sazdan örülmüş balık kapanı. | Motosikletin yan tarafında bulunan, tek yolcu taşımak üzere hazırlanmış ayrı bölüm. | Basketbolda sayı kazanmak için, içine top atılmaya çalışılan demir çembere geçirilmiş altı açık ağ. İLE ... )
- SEPET ile BOTSWANA SEPETİ
( ... İLE Ünlü olan bu sepetlerin üzerindeki süslemeler, "zürafanın gözyaşları", "boğa sidiği izi", "zebra ahı" gibi ilginç adlar taşımaktadır. )
- SEPET ile İŞPORTA[İt.]
( ... İLE Gezici satıcıların mallarını koymaya yarayan, yayvan sepet ya da bu işi gören, ona benzer araç, sergi, tezgâh. | Açıkta yapılan satış. )
- SEPET ile KAZEVİ[Ar. < GAZEVÎ]
( ... İLE Saz ya da kamıştan örülmüş büyük sepet. )
- SEPET ile/||/<> SEPET[Fars. < SEPED]
( Sinema 1 Özellikle kurgu çalışmaları sırasında gereksiz film parçalarının içine konulduğu kenarları ve içi bez kaplı sepet 2 Bakımlık ya da göstericideki bir filmin alıcı makara kullanılmadığı vakit bir yerde toplanması için kullanılan aynı çeşit kap Sepettopunda sayı yapılacak yer Bu 0 45 metre çapında demir bir çember olup altında bir ağ asılıdır Çember ile ağ bir sepet biçimindedir Sepettopu oyununu bulan Amerikalı Profesör James Naismith oyunu önce öğrencilerine kâğıt sepetleriyle oynattığından oyun bu ad ile anılmıştır I sebet selek 2 sepiteknesi Su değirmenlerinde öğütülerek buğday ya da arpanın içine boşaltıldığı ağaç düzen Yeşilköy Gelendost Körküler Yalvaç Isparta sebet Köprü Şarkikaraağaç Isparta selek 2 Karaköy Bozüyük Bilecik sepiteknesi Çınarlık Çarşamba Samsun II Eşya kutusu Meyvebükü Güdül Ankara III Örülmüş ağaç dallarından yapılan arı kovanı Meyvebükü Güdül Ankara İnce kamış söğüt dalı hayıt tel ve plastikten örme veya geçirme biçimiyle yapılandırılmış çeşitli biçimde oluşturulan yapıtlar olup genellikle iç sularda kullanılan balığın içerisine girmesini sağlayan bir kapısı veya huni biçiminde bir giriş yeri bulunan içine çekici yem konan balıkların bir kez girdikten sonra çıkamayacağı biçimde yapılandırılmış tuzaklar Az sǝbǝt sebet sebet sebet sapad sabad a basket Arapçada Suriye da sabat panier olarak kullanılır Balkan dillerine de geçmiştir )
( FILM BIN, BIN, (ABD) FILM BARREL, CUTTING BARREL | BASKET )
( PANIER D FILM )
( SAPAD )
( SƎBƎT[Az.]~SEBET[Tkm.]~SEBET[Krg.]~SEBET[Kklp.] )
- SEPET ile SEPET YAPIMI ile SEPET BENZERİ ile SEPET İŞİ
( BASKET vs. BASKET MAKING vs. BASKET-LIKE vs. BASKETWORK )
( سبد ile زنبيل ile درسبد ريختن ile سبدبافي ile سبدي ile سبدسازي )
( SABAD ile ZANBYLE ile DARASBAD RYKHTAN ile SABADBAFY ile سبدي ile SABADSAZY )
- SEPETLEMEK" ile/değil/yerine KOVMAK
- SEPİ ASİDİ, TANEN, TABAKAT ASİDİ | TANEN[Fr. < TANİN] ile/||/<> ÜRE ile/||/<> ÜSTÜBEÇ
( Ağacın kimyasal yöntemle boyanmasında ilkboya olarak kullanılan beyazsarı bir toz. Meşe palamudundan elde edilir. @@ (kimya) @@ Bir çok bitkisel maddede bulunan, deri tabakalamada ve hekimlikte kullanılan tadı buruk bir madde. @@ Birçok bitkide bulunan, özellikle meşe palamutunda zengin olan, genel olarak suda eriyebilen, protein, karbonhidrat ve çeşitli metalleri çöktürme özelliğine sahip, salgı durdurucu etkisi nedeniyle kabızlık yapan fenolik bileşikler, mazı tozu. )
( TANEN | TANNIN | UREA~UREA~WHITE LEAD )
( TANIN | URÉE | CÉREUSE~URÉE~CÉREUSE )
( ...~UREA~CERUSSA )
( TANNLN | HARNSTOFF | BLEIWEISS~HARNSTOFF~BLEIWEISS )
( TANNINO~UREA~BIACCA )
( ΤΑΝΝΊΝΗ / ταννίνη~ΟΥΡΊΑ / ουρία~ΨΙΜΎΘΙΟ / ψιμύθιο )
- SEPİ ASİDİ, TANEN, TABAKAT ASİDİ | TANEN ile/||/<> TANEN ile/||/<> TANEN[Fr. < TANIN]
( Ağacın kimyasal yöntemle boyanmasında ilkboya olarak kullanılan beyazsarı bir toz Meşe palamudundan elde edilir kimya Bir çok bitkisel maddede bulunan deri tabakalamada ve hekimlikte kullanılan tadı buruk bir madde Birçok bitkide bulunan özellikle meşe palamutunda zengin olan genel olarak suda eriyebilen protein karbonhidrat ve çeşitli metalleri çöktürme özelliğine sahip salgı durdurucu etkisi nedeniyle kabızlık yapan fenolik bileşikler mazı tozu )
( TANEN | TANNIN | UREA )
( TANIN | URÉE | CÉREUSE )
( TANNLN | HARNSTOFF | BLEIWEISS )
( TANNINO )
( ΤΑΝΝΊΝΗ / ταννίνη )
- SEPIA-DRAWING[İng.] ile/||/<> SÉPIA[Fr.] ile/||/<> SEPIA, SEPIAZEICHNUNG[Alm.] ile/||/<> SEPYA[Fr. < SÉPIA]
( Resim 1 Mürekkep balığından çıkarılan bir çeşit koyu kahverengi resim boyası 2 Sepya ile yapılmış suluçizi resim )
( SEPIA-DRAWING )
( SÉPIA )
( SEPIA, SEPIAZEICHNUNG )
- SEPÎDE[Fars.] ile/ve SEPÎDE-DEM[Fars.]
