Bugün[09 Temmuz 2026]
itibarı ile 56.960 başlık/FaRk ile birlikte,
56.960 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(213/229)


- UYARIM ile UYARIM ile UYARIM

( Uyarma, uyarılma. İLE Uyum göstere(bile)ceğini geniş zamanlı olarak belirtmek/bildirmek. İLE Bir durum ya da ayrıntı üzerine ya da biri(leri)ne, başkasının değil benim yaptığım bildiri/anımsatma. )


- UYARLI ile UYGUN


- EXCITATION ANODE[İng.] / ANODE DE L'EXCITATION[Fr.] / ERREGERANODE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA ANODU


- EXCITATION BAND[İng.] / BANDE DE L'EXCITATION[Fr.] / ANREGUNGSBAND[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA BANDI


- ÎKAZ MÜNHANİSİ[Osm.] / EXCITATION CURVE[İng.] / COURBE D'EXCITATION[Fr.] / ERREGUNGSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA EĞRİSİ


- EXCITATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE D'EXCITATION[Fr.] / ANREGUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA ENERJİSİ


- EXCITATION FUNCTION[İng.] / FONCTION D'EXCITATION[Fr.] / ERREGUNGSFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA İŞLEVİ/FONKSİYONU


- EXCITATION POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL D'EXCITATION[Fr.] / ERREGUNGSPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA POTANSİYELİ


- EXCITATION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE D'EXCITATION[Fr.] / ERREGUNGSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA TAYFI/SPEKTRUMU


- UYARMA ile UYARMA KOMUTU


- UYARMAK ile ÖĞÜT VERİCİ ile ÖĞÜT VERİCİ

( ADMONISH vs. ADMONITIVE vs. ADMONITORY )

( پند دادن ile نصيحت آميز ile عبرتانگيز )

( PAND DADAN ile NASYHAT AMYZ ile EBRTANGYZ )


- STIMULUS[İng.] ile/değil/yerine/= UYARTI


- UYDU ALICISI ile/||/<> UYDU ANTEN ile/||/<> UYDU GÖRÜNTÜSÜ ile/||/<> UYDU KENT ile/||/<> UYDUSAVAR ile/||/<> UYDU YAYINI ile/||/<> YAPMA UYDU

( Bir gezegenin çekiminde bulunarak onun çevresinde dolanan daha küçük gezegen peyk Türlü amaçlarla yerden fırlatılan ve genellikle kapalı bir yörünge çizerek yer çevresinde dolanan araç İşlerini ve davranışlarını daha güçlü birinin isteğine uyduran devlet kurum kimse )


- UYDULAR ile/ve ACE UYDUSU

( ... İLE/VE Güneşten gelen/gelebilecek etkilerin/zararların bilgisini dünyaya ileten, dünyaya en uzak mesafede bulunan tek uydu. )


- UYDUM AKILLI ile/ve YARIM AKILLI


- UYDURMA ile/||/<> ABARTI


- UYDURMA ile/||/<> NAZİRE

( Saz ozanlarının nazire ve tanzir karşılığı olarak kullandıkları terim nazire uyma uyarlama 1 Karşılık olarak benzetilerek yapılan davranış söz 2 Başka bir manzume örnek alınarak aynı ölçü ve aynı uyakla yazılan şiir )


- ÜYE AİDATI ile/||/<> ÜYE TAM SAYISI ile/||/<> MURAHHAS ÜYE ile/||/<> BORSA ÜYESİ ile/||/<> ONUR ÜYESİ ile/||/<> ÖĞRETİM ÜYESİ ile/||/<> ŞEREF ÜYESİ

( Herhangi bir topluluğu oluşturan bireylerden her biri aza Omurgalılarda kol ve bacaklar uzuv )


- ÜYE ile/ve/değil/||/<>/< SEÇMEN


- ÜYE ile ÜYE AİDATI ile ÜYE TAM SAYISI


- ÜYELİK AİDATI ile/||/<> ÜYE AİDATI


- ÜYELİK FONKSİYONU ile/||/<> KARAKTERİSTİK FONKSİYON

( Karakteristik fonksiyon 0 veya 1 değeri alır, üyelik fonksiyonu [0,1] aralığında sürekli değerler alabilir )

( Formül: μA: X → [0 ile1] )

( Lotfi A. Zadeh tarafından 1965 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1921-2017) (Ülke: Azerbaycan/ABD) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Bulanık mantık, bulanık kümeler) )


- ÜYE/LİK ile/ve ABONE/LİK


- ÜYELİK ile ÜYELİK AİDATI


- UYGAR/MEDENÎ ile MODERN


- UYGARLIK BANKASI ile İLKEL KABİLE BANKASI


- UYGARLIK/MEDENİYET:
TOPRAK ve/+/||/<> DİL ve/+/||/<> DİN


- UYGARLIK/MEDENİYET ile/ve/||/<> EKİN/KÜLTÜR

( Evrensel. İLE/VE/||/<> Yerel. )

( Denetimli. İLE/VE/||/<> Bilinçdışı. )

( Toprak, kişiye aittir. İLE/VE/||/<> Kişi, toprağa aittir. )

( Uygarlık, olay ve olguları birbirinden büyük titizlikle ayırd edebilmektir. )

( Kültür, en geniş tanımıyla yaşam biçimini gösterir. )

( Kültür, insan-doğa ve kişi-kişi[toplum] ilişkilerinin toplamıdır. )

( Uygar kişi, dünyanın neresinde ve hangi kültürde üretilirse üretilsin, insanlık değerlerine sahip çıkan, onu benimseyen ve yaşamına katan kişidir. )

( Evrenseller kültürler içinde yer almış olmalıdır. )

( UYGARLIK/MEDENİYET = ZANAAT-FEN ve AHLÂK )

( MEDENİYET OLUŞTURABİLMEK İÇİN:
* TANRI/İLK İLKE,
* EVREN/DOĞA,
* İNSAN )

( Farkındalık ile. İLE/VE/||/<> Farkında olmadan. )

( Yöntemli. İLE/VE/||/<> Alışkanlıklar. )

( İnsan - İnsan ilişkisi (ile). İLE/VE/||/<> Doğa - İnsan ilişkisi (ile). )

( Sanat. İLE/VE/||/<> Zanaat. )

( Öğrenilir. İLE/VE/||/<> Yaşanır. )

( Kimsin/iz? İLE/VE/||/<> Kimlerdensin/iz? / Nerelisin/iz? )

( Uluslararası. İLE/VE/||/<> Ulusal. )

( ZAMAN: Doğrusal. İLE/VE/||/<> Döngüsel. )

( Us. İLE/VE/||/<> Us dışı. )

( Yasa. İLE/VE/||/<> Töre. )

( Medine. İLE/VE/||/<> Yesrib. )

( Çatışmalar içinde. İLE/VE/||/<> Zahmetler içinde. )

( Kâmil kültür, kendinden sonra gelecek kültürün gübresidir. )

( Gerçek üstü. İLE/VE/||/<> Gerçek. )

( Ancak, felsefenin getirebildiği/sağladığı/sunduğu. İLE/VE/||/<> Sanat ve dinin getirdiği. )

( Bilim. İLE/VE/||/<> Felsefe. )

( Saygıyla... İLE/VE/||/<> Sevgiyle... )

( ... @@ Kişide, alışkanlığa bürünmüş, gelenek ve görenek. )

( CIVILIZATION vs./and CULTURE )

( MEDENİYET ile/ve HARS )


- UYGARLIK/MEDENİYET:
TA'MÎR-İ BİLÂD[Ar.] ve/||/<> TERFÎH-İ İBÂD[Ar.]

( Kentler/beldeler oluşturmak/inşâ etmek. VE/||/<> Bireylerin her türlü gönencini/refâhını sağlamak. )


- UYGARLIK ve/||/<>/< ADÂLET

( Ayakta durabilmek için. VE/||/<>/< Sürdürülebilirlik için. )


- UYGULA ile BİR ÇÖZÜM UYGULA ile BRONZ TOZU UYGULA ile TÜY DÖKÜCÜ UYGULAMAK ile İŞ BAŞVURUSUNDA BULUNMAK ile GENEL OLARAK UYGULA ile MERHEM SÜRMEK ile BARIŞI UYGULAMAK ile BAŞVURMAK ile UYGULAMAK ile BİR ÇÖZÜM UYGULAMAK

( APPLY vs. APPLY A SOLUTION vs. APPLY BRONZE POWDER vs. APPLY DEPILATORY vs. APPLY FOR A JOB vs. APPLY GENERALLY vs. APPLY OINTMENT vs. APPLY PEACEFULNESS vs. APPLY TO vs. APPLYING vs. APPLYING A SOLUTION )

( شامل کردن ile بکار زدن ile درخواست دادن ile مصادق پيدا کردن ile چاره سازي کردن ile اکيل زدن ile نوره کشيدن ile درخاست شغل کردن ile اطلاق کردن ile مرهم گذاشتن ile مسالمت بکار بردن ile صدق کردن ile اعمال ile چاره سازي )

( SHAMEL KARDAN ile BEKAR ZADAN ile DARKHAST DADAN ile MOSADEGH PEYDA KARDAN ile CHAREH SAZY KARDAN ile AKYLE ZADAN ile NOREH KESHYDAN ile DARKHAST SHGHEL KARDAN ile ETLAGH KARDAN ile MAREAM GOZASHTAN ile MOSALMAT BEKAR BARDAN ile SADGH KARDAN ile EMAL ile CHAREH SAZY )


- UYGULAMAK ile UYGULANMAK ile UYGULATMAK ile UYGULANABİLMEK ile UYGULATABİLMEK ile UYGULAYABİLMEK ile UYGUN/LUK ile UYGUR ile UYGURCA ile UYGUNSUZ/LUK ile UYGULAMALI ile UYGUN ADIM ile UYGUNSUZCA ile UYGUN DEĞER ile UYGUR HARFLERİ ile UYGUN KATMANLAŞMA ile UYGULAMALI BİLİMLER ile UYGULAMALI DİL BİLİMİ ile UYGULAMALI RUH BİLİMİ ile UYGULAMALI TOPLUM BİLİMİ


