Altı(6) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 40.386 başlık/FaRk ile birlikte,
40.386 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(64/163)
- HYDROGEN ION, PROTON[İng.] / PROTON[Fr.] / WASSERSTOFFION[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN İYONU, PROTON
- HYDROGEN LASER[İng.] / LASER À HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN LAZERİ
- HYDROGEN MASER[İng.] / MASER À HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFMASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN MAZERİ
- HYDROGEN OXIDE, WATER[İng.] / WASSERSTOFFOXYD, WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN OKSİT, SU
- HYDROGEN CYANIDE LASER[İng.] / LASER À CYANURE D'HYDROGÈNE[Fr.] / WASSERSTOFFCYANIDLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN SİYANÜR LAZERİ
- HYDROGEN SULFIDE, HYDROGEN SULPHIDE[İng.] / HYDROGÈNE SULFURÉ[Fr.] / SCHWEFELWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN SÜLFÜR
- HYDROGÉNATION[Fr.] ile/değil/yerine/= HİDROJENEME
- HYDROCARBON, CARBON HYDRIDE[İng.] / HYDROCARBURE, CARBURE D'HYDROGÈNE[Fr.] / KOHLENWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROKARBON, KARBONHİDRÜR
- HİDROKARBON ile İŞLEVSEL ÖBEK/FONKSİYONEL GRUP
( Sadece hidrojen ve karbon içeren bileşikler. İLE Bir molekülün kimyasal özelliklerini belirleyen atom ya da atom öbekleri. )
- HİDROKARBON ile PARAFİN[Fr. < Lat.]
( ... İLE Katran, petrol, neft gibi maddelerden çıkarılan, katı, beyaz, yarı saydam, buharı parlak bir alevle yanan, kimyasal etkenlere karşı ilgisiz, katı hidrokarbon. )
- HYDROLOGIC CEMENT[İng.] / HYDROLISCHER ZEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROLİK ÇİMENTO
- HYDROLOGIC PRESS[İng.] / HYDROLISCHE PRESSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROLİK PRES
- HİDROLİK ile MAÇUNA[İt.]
( ... İLE Buharla çalışan, ağırlık kaldırma makası. )
- HİDROLOJİ[Fr. < HYDROLOGIE] değil/yerine/= SU BİLİMİ
- HYDROMECHANICS[İng.] / HYDROMÉCANIQUE[Fr.] / HYDROMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROMEKANİK
- HYDROMETALLURGY[İng.] / HYDROMÉTALLURGIE[Fr.] / HYDROMETALLURGIE, NASSMETALLURGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROMETALURJİ
- HYDRONE[İng.] ile/değil/yerine/= HİDRON
- HİDROSFER[Fr. < HYDROSPHÈRE] değil/yerine/= SU YUVARI
- HİDROSTATİK BASINÇ/HYDROSTATIC PRESSURE[İng.] değil/yerine/= SU BASINCI
- HYDROSTATIC PRESSURE[İng.] / PRESSION HYDROSTATIQUE[Fr.] / HYDROSTATISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSTATİK BASINÇ
- MUVÂZENE-İ MÂYİAT[Osm.] / HYDROSTATICS[İng.] / HYDROSTATIQUE[Fr.] / HYDROSTATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSTATİK
- HYDRIDE[İng.] / HYDRURE[Fr.] / HYDRID[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRÜR
- HIE/HEALTH INFORMATION EXCHANGE[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİSİ ALIŞVERİŞİ
- HIFZ[Ar.] ile HİMÂYE[Ar.]
- HIFZ[Ar.] ile HIRÂSE[Ar.]
- HIFZISSIHHA[Ar.]/SANİTASYON/SANITATION[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK KORUMA, SAĞLIKLAMA
- HİGGS BOZONU ile/||/<> DİĞER BOZONLAR
( Higgs skaler spin-0 kütle veren, diğerleri vektör spin-1. )
( Formül: Yukawa coupling )
- HIGGS BOZONU ile/ve/||/<> GRAVITON
( Standart Model'deki fermiyonlara kütle kazandırmak için var olduğu öne sürülmüş, spini 0 olan parçacık. [H ya da h olarak kısaltılır.][Peter Higgs, Gerald Guralnik, Richard Hagen, Tom Kibble, François Englert ve Robert Brout tarafından 1960'larda öne sürülen ve 04 Temmuz 2012'de, CERN'deki araştırmalarda, özellikleri Higgs bozonuna benzeyen bir parçacığın gözlemlenmesiyle 2013 yılının Mart ayında kütlesi yaklaşık 125 GeV/c2 olan bir parçacık gözlemlediklerini ve ayrıntılı çözümlemelerin, bu parçacığın bir Higgs bozonu olduğunu gösterdiğini açıkladılar.] İLE/VE/||/<> Günümüze kadar varolduğu kanıtlanamamış, kütleçekim kuvvetini ilettiği varsayılan, sanal bir parçacık. [Genel Görelilik kuramının önemli bir parçasıdır. Graviton'un varoluşu, etkileri sayesinde bilinmektedir fakat onu ölçmek ya da gözlemlemek olanaksızdır.] )
- HIGGS PARÇACIĞI/BOZONU ile/ve/||/<>/> PENTAKUARK
( Ayrıntılar için burayı tıklayınız... )
( Sayın Haluk Berkmen'in yazısını okumak için burayı tıklayınız... )
- HIGGS / HICKS(-KALDOR)
- HIGH FREQUENCY RECOMBINATION[İng.] değil/yerine/= HFR (YÜKSEK FREKANSLI REKOMBİNASYON)
( Kromozomuna F etmeni entegre edilmiş bakteri gözesi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HIGH-THROUGHPUT ile/||/<> MATERIALS GENOME ile/||/<> INVERSE DESIGN ile/||/<> MALZEME KEŞFİ
( Hızlandırılmış malzeme geliştirme. )
( Formül: Structure → Property → Performance )
- HIGH :/yerine YÜKSEK
- HİGHER CATEGORY ile/||/<> CLASSICAL CATEGORY
( Higher category n-morphism içeren genelleştirilmiş kategoriyken İLE classical category sadece 1-morphism içerir )
( Formül: (∞ ile1)-category )
- HIGHEST USEFUL MAGNIFICATION[İng.] değil/yerine/= İŞE YARAR AZAMİ BÜYÜTME
( Bir teleskobun bozuk bir görüntü vermeden ideal koşullarda yapabileceği maksimum büyütme miktarı. Teleskobun açıklığının milimetre cinsinden 2 katı, inç cinsinden 50 katı alınarak yaklaşık biçimde hesaplanabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HIGHLY :/yerine OLDUKÇA
- HIGHWAY :/yerine OTOYOL
- HİJYEN/HYGIENE[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK KORUMA BİLGİSİ
- HİJYEN ile/ve/||/<> STERİL
( Sağlıklı, temiz. İLE/VE/||/<> Mikropsuz, fazlalıktan arın(dırıl)mış. )
- HİJYEN[Fr./İng. HYGIÈNE < Yun.]["HİİJEN" değil!] ile TEMİZLİK
( Sağlık bilgisi/koşulları. İLE Sağlıklı olmayı/kalmayı devam ettirmek üzere sağlanması ve sürdürülmesi gereken eylem/tutum. )
( Ameliyat ya da açık yara gibi bazı ileri durumlar ve yapılacak incelikli işler için koşulların/araçların temiz olması yeterli değildir. )
