Altı(6) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 56.960 başlık/FaRk ile birlikte,
56.960 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(226/229)
- YÜKSEKLİK | DİKLİK ile/||/<> TİTREM
( Sinema/TV. Bir sesin incelik ya da kalınlık derecesi. (Diklik, doğrudan doğruya yinelenime bağlıdır. Sesin saniyedeki titreşim sayısı olan yinelenim fiziksel bir olaydır. Bu olayın kulağımızdaki etkisi ruhbilimseldir ve diklik denir. Yinelenim değiştikçe diklik de değişir; diklik derecesine göre seslerin incelik ya da kalınlık durumu ortaya çıkar). @@ 1) İki olasılıksal değişken ya da bu değişkenlerin doğrusal işlevleri bağımsız olduğunda değişkenlerin birbirine göre durumu. 2) Bir deney tasarımında, gözlenmiş değişkenler ya da bunların doğrusal birleşimleri bağımsız olduğunda bu tasarımın durumu. @@ Kayalık, dikeye yakın sarp yamaç. @@ Oransal ölçümlü verilerde dağılımı belirleyen ölçümlerden biri olan ve eğrinin normal dağılıma göre ne kadar yassı ya da yüksek olduğunu gösteren aralık. )
( PITCH (OF SOUND, OF A NOTE) | ORTHOGONALITY | ESCARPEMENT | KURTOSIS | TONE~TONE )
( HAUTEUR (DU SON) | ESCARPEMENT | TON~TON )
( ...~TONUS )
( HÖHE, TONHÖHE | ORTHOGONALITAET | STEILHANG | TON~TON | TON, BETONUNG )
( ALTEZZA DEL SUONO~TONO )
( ΎΨΟΣ ΤΌΝΟΥ / ύψος τόνου~ΤΌΝΟΣ / τόνος )
- YÜKSEK/LİK ile/ve/değil/yerine AŞKIN/LIK, MÜTEAL, YÜCE/LİK
( ... ile/ve/değil/yerine PARA )
- YÜKSEK/LİK ile YÜKSEK SES ile YÜKSEK FİYAT ile YÜKSEK FIRIN ile YÜKSEK ATLAMA ile YÜKSEK BASINÇ ile YÜKSEK LİSANS ile YÜKSEK TABAKA ile YÜKSEK TAHSİL ile YÜKSEK YAYLAK ile YÜKSEK GERİLİM ile YÜKSEK SOSYETE ile YÜKSEK TEKNOLOJİ ile YÜKSEKLİK KORKUSU ile YÜKSEK KAN BASINCI
- YÜKSEKÖĞRENİM | YÜKSEK TAHSİL ile/||/<> YÜKSEK SOSYETE | YÜKSEK TABAKA | KİBARLAR ÂLEMİ
- YÜKSEKTEN KORKMAK ile/ve/değil DÜŞMEKTEN KORKMAK
- YÜKSEKTEN, MEHMET (SARIYER, 1961) :
( Bahçeköylüdür. 1978'de Sultanahmet Meslek Lisesinden mezun oldu. İthalat ve pazarlama alanlarında ticari yaşamını sürdürmektedir. Siyasete 1985'te Sarıyer'de Refah Partisi (RP) saflarında başladı. 1992'de Bahçeköy Belediye Meclis Üyeliğine (RP) den seçildi. 1999 - 2004 yılları arasında Fazilet Partisinden (FP) den Bahçeköy Belediye Meclis Üyeliğine seçildi. Bu parti kapanınca bağımsız olarak görev yaptı. 2004'te ise AKP den Bahçeköy Belde Belediye Meclisi üyesi seçildi. Bahçeköy Spor Kulübü ve Sarıyer Spor Kulübü'nde yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Sosyal, kültürel ve sportif amaçlı birçok dernekte üyedir. )
- YÜKSEL, BURHAN (EDİRNE, 1952) :
( Yıldız Kulübünden transfer edildi ve bir sezon (1980/1981) sezonunda Sarıyer Spor Kulübünde tescilli kaldı. 16 lig ve l kupa maçı olmak üzere 17 resmi ve 10 özel maçla birlikte toplam olarak 27 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 1 ve özel maçlarda 2 olmak üzere takımına 3 gol kazandırdı. )
- YÜKSEL, RIZA :
( CHP saflarında siyaset yaptı ve 1994/1999 döneminde CHP liztesinden Sarıler Belediye Meclisine üye seçildi ve görev yaptı. )
- YÜKSEL, SİNAN (ZARA, 1982) :
( Sarıyer Merkez Mahallesi Muhtarı (2014 - 2019, 2019 - 2024). Sporcu, Ortabayır, Gültepe, Yenimahalle, Çayıbaşı ve Gümüşdere kulüplerinde amatör olarak futbol oynadı. 2014 yerel seçimlerinde Sarıyer Merkez Mahallesi muhtarı seçildi. 2019'da ikinci kez muhtar seçilip görevine devam etmektedir. )
- YÜKSEL, TEOMAN (BÜYÜKDERE, 1954) :
( Büyükdereli sanatçıdır. İlkokulu Büyükdere ilkokulunda, ortaokulu Mümtaz Tarhan Ortaokulunda okuduktan sonra Lise eğitimini Sarıyer'de tamamladı. Askerliğini takiben işe girdi. Ailece müzikle ve estrumanla ilgilendiklerinden aynı yolu takip etti ve profesyonel olarak ses sanatçısı olarak sahne almaktadır. )
- YÜKSELOĞLU, EROL YÜKSEL (İST. 1940) :
( Cihangir Spor Kulübünden transfer edildi. Bir sezon (1963/1964) Sarıyer'de tescilli kaldı. 20 lig ve 8 özel olmak üzere 28 maçta oynadı lig maçlarında 1 ve özel maçlarda 2 olmak üzere takımına 3 gol kazandırdı. )
- OXIDATION PROCESS[İng.] / ACTION OXYDANTE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGEME İŞLEMİ
- OXIDATION VALUE[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME DEĞERİ
- KIYMET[Osm.] / OXIDATION NUMBER[İng.] / NOMBRE OXYDATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME SAYISI
- TAHMİZ EDİCİ ALEV[Osm.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGEYİ ALEV
- OXIDIZING FLAME[İng.] / FLAMME OXYDANTE, FEU D'OXYDATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGEYİCİ ALEV
- YÜKSEL(T)MEK ile/değil/yerine YÜCEL(T)MEK
( İTİLA[Ar.]: Yükselme, yücelme. )
( TO BECOME LOFTY, (TO EXALT/SUBLIMATE) vs. TO RISE/INCREASE, (TO PROMOTE) )
- YÜKSELTMEK ile YÜKSELTİLMİŞ ile YÜKSEKLİK ile ASANSÖR ile ASANSÖR KABİNİ
( ELEVATE vs. ELEVATED vs. ELEVATION vs. ELEVATOR vs. ELEVATOR CAR )
( مرتفع شدن ile تصعيد نمودن ile تصعيد کردن ile مرتفع کردن ile بالا بردن ile مرتفع ساختن ile عالي کردن ile افراشتن ile صعودي ile سامي ile صعود ile تصعيد ile علو ile بالابري ile اعتلاء ile تعالي ile آسانسور ile بالابرنده ile بالابر ile اطاق آسانسور )
( MORTAF SHODAN ile TASAYD NEMUDAN ile TASAYD KARDAN ile MORTAF KARDAN ile BALA BARDAN ile MORTAF SAKHTAN ile ALY KARDAN ile AFRASHTAN ile SOUDY ile سامي ile SOUD ile تصعيد ile ALU ile BALABARY ile اعتلاء ile TAALY ile ASANSOR ile BALABARANDEH ile BALABAR ile OTAGH ASANSOR )
- TAHMİZ ETMEK, TAHAMMUZ ETMEK[Osm.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTMEMEK
- YÜKSÜK KINA ile/||/<> YÜKSÜK MAKARNA ile/||/<> YÜKSÜK OTU
( Dikiş dikerken iğnenin batmasını önlemek için parmak ucuna takılan kesik koni biçiminde gereç Köklerin ucunda bulunan ve kökün üretken dokusunu korumaya yarayan oluşum kalensöve )
- YÜKSÜK OTU ile/||/<> YÜNLÜ YÜKSÜK OTU ile/||/<> PAS YÜKSÜK OTU
( Sıracagillerden kalp hastalıklarının iyileştirilmesinde kullanılan bir alkaloit veren çiçekleri yüksük biçiminde olan bitki Digitalis purpurea )
( DIGITALIS PURPUREA cum/||/<> DIGITALIS LANATA cum/||/<> DIGITALIS FERRUGINEA cum/||/<> DIGITALIS LUTEA cum/||/<> DIGITALIS GRANDIFLORA )
- YÜKSÜK ile YÜKSÜK OTU ile YÜKSÜK KINA ile YÜKSÜK MAKARNA
- YÜKÜ DAĞITMAK ile MASRAF ÖDEMESİ
( DISBURDEN vs. DISBURDENMENT )
( سبکبال کردن ile سبکبالي )
( SABKABAL KARDAN ile SABKABALY )
- YULA, SELÇUK (ANK. 1959) :
( Bleu Weiss (Almanya) kulübünden transfer edildi ve 4 sezon (1987 - 1991) Sarıyer formasını giydi. Bu süre içinde 76 lig, 9 kupa olmak üzere 85 resmi ve ayrıca 46 özel maçla birlikte 131 maçta Sarıyer takımı formasını giydi. Lig maçlarında 30, kupa maçlarında 4 olmak üzere resmi maçlarda 34 ve özel maçlarda attığı 37 golle toplam olarak takımı hesabına 71 gol kaydetti. Futbol yaşamında 21 A Milli, 9 Ümit Milli ve 13 kez de A Genç Milli takım formasını giydi. A Milli takım maçlarında 4 gol kaydetti.. Galatasaray'a giderek Sarıyer'den ayrıldı. Spor yazarı ve TV'lerde futbol yorumculuğu yapmaktadır. )
- YULAF ile ÇAYIRYULAFI
( ... İLE Buğdaygillerden, yulafa benzeyen bir kır bitkisi. )
( ... cum AVENASTRUM )
- YULAR ile YULARI EKSİK
- YULARI EKSİK ile/||/<> MEDENİYET YULARI
( Bir yere bağlamak ya da çekerek götürmek için hayvanın başlığına ya da tasmasına bağlanan ip )
- YÜLÜME/YÜLMEK/TRAŞ/TIRAŞ[Fars. < TERAŞ] ile/ve/||/<>/> PERDAH[Fars.]
