Altı(6) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 40.386 başlık/FaRk ile birlikte,
40.386 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(11/163)
- ARINMA ve/||/<>/> AYDINLANMA ve/||/<>/> AŞK
- ARINMA ile/< ELEŞTİRİ
- ARINMA ve/<> GÜVEN
( Ancak, arınmış zihinlere güvenebilirsin. )
- ARINMA ile/ve/> MÜŞÂHEDE
- ARINMA ve/<> YAPILAN(DIR)MA
( PURIFICATION and/<> CONSTRUCTION )
- ARINMAK ile/ve/değil/<> DUYARLILAŞ(TIR)MAK
- ARİOSO[İt.] ile/||/<>
( ... İLE/||/<> Dramatik ve lirik bakımdan yüksek bir anlatım gücü olan ağır başlı hava. )
- ARISE :/yerine ORTAYA ÇIKMAK
- ARISTO VE İBNİ SİNÂ VE IMMANUEL KANT ile/ve ARISTO VE İBNİ SİNÂ VE KUTBUTTİN RÂZÎ VE IMMANUEL KANT
- ARİSTO ile/ve/||/<>/> EINSTEIN
- ARİSTO ve HAREZMİ
- ARİSTOKRASİ ile ARİSTOKRAT ile ARİSTOKRAT ile ARİSTOKRATLAR ile ARİSTO
( ARISTOCRACY vs. ARISTOCRAT vs. ARISTOCRATIC vs. ARISTOCRATS vs. ARISTOTLE )
( اشرافيت ile نجبا ile حکومت اشراف ile طبقه اشراف ile بزرگزاده ile اشرافزاده ile نجيب زاده ile اشراف زاده ile اعياني ile اشرافي ile اشراف ile اعيان ile ارسطو )
( ESHARAFYT ile NAJBA ile HOKOMET ESHARAF ile TABAGHEH ESHARAF ile BOZORGOZADEH ile ESHARAFZADEH ile NAJYBE ZADEH ile ESHARAF ZADEH ile اعياني ile ESHARAFY ile ESHARAF ile AYAN ile ARESTOO )
- ARISTON ile ARISTO(TELES)
- ARISTOTALES" değil ARISTOTELES
- ARİSTOTELES MANTIĞI/SERT NESNELER MANTIĞI ile/ve BULANIK MANTIK
- ARİSTOTELES ve/||/<> DEMOKRİTOS
- ARITIM ile ARITIŞ ile ARITICI/LIK
- ARITMA ile ARITMA ÜNİTESİ
- ARİTMETİK[Yun.] ile/||/<> ARİTMİ[Fr.] ile/||/<> ARİTMİK[Fr. < ARYTHMIQUE]
( Matematiğin sayısal özelliklerini ve işlemlerini konu edinen dalı, sayısal. İLE/||/<> Yürek atışlarındaki düzensizlik. İLE/||/<> Düzensiz kalp ya da nabız atışı. )
- ARİTMİ/ARRHYTHMIA[İng.]/ARYTHMIE[Fr.] değil/yerine/= DİZEM BOZUKLUĞU
( Kalp atışlarındaki düzensizlik ve eşitsizlik. )
- ARİVİST[Fr.] değil/yerine/= HIRSLI, HARİS
( Ne pahasına olursa olsun hedefine, başarıya ulaşmak isteyen kimse, haris. )
- ÂRİYET değil/yerine/= ÖDÜNÇ, EĞRETİ
- ARIYORSAN:
ELİNİ ÖPECEK ve YAKASINA YAPIŞILACAK
( Kendi elini öp! VE Kendi yakana yapış! )
( ELİNİ ÖPECEK BİRİNİ ARIYORSAN, KENDİ ELİNİ ÖP!
YAKASINA YAPIŞILACAK BİRİNİ ARIYORSAN, KENDİ YAKANA YAPIŞ! )
- ARİYYE[Ar.] ile İFKÂR[Ar.]
- ARIZA ile ARIZA ANALİZİ ile ARIZA BULUCU ile ARIZA BULMA ile KUSURSUZ ile KUSURSUZLUK ile HATALAR
( FAULT vs. FAULT ANALYSIS vs. FAULT FINDER vs. FAULT FINDING vs. FAULTLESS vs. FAULTLESSNESS vs. FAULTS )
( تقصير ile حرج ile گناه ile گسله ile خطيه ile خرده ile عيب ile بدي ile عيب کاوي ile خرده گير ile خرده بيني ile خرده گيري ile بي نقص ile بي نقصي ile عيوب )
( TAQSYR ile HARJ ile GENAH ile GOSLAH ile خطيه ile KHARDEH ile EYBE ile BADY ile EYBE KAVY ile KHARDEH GYR ile KHARDEH BEYNEY ile KHARDEH GYRY ile بي نقص ile BEY NAQSY ile EYVEB )
- ÂRIZÂN[Ar.] ile ÂRIZÂN[Ar. < ÂRIZ] ile ÂRIZÎ[Ar. < ÂRIZ | çoğ. AVÂRIZ]
( İki yanak. İLE Geçici olarak. | Tesadüfen, rastgele. İLE Sonradan çıkan. | Gelip geçici, muvakkat. )
- ARC-DROP[İng.] / CHUTE D'ARC[Fr.] ile/değil/yerine/= ARK DÜŞÜŞÜ/DÜŞÜMÜ
- ARC FURNACE[İng.] / FOUR ELECTRIQUE D'ARC[Fr.] / LICHTBOGEN OFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ARK FIRINI
- ARC LIGHT[İng.] / LUMIÈRE D'ARC[Fr.] ile/değil/yerine/= ARK IŞIĞI
- ARC CATHODE[İng.] / CATHODE D'ARC[Fr.] / BOGENKATHODEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ARK KATODU
- ARCING CONTACT[İng.] / CONTACT À ARC[Fr.] / ABBRENNKONTAKT, ABREISSKONTAKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ARK KONTAĞI
- GAVS-İ ELEKTRİKÎ, ŞERÂRE[Osm.] / ARC[İng.] / ARC[Fr.] / BOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ARK
- ARKA ÇIKMA ile/ve/değil/yerine KENDİNİ, ONUN YERİNE KOYMA
- ARKA FON[Fr. < FOND] değil ARKADA[Tr.] ya da FONDA
- ARKA PARMAK BULUNANLAR ile/ve ARKA PARMAK BULUNMAYANLAR
- ARKA PLAN ile ARKA PLAN İŞLEME ile ARKA PLAN PROGRAMI
( BACKGROUND vs. BACKGROUND PROCESSING vs. BACKGROUND PROGRAM )
( دورنما ile سابقه ile پيشينه ile پردازش زمينهاي ile برنامه زمينهاي )
( DORNEMA ile SABAGHEH ile PEYSHYNAH ile PARDAZESH ZAMYNEYAY ile BARNAMEH ZAMYNEYAY )
- ARKADA ile/ve/değil ARKANDA
- ARKADAN İTİŞLİ (RWD) ile/ve/değil/||/<>/> ÖNDEN ÇEKİŞLİ (FWD) ile/ve/değil/||/<>/> DÖRT ÇEKER (AWD/4WD)
(
| Özellik | Arkadan İtiş (RWD) | Önden Çekiş (FWD) | Dört Çeker (AWD/4WD) |
|---|---|---|---|
| Güç Aktarımı | Motor gücü arka tekerleklere iletilir. | Motor gücü ön tekerleklere iletilir. | Motor gücü dört tekerleğe dağıtılır. |
| Çekiş ve Yol Tutuş | Yüksek hızda dengeli, ancak kaygan zeminde arkadan kayma riski vardır. | Yağmur ve karlı havalarda iyidir, ancak yüksek hızda sınırlıdır. | Her zeminde üstün çekiş ve denge sağlar. |
