Bugün[02 Haziran 2026]
itibarı ile 40.386 başlık/FaRk ile birlikte,
40.386 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(20/163)


- BERABERCE değil BİRLİKTE


- BERABER/LİK ile BERABERCE ile BERABERLİK MÜZİĞİ


- BERÂET ile/ve/<> BERÂET-İ ZİMMET

( Bir dâvâ sonucunda, temiz ve ilişkisiz çıkma, aklık, arılık, aklanma. İLE/VE/<> Zimmetinde bir şey olmayış, aklık. )


- BERÂHÎN[< BÜRHÂN] -ile

( DELİLLER, TANIKLAR )


- BERÂRÎ[< Ar. BERRİYYE] ile ÇÖLLER, SAHRALAR

( Çöller, sahralar. )


- BERAT ile BERAT GECESİ ile BERAT KANDİLİ


- BERAT ile/||/<> BERAYA

( Rütbe, görev, nişan ya da imtiyaz verildiğini bildiren ferman. İLE/||/<> Vergi ve haraç vermeyen müslüman ahaliye verilen ad. )


- BERÂT-I CİBÂYET ile BERÂT GECESİ ile BERÂT-I HÜMÂYÛN ile BERÂT-I TERHÂNÎ

( Vergi, resim ve icâre gibi, hazineye ya da vakfa ait paraları toplama yetkisini veren belge/vesîka. İLE Hz. Muhammed'e, peygamberliğinin bildirildiği, Şaban ayının beşinci gecesi. İLE Sultanlara özel ferman. İLE Gördüğü büyük bir hizmet karşılğı olarak vergiden muaf tutulması hakkında sultan tarafından verilen ferman. )


- BER-BÂD[Ar.] ile BER-BATT[Ar., Fars. YELDE]

( Perîşan, harap, viran. | Pis, fenâ, kirli. İLE Kaz göğüslü. | Lavuta/lavta adlı bir çalgı.[LYRE(Fr.)] )


- BERBAH[Ar.]/ÉPIDIDYME ile ERBEZİ ÜSTÜ

( Erbezi üstü. )


- BERBÂR/E[Fars.] ile CİHÂN-NÜMÂ[Fars.]

( Çardak, sundurma. | Tahtaboş. | Kameriye. | Evin damında bulunan oda. İLE Çatının üstünde her yanı gören taraça. | Dünyayı gösteren harita. | Kâtip Çelebi'nin kaleme aldığı Asya coğrafyası.[1654] [basım 1732, İbrahim Müteferrika] )


- BERBER[Fars.]/BARBER[İng.] ile BERBER[Fars.]

( Saç/sakal kesen usta/esnaf. İLE Afrika'nın kuzeyinde bulunan bir budun/kavim[Ar.]. )


- BERBER/LİK ile BERBERİ ile BERBERİCE ile BERBER BALIĞI ile BERBER SALONU ile BERBER KOLTUĞU


- BERDEL ile BERDEL

( Değişik. İLE Ailenin kız ve erkek çocuğunun, öteki ailenin kız ve erkek çocuğuyla karşılıklı olarak aynı zamanda evlendirilmesi. )


- BERE ile BERTİK

( Vurma ve incitme sonucunda, gövdenin herhangi bir yerinde oluşan çürük. | Herhangi bir şeyde görülen çizik, ezik. İLE Yara, bere. | İncinmiş, burkulmuş. | Deride mor leke, çürük. )


- BEREKET ALMAK ve EL TUTMAK


- BEREKET ile/ve/||/<> BOLLUK


- BEREKET ile/ve OLANAK


- BEREKET ile/ve OLANAK


- BEREKET ile/ve RAHMET


- BERELEMEK ile BERELENMEK ile BERELENEBİLMEK ile BERELEYEBİLMEK ile BERE ile BERELİ