( Saç ya da sakalı kesme işi. | Erkek saçını belirli bir biçim vererek kesme. | Kesilme ve kazınma zamanı gelmiş saç ve sakal. | Bir şeyin üzerindeki pürüzleri alma, belirli bir biçim vermek üzere yontma. | Yalan, asılsız, bıktırıcı, gereksiz söz. İLE/VE/||/<>/> Parlatma, parlaklık verme. | Tıraştan sonra tersine yapılan ikinci tıraş. )
- YUMAK YUMAK ile/||/<> KIL YUMAĞI ile/||/<> ÖFKE YUMAĞI
( Yuvarlak biçimde sarılmış iplik yün vb şey Yuvarlak biçimde sarılmış olan )
- YUMRUK ile YUMRUKLAŞMA
( FIST vs. FISTICUFFS )
( بامشت گرفتن ile مشت ile مشتبازي )
( BAMESHT GARAFTAN ile MOSHT ile مشتبازي )
- YUMRUKLAMAK ile YUMRULANMAK ile YUMRUKLANMAK ile YUMRUKLAŞMAK ile YUMRUKLAYABİLMEK ile YUMRU/LUK ile YUMRUK ile YUMRU KÖK ile YUMRU TOP ile YUMRU KÖFTE ile YUMRUK TOPU ile YUMRUK HAKKI ile YUMRUK OYUNU ile YUMRUK OYUNCUSU
- YUMŞAK değil YUMUŞAK
- YUMUK | YUMURTA TOPUK ile/||/<> YUMULU | YUMURTA ÖKÇE
- YUMULMAK ile YUMUKLAŞMAK ile YUMUK ile YUMULU ile YUMUK GÖZLÜ
- YUMURTA[İng. EGG] ile/||/<> ALOJENİK[İng. ALLOGENEIC] ile/||/<> AMNİYON[İng. AMNION] ile/||/<> BASIMLAMA[İng. IMPRINTING] ile/||/<> BAŞKALAŞIM[İng. METAMORPHOSIS] ile/||/<> LARVA
( Yumurta, biyolojide, dişi üreme gözesi. Botanikte, yumurta bazen makrogamet olarak da adlandırılır. @@ 1. Aynı türe ait olmasına karşın bireylerin genlerinin farklı olmasıdır. Homo sapiens (modern insan) türünde, tek yumurta ikizleri haricindeki her birey birbiriyle alojeniktir. @@ Sürüngenlerde, kuşlarda ve memelilerde dölütü (embriyoyu) saran ve içinde amniyon sıvısı bulunan zardır. Karada yumurtlayan hayvanların tümünün yumurtasında da bulunan amniyon, balıkların ve kurbağagillerin yumurtalarında yoktur. "Amniyos" olarak da bilinir. @@ Kuluçkadan sonra yumurtadan yeni çıkan bir kuşun, örneğin ördeğin, çevresinde ilk yürüyen nesneyi takip etmeye başlaması ve bu nesneye bağlanmasıdır. @@ Bazı böcek ve kurbağa gibi canlıların, yumurtadan çıktıktan sonraki gelişme evrelerinde yapısal ve fiziksel değişikliğe uğrayarak atalarına benzer hale gelmeleri olayına denir. Aynı tür içerisinde, morfolojik, fizyolojik ve anatomik olarak birbirinden tamamen farklı yapılara dönüşmesi olarak da tanımlanabilir. En bilinen örneği, tırtılın belirli bir süre sonra önce koza (pupa) haline, sonra ise kozanın farklılaşarak kelebeğe dönüşmesidir. @@ Başkalaşım geçiren hayvanların yaşamlarının ilk evresi. Bu evre, yumurtadan çıktıktan sonra pupa evresine geçinceye kadar olan dönemi kapsar. Larvalar cinsel gelişimini tamamlamamış genç hayvanlar. Kelebeklerde larvalar "tırtıl" adını alırlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- YUMURTA HÜCRESİ ile/||/<> YUMURTA GÖZESİ
( yumurta gözesi )
- YUMURTA SARISI ile/||/<> YUMURTA SARISI
( Yumurtanın protein ve diğer besin maddeleri içeren embriyo ve larvayı besleyen sarı renkli yarı kristal besin deposu 1 Yağ protein vitamin ve mineral bakımından zengin yumurta içinde yer alan sarı kütle 2 Döllenmiş yumurtada blastula evresinden sonra meydana gelen blastocystin ortasında oluşan yolk kesesini dolduran embriyonun gelişimi için gerekli depo besin maddesi vitellus )
( EGG YOLK | EGG YOLK, YOLK )
- YUMURTA ve OLUŞUM
( 

















)
- YUMURTA ile YUMURTA SARISI
( EGG vs. EGG YOLK )
( خايه ile تخم مرغ ile تخممرغ ile تخم ile زرده )
( خايه ile TAKHAM MORGH ile TAKHMAMARGH ile TAKHAM ile ZARDEH )
- YUMURTALIK[İng. OVARIES] ile/||/<> ALGILAMA[İng. PERCEIVE] ile/||/<> DÖLLENME[İng. FERTILIZATION] ile/||/<> FSH (FOLİKÜL UYARICI HORMON)[İng. FSH] ile/||/<> GENLİK[İng. AMPLITUDE] ile/||/<> GONAD
( Yumurtalıklar dişi gonadlarıdır - başlıca dişi üreme organlarıdır. Bu bezlerin üç önemli fonksiyonu vardır: hormon salgılamak, yumurtaları korumak ve muhtemel döllenme için yumurta üretmek. İnsanlarda dişiler genellikle iki yumurtalıkla birlikte doğarlar. Ergenlik öncesi, yumurtalıklar sadece uzun doku demetleridir. Dişi olgunlaştıkça, yumurtalıkları da olgunlaşır. Olgun yumurtalıklar bir üzüm büyüklüğündedir. @@ Gelen duyusal verileri organize ederek anlamlaştırma sürecidir. Bu süreç sonucunda oluşan anlamlı ürüne algı denir. @@ Dişi ve erkek haploid gametlerinin diploid bir zigot oluşturmak için birleşmesidir. @@ Follikül stimüle edici hormon, gonadotropik hormonlardan biridir (diğeri LH'dır). Her ikisi de hipofiz bezi tarafından kan dolaşımına salınır. Folikül stimüle edici hormon, pubertal gelişim ve kadınlarda yumurtalıklarının, erkeklerde testislerinin gelişmi ve işlevi için gerekli hormonlardan biridir. @@ Genlik, bir dalganın periyodik hareketinde, dalganın tepe noktasından çukur noktasına olan uzaklığının yarısıdır. Genlik, yaylarda telin boyuna, gerginliğine, kesitine, cinsine bağlı olarak değişir. @@ Gamet üreten bir üreme bezi (yumurtalık ya da testis gibi).