| Performans | Daha iyi hızlanma ve denge sunar, genellikle spor ve lüks araçlarda kullanılır. | Yakıt tasarrufludur, ancak spor amaçlı kullanım için sınırlıdır. | En iyi yol tutuş performansına sahiptir ancak yakıt tüketimi daha yüksektir. |
| Kullanım Alanları | Spor, performans ve lüks araçlar | Kent içi, ekonomik otomobiller | Arazi, SUV ve yüksek performanslı araçlar |
(
| Özellik | Arkadan İtişli (RWD) | Önden Çekişli (FWD) |
|---|---|---|
| Ağırlık Merkezi | Ağırlık merkezi daha dengelidir. | Motor ve güç aktarım parçaları önde olduğundan, ağırlık merkezi öndedir. |
| Motor Konumu | Motor, dikine konumlandırılır. | Motor, enlemesine konumlandırılır. |
| Maliyet | Şaft tüneli gibi ek bileşenler nedeniyle daha maliyetlidir. | Daha az aksam bulunduğundan, maliyet, düşüktür. |
| Bakım | Şaft ve diferansiyel bulunduğundan, bakım maliyeti daha yüksektir. | Bakımı ve yağlaması daha kolaydır. |
| Ağırlık | Şaft tüneli ve ek aksamlar nedeniyle daha ağırdır. | Daha hafiftir. |
Performans Farkları
| Özellik | Arkadan İtişli (RWD) | Önden Çekişli (FWD) |
|---|---|---|
| Kalkış Performansı | Kalkış performansı daha düşük olabilir. | Daha iyi çekiş sağladığından, ilk hızlanma daha iyidir. |
| Genel Performans | Performanslı sürüş için daha uygundur. | Ekonomik ve günlük kullanım için uygundur. |
| Viraj Kabiliyeti | Yüksek hızda daha dengeli kalır ancak dikkatli kullanım gerektirir. | Virajlarda genellikle daha avantajlıdır. |
| Kaygan Zeminde Denetim | Kaygan zeminde arkadan kayma riski vardır ancak deneyimli sürücüler için toparlaması kolaydır. | Daha kolay denetlenir. |
- ARKADAŞ KAYBETMEK değil KİMİN, GERÇEK ARKADAŞ OLDUĞUNU ANLAMAK
- ARKADAŞ:
SAYISI ile/ve/değil/yerine NİTELİĞİ
( Başarıda belirli olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Sıkıntıda belirli olur. )
- ARKADAŞ ile DOST CANLISI ile ARKADAŞLAR ile ARKADAŞLIK ile ŞİRKET
( COMPANION vs. COMPANIONABLE vs. COMPANIONS vs. COMPANIONSHIP vs. COMPANY )
( مصاحب ile انيس ile هم نشين ile انباز ile منادم ile يار ile نديم ile معاشر ile هم مشرب ile هم رکاب ile جليس ile هم کلام ile دمساز ile همگام ile همراه ile همدم ile شايسته رفاقت ile نزديکان ile صحابه ile همدمي ile صحابت ile همگامي ile ياري ile مجالست ile منادمت ile مصاحبت ile معيت ile گروهان ile کمپاني ile شرکت )
( MOSAHEB ile ANYS ile NPAM NESHYNE ile ANBAZ ile منادم ile YAR ile نديم ile MOASHAR ile NPAM MOSHARB ile NPAM RAKAB ile جليس ile NPAM KOLAM ile DAMSAZ ile CPEHMGAM ile CPEHMARAH ile CPEHMADAM ile SHAYSETEH RAFAGHT ile NAZADYKAN ile SAHABEH ile همدمي ile صحابت ile CPEHMGAMY ile YARY ile MOJALEST ile منادمت ile MOSAHEBAT ile MAYT ile GARVEYAN ile KAMPANY ile SHARKAT )
- ARKADAŞ ile/ve/<> DOST ile/ve/<> KARDEŞ
- ARKADAŞ ve/||/<> SAĞLIK
( İkisinin değeri ve önemi de kaybedilince anlaşılıyor ne yazık ki. )
- ARKADAŞINLA KARDEŞ (GİBİ) OLMAK/OLABİLMEK ile/ve KARDEŞİNLE KARDEŞ OLMAK/OLABİLMEK
- ARKADAŞ/LIK ile/<> DOST/LUK ile/<> KARDEŞ/LİK
( Belirli seviyede tutulan iletişim ve paylaşımın, dolayısıyla ilişkinin durumu. İLE Dostlukta son derece derin ve yoğun yakınlık, iletişim ve paylaşım vardır. Bir kişinin birini "Samimi arkadaşım/kankam(kan kardeşim)" olarak tanıtması için en temelde, o iki kişinin sırlarını paylaşabilmesi ve Para ve Seks durumu hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olma durumu vardır. )
( Dostluk, duygulu, erdemli iki kişi arasında, kendiliğinden oluşuveren bir anlaşmadır. Duygulu diyorum, çünkü bir keşiş, dünyadan el etek çekmiş biri, hiç kötü olmaz da dostluk nedir bilmeden yaşayabilir. Erdemli diyorum, çünkü kötülerin, olsa olsa suç ortakları olur, haz düşkünlerinin zevk ve eğlence arkadaşları, çıkarlarını arayanların ortakları vardır, siyaset kişileri, çevrelerine fitne fücurlar toplar, çoğu avarenin bağlılıkları, prenslerin dalkavukları olur; erdemli kişilerin, yalnız onların dostları vardır. )
( Eğlenebildiklerimizle. İLE/VE/<> Anlatabildiklerimizle. İLE/VE/<> Ağlayabildiklerimizle. )
( "Geçerken uğra" der. İLE "Geç, erken uğra!" der. )
( ... İLE Kişiyi, hiçbir zaman/koşulda, terk etmeyen. )
( Herkes dost olamaz! Dost olmayana, arkadaş demenin farkını görmek ve buna göre kullanmak gerekir. )
( Eğer hiç dostun yoksa sen bir dost ol! )
( Derviş, dostum demez! Dost, hiçbir zaman, yanından ayrılmayacak kişidir. Ancak, gerçekten dost olunacak kişi için kullanılabilir. )
( Tek dostumdur... Gökteki yıldızlar! )
( SEN, SANA DOSTSUN!
[HABERİN YOK] )
( Kişilerin en âcizi, dost edinmeyendir! Bundan da âcizi ise dostunu yitirendir. )
( İyi arkadaş, yanında, yüksek sesle konuşup düşünebileceğin kişidir. )
( "Dostlarım! Dünyada dost yoktur!" )
- ARKADAŞ/LIK ile/ve/değil/||/<>/< YOLDAŞ/LIK
( Bir yere kadar. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Yolun sonuna kadar. )
- ARKAİK[Fr.] ile/||/<> ARKAİZM[Yun.]
