Altı(6) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 47.601 başlık/FaRk ile birlikte,
47.601 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(175/192)
- MÜTECANİS[Osm.] / HOMOGENEOUS[İng.] / HOMOGÉNE[Fr.] / HOMOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ/HOMOJEN
- HOMOGENEOUS RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT HOMOGÈNE[Fr.] / HOMOGENE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ IŞINIM
- HOMOGENEOUS SOLIDS[İng.] / SOLIDES HOMOGÈNES[Fr.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ KATILAR
- HOMOGENE SCHICHTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ KATMANLAR
- HETEROGENES FLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN AKIŞKAN
- HETEROGENER KERNREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN ÇEKİRDEK REAKTÖRÜ
- INHOMOGENE DIFFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN DİFÜZYON
- HETEROGENE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN IŞINIM
- HETEROGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ OLMAYAN
- HOMOGENEOUS REACTOR[İng.] / RÉACTEUR HOMOGÈNE[Fr.] / HOMOGENER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ TEPKİLEŞİM/REAKTÖR
- HOMOGENE DIFFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜRDEŞ YAYINIM
- TÜRDEŞ ile/||/<> BİRYAPIMLI
( biryapımlı tektürel )
- TÜRE/ADÂLET:
"HER ŞEYİ" AİT OLDUĞU YERE KOYMAK ile/ve/değil/||/<>/< BİR ŞEYİ AİT OLDUĞU YERE KOYMAK
- TÜREME ÜNLÜ ile/||/<> TÜREME ÜNLÜ
( Derleme takma vokal katma vokal Sözcüğün aslında bulunmayan ve önseste veya içseste beliren ünlü Rum Urum stosyon istasyon skala iskele hükm hüküm azm azim sapsağlam sapasağlam gepgenç gepegenç vb Asıl kelimede olmadığı hâlde çeşitli nedenlerle kelime başında veya içinde türeyen ünlü urus steam istim lazım ilazım grup gurup gencecik gençecik sabr sabır keşf keşif vb ünlü türemesi )
( ANAPTYCTIC VOWEL )
( VOYELLE D'ATTAQUE | VOYELLE DATTAQUE )
( EINSATZVOKAL )
- TÜREME ÜNSÜZ ile/||/<> TÜREME ÜNSÜZ
( Sözcüğün aslında bulunmayan ve önseste veya içseste beliren ünsüz urmak vurmak ayva hayva tüfek tüfenk vb Asıl kelimede olmadığı hâlde çeşitli nedenlerle kelime başında veya içinde türeyen ünsüz ur vur Baveng hevenk ip yip kılıç kılınç vb ünsüz türemesi )
- TÜREME ile TÜREME ÜNLÜ ile TÜREME ÜNSÜZ
- TÜREMEK ile TÜRKLEŞMEK ile TÜRKÇELEŞMEK ile TÜRKLEŞTİRMEK ile TÜRKÇELEŞTİRMEK ile TÜR ile TÜRE ile TÜRK/LÜK ile TÜRKÇE ile TÜRKÇÜ/LÜK ile TÜRK ELİ ile TÜRKÇECİ/LİK ile TÜRK AKSAĞI ile TÜRK BİBERİ ile TÜRK MEŞESİ ile TÜRK KAHVESİ ile TÜRKLÜK BİLİMİ ile TÜRKLÜK BİLGİSİ ile TÜRK CUMHURİYETLERİ
- TÜREMİŞ AD ile TÜREMİŞ FİİL ile TÜREMİŞ İSİM ile TÜREMİŞ ZARF ile TÜREMİŞ SIFAT ile TÜREMİŞ KELİME
- DERIVATIVE TITRATION CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= TÜRETİLMİŞ TİTRASYON EĞRİSİ
- TURFAN KARIZLARI ile ...
( Yeraltı su kanalları. )
- TURGOR PRESSURE[İng.] değil/yerine/= TURGOR BASINCI
( Suyun göze çeperine yaptığı basınçtır. Bitki gözesi, saf su alarak bir miktar şişer. Hücre özsuyunun yüksek seviyedeki osmotik yoğunluğu dolayısıyla dış ortamdaki su, iç ortama doğru hareket eder ve geçiş yaşanır. İçeri giren su, göze zarını göze çeperine doğru basınç oluşturarak iter. Bu basınca, turgor basıncı adı verilmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TURGOR[İng.] değil/yerine/= GERGİ, DOLGUNLUK
- TURGOR ile OZMOTİK/OSMOTİK BASINÇ
( Bitki gözelerinde suyun göze zarına uyguladığı basınç. İLE Çözelti yoğunlaşma farkından kaynaklanan basınç. )
- TURGUT AKAN İLKÖĞRETİM OKULU :
( Kazım Karabekir Paşa Mahallesinde 1994/1995 öğretim yılında Dağevleri İlköğretim Okulu adı ile açılan bu okulun adı 1995'te Turgut Akan İlköğretim Okulu olarak değiştirildi. )
- TURGUTLU, SERDAR (FERİKÖY, 1948) :
( Kilyos'ludur. Kurtuluş İlkokulu ve Şişli Ortaokulunu bitirdi. Askeri okulda okudu. Denizci olarak, Gölçük'te Muhriplerde, İstanbul Umuryeri Avcı botlarında, İstanbul Boğazı Komutanlığı Kısım Amirliği, Çanakkalede Boğaz Komutanlığı Hizmet Bölük Komutalığı gibi değişik görevlerde bulundu. 1974'te Kıbrıs Barış harekâtına katılarak Gazi oldu. 1992'de kendi isteği ile Kıdemli Yüzbaşı olarak emekli oldu. Sivil hayata atıldıktan sonra Hakanlar Otomotiv şirketinde 8 yıl finans müdürlüğü yaptıktan sonra 2014'te Kumköy (Kilyos) muhtarlığına seçildi bu görevi 2019 yılına kadar devam ettüirdi. )
- TURİNG MAKİNESİ ile/||/<> LAMBDA KALKÜLÜSÜ
( Turing makinesi mekanik hesaplama modeli İLE lambda kalkülüsü fonksiyonel hesaplama modelidir. İki model eşdeğer hesaplama gücü İLE farklı yaklaşımlar sunar. Turing mekanik İLE Church fonksiyonel düşünür. )
( Alan Turing tarafından 1936 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1912-1954) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Turing makinesi, yapay zeka) )
- TURİNG TESTİ ile/||/<> ÇİN ODASI ARGÜMANI
( Turing testi davranışsal zeka ölçümü İLE Çin odası argümanı anlayış olmadan simülasyon eleştirisidir. Turing test geçen makine akıllıdır İLE Searle simülasyon anlayış değildir der. Turing fonksiyonelci İLE Searle bilinç gerektirir. )
( Alan Turing tarafından 1950 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1912-1954) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Turing makinesi, yapay zeka) )
- TURING ile/||/<> CHURCH ile/||/<> LAMBDA
( Hesaplama modellerinin eşdeğerliliği. )
( Formül: λx.x+1 (lambda gösterimi) )
( Alan Turing tarafından 1936 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1912-1954) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Turing makinesi, yapay zeka) )
- TURING ile/||/<> GIERER-MEINHARDT ile/||/<> GRAY-SCOTT
( Biyolojik desenlerin matematiği. )
( Formül: ∂u/∂t = D∇²u + f(u ilev) )
- TURİST[Fr.] ile/||/<> TURİZM
( Dinlenme, eğlenme, görme, tanıma, vb. amaçlarla geziye çıkan kimse, gezgin, seyyah: § 'Bugün yabancı uyruklu oldukları tespit edilen ve memleketimizde turist olarak bulunan bazı kimseler bir bankayla bir dükkânı soymuşlardır.' -Adalet Ağaoğlu, Toplu Oyunlar-Kozalar, 322; § 'Peki İzmire neden gelmiş? Turist midir?' -Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, 90; § 'Millî kütüphanelerimize girmeyen, girerse bir turist gibi, raflara, duvarlara ve tavana bakıp giden cahil kişidir.' -Peyami Safa, Din, İnkılâp, İrtica, 116; § 'Evvelki gün Amerikan turistlerinin bindikleri otomobiller katarına rastladım.' -Ahmet Rasim, Muharrir Bu Ya, 428; § 'Bu otellerde turistler kalıyorlar.' -Yavuz Bülent Bakiler, Üsküpten Kosovaya, 8; § 'Avrupalı, bir turist, kartpostallık manzaralar dışında iç hayatınıza nüfuz etmek imkânını bulabilir mi?' -Necip Fazıl Kısakürek, Aynadaki Yalan, 176; § 'İki savaş arası dönemin bütün karikatürlerinde, Amerikalı turist, zevksiz giyinen tuhaflık meraklısı, zengin bir görgüsüzdü. ' -Attila İlhan, Aydınlar Savaşı, 59; § 'Bir gün sokakta bir Amerikalı turiste rastladım.' -Halikarnas Balıkçısı, Ötelerin Çocuğu, 34; § 'Sonra o yaşlı turistler için acımasızca düşündüklerimi anımsayıp kendi kendime şöyle diyorum.'-Aziz Nesin, Ah Biz Ödlek Aydınlar, 38; § 'Selim turistlerin arasına saklanıp dışarıya çıkmış.'-Yaşar Kemal, Allahın Askerleri, 175; § 'Turistler ta nerelerden gelmiş öle bayıla kapışıyorlar Türk halısı Türk halısı diye.' -Nezihe Meriç, Toplu Öyküleri 2, 104; § 'Turist rehberleri uluslararası iş adamlarından oluşan koro sahnedeki yerini çoktan almıştı.' -Tomris Uyar, Yaza Yolculuk, 19; § 'Turist acentalarından söz edildiğini işitmişti' -Selim İleri, Ölünceye Kadar Seninim, 71; § 'Antalyaya turist gelir mi?' -Oğuz Özdeş, Şebnem, 97; § 'İflah bulmaz esrarkeşle snob aydın, sırıtık turistle karamsar sanatçı burada dirsek dirseğe kafa cilalardı.' -Haldun Taner, Ölür İse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil, 225; § 'Genç bir turist rehberi, yabancı bir turisti Arıburnu Anzak Koyuna doğru götürmekteydi.' -Buket Uzuner, Uzun Beyaz Bulut (Gelibolu), 15; § 'Dış ülkelere ancak turist olarak gitmek istiyor.' -Ayşe Kulin, Bir Varmış Bir Yokmuş, 68; § 'Arabasını St. Germain meydanında park edip giden İtalyan turistin hali örneğin.' -Pınar Kür, Yarın Yarın, 108; § 'Ancak zengin turistlere müyesser olur.'-Refik Halid Karay, Kadınlar Tekkesi, 370; § 'Bu adam turist değil, dedi birisi.' -Oğuz Atay, Korkuyu Beklerken, 17. )