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- YUMURTLAMAK ile YUMURTLATMAK ile YUMURTLAYABİLMEK ile YUMURTA/LIK ile YUMURTACI/LIK ile YUMURTA AKI ile YUMURTA ZARI ile YUMURTA ÖKÇE ile YUMURTA SARISI ile YUMURTA HÜCRESİ
- YUMUŞAK ODUN, GÖVDE ODUNUNUN DIŞ TABAKASI = HAŞEB-İ KÂZİB = AUBIER
- SOFT WATER[İng.] / EAU DOUCE[Fr.] / WEICHES WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= YUMUŞAK SU
- YUMUŞAMAK ile YUMUŞATMAK ile YUMUŞATILMAK ile YUMUŞAK DAMAK ile YUMUŞAKLAŞMAK ile YUMUŞATABİLMEK ile YUMUŞAYABİLMEK ile YUMUŞAK/LIK ile YUMUŞAKÇA ile YUMUŞAK SU ile YUMUŞAK İNİŞ ile YUMUŞAKÇALAR ile YUMUŞAK BAŞLI ile YUMUŞAK KARIN ile YUMUŞAK YÜZLÜ/LÜK ile YUMUŞAK ÜNSÜZ ile YUMUŞAK AĞIZLI ile YUMUŞAK BUĞDAY
- YUNUS EMRE RİVÂYETLERİNDE:
KÂDI ile/ve/<> ÇİFTÇİ
- YUNUS EMRE ile/ve İSMAİL EMRE
- YUNUS ile/||/<> ADİ YUNUS ile/||/<> UZUN GAGALI YUNUS
( Balinalardan ılık ve sıcak denizlerde sürüler durumunda yaşayan boyları 3 metreye kadar erişebilen memeli deniz hayvanı Delphinus )
( DELPHINUS cum/||/<> DELPHINUS DELPHIS cum/||/<> DELPHINUS CAPENSIS )
- YUNUS ile BALİNA
( Yunuslar ve balinalar 38 cins ile 90 türden oluşur. )
( Yunuslar, balina ailesinden gelir. )
( Yunuslar, beyinlerinin bir yarısını ve aynı anda zıt yöndeki gözlerini kapatarak uyur. Beynin geri kalanı uyanık kalırken öteki göz, yırtıcı hayvanları ve engelleri izler ve su yüzüne çıkıp soluk almayı anımsar. İLE ... )
( 260'a kadar dişleri olabilir. [Dişleri sadece avı kavramaya yarar.][Avlarını bütün olarak yutar.] İLE ... )
( Yunusların derisi su akışını en üst sınıra çıkaracak biçimde iki saatte bir dökülür ve yenilenir. İLE ... )
( Yunusların ses telleri yoktur. [Çıkardıkları dil şaklatması, ıslık, inilti, ciyaklama ve havlamaya benzer seslerin tümü burun kanallarının altıdanki keselerden gelir ve saniyede 1200'ü bulduğu olur.] İLE ... )
( ... İLE Balinaların kemikleri süngerimsidir ve içi yağla doludur. [Bu sayede su üstünde durabilirler.] )
( Yağlı ve saydam bir salgı, gözleri denizin olumsuz etkisinden korur. )
( Gebelik süreleri 330-360 gündür. İLE Gebelik süreleri 330-365 gündür. )
( Doğum anında dişi yunusların yanında başka iki dişi yunus daha bulunur. Bu hayvanlar anne yunusun iki yanında yüzerler. Görevleri doğum anında savunmasız kalan anne yunusu ve yavruyu korumaktır. Doğum sırasında akan kanın kokusuna gelebilecek köpek balıklarına karşı anneyi ve yavruyu bu yardımcı yunuslar korur. )
( MECÂRÎ-İ HEVÂİYE: Balina, yunus, gergedan gibi bazı hayvanların başlarının üst tarafında bulunan bir ya da iki delik. )
(
ile
)
( Gözleri açık uyurlar. İLE ... )
(
)
(
)
(
)
( DOLPHIN vs. WHALE )
( DELPHINUS cum BALAENA MISTYCETUS )
( ... con LA BALLENA )
- YUNUS ile ÇİN IRMAK YUNUSU
( ... İLE Yangçe Nehri'nde yaşarlar. )
- YUNUS ile DOMUZBALIĞI
( ... İLE Yunusbalığıgillerden, bir memeli türü. )
( ... cum PHOCAENA COMMUNIS )
- YUNUS ile DÖNÜCÜ YUNUS
( ... İLE Her sıçrayış ve dönüşlerinin, farklı anlamları ve iletileri olduğu düşünülmektedir. )
- YUNUS ile/ve GANJ IRMAĞI YUNUSU
( ... ile Hindistan'da, Ganj Nehri'nde yaşarlar. )
( ... ile
)
- YUNUS ile/||/<> KÖRFEZ MUTURU/VAQUITA YUNUSU
- YUNUS ile TATLI SU YUNUSU
( ... İLE Bolivya'da, Amazon Nehri'nde ve Çin'de, Yangtze Irmağı'nda yaşarlar.[Baiji Yunusu] )
- YUNUS/BALİNA ile PASİFİK DOMUZ BALİNASI (MUTUR/YUNUS/AZAK YUNUSU)
( ... cum PHOCOENA PHOCOENA )
- YURDASİN, ATİLLA (İST. 1930 - 2006) :
( Askeri liseden mezun olmasına karşın devam etmedi ve ticarete atıldı. Sarıyerliler Derneği Kurucu Üyesidir. Sarıyer Spor Kulübü'nde bir dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu üyesidir. )
- YURDU ile/||/<> İĞNENİN DELİĞİ
( iğnenin deliği Ağızlarda yurda olarak da geçer Dar bir alanda kullanılan yıldır biçimi hap leg olarak kontrole muhtaçtır śărta delik göz yĕp śărti iğnenin deliği OT urt iğnenin deliği Kâşgarlı Mahmudun verdiği urt biçimi ses bakımından düşündürücüdür Brockelmann OGM 18 γ Çuvaşça śărtanın tanıklığına göre Türkçe yurdunun başındaki y eski bir sestir Buna göre Orta Türkçe urtun başındaki ynin düştüğü anlaşılıyor Clauson ED 201a Anadolu Türkçesinde iğnenin deliğine verilen iğne yurdu adındaki yurt sözünün urtun bozulmuş bir biçimi olduğunu bildirmiş ancak bu sözün yurtun değişikliğe uğramış bir biçimi olamayacağını dile getirmiştir Clauson Şeyh Süleymanın ört sözünün tanımında kullandığı zehir ağı sözlerinin normal olarak zehir anlamına gelen Arapça sammın yanlış anlaşılmasından ortaya çıktığını da bir olasılık olarak vermiştir Ne var ki daha sonra ED 958 urtta yaptığı açıklamayı göz ardı ederek iğne yurdusundaki yurdunun yerleşme yeri anlamına gelen yurtun bozulmuş bir biçimi gibi göründüğünü yazmıştır Çağdaş diyalektlerde yurduya daha çok köz göz iğne gözü ve üt adı verilir örn Alt Tel üt iğne gözü Diyalektlerde üt delik olarak yaygındır Moğolcada sübe le trou dune aiguille olarak geçer Eski ve yeni Türk diyalektlerinde kullanılan biçimlerle Moğolca sübe arasında bir ilişki kurulamaz )
- YURDUM ile YUDUM
- YÜREĞİ YARALI ile/||/<> YÜREĞİ DAĞLI
- YÜREĞİR ile YÜREĞİ DAR ile YÜREĞİ PEK/LİK ile YÜREĞİ DOLU ile YÜREĞİ KATI/LIK ile YÜREĞİ DAĞLI ile YÜREĞİ DELİK ile YÜREĞİ GENİŞ ile YÜREĞİ TEMİZ/LİK ile YÜREĞİ YANIK/LIK ile YÜREĞİ YUFKA/LIK ile YÜREĞİ YARALI/LIK ile YÜREĞİ AĞZINDA
- YÜREK BİLİMİ | KARDİYOLOJİ ile/||/<> KARDİYOLOJİ[Fr. < CARDIOLOGIE]
( Kalbin yapısından işlevlerinden ve kalp hastalıklarından bahseden bilim )
( CARDIOLOGY )
( CARDIOLOGIE )
- YÜREK KASI GEVŞEMESİ | DİYASTOL >< SİSTOL | YÜREK GEVŞEMESİ
( bk. yürek gevşemesi. @@ 1. Yüreğin ritmik gevşemesi. 2. Kontraktil vaküolün ritmik genişlemesi. @@ 1. Kalbin ritmik gevşemesi 2. Kontraktil vakuolün ritmik genişlemesi. @@ Kalpte kulakçık ya da karıncık kaslarının ritmik gevşemesi. @@ )
( DIASTOLE | SYSTOLE~SYSTOLE )
( DIASTOLE | SYSTOLE~SYSTOLE )
( ...~SYSTOLE )
( DIASTOLE | SYSTOLE~SYSTOLE )
( DIASTOLE~SISTOLE )
( ΔΙΑΣΤΟΛΉ / διαστολή~ΣΥΣΤΟΛΉ / συστολή )
- YÜREK KASILIMI | SİSTOL ile/||/<> SİSTOL ile/||/<> YÜREK KASINTISI
( yürek kasıntısı 1 Yüreğin kanın dolaşımına yol açan sol karıncığının kasılması 2 Herhangi bir kontraktil vakuolün kasılması Kalbin kulakçık ya da karıncık kaslarının kasılması kalbin kasılması )
( SYSTOLE )
( SYSTOLE )
( SYSTOLE )
- YÜREKLENMEK ile YÜREKLENDİRMEK ile YÜREK ile YÜREKLİ/LİK ile YÜREKSİZ/LİK ile YÜREKSİZCE ile YÜREK ACISI ile YÜREK AĞRISI ile YÜREK KARASI ile YÜREK YARASI ile YÜREK DARLIĞI ile YÜREKLER ACISI ile YÜREK ÇARPINTISI
- YÜREKSİZ ile/||/<> YALIMI ALÇAK
- YURT ÖZLEMİ ile/||/<> SILA ÖZLEMİ
- YURT/VATAN[Ar. < VAṬAN] ile/||/<> YURTSEVER/VATANPERVER[Ar. < VAṬAN + Fars. -PERVER] ile/||/<> YURTSEVER/VATANSEVER[Ar. < VAṬAN + Tr. SEVER] ile/||/<> YURTSAL/VATANİ[Ar. < VAṬANĪ] ile/||/<> YURT/DAR[Ar. < DĀR]
- YURTLANMAK ile YURTLANDIRMAK ile YURT/LUK ile YURTSAL ile YURTSUZ/LUK ile YURT İÇİ ile YURT DIŞI ile YURT ÖZLEMİ ile YURT BİLGİSİ
- YURTTA SULH, CİHANDA SULH ve/||/=/<> BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
- YÜRÜK SEMAİ ile/||/<> SENGİN SEMAİ
- YÜRÜK ile/ve SENGİN
- YÜRÜMEK:
HIZLI OLSUN İSTERSEK ile/ve/değil/||/<> UZAĞA GİTMEK İSTERSEK
( Yalnız. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Birlikte. )
- YÜRÜMEK:
TOPUĞA BASARAK ile/değil/yerine TABANI BASARAK
- YÜRÜME/"YOL ALMA"[GELİŞİM, DEĞİŞİM]:
AYAKKABI İLE değil AKIL İLE!
