Bugün[10 Temmuz 2026]
itibarı ile 56.960 başlık/FaRk ile birlikte,
56.960 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(222/229)


- EMITTER BARRIER[İng.] / BARRIÈRE ÉMETTEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= YAYICI ENGEL


- TENSION DE POLARISATION D'ÉMETTEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= YAYICI KUTULAMA GERİLİMİ


- EMITTER BIAS[İng.] ile/değil/yerine/= YAYICI KUTULAMASI


- EMITTERVORSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYICI ÖNGERİLİMİ


- EMITTERSPERRSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYICI TÜKETİM BÖLGESİ


- YAYICI | YAYINDIRICI ile/||/<> YAYINDIRICI

( Sinema TV Işığın yayınımını sağlamak amacıyla ışık kaynağının önüne konan ışığı yumuşatmakta kullanılan çeşitli yapıda yüzeyler yayıcı )

( JELLY, DIFFUSER )

( DIFFUSEUR )

( DIFFUSER, BLENDE, WEICHSTRAHLER, FETTBLENDE, VASELINEBLENDE, SALBENBLENDE )


- EMITTER[İng.] / ÉMETTEUR[Fr.] / EMITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYICI


- YAYIK AĞIZLI ile/||/<> YAYIK MAKİNESİ

( Tereyağı çıkarmak için sütün yoğurdun içinde çalkalandığı kap veya makine )


- YAYIK ile YAYILI

( Yayılmış, yayvan. İLE Yayılmış, serilmiş. )


- YAYIKLAMAK ile YAYIK ile YAYIK YAYIK ile YAYIK AĞIZLI ile YAYIK MAKİNESİ


- YAYILIŞ ile/||/<> ABANIK YAYILIŞI

( Abanık ve Açınık yayılışı )


- YAYIN ALANI ile/||/<> YAYINEVİ ile/||/<> YAYIN ORGANI ile/||/<> CANLI YAYIN ile/||/<> KABLOLU YAYIN ile/||/<> MUZIR YAYIN ile/||/<> NAKLEN YAYIN ile/||/<> SÜRELİ YAYIN ile/||/<> YASAK YAYIN ile/||/<> YASAKLI YAYIN ile/||/<> YEREL YAYIN ile/||/<> ZIRHLI YAYIN ile/||/<> DENEME YAYINI ile/||/<> KAPALI DEVRE YAYINI ile/||/<> RADYO YAYINI ile/||/<> TELEVİZYON YAYINI ile/||/<> UYDU YAYINI

( Basılıp satışa çıkarılan kitap gazete vb neşriyat Radyo ve televizyon aracılığıyla halka sunulan haber müzik eğlence gibi kendi başına bir bütün oluşturan çalışmalardan her biri yapıt program neşriyat )


- YAYIN ile YAYINCI/LIK ile YAYIN ALANI ile YAYIN BALIĞI ile YAYIN ORGANI ile YAYIN BALIĞIGİLLER


- DIFFUSIONSZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON SAYISI


- DIFFUSIONSKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM SIĞASI


- YAYINİSPİ[Ar. < YĀ + NİSBĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> NİSPET EKİ


- YAYLA ÇAYIRI ile/||/<> YAYLA ÇİÇEĞİ ile/||/<> YAYLA ÇORBASI ile/||/<> YAYLA GÜLÜ ile/||/<> YAYLA HAVASI ile/||/<> YAYLA KEBABI ile/||/<> YAYLA KEKİĞİ ile/||/<> YAYLA SALATASI ile/||/<> YAYLA YAVŞANI

( Akarsular tarafından parçalanmış yüksek ve geniş düzlük yaylak plato Denizden yüksekte olan hayvan otlatma veya dinlenme yeri olarak kullanılmaya elverişli düzlük )


- KÖKNAR:
YAYLA ile/ve/||/<> OVA


- YAYLAK ile/||/<> OBA

( Yaylacıların hayvanlarıyla birlikte yaz mevsimini geçirdikleri yüksek otlaklara ve orada kurulan ilkel yerleşmelere verilen ad oba dağ otlağı Yetiştiricilerin hayvanlarıyla birlikte yaz mevsimini geçirdikleri hayvanlarını otlattıkları alan 1 Bölmeli büyük göçebe çadırı 2 Bir ya da birkaç çadırda yaşayan ailelerden oluşan göçebe toplumu 3 Göçebelerin geçici konak yerleri Yaylacıların hayvanlarıyla birlikte yaz mevsimini geçirdikleri yüksek otlaklarda ağaç ya da taştan yapılmış ilkel evlerden oluşan geçici yerleşmeler cenik kışlak Yaylacıların hayvanlarıyla birlikte kışı geçirdikleri alçak kuytu yerlerde kurulu ve genellikle kış mevsimi boyunca oturulan yerleşmelere verilen genel ad oba cenik Anadolu ağızlarında komşu yabancı olarak da kullanılır Yaz otlağı anlamına da gelir Anadoluda yer adlarında yaygın olarak geçer Az oba 1 küçük köy 2 göçebelerin çadırlardan oluşan geçici konaklama yeri ōba köy Orta Türkçede oba Oğuzca boy oymak olarak geçer Türkçede başlangıçta birinci anlamda kullanıldığı anlaşılıyor İkinci üçüncü ve dördüncü anlamlar sonradan gelişmiştir Kökenini bilmiyoruz Türk diyalektlerinde kullanılan oba yığın tınaz tepe adıyla birleştirilemez oba 1 tepe höyük 2 mezar Blk oba mezar oba höyük obō obo taş yığını obā yığın tınaz tepe höyük Şorlar ve Sagaylar oma biçimini de kullanırlar Alt Tel obō yığın tınaz höyük Altay diyalektinde oboğo biçimi de kullanılır ovā yığın tepe Kumancada da obo tepe olarak geçer Bütün bu biçimlerin Moğolcadan alındığı açıktır obağa yığın taş yığını Arapça Farsça Kürtçe gibi komşu dillere de geçmiştir )

( PASTURE )


- YAYLAK ile/değil/yerine/=/||/<> OTLAK | YAYLA

( alçak yaylak orta yaylak ön yaylak yüksek yaylak otlak yayla )


- YAYLAMAK ile YAYLANMAK ile YAYLANDIRMAK ile YAYLA ile YAYLAK ile YAYLACI/LIK ile YAYLA GÜLÜ ile YAYLA HAVASI ile YAYLA KEBABI ile YAYLA KEKİĞİ ile YAYLA ÇAYIRI ile YAYLA ÇİÇEĞİ ile YAYLA YAVŞANI ile YAYLA ÇORBASI ile YAYLA SALATASI


- YAYLI ARABA ile/||/<> YAYLI ÇALGILAR ile/||/<> YAYLI SAZLAR ile/||/<> YAYLI TAMBUR ile/||/<> YAYLI TERAZİ

( Yayı olan Ok ve yayla silahlanmış Üstü ve yanları kapalı dört tekerlekli altında yayları olan atla çekilen bir tür binek arabası yaylı araba )


- YAYLI | YAYLI ARABA ile/||/<> YAYLI SAZLAR | YAYLI ÇALGILAR


- YAYLI ile YAYLIM ile YAYLI ARABA ile YAYLI SAZLAR ile YAYLI TAMBUR ile YAYLI TERAZİ ile YAYLIM ATEŞİ ile YAYLI ÇALGILAR


- YAYLIM ATEŞİ | SALVO[İt. < SALVO] ile/||/<> ...

( SALVO )


- YAYMA ile/||/<> YAYMAK

( Sarmayı vuranın ağırlığını alttaki güreşçinin beli üzerine verip önce kıçı sonra göğsü üzerine yüklenerek onu yere sermesi İki taylama ekin alabilen çuval Güllüce Gümüşhacıköy Amasya Emeğil Pınarbaşı Kayseri yayım Mikroskobik muayene için lam üzerine kan salgı veya enfekte akıntının ince tabaka hâlinde sürülmesiyle hazırlanan örnek smear froti kan frotisi simir )

( EMIT | SPAN | SMEAR )


- YAYMAK ile DAĞITMAK

( TO EXTEND vs. TO DISTRIBUTE )


- YAYMAK ile GENİŞLETMEK

( EXTEND vs. WIDEN )


- YAYMAK ile GENİŞLETMEK

( EXTEND vs. TO WIDEN )


- YAYMAK ile PAYLAŞMAK

( TO EXTEND vs. TO SHARE )


- YAYMAK ile SAÇMAK

( TO EXTEND vs. TO SCATTER )


- YAYMAK ile/ve/||/<> UYARLAMAK


- YAYMA/K ile YAYGINLAŞTIRMA/K


- YAYMAK ile/ve/değil/||/<> YAYINLAMAK


- YAYMAK ile YAYMACA ile YAYMACI/LIK


- YAYVAN ile/ve/değil/||/<>/< YAVAN


- YAYVANLAŞMAK ile YAYVAN/LIK ile YAYVAN YAYVAN


- YAZ(HIDIR/HIZIR) AYLARI ile/ve/||/<> KIŞ(KASIM) AYLARI


- YAZ DÖNEMİ ile/||/<> YAZ DÖNENCESİ ile/||/<> YAZ GÜNÜ ile/||/<> YAZ HELVASI ile/||/<> YAZ KIŞ ile/||/<> YAZ OKULU ile/||/<> YAZ SAATİ ile/||/<> YAZ SÖMESTİRİ ile/||/<> YAZ UYKUSU ile/||/<> YAZ YAĞMURU ile/||/<> İLKYAZ ile/||/<> PASTIRMA YAZI

( Kuzey yarım kürede 21 Haziran 23 Eylül güney yarım kürede 21 Aralık 21 Mart tarihleri arasındaki zaman dilimi ilkbaharla sonbahar arasındaki sıcak mevsim )


- YAZ LASTİĞİ ile KIŞ LASTİĞİ["KAR LASTİĞİ" değil!] ile DÖRT MEVSİM LASTİĞİ

( ... İLE Fren mesafesini kısaltır. İLE ... )

