Bugün[27 Haziran 2026]
itibarı ile 40.502 başlık/FaRk ile birlikte,
40.502 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(152/163)


- VAAZ/MEVİZE ile/ve/||/<>/> HUTBE

( Cami, mescit vb. yerlerde vaizlerin yaptığı, genellikle öğüt niteliği taşıyan dinî konuşma. İLE/VE/||/<>/> Cuma ve bayram namazlarında okunan dua ve verilen öğüt. )


- VAC/VAK/VACUUM ASSISTED CLOSURE[İng.] değil/yerine/= VAKUM YARDIMLI YARA KAPATMA, NEGATİF BASINÇLI YARA KAPATMA


- VACİB ile MUHTAR


- VÂCİBU'L-VUCÛD yerine KÂDİRU'L-MUHTÂR


- VACİB ile MÜMKÜN

( Varlığını kendinden alan. İLE Varlığını dışarıdan alan. )


- VAD/VENTRİKÜLER DESTEK CİHAZI VENTRICULAR ASSIST DEVICE[İng.] değil/yerine/= KARINCIK DESTEK AYGITI


- VÂDE FARKI değil/yerine/= SÜREV ARTISI


- VÂDELİ HESAP değil/yerine/= SÜREVLİ SAYANAK


- VADESİ DOLMUŞ ile BİTİŞ TARİHİ ile SON TARİHLER ile DOLAYI ile GERÇEĞİNDEN DOLAYI

( DUE vs. DUE DATE vs. DUE DATES vs. DUE TO vs. DUE TO THE FACT THAT )

( قابل پرداخت ile پرداختني ile موعد مقرر ile مواعد ile براثر ile بمناسبت ile بر اثر ile به دليل ile به سبب ile به مناسبت ile بهدليلاينکه )

( GHABEL PARDAKHT ile PARDAKHTANY ile MOED MOGHARAR ile MOVAED ile BARASAR ile BAMNASBAT ile BAR ASAR ile BAH DELYLE ile BAH SABEB ile BAH MENASBAT ile BACPEHDELYLAYNAKEH )


- VADETMEK ile VADE ile VADELİ ile VADESİZ ile VADE SONU ile VADE BİTİMİ ile VADELİ HESAP ile VADELİ SATIŞ ile VADESİZ HESAP ile VADELİ MEVDUAT ile VADESİZ MEVDUAT


- VÂDİ[Ar.]/KANYON[Fr. < CANYON]/KLÜZ[Fr. < CLUSE] değil/yerine/= KOYAK/KAPUZ/DAR BOĞAZ

( Bir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu, bir kıvrımı keserek iki yandaki çukurlukları birleştiren, dar ve boğaz biçimindeki geniş aralık. )


- VAFTİZ ile HAÇ VAFTİZİ ile VAFTİZ ile VAFTİZCİ ile VAFTİZHANE

( BAPTISM vs. BAPTISM OF THE CROSS vs. BAPTISMAL vs. BAPTIST vs. BAPTISTRY )

( تعميد ile غسل ile غسل تعميد ile خاج شويان ile تعميدي ile معمد ile تعميد دهنده ile تعميدگاه ile جاي تعميد )

( TAMYD ile GHASL ile غسل تعميد ile KHAJ SHOYAN ile تعميدي ile MAMAD ile TAMYD DAHANDEH ile تعميدگاه ile JAY TAMYD )


- VAGON[Fr./İng. < WAGON] ile/ve/||/<> FURGON[Fr. < FOURGON]

( ... İLE/VE/||/<> Nesne vagonu. )


- VAGON[Fr./İng. < WAGON] ile/ve/||/<> TENDER[Fr.]

( Yük ve yolcu taşımakta kullanılan, lokomotifin çektiği demir yolu aracı. İLE/VE/||/<> Lokomotifin arkasına bağlanan, gerekli yakıtı, suyu taşıyan vagon. )


- VAGZAL değil/yerine/= DURAK

( )


- VAHÂ[Ar.] ile ILGIM/SERAP/YALGIN/PUSARIK

( Çöl ortasında suyu ve yeşilliği olan yer. İLE ... )

( OASIS vs. MIRAGE )


- VAHDET ile/ve/<> TEVHÎD

( Olgu/durum. İLE/VE/<> İlke/kavram. )

( Durum. İLE/VE/<> Eylem. )

( ... İLE/VE/<> Kendinden memnun olmak. )

( TEVHÎD'E GEL, TEVHÎD'E
ZİKR ET! HAKK'I, HER YERDE )

( İnsan - İnsan ilişkisi. İLE/VE/<> İnsan - Tanrı ilişkisi. )


- VAHDET ile VAHDÂNİYYET

( Allah'a yakınlık, Allah'a ulaşma. | Yalnızlık, teklik, birlik. | Özgür bireylerin birliği. İLE Birlik, Allah'ın bir oluşu. )


- VAHDET ile VUSLAT


- VAHDET-EL VÜCÛD ile/ve/||/>/< VAHDET-EL MEVCÛD

( Çeşitlilik. İLE/VE/||/>/< Aynılaşma. )


- VAHDET-İ ŞUHÛD ile/ve/||/<>/hem de VAHDET-İ KUSÛD ile/ve/||/<>/hem de VAHDET-İ MEVCÛD ile/ve/||/<>/hem de VAHDET-İ VUCÛD

( UNITY OF WITNESSING vs./and/||/<>/also UNITY OF INTENTION vs./and/||/<>/also UNITY OF EXISTENCE vs./and/||/<>/also UNITY OF BEING )


- VAHDET-İ VUCUD ve/||/<> HALK-I CEDÎD


- VAHDET-İ VUCUD ile/<> HEPTANRICILIK/TÜMTANRICILIK/PANTEİZM

( HAKK <> DOĞA ile HAKK > DOĞA )


- VAHDET-İ VÜCÛD ile/ve VAHDET el-VÜCÛD


- VAHDET-İ VUCUD ile VAHDET-İ ŞÜHÛD


- VAHDET-İ VÜCÛD ile VAHDET-İ VÜCÛD


- VÂHİDE ile/ve MEAL GAYR

( Ben. İLE/VE Biz. )


- VAHİDİYETTE KESRET ile KESRETTE VAHİDİYET ile KESRETTE VAHİD

( Kesreti saklayamazsın fakat birliği/tevhidi istediğin kadar saklayabilirsin. )

( Asıl tevhid, kesretten sonraki tevhiddir. )

( İş, bu kesreti tevhid etmektedir. )

( Kesreti saklayamazsın fakat birliği, tevhidi istediğin kadar saklayabilirsin. )


- VAHİM/ÜZÜCÜ OLAN:
YALAN SÖYLEMİŞ OLMASI ile/ve/değil/||/<>/> ONA BİR DAHA GÜVENEMEYECEK OLMAK


- VÂHİM[Ar. < VEHM] ile VAHÎM[Ar. çoğ. VİHÂM, VAHÂMÂ]

( Kuran, kuruntulu. İLE Ağır, sonu tehlikeli, çok korkulu. )


- VAHİM ile/ve/değil/> VAHŞET


- VÂHİME ile ...