( Klasik çağ öncesinden kalma. | Modası geçmiş, eskimiş. İLE/||/<> Konuşulan ve yazılan dilde kullanımdan düşmüş eski sözcük ve deyimleri kullanma. | Geçerliliğini yitirmiş, bir başka çağa özgü şeylerin niteliği. )
- ARKAİK değil/yerine/= ESKİCİL
- ARKAİK ile/ve/<> GELENEKSEL
- ARKAİK ile KADÎM
- ARKALAMAK ile ARKALANMAK ile ARK ile ARKA/LIK ile ARKALI ile ARKAİZM ile ARKASIZ/LIK ile ARKA YÜZ ile ARKA ARKA ile ARKA AYAK ile ARKA PLAN ile ARKALIKLI ile ARKA SOKAK ile ARKA TEKER ile ARKALIKSIZ ile ARKA ARKAYA ile ARKA MÜZİĞİ ile ARKA PLANDA
- ARKASI PEK ile ARKASI SIRA ile ARKASI YARIN ile ARKASI YUFKA
- ARKEOLOJİ[Fr. < ARCHÉOLOGIE] değil/yerine/= KAZI BİLİMİ
- ARKEOLOJİ:
GEÇMİŞİN BİLİMİ ile/ve/değil/||/<>/> GELECEĞİN BİLİMİ
- ARKEOLOJİ MÜZESİ
- ARKEOLOJİ/K değil/yerine/= ESKİLBİLİM/SEL / KAZI BİLİMİ
( Tarih öncesi ve eski çağlardan kalma yapıtları, tarih ve sanat açısından inceleyen bilim. )
- ARKEOMETRİK[Fr. < ARCHEOMÉTRIQUE] değil/yerine/= ARKEOMETRİ İLE İLGİLİ
- ARKIŞ/ARQIŞ ile/||/<> ARKIŞ/ARQIŞ/MÜRSEL[Ar.] ile/||/<> ARKUÇI/ARQUÇI/RESUL[Ar.]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kervan. İLE Uzak bir ülkedeki birine yollanmış kişiye verilen ad. İLE İki kişi arasında aracı olan. Evliliklerde dünürler arasında gidip gelen kişi. )
- ARKOZ[Fr. < ARKOSE] ile TORTUL KAYAÇ
( ... İLE Birleşiminde feldspat bulunan, kum taşı türünden bir tortul kayaç. )
- ARKTİK OKYANUSU ile ARKTİK
( ARCTIC OCEAN vs. ARCTIC )
( شمالي ile قطبي ile شمالگان ile اقيانوس منجمد شمالي )
( SHMALY ile GHATABY ile SHMALEGAN ile EGHYANOS MANJAMAD SHMALY )
- ARKUCI -ile
( Erkek ve kız ailelerinin arasında/tanışmasında aracı olan. )
- ARKURU -ile
( Eğri, karşı, ters, aykırı. )
- ARMA:
DİREK ve/||/<> SEREN ve/||/<> HALAT ve/||/<> TEL MAKARA ve/||/<> YELKEN
( ARMA: Teknede, güverteden yukarı bölümde bulunan donanımların genel adı. )
- ARMA ile ARMALI ile ARMASIZ
- ARMADA[İt. < ARMATA] değil/yerine/= DONANMA
- ARMAĞAN ETMEK ve/||/<> GERİ VERMEK/İADE ETMEK
- ARMAĞAN/HEDİYE[Ar.] ile ÖRTÜLÜ ORUNÇ/RÜŞVET[Ar.]
- ARMAĞAN ile/ve/||/<> SEVGİ
( Kendinden çok, onun gereksinimi olan önceliği[nesneyi/olanağı], ona veriyorsan. İLE/VE/||/<> Ondan çok, kendi gereksinimin olan önceliği[nesneyi/olanağı], ona veriyorsan. )
- ARMATÖR[Fr. < ARMATEUR] değil/yerine/= TİCARET GEMİSİ SAHİBİ
- ARMATÜR ile ARMATÜR SARICI ile ARMATÜR SARIMI
( ARMATURE vs. ARMATURE WINDER vs. ARMATURE WINDING )
( آرميچر ile سيم پيچ ile سيم پيچي )
( آرميچر ile SYM PEYCH ile SYM PEYCHY )
- ARMENO KASTRON < PAZARCIK/PAZARYERİ[resmî]
( BİLECİK )
- AHENG[Osm.] / HARMONIE[Fr.] ile/değil/yerine/= ARMONİ
- ARMONİ ile ARMONİK ile ARMONİLER ile ARMONİ ORKESTRASI
- ARMONİKA[İt.]/ARMONİK/MIZIKA ile ARMONİKA[İt.]
( Yan yana sıralanmış deliklerden her biri üflendiğinde ayrı notada sesler çıkaran küçük ağız çalgısı. İLE Akordiyon. )
- ARMUDUN SAPI ile/ve/||/<>/< ÜZÜMÜN ÇÖPÜ
- ARMUT (ÇEKİRDEĞİ) ve/||/<> HIRSIZ
( Bir zamanlar, Çin'de yoksul biri, o denli aç ve bitkin düşmüştür ki kendini tutamayıp bir armut çalar. Çalanı yakalarlar ve İmparator'un karşısına cezalandırılmak üzere çıkarırlar.
Hırsız, İmparator'a şöyle der:
"Değerli efendim. Çok açtım, dayanamadım, çaldım. Beni affetmeniz için yalvarıyorum. Eğer beni af ederseniz, size paha biçilmez bir armağanım olacak."
İmparator, dudak büker...
"Senin gibi birinde paha biçilmez ne olabilir ki?"
Hırsız, avucunun içindeki armut çekirdeğini uzatır.
"Bu çekirdeği ekerseniz, bir gün içinde altın meyveler veren bir ağacın yeşereceğini göreceksiniz."
İmparator, bir kahkaha atarak...
"Ek o zaman, altın meyveleri görünce affederim seni."
Yoksul:
"Haşmetlim. Bu tohumu ben ekemem. Çünkü ben bir hırsızım. Bu sihirli tohumu ancak yaşamında hiç çalmamış, başkalarına haksızlık yapmamış, yalan söylememiş biri ekebilir. Tohum, o zaman gücünü gösterir. Aksi takdirde, onu ekeni zehirler. Tarif edilmez acılarla öldürür."
"Sultan'ım! Bu tohumu ancak siz ekebilirsiniz."
İmparator, irkilir, yüzünü asar. Bir süre düşünür ve sonra da hırçın bir sesle:
"Ben imparatorum, bahçıvan değil! O tohumu Başbakan'a ver, eksin de altın meyveleri görelim." der.
Yoksul, tohumu Başbakan'a uzatınca, Başbakan, telâş içinde İmparator'a dönüp itiraz eder:
"Ben ekim biçim işlerinde çok beceriksizim efendim. Sihirli tohumu yanlış eker, ziyan ederim. Bence bu tohumu Hazinedar başı eksin."
Hazinedar başı, hemen bahane bulur ve bu görevi bir başkasına devreder.
Orada bulunan her bir kişi, sudan nedenlerle tohumu ekme görevinden kaçınır.
Sonra İmparator, doğan sessizliğin içinde bir süre düşünür. Başı önünde duran Başbakan'a, Hazinedar'a ve tüm görevlilere dik dik bakar ve...
"Haydi bakalım! Bu hırsız bahçıvana tohumunun nasıl altın meyve verdiğini hep birlikte gösterip sevindirelim" der, cebinden bir altın çıkarır ve yoksula tutması için atar.