( TOURISM~TOURISM )
( TOURISTE | TOURISME~TOURISME )
( TOURISMUS~TOURISMUS )
( TURISTA~TURISMO )
( ΤΟΥΡΊΣΤΑΣ / τουρίστας~ΤΟΥΡΙΣΜΌΣ / τουρισμός )
- TURİYA ile TURİYATİTA
( Samadhi'nin süper-bilinç hali (turiya, dördüncü), Ruhun Brahman ile bir olduğu, en yüksek farkındalık olan, (ruhun) dördüncü hali. İLE En yüksek farkındalık halinin ötesi. )
- TURİYA ile/||/<> TURİYATİTA
( Samadhi'nin süper-bilinç hali. Ruhun Brahman ile bir olduğu, en yüksek farkındalık olan dördüncü hal. @@ En yüksek farkındalık halinin ötesi. )
- TURİZM değil/yerine/= GEZİNÇ
- TURİZM ile TURİZMCİ/LİK
- TÜRK BAYRAĞI'NDA:
8 KÖŞELİ YILDIZ ile/değil/yerine/<>/> 5 KÖŞELİ YILDIZ
- TURKEY RED OIL[İng.] ile/değil/yerine/= TÜRK KIRMIZISI YAĞI
- TÜRK KIRMIZISI ile/= EDİRNE KIRMIZISI
- TÜRK = ER, GÜÇLÜ
- TÜRKÇE FELSEFE" (YAPMAK) değil FELSEFEYİ TÜRKÇE (DİLİNDE) (YAPMAK)
- TÜRKÇE KUR'AN değil TÜRKÇE MEAL
- TÜRKÇE, LASTİK GİBİDİR/BİR DİLDİR değil/ne yazık ki (CAHİL/AHMAK) KİŞİ, HERŞEYİ, HER YERE (OLMADIK YERLERE) ÇEKER/ÇEKEBİLİR
- TÜRKÇE YAZI DİLLERİ
- TÜRKÇE ve/||/<> FARSÇA SÖZCÜK EKLERİ
(
Son Ekler
| Türkçe | Farsça | Örnek(ler) |
|---|---|---|
| -ane | ـانه | Şahane, Divane |
| -asa | آسا | Devasa |
| -aver | آور | Cengaver |
| -baz | باز | Sihirbaz, Cambaz, Kumarbaz, Küfürbaz, Hokkabaz |
| -ber | بر | Peygamber, Rehber, Seferber |
| -ça | چه | Bahçe, Kepçe, Parça |
| -dan | دان | Çaydanlık, Cüzdan |
| -dan | دان | Nüktedan |
| -dar | دار | Haberdar, Dindar, Minnettar, Tezgâhtar, Bayraktar, Taraftar, Emektar |
| -engiz | انگیز | Esrarengiz |
| -füruş | فروش | Malumatfüruş |
| -gâh | ـگاه | İkametgâh, Tezgâh, Ordugâh, Güzergâh |
| -gir | گیر | Beygir, Peşkir |
| -güzar | گزار | İşgüzar |
| -hane | خانه | Çamaşırhane, Hastane, Hapishane, Meyhane, Eczane, Dershane, Pastane, Postane, Darphane, Doğumhane, Ameliyathane, Yatakhane, Yemekhane, Patrikhane, Kütüphane |
| -istan | ـستان | Ermenistan, Özbekistan, Tataristan, Tacikistan, Yunanistan, Dağıstan, Afganistan, Sırbistan, Kırgızistan, Kazakistan, Bulgaristan, Moğolistan, Hırvatistan, Hindistan, Türkmenistan, Türkistan, Gürcistan, Macaristan, Pakistan, Arabistan |
| -kâr | کار | Fedakâr, Günahkâr, İsyankâr, Zanaatkâr, Bestekâr, Sahtekâr, Tehditkâr |
| -name | نامه | Taahütname, Beyanname, Muvafakatname, Vekaletname, Nizamname |
| -para | ـباره | Kulampara, Zampara |
| -perest | پرست | Hayalperest, Putperest |
| -perver | پرور | Misafirperver |
| -şor | شور | Silahşor |
| -tıraş | تراش | Heykeltıraş, Kalemtıraş |
| -zade | زاده | Şehzade |
| -zar | زار | Çimenzar, Gülzar, Lalezar |
| -zede | زده | Afetzede, Depremzede, Kazazede |
| -zen | زن | Neyzen |
(
Ön Ekler
| Türkçe | Farsça | Örnek(ler) |
|---|---|---|
| Ber- | بر | Berkemal, Bertaraf |
| Bi- | بی | Biçare, Bihaber |
| Der- | در | Derhal, Deruhte |
| Hem- | هم | Hemşehri, Hemfikir |
| Na- | نا | Nahoş, Namahrem, Namert |
(
Bağlaçlar
| Türkçe | Farsça |
|---|---|
| Bari | باری |
| Belki | بلکه |
| Çünkü | چون که |
| Eğer | اگر |
| Gâh … gâh … | گاه … گاه … |
| Gerçi | گرچه |
| Hele | هله |
| Hem … hem … | هم … هم … |
| Kâh … kâh … | گاه … گاه … |
| Keşke | کاشکی |
| Ki | که |
| Meğer | مگر |
| Ne … ne … | نه … نه … |
| Sanki | سان که |
| Şayet | شاید |
| Ta | تا |
| Ya … ya … | یا … یا … |
| Yahut | یا خود |
| Zira | زیرا |
- TÜRKÇE ve/||/<> HALAÇÇA
( ... VE/||/<> İran'ın güneyinde, toplu olarak yaşayan bir Türk toplumun konuştuğu dil. )
- TÜRKÇE ile/ve/||/<> MOĞOLCA'DA ORTAK BAZI ADLAR VE SÖZCÜKLER
( Su İLE/VE/=/||/<> Us
Ot İLE/VE/=/||/<> Od
Arı İLE/VE/=/||/<> Arig
Elma İLE/VE/=/||/<> Alim
İncir İLE/VE/=/||/<> İnjir
İnci İLE/VE/=/||/<> Jinci
Üzüm İLE/VE/=/||/<> Usem
Çiçek İLE/VE/=/||/<> Çeçek
Nar İLE/VE/=/||/<> Anar
Erik İLE/VE/=/||/<> Erüg
Kayısı İLE/VE/=/||/<> Küilesun
Sarı İLE/VE/=/||/<> Shar
Kara İLE/VE/=/||/<> Khar
Gök İLE/VE/=/||/<> Khök
Alaca İLE/VE/=/||/<> Alak
Sürü İLE/VE/=/||/<> Sürüg
Boğa İLE/VE/=/||/<> Buga
Teke İLE/VE/=/||/<> Teke
Koç İLE/VE/=/||/<> Kuçe
Koyun İLE/VE/=/||/<> Gogin
İnek İLE/VE/=/||/<> Ünee
Deve İLE/VE/=/||/<> Teme
Öküz İLE/VE/=/||/<> Ökher
Buzağı İLE/VE/=/||/<> Biragu
Aygır İLE/VE/=/||/<> Ajirga
Aslan İLE/VE/=/||/<> Arslan
Sansar İLE/VE/=/||/<> Susar
Tavuk İLE/VE/=/||/<> Tagavut
Tosbağa İLE/VE/=/||/<> Tosbuga
Güvercin İLE/VE/=/||/<> Kegürcigen
Saksağan İLE/VE/=/||/<> Şagacagay
Karga İLE/VE/=/||/<> Karuga
Yüce İLE/VE/=/||/<> Yeke
Yüksek İLE/VE/=/||/<> Ügsügü
Yumruk İLE/VE/=/||/<> Yudruk
Yıl İLE/VE/=/||/<> Cıl
Yol İLE/VE/=/||/<> Col
Yolcu İLE/VE/=/||/<> Coçi
Çağ İLE/VE/=/||/<> Cag
Çöl İLE/VE/=/||/<> Çöl
Toz İLE/VE/=/||/<> Toos
Tuz İLE/VE/=/||/<> Duvus
Kum İLE/VE/=/||/<> Kumaq
Dağ İLE/VE/=/||/<> Tag
Bağ İLE/VE/=/||/<> Bag
Tarla İLE/VE/=/||/<> Talbar
Toprak İLE/VE/=/||/<> Tobarag
Tomruk İLE/VE/=/||/<> Tomura
Tırmık İLE/VE/=/||/<> Tarmugur
Tekerlek İLE/VE/=/||/<> Tögürig
Değirmen İLE/VE/=/||/<> Tegerme
Buğday İLE/VE/=/||/<> Buudai
Saman İLE/VE/=/||/<> Saban
Arpa İLE/VE/=/||/<> Arva
Sarımsak İLE/VE/=/||/<> Sarmis
Soğan İLE/VE/=/||/<> Songin
Arık İLE/VE/=/||/<> Arug
Bayır İLE/VE/=/||/<> Baguri
Katı İLE/VE/=/||/<> Khatu
Kuru İLE/VE/=/||/<> Khurai
Kurut İLE/VE/=/||/<> Kuurud
Kuduz İLE/VE/=/||/<> Kutuq
Kaburga İLE/VE/=/||/<> Taburga
Karanlık İLE/VE/=/||/<> Kharankhui
Kargaşa İLE/VE/=/||/<> Karguça
Karman çorman İLE/VE/=/||/<> Harman çirman
Boğmak İLE/VE/=/||/<> Bogu
Bütün İLE/VE/=/||/<> Büten
Bulanık İLE/VE/=/||/<> Bulangir
Bayram İLE/VE/=/||/<> Bayar
Büyücü İLE/VE/=/||/<> Bögeçi
Tümen İLE/VE/=/||/<> Tumen
Boz İLE/VE/=/||/<> Börte
Er İLE/VE/=/||/<> Ere
Döl İLE/VE/=/||/<> Töl
Genç İLE/VE/=/||/<> Kence
Türemek İLE/VE/=/||/<> Törük
Ant İLE/VE/=/||/<> Andagay
Çizik İLE/VE/=/||/<> Cirüg
Çeri İLE/VE/=/||/<> Çereg
Subay İLE/VE/=/||/<> Subay
Kurşun İLE/VE/=/||/<> Gurquljin
Noyan İLE/VE/=/||/<> Noyan
Nöker İLE/VE/=/||/<> Nöger
Nokoy İLE/VE/=/||/<> Nokoi
Tuğ İLE/VE/=/||/<> Tuğ
Ece İLE/VE/=/||/<> Ece
Elçi İLE/VE/=/||/<> Elchin
Erken İLE/VE/=/||/<> Erten
Ercilasun İLE/VE/=/||/<> Ercilasun
Bıyık İLE/VE/=/||/<> Budigi
Beden İLE/VE/=/||/<> Beyen
Yıldız İLE/VE/=/||/<> Ultuz
Bohça İLE/VE/=/||/<> Bagça
Erk İLE/VE/=/||/<> Erka
Kir İLE/VE/=/||/<>Hokir
İkiz İLE/VE/=/||/<> İkere
Yaka İLE/VE/=/||/<> Caga
Cep İLE/VE/=/||/<> Cebe
Açık İLE/VE/=/||/<> Açug
Adım İLE/VE/=/||/<> Adam
Narin İLE/VE/=/||/<> Narin
Ürkek İLE/VE/=/||/<> Ürqeh
Yürek İLE/VE/=/||/<> Cirüge
Yarlık İLE/VE/=/||/<> Carlıq
Böğür İLE/VE/=/||/<> Jigüür
Öğle İLE/VE/=/||/<> Üüde
Kan İLE/VE/=/||/<>Kanu
Kalkan İLE/VE/=/||/<> Kalka
Belge İLE/VE/=/||/<> Belge
Balta İLE/VE/=/||/<> Balta
Şölen İLE/VE/=/||/<> Şilün
İnanç İLE/VE/=/||/<> Ünençi
Gökyüzü İLE/VE/=/||/<> Kök Yoli
Bahadır İLE/VE/=/||/<> Bagaatır
Sadak İLE/VE/=/||/<> Sağadak
Sağır İLE/VE/=/||/<> Sagara
Serin İLE/VE/=/||/<> Serüün
Sakal İLE/VE/=/||/<> Sahal
Karakol İLE/VE/=/||/<> Karagul
Tümen İLE/VE/=/||/<> Tumen
Tasma İLE/VE/=/||/<> Tasama
Güç İLE/VE/=/||/<> Khüch
Ordu İLE/VE/=/||/<> Orda
Çerçi İLE/VE/=/||/<> Carci
Çomak İLE/VE/=/||/<> Çokumaq
Gömlek İLE/VE/=/||/<> Gümliq
Çolpan İLE/VE/=/||/<> Tsolban
Çağan İLE/VE/=/||/<> Chaggan
Celayir İLE/VE/=/||/<> Jalair
Oymak İLE/VE/=/||/<> Amag
Otağ İLE/VE/=/||/<> Utaga
Oba İLE/VE/=/||/<> Obuğ