- MAHREK[Osm.] ile/değil/yerine/= YÜRÜŞE
- YÜRÜTME GÜCÜ ile/||/<> YÜRÜTME KURULU ile/||/<> YÜRÜTMEYİ DURDURMA
( Yürütmek işi Uygulama işi icra Merkezî yönetim ve yerinden yönetim kuruluşlarının hepsi )
- YÜRÜTME ile/ve/||/<>/> SÜRDÜRME
- YÜRÜTME ile YÜRÜTME GÜCÜ ile YÜRÜTME KURULU
- YÜRÜYEN BALİNA = OSMANLI
- YÜRÜYÜŞ BANDI ile/||/<> YÜRÜYÜŞ KOLU ile/||/<> CEBRÎ YÜRÜYÜŞ ile/||/<> SESSİZ YÜRÜYÜŞ ile/||/<> AYI YÜRÜYÜŞÜ ile/||/<> DOĞA YÜRÜYÜŞÜ ile/||/<> FİL YÜRÜYÜŞÜ ile/||/<> GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ ile/||/<> KAPLUMBAĞA YÜRÜYÜŞÜ ile/||/<> KARGA YÜRÜYÜŞÜ ile/||/<> MEHTER YÜRÜYÜŞÜ ile/||/<> ÖRDEK YÜRÜYÜŞÜ
( Yürümek işi Spor amacıyla yapılan yürüme Bir olayı protesto etmek bir konuya dikkati çekmek amacıyla topluca yürüme Birliklerin bir yerden başka bir yere gitmesi )
- YÜRÜYÜŞ ile TOZLUK
( GAIT vs. GAITER )
( مشي ile گام برداشتن ile گتر )
( MOSHY ile GAM BARDASHTAN ile GETR )
- YUSUF HEMADANİ ve/<> ARSLAN BABA
- YUSUF, MARDİN (İST. 1916 - 1995) :
( Şair, yazar ve siyaset adamı olarak bildiğimiz Yusuf Mardin, Abdülhamit Dönemi İstanbul Savcısı ve sonrada Adalet Bakanı olan Necmettin Molla'nın (Kocataş) torunu olmakla tanınır. İstanbul'da doğdu (1916 - 1994). Amerikan Kolejini (Robert Kolej), İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi (1940). Siyasete atıldı ve 1949 yılında Mardin Milletvekili olarak Mecliste bulundu. Bilahare Londra da Basın Ataşesi olarak görev yaptı. Türkiye'ye Ankara Turizm Müdürü olarak döndü. Buradan Washington Müşaviri oldu (1969) ve nihayet 1975'te emekli oldu. Yücel dergisi kurucularından biridir (1935), bir sürede Boğaziçi Dergisini çıkardı (1936). Aruz Şiiri yazan şairlerden biridir ve "Bir Ad Bulamadım" (1934), "Romeo ve Jülyet" Manzum Çeviri (1945), "Mezar Taşları" (1946), "İki Damla Yaş" (1947), "Üç Yaprak" (1948), "Bir Semtini Sevmek" (1972), "Sonelerle Seneler" (1982) isimli şiir kitaplarını yayımladı. Ayrıca, İngilizce "Türkçe Gramer" (1961), "Turistin Elkitabı" (1970), "Namık kemal'in Londra Yılları" Byograi (1974), Abdülhak Hamid'in Londrası" Biyografi (1976), ile "Yıllar Boyu Boğaziçi" (1988) ve "Bosphorus Through The Ages" (1988) inceleme eserlerini ve son olarak da "Kocataş Yalısı Anılarım" (1988) kitaplarını yayınladı. Yusuf Mardin'in aruz vezni ile yazılmış bir şiiri, Sarıyer'de Mesarburnu Caddesi üzerinde bulunan Kocataş Suyu Duvar Çeşmesinin kitabesinde yer almaktadır. )
- YUSUFÇUK ile/||/<> ÜVEYİK
( Dağlık ve ormanlık bölgelerde yaşayan güvercine benzeyen ondan daha küçük bir kuş Turtur auritus Parlak renkli iri kanatlı büyük kız böceği Libellula variegata )
( TURTUR AURITUS cum/||/<> LIBELLULA VARIEGATA cum/||/<> STREPTOPELIA TURTUR cum/||/<> LIBELLULA DEPRESSA cum/||/<> LIBELLULA QUADRIMACULATA cum/||/<> LIBELLULA FULVA )
- YUTMAK" ile/ve/||/<>/< FARKETMEMEK
- YUTMAK ile ŞOROLOP
( Birdenbire ve hırsla (yutmak). | Yalan. )
- YUTMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YEMEK
( Hayvanlarda. İLE/VE/YERİNE/||/<>/> İnsanda. )
- YUTMAK ile YUTMA
( INGEST vs. INGESTION )
( داخل معده کردن ile درهيختن ile در هيختن ile درهنج ile فرو بري )
( DAKHAL MADEH KARDAN ile درهيختن ile DAR YEHYKHTAN ile DAREANJ ile FORO BARY )
- YUTUVERMEK/İÇİVERMEK ile/değil/yerine YUTMAK/İÇMEK
( Yeterince çiğnemeden/ağızda tutmadan. İLE/DEĞİL/YERİNE Yeterince[uzunca] çiğnedikten/ağızda tuttuktan sonra. )
( ŞÜRB[Ar.]: İçme, içilme. )
- YUTUVERMEK/İÇİVERMEK(/"MİDEYE İNDİRMEK/BIRAKMAK/ATMAK") ile/değil/yerine ÇİĞNEMEK
- YUVALAMAK ile YUVALANMAK ile YUVARLAMAK ile YUVARLANMAK ile YUVARLATMAK ile YUVARLANABİLMEK ile YUVARLAYABİLMEK ile YUVA ile YUVAK ile YUVAR ile YUVALI ile YUVA KAVUNU ile YUVAR YUVAR
- YUVARLAK AĞIZLILAR ile/||/<> YUVARLAK ÇEKİRDEKSİZ ile/||/<> YUVARLAK HESAP ile/||/<> YUVARLAK MASA TOPLANTISI ile/||/<> YUVARLAK SAYI ile/||/<> YUVARLAK SOLUCANLAR ile/||/<> YUVARLAK ÜNLÜ ile/||/<> YUVARLAK VOKAL ile/||/<> MEŞİN YUVARLAK ile/||/<> ORTA YUVARLAK ile/||/<> SANTRA YUVARLAĞI ile/||/<> YER YUVARLAĞI
( Top ya da küre biçiminde olan tombul müdevver Top ya da küre biçiminde toparlak şey Kesin ve açık olmayan söz laf vb Homoseksüel erkek )
- YUVARLAK RAKKAM ile/||/<> ROUND NUMBERS[İng.] ile/||/<> CHIFFRES RONDS[Fr.] ile/||/<> YUVARLAK SAYI
( Sayıların bölüntüleri atılarak yuvarlak biçime getirilmesi )
( ROUND NUMBERS )
( CHIFFRES RONDS )
- YUVARLAK YÖNDEÇ(PUSULA) ile "SİLVA" TİPİ YÖNDEÇ(PUSULA)
( Küçük ve yuvarlak. İLE Harita ile birlikte kullanılır. )
- YUVARLAMA ile/ve GÖRMEMEZLİKTEN GELMEK
- YUVARLAMAK ile BURMAK
- YUVARLANMA | RULMAN[Fr. < ROULEMENT] ile/||/<> ...