Oradakilerin tümü ceplerinden sessiz sedâsız birer altın çıkarıp yoksula verdikten sonra, İmparator, gülerek adama seslenir:
"Bas git buradan! Bu verdiğin ders hepimize yeter!" )
- ARMUT, DİBİNE DÜŞER ile/ve/||/<> DEDESİ KORUK YEMİŞ, TORUNUN DİŞİ KAMAŞMIŞ
- ARMUT ile HİNTARMUDU
( ... İLE Mersingillerden, sıcak bölgelerde yetişen, meyvesi yenilen, tahtası sert bir ağaç. )
( ... cum PSIDIUM )
- ARMUT/LUK ile ARMUTLU ile ARMUT TOP ile ARMUT HOŞAFI ile ARMUT KABAĞI ile ARMUT KURUSU ile ARMUT KOMPOSTOSU
- ARNAVUTLAŞMAK ile ARNAVUTLAŞTIRMAK ile ARNAVUT ile ARNAVUTÇA ile ARNAVUT BİBERİ ile ARNAVUT KALDIRIMI
- ARNO PENZIAS ve/||/<> ROBERT WILSON
- AROLAT, ALİ MÜMTAZ (İSTANBUL, 1897 - 1967) :
( Sarıyer'de doğdu (Bazı kaynaklarda 1897'de Cihangir'de doğduğu yazılmaktadır). Sarıkamış Savaşında taarruz yapmamak için direnen ve isteği kabul edilmeyince istifa eden Hasan İzzet Paşa'nın oğludur. İlk ve orta tahsilini Galatasaray Lisesinde yaptı. Umumi harbe 18 yaşında gönüllü olarak iştirak etti. 1918'de ihtiyat mülazımlığı ile terhis oldu. Tahsiline devam etti ve 1922 yılında Âli Ticaret Mektebi'ni bitirdi. Çeşitli bankalarda çalıştı. İlk şiirlerini Nedim Mecmuasında yayınladı. Güneş, Yarım, Yeni Mecmua. Dergâh, Milli Mecmua ve Varlık Mecmuasında Şiileri yayınlandı. Şiirlerini "Bir Gemi Yelken Açtı (1926)" ve "Haydi İklimlerinden Dönen Diyor ki (1960)" kitaplarında yayınlandı..Sarıyer ile ilgili şiirleri var. Ali Mümtaz Arolat "Hece ile şiire canlı ve hareketli bir ses katarak, ileri bir şiir anlayışı ile birtakım renk, ışık, su ve gece şiirlerini terennüm eden bir şair" olarak tanınır. Şair hece şiirinden etkilenmiş, uzun yıllar hece vezni ile yazmasına karşın daha sonraları serbest nazımda şiirlerde yazmıştır. )
- AROUND :/yerine ETRAFINDA
- ARP ile ARPA/LIK ile ARPACI/LIK ile ARPALAMA ile ARPA SUYU ile ARPA EKMEĞİ ile ARPA GÜVESİ ile ARPA ŞEHRİYE ile ARPACI KUMRUSU
- ARP ile HARP EDİLMİŞ ile HARPER
( HARP vs. HARPED vs. HARPER )
( بربط ile چنگ زدن ile چنگزن )
( BARBET ile CHANG ZADAN ile CHANGAZAN )
- ARPA ile ARPA TANESİ ile ARPA SATICISI ile ARPA SUYU ile ARPA SUYU
( BARLEY vs. BARLEY GRAIN vs. BARLEY SELLER vs. BARLEY WATER vs. BARLEYWATER )
( عليق ile جوين ile شعير ile جودانه ile جو فروش ile ماء الشعير ile ماشعير )
( عليق ile جوين ile شعير ile جودانه ile JO FOROSH ile ماء الشعير ile MASHYR )
- ARPACIK ile ARPACIK SOĞANI
- ARPANET ile/ve/||/<>/> MILNET ile/ve/||/<>/> NSFNET ile/ve/||/<>/> INTERNET
- ARPAYI BOL BULMAK ile/ve/||/<> BOSTANI BOŞ BULMAK
- ARREST değil/yerine/= DURMA
- ARREST :/yerine TUTUKLAMAK
- ARRHENİUS DENKLEMİ ile/||/<> EYRİNG DENKLEMİ
( Arrhenius k=Ae^(-Ea/RT), Eyring geçiş durumu kuramı. )
( Formül: Ea İLE ΔH‡ İLE ΔS‡ )
( Svante Arrhenius tarafından 1887 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1859-1927) (Ülke: İsveç) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Elektrolit teorisi, Arrhenius denklemi) (Nobel: 1903) )
- ARRHENİUS İLE EYRİNG İLE MARCUS ile/||/<> KİNETİK KURAMLER
( Reaksiyon hızlarını açıklayan kuramlar. )
( Formül: k = Ae^(-Ea/RT) )
( Svante Arrhenius tarafından 1887 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1859-1927) (Ülke: İsveç) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Elektrolit teorisi, Arrhenius denklemi) (Nobel: 1903) )
- ARRIVE AT vs. ARRIVE IN
- ARRIVE :/yerine VARMAK
- ARŞ[Ar.] ile ARŞ[Fr. < MARCHE]/MARŞ
( İslâm inanışına göre göğün en yüksek katı. İLE "Yürü" komutu. )
- ARSA değil/yerine/= DÜZLEK
- ARCHIMEDES' PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'ARCHIMÈDE[Fr.] / ARCHIMEDISCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= ARŞİMET/ARCHİMEDES İLKESİ
- ARCHIMEDES NUMBER[İng.] / NOMBRE D'ARCHIMÈDE[Fr.] / ARCHIMEDISCHE ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ARŞİMET/ARCHİMEDES SAYISI
- ARCHIMEDES' LAW[İng.] / LOI D'ARCHIMÈDE[Fr.] ile/değil/yerine/= ARŞİMET/ARCHİMEDES YASASI
- ARŞİMET BURGUSU/VİDASI değil/yerine/= SU BURGUSU/VİDASI
( Eskiden kullanılan, su yükseltme düzeni. [Bir ucu suya daldırılan eğik bir borunun, içindeki burgu döndükçe, suyu yükseltir.] )
- ARŞİMET(ARCHIMEDES):
KATISI ile/ve/||/<> SAYISI ile/ve/||/<> YASASI
( Hepsinin aynı tipte ve çok yüzlü açılarının eşit olması gerekmediği halde, yüzlerinin hepsi de düzenli çokgenler olan 13 olası katıdan biri. İLE/VE/||/<> Yerçekim gücünün ağdalılık gücüne oranını veren, boyutsuz sayılar öbeğinden biri. İLE/VE/||/<> Bir sıvı içine daldırılmış olan bir nesne, batan bölümünün hacmi kadar sıvının ağırlığına eşit bir güçle yukarı doğru itilir. )
- ARŞIN/ENDÂZE ile BİTEMİ/PİTHAMİ[Yun.]
( ... İLE Arşın ve endâze tarzında, bez ölçmek için kullanılan ölçü birimi. | Bez ölçmede kullanılan, 48 cm.lik bir ölçü. | Osmanlı döneminde, keten ölçmek için kullanılan, 34.29 cm. uzunluğunda ölçü birimi.[20 bitemi=1 asma | 1 asma=10 arşın] | Karış uzunluğu. )
( "Bitemi" sözcüğü üzerine - Fethi Gedikli )
( ... ile BİTMİ/BETMİ | PİTEMİ[Rize, Trabzon] )
- ARŞİV ile/ve/değil/yerine BELLEK/HAFIZA/GÖNÜL
( Batı geleneğinde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Doğu geleneğinde. )
- ARSIZ/LIK ile YÜZSÜZ/LÜK
( Utanması, sıkılması olmayan, yılışık, yüzsüz kişi. | Açgözlü davranan kişi. | Kolayca üreyebilen bitki. İLE Utanmaz, sıkılmaz, çekinmez. )
- ARSLAN ile ARSLANLI
- ARSLAN değil ASLAN
- ARSLAN ve KARTAL ve BOĞA ve İNSAN
( Adâlet. VE Hikmet. VE Kudret. VE Muhabbet. )
- ARŞ-ÜR RAHMAN -ile
( BEYİN )
( AKL-I KÜLL'E ERİŞEN İNSANIN ZEKÂ YÜKSEKLİĞİDİR [bkz. SAHİB-İ ZAMAN] )
- ART DAMAK ile ART ile ARTI ile ART ODA ile ARTI UÇ ile ART ALAN ile ART ARDA ile ARTI GÜÇ ile ART AVURT ile ART BÖLGE ile ART ELDEN ile ART NİYET ile ART TEKER ile ARTI PARA ile ARTI SAYI ile ART DÜŞÜNCE ile ART NİYETLİ/LİK ile ART YETİŞİM ile ART ZAMANLI/LIK ile ART AVURT ÜNSÜZÜ ile ART DAMAK ÜNSÜZÜ ile ART ZAMANLI DİL BİLİMİ
- ARTÇI/LIK ile ARTÇIL ile ARTÇI ŞOK ile ARTÇI DEPREM ile ARTÇI SARSINTI
- ARTER[Fr. < ARTÈRE] ile/ve/||/<>/> ARTERİT[Fr. < ARTÉRITE] ile/ve/||/<>/> ARTRİT
( Atardamar. | Trafiği yoğun olan ana yol. İLE/VE/||/<>/> Atardamar bozukluğu/yangısı. İLE Eklem yangısı. )
- ARTER ile/||/<> ARTER[İY]OSKLEROZ ile/||/<> ARTERİYEL ile/||/<> ARTERİYOL ile/||/<> ARTERİYOVENÖZ
( Atardamar. İLE/||/<> Damar sertliği. İLE/||/<> Atardamar[la ilgili]. İLE/||/<> Atardamarcık. İLE/||/<> Atardamar/toplardamar [ile ilgili]. )
- ARTERİT ile/||/<> FLEBİT
( Atardamarların yangılanması. İLE/||/<> Toplardamarların yangılanması. )
- ARTER/LER ile/ve/<> VEN/LER
( Kalpten çıkar. İLE/VE/<> Karaciğerden çıkar. )
( Kalp için kanı havalandırıp metabolizmanın neden olduğu işlerden dolayı kanı temizlemekte görevlilerdir. Yaşamsal güçleri tüm gövdeye taşır. İLE/VE/<> Gövdenin birçok yanına kanı dağıtır. )
- ARTEZYEN ile ARTEZYEN KUYUSU
- ARTH-/ARTHR-/ARTHRO-/ARTİCULO- ile/||/<> ANKYL-/ANKLYO- ile/||/<> CARP-/CARPO- ile/||/<> JUG-/JUNC- ile/||/<> JUNCT- ile/||/<> COX-/COXO- ile/||/<> ZYG-/ZYGO- ile/||/<> PEND-
( Eklem, eklem ile ilgili [artrit: Eklem yangısı]. İLE/||/<> Yapışma, dirsek, ek. İLE/||/<> Bilek. İLE/||/<> Birleştirmek, bir araya gelmek, birleşmek. İLE/||/<> Birleşmek, eklem. İLE/||/<> Kalça, kalça eklemi. İLE/||/<> Birleşik, bağlanmış, birleşme ile ilgili, ekle ilgili, eklem. İLE/||/<> Asılı olmak. )
- POSITIVE ELECTRIC CHARGE[İng.] / CHARGE ÉLECTRIQUE POSITIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= ARTI ELEKTRİK YÜKÜ
- POSITIVE FEEDBACK[İng.] / CONTRE-RÉACTION POSITIVE[Fr.] / POSITIVE RÜCKKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTI GERİ BESLEME
- POSITIVE ION VACANCY[İng.] / LACUNE D'ION POSITIF[Fr.] / POSITIVE-IONEN-FEHLSTELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTI İYON BOŞLUĞU
- POSITIVE COLUMN[İng.] / COLONNE POSITIVE[Fr.] / POSITIVE SÄULE[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTI SÜTUN
- ... ARTI ... ile/ve/değil ... AYRICA ...