( Gerçekliği olmayan değerler üretmek. )


- VAHİY ile HADİS(-İ KUTSÎ)


- VAHİY ile/ve "KUTSAL" METİN


- VAHİY ile/ve/||/<>/> TEBLİĞ


- VAHŞET ile/ve VAHÂMET["VEHÂMET" değil!]


- VAHŞET[Ar.] değil/yerine/= YIRTINÇ/ACIMASIZLIK


- VAHŞÎ ile/<>/> BARBAR ile/<>/> UYGAR

( [İnsan/lık tarihinin] %66'sı. İLE/<>/> %33'ü. İLE/<>/> %1'i. )


- VAHŞİ ile/ve HIRÇIN


- VAHŞİ ile VAHŞET ile GADDARCA DAVRANMAK ile VAHŞİCE ile KABA

( BRUTAL vs. BRUTALITY vs. BRUTALIZE vs. BRUTALLY vs. BRUTE )

( بي رحم ile حيواني ile حيوانيت ile بي رحمي ile حيوان صفت نمودن ile بي رحمانه ile جانور خوي ile کودن ياشهواني )

( BEY RAHAM ile HEYVANY ile حيوانيت ile BEY RAHAMY ile HEYVAN SAFT NEMUDAN ile BEY RAHMANEH ile JANOR KHOY ile KOODAN YESHEHAVANY )


- VAHŞİLEŞMEK ile VAHŞİLEŞTİRMEK ile VAHŞİ/LİK ile VAHŞİCE ile VAHŞİ ORMAN ile VAHŞİ HAYVAN


- VAÎD[Ar.] ile VÂİZ[Ar. < VA'Z | çoğ. VÂİZÂN, VU'ÂZ]

( Birini iyiliğe sevk ve kötülükten uzaklaştırmak için korkutma, yıldırma. İLE Dini öğütlerde bulunan.[ibâdet yerlerinde] )


- VAJİNA[İng. VAGINA] ile/||/<> YAPAY DÖLLENME[İng. ARTIFICIAL FERTILIZATION]

( Latincede "vāgīna" sözcüğünden gelen, Türkçeye "vajina" olarak giren bu sözcüğün kelime anlamı "kılıf" ya da "kın"dır. Dişilerin, lifli ve kaslı (fibromasküler) yapıda olan üreme organının bilimsel adıdır. Canlılarda cinsel birleşme ve çocuk doğumu görevlerine sahiptir. "Vajinit, dişilerde görülen bir tür vajina hastalığıdır ve vajinanın iltihabından bahsederken kullanılır." @@ Cinsel birleşme dışında, başka bir yolla, genellikle deneysel olarak spermlerin vajinaya iletilmesidir. Bu yöntem, seçkin bir erkekten çok sayıda yavru alınmasına yaradığı için hayvancılıkta çok kullanılmaktadır. İnsanlarda da, cinsel iktidarsızlık ve kısırlık tedavisinde, sınırlı da olsa bu yöntemden yararlanılabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- VAJİNA ile/ve DÖLYATAĞI

( MEHBİL: Dölyolu. )

( VAGINA vs./and WOMB )


- VAJİNA ile/ve/değil EŞİK


- VAJRA ile/||/<> VARNA ile/||/<> ANİTYA

( Elmas ya da adamantin. Nihai yok edilemez ve gerçek anlamlarında kullanılır. @@ Dört temel kast. Aynı zamanda "renk" anlamına gelmektedir. @@ Geçicilik, değişkenlik; Theravada Budizmi'nde varoluşun üç özelliğinden biri. )


- VAKA RAPORU/CASE REPORT[İng.] değil/yerine/= OLAY YAZANAĞI


- VAKÂR[Ar.] ile REZÂNE[Ar.]


- VAKÂR[Ar.] ile TEVKÎR[Ar.]


- VAKF-I MÜŞTEREK ile VAKF-I MEVKUF


- VÂKIÂ[Ar.] ile VÂKIA[Ar. çoğ. VÂKIÂT] ile VAKİA[Ar. çoğ. VAKAYİ']

( Gerçek, gerçi, her ne kadar. İLE Olmuş bir iş, vuku' bulmuş, gerçek. | Düş, rüya. | Cenk, savaş. İLE Olay, vak'a, hadise. )


- VAKIF TEMELLERİ/AMAÇLARI:
HAYRAT ile/ve/||/<> AKARAT ile/ve/||/<> VAKIF

( Düşünsel/fikrî temel. İLE/VE/||/<> Amaç/gaye aracı/vasıtası. İLE/VE/||/<> Yaşamsallık/hayatiyet ve hukuksallık. )


- VAKIF[Ar. < VAKF: Duruş, durma.]/TESİS ile DERNEK/CEMİYET

( Bir mülkü kamu yararına -satılmamak kaydıyla- sonsuz olarak tahsis etmek. İLE Çıkarlarını savunmak, belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere kurulan yasal topluluk. )

( FOUNDATION vs./and ASSOCIATION )


- VAKIF ile/ve CEMAAT


- VAKIF ile/ve/||/<> İRSÂDÎ VAKIF


- VAKIF/LIK ile VAKIF MALI ile VAKIF SENEDİ ile VAKIF ARAZİSİ ile VAKIF TOPRAĞI


- VAKİT NAMAZI ile TATAVVÛ

( Farz. İLE Sünnet ve teravih namazları. )


- VAKİT TAMAM OLDU, DAVET HENÜZ TAMAM OLMADI


- VAKSİN/VACCINE[İng.] değil/yerine/= AŞI


- VAKT[Ar.] ile MÎKÂT[Ar.]