( HYGIENE vs. CLEANLINESS )
( ... ile NEZÂFET )
- HİKÂYE ETMEK değil/yerine/= ÖYKÜLEMEK
- HİKÂYE ile BOŞ
- HİKÂYE ile/ve FASA FİSO
- HİKÂYE ile/||/<> KISSA
- HİKÂYE[Ar.] değil/yerine/= ÖYKÜ
- HİKAYELEMEK ile HİKAYELEŞTİRMEK ile HİKAYE ile HİKAYECİ/LİK ile HİKAYELİ ile HİKAYESİZ ile HİKAYE BİRLEŞİK ZAMANI
- HİKEM ile HİKEMİ
- HİKMET:
İLİM ile/ve/||/<> AMEL (UYUMLULUĞU)
- HİKMET ve/||/<> DENGE/İTİDAL
- HİKMET ile/ve/<> HAKK
- HİKMET ile HİKMETLİ
- HİKMET ile/ve/> İFFET ile/ve/> CESÂRET/ŞECAAT ile/ve/> ADÂLET
( Aklın dengeliliği/îtidali. İLE/VE/> Şehvetin dengeliliği/îtidali. İLE/VE/> Öfkenin dengeliliği/îtidali. =/> HİLÂFET, HİDÂYET ve KEMÂLÂT'a eriştirir. )
( Hikmetin dili, simge ve sükûttur. )
( [ucları(tefrit-ifrat)] BİLGİSİZLİK/CEHÂLET >< BİLGİÇLİK/MALÛMATFURUŞLUK ile/ve/> İLGİSİZLİK/İSTEKSİZLİK >< AZGINLIK ile/ve/> KORKAKLIK/KABALIK >< KAHRAMANLIK )
- HİKMET ile/ve/||/<> İLLET ile/ve/||/<> SEBEP
( Teoloji/de. İLE/VE/||/<> Ontolojik metafizik/te. | Numenal. İLE/VE/||/<> Fizik/te. Fenomenal. )
( Theology. VS./AND/||/<> Ontological metaphysics. | Numenal. VS./AND/||/<> Physics. Phenomenal. )
( WISDOM vs./and/||/<> CAUSE vs./and/||/<> REASON )
- HİKMET ile/ve LÜTÛF
- HİKMET ve/||/<>/< MERHAMET
- HİKMET ile NUTUK
- HİKMET ile SEBEP
- HİKMET ve/<> TABİAT
( Ancak, hayvanlar hikmet aramaz. )
( WISDOM and/<> NATURE )
- HİKMET = TEMİZLİK
- HİKMET ve VECD ve İSTİĞRAK
( Tasavvufun başı kalbî sezgi, sonu herşeyi kaplayan ilâhi irfan ve sevgidir. )
( Hikmet, boş midelere iner. )
- HİKMET-İ AMELİYE ile/ve HİKMET-İ ÂLİYE
- HİLAF ile HİLAL ile HİLAT ile HİLALİ ile HİLAFSIZ ile HİLAFSIZCA
- HİLÂFET ile İMÂMET
- HİLÂFET-İ KÂMİLE ile HİLÂFET-İ NÂKISA
- HİLÂL değil/yerine/= YENİAY/AYÇA
( Hilâl. | Bayrak ve sancak direklerinin tepesindeki pirinçten yapılmış ay yıldızlı süs, alem. )
- HİLÂLÎ ile/||/<> İHLÎLÎCÎ
( Hilâl biçimi. İLE/||/<> Oval. )
- HİLBERT İLE BANACH İLE FRÉCHET İLE SOBOLEV ile/||/<> FONKSİYON UZAYLARI
( Sonsuz boyutlu vektör uzayları. )
( Formül: ⟨f ileg⟩ = ∫f̄g dx )
- HİLBERT UZAYI ile/||/<> BANACH UZAYI
( Hilbert uzayında iç çarpım tanımlıdır İLE Banach uzayında sadece norm vardır )
( Formül: ||x|| = √⟨x ilex⟩ (Hilbert) İLE ||x|| normu (Banach) )
( David Hilbert tarafından 1899 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1862-1943) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Hilbert uzayı, 23 problem) )
- HILBERT SPACE[İng.] / ESPACE D'HILBERT[Fr.] / HILBERTRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HİLBERT UZAYI
- HILDEBRAND FUNCTION[İng.] / FONCTION DE HILDEBRAND[Fr.] ile/değil/yerine/= HİLDEBRAND İŞLEVİ/FONKSİYONU
- HİLE[Ar. çoğ. HİLEL] ile/ve/<> DESİSE[Ar.]
( ... İLE/VE/<> Hile, oyun, el altından yapılan iş. )
( FENT )
- HİLE[Ar.]/DESİSE[Ar.]/FENT[Fars.]/DEK[Fars.]/ENTRİKA[Fr. < INTRIGUE] değil/yerine/= DOLAN/AYAK OYUNU/DALAVERE
- HİLE ile HİLECİ/LİK ile HİLELİ ile HİLESİZ/LİK ile HİLELİ İFLAS
- [ne yazık ki]
!HİLE[Ar.] ile !ŞİKE[Fr. CHIQUE]
( Birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen, dolap, oyun, ayak oyunu, alavere dalavere, desise, entrika. | Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma. İLE Bir spor karşılaşmasının sonucunu değiştirmek için maddi ya da manevi bir çıkar karşılığı varılan antlaşma. | Bir çıkar karşılığı, uzlaşarak bir iş yapma, aldatma. )
( MADİK ile ... )
- HÎLE[Ar.] ile TEDBÎR[Ar.]
- HİLKAT ile HİLKAT GARİBESİ
- HİLKAT değil/yerine/= YARATILIŞ
- HİMAYE ile HİMAYECİ/LİK ile HİMAYESİZ/LİK
- HİMÂYE ile/değil/yerine İDÂRE
- HİMÂYE[Ar.] değil/yerine/= KORUMA/GÖZETME/ESİRGEME/KORUYUCULUK/GÖZETİM
- HİMÂYE/T ile/ve/||/<>/>/< HÂMİ
( Koruma, kollama. İLE/VE/||/<>/>/< Koruyucu. )
( Hâmisi olmadığımız hiçbir alanın himâyesinde olamayız. )
- HIMBILLAŞMAK ile HIMBIL/LIK
- HİMEM[< HİMMET] -ile
( GAYRETLER, EMEKLER, ÇALIŞMALAR | ERMİŞLERİN MÂNEVÎ YARDIMLARI )
- HİMMET[çoğ. HİMEM] -ile
( GAYRETLİ ÇALIŞMA, ÇABALAMA | Mânen yardım etmek, çalışma, gayret etme. )
- HİMMET ile/ve/<>/< HİKMET ile/ve/<>/< HİZMET
( Yardım. İLE/VE/<> Bereket. İLE/VE/<> İç yardım. )
( İSLÂM: Allah'ın emirlerine tâzim, kullarına hizmet. )
( BABA, HİMMET! OĞLUM, HİZMET! )
( BİN'E HİZMET, BİR'DEN HİMMET )
( GÖRÜNMEYENE HİZMET
GÖRÜNENDEN HİZMET
[GÖRÜNENE HİZMET, GÖRÜNMEYENDEN HİMMET] )
( Onu bile, kurtuluşa erdirmek üzere hizmet et! )
( Hizmet edersen, himmet edilirsin! )
- HİMMET ile KERÂMET
- HİMMET ile/ve ŞEFAAT
- HİMMET ile/ve TEŞVİK
- HIMSS/HEALTHCARE INFORMATION AND MANAGEMENT SYSTEMS SOCIETY[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİ VE YÖNETİM SİSTEMLERİ DERNEĞİ
- HINBIL ile/değil HIMBIL
( Şişman ve uyuşuk kişi. | Aciz, zavallı. | Bir çeşit iskambil oyunu. İLE/DEĞİL Hizmetçi. | Eşek. )
- HİNDİ:
turkey ile/||/<> PERU ile/||/<> ETİYOPYA KUŞU ile/||/<> BUKALEMUN ile/||/<> FRANSIZ KIZI/ĞALOPÛLÂ ile/||/<> TACCHINO[: Kuş.]
( Türkçe'de
İngilizce'de. İLE/VE/||/<> Portekizce'de. İLE/VE/||/<> Arapça'da. İLE/VE/||/<> Farsça'da. İLE/VE/||/<> Yunanca'da. İLE/VE/||/<> İtalyanca'da. )
- HİNDİSTAN CEVİZİ TİPİ ile/yerine ŞEFTALİ TİPİ
( Dıştan sert görünen fakat içi boş olan. İLE/YERİNE Dıştan yumuşak görünen fakat içi sağlam olan. )
- HİNDİSTAN CEVİZİ ile MÜSKAT(< MUSKAT)
( ... İLE Küçük hindistan cevizi. )
- HİNDİSTAN ve/<> SRİ LANKA[< SEYLAN]
( Hindistan Yarımadası'ndan, Palk Boğazı ile ayrılan Sri Lanka, yarımadaya, "Âdem'in Köprüsü" denilen mercan adalarıyla bağantılıdır. VE/<> Önceki adı Seylan olan Sri Lanka, Sinhala dilinde, "pırıl pırıl parıldayan ülke" anlamına gelmektedir. )
( ... VE/<> Budizm'in önemli hac merkezlerinden biridir. )
( ... VE/<> Yakut'u ile de ünlüdür. )
- HİNDİSTAN'DA ÖTEN HOROZUN SESİ KULAĞIMIZDADIR ile/ve/<> BİR YILDIZ KAYSA DİŞİM AĞRIR
- HINSIR/HINSAR[Ar.] ile HINSÎR[Ar.]