( Yaz lastiklerinin üzerinde yer alan diş desenleri ve kauçuk bileşimi, aracın, yola daha iyi tutunmasına yardımcı olur. Diş desenleri, kış lastiklerine göre daha az oyuğa sahiptir ve bu sayede, kauçuk maddesinin yola daha iyi temas etmesi sağlanır. Yaz lastiklerinde maksimum yol tutuşu amaçlanmaktadır. Ölçüsel olarak karakteristik özellikleri; [lastiğin taban/yanak oranı, taban genişliği, jant çapı vb.] aracın hız kapasitesini, ıslak ve kuru yol koşullarında performansını artırıcı etki göstermektedir. İLE Kış lastikleri, düşük sıcaklıklarda yani 7 °C'nin altındaki koşullarda da rahatlıkla kullanım sağlanması için özel olarak tasarlanmıştır. Kış lastiklerinin dişlerinin kauçukları, özel hazırlanmış bir kimyasal karışım ile üretilmiştir. Lastik dişleri, lastiklerin kış hava koşullarında kar tutmasını azaltıcı özellikte yapılmıştır. En önemli özelliklerinden biri, düşük sıcaklıktaki hava koşullarında yapısal özelliğini kaybetmemesidir. İLE Dört mevsim lastikleri, ıslak ve kuru olan yol koşullarında; yaz lastiklerinden daha kötü ancak yine de iyi bir performans sergilemektedir. Hafif karlı hava koşullarında da durumun geçiştirilmesine yardımcı olmaktadır. Dört mevsim lastiklerde; orta seviyede diş derinliği ve uzun diş ömrü vardır. )


- YAZ TATİLİ ve/ne yazık ki/||/<>/> PARANIN KATİLİ


- YAZ UYKUSU ile/||/<> YAZ UYKUSU

( karşılık estivasyon Bazı hayvanların çok sıcak yaz günlerini uyku ya da uyuşukluk arası bir dinlenme halinde geçirmesi Bazı hayvanların çok sıcak yaz günlerini uyku ya da uyuşukluk arası bir dinlenme hâlinde geçirmesi Estivasyon Bazı hayvanların çok sıcak yaz günlerini uyku veya uyuşukluk arasında bir dinlenme hâlinde geçirmesi estivasyon )

( ESTIVATION | AESTIVATION, ESTIVATION )

( ESTIVATION )

( SOMMERSCHLAF | ÜBERSOMMERUNG, SOMMERSCHLAF )

( AESTIVUS | AESTIVUS: YAZIN )


- YAZAÇ/HARF ile/ve/||/<>/> DURAKLAMA YAZACI/VAKIF HARFİ


- YAZAR-ÇİZER (TAKIMI)


- YAZAR ile/||/<> KALEM ERBABI


- YAZAR ile YAZICI


- YAZAR ile YETKİLİLER ile YETKİ ile YETKİ VERMEK ile YETKİLİ ile YETKİLİ İMZA

( AUTHOR vs. AUTHORITIES vs. AUTHORITY vs. AUTHORIZE vs. AUTHORIZED vs. AUTHORIZED SIGNATURE )

( موجد ile مصنف ile نگارنده ile نگارگر ile مراجع ile اولياء امور ile شئون ile اولياء ile متصديان ile مجوز ile صاحب نظر ile واردبکار ile اختيار ile مسئوول ile اجازه ile امارت ile يا سندي ile حاکميت ile صولت ile نويسنده معتبر ile اختيار دادن ile تنفيذ کردن ile مجاز ile صاحب اختيار ile ماذون ile امضي مجاز )

( MOJED ile مصنف ile NEGARANDEH ile NEGARGAR ile MARAJE ile OLYA AMOR ile SHEON ile OLYA ile MOTESADYAN ile MOJOZ ile SAHEB NAZAR ile واردبکار ile AKHTYAR ile MASOOVEL ile EJAZEH ile EMART ile يا سندي ile HAKAMYT ile SOLAT ile NOYSANDEH MOTABAR ile AKHTYAR DADAN ile TANFYZE KARDAN ile MOJAZ ile SAHEB AKHTYAR ile MAZON ile EMZY MOJAZ )


- YAZARÇİZER ile/||/<> YAZAR HAKKI ile/||/<> YAZAR KASA ile/||/<> ANLATICI YAZAR ile/||/<> BASINÇYAZAR ile/||/<> BAŞYAZAR ile/||/<> BİLGİYAZAR ile/||/<> DEPREMYAZAR ile/||/<> İVMEYAZAR ile/||/<> OKURYAZAR ile/||/<> SESYAZAR ile/||/<> SÜREYAZAR ile/||/<> KOMEDİ YAZARI ile/||/<> KÖŞE YAZARI ile/||/<> OYUN YAZARI ile/||/<> SÖZ YAZARI

( Bilim edebiyat sanat alanlarında kitap yazan veya kitap hazırlayan bir eseri ortaya koyan ve eserin sahibi olan kimse kalem erbabı musannif müellif Özellikle gazete ve dergilerde herhangi bir konuda yazı yazan kimse kalem kalem erbabı yazıcı muharrir müellif Yazma özelliği olan )


- YAZBOZ ile YAZBOZ TAHTASI


- YAZDIĞINI YAP!(MAK) ve/<> YAPTIĞINI YAZ!(MAK)

( Yapacağını yaz, yazdığını yap! )

( Yaşamak için ayağa kalkmıyorsan, yazmak için masaya oturma! )

( TO DO WHAT YOU WROTE and/<> TO WRITE WHAT YOU DO/DONE )


- YAZGI ile/||/<> ALIN YAZISI ile/||/<> EZELÎ TAKDİR ile/||/<> KADER ÇİZGİSİ


- YAZGI" ile/değil/yerine SALT, ÖZGÜR İSTENÇ/İRÂDE


- YAZGICILIK/CEBRİYE[Ar. < CEBRİYYE] ile/||/<> YAZGICI/FATALİST[Fr. < FATALISTE] ile/||/<> YAZGI/FATALİTE[Fr. < FATALITÉ] ile/||/<> YAZGICILIK/FATALİZM[Fr. < FATALISME] ile/||/<> YAZGI/MUKADDERAT[Ar. < MUḲADDERĀT] ile/||/<> YAZGI/TAKDİRİİLAHİ[Ar. < TAḲDĪR + İLĀHĪ]


- YAZI BİÇİMİ'NDE/FONT'TA:
TIMES NEW ROMAN yerine ARIAL/VERDANA


- YAZI KURULU ile/||/<> TAHRİR HEYETİ


- YAZI VE NOKTALAMA ÖZELLİKLERİ ile/ve/||/<>/< SÖZCÜK VE BAĞLAM ÖZELLİKLERİ

( Yazanın bilgi, bilinç ve sorumluluğunda. İLE/VE/||/<>/< Söyleyenin/konuşanın bilgi, bilinç ve sorumluluğunda. )


- YAZI ile/değil/yerine/=/||/<> ALFABE | MAKALE | YAZGI

( yazı bilgisi yazı bilimi yazıhane yazı hayatı yazı işleri yazı kadrosu yazı kâğıdı yazı karakteri yazı kurulu yazı makinesi yazı masası yazı tahtası yazı takımı yazı tura ak yazı alt yazı bacaklı yazı basmayazı başyazı celi yazı çeviri yazı düzyazı eğik yazı eski yazı güzel yazı sanatı kara yazı kara yazılı kara yazılılık kavram yazı resim yazı resmî yazı runik yazı saklı yazı telyazı yalama yazı yatık yazı yeni yazı alın yazısı çivi yazısı duvar yazısı el yazısı fikir yazısı gezi yazısı güven yazısı ithaf yazısı köşe yazısı tanıtma yazısı telyazısı yüz yazısı Düşüncenin belli işaretlerle yazılması alfabe Harfleri yazma biçimi hat Herhangi bir konuda yazılmış bilim düşünce ve sanat ürünü makale Metal paraların üzerinde değeri yazılan yüzü yazgı )


- YAZI ile GUBÂRÎ

( ... İLE Hat sanatındaki çok küçük yazılar. )


- YAZI ve/||/<>/> KÂĞIT ve/||/<>/> MATBAA ve/||/<>/> BİLGİSAYAR ve/||/<>/> İNTERNET ve/||/<>/> BLOK ZİNCİR


- YAZICI, ALİ (MAÇKA/TRABZON, 1969) :

( Büyükderelidir. İlköğretimden sonra Minibüs işletmeciliği yaptı. Yerel seçimlerde ikinci kez (2014 - 2019 ve 2019 - 2024) Büyükdere Mahallesi muhtarı seçildi. Bu görevini devam ettirmektedir. )


- YAZICI, HÜSNÜ (BAHÇEKÖY, 1964) :

( İlkokulu Bahçeköy'de ortaokulu ve liseyi Sarıyer Lisesinde okudu. Ticaret ile ilgilenmektedir. Bahçeköy Spor Kulübüne Başkanlık, Sarıyer Spor Kulübünde yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. DYP Bahçeköy Belde İlçe Başkanlığı ve 1992 - 1994 ve 1994 - 1999 dönemlerinde Bahçeköy Belde Belediye Meclisi üyesi olarak görev yaptı. DYP Belde Teşkilatı Başkanlığı, ISMAR Marketçiler Kurucu Üyeliği, Sarıyer Lozan Mübadiller Derneği Kurucu Üyeliği ve Başkanlığı yaptı. Pek Çok sosyal amaçlı dernekte üyedir ve halen Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu üyesidir. )


- YAZICI, M. OKTAY (BAHÇEKÖY, 1966) :

( Bahçeköy'de bakkaliye ve sonra da Sarıyer'de Yazıcı Marketi açarak ticari hayata atıldı. Bahçeköy Spor Kulübü'nden başka, Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- YAZICI, ZEKİ (KEMERBURGAZ, 1943) :