- SEPİLEMEK ile SEPİLENMEK ile SEPİ ile SEPİCİ/LİK ile SEPİLİ ile SEPİL SEPİL
- ŞEPİT ile/||/<> ...
( Anadolu ağızlarında çebit çepit olarak da geçer Kökenini bilmiyoruz )
- SEPIOLITE[İng.] ile/değil/yerine/= SEPİYOLİT
- SEPPUKU ile/ve/||/<>/> JIGAI
- SEPTA, SEPTI[İng.] ile/değil/yerine/= SEPTA, SEPTİ
- SEPTET[İng.] ile/||/<> SEPTET[Fr.] ile/||/<> YEDİLİ
( Yedi ikili öğeden oluşan çoklu )
( SEPTET )
( SEPTET )
- MİKROPLU/SEPTİK[İng. < SEPTIC] ile/değil KUŞKUCU/SKEPTİK[İng. < SCEPTIC]["SPEKTİK" değil!]
- SEPTİSEMİ[Fr. < Yun. SEPTİKOS: Çürümüş. | HAİMA: Kan.] ile TOKSEMİ
( "Kan zehirlenmesi", kan bozukluğu. İLE "Kan zehirlenmesi". [günlük dilde] )
( Bakterilerin kana geçerek yaygın enfeksiyona neden olmasıyla. İLE Herhangi bir zehirli maddenin ya da iltihabın kana geçmesiyle. )
( SEPTİSEMİ/SEPSIS/SIRS[: Systemic Inflammatory Response Syndrome] )
- SEQUENTIAL[İng.] ile/||/<> SIRALI
( SEQUENTIAL )
- SEQUOIA[Fr.] ile/||/<> SEKOYA[(KALIFORNIYA YERLILERININ DILINDEN)]
( botanik )
( SEQUOIA )
- SER LEVHA ile MİHRÂBİYE
- ŞER:
METAFİZİK ile/ve/||/<> TABİÎ ile/ve/||/<> AHLÂKÎ
( Olgunluğun[kemâlin] bulunmaması. İLE/VE/||/<> Elem. İLE/VE/||/<> Günah. )
- ŞER/ŞERR[Ar.] ile ŞER[Ar.] ile ŞERR[Ar. çoğ. ŞÜRÛR] ile ŞERR[Ar. < EŞRÂR]
( Gerçek. İLE Kötü, fena, ayıp, utanılacak. İLE Kötülük, kötü iş. | Kavga, gürültü. [>< HAYR] İLE Kötülük eden, kötü kişi. | Daha/pek/en kötü. )
- SER[Fars.] ile/ve/||/<> CAN[Fars.]
- ŞER ile/||/<> EVIL, WRONG[İng.] ile/||/<> MAL[Fr.] ile/||/<> BÖSE, UEBEL[Alm.] ile/||/<> KÖTÜ
( İyinin karşıtı olan 1 Değersiz bulmanın kınamanın ayıplamanın konusu olan her şey istencin yasaya uygun bir biçimde karşı gelmeye ve elinden geldiğince değiştirmeye hakkı olduğu her şey 2 Ahlak değerlerine ve törel istence karşı olan her şey Bu anlamda a Düzen bozucu ve yıkıcı olarak beliren şeyler b Olumsuzluk ve yadsıma ilkesi olarak beliren şeyler )
( EVIL, WRONG )
( MAL )
( BÖSE, UEBEL )
- SER ile/||/<> GRANÜLSFİZ ENDOPLÂZMİK RETİKULUM
( granülsüz endoplâzmik retikulum )
- SER[Fars.] ile SER-[Fars.]
( Baş, kafa, kelle. | Baş, başkan. | Tepe, doruk/zirve. | Uc kenar. | Son, nihâyet. İLE "Baş, başkan" anlamlarıyla başa gelerek birleşik sözcükler yapar. [SER-KÂTİB: Başkâtip.] )
- SER[Fars.] ile SER/SERA[Fr.]