( Serçe parmak. İLE Alçak. )
- HİNT İNCİRİ ile KAVAK İNCİRİ
( Kaktüsgillerden, yaprakları etli ve yayvan dikenli bir bitki. | Bu bitkinin, kalın ve dikenli kabuğu olan tatlı yemişi. İLE Açık mor renkli bir tür incir. )
( OPUNTIA FICUSINDI cum ... )
- HİNT KAMIŞI ile SU KAMIŞI ile ŞEKER KAMIŞI
( Bambu. İLE Hasır otu. İLE Buğdaygillerden, çiçekleri salkım durumunda başakçıklar oluşturan, 10 metreye kadar uzayabilen, öz suyundan şeker çıkarılan bir bitki. )
- HİNT OKYANUSUNDA:
ANDAMAN DENİZİ ile/ve/||/<> MALAKKA BOĞAZI ile/ve/||/<> MARTABAN KÖRFEZİ ile/ve/||/<> BENGAL KÖRFEZİ ile/ve/||/<> KANBAY KÖRFEZİ ile/ve/||/<> KUÇ KÖRFEZİ ile/ve/||/<> UMMAN DENİZİ ile/ve/||/<> UMMAN KÖRFEZİ ile/ve/||/<> BASRA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> YEMEN DENİZİ ile/ve/||/<> ADEN KÖRFEZİ ile/ve/||/<> KIZILDENİZ ile/ve/||/<> MOZAMBİK KANALI ile/ve/||/<> SOFALA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> DELAGOA KÖRFEZİ
- INDIAN YELLOW[İng.] / JAUNE DE COBALT, JOUNE DES INDES[Fr.] ile/değil/yerine/= HİNT SARISI
- CASTOR OIL[İng.] ile/değil/yerine/= HİNT YAĞI
- HİNT ile HİNT OKYANUSU ile BALIKOTU ile LOBUT ile HİNTLİ VERİCİ
( INDIAN vs. INDIAN OCEAN vs. INDIAN BERRY vs. INDIAN CLUB vs. INDIAN GIVER )
( هندي ile سرخپوست ile هندوستاني ile ماهي زهره ile ميل زورخانه ile بخشنده دون ile اقيانوس هند )
( NPANDY ile SARKHAPUST ile هندوستاني ile MAHY ZAHAREH ile MYLE ZURKHANEH ile BAKHSHANDEH DON ile EGHYANOS NPAND )
- HINZIR[Ar.] ile/değil HAYLAZ
( Yaramaz, haylaz. | Katı yürekli, kötü düşünen, gaddar. | Kurnaz, içten pazarlıklı olan. | Domuz. İLE/DEĞİL Hoşa gitmeyen davranışlarda bulunan kişi. | Çalışma gücü varken çalışmayan, aylaklık eden. )
- HIP DISLOCATION[İng.] değil/yerine/= KALÇA ÇIKIĞI
( Kalça eklemlerinin birinin ya da ikisinin anormal gelişmesi durumu. Manşon bağlantısı kısmi ya da hiç oluşmamış olabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HİPER TANSİYON[İng./Fr. < TENSION] değil/yerine/= YÜKSEK KAN BASINCI
- HİPER- ile HİPO- ile EU-
( Aşırı, yüksek, ... üstünde. >< Altında, olağanın altında, alt, düşük. İLE Uygun, normal, gerçek. )
- HİPERAKTİVİTE ile/||/<> DİKKAT EKSİKLİĞİ
( Aşırı devimlilik ve enerji. İLE/||/<> Odaklanma zorluğu ve dikkat süresinde zorluk, dikkati sürdürememe. )
- HİPERAKTİVİTE ile HİPERMOTİLİTE ile HİPERKİNEZİ
( Aşırı devinim. İLE Aşırı devinim. İLE Aşırı devinim. )
- HİPERAKUT/HYPERACUTE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI IVEGEN
- HİPERBOL ile ABARTI ile HİPERBOLİK
( HYPERBOLA vs. HYPERBOLE vs. HYPERBOLIC )
( هذلولي ile غلو ile شبه هذلولي ile اغراقي )
( هذلولي ile GHLU ile SHABEH NPAZLOOLY ile اغراقي )
- HİPEREMESİS ile/||/<> BULANTI
( Aşırı ve sürekli kusma. İLE/||/<> Mide bulantısı. )
- HİPERGLİSEMI/HYPERGLYCEMIA[İng.] değil/yerine/= KAN ŞEKERİ YÜKSEKLİĞİ
- HİPERHİDROZ ile/||/<> ANHİDROZ
( Aşırı terleme. İLE/||/<> Terleme yetersizliği ya da terleyememe. )
- HİPERHİDROZ ile/||/<> ANHİDROZ
( Aşırı terleme. İLE/||/<> Terleme yetersizliği ya da hiç terlememe. )
- HİPERKAPNİ ile AKAPNİ ile HİPOKAPNİ
( Kanda ve dokuda karbondioksit(CO2) artması. İLE Kanda ve dokuda karbondioksit(CO2) yokluğu. İLE Kanda ve dokuda karbondioksit(CO2) azalması. )
- HİPERMETROP(İ)[Fr. < Yun. HYPER: Aşırı. | METRON: Ölçü. | OPS: Göz.] ile/ve/||/<> MİYOP[Fr. < Yun. MYEIN: Kırpmak. | OPS: Göz.] ile/ve/||/<> ASTİGMATİZMA ile/ve/||/<> PRESBİTLİK[Fr. < Yun.: PRESBYTES: Yaşlı.]
( Nesnelerin görüntüleri, ağtabakanın gerisinde kaldığından dolayı, yakını net/iyi görememe. İLE/||/<> Nesnelerin görüntüleri, ağtabakanın ön tarafında kaldığından dolayı, uzağı net/iyi görememe. İLE/||/<> Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsizliği yüzünden duru görememe durumu. | Gözdeki kornea ya da lensin düzensiz eğriliği nedeniyle bulanık görme. İLE/||/<> Gözde uyum gücünün azalması yüzünden, yakındaki nesneleri net görememe durumu. )
( * Eksen,
* Kırıcılık,
* Gelıp Geçici Hipermetropi.
İLE
* Eksen,
* Kırıcılık,
* Gelİp Geçici Hipermetropi.