- MÜSBET, ZÂİD[Osm.] / POSITIVE[İng.] / POSITIF, POSITIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= ARTI
- ARTICLE :/yerine MAKALE
- ARTICULATE vs. DEFINE vs. ENUNCIATE vs. EXPATIATE vs. EXPLAIN vs. EXPRESS vs. EXPLICATE vs. NARRATE vs. STATE
- RESIDUAL CURRENT STATE[İng.] / SITUATION DU COURANT RÉSIDUEL[Fr.] / RESTSTROMZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK AKIM DURUMU
- MUKÂVEMET-İ ZÂİDE[Osm.] / RESIDUAL RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE RÉSIDUELLE[Fr.] / RESTWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK DİRENÇ
- ZEVÂİD[Osm.] / RESIDUAL PRODUCT[İng.] / PRODUIT RÉSIDUEL[Fr.] / ABPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK ÜRÜN
- ARTIŞ/ARTIM:
İŞTEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DİŞTEN
- ARTIST :/yerine SANATÇI
- Artılı KONUŞ!!!
- ARTODA -ile
( Gözde, iris ile billur cismin arasındaki boşluk. )
- ARTRİT[Fr. < ARTHRITE] değil/yerine/= EKLEM ROMATİZMASI
- ARTRİT ile/||/<> ARTROZ
( Eklemlerde yangılanma ile ağrı ve sertlik. İLE/||/<> Eklem kıkırdağının aşınması ile ağrı, sertlik ve devim sınırlılığı. )
- ARTRİT ile/||/<> BURSİT
( Eklem yangısı. İLE/||/<> Eklem çevresindeki bursa adı verilen keselerin yangılanması. )
- ARTROZ ile/||/<> ARTRODEZ ile/||/<> ARTROPLASTİ
( Eklem yıpranması. İLE/||/<> Eklem dondurma. İLE/||/<> Eklem onarımı. )
- ARTVİN ile ARTVİNLİ/LİK
- ARTVİN =/< LİVANE
- ARUDUN ile/||/<> ARUMDUN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Boya. )
- ARÛSİYE ile/||/<> AŞAR/ÖŞÜR ile/||/<> AVÂRIZ ile/||/<> BÂÇ/BÂC[Fars.] ile/||/<> BÂD-I HAVA ile/||/<> BERAYA ile/||/<> CİZYE ile/||/<> ÇİFT BOZAN ile/||/<> GEVARE ile/||/<> HİM ile/||/<> İMDADİYE ile/||/<> İRÂD-I CEDÎD ile/||/<> LEZ ile/||/<> MAKİRİYE ile/||/<> OTLAKİYE ile/||/<> REAYA ile/||/<> TAPU ile/||/<> ZEAMET
( Yeni evlenen erkeklerden alınan bir tür vergi. İLE/||/<> Müslümanlardan 1/10 oranında alınan toprak vergisi. İLE/||/<> Osmanlılarda önceleri halktan yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak toplanan vergi. İLE/||/<> Pazar/gümrük/yol/köprü vergisi. İLE/||/<> Topraksız köylüden alınan kazanç vergisi. İLE/||/<> Vergi ve haraç vermeyen Müslüman ahaliye verilen ad. İLE/||/<> Eskiden müslüman olmayanlardan alınan bir çeşit vergi. İLE/||/<> Osmanlı Devleti'nde nedensiz yere toprağı işlemeyi bırakanlardan alınan vergi. İLE/||/<> Turfanda sebze meyvelerden alınan vergi. İLE/||/<> Bingazi ve Trablusgarp'tan alınan bir çeşit vergi. İLE/||/<> Savaş giderlerini karşılamak için alınan vergi. İLE/||/<> III. Selim'in Nizâm-ı Cedîd Ordusu için oluşturduğu, bazı vergileri kapsayan hazine. İLE/||/<> Trablus ve Bingazi'deki hurma ve zeytin ağaçlarıyla kuyulardan aldığı vergi. İLE/||/<> İskelelerden alınan vergi. İLE/||/<> Malı otlaklardan alınan vergi. İLE/||/<> Bir sultanın yönetimi altında vergi veren halk için kullanılan bir terim. Genellikle yetiştirdiği ve ürettiği mallardan vergi ödeyen köylüler için kullanılır. Böylece, toplum tabakalarından köle ve esirlerin üstünde, kentli esnaf ve tüccarların altındaki, tarımla uğraşan halk topluluğu demektir. Osmanlı'da ise bu terim zamanla özelleşerek müslüman olmayan tebaaya ayrılmıştır.[Reaya hukukunun düzenlenmesi Hz. Peygamber'in ehl-i zimmete verdiği ahidnamelerle başlar. Fetih yıllarında İslâm ordularının kumandanları ile dört halife, Hz. Peygamber'in yolunda giderek yeni açılan ülkeler halkına ahidnameler vermiştir. Bu ahidnamelerde, zimmeti kabul eden kent ve köy halkının, nüfuslarına ve gelirlerine göre tayin edilen vergi karşılığında korunması sağlanırdı.] İLE/||/<> Hazine arazisini ekip biçenlerin ödediği vergi. İLE/||/<> Osmanlı toprak düzeninde yıllık geliri 20.000 akçeyle 100.000 akçe arasında olan topraklar ve bu topraklardan alınan vergi. [Eyalet merkezlerinde oturan üst düzey yöneticilere(hazine ve tımar defterdarına, sancaklardaki alay beylerine, kale dizdarlarına, divan kâtiplerine, vs.) verilirdi.] )
- ARUZ ile ARUZ VEZNİ ile ARUZ ÖLÇÜSÜ
- ARUZDA:
KISA HECE ile/ve/||/<> UZUN HECE ile/ve/||/<> UZATILMIŞ HECE
( 1 ile/ve/||/<> 2 ile/ve/||/<> 3 )
( Yarım. ile/ve/||/<> 1 ile/ve/||/<> 1.5 )
( . ile/ve/||/<> _ ile/ve/||/<> _. )
( a / ba ile/ve/||/<> ba / â ile/ve/||/<> ba + b )
- ARVAS, MUHLİS (ERCİŞ, 1952) :
( İ.Ü. Hukuk Fakültesinden mezun oldu. 1980'den beri serbest avukat olarak çalışmaktadır. Siyasete Anavatan Partisi (ANAP) saflarında başladı. 1984 - 1991 yılları arasında ANAP İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyeliğinde bulundu. Bilahare AKP geçti. Sarıyer Belediye Meclisi ve İstanbul Büyük Şehir Belediye Meclisi üyesidir (2004 - 2009). )
- ARYOSO -
( Dramatik ve lirik bakımdan yüksek anlatım gücü olan ağırbaşlı hava. )
- ARZÎ(/FERŞÎ) MELEK(E) ile SEMÂVÎ(/ULVÎ) MELEK(E)
( Bedensel güç. İLE Zihinsel güç. )
- ARZU EDİLİRLİK ile ARZU EDİLEN
( DESIRABILITY vs. DESIRABLE )
( درجه تمايل ile مطلوبيت ile شرايط مطلوب ile دلخواهي ile دلچسبي ile شهي ile مرغوب ile دلپسند ile دلخواه ile دلچسب ile مطلوب )