( ROULEMENT )
- YUVARÖLÇER ile/||/<> YUVAR YUVAR ile/||/<> AKYUVAR ile/||/<> ALYUVAR ile/||/<> ORTA YUVAR ile/||/<> GAZ YUVARI ile/||/<> GÖZ YUVARI ile/||/<> HAVA YUVARI ile/||/<> ISI YUVARI ile/||/<> IŞIK YUVARI ile/||/<> İYON YUVARI ile/||/<> KAT YUVARI ile/||/<> OZON YUVARI ile/||/<> RENK YUVARI ile/||/<> SU YUVARI ile/||/<> TAŞ YUVARI ile/||/<> YER YUVARI
( Organizmadaki kan lenf süt vb sıvılarda bulunan genellikle yuvarlak ya da oval küçük cisim Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim )
- YUVAYA DÖNÜŞ ile/||/<> BÜLBÜLYUVASI ile/||/<> CAM YUVASI ile/||/<> ÇOCUK YUVASI ile/||/<> FINDIK YUVASI ile/||/<> GÖZ YUVASI ile/||/<> KARINCA YUVASI ile/||/<> KASTANYOLA YUVASI ile/||/<> KUŞ YUVASI
( Kuşların ve başka hayvanların barınmak yumurtlamak kuluçkaya yatmak yavrularını büyütmek ya da yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak Genellikle ailenin oturduğu ev İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı okul öncesi eğitim kurumu çocuk yuvası kreş Kimsesizlere ya da yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu ya da yerleştirildiği oyuk Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu toplandığı yer Bir şeyin öğretildiği yer Bir şeyin çok bulunduğu yer )
- YUVGULAMA ile/||/<> ROLLING[İng.] ile/||/<> LAMINAGE[Fr.] ile/||/<> WALZEN[Alm.] ile/||/<> HADDELEME
( yuvgulama Metalleri haddelerden geçirip sıcak ya da soğuk bozunuma uğratarak istenilen biçime sokma işlemi )
( ROLLING )
( LAMINAGE )
( WALZEN )
- YÜZ GİYDİRMEDE[Adli Tıp'ta]:
AMERİKAN MODELİ ile RUS MODELİ ile İNGİLİZ MODELİ ile İSTANBUL MODELİ
- YÜZ-GÖZ OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/></< SAMİMİ OLMAK
- YÜZ KARASI ile/||/<> YÜZ KİRİ
- 100/60 MUMLUK değil 100/60 WATT'LIK
- YÜZ SİNEĞİ ile/||/<> EV SİNEĞİ
( Çift kanatlılardan merkezden aşağıya doğru giden siyah benekli turuncu karınlı dişileri erkeklerden daha büyük olan at eşek ve büyükbaş hayvanların yüzünde ve genellikle göz çevresinde görülen mukus tükürük ya da gözyaşında bulunan proteinle beslenen uçma gücü yüksek bir tür sinek Musca autumnalis @@ Çift kanatlılardan kül renkli insan ve hayvanlardan ter emen dizanteri tifo kolera vb mikropları taşıyan bir tür eklem bacaklı Musca domestica )
( MUSCA AUTUMNALIS cum/||/<> MUSCA DOMESTICA cum/||/<> MUSCA SORBENS cum/||/<> MUSCA VETUSTISSIMA )
- YÜZ SİNEĞİ ile/||/<> KARASİNEK
( Çift kanatlılardan merkezden aşağıya doğru giden siyah benekli turuncu karınlı dişileri erkeklerden daha büyük olan at eşek ve büyükbaş hayvanların yüzünde ve genellikle göz çevresinde görülen mukus tükürük ya da gözyaşında bulunan proteinle beslenen uçma gücü yüksek bir tür sinek Musca autumnalis )
( MUSCA AUTUMNALIS cum/||/<> MUSCA DOMESTICA cum/||/<> MUSCA SORBENS )
- YÜZ VERİLDİ DİYE ASTARINI İSTEMEK ile ENSEYE TOKAT, GÖTE PARMAK
- YÜZ VERMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YOL VERMEK
- YÜZ ile ŞAKACI
( FACETIAE vs. FACETIOUS )
( هزليات ile شوخي آميز ile لطيفهدار ile هزل آميز )
( هزليات ile SHOOKHY AMYZ ile LATYFANPANDAR ile CPEHZEL AMYZ )
- YÜZ ile YÜZ AŞAĞI ile YÜZLEŞMEK ile SORUNLARLA YÜZLEŞMEK ile YÜZ YÜZE ile YÜZ YUKARI ile YÜZLER
( FACE vs. FACE DOWN vs. FACE OFF vs. FACE PROBLEMS vs. FACE TO FACE vs. FACE UP vs. FACES )
( لقا ile چهر ile ريخت ile شکل ile رو به رو بودن ile چهره ile صورت ile روبرو شدن ile رو به رو شدن ile سيما ile عارض ile مواجه شدن ile روي ile مواجهه کردن ile رو ile رخ ile از رو بردن ile رودررويي ile بمانعي برخورد کردن ile رودررو ile روبه رو کردن ile بالمواجهه ile بالمشافه ile ورق روبه بالا ile رخساره )
( LAGHA ile CHEHAR ile RYKHT ile SHEKL ile RO BAH RO BODAN ile CHEHAREH ile SORT ile ROBRO SHODAN ile RO BAH RO SHODAN ile SYMA ile AREZ ile MOVAJEH SHODAN ile ROY ile MOVAJEYEH KARDAN ile RO ile RAKH ile AZ RO BARDAN ile RUDARROYY ile BEMANEY BARKHORD KARDAN ile RUDARRO ile ROBEH RO KARDAN ile بالمواجهه ile بالمشافه ile VARGH ROBEH BALA ile RAKHSAREH )
- YÜZ ile/değil/yerine/=/||/<> YÜZEY | TARAF | UTANMA
( yüz akı yüzbeyüz yüz görümlüğü yüz göz yüz havlusu yüz kalıbı yüz kaplama yüz karası yüz kızartıcı suç yüz kiri yüz ölçümü yüz sabunu yüz sineği yüzsuyu yüzüstü yüz yazısı yüz yüze yüze gülücü yüze soğurma yüzü ak yüzü asık yüzü astarlı yüzü astarsız yüzü kara yüzükoyun yüzü pek yüzü yerde yüzü yumuşak arayüz arka yüz asık yüz çatık yüz dış yüz eğri yüz ekşi yüz güler yüz içyüz iç yüz kara yüz paralel yüz ters yüz o yüzden şu yüzden gökyüzü ters yüzü yeryüzü yorgan yüzü eli yüzü düzgün eli yüzü temiz Başta alın göz burun ağız yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm beniz duluk didar sima çehre surat suret vecih faça bet I yüzey Kesici araçlarda ağız Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş Birinin görülegelen ya da umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret taraf Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin her biri utanma )
- YÜZBAŞI/BİNBAŞI ile KOLAĞASI
( ... İLE Osmanlı ordusunda yüzbaşı ile binbaşı arasında yer alan rütbe: )
- YÜZBAŞI ile/||/<> YÜZBEŞLİK ile/||/<> YÜZ BİNLERCE ile/||/<> YÜZ BİNLİK ile/||/<> YÜZ KERE ile/||/<> YÜZNUMARA ile/||/<> YÜZ PARA ile/||/<> YÜZYIL ile/||/<> YÜZDE YÜZ
( Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı Bu sayıyı gösteren 100 ve C rakamlarının adı On kere on doksan dokuzdan bir artık Kere kat vb kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz )
- YÜZÇEÇ ile GÖĞÜS YÜZGECİ ile SIRT YÜZGECİ ile KARIN YÜZGECİ ile KUYRUK YÜZGECİ ile ANAL YÜZGEÇ
( FIN vs. PECTORAL FIN vs. DORSAL FIN vs. PELVIC FIN vs. CAUDAL/TAIL FIN vs. ANAL FIN vs. )
- YIELD PERCENTAGE[İng.] / GEWINN PROZENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZDE VERİM
- YÜZERGEZER/SUCULKARACIL/AMFİBİ[Fr. < AMPHIBIE] ile/ve/||/<> AMFİBYUMLAR
( İki yaşamlılar. | Yüzergezer. İLE/VE/|/<> Kurbağa ve semenderleri içine alan iki yaşamlı omurgalılar sınıfı. )
- YÜZEY ARAŞTIRMASI ile/||/<> YÜZEY BİLİMİ ile/||/<> YÜZEY ŞEKİLLERİ ile/||/<> SİLİNDİRSEL YÜZEY ile/||/<> YANAL YÜZEY
( Bir cismi uzaydan ayıran yaygın bölüm satıh yüz II )
- YÜZEY BİLİMCİ/JEOMORFOLOG[Fr. < GÉOMORPHOLOGUE] ile/||/<> YÜZEY BİLİMİ/JEOMORFOLOJİ[Fr. < GÉOMORPHOLOGIE]
- FLÄCHENDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY DİYODU
- SURFACE ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE SURFACE[Fr.] / OBERFLÄCHENENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY ENERJİSİ
- SURFACE BARRIER[İng.] / BARRIÈRE EXTÉRIEURE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY ENGELİ
- SURFACE ACTIVE AGENT, SURFACTANT[İng.] / OBERFLÄCHENAKTIVSTOFFE, NETZMITTEL, SCHAUMERZEUGER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY ETKİN/AKTİF NESNE
- EFFET DE SURFACE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY ETKİSİ
- NOMBRE DE TENSION SUPERFICIELLE[Fr.] / OBERFLÄCHENSPANNUNGSZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY GERİLİM SAYISI
- KÜBISCH FLÄCHENZENTRIERTES GITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY MERKEZLİ KÜBİ YAKIP
- SURFACE DENSITY[İng.] / DENSITÉ SUPERFICIELLE[Fr.] / OBERFLÄCHENDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY YOĞUNLUĞU
- SURFACE CHARGE TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À CHARGE DE SURFACE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY YÜK TRANSİSTÖRÜ
- DENSITÉ DE CHARGE SUPERFICIELLE[Fr.] / OBERFLÄCHENLADUNGSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY YÜK YOĞUNLUĞU
- YÜZEY ile/ve DÜZLEM
( Derinlik varsa. İLE En ve boydan oluşuyorsa. )
( Şeklin parçası olarak yorumlanması ile. İLE/VE Sonsuz. )
( SURFACE vs./and PLANE )
- YÜZEY ile/ve DÜZLEM
( Derinlik varsa. İLE En ve boydan oluşuyorsa. )
( Şeklin parçası olarak yorumlanması ile. İLE/VE Sonsuz. )
( SURFACE vs./and PLANE )
- İNBİSÂT-İ SATHÎ[Osm.] / SURFACE EXPANSION[İng.] ile/değil/yerine/= YÜZEYE GENLEŞME
- CHALEUR DE L'ADSORPTION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEYE TUTUNMA ISISI
- YÜZEYLEŞMEK ile YÜZEYSELLEŞMEK ile YÜZEYSELLEŞTİRMEK ile YÜZEY ile YÜZEYLİ ile YÜZEYSEL ile YÜZEY BİLİMİ ile YÜZEY BİLİMCİ ile YÜZEY ŞEKİLLERİ ile YÜZEY ARAŞTIRMASI
- YÜZEYSEL UYGULAMA | APLİKASYON ile/||/<> APLİKASYON ile/||/<> YAMA İŞLEME
( yama işleme Uygulama müracaat başvuru )
( APLICATION )
( APPLICATION )