( Sarıyer altyapısından yetişti ve kaleci olarak profesyonel takım kadrosuna alındı (1962). Askerliğini takiben Malatyaspor'a transfer etti, sonra tekrar Kulübüne geri döndü. Sarıyer Spor Kulübü kadrosunda aralıklı olarak 8 sezon kaldı. Bu süre içinde 162 lig, 7 B takımlar ligi, 2 kupa, 3 turnuva maçı olmak üzere 174 resmi ve ayrıca 48 özel maçla birlikte toplam olarak 222 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 93, B takımlar ligi maçlarında 6, kupa maçlarında 1 ve turnuva maçlarında 1 olmak üzere resmi maçlarda 101 ve ayrıca özel maçlarda 60 olmak üzere toplam olarak 161 gol yedi. Sarıyer kulübünde takım kaptanı olarak görev yaptı. Beykoz Spor Kulübüne transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. Bilahare Sarıyer altyapısında antrenör olarak görev yaptı. Bahçeköy Spor Kulübünde yönetim kurulu üyesi ve Kulüp Başkanı olarak da görevler üstlendi. Üyesi bulunduğu Sarıyer Spor Kulübünde Divan Kurulu üyesidir. )


- YAZIHANE[Tr. < YAZI + Fars. ḪĀNE] ile/değil/yerine/=/||/<> BÜRO | YAZI MASASI

( büro yazı masası )


- YAZILI HANİ ile/||/<> ASIL HANİ ile/||/<> KÜÇÜK HANİ

( Hanigillerden uzunluğu 2030 santimetre olan Akdenizde yaşayan eti yenen bir balık Serranus scriba )

( SERRANUS SCRIBA cum/||/<> SERRANUS CABRILLA cum/||/<> SERRANUS HEPATUS cum/||/<> SERRANUS ATRICAUDA )


- YAZILI HANİ ile/||/<> YAZILI HANİ

( Serranus scriba Kemiklibalıklar Teleostei takımının hanigiller serranidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 2030 cm Akdenizde yaşar Eti yenir Kemikli balıklar Teleostei takımının hanigiller Serranidae familyasından 2030 cm kadar uzunlukta er dişi Türkiye denizlerinde yaşayan eti lezzetli bir tür Kemikli balıklardan hanigiller Serranidae familyasından 30 cm kadar uzunlukta olabilen hermafrodit üreme özelliği gösteren Türkiye denizlerinde de yaşayan eti lezzetli bir tür hanoz çizgili hani )

( LEARNED ROCKFISH | LEARNED ROCK FISH )

( SERRAN ÉCRITURE | SERRAN ÉCITURE )

( SCHRIFTBARSCH )

( SERRANUS SCRIBA )


- YAZILI KURALLAR ile/ve YAZILI OLMAYAN KURALLAR

( WRITTEN RULES vs./and UNWRITTEN RULES )


- YAZILI OL(A)MAYAN KURALLAR ile/ve/değil KONUŞUL(A)MAYAN KURALLAR

( Gelenek-görenek, töre gibi sözel/şifâhî[Ar.] kurallar. İLE/VE/DEĞİL Bazı/birçok özel/ayrıntı konu ve kuralları. )


- YAZILI (OLAN/OLABİLİR/OLMALI) ile/ve/||/<> KAZILI (OLAN/OLABİLİR/OLMALI)

( Us'a/akıl'a. İLE/VE/||/<> Bulunç'a/vicdan'a. )


- YAZILI SINAV ile/||/<> ARA SINAV ile/||/<> BÜTÜNLEME SINAVI ile/||/<> DENEME SINAVI ile/||/<> DİREKSİYON SINAVI ile/||/<> DÖNEM SONU SINAVI ile/||/<> ELEME SINAVI ile/||/<> ENGEL SINAVI ile/||/<> FİNAL SINAVI ile/||/<> MAZERET SINAVI ile/||/<> MUAFİYET SINAVI ile/||/<> SORUMLULUK SINAVI ile/||/<> TEK DERS SINAVI ile/||/<> ÜÇ DERS SINAVI ile/||/<> VİZE SINAVI ile/||/<> YARIYIL SONU SINAVI ile/||/<> YETERLİK SINAVI ile/||/<> YETERLİLİK SINAVI

( Öğrencilerin veya bir işe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılan yoklama imtihan Direnme dayanışma güç gerektiren sonuçta bir deneyim kazandıran zor durum )


- YAZILI YOKLAMA ile/||/<> ASKERLİK YOKLAMASI ile/||/<> GÖZ YOKLAMASI ile/||/<> NABIZ YOKLAMASI

( Yoklamak işi kontrol Bir topluluğu oluşturan üyelerin belli bir zaman ve yerde bulunup bulunmadığını anlamak için yapılan sayma işlemi Okullarda öğrencilerin bilgisini anlamak için yapılan sınav Yeter sayı tespiti )


- YAZILI ile/ve/değil/||/<>/< BASILI


- YAZILIM DİZGESİ ile/||/<> YAZILIM PAKETİ ile/||/<> CASUS YAZILIM ile/||/<> YAZILIM SİSTEMİ ile/||/<> KÖTÜCÜL YAZILIM

( Bir bilgisayarda donanıma hayat veren ve bilgi işlemde kullanılan programlar yordamlar programlama dilleri ve belgelemelerin tümü )


- YAZILIM UZMANI ile/ve/<> YAZILIM GELİŞTİRİCİ ile/ve/<> YAZILIM KORSANI

( )

( Çoğu yazılım uzmanı ve geliştiriciler bile yazılım korsanlarının göz önünde bulundurdukları kadar yaratıcı değildir. İLE/VE/<> Çoğu yazılım uzmanı ve yazılım korsanı, geliştiricilerin eğitim ve deneyimlerine sahip değildir. İLE/VE/<> Tüm yazılım korsanları, aynı zamanda yazılım "uzmanı ve geliştiricisidir". )

( Many programmers, and even developers, are not creative enough to be considered hackers. VS./AND/<> Many programmers, and even hackers, are not educated or experienced enough to be considered developers. VS./AND/<> All hackers and developers are programmers. )

( The Difference Between a Programmer, a Hacker, and a Developer )

( PROGRAMMER vs./and/<> DEVELOPER vs./and/<> HACKER )


- YAZILIM ile YAZILIM PAKETİ ile YAZILIM DİZGESİ ile YAZILIM SİSTEMİ


- YAZILMAK ile YAZILABİLMEK ile YAZILA


- YAZIM KILAVUZU ile/||/<> YAZIM KURALLARI ile/||/<> SESÇİL YAZIM

( Bir dilin belli kurallarla yazıya geçirilmesi imla Bir dildeki kelimelerin doğru yazılış biçimi imla Yazmak işi )


- YAZIN/EDEBİYAT ile/ve/değil BELLEK


- YAZIN/EDEBİYAT (TARİHİ) ve/<>/|| MANEVİYAT (TARİHİ)


- YAZIN ve ÂDEMCİLİK

( ... VE XX. yüzyılın başında, simgeciliğe karşı bir tepki olarak Rusya'da ortaya çıkan bir yazın akımı. )


- YAZIN ile YAZINCI/LIK ile YAZINSAL ile YAZIN ERİ ile YAZIN DİLİ ile YAZIN BİLİMİ ile YAZIN TARİHİ ile YAZIN BİLİMCİ


- YAZIT BİLİMİ/EPİGRAFİ[Fr. < ÉPIGRAPHIE] ile/||/<> YAZIT/KİTABE[Ar. < KİTĀBE]


- YAZIT ile YAZIT BİLİMİ ile YAZIT BİLİMCİ


- YAPITI(KİTABI/YAZIYI), BİRİ(LERİ)NE:
"ARMAĞAN ETMEK" değil SUNMAK/İTHAF ETMEK

( Dünyaya verebileceğimiz en büyük armağan, kendi dönüşümümüzdür. )


- YAZLIK ile YAZLIKÇI/LIK ile YAZLI KIŞLI


- YAZMA ESERİN İNCELENMESİ


- YAZMA YİTİMİ | AGRAFİ[Fr. < AGRAPHIE] ile/||/<> ...

( AGRAPHIE )


- YAZMAK GEREKİRSE" değil YAZMAK GEREKİR Kİ


- Yazmak için SUS!!!


- YAZMAK ve/=/||/<> BİRLİĞE GETİRMEK


- YAZMAK ile/ve/||/<>/>< YAŞAMAK


- YAZMAK ile YAZMAN/LIK ile YAZMACI/LIK ile YAZMA ESER ile YAZMA NÜSHA ile YAZMA YİTİMİ


- YAZMAK ile/ve/değil/önce/||/<>/< YÜZMEK

( Bir çocuğun yazmaya başlamadan önce yüzmeyi öğrenmesi[ni sağlamak] gerek. )


- YBB/YBÜ/INTENSIVE CARE UNIT[İng.] ile/değil/yerine/= YOĞUN BAKIM BİRİMİ


- YBS/MANAGEMENT INFORMATION SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= YÖNETİM BİLGİ DÜZENİ


- [not] YEAR vs. PERIOD/SEASON


- YEAST 2 HYBRID SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= İKİLİ MAYA HİBRİDİZASYON SİSTEMİ

( Protein-Protein ve Protein-DNA etkileşimlerini açığa çıkarmak üzerine proteinlerin fiziksel etkileşimlerini kullanan moleküler biyoloji tekniğidir. Varyasyonları zamanla geliştirilse de ilk orijinal teknik Stanley Fields ve Ok-Kyu Sing tarafından 1989'da geliştirilmiştir. Sistem transkripsiyon faktörünün yukarı akış aktivasyon genine bağlanıp aşağı akış haberci genini aktive etmesini kullanır. Transkripsiyon faktörünün DNA’ya bağlanma bölgesi (DBD) yukarı akış aktivasyon sekansına bağlanır ve aktivasyon bölgesi (AD) transkripsiyonun aktivasyonundan sorumludur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- YECİBU KEZÂ[Ar.] ile YENBAGÎ KEZÂ[Ar.]


- YECÛZU KEZÂ[Ar.] ile YUCZİU KEZÂ[Ar.]