( Baş, kafa. | Başkan. İLE Limonluk. )
- ŞER ile ŞERH ile ŞERİ ile ŞERÇ
- SERA GAZI ile/||/<> OZON TABAKASI İNCELTİCİ
( Sera gazı ısı tutar, ODS UV korumasını azaltır )
( Formül: CO₂ İLE CH₄ (sera) İLE CFC İLE HCFC (ODS) )
- SERÂ/SERÂY[Fars.] ile -SERÂ[Fars.] ile SERÂ[Ar./Fars.]
( Saray. | Büyük konak. | Hükümet konağı. İLE "Şarkı söyleyen" anlamlarıyla başa gelerek birleşik sözcükler yapar. [NAĞME-SERÂ: Türkü, şarkı söyleyen.] İLE Toprak. )
- SÉRAC[Fr.] ile/||/<> SERAK[Fr. < SÉRAC]
( coğrafya )
( SÉRAC )
- [ne yazık ki]
SERA GAZI SALIMINDA:
1990 ile/ve/||/<>/> 2002 ile/ve/||/<>/> 2016
(
)
- ŞERAİT ile/ve/<> ŞERİAT
( Koşullar. İLE/VE/<> Yasalar. )
( Koşullar, yasaları harekete geçirir. )
- SERALBUMIN[İng.] ile/değil/yerine/= SERALBUMİN
- SERAMİK İLE KOMPOZİT İLE POLİMER ile/||/<> MALZEME SINIFLARI
( Mühendislik malzemelerinin ana grupları. )
( Formül: E_kompozit = V_fE_f + V_mE_m )
- CERAMICS[İng.] / CÉRAMIQUE[Fr.] / KERAMISCH, KERAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= SERAMİK
- SERAMİK ile/ve ÇİNİ
- SERAMİK ile/||/<> ÇÖMLEK
( Kil ya da başka silikatlardan elde edilen ürünlere verilen genel ad Ağaç su tası Gökmenler Çatak Kızılağaç Gedikli Saimbeyli Adana Pişirilmiş topraktan yapılmış vazo veya testi biçiminde 2030 cm boy ve 1012 cm ağız açıklığına sahip av aracı Ağızlarda çölmek olarak da geçer Az çölmǝk çölmǝ çülmek şölmek şölmek şölmek çölmök Diyalektlerde çömlek yanında geçen çölmek biçimi göçüşme métathèse sonunda ortaya çıkmıştır Türkçe gömlek köŋlek gölmek gibi Eren TDAY 1953 163 Kökünü bilmiyoruz Räsänen V 104a 117118 işaretiyle Orta Türkçe Çiğilce çöŋek a leather milking pail sözüyle birleştirmiştir Clauson ED 426 a Menges WZKM 70 39 )
( CERAMIC | POT )
( CÉRAMIQUE )
( KERAMIK )
- SERAMİK ile/||/<> LAKABİ
( ... On ikinci yüzyılda Selçuklular döneminde İran'ın Kaşan kentinde üretilen bir tür seramik. )
- SERAMİK[Fr. < Yun.] ile PORSELEN[İt.]
( Yüksek ısıda pişirilmiş toprak, fayans, porselen yapımıyla ilgili olan. | Yüksek ısıda pişirilmiş topraktan yapılan vazo, çanak, çömlek gibi nesne. İLE Kaolinden yapılma, beyaz, sert ve yarı saydam çömlek hamuru. | Bu hamurdan yapılmış çanak, çömlek. )
(
Tencere ve Saklama Kabı Malzemeleri için
Bütüncül Bir Karşılaştırma
Porselen ve toprak güveçten paslanmaz çelik düdüklü tencereye kadar — pişirme ve saklamada kullanılan malzemelerin yapısı, gıdayla etkileşimi, mikrobiyolojik davranışı, sağlık etkileri ve bakım gerekleri üzerine kapsamlı bir başvuru kaynağı.
Tencere ve Saklama Kabı Malzemeleri
Aşağıdaki tabloda her malzeme yapısal özelliklerinden bakım gereklerine kadar yedi boyutta ele alınmıştır. Karar sütunu, sertifikalı ve sağlam ürün varsayımıyla genel kullanım önerisini özetler.