İLE
* Basit,
* Kompoze/Bileşik,
* Mikst
İLE
)
( ... ile/||/<> KASR-ÜL-BASAR ile/||/<> ... ile/||/<> ... )
( FARSIGHTEDNESS/HYPERMETROPIC vs. NEARSIGHTEDNESS/MYOPIC vs. ASTIGMATISM )
( ... avec MYOPIE avec ... )
- HİPERPARATİROİDİZM ile/||/<> HİPOPARATİROİDİZM
( Paratiroid bezlerinin aşırı hormon üretimi. İLE/||/<> Paratiroid bezlerinin yetersiz hormon üretimi. )
- HİPERPLAZİ ile/||/<> ATROFİ
( Göze sayısının artmasıyla doku büyümesi. İLE/||/<> Göze sayısının azalması ya da gözelerin küçülmesiyle doku küçülmesi. )
- HİPERSELÜLER/HYPERCELLULAR[İng.] değil/yerine/= ARTMIŞ GÖZELİ
- HİPERTERMİ/HYPERTHERMIA[İng.] değil/yerine/= KONTROLSÜZ SICAKLIK ARTIŞI
- HİPERTİROİDİZM ile/||/<> HİPOTİROİDİZM
( Tiroid bezinin aşırı hormon üretimi ile metabolizmanın hızlanması. İLE/||/<> Tiroid bezinin yetersiz hormon üretimi ile metabolizmanın yavaşlaması. )
- HİPERVENTILASYON/HYPERVENTILATION[İng.] değil/yerine/= HIZLI-DERİN SOLUMA
- HİPNOZ AŞAMALARINDA:
LETARJİ ile/ve/||/<>/> KATALEPSİ[Fr. < CATALEPSIE] ile/ve/||/<>/> SOMNAMBUL/İZM
- HİPNOZ:
BİREYSEL ile/ve/||/<> ÖBEK(GRUP) ile/ve/||/<> KENDİ KENDİNE(AUTO) ile/ve/||/<> BAŞKASI ARACILIĞIYLA ile/ve/||/<> YOL ile/ve/||/<> TOPLUMSAL ile/ve/||/<> SİYASAL REKLÂM AMACIYLA
- HİPNOZ:
FARKINDALIĞIMIZDA OLANI DIŞSALLAŞTIRMAK ve/||/<> FARKINDALIĞIMIZDA OLMAYANI İÇSELLEŞTİREBİLMEK
- HİPNOZ SAĞALTIMI ile HİPNOTİK YENİDEN İŞLEME SAĞALTIMI(HYT)
- HİPNOZ UYGULAMALARINDA:
GELENEKSEL ile/ve/||/<>/> MODERN ile/ve/||/<>/> M. H. ERICKSON
- HİPNOZ ve/||/<> "BÂTIL İNANÇ"
( İkisinde de istek, inanç ve "güvenme" vardır. )
- HİPNOZ ile/ve/||/<> HİPNOTERAPİ
- HİPNOZ ile OLUMSUZ OTOHİPNOZ
- HİPNOZDA, KİŞİNİN ...:
TELKİN ALIP ALMAMASI ile/ve/||/<>/> NARKOZ ile/ve/||/<>/> KATELEPSİ ile/ve/||/<>/> LATERJİ ile/ve/||/<>/> SOMNAMBUL
- HİPOFİZ BEZİ ile KALKANBEZİ/TİROİD BEZİ ile PARATİROİD BEZİ ile LENF BEZİ ile BÖBREK ÜSTÜ BEZİ ile PANKREAS BEZİ ile EŞEYSEL BEZ ile İÇ SALGI BEZLERİ ile GASTRİT SUYU BEZİ ile GÖĞÜS KEMİĞİ ARKASINDA BULUNAN İÇSALGI BEZİ/TİMUS
( PITUITARY GLAND vs. THYROID GLAND vs. PARATHYROID GLAND vs. ADENOID (GLAND) vs. ADRENAL (GLAND) vs. PANCREATIC GLAND vs. GONADIAL GLAND vs. ENDOCRINE GLANDS vs. PEPTIC GLAND vs. THYMUS )
- HİPOFİZ İLE TİROİD İLE ADRENAL İLE PANKREAS ile/||/<> ENDOKRİN BEZLER
( Hormon salgılayan organlar. )
( Formül: TSH → T3/T4 )
- HİPOFİZ İLE TİROİD İLE ADRENAL ile/||/<> ENDOKRİN BEZLER
( Başlıca hormon salgılayan bezler. )
( Formül: TSH → T3/T4 → -TSH )
- HİPOGLİSEMI/HYPOGLYCEMIA[İng.] değil/yerine/= KAN ŞEKERİ DÜŞÜKLÜĞÜ
- HİPOKALEMİ ile/||/<> HİPERKALEMİ
( Kanda düşük seviyede potasyum bulunması. İLE/||/<> Kanda yüksek seviyede potasyum bulunması. )
- HIPOPE:
İKİ KÜRELİ ile/ve/<> DÖRT KÜRELİ
( EUDOXOS )
- HİPOPOTAM değil/yerine/= SUAYGIRI
- HİPOSELÜLER ile HİPERSELÜLER
( Seyrek gözeli. İLE Artmış gözeli, aşırı gözeli. )
- HYPOSULFITE PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOSÜLFİT SÜRECİ
- HİPOTALAMUS[İng. HYPOTHALAMUS] ile/||/<> VAZOPRESSİN (ANTİDİÜRETİK HORMON)[İng. VASOPRESSIN]
( Hipotalamus, beyin bölgesinin talamusun altına uzananan ve üçüncü serebral ventrikül zeminini oluşturan yapı. Hipotalamus beynin ayrılmaz bir parçasıdır. Beynin altından çıkıntı yapan küçük koni biçimli bir yapıdır. Hipotalamus, otonom sinir sisteminin birçok fonksiyonu için bir kontrol merkezidir ve hipofiz beziyle olan karmaşık etkileşiminden dolayı endokrin sistemi üzerinde etkisi vardır. @@ Antidiüretik hormon (ADH) ile eş anlamlı olarak kullanılır. Hipotalamus ve arka Hipofiz Bezi tarafından salgılanan, hafif bir damar daraltıcı etkisi olan ancak başlıca işlevi idrarla su kaybını önlemek olan bir hormondur. Homeostaz açısından son derece önemli bir hormondur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HİPOTALAMUS ve/||/<> EPİFİZ ve/||/<> HİPOFİZ
( Beyinde, tek olanlar. )
( Hz. İbrahim. VE/||/<> Hz. İshak. VE/||/<> Hz. Yakub. )
- HİPOTEZ[İng. HYPOTHESIS] ile/||/<> BOŞ HİPOTEZ[İng. NULL HYPOTHESIS] ile/||/<> BOŞ MODEL[İng. NULL MODEL] ile/||/<> EKZON KARIŞMASI[İng. EXON SHUFFLING] ile/||/<> GAİA HİPOTEZİ[İng. GAIA HYPOTHESIS] ile/||/<> İSTATİSTİKİ ÖNEM[İng. STATISTICAL SIGNIFICANCE] ile/||/<> P DEĞERİ[İng. P-VALUE]
( Kanıtlanmamış ancak test edilebilir bilimsel önerme. Test edilmiş, yanlışlanamamış, başka bilim insanlarınca da kontrol edilmiş ve yeniden yanlışlanamamış olan hipotezler, kuramların inşâsında kullanılır. Doğada kendini tekrar eden ve uzun vadede değişmeyen "doğa yasaları" ("bilimsel gerçekler") ile kuramsal açıklamaları birbirine bağlamak için hipotezler kullanılır. Hipotezlerin doğruluğu ispatlanınca teori olmaz. Teorilerin doğruluğu ispatlanınca kanun olmaz. Teoriler, doğadaki olguların neden ve nasıllarını açıklamak için kullanılan kapsamlı bilimsel önermelerdir. Hipotezler, bu önermelerin alt birimleridir ve teoriye güç katarlar. Doğada "kanun" olan olgulara rastlamayız, zira hiçbir şey "kesin doğru" olamaz, her şey değişmeye açıktır. Doğa gerçekleri (bilimsel gerçekler) kimi zaman kanunlar olarak geçerler. Ancak bunlar da, "neden" ve "nasıl" sorularının cevabını vermezler, "ne" sorusuna cevap verirler. Doğa yasalarını (bir nevi "kanunları") sorgulayan önermelere hipotez, bu hipotezleri bir arada barındıran bilimsel açıklamalara ise teori denir. Bu sebeple, bilimsel önermelerin en üst düzeyi teorilerdir. @@ Bir deney ya da gözlemin, yapılabilecek en basit varsayımlara dayanarak sonuçlarına dair çıkarımlar içeren hipotez türleri. Genellikle boş hipotezlerde, popülasyon içerisindeki değişimlerin var olmadığı, varsa da hiçbir nedene bağlı olmadan var olduğunu kabul eder. Boş hipotezler, daha kapsamlı hipotezlerin geliştirilmesi için doğru yolların tespiti açısından önem taşır. @@ Bir araştırmacının boş hipotez geliştirebilmesi amacıyla yaptığı basit ve açık varsayımların toplamıdır. @@ Ayrık yapısal öğeleri kodlayan ekzonların yerelerinin yeniden düzenlenerek yeni proteinlerin evrimleştiğini öneren bir hipotez. @@ Gaia teorisi ya da Gaia ilkesi olarak da bilinen Gaia hipotezi, Dünya'nın canlı ve cansız elemanlarının etkileşimini tek bir canlı organizmaya benzeten model. 