- YEDEK AKÇE ile/||/<> İHTİYAT AKÇESİ


- YEDEK KANAT:
MALZEMELERDEKİ HER TÜRLÜ ÖNEMLİ SORUNDA ile OLASI BİLİNÇ KAYBINDAN ÖNCE ile HER TÜRLÜ ÇARPIŞMADA ile YERE YAKINLIKTA(ALÇAK İRTİFADA)


- YEDEK LASTİK ile/||/<> YEDEK TEKER


- YEDEK | REZERV ile/||/<> REZERV[Fr. < RÉSERVE]

( 1 Saklanmış veya biriktirilmiş döviz altın para gibi değerler 2 Yatağında veya havzasında bulunduğu bilinen ancak henüz çıkarılmamış ve işlenmemiş maden cevherleri )

( RESERVE )

( RÉSERVE )


- YEDEKLEMEK ile YEDEKLEŞMEK ile YEDEK/LİK ile YEDEKLİ ile YEDEKÇİ/LİK ile YEDEK AKÇE ile YEDEK ASKER ile YEDEK PARÇA ile YEDEK SUBAY/LIK ile YEDEK TEKER ile YEDEK LASTİK ile YEDEK OYUNCU/LUK ile YEDEK PARÇACI/LIK ile YEDEK BESİNLER


- YEDİ NEFS MERTEBESİ ve/+ BEŞ HAZRET

( * NEFS-İ SAFİYE/NACİYE//BÂKİYE
            ^
* NEFS-İ MARZİYE(/MERDİYYE)
            ^
* NEFS-İ RÂZİYE(/RÂDİYYE)
            ^
* NEFS-İ MUTMAİNNE
            ^
* NEFS-İ MÜLHİME
            ^
* NEFS-İ LEVVÂME
            ^
* NEFS-İ EMMÂRE

VE/+

* LÂHUT ÂLEMİ
* CEBERRUT ÂLEMİ
* MELEKUT ÂLEMİ
* MİSAL ÂLEMİ
* NÂSUT ÂLEMİ )


- YEDİ ÖZGÜR SANAT[Lat. SEPTUM ARTES LIBERALES]


- 7 yıl cezası almamak için SUS!!!


- YEDİALTMIŞBEŞLİK ile/||/<> YEDİ BELA ile/||/<> YEDİ CANLI ile/||/<> YEDİ CET ile/||/<> YEDİ DÜVEL ile/||/<> YEDİ GÖBEK ile/||/<> YEDİ GÖMLEK UZAK ile/||/<> YEDİKARDEŞ ile/||/<> YEDİ KAT EL ile/||/<> YEDİKIZKARDEŞ ile/||/<> YEDİ MAHALLE ile/||/<> YEDİTAŞ ile/||/<> YEDİ UYURLAR ile/||/<> YEDİVEREN ile/||/<> YEDİDEN YETMİŞE

( Altıdan sonra gelen sayının adı Bu sayıyı gösteren 7 ve VII rakamlarının adı Altıdan bir artık )


- YEDİCE(HAFTA):
BAŞGÜN ile/ve/||/<>/> TOZGÜN ile/ve/||/<>/> ODGÜN ile/ve/||/<>/> ORTAGÜN ile/ve/||/<>/> YEYGÜN ile/ve/||/<>/> ELGÜN ile/ve/||/<>/> ARAGÜN

( Pazartesi İLE/VE/||/<>/> Salı İLE/VE/||/<>/> Çarşamba İLE/VE/||/<>/> Perşembe İLE/VE/||/<>/> Cuma İLE/VE/||/<>/> Cumartesi İLE/VE/||/<>/> Pazar )


- YEDİKARDEŞLER ÇINARI :

( Büyükdere çayırında (Şimdiki Çayırbaşında ve fidanlığın bulunduğu alanda) bulunan çınar ağacı, kökten çıkan yedi gövdeden oluştuğu için "Yedikardeşler" adı ile anılıyordu. Godrey de Bouillon komutasındaki I. Haçlı Ordusu 1096'da bu çınarın altında konaklamıştı. Çınarın çevresinin 32 m boyunun 60 m olduğu çeşitli eserlerde yer alır. Bu büyük çınara "Kırkağaç" da deniliyordu. Bir söyleme göre bu ağaç düşen bir yıldırım sonucu yanmış, bir başka söyleme göre de gövdesi kovuktu ve bu kovuk olan yerde bir kahve ocağı vardı. Çay ocağının tutuşması üzerine büyük çınar yanıp kül olmuş. İstanbul Ansiklopedisi ise 1930'da Çayırbaşı'nda kurulan Meyve Islah Enstitüsü yerleşim alanı temin için kesildiğini yazmaktadır. )


- YEDİLMEK ile YEDİRMEK ile YEDİRİLMEK ile YEDİREBİLMEK ile YEDİ/LİK ile YEDİZ ile YEDİLİ ile YEDİLER ile YEDİNCİ/LİK ile YEDİ CET ile YEDİ BELA ile YEDİ CANLI ile YEDİ DÜVEL ile YEDİ GÖBEK ile YEDİ KAT EL ile YEDİ MAHALLE ile YEDİNCİ SANAT ile YEDİ GÖMLEK UZAK


- YEGAN ile YEGANE


- YEGÂNE HANIM ile/ve/||/<>/> MÜCAP OFLUOĞLU

( )


- YEGÂNE ile/değil/yerine/= BİRİCİK/TEK


- YEGÂNE[Fars. < YEGĀNE] ile/değil/yerine/=/||/<> TEK


- YEĞEN/İM ile/ve/=/||/<> BABAMIN TORUNU


- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/<> AYIRDINDALIK, FARKINDALIK

( ... ile/ve/<> BÂZGÜŞÂ )

( PREFER vs./and/<> DISTINGUISHNESS, AWARENESS )


- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/> KARAR

( PREFER vs./and/> DECISION )


- YEĞLEME ile/ve/||/<> KİMLİK

( Ergenin, kimliği mi var ki, yeğlediği olsun. )


- YEĞLEMEK/TERCİH ETMEK ve/<> LÜTFEN ve/<>/+/||/> BÖYLE ve/<> BU DA VAR

( "Sihirli" sözcükler. VE/+/||/<>/> "Sigorta" sözcükler. )

( Dışsal ve ilksel. VE/+/||/<>/> İçsel ve sonsal. )

( Varoluşumuzda, tüm canlı/cansız nesne, bitki, hayvan ve insanla, gövdelerimizin aracılığıyla etkileşim, zihnimizin aracılığıyla da hem etkileşim, hem de daha ileri ve nitelikli bir etkileşim olan iletişim ilişkilerinde bulunuyoruz. Bu ilişkilerimizin başlangıç ve ortaklığı ise yetkin bir benzetmeyle, hiçbir ayrımın bulun(a)madığı bir . [NOKTA]'dan oluşmasıdır.

"Nokta"dan aşağı doğru açılan, büyüyerek ve genişleyerek dalgalanan bir çizgide, zihin ve enerjilerimizle, aşağı [yoğunluğa/kesâfete] doğru inen; yukarı [inceliğe/letâfete] doğru da yükselen bir aralıkta bulunuyor ve sürekli olarak çeşitli bilgi, bilinç seviyelerimizle, davranış-tutumlarımızdaki incelik ve kabalıklarla da aşağı ve yukarı bir salınımla, tekrar noktaya doğru geri dönmek [rücû] üzere yaşam yolculuğumuza devam ediyoruz.

Bu süreçte, az/çok ya da öteki varolanlara oranla daha "gelişmiş ya da geliş(e)memiş" varolanlar["insan"] olarak, kişiler arasındaki ilişkilerimizde de çeşitli bilgi ve bilinç farklarımızın ve tutumlarımız üzerinden sürdürdüğümüz yaşamamızda, bazı sözcüklerin önceliğini ve olumlu etkilerini görüyoruz. Bunları, etkileri ile "sihirli" ve hizmetleri itibariyle de "sigorta" sözcükler olarak kullanıyoruz. Bu sözcükler, bir piramit olarak düşündüğümüzde, sözcüklerin doruğunda yer alıyor.

Etkileri itibariyle neredeyse bir "sihir" olarak tanımladığımız bu sözcükler, kulağın duyacağı oranda seslendirilerek dışsal ve her düşünce ya da sözün, başında ya da sonunda, ilksel/öncelikli olarak kullanılmalarıyla gerçekleşiyor.

Yaşamı, (nitelikli) yaşam; bireyi, (nitelikli) insan yapan ve öteki var olanlardan ayıran en önemli(öncelikli) durum ve kavram, sadece insana özgü bulunan, yeğleme olanağıdır. "Yeğleme/tercih etme" farkındalığıyla sürdürdüğümüz tüm düşünme ve konuşma süreçleri, bize, olgular arasındaki ayrımda durabilme ve isabetsiz olabilecek ile isabetli olan arasındaki tutumu ya da kararı verme olanağını sağlatıyor. Yani, "Bu gece/sabah, uyumayayım ve şu işleri tamamlayayım." düşüncesi ve ayrımında, "Bu gece/sabah, uyumamayı ve işleri tamamlamayı yeğliyorum." sözü ile olası zorluklar karşısında olanakların artmasını, kontrol altında tutulması gereken gücün/olanakların, bizim elimizde olmasını sağlatıyor. Gün içinde, binlerce kez içinde bulunduğumuz bu ve bunun gibi ayrımlarda, farkındalığımızı devrede tutmamızı sağlayan yeğleme olanağımız, ilgili kararımızı, uygulamamızı, günümüzü ve yaşamımızı nitelikli seviyelere çıkarmakla birlikte, kaygılanmaya neden olabilecek "düşüncelerden" de alabildiğine uzaklaşabilmemizi sağlıyor.

İkinci "sihirli" sözcüğümüz olan "Lütfen" sözü/sözcüğünün kullanımı da, aramızdaki farkların, ayrımların yok olduğu noktadan düşünerek ve seslenerek söylememizi, aktarmamızı ya da paylaşmamızı sağlıyor. Bir emiri bile ricâya dönüştürebilen bir olanak sunuyor. Yani, bir yakınımıza, "Bana bir bardak su getir!" biçimindeki, "yakınlıktan ya da rahatlıktan" dolayı emir kipinde söyleyebileceğimiz sözü bile kendimiz düşünmek varken, yakınımızın, "sihirli sözcüğü söylersen getiririm" uyarısıyla, "Peki. Lütfen, bana bir bardak su getir." sözüyle bambaşka bir alana taşımış oluruz. Bu ve buna benzer/benzemez tüm örnek ya da durumlarda, Lüt(û)fen, dikkat ve incelikle(rikkatle) söyleyebileceğimiz sözlerin yeğlenmesindeki ve gereksiz yere kaygıların oluşmasına engel olabileceğini de her ânımızda ve kararımızda, her sözümüzde göstermenin niteliği ve verimliliğinden de uzak duramayız herhalde.