- VAKT-İ MERHÛN değil/yerine/= BEKLENİLEN ÇAĞ VE ZAMAN


- VAKT-İ MERHÛN ve/> MAYALANMA

( Doğum. VE/> ... )


- VACUUM, UNDERPRESSURE[İng.] / VACUUM, VIDE[Fr.] / VAKUUM, UNTERDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= VAKUM, BOŞLUK


- VACUUM CORRECTION[İng.] / CORRECTION DU VIDE[Fr.] / VAKUUMKORREKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= VAKUM DÜZELTMESİ


- VACUUM TUBE[İng.] / TUBE À VIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= VAKUM TÜPÜ


- VAKUM/VACUUM[İng.] değil/yerine/= HAVASIZ BOŞLUK


- VAKUM[Lat.] değil/yerine/= BOŞLUK


- VACUUM EVAPORATION[İng.] / ÉVAPORATION SOUS VIDE[Fr.] / VAKUUMVERDAMPFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAKUMDA BUHARLAŞTIRMA


- VACUUM DIFFUSION[İng.] ile/değil/yerine/= VAKUMLU DİFÜZYON


- VAKÜOL/VACUOLE[İng.] değil/yerine/= KOFUL

( Koful ya da vakuol; bitkiler, mantarlar, hayvanlar, bazı protistalar ve bakterilerde bulunan ve çeşitlerine göre boyutları değişebilen içi sıvı dolu boşluklardır. Kofullar endoplazmik retikulum, golgi aygıtı, göze ve çekirdek zarından oluşabilir. Temel görevleri; depo, sindirim, salgı, boşaltım ve tatlı su mikroorganizmalarında su dengesini sağlamaktır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- VAKUOL ile/||/<> VEZİKÜL

( Vakuol büyük depo İLE vezikül küçük taşıyıcıdır )

( Formül: Depolama İLE transport )


- VAKVAKLAMAK ile VAKVAK


- VALABİ ile KAYA VALABİSİ


- VALANS BANDI ile/||/<> İLETKENLİK BANDI

( Valans dolu elektronlar, iletkenlik boş ya da kısmen doludur. )

( Formül: HOMO İLE LUMO )


- VALANS ELEKTRON ile/||/<> İÇ ELEKTRON

( Valans dış kabuk, iç elektronlar içeridedir )

( Formül: Kimyasal bağ yapan İLE korumalı )


- VALANS İLE İLETİM İLE YASAK BANT ile/||/<> ENERJİ BANTLARI

( Katılarda elektron enerji seviyeleri. )

( Formül: Metal: E_g = 0 İLE Yalıtkan: E_g > 3 eV )


- VALANS/VALENCE[İng.] değil/yerine/= DEĞER, DEĞERLİK


- VALDE SULTAN BENDİ :

( Belgrad ormanı içindedir. Acı Elma Deresinin bir kolu üzerindedir. Bend, Sultan III. Selim'in (1761 - 1808) annesi Mihrişah Sultan (ö. 1805) tarafından Mimar Kirkor Amira Balyan'a (1764 - 1831) yaptırılmıştır. 70,30 m uzunluğunda, 11,50 m yüksekliğinde olup 255.000 m³ su kapasitelidir. Bu bende Mihrişah Sultan Bendi de denilmektedir. )


- VALENCE TAUTOMERİSM ile/||/<> REDOKS İZOMERİ

( Valence e⁻ metal-ligand kayması, redoks farklı oksidasyon. )

( Formül: Dinamik İLE statik )


- MUFFE[Alm.] ile/değil/yerine/= VALF KAPAĞI


- VÂLİ[Ar.] ile/ve/||/<> SATRAP[Fr. < SATRAPE]

( Bir ilde devleti temsil eden en yetkili yönetim görevlisi. @@ Şaşkınlık, sersemlik.[kederden gelen] )


- VALİ ile TEKFUR[Erm. < TAKAVOR: Taç taşıyan.]

( ... İLE Bizans döneminde vali düzeyinde olan yöneticilerle Anadolu ve Rumeli'deki Hıristiyan beylerine verilen ad.
Osmanlı Türkçesi'nde, Hıristiyan hükümdarlara verilen bir sandır.]
[Bizans'ta merkez dışındaki kentlerin müstakil valilerine Tekfur denirdi. Bunların idari ve askeri görevleri vardı. Türkiye Selçukluları ve Osmanlı'nın ilk dönemlerinde Tekfurlarla çok sıkı ilişki kuruldu. Tekfurlar Türk akınlarından korunup bağımsızlıklarını korumak için Türklere çok miktarda vergi verirdi. Tekfurların bazıları, durumlarını koruyabilmek için Türk kumandan ve beyleriyle akraba olma yollarına başvururdu. Bu nedenle, çoğu Tekfur, kızını Türk kumandan ya da oğluna gelin verirdi. Bu Tekfur'ların içinden, Müslüman olanlar da oldu. Bunlardan Harman kaya Tekfuru Köse Mihal, en ünlüsüdür. Osmanlı'ya ve İslâmiyet'e hizmetlerde bulunmuştur. Bizans yıkılınca, tekfurluk da tamamen tarihe karışmıştır.] )


- VÂLİ[Ar.]/SATRAP[Fr. < SATRAPE] ile/ve/||/<> VÂLİH[Ar.]

( Bir ilde devleti temsil eden en yetkili yönetim görevlisi. @@ Şaşkınlık, sersemlik.[kederden gelen] )


- VÂLİD ile/ve/<> VÂLİDE


- VÂLİD[Ar. < VİLÂDET] ile VÂLİDE[Ar.]

( Baba. İLE Ana, doğuran. )


- VALİDE ADLE KURAN KURSU :

( Maden Mahallesinde Kilyos Caddesi üzerinde olup 2005'te öğretime açıldı. )


- VALİDE BENDİ YANINDAKİ ÇEŞME :

( Valide Bendin yanında olup küçük meydan çeşmesi hüviyetindedir. Kim tarafından ve hangi tarihte yapıldığı bilinmiyor. )


- VALİDE ÇEŞMESİ / BEZMİÂLEM SULTAN ÇEŞMESİ ile VALİDE ÇEŞMESİ / GÖKSU ÇEŞMESİ ile VALİDE ÇEŞMESİ

( Maçka'da, Spor Caddesi'ndedir. İLE Küçüksu iskelesinde, Küçüksu Kasrı karşısındadır. İLE Aksaray meydanında, Valide Sultan Camisi yanındadır. )

( Sultan Abdülmecid, annesi Bezmiâlem Sultan'ın anısı için yaptırtmıştır. [1839] İLE Sultan III. Selim, annesi Mihrişah Sultan anısı için yaptırtmıştır. [1806] İLE 1871'de, Sultan II. Mahmud'un eşi Pertevniyal Sultan tarafından. [Pertevniyal Sultan Çeşmesi adıyla da bilinir.] )


- VALİDE ETMEK değil/yerine/= GEÇERLEMEK


- VALİDE KÖŞKÜ ile VALİDE KÖŞKÜ

( Yıldız Sarayı bahçesindedir. İLE Koşuyolu'ndadır. )


- VALİDE/PERTEVNİYAL SULTAN CAMİSİ ile VALİDE SULTAN CAMİSİ / YENİ CAMİ

( Aksaray meydanının köşesindedir. İLE Eminönü'ndedir. )

( Sultan Abdülaziz, annesi Pertevniyal Sultan anısı için yaptırmıştır. [1871] İLE 1590'da, Sultan III. Murad'ın eşi Safiye Sultan tarafından başlatılmıştır. Sultan IV. Mehmed'in annesi Turhan Hatice Sultan tarafından tamamlanmıştır. [Plânları Mimar Davud Ağa tarafından, tamamlanması Mimar Mustafa Ağa tarafından.] )


- VALİDE SEBİLİ ile VALİDE ÇİNİ SEBİLİ ile VALİDE-İ CEDİT SEBİLİ / YENİ VALİDE SEBİLİ

( Eminönü'nde, Bahçekapı'da, İş Bankası yanındadır. İLE Üsküdar'da, Toptaşı'nda, Çinili Cami yanındadır. İLE Üsküdar'da, Yeni Valide Camisi köşesindedir. )

( 1663'te, Sultan IV. Mehmet'in annesi Turhan Sultan tarafından. İLE 1640'ta, Sultan I. Ahmed'in eşi Kösem Sultan tarafından. İLE 1709'da, Sultan IV. Mehmed'in eşi Gülnûş Sultan tarafından. )


- VÂLİDE SULTAN ile ...

( Osmanlı'larda Sultan'ın annesi. [Protokolda Sultan'dan sonra gelir.] )


- VÂLİDE[Ar.] değil/yerine/= ANNE/ANA


- VALİDE/LİK ile VALİDE SULTAN


- VALLEY :/yerine VADİ


- VAMPİR ile/değil YARASA/AYA YERSGÜ[Çigil][< divanlugatturk]

( ... İLE/DEĞİL Ön ayakları perdeli kanat biçiminde gelişmiş, gövdesi yumuşak sık kıllarla kaplı, iskeletleri hafif yapılı, uçabilen, memeli hayvan. )

( ... ile/değil Yarasa )

( ... İLE/DEĞİL "Güzelliğim" "fazla görülmesin" diye gece uçar. )

( Dünyada 1300 civarında yarasa çeşidi bulunmaktadır. Sadece Küba'da, 27 farklı çeşit yarasa bulunmaktadır. )

( ... ile/ve HUFFÂŞ/E[çoğ. HAFÂFÎŞ], VATVÂT[çoğ. VATÂVÎT] )

( ... ile/ve MÜRG-İ BÂG/BÂM/ÇEMEN/HOŞ-HÂN, ŞEB-ENGÎZ, ŞEB-PER/ŞEB-PERE )

( ... cum VESPERTILIO )


- VAN ALLEN-GÜRTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN ALLEN KUŞAĞI


- VAN DE GRAAFF PARTICLE ACCELERATOR[İng.] / VAN DE GRAAFF-TEILCHENBESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DE GRAAFF PARÇACIK HIZLANDIRICISI


- ACCÉLÉRATEUR DE LA PARTICULE DE VAN DE GRAAFF[Fr.] ile/değil/yerine/= VAN DE GRAAFF TANECİK HIZLANDIRICISI


- VAN DE GRAAFF GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR DE VAN DE GRAAFF[Fr.] / VAN DE GRAAFF-GENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DE GRAAFF ÜRETECİ


- VAN DER WAALS FORCES[İng.] / FORCES DE VAN DER WAALS[Fr.] / VAN DER WAALS-KRÄFTE[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN DER WAALS KUVVETLERİ


- VAN GÖLÜNDE:
İNCİ KEFALİ ile/ve/||/<> KÜÇÜK MERCAN BALIĞI


- VAN KEDİSİ ile KHAO MANEE


- VAN'T HOFF FACTOR[İng.] / FACTEUR DE VAN 'T HOFF[Fr.] / VAN 'T HOFF-FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN 'T HOFF ETMENİ/FAKTÖRÜ


- VAN"T HOFF DENKLEMİ ile/||/<> LE CHATELİER İLKESİ

( Van"t Hoff K(T) nicel, Le Chatelier nitel tahmin. )

( Formül: dlnK/dT = ΔH°/RT² )

( Jacobus Henricus van 't Hoff tarafından 1884 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- VAN ile VANA ile VAN KEDİSİ


- VANDAL/LIK ile !BARATARYA

( Miladın, başlangıç yıllarında yaşayan ve Roma İmparatorluğu ile yaptığı savaşlarda, acımasızlığı ile ün salan bir Doğu Germen halkı. | Eski kültür ve sanat anıtlarını yakıp yıkan; bunların değerini bilmeyen kişi ya da halk. İLE Kaptanın, tayfaların, gemi sahibine, armatöre ya da sigorta ortaklığına, bilerek verdiği zarar. )


- VAN'T HOFF LAW[İng.] / LOI DE VAN'T HOFF[Fr.] / VAN 'T HOFF-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= VAN'T HOFF YASASI


- VANTİLATÖR ile VANTİLATÖR KAYIŞI


- VANTOK KÜLTÜRÜ ile ...

( "Tek ağız" anlamına gelen, Papua Yeni Gine'de bulunan bir kabilenin, üyelerinin aynı dili kullanmalarıyla birbirini her yönden korudukları bir kültür. )


- VANTRİLOK[Fr. VENTRE]/ABÂB[Ar.] ile ...

( Karnından konuşan. )


- VANTUZ[Fr. < VENTOUSE] değil/yerine/= ÇEKMEN

( Türlü hayvanlarda, asalaklarda, yer değiştirmeye, kendini bir yere bağlamaya ya da yutmaya yarayan örgen. | Şişe çekmekte kullanılan araç. )


- VANTUZ ile VAKUM

( Çekip emmeye yarayan şişe vb. alet; çekmen. | Çeşitli hayvanlarda yer değiştirmeye, kendini bir yere bağlamaya ya da yutmaya yarayan örgen. İLE Havası alınmış. | Basıncı düşürülmüş. )


- VAPUR ile/ve/||/<> BANDIRMA VAPURU

( )


- VAPUR ile ÇATANA/İSTİMBOT

( ... İLE Küçük vapur. )


- VAR ETMEK ile/ve/<> SAHİP ÇIKMAK


- VAR KILMAK ile/ve/değil BİÇİMLENDİRMEK


- VAR OLAN ile/ve/||/<>/> ANLAM/BİLGİ ile/ve/||/<>/> VARLIK


- VAR OLAN ile/ve/||/<> İŞARET EDİLEBİLİR OLAN


- VAR OLAN ile/ve/değil/||/<> KAYNAK


- VAR OLAN ile/ve/değil/<> SÖZ KONUSU OLAN

( Bulunuş. İLE/VE Buluş. )

( ... İLE Fiziğin konusu olanları/olabilecekleri konu kılmaz. )

( Varlık, metafiziğin söz konusudur. )

( EXISTENCE vs./> CONTINUITY )


- VAR OLMAK ile VAROLUŞ ile VAROLUŞSAL ile MEVCUT

( EXIST vs. EXISTENCE vs. EXISTENTIAL vs. EXISTING )

( وجود داشتن ile موجود بودن ile بودن ile زندگي ile موجوديت ile داراي هستي ile بايش ile هستي ile وجود ile حيات ile زيست ile وجودي ile کائن ile متکون )

( VOJUD DASHTAN ile MOJOD BODAN ile BODAN ile ZANDEGY ile MOJODYT ile DARAY NPASTY ile BAYSH ile NPASTY ile VOJUD ile HEYAT ile ZYSET ile VOJUDY ile کائن ile MOTEKON )


- VAR ile/ve GÜÇLÜ/ETKİLİ

( Birşeyin varolması için güçlü/etkili olması gerekmez. [ayrıca, varoluşu da gücünün göstergesidir] )

( EXIST vs./and POWERFUL/EFFECTIVE )


- VARAGELMEK ile VARAGELE ile VARAGELE BOTU ile VARAGELE HALATI ile VARAGELE KAYIĞI ile VARAGELE BOMBARDIMANI


- VARAKLAMAK ile VARAKLANMAK ile VARAK ile VARAKA ile VARAKLI ile VARAKÇI/LIK


- VARDAR, BARBAROS (PAZAR, 1952) :

( Armatör. Vardar Denizcilik Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı. Rumelikavak ve Sarıyer Spor Kulübü üyesi. Rumelikavak Spor Kulübünde bir dönem Başkan olarak görev yaptı. )


- VARDARLIOĞLU, TEVFİK (KIPRIL, 1920 - ?...) :

( İşadamı. Marangoz olarak iş hayatına atıldı. Üyesi olduğu Sarıyer Spor kulübünde bir dönem (1958 - 1959) Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. )


- VARDIR ile/ve/değil/yerine VAR OLMAKTADIR

( [not] IS vs./and/but EXIST
EXIST instead of IS )


- VARGEL ile/ve/||/<> VARGEL TEZGÂHI

( Herhangi bir makinenin, bir doğrultuda gidip gelerek iş gören parçası. İLE/VE/||/<> Madensel parçaların üzerindeki kabalıkları almak için kullanılan makine. )


- VARGEL ile VARGEL TEZGAHI


- VARGI = NETİCE = CONSEQUENCE[İng.] = CONSÉQUENCE[Fr.] = KONSEQUENZ, FOLGERUNG[Alm.] = COMSEQUENTIA[Lat.] = CONSECUENCIA[İsp.]


- VARGIN, KUZEY (İST. 1940) :

( Uzun yıllar Sarıyer'de bulundu, ticaret hayatını sinema ve sahne hayatı ile birlikte devam ettirdi. Yeşilçam'da 1960'lı yıllarda jön olarak başladığı kariyerini ilerleyen dönemlerde ağırlıklı olarak kötü adamların oluşturduğu karakter rolleri ile devam ettiriyor. Yasak Sokaklar, Çılgın Gençlik, Ağlayan Kadın gibi pek çok filmde rol aldı. Bir Dağ Masalı, Seni Sevmek Kaderim gibi televizyonda gösterilen filmlerde rol aldı. )


- VÂRİDÂT[Ar. < VÂRİDE] ile ŞUÛNAT/ŞÜÛNAT[Ar. < ŞU'ÜN < ŞE'N]

( Gelirler, gelir. | Kulun kastı ve dahli olmaksızın kalbe gelen mânâlar, feyizler, ilhamlar. İLE İşler, durumlar, olaylar, hâdiseler. )


- VARIGNON'S THEOREM[İng.] / THÉORIE DE VARIGNON[Fr.] / VARIGNON-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= VARİGNON KURAMI/TEOREMİ


- BARREL[İng.] / BARIL[Fr.] / FASER[Alm.] ile/değil/yerine/= VARİL


- VARİL ile VARİL YAPIMCISI ile VARİL YAZICI ile VARİL ANAHTARI

( BARREL vs. BARREL MAKER vs. BARREL PRINTER vs. BARREL SWITCH )

( لول ile خم ile چليک ile درخمره ريختن ile دربشکه کردن ile بشکه ile لوله تفنگ ile خمرهچوبي ile بشکه ساز ile چاپگر بشکهاي ile گزينه بشکه اي )

( LOL ile KHAM ile CHELYK ile DARKHMAREH RYKHTAN ile DARBASHKEH KARDAN ile BESHKEH ile LOLEH TAFANG ile خمرهچوبي ile BESHKEH SAZ ile CHAPGAR BESHKEYAY ile GOZYNAH BESHKEH AY )


- VARİS ile/||/<> TROMBOFLEBİT

( Genişlemiş ve kıvrılmış damarlarla ilişkili bir durum. İLE/||/<> Damarlarda pıhtı oluşumu ve yangılanma. )


- VARIŞ ile VARMAK

( ARRIVAL vs. ARRIVE )

( وصول ile رسيد ile تشريف فرمائي ile نزول ile مقدم ile وارد شدن ile تشريف فرما شدن ile تشريف آوردن ile سر رسيدن ile فرا رسيدن ile واصل شدن ile واردشدن ile رسيدن ile وارد آمدن ile از راه رسيدن )

( VASOL ile RESYD ile TASHARYFE FARMAYEY ile NEZOL ile MOGHODAM ile VARD SHODAN ile TASHARYFE FARMA SHODAN ile TASHARYFE AVARDAN ile SAR RESYDAN ile FARA RESYDAN ile VASL SHODAN ile VARDASHODAN ile RESYDAN ile VARD AMADAN ile AZ RAH RESYDAN )


- VARİS/LİK ile VARİSLİ ile VARİSSİZ ile VARİS ÇORABI


- VARLIĞI İSTEMEK ve/||/<> YOKLUKTAN KAÇMAK


- VARLIK


- VARLIK BİLGİSİ ile/ve/= ALLAH'IN BİLGİSİ

( ONTOLOGY vs./and/= KNOWLEDGE OF GOD )


- VARLIK BİRLİĞİ ile/ve ÖZDEŞLİK

( EXISTENCE UNITY vs./and IDENTITY )


- VARLIK FELSEFESİ/VAHDET-İ VÜCUD ile/ve/sonra/> BİRİCİK OLMAK

( İlk felsefe. İLE/VE En son. )


- VARLIK FELSEFESİ/VAHDET-İ VÜCÛD ile/ve/sonra/> BİRİCİK OLMAK

( İlk felsefe. İLE/VE/SONRA/> En son. )


- VARLIK İÇİNDE VARLIK ile/ve/||/<> YOKLUK İÇİNDE YOKLUK


- VARLIK İÇİNDE YOKLUK ile/ve/||/<> YOKLUK İÇİNDE VARLIK


- VARLIK İLKELERİ ile/ve/> VAROLUŞ NİTELİKLERİ


- VARLIK/AD "OLUŞTURUCULUK/VERİCİLİK" ile/ve/değil/||/<>/> AKIL


- VARLIK SIRADÜZENİ(HİYERARŞİSİ) ile/ve BİLGİ SIRADÜZENİ(HİYERARŞİSİ)

( EXISTENCE HIERARCHY vs./and KNOWLEDGE HIERARCHY )


- VARLIK-BİLGİ TASAVVURU ile/ve AHLÂK TASAVVURU

( Varlık ve Bilgi Tasavvuru olmayanın Ahlâk Tasavvuru olmaz. )


- VARLIK-BİLGİ TASAVVURU ile/ve AHLÂK TASAVVURU

( Varlık ve Bilgi Tasavvuru olmayanın, Ahlâk Tasavvuru olmaz. )

( Ahlâk, kendimiz ve başkalarıyla kurduğumuz ilişkiler bütünüdür. )

( Ahlâk: İnsanla/kişilerle ilgili bilgileri birleştirmek. )

( Ahlâk: Ödev sorumluluğu. )

( )

( EXISTENCE-KNOWLEDGE IMAGINATION vs./and MORALS IMAGINATION )


- VARLIK-VAROLAN-ANLAM/BİLGİ


- VARLIK/VAROLUŞ ve/||/<> HAK ve/||/<> HAREKET


- VARLIK >< YOKLUK ile/ve/<> BAŞLANGIÇ >< BİTİŞ


- VARLIK-YOKLUK ile/değil VERİP-VERMEMEK


- VARLIK ile/ve / ile/ve OLASI SONSAL SOYUTLAMA/LAR

( En son soyutlama. İLE/VE Yapılabilen/yapılabilecek soyutlamalar. )


- VARLIK ile/ve/||/<> ÂLEM


- VARLIK ile ARA-VARLIK(NOUS)


- VARLIK ile ARAÇ/ENSTRÜMAN

( EXISTENCE vs. INSTRUMENT )


- VARLIK ile/ve BİÇİM

( EXISTENCE vs./and FORM )


- VARLIK ile/ve BİR/LİK

( Çeşitlilik içinde birlik, doğaldır ve iyidir. )

( Herkes diye bir şey yok. Varlık birdir fakat biz kendimizi yok edersek görürüz. )

( )

( EXISTENCE vs./and UNITY )

( VÜCUD ile/ve VAHDET )

( HEN ile ON )


- VARLIK ve/=/<> BÜTÜNLÜK


- VARLIK ve/<> DARLIK


- VARLIK ve/= DİRENÇ[+]/DİRÂYET[YETENEK]


- VARLIK" ile/değil/yerine DİRİMLİ/CANLI | NESNE


- VARLIK ile/ve ENSTRÜMAN

( EXISTENCE vs./and INSTRUMENT )


- VARLIK ile GÖLGE

( Gölge, silindirle ezilemez. )


- VARLIK ile/ve/||/<>/>/< GÖZLEM/NAZAR[Ar.]


- VARLIK ile/ve/= HAREKET

( EXISTENCE vs./and/= MOVEMENT )


- VARLIK ile/||/<> HİÇLİK

( Varoluşçuluk )

( Søren Kierkegaard tarafından 1843 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1813-1855) (Ülke: Danimarka) (Alan: Felsefe, Teoloji) (Önemli katkıları: Varoluşçuluk öncüsü) )


- VARLIK ile/ve İKİLEM

( EXISTENCE vs./and DILEMMA )


- VARLIK ile/ve İNSAN


- VARLIK ile/ve/< İNSAN

( Kişinin, varoluşunu açıklayabilecek hiçbir örnek olamaz/yoktur. )

( EXISTENCE vs./and HUMAN )


- VARLIK ile/ve İRÂDE


- VARLIK ile/ve İRÂDE

( EXISTENCE vs./and WILL )


- VARLIK ve/<>/||/= İYİLİK


- VARLIK KAŞİF

( EXISTENCE
DISCOVERER )


- VARLIK ve/<> KUDRET


- VARLIK ve KÜRE

( Küre, varlığı simgeler. )

( ... VE Bir düzlemin üzerinde, aynı anda iki noktaya birden değemez. )

( EXISTENCE and SPHERE
The sphere symbolize the existence. )


- VARLIK ile/ve MANTIK

( EXISTENCE and LOGIC )


- VARLIK ile/ve MANTIK

( EXISTENCE vs./and LOGIC )


- VARLIK ile/ve/<> METAFİZİK

( ... İLE Fiziğin konusu olanları/olabilecekleri konu kılmaz. )

( Varlık, metafiziğin söz konusudur. )


- VARLIK = MEVCUDİYET = BEING[İng.] = ÊTRE[Fr.] = SEIN, SEIENDE[Alm.] = ENS, ESSE[Lat.] = TO ON, EINAI[Yun.]


- VARLIK ile/ve MÜRİD


- VARLIK ile/ve MÜRİT

( EXISTENCE vs./and DISCIPLE )


- VAR-LIK ile/ve MUTLAK-LIK

( EXIST-ENCE vs./and ABSOLUTE-NESS )


- VARLIK ile/ve NOKTA

( Nokta, uzayın yokluğu, olumsuzlamasıdır. )

( Noktada yol yoktur. )

( ... İLE/VE Ahâdiyet simgesi. | Tanımsız. )

( EXISTENCE vs./and POINT )


- VARLIK ile/ve OLANAK

( ... İLE/VE Akılsal olarak olasılık verme. )

( EXISTENCE vs./and POSSIBILITY )


- VARLIK ile/ve OLASI SONSAL SOYUTLAMA/LAR

( En son soyutlama. İLE/VE Yapılabilen/yapılabilecek soyutlamalar. )

( EXISTENCE vs./and PROBABLE APOSTERIORI UNIVERSALISATION/S )


- VARLIK ile/ve/||/<> ÖZ ile/ve/||/<> KAVRAM


- VARLIK ile/||/<> ÖZGÜRLÜK

( Varoluş özden önce gelir )

( Jean-Paul Sartre tarafından 1943 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1905-1980) (Ülke: Fransa) (Alan: Felsefe) (Önemli katkıları: Varoluşçuluk, özgürlük ve sorumluluk) )


- VARLIK ve RAHMET

( EXISTENCE and MERCY AND GRACE )


- VARLIK ile/ve RIZÂ'

( EXISTENCE vs./and CONSENT )


- VARLIK ile SAYI/SI

( EXISTENCE vs. QUANTITY OF EXISTENCE )


- VARLIK ile/ve SINIRLILIK

( EXISTENCE vs./and LIMITEDNESS )


- VARLIK ve/> SÜREKLİLİK

( EXISTENCE vs./> CONTINUITY )

( VÜCUD ve/> BEKÂ )


- VARLIK ile/ve TAHSİL EDİLEN VAROLUŞ


- VARLIK ile VAR OLUŞ


- VARLIK ile VARLIK


- VARLIK ile VARLIK


- VARLIK ile/ve VARLIK OLARAK VARLIK

( ... ile/ve MİN-HAYSU-HÜVE-HÜVE )


- VARLIK ile VARLIKLI/LIK ile VARLIKSIZ ile VARLIK KARTI ile VARLIK BİLİMİ ile VARLIK NEDENİ ile VARLIK SEBEBİ ile VARLIK BİLİMCİ ile VARLIK BİRLİĞİ


- VARLIK/VUCUD ile/ve/değil/||/<>/> VAROLAN/VAROLUŞ/MEVCUDİYET

( Anlamın olduğu yerdir. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Anlam aranmaz/bulunmaz. )

( Nedeni, kendinde olan. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Nedeni, dışarıda olan. )

( Aklın alanında/sınırlarında. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Zihnin alanında/sınırlarında. )

( VARLIK [< BARLIK] [Türkçe'de V ile başlayan sözcük yoktur.] )

( Tektir. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Çoktur. )

( Varlık, ölçülebilir ile ölçülemezin; sınırlı ile sınırsızın; oranlanabilir ile oranlanamazın harmanıdır. )

( Kendi özüne bağlı olarak varoluş! )

( Varlığın, görünüşte ne başlangıcı ne de sonu vardır, çünkü o her an yeniden başlar. )

( Evrende, herhangi bir şey, ancak, ilişkileriyle varlaşır. )

( Birlik, barış ve varlık üretir. )

( Kendiyle çelişkide olanın, varlığı yoktur. Ya da anlık bir varlığı vardır ki, bu da aynı anlama gelir. )

( Varlaşma, ilişkilerin belirmesi; değişme, ilişkilerin değişmesi; gelişme, ilişkilerin çözülerek, ilgili nesne, olay, olgu için daha üst bir konumda, yeniden kurulmasıdır. )

( Varlığın ve yokluğun ötesinde, hakiki olanın sonsuzluğu yatar. )

( Varlığın, kendi hakkında bilinçli olması gerekmez. )

( Her ne görürseniz, o gördüğünüz, sürekli olarak sizin kendi varoluşunuzdur. )

( Bilincinde olmadığım bir şeyin, "var olmadığı"nı söylemek, tümüyle yanlıştır. )

( Bilinçli deneyiminiz dışında, var olduğunu iddia ettikleriniz, eldeki bilgilerden çıkarılmış sonuçlardır. )

( Bildiğinizi, sonuna kadar araştırın, inceleyin! Varoluşunuzun, bilinmeyen katmanlarına ulaşacaksınız. )

( VARLIK: İçerik(mahiyet) olarak harf, dışlaşmış(tezahür etmiş) olarak rakam. )

( Dış dünyada bulunan varolanların biçimleri, zihinde, kavramlar olarak bulunur. )

( Gerçek var oluşumuzun derin katmanlarına ulaştıkça, zihnimizin, yüzeydeki oyunlarının bizi pek az etkilediğini göreceğiz. )

( Varoluşta, süreklilik olamaz. )

( Kişi, kendi emeğinin varolanıdır. )

( Varlığın dört biçimi/yansıması:
* VUCUD-İ AYNÎ
* VUCUD-İ ZİHNÎ
* VUCUD-İ HATTÎ/KİTABÎ
* VUCUD-İ LİSANÎ/İBARÎ )

( VARLIK:
* Özne-nesne ilişkisinde somut(vucûd fi'l-a'yân [Ar.])
* Zihnî (vucûd fi'l-ezhân [Ar.])
* Sözlü (vucûd fi'l-ibâre [Ar.])
* Yazılı (vucûd fi'l-kitâbe [Ar.]) )

( VUCÛD-U HARİCÎ: Varoluşunu, benim istencime/irâdeme borçlu olmayan. )

( VARLIK: Ne yapacağının araçlarını bilmek açısından bilmek. )

( Bütünlük. İLE/VE/DEĞİL/<> Parça. )

( İlkeseldir. İLE/VE/DEĞİL/<> Olmayabilir. )

( Becoming has, apparently, no beginning and no end, for it restarts every moment.
What contradicts itself, has no being. Or it has only momentary being, which comes to the same.
Beyond being and not-being lies the immensity of the real.
Being need not be self-conscious.
To say that what I am not conscious of does not exist, is altogether wrong.
What you claim exists outside conscious experience is inferred.
Whatever you see it is always your own being that you see.
Investigate what you know to its very end and you will reach the unknown layers of your being.
When you reach the deep layers of your true being, you will find that the mind's surface-play affects you very little.
There can be no continuity in existence. )

( Bâtın. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Zâhir. )

( [not] EXISTENCE vs./and/but/||/<>/> PRESENCE )

( HEN TO ON )

( CUNZAI ile/ve ... )


- VARLIK ile/ve/<> VAROLAN ile/ve/<> TİN

( Hakk. İLE/VE/<> Halk. İLE/VE/<> Hüve. )


- VARLIK ile/ve VAROLMA ile/ve YOKLUK

( Akla ilişkindir. İLE/VE Zamana ilişkindir. İLE/VE Zemine/mekâna ilişkindir. )

( ... İLE/VE Gerçeklik alanıdır. İLE/VE Gerçeklik kavramıyla karşılanamaz. )


- VARLIK ile/ve VAROLUŞ


- VARLIK ve VAROLUŞ ve İNSAN


- VARLIK ve/<> VAROLUŞ ve/<> İNSAN


- VARLIK ile/ve/değil/<> YAŞAMSALLIK/HAYATİYET[Ar.]


- VARLIK ile/ve YOK VARLIK

( ... İLE/VE Tin. )

( Sadece kişi, yoktan varolur. )

( ONTOS ON >< UK ON )


- VARLIK ile/ve/değil/<> YOKLUĞUN VARLIĞI

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> İnsan. )


- VAR/LIK ile/>< YOK/LUK

( dır. İLE/>< değildir. )

( Sorun. İLE/>< Hiç. )

( Hiç. İLE/>< Sorun. )

( Dans var, dansçı yok; Dansçı var, dans yok. )

( Seviştirir. İLE/>< Dövüştürür. )

( [varolanın/nesnenin] Yüklem alabilmesiyle. İLE/>< Yüklem alamamasıyla. )

( EXISTENCE vs./>< NONEXISTENCE )


- VARLIK ile/ve YÖNTEM

( EXISTENCE OF WHAT vs./and METHOD )


- VARLIK ile/ve/<> YORUMLANMIŞ VARLIK

( ... İLE/VE/<> Dil. )


- VARLIKBİLİM ile/ve FİZİK

( ONTOLOGY vs./and PHYSICS )


- VARLIKBİLİM ve HAKİKAT

( ONTOLOGY and TRUTH )


- VARLIKBİLİM = MEHBAS-İ VÜCUT = ONTOLOGY[İng.] = ONTOLOGIE[Fr., Alm.] = ONTOLOGIA[Lat.] = ON, ONTOS[Yun.]


- VARLIKBİLİM ile VARLIKDENEYİM

( ONTOLOGY vs. ONTOEXPERIMENT )


- VARLIKLAR/HER "VARLIK" değil VARLIK(VUCUD) ya da HER VAROLAN(MEVCUD)


- ... VARLIKLARINI SÜRDÜRÜYOR değil ... VAROLUŞLARINI SÜRDÜRÜYOR


- VARMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YOLCULUK


- VAROLAN BİLİM(ONTOLOJİ) ile/ve VARLIK FELSEFESİ


- VAROLAN BİLİMİ ile/ve/||/<> UYGULAMALI VAROLAN BİLİMİ


- VAROLAN BİLİMİNDE:
ALAN ile/ve/||/<> ÜST SEVİYE


- VAROLAN/VAROLUŞ GÜDÜSÜ:
AZ ENERJİ HARCAMA ile/ve ÇOK ENERJİ DEPOLAMA

( Kişi, ikisinin de dengesini kuran/sağlayandır. )


- VAROLAN/MEVCÛD ile/ve/=/||/<>/> BİLİNEN/MALUM


- VAROLAN/VAROLUŞ ile/ve GEÇİCİ VAROLAN/VAROLUŞ

( EXISTENCE vs./and TEMPORARY EXISTENCE )


- VAR OLAN ile/ve KAVRAM

( EXIST vs./and CONCEPT )


- VAROLAN ile/ve/<> VAR OLMASI GEREKEN ile/ve/<> HAYAL ETTİĞİNİ/N GERÇEKLEŞTİR(İL)ME(Sİ)

( Bilim. İLE/VE/<> Felsefe. İLE/VE/<> Sanat. )


- VAROLANBİLİMİ ile/ve/||/<>/> BİLGİBİLİMİ

( ONTOLOGY vs./and/=/||/<>/> EPISTEMOLOGY )


- VAROLAN'IN(MEVCUDUN) DÖRT NEDENİ:
MADDÎ ile SURÎ/BİÇİMSEL(FORMEL) ile FAİL/ETKER ile GÂÎ/SONSAL


- VAROLANIN/NESNENİN:
YÜKLEM ALABİLMESİ ile/>< YÜKLEM ALAMAMASI

( Varlık. İLE/>< Yokluk. )


- VAROLAN/LAR'DA:
BİRLİK ve ÖZDEŞLİK ve SÜREKLİLİK ve TÜRDEŞLİK

( ON EXISTENCE: UNITY and IDENTITY and CONTINUITY and HOMOGENEITY )


- VAROLDUĞUNDAN DOLAYI DÜŞLENEN ile/ve/||/<> DÜŞLENDİĞİNDEN DOLAYI VAR OLACAK OLAN


- VAROLMA ile VARLIK

( Kişinin elindedir. İLE Üzerine düşünülebilecek/söylenilebilecek herşeyin bulunduğu ve hiçbir şeyin bulunmadığı. )


- VAROL-MASI değil VAR OLMASI


- VAROLUŞ NESNESİ ile/ve VAROLUŞ ÖZNESİ

( EXISTENCE OBJECT vs./and EXISTENCE SUBJECT )


- VAROLUŞ ile/ve/||/<> DİL ile/ve/||/<> MANTIK


- VAROLUŞ ve/<> DİRENÇ


- VAROLUŞ ve/||/<> ÖLÇÜ ve/||/<> FELSEFE ve/||/<> TÜZE ve/||/<> SANAT ve/||/<> SPOR ve/||/<> BÜTÜNLÜK ve/||/<> SUSABİLMEK ve/||/<> YOK/LUK

( Saygı gerek önce
Sonra ölçü
Sonra anlayış gerek
Sonra hak gözetmek
Özen ve duyarlılık gerek
Sürekli hareket gerek
Her an bütünlük
Çoğunlukla susabilmek
Herşeyin ölçütü yok(luk)

[En sonunda, Yaşam ve İnsan/Kişilik] )

( Üzerine düşünülebilecek ve konuşulabilecekler, düşünülmesi ve konuşulması gerekenler/öncelikliler... )


- VAROLUŞÇU MAHİYET ALGISI/YORUMU ile MAHİYET

( Öncelik. İLE Sınır. )

( Sadece insanda. İLE Tüm varolanlarda. )

( Zamansal. İLE Olguların kaynağı. )


- VAROLUŞ'TA:
KUŞKULANILAMAZLIK ile/ve KANITLANAMAZLIK


- VAROLUŞUNDAN RÂZI OLUNMUŞLUK ile/ve/<>/>/< AHLÂKINDAN RÂZI OLUNMUŞLUK

( RÂZİYE ile/ve/<>/>/< MARZİYE )


- VAROŞ ile/<> FAVELA

( Gecekondu mahallelerinde yaşayanlar. İLE/<> Rio de Janeiro - Brezilya gecekondu mahallelerinde yaşayanlar. )


- VARSAYMAK ile MUTLAK KABUL ETMEK

( United Kingdom + 19 countries English: turkey The de facto official language of the United Kingdom is English, which is spoken as the primary language of 95% of the UK population. The Welsh language is also an official language in Wales, is the only de jure official language in any part of the United Kingdom, and is the second most spoken language in the United Kingdom. )

( TO SUPPOSE vs. TO ACCEPT AS ABSOLUTE )


- VARSIL/ZENGİN ile/değil/yerine GANÎ


- VARSIL/ZENGİN ile REFHÂN

( ... İLE Varlık içinde yaşayan. )

( MELİ: Zengin, malı çok olan. )

( BÂNEVÂ/BÂNÜVÂ[Fars.]: Mal, mülk sahibi, zengin. | Ünlü/meşhur. )

( BATÎH ile ... )


- VARSIL ile/ve/değil/yerine/||/<> KANAAT SAHİBİ