1972 yılında İngiliz kimyacı James E. Lovelock ve Amerikalı biyolog Lynn Margulis tarafından geliştirilmiştir ve Yunan Tanrıçası Gaia (Gaea)'dan adını alır. Tüm canlıların, yaşamın genelini teşvik eden Dünya'nın çevre üzerinde düzenleyici bir etkiye sahip olduklarını varsayar. @@ Bir veriyle ilgili yeterli miktarda kanıt olduğunu belirtmeye yarayan istatistiki bir iddiadır. Eğer boş hipotezin gözlenen ihlalleri, şans etkilerine bağlı olarak oluşuyorsa ve bir sonucun olasılığı 0.05 değerine eşit ya da daha düşükse, istatistiki olarak önemli kabul edilir. @@ Verilerdeki şablonlar ile ilgili iddialarda bulunabilmek açısından istatistiki destek miktarını gösteren bir tahmindir. Küçük değerleri, istatistiki verilerin iddiayı daha fazla desteklediğini gösterir. Bir diğer deyişle ise, boş hipotezi ihlal eden durumların ve farklılıkların, gerçekten de şans eseri olma ihtimalini göstermektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HIRABE[Ar. harbe/savaşa giderken] değil/yerine/= YOL KESME
- HIRÇIN, İBRAHİM (SARIYER, 1992) :
( Rumelikavağı Spor Kulübü altyapısından yetişti, Rumelikavağı, Beykoz 1908, Turgutluspor, Fatih Karagümrük, Fethiyespor ve Tarsus İdman Yurdu kulüplerinde futbol oynadı. )
- HIRÇINLAŞMAK ile HIRÇIN/LIK
- HIRÇIN/LIK ile/değil/yerine ÇEVİK/LİK
- [ne yazık ki]
HIRÇIN/LIK ile/ve/||/<>/> ÇİRKEF/LİK
- HIRDAVAT[Fars. HURDE + Ar. -ÂT] ile/ve/||/<> AVADAN[Fars. < ÂBÂDÂN]
( Kilit, tel, çivi vb. metal nesne. | Önemsiz, ufak tefek nesne, gereksiz nesne. İLE/VE/||/<> Araç[âlet edevât] takımı. )
- HİRFET ile/||/<> HAKKAK
( Osmanlı'da, kunduracılık, duvarcılık, demircilik, marangozluk, dokumacılık gibi küçük el sanatlarına verilen ad. İLE/||/<> Tahta, taş ya da maden üzerine yazı ya da biçim kazıyan sanatçı. )
- HIRİSTİYAN ile HIRİSTİYANLIK ile HIRİSTİYANLAŞTIRMAK ile HIRİSTİYANLAR ile NOELLER ile İSA ile VAFTİZ ETMEK ile HIRİSTİYANLIK ile HIRİSTİYAN TAKVİMİ ile HIRİSTİYANCA
( CHRISTIAN vs. CHRISTIANITY vs. CHRISTIANIZE vs. CHRISTIANS vs. CHRISTMASES vs. CHRIST vs. CHRISTEN vs. CHRISTENDOM vs. CHRISTIAN CALENDAR vs. CHRISTLY )
( ياعلي ile مسيح ile اسلوب گذاردن ile عالم مسيحيت ile جامعه مسيحيت ile مسيحي ile عيسوي ile نصراني ile تاريخ مسيحي ile عيسويت ile نصرانيت ile مسيحيت ile عيسوي کردن ile مسيحي کردن ile نصارا ile شايسته مسيح ile کريسمس ile عيد ميلاد مسيح )
( ياعلي ile MOSYHE ile ESLOB GOZARDAN ile ALAM MOSYHEYT ile JAMEH MOSYHEYT ile MOSYHEY ile عيسوي ile نصراني ile TARYKH MOSYHEY ile عيسويت ile نصرانيت ile MOSYHEYT ile EYSOY KARDAN ile MOSYHEY KARDAN ile NASARA ile SHAYSETEH MOSYHE ile کريسمس ile عيد ميلاد مسيح )
- HIRKA/BÜRDE[Fars.] ile/ve LİBÂDE
( ... İLE/VE Kısa hırka. )
- HIRKA-İ SAADET ZİYARETİ ile/ve HIRKA-İ ŞERÎF ZİYARETİ
( Ramazan'ın 14/15'inde, Sultan ve erkânının Topkapı Sarayı'ndaki Hırka-i Saadet'i ziyareti. İLE/VE Halkın, Fatih'teki Hırka-i Şerif'i ziyareti. )
- HIRKIS/LIK" değil HIRSIZ/LIK
- HIRS ve İSRAF değil/yerine/>< İKTİSAD ve KANAAT
( Zararlı bir küfrân. VE Nimeti, çirkin ve zararlı bir küçümseme. DEĞİL/YERİNE/>< Nimete, güzel ve yararlı bir saygı. İLE Ticaretli bir şükran. )
( Yanıltır, zelîl eder. DEĞİL/YERİNE/>< Aziz eder. )
- HIRSIZ değil/yerine/></< HIRSSIZ
( Hırssız kişi, hırsızlığa gerek duymaz. )
- HIRSIZ / KAPKAÇÇI
( Kapıp kaçmak yoluyla hırsızlık yapan kişi. | Üstünkörü, gereken önem verilmeyen, baştan savma, alelade. )
- HIRSIZ ile/ve/||/<> KURABİYE "HIRSIZI"
( Bir gece kadının biri bekliyordu havaalanında,
Daha epeyce zaman vardı, uçağın kalkmasına.
Havaalanındaki dükkandan bir kitap ve bir paket
kurabiye alıp, buldu kendine oturacak bir yer.
Kendini kitabına öyle kaptırmıştı ki, yine de
Yanında oturan adamın olabildiğince cüretkâr bir biçimde
Aralarında duran paketten birer birer kurabiye
Aldığını gördü, ne kadar görmemezlikten gelse de.
Bir taraftan kitabını okuyup, bir taraftan kurabiyesini yerken,
Gözü saatteydi, "kurabiye hırsızı" yavaş yavaş
Tüketirken kurabiyelerini.
Kulağı saatin tik tak larındaydı ama yine de
engelleyemiyordu tik tak lar sinirlenmesini.
Düşünüyordu kendi kendine, "Kibar biri olmasaydım,
Morartırdım şu adamın gözlerini!"
Her kurabiyeye uzandığında, adam da uzatıyordu elini.
Sonunda pakette tek bir kurabiye kalınca
"Bakalım şimdi ne yapacak?" dedi kendi kendine.
Adam, yüzünde asabi bir gülümsemeyle
Uzandı son kurabiyeye ve böldü kurabiyeyi ikiye.
Yarısını kurabiyenin atarken ağzına, verdi öteki yarıyı kadına.
Kadın, kapar gibi aldı kurabiyeyi adamın elinden ve
"Aman Tanrım, ne cüretkâr ve ne kaba bir adam,
Üstelik bir teşekkür bile etmiyor!"
Anımsamıyordu bu kadar sinirlendiğini yaşamında.
Uçağının kalkacağı duyurusu gelince bir iç çekti rahatlamayla.
Topladı eşyalarını ve yürüdü çıkış kapısına,
Dönüp bakmadı bile "kurabiye hırsızı"na.
Uçağa bindi ve oturdu rahat koltuğuna,
Sonra uzandı, bitmek üzere olan kitabına.
Çantasına elini uzatınca, gözleri açıldı şaşkınlıkla.
Duruyordu gözlerinin önünde bir paket kurabiye!
Çaresizlik içinde inledi, "Bunlar benim kurabiyelerimse eğer;
Ötekiler de onundu ve paylaştı benimle her bir kurabiyesini!"
Özür dilemek için çok geç kaldığını anladı üzüntüyle,
Kaba ve cüretkâr olan, "kurabiye hırsızı" kendiydi işte. )
- HIRSIZ ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> POLİTİK HIRSIZ
( Paramızı, şemsiyemizi, cüzdanımızı, bisikletimizi çalar. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Geleceğimizi, rüyalarımızı, yaşamımızı, emeğimizi, eğitimimizi, gülüşümüzü çalar. )
( Kişiyi seçer. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Kendimiz seçeriz. )
( Çoğunlukla polis tarafından yakalanıp cezalandırılır. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Polis tarafından korunur. )
- HIRSIZ ile SOYGUN YAPMAK
( BURGLAR vs. BURGLARIZE )
( سارق منازل ile دزد شبانه ile دزد خانه ile دزد ile سرقت مسلحانه کردن )
( SARAGH MENAZEL ile DOZD SHABANEH ile DOZD KHANEH ile DOZD ile SARGHT MOSLEHANEH KARDAN )
- HIRSIZIN:
AFFI değil "AMAN"I OLMAZ!