- BERGAMOT[Fr. < BERGAMOTE < LAT.< CITRUS BERGAMIA] değil/yerine/= TURUNÇGİLLERDEN BİR AĞAÇ


- BERGMANN'S RULE[İng.] değil/yerine/= BERGMANN YASASI

( Şekil olarak benzer iki gövdeden daha büyüğünün hacim başına daha düşük yüzey alanına sahip olduğunu ve bu nedenle kütle başına ısı kaybının daha az olduğunu; böylece büyük gövdelilerin daha soğuk iklimlerde, küçük gövdelilerin ise daha sıcak iklimlerde bulunma eğiliminde olduğunu ifade eden kural. Alman biyolog Carl Bergmann tarafından ileri sürülmüştür. Genelde sıcakkanlı hayvanlarla sınırlandırılsa da, modern bilimde soğukkanlı hayvanlar için de geçerli olabileceği görülmüştür.Sıcakkanlı bir hayvan olan insan türünün, kutuplara yakın yerlerde yaşayan Inuit, Aleut ve Sami kabileleri, orta enlemlerde yaşayan insanlara göre ortalama bazında daha ağırdırlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BERHANE[Ar.] ile/ve/||/<> METRUK[Ar.]


- BER-HURDÂR[Fars. < BERHÛR] ile MUTLU

( Hisse, nasip, pay.)] )


- BÉRYL[Fr.] / BERILL[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİL


- BERYLLIUM ACETATE[İng.] / ACETATE DE BÉRYLLIUM[Fr.] / BERYLLIUM ACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİLYUM ASETAT


- BERYLLIUM BROMIDE[İng.] / BROMURE DE BÉRYLLIUM[Fr.] / BERYLLIUM BROMID[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİLYUM BROMÜR


- BERYLLIUM CHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE BERYLLIUM[Fr.] / BERYLLIUM CHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= BERİLYUM KLORÜR


- BERİT/MENZİL ile/ve MERHALE

( 4 Fersah. İLE/VE 2 Berit.[8 Fersah] )


- BERKEL, PROF. DR. ADNAN (ERGANİ MADEN, 1908 - 1988) :

( Üniversite öğretim üyesi, İlk ve orta öğrenimini İstanbul'da tamamladı. O zamanki Yüksek Orman Mektebi olan Orman Mektebi Âlisi'ne girdi ve 1927 yılında pekiyi derece ile mezun oldu. Mezuniyetinden sonra kısa bir süre fen memurluğu ve orman Mektebi Âlisinde öğretim elemanı olarak bulundu. İki yıl sonra devlet tarafından Ormancılık öğretimi görmek ve uzmanlaşmak üzere Almanya'ya gönderildi. Almanya'da Münih Üniversitesi Devlet İlimler Fakültesi Ormancılık Bölümünde Ormancılık Lisansı Öğrenimini bitirerek diplomasını aldıktan sonra, aynı Üniversitede Prof. Dr. V. Schüpfer'in yanında çalışarak "Untersuchungen über Fragen der Ertragsregelung in der Waldungen der Türkei" adlı. Doktora Tezini tamamlayarak Doktor unvanı aldı. Yurda döndükten sonra 01.12.1935 tarihinde Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsüne Başasistan olarak atandı, Prof. Dr. Osler'in yanında çalışarak kendisine ders ve uygulamalarda yardımcı oldu. 1936 - 1937 yıllarında askerlik görevini yaptı. Bunu takiben 28.10.1927 tarihinde Yüksek Ziraat Enstitüsü Orman Fakültesi Orman Mahsullerini Kıymetlendirme Enstitüsü'ne Başasistan olarak atandı, burada Almanya'nın Hannoverich - Münden Yüksek Okulu Profesörlerinden olan ve üç yıllık bir antlaşma ile Enstitü Müdürlüğüne getirilmiş bulunan Prof. Dr. Mayer - Wegelin ile birlikte çalıştı. Berkel Meyer - Wegelin başta olmak üzere öbür Alman profesörlerinden bazılarının da dersler ini Türkçe'ye çevirdi. "Doğu Kayınının Teknolojik Vasıfları ve ulanış Yerleri Hakkında Araştırmalar" adlı doçentlik tezi ile 29.06.1940 tarihinde Doçentlik yetkisini aldı. Prof. Dr. Mayer - Wegelin, sözleşmesinin sona ermezi üzer ine 23.05.1940 tarihinde memleketine dönmüş, bu tarihten sonra bütün etkinlikleri kendisi yürüttü. Ziraat Enstitüsü Senato Kararı ile 20.12.1945 tarihinde Profesörlüğe yükseltildi. Orman Fakültesinin 1948 yılında İstanbul Üniversitesine bağlanmasından sonra Üniversite Senatosunun 13.06.1949 tarihinde aldığı karar ile " Orman Mahsullerini Değerlendirme" yönetimine memur edildi. Daha sonra da bu Enstitünün adı "Orman Mahsullerini Değerlendirme Kürsüsü" adını almış, emekli olduğu 1978 yılına kadar bu kürsünün başkanlığını yaptı. Akademik çalışma hayatı içinde 1958 - 1959 yıllarında Dekanlık dana sonra Senatörlük ve Fakülte Yönetim Kurulu üyeliklerinde bulundu ve 13.07.1978 de emekli oldu. Kitapla: Ağaç Malzeme Teknolojisi cilt 1 ve 2, Kavak Kitabı, Ormanda Kesim ve Taşıma, Ormancılık İş Bilgisi, Lübnan Sedirinin Vasıfları. Ayrıca pek çok bilimsel makalesi yayınlandı. )