( DARJEH TAMAYLE ile MOTLUBYT ile SHARAYT MOTLUB ile DELKHAHY ile DELCHASBY ile شهي ile MORGHUB ile DELPASAND ile DELKHAH ile DELCHASB ile MOTLUB )
- ARZU ile ARZULAR ile ARZULU
( DESIRE vs. DESIRES vs. DESIROUS )
( آرزومندي ile خواهش ile آرشي ile تمايل داشتن ile آرزو ile ميل ile هوي ile تمنا ile اشتياق داشتن ile هوس ile اميال ile مطامع ile مشتهيات ile آرزومندانه ile راقب بودن )
( AREZOMANDY ile KHAHOSH ile آرشي ile TAMAYLE DASHTAN ile AREZO ile MYLE ile TEOOY ile TAMNA ile ESHTYEGH DASHTAN ile TEOOS ile AMYAL ile MOTAME ile مشتهيات ile AREZOMANDANEH ile RAGHAB BODAN )
- ARZU ile/ve/||/<> ŞİBAK NİHALİ
( Duygusal ve öznel bir istemdir. @@ Duygudan ziyade ilişki ve bağlanma ağı içerir. )
( "Bu görevi arzulamaktadır."[İç durumu yansıtır.] @@ "Bu göreve dair şibak nihali, temasları ve beyanlarıyla oluşmuştur."[Dış dünyada örülmüş bağları yansıtır.] )
- ARZULAMAK ile ARZULANMAK ile ARZULATMAK ile ARZULAYABİLMEK ile ARZ ile ARZU ile ARZULU/LUK ile ARZUSUZ/LUK ile ARZ ODASI ile ARZ TALEP ile ARZUSUZCA ile ARZ DAİRESİ ile ARZ CAZİBESİ ile ARZ DERECESİ ile ARZ TALEP KANUNU ile ARZ TALEP DENGESİ
- ÂSÂ ile ÇÖVEN/ÇEVGEN[< Fars.]/HELVACIKÖKÜ/SABUNOTU
( ... İLE Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki, sabunotu, helvacıkökü. | Çevgen. )
( ... cum SAPONARIA OFFICINALIS )
- ASABİLMEK ile ASA ile ASAL/LIK ile ASAP ile ASAR ile ASAL SAYI ile ASAL GAZLAR
- ASABİYET ile/değil/yerine/>< ADÂLET
- ASAF, MEHMET (İST. 1874 - 1961) :
( Gazeteci/Edebiyatçı. Erotik roman yazımının öncüsüdür. Eğitimini tamamladıktan sonra Borsa'da çalışmış bu nedenle "Borsacı Mehmet Asaf", "Konsolitçi Mehmet Asaf" lakapları ile anılmıştır. Yazarlığa gazeteci olarak başladı, hem gazeteci olarak çalışıyor hem de değişik tarzda eserler vermeye devam ediyordu. İttihat Terakki karşıtı olduğu için güçlüklerle karşılaşır. Sırf bu nedenle daha rahat bir yaşam sürebilmek için, ilk iki edebi romandan sonra erotik romanlar yazmaya başlar. Cilveli Rana, Fındıkçı Nigâr, İkisi de Gebe, Şivekâr Hanım, Kaymaca Kulübü, Üçü Bir Yatakta ve Kocamın Kocası erotik romanlarının bazılarıdır. Mehmet Asaf Sarıyer'de oturur. Boğaziçi onun için çok önemlidir. Havası, suyu, denizi ile vazgeçilmezidir. İşe giderken vapuru kullanması müthiş bir zenginliktir. Mehmet Asaf, Sarıyer'de Perizat isimli bir hatuna âşık olur. Ne kadar ilgilense bir araya gelemezler ve çok üzülen Mehmet Asaf, vapurla giderken Yeniköy açıklarında kendini denizin soğuk sularına bırakarak intihar eder. Ama şansı yoktur. Zira görenler derhal müdahale eder ve yazarı kurtarırlar. Roman yazmayı bırakan ve tekrar gazeteciliğe dönen Mehmet Asaf, 1931 genel seçimlerinde milletvekili olmak için aday olur ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e bir mektup yazarak şöyle der: Muhterem Paşam, Bütün mebuslarınız Gazi Hazretlerinin izi üzerinde gidiyoruz diye namzetliklerini koydular. Bunlar mecliste evet efendicilikten başka bir şey yapmayacaklar, müsaade buyurunuzda bendenize mecliste hayır deme fırsatı düşsün."Yazar'ın isteği milletvekili olarak adaylığının kabulü ve meclise girerek muhalefet görevini yapmaktır. Ne var ki kendi ifadesine göre meclise girmemesi için mücadele edenler buna izin vermemişlerdir. Tabii ki aday olamaz. Son dönemlerini Sultanahmet'te geçiren Mehmet Asaf 1957'de kör olur ve 1961'de vefât eder. )
- AŞAĞI EĞİLİM ile/ve YUKARI EĞİLİM
( Toprak ve Su. İLE/VE Ateş ve Hava. )
- AŞAĞI GÖRME ya da YUKARI GÖRME | ile/ve/değil/yerine EŞ GÖRME
- AŞAĞI TÜKÜRSEN, SAKAL; YUKARI TÜKÜRSEN, BIYIK ile/ve/||/<> NE, İSA'YA; NE DE MUSA'YA YARANAMAMAK
- AŞAĞI YUKARI ile/||/<> HEMEN HEMEN
- AŞAĞI ile PEŞİNAT ile AŞAĞI DÖKMEK ile KAHRETSİN ile ÇÖKÜŞ ile AŞAĞI DOĞRU
( DOWN vs. DOWN PAYMENT vs. DOWN POUR vs. DOWN WITH vs. DOWNFALL vs. DOWNWARD )
( به پايين ile خراب شدن ile پيش قسط ile ربون ile بارش ile مرده باد ile ريزش ile فرو )
( BAH PAYYNE ile KHARAB SHODAN ile PEYSH GHAST ile ربون ile BARSH ile MARDEH BAD ile RYZESH ile FORO )
- AŞAĞILAMAK ile AŞAĞILANMAK ile AŞAĞILATMAK ile AŞAĞILAŞMAK ile AŞAĞILANABİLMEK ile AŞAĞILAYABİLMEK ile AŞAĞILAŞABİLMEK ile AŞAĞI/LIK ile AŞAĞI YUKARI ile AŞAĞI MAHALLE ile AŞAĞI BİTKİLER ile AŞAĞILIK HİSSİ ile AŞAĞILI YUKARILI ile AŞAĞILIK DUYGUSU ile AŞAĞILIK KOMPLEKSİ
- AŞAĞILAMAK ile AŞAĞILANMIŞ ile AŞAĞILAYICI ile AŞAĞILAMA ile TEVAZU
( HUMILIATE vs. HUMILIATED vs. HUMILIATING vs. HUMILIATION vs. HUMILITY )
( حقير کردن ile تحقير کردن ile سرافکنده ile تحقير آميز ile احساس حقارت ile مذلت ile خفض ile سرافکندگي ile تحقير ile انفعال ile بي تکلفي ile خضوع ile سربزيري ile کوچکي ile تواضع ile فروتني ile درويشي ile افتادگي ile شکستهنفسي ile خود شکني )
( HAGHYR KARDAN ile TAHGHYR KARDAN ile SARAFKANDEH ile TAHGHYR AMYZ ile EHSAS HAGHART ile MAZLAT ile خفض ile SARAFKANDEGY ile TAHGHYR ile ENFAAL ile بي تکلفي ile KHOZO ile SARBOZYRY ile KUCHAKY ile TAVAZE ile FOROTANY ile DROYSHY ile AFTADEGY ile SHKASTEHANFESY ile KHOD SHKANY )
- AŞAĞILAYICI/LIK / DIŞLAYICI/LIK ile/ve/<> "HERETİK" DEMEK