Cebe İLE/VE/=/||/<> Cebe
Yurt İLE/VE/=/||/<> Yurd
Ulus İLE/VE/=/||/<> Uls
Ülke İLE/VE/=/||/<> Ülige
Yasa İLE/VE/=/||/<> Yassa
Yasak İLE/VE/=/||/<> Yasaq
Yargı İLE/VE/=/||/<> Yargu
Yargıç İLE/VE/=/||/<> Yarguci
Altın İLE/VE/=/||/<> Altan
Altay İLE/VE/=/||/<> Altai
Deniz İLE/VE/=/||/<> Tengis
Dalga İLE/VE/=/||/<> Dabalga
Erdem İLE/VE/=/||/<> Erdem
Ceren İLE/VE/=/||/<> Ceren
Bayan İLE/VE/=/||/<> Bayan
Hatun İLE/VE/=/||/<> Khatun
Sayın İLE/VE/=/||/<> Sayin
Yeğen İLE/VE/=/||/<> Cige
Ağa İLE/VE/=/||/<> Aka
Ana İLE/VE/=/||/<> Eke
Amca İLE/VE/=/||/<> Amaga
Bacı İLE/VE/=/||/<> Bacuka
Baldız İLE/VE/=/||/<> Balçir
Bacanak İLE/VE/=/||/<> Baca
Bürümcük İLE/VE/=/||/<> Bürüncek
Sakağı İLE/VE/=/||/<> Sakagu
Sarışın İLE/VE/=/||/<> Sıragçın
Seyrek İLE/VE/=/||/<> Seyreq
Sırık İLE/VE/=/||/<> Sirug
Pısırık İLE/VE/=/||/<> Besereg
Soru İLE/VE/=/||/<> Surag
Sürmek İLE/VE/=/||/<> Sürçi
Kuyu İLE/VE/=/||/<> Kudug
Solak İLE/VE/=/||/<> Solugay
Dağarcık İLE/VE/=/||/<> Tagarçuq
Damga İLE/VE/=/||/<> Tamaga
Damar İLE/VE/=/||/<> Tamır
Demir İLE/VE/=/||/<> Temir
Bilgi İLE/VE/=/||/<> Bilig
Bitik İLE/VE/=/||/<> Bitig
Barak İLE/VE/=/||/<> Barak
Büyük İLE/VE/=/||/<> Bedük
Küçük İLE/VE/=/||/<> Çüçig
Bayat İLE/VE/=/||/<> Bayaud
Bayındır İLE/VE/=/||/<> Bayandur
Kepenek İLE/VE/=/||/<> Kebenek
Tulum İLE/VE/=/||/<> Tulum
Kalkan İLE/VE/=/||/<> Kalgan
Tolga İLE/VE/=/||/<> Duulga
Tayga İLE/VE/=/||/<> Taiga
Tuğrul İLE/VE/=/||/<> Touril
Tarkan İLE/VE/=/||/<> Darkhan
Kağan İLE/VE/=/||/<> Kagaan
Kurultay İLE/VE/=/||/<> Krultai
Teñgri İLE/VE/=/||/<> Tenger
Tanrıdağı İLE/VE/=/||/<> Tengritahkt
Timuçin İLE/VE/=/||/<> Temujhi
Cengiz İLE/VE/=/||/<> Chingis
Hülagü İLE/VE/=/||/<> Uulagui
Kubilay İLE/VE/=/||/<> Khublaai
Subutay İLE/VE/=/||/<> Subedai
Tolunay İLE/VE/=/||/<> Tulanai
Ogeday İLE/VE/=/||/<> Oggedai
Çağatay İLE/VE/=/||/<> Jaggatai
Cerkutay İLE/VE/=/||/<> Jargutai
Bengütay İLE/VE/=/||/<> Möngeudai
Urankay İLE/VE/=/||/<> Uurankai
Olcay İLE/VE/=/||/<> Uulcay
Bori Tigin İLE/VE/=/||/<> Börjigid
Börteçine İLE/VE/=/||/<> Börtechino
Ergenekon İLE/VE/=/||/<> Eregene'khun )
- TÜRKÇE/İNGİLİZCE ... ile TÜRKÇE/İNGİLİZCE ...'DE
- Türkçe'sini önemseyenlerle KONUŞ!!!
- TÜRKER, ORHAN (İST. 1949) :
( Marmara kolejinden sonra Gazetecilik Yüksek Okulunu bitirdi. İngilizce ve Yunanca bilen ve tercüman Rehber olarak Turizm alanında çalışmaktadır. Araştırmacı yazar olup yayımlanmış altı eserinden biri "Nihori'den Yeniköy'e" ismini taşımaktadır. )
- TÜRKER, PROF. DR. AHMET (KERKÜK, 1948) :
( KTÜ (Karadeniz Teknik Üniversitesi) Orman Mühendisliği Bölümünden 1977 yılında mezun oldu. 1979 - 1983 yılları arasında TÜBİTAK tarafından desteklenen doktora çalışmasını 1986 yılında tamamladı. 1989 yılında İ.Ü.İktisat Fakültesi Ekonomletri Bölümünden ikinci Lisans diplomasını aldı. 1992 yılında Doçent, 2001 yılında ise Profesör oldu. İngiltere'de Oxford University, Oxford Forestry İnstitute'de, FAO bursiyeti olarak "Rural Development Forestry" kursuna katıldı. İ.Ü. Orman Fakültesi yanında İsparta, Bartın ve Düzce'deki Orman Fakülteleri ile İ.Ü. Tütün Eksperleri Yüksekokulunda Muhasebe, Ekonomi, Ormancılıak İşletme Ekonomisi, Sosyal Ormancılık ve Orman Değerlerinin Belirlenmesi isimli dersleri verdi. Fakülte ve Yönetim Kurulu Üyelikleri ile Bölüm Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunduktan sonra 2006 - 2015 döneminde Ormancılık Ekonomisi Anabilim Dalı Başkanlığı yaptı. )
- TÜRKEŞ, FETHİ (BURSA, 1942) :
( Yedikule S. K. den transfer edildi aralıklı olarak iki sezon (1962 - 1963 ve 1964 - 1965) Sarıyer'de oynadı. Bu süre içinde 22 lig, 2 kupa maçı olmak üzere 24 resmi ve 7 özel maçla birlikte toplam olarak 31 maçta oynadı. Lig maçlarında 11 ve özel maçlarda 3 olmak üzere takımına 14 gol kazandırdı. Beşiktaş'a transfer olarak Sarıyer'den ayrıldı. 4 kez Ümit Milli ve 2 kez Ordu Milli takım formasını giydi. )
- TURKEY OAK[İng.] ile/||/<> QUERCUS CERRIS[Lat.] ile/||/<> TÜRK MEŞESİ
( Kayıngiller Fagaceae familyasından 25 m kadar boylanabilen yapraklarını döken meyveleri iki yılda olgunlaşan ülkemizin her tarafında görülebilen bir tür )
( TURKEY OAK )
( QUERCUS CERRIS )
- TURKEY/Turkey vs. turkey
- TURKISH SHORTHAIR CAT[İng.] ile/||/<> VAN KEDİSİ
( Türkiye de Van yöresinden köken alan 1969 yılında saf kan kedi ırkı olarak kabul edilmiş korkmadan suya girip yüzen tek kedi ırkı olan göz rengiyle dikkat çeken her iki gözü mavi kehribar sarısı ve tonları olabileceği gibi bir gözü mavi diğer gözü kehribar renkte de olabilen sağırlığın yaygın bir olgu olduğu düşünülse de iki gözü farklı renkteki kedilerde ve mavi gözlülerde ancak 2 3 civarında sağırlık olgusuna rastlanan tüyleri uzun yumuşak iki tabakalı ve alt tüyleri ipeksi yapıda gövdesinde beyaz renk olan tüyleri özellikle kuyruk ve baş bölgesindeki sarı lekeleriyle birlikte karakteristik rengini oluşturan kuyruğu tilki kuyruğu gibi uzun ve tüylü kendilerini temizlemeye büyük önem gösteren iyi bir avcı olmanın yanı sıra kendi isteğiyle suda yüzmeyi ve suyla oynamayı tercih eden zeki canlı ve insana bağlı yapıda uzun tüylü kedi ırkı )
( TURKISH SHORTHAIR CAT )
- TURKISH[İng.] ile/||/<> TURC[Fr.] ile/||/<> TÜRKÇE
( Öğrencilere Türk dilini doğru ve etkili bir biçimde kullanma alışkanlığını kazandırmak ereğiyle ilkokuldan başlayarak bütün ortaöğretim kurumlarıyla kimi üniversite ve yüksek okullarda okutulan ders )
( TURKISH )
( TURC )
- TÜRKİYE'DE, SİNEMA TARİH YAZIMINDA:
SİNEMANIN BAŞLANGICI ile/ve/||/<>/> MUHSİN ERTUĞRUL DÖNEMİ ile/ve/||/<>/> DÖNEMLER ile/ve/||/<>/> YAKLAŞIM ile/ve/||/<>/> KAYNAK KULLANIMI ile/ve/||/<>/> YÖNTEM
- TÜRKMEN, CEMALETTİN (POYRAZ, 1930 - 2006) :
( İ.Ü. Fen Fakültesi'nden Jeofizik ve Jeoloji Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu. Etibank (Murgul) ve özel Verdi Şirketi'nde çalıştı. Emekli olduktan sonra yer altı suyu uzmanı olarak çalıştı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 4 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Sarıyer Spor kulübü Divan Kurulu üyesiydi. )
- TÜRKOLOG[Fr. < TURCOLOGUE] değil/yerine/= TÜRKLÜK BİLİMİ UZMANI
- TÜRKOLOJİ[Fr. < TURCOLOGIE] değil/yerine/= TÜRKLÜK BİLİMİ
- TÜRKÜ YAKMAK ile/||/<> TÜRKÜ YAKMAK
( Bir olayla bir sevgiyle ilgili olarak söylenmiş türkü Buna türkü dizmek türkü çıkarmak da denir Halk edebiyatı terimi Türküye ezgi uydurmak )
- TÜRKÜ ile BOZLAK
( ... İLE Orta ve Güney Anadolu'nun bazı bölgelerinde, bir türkü ezgisi. | Bu ezgiyle söylenilen, konusu acıklı türküler. )
- TURKUAZ ile TURKUAZ MAVİSİ ile TURKUAZ YEŞİLİ
- TURQUOISE[İng.] / TURQUOISE[Fr.] / TURKUZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TURKUAZ
- TÜRKÜM ile TÜRK'ÜM
( Sevilen bir türküye övgü/vurgu. @@ Türk olmanın belirtimi. )
- TÜRKÜ[TR. < TÜRK + AR. < -Î] ile/||/<> TÜRKÜ YAKMAK ile/||/<> YAKMAK
( 1. Halkın ezgi ile söylediği her türlü deyiş. 2. Saz ozanlarının koşma biçiminde söyledikleri, dördüncü dizeleri her dörtlükte olduğu gibi yinelenen kavuştaklı koşuk. @@ Hece tartısiyle yazılmış küçük şarkı (HALK TÜRKÜSÜ, Chant populaire; TÜRKÜ CÖNGÜ, Chansonnier; TÜRKÜ YAZARI, Chansonnier). @@ Hece vezniyle yazılmış ve halk ezgisiyle bestelenmiş şiir. )
( BURNING~...~BURNING )
( CHANSON, CHANSONNETTE~...~BRÛLER )
( VOLKSLIED~...~BRENNEN )
( CANZONE POPOLARE~...~BRUCIARE )
( ΛΑΪΚΌ ΤΡΑΓΟΎΔΙ / λαϊκό τραγούδι~...~ΚΑΊΩ / καίω )
- TURLA, MEHMET G. (SARIYER, 1929) :
( Robert Kolejden mezun oldu. Askerlik görevini Kore Türk Tugay'ın yaptı. Uzun yıllar üst düzeyde yönetici olarak çalıştı. Sarıyer Spor Kulübünde 1 dönem başkan, 4 dönem yönetici olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu Üyesidir. )
- TÜRLER, NEVİLER = ENVÂ' = ESPÈCES
- TÜRLER = LUCRETIUS[Lat.] = EIDÕLA[Yun.]