- HIRSIZIN:
HIRSIZLIKTAN DOLAYI CEZALANDIRILMASI ile/ve/||/<> YAKALANMASINDAN DOLAYI CEZALANDIRILMASI
( Bugün. İLE/VE/||/<> 2000 yıl önce. )
- HIRSIZLAMAK ile HIRSIZ/LIK ile HIRSIZCA ile HIRSIZ ADIM ile HIRSIZ MALI ile HIRSIZ FENERİ ile HIRSIZ YATAĞI ile HIRSIZ KELEPÇE ile HIRSIZ ANAHTARI ile HIRSIZ ÇEKMECESİ
- HIRSIZLIK ile/ve/||/<>/> KLEPTOMANİ[Fr.]
( ... İLE/VE/||/<>/> Gereksinim duyulmayan nesneleri çalma hastalığı. )
- HIRSIZ/LIK / OGRI[dvnlgttrk] ile/ve/değil "UYANIK/LIK"
( SİRKAT ile/ve/değil ... )
- HIRSIZ/LIK ile/değil/yerine/>< VARSIL/LIK / ZENGİN/LİK
- [ne yazık ki]
"HIRSIZ/LIK" ile/ve/<> "YOLSUZ/LUK"
( [yapan] Fakir ise. İLE/VE/<> Zengin ise. )
- HIRVAT ile HIRVATÇA
- HIRVATİSTAN ile HIRVAT
( CROATIA vs. CROATIAN )
( کرواسي ile کرواسياي ile کرواسيايي )
( KARVASY ile KARVASYAY ile کرواسيايي )
- HİS DEMETİ[İng. BUNDLE OF HIS] ile/||/<> KALP ATIŞI[İng. HEART BEAT]
( Sağ atriyumdaki atriyoventriküler düğümden septum aracılığıyla sağ ve sol ventriküle geçen ve kalp atışının normal düzenini korumasına yardımcı olan koruduğu modifiye edilmiş özellemiş kas demeti. @@ Kalp atışlarını kalpteki özel elektriksel uyarılarla tetiklenir:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HIS/HOSPITAL INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HASTANE BİLGİ DÜZENİ
- HİSÂB-I MÂLÛMÂT ile/ve/||/<>/> HİSÂB-I MECHÛLÂT
( Aritmetik. İLE/VE/||/<>/> Cebir. )
- HİSÂB-I ZİHNÎ ile HİSÂB-I SİTTİNÎ ile HİSÂB-I HİND
( ... İLE Bâbil'den gelen. İLE Hint'ten gelen.[bugünkü] )
- HİSAR KİRAZI :
( Rumelihisarı'nın en önemli meyvesidir. Rumelihisarı'nın (kalenin) arka bahçelerinde yetiştirilen bu kiraza "Gülnar - ı Rum" denilmekteydi. Ama zamanla bu meşhur meyve kaybolup gitti. )
- HİSAR, ABDÜLHAK ŞİNASİ (İST. 1887 - 1963) :
( Çocukluğu Rumelihisarı, Büyükada ve Çamlıca'da geçti. Rumelihisarı'nı pek sevdiği için soyadı olarak "Hisar"ı aldı.1898'de Galatasaray Lisesine girdi. 1905'te Yurtdışına (Fransa'ya) kaçtı ve Paris'te Ecole Libre dez Sciences Politiques'e devam etti. II. Merutiyet'in ilanı ile yurda döndü. Fransız, Alman şirketlerinde, Osmanlı Bankasında, Reji (Tekel) İdaresinde, 1931'den sonra da Ankara'ya yerleşerek Dişişleri Bakanlığında çalıştı. 1948'de İstanbul'a döndü. Türk Yurdu Dergisi'nin yayın müdürlüğünü yaptı (1954 - 1957) ve 1963'te öldü. Edebiyat'a Dergâh ve Yarın dergilerinde şiir kitap tanıtma ve eleştiri yazıları yazarak başladı. 1921'den itibaren İleri ve Medeniyet gazetelerine yazdığı yazılarla tanındı, 7 Ağaç, Varlık, Ülkü ve Türk Yurdu dergileri ile Milliyet, Hakimiyet - i Milliye ve Dünya Gazetelerindir yazdı. Bütün yazılarını "Hatıra" ya dayalı olarak yazdı. Romanlarında Maurice Barres, Anatole France ve Marcel Proust gibi yazarların edebiyat anlayışlarını benimsedi. 1942'de CHP Hikâye ve Roman Mükafatı'nda üçüncülük Fahim Bey ve Biz isimli eseri Almancaya çevrildi. Eserleri: Fahim Bey ve Biz, Çamlıca'daki Eniştemiz, Ali Nizami Bey'in Alafranga ve Şeyhliği, Boğaziçi Mehtapları, Boğaziçi Yalıları, Geçmiş Zamanh Köşkleri, Geçmiş Zaman Fıkraları, Antoloji: Aşk imi, İstanbul ve Pierre Loti, Yahya Kemal'e Veda, Ahmet Haşim: Şiir ve Hayatı'dır. Öldükten sonra Seçmeler, Geçmiş Zaman Edipleri ve Edebiyat ve Romana Dair isimlerini taşıyan üç kitabı daha yayınlandı. )
- HİSARÜSTÜ MERKEZ CAMİİ :
( Rumelihisar'da. Hisarüstü mevkiinde aynı ismi taşıyan cami 1960'da yapılmış olup tarihi bir özelliği yoktur. )
- HISIM-AKRABA
- HISIM/LIK ile HISIM AKRABA
- HİSS KABL-EL-VUKÛ'(HİSS-İ MUKADDEM) değil/yerine/= ÖNSEZİ, ÖNCEDEN HİSSETME [Fr. PRÉSSENTIMENT]
- HİSSE SAHİBİ/HİSSEDAR değil/yerine/= PAY İYESİ/PAYDAŞ
- HİSSE SENEDİ ile PAY BELGİTİ
- HİSSE SENEDİ ile TAHVÎL[< HAVL]
( Ortaklık. İLE Borç/Alacak Senedi. )
( Tüzel(Hukuki) Açıdan FaRkLaR
| TAHVİLLER | HİSSE SENETLERİ | |
| 1 |
Tahvil, bir borç senedidir. |
Hisse senedi ise, bir mülkiyet senedididr. |
| 2 |
Tahvil sahibi, tahvil çıkaran kuruluşun uzun vadeli
alacaklısıdır. |
Hisse senedi sahibi, hisse senedini çıkaran kuruluşun ortağıdır. |
| 3 | Tahvil sahibinin bir şirkete sağladığı sermaye, yabancı sermayedir. | Hisse senedi sahibi, şirkete belirli bir oranda sahiptir. Kullandırdığı sermaye, özsermayedir. |
| 4 | Tahvil sahibi, şirketin aktifi üzerindeki alacağından başka hiçbir hakka sahip değildir. Şirketin yönetimine katılamaz. Buna karşılık, şirketin brüt kârından, önce tahvil sahiplerine faiz ödenir. Bundan sonra, bilanço kâr gösterirse, hisse senetlerine temettü ödenir. Tahvil sahipleri, alacaklarını aldıktan sonra, şirketin mal varlığı üzerinde hiçbir hak iddia edemezler. | Hisse senedi satın alarak şirketin ortağı olan hak sahipleri, kendilerine tanınan tüm ortaklık haklarından yararlanabilirler. |
| 5 | Tahvilde kesin bir vade vardır. Bu vade sonunda, tahvil sahibi ile şirket arasındaki hukuki ilişki sona erer. | Hisse senedinde vade olmadığı gibi, hisse senedi sahibi ile şirket arasındaki ilişki ebedidir, sadece hisse senedinin sahibi değişebilir. |
| 6 | Tahvilin getirisi belirli ve sabittir. (değişken faizli tahvillerde faiz oranları ancak iktisadi şartlar değiştiğinde mevzuat değişikliği ile değişebilir.) | Hisse senedinin getirisi, hisse senedi değerinde meydana gelen artış ve şirketin dağıtacağı kar payıdır. Ancak senet sahibinin hangi yıl ne kadar gelir elde edeceği, hatta gelir elde edip edemeyeceği, belirli değildir. |
| 7 | Tahviller, mevzuatta itibari değerinin altında bir değerle (iskontolu olarak) ihraç edilebilir. | Hisse senetleri, itibari değerin altında bir fiyatla satılamazlar. |
| 8 | Tahviller, şirketler dışında devlet ve belediyeler gibi tüzel kişiliğe sahip kamu kuruluşları tarafından da çıkarılabilir. | Birer katılma payını ifade eden hisse senetleri, anonim şirketler tarafından ihraç edilebilirler. (sermayesi paylara bölünmüş komandid şirketler de hisse senedi çıkarabilmekte, ancak bunlar, halka arz yoluyla satılamamaktadır.) |
| 9 | Tahviller, bir itfa planı dahilinde itfa edilir. | Hisse setlerinde, ilkesel olarak itfa söz konusu değildir. Ancak isteğe bağlı olarak, hisse senetlerinin bir bölümü itfa edilebilir ki, bunun anlamı sermaye azaltımıdır. Hisse senetlerinin tamamen itfası ise, şirketin tasfiyesi demektir. |
Ekonomik Açıdan FaRkLaR
Tahvil ile hisse senedi arasındaki en önemli ekonomik fark, risk konusudur. Tahvil sahibi, tahvil ihraç eden şirketin kâr-zarar riskine katılmaz. Tahvil sahibi için risk, ancak şirketin tahvil anapara ve faizlerini ödeyemeyecek duruma gelmesi halinde söz konusudur. Bu durumda da, hisse senedine karşı avantajlı dır. Tahvil bir borç senedi olduğuna göre, borcun anapara ve faizleri gereğinde yargı yollarına başvurmak suretiyle tahsil edilebilir. Şirketin iflası ya da tasfiyesi halinde de, tasfiyeden öncelikle borçlar ödeneceğinden dolayı, tahvil sahipleri hisse senedi sahibinden önce alacaklarını alır. Hisse senedi sahipleri ise, ancak şirketin mal varlığından tüm borçlar ödendikten ve tasfiye masrafları çıktıktan sonra, kalanı, hisseleri oranında paylaşırlar.