Yaşamda, çok çeşitli durumlar söz konusu ve olasılık içindeyken, pek kolay kaldıramayacağımız ve taşıyamayacağımız durum ve olaylarla da karşı karşıya geliriz. Bu durumlarda kullandığımız sözcükler ise "sigorta" sözcüklerdir.

Başımıza gelebilecek her türlü maddi/manevi kayıp, ölüm, önceki koşulların yitirilmesi gibi en zorlayıcı olanlarında ise gereken tüm eylemler gerçekleştirildikten ve sözler söylenildikten, ıstıraplar paylaşıldıktan, sözün yetmeyeceği ve aklın tükeneceği noktadan sonra eğer bir yerlerde sonlandırılmazsa büyük zarar göreceğimiz kesin durumlar için çözüm aracı olan "sigorta" sözcükler(imiz)den ilki "Böyle" sözü/sözcüğüdür.

Yaşamın belirli aralığında bulunan zorlu durumların ötesinde de çok sıradışı, rekor ya da istisnai olumlu/olumsuz olay ve olgularla da karşılaşabilir, görebilir ya da duyabiliriz. "Böyle" sözünün yetmeyeceği (çok) aşırı ya da aykırı durumlar için de imdada yetişen, elektrik tesisatındaki düzenek gibi, büyük zararlara neden olmaması için kurulan önlem ve sigorta aracı olarak, "Bu da var" sözü/sözcüğü kullanılmaktadır. Bu sözcüklerin özelliği ise bunları, ancak kendimize söyleyebilmek üzere içsel ve sonsal olmalarıdır.

Kaygının pek fazla oluşmamasını, bu sözcüklerin kullanımı ile de büyük oranda sağlamış oluruz. )

( LIKE THIS vs./and/+/<>/> THIS EXIST TOO )

( SAN AFTO ile/ve/+/<>/> AYTO YPARXEI EPISIS, AFTO İPARHİ EPİSİS )


- YEĞLEMEK/TERCİH ETMEK ile/değil "GEREKLİ GÖRMEK"


- YEĞLEMEK/TERCİH ETMEK ile/ve/||/<> ÖNE ÇIKARMAK


- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/<> BEĞENİ

( TO PREFER vs./and/<> LIKING )


- YEĞLEME/TERCİH ve/> MUHABBET


- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/değil ÖNCELİK

( [not] TO PREFER vs./and/but PRIORITY )


- YEĞLEME/TERCİH ile/ve ÖNCEL/LEMEK

( TO PREFER vs./and PREDECESSOR )


- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/<>/>< TERK


- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/> TUTUM

( PREFER vs./and/> ATTITUDE )


- YEHİKKU LEHU'L-'İBÂDETE[Ar.] ile YESTEHİKKU'L-'İBÂDETE[Ar.]


- YEHUDİ[Ar. < YEHŪDĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> YAHUDİ

( Yahudi Almancası Yahudi Arapçası Yahudi baklası Yahudi ebegümeci Yahudi pazarlığı Yahudi takvimi Yahudi tapınağı Yahudi tavlası Hz Musa nın dinine bağlı olan kimse Musevi Çıfıt )


- YEK[Fars. < YEK] ile/değil/yerine/=/||/<> BİR (YEKDİĞERİ, YEKDÜ, YEKNESAK, YEKPARE, YEKVÜCUT, CİHARIYEK, DÜYEK, HEPYEK, PENCÜYEK, SEYEK, ŞEŞYEK, YEKE YEK)


- YEKSAN[Fars. < YEKSĀN] ile/değil/yerine/=/||/<> YEKSAN

( düz I Bir aynı düzeyde eşit olan )


- YEKTEN ile/değil/yerine/=/||/<> ANSIZIN | DURUP DURURKEN

( ansızın durup dururken )


- YEKÛN | BÜTÜN ile/||/<> PROPAN

( (matematik) @@ ~ Az bütün 1. 'herkes'; 2. 'tamamen, hep, baştan başa'. Azeri alanında bütöv 1. 'bütün hâlde olan'; 2. 'baştan başa' da kullanılır. -Tkm bütin. -TatK bötin 1. 'bütün, tam, sağlam'; 2. esk. 'bir sum değerindeki metal para'. -Bşk bötön. -Kzk bütin 'bütün, tam, sağlam'. -Krg bütün 'bütün, tam, tamam'. -Kmk bütün. -Özb bütün. -YUyg pütün. -Alt püdün. -Tuv püdün. -Şor büdün. -Çuv pĕtĕm. Uygurcada bütün ~ büdün olarak kullanılmıştır. Orta Türkçede bütün olarak geçer. < büt- 'bitmek' + -(ü)n eki. Räsänen sözlüğünde bütün'ün Eski Türkçe büt- kökünden çıktığını açıklamış, eski ve yeni Türk diyalektlerinde yaşayan biçimleri de vermiştir. Räsänen, Moğolca büte- 'geschehen, sich vollziehen' biçimiyle de karşılaştırmıştır. -Yak bütey Moğolcadan alınmıştır. Clauson bütün'ün büt- kökünden geldiğini bildirdiği gibi eski kaynaklarda geçen belli başlı verileri de gözden geçirmiştir. Sevortyan bütün'ün yanı sıra eski ve yeni Türk diyalektlerindeki bitev, bütöv, bitevi, bütürü, bitürem, bitirim gibi biçimleri değerlendirmiş ve bunları ET büt- köküne dayandırmıştır. Eren de tüm ve bütün sözlerini incelediği yazısında bütün'ün ET büt- 'bitmek' kökünün -(ü)n ekiyle kurulmuş doğal bir türevi olduğunu yazmıştır. Türkçedeki -(ü)n ekinin ak- kökünden gelen akın, ek- kökünden gelen ekin, tüt- kökünden gelen tütün gibi yaygın kullanıma sahip olduğunu belirtmiştir. Eski ve yeni, uzak ve yakın birçok Türk diyalektinde geçen bütün'ün Arapçadan alıntı olduğu düşüncesi bütünüyle yanlıştır. Kürtçe bıtun Türkçeden alınmıştır. )


- YEKÜN/YEKÛN[Ar.] ile/değil/yerine/= TOPLAM


- YEKÛN[Ar. < YEKŪN] ile/değil/yerine/=/||/<> TOPLAM (CEMAN YEKÛN, TOPYEKÛN)


- YEL/RÜZGÂR:
SÖNDÜRÜR ile/ve/||/<>/> ALEVLENDİRİR

( Mumu. İLE/VE/||/<>/> Yangını. )


- YEL/RÜZGÂR ile ANABATİK

( ... İLE Vadi rüzgârı. )


- RÜZGÂR ile ÂSIF

( ... İLE Sert/şiddetli rüzgâr. )


- YEL/RÜZGÂR ile BELÎL[Ar.]

( ... İLE Yağmurlu, serin rüzgâr. | Islanmış şey. )


- YEL/RÜZGÂR ile BORA[İt. < BOREA < Yun.]/BURAN

( ... İLE Genellikle ardından yağmur getiren sert ve geçici rüzgâr. | Birdenbire çıkan fırtına. Pek şiddetli rüzgâr. )


- YEL/RÜZGÂR ile BURAĞAN

( .. İLE Güçlü esen yel. )


- YEL/RÜZGÂR ile/ve/değil/||/<>/< ESİNTİ


- YEL/RÜZGÂR ile FIRTINA

( WIND vs. STORM )


- YEL/RÜZGÂR ile FÖN


- YEL/RÜZGÂR ile HAMSİN[Ar. (Elli-50)]

( ... İLE Sıcak ve kuru rüzgâr. | Erbain'den sonra gelen, 31 Ocak'ta başlayan elli günlük kış dönemi. )


- YEL/RÜZGÂR ile HUSÛM

( ... İLE Sürekli esen rüzgâr, fırtına. )


- YEL/RÜZGÂR ile İMBAT

( ... İLE Yazın, gündüz denizden karaya doğru esen mevsim rüzgârı, deniz yeli. )


- YEL/RÜZGÂR ile ISKARSO

( ... İLE Yelkenleri dolduran rüzgâr. | Büyük Sahra'ya özgü bir rüzgâr. )


- YEL/RÜZGÂR ile KATABATİK

( ... İLE Antarktika'nın Dry Valleys bölgesindeki koşullar katabatik[< Yun.: Alçalan.] rüzgârlardan kaynaklanmaktadır. Bu rüzgârlar, soğuk ve yoğun havanın yerçekimi kuvveti tarafından aşağı doğru çekilmesiyle meydana gelir. Bu rüzgârler saatte 320 km. hıza ulaşarak tüm nemi[su, buz ve kar] buharlaştırır. )


- YEL/RÜZGÂR ile LEVANT

( ... İLE Fransa ve İspanya kıyılarında esen sert bir rüzgâr. )


- YEL/RÜZGÂR ile MİSTRAL

( ... İLE Bir tür rüzgâr. )


- YEL/RÜZGÂR ile PUPA[İt. < POPPA]

( ... İLE Gemiye arkadan esen rüzgâr. | Geminin arkası, kıç. )


- YEL/RÜZGÂR[Ar.] ile SAM/BÂRİH[Ar. çoğ. BEVÂRİH]

( ... İLE Çölden esen yel, samyeli. | Sıcak ve şiddetli yel. )


- RÜZGÂR ile ŞİNUK


- YEL/RÜZGÂR ile TALAZ

( ... İLE Dalga, kasırga. )


- YEL/RÜZGÂR ile TİPİ/BORA/BURAN

( ... İLE/VE Şiddetli kar yağışı, kar fırtınası. )

( WIND vs. BLIZZARD )