| Malzeme | Yapı ve Fizik | Kimya ve Göç | Hijyen ve Mikrobiyoloji | Sağlık ve Tıp | Saklama | Temizlik ve Bakım | Öncelik | Karar |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Porselenvitrifiye seramik (sertifikalı) | Kaolin-feldispat-kuvars 1200–1450 °C'de pişirilir, camsılaşır. Gözeneklilik | Kimyasal olarak inert. Asit, yağ, sıcaklıkla iyon göçü yok denecek kadar az. Endokrin bozucu içermez. | Yüzey pürüzsüz; biyofilm tutmaz, koku-tat çekmez. Çatlamadıkça mikrobiyolojik açıdan örnek malzeme. | Bebek, hamile, kronik sayrı içinde olmak üzere her öbek için güvenli. Bebek mamaları için sıkça önerilir. | Buzdolabı–fırın–mikrodalga uyumlu. Uzun süreli saklamada birinci yeğlenmesi gereken. | Bulaşık makinesi uygun. Aşındırıcı tel ve klorlu ağartıcıdan kaçın. Çentiklendiğinde değiştir. | Uygun | |
| Borosilikat camPyrex tipi | Amorf silikat. Düşük ısıl genleşme (3,3×10⁻⁶/°C) sayesinde termal şoka belirgin dirençli. Şeffaftır, içerik görünür. | Tamamen inert. Hiçbir bilinen göç yoktur. Asitli ve sütlü gıdalarla uzun temasta dahi nötr kalır. | Gözeneksiz, biyofilm tutmaz. Cam yüzey hijyen açısından altın standarttır. | Tüm öbekler için güvenli. Bebek beslenmesi ve klinik beslenmede ilk yeğlenenlerden. | Uygun. Fırın–mikrodalga–buzdolabı–dondurucu geçişlerine uyumlu. | Bulaşık makinesi uygun. Ani sıcaklık değişiminden kaçın. Çatladığında at. | Uygun | |
| Cam-emayeçelik ya da dökme demir gövde | Metal gövde + 0,1–0,3 mm camsı sır. Emaye basma altında kalacak şekilde tasarlanır; gövde ısıyı taşır, emaye gıdayla teması üstlenir. | Sağlam emaye yüzey kimyasal olarak inert. Asitli yemek için uygun. Çatlak emaye altında metal ortaya çıkarsa demir/nikel göçü başlar. | Sağlam yüzeyde biyofilm tutmaz. Çatlak/çentik varsa mikro-yarıkta üreme olur. | Sağlam ürün, her öbek için güvenli. Antika emayelerde eski kurşun/kobalt sırı riski olabilir. | Uzun süreli saklamaya uygun. | Bulaşık makinesi uygun, metal kenarlar zamanla pas atabilir. Çentiklendiğinde değiştir. | Uygun | |
| Sırlı toprakstoneware, çini (sertifikalı) | 1100–1300 °C'de pişirilir, sırlanır. Su emilimi ~%1–3. Termal kütlesi yüksek; yavaş ve homojen ısınır. | Sertifikalı sır kararlıdır; göç yok denecek kadar azdır. Sertifikasız dekoratif ürünlerde kurşun/kadmiyum riski en yüksek bu kategoridedir. | Sırlı yüzey gözeneksize yakın; biyofilm tutmaz. Sırlı kısımda mikrobiyoloji sorunu yoktur. | Sertifikalıysa tüm öbekler için güvenli. Etiketsiz ürünlerden kesinlikle kaçınılmalı. | İyi-mükemmel. Fırın yemeklerinde rahatça saklanır. | Genelde bulaşık makinesi uygun. Ani sıcaklık farkından kaçın. | Uygun | |
| Sırsız toprakterra cotta, geleneksel güveç | Düşük sıcaklıkta (~900–1100 °C) pişirilmiş gözenekli kil. Su emilimi %10–15. Yavaş ısınır, nemi içerden buharlaştırır; yemek kendi suyuyla pişer. | Kil inerttir; metal göçü yoktur. Ama gözenekler yağ-su-deterjan emer. Sertifikasız ürünlerde kurşun/kadmiyum/arsenik riski. | Yüksek gözeneklilik = yüksek biyofilm potansiyeli. Sıkı bakım disiplini gerektirir. | Sertifikalıysa pişirme için en doğal seçeneklerden biri. Saklamada riskli. | Uygun değil — gözeneklilik nedeniyle kısa süreli ve asitsiz saklama dışında. | Deterjansız, sıcak su ve karbonatla. İlk kullanımda yağla "açılır". Bulaşık makinesi yasak. | İyi | |
| Paslanmaz çelik18/10 — sertifikalı | Demir-krom-nikel alaşımı. Krom oksit pasif tabakası kendi kendini yeniler. Üç katmanlı tabanda iyi ısı dağılımı, mükemmel termal şok dayanımı. | İlk kullanımlarda eser nikel/krom göçü; sonra stabilize olur. Asitli yemekte göç AB/FDA limitlerinin çok altında. Endokrin bozucu içermez. | Mikro-pürüzsüz; biyofilm tutmaz, deterjan kalıntısı bırakmaz. Hijyen mükemmel. | Sağlıklı yetişkin için sorunsuz. Nikel alerjisi olanlarda asitli uzun pişirmede dikkat. | İyi. Buzdolabında saklanabilir, ama cama/porselene aktarmak daha iyi. | Bulaşık makinesi uygun. Karbonat, sirke ile iz çıkarılır. Aşındırıcı telden kaçın. | Uygun | |
| Dökme demirsırsız, "açılmış" | Karbonlu demir. Çok yüksek termal kütle (~55 W/m·K), mükemmel ısı tutma. Ağır, dayanıklı; pas yapar. | Demir göçü olur — çoğu yetişkin için yararlı. Asitli yemekte göç artar. Hemokromatozda kontrendike. | Yağ tabakasının altı gözeneklidir; uzun süreli saklamada güvenilir değil. Pişirme sırasında sorun değil. | Sağlıklı yetişkin ve çoğu çocuk için olumlu (demir desteği). Demir yüklenmesi olan hastalarda kaçınılmalı. | Uygun değil. Yemek kapta bekletilmemeli, başka kaba alınmalı. | Bulaşık makinesi yasak; suyla durulanır, yağla bakılır. Pas oluşursa fırçalanıp yeniden açılır. | İyi | |