- TURMALİN ile/||/<> ZİRKON
( Birçok renkte bulunabilen bir taş. İLE/||/<> Çeşitli renklerde bulunabilen bir taş. )
- TURN :/yerine DÖNMEK, SIRA
- TURNA BALIĞI ile/||/<> TURNA BALIĞI
( Esox lucius Kemiklibalıklar Teleostei takımının turnabalığıgiller Esocidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 40100 cm Avrupada yaşayan tek turna balığı türü Çok yırtıcıdır Yumurtalarından havyar yapılır Eti yenir Kemikli balıklar Teleostei takımının turna balığıgiller Esocidae familyasından 40100 cm kadar uzunlukta çok yırtıcı yumurtalarından havyar yapılan eti yenen bir tür Kemikli balıklardan turna balığıgiller Esocidae familyasından boyu 100 cm kadar olabilen çok yırtıcı yumurtalarından havyar yapılan eti yenen bir tür )
( PIKE )
( BROCHET COMMUN )
( WASSERWOLF )
( ESOX LUCIUS )
- TURNA YEMİŞİ ile/ve/||/<> YABAN MERSİNİ/LİKAPA/MAVİ YEMİŞ ile/ve/||/<> KIZILCIK
(
)
( CRANBERRY vs. BLUEBERRY vs. CORNELIAN CHERRY )
- TURNA ile/ve BÜLBÜL
- TURNA ve/||/<> DAĞ KEÇİSİ ve/||/<> SEPET ve/||/<> KARTAL
( İnsan. VE/||/<> Kutsallık. VE/||/<> Bilgelik. VE/||/<> Gök Tanrı/Tengri. )
- TURNA ile TURNA BALIĞI(PIKE)
( Turnagillerden, Avrupa ve Kuzey Afrika'da toplu olarak yaşayan, göçebe, iri bir kuş. İLE Tatlı sularda yaşayan yırtıcı bir balık. )
( GRUS GRUS cum ESOX LUCIUS )
- TURNA ile TURNACI ile TURNA KIRI ile TURNA BALIĞI ile TURNA KATARI
- TURNER SENDROMU ile KLINEFELTER SENDROMU ile DOWN SENDROMU
( [kromozomlarda] 23. çiftte yalnızca X'in bulunması. İLE 23. çiftte XXY yapısındadır. [Bazıları 23. çiftte XYY gösterir.] İLE 21. çiftte XXX yapısındadır. )
( Dişi, boyu kısa, boynu katmerli olur. Ergenlikte eşeysel açıdan gelişemez. Matematiksel işlemler, mekânsal işlevleri anlamak gibi zihinsel işlevlerde beceriksizlikler gösterir. İLE Bazıları eril olarak gelişir fakat eşeysel gelişimlerinde durgunluk vardır ve zihinsel gerilik gösterir. Bazıları dişi olarak gelişebilir ve gövde olarak gerilik göstermez. [Bazıları 23. çiftte XYY gösterir. Bu eriller, daha iri, daha saldırgan ve eşeysel açıdan daha etkindir.] İLE ... )
- TURNİKE/TOURNİQUE[İng.] değil/yerine/= BOĞMAÇ
- TURNO[İt. < TURNO] ile/||/<> TEK DİLLİ, BİR TEKERLEKLİ MAKARA
( tek dilli bir tekerlekli makara İtal ritorno bozzello di ritorno leading block Türkçede ritorno biçiminin ri bölümü düşmüştür )
( TURNO )
- LITMUS PAPER[İng.] / PAPIER DE TOURNESOL[Fr.] / LACKMUS PAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= TURNUSOL KÂĞIDI
- TURNUSOL[Fr.] (KÂĞIDI) ile MİHENK (TAŞI) ile KİLİT (TAŞI)
( Birtakım bitkilerden elde edilen mavi boya maddesi. İLE Altının gerçeğini sahtesinden ayırmak ve ayarını belirlemek üzere kullanılan sert ve siyah taş. )
- TURNUSOL KÂĞIDI ile/||/<> TURNUSOL ile/||/<> TURNUSOL KAĞIDI
( Kimi bitkilerden elde edilen C6H3(OH)2CH3 gibi bileşiklerin süzgeç kağıdına emdirilmesiyle hazırlanmış kâğıt. (Asitli çözeltilerde kırmızı, bazlarda mavi renk gösterdiğinden nitel çözümlemede kullanılır.) )
( LITMUS PAPER | LITMUS~LITMUS~LITMUS PAPER )
( PAPIER TOURNESOL | TOURNESOL~TOURNESOL~PAPIER TOURNESOL )
( LITMUSPAPIER | LACKMUS~LACKMUS~LACKMUSPAPIER )
( CARTINA AL TORNASOLE~TORNASOLE~CARTINA AL TORNASOLE )
( ΧΑΡΤΊ ΗΛΙΟΤΡΟΠΊΟΥ / χαρτί ηλιοτροπίου~ΗΛΙΟΤΡΌΠΙΟ / ηλιοτρόπιο~ΧΑΡΤΊ ΗΛΙΟΤΡΟΠΊΟΥ / χαρτί ηλιοτροπίου )
- LITMUS[İng.] / LACKMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= TURNUSOL
- TURNUSOL ile TURNUSOL BOYASI ile TURNUSOL KAĞIDI
- TURP | TURBA ile/||/<> TURBA ile/||/<> TURBA[Fr. < TOURBE]
( Bitkilerin köklerinden ayrışmış yaprak ve saplarından oluşmuş bir tür kömür Yüzeyleri bataklık bitkileriyle örtülmüş derin olmayan su birikintilerinin diplerinde bitki kalıntılarından oluşan kömür bataklık kömürü )
( TURBE, PEAT | PEAT, TURF )
( TOURBE )
( TORF )
- TURP ile ACIRGA
( ... İLE Yabanturpu. )
- TURP ile ALABAŞ TURPU/CEHENNEM TOPUZU[Kıbrıs'ta]
- TURP ile/ve/||/<> PANCAR
- TURP ile ŞALGAM/ÇOMUR
( RADISH vs. TURNIP )
( RAPHANUS SATIVUS cum BRASSICA RAPA )
- TURRE[Ar.] ile/ve PÜRÇEK/ZÜLF/ZÜLÜF[Fars.]/BÂRE[Fars.]/KÜJEK[Argu][dvnlgttrk]
( Alnın bir kısmına düşen saç. Kıvırcık saç lülesi. İLE/VE Yanağa sarkan saç. Şakaklardan sarkan saç lülesi. | Bele ya da topuğa kadar uzun olan saç. | Sevgilinin saçı. )
( ZÜLF-İ DİL-ÂRÂ: Sevgilinin gönlün süsleyen, gönle hoş gelen zülfü. ZÜLF-İ DİREFŞÂN: Dalgalanan saç. ZÜLF-İ MÜŞG-BÂR: Misk saçan zülf. ZÜLF-İ YÂR: Sevgilinin zülfü, saçı. | Menfaat, çıkar.[Zülfiyara dokunmak deyiminde] )
- TURSIOPS TRUNCATUS ile/ve TURSIOPS GILLI
( Dünyanın her yanına yayılmış iki tür şişe burunlu yunusbalıklarıdır. )
(
)
- TURŞULAŞMAK ile TURŞU/LUK ile TURŞUCU/LUK ile TURŞU SUYU ile TURŞU BALIĞI
- TURUK-U ÂLİYE = YÜCE YOL
- TURUNÇ[Fars. < TURUNC] ile BERGAMOT
( ... İLE Turunçgillerden bir ağaç. | Bu ağacın, kabuklarından reçel yapılan ve esans çıkarılan meyvesi. )
( ... cum CITRUS BERGAMIS )
- TURUNÇ ile/||/<> TURUNÇ[Fars. < TURUNC]
( botanik Turunçgiller Rutaceae familyasından ülkemizde de yetiştirilen her dem yeşil ağaçlar Tıpta meyve kabukları yaprakları ve çiçeklerinden elde edilen uçucu yağı kullanılan kabuğu tentür şurup ekstre biçiminde iştah açıcı ve sindirimi kolaylaştırıcı olarak turunç çiçeği suyu ve esansı galenik preparatlarda tat ve koku düzeltici olarak kullanılan sedef otugiller familyasından bir ağaç )
( SEVILLE ORANGE )
( BIGARADIER )
( BITTERE ORANGE )
( CITRUS AURANTIUM | CITRUS VULGARIS )
- TURUNCÎ ŞEYH ile/ve TURUNCÎ UŞŞÂKÎ ZÂDE
( Ünlü bir çeşit lâle. İLE/VE Ünlü bir çeşit lâle. )
- TURUNCU ve FOSFOR
( Uzaktan en iyi fark edilen renk. VE Havadan en iyi farkedilen. )
- TURUNCULAŞMAK ile TURUNÇ ile TURUNCU
- TUŞ SAYISI | GOL | ADET | ADED | KEMMİYYET | NÜSHA ile/||/<> NÜSHA ile/||/<> SAYI
( 1 Bir yapıtın bir yazının basılmış ya da yazılmışlarından her biri 2 sayı Aynı tipte yapılan veya aynı basımdan çıkan şeylerin her biri Karşılaşma sırasında yumrukoyuncularının yaptıkları vuruşları değerlendirmek için yan hakemlerce kullanılan birim Kılıçoyunu yarışmalarında geçerli bir dürtüş ya da vuruşla elde edilen sonuç Buna göre kendisine geçerli bir vuruş ya da dürtüş yapılmış oyuncu bir sayı alır Erkeklerde beş kadınlarda dört sayı almış oyuncu yeniktir Topun kurallara uygun bir vuruşla bütünü ile kale direkleri ve kale çizgisi arasında kalan alandan geçmesi durumu Basketbol oyununda topun sepete girmesiyle ulaşılan sonuç Bu giriş oyun sırasında olursa 2 serbest atıştan yapılmışsa 1 olarak kabul edilir Oyun süresi içinde en çok sayı yapan takım yenmiş sayılır Süreli yayınların her çıkışında aldıkları sıra numarası doğal sayı tümsayı gerçek sayı karmaşık sayı sayal sayı sıral sayı sayı boncuğu Her birisine dokuzar devingen yuvar geçirilmiş birbirine koşut çubukları tutan bir çerçeveden oluşan işlencelerne aygıtı Anlamdaş çörkü doğal sayı sıral sayı sayal sayı Bir küme oluşturan nesnelerin ya da birimlerin niceliğini gösteren değer Bir çokluğun bir birimle belirlenimi Sayma eylemi ile ortaya çıkar Ama sayma zamanla ilgili bir olaydır oysa sayının kendisi hiç bir niteliksel belirlenimi olmadığı gibi zaman belirleniminden de de sıyrılmıştır zamanın dışındadır Felsefede Nicel bakımından göz önüne alınmış şeyler topluluğunu ölçüp karşılaştırarak soyutlama ile elde edilen temel kavram Sıra sayı sırayı dizeyi belirtir birinci ikinci bayağı sayı niceliği belirtir bir iki Sayıyı temel ilke yapan Pythagorasçı öğretiye göre nesnelerin özü gerçeği varlığın ana özdeği sayıdır Her şey sayı bağlantılarına göre düzenlenmiştir sayılarla bilinebilir Aristoteles sayıyı ölçülebilen miktar olarak tanımlar bu yüzden bir henüz