- YEL TÜRBİNİ ile/||/<> SU TÜRBİNİ RÜZGAR TÜRBİNİ ile/||/<> SU TÜRBİNİ

( Rüzgar hava akışı Betz limiti, su yüksek yoğunluk verimli. )

( Formül: P ∝ v³ İLE baraj )


- YEL YEPEREK ile/||/<> YELLİM YEPELEK ile/||/<> YEL YEPELEK


- YEL/RÜZGÂR YÖNLERİNDE:
POYRAZ ile AKYEL/AKÇAYEL/KEŞİŞLEME ile KABAYEL/BOZYEL/KUMKARASI/LODOS ile KARAYEL

( Kuzeydoğu. İLE Güneydoğu. | 135°'lik yön. İLE Güneybatı. İLE Kuzeybatı. )

( Kışın, kar ve soğuk getirir. İLE Uludağ'ın eski adı olan Keşiş Dağı'nın yönüne göre adlandırılmıştır. İLE Güneybatı yönlerden esen sıcak rüzgar. İLE 2-3 gün boyunca devamlı olarak kuzeybatıdan esen rüzgar. )

( |

)


- YEL/RÜZGÂR YÖNLERİNDE:
YILDIZ ile KIBLE ile GÜNDOĞUSU ile GÜNBATISI

( Kuzey. İLE Güney. İLE Doğu. İLE Batı. )


- YEL/RÜZGÂR ile/ve/<> ATEŞ


- YEL ile/||/<> BALKAR YELİ


- YEL ile BARHAR

( ... İLE Kuzeyden esen yel. )


- YEL/RÜZGÂR[< Fars. Zaman, vakit.] ile MELTEM(HAFİF RÜZGÂR)

( Yeller, her zaman yüksek basınçtan alçak basınca doğru eser. )

( Rüzgârlar, genellikle boğazlara, vadilere uygun eser. )

( Rüzgârlar, geldikleri yerin sıcaklığını gittiği yere taşır. )

( Toprağın üzerindeki rüzgâr, manzarayı temsil eder. )

( NİKAT-I CİHÂT[< NOKTA]["ka" uzun okunur]: Rüzgârların yönünü göstermek için bazı harita ve pusulaların üzerinde bulunan resim. )

( ANOMEMETRE: Rüzgârın hızını ölçen araç. )

( BÂD-NÜMÂ: Rüzgârın hangi taraftan estiğini gösteren araç. | Fırıldak. )

( MERVAHA[Ar. | çoğ. MERÂVÎH]: Ova, çöl. | Her tarafından rüzgâr esen yer.] )

( RÜZGÂR: Zaman, devir. | Dünya. | Yel.

BÂD: Olsun, ola, olaydı. İLE BÂD: Yel, rüzgâr. | Soluk, nefes. | Ah sesi, ah çekme. | [tas.] Allah'ın yardımı. | Övme, söz. | Büyüklük taslama, kibir. | Şarap.

* BÂD-İ BERÎN: Lâtif hava, sabah yeli.
* BÂD-İ CEM: Süleyman Peygamber'in hükmettiği yel.
* BÂD-İ CENÛBÎ: Güney yeli.
* BÂD-İ HAZÂN: Sonbahar yeli.
* BÂD-İ HEVÂ: Bedâva.
* BÂD-İ NEVÂ: Ses, nağme; nakarat.
* BÂD-İ NEV-RÛZ: Bahar yeli.
* BÂD-İ PÜRGÜ: Sürekli sesler çıkaran, ıslık çalan yel.
* BÂD-İ SABÂ: Doğudan esen hafif yel. | Adı manzum anonim bir edvarda geçen makam.
* BÂD-İ SEHER-HÎZ: Gündoğusundan esen hafif yel, tan yeli.
* BÂD-İ SEMÛM: Sam yeli.
* BÂD-İ SUBH: Sabah yeli.
* BÂD-İ ŞİMÂLÎ: Kuzey yeli. )

( BÂD ile ... )

( WIND vs. BREEZE )


- YEL ile/>< NİKÂBET

( ... İLE/>< Rüzgârın, ters yönlerden esmesi. )


- YEL/RÜZGÂR ile PAMPERO

( ... İLE Patagonya'da, şiddetli, soğuk ve hiç dinmeyen rüzgâr. )


- YEL ile SİROKO[İt.]

( ... İLE Akdeniz bölgesinde görülen, çok sıcak bir rüzgâr. )


- YEL ile/değil/yerine/>< YAĞMUR

( "Kapitalisttir". [Zayıf olanı yıkar.] İLE/DEĞİL/YERİNE/>< "Komünisttir". [Herkese eşit yağar.] )


- YELDİRİK ile/>< SÖLEPE

( Çok hızlı yürüyen, yel gibi hızlı giden kişi. İLE/>< Hızlı olmayan, yavaş hareket eden. | Dağınık, pasaklı. )


- YELE SIRTI DÖNDÜKTEN SONRA BULUTLAR ...:
SAĞDAN SOLA ile/ve/||/<> SOLDAN SAĞA ile/ve/||/<> ÖNDEN ARKAYA YA DA ARKADAN ÖNE (İSE)

( İyiye gidecektir. @@ Kötüye gidecektir. @@ Bulunulan koşulların devam edeceğini gösterir. )


- YELEK ile/||/<> KADIN GİYSİSİ. (ÇAMYOLU *ALANYA -ANTALYA)

( Kadın giysisi Çamyolu Alanya Antalya )


- YELELENMEK ile YEL ile YELE ile YELELİ ile YEL YEPELEK ile YEL YEPEREK ile YELELİ KURT ile YEL DEĞİRMENİ


- YELEME ile ...

( Ciddi işlerle uğraşmayan. )


- YELİN KAPI ARALIKLARINDA/N:
"ESMESİ" ile "ÜFÜRMESİ"


- YELKEN BALIĞI ile/||/<> LEPİSTES ile/||/<> YELKEN MOLİ

( Pasifik Okyanusunun sıcak bölgelerinde yaşayan birinci sırt yüzgeci yelkeni andıran bir balık Poecilia sphenops )

( POECILIA SPHENOPS cum/||/<> POECILIA RETICULATA cum/||/<> POECILIA LATIPINNA cum/||/<> POECILIA VELIFERA cum/||/<> POECILIA MEXICANA )


- YELKEN KULAKLI ile/||/<> YELKEN KULAK


- YELKEN ile/||/<> ...

( rüzgâr gücünden yararlanmak için geniş bir yüzey oluşturacak biçimde yan yana dikilen ve teknenin direğine takılarak onu yürüten kumaş Az yelkǝn yelken cilgen yelken jelkom Sonundaki kom eki düşündürücüdür jelken Kazak ağızlarında jelkem olarak da geçer Türkçede rüzgâr olarak kullanılan yelden geldiği açıktır Ancak yapı bakımından açıklanmaya muhtaçtır Dmitrieve göre DAN B 68 yelden ken ekiyle yapılmış bir türevdir KahaneTietze LFL 8 s Türkçe bir türev olduğunu dile getirmekle yetinmişlerdir Räsänen V 195b de yelin türevleri arasında saymakla kalmıştır Clauson ED 928a s v yelgin yel kökünden gelen bir türev olabileceğini dile getirmiştir Gadjieva TAK 177 yel esmek kökünden çıktığını yazmıştır Sevortyan AG 313314 da yel esmek kökünden yola çıkarak ken ekiyle kurulmuş bir türev olduğunu seslendirmiştir Ancak daha sonra ÊSTJa 1980 181182 yelkenin yel kökünden geldiğinin açık olmadığını itiraf etmiş Gulyamovun yelik fiilinden en ekiyle türetildiği yolundaki görüşünü benimsemiştir Gulyamov Prob 29 )

( YELKƎN[Az.]~YELKEN[Tkm.]~CILGEN[Tatk.]~YELKEN[Nog.]~JELKOM[Kklp.]~JELKEN[Kzk.] )


- YELKEN ile ARİYA[İt. < ARIA]

( ... İLE Sancağı, yelkeni ya da sereni direkten aşağı alma. )


- YELKEN ile AYIBACAĞI

( ... İLE Çift yan yelkenlerden birini sağdan, birini soldan kullanma biçimi. )


- YELKEN ile FLOK

( ... İLE Geminin cıvadrasına çekilen, üçgen yelken.
[CIVADRA: Geminin baş tarafından havaya doğru biraz kalkık olarak uzatılmış bulunan direk.] )


- YELKEN ve/<> İSKOTA[İt.]

( ... VE/<> Yelkenleri açmak ve tutmak için alt köşelerine bağlanan halat, zincir ve palangadan oluşan donanım. )


- YELKEN ile/ve/||/<> KAVANÇO[İt. < CANGIA]

( ... İLE Yelkeni bir bordadan öbür bordaya geçirme. | Değiştirme, aynı türden bir şeyin yerine bir başkasını koyma. | Bir işi başka birine yükleme, başına sarma. )


- YELKEN ile RANDA[İt.]

( ... İLE Gemilerin mizana direğinin gerisindeki yelken. )


- YELKEN ile/||/<> YELKEN

( Bir takımyıldızın adı astronomi )

( VELA, VEL (VELORUM) )

( VOILE )

( SEGEL DES SCHIFFES )

( VELA )


- YELKEN >< YELKESEN

( Yel gücünden yararlanarak geniş bir yüzey oluşturacak biçimde yan yana dikilen ve teknenin direğine, uygun bir biçimde takılarak onu hareket ettiren kumaş ya da şeritlerin tümü. >< Yarışlarda, yelin etkisinden korunmak için öne takılan siperlik, rüzgârlık. )


- YELKENCİ, CEYHUN (TRABZON, 1983) :

( Sarıyer altyapısından yetişti. Beş sezon (2000 - 2005) tescilli kaldığı Sarıyer'de 65 lig, 3 kupa maçı olmak üzere 68 resmi ve 33 özel maçla birlikte toplam olarak 101 maçta forma giydi. Lig maçlarında 3, kupa maçında 2 ve özel maçlarda 3 olmak üzere takımına 8 gol kazandırdı. Türk Telekom takımına transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )


- YELKENLEMEK ile YELKEN ile YELKENCİ/LİK ile YELKENLİ ile YELKEN BEZİ ile YELKEN KULAK ile YELKEN BALIĞI ile YELKEN GEMİSİ ile YELKEN İĞNESİ ile YELKEN YARIŞI ile YELKENLİ GEMİ ile YELKEN GÖNDERİ ile YELKEN KULAKLI


- YELKENLİ ile GAGALI

( ... İLE Bir tür, Karadeniz yelkenlisi. )


- YELKENLİ ile HİNT YELKENLİSİ

( ... İLE 2-3 direkli, üçgen yelkenli kıyı gemisi. )


- YELKENLİ ile/ve/<> ISKUNA

( ... İLE/VE/<> İki direkli, yelkenli gemi. )


- YELKENLİDE:
ORSA ALABANDA ve/||/<> EĞLENME


- YELKEN/ŞİRÂ'[Ar.]/BÂD-BÂN[Fars.] ile/ve KÜREK/MİCDÂF[Ar.]