- UYGULAMALI BİLİMLER ile/||/<> UYGULAMALI DİL BİLİMİ ile/||/<> UYGULAMALI RUH BİLİMİ ile/||/<> UYGULAMALI TOPLUM BİLİMİ

( Yalnız düşünce alanında kalmayıp işe dönüşen kılgılı kılgısal kılgın tatbikî pratik amelî kuramsal karşıtı )


- UYGULAMALI | PRATİQUE[Fr. < PRATIQUE] ile/||/<> PRATİK[Fr. < PRATIQUE]

( PRATIQUE )


- UYGULAMALI ile/||/<> KILGIN ile/||/<> KILGISAL


- UYGULANABİLİRLİK ile UYGULANABİLİR ile BAŞVURU SAHİBİ ile BAŞVURU ile UYGULAMA ODAKLI ile UYGULAMA PAKETİ ile UYGULAMA PROGRAMI ile UYGULANABİLİR ile UYGULANABİLİR

( APPLICABILITY vs. APPLICABLE vs. APPLICANT vs. APPLICATION vs. APPLICATION ORIENTED vs. APPLICATION PACKAGE vs. APPLICATION PROGRAM vs. APPLICATIVE vs. APPLICATORY )

( کاربست پذيري ile منطبق ile کاربست پذير ile عارض ile متقاضي ile درخواستگر ile ممارست ile تقاضا نامه ile کاربرد ile مواظبت ile درخواست ile استعمال ile کاربرد گرا ile بسته کاربردي ile برنامه کاربردي ile اعمال کردني ile قابل اطلاق ile اعمال شدني )

( KARBAST PAZYRY ile MANTABAGH ile KARBAST PAZYR ile AREZ ile MOTEQAZY ile DARKHASTGAR ile MOMAREST ile TAQAZA NAMEH ile KARBARD ile MOVAZEBAT ile DARKHAST ile استعمال ile KARBARD GERA ile BASTEH KARBARDY ile BARNAMEH KARBARDY ile EMAL KARDANY ile GHABEL ETLAGH ile EMAL SHODANY )


- UYGULANAMAZ ile PRATİK DEĞİL

( IMPRACTICABLE vs. IMPRACTICAL )

( غير عملي ile اجرا نشدنيء ile اجراء نشدني )

( غير عملي ile EJRA NESHODANYR ile EJRA NESHODANY )


- BİLİMİNSANI:
UYGULAYICI ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞÜNÜR


- UYGULAYICI ile/ve/<>/|| UYGULATICI

( Sanatçı, hem uygulayıcı, hem uygulatıcı olabilmelidir. )


- UYGULAYICI/PRATİSYEN HEKİM ile UZMAN HEKİM


- UYGULAYIM | TEKNİK[Fr. < TECHNİQUE] ile/||/<> YÖNTEM

( 1. Herhangi bir sanat, üretim ve öğretim etkinliği için baş vurulması gereken beceri, işlem ya da yol. 2. Mekanik uğraşılara, sanayi ile ilgili işlere ya da uygulamalı bilimlere ilişkin. @@ (Yun. tekhne - kılgısal yapabilme gücü) 1. İnsanın, doğal güç ve gereçleri kendisi için yararlı kılma sanatı. 2. Kuramsal bilginin karşısında bilimin uygulamaları, bilimsel bilgiye dayalı uygulamalar. (Günümüzdeki anlamı budur.) Bilimin amacının bilgi olmasına karşılık, tekniğin amacı ortaya bir şey koymadır, üretimdir. 3. Bir yapıt ortaya koyma, bir işi başarmada kullanılan yöntem, yol; yaratma biçimi (düşünme tekniği, çalışma tekniği vb.). @@ @@ )

( TECHNIQUE, TECHNICAL | TECHNICS | TECHNICAL | METHOD~METHOD )

( TECHNIQUE | MÉTHODE~MÉTHODE )

( METHODUS~METHODUS )

( TECHNIK | METHODE~METHODE | METHODE, VERFAHREN )

( TECNICA~METODO )

( ΤΕΧΝΙΚΉ / τεχνική~ΜΈΘΟΔΟΣ / μέθοδος )


- UYGULAYIM | TEKNİK ile/||/<> TEKNİK ile/||/<> TEKNİK[Fr. < TECHNIQUE]

( 1 Herhangi bir sanat üretim ve öğretim etkinliği için baş vurulması gereken beceri işlem ya da yol 2 Mekanik uğraşılara sanayi ile ilgili işlere ya da uygulamalı bilimlere ilişkin tekhne kılgısal yapabilme gücü 1 İnsanın doğal güç ve gereçleri kendisi için yararlı kılma sanatı 2 Kuramsal bilginin karşısında bilimin uygulamaları bilimsel bilgiye dayalı uygulamalar Günümüzdeki anlamı budur Bilimin amacının bilgi olmasına karşılık tekniğin amacı ortaya bir şey koymadır üretimdir 3 Bir yapıt ortaya koyma bir işi başarmada kullanılan yöntem yol yaratma biçimi düşünme tekniği çalışma tekniği vb )

( TECHNIQUE, TECHNICAL | TECHNICS | TECHNICAL | METHOD )

( TECHNIQUE | MÉTHODE )

( TECHNIK | METHODE )

( METHODUS )

( TECNICA )

( ΤΕΧΝΙΚΉ / τεχνική )


- UYGULAYIM = TEKNİK = TECHNICS[İng.] = TECHNIQUE[Fr.] = TECHNIK[Alm.] = TEKHNE[Yun.] = TECNICA[İsp.]


- UYGULAYIM ile UYGULAYIŞ ile UYGULAYICI/LIK ile UYGULAYIMCI/LIK ile UYGULAYIM BİLİMİ


- UYGUN KATMANLAŞMA ile/||/<> UYUMLU KATLAŞMA

( uyumlu katlaşma )


- UYGUN OLMA/MA ile/ve/değil YETERİNCE UYGUN OLMA/MA


- UYGUN OLMAMAK ile YETERİ KADAR UYGUN OLMAMAK


- UYGUN OLMAMAK ile YETERİ KADAR UYGUN OLMAMAK

( NOT TO BE IN APPROPRIATE vs. NOT ENOUGH AS MUCH AS TO BE IN APPROPRIATE )


- UYGUNLUK KURAMI (DOĞRULUK) ile/||/<> TUTARLILIK KURAMI

( Uygunluk kuramı doğruluk gerçeğe uygunluk İLE tutarlılık kuramı doğruluk iç tutarlılıktır. Uygunluk dış dünya ile uyum İLE tutarlılık sistem içi uyumdur. Uygunluk klasik İLE tutarlılık tutumlu yaklaşımdır. )


- UYGUNLUK ile/ve/||/<> BECERİ

( LİYÂKAT ile/ve/||/<> MEZİYET )


- UYGUR HARFLERİYLE YAZILMIŞ ARAPÇA METİN ile/ve ARAP HARFLERİYLE YAZILMIŞ UYGURCA METİN


- UYİCAM/UYUCAM" değil UYUYACAĞIM


- UYKU TAKIMI | UYKU SETİ ile/||/<> UYKUSU AĞIR | UYKUSU DERİN


- UYKU/UYUMA ile/ve ÖĞLE UYKUSU

( Uyku Eksikliği, Gövdenizde, Nelere Neden Oluyor? )

( ... ile/ve MAKİL )


- UYKU ile/ve KIŞ UYKUSU

( SLEEPING vs./and HIBERNATION )


- UYKU ve/<> UYKUDA EYLEME VURMA

( "Uykuda Eyleme Vurma" - Ahmet Çorak yazısı için burayı tıklayınız... )


- UYKU ile/||/<> UYUTUM

( Dış uyaranlara karşı bilincin uyuştuğu, tepki gücünün zayıfladığı ve etkinliklerin büyük ölçüde azaldığı dinlenme durumu. @@ Metabolizmanın çok yavaşlatıldığı sakinlik ya da istirahat durumu. )

( SLEEP | DORMANCY | HYPNOSIS~HYPNOSIS )

( DORMANCE | HYPNOSE~HYPNOSE )

( SOMNUS~... )

( KEIMRUHE | HYPNOSE~HYPNOSE )

( SONNO~IPNOSI )

( ΎΠΝΟΣ / ύπνος~ΎΠΝΩΣΗ / ύπνωση )


- UYKUCUBAŞI ile/||/<> UYKUCU MAHMUT

( Uykuyu seven çok uyuyan kimse )


- UYKUDAN) UYANMAK ile/ve/<>/< BİLMEK

( Göz ile değil! İLE/VE/<> Söz ile değil! )


- UYKU/LUK ile UYKUCU/LUK ile UYKULU/LUK ile UYKUSUZ/LUK ile UYKU SETİ ile UYKU İLACI ile UYKU SAATİ ile UYKU APNESİ ile UYKU SEMESİ ile UYKU TAKIMI ile UYKU TULUMU ile UYKU SERSEMİ ile UYKUCU MAHMUT ile UYKULU UYKULU ile UYKU HASTALIĞI ile UYKU SERSEMLİĞİ


- UYKULUK ile/||/<> UYUMAK İÇİN KULLANILAN SEDİR. (-KÜTAHYA)

( Uyumak için kullanılan sedir Kütahya )


- UYKUSU AĞIR ile UYKUSU DERİN ile UYKUSU HAFİF


- UYKU/UYUMA "YÖNELİMİ/İSTEĞİ" ile/ve/değil/||/<>/< SOĞUKTA DONMAK


- UYLUK KEMİĞİ | FEMUR[Fr. < FEMUR] ile/||/<> UYLUK KEMİĞİ

( 1.Uyluk kemiği (bk.), 2. Böcek ve örümceklerde bacak bölütlerinin dipten üçüncüsü. @@ bk. uyluk kemiği @@ 1. Uyluk kemiği. 2. Böceklerde veya akarlarda, üstte trokantere bağlı, altta böceklerde tibya ile akarlarda patellayla eklem yapan podomer. @@ )

( FEMUR | THIGH-BONE~THIGH-BONE | THIGH BONE, FEMUR )

( FEMUR | FÉMUR~FÉMUR )

( FEMUR~FEMUR | FEMUR: KASIK )

( OBERSCHENKELBEIN~OBERSCHENKELBEIN | OBERSCHENKELKNOCHEN, FEMUR )

( FEMORE~FEMORE )

( ΜΗΡΙΑΊΟ ΟΣΤΌ / μηριαίο οστό~ΜΗΡΙΑΊΟ ΟΣΤΌ / μηριαίο οστό )


- UYLUK KEMİĞİ | FEMUR ile/||/<> FEMUR ile/||/<> FEMUR[Fr. < FEMUR]

( 1 Uyluk kemiği 2 Böcek ve örümceklerde bacak bölütlerinin dipten üçüncüsü uyluk kemiği 1 Uyluk kemiği 2 Böceklerde veya akarlarda üstte trokantere bağlı altta böceklerde tibya ile akarlarda patellayla eklem yapan podomer )

( FEMUR | THIGH-BONE )

( FEMUR | FÉMUR )

( OBERSCHENKELBEIN )

( FEMUR )

( FEMORE )

( ΜΗΡΙΑΊΟ ΟΣΤΌ / μηριαίο οστό )


- UYLUK/OYLUK ile/ve BALDIR/İNCİK/SÂK[Ar.]