bir sayı değildir Oysa Lockea göre sayı birimin ya da birin en yalın tasarımıdır birin yinelenmesinden ve bu ikisinin birleştirilmesinden 2 ile gösterilen tasarım oluşur Berkeley sayıyı bir düşünme ürünü olarak açıklar Kanta göre de sayı bir anlık kavramıdır ama somut olarak ancak zaman ve uzay kavramlarının yardımıyla gerçekleşebilir matematik numara matematik Kelimelerin anlattıkları kavramın tek veya çok bazı dillerde ikili üçlü olması temeline dayanılarak yapılan ayırma Tekil Çoğul İkil Üçül Bir kelimenin karşıladığı kavramın teklikçokluk yani sayı bakımından görünümünü yansıtan dil bilgisi kategorisi Bu kategorinin çeşitli dillerde teklik ikilik ve çokluk olmak üzere üç türü vardır İkili sayı özellikle Arapça için geçerlidir sayılar Azerbaycan Türkçesi say Türkmen Türkçesi birlikköplük saan Gagauz Türkçesi sayı Özbek Türkçesi són birlik Uygur Türkçesi san Tatar Türkçesi san berlek Başkurt Türkçesi han berlekküplek sanaw teklikköplük Krç Malk san birlik Nogay Türkçesi san birlik Kazak Türkçesi san birlik Kırgız Türkçesi san Alt too tanıs Hakas Türkçesi san pîr san Tuva Türkçesi san Türkçesi san pir Rusça çislo yedinstvennoye sayı sayı )
( EXEMPLAIRE )
- TUŞ SAYISI | GOL | ADET | ADED | KEMMİYYET | SAYI ile/||/<> SAYI
( Karşılaşma sırasında yumrukoyuncularının yaptıkları vuruşları değerlendirmek için yan hakemlerce kullanılan birim Kılıçoyunu yarışmalarında geçerli bir dürtüş ya da vuruşla elde edilen sonuç Buna göre kendisine geçerli bir vuruş ya da dürtüş yapılmış oyuncu bir sayı alır Erkeklerde beş kadınlarda dört sayı almış oyuncu yeniktir Topun kurallara uygun bir vuruşla bütünü ile kale direkleri ve kale çizgisi arasında kalan alandan geçmesi durumu Basketbol oyununda topun sepete girmesiyle ulaşılan sonuç Bu giriş oyun sırasında olursa 2 serbest atıştan yapılmışsa 1 olarak kabul edilir Oyun süresi içinde en çok sayı yapan takım yenmiş sayılır Süreli yayınların her çıkışında aldıkları sıra numarası doğal sayı tümsayı gerçek sayı karmaşık sayı sayal sayı sıral sayı sayı boncuğu Her birisine dokuzar devingen yuvar geçirilmiş birbirine koşut çubukları tutan bir çerçeveden oluşan işlencelerne aygıtı Anlamdaş çörkü doğal sayı sıral sayı sayal sayı Bir küme oluşturan nesnelerin ya da birimlerin niceliğini gösteren değer Bir çokluğun bir birimle belirlenimi Sayma eylemi ile ortaya çıkar Ama sayma zamanla ilgili bir olaydır oysa sayının kendisi hiç bir niteliksel belirlenimi olmadığı gibi zaman belirleniminden de de sıyrılmıştır zamanın dışındadır Felsefede Nicel bakımından göz önüne alınmış şeyler topluluğunu ölçüp karşılaştırarak soyutlama ile elde edilen temel kavram Sıra sayı sırayı dizeyi belirtir birinci ikinci bayağı sayı niceliği belirtir bir iki Sayıyı temel ilke yapan Pythagorasçı öğretiye göre nesnelerin özü gerçeği varlığın ana özdeği sayıdır Her şey sayı bağlantılarına göre düzenlenmiştir sayılarla bilinebilir Aristoteles sayıyı ölçülebilen miktar olarak tanımlar bu yüzden bir henüz bir sayı değildir Oysa Lockea göre sayı birimin ya da birin en yalın tasarımıdır birin yinelenmesinden ve bu ikisinin birleştirilmesinden 2 ile gösterilen tasarım oluşur Berkeley sayıyı bir düşünme ürünü olarak açıklar Kanta göre de sayı bir anlık kavramıdır ama somut olarak ancak zaman ve uzay kavramlarının yardımıyla gerçekleşebilir matematik numara matematik Kelimelerin anlattıkları kavramın tek veya çok bazı dillerde ikili üçlü olması temeline dayanılarak yapılan ayırma Tekil Çoğul İkil Üçül Bir kelimenin karşıladığı kavramın teklikçokluk yani sayı bakımından görünümünü yansıtan dil bilgisi kategorisi Bu kategorinin çeşitli dillerde teklik ikilik ve çokluk olmak üzere üç türü vardır İkili sayı özellikle Arapça için geçerlidir sayılar Azerbaycan Türkçesi say Türkmen Türkçesi birlikköplük saan Gagauz Türkçesi sayı Özbek Türkçesi són birlik Uygur Türkçesi san Tatar Türkçesi san berlek Başkurt Türkçesi han berlekküplek sanaw teklikköplük Krç Malk san birlik Nogay Türkçesi san birlik Kazak Türkçesi san birlik Kırgız Türkçesi san Alt too tanıs Hakas Türkçesi san pîr san Tuva Türkçesi san Türkçesi san pir Rusça çislo yedinstvennoye sayı sayı )
( POINT | HIT, "GIVEN OR RECEIVED" | GOAL | SCORE | NUMBER | DIGIT )
( NOMBRE DE TOUCHES | NOMBRE | NUMÉRO | NOMBRE;ING. NUMBER )
( PUNKT | TOR | ZAHL | NUMERUS )
( NUMERUS )
- TUŞ ile/||/<> TUŞ[Fr. < TOUCHE]
( Oyun sırasında iki omzun aynı anda yere değmesiyle oluşan yenilgi )
( KEY )
( TOUCHE )
- Tut şu çeneni! ve SUS!!!
- TUT fakat TAPMA!
- TUTAK/KABZA[Ar.] ile/ve/||/<> BALÇAK
( Silah, kılıç vb. şeylerde tutulacak yer, sap. İLE/VE/||/<> Kabza. | Kılıcın sapında/kabzada eli koruyan demir parça/bölüm. )
- TUTAM/GANZİLİS ile TUTAM ile TUTAM ile TUTAM/DİZENEK/TERTİP/NİZAM/FORMAT[İng.]
( Avuç içi ya da parmak uclarıyla tutulabilen miktarda olan. | Deste, demet. İLE Bankacılıkta kullanılan, borsada kota alabilmek için gerekli asgari şirket sermayesi ya da pay, hisse, parti, lot. | Belge. İLE Durum. İLE Soruların biçimsel özellikleri, dile getirilişi, dizisi, geçişleri ve özel eylem simgeleriyle bir gözlem aracının taşıdığı biçimsel düzen. )
- TUTAMAK ile TUTUCULAŞMAK ile TUT ile TUTU ile TUTUCU/LUK ile TUTULU ile TUTAMAKSIZ ile TUTULU SATIŞ
- TUTARLILIK ile/ve/||/<>/> İTİBAR
( Kendimizde gö(ste)rebileceğimiz. İLE/VE/||/<>/> Ötekilerde [ve kendimizde] gö(ste)rebileceğimiz. )
- TUTARLI/LIK ile/ve/<> UYUMLU/LUK
( CONSISTENCY vs./and/<> HARMONY )
- TUTARSIZLIĞINDAN UTANMAMAK ile/ve/||/<>/< ÖLÇÜYÜ SEVMEMEK
- TUTÇEK | FORSEPS ile/||/<> FORSEPS[Fr. < FORCEPS]
( anat Kerpeten kıskaç )
( FORCEPS )
( FORCEPS )
- TUTİYE | DUTGİLLER ile/||/<> DUTGİLLER
( botanik Ağaç ya da çalı formunda olup tek evcikli bazen taç yaprakları bulunmayan meyveleri fındıksı eriksi ya da küçük kapçık şeklinde dut Morus ve incir Ficus cinslerini de içine alan bir familya )
( MORACÉES )
( MORACEAE )
- TUTKAL SUYU, TUTKAL ŞERBETİ ile/||/<> TUTKAL ŞERBETİ
( İçine çok az eritilmiş tutkal katılan ılık su )
- TUTKAL["TUT KAL"] ile/değil/yerine/||/<>/< TUTKU
- BINDER[İng.] / AGGLOMERANT, LIANT, AGGLOMÉRANT[Fr.] / BINDEMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= TUTKAL, YAPIŞTIRICI
- TUTKAL ile/||/<> TUTKAL
( Ağaç işlerinde kullanılan yapıştırıcı gereç Yarış lastiklerini kasnağa sıkıca yapıştırmak için kullanılan türlü tutkallar Lastiğin sağlam olması için yarış ve eğitimden en az iki gün önce tutkallanması gereklidir genel uygulayım Tahta kâğıt deri vb yapıştırmaya yarayan özdek Az tutgal Türkçe tut tutkal ile yapıştırmak kökünden geldiği açıktır Türkçe tut kökünün Kazakçada leimen tutkal ile yapıştırmak anlamına geldiğini görüyoruz Brockelmanna göre OGM 53 2 not tutgaldaki gal eki ganın bir yan biçimidir Deny Principes 85 tut kökünden geldiğini açıklamakla yetinmiştir Eski ve yeni diyalektlerde tutkala yelim adı verilir O açıdan tutkalın yeni bir türev olduğu anlaşılıyor Buna karşılık tutkala verilen yelim adı eski bir ögedir Bu ad dilimizde yaygın olarak kullanılmışsa da bugün dar bir alanda ilim ve yelim olarak kalmıştır Eren TD 27 308 1993 2 65 Ancak eski kaynaklarda yelim biçimi yaygın olarak geçer Çağdaş diyalektlerde de yelim celim yilim Yakutça silim Çuvaşça śilĕm olarak kullanılır Orta Türkçede ve Kıpçakçada da yelim biçiminin geçtiğini biliyoruz Ligeti AOH 17 24 Räsänen V 196a Clauson ED 929a Eren TD 1993 2 6465 Türkçe yelim Farsçaya ve Tacikçeye de geçmiştir Doerfer TMEN 1889 TLT 113 )
( GLUE )
( COLLE | GOMME LAQUÉ | COLLE (FORTE) )
( LEIM )
( TUTGAL[Az.] )
- TUTKALLAMAK ile/||/<> LEIMEN[Alm.]