( )


- RÜZGARLAMAK ile RÜZGARLANMAK ile RÜZGAR/LIK ile RÜZGARLI ile RÜZGARSIZ/LIK ile RÜZGAR YÜKÜ ile RÜZGAR EROZYONU ile RÜZGAR ÇİZELGESİ


- YELLENME ile/||/<> CARTA ile/||/<> OSURUK


- YELLENME/OSURMA

( TO FART )


- YELLİ ile YELLİM YELALİM ile YELLİM YEPELEK


- YELLOW GREASE[İng.] ile/||/<> SARI YAĞ

( Kullanılmış yağ )

( YELLOW GREASE )


- YELLOW UNIONISM[İng.] ile/||/<> SARI SENDİKACILIK

( Sarı sendika anlayışını benimseyen sendikal hareket )

( YELLOW UNIONISM )


- YELLOW :/yerine SARI


- YELLOZ ile/||/<> (KADIN İÇİN) AHLAKSIZ, HAFİFMEŞREP, ŞILLIK

( kadın için ahlaksız hafifmeşrep şıllık Kökenini bilmiyoruz )


- YELLOZ ile ŞILLIK

( Ahlâksız, hafifmeşrep. İLE Aşırı ve bayağı biçimde süslenip boyanmış kadın. )


- YELPİK | ASTIM ile/||/<> ASTIM[Fr. < ASTHME TIP]

( Bronşiyal astım )

( ASTHMA )

( ASTHME TIP )


- YEL/RÜZGÂR ile AKÎM[Ar.]

( ... İLE Kısır. | Sonuçsuz. | Yağmur getirmeyen yel. [Özellikle Batı'dan ya da Kuzey Batı'dan esen yel.] )


- YEM ile/değil/yerine/=/||/<> AĞIZOTU | RÜŞVET

( yem borusu yem torbası yem verimi ak yem balast yem kesif yem balık yemi bitiriş yemi hayvan yemi kuşyemi kuş yemi papağanyemi silo yemi tavuk yemi Hayvanlar için saklanan kışlık yiyecek yeygi Kuş ve balık tutmak için tuzağa bırakılan oltaya takılan yiyecek veya yiyecek görüntüsündeki nesne ağızotu Birini aldatabilmek için hazırlanmış düzen kullanılan kimse veya şey rüşvet Kumarda ütülecek kimseye oyunun başında bilinçli olarak kazandırılan para )


- YEM ile YEME ile YEME İÇME ile YEM BORUSU ile YEM VERİMİ ile YEM TORBASI


- YEME-İÇME ve/||/<> SOLUK ve/||/<> YÜRÜME ve/||/<> HAREKET ve/||/<> UYKU ve/||/<> DÜŞÜNCE ve/||/<> CESÂRET ve/||/<> GÜNEŞLENME

( Hayvanlar gibi olsun... VE/||/<> Kaplumbağalar gibi olsun... VE/||/<> Güvercinler gibi olsun... VE/||/<> Maymunlar gibi olsun... VE/||/<> Köpekler gibi olsun... VE/||/<> Fil gibi olsun... VE/||/<> Dişi Aslan gibi olsun... VE/||/<> Ayı gibi olsun... )


- YEMEĞE:
TUZLA BAŞLAMAK ve/> TUZLA TAMAMLAMAK


- YEMEĞE" ile/ve/değil/||/<>/< YEMEYE


- YEMEĞİ PİŞİRMEK ve "DERVİŞİ PİŞİRMEK"


- YEMEK:
40 YAŞINA KADAR ile/> 40 YAŞINDAN SONRA

( Kişi, yer. İLE/> Kişiyi yer. )


- YEMEK DÜZENİ ve ÇATAL-BIÇAK KULLANIMI!

( Yemek yenilebilmesi için hazırlanan, masanın üzerinde bulunan tüm araç ve gereçlere "Kuver" denir.
"Ala Carte Kuver, Tabldot Kuver, Fiks Menü Kuveri, Kahvaltı Kuveri, Çay Kuveri" olarak düzenlenir. )

( - Önce yenilecek yemeğin takımı, kuverin en dışına, en son yenilecek yemeğin takımı, en içe konulur.
- En dıştaki takımdan başlanılır, içe doğru devam edilir.
- Çatal ve bıçaklar, boyları itibariyle masanın kenarına, takımların saplarına göre hizalandırılır.[Büyüklüklerine göre sıralandırılmaz/hizalandırılmaz!]
- Bıçaklar, kesici tarafı tabağa bakacak biçimde, sağ tarafa konulur.
- Ekmek tabağı, sol tarafımızda bulunur ve bıçağı da üzerinde, kesici tarafı sola/dışa bakacak biçimde bulundurulur.
- Bardaklar, sağ tarafta ve bıçaklarımızın önünde bulundurulur.
- Tatlı takımında ise çatal, hemen tabağın üzerinde, sağ tarafa dönük[sapı solda!], bıçak(keskin tarafı içe/aşağıya dönük) ve kaşık ise çatalın üstüne, sol tarafa dönük(sapı sağda!) konulmalıdır. Sadece dondurma kaşığı[ucu düz kaşık], çatalın alt tarafına[tabağın hemen üstüne], sola bakacak biçimde[sapı sağda!] konulur. Tabağın önündeki tatlı takımı, tatlı gelene kadar kullanılmaz.[Yedi yaşın altındaki çocuklara verilebilir.]
- Çorba kaşığı, sağda ve en dışta bulunur.[Sol taraftaki kaşık, solumuzda oturan kişiye aittir!]
- Üzüm, kiraz gibi meyveler için takım bulunmaz.
- Hardal ve ketçap türevleri, önceden masaya konulmaz.
- Sürahi ve şişeler için altlık kullanılmalıdır.
- Ekmek Tabağı 15 cm., Salata ve Tatlı Tabağı 17 cm., Zeytinyağlı Tabağı 19 cm., Çukur Çorba Tabağı 19 cm., Ordövr Tabağı 21 cm., Ana Yemek Tabağı ise 24 cm.dir.
- Yemek peçetesi [35 cm. X 50 cm.]dir.
[Çeşitli biçimlerde katlanmış bez peçeteler, bir köşesi tabağın altına sıkıştırılarak kucağa doğru sarkıtılır. Gerektiğinde kullanılmalıdır! Kâğıt peçete aranılmamalıdır! Çok gereksinim duyulduğunda garsondan istenilebilir ya da yanımızda bulundurulmalıdır!]
- Çatal ve bıçak, kalem tutar gibi tutulmaz! Sapları hiçbir zaman baş parmak ve işaret parmağının arasında kalmamalıdır.
- Sapı avuç içinde kalacak biçimde, işaret parmağıyla desteklenecek biçimde tutulur.
- İkide bir, el değiştirilerek kullanılmaya çalışılmaz!
- Bazı yiyecekler[pizza gibi], gerektiğinde ve/ya da çevreye/çoğunluğa/ülkeye göre elle de yenilebilir.
- Salata için ana yemek çatal ve bıçağı kullanılır.
- Çatal-bıçağı doğru tutmak için bazı şeyler kesmeye alışmak için önceden, kendi başımıza çalışma yapmamız yararlı olacaktır!
- Bıçağın üzerine herhangi bir şey konulmaz, bıçakla bir şey alınmaz, bıçakla bir şey yenilmez! Hiçbir zaman, hiçbir biçimde, bıçak ağza götürülmez! Bıçak, sadece yardımcı bir araçtır! Bıçağın işlevi, ekmekle ya da başka bir şeyle karşılanmaya çalışılmaz![Bazen, "çatalın kenarıyla bölünebilir" düşüncesinde bile, [olabildiğince] çatal yerine bıçak kullanmak gerekir.]
- Çatalı sağ elde tutmak için [sağ elle yemek için], yemek önceden lokmalara ayrılmaz, parça parça duruma getirilmez!
- Tabaktan alınan parçaları, çatalın alacağı kadar küçük/az tutmak gerekir. Çatalın ucu saplanarak alınan parçaları, çatalın içbükey tarafının aşağıya bakacak biçimde[sapının avuç içinde kalacak biçimde] ağza götürülmesi gerekir.
- Yere düşen çatal ve/ya da bıçak, eğilip alınmaya çalışılmaz ya da herhangi bir telâfiye ya da çabaya girişilmez, utangaçlık duyulmaz, hata olarak yorumlanmamalı/algılanmamalıdır ve üstünde durmamak gerekir![Garsondan yenisi istenir ve sağ tarafımızdan verilmesi üzerine beklememiz gerekir.]
- Yemeğinizi bitirdiğinizde/doyduğunuzda çatal ve bıçak birleştirilerek, saat 4 ya da 5 yönünde, sapı dışta kalacak biçimde yan yana tabağın üzerine bırakılır(tamamen tabağın içine konulmaz![Garsonun tabakları üstüste koyması gerektiğinde ona yardımcı olmak açısından da.]). Eğer yemeğe devam ediliyorsa çatal ve bıçağın ucu, tabağa, sapları masaya dayanacak biçimde ya da çapraz olarak tabağın ve yemeğin üzerinde bırakılır.(Bu durumdayken tabağınızda yemek kalmasa bile garsonların tabağınızı alma girişiminde bulunmaması gerekir. [Gerekirse bunu garsona tekrar anımsatmamızda hiçbir sakınca yoktur.])
- Metaller üzerinde kesim yapılmaz!
- Servis tabağına/fayansına el değdirilmez!
- Tabaklar aşırı doldurulmamalıdır!
- Tek bir parça servis ediliyorsa tabağın tam ortasına gelecek biçimde konulur.
- Lokmalar, küçük tutulmalıdır. Çataldan düşürmemek ve dökmemek açısından da gereklidir. Ayrıca, dökmemek için tabağın üzerine fazla eğilmemek gerekir.
- Dirsekler ve kollar etrafımızdakileri rahatsız etmeyecek biçimde denetim altında tutulmalıdır. Tabağımız ve masanın üzerinde büyük açılar oluşturacak biçimde açılmamalıdır.
- "Etrafımızdakilerin bizi gözlemliyormuş düşüncesi ve duygusu"ndan uzak kalmak gerekir.
- Gerekirse bazı ayrıntıları öğrenmek üzere bilgisinden emin olduğunuz kişilerin eylem ve tutumları gizlice gözlenebilir. Gördüklerinizi taklit etmek yerine neyin, nasıl olacağı üzerine emin olmak gerekir.
- 7 - 8 yaşından itibaren çatal-bıçak kullanımının olanağı, fırsatı ve eğitimi verilmiş/alınmış olmalıdır! Bilgi ve kurallar yaşam boyunca her yerde, her koşulda tam olarak uygulanmalıdır!
- Afiyet olsun! :) )