| Doğal taşsoapstone, gerçek granit | Tek parça doğal kayaç (talk-klorit ağırlıklı). Çok yüksek termal kütle, yavaş homojen pişirme. Çok ağır. | İnert; metal/kimyasal göçü yoktur. Mermerden farklı olarak soapstone asitlere de dayanır. | Sırlı kadar kapalı değil ama biyofilm sorunu nadir. Pişirmede sorunsuz. | Tüm öbekler için güvenli. En inert kategoriden biri. | Sınırlı; gözenek emilimi olabilir. | Deterjansız, sıcak su. Bulaşık makinesi yasak. | Uygun | |
| Bakır (kalay astarlı)profesyonel mutfak | Bakır gövde (~400 W/m·K) + ince kalay iç astar. Hassas pişirmede eşsiz denetim; sos, şekerleme, çikolata için yeğlenir. | Kalay sağlamken göç çok düşüktür. Astar aşınır/erirse bakır açığa çıkar; bakır göçü zehirli düzeylere ulaşabilir. | Sağlam yüzeyde sorunsuz. | Sağlam astarla güvenli. Wilson hastalığı (bakır birikimi) olanlarda kontrendike. | Sınırlı. | Ağır bakım; periyodik yeniden kalaylama gerekir. | Dikkat | |
| "Granit kaplı"aslında: alüminyum + kaplama | Alüminyum gövde + mineral katkılı PTFE ya da sol-gel kaplama. Görsel "granit" benzetmesi pazarlamadır; gerçek granit içermez. Hafif, hızlı ısınır. | Kaplama sağlamken göç düşüktür. Yeni kuşak PFOA-free. Çizilince alüminyum + kaplama parçacığı göçü başlar. | Yeni iken iyi; çizildikçe mikro-yarıklarda biyofilm tutar. | Sağlam ve doğru kullanılırsa makul güvenli. Çocuk-hamile için ilk yeğlenen değil. | Uygun değil; saklamak için kullanılmaz. | Bulaşık makinesi önerilmez. Metal spatula yasak. 2–5 yılda kaplama biter — atılır. | Dikkat | |
| AntiyapışkanPTFE, klasik teflon | Alüminyum gövde + PTFE polimer. Düşük-orta ateş için. 260 °C üzerinde bozulmaya başlar; boş ısıtma kesin yasak. | Sağlamken düşük göç. Eski kuşak PFOA içerirdi; yeni kuşak PFOA-free. Aşırı ısınmada toksik gaz çıkışı (kuş ölümleri ile bilinir). | Yeni iken sorun yok; çizildikçe mikroplastik ve PFAS göçü başlar. | Sağlam, doğru kullanılırsa kabul edilebilir. Çizilince atılmalı. | Uygun değil. | Sünger ve yumuşak deterjan. Metal alet, bulaşık makinesi yasak. | Dikkat | |
| Silikongıda sınıfı, fırın kalıbı | Sentetik elastomer. Esnek, –40 °C / +220 °C arası kararlı. Ocakta kullanılmaz; fırın ve dondurucu için. | Eser düzeyde siloksan göçü olabilir; sağlık etkisi tartışmalı (genelde düşük risk). Niteliksizlerde dolgu maddeleri sorun. | Mikro-gözenekli; yağ kokusu zamanla tutar. | Çocuk biberonu için onaylı nitelikte güvenli; ama porselen/cam yine yeğlenmeli. | Sınırlı; saklama için uygun değil. | Bulaşık makinesi uygun. Yağ artığı için karbonat-sirke. | Dikkat | |
| Alüminyumkaplamasız | Hafif, çok yüksek ısıl iletkenlik (~237 W/m·K). Tencere olarak ucuz ama kimyasal olarak aktif. | Asitli ve tuzlu yemekte yüksek alüminyum göçü. Alzheimer ile bağlantı tartışmalı; böbrek hastalarında kontrendike. | Yüzey kötü değil ama zamanla oksitlenir, kararır. | Bebek, hamile, böbrek hastası için kaçınılmalı. Sağlıklı yetişkin için tartışmalı. | Uygun değil — özellikle asitli yemek. | Çabuk kararır; bulaşık makinesi önerilmez. | Kaçın | |
| PlastikPP, PET, Tritan, vb. | Polimer. Pişirmeye uygun değil. Sıcaklıkla yumuşar, bozulur. | Sıcak ve yağlı temasta BPA, BPS, ftalat, oligomer göçü. Endokrin bozucu kategorisi en yüksek malzeme. | Mikro-çiziklerde yüksek biyofilm. Koku-tat kalıcı tutar. | Sıcak yemekle kullanılması önerilmez. Bebek için soğuk-su şişesinde bile cam yeğlenmeli. | Sadece soğuk, kısa süreli saklama. | Sıcak yıkama bile riskli; bulaşık makinesi düşük sıcaklık programında. | Kaçın | |
| Çatlamış / yıpranmış kaplarher malzemeden | Mikro-çatlak yatağı, kaplama yırtığı, sırı kalkmış yüzey. | Altındaki malzeme açığa çıkar (kurşun, kadmiyum, alüminyum, demir, nikel). | Mikro-çatlaklar biyofilm üretir; bulaşık makinesinde dahi tam temizlenmez. | Hangi grup için olursa olsun risk yüksek. | Yapılmamalı. | — | Atılmalı |
İki Sızdırmazlık İlkesi
Düdüklü tencere fizik açısından kapalı hacimde basınç altında pişirme aracıdır. Yaklaşık 1 bar fazla basınçta su 120 °C'ye çıkar; Arrhenius eşitliği uyarınca reaksiyon hızı dört katına çıkar. Bu hem antibesinleri parçalar hem sterilizasyon düzeyinde mikrobiyolojik güvenlik sağlar. Tasarım farkı sızdırmazlık ilkesinden gelir.