( İki ağaç parçasına tutkal sürerek ve genellikle sıkıştırarak yapılan yapıştırma işlemi )
( LEIMEN )
- TUTKALLAMAK ile TUTKALLANMAK ile TUTKAL ile TUTKALCI/LIK ile TUTKALLI ile TUTKALSIZ ile TUTKAL ŞERBETİ
- TUTKU ile HIRSLI ile İDDİALI BİR ŞEKİLDE
( AMBITION vs. AMBITIOUS vs. AMBITIOUSLY )
( جاه طلبي ile بلند همت ile نامجو ile جاه طلبانه )
( JAH TALABY ile BALAND CPEHMAT ile NAMJO ile JAH TALABANEH )
- TUTKU ile KÖSNÜ/ŞEHVET
( ŞEHVET: Maddeye olan bağımlılık. )
( ŞEHVET: Anımsamak - imgelemek - ummak/beklentide olmak. )
( Kişiyi yenik düşüren her istek, kösnüdür/şehvettir. )
( LUST: Bondage to matter. )
( LUST: Remembering - imagining - anticipating. )
( GULMET: Şehvet fazlalığı. )
( PASSION vs. LUST/LECHERY/CONCUPISCENCE )
- TUTKUN/LUK ile/değil DÜŞKÜN/LÜK
- TUTMAÇ ile/||/<> UN ÇORBASI. (*YALVAÇ -ISPARTA)
( Un çorbası Yalvaç Isparta Ağızlarda dutmaç olarak da kullanılır Orta Türkçede tutmaç olarak geçer Eski Kıpçakçada da tutmaç biçimi kullanılır tut maç eki Bu ekin fiil köklerinden yemek adları yapımında sıklıkla geçtiğine tanık oluyoruz Türkçeden Farsça Rusça gibi komşu dillere de geçmiştir Eren İkinci Milletlerarası Yemek Kongresi Türkiye 310 Eylül 1988 478483 Räsänen V 502a tut kökünden geldiğini bildirmekle yetinmiştir Clauson Studies 152 maç ekiyle yapıldığını belirtmiştir ED xliii maç 457a Brockelmann OGM 83 Doerfer TMEN 876 1010 dilmaçtaki maç ekini tutmaçtaki maç ekiyle birleştirmiştir Türkçe maç ekine ilişkin bilgi almak için TryjarskiHamilton JA 263 181 Kałużyński RO 31 113 )
- TUTMAK/SAKLAMAK ile/yerine HEYBEYE ATMAK
- TUTMAK ile/ve/<> ALIKOYMAK
- TUTMAK ile/ve BAĞLAMAK/BAĞLAYICILIK
( TO HOLD vs./and TO ATTACH )
- TUTMAK ile TUTMAÇ ile TUTMALIK
- TUTMAK ile YARIŞMA DÜZENLEMEK ile TOPLANTI YAPMAK ile GERİ ÇEKİL ile TUT CANIM ile DAYAN ile TOPLANTI YAPMAK ile BİR GEMİYİ TUTMAK ile BİR DAKİKA BEKLE ile SAYGI DUYMAK ile SORUMLU TUTMAK ile TUTUCU ile TUTMA ile HOLDİNG ŞİRKETİ ile SIKI TUTMAK
( HOLD vs. HOLD A COMPETITION vs. HOLD A MEETING vs. HOLD BACK vs. HOLD DEAR vs. HOLD FAST vs. HOLD MEETING vs. HOLD OF A SHIP vs. HOLD ON A MINUTE vs. HOLD RESPECT vs. HOLD RESPONSIBLE vs. HOLDER vs. HOLDING vs. HOLDING COMPANY vs. HOLDING FAST TO )
( برگزار کردن ile دردست داشتن ile منعقد ساختن ile متمسک شدن ile منعقد کردن ile در دست داشتن ile عقد کردن ile انبارکردن ile نگاهداري ile مسابقه گذاشتن ile مجلس داشتن ile تشکيل جلسه دادن ile مجلس کردن ile خودداري کردن ile عزيز داشتن ile محکم گرفتن ile خن ile وايسا ile احترام قائل بودن ile مسئول دانستن ile مسئول کردن ile حامل ile دارنده ile نگاه دارنده ile مسک ile انعقاد ile ملک متصرفي ile معتصم ile شرکت مرکزي ile مستعصم )
( BARGOZAR KARDAN ile DARDAST DASHTAN ile MANAGHAD SAKHTAN ile MOTAMSK SHODAN ile MANAGHAD KARDAN ile DAR DAST DASHTAN ile AGHAD KARDAN ile ANBARKARDAN ile NEGAHODARY ile MOSABAGHEH GOZASHTAN ile MOJALS DASHTAN ile TASHKYLE JALSEH DADAN ile MOJALS KARDAN ile KHODDARY KARDAN ile AZYZ DASHTAN ile MOHKAM GARAFTAN ile KHAN ile وايسا ile EHTARAM QAEL BODAN ile MASOUL DANSTAN ile MASOUL KARDAN ile HAMEL ile DARANDEH ile NEGAH DARANDEH ile MOSK ile ENEGHAD ile ملک متصرفي ile MOTASAM ile SHARKAT MARKZY ile مستعصم )
- TUTSAK ile/||/<> ...
( Halk müzik aracı olan sazlarda burgulardan gelen tellerin tutturulduğu kısım Gıranışık Bilecik )
- TUTSAK ile TUTSAK
( CAPTIOUS vs. CAPTIVE )
( عيب جو ile بندي ile دربند )
( عيب جو ile BANDY ile DARBAND )
- TUTSAK/LIK ile TUTSAK PAZARI
- TUTTUĞUN, ALTIN OLSUN! ile/ve/||/<>
ALLAH, NE İSTEĞİN/MURADIN VARSA, VERSİN!
( Gerçekleşse, ikisi de kötü dua/beddua olabilecek, bu kadar ileri/uc derecede ve olanaksız olan "düşünce", "dilek", "dua" ya da "sözlere", "dilde" ve yaşamımızda yer vermemek gerekmektedir. Niyeti ve sözü de abartmak yerine uygun/doğru davranış ve tutumlarımızla, hizmet ederek, eyleyerek, çalışarak ve daha çok vererek ya da paylaşarak yani "el duası olmadan, dil duasının olmayacağını" anlamak ve anımsamak durumundayızdır. Bilgisiz, akılsız, yetersiz yaklaşımlara ya da "üçkâğıtçılıkta", bunlar gibi abartılı sözlere de itibar etmemenin bilgisi ve bilinciyle sağlanabilmektedir. )
- TUTTUR ile/||/<> TÜTTÜR
( Yakalatmak. İLE/||/<> Yakalatmak. )
- TUTTURMADA:
ÜZÜNTÜ ile/ve/||/<>/> ÖFKE
- TUTUCU ile APTAL ile KÖLE
( Düşünmeyen. İLE Düşünemeyen. İLE Düşünmüyor olmasına aldırmayan. )
- [ne yazık ki]
TUTUCU ile GERİCİ
- TUTUCU ile MUHAFAZAKAR PARTİ ile KONSERVATİF OLARAK ile MUHAFAZAKARLIK ile KORUMAK
( CONSERVATIVE vs. CONSERVATIVE PARTY vs. CONSERVATIVELY vs. CONSERVATIVENESS vs. CONSERVE )
( مرتجع ile محافظه کار ile محافظهکار ile حزب محافظه کار ile محافظهکارانه ile محافظه کاري ile کنسرو کردن ile کنسرو تهيه کردن )
( MORTAJE ile MOHAFEZEH KAR ile MOHAFEZEKKAR ile HEZB MOHAFEZEH KAR ile MOHAFEZEKKARANEH ile MOHAFEZEH KARY ile KONSORO KARDAN ile KONSORO TAHYYEH KARDAN )
- TUTUCU ile/||/<> TUTUCU
( Durmalı çıkışlarda çiftekerciye yardım eden kişi Eskiden itici denirdi Çıkışta koşucuyu itmek yasak olduğundan bu gün bu yardımcılara tutucu denilmektedir )
( CLIP )
( TENEUR )
- TUTUCU ile TUTUCU ile TUTUCU/İTİCİ[Fr. TENEUR] ile TUTUCU
( Süregiden toplumsal düzeni, düşünceleri ve kurumları değiştirmeden olduğu gibi korumak isteyen kişi. İLE Tutumlu. İLE Durmalı çıkışlarda, çiftekerciye yardım eden kişi. [Eskiden "itici" denilirdi. Çıkışta, koşucuyu itmek yasak olduğundan, bugün, bu yardımcılara "tutucu" denilmektedir.] İLE Ateş maşası. )
- TUTUK ile TUTUCU
- TUTUKLAMA:
"CEZA" değil TEDBİR
- TUTULMUŞ ile İÇİNDE TUTULDU
( HELD vs. HELD IN )
( منعقد ile توگرفته )
( MANAGHAD ile TOGEREFTEH )
- TUTUM:
GELİŞMİŞ ile/ve/||/<> "ÖĞRENİLMİŞ" ile/ve/||/<> SİNMİŞ
- TUTUM/U BENİMSEMEK ile/ve/> ALIŞKANLIK OLUŞTURMAK
- TÜTÜN(/SİGARA/NARGİLE VS.) SORUNUNDA:
"YASAK" değil SINIRLAMA
ve/||/<>
DUMAN değil GAZ
ve/||/<>
"BIRAKMA" değil BAŞLAMAMA
ve/||/<>
İRÂDE
["Evet!"
diyebilme olanağı/gücü/isteği]
değil
İHTİYÂR
["Hayır!"
diyebilme olanağı/gücü/isteği]
- TÜTÜNCÜ SÜLEYMAN EFENDİ :
( Cumhuriyet öncesinde Büyükdere'de muhtarlık yaptı. )
- TÜTÜN/LÜK ile TÜTÜNCÜ/LÜK ile TÜTÜN RENGİ ile TÜTÜN BALIĞI
- TUTUNMA ile/ve/||/<>/> TUTKUN/LUK
- TUTUNMA(MA)K ile DEMİR ATMA(MA)K
- FLAMMABLE GASES[İng.] ile/değil/yerine/= TUTUŞABİLİR GAZLAR
- DERECE-İ İHTİRÂK[Osm.] ile/değil/yerine/= TUTUŞMA DERECESİ
- TUTUŞTURMAK ile ATEŞLEME ile KONTAK ANAHTARI ile ATEŞLEYİCİ
( IGNITE vs. IGNITION vs. IGNITION KEY vs. IGNITOR )
( مشتعل کردن ile آتش گرفتن ile گيراندن ile آتش گيري ile راه انداز ile گيرانه )
( MOSHTEL KARDAN ile ATASH GARAFTAN ile GYRANDAN ile ATASH GYRY ile RAH ANDAZ ile GYRANEH )
- TUTUŞTURMAK ile YAKMAK/GÖYÜNDÜRMEK
( KINDLE vs. BURN )
- TUTYA[Ar. < TUTİYA] değil/yerine/= SÜRME
( Sürme. Göz ağrılarına iyi gelen, sürme gibi göze çekilen bir em. | Çinko. | Mor renkli, kokulu bir kır çiçeği. )
- TUTYA | ÇİNKO ile/||/<> ÇİNKO ile/||/<> ÇİNKO[İt. < CINQUE | İT. < ZINCO]
( kimya Sert mavimsi ak renkli pirinç yapımında ve galvanizlemede kullanılan bir metal A A 65 38 A S 30 Ö A 7 14 E S 419 C Vücutta karbonik anhidraz ve alkalin fosfataz gibi enzimlerin tamamlayıcısı niteliğinde proteinlerin biyosentezi kemik diş ve cinsiyet hormonlarının yapısına giren birçok vücut işlevinin sürdürülebilmesi ve bağışıklık sistemi için gerekli olan genellikle üreme verim düşüklüğü çeşitli deri hastalıklarının tedavisi ve önlenmesi amaçlarıyla da kullanılan bir element )
( ZINC )
( ZINC )
( ZINK )
( CINQUE | ZINCO )
- TUVAL[Fr. < TOILE]/CANVAS[İng.] ile TUVAL[Fr. < TOILE]
( Üzerine resim yapılan, gerdirilmiş keten, kenevir ya da pamuklu kaba kumaş. İLE Bu kumaşın üzerine yapılmış tablo. )
- TUVAL ile TUVACA
- TUVALET AYNASI ile BOY AYNASI
- TUVALET ile FERAH ile MALLAR ile EMTİA
( COMMODE vs. COMMODIOUS vs. COMMODITIES vs. COMMODITY )
( گنجه کشودار ile رختان ile رختدان ile مقرون بصرفه ile بکار خور ile اجناس ile کالا )
( GONJEH KESHODAR ile RAKHTAN ile RAKHTEDAN ile MOGHORON BASRAFEH ile BEKAR KHOR ile AJENAS ile KALA )
- TUVALET ile TUVALETÇİ/LİK ile TUVALET KAĞIDI ile TUVALET MASASI ile TUVALET SABUNU ile TUVALET TAKIMI ile TUVALET İSPİRTOSU
- TÜVÂNÂ[Fars. < TEVÂNÂ] değil/yerine/= GÜÇLÜ, DİNÇ, CANLI
- TÜY ile/değil ÇAKŞIR
( ... İLE/DEĞİL Kuşların ayağında bulunan ve süs gibi görünen tüy. | Bir çeşit erkek şalvarı. )
- TÜY ile SORGUÇ
( ... İLE Bazı kuşların tepelerinde bulunan, uzunca tüy. | Serpuşların ön tarafına takılan tüy ya da püskül biçimindeki süs. )
( ... ile OTÂGA )
- TÜY ile TÜY KENARI ile TÜYLER ile TÜYLÜ
( FEATHER vs. FEATHEREDGE vs. FEATHERS vs. FEATHERY )
( پر ile با پر پوشاندن ile بال دادن ile باپرآراستن ile لبه نازک ile کناره تيز ile پروبال ile پر مانند ile شبيه به پر )
( PAR ile BA PAR PUSHANDAN ile BAL DADAN ile BAPARARASTAN ile LABEH NAZAK ile KONAREH TYZ ile PROBAL ile PAR MANAND ile SHABYYEH BAH PAR )
- TÜY ile TÜYO ile TÜY TÜS ile TÜY SIKLET ile TÜYÜ BOZUK/LUK ile TÜY AĞIRLIK
- TUYGUN ile ...