( Kalçadan dize kadar olan bölüm. İLE/VE Dizle ayak bileği arasındaki bölümün arkasındaki bölüm. )

( AZM-İ FAHZ ile/ve AZM-İ KASABA )

( THIGH vs./and CALF, SHANK/SHIN
[Alm..] OBERSCHENKEL mit/und WADE )

( CUISSE avec/et MOLLET )

( MUSLO con/y PANTORRILLA )

( COSCIA con/e POLPACCIO )


- UYLUK ile UYLUK KEMİĞİ


- UYMA (RİÂYET)


- UYMAK ile KARŞILIK BULMAK


- UYMAK ile UYMAZ/LIK ile UYMACA ile UYMACI/LIK


- UYMAK ile UYUMLU ile UYGUNLUK

( CONFORM vs. CONFORMABLE vs. CONFORMITY )

( تطابق داشتن ile تطبيق کردن ile مطابق شدن ile مطابقت داشتن ile تطبيق نمودن ile مطابق بودن ile مطابق کردن ile مطابقت کردن ile منطبق شدني ile مطابقت ile وفاق ile تطابق )

( TATABAGH DASHTAN ile TATABYGH KARDAN ile MOTABAGH SHODAN ile MOTABAGHT DASHTAN ile TATABYGH NEMUDAN ile MOTABAGH BODAN ile MOTABAGH KARDAN ile MOTABAGHT KARDAN ile MANTABAGH SHODANY ile MOTABAGHT ile وفاق ile TATABAGH )


- UYMAMAK ile AYKIRI OLMAK


- UYMAZ ile/ve/değil/||/<>/< "UYUMAZ"


- UYSAL ve/||/<> UYUMLU

( Hayvanlarda. VE/||/<> İnsanda. )


- UYUCAK/UYUYUCAK" değil UYUYACAK


- UYUCAK" değil UYACAK


- UYUKLAMA/UYKUNUN GELMESİ ile İÇ/İNİN GEÇMESİ


- UYUM BAŞARISI[İng. FITNESS] ile/||/<> AKRABA SEÇİLİMİ[İng. KIN SELECTION] ile/||/<> DİREKT UYUM BAŞARISI[İng. DIRECT FITNESS] ile/||/<> DOLAYLI UYUM BAŞARISI[İng. INDIRECT FITNESS] ile/||/<> EBEVEYN YATIRIM TEORİSİ[İng. PARENTAL INVESTMENT THEORY] ile/||/<> KAPSAYICI UYUM BAŞARISI[İng. INCLUSIVE FITNESS]

( Bir türün gelecek nesillere ne kadar gen aktardığını gösteren ya da gelecek nesillere aktaracağı gen performansının ölçülmesinde kullanılan, ömür boyu eşeysel başarıyı ve hayatta kalma becerisini gösteren terimdir. @@ Tür içindeki bireylerin yalnızca kendi uyum başarılarına yönelik değil, aynı zamanda akrabalarının uyum başarısına yönelik olarak da deneyimledikleri seçilim tipidir. Akrabaların hayatta kalıp üreyebilmesi, bireylerin kendisi tarafından paylaşılan genlerin de başarısı olduğundan dolaylı uyum başarısı ile ilişkilidir. @@ Yavru üretebilme becerisiyle ilişkili olan uyum başarısıdır. Hayatta kalabilmeye ve üremeye doğrudan katkı sağlayan her özellik, direkt uyum başarısını arttırmaktadır. @@ Bir bireyin akrabalarının üreme başarısındaki artıştan ötürü, kendisine benzer genlerin nesiller içerisindeki başarısının artmasına bağlı olarak, ilgilenilen bireyin uyum başarısının artmasıdır.Bir birey (F) düşünün. Bireyin annesi (A), babası (B), kuzeni (K) olsun. Bireyin anne ve babasıyla paylaştığı genlerin benzerliği oldukça yüksektir (0.5 olarak ifade edilir). Kuzeni ile paylaştığı genler de önemli düzeydedir (0.25 olarak ifade edilir). Bu akrabaların evrimsel süreç içerisindeki başarılarının yüksek olması, dolaylı olarak bireyin kendi evrimsel uyum başarısını da arttırmaktadır. Çünkü akrabaları başarılı olup üredikçe, kendisinde bulunan genleri de aktarabilmektedirler. @@ Ebeveyn yatırımı (PI: parental investment), ebeveynin soyunun devam edebilmesi dolayısıyla kendi özelliklerinin doğada sürdürülebilmesi için yavru bakımına yaptığı harcamalardır. Zaman ve enerji en önemli ebeveyn yatırımlarıdır. Ebeveynler, bu teori sayesinde anlaşıldığı gibi, aslında yavrularına "karşılıksız" bir sevgi beslemezler ve "karşılıksız" olarak bakımda bulunmazlar. Evrimsel açıdan bu emeklerinin karşılığı, kendi genlerini büyük oranda taşıyan yavrularının hayatta kalıp, kendilerindeki genleri yaymalarıyla, uyum başarısının dolaylı olarak artması biçiminde döner. @@ En basit tanımıyla direkt uyum başarısı, bireyin üreme ve hayatta kalma başarısı ile dolaylı uyum başarısının (bireyin akrabalarının üreme başarısından kaynaklı evrimsel başarısıdır) toplamıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- UYUM | EZGİ/AHENK[Fars. < ĀHENG] ile/||/<> TEMPO | SIKINTI/EZGİ ile/||/<> UYUM | ARMONİ/HARMONİ[Fr. < HARMONIE] ile/||/<> ŞARKI | EZGİ/ŞANSON[Fr. < CHANSON]

( ahenk kaidesi ahenk tahtası uyum Çalgılı eğlence Edebî metinlerde sözcüklerin sıralanışından veya birbirleriyle ilişkisinden doğan ve kulağa hoş gelen ses düzeni ezgi )


- UYUM | YÖNELİM | ORYANTASYON ile/||/<> ORYANTASYON ile/||/<> UYARI CEVABI

( uyarı cevabı Yönelme )

( ORIENTATION )

( ORIENTATION )


- UYUM ve/<> BOŞLUK/ARA


- UYUM ile/ve/||/<>/> EVRENSEL/KOZMİK UYUM


- UYUM ile/ve EYLEME GEÇMİŞ UYUM

( Dinler, hakikatlerini, eylem içinde [sessiz eylem içinde] gösterirler. )

( HARMONY vs./and HARMONY IN ACT
Religions show their true face in action, in silent action. )


- UYUM ile/ve/||/<> SENTEZ


- UYUM ile/ve/<> TEVHİD


- UYUM ile UYUM ile UYUMLU ile KONKORDATO

( CONCORD vs. CONCORDANCE vs. CONCORDANT vs. CONCORDAT )

( سازگاري ile همدلي ile مطابقت ile هم شيبي ile هم نوا ile هم آهنگ ile موافقت نامه )

( SAZGARY ile CPEHMADELY ile MOTABAGHT ile هم شيبي ile NPAM NAVA ile NPAM AHANG ile MOVAFEGHT NAMEH )


- UYUMAK/UYKU ile/ve UYUKLAMAK/PİNEKLEMEK/IMIZGANMAK/KÜNGÜLDEMEK/KÜNGÜRDEMEK/ŞEKERLEME/KAYLÛLE

( Günde ortalama 7 saat uyku yeterlidir! [Kişiden kişiye, değişkenlere ve koşullara bağlı olmak üzere 4 - 10 saat arasında olabilir.] )

( SAAT ON[22:00], YATAĞA KON! )

( Uykuya dalma süresi, yaklaşık, 7 dakikadır. )

( Elma, birçok uyarandan daha etkili bir uyku açıcıdır. )

( ÂFTÂB-SÜVÂR[Fars.]: Sabahları erken kalkan, gün doğmadan uyanmak alışkanlığına sahip olan. )

( İHTİMÂM[Ar.]: Elemden/kederden dolayı uyuyamama. )

( Uyuklama durumunda, ereksiyon gerçekleşebilmesi, olağandır. )

( ... İLE Uyuklar gibi hareketsiz oturmak. | Bir yerde, hiçbir iş yapmadan oturmak. )

( KÜNGÜLDEMEK/KÜNGÜRDEMEK: Uyuklamak. | Elden ayaktan düşmek. )

( NEVM ile/ve/değil NA'S/NA'SE/NÜÂS/SÎNE[çoğ. SİNEVÂT]/TEHVÎM/TEHEVVÜM[Ar.]/TENEVVÜM[< NEVM]/VESEN )


- UYUMAK yerine MİHMAN OLMAK(SÜRMELENMEK)