| Boyut | Modern conta-kapaklı düdüklü | Eğri kapaklı (metal sızdırmazlık) |
|---|---|---|
| Sızdırmazlık ilkesi | Kapakta silikon conta; basınç contayı sıkıştırır. | Eğri/oval kapak içeriden ağzın çıkıntısına oturur; basınç arttıkça kapak daha sıkı yapışır (self-sealing). Conta yok ya da minimaldir. |
| Çalışma basıncı | ~0,8–1,0 bar / pişirme sıcaklığı 115–120 °C. | ~1,2–2,0 bar / 125–135 °C — daha hızlı pişirme, baklagil için uygun. |
| Emniyet sistemleri | Genelde çift ya da üçlü: çalışma valfı + yedek valf + conta-kesme noktası. | Modern üretim: çift sistem. Eski Hisar/Emsan/Tava modelleri çoğunlukla tek katmanlı — bu yüzden eski "düdüklü patlar" ününü oluşturmuştur. |
| Kimyasal göç | Silikon contadan eser düzeyde siloksan göçü olası (önemli düzeyde değil). Paslanmaz çelik gövdeden eser nikel/krom — limit altında. | Metal-metal kapanışta hiç conta-kaynaklı göç yoktur. Sadece paslanmaz çelik gövdenin eser göçü. |
| Hijyen | Conta gıda yağı ve kokuyu emer; biyofilm yatağı olabilir. Her kullanımda çıkarılıp ayrı yıkanmalı. | Conta yok / minimal — gizli boşluk yok. Tüm yüzey paslanmaz çelik; biyofilm uygulamada oluşmaz. |
| Bakım gereksinimi | Conta, her 1–2 yılda değiştirilmeli. Valf denetimi her kullanımda. | Conta bakımı yok. Kelebek vidanın dişleri ve kapak-tencere ağzı metal yüzeyi döngüsel olarak denetlenmeli; sert su bölgesinde sirke ile kireç temizliği. |
| Tipik ömür | 10–20 yıl (parça desteği varsa). | 30–50 yıl, hatta kuşaklar boyu. Eski Hisar/Emsan örnekleri buna kanıttır. |
| Kullanım kolaylığı | Yüksek — tek elle aç-kapat, görsel kilit göstergesi. | Düşük — kapağı içeri sokmak, düzeltmek, kelebek vidayı sıkmak iki el ister; uygulama gerektirir. |
| Sağlık avantajları (ortak) | Vitaminleri korur (klasik haşlamadan iyi). Antibesinleri (fitik asit, lektin, tripsin inhibitörü) etkili biçimde parçalar. Akrilamid ve heterosiklik amin oluşumu uygulamada sıfır. AGE üretimi çok düşük. C. botulinum dahil sporları öldürür. Az yağ, az su; mineraller yemekte kalır. | |
| Saklama uygunluğu | İki tip de saklamaya uygun değildir. Yemek piştikten sonra cam ya da porselen saklama kabına aktarılmalıdır. Conta kokuyu tutar; metal kapanışta nem yoğuşması olabilir. | |
| Karar | Uygun — modern, sertifikalı, sağlam ürün. | Uygun — özellikle modern üretim. Eski model elinizde varsa ve sağlamsa, değiştirmek için teknik gerekçe yoktur. |
Beş Sınıf, Bir Karar Çerçevesi
Sağlık açısından mutfakta ne kadar yer vermeli sorusunun uygulamalı yanıtı: birinci ve ikinci sınıf omurgayı oluşturmalı, üçüncü ve dördüncü sınıf belirli amaçlar için, beşinci sınıftan ise olabildiğince uzak durulmalıdır.
Günlük ana kullanım
- Sertifikalı porselen
- Borosilikat cam
- Sertifikalı cam-emaye (sağlam)
Sık kullanım
- Paslanmaz çelik (18/10)
- Düdüklü tencere (iki tip de)
- Sertifikalı sırlı toprak / stoneware
Belirli yemekler için
- Dökme demir (sırsız) — kavurma
- Sertifikalı sırsız toprak güveç
- Doğal taş (soapstone)
- Bakır (kalay astarlı, sağlam)
Olabildiği kadar az
- "Granit kaplı" tencereler
- Antiyapışkan (PTFE)
- Silikon kalıp (sadece fırın)
Yeğlenmemeli!