Yalnız, tahvil alacaklıları icra, iflas ve tasfiyede yeterince korunmuş değillerdir. TTK, tahvili kıymetli evrak saydığı halde, İcra İflas Kanunu tahvili bono, çek ve poliçe gibi mütalaa etmemiş, öncelik bakımından adi borç senedi gibi ticari senetlerin gerisinde bırakmıştır.
Türkiye'de, Kurul'ca kayda alınan, satışı yapılacak sermaye piyasası araçlarının ihraç değerinin binde üçü tutarında bir ücret Kurul nezdindeki bir "özel hesaba yatırılmaktadır. Bu oran, gerektiğinde Bakanlar Kurulu'nca azaltılabilir. Bu kapsamda, tahvil ihraçları için de bu ücret yatırılmaktadır. Özel hesap, Sermaye Piyasası Kurulu'nun giderlerini karşılamak amacıyla kurulmuştur. Batı ülkelerinde ise, kamu otoritesi tarafından oluşturulan fonlara/hesaplara, her tahvil ihracı dolayısıyla ihraç eden şirketlerce belirli bir oranda prim yatırılmakta, tahvil ihraç eden bir şirket tahvillerinin anapara ya da faizlerini ödeyemediği takdirde, tahvil sahiplerinin alacakları tamamen ya da belirli bir oranda bu sigorta fonundan ödenmektedir.
Hisse senedi sahipleri ise tamamen risk altındadır. Bu risklerden biri temettü alıp almama riskidir. Hisse senedi yatırımı tahvillere nazaran daha riskli bir yatırım konusudur.
Tahvil ve hisse senetlerinin önemli bir ekonomik farkı da, tahvillerin sabit gelirli, hisse senetlerinin de değişken gelirli olmasıdır. Tahvillerde faiz oranlarını devlet tayin eder. Faiz oranlarının enflasyonun altında tutulduğu çok görülmüştür. Bu durumda tahvilin gerçek geliri sıfır olabileceği gibi, 1978-1980 yılları arasındaki dönemde görüldüğü gibi negatif bir duruma da gelebilir. )
- HİSSE ile MAHFÛZ HİSSE
( ... İLE Miras bırakanın isteğiyle bile ortadan kaldırılamayan pay/hisse. )
- HİSSETMEK ile EVİNİ ÖZLEMEK ile KIZGIN HİSSETMEK ile ACIMAK ile ÜZGÜN OLMAK ile HİS ile SEVİNÇ HİSSİ ile DUYGULAR
( FEEL vs. FEEL HOMESICK vs. FEEL INDIGNANT vs. FEEL PITY vs. FEEL SORRY vs. FEELING vs. FEELING OF JOY vs. FEELINGS )
( لمس کردن ile محسوس شدن ile احساس کردن ile احساس نمودن ile دلتنگي کردن ile غيظ کردن ile رقت آوردن ile متالم شدن ile متاثف شدن ile غمگين شدن ile در رفتن ile حس ile عاطفه ile احساس ile احساس شعف ile عواطف )
( LAMS KARDAN ile MOHSUS SHODAN ile EHSAS KARDAN ile EHSAS NEMUDAN ile DELTANGY KARDAN ile GHYZ KARDAN ile RAGHT AVARDAN ile METALAM SHODAN ile METASEF SHODAN ile GHMGYNE SHODAN ile DAR RAFTAN ile HES ile ATEFEH ile EHSAS ile EHSAS SHAF ile AVATEF )
- HİSSETMEK ile HİSSEDİLMEK ile HİSSETTİRMEK ile HİSSEDEBİLMEK ile HİSSE ile HİSSET ile HİSSELİ ile HİSSESİZ ile HİSSE SENEDİ
- HİSSETMEK ile/değil SEZMEK
( Duyularla. İLE/DEĞİL Zihinle. )
- HİSSÎ İDRAK ile/ve/> HAYALÎ İDRAK ile/ve/> VEHMÎ İDRAK ile/ve/> AKLÎ İDRAK
- HİSSÎ ile/ve HAKÎKÎ
( ... İLE/VE İlletini aramak/bulmak. )
- HİST-/HİSTİ-/HİSTİO-/HİSTO- ile/||/<> HOL-/HOLO- ile/||/<> PER-
( Doku ile ilgili, doku, ağ. İLE/||/<> Tam, bütün. İLE/||/<> Tam olarak, aşırı olarak, bütünü ile. )
- HYSTERESEKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTEREZİS EĞRİSİ
- HİSTİDİN[İng. HISTIDINE] ile/||/<> HİSTOGRAM ile/||/<> HİSTON DEASETİLAZ[İng. HISTONE DEACETYLASE]
( Doğadaki 20 aminoasitten biridir, proteinlerin yapısına katılır. @@ Ele alınan örnek bir grup içerisindeki çeşitliliği gösteren çubuklu tablodur. Her bir çubuk, birey sayısını, bireylerin frenkansını belirli bir değer ya da değer aralığıyla gösterir. @@ Histonlardaki asetile edilmiş lisin kalıntılarının deasetilasyonunun transkripsiyonel baskılanmasına katkıda bulunan bir enzim.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HİSTON ASETİLASYON ile/||/<> DNA METİLASYON
( Histon asetilasyon gen açma İLE DNA metilasyon kapama. )
( Formül: Gene activation İLE silencing )
- HİSTON MODİFİKASYONU ile/||/<> DNA METİLASYONU
( Histon protein değişim, DNA metil grubu. )
( Formül: Protein İLE nükleotid )
- HİSTON ile HİSTONAZ
( DNA'nın etrafına sarıldığı proteinler. İLE Histon proteinlerini parçalayan enzimler. )
- HİSTON ile/||/<> NÜKLEOZOM
( Histon protein oktamer İLE nükleozom histon+DNA. )
( Formül: Protein İLE kompleks )
- HİSTON ile/ve/||/<>/> NÜKLEOZOM
( DNA'nın etrafına sarıldığı proteinler. İLE/VE/||/<>/> DNA ve histon proteinlerinin oluşturduğu yapı. )
- HISTORIC :/yerine TARİHİ
- HIT/HEALTH INFORMATION TECHNOLOGİES[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ
- HIT :/yerine VURMAK, İSABET
- HİTABE ile HİTABEN ile HİTABET
- HIYANET/İHANET[Ar.] değil/yerine/= SATKINLIK/SATINÇ
- HIYAR ile EŞEKHIYARI
( ... İLE Kabakgillerden, yabanıl, tırmanıcı, otsu bir bitki. )
( ... cum ECBALLIUM ELETERIUM )
- HIYAR yerine GÖĞEN YEMİŞİ
- HIYAR ile HİNTHIYARI/HIYARŞEMBE
( ... İLE Baklagillerden, siyah renkte olan meyvelerinin içinde çekirdeklerden başka, hekimlikte kullanılan bir öz bulunan bitki. )
( ... cum CASSIA )
- HİYEROGLİF ile/ve/<> İKONOGRAFİ
( Doğa. İLE/VE/<> İnsan. )
- HIZ REKORU ile/değil HIRS REKORU
- HIZ SABİTİ ile/||/<> DENGE SABİTİ
( Hız sabiti kinetik İLE denge sabiti termodinamiktir )
( Formül: k İLE K )
- HIZ değil/yerine/>< DAYANÇ/SABIR
- HIZ ve/<> DİKKAT
( Hız, yoğun dikkat gerektirir. )
( SPEED/VELOCITY and/<> ATTENTION )
- HIZ ile/ve/||/<> SIKLIK
- HIZÂNE[Ar.] ile HIZÂNET[Ar.]