- UYUMAK ile UYUŞMAK ile UYUŞMAK

( Uyku durumu/deneyimi. İLE Kendin geçmek. İLE Birlikte ya da karşılıklı olarak uyumlu hareket etmek ya da hareket etmeye çalışmak. )


- UYUMAK ile ZIBARMAK

( ... İLE Ölmek, gebermek. | Sızmak. )


- UYUMLANMA ile/ve/||/<>/> UYUMLANMA SINIRI/EŞİĞİ


- STICHHALTIGE HARMONIE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUMLU ARMONİ


- HARMONISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUMLU


- UYUMLU ile/||/<> UYUMLU

( Çevresine karşı kendisi ve toplum için yararlı olacak biçimde tepki yapabilme yeterliği olan ya da bu yeterliği eyleme dönüştüren kişi )

( WELL-ADJUSTED | COMPATIBLE | MALADJUSTMENT )

( DISCORDANCE )

( DISKORDANZ )

( COMPATIBILE )

( ΠΡΟΣΑΡΜΟΣΜΈΝΟΣ / προσαρμοσμένος )


- UYUMLU >< UYUMSUZLUK

( Çevresine karşı kendisi ve toplum için yararlı olacak biçimde tepki yapabilme yeterliği olan ya da bu yeterliği eyleme dönüştüren (kişi). @@ )

( WELL-ADJUSTED | COMPATIBLE | MALADJUSTMENT~MALADJUSTMENT | INADAPTABILITY | DISCORDANCE )

( DISCORDANCE~DISCORDANCE )

( DISKORDANZ~DISKORDANZ )

( COMPATIBILE~INCONGRUENZA )

( ΠΡΟΣΑΡΜΟΣΜΈΝΟΣ / προσαρμοσμένος~ΑΣΥΜΦΩΝΊΑ / ασυμφωνία )


- UYUM/LU/LUK ile/ve/||/<> ESNEK/LİK


- UYUMLU/LUK ile/ve UYGUN/LUK

( HARMONIOUSNESS vs./and APPROPRIATENESS )


- UYUMLULUK ile UYUMLU ile GÜÇLÜK ile KARMAŞIK ile KOMPLİKASYON ile UYUMLU ile İLTİFAT ile ÜCRETSİZ OLARAK ile ÜCRETSİZ

( COMPLIANCE vs. COMPLIANT vs. COMPLICACY vs. COMPLICATE vs. COMPLICATION vs. COMPLIER vs. COMPLIMENT vs. COMPLIMENTARILY vs. COMPLIMENTARY )

( تمکين ile اجابت کننده ile کار پيچيده ile مشکل کردن ile بغرنج کردن ile پيچيدگي ile عارضه ile قبول کننده ile تعارف ile با تعريف ile تعارف آميز ile تعارفي ile بليط افتخاري )

( TAMAKYNE ile EJABAT KONANDEH ile KAR PEYCHYDAH ile MOSHEKL KARDAN ile BAGHRANJ KARDAN ile PEYCHYDEGY ile AREZEH ile GHABOL KONANDEH ile TAAREF ile BA TARYFE ile TAAREF AMYZ ile تعارفي ile BELYT AFTAKHARY )


- UYUMLULUK ile UYUMLU ile YURTTAŞ

( COMPATIBILITY vs. COMPATIBLE vs. COMPATRIOT )

( سازگاري ile همگيني ile سازگار ile هم وطن )

( SAZGARY ile CPEHMGYNEY ile SAZGAR ile NPAM VATAN )


- UYUM/LU/LUK ile/ve YALIN/LIK

( HARMONY, HARMONIOUS/NESS vs./and SIMPLICITY )


- UYUMSUZLUK ile BAĞLANTININ KESİLMESİ ile HOŞNUTSUZLUK ile SON VERMEK ile SÜREKSİZLİK ile SÜREKSİZ

( DISCONFORMITY vs. DISCONNECTION vs. DISCONTENT vs. DISCONTINUE vs. DISCONTINUITY vs. DISCONTINUOUS )

( عدم توافق ile بيارتباطي ile نداشتن رابطه ile عدم رضايت ile سخط ile نارضايتي ile بس کردن ile ناپيوستگي ile ناپيوسته )

( ADAM TAVAFEGH ile BEYERTABATY ile NADASHTAN RABETEH ile ADAM REZAYT ile SOKHAT ile NAREZAYTY ile BES KARDAN ile NAPYVASTGY ile NAPYVASTEH )


- UYUMSUZ/LUK ile/ve/değil/||/<>/>/< SUSKUN/LUK


- Uyumu(Armoni'yi) DİNLE!!!


- UYUR ile UYUR GÖZ ile UYUR UYANIK


- UYURGEZER ile/||/<> UYUR GÖZ ile/||/<> UYUR UYANIK ile/||/<> YEDİ UYURLAR

( Uyuyan uyku hâlinde olan Durgun olan su )


- UYUŞAN" ile/değil UYUMLU


- UYUŞMA ile/ve/||/<> ELEKTRİKLENME


- UYUŞMA ile UYUŞMAZLIK ile UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ


- UYUŞ(TUR)MAK ile/değil/<>/< UYUMLAN(DIR)MAK


- UYUŞUK ile ÇÜRÜMEK

( LANGUID vs. LANGUISH )

( بي حال ile بيحال شدن )

( BEY HAL ile BEYHAL SHODAN )


- UYUŞUK/TEMBEL[Fars. < TENBEL] ile/ve/=/||/<> HIMBIL


- UYUŞUK ile LETARJİ

( LETHARGIC vs. LETHARGY )

( سباتي ile تهاون ile مرگ کاذب ile سبات ile موت کاذب ile خواب مرگ )

( سباتي ile تهاون ile MORG KAZEB ile سبات ile موت کاذب ile KHAB MORG )


- UYUŞUK/LUK ile/değil/yerine/>< DİNGİN/LİK


- UYUŞUK/LUK ile/ve/||/<> SERSEM/LİK


- UYUŞUK/LUK ile UYKULU/LUK


- UYUŞUM ile/||/<> UYUŞURLUK


- UYUTMA ile UYUŞTURMA


- UYUTMAK ile/ve/||/<> UYANDIRMAK

( Gövdeyi ameliyat etmek için gereklidir. İLE/VE/||/<> Zihni/ni "ameliyat etmek" için gereklidir. )


- UYUTUM | HİPNOZ[Fr. < HYPNOSE] ile/||/<> ...

( HYPNOSE )


- UYUTUM = NEVM-İ SINAİ = HYPNOSIS[İng.] = HYPNOSE[Fr., Alm.] = HYNOS[Yun.]


- KİTAP/MUSHAF:
UYUYAN BİREY/TOPLUM İÇİN değil/><
OKUYAN VE DÜŞÜNEN BİREY/TOPLUM İÇİN

( )


- UYUYAN ÇINAR :

( Orman Fakültesine ait olan Bilezikçi Çiftliği içindeki tarihi ağaçlardan biridir. Buradaki anıt ağaçlardan biri olup "Uyuyan Çınar" adı ile anılmaktadır. Sadece İstanbul, Türkiye hatta Dünyada eşi az bulunur veya hiç bulunamayacak kadar görkemli bir ağaçtır. Uyuyan Çınar'ın bir kolu (dalı) yerden bir karış kadar yüksekten 30 - 35 metre yere paralel, sanki uyuyormuş gibi ileri gitmektedir. Ağacın bu dev dalı sanki omuzu ve kolu üzerine yaslınmış uyuyormuş gibi göründüğünden ağaca "Uyuyan Çınar" adı verilmiş. Ağacın yaşının 450 - 500 olduğu tahmin edilmektedir. )


- UYUYAN ile/değil UYUMA NUMARASI YAPAN

( Uyandırabilirsin. İLE/DEĞİL Uyandıramazsın. )


- UYUYOR(/UM/SUN/UZ/LAR) ile UYUYOR(/UM/SUN/UZ/LAR)

( Uykuda olma. İLE Uyum gösterme. )


- UYUYUP, UYANAMAMAK ve/||/<> UYANIP, BULAMAMAK

( Sevdiklerimizin ve değeri bilinmesi gerekenlerin değerini bilelim!... )


- UYUZ BÖCEĞİ ile/||/<> UYUZ BÖCEĞİ

( Sarcoptes scabei Örümceğimsiler Arachnoidea sınıfının keneler Acarina takımından bir eklembacaklı türü Sırt bölgesinde sivri uçlu diken ve tüyler bulunur Dişisi insanların üstderisinde 1 cm uzun olan tüneller açarak uyuz hastalığına sebep olur Çok küçüktür zooloji Örümceğimsiler Arachnoidea sınıfının keneler Acarina takımından sırt bölgesinde sivri uçlu diken ve tüyler bulunan dişisi insanların üst derisinde 1 cm kadar tüneller açarak uyuz hastalığına sebep olan çok küçük bir eklem bacaklı türü )

( ITCH MITE )

( SARCOPTE DE LA GALE )

( KRÂZMILBE DES MENSCHEN | KRÄZMILBE DES MENSCHEN )

( SARCOPTES SCABIEI | SARCOPTES SCABEI )


- UYUZ BÖCEĞİ ile/||/<> UYUZ İLACI ile/||/<> UYUZ MERHEMİ ile/||/<> UYUZ OTU ile/||/<> UYUZ SİNEĞİ

( Uyuz böceğinin üst derinin altına girerek yaptığı kaşındırıcı bulaşıcı bir deri hastalığı Bu hastalığa tutulmuş olan Düşük nitelikli değersiz mal Hoşlanılmayan sevimsiz kimse Parası olmayan züğürt kimse Hareketli canlı olmayan uyuşuk pısırık miskin kimse )


- UYUZLAŞMAK ile UYUZ/LUK ile UYUZLU ile UYUZ OTU ile UYUZ İLACI ile UYUZ BÖCEĞİ ile UYUZ SİNEĞİ ile UYUZ MERHEMİ ile UYUZ BÖCEKLERİ