- Kaplamasız alüminyum
- Sıcak yemekte plastik
- Astarsız bakır
- Çatlamış / sertifikasız her şey
Malzemeden Bağımsız Kullanım İlkeleri
Sertifika ara
TSE, LFGB, FDA ya da AB 1935/2004 uyumluluğu olmayan dekoratif kaplar pişirme/saklama için kullanılmamalıdır. Pazarlama dilinden değil, etiketten karar verin.
Çatlağa sıfır tolerans
Çatlamış, çentilmiş, sırı kalkmış, kaplaması soyulmuş kaplar gıda kabı olmaktan çıkmıştır — saksı ya da süs olabilir. Hangi malzeme olursa olsun atılmalı.
Saklamayı pişirmeden ayır
Pişir, sun, kalanı cam ya da porselene aktar. Tencere — özellikle dökme demir, alüminyum, antiyapışkan, düdüklü — saklama kabı değildir.
Asitliyi en sağlam yüzeyle eşle
Domates sosu, limonlu yemek, sirke, turşu için porselen, borosilikat cam, sertifikalı emaye ya da 18/10 paslanmaz çelik. Alüminyum, çatlak emaye, kaplamasız bakırla asla eşlenmemeli.
Termal şoktan kaçın
Sıcak porselen/cam/emaye/seramik kabı asla soğuk suya tutmayın, ıslak mermere koymayın. Mikrodalgadan fırına geçişlerde de kademeli ısıtma.
Aşındırıcı = mikro-çatlak
Çelik tel ve klorlu ağartıcı, her yüzeyi zedeler; mikro-pürüzlülük biyofilm yatağıdır. Karbonat ve beyaz sirke neredeyse her şey için yeterlidir.
Düdüklü için ek bakım
Conta-kapaklı modelde conta, her 1–2 yılda değiştirilmeli; valf, her kullanımda denetlenmeli. Eğri kapaklıda kelebek vida ve metal-metal yüzey kireç açısından izlenmeli.
Bebek, hamile, kronik hasta
Bu üç grup için eşik daha yüksektir. Porselen, borosilikat cam ve sertifikalı emaye önerilir; alüminyum, sıcak plastik, çizilmiş antiyapışkan, sertifikasız seramik kesinlikle kaçınılmalıdır.
Sıfırdan Sağlıklı Bir Mutfak
Modern bir mutfağın hemen tüm pişirme ve saklama ihtiyaçlarını sağlık açısından en güvenli düzeyde karşılayan, altı-yedi parçadan oluşan minimal bir öneri.
Sağlıklı Mutfak
- Borosilikat cam saklama kapları (3–4 adet, farklı boy) Buzdolabı, dondurucu, fırın, mikrodalga geçişlerine uyumlu. Sıfır göç, görünür içerik. Saklamanın altın standardı.
- Sertifikalı porselen kase ve sunum kabı Sunum ve uzun süreli saklama için. Her sıcaklık aralığında kararlı. Bebek mamasından akşam yemeğine kadar geniş kullanım.
- Sertifikalı cam-emaye tencere — orta boy Yahniler, çorbalar, sebze yemekleri ve asitli yemekler için günlük kullanım tenceresi. Sırı sağlam tutulduğu sürece kuşaklar boyu hizmet verir.
- Paslanmaz çelik tencere — büyük boy (18/10) Haşlama, makarna, sebze suyu, kavurma için. Yüksek ateşle uyumlu, dayanıklı, hijyenik. Mutfağın iş gören tenceresidir.
- Dökme demir tava (sırsız) Et ve sebze kavurma, fırın yemekleri, ızgara için. İyi açıldığında doğal antiyapışkan davranır. Yemek tavada bekletilmez.
- Paslanmaz çelik düdüklü tencere Baklagil, et, haşlama yemekler için sağlık açısından en iyi pişirme yöntemlerinden biri. Vitaminleri korur, antibesinleri parçalar, sterilizasyon düzeyinde mikrobiyolojik güvenlik sağlar. Conta-kapaklı ya da eğri-kapaklı (metal sızdırmazlık) — ikisi de uygun.
- İsteğe bağlı: sertifikalı sırlı toprak / stoneware güveç Fırında uzun pişirmeli geleneksel yemekler için. Pişirilen kapta servis yapılır; lezzet ve estetik açısından da kazanç.