- BERKİMEK ile/ve/||/<> SAĞLAMLAŞMAK, PEKİŞMEK, GÜÇ KAZANMAK


- BERKOVİCH SPACE ile/||/<> FORMAL SCHEME

( Berkovich space non-archimedean analitik geometriyken İLE formal scheme formsal tamamlanma geometrisidir )

( Formül: Berkovich spectrum )


- BERLIN BLUE[İng.] / BLUE DE PRUSSE[Fr.] / BERLINER BLAU[Alm.] ile/değil/yerine/= BERLİN MAVİSİ


- BERMEK, AYHAN (SAMSUN, 1944) :

( Rumelihisar'lıdır. İ.Ü. İktisat Fakültesini bitirdi. Rumelihisar Kulübünde futbol oynadı ve bu kulüpte Başkan olarak görev yaptı. Ayrıca 1963 - 1968 yılları arasında Vefa ve Beyoğluspor'da oynadı. Erdenay Oflas'ın Türkiye Futbol Başkanlığı döneminde Federasyon üyesi, Halim Çorbalı Federasyonunda Asbaşkan olarak görev yaptı. 1989 - 1996 tarihleri arasındaki 1. ve 2. Şenes Erzik Federasyonunda yönetim kurulu üyesi ve Milli Takımlar Sorumlusu olarak görev yaptı. )


- BER-MÛCEB-İ ÂTÎ ile/||/<> BER-MUTÂD ile/||/<> BU DAHİ ile/||/<> BEYNİNDE ile/||/<> MÜTESÂVİYEN

( Aşağıda geleceği gibi, aşağıda ifade olunacağı üzere. İLE/||/<> Alışılageldiği üzere, devamlı yapılagelen yönteme göre. İLE/||/<> Bu da bir öncesi gibi, yukarıda geçenin aynısı. İLE/||/<> Arasında, aralarında. İLE/||/<> Eşit olarak. )


- BERNİŞ[Fars.] -ile

( Karın ağrısı/sancısı. | Eklem/mafsal ağrısı, romatizma sancısı. )


- BERNOULLI EFFECT[İng.] / EFFET BERNOULLI[Fr.] / BEERNOULLI-EFFEKT, BERNOULLI-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BERNOULLİ ETKİSİ


- BERNOULLİ-EULER KANÛNU[Osm.] / BERNOULLI-EULER LAW[İng.] / LOI DE BERNOULLI-EULER[Fr.] ile/değil/yerine/= BERNOULLİ-EULER YASASI/KANUNU


- BERNOULLI-EULER GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BERNOULLİ EULER YASSASI


- BERNOULLİ İLE PASCAL İLE ARŞİMET ile/||/<> AKIŞKAN STATİĞİ PRENSİPLERİ

( Sıvıların temel davranış ilkeleri. )

( Formül: P + ½ρv² + ρgh = sabit )

( Daniel Bernoulli tarafından 1738 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- BERNOULLİ İLKESİ ile/||/<> PASCAL İLKESİ