- UZAK AKRABA ile/||/<> UZAK ARA ile/||/<> UZAK BENZEŞME ile/||/<> UZAK BENZEŞMEZLİK ile/||/<> UZAK DOĞU ile/||/<> UZAK GÖÇÜŞME ile/||/<> UZAK GÖRÜŞ ile/||/<> UZAK METATEZ ile/||/<> UZAK ŞARK ile/||/<> UZAK YOL KAPTANI ile/||/<> YEDİ GÖMLEK UZAK

( Gidilmesi çok süren çok ötelerde bulunan ırak I yakın karşıtı Arada çok zaman bulunan Eli gücü veya hükmü yetişmez İhtimali az olan Ayrı birbiriyle yakın ilgisi olmayan Yakın olmayan yer Herhangi bir şeyden nasip almamış olan )


- UZAK AKRABA ile/||/<> UZAKTAN AKRABA


- UZAK BİR YER ile/ve/<> UZAAAK BİR YER

( Dilde. İLE/VE/<> Belâgatta. )


- UZAK DURMALI!:
KÖRDEN değil NANKÖRDEN <>
YÜZSÜZDEN değil İKİYÜZLÜDEN <>
"TİPİ BOZUK"TAN değil "SÜTÜ BOZUKTAN"


- UZAK DURMAMAK/DURMAK ile/ve/=/||/<> RIZÂ GÖSTERMEK/GÖSTERMEMEK


- UZAK DURULMASI GEREKEN KİŞİLER:
"HEP HAKLILAR" ve/||/<> "HERŞEYE, SÜREKLİ İTİRAZ EDENLER" ve/||/<> "SADECE BEN" DİYENLER ve/||/<> BAŞKALARINI DEĞERSİZ GÖRENLER ve/||/<> ÇIKARCILAR ve/||/<> İSTEDİĞİ OLMADIĞINDA TUTUM DEĞİŞTİRENLER ve/||/<> ARAMADIĞIN SÜRECE ARAMAYANLAR ve/||/<> İŞİ DÜŞMEDİKÇE TANIMAYANLAR ve/||/<> İŞİ BİTTİĞİNDE, YANINDA DURMAYANLAR


- UZAK GÖÇÜŞME ile/||/<> YANDAŞ GÖÇÜŞME

( Bir kelimede komşu veya uzak ünlü veya ünsüzlerin yer değiştirmesi yer değiştirme metatez çömlek çölmek kibrit kirbit lanet nalet sarımsak sarmısak vb )


- UZAK | IRAK ile/||/<> UZAKLAŞMAK | UZAKLIK | UZAKSAMAK ile/||/<> IRAMAK ile/||/<> IRAKLAŞMAK | IRAKLIK | IRAKSAMAK

( ırakgörür )


- Uzaklarda öten horozu DİNLE!!!


- UZAKLAŞMAK ile/ve/değil UZAK DURMAK

( [not] TO DIGRESS/TO APPROACH vs./and/but TO KEEP/STAY AWAY )


- UZAKLIK/MESAFE ile UZAY UZAKLIĞI

( DISTANCE vs. PARSEC[pc = 206.265 AU] )


- UZAKTAN AKRABA ile/||/<> UZAKTAN EĞİTİM ile/||/<> UZAKTAN GÜDÜMLÜ ile/||/<> UZAKTAN KUMANDA ile/||/<> UZAKTAN MERHABA ile/||/<> UZAKTAN UZAĞA ile/||/<> UZAKTAN YAKINDAN

( Uzak yerden alarga Yakın bir ilişki olmadan dolaylı olarak )


- UZAKTAN EN İYİ FARK EDİLEN RENK ile ...

( TURUNCU )


- UZAKTAN ile UZAKTAN UZAĞA ile UZAKTAN AKRABA ile UZAKTAN EĞİTİM ile UZAKTAN KUMANDA ile UZAKTAN MERHABA ile UZAKTAN YAKINDAN ile UZAKTAN KUMANDALI ile UZAKTAN KUMANDASIZ


- UZAM/DÜZLEM/HAYYİZ/VÜSAT[Ar.] ile VÜS'AT[Ar. < VÂSİ/VÂSİA]

( Belirli noktalar toplamı. İLE Geniş, engin, açık, enli, bol. )


- UZAM/UZAY <-> ZAMAN <-> ÖZDEK <-> DEVİM <-> İVME <-> GÜÇ


- UZAM = HAYYİZ = EXTENSION, EXTENT[İng.] = ÉTENDUE, EXTENSION[Fr.] = AUSDEHNUNG[Alm.] = EXTENSIO[Lat.] = EXTENSIÓN[İsp.]


- UZAM/DÜZLEM/HAYYİZ/VÜSAT[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> UZAY

( Belirli noktalar toplamı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> Tüm noktalar toplamı. )

( Tanımla(n)mayla. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> ... )

( Dışta. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> İçte. )

( İçte yok. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> Dışta yok. )

( [not] PLANE vs./and/but/||/<>/> SPACE
SPACE instead of PLANE )


- UZAMAK" ile "SIVIŞMAK"


- UZAMAK ile/değil UZAKLAŞMAK

( Argoda ve/ya da günlük düşük dilde. İLE/DEĞİL ... )


- UZAMLI ŞEY = EXTENDED THING[İng.] = CHOSE ÉTENDUE[Fr.] = AUSGEDEHNTE DING[Alm.] = RES EXTENSA[Lat.]


- UZANMAK (YATMAK) ile BANYODAN/DUŞTAN SONRA UZANMAK (YATMAK)


- UZANMAK ile/||/<> UZAMAK

( uzamak )


- UZANTI ile/ve/<> GÖSTERİM/TEMSİL


- UZANTI ile/ve/değil/||/<>/< YAKLAŞIM


- UZATMA BÖLÜMÜ ile/||/<> UZATMA DAKİKASI ile/||/<> UZATMA İŞARETİ ile/||/<> UZATMA KABLOSU ile/||/<> UZATMA PENALTISI

( Uzatmak işi temdit Sıhhi tesisatçılıkta kısa boruları uzatmak için kullanılan kısa boru parçası Bir ucu kıyıya bağlı durumda denize uzatılıp bırakılarak kullanılan balık ağı Futbol vb oyunların sonuna eklenen duraklama dakikaları Eşit sayılarla biten bir elemeli oyunu kazananın belli olması amacıyla kurallarına uygun olarak belli bir süre daha sürdürme )


- UZATMA KABLOSU ile/||/<> SEYYAR KABLO


- UZATMA PENALTISI ile/||/<> TEMDİT PENALTISI


- UZATMA ile/değil SARKITMA


- UZATMA ile UZATMALI ile UZATMA İŞARETİ ile UZATMALI ÇAVUŞ ile UZATMA PENALTISI ile UZATMALI NİŞANLI ile UZATMALI SEVGİLİ


- UZATMA! ile/ve/||/<>/> UZLAŞ! ile/ve/||/<>/> UNUT!


- UZATMAK" ile/değil AYRINTILARIN DÜŞÜNÜLME/KONUŞULMA GEREĞİ


- UZATMAK ile/değil AYRINTIYA GİRMEK


- UZA(T)MAK ile/ve/değil/||/<>/< TEKRAR


- UZATMAK ile UZATILABİLİR ile UZATILMIŞ ile GENİŞLETİCİ ile UZANAN

( EXTEND vs. EXTENDABLE vs. EXTENDED vs. EXTENDER vs. EXTENDING )

( تمديد کردن ile تعميم دادن ile تعميم کردن ile تعميم يافتن ile امتداد يافتن ile امتداد دادن ile قابل تمديد ile قابل تعميم ile تمديد شده ile ممدود ile توسعه دهنده ile بسط دهنده ile توسيع ile ممد )

( TAMADYD KARDAN ile TAMYM DADAN ile TAMYM KARDAN ile TAMYM YAFTAN ile EMTEDAD YAFTAN ile EMTEDAD DADAN ile GHABEL TAMADYD ile GHABEL TAMYM ile TAMADYD SHODEH ile ممدود ile TOSEEH DAHANDEH ile BAST DAHANDEH ile توسيع ile MAMAD )


- UZAY ADAMI ile/||/<> UZAY ARACI ile/||/<> UZAY BİLİMİ ile/||/<> UZAY BOŞLUĞU ile/||/<> UZAY ÇAĞI ile/||/<> UZAY EĞRİSİ ile/||/<> UZAY GEMİSİ ile/||/<> UZAY GEOMETRİ ile/||/<> UZAY HUKUKU ile/||/<> UZAY İSTASYONU ile/||/<> UZAY KAPSÜLÜ ile/||/<> UZAY PİLOTU ile/||/<> UZAY SAVAŞI ile/||/<> UZAY SONDASI ile/||/<> UZAY TAŞI ile/||/<> UZAY UÇUŞU ile/||/<> UZAY ÜSSÜ ile/||/<> SİBER UZAY

( Gök cisimleri de dâhil olmak üzere bütün varlıkların içinde bulunduğu sonsuz boşluk gök feza mekân Çeşitli boyut ve özelliklere sahip mekân )


- UZAY ADAMI ile/||/<> UZAYCI

( uzaycı )


- UZAY BİLİMİ/KOZMOLOJİ[Fr. < COSMOLOGIE] ile/||/<> UZAY BİLİMSEL/KOZMOLOJİK[Fr. < COSMOLOGIQUE]


- SPACE GROUP[İng.] / GROUPE SPATIAL[Fr.] / RAUMGRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY GRUBU


- SPACE QUANTIZATION[İng.] / ESPACE DE QUANTIFICATION[Fr.] / RAUMQUANTELUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY KUANTALANMASI


- UZAY/BRAVAIS ÖRGÜSÜ

( Bir kristaldeki atom, iyon ve moleküllerin, uzayda, düzenli olarak tekrarlanan dizilişi. )

( SPACE LATTICE )

( RAUMGITTER )


- SPEKTROSKOPI / SPECTROSCOPIQUE[Fr.] / SPACE LATTICE[İng.] / RAUMGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY ÖRGÜSÜ