- SERAMİK ile RAKU
( ... İLE Japon işi seramik kap. )
- SERAMİK ile SERAMİKÇİ/LİK
- SERAMİK'TE:
İZNİK ile/ve KÜTAHYA
- SERAMİKTE:
ONARIM ile/ve/||/<> KINTSUGI
( ... İLE/VE/||/<> Japon seramik sanatında, kırılan ya da çatlayan parçaları daha anlamlı ve değerli duruma getirmek için hasarlarını göstererek toz altın ile onarma sanatı. )
- SERAP ile GERÇEK
( MIRAGE vs. REALITY )
- SERAP ile SERAPA
- SERAP[Fars. < SERÂB] ile/ve/değil ZAN
( "Görsel/görüntülü" zan. İLE/VE/DEĞİL "Görüntü"süz serap. )
( Afrika'da, bir şey, sabahın ilk ışığında gerçek, öğle saatinde ise yalandır. )
- ŞERÂRE ile/||/<> KIVILCIM
( Güneş yüzeyinde görülen kesikli ışımalara verilen ad Hava gibi uçun halinde yalıtkan bir ortamda birdenbire oluşan kısa süreli elektrik boşalması fizik Az gığılcım Leksikaya göre 369 kıv kığ kökünden gelir Bu kök Türkçede kıvık alev kıvılcım ve kıvıl kıvılcım türevlerinde de göze çarpar Çuvaşçada xĕlxen biçimi kullanılır Egorov ES 298 Räsänen V 260b kıvık kıvılcım kıgılcım kımın xıbın ve Yakutça xīm kıvılcım biçimlerini bir maddede toplamıştır )
( SPARK, MOUSTACHES | SPARK )
( MOUSTACHES | ÉTINCELLE )
( MOUSTACHES | FUNKE )
( GIĞILCIM[Az.] )
- CERARGYRITE, HORN SILVER[İng.] / CÉRAGRYRITE, ARGENT CORNE[Fr.] / ZERRGRYRT, HORNSILBER, HORNERZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SERARJİRİT, BOYNUZ GÜMÜŞÜ
- SERÂSER[Fars.] ile SERÂSER[Fars.]
( Baştan başa, tamamıyla. [SER: Baş. | Pekiştirme elifi.] İLE Altın ve gümüşle dokunan çok değerli eski bir kumaş çeşidi. )
- SERASKER/LİK ile SERASKER KAPISI
- ŞERAT[Ar. çoğ. EŞRÂT] ile ŞERÂİT[Ar. < ŞART/ŞARÎTA] ile ŞERÎAT[Ar. < ŞER | çoğ. ŞERÂİ]
( Nişan, iz, alâmet. | Bir şeyin bayağısı, en aşağısı. İLE Şartlar, koşullar. İLE Doğru yol. | Allah'ın emri. | Âyet, hadîs ve icmâ-i ümmet esaslarına dayanan din kaideleri. )
- SERÂYENDE[Fars.] ile ...
( Şarkı söyleyen. )
- FREE ADMITTANCE[İng.] / FREIE ADMITTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ADMİTANS
- FREE ACOUSTIC FIELD[İng.] / CHAMP ACOUSTIQUE LIBRE[Fr.] / FREIE AKUSTISCHE FLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST AKUSTİK ALAN
- FREE FIELD[İng.] / CHAMP LIBRE[Fr.] / FREIES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ALAN
- FREE ATOM[İng.] / ATOME LIBRE[Fr.] / FREIES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ATOM
- SERBEST BÖLGE | AÇIK BÖLGE ile/||/<> AÇIK BÖLGE ile/||/<> AÇIK LİMAN
( Gümrük sınırı dışında sayılan belli ölçü ve çevrede gümrükçe denetlenen bölge a açık liman Düzlemde açık ve bağlantılı olan küme Gümrük sınırı dışında sayılan ve belli ölçülerde gümrükçe denetlenen liman coğrafya )
( FREE ZONE | OPEN REGION | FREE PORT )
( ZONE FRANCHE | PORT-FRANC )
( FREIZONE )
( ZONA FRANCA )
( ΕΛΕΎΘΕΡΗ ΖΏΝΗ / ελεύθερη ζώνη )
- SERBEST BÖLGE | AÇIK BÖLGE ile/||/<> AÇIK LİMAN | AÇIK LİMAN
( Gümrük sınırı dışında sayılan, belli ölçü ve çevrede gümrükçe denetlenen bölge. a. bk. açık liman @@ Düzlemde açık ve bağlantılı olan küme.@@Gümrük sınırı dışında sayılan ve belli ölçülerde gümrükçe denetlenen liman. @@ (coğrafya) )
( FREE ZONE | OPEN REGION | FREE PORT~FREE PORT )
( ZONE FRANCHE | PORT-FRANC~PORT-FRANC | PORT FRANC )
( FREIZONE~FREIHAFEN )
( ZONA FRANCA~PORTO FRANCO )
( ΕΛΕΎΘΕΡΗ ΖΏΝΗ / ελεύθερη ζώνη~ΕΛΕΎΘΕΡΟ ΛΙΜΆΝΙ / ελεύθερο λιμάνι )
- SERBEST ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil SALLAMAK
- FREE FALL[İng.] / CHUTE LIBRE[Fr.] / FREIER FALL[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST DÜŞME
- FREE ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON LIBRE[Fr.] / FREIES ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ELEKTRON
- FREE ENERGY[İng.] / ÉNERGIE LIBRE[Fr.] / FREIE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ENERJİ
- SERBEST FIRKA ile/||/<> SENED-İ İTTİFAK
( 1930'da kurulan Türkiye'nin ilk partilerinden biri. İLE/||/<> 1808'de Osmanlı hükümeti ile büyük toprak sahipleri arasında imzalanan antlaşma. )
- FOTONLAR:
SERBEST ile/ve/<> BAĞIL
- SERBEST GENLEŞME ile/||/<> İZOTERMİK GENLEŞME
( Serbest genleşmede iş yapılmaz, izotermik genleşmede T sabit kalır. )
( Formül: W = 0 İLE W = nRT ln(V₂/V₁) )
(1996'dan beri)