( Yırtıcı bir kuş. )
- TÜYLERİNİ ALMAK ile TÜY DÖKÜCÜ
( DEPILATE vs. DEPILATORY )
( واجبي کشيدن ile واجبي ile نوره )
( VAJEBY KESHYDAN ile واجبي ile نوره )
- TUYUR-I ASÂFİR FIRKASI | ÖTÜCÜ KUŞLAR ile/||/<> ÖTÜCÜ KUŞLAR
( zooloji Kuşlar Aves sınıfnın karinalılar Carinatae bölümünden çeşitli boyda türleri olan türleri genellikle tüneyen ses kaslarının bağlantı ve yerleri dikkate alınarak ses kasları gelişigüzel dizililer Anisomyodi ve ses kasları eşit dizililer Diacromyodi olmak üzere iki alt takımı olan mevcut kuş türlerinin yarısını içine alan 7000 kadar türü bulunan bir takım )
( SONG BIRDS | HOUSE SPARROW )
( PASSEREAUX | PASSEREAU | MOINEAU )
( SPERLINGSVÖGEL | HAUSSPERLING )
( PASSERIFORMES | PASSERES, PASSERIFORMES | PASSER DOMESTICUS )
( UCCELLI CANORI )
( ΩΔΙΚΆ ΠΤΗΝΆ / ωδικά πτηνά )
- TUYUR-I ASÂFİR FIRKASI | ÖTÜCÜ KUŞLAR ile/||/<> SERÇE
( (zooloji) @@ Kuşlar (Aves) sınıfnın, karinalılar (Carinatae) bölümünden, çeşitli boyda türleri olan, türleri genellikle tüneyen, ses kaslarının bağlantı ve yerleri dikkate alınarak ses kasları gelişigüzel dizililer (Anisomyodi) ve ses kasları eşit dizililer (Diacromyodi) olmak üzere iki alt takımı olan, mevcut kuş türlerinin yarısını içine alan, 7000 kadar türü bulunan bir takım. )
( SONG BIRDS | HOUSE SPARROW~HOUSE SPARROW )
( PASSEREAUX | PASSEREAU | MOINEAU~MOINEAU )
( PASSERIFORMES | PASSERES, PASSERIFORMES | PASSER DOMESTICUS~PASSER DOMESTICUS )
( SPERLINGSVÖGEL | HAUSSPERLING~HAUSSPERLING )
( UCCELLI CANORI~PASSERO )
( ΩΔΙΚΆ ΠΤΗΝΆ / ωδικά πτηνά~ΣΠΟΥΡΓΊΤΙ / σπουργίτι )
- TUZ RUHU[Osm.] / SPIRITS OF SALT, HYDROCHLORIC ACID[İng.] / ACID CHLORHYDRIQUE, ESPRIT DE SEL[Fr.] / SALZSÄURE, CHLORWASSERSTOFFSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ ASİDİ, HİDROKLORİK ASİT
- SALINOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TUZ DENETİM AYGITI
- SALINOMÈTRE[Fr.] / SALZMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ DENETİM/KONTROL AYGITI/CİHAZI
- SALT EFFECT[İng.] / SALZ EINFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ ETKİSİ
- SALT BRIDGE[İng.] / SALZ BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ KÖPRÜSÜ
- TUZ ile ASİT TUZU ile BAZİK TUZLAR ile KAYA TUZU ile DENİZ TUZU[HİPERTONİK] ile KAN TUZU[İZOTONİK] ile BİLEŞİMİNDE HİDRAT BULUNAN TUZLAR
( ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE Gövdemizdeki/kanımızdaki[izotonik] tuz, binde dokuz[0,009] oranındadır. İLE Deniz suyundaki[hipertonik] tuz, binde otuzdur[0,030][%3]. İLE ... )
( ... VS. ... VS. ... VS. ... VS. [0,009] in the blood/body. VS. [0,030][%3] in the sea water. VS. ... )
( SALT vs. ACID SALT vs. BASIC SALT vs. ROCK SALT vs. SEA SALT[HIPERTONIC] vs. BLOOD/BODY[ISOTONIC] SALT vs. HIDRATED SALTS )
- TUZ ile/ve/<>/> HALOJEN[Fr. < Yun. HALS: Tuz. | GENNAN: Doğurmak.]
( ... İLE/VE/<>/> Madenlerle birleşince tuz verebilen, flor, klor, brom ve iyot öğelerine verilen ad. )
- TUZ ile/ve/||/<>/> TUZCUL
( Kokusuz, suda eriyen, yiyecekleri korumada ve tatlandırmada kullanılan billursu nesne. | Bir asitteki hidrojenin yerini bir bazın almasıyla oluşan birleşim, sodyum klorür[NaCl]. İLE Tuzlu toprakları seven bitki. )
- TUZAĞA DÜŞ(ÜR)MEK ile/ve/değil/||/<>/< GAFİL AVLA(N)MAK
- TUZAĞA DÜŞÜRMEK ile TUZAK ile TUZAĞA DÜŞÜRÜCÜ
( ENTRAP vs. ENTRAPMENT vs. ENTRAPPING )
( دام انداختن ile تله نداختن ile دام افکندن ile دام افکني ile تله گذاري )
( DAM ANDAKHTAN ile TALEH NADAKHTAN ile DAM AFKANDAN ile DAM AFKANY ile TALEH GOZARY )
- [ne yazık ki]
!TUZAK ile/ve/||/<> !KUNDAK
- TUZCU/LUK ile TUZCUL
- TÜZE/HUKUK ile/ve/||/<> AKTÖRE/AHLÂK
( [Hesap] Eylemden sonra. İLE/VE/||/<> Eylemden önce. )
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
( Görünen ahlâk. İLE/VE/||/<> Görünmeyen hukuk.
Visible moral. VS./AND/||/<> Invisible law. )
( LAW vs./and/||/<> MORALS )
- TÜZE ve/||/<> DEVLET
- TÜZE ile/ve TOPLUMBİLİM
( "Toplumbilim Sözlükleri" tarihçesini okumak için burayı tıklayınız... )
( LAW vs./and SOCIOLOGY )
- TÜZEL/HUKUKÎ ERDEMLER'DE:
GENELLİK ve/||/<> İLÂN ETME ve/||/<> GERİYE YÜRÜ(TÜLE)MEME ve/||/<> AÇIKLIK ve/||/<> ÇELİŞKİSİZLİK ve/||/<> UYMA OLANAĞI ve/||/<> KALICILIK ve/||/<> İLÂN EDİLEN KURAL İLE RESMÎ EYLEM ARASINDAKİ UYGUNLUK
- TÜZEL/HUKUKÎ ile/ve/||/<>/< TÜREL/ÂDİL
- TÜZEL/HUKUKÎ SORUMLULUK ile/ve/değil/=/||/<>/>/< İNSANÎ/BİREYSEL SORUMLULUK
( [not] JUDICIAL RESPONSIBILITY vs./and/but/=/||/<>/>/< HUMANE RESPONSIBILITY )
- TÜZE'NİN TEMEL İLKELERİ - ULPIAN[M.S. 170 - 223]:
ONURLU YAŞAMAK ve/||/<> BAŞKASINI İNCİTMEMEK ve/||/<> HERKESE, HAKKINI TESLİM ETMEK
( THE BASIC PRINCIPLES OF THE LAW - [ULPIAN]:
LIVE HONESTLY and/||/<> DO NOT OFFEND OTHERS and/||/<> GIVE TO EACH PERSON WHAT IS DUE )
( JURIS PRAECEPTA SUNT HAEC - [ULPIAN]:
HONESTE VIVERE et/||/<> ALTERUM NON LAEDERE et/||/<> SUUM CUIQUE TRIBUERE )
- TUZLAMAK ile TUZLANMAK ile TUZLA ile TUZLAK
- TUZLUK ile/||/<> TAZE PEYNİR SERTLEŞTİRME DOLABI (-MARAŞ)
( Taze peynir sertleştirme dolabı Maraş )
- SALINITY[İng.] / SALINITÉ, SALURE[Fr.] / SALZIGKEIT, SALZGEHALT[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZLULUK
- TUZLU/LUK ile TUZLUK ile TUZLUCA ile TUZLUKÇU ile TUZLU BALGAM
- TWELVE :/yerine ON İKİ
- TWENTY :/yerine YİRMİ
- TWINE[İng.] ile/||/<> KINNAP[Ar. < KİNNEB]
( Kaba şeyler dikmeye bağlamaya yarayan ince sicim veya kalın iplik )
( TWINE )
- TWİSTOR THEORY ile/||/<> SPİNOR ALANLARI
( Twistor theory karmaşık uzay-zaman geometrisiyken İLE spinor alanları Lorentz grubunun temsilidir )
( Formül: Z^A = (π^A İLE ω^{A′}) )
- TYNDALL EFFECT[İng.] / EFFET TYNDALL[Fr.] / TYNDALL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TYNDALL ETKİSİ/OLAYI
- TYPE I ile/||/<> TYPE IIA/IIB ile/||/<> HETEROTİC ile/||/<> M-THEORY
( Hem açık hem kapalı sicimler içeren, belirli bir simetriye dayalı sicim kuramıdır. @@ Yalnızca kapalı sicimler içeren iki sicim kuramıdır; parçacıkların kiralliği bakımından ayrılırlar. @@ Sağ ve sol yönlü titreşimleri farklı kuramlardan alan melez sicim kuramlarıdır. @@ Bütün bu sicim kuramlarını on bir boyutta tek bir çerçevede birleştiren üst kuramdır. İlk üçü beş sicim kuramının çeşitleridir, dördüncüsü hepsini birbirine bağlar. )
( Formül: D = 10 (string) ~ 11 (M) )
- TYPEWRITER[İng.] ile/||/<> MACHINE À ÉCRIRE[Fr.] ile/||/<> YAZI MAKİNESİ | İŞLETMEN YAZI MAKİNESİ
( Bir satırdaki damgaları tek tek kâğıda yazan ve dizgenin bilgisayar işletmenine yönelik iletileri için çıkış birimi olarak kullanıldığı gibi işletmenin dizgeye iletmek istediği denetim deyimleri için bir klavye aracılığıyla dizgeye kısıtlı oylumda veri girişi için de kullanılan birim işletmen yazı makinesi )
( TYPEWRITER )
( MACHINE À ÉCRIRE )
- TYPHON[Fr.] ile/||/<> TAYFUN[İng. < TYPHOON]
( coğrafya )
( TYPHOON )
( TYPHON )
- TYPICALLY :/yerine TİPİK OLARAK
- TYPING, TYPECASTING, "TYPAGE"[İng.] ile/||/<> TYPAGE[Fr.] ile/||/<> TYPENBILDUNG[Alm.] ile/||/<> TİPLEME
( Sinema TV Belirli bir tipin tüm çapraşık özelliklerini bunu en iyi en rahat en inandırıcı yoldan yansıtabilecek kişiyle canlandırma )
( TYPING, TYPECASTING, "TYPAGE" )
( TYPAGE )
( TYPENBILDUNG )
- U BORUSU ile U DÖNÜŞÜ
- UBS/SPATIAL INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= UZAMSAL BİLGİ DÜZENİ
- UBÛDET = AŞK VE ŞEVL[çoğ. EŞVÂL]
( ŞEVL: Vazodaki su kalıntısı. | Geniş, ıssız, tenha toprak. )
- UBÛDİYET ile İBÂDET
( KULLUK | AŞIRI BAĞLILIK (BİRİNE) )
- UBÛDİYET ile UBÛDET
( Kulluk. İLE Aşk ve şevk. )
- ÜÇ AĞLAMA BİÇİMİ/NEDENİ
( * KORKU -
* MUHABBET - BÜKÂ'ALİLLLAH
* HAYRET VE AŞK - BÜKÂ'ALLAH )
- ÜÇ AKIL:
MUTLU ve/||/<> YARDIMSEVER ve/||/<> EVRENSEL
- TRIPEOD[İng.] / TRÉPIED[Fr.] / DREIFUSS, DREIFUSSGESTELL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇ AYAK
- ÜÇ AYLAR/ŞÜHÛR-İ SELÂSE:
RECEP ve/> ŞABAN ve/> RAMAZAN
- 3B:
BARIŞ(TIR)MAK ve BÖLÜŞ(TÜR)MEK ve BÜYÜ(T)MEK
ve/||/<>/>/<
3Y:
YÖN ve YÖNTEM ve YÖNETİM
- UC BİRİM ile UZANTI
( TIP UNIT vs. EXTENSION )
- ÜÇ BİRLİK KURALI ile/||/<> ÜÇ BİRLİK KURALI
( Klasik oyunların özelliği olan YerZamanOlay birliğini getiren kuram Tragedyaların özelliği çeşitli kurallara bağlı olmaktır Bu kurallardan en belirgini hatta ilk planda geleni üç birlik kuralıdır Üç birlik kuralı a Zaman birliği Oyundaki olayın 24 saat içinde geçmesi b yer birliği Olayın aynı yerde geçmiş olması c Konu birliği Yapıtın tek konuyu işlemesi olayın kişilere sıkı sıkıya bağlı olmasından oluşur Dram sanatının klasik bir ilkesi olan yerde sürede ve olayda birlik kuralı )
( THREE UNITIES )
( TROIS UNITÉS | RÈGLE DE TROIS UNITÉS )
( DREI EINHEITEN )
- ÜÇ BOYUT/İMTİDAD-I SELÂSE -ile
( * UZUNLUK/BOY
* GENİŞLİK/EN
* DERİNLİK )
- ÜÇ ...:
CAN ve/||/<> HAZİNE ve/||/<> DOST ve/||/<> İTİRAZ ve/||/<> İSYAN ve/||/<> KILAVUZ ve/||/<> KIZILAN ve/||/<> HAYRANLIK ve/||/<> DÜŞMAN
( Üç canım var benim: Barış, özgürlük ve adâlet...