( Bernoulli enerji korunumu, Pascal basınç iletimi )

( Formül: P + ½ρv² + ρgh = sabit İLE P₁ = P₂ )

( Daniel Bernoulli tarafından 1738 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- BERNOULLİ NAZARİYESİ[Osm.] / BERNOULLI THEORY[İng.] / THÉORIE DE BERNOULLI[Fr.] / BERNOULLISCHE THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BERNOULLİ KURAMI


- BERNOULLİ ile/||/<> İLKESİ

( Akışkan dinamiği, Bernoulli denklemi )

( Daniel Bernoulli tarafından 1738 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1700-1782) (Ülke: İsviçre) (Alan: Matematik, Fizik) (Önemli katkıları: Bernoulli prensibi, akışkanlar mekaniği) )


- BERRAK[Ar.] ile/ve NET[Fr.]

( Berraklık ve yardımseverlik elele gider - her biri hem öbürüne muhtaçtır, hem de öbürünü güçlendirir. )

( Ayna, güneşi çekmek için hiçbir şey yapamaz. O sadece parlaklığını koruyabilir. )

( Durumunuzu berrak bir biçimde görelim, bu berraklık, bizi serbest[sorumlu özgür] duruma getirecektir. )

( Bizi, insan yapacak olan, berraklık ve yardımseverliktir. )

( Clarity and charity go together - each needs and strengthens the other.
The mirror can do nothing to attract the sun. It can only keep bright.
See clearly your condition, your very clarity will release you.
It is 'clarity and charity' that make us human. )

( Aydınlık, açık. | Duru, temiz. İLE Tüm çizgileri belirgin olan, gözün tüm ayrıntılarıyla algılanan, iyi görünen. | İyi duyulan ses. | Kesintilerden sonra geri kalan miktarda olan, safi. | Açık seçik olan, anlaşılmaz yanı bulunmayan. | Tenis, masa tenisi gibi oyunlarda servis atışlarında topun karşı sahaya geçerken fileye değdiğini belirtmek için kullanılan bir söz. )

( LIMPID vs./and CLEAR )


- BERRAKLAŞMAK ile BERRAKLAŞTIRMAK ile BERRAKLAŞABİLMEK ile BERRAKLAŞTIRILMAK ile BERRAKLAŞTIRABİLMEK ile BERRAK/LIK


- BERRAK[Ar.]/LIK değil/yerine/= DURU/LUK / AYDIN LIK / AÇIK/LIK / APAÇIK/LIK


- BERTARAF ile TELÂFİ


- BERTHELOT-THOMSEN PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE BERTHELOT-THOMSEN[Fr.] ile/değil/yerine/= BERTHELOT-THOMSEN İLKESİ


- BERZAH ile/ve/değil EŞİK


- BERZAHLAR('I)


- BEŞ AŞAĞI, BEŞ YUKARI değil ÜÇ AŞAĞI, BEŞ YUKARI


- BEŞ HAZRET ile/ve ÖNCESİ/SONRASI

( * LÂHUT ÂLEMİ
* CEBERRUT ÂLEMİ
* MELEKUT ÂLEMİ
* MİSAL ÂLEMİ
* NÂSUT ÂLEMİ )


- BEŞ VAKİT:
SABAH ve/ ÖĞLE ve/ İKİNDİ ve/ AKŞAM ve/ YATSI


- BEŞ ile BEŞ ON ile BEŞ ÜÇ ile BEŞ BİR ile BEŞ İKİ ile BEŞ DUYU ile BEŞ DÖRT ile BEŞ PARA/LIK ile BEŞ BETER ile BEŞ VAKİT ile BEŞ YÜZLÜ ile BEŞ BİNLİK ile BEŞ YÜZLÜK ile BEŞ PARASIZ/LIK ile BEŞ MİLYONLUK


- BEŞER DOĞMAK ile/ve/> KİŞİ/İNSAN OLMAK

( BEŞER İKEN BÎ-ŞER OLMAKTIR İNSAN OLMAK )

( BIRTH AS HUMAN vs./and/> BEING HUMAN )