( )


- YEMEK ODASI ile/||/<> YEMEK SALONU


- YEMEK TAKIMI ile/||/<> SERVİS TAKIMI


- YEMEK "VERMEK" değil YEMEĞE DAVET ETMEK


- YEMEK YEMEK ile KAHVALTI YAP ile İLK KEZ YEMEK YEMEK ile ÖĞLE YEMEĞİ YE

( EAT vs. EAT BREAKFAST vs. EAT FOR THE FIST TIME vs. EAT LUNCH )

( غذا خوردن ile خوردن ile تناول کردن ile ناشتائي شکستن ile نوبر کردن ile نهار خوردن )

( GHZA KHORDAN ile KHORDAN ile TANAVEL KARDAN ile NASHTAYEY SHKASTAN ile NOBAR KARDAN ile NEHAR KHORDAN )


- Yemek yerken SUS!!!


- YEMEK ile ME'DEBE ile ...

( ... İLE Düğün yemeği. )


- YEMEKALTI ile/||/<> YEMEK BORUSU ile/||/<> YEMEK ÇİZELGESİ ile/||/<> YEMEK DOLABI ile/||/<> YEMEK DUASI ile/||/<> YEMEKHANE ile/||/<> YEMEK HİZMETİ ile/||/<> YEMEK LİSTESİ ile/||/<> YEMEK MASASI ile/||/<> YEMEK ODASI ile/||/<> YEMEK SALONU ile/||/<> YEMEK TABLASI ile/||/<> YEMEK TAKIMI ile/||/<> ALAMİNÜT YEMEK ile/||/<> ANA YEMEK ile/||/<> BAŞYEMEK ile/||/<> HAZIR YEMEK ile/||/<> SEÇMELİ YEMEK ile/||/<> SEÇMESİZ YEMEK ile/||/<> SULU YEMEK ile/||/<> AKŞAM YEMEĞİ ile/||/<> EV YEMEĞİ ile/||/<> GÜVEYİ YEMEĞİ ile/||/<> İFTAR YEMEĞİ ile/||/<> KUŞLUK YEMEĞİ ile/||/<> OROSPU YEMEĞİ ile/||/<> ÖĞLE YEMEĞİ ile/||/<> ÖLÜ YEMEĞİ ile/||/<> SAHUR YEMEĞİ ile/||/<> TENCERE YEMEĞİ

( Yemek yeme karın doyurma işi Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek aş taam ekmek I lokma manca Günün belli saatlerinde yenilen besin Konuklara yiyecek verilerek yapılan ağırlama )


- YEMEK/LİK ile YEMEKLİ ile YEMEKÇİ/LİK ile YEMEKSİZ/LİK ile YEMEK DUASI ile YEMEK ODASI ile YEMEK BORUSU ile YEMEK DOLABI ile YEMEK MASASI ile YEMEK SALONU ile YEMEK TAKIMI ile YEMEK HİZMETİ ile YEMEK LİSTESİ ile YEMEK TABLASI ile YEMEKLİ VAGON


- (YEMEKTE) SU/SIVI TÜKETMEMELİ!


- YEMEME ile ORUÇ/RİYÂZAT

( ... ile TECEVVÜ'[< CÛ'] )


- YEMENİ[Ar.]/EŞARP[Fr. < ÉCHARPE] ile/değil/yerine/=/||/<> BAŞÖRTÜSÜ/ÖRTME/BÜRGÜ/LEÇEK ile YAZMA

( Kalıpla basılıp elle boyanan, kadınların başlarına bağladıkları tülbent. | Bir tür hafif ve kaba ayakkabı. / Başörtüsü. İLE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<> Kadınların saçlarını örtmek için kullandığı örtü. İLE Bohça, yemeni, başörtü, yorgan vb. şeyler yapmakta kullanılan, üstüne boya ve fırça ile ya da tahta kalıplarla desen yapılmış bez. | Bu bezden yapılmış olan. )


- YEMENİ ile/||/<> YEMENİ[Ar. < YEMENİ]

( I Başörtüsü Yayla İnönü Eskişehir Akbaş Güdül Ankara II Bir ayakkabı türü Aslanlı Kütahya Dodurga Bozüyük Bilecik Çağa Güdül Ankara )


- YEMENİ[Ar. < YEMENĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> YEMENİ

( Kalıpla basılıp elle boyanan kadınların başlarına bağladıkları tülbent çember çit II değirmi Taban kısmında manda veya sığır derisi astarında koyun derisi kullanılan ökçesiz tamamen dikişli hafif bir tür ayakkabı kalavra )


- YEMENİ ile YEMENLİ ile YEMENİCİ/LİK ile YEMENİLİ


- YEMENİ/Cİ[Ar.] ile YEMENİ/Cİ[Ar.]

( Kalıpla basılıp elle boyanan, kadınların başlarına bağladıkları tülbent. | Yemeni yapan ya da satan kişi. İLE Bir tür hafif ve kaba ayakkabı. | Yemeni yapan ya da satan kişi. )


- YEMEYİ (SEVMEK/İSTEMEK)
ile/ve/değil/||/<>
YEMEĞİ (SEVMEK/İSTEMEK)


- YEMEYİVER ile YEMEĞİ VER


- YEMİN[Ar. < YEMĪN] ile/değil/yerine/=/||/<> ANT (YEMİN BİLLAH, YEMİN KASEM, YEMİN TÖRENİ)


- YEMİN ve/< TAHLÎF/TEHÂLÜF[< HALF]

( ... VE Yemin ettirme. | Yargıcın, taraflardan birine yemin ettirmesi. )


- YEMÎN ile/||/<> YEMÎNİ ile/||/<> YESÂRİ ile/||/<> YEMÎN Ü YESÂR

( Sağ. İLE/||/<> Sağ taraf. İLE/||/<> Sol taraf. İLE/||/<> Sağ ve sol. )


- YEMİN ile YEMİNLİ/LİK ile YEMİNSİZ/LİK ile YEMİN KASEM ile YEMİN BİLLAH ile YEMİN TÖRENİ


- YEMİNİNE BAKIP KİŞİYE İNANMAK ile/değil/><
KİŞİYE BAKIP YEMİNİNE İNANMAK


- YEMLİK ile/||/<> YEMLİK

( İçine torba içinde yem konan arabaların ön kısmındaki bölüm Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta tarım Papatyagiller Compositae familyasından yaprakları ipliksi ve paralel damarlı çiçekleri uzun bir sap üzerinde bulunan aken tipi meyve taşıyan ülkemizde 18 türle temsil edilen bir ya da çok yıllık otsu bitkiler Hayvanların gereksinimleri olan yemlerin konduğu ve yem yedikleri çeşitli malzemeden yapılmış çeşitli tip ve biçimlerde olabilen kap veya yapılar )

( TROUGH | FEEDER, CRIB, MANGER, TROUGH )

( MANGEOIRE )

( TRAGOPOGON )


- YEMLİK ile YEMLİKLİ ile YEMLİKSİZ ile YEMLİK ARPA


- YENGEÇ BURCU ile/||/<> YENGEÇ

( Yengeç Burcu Yengeç Dönencesi )


- YENGEÇ DÖNENCESİ ile/||/<> YAZ DÖNENCESİ


- YENGEÇ ile ÇALPARA

( ... İLE Küçük yengeç. )


- YENGEÇ ile DUNGENESS YENGECİ

( ... cum CANCER MAGISTER )


- YENGEÇ ile HAYALET YENGEÇ


- YENGEÇ ile HİNDİSTAN CEVİZİ YENGECİ


- YENGEÇ ile HUYSUZ ile YENGEÇ BENZERİ

( CRAB vs. CRABBY vs. CRABLIKE )

( خرچنگ ile کج خلق ile خرچنگي )

( KHARCHANG ile KAJ KHALGH ile KHARCHANGY )


- YENGEÇ ile ISTAKOZ

( CRAB vs. LOBSTER )

( BRACHYURA cum HOMARUS VULGARIS | LOCUSTA )


- YENGEÇ ile/ve KAMUFLAJLI YENGEÇ


- YENGEÇ ile/ve KEŞİŞ YENGEÇ


- YENGEÇ ile/ve KIZIL YENGEÇ

( ... İLE/VE Karayipler'de ve Küba'da yaşarlar. )


- YENGEÇ ile/ve LUPA, RANİNA


- YENGEÇ ile (MİNİK) KEMANCI YENGECİ

( ... İLE Asya ile Avustralya arasındaki cennet adalarında yaşarlar. )


- YENGEÇ ile/ve NAL YENGECİ