Bugün[31 Mayıs 2026]
itibarı ile 40.386 başlık/FaRk ile birlikte,
40.386 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(85/163)


- KİŞİLİK ile/ve/< MESLEK

( PERSONALITY vs./and/< PROFESSION )


- KİŞİLİKSİZ ile TAKLİT ETMEK ile KİMLİĞE BÜRÜNME

( IMPERSONAL vs. IMPERSONATE vs. IMPERSONATION )

( فاقد شخصيت ile بي فاعل ile غيرشخصي ile جعل هويت کردن ile جعل هويت )

( FAGHAD SHKHSYT ile BEY FAL ile غيرشخصي ile JAL TEOOYT KARDAN ile JAL TEOOYT )


- KISIM, PARÇA, BÖLÜM = KIT'A = PARTIE


- KISIM ile/ve/||/<>/> KASSAM[Ar. < KASM]

( Bir bütünün bir bölümü. | Tür/nev, cins. İLE Bölen, taksim eden, kısım kısım ayıran. | Eskiden bir mîrâsı vârisler arasında bölen, yetimlerin hakkını muhâfaza ve idâre eden şer'î memur. )

( KASM: Parçalara ayırmak, bölmek. | KASSAMLIK: Kassam olan kişinin işi ve memûriyeti. )


- KISIMLAR = PARÇALAR, BÖLÜMLER = KITA'ÂT = PARTIES


- KİŞİNİN:
"AĞZIYLA KUŞ TUTMASI" değil "AĞZINI (KAPALI) TUTMASI"


- KİŞİNİN, ...:
"DELİSİ" ile/ve/||/<> "NANKÖRÜ"

( Ulaşamadığı her şeyin. İLE/VE/||/<> Ulaştığı her şeyin. )


- [hem] KİŞİNİN "HATIRI" ile/ve/değil/yerine/hem de/||/<>/< HAKKIN HATIRI


- KİŞİNİN:
İÇİNİN(ZİHNİNİN) "BOŞLUĞU" ve/||/<>/>/< DIŞIN/DIŞARIDAKİLERİN "ÖNEMİ"


- KİŞİNİN:
"KENDİ KENDİNE İTİRAF" değil İTİRAF (ETMESİ) (GEREKEN)


- KİŞİNİN ...:
"KONFOR ALANI" ile/ve/||/<> "KONTROL ALANI"


- KİŞİNİN:
(")ÖZ GEÇMİŞİ(") ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÖZ GEÇMİŞİ


- KİŞİNİN:
ÖZELİ ile/ve/||/<>/> ÖZELİ OLARAK KALMASI GEREKENLER


- KİŞİNİN YAŞAMI:
VİTRİNLİK ile/ve/değil/||/<>/< DERİNLİK

( Bildiğimiz. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Bilmediğimiz. )


- KİŞİNİN/İNSANIN ÖYKÜSÜ ve/<> İSÂ'NIN ÖYKÜSÜ


- KİŞİNİN/ULUSUN:
TOPRAĞI ile/ve/||/<>/> BİNASI

( Ümit. İLE/VE/||/<>/> Çalışma. )


- KISIR DÖNGÜ ile/||/<> SARMAL


- KISIR DÖNGÜDE:
SARİH ile MİZMÂR


- KISIRKAYA MEYDAN ÇEŞMESİ :

( Bu meydan çeşmesi Kısırkaya Köyü meydanında ve muhtarlığın önündedir. Aynı yerde önceleri basit bir çeşme vardı ve bir Yüzbaşı tarafından yaptırılmıştı. Bu çeşmenin yerine yapıldı. )


- KISIRKAYA SPOR KULÜBÜ :

( Sarıyer'in Kısırkaya köyünde 03.05.2009 tarihinde Hikmet Atar'ın Başkanlığında Emin Atar, Süver Aksoy, Harun Bala ve Bilal Kurt tarafından kurulmuştur. Forma rengi Lacivert - beyaz'dır. İstanbul II. Amatör Kümesinde yer almakta olup, yaş grupları takımları bulunmaktadır. Sadece futbol dalında faaliyet göstermektedir. )


- KİŞİSEL DÜŞÜNCEM ile/ve/değil/yerine OLMASI/OLMAMASI GEREKEN

( [not] MY PERSONAL IDEA vs./and/but THAT IS THE WAY SHOULD/SHOULDN'T BE
THAT IS THE WAY SHOULD/SHOULDN'T BE instead of MY PERSONAL IDEA )


- KİŞİSEL/ÖZEL KÖTÜLÜKLER ile/ve/||/<>/> KAMUSAL YARAR/KAZANÇ


- KİŞİSEL VERİLERİN:
KORUNMASI HUKUKU ile/ve/||/<>/< İŞLENMESİNDEKİ İLKELER


- KİŞİSEL) YORUM ile/ve/değil/yerine/<> NESNELLİK

( Yorum niteliğindeki hiçbir yaklaşım/açıklama, nesnellik iddiasında bulunamaz. )


- KİŞİ/TOPLUM, DİN İÇİN değil DİN, KİŞİ/TOPLUM İÇİNDİR!

( DİN: Kendine verdiğin söz. )


- KİŞİYE BIRAKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< KİŞİYE GÜVENMEK


- KİŞİYE GÖRE RENK DEĞİŞTİRMEK ile/değil/>< KİŞİLİĞİNİN, RENKLİ OLMASI


- KİŞİYE GÖRE ile/değil KİŞİ İÇİN


- Kişiye KONUŞ!!!


- KİŞİYE ÖZEL ile/ve/değil TEKRAR EDİLEMEZLİK


- KİŞİYE ÖZGÜ ile/ve/değil/||/<>/< KİŞİYE ÖZEL


- TESLİMİYET:
"KİŞİ"YE ile/ve/değil/||/<>/< YOL'A


- KİŞİYE/ONA ...:
UY(MA)MAK/UYAYIM/UYMAYAYIM ile/ve/||/<>/> EŞLİK ETMEK


- KİŞİYE/KİŞİNİN:
SIĞINMA ile/ve/değil/||/<>/>/< GÜCÜNDEN YARARLANMA


- KİŞİYİ/ÇOCUĞU ELEŞTİRMEK ile/değil/yerine/></< DAVRANIŞI ELEŞTİRMEK

( Utancı artırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ahlâkı artırır. )


- KİŞİYİ:
FARKLI KILAN ve/||/<> GÜÇLÜ KILAN ve/||/<> KENDİ KILAN

( Affettiklerimiz. VE/||/<> Sabrettiklerimiz. VE/||/<> Vazgeçtiklerimiz. )


- KORUMAK/KORUYAN:
[hem] KİŞİYİ, KENDİNDEN hem de DOĞAYI, İNSANDAN


- KİŞİYİ/ÇOCUĞU ÖVMEK ile/değil/yerine/||/></< DAVRANIŞI ÖVMEK

( Kibri geliştirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>


- KİŞİYİ YIKAN:
DÜŞMAN(LAR)IN SÖZLERİ ile/değil/||/<>/< DOSTLARIN SESSİZLİĞİ


- KİŞİYİ/İNSANI:
DOĞRUDAN ANLAMAK ile/ve/değil/yerine DOLAYLI OLARAK ANLAMAK

( Kişi/ler, dolaylı olarak, ancak, bir şeyler üzerinden anlaşılabilir. Doğrudan anlamak olanaklı değildir. Ve de kişi, ancak, kendinden bahsettiği oranda anlaşılabilir, bilinebilir/tanınabilir. )


- KISKAÇ ile BOĞUŞMAK ile BOĞUŞMA

( GRAPPLE vs. GRAPPLE WITH vs. GRAPPLING )

( دست بگريباني ile گلاويز شدن ile گلاويزي ile در آويختن ile گلاوي ile لنگر گاه )

( DAST BEGARYBANY ile GOLAVYZ SHODAN ile GOLAVYZY ile DAR AVYKHTAN ile GOLAVY ile LANGAR GAH )


- KISKAÇ ile KISKANÇ

( Bir şeyi tutup sıkıştırmaya yarayan kerpeten, pense vb. araç. | Açılıp kapanan eğreti merdiven. | Böceklerde besinleri parçalamaya ve kendilerini savunmaya yarayan örgen. | Demircilerin kızgın demiri tuttukları maşa vb. araç. İLE Kıskanma huyunda olan kişi, günücü, haset, hasetçi, hasetli, hasut. )


- KLAMMER, HALTER, QUETSCHHAHN, KLEMMHAHN[Alm.] ile/değil/yerine/= KIŞKAÇ


- KISKAÇ ile MAKAS


- KISKAÇ ile KISKIÇ/MENGENE[Yun.]

( Yengeç. İLE Tahta için. )

( CHELA(E) vs. CLAMP )


- KISKANÇ/LIK ile/ve/değil HUYSUZ/LUK


- KISKANÇLIK ile/ve/değil TAKDİR ETMEMEK


- KISKANMAK ile KISKANILMAK ile KISKAÇLAMAK ile KISKANDIRMAK ile KISKANABİLMEK ile KISKA ile KISKAÇ ile KISKACI/LIK ile KISKAÇLI ile KISKAÇ GÖZLÜK


- KIŞKIRTICI ile TAHRİK EDİCİ


- KIŞKIRTMAK ile/ve/||/<>/> SÜRMEK


- KIŞLA ile KIŞLA ile KIŞLA ile KIŞLAK

( Askerlerin toplu olarak barındıkları yapıların tümü. İLE Koyun ve keçi sürülerinin gecelediği ya da kışın barındığı kapalı ağıl. İLE Kış ile [soğuk/kar ile] (baş etmek/edememek). İLE Kışın barınılan yer. | Kışın orduların, göçebe oymakların hayvanlarıyla birlikte yayladan inip konakladıkları yer. )


- KIŞLA ile/||/<> KIŞLAK ile/||/<> ODA

( Askerlerin toplu olarak barındığı büyük yapı. Çevresine göre daha yüksek yerlerde kış aylarının aşırı soğuklarından etkilenen göçebe yaşam tarzını benimseyenlerin gittiği, daha sıcak olan görece alçak bölgelerdir. Kışlaklar, genelde deniz, göl ve akarsu kıyılarıdır. Deniz ve göl kıyıları çevresine göre genelde düşük yükseklikteki bölgeler olduğundan iklimi, yaylaklara göre daha ılıman olan yerlerdir. İLE/||/<> Yeniçeri kışlası. )


- KIŞLAMAK ile KIŞLATMAK ile KIŞLA ile KIŞLAK


- KISMAK ile KISMA AD


- KISMEN "DOĞRU" ile/ve/||/<>/> ABARTI


- KISMEN "DOĞRU" ile/ve/||/<> ÇARPITMA


- KISMEN ile/ve NİSPETEN


- KISMET ile KISMETLİ/LİK ile KISMETSİZ/LİK ile KISMET AĞACI ile KISMET KAPISI


- KISMET ile/ve RIZK

( Bu meyve rızkım mıdır? Yiyebilirsen rızkındır! )


- PARTIAL PRESSURE[İng.] / PRESSION PARTIELLE[Fr.] / PARTIALDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= KISMİ BASINÇ


- KİŞNİŞ ile KİŞNİŞ ŞEKERİ


- KİSPET ile KİSPET ÇIKARILMASI


- KİSPET = KİSVET

( Yağlı güreşte pehlivanların giydiği, belden baldıra kadar uzanan, dar paçalı pantolon. )


- KISRAK ile BAYKAL/YUND

( Dişil at. İLE Yabani kısrak. )

( Gebelik süreleri 330-335 gündür. İLE ... )


- KİST ile UR(TÜMÖR) ile YAĞ BEZESİ

( İçi, sıvı ya da gazla dolu keseciktir. Enfeksiyon ve iltihaplanma gibi durumlarda oluşur. Yumuşaktır. [Her kistten korkmamak ve bilgili/bilinçli olmak gerekir.][Kansere daha az neden olur.] İLE Gövdenin bir yerindeki kistin olağandışı büyümüşlüğüne işaret eder. Serttir.[Daha büyük dokulardan oluşur.][Gövde içindeki bir kist parçalanıp içeriğini gövde içine yayabilir ve dolayısıyla zarar verebilir.]Kansere neden olmadığı sürece zararsızdır ve iyi huylu tümörler gövdenin herhangi bir işleviyle etkileşime girmez.] İLE Yağ ve/ya da bağ dokusunun [lipom] katı ya da sıvı oluşuna göre birikinti, beze, kist biçiminde olabilir.[Yangılı(iltihaplı) olanlarına apse/li denilmektedir.] )

( ... İLE ... İLE/ Bir yağ hücresinin içinde depoladığı yağ miktarını sınırlayamaması ve aşırı yağ depolaması ile oluşur. (Yağlı yiyecek ya da (ne az, ne de çok) yağlı yemekten kaynaklanmamaktadır.] )


- KISTÂS[Ar.] ile/ve/||/<> KISAS[Ar.]

( Bir suçlunun, başkasına yaptığı kötülüğü, aynı biçimde uygulayarak cezalandırılması. İLE/VE/||/<> Ölçü. | Büyük terazi. )


- KISTAS[Ar.]/CRITERION, CRITERIA[İng.]/KRİTER[Fr. < CRITERE] değil/yerine/= ÖLÇÜT/ÖLÇEK


- KİST/UR:
SIVI ile/ya da KATI


- KİT KEMIK İLİĞİ TRANSPLANTASYONU/BONE MARROW TRANSPLANTATION[İng.] değil/yerine/= KEMIK İLİĞİ AKTARIMI


- KIT ile KITA ile KIT KANAAT ile KITI KITINA ile KITALAR ARASI ile KITA SAHANLIĞI


- KITÂ[Ar.] değil/yerine/= ANAKARA | BİRLİK | DÖRTLÜK


- KİTÂB[Ar.] ile MENŞÛR[Ar.]


- KİTÂB[Ar.] ile MUSHAF[Ar.]


- KİTABE ile KİTABET


- KİTÂBET/KETEBE/MUKABELE/KUBİLE KAYDI = FERAĞ KAYDI = İSTİNSAH KAYDI

( İstinsah kayıtlarında, tarihler, yazıyla verilir.[nadiren de rakamla] )

( İstinsah kayıtları, genellikle Arapça'dır. [XI. yy.'dan sonra Farsça da görülmektedir. XIV. yy.'dan sonra çok az sayıda Türkçe olarak da görülmektedir. Bazen de ebced ile kaydedilmiştir.][bkz. İslâm İlimleri Dergisi - Esad Coşan, 2. Sayı, 55-56 s., 1975, Ankara] )


- KİTABÎ:
"DİL" ile/değil SÖYLEM/ANLATIM


- KİTABI:
SAĞDAN VERİLİ (OLAN/LAR) ile/ve SOLDAN VERİLİ (OLAN/LAR)

( ESHÂB-I YEMÎN ile/ve ESHÂB-I MEYMÎN )


- KİTAB-I:
TENZÎLÎ ile/ve/||/<> TEKVÎNÎ ile/ve/||/<> TELÎFÎ/TAHRÎRÎ


- Kitabı okuyamıyorsan (en azından) DİNLE!!!


- Kitabu'n-Necât


- KİTAP:
BELLEK ve/||/<> İDDİA

( Korutur. VE/||/<> Sağlatır. )


- KİTAP HEDİYE ETMEK:
EHLİNE ve İSTEKLİSİNE


- KİTAP HEDİYE ETMEK ve EHLİNE ve İSTEKLİSİNE


- KİTAP OKUMAK:
"UYUMAK İÇİN" değil UYANIK KALMAK/OLMAK ÜZERE


- KİTAP OKUMAK ile/||/<> "DENİZ SUYU İÇMEK"

( Okumak, deniz suyu içmek gibidir. İçtikçe susanır, susadıkça içilir. )


- KİTAP OKUMAYI SEVMEYEN ile/değil/yerine/<> ARADIĞI KİTABI HENÜZ BULAMAMIŞ OLAN


- KİTAP OKUYANLAR ile/>< HIRSIZLAR

( Kitap çalmaz. İLE/>< Kitap okumaz. )


- BETİK/KİTAP:
SIRTI ile/ve/||/<> ARKASI


- KİTAP/YAZMA ile/ve/değil RİSÂLE

( ... İLE/VE/DEĞİL Kısa yazılmış küçük kitap. )


- KİTAP ile/ve/<>/< KİTÂBE

( BOOK and INSCRIPTION )


- KİTAP ile KİTAP KAPAĞI ile MEZMUR KİTABI ile SAVAŞ KİTABI ile REZERVASYON YAPAN KİŞİ ile MUHASEBECİ ile KİTAPLAR ile KİTAPÇI

( BOOK vs. BOOK COVER vs. BOOK OF PSALM vs. BOOK OF WAR vs. BOOKER vs. BOOKKEEPER vs. BOOKS vs. BOOKSTORE )

( صحيفه ile مجلد ile کتاب ile مصحف ile جلد کتاب ile زبور ile رزم نامه ile کتاب دار ile دفترداري ile دفتردار ile مصاحف ile صحف ile کتب ile صحائف ile اسفار ile کتابفروشي )

( SAHYFAH ile MOJOLD ile KETAB ile MOSAHF ile JOLD KETAB ile ZABUR ile RAZM NAMEH ile KETAB DAR ile DAFTARDARY ile DAFTARDAR ile MOSAHEF ile صحف ile KETAB ile صحائف ile ESFAR ile KETABFOROSHY )


- KİTAP ile MUSHAF ile KUR'ÂN-I KERÎM

( * KUR'ÂN-I KERÎM(Zât'ı temsil eder.)
* İNCİL("YENİ AHİT" diye de geçer.)(İsimler tecellisidir.)
* TEVRAT: Beş kitap. ("ESKİ AHİT" diye de geçer.)(Sıfatlar tecellisidir.)
* ZEBUR(Fiiller tecellisidir.)
( Zebur'u ilkokul, Tevrat'ı ortaokul, İncil'i de lise öğrenimine benzetecek olursak, Kur'an yüksek öğrenime benzer. )


- KİTAP ile SUBARA

( ... İLE Osmanlılar'da okul kitaplarına verilen genel ad. )


- BETİK/KİTAP ile SUPARA[Fars. SÎ+PÂRE]

( ... İLE Osmanlı Devleti'nde, okul kitaplarının genel adı. )


- KİTAP/DEFTER VS. SAYFALARININ UCUNU BÜKEREK ÇEVİRMEK yerine/değil BÜKMEDEN (DIŞINDAN/YAPRAKLARINDAN)(ALTTAN/ÜSTTEN/YANDAN) ÇEVİRMEK


- KİTAPLAŞMAK ile KİTAPLAŞTIRMAK ile KİTAPLAŞTIRABİLMEK ile KİTAP/LIK ile KİTAPLI/LIK ile KİTAPÇA ile KİTAPÇI/LIK ile KİTAPSIZ/LIK ile KİTAPLICA ile KİTAP CEBİ ile KİTAP EHLİ ile KİTAPSIZCA ile KİTAP FUARI ile KİTAP KURDU ile KİTAP DOLABI ile KİTAP SARAYI ile KİTAP AÇACAĞI ile KİTAP DÜŞKÜNÜ ile KİTAPLIK BİLİMİ ile KİTAP DÜŞKÜNLÜĞÜ ile KİTAPLIK BİLİMCİ


- KITCHEN :/yerine MUTFAK


- KITİPİYOZ[Yun.] değil/yerine/= DEĞERSİZ, BAYAĞI, KÖTÜ


- KITLAMA ile KITLAMA ŞEKERİ


- KITLIK ile/ve/||/<> AZLIK/SEYREKLİK/NEDRET[Ar.]


- KITLIKTA:
AÇLIK değil TOKLUK

( Kıtlık zamanlarında, kişileri, açlık değil alışmış oldukları tokluk öldürür. )


- KITSCH değil/yerine/= BAYAĞI/ZEVKSİZLİK


- KITTEL PLATES[İng.] ile/değil/yerine/= KİTTEL PLAKALARI


- KIVAM ile/ve/||/<> İSÂBET


- KIVAM ile SEVİYE

( CONSISTENCY vs. LEVEL )


- KIVANMAK ile KIVANDIRMAK ile KIVANÇLANMAK ile KIVANÇ ile KIVANÇLI


- ÉCLATEUR, SPARK GAP[İng.] / ÉCLATEUR, ESPACE D'ÉTINCELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= KIVILCIM ARALIĞI


- FUNKENINDUKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KIVILCIM BOBİNİ,EKLATÖR


- FUNKENEROSIONSBEARBEITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KIVILCIM EROZYONU İŞLEME


- SPARK[İng.] / ÉTINCELLE[Fr.] / FUNKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KIVILCIM


- KIVILCIM/ŞERÂRE[Ar.] ile/değil UÇKUN

( ... İLE Ateşten fırlayan kıvılcım. )


- KIVIRMAK ile KIVIRCIK SAÇ ile KIVRILMIŞ ile KIVIRICI ile SAÇ MAŞASI

( CURL vs. CURL HAIR vs. CURLED vs. CURLER vs. CURLING-IRON )

( تاب خوردن ile تاب دادن ile فر دادن ile فر زدن ile مرغول ile مجعد کردن ile مرغوله ile جعد ile فر ile بيگودي بگيسو زدن ile تابداده ile فردار ile تابدار ile بيگودي گيسو ile بيگودي )

( TAB KHORDAN ile TAB DADAN ile FAR DADAN ile FAR ZADAN ile مرغول ile MOJAAD KARDAN ile مرغوله ile جعد ile FAR ile BEYGODY BEGYSO ZADAN ile تابداده ile FARDAR ile TABDAR ile BEYGODY GYSO ile بيگودي )


- KIVRAK ZEKÂ" ile "HAZIR YANIT"


- KIVRAKLAŞMAK ile KIVRAK/LIK ile KIVRAKÇA ile KIVRAK KIVRAK


- KIVRAK/LIK ile USTA/LIK


- KIVRIK ile KIVIRCIK

( Eğrilip bükülmüş, yuvarlak bir biçim verilmiş. İLE Küçük küçük kıvrımları olan. )


- KIVRIM KIVRIM (KIVRANMAK)


- KIVRIM ile BÜZGÜ

( ... İLE Dikişte kumaşın bir ucundan, istenilen yere kadar geçirilen bir ipliğin çekilmesi ile oluşan, kumaşın bolluğunu azaltan sık, küçük kıvrım. )


- KIVRIMLANMAK ile KIVRIM ile KIVRIMLI/LIK ile KIVRIMSIZ/LIK ile KIVRIM KIVRIM


- KIVRIMLI ile/ve/değil BOĞUMLU


- KIYABİLMEK ile KIYASLAMAK ile KIYAKLAŞMAK ile KIYASLANMAK ile KIYA ile KIYAK/LIK ile KIYAM ile KIYAS ile KIYACI ile KIYAKÇI/LIK


- KIYÂFET/KİSVE/ESVAP/LİBAS[Ar.}/KOSTÜM[Fr./İng. < COSTUME] değil/yerine/= GİYSİ/GİYİM/GİYECEK/OTRAN


- KIYAFET ile KIYAFETLİ ile KIYAFETSİZ/LİK ile KIYAFET BALOSU ile KIYAFET DÜŞKÜNÜ


- KIYAM:
FARZ NAMAZDA ve NÂFİLE NAMAZDA

( Farzdır. VE Sünnettir. )

( [çok zorunlu olmadıkça] Farz namazlar, oturarak kılınmaz! )


- KIYAM[Ar.] ile/||/<> KIRAAT[Ar.] ile/||/<> RÜKÛ[Ar.] ile/||/<> SECDE/SÜCÛD[Ar.]


- KIYÂMET ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KIYMET


- KİYANİT ile/||/<> ANDALUZİT

( Mavi renkli ve sertliği değişken bir mineral. İLE/||/<> Renk değişimi gösterir. )


- KİYANİT ile/||/<> STAUROLİT

( Mavi renkli ve sertliği değişken bir mineral. İLE/||/<> Çapraz biçimli ikiz kristalleri ile bilinir. )


- KIYAS:
MESAİL-İ ÜMMÜHATİYE ile/ve/||/<> MESAİL-İ NEVÂZİİLİYE


- KIYAS ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KISTAS


- KIYAS ile/değil YANLIŞ KIYAS

( ... İLE Bilgisizin/cahilin yaptığı. )


- KIYASİ[Ar.] ile KIYASEN[Ar.]

( Uygulama ve benzetme ile elde edilen. | Kurala göre yapılmış, kurallı. İLE Kıyas edilerek, kıyas yoluyla. | Karşılaştırarak, oranlayarak. | Benzeterek. )


- KIYASIN ENGELLERİNDE(DEF-İ KIYAS):
MEN ile/ve/||/<> MUARAZA ile/ve/||/<> NAKZ-I İCMÂLÎ ile/ve/||/<> NAKZ-I TAFSİLÎ/ŞEBİHÎ

( EMPECHEMENT PROPREMENT DIT avec/et/||/<> CONTESTATION avec/et/||/<> REFUTATION COLLECTIVE avec/et/||/<> REFUTATION PARTIELLE OU RESSEMBLANTE )


- KIYASIYA = ŞİDDETLİ/YOĞUN BİR BİÇİMDE

( Çok şiddetli, korkunç, müthiş. | Şiddetli bir biçimde. )


- KIYAS(LAMA)/TASMİM[Ar.] değil/yerine/= TASIM(LAMA)


- KIYI/SAHİL[Ar.]["SAYİL" değil!] ile/ve/değil KUMSAL


- KIYI ile/ve/<> RIHTIM[Fars. < RİHTİM: Sıkıştırılmış taş ve toprak yer. | Kumsal.]

( ... İLE/VE/<> Bir akarsu ya da deniz kıyısında doldurularak yapılmış, gemilerin indirme-bindirme ya da yükleme-boşaltma yapabileceği yer. )


- KIYICI ile KIYICI/GADDAR ile KIYICI

( Kıyma işini yapan kişi. İLE Gaddar. İLE Kıyılara vuran enkazı devletten aldığı izinle toplayan kişi. )


- KIYIDA-KÖŞEDE (KALMAK)


- KIYIDAŞ ile KIYIDA KÖŞEDE ile KIYIDA BUCAKTA


- KIYIYA YAKIN ile KISACASI

( INSHORE vs. INSHORT )

( نزديک ساحل ile جلو ساحل ile نزديک کرانه ile اجمالاً )

( NAZADYK SAHEL ile JELO SAHEL ile NAZADYK KARANEH ile EJMALAN )


- KIYMAK ile/değil/yerine KILMAK


- KIYMAK değil/>< KILMAK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )


- KIYMAK ile KIYMALI ile KIYMALIK ile KIYMASIZ ile KIYMALI PİDE ile KIYMALI BÖREK ile KIYMALI MAKARNA ile KIYMALI YUMURTA ile KIYMALI ISPANAK


- KIYMET(DEĞER) ile/ve KABİLİYET(BECERİ)

( Değerlidir(kıymetli) (belki) fakat becerikli(kabiliyetli) midir (acaba)? )


- KIYMET[Ar.] ile SEMEN[Ar.]


- KIYMET-İ HARBİYE değil/yerine/= ETKİSİ DEĞERİ


- KIYMETLENMEK ile KIYMETLENDİRMEK ile KIYMET ile KIYMETLİ/LİK ile KIYMETSİZ/LİK ile KIYMETLİ EVRAK


- KIYMIK ile KIYMIKLI ile KIYMIKSIZ


- KIYTIRIK[argo] değil/yerine/= DEĞERSİZ, BAYAĞI


- KIZ/KADIN ile VİRAGO

( ... İLE Erkek gibi davranan ve giyinen kadın/kız. | Kavgacı/şirret kadın. )


- KIZ ile KIZ CUMA ile KIZLAR

( GIRL vs. GIRL FRIDAY vs. GIRLS )

( صبيه ile دختر ile بنت ile معاون زن ile بنات ile صبايا )

( صبيه ile DOKHTAR ile بنت ile MOAVAN ZAN ile بنات ile صبايا )


- KIZ ile KIZ KUŞU ile KIZ KIZAN ile KIZ BAŞINA ile KIZ BÖCEĞİ ile KIZ KARDEŞ ile KIZ KİLİMİ ile KIZ KURUSU ile KIZ TAVLASI ile KIZA KÖPÜRE ile KIZ BÖCEKLERİ


- KIZ ve SÂNİYE ve SÂLİSE ve RABİA


- KIZDIRMAK ile SIKINTI ile SİNİRLİ ile SİNİR BOZUCU

( ANNOY vs. ANNOYANCE vs. ANNOYED vs. ANNOYING )

( بيحوصله کردن ile دلتنگ کردن ile مزاحم شدن ile دلخورکردن ile برسرلج آوردن ile رنجه کردن ile آزردن ile رنجه دادن ile آسوده نگذاشتن ile مردم آزاري کردن ile رنجاندن ile آزرده کردن ile بستوه آوردن ile اذيت کردن ile ملا خاطر ile دلخوري ile رنجش ile آزردگي ile تاذي ile موي دماغ ile ملال ile دلخور ile آزرده ile آزرده خاطر ile ضجور ile مدم آزار ile رنجاننده ile اذيت کننده ile سرخوري ile آزار دهنده )

( BEYHOSELEH KARDAN ile DELTANG KARDAN ile MOZAHAM SHODAN ile DELKHORKARDAN ile BARSARLAJ AVARDAN ile RANJEH KARDAN ile AZORDAN ile RANJEH DADAN ile ASOODEH NAGOZASHTAN ile MARDAM AZARY KARDAN ile RANJANDAN ile AZORDEH KARDAN ile BASTOOH AVARDAN ile AZYT KARDAN ile MOLA KHATER ile DELKHORY ile RANJESH ile آزردگي ile تاذي ile MOY DAMAGH ile MOLAL ile DELKHOR ile AZORDEH ile AZORDEH KHATER ile ضجور ile MADAM AZAR ile RANJANANDEH ile AZYT KONANDEH ile سرخوري ile AZAR DAHANDEH )


- KIZGIN ile KIZGIN ile ÖFKE ile AŞAĞILAMA

( INDIGN vs. INDIGNANT vs. INDIGNATION vs. INDIGNITY )

( فاقد شايستگي ile غير مستحق ile نا مطلوب ile خشمگينانه ile رنجش ile غيظ ile خشم ile هتک آبرو )

( FAGHAD SHAYSATGY ile غير مستحق ile NA MOTLUB ile KHSHMGYNANEH ile RANJESH ile غيظ ile KHSHAM ile CPEHTAK ABRO )


- SUPERHEATED[İng.] / SURCHAUFFÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= KIZGIN


- KIZGINLAŞMAK ile KIZGIN/LIK ile KIZGIN BULUT


- KIZGINLIK ile ÖFKELİ

( ANGER vs. ANGERED )

( غيظ ile قهر ile خشم ile عصباني کردن ile برآشفتگي ile بر آشفتن ile تغير ile غضبناک کردن ile به خشم آوردن ile غضب ile خشمگين کردن ile خشمگين شدن )

( غيظ ile GHEHAR ile KHSHAM ile ASOBANY KARDAN ile BARASHOFTAGY ile BAR ASHOFTAN ile تغير ile GHZABNAK KARDAN ile BAH KHSHAM AVARDAN ile GHZAB ile KHSHMGYNE KARDAN ile KHSHMGYNE SHODAN )


- KIZGIN/LIK ile/ve TEPKİLİ/LİK


- KIZGIN/LIK ile/ve/değil/<> ÜZÜNTÜ/ÜZGÜN

( Üzüntü bir zihinsel acıdır ve bu ıstırap, mutlaka dikkat ister. Ona dikkatimizi verdiğimizde, çağrı durur ve bilgisizlik sorunu da kaybolur. )

( Üzüntülerimiz hakkında üzülmemize gerek yoktur. )

( Üzüntü, sen ve ben olduğu sürece devam eder. )

( Worry is mental pain and pain is invariably a call for attention. The moment you give attention, the call for it ceases and the question of ignorance dissolves.
You need not worry about your worries. )


- KIZIL GERDANLI DALGIÇKUŞU ile KARA GERDANLI DALGIÇKUŞU


- KIZIL KRALİÇE ETKİSİ[İng. RED QUEEN HYPOTHESIS] ile/||/<> EVRİMSEL SİLAHLANMA YARIŞI[İng. EVOLUTIONARY ARMS RACE]

( Evrimsel silahlanma yarışının (en temel manada, bir av ve bir avcının arasındaki rekabetin) doğasını açıklamakta kullanılan bir hipotez. Herhangi bir tür için, hayatta kalmaya gereken donanım, doğal seçilimle ne denli karmaşıklaşsa ve üstünleşse dahi rakip türün bir biçimde buna aynı seçilimle karşılık vererek rekabete devam etmesi ve bunun sonucunda donanımdaki artışın ve uzmanlaşmanın rakip türlerden herhangi biri için net bir kâra dönüşememesi olarak özetlenebilir. Kavram aynı türe mensup bireyler arasında belirli bir kaynak için (ışık, besin, eşi yaşam alanı) yapılan rekabetlerde de kullanılabilir. @@ Bir türün (örneğin parazitin) edindiği özelliklerden ötürü bir diğer türün (örneğin konak canlının) evrimsel başarısını düşürmesidir. Bu sebeple, birinci türün özelliklerini egale edecek ya da geçecek "karşı adaptasyonların" evrimsel süreçte desteklenmesidir. Buna karşılık olarak ilk tür de, ikinci türün (konağın) geliştirdiği "karşı adaptasyonlara" karşı "karşı-karşı adaptasyonlar" geliştirecektir ve bu böyle gidecektir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KIZIL MESCİD ile KIZIL MESCİD

( Eyüp, Kalenderhane Sokağı'ndadır. İLE Fatih-Draman'da, Tercüman Yunus Sokağı'ndadır. )

( 1581'de, Kiremitçi Süleyman Çelebi tarafından. [Kiremitçi Süleyman Çelebi adıyla da bilinir.] İLE Hüseyin Ağa tarafından. [Hüseyin Ağa Mescidi adıyla da bilinir.] )


- KIZIL MİNÂRE MESCİDİ ile KIZIL MİNÂRE MESCİDİ

( Aksaray, Horhor Caddesi'ndedir. İLE Hasköy, Kalaycı Sokak'tadır. )

( XV. yüzyılda, Kiremitçibaşı Mehmed Çelebi tarafından. [Kiremitçibaşı Mescidi adıyla tanınmıştır.] İLE 1591'de, Kiremitçi Ahmed Ağa tarafından. [Kiremitçi Mescidi adıyla da bilinir.] )


- KIZIL ŞAHİN ile ŞAH KARTAL

( ile )


- KIZILAY, TEVFİK (İST. 1935 - 1979) :

( Eyüpspor Kulübünden transfer edildi. Aralıklı olarak beş sezon (1961 - 1962; 1964 - 1965 ve 1969 - 1972) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 50 lig, 3 B takımlar ligi, 1 kupa maçı olmak üzere 64 resmi ve 13 özel maçla birlikte 77 maçta oynadı. 1961/62 sezonunda Taksim ile oynanan lig maçında (11.04.1962) rakip seyirciler aleyhinde tezahürat yapınca tribüne çıkarak kavga ederek bağıranlardan bir kaçını dövdü bu eylemi ile de ebedi hak mahrumiyeti aldı. 1964/65 sezon içinde çıkan Af Yasası ile affa uğradı ve tekrar sahalara döndü 1972'de Hasköy Spor Kulübüne transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )


- KIZILCIK ile KIZILCIK REÇELİ ile KIZILCIK ŞURUBU ile KIZILCIK ŞERBETİ ile KIZILCIK TARHANASI


- KIZILGERDAN = | NAR BÜLBÜLÜ = KINALI = GÖĞSÜ KINALI |[yerel]


- INFRARED RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT INFRAROUGE[Fr.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ IŞINIM


- INFRARED WINDOW[İng.] / FENÊTRE INFRAROUGE[Fr.] / INFRAROTFENSTER[Alm.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ PENCERESİ


- KIZILTUĞ, İSMAİL (SARIYER, 1917 - 1983) :

( İş hayatına İstanbul Belediyesinde başladı ve Tahakkuk şefliğinden emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü'nün ilk takımında oynadı. 1 dönemi başkan (1961/62) olmak üzere 7 dönem Sarıyer Spor Kulübü'nde yönetici olarak görev yaptı. Kulübün amatörlük ve profesyonellik dönemlerinde görev yapan birkaç yöneticiden biridir. Kulübün Divan Kurulu üyesiydi. )


- KIZKULESİ ile/ve/||/<> KIZKULESİ SOKAĞI

( İstanbul'da. İLE/VE/||/<> Ankara'da. )

( )


- KIZLIK ile KIZLIK ZARI ile KIZLI ERKEKLİ


- KIZMA AMA ..." ile/değil/yerine/||/<>/< AÇIKÇA/DOĞRUDAN SÖYLEYECEĞİM


- KIZMAK ile/ve/||/<>/< BİLGİSİZLİK

( Ne kadar az bilirsen, o kadar kızarsın. )


- KIZMAK ile "BOZULMAK"


- KIZMAK ile/değil DOĞRUDAN SÖYLEMEK

( [not] TO GET ANGRY vs./but TO SAY DIRECT )


- KIZMAK ile/ve/değil/yerine GÜCENMEK


- KIZMAK ile HOMURDANMAK

( TO GET ANGRY vs. TO GRUMBLE )


- KIZMAK ile/ve KINAMAK


- KIZMAK ile KISMAK


- KIZMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK

( Isıtılan ya da ısınan bir nesnenin sıcaklığının çok artması. | At, eşek vb. hayvanların çiftleşme istemesi, kösnümek. | Dişi kuşların zamanı gelip kuluçkaya yatma isteği göstermesi. | Öfkelenmek, sinirlenmek. İLE Yüksek bir dereceyi bulmak, çok ısınmak. İLE Bitkilerin, ıslaklık ve mikropların etkisi altında çürürken ısınması. İLE Hayvan, eş isteme zamanı gelmek, kösnümek. İLE Zorlu, sert, kızışık bir durum almak, şiddetlenmek, artmak. | Hızlanmak, hareketlenmek. )


- KIZMAK ile KIZMACA


- KIZMAK ve ÖNEMSEMEK


- KIZMAK ile RAHATSIZ OLMAK


- KIZMAK ile/ve/değil/yerine SİTEM[Fars.] (ETMEK)

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Birine, yaptığı bir hareketin ya da söylediği sözün, üzüntü, alınganlık, kırgınlık vb. duygular uyandırdığını, öfkelenmeden belirtme. )


- KIZMAK ile/ve/<> "TAPASI ATMAK"


- KIZMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÜZÜLMEK


- KIZMAZ, AHMET NABİ (ÇORUM, 1946) :

( Sarıyer/Yenimahalle'de ikamet etmektedir. İlk, orta ve liseyi Çorum'da tamamladı. İ.Ü. Tıp Fakültesinden 1972'de mezun oldu. Almanya'da Erlanger Ünriversitesinde Cerrahi dalında çalıştı. Yurda döndükten sonra Beyoğlu Hastanesinde asistanlığını tamamladı. Tiroit hastalıkları ve cerrahi üzerinde çalışmalarını devam ettirdi. Tez çalışmasını Cerahpaşa Tıp Fakültesi Endoksin ve Cerrahi Anabilim dalında gerçekleştirdi. 1982'de genel cerrahi uzmanı oldu. Karabük Sigorta Hastanesinde cerrahi uzmanı, İstanbul İstirnye Hastanesinde ve İstinye Devlet hastanesinde Başhekim yardımcısı olarak çalıştı. Taksim İlk Yardım Eğitim ve Araştırma Hastanesi Cerrahi Servisinde, daha sonra da Sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesinde çalıştıktan sonra tekrar Haydarpaşa Numune Eğıitim Hastanesine döndü. 1999'da İstinye Devlet Hastanesine Baştabib atandı. Emekli olduktan (2003) sonra değişik özel hastanelerde çalıştı. Pek çok akademik çalışmalarda bulundu, mesleki toplantılara katıldı. )


- Kısaca DİNLE!!! (Kısaca olmadı fakat) Kısaca olmasa da DİNLE!!!


- KJELDAHL FLASK[İng.] ile/değil/yerine/= KJELDAHL BALONU


- KJELDAHL METHOD[İng.] ile/değil/yerine/= KJELDAHL YÖNTEMİ


- KKDS/CLINICAL DECİSION SUPPORT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= KLINİK KARAR DESTEK DÜZENİ


- KLAN[Fr.]/SEMİYE[Osm. < Ar.] ile SOP

( Toplumun ilk ve en basit biçimi/türü. )


- KLARNET ile/ve SERKAN ÇAĞRI SOL KLARNET/İ


- KLARNET ile/ve/< ŞİLAMO

( 1690'da oluşmuştur. İLE/VE/< Şilamo, klarnetin önceki/ilk halidir. )


- KLAS[Fr. < CLASSE] değil/yerine/= SINIF


- CLASSICAL FIELD THEORY[İng.] / THÉORIE CLASSIQUE DU CHAMP[Fr.] ile/değil/yerine/= KLASİK ALAN KURAMI


- KLASSISCHE FELDTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASİK ALAN TEORİSİ


- KLASİK DÖNEM ANLAYIŞI ile MODERN DÖNEM ANLAYIŞI


- CLASSICAL PHYSICS[İng.] ile/değil/yerine/= KLASİK FİZİK


- KLASİK FİZİK ile/||/<> KUANTUM MEKANİĞİ

( Klasik fizik makroskopik nesnelerin davranışını açıklarken İLE kuantum mekaniği atomik ve subatomik parçacıkların davranışını açıklar )

( Max Planck tarafından 1900 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1858-1947) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Kuantum teorisi, Planck sabiti) (Nobel: 1918) )


- KLASİK FİZİK ile/||/<> MODERN FİZİK (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Klasik makro dünya, modern mikro ve yüksek hız fiziğidir )

( Formül: Newton İLE Einstein/Planck )


- KLASİK GELENEKTE ve MODERN GELENEKTE

( Mantık + Dil Felsefesi. VE Mantık + Matematik. )

( ... VE 1860 sonrası. )


- KLÂSİK GİTAR ile/ve AKUSTİK GİTAR


- KLASİK İLE MODERN İLE KUANTUM İLE RELATİVİSTİK ile/||/<> FİZİK DALLARI

( Fiziğin ana alanları. )

( Formül: ℏ İLE c sabitleri )


- KLASİK İLE RELATİVİSTİK İLE KUANTUM ile/||/<> FİZİK PARADİGMALARI

( Üç temel fizik anlayışının karşılaştırması. )

( Formül: E = mc² İLE ΔxΔp ≥ ℏ/2 )


- CLASSICAL CONDUCTIVITY THEORY[İng.] / THÉORIE CLASSIQUE DE LA CONDUCTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KLASİK İLETKENLİK KURAMI


- KLASSISCHE LEITFÄHIGKEITSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASİK İLETKENLİK TEORİSİ


- KLASİK KİMYA ile/||/<> KUVANTUM KİMYASI

( )

( Bilinmiyor tarafından keşfedildi/formüle edildi. )


- KLÂSİK KİTAP ile DERS KİTABI


- KLASİK KOŞULLANMA ile/ve BİLİŞSEL KOŞULLANMA


- KLASİK MANTIK ile/||/<> BULANIK MANTIK

( Klasik mantık kesin doğru/yanlış değerleri kullanırken İLE bulanık mantık 0-1 arasında derecelendirilmiş üyelik değerleri kullanır )

( Formül: μ(x) ∈ [0 ile1] )

( Lotfi A. Zadeh tarafından 1965 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1921-2017) (Ülke: Azerbaycan/ABD) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Bulanık mantık, bulanık kümeler) )


- KLÂSİK MANTIK ile/ve MODERN MANTIK

( Dile dayalı kavram, tanım, önerme ve çıkarımı esas alır. İLE/VE Simgelere dayalı önerme ve çıkarımı esas alır. )

( )


- KLASİK MANTIK ile/||/<> MODERN MANTIK

( Klasik mantık Aristoteles mantığı İLE modern mantık sembolik mantıktır. Klasik mantık doğal dil ile İLE modern mantık matematiksel gösterimle çalışır. Klasik mantık üç temel yasa İLE modern mantık önerme ve yüklem mantığı içerir. )

( Gottlob Frege tarafından 1879 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1848-1925) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik, Mantık, Felsefe) (Önemli katkıları: Modern mantığın kurucusu, önerme mantığı, yüklem mantığı, anlam ve gönderim ayrımı, matematiksel mantık gösterimi) )


- KLASİK MEKANİK/"FİZİK" ile/ve/||/<>/> KUVANTUM MEKANİĞİ/"FİZİĞİ"

( Bağımsız nesne. İLE/VE/||/<>/> Bağımlı enerji. )

( Sürekli zaman. İLE/VE/||/<>/> Süreksiz an. )

( Sürekli mekân. İLE/VE/||/<>/> Süreksiz olasılık. )

( Belirlilik. İLE/VE/||/<>/> Belirsizlik. )

( Yerellik. İLE/VE/||/<>/> Tümellik. )

( Nedensellik. İLE/VE/||/<>/> Bütünsellik. )

( Bağımsız ölçüm. İLE/VE/||/<>/> Bağımlı ölçüm. )

( Mantık.[0 | 1 (ya / ya da)] İLE/VE/||/<>/> Eytişimsel mantık. [hem, hem de | ne, ne de] )

( 1900 - MAX PLANCK
["Kuvantum Kuramı"nı geliştirdi ve Termodinamik yasaları üzerine çalıştı. Kendi adıyla bilinen "Planck sabiti"ni ve "Planck ışınım yasası"nı buldu.] )

(

Max Planck, Albert Einstein,
Niels Bohr, Louis de Broglie,
Max Born, Paul Dirac,
Werner Heisenberg, Wolfgang Pauli,
Erwin Schrödinger, Richard Feynman )

( Makroskopik nesnelerin devimini inceleyen fizik dalı. İLE/VE/||/<>/> Mikroskopik parçacıkların davranışını inceleyen fizik dalı. )


- CLASSICAL MECHANICS[İng.] / MÉCANIQUE CLASSIQUE[Fr.] / KLASSISCHE MECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASİK MEKANİK


- KLASİK MEKANİK ile/ve/||/<> KLASİK GÖRELİ MEKANİK


- KLÂSİK NEDENSELLİK (ELEŞTİRİSİ) ile/ve MODERN NEDENSELLİK (ELEŞTİRİSİ)


- PSİKANALİZ:
KLASİK ile/ve/||/<> İLİŞKİSEL


- KLASİK REALİZM ile NEO REALİZM


- CLASSICAL APPROXIMATION[İng.] / APPROXIMATION CLASSIQUE[Fr.] / KLASSISCHE NÄHERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASİK YAKLAŞIM


- KLASİK ile/ve/=/||/<> ALGI KÖRLÜĞÜ OLUŞTURMAYAN


- KLASİK ile/değil ANTİK/A

( [not] CLASSIC vs. ANTIQUE )


- KLASİK ile/ve/>< BAROK

( ... İLE/VE/>< Motif, hareket ve gerilim ağırlıklıdır. )

( Heinrich Wölfflin Kuramsallığı ile... * ÇİZGİSELLİK/LINEAR[İng., Alm.] ile/ve/>< GÖLGESELLİK/PAINTERLY[İng.]/MALERISCH[Alm.] * DÜZLEMSELLİK/PLANE[İng.]/FLÄCHE[Alm.] ile/ve/>< DERİNLİK/RECESSION[İng.]/TIEFE[Alm.] * KAPALI BİÇİM/TECTONIC FORM[İng.]/GESCHLOSSEN[Alm.] ile/ve/>< AÇIK BİÇİM/A-TECTONIC FORM[İng.]/OFFEN[Alm.] * ÇOKLUK(ÇOKLUKTAKİ BİRLİK)/MULTIPLICITY[İng.]/VIELHEIT[Alm.] ile/ve/>< BİRLİK(TEKLİKTEKİ BİRLİK)/UNITY[İng.]/EINHEIT[Alm.] * AÇIKLIK/APAÇIKLIK/ABSOLUTE CLARITY[İng.]/KLARHEIT[Alm.] ile/ve/>< GÖRECE AÇIKLIK/RELATIVE CLARITY[İng.]/UNKLARHEIT UND BEWEGTHEIT[Alm.]
"XVI. yy." İLE/VE/>< "XVII. yy." )


- KLASİK ile/ve/> BAROK ile/ve/> ROKOKO[Fr.]

( ... İLE/VE/> ... İLE/VE/> XVIII. yüzyılın başında, Fransa'da çok geçerli olan, kavisli çizgileri bol, gösterişli bir bezeme biçemi. | Bu biçimde olan eşya/mobilya, tasarım. )

( XVI. yüzyıl. ile/ve/> XVII. yüzyıl. ile/ve/> XVIII. yüzyıl. )


- KLASİK ile GELENEKSEL

( CLASSIC vs. TRADITIONAL )


- KLASİK ile/ve/değil/yerine/<> GELENEKSEL

( CLASSICAL vs./and TRADITIONAL )


- KLASİK ile/ve/değil/yerine KADÎM

( Her dönem geçerli olan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE ... )

( [not] CLASSICAL vs./and/but ANCIENT
ANCIENT instead of CLASSICAL )


- KLASİK ile KLASİSİZM[Fr. < CLASSICISME]

( Üzerinden çok zaman geçtiği hâlde değerini yitirmeyen, türünde örnek olarak görülen yapıt. | XVII. yüzyıl Fransız dili, sanatı ve yazarları ile ilgili olan. | Alışılmış. | Sanatta kuralcı. | Kökleşik. | Eski Yunan, Roma ve XVII. yüzyıl Fransız sanatıyla ilgili sanatçı ya da yapıt. | Eski Yunan ve Roma çağı dili ve sanatı ile ilgili olan. İLE Eski Yunan, Roma sanatından, yazınından kaynaklanan, XVII. yüzyılda Fransa'dan yayılan sanat ve yazın çığırı. )


- KLASİK ile/değil KLİŞE


- KLASİK ile KLOSTROFOBİK

( CLAUSTRAL vs. CLAUSTROPHOBIC )

( صومعه نشين ile تنگنا ترس )

( SOME NESHYNE ile TANGNA TARS )


- KLASİK ile MODERN

( Evrensel. İLE Bireyde. )

( CLASSIC vs. MODERN )


- KLASİKLEŞMEK ile KLASİKLEŞTİRMEK ile KLASİK/LİK


- KLASMAN[Fr. < CLASSEMENT] değil/yerine/= BÖLÜMLEME, SINIFLAMA, TASNİF


- CLAUSIUS[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASUS


- CLATHRATE COMPOUNDS[İng.] / CLATHRATE COMPOSÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KLATRAT BİLEŞİKLERİ


- KLAVYE KULLANIMI(/CISI) ile FARE KULLANIMI(/CISI)

( Üretim/üret[k]en. İLE Tüketim/tüket[k]en. )

( Büyük Harf[Caps Lock] tuşu aktifken [AltGr + Q] işaretini çıkartamazsınız. )


- KLAVYE ile KLAVYELİ ile KLAVYESİZ


- KLAVYE ile/ve/||/<>/> MEKANİK KLAVYE


- KLEIN'S LIQUID[İng.] ile/değil/yerine/= KLEİN SIVISI


- KLEMME[Alm.] ile/değil/yerine/= KLEMM


- KLESHA ile/||/<> TRİSHNA ile/||/<> İKHA

( Zincirler, kirlilikler, tutkular, duygusal psişik bulaşıklıklar. @@ Tutkular, aşırı istekler, yaşam için duyulan doyumsuzluk. @@ İstek, arzu. )


- KLESHA(/KİLESA) ile ...

( Zincirler, kirlilikler, tutkular, duygusal psişik bulaşıklıklar. )


- KLİAD ile/||/<> GRADDE

( Kliad evrimsel grup İLE gradde gelişim seviyesi. )

( Formül: Evolutionary İLE developmental )


- KLİN ile/||/<> ANHEDONİ[İng. ANHEDONIA] ile/||/<> ÇİFT SARMAL[İng. DOUBLE HELIX] ile/||/<> DOĞAL ÖLDÜRÜCÜ HÜCRELER[İng. NATURAL KILLER CELLS] ile/||/<> DOĞRULUĞA UYGUNLUK KURAMI[İng. CORRESPONDENCE THEORY OF TRUTH] ile/||/<> HİDROJEN BAĞI[İng. HYDROGEN BOND]

( Bir genotipte ya da fenotipin coğrafi değişime paralel olarak görülen sistematik değişimi. @@ Eskiden keyif alınan aktivitelere olan ilginin azalması ve zevk alma yeteneğinin azalması. Anhedoni, depresyon, şizofreni ve diğer bazı akıl hastalıklarının temel klinik özelliklerinden biri. @@ Birbirine burgulu bir biçimde bağlanan iki doğrusal yapı bloğudur. Merdiven şekline benzetilmektedir ve moleküler biyolojide DNA'ya atfedilmektedir. @@ Hızlıca salgıladıkları sitokinlerle kemokinlerle ve infekte konak gözelerini doğrudan öldürebilme yetenekleri ile konak savunmasına katılan gözelerdir. Dentritik gözelerle birlikte patojenlere karşı oluşan adaptif immün yanıtı şekillendirirler ve otoimmün hastalıkların oluşmasında ve klinik seyirlerinde etki gösterirler. @@ Geleneksel bilgi tanımının üç koşulundan ilki olan Doğruluk Koşulu, geleneksel olarak gerçeklik ya da olguya uygun olma anlamına gelir. Epistemolojide doğruluk ile ilgili ifadeler zihinsel yapı ve özelliklerden değil, zihnimizden bağımsız varlıklarla ifadelerimizin uygunluğu anlamına gelir. Burada doğrunun, olgularla tekabül etme ilişkisine dayanan tekabüliyet/benzeşme (correspondence) kuramını varsaymaktayız. Bu kuramdan yola çıkacak olursak, doğru olmayan şey bilinemez; bu açıdan bilginin ilk koşulu tanımlamış olur. Bu koşulu daha iyi anlamak adına şu soruyu kendimize tekrar sorabiliriz; “Doğru olmayan şey bilinebilir mi?”, “Bildiğimizi iddia ettiğimiz şeyin doğru olmaması mümkün mü?”. Çoğu epistemolog için iki sorunun cevabı da “Hayır.” şeklindedir. Çoğu epistemolog için bilinen, bilme eyleminin diğer tarafından bulunan belirli türden bir gerçeklik varsayılmalıdır. Çünkü çoğu zaman x’i bilmek türünden bir eylem, belirli bir tür gerçekliği (x’in kendisini ya da x’i bilen öznenin kendisini) varsayar. Birşeyin doğru olduğunu iddia ederken ya da doğruluğa uygunluk kuramı ile düşünürken kast ettiğimiz çoğu zaman şudur: ifade ettiğimiz önerme (önerme doğru ya da yanlış olabilen yargı cümleleridir lütfen unutmayın), işaret ettiği nesneye uygunluk sergiler. Yani “Duvar beyazdır” dediğim zaman, bu yargı bildiren cümle; yani önerme, eğer duvar beyaz ise işaret ettiğini nesneye uygundur. Öyleyse “Duvar beyazdır” önermesi doğrudur ve doğruluğu uygunluk kuramına uygundur. @@ Hidrojen bağı, elektronlar için yüksek afiniteye sahip bir çift atom arasında bulunan bir hidrojen atomunu içeren etkileşim; böyle bir bağ, iyonik bir bağ ya da kovalent bağdan zayıf ancak van der Waals kuvvetlerinden daha güçlüdür. Hidrojen bağları, farklı moleküllerin atomları arasında ya da aynı molekülünün farklı bölgelerinde olabilir. Yapısındaki hidrojen bağları sebebiyle su, kendi büyüklüğündeki bir molekül için beklenenden çok daha geniş sıvı faz yelpazesine sahiptir. Doğrusal protein molekülündeki amino asitler arasındaki hidrojen bağları, proteninin işlevsel konfigürasyonuna katlanma şeklini belirler. DNA'nın iki ipliği üzerindeki nükleotidlerdeki azotlu bazlar (sitozinli guanin çiftleri, timinli adenin) arasındaki hidrojen bağları, genetik bilginin aktarımı için çok önemli olan çift sarmal yapısına neden olur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KLİNİK BİBLİYOTERAPİ ile/ve/||/<> GELİŞİMSEL BİBLİYOTERAPİ


- KLİNİK BİYOKİMYA ile MOLEKÜLER TIP

( Hastalıkları teşhis ve tedavisinde kullanılan biyokimyasal yöntemleri inceleyen bir bilim dalı. İLE Moleküler düzeyde hastalıkların teşhisi ve tedavisi ile ilgilenen bir tıp dalı. Bu iki dalın kesiştiği noktada, genetik testler ve moleküler ilaçlar geliştirilmektedir. )


- KLİNİK PSİKOLOJİ ile/ve/değil/||/<> PSİKOPATOLOJİ