- SURFACE CHARGE DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= YÜZEYSEL YÜK YOĞUNLUĞU
- [ne yazık ki]
"YÜZEYSEL/LİK" ile/ve/||/<> "SIĞ/LIK"
- YÜZGEÇ AYAKLILAR ile/||/<> ANÜS YÜZGECİ
( Balıklarda ve yüzen memelilerde karın ve göğüste çift sırt kuyruk ve anüste tek olarak bulunan hareketi ve dengeyi sağlayan organ Suda iyi yüzen kimse ya da hayvan )
- YÜZGEÇ AYAKLILAR ile/||/<> YÜZGEÇ AYAKLILAR
( Memeliler Mammalia sınıfının etçiller Carnivora takımından suda yaşayan vücut yapıları bir mekiğe benzeyen tırnakları körelmiş kuyrukları kısa ve koni biçiminde kulakları çok küçük ve istedikleri zaman kulak deliklerini kapatabilen derilerinin altında kalın bir yağ tabakası bulunan deniz hayvanları ve deniz bitkileri ile beslenen bir alt takım Memeliler Mammalia sınıfından suda yaşayan vücut yapıları bir mekiğe benzeyen tırnakları körelmiş kuyrukları kısa ve koni biçiminde kulakları çok küçük ve istedikleri zaman kulak deliklerini kapatabilen derilerinin altında kalın bir yağ tabakası bulunan deniz hayvanları ve deniz bitkileriyle beslenen bir takım )
( PINNIPEDS )
( PINNIPÈDES )
( FLOSSENFÜSSER )
( PINNIPEDIA, PINNA: TÜY; PES: AYAK | PINNIPEDIA )
- YÜZGEÇ, MEHMET (ARTVİN, 1910 - ?) :
( Büyükdere'de ikamet etti. Tekel Kibrit Fabrikasında imalat kontrolörü olarak çalıştı ve emekli oldu. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübü'nde bir dönem (1946/47) yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- YÜZGEÇ ile SOLUNGAÇ
( SEBÛH[< SİBH] ile GALSAMA/GALSAME )
( FIN vs. GILL )
- YÜZGEÇ ile YÜZGEÇ
( Balıklarda ve yüzen memelilerde, karın ve göğüste çift, sırt ve kuyrukta tek olarak bulunan, hareketi ve dengeyi sağlayan örgenler. İLE Suda iyi yüzen kişi ya da hayvan. )
- YÜZGEÇ ile YÜZGEÇLİ ile YÜZGEÇ AYAKLILAR
- YÜZGEÇAYAKLILAR
( Omurgalı hayvanlardan, memeliler sınıfına giren, morslar ve foklar gibi denizde yaşayan, karada yüzgeçlerini ayak gibi kullanan alttakım. )
- YÜZLEMEK ile YÜZLENMEK ile YÜZLEŞMEK ile YÜZLEŞTİRMEK ile YÜZLEŞEBİLMEK ile YÜZLEŞTİRİLMEK ile YÜZLER ile YÜZLERCE
- YÜZLEŞMEK ile/ve/||/<>/> GERİDE BIRAKMAK
- YÜZLÜ ile/||/<> ÇEHRELİ ile/||/<> SURATLI ile/||/<> BENİZLİ ile/||/<> SİMALI
( çatık çehreli )
- YÜZLÜK BİRİMLER BÖLÜĞÜ ile/||/<> BEŞ YÜZLÜK
( Yüz lira değerinde olan para On kuralına göre yazılmış bir tam sayıda sağdan sola doğru üçüncü basamak Yüzü yüz tanesi bir arada olan yüzerlik Herhangi bir şeyden yüz tane alabilen Yüz yaş dolaylarında olan ya da görünen kimse )
- YÜZLÜ/LÜK ile YÜZLÜK ile YÜZLÜ YÜZLÜ ile YÜZLÜK BİRİMLER BÖLÜĞÜ
- YÜZME HAVUZU ile/||/<> YÜZME KESESİ
( Yüzmek işi Yüzme sporu )
- YÜZMEK ve UÇMAK
( İkisinde de her yönde yapılabilecek hareketler çok geniştir. )
- YÜZMEK ile YÜZME HAVUZU ile YÜZME KESESİ
- YÜZSÜZLEŞMEK değil/yerine/>< YÜZLEŞMEK
( Ya hatalarımızla yüzleşiriz ya da hatalarımızla yüzsüzleşiriz. )
- YÜZSÜZLEŞMEK ile YÜZSÜZLEŞTİRMEK ile YÜZSÜZLEŞTİRİLMEK ile YÜZSÜZ/LÜK ile YÜZSÜZCE ile YÜZSÜZ YÜZSÜZ
- YÜZSÜZLÜK = IMPUDENCE[İng., Fr.] = UNVERSCHÄMTHEIT[Alm.] = IMPUDENTIA[Lat.]
- [ne yazık ki]
YÜZSÜZ/LÜK ile/ve/||/<> SIRNAŞIK/LIK
( ... İLE/VE/||/<> Can sıktığına, rahatsız ettiğine aldırmadan, birinden, sürekli, yalvarırcasına istekte bulunan ve bu isteğinde direnen kişi. | Sıkıntı veren, rahatsız eden, musallat olan. )
- YÜZSÜZ/LÜK ile/||/<> YÜZSÜZ/LÜK
- YÜZÜK PARMAĞI ile/||/<> ADSIZ PARMAK
- YÜZÜK ile YÜKSÜK
( Parmağa geçirilen, genellikle metal halka. | Yüzük oyunu. İLE Dikiş dikerken, iğnenin batmasını önlemek için parmak ucuna takılan kesik koni biçiminde koruncak. | Köklerin ucunda bulunan ve kökün üretken dokusunu korumaya yarayan oluşum. KALENSÖVE )
( RING vs. THIMBLE )
- YÜZÜMÜZ ve/||/<> ÖZÜMÜZ
( Her neye bakarsak ... VE/||/<> Kimde, ne görürsek ... )
- YÜZÜNE-GÖZÜNE BULAŞTIRMAK ile BİR ÇUVAL İNCİRİ BERBAT ETMEK
- YÜZYIL | ÇAĞ/ASIR[Ar. < ʿAṢR] ile/||/<> ESKİLİK | İLK ÇAĞ/ANTİKİTE[Fr. < ANTIQUITÉ]
( asrısaadet saadet asrı yüzyıl çağ )
- YÜZYIL GEÇİŞİNDE ile/ve/||/<>/> BİNYIL GEÇİŞİNDE
- YÜZYILLAR ile YÜZYIL
( CENTURIES vs. CENTURY )
( قرون ile سده ile قرن ile صده )
( GHORON ile SADEH ile GHARN ile SADEH )
- YÜZYILLARA GÖRE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÖNEMLERE GÖRE
- YÜZYIL/LIK ile YÜZYILLARCA
- Z-AXIS[İng.] / AXE-Z[Fr.] / Z-ACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= Z EKSENİ
- Z-SCHALE[Alm.] ile/değil/yerine/= Z KABUĞU
- Z0-BOSON[İng.] / BOSON-Z⁰[Fr.] / Z0-BOSON[Alm.] ile/değil/yerine/= Z0 BOZONU
- ZAAF[Ar.] ile/değil/yerine/= DÜŞKÜN/LÜK
- ZAAF ile/ve/değil/yerine/<> EĞİLİM
- ZÂAM/ZÂAMİL[Ar.] ile/||/<> KEFİL[Ar.]
( İleri süren, iddia eden kişi. @@ Bir kimsenin borcunu ya da yükümlülüğünü üstlenen kişi. | Sorumluluk altına giren kişi. | Güvence veren kişi. )
- ZABIT KÂTİBİ ile/değil/yerine/= TUTANAK YAZMANI
- ZABIT VARAKASI ile/||/<> PROCÈS - VERBAL[Fr.] ile/||/<> TUTULGA
( PROCÈS - VERBAL )
- ZABIT[Ar. < ŻABṬ] ile/değil/yerine/=/||/<> TUTANAK (ZABIT KÂTİBİ, ZABITNAME, ZABIT VARAKASI, MUTABAKAT ZAPTI)
- ZABIT ile ZABITA ile ZABIT VARAKASI
- ZABİTA[Ar. < ŻĀBİṬA] ile/değil/yerine/=/||/<> ZABITA
( adli zabıta ahlak zabıtası belediye zabıtası Belediye hizmetlerinin güvenliğini sağlamakla görevli yönetim belediye zabıtası )
- HUILE DE VITROL[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAÇ YAĞI
- ZAFER ile/ve BAŞARI
- ZAFERAN[Ar. < ZAʿFERĀN] ile/değil/yerine/=/||/<> SAFRAN
( safran rengi safran sarısı yalancı safran Hint safranı Süsengillerden baharda çiçek açan santimetre boyunda soğanlı bir kültür bitkisi Crocus sativus Bu bitkinin tepeciklerinin kurutulmasıyla elde edilen bazı yiyecek ve içeceklere tat koku ve sarı renk vermekte kullanılan toz zafran )
- ZAFERAN[Ar. < ZAʽFERĀN] ile/değil/yerine/=/||/<> SAVRAN
( Altın benzeri )
- ZAFER:
ZEVK ile/ve/||/<> SEVİNÇ
- ZAFRAN | SAFRAN ile/||/<> SAFRAN[Ar. < ZAʿFERÂN]
( botanik Süsengiller Iridaceae familyasına ait soğanlı sonbaharda mor çiçek açan bitkiler Erkek organları toplanıp kurutularak toz hâline getirilir ve boyar madde olarak kullanılır )
( SAFFRON )
( SAFRAN )
( ECHTER SAFRAN )
( IRIDACEAE | CROCUS SATIVUS )
- ZAĞAR ile/||/<> BİR TÜR AV KÖPEĞİ
( bir tür av köpeği Kökeni karışıktır Yalnız Türkçede kullanıldığına göre yabancı bir dilden alındığı anlaşılıyor Kúnos NyK 26 445 Macarcadan geçtiğini öne sürmüştür Ona göre zağar Macarca Windhund olarak kullanılan agárdan alınmıştır Kúnos az agár biçiminden yola çıkarak zağarın başındaki znin Macarca az articleinden kaldığını bildirmiştir Türkçede bir tür av köpeğine verilen kopoy adı da Macarca bir alıntıdır kopó kopoy Ancak Türkçede Macarca az articleini almış başka bir örnek geçtiğini bilmiyoruz Buna karşılık Edelspacher NyK 10 341 Macarca agárın Güney dillerinden alındığını ortaya atmıştır Güney dillerinde zagar olarak geçer zagàr Srp zàgar Art Jagdhund Edelspachere göre zağar biçimi yanlış bir ayırma sonunda a zagár az agár Macarcada agár biçimini almıştır Başka bir deyişle Edelspacher de Kúnosa benzer bir açıklama yapmıştır Yalnız Kúnos Macarca agár biçiminden yola çıkmıştı Edelspacher ise Güney dillerinde geçen zagarı kök olarak kabul etmiştir Kniezsa SzlJsz 584585 Edelspacherin savına katılmamıştır Palló Régi török eredetü igéink Szeged 1982 23 az agár a zagár açıklamasını yeniden vermiştir Munkácsi Ethn 5 73 ÁKE 119122 Macarca agár biçiminin Kafkas dillerinden alındığını yazmıştır Hubschmid Vox Romanica 14 200 zağarın dillerinden geçtiğini dile getirmiştir Şçerbak İRLTJa 127 eski ve yeni diyalektlerde köpek olarak kullanılan sözleri gözden geçirirken zağarı saymakla yetinmiştir İlliçSvitıç Êtimologija 1964 334337 zağarın Kafkas dillerinden alındığını ortaya atmıştır Räsänen V 528a Rumca ζαγάριden geçtiğini açıklamıştır Andriotis EL ζαγάριyi sözlüğüne almamıştır Türkçe zağarın Arapçada da geçtiği anlaşılıyor EtTuhfette parla sözü alzaġarî diye açıklanmıştır Dozyye göre 1 594a zaġar chien de chasse à oreilles pendantes chien couchant anlamına gelir Macarca agárın kökenini açık olarak bilmiyoruz Yaygın bir inanca göre Türk dillerinden kalma bir alıntıdır Bu yolda bilgi almak için Golden RónaTas Arm 49 Ancak Ligeti TörK bu alıntı üzerinde durmamıştır Kakuk ÉlOsm 427 Slavca olduğunu dile getirmiştir Bulgarcada zagàr zàgar zogar biçimleri geçer BER 1 580 )
- ZAĞARA[Ar. < ẒİHÂRE] ile/||/<> ...