( Medresede verilen sütanalık dersi. İLE Sütninelik, tayalık. )
- HİZÂYA GELMEK/GETİRMEK değil/yerine/= YOLA GELMEK/GETİRMEK
- HİZAYA GELMEK değil/yerine/= DÜZ SIRA OLMAK
- HIZINI YAVAŞLATMAK değil HIZINI AZALTMAK ya da YAVAŞLAMAK
- HİZİPLEŞMEK[Ar. HİZB]/CLIQUE[Fr.] ile/||/<> HIRLAŞMAK
- QUICKENING LIQUID[İng.] / QUICKBEIZE[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLANDIRICI SIVI
- HIZLI ALIŞMA ile/ve YAVAŞ ALIŞMA
- HIZLI GİTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UZAĞA GİDEBİLMEK
( [... için/istiyorsak ...]
Yalnız gidilmeli. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Birlikte gidilmeli. )
- FAST REACTOR[İng.] / RÉACTEUR RAPIDE[Fr.] / SCHNELLER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLI TEPKİLEŞİM/REAKTÖR
- HIZLI ÜRETKEN ile/||/<> TERMAL REAKTÖR
( Hızlı nötron U-238→Pu-239, termal yavaş U-235. )
( Formül: Breeding İLE burning )
- HIZLI ile HIZLI İŞÇİ ile TUTTURMAK ile ORUÇ ile HASLIK
( FAST vs. FAST WORKER vs. FASTEN vs. FASTING vs. FASTNESS )
( باسرعت ile تندرو ile روزه گرفتن ile تيز پا ile روزه ile سريع السير ile برو ile تيز رو ile تند ile سريعالعمل ile رکاب کش ile سريع ile پر سرعت ile تند کار ile بستن ile محکم کردن ile روزه دار ile ناشتا ile صائم ile صوم ile صيام ile تندي ile استواري )
( BASARAT ile TANDRO ile RUZEH GARAFTAN ile TYZ PA ile RUZEH ile سريع السير ile BORO ile TYZ RO ile TAND ile سريعالعمل ile RAKAB KESH ile SARYE ile PAR SARAT ile TAND KAR ile BASTAN ile MOHKAM KARDAN ile RUZEH DAR ile NASHTA ile صائم ile صوم ile صيام ile TANDY ile ESTAVARY )
- HIZLIK/VİTES TELİ ile/ve/değil/yerine/||/<> FREN TELİ
(
Bisikletlerde Fren Teli ile Vites Teli arasındaki FaRkLaR
🔧 Fren Teli
- Çap: 1.5 mm – 1.6 mm
- Yapısı: Kalın ve güçlü, ani frenlemeye dayanıklı
- Nipel (kablo başı): Yol ve dağ bisikletine göre değişir
- Kablo dışı: Helezonik, sert yapı; güç kaybını önler
⚙️ Vites Teli
- Çap: 1.1 mm – 1.2 mm
- Yapısı: Daha ince, hassas hareket aktarımı için
- Nipel (kablo başı): Küçük, standart yapı
- Kablo dışı: Esnek, tel demeti biçiminde; hassas geçiş sağlar
📏 Kalınlık Karşılaştırması
| Tel Türü | Ortalama Çap | Fark |
|---|---|---|
| Fren Teli | 1.5–1.6 mm | — |
| Vites Teli | 1.1–1.2 mm | ~0.3–0.5 mm daha ince |
- HIZLILIK ve/<> TEKNİK ve/<> GÜÇLÜLÜK ve/<> ESNEKLİK
- HİZMET:
40'INA KADAR ile/ve/<>/> 40'INDAN SONRA
( Ben, neye/kime? İLE/VE/<>/> Ne/kim, bana? )
- HİZMET:
AŞK İLE değil SEVGİ/MUHABBET İLE
- HİZMET ETMEK ve/<> ÖTEKİLERİ İHMAL ETMEMEK
- HİZMET ETMEK/VERMEK değil/yerine/= İŞGÖRÜ YAPMAK/SUNMAK
- HİZMET[bkz. HİDMET, HİDEMÂT] değil/yerine/= İŞ GÖRME, GÖREV
- HİZMET:
MİNNETSİZ ve/<> KÜLFETSİZ ve/<> ÜCRETSİZ ve/<> TEŞEKKÜRSÜZ
- HİZMET:
REHBETEN[Ar.] ile/değil/yerine/>< RAĞBETEN[Ar.]
( Korkarak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< İsteyerek. )
- HİZMET SÖZLEŞMESİ değil/yerine/= İŞGÖRÜ SÖZLEŞMESİ
- HİZMET:
| YARARLANILAN ile/ve/<> ETKİLENİLEN | ile/değil/yerine KATILINAN
- HİZMET ve/<> ÂRİF
- HİZMET ile/ve DESTEK
( SERVICE vs./and SUPPORT )
- HİZMET ile/ve/<> DEVİNİM
( Hizmet etmek/edebilmek, devindirici ve dönüştürücüdür. )
( TO SERVE vs./and/<> MOVEMENT )
- HİZMET ve EDEB
- HİZMET ve/||/<>/< GÖNÜLLÜLÜK
( SERVICE and/||/<>/< VOLITIONAL )
- HİZMET ve HAKK
( HİZMET İLE BULANLAR BULDU HAKK'I
HİZMETSİZ KİMİN VAR, KİMDE HAKKI )
- HİZMET ve HİKMET
- HİZMET ile HİZMETLİ/LİK ile HİZMETÇİ/LİK ile HİZMET ERİ ile HİZMET AKDİ ile HİZMETE ÖZEL ile HİZMET İÇİ EĞİTİM
- HİZMET değil/yerine/= İŞGÖRÜ
- HİZMET ile/ve/||/<> İZZET
( ... İLE/VE/||/<> Büyüklük, yücelik, ululuk. )
- HİZMET ile/ve/değil/yerine KARŞILIKSIZ HİZMET
- HİZMET ile KATKI
- HİZMET ile/ve/<> KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME
( Hizmet ederek kendini gerçekleştirir, kendini gerçekleştirirken/gerçekleştirmek için de hizmet edebilirsin/etmelisin. )
( )
( TO SERVE vs./and/<> SELF REALIZATION )
- HİZMET ve/||/<>/>/< KENDİNİ YOK ETMEK
- HİZMET ve/||/<> SADÂKAT ve/||/<> FEDÂKÂRLIK
- HİZMETÇİ ile BESLEK/BESLEME
- HİZMETÇİ ile/ve/||/<> KAVVAM
( Hizmet gören kişi. İLE/VE/||/<> Gözeten ve koruyan kişi. İşlerin sorumluluğunu üzerine alıp iyi yöneten. )
( Ricâl, nisâ üzerinde kavvamdır. )
(1996'dan beri)