- BEŞER ile BEŞERİ ile BEŞERLİ ile BEŞERİ COĞRAFYA


- BEŞERE[Ar.] -ile

( İnsan derisinin dış tabakası. )


- BESİ ile BESİN ile BESİCİ/LİK ile BESİLİ ile BESİNLİ ile BESİ ÖRÜ ile BESİNSİZ/LİK ile BESİ DOKU ile BESİ SUYU ile BESİ YERİ ile BESİ DOKULU ile BESİ DOKUSU ile BESİ MERASI ile BESİ DOKUSUZ ile BESİ HAYVANI


- ... değil BEŞİBİRLİK


- BESIDE vs. BESIDES


- BESIDE :/yerine YANINDA


- BESIDES :/yerine AYRICA


- BEŞİK/LİK ile BEŞİKÇİ/LİK ile BEŞİK ÖLÜMÜ ile BEŞİK KERTME ile BEŞİK KERTİĞİ ile BEŞİK SALINCAK


- BESİN KÜTLELERİ[İng. FOOD BODIES] ile/||/<> BESİN ZİNCİRİ[İng. FOOD CHAIN] ile/||/<> BESİYERİ[İng. CULTURE MEDIUM]

( Karbonhidrat, lipit ve proteinden oluşan ve mutualist avcılara besin olarak sunulan yoğun, çok gözeli yapılar. @@ Canlı organizmaların beslenme alışkanlıkları arasındaki ilişkilerin gösterildiği bir tablodur. @@ Mikroorganizmaları laboratuvar ortamında büyütmek için kullanılan besin solüsyonu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BESİN ile BESLENMEYLE İLGİLİ ile BESLENME

( ALIMENT vs. ALIMENTAL vs. ALIMENTARY )

( قوت ليموت ile غذا دهنده ile رزقي )

( قوت ليموت ile GHZA DAHANDEH ile رزقي )


- BEŞİNCİ ile BEŞİNCİ OLARAK

( FIFTH vs. FIFTHLY )

( خامس ile خمس ile خامسا )

( KHAMES ile KHAMS ile خامسا )


- ZUFUHR[Alm.] ile/değil/yerine/= BESLEME


- BESLEMEK ile BESLENMEK ile BESLETMEK ile BESLENİLMEK ile BESLENEBİLMEK ile BESLETEBİLMEK ile BESLEYEBİLMEK ile BESLEK


- BESLENME BİLİMİ ile TIBBİ DİYETETİK

( Besinlerin gövdede nasıl kullanıldığını ve insan sağlığını nasıl etkilediğini inceleyen bir bilim dalı. İLE Hastalıkları önlemek ve tedavi etmek için beslenme planları geliştirmeye odaklanan bir sağlık mesleği. Bu iki dalın kesiştiği noktada, bireylere ve hastalara özel beslenme planları oluşturulmaktadır. )


- BESLENME VE ÇİĞNEME SÜRESİ/SAYISI:
YANLIŞSA/EKSİKSE değil/yerine/>< DOĞRUYSA/YERİNDEYSE/YETERİNCEYSE

( [İlâcın] Yararı yok. DEĞİL/YERİNE/>< Gerek yok. )


- BESLENME ile BESLENME ODASI ile BESLENME SAATİ ile BESLENME SORUNU ile BESLENME UZMANI ile BESLENME EĞİTİMİ ile BESLENME ÇANTASI ile BESLENME BOZUKLUĞU ile BESLENME EĞİTİMCİSİ ile BESLENME YETERSİZLİĞİ


- BESLENME = TAGADDİ, TAĞDİYE, İGTİDÂ'[< GIDÂ] = NUTRITION


- BEŞLİ ile BEŞLİK ile BEŞLİ GANYAN


- BESMELE:
113 SUREDE ile/ve/<> 1 SUREDE


- BESMELE ile/ve/değil/> ZAMAN/FIRSAT/BOŞLUK

( Herhangi bir eylem öncesinde kullanılan Besmele sadece bir söz değil günlük hayattaki (zihinsel) koşuşturmanın içinde küçük aralar vererek kontrollü/farkındalıklı olmayı, kendine/zihnine ve olaya/olguya [birkaç salise/saniye olsa bile] fırsat/zaman/boşluk sunmayı sağlar. )


- BEŞPARMAK/BEŞPENÇE ile BEŞPARMAKOTU

( Derisidikenlilerden, beş ışınlı yıldız biçiminde bir deniz canlısı. | Beş renkte dokunmuş, çubuklu kumaş. İLE Gülgillerden, yol kıyılarında ve çayırlarda yetişen, sürgüne karşı kullanılan bir bitki, kurtpençesi. )

( URASTER cum POTENTILLA REPTANS )


- FONCTIONS DE BESSEL[Fr.] ile/değil/yerine/= BESSEL FONKSİYONLARI


- BESSEL FONKSİYONU ile/||/<> LEGENDRE POLİNOMU

( Bessel silindirik simetri J_n, Legendre küresel P_l. )

( Formül: J_n(kr) İLE P_l(cosθ) )


- BESSEL FUNCTIONS[İng.] / BESSELSCHE FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= BESSEL İŞLEVLERİ


- BESTE YAPMAK ile ŞİİR YAZ ile BESTELENMİŞ ile BESTECİ ile BİRLEŞTİRMEK ile BESTE YAPMAK ile ŞARKI SÖZÜ BESTELEMEK ile DİZGİ HARF YATAĞI ile KOMPOZİSYON ile KOMPOZİSYONLAR ile KOMPOST

( COMPOSE vs. COMPOSE POEM vs. COMPOSED vs. COMPOSER vs. COMPOSIATE vs. COMPOSING vs. COMPOSING LYRIC vs. COMPOSING STICK vs. COMPOSITION vs. COMPOSITIONS vs. COMPOST )

( تصنيف کردن ile آهنگ ساختن ile تلفيق کردن ile برشته در آوردن ile سرودن ile برشته نظم درآوردن ile شعر گفتن ile خاطرجمع ile متشکل ile نواساز ile مصنف ile تنظيم کننده ile آهنگساز ile آهنگ ساز ile مرکبان ile تاليف ile غزل سرائي ile ورساد ile انشاء ile تصنيف ile قطعه هنري ile ساخت ile تحرير ile مصنفات ile کود گياهي )

( TASNYFE KARDAN ile AHANG SAKHTAN ile TALFYGH KARDAN ile BARSHTEH DAR AVARDAN ile SORUDAN ile BARSHTEH NAZAM DARAVARDAN ile SHER GOFTAN ile KHATRAJMA ile MOTESHEKL ile نواساز ile مصنف ile TANZYM KONANDEH ile AHANGSAZ ile AHANG SAZ ile MARKABAN ile TALYFE ile غزل سرائي ile ورساد ile ENSHA ile تصنيف ile GHATE NPANNARY ile SAKHT ile تحرير ile MASNOFAT ile KOOD GYAHY )


- BESTELEYEN ile/ve/<>/değil/yerine DÜZENLEYEN/TERTİPLEYEN


- BEŞÛŞ/BEŞÎR[Ar.] ile/ve HECCÂM

( Güleryüzlü, şen. İLE/VE Taşlama/hiciv yapan/sanatçısı. )


- BET (BENİZ) ile BET (BEREKET)

( Beniz sözcüğü ile birlikte, "yüz rengi" anlamında ikileme oluşturan bir söz. İLE Bereket sözcüğü ile birlikte "bolluk" anlamında ikileme oluşturan bir söz. )


- BET :/yerine BAHSE GİRMEK


- BETA FACTOR[İng.] / FACTEUR BÊTA[Fr.] ile/değil/yerine/= BETA FAKTÖRÜ


- RAYONS BETA[Fr.] ile/değil/yerine/= BETA İSİMLERİ


- BETA ŞUALARI[Osm.] / BETA RAYS[İng.] / BETA-STRAHL, BETASTRAHLEN[Alm.][Alm.] ile/değil/yerine/= BETA IŞINLARI


- BETAFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BETA İŞLEVİ


- BETAINE[İng.] / BÉTAUNE[Fr.] / BETAINE[Alm.] ile/değil/yerine/= BETAİN


- BET-BEREKET (ARAMAK)


- BETEL/KİFAS[İbr.] | PETRUS[Lat.] ile TEMELTAŞI

( BETEL/KİFAS[İbr.] | PETRUS[Lat.] )


- BETELENMEK = KARŞI GELMEK, DİKLEŞMEK, KAFA TUTMAK


- BETHE LAW[İng.] / LOI DE BETHE[Fr.] / BETHE-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BETHE YASASI


- BETÎL[Ar.] ile BETÎLE[Ar.]

( ... İLE Ayrılmış hurma fidanı. )


- BETİM, BETİMLEME = TASVİR, TAVSİF = DESCRIPTION[İng., Fr.] = BESCHREIBUNG[Alm.] = DESCRIPTIO[Lat.] = DESCRIPCIÓN[İsp.]


- BETİM, BETİMLEME = TAVSÎF = DESCRIPTION


- BETİMLEME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAVRAM

( CONCEPT vs./and/<> TO DESCRIBE )


- BETİMLEMEK ile BETİMLENMEK ile BETİMLENEBİLMEK ile BETİMLEYEBİLMEK ile BETİ ile BETİK ile BETİM ile BETİLİ ile BETİSİZ ile BETİMSEL/LİK ile BETİMLEMECİ/LİK ile BETİMLEMELİ ile BETİLİ SANAT ile BETİSİZ SANAT ile BETİMSEL DİL BİLGİSİ ile BETİMLEMELİ DİL BİLGİSİ


- BETON[Fr.] değil/yerine/= DONGUÇ


- BETON ile SOMUT İSİM ile BETON DÖKÜMÜ ile BETONLAŞMA

( CONCRETE vs. CONCRETE NOUN vs. CONCRETE POURING vs. CONCRETION )

( ساروج شني ile جامد ile بتوني ile بتن ile بتون ile شفته ile بهم چسبيده ile اسم ذات ile اسم جامد ile شفته ريزي ile سنگال )

( SAROJ SHENY ile JAMAD ile BETONY ile BATAN ile BETON ile SHOFTEH ile BACPAM CHASBYDAH ile ESM ZAT ile ESM JAMAD ile SHOFTEH RYZY ile SANGAL )


- BETONU DELMEK ile BETONU SAĞLAMLAŞTIRMAK


- BETTER :/yerine DAHA İYİ


- BEVÂDÎ[Ar. < BÂDİYE] ile BEVÂDÎR[Ar. < BÂDİRE]

( Çöller/sahralar, kırlar. İLE Olagelen olaylar/hadiseler. )


- BEVÂRÎ[Ar. < BÂRİYÂ, BÂRİYYE/BÂRİYY] ile BEVÂRİH[Ar. < BÂRİH]

( Hasırlar, ince kamıştan örülen hasırlar. İLE Samyeli denilen sıcaklar ve şiddetli rüzgârlar. )


- BEVŞ[Ar.] ile CEMÂ'AT[Ar.]


- BEVZ[Ar.] ile BEVZ / BEVZEK[Ar.]

( Sürekli oturuş. | Kaybolan çillerden sonra yüzün güzelleşmesi. İLE Nem dolayısıyla yiyeyecek ve giyeceklerde oluşan yeşil küf. | Eşek arısı. | Ağacın köküne yakın olan yerleri. )


- BEY BİLVEFÂ değil/yerine/= GERİ ALIMLI SATIŞ


- BEY ile BEY ERKİ ile BEY SOYLU ile BEY ARMUDU ile BEY KARDEŞ


- BEYAN EDİLEBİLİR ile BEYAN ile BİLDİRİMSEL ile BİLDİRİMSEL ANLAMDA ile İLAN ETMEK ile İLAN EDİLDİ ile BEYAN SAHİBİ

( DECLARABLE vs. DECLARATION vs. DECLARATIVE vs. DECLARATIVE SENSE vs. DECLARE vs. DECLARED vs. DECLAROR )

( اظهارکردني ile قطع نامه ile اظهار ile اظهاريه ile اظهاري ile وجه اخباري ile بصراحت گفتن ile اظهارکردن ile اعلاميه دادن ile اعلان کردن ile اعلام داشتن ile اعلام نمودن ile اظهار شده ile اعلان شده ile اظهارکننده )

( EZEHARKARDANY ile GHATE NAMEH ile EZEHAR ile اظهاريه ile اظهاري ile VAJEH AKHABARY ile BASRAHAT GOFTAN ile EZEHARKARDAN ile ELAMYYEH DADAN ile ELAN KARDAN ile ELAM DASHTAN ile ELAM NEMUDAN ile EZEHAR SHODEH ile ELAN SHODEH ile EZEHARKONANDEH )


- BEYÂN:
TAKRİR ve/||/<> TEFSİR ve/||/<> TAĞYİR ve/||/<> ZARURET ve/||/<> TEBDİL

( Doğrudan doğruya beyân. VE/||/<> Tefsir yoluyla beyân. VE/||/<> Tağyir yoluyla beyân. VE/||/<> Mantık sonucu beyân. VE/||/<> Başka bir sözü yerine koyarak beyân. )


- BEYAN ile BEYAN DEĞERİ


- BEYÂNİ AKIL ile/ve BURHANİ AKIL ile/ve İRFÂNİ AKIL


- BEYÂN(/Î) ile/ve/değil/||/<> Â'YÂN/İYÂN/IYÂN(/Î)


- BE-YANI değil/< BEYÂN'I


- BEYÂTÎ[Fars.] -ile

( Türk müziğinin en eski makamlarındandır. )


- BEYÂTÎ[Fars.] ile BEYÂTÎ-ARABÂN ile BEYÂTÎ-ARABÂN-PÛSELİK ile BEYÂTÎ-PÛSELİK

( Türk müziğinin en eski makamlarındandır. İLE Türk müziğinin mürekkep makamlarındandır. İLE Fahri efendinin düzenlediği bir makamdır. İLE Zekâi Dede'nin düzenlediği bir mürekkep makamdır. )


- BEYÂTÎ-ARABÂN[Fars.] -ile

( Türk müziğinin mürekkep makamlarındandır. )


- BEYÂTÎ-PÛSELİK[Fars.] ile BEYÂTÎ-ARABÂN-PÛSELİK[Fars.]

( Fahri efendinin düzenlediği bir makamdır. )


- BEYAZ BALİNA(BELUGA) ile NARLUGA

( ... İLE Beyaz balina ile deniz gergedanının çiftleşmesiyle meydana gelmiştir. Kuzey Atlantik’te çok nadir görülen bir türdür. )

( ... İLE )


- BEYAZ BAŞLI KARTAL ile BALIK KARTALI

( ... İLE Özellikle hurma yerler. )

( ... cum GYPOHIERAX ANGOLENSIS )


- BEYAZ BURUNLU KOATİ ile HALKA KUYRUKLU KOATİ ile GÜNEY AMERİKA/BATI DAĞ/CÜCE KOATİ

( image

ile

image

ile

image )


- WHITE PHOSPHORUS[İng.] / WEISSER PHOSPHOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BEYAZ FOSFOR


- BEYAZ KARINCA ile TERMİT

( WHITE ANT vs. TERMIT )


- BEYAZ KÖPEKBALIĞI ile BOĞA KÖPEKBALIĞI

( Ancak tuzlu suda yaşayabilirler. İLE/VE Hem tuzlu, hem de tatlı sularda (akarsularda) da yaşayabilirler. )


- LAHANA:
BEYAZ ile KIRMIZI ile KARA


- BEYAZ ORDU:
ÇEK LEJYONU ve/<> KOLÇAK KUVVETLERİ

( LEJYON[Fr. < Lat.]: Eski Romalılar'da, piyade ve süvarinin oluşturduğu askeri birlik. | Birkaç takımdan oluşan asker birliği. )


- BEYAZ PİRİNÇ yerine/değil KABUKLU/KEPEKLİ PİRİNÇ, ÇELMİK


- BEYAZ/RAFİNE ŞEKER, TUZ VE UNU KULLANMAMALI!


- (BEYAZ) ŞEKER ile/yerine DOĞAL GLİKOZ


- YAĞ DOKUSU:
BEYAZ ile/ve/||/<> KAHVERENGİ ile/ve/