( yakanın üzerine dikilen kürk yaka kürkü zaġara the best pieces of leather for sewing round the edges of garments for showing to buyers as musters or samples Kürtçede zagara la bordure dune pelisse olarak geçer Kakukun Eski Zağra Bulgaristan adının zağaradan geldiği yolundaki açıklaması yanlıştır ÉlOsm 146 )
( ZAĠARA )
- ZAĞAR/LIK ile ZAĞARA ile ZAĞARCI
- ZÂHİR ile AŞİKÂR
- ZAHİR ile ZAHİRE ile ZAHİRİ
- ZAHİRE[Ar. < ẔAḪĪRE] ile/değil/yerine/=/||/<> ZAHİRE
( Gerektiğinde kullanılmak için saklanan tahıl aşlık )
- ZÂHİRE[Ar.] ile ZÂHİRE[Ar. < ZEVÂHİR] ile ZAHÎRE[Ar. < ZAHÂİR]
( Dışarı fırlamış göz, lokma göz. İLE Parlak. İLE Gerektiği zaman harcanmak üzere ambarda saklanan hubûbat, yiyecek. )
- ZÂHİREN[Ar.] ile ZÂHİRÎ[Ar.]
( Görünüşte, görünüşe göre, göründüğü gibi, meydanda olarak. İLE Görünen, görünürdeki. | Ebû Dâvûd-ı Zâhirî'nin kurduğu mezhebe ait/mensup. )
- AŞK:
ZÂHİRÎ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BÂTINÎ
- ZÂHİRÎ MUAMELE[Ar.]/SCHEINGESECHAEFT[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNÜŞTEKİ İŞLEM
- ZAHİRÎ ile/ve HARİCÎ ile/ve AYNÎ
- ZAHİRİ[Ar. < ẒĀHİRĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> ZAHİRÎ
( Görünen görünürdeki yapmacık )
- ZAHMET OLMAZSA ile/değil SAKINCASI YOKSA
- ZAHMET ile/değil/yerine/= GÜÇLÜK
- ZAHMET[Ar. < ZAḤMET] ile/değil/yerine/=/||/<> GÜÇLÜK (BİR ZAHMET)
- ZAHMET ve/||/<> HİKMET ve/||/<> İBRET
- ZAHMET ile/değil/yerine/= SIKINTI, EZİYET, RAHATSIZLIK | ZOR, GÜÇ | YORGUNLUK
- ZAHMET ile ZAHMETLİ/LİK ile ZAHMETSİZ/LİK ile ZAHMETSİZCE
- ZAHMET[Ar.] ile ZAMET[< SAMET < SAMED]
- ZAHR ile/||/<> SAĞRI ile/||/<> DAM DERESİ
( Mimarlık Damlarda iki ayrı yöndeki eğik yüzeylerin meydana getirdikleri dam dereleri ile mahya aşıkları arasında kalan üçgen biçimindeki yüzeylere verilen ad a dam deresi mahya ağığı İki koyağı birbirinden ayıran az eğimli yayvan sırt sırt coğrafya Ağızlarda dağın tepesine yakın yokuş yer olarak da geçer Az sağrı atın sağrısı sağrı atıŋ sağrısı saurı savır sawırı atıŋ sawırısı sawır Blk sauru sōrı 1 sağrı 2 yan kıç 3 hayvanın sağrısından çıkan deri Tar sağra Tel sūrı sağır sār Kâşgarlı Mahmuda göre Orta Türkçede sağrı deri olarak geçer Eski Kıpçakçada da sağrı biçimi kullanılır Yakutçada öz Türkçe sözlerin başındaki slerin düştüğünü biliyoruz Ancak Yakutça sārı köm sārı dicke aber nicht feste Stutenhaut biçiminde snin düşmediği göze çarpıyor O nedenle bu biçimin Moğolcadan alındığı açıktır Moğol diyalektlerinde sāri cuir fait de la peau de la croupe dun cheval âne ou mulet olarak kullanılır Farsça saġrī biçimi Türkçeden alınmıştır Tibetçe sagri sagsri Farsçadan alınmıştır Yule HobsonJobson 818 Fransızca Almanca İngilizce gibi belli başlı Avrupa dillerinde de kullanılır chagrin shagreen Chagrin )
( RIDGE )
( CROUPE )
( SCHWELLE )
- ZAHTER[Ar. < SAʿTER] ile/||/<> ...
( çok yıllık mor ya da pembe çiçekli ve kuvvetli kokulu bir bitki karakekik Thymbra spicata saᶜtar bir çeşit kekik Başındaki s Türkçede zye çevrilmiştir Bu yolda bilgi almak için Németh I OK 2 313332 ALH 3 159199 Türkçe zahter biçiminde gördüğümüz h de sonradan türemiştir )
( SATAR )
- ZÂİKAVÎ ile/||/<> GUSTATIF[Fr.] ile/||/<> TATSAL
( biyoloji )
( GUSTATIF )
- ZAİM | SENYÖR ile/||/<> SENYÖR[Fr. < SEIGNEUR]
( 1 Egemen hükümdarlara verilen san 2 Orta Avrupasında toprağı olan derebeyi derebeyi )
( SEIGNEUR )
( SEIGNEUR )
( SEIGNEUR )
- ZAİTSEV ile/||/<> KURALI
( Eliminasyon reaksiyonlarında Zaitsev kuralı )
( Alexander Zaitsev tarafından 1875 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1841-1910) (Ülke: Rusya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Zaitsev kuralı) )
- ZAKKUM[Ar.] ile/değil/yerine/= AĞIAĞACI/AĞIÇİÇEĞİ
( Zakkumgillerden, çiçekleri beyaz ya da pembe renkli, çoğunlukla kurumuş dere yataklarında kendin kendine yetişen, ağılı bir bitki. )
( NERIUM OLEANDER )
- ZAKKUM[Ar. < ZAḲḲŪM] ile/değil/yerine/=/||/<> ZAKKUM
( Zakkumgillerden Akdeniz ülkelerinde yetişen çiçekleri beyaz ya da pembe renkli kışın yapraklarını dökmeyen zehirli bir ağaççık ağı ağacı ağı çiçeği Nerium oleander )
- ZAKKUM ile/||/<> ZAKKUM[Ar. < ZAKKŪM]
( Zakkumgiller Apocynaceae familyasından 6 m kadar boylanan yaprak dökmeyen pembe ya da kırmızı çiçekli süs bitkisi olarak da yetiştirilen bitki Ağu ağacı Kalp glikozitleri içeren ve çiftlik hayvanlarında kalp kası nekrozu sonucu ölüme yol açan Antartika hariç dünyanın birçok bölgesinde yaygın olarak bulunan ve 12 adet alt türden oluşan zehirli bir bitki türü Yerel ağızlarda ağı ağacı ağı çalısı ağı çiçeği ağı dalı gibi adlar geçer Ağızlarda zıkkım biçimi ağı olarak kullanılır zaqqūm der Höllenbaum mit bitteren Früchten Suriye bouchée de pain sur laquelle un šēḫ écrit le nom de Dieu après lavoir fortement salée assureton et quon fait manger aux gens soupçonnés de vol celui qui ne peut lavaler est considéré comme le vrai coupable )
( ZAQQŪM )
( ROSE BAY, OLEANDER | BRACKENS )
( LAURIER ROSE )
( ECHTER OLEANDER, LORBEEROSEN )
( NERIUM OLEANDER )
- ZAKKUM[Ar. < ZAḲḲŪM] ile/değil/yerine/=/||/<> ZIKKIM
( zıkkımın kökü zehir zıkkım zehir İçki ve sigara gibi zararlı alışkanlıklar için kullanılan bir söz Sıkıntı veren kimse ya da şey )
- ZAKKUMLAŞMAK ile ZAKKUM ile ZAKKUMLU
- ZÂLİM ile/değil/yerine LEVVÂM
( Başkasına kötülük. İLE/DEĞİL/YERİNE Kendine, [kendini geliştirmek üzere] "yüklenme". | Özeleştiri. )
( Zâlime uyan ve/ya da susan, zâlimden beterdir. )
- ZAMAN AŞIMI ile SÜRESİ GEÇMİŞ
( LAPSE vs. LAPSED )
( خرف شدن ile زوال ile گذشت زمان ile ساقط )
( KHARF SHODAN ile ZAVAL ile GOZASHT ZAMAN ile SAGHAT )
- ZAMAN:
BEKLEYİNCE ile/ve/||/<> GECİKİNCE ile/ve/||/<> ÜZÜLÜNCE ile/ve/||/<> MUTLU OLUNCA ile/ve/||/<> ACI ÇEKİNCE ile/ve/||/<> SIKILINCA
( "Yavaşlar". İLE/VE/||/<> "Hızlanır". İLE/VE/||/<> "Can yakar". İLE/VE/||/<> "Kısallır". İLE/VE/||/<> "Bitmek bilmez". İLE/VE/||/<> "Uzar". )
- ZAMAN BİLİMİ | ZAMAN DİZİNİ/KRONOLOJİ[Fr. < CHRONOLOGIE] ile/||/<> ZAMAN BİLİMSEL | ZAMAN DİZİNSEL/KRONOLOJİK[Fr. < CHRONOLOGIQUE]
( zaman bilimi zaman dizini )
- ZAMAN GEÇİRMEK ile/değil/yerine ZAMANI DOLDURMAK
- ZAMAN ...:
" 'GEÇSE/GEÇSİN' DİYE BEKLEDİĞİNDE" ile/ve/||/<> " 'DURSA/DURSUN' DİYE BEKLEDİĞİNDE"
( Durur [gibi algılanır]. İLE/VE/||/<> Geçer [gibi algılanır]. )
- ZAMAN KAZANMAK ile FIRSAT ARAMAK/BEKLEMEK
- ZAMAN ÖLÇME ile/||/<> CHRONOMÉTRAGE[Fr.] ile/||/<> SÜRE ÖLÇÜMÜ
( Yarışlarda ve eğitimde tüketilen süreyi ölçme Saatli dünya ve ülke sonaşamları yol ya da yarışlık koşullarında bu zaman çift süreölçerle ölçülür )
( CHRONOMÉTRAGE )
- ZAMAN VE ENERJİ TÜKETİMİMİZ:
"NASIL GÖRÜNDÜĞÜMÜZ" ile/değil/yerine NASIL GÖRDÜĞÜMÜZ
- ZAMAN VERDİM ile/değil/yerine SÜRE KOYDUM
- ZAMAN YÖNETİMİNDE:
ACİL ve ÖNEMLİ ile/ve/||/<> ÖNEMLİ ve ACİL DEĞİL
ile/ve/||/<>
ACİL DEĞİL ve ÖNEMSİZ ile/ve/||/<> ÖNEMSİZ ve ACİL
( Hemen yap/alım! İLE/VE/||/<> Yapacağımız zamanı belirle/yelim!
İLE/VE/||/<>
İşi yapabilecek biri(leri)ne yönlendir/elim! İLE/VE/||/<> Yapma/yalım! )
- ZAMAN ve ZEMİN(BAĞLAM) ile/ve/değil/yerine/||/<> ZİHİN ve ZEMİN(KOŞULLAR)
( Bir şeyin(/durumun/olgunun/olayın), öyle olması ya da olmamasındaki, az ya da çok oranında(etmenliliğinde) olmasındaki belirleyiciler. )
( Dış. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> İç. )
( İkincil. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Birincil. )
- ZAMAN ile GÖRELİ ZAMAN
( TIME vs. RELATIVE TENSE )
- ZAMAN ile SAHİB-İ ZAMAN
( AKILLARINDAN GEÇİRDİKLERİ KÂİNATTA OLUŞMAYA BAŞLAYAN KİŞİ | ALLAH'IN AYNASIDIR )
- ZAMAN ve ZAMANE'DEN ŞİKÂYET
- ZAMANA YAYMAK ile/ve/<> SONRAYA BIRAKMAK
- ZAMANE[Ar. < ZAMĀNE] ile/değil/yerine/=/||/<> ZAMANE
( zamane adamı zamane çocuğu İçinde bulunulan zaman dönem Yakınma ya da hafifseme yoluyla şimdiki zaman )
- ZAMANI ARTIRMAK ile/ve/<>/değil ETKİ ALANINI GENİŞLETMEK
- ZAMANI DEĞİL" ile "SIRASI DEĞİL"
- ZAMANI DURDURMAK ile/ve/||/<> ZAMANDA YOLCULUK ile/ve/||/<> ZAMANDAN KAÇMAK ile/ve/||/<> ZAMANI HİSSETMEK ile/ve/||/<> ZAMANI BIRAKMAK
( Öperek. İLE/VE/||/<> Okuyarak. İLE/VE/||/<> Müzik dinleyerek. İLE/VE/||/<> Yazarak. İLE/VE/||/<> Soluk alarak. )
- ZAMANI GELDİĞİ ZAMAN ... değil ZAMANI GELDİĞİNDE ...
- ZAMANI GELİRSE" ile/ve "ZAMANI GELDİĞİNDE"
- ZAMANI:
NEREDE GEÇİRDİĞİMİZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NASIL GEÇİRDİĞİMİZ
( Gövdemizle ilişkilidir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Anlığımızla(zihnimizle) ilişkilidir. )
( Nicelikseldir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Nitelikseldir. )
- ZAMANI ÖLDÜRMEK" ile/değil "ZAMANI DEĞERLENDİRMEK"
- ZAMAN-I RÂHİ | DÖRDÜNCÜ ZAMAN ile/||/<> DÖRDÜNCÜ ZAMAN
( Bugünü de kapsayan en yeni yerbilim dönemi jeoloji )
( QUATERNARY )
( QUATENAIRE | TEMPS QUATERNAIRE )
( QUARTÂR )
- ZÂMÂN-I/ASR-I SAADET -ile
( HZ. MUHAMMED'İN YAŞADIĞI DÖNEM | ÖMRÜNÜ SAADETE KAVUŞTURAN KİŞİ )
- ZAMANIN ve/||/<> MEKÂNIN: SAF GÖRÜSÜ
( [ÖNCEL/A PRIORI]
[Sadece İnsan'da.] )
- ZAMANINDA ORADA/YERİNDE OLMALI!
- ZAMANINDA YA DA ZAMANSIZ SÖYLENMİŞ SÖZLER ile/ve GERÇEK YA DA YANLIŞ SÖZLER ile/ve HOŞ YA DA ACI SÖZLER ile/ve YARARLI YA DA YARARSIZ SÖZLER ile/ve NAZİK VE GÜCENDİRİCİ SÖZLER
( WORDS AT THE RIGHT TIME OR UNTIMELY vs./and TRUE OR FALSE WORDS vs./and NICE/SWEET OR GRIEF WORDS vs./and BENEFICIAL OR USELESS WORDS vs./and POLITE AND OFFEND WORDS )
- ZAMANINI:
"ÇALMAK" ile/değil ALMAK
- ZAMANI/VAKTİ HARCAMAK değil/yerine ZAMANI/VAKTİ KULLANMAK
- ZAMANLAMAK ile ZAMANLAYABİLMEK ile ZAMAN ile ZAMANE ile ZAMANLI ile ZAMANSIZ/LIK ile ZAMAN EKİ ile ZAMAN AŞIMI ile ZAMAN ZAMAN ile ZAMAN ZARFI ile ZAMAN AYARLI ile ZAMAN BİLİMİ ile ZAMAN BİRİMİ ile ZAMAN DİZİNİ ile ZAMAN TÜNELİ ile ZAMANE ADAMI ile ZAMANE ÇOCUĞU ile ZAMAN BİLİMSEL ile ZAMAN BELİRTECİ ile ZAMANLI ZAMANSIZ
- ZAMÂN/ZEMÂN[Ar. çoğ. EZMİNE] ile ZAMÂN[Ar.]
( Zaman, vakti, çağ, devir. | Süre, mehil. | Mevsim. | Fiillerde, geçmiş, şimdiki, gelecek ve geniş zamanlardan her biri. İLE Kefil olma, kefillik. | Bir şeyin mislini ya da değerini vermek üzere zarara karşı kefil olma, garanti. )
- ZAMAZİNGO ile/||/<> ZIMBIRTI / DOST, METRES
( zımbırtı dost metres Kökenini bilmiyoruz )
- ZAMAZİNGO ile/değil/yerine/=/||/<> ZIMBIRTI | METRES
( zımbırtı metres )
- ZAMBAK ile ADA SOĞANI
( ... İLE Zambakgillerden, soğanından ilaç olarak yararlanılan bazı nesneler elde edilen çok yıllık bir bitki. )
( ... cum URGINEA MARITIMA )
- ZAMBAK ile AFRİKA ZAMBAĞI
- ZAMBAK ile/||/<> AK ZAMBAK ile/||/<> TOP ZAMBAK
- ZAMBAK ile AKÇÖPLEME
( ... İLE Zambakgillerden, yapraklarının uzun, geniş olması, çiçeklerinin güzelliği dolayısıyla bahçe çiçekleri arasına giren zehirli bir bitki cinsi. )
( ... cum VERATRUM ALBUM )
(1996'dan beri)