- SPACE CHARGE POLARIZATION[İng.] / POLARISATION DE CHARGE D'ESPACE[Fr.] / RAUMLADUNGSPOLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY YÜKÜ KUTUPLANMASI


- SPACE CHARGE[İng.] / CHARGE D'ESPACE, CHARGE SPATIALE[Fr.] / RAUMLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY YÜKÜ


- SPACE-TIME[İng.] / ESPACE-TEMPS[Fr.] / RAUM-ZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY-ZAMAN


- FEZA[Osm.] / SPACE[İng.] / ESPACE[Fr.] / RAUMGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY


- UZAYA ÇIKAN İLK HAYVAN:
MAYMUN değil MEYVE SİNEĞİ

( ALBERT II [1949'da 134 km.]

değil

AMERİKAN V2 [Temmuz 1946]
[Bir miktar tahıl tohumuyla birlikte uzaya fırlatıldılar.][Yüksek irtifada patlamanın radyasyon üzerine etkisini test etmeye alışkınlardı.] )


- UZAYZAMAN ile/||/<> MUTLAK UZAY VE ZAMAN

( Uzayzaman 4D birleşik, Newton mutlak ayrı uzay ve zamandır. )

( Formül: ds² = -c²dt² + dx² + dy² + dz² )

( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- ÜZENGİ AĞA SOKAK VE ÜZENGİ AĞA BAYIRI SOKAK :

( Yenimahalle'nin üst sınırlarını kapsayan çok geniş bir arazi parçasının Üzengi Ağa Arazisi olarak kaydı bulunmaktadır. Bu büyük arazi sonraları bölünerek yeni yeni yerleşim bölgeleri meydana geldi. Üzengi binek hayvanlarında kullanılır. Şöhreti dilden dile gezen üzengi ustası, yaptığı iş karşılığında çok kazanınca bu büyük alanın sahibi olur ve yaptığı iş dikkate alınarak kendisine Üzengi Ağa denir. Bu alan üzerinde bulunan iki sokaktan birine "Üzengi Ağa Bayırı Sokak" diğerine de "Üzengi Bayırı Sokak" adı verilir. Bu sokakların bir batı ve kuzey taraflarının bir kısmı Sarıyer Merkez Mahallesi sınırları içindedir. )


- ÜZENGİ KAYIŞI ile/||/<> ÜZENGİ KEMİĞİ ile/||/<> ÜZENGİ TAŞI ile/||/<> ÇANAK ÜZENGİ ile/||/<> AYAĞI ÜZENGİDE

( Eyerin iki yanında asılı bulunan ve hayvana binildiğinde ayakların basılmasına yarayan altı düz demir halka )


- ÜZENGİ ile/||/<> ...

( Üzerine basarak arabaya binmeyi sağlayan demir Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta Az üzǝngi üzeŋgi 1 üzengi 2 dokuma tezgâhının basarığı Türkmen ağızlarında merdiven olarak da kullanılır Blk özengi zöŋgi Başındaki ü düşmüştür üzeŋgi Karakalpaklar üzengi ve merdiven olarak zeŋgi biçimini de kullanırlar üzöŋgü Tel üzeŋge Teleütler üzeŋi biçimini de kullanırlar Alt üzöŋö üzöŋgi ezeŋe iŋehe isӓŋӓ Yakutça iŋehe göçüşmeli bir biçimdir yărana Başındaki y sonradan türemiştir Çuvaşçada znin rye çevrilmesi normaldir Çuvaş ağızlarında kullanılan ĕsenkĕ biçimi Tatarcadan alınmıştır Eski kaynaklarda üzengi merdiven olarak da geçer Borovkov Leksika 337 Eski bir Türkçe türev olduğu açıktır Moğolcada üzengiye verilen dörüge adıyla birleştirilmesi güçtür Türkçe üzengi Moğolca dörüge birleştirilmesini doğrulamak için Türk diyalektlerinde yüzengi yüzengü biçiminin geçtiğini ortaya koymak gerekir Poppenin verdiği yüzӓŋgi biçimi Doerfere göre teleolojik bir küçük yıldız biçimidir Türkçede yalnız üzengi üzengü biçiminin geçtiği göze çarpıyor Çuvaşça yărana biçiminin başındaki y ikincil bir sestir Ligeti TörK 41 Moğolca dörüge biçimi vocalisme yönünden de üzengiyi karşılayamaz Trakya ağızlarında üzgü merdiven olarak kullanılır Türkçede üzgeç ip merdiven biçimi de geçer Bu biçimlerin üz kökünden geldiği açıktır Bu kökün ayırmak koparmak anlamına geldiğini biliyoruz Türkmencede ayağını yerden üz kaldırmak anlamında kullanılır Merdivene verilen üzgü ve üzgeç üzgüç adlarının bu kökten geldiği açıktır Bu örneklere göre üzenginin de üz kökünden geldiği düşünülebilir Hayvana binilirken ayakla üzerine basılan aracın kaldırmak anlamına gelen bir kökten gelmesi ve basamak baskıç veya merdiven olarak kullanılması doğaldır Pelliot Toung Pao 24 262 s 1 not üzenginin hiç kuşkusuz üze sur sommet biçimiyle ilgili olduğunu dile getirmiş Moğolcada üzengiye verilen döröe adının etimolojisini bilmediğini açıklamıştır Pelliot üzenginin Farsça adını bilmediğini eklemiş Farsçada Arapça ركب monter kökünden gelen ركاب rikāb adının kullanıldığını bildirmiştir Harmatta Magyar Tudomány 1990 251 Doğu İrani δrangi ayak dayanağı biçiminden geldiğini öne sürmüştür Üzenginin eski bir göçebe buluşu olduğunu biliyoruz Bu buluş yerleşik uluslar karşısında atlı göçebelere uzun süre büyük bir üstünlük sağlamıştır Laufere göre Çinliler üzengiyi büyük bir olasılıkla Türklerden öğrenmişlerdir Avrupada üzenginin yaygınlık kazanmasında Avarların rol oynadığı anlaşılıyor Türkçe üzengi bütün komşu dillere geçmiştir Örn Bulgarca zengìja Türkçeden alınmıştır BER l 635 Arap diyalektlerinde kullanılan zengawa étrier da Türkçeden kalma bir alıntıdır Deny GLECS 22 1 1936 4243 Bu alıntılar üzenginin yayılmasında Türklerin büyük bir rol aldığına açık bir tanıktır )

( ÜZƎNGI[Az.]~ÜZEŊGI[Tkm.]~ZÖŊGI[Nog.]~ÜZEŊGI KARAKALPAKLAR[Kklp.]~ÜZÖŊGÜ[Krg.]~ÜZEŊGE[Tel.]~ÜZEŊGE[Şor.]~ÜZÖŊÖ[Alt.]~ÜZÖŊGI[Kzk.]~EZEŊE[Soy.]~IŊEHE[Yak.]~ISӒŊӒ[Yak.]~YĂRANA[Çuv.] )


- ÜZENGİLEMEK ile ÜZENGİLENMEK ile ÜZENGİ ile ÜZENGİLİ ile ÜZENGİSİZ ile ÜZENGİ TAŞI ile ÜZENGİ KAYIŞI ile ÜZENGİ KEMİĞİ


- ÜZERİNDE DURMAK ile/ve/yerine ALTINI ÇİZMEK


- ÜZERİNDE DURMAK ile/ve GÖZARDI ETMEMEK


- ÜZERİNE ALINMA değil ÜZERİNE ALMA


- ÜZERİNE ALMA ile ALINMA


- ÜZERİNE BASA BASA ile/yerine ALTINI ÇİZEREK


- ÜZERİNE ÇIKMAK ile/ve/değil/yerine ÖTESİNE GEÇMEK


- ÜZERİNE ile/değil/yerine/=/||/<> ÜSTÜNE | HAKKINDA

( üstüne hakkında den dolayı den sonra den daha üstün )


- ÜZGÜ ile ÜZGÜN/LÜK ile ÜZGÜLÜ ile ÜZGÜSÜZ ile ÜZGÜN BALIĞI


- ÜZGÜN BALIĞI ile/||/<> ÜZGÜN BALIĞI

( Callionymus lyra Kemiklibalıklar Teleostei takımının üzgünbalığıgiller Callionymidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 2030 cm Üreme mevsimi erkek çok güzel renklere bürünür Atlantik Okyanusu ve Akdenizde yaşar Kemikli balıklar Teleostei takımının üzgün balığıgiller Callionymidae familyasından Atlantik Okyanusu ve Akdenizde yaşayan 2030 cm kadar uzunlukta üreme mevsiminde erkeğinin güzel renklere büründüğü bir balık türü Kemikli balıklardan üzgün balığıgiller Callionymidae familyasından Atlantik Okyanusu ve Akdeniz de yaşayan 30 cm kadar uzunlukta olabilen üreme mevsiminde erkeğinin güzel renklere büründüğü bir balık türü Ağızlarda hösgün bir tür tatlı su balığı olarak da geçer Türkçe bir türeve benziyor Ancak kökünün anlamını bilmiyoruz Türkçede gün ekinin fiil köklerine getirilerek sıfatlar oluşturulduğunu biliyoruz Buna göre üzgünün fiil kökünden geldiği açıktır )

( DRAGONET )

( COLLIONYME LYRE | CALLIONYME LYRE )

( LEIERFISCH )

( CALLIONYMUS LYRA )


- ÜZGÜN | KÖTÜMSER/MEYUS[Ar. < MEʾYŪS] ile/||/<> ÜZÜNTÜ | KÖTÜMSERLİK/MEYUSİYET[Ar. < MEʾYŪSİYYET]

( üzgün kötümser )


- ÜZGÜN ile/ve/||/<>/> SÜZGÜN


- ÜZGÜN/LÜK ve/||/<>/> DÜZGÜN/LÜK


- UZLAŞIM ile/ve/||/<> ALT/ASGARİ KOŞUl


- UZLAŞIM/SAL = İTİBAR/Î = CONVENTION/AL[İng.] = CONVENTION/NEL[Fr.] = KONVENTION/EL[Alm.] = CONVENTIO[Lat.] = CONVENCIÓN[İsp.]