Üç hazinem var benim: Liyâkat, asâlet ve cesâret...
Üç dostum var benim: Bilgi, eşduyum ve dirâyet...
Üç itirazım var benim: İnkâr, kibir ve hamâset...
Üç isyanım var benim: Biat, yalakalık ve icâzet...
Üç kılavuzum var benim: Sevgi, alçakgönüllülük ve metânet...
Üç kızdığım var benim: Kıskançlık, tembellik ve cehâlet...
Üç hayranlığım var benim: Hoşgörü, dürüstlük ve zarâfet...
Üç şeye düşmanım ben: Nankörlük, zulüm ve ihânet...
)
- TRIPHASÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜÇ EVRELİ
- THREE PHASED[İng.] / DREI EINGETEILT, DREIPHASE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇ FAZLI
- ÜÇ GÜNLÜK ÖNDÖLÜT | MORULA ile/||/<> MORULA ile/||/<> MORULA[Fr. < MORULA]
( Döllenmiş yumurtanın segmentasyonu sırasında oluşan ve hücrelerin dut gibi bir arada bir topluluk teşkil ettiği embriyo safhası Döllenmiş yumurtanın segmentasyonu sırasında oluşan ve hücrelerin dut gibi bir topluluk oluşturduğu embriyo evresi anat Zigot oluşumunu izleyen dönemde biçimlenen çok hücreli dut benzeri oluşum dutcuk İnsanlarda morula 9 16 hücreden hayvanlarda ise 16 64 hücreden oluşur )
( MORULA )
( MORULA )
( MAULBEERKEIM, MORULA )
( MORUM: DUT )
- ÜÇ İSTANBUL <> MİTHAT CEMAL KUNTAY
( kitabını da okumanızı salık veririz. )
- TRIPLE-BEAM BALANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇ KOLLU TERAZİ
- 3 KULLUVALLAH 1 ELHAM değil 3 İHLÂS (SÛRESİ) 1 FÂTİHÂ (SÛRESİ)
- 3 LEZZET
( * TİLÂVET-İ KUR'AN
* SOHBET-İ İHVÂN
* MÜLÂKÂT-I RAHMAN )
- ÜÇ LOPLU YAPRAK = VARAK-I SÜLÂSÎYÜ'L-FÜSÛS = FEUILLE TRILOBÉE
- 3 MAYMUN:
MIZARU ile/ve/||/<> IWAZARU ile/ve/||/<> KIKAZARU
(
)
( Gözlerini kapatanın adı Mizaru, ağzını kapatanın adı Iwazaru ve kulaklarını kapatanın adı da Kikazaru. Adlarından da anlaşıldığı üzere Japon kökenli bir görsel bu. XVII. yüzyılda, Nikko kentinde inşâ edilmiş ünlü Tosho-Gu Tapınağı'nın kapısına oyulmuş "görsel bir deyim" olarak ortaya çıkmış, sonra da oradan tüm dünyaya yayılmış. )
- ÜÇ MİHRAPLI CAMİ -ile
( HOCA HAYRETTİN CAMİİ - EMİNÖNÜ )
- ÜÇ NESNE SORUNU: -ile/ve/||/<>
( 1- Nesneyi oluşturan, bölünemeyen en küçük yapı, temel parçacıklar nelerdir?
İLE/VE/||/<>
2- Temel parçacıkları birarada tutan, nesneleri oluşturan güç nedir?
İLE/VE/||/<>
3- Temel parçacıklara kütle kazandıran, yani nesnel evreni oluşturan fiziksel mekanizma nasıl bir şeydir? )
- VALEURS TRISTIMULUS[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜÇ RENK UYARAN DEĞERİ
- ÜÇ TEHLİKE:
AKILLILARDA ile/ve/||/<> DUYGUSALLARDA ile/ve/||/<>
"ETKİLİLERDE"
( [ne yazık ki] Duygusuzluk. İLE/VE/||/<> Etkisizlik. İLE/VE/||/<> Akılsızlık. )
- TRIODE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜÇ UÇLU
- TRISTIMULUS VALUES[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇ UYARAN DEĞERİ
- UC ile ÖZEK/MERKEZ
- ÜÇ ile ÜÇ BEŞ ile ÜÇ BİR ile ÜÇ İKİ ile ÜÇ ADIM ile ÜÇ ETEK ile ÜÇ AYLAR ile ÜÇ AYLIK ile ÜÇ BAŞLI ile ÜÇ BEYAZ ile ÜÇ BUÇUK ile ÜÇ KATLI ile ÜÇ NOKTA ile ÜÇ BUUTLU ile ÜÇ BOYUTLU/LUK ile ÜÇ DÜZLEMLİ ile ÜÇ OTUZUNDA ile ÜÇ PARMAKLI ile ÜÇ HAL KANUNU ile ÜÇ ADIM ATLAMA ile ÜÇ BOYUTLU FİLM ile ÜÇ DURUM YASASI ile ÜÇ BİRLİK KURALI
- UC ile UZANTI
- UÇAK KULLANMAK ile HAVACILIK ile HAVACILIK SÖZLEŞMESİ ile HAVACI
( AVIATE vs. AVIATION vs. AVIATION CONVENTION vs. AVIATOR )
( هواپيما راني کردن ile هوانوردي ile هواپيمائي ile هواپيميي کشوري ile هوا نوردي ile عرف هوانوردي ile هوانورد )
( NPAVAPYMA RANY KARDAN ile NPAVANORDY ile NPAVAPYMAYEY ile NPAVAPYMYY KESHORY ile NPAVA NORDY ile AROF NPAVANORDY ile NPAVANORD )
- UÇAK ile PLANÖR[Fr.]
( ... İLE Hava akımlarından yararlanarak uçan, motorsuz hava aracı. )
- UÇAK ile UÇAK GEMİSİ ile UÇAK GEMİSİ ile UÇAK ENDÜSTRİSİ ile UÇAK İMALATI ile UÇAK GÖRÜNÜRLÜĞÜ
( AIRCRAFT vs. AIRCRAFT CARRIE vs. AIRCRAFT CARRIER vs. AIRCRAFT INDUSTRY vs. AIRCRAFT MANUFACTURE vs. AIRCRAFT VISIBILITY )
( طياره ile هواپيميي ile هواپيما بر ile ناو هواپيمابر ile ناو هوا پيما بر ile هواپيماسازي ile آسمانه هواپيما )
( طياره ile NPAVAPYMYY ile NPAVAPYMA BAR ile NAV NPAVAPYMABAR ile ناو هوا پيما بر ile NPAVAPYMASAZY ile ASMANEH NPAVAPYMA )
- UÇAK ile UÇAKLI ile UÇAKSIZ
- UÇAKSAVAR ile UÇAKSAVAR SİLAHI
( ANTIAIRCRAFT vs. ANTIAIRCRAFT GUN )
( ضد هوائي ile توپ ضد هويي )
( ضد هوائي ile TOP ZED TEOOYY )
- UÇANIN/UÇAĞIN:
İNMESİ ile/ve/değil/||/<>/< ALÇALMASI
- UÇAR AYAKTA DURUR
- ÜÇER ile ÜÇERLİ ile ÜÇER BEŞER
- ÜÇGEN OYMA KALEMİ ile/||/<> GEISSFUSS[Alm.] ile/||/<> KEÇİTIRNAĞI
( Kesici ağzı üçgen biçiminde olan oyma kalemi )
( GEISSFUSS )
- ÜÇGEN ÜYELİK ile/||/<> YAMUK ÜYELİK
( Üçgen 3 parametre (a,b,c), yamuk 4 parametre (a,b,c,d) kullanır )
- DELTA-Y TRANSFORMATION[İng.] / TRANSFORMATION DELTA-ÉTOILE[Fr.] / DREIECK-STERN-UMWANDLUNG, DREIECKS-Y-UMWANDLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇGEN-YILDIZ DÖNÜŞÜMÜ
- ÜÇGEN ile/||/<> KARE ile/||/<> PENTAGON ile/||/<> HEXAGON
( Eşit kenar ve açılı şekiller. )
( Formül: (n-2)×180° toplam )
- ÜÇGEN ile PENROSE ÜÇGENİ
( ... ile
)
- ÜÇGEN ile POLİTZER ÜÇGENİ
- ÜÇGEN ile REULEAUX ÜÇGENİ
(
)
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
- ÜÇGEN ile ÜÇGEN PRİZMA ile ÜÇGEN PİRAMİT ile ÜÇGENSEL BÖLGE
- Üçkâğıt yerine DİNLE!!! -yerine
- UÇKUR HAVASI ile/||/<> ...
( Çabuk bir ezgi ile söylenen çalınan parça curcuna )
(1996'dan beri)