- AŞAĞI(SI)-YUKARI(SI) ile ALT(I)-ÜST(Ü)
- AŞAĞIYA/AŞŞAĞI değil AŞAĞI
- AŞAĞI-YUKARI
- SERFİ-İ ESÂSÎ[Osm.] / PRINCIPAL SERIES[İng.] / HAUPTSERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ASAL DİZİ/SERİ
- PRINCIPAL PLANE[İng.] / PLAN PRINCIPAL[Fr.] / HAUPTEBENE[Alm.] ile/değil/yerine/= ASAL DÜZLEM
- PRINCIPAL QUANTUM NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= ASAL KUANTUM SAYISI
- ASAL SAYILARDA:
MILLS ile/ve/||/<> WRIGHT
( )
- SÖZCÜKLER:
ASALAKLAŞTIRILMIŞ/JOKERLEŞTİRİLMİŞ/KATİLLEŞTİRİLMİŞ/SIĞINAKLAŞTIRILMIŞ/ÇİLİNGİRLEŞTİRİLMİŞ ile/ve/||/<> ÇIKINTILAŞTIRILMIŞ/PİÇLEŞTİRİLMİŞ
- ASALAK ile DIŞASALAK
( Bir canlının içinde ya da üzerinde, sürekli ya da geçici olarak, onun zararına yaşayan, başka canlı. TUFEYLİ, PARAZİT | Başkalarının sırtından geçinen kişi, ekti. İLE Konakçının* üzerinde yaşayan ve çoğunlukla, kan emen asalak. [*KONAKÇI: Asalağın erginini ya da gelişim evrelerinden herhangi birini taşıyan canlı, konak.] )
- ASALAK ile İÇASALAK
( ... İLE Konakçının içinde yaşayan asalak. )
- ASALAK ile/değil KALENDER/RİNT[Fars.]/DERVİŞ
( Başkalarının sırtından geçinen kişi. İLE/DEĞİL Parayı, malı, mülkü öncelikli saymayan, gösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan, alçakgönüllü kişi. | Yalnız biri hareketli, üst üste konulmuş belirli sayıda silindirden oluşan ve düzgün yüzeyli kâğıt üretmek için kullanılan bir makine. | Özensiz, kılıksız bir biçimde. )
- ASALAK ile/değil SIĞINTI
- ASALAK ile TAMASALAK
( ... İLE Toprağa ve özümlemeye bağlı tüm besinlerini, konakçıdan sağlayan bitki asalağı. )
- ASALAK ile/değil ÜSTBİTKEN/EPİFİT[Fr. < Yun.]
( ... İLE/DEĞİL Başka bir bitkinin üzerinde biten fakat asalak olmayan bitki. )
- ASALAK ile YARIMASALAK
( ... İLE Üzerinde yaşadığı konakçı bitkiden, bazen hazır besin maddesi alan, gerektiğinde, kendibeslek yaşayabilen, klorofili bitkilerde görülen, tam olmayan asalaklık durumu. )
- ASALAK ile/değil YATALAK
( )
- ASALAKBİLİM ile PARAZİTOLOJİ[İng. PARASITOLOGY | Fr. PARASITOLOGIE][Osm. Ar. TUFEYLİYYÂT]
( Asalakları inceleyen bilim dalı. )
- ASALAKLAŞMAK ile ASALAK/LIK ile ASALAK BİLİMİ ile ASALAK BİLİMCİ ile ASALAK BİLİMSEL
- ASÂLAR:
KAŞAĞ ile MU'ÎN/İTTİKÂ ile DESTECÛB ile ŞEŞBER ile MÜTTEKÂ ile ZERDESTE ile CEVGÂN
- ASÂLET" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ADÂLET
- ASALET ile ASALETLİ/LİK
- ASÂLET ve/=/||/<>/>/< HAKKÂNİYET
- ASALETEN ATAMAK ile ASALETEN ATANMAK ile ASALETEN
- ASÂLET[Ar.]/EN[Fars.] değil/yerine/= ÖZYETKİLİK / ÖZYETKİLİCE/ÖZYETKİLİ OLARAK
- AŞAMA ile AŞAMALI/LIK ile AŞAMA SIRASI
- AŞAMALAR/MERTEBELER:
US'TA/AKIL'DA ile/ve/||/<>/> ANLIK'TA/NEFS'TE ile/ve/||/<>/> TİN'DE/RUH'TA
( Anlayış. İLE/VE/||/<>/> Temizlenme. İLE/VE/||/<>/> Tekâmül. )
- AŞAMA/SAFHA ile/ve/||/<> KATMAN
- ASARAK ile ASALAK
- ÂSÂR'IN TERETTÜB ETMESİ ile/ve ÂSÂR'IN TERETTÜB ETMEMESİ
( Fiziksel. İLE/VE Zihinsel. )
- ASAYİŞ BERKEMAL değil/yerine/= GÜVENDÜZEN YERİNDE
- ÂSÂYİŞ[Fars.] değil/yerine/= DÜZENLİLİK | GÜVENLİK
( Bir yerin düzen ve güvenlik içinde bulunması durumu. )
- ASAYİŞ değil/yerine/= GÜVENDÜZEN
- ASBEST ile ASBEST YÜNÜ
- ASCEND vs. ASSENT
- AŞÇI ile YEMEK KİTABI ile PİŞMİŞ ile TENCEREDE PİŞMİŞ ile PİŞMİŞ PİRİNÇ ile AŞÇILIK ile OCAK ile YEMEK PİŞİRMEK ile OCAK
( COOK vs. COOKBOOK vs. COOKED vs. COOKED IN POT vs. COOKED RICE vs. COOKEDNESS vs. COOKER vs. COOKING vs. COOKSTOVE )
( پختن ile پخت و پز کردن ile پزانيدن ile پز ile طباخ ile خوراک پز ile آشپز ile کوک ile کتاب خوراک پزي ile کتاب طباخي ile مطبوخ ile پخته ile ديگي ile پلو ile پختگي ile خوراکپز ile پريموس ile طباخي ile آشپزي ile طبخ ile پخت و پز ile پخت ile خوراک پزي ile چراغ خوراک پزي )
( POKHTAN ile POKHT VE PEZ KARDAN ile PEZANYDAN ile PEZ ile طباخ ile KHORAK PEZ ile ASHPAZ ile KOK ile KETAB KHORAK PEZY ile KETAB TABAKHY ile مطبوخ ile POKHTEH ile DYGY ile PLO ile POKHTGY ile KHORAKPEZ ile PARYMOS ile طباخي ile ASHPAZY ile TABKH ile POKHT VE PEZ ile POKHT ile KHORAK PEZY ile CHARAGH KHORAK PEZY )
- ASCOMYCOTA ile/||/<> BASIDIOMYCOTA ile/||/<> ZYGOMYCOTA ile/||/<> MANTAR ŞUBELERİ
( Mantar krallığı ana grupları. )
( Formül: Hifa → miselyum )
- ASCRIBE vs. ATTRIBUTE vs. IMPUTE
- -ASE ile/||/<> AMYL- ile/||/<> AMİLAZ ile/||/<> ZYM-/-ZYME/ZYMO-
( Nişasta, amyl kökü ile ilgili. İLE/||/<> Enzim . İLE/||/<> Nişasta parçalayan enzim. İLE/||/<> Fermantasyonla ilgili, enzimle ilgili. )
- ASENKRONİZM ile ASENKRON ile ASENKRON BİLGİSAYAR ile ASENKRON KONTROL ile ASENKRON İLETİM ile ASENKRONLUK
( ASYNCHRONISM vs. ASYNCHRONOUS vs. ASYNCHRONOUS COMPUTER vs. ASYNCHRONOUS CONTROL vs. ASYNCHRONOUS TRANSMISSION vs. ASYNCHRONY )
( غيرهمزماني ile غير معاصر ile ناهمگام ile غير همزمان ile کامپيوتر ناهنگام ile کنترل ناهمگام ile مخابره ناهنگام ile بدون هموقتي )
( غيرهمزماني ile غير معاصر ile NANPAMGAM ile GHYR CPEHMAZMAN ile KAMPYVOTER NANPANGAM ile KONTERL NANPAMGAM ile MOKHABREH NANPANGAM ile BEDON CPEHMOGHTY )
- ASEPSİ/ASEPSIS[İng.] değil/yerine/= BULAŞSIZLIK (CANLI DOKUDA MUKOZA, DERİ VB.)
- ASEPSİ ile/||/<> ASEPTİK
( Arındırma, bulaşsızlık. İLE/||/<> Arınık, bulaşsız. )
- ACETAL[İng.] / ACETALE[Fr.] / AZETAL, AZETALDEHYDDIETHYLAZETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETAL
- ASETAL ile ASTEALDEHİT ile ASETAMİT ile ASETANİLİT
- ACETIC ANHYDRIDE[İng.] / ACETAMIDOHYDRIDE[Fr.] / ESSIGSÄURE KOBALT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETANHİDRİT
- ACETATE FIBRE[İng.] / FIBRE D'ACÉTATE[Fr.] / AZETATFASER[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETAT ELYAFI
- ACETATE, TRIACETATE[İng.] / ACETATE, TRIACÉTATE[Fr.] / AZETAT, TRI-ACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETAT, TRİASETAT
- ACETATE LACQUER[İng.] / VERNIS, LAQUE ACETATE[Fr.] / ACETAT LACK[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETAT VERNİK
- ASETAT ile ASETATLI
- ASETİK ile ASETİK ASİT
( ACETIC vs. ACETIC ACID )
( سرکه مانند ile جوهر سرکه )
( SARKEH MANAND ile JOUSAR SARKEH )
- ASETİK ile ASETİK ASİT
- ACETIN[İng.] / ACÉTINE[Fr.] / AZETIN, GLYZERINMONOAZZETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETİN
- ACETOIN[İng.] / ACÉTOINE[Fr.] / AZETON, DIMETHYLKETOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETOİN
- ACETOL[İng.] / ACÉTOLE[Fr.] / AZETOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETOL
- ACETONE[İng.] / ACÉTONE[Fr.] / ACETON[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETON
- AŞEVİ/AŞHANE[Fars.]/LOKANTA[İt.]/RESTORAN[Fr./İng. < RESTAURANT] = YEMEK (PİŞİRME/YEME) YERİ
( Yoksullara parasız yemek yedirilen ya da dağıtılan yer, aşhane. | Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. | Tekkelerde yemek pişirilen yer. )
- ASFALT ile ASFALTİT ile ASFALT
( ASPHALT vs. ASPHALTITE vs. ASPHALTUM )
( اسفالت ile زفت معدني ile اسفالت کردن ile آسفالت ile قير معدني ile قير طبيعي )
( ESFALT ile زفت معدني ile ESFALT KARDAN ile ASFALT ile قير معدني ile GHYR TABYEY )
- ASPHALT[İng.] / ASPHALTE[Fr.] / ASPHALT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASFALT
- ASFALTLAMAK ile ASFALTLANMAK ile ASFALTLATMAK ile ASFALTLANABİLMEK ile ASFALTLATABİLMEK ile ASFALTLAYABİLMEK ile ASFALT ile ASFALT KAYAĞI
- ASGARÎ MÜŞTEREK ile/ve/yerine AZAMÎ MÜŞTEREK
- ASGARİ MÜŞTEREK değil/yerine/= ORTAK PAYDA
- ASGARİ ÜCRET[Ar.] değil/yerine/= EN DÜŞÜK ÖDENÇ
- ASGARİ ile ASGARİ TUTAR ile ASGARİ ÜCRET ile ASGARİ MÜŞTEREK
- ASGARİ ile/ve/<> BAŞLANGIÇ
- ASGARİ/MİNİMAL/MİNİMUM değil/yerine/= EN ALT
- ASHAB ile/ve/> TABİÎN ile/ve/> TEB-İ TABİÎN
- ASHAB/ESHÂB/SAHÂBE ile İHVÂN
- ASHÂB-I İNTİKAL değil/yerine/= GEÇİNÇ İYELERİ
- ASİ ile ASİL/LİK ile ASİT ile ASİTLİ ile ASİTSİZ ile ASİT ALKOL ile ASİT BORİK ile ASİT FENİK ile ASİT KATALİZÖR
- ASIAN :/yerine ASYALI
- AŞIBOYASI ile/ve/<>/< AŞITAŞI
( İçindeki demir hidroksit miktarına bağlı olarak rengi pas sarısından çok koyu, kırmızıya kadar değişen toz boya. [Eskiden, binaların dış ahşap kaplamalarında yaygın olarak kullanılırdı.] | Koyuca kırmızı, kiremit rengi. İLE/VE/<>/< Aşıboyası yapmakta kullanılan taş. )
- ASIDE :/yerine BİR KENARA
- ASİDİK ile/ve/||/<>/>< BAZİK
( pH değeri 7'den küçük. İLE/VE/||/>< pH değeri 7'den büyük. )
- AŞIK VEYSEL PARKI :
( Fatih Sultan Mehmet (Armutlu) mahallesinde hizmete açılan parklardan biridir. )
- AŞIK VEYSEL PARKI :
( Pınar Mahallesindedir. 2.000,00 m²'lik bir alanı kapsamaktadır. 80,00 m²'lik yeşil alanı, 480,00 m²'lik spor alanı ve 60,00 m²'lik'te bir tesisi bulunuyor. )
- ÂŞIK VEYSEL ve/<> SELMAN EFENDİ
- ÂŞIK <> AŞK <> MÂŞÛK(A)
( Rüyasını görür. <> ... <> Uyur. )
( Kayıcı. [Durum, koşul ve karşılıksızlık durumlarında olasılık olarak davranışlarında kıyıcı ve yıkıcı olabilir.] İLE/||/<>/>< ... İLE/||/<>/>< Yakıcı.[Herhangi bir ölçüt olmaksızın âşık olana ya da "kendine yönelmiş olana" karşı, davranışlarında ve sözlerinde, bağlam, olanak ve terslik olarak (%1 - 99 arası) kıyıcı ve yıkıcı[0/1 (Evet/Hayır!)] olabilir.] )
- ÂŞIK ile/ve/değil/yerine/<> HAYRAN
- ÂŞIK ile/ve/||/<> MECNÛN
( Kardeşlerdir. )
- Âşikâr olduğu için SUS!!!
- ÂŞİKÂR ile/değil ÂŞİNÂ
- ÂŞİKÂR ile/ve/||/<> BÂRİZ
- ASIKYÜZLÜLÜK ile/değil ZİHNİ MEŞGUL(/KAFASI DOLU) OLMAK
- AŞİL KİRİŞİ ile AŞİL TOPUĞU ile AŞİL TENDONU
- ASIL ile/ve/değil MERKEZ('DE)
- AŞILAMA ile KÜLTÜRLEME
- ASILI ile ASILIŞ
- ASILI ile ASILLI
( Asılmış olan, asma, asık, muallak. | Asılmış bir biçimde. İLE Bir kökene dayanan, kökenli. )
(1996'dan beri)