- UZLAŞIM ve UNUTMAK


- UZLAŞIM ile/ve/değil/yerine UYUMLU BİRLİK

( [not] AGGREEMENT vs./and/but/<> HARMONIOUS UNITY )


- UZLAŞMAK ile UZLAŞILMAK ile UZLAŞTIRMAK ile UZLAŞABİLMEK ile UZLAŞI


- UZLAŞTIRICI | UZLAŞTIRICILIK ile/||/<> ARA BULUCU | ARA BULUCULUK


- UZLAŞTIRMA ile UZLAŞTIRMA KURULU


- UZLET ile İTİKAF


- UZMAN ÇAVUŞ ile/||/<> UZMAN DOKTOR ile/||/<> UZMAN HEKİM ile/||/<> UZMAN JANDARMA ile/||/<> BAŞUZMAN ile/||/<> BESLENME UZMANI ile/||/<> DİYABET UZMANI ile/||/<> DİYET UZMANI ile/||/<> EKOLOJİ UZMANI ile/||/<> ELÇİLİK UZMANI ile/||/<> EMBRİYOLOJİ UZMANI ile/||/<> FİZİK TEDAVİ UZMANI ile/||/<> HESAP UZMANI ile/||/<> İÇ HASTALIKLARI UZMANI ile/||/<> İLETİŞİM UZMANI

( Belli bir işte belli bir konuda bilgi görüş ve becerisi çok olan kimse mütehassıs kompetan spesiyalist Yükseköğretim kurumlarında özel bilgi veya uzmanlığa ihtiyaç gösteren bir işle laboratuvarlarda kütüphanelerde atölyelerde ve diğer uygulama alanlarında görevlendirilen öğretim yardımcıları )


- UZMAN DOKTOR ile/||/<> UZMAN HEKİM


- UZMANLAŞMAK ile UZMAN/LIK ile UZMAN HEKİM ile UZMAN ÇAVUŞ/LUK ile UZMAN DOKTOR ile UZMAN JANDARMA/LIK ile UZMANLIK BELGESİ


- UZMANLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİREŞİM/TEVHİD


- UZMANLIK ve/||/<>/>/< İŞBÖLÜMÜ


- UZMANLIK ile/ve/değil/yerine/||/<> MESLEK

( [not] PROFESSION vs./and/||/<>/but JOB
JOB instead of PROFESSION )


- UZMAN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< USTA/LIK

( KOMPETAN avec ... )


- UZMAN/LIK ile/ve/||/<>/> YALANCI/LIK (YETİSİ)


- UZMAN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YETKİN/LİK


- ÜZMƏK[Azr.] = YÜZMEK[Tr.]


- UZÛBET[Ar.] ile UZÛBET/UZBET[Ar.]

( Tatlılık, şirinlik, lâtiflik. İLE Bekârlık, ergenlik. )


- ÜZÜCÜ ile KIRICI


- ÜZÜLME ve/||/<>/> BÜZÜLME


- ÜZÜLME ile/ve/değil/||/<>/< ŞAŞIRMA


- ÜZÜLMEK ile/ve HESAP SORMAK


- ÜZÜM ASMASI ile/||/<> ÜZÜMGÜNEŞİ ile/||/<> ÜZÜM PEKMEZİ ile/||/<> ÜZÜM SALKIMI ile/||/<> ÜZÜM SİRKESİ ile/||/<> ÜZÜM ŞEKERİ ile/||/<> ÜZÜM ŞIRASI ile/||/<> ÜZÜM ÜZÜM ile/||/<> ÇEKİRDEKSİZ ÜZÜM ile/||/<> ÇÖPSÜZ ÜZÜM ile/||/<> KURU ÜZÜM ile/||/<> ŞIRALIK ÜZÜM ile/||/<> YAŞ ÜZÜM ile/||/<> AMERİKAN ÜZÜMÜ ile/||/<> AYI ÜZÜMÜ ile/||/<> BEKTAŞİ ÜZÜMÜ ile/||/<> BESNİ ÜZÜMÜ ile/||/<> ÇAVUŞ ÜZÜMÜ ile/||/<> ÇİLEK ÜZÜMÜ ile/||/<> ÇOBANÜZÜMÜ ile/||/<> DENİZÜZÜMÜ ile/||/<> FRENK ÜZÜMÜ ile/||/<> HASANDEDE ÜZÜMÜ ile/||/<> İT ÜZÜMÜ ile/||/<> KÖPEK ÜZÜMÜ ile/||/<> KURT ÜZÜMÜ ile/||/<> KUŞ ÜZÜMÜ ile/||/<> MİS ÜZÜMÜ ile/||/<> MİSKET ÜZÜMÜ ile/||/<> PARMAK ÜZÜMÜ ile/||/<> PEYGAMBER ÜZÜMÜ ile/||/<> SULTANİYE ÜZÜMÜ ile/||/<> TİLKİ ÜZÜMÜ

( Asmanın taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan meyvesi )


- GRAPE SUGAR[İng.] / TRAUBEN ZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜZÜM ŞEKERİ


- ÜZÜM ŞEKERİ ile/||/<> ÜZÜM ŞEKERİ

( C6H12O6 glikoz dekstroz pek çok hayvansal ve bitkisel sıvıda bulunan ve önemli bir besin olan monosakkarkitler sınıfından bir karbonhidrat glikoz kimya glikoz Glikoz Glikoz )

( GRAPE SUGAR )

( DEXTROSE | GLUCOSE, GLYCOSE )

( TRAUBENZUCKER )


- ÜZÜM, ÜZÜME, BAKA BAKA KARARIR ile/ve/||/<> KÖRLE YATAN, ŞAŞI KALKAR


- ÜZÜM ile/değil BEKTÂŞÎ ÜZÜMÜ

( ... İLE/DEĞİL Taşkırangillerden bir çalı. | Bu çalının, mayhoş, nohut büyüklüğünde, ak ya da kara yemişi. )

( ... cum RIBES GROSSULARIA )


- ÜZÜM ile KİŞMİŞ[Fars.]

( ... İLE Küçük taneli bir tür çekirdeksiz üzüm. )


- ÜZÜM ile MALAGA

( ... İLE İri taneli misket üzümü. )

( Hi, Has your business lost customers due to COVID-19? We might be able to help. https://primewebtraffic.club/up?=farklar.net We're throwing a lifeline to businesses by sending targeted visitors to their websites. If you're interested, click above for information about starting a free trial. There's no obligation or strings attached. Be safe and stay healthy. Alison Prime Web Traffic 2764 Pleasant RD Bld APMB9 #34 Fort Mill SC 29708 If you do not want to recieve this marketing material: https:///primewebtraffic.club/unsubscribe.php/?site=farklar.net )

( İNEB ile ... )

( ENGÛR ile ... )


- ÜZÜM ile RAZAKI[Ar.]

( ... İLE Kalınca kabuklu, iri ve uzunca taneli, şekeri çok, bir tür üzüm. )


- ÜZÜM ile ŞEKERCİBOYASI/AMERİKAN ÜZÜMÜ

( ... İLE Şekerciboyasıgillerden, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan, 2-3 metre yüksekliğinde, üzümsü meyvesinden şarapları boyamak için kırmızı boya çıkarılan çok yıllık bir bitki, Amerikan üzümü (Phytolacca americana) )

( ... cum PHYTOLACCA AMERICANA )


- ÜZÜM ile ÜZÜMCÜ/LÜK ile ÜZÜMLÜ ile ÜZÜMSÜZ ile ÜZÜM SUYU ile ÜZÜM ÜZÜM ile ÜZÜMLÜ KEK ile ÜZÜM ASMASI ile ÜZÜM HOŞAFI ile ÜZÜM KURUSU ile ÜZÜM ŞEKERİ ile ÜZÜM ŞIRASI ile ÜZÜM PEKMEZİ ile ÜZÜM SALKIMI ile ÜZÜM SİRKESİ ile ÜZÜM KOMPOSTOSU


- ÜZÜMLÜ ile/||/<> PERDE SÜSÜ. (*YALVAÇ -ISPARTA)

( Perde süsü Yalvaç Isparta )


- UZUN ATLAMA ile/||/<> UZUN ATLAMA

( 1 Gelişme koşusundan hız alarak bacaklara verilen sıçrama gücü ile vücudu yerden kesip amaçlanan uzaklığa kondurma 2 Bu yolla en uzağa atlamak için yarışılan atletizm dalı Vücudun bacakların sıçrama gücü ile yerden kesilerek alabildiğince uzağa konması Atletizmde belli kurallarla uygulanır )

( LONG JUMP | HIGH JUMP )

( SAUT EN LONGUEUR | SAUT EN HAUTEUR )

( WEITSPRUNG | HOCHSPRUNG )

( SALTUS IN LONGUM )

( SALTO IN LUNGO )

( ΆΛΜΑ ΕΙΣ ΜΉΚΟΣ / άλμα εις μήκος )


- UZUN ATLAMA ile/||/<> YÜKSEK ATLAMA

( 1. Gelişme koşusundan hız alarak bacaklara verilen sıçrama gücü ile vücudu yerden kesip amaçlanan uzaklığa kondurma. 2. Bu yolla en uzağa atlamak için yarışılan atletizm dalı. @@ Vücudun, bacakların sıçrama gücü ile yerden kesilerek alabildiğince uzağa konması. (Atletizmde belli kurallarla uygulanır) )

( LONG JUMP | HIGH JUMP~HIGH JUMP )

( SAUT EN LONGUEUR | SAUT EN HAUTEUR~SAUT EN HAUTEUR )

( SALTUS IN LONGUM~... )

( WEITSPRUNG | HOCHSPRUNG~HOCHSPRUNG )

( SALTO IN LUNGO~SALTO IN ALTO )

( ΆΛΜΑ ΕΙΣ ΜΉΚΟΣ / άλμα εις μήκος~ΆΛΜΑ ΕΙΣ ΎΨΟΣ / άλμα εις ύψος )


- UZUN HİKÂYE ile/||/<> RÉCIT[Fr.] ile/||/<> UZUN ÖYKÜ

( Kapsamı bakımından kısa öyküye uzunluğu bakımından romana yaklaşan öykü türü )

( RÉCIT )


- UZUN LEVREK ile/||/<> SUDAK

( Kemirici balıklar takımından 50100 santimetre boyunda Avrupa tatlı sularında yaşayan etçil ve yırtıcı bir balık Lucioperca sandra @@ Levrekgillerden tatlı sularda yaşayan eti beyaz ve lezzetli bir balık Lucioperca fluviatilis )

( LUCIOPERCA SANDRA cum/||/<> SANDER LUCIOPERCA cum/||/<> SANDER VOLGENSIS cum/||/<> SANDER MARINUS cum/||/<> LUCIOPERCA FLUVIATILIS )


- UZUN LEVREK ile/||/<> SUDAK

( Kemirici balıklar takımından 50100 santimetre boyunda Avrupa tatlı sularında yaşayan etçil ve yırtıcı bir balık Lucioperca sandra )

( LUCIOPERCA SANDRA cum/||/<> SANDER LUCIOPERCA cum/||/<> SANDER VOLGENSIS cum/||/<> SANDER MARINUS )


- UZUN LEVREK ile/||/<> UZUN LEVREK

( Lucioperca sandra Kemiklibalıklar Teleostei takımının levrekgiller Percidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 50100 cm Etçil ve yırtıcıdır Avrupa tatlı sularında yaşar Kemikli balıklar Teleostei takımının levrekgiller Percidae familyasından 50100 cm kadar uzunlukta etçil ve yırtıcı Avrupa tatlı sularında yaşayan bir tür )

( SANDER )

( SANDRE COMMUN | CENDRÉ COMMUN )

( ZANDER )

( LUCIOPERCA SANDRA )


- UZUN SORU değil YANITI, UZUN (OLABİLECEK) BİR SORU


- (UZUN SÜRELİ) BELLEKTE:
ANISAL ile/ve/||/<> ANLAMSAL ile/ve/||/<> İŞLEMSEL


- UZUN ÜNLÜ | UZUN YOL SÜRÜCÜSÜ ile/||/<> UZUN SESLİ | UZUN YOL ŞOFÖRÜ ile/||/<> UZUN VOKAL


- UZUN UZUN BAKMAK ile GÖZ KIRPMAK

( ... İLE Bir kişinin, ortalama göz kırpma hızı, 100 - 400 milisaniye arasında gerçekleşmektedir. )

( LOOKING IN LONG PERIOD vs. WINK )


- UZUN UZUN DÜŞÜNMEK/BOŞ BOŞ OTURMAK ile/ve/değil/yerine AZ AZ (DA OLSA) EYLEMEK/BİR ŞEYLER YAPMAK

( Pek kolay olmasa da... )

( Kepçe tutan elim olsun, dış kapıda yerim olsun! )


- UZUN YAŞAMAK ile/ve/<>/değil/yerine DERİN/DÜRÜST/DOĞRU YAŞAMAK


- UZUN, KÖKSAL (TRAZON. 1970) :

( İlk ve orta öğretimin ardından Spor Akademisini Trabzon'da tamamladı. Gaziantep Yunus Emre Lisesi, Ülgen Konukoğlu Lisesi, Adapazarı Arifiye Dostluk İlköğretim Okulu ve Sarıyer Hüseyin Kalkavan Lisesinden Beden Eğitimi Öğretmeni olarak görev yaptı. Sarıyer Hüseyin Kalkavan Lisesinde Vekâleten Müdür olarak da bir süre görev aldı. Trabzon'da İdmanocağı, İdmanyurdu, Gençlerbirliği, Köy Hizmetleri kulüplerinde amatör olarak futbol oynadı. Trabzon İdman Ocağı, Gaziantep Sanko ve Sarıyer Spor Kulübü alt yapısında öğretici ve eğitici olarak (antrenör) görev yaptı. )


- UZUNÇARŞILI, ORD. PROF. DR. İSMAİL HAKKI (İST. 1888 - 1977) :

( Büyükderelidir. Türk tarihçilerinin en büyüklerinden biridir. İlköğrenimini Nişanca Mahalle Mektebi ile Bahariye‘deki İplikhane Mektebinde tamamladı. Soğukçeşme Askeri Rüştiye Mektebine girdi. Bu okulu bitirdiği 1904'te Mercan Lisesine, 1910'da eski adı İstanbul Darülfünunu olan İstanbul Üniversitesine devam etti ve burayı bitirdikten sonra Kütahya Lisesine Tarih Öğretmenliğine atandı. Yunun Kuvvetleri Kütahya'yı işgal edene kadar göreve devam etti. Milli Mücadele başlarında Kuvayi Seyyarede "Fahri Raportör" olarak görev yaptı, 1922'de Kastamonu Lisesi tarih öğretmenliği görev üstlendi. Aynı yıl Balıkesir'e tayin edildi. 1924'te Balıkesir Milli Eğitim Müdürü oldu. 1925'te Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Genel müdürlüğü görevine atandı. 19.10.1927 Milletvekili seçimlerinde Balıkesir Milletvekili seçildi ve milletvekili olarak 1950 yılına kadar TBMM de görev yaptı. Mustafa Kemal Atatürk'ün yakın arkadaşları arasında yerini aldı ve Atatürk'ün isteği ve direktifleri üzerine tarih araştırmaları üzerinde çalıştı. Kütahya ve Balıkesir Belediyelerinden "Fahri Hemşerilik" beratı aldı. Milletvekili olmasına rağmen akademik çalışmalarını aksatmadı ve Ord. Profesörlüğe yükseltildi. Milletvekilliğini bıraktıktan sonra da tarih araştırmalarını Topkapı Sarayı Kütüphanesinde devam ettirdi. 89 yaşında çalışma masası başında kalbi rahatsızlandı ve hastaneye götürülürken taksinin içinde vefât etti. Arşivlere girerek araştırma yapan ilk tarihçi olarak tanınır. Yüzden fazla, her biri kitap hacminde makalesi ve yirmiden fazla kitabı vardır. Kitaplarından bazıları şunlardır. Karesi Salnamesi, Karesi Meşahiri, Kitabeler I, Kitabeler II, Sivas Şehri, Osmanlı Devlet Teşkilatında Madhat, Osmanlı Devlet Teşkilatında Kapı Kulu Ocakları I - II, Osmanlı Saray Teşkilatı, Osmanlı Merkez ve Bahriye Teşkilatı, Osmanlı İlmiye Teykilatı, Anadolu Beylikleri, Osmanlı Tarihi 8 Cilt, Mithat Paşa ve Yıldız Mahkemesi, Mithat ve Rüştü Paşalar'ın Tevkiflerine Dair Vesikalar. Mithat Paşa Taif Mahkumları, Mekke - i Mükerreme Emirleri ve Çandarlı Vezir Ailesi. )


- LONGITUDINAL DIFFUSION TERM, B/U[İng.] ile/değil/yerine/= UZUNLAMASINA DİFÜZYON TERİMİ, B/U


- LENGTH CONTRACTION[İng.] / CONTRACTION DES LONGUEURS[Fr.] ile/değil/yerine/= UZUNLUK BÜZÜLMESİ


- UZUNLUK ÖLÇÜSÜ ile/||/<> DİLİ UZUNLUK ile/||/<> ELİ UZUNLUK ile/||/<> KOLU UZUNLUK ile/||/<> DALGA UZUNLUĞU ile/||/<> ODAK UZUNLUĞU ile/||/<> VURGU UZUNLUĞU

( Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı İki nokta arasındaki yer aralığının ölçümü tul Bir yüzeyin iki temel boyutundan en büyük olanı boy I en karşıtı Yazının sözün kapsam yönünden genişliği Süre yönünden uzun olma durumu )


- LENGTH[İng.] / LONGUEUR[Fr.] / LÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= UZUNLUK


- UZUNLUK ile UZATMAK ile UZATMA ile UZUNLAMASINA ile UZUN

( LENGTH vs. LENGTHEN vs. LENGTHENING vs. LENGTHWISE vs. LENGTHY )

( درازا ile درازي ile طول ile درازتر کردن ile دراز کردن ile دراز شدن ile ممتد کردن ile تطويل ile از درازا ile از طول ile طولاني ile طويل ile طولاني مدت )

( DARAZA ile DARAZY ile TUL ile DARAZTAR KARDAN ile DARAZ KARDAN ile DARAZ SHODAN ile MOMTAD KARDAN ile تطويل ile AZ DARAZA ile AZ TUL ile TULANY ile طويل ile TULANY MADAT )


- UZUN/LUK ile/ve YÜKSEK/LİK

( İki nokta arasında. İLE/VE Zeminden hareket ederek. )

( LENGTH vs./and HEIGHT )


- ÜZÜNTÜ | HASTALIK | UR | SIKINTI/DERT[Fars. < DERD] ile/||/<> HASTALIK | BOZUKLUK | NEDEN/İLLET[Ar. < ʿİLLET] ile/||/<> HASTALIK | ANLAŞMAZLIK/MARAZA[Ar. < MARAŻA] ile/||/<> BOZUKLUK | İNME/SEKTE[Ar. < SEKTE]

( dert babası dert küpü dert ortağı dert sahibi boğaz derdi geçim derdi başı dertte üzüntü hastalık ur Sızlanma ile karışık dilek Yapılmak istenen şey sıkıntı )


- ÜZÜNTÜ ile/ve/||/<>/> (")ÇARESİZLİK(")


- ÜZÜNTÜ ile/ve HÜZÜN

( Geçmişin olumsuz(luk)larının anımsanması (ile/durumunda). İLE Geçmişin olumlu(luk)larının anımsanması (ile/durumunda). )


- ÜZÜNTÜ ile KAYGI ile İNANÇ

( Geçmişe bakar/baktırır. İLE Çevreye bakar/baktırır. İLE İleriye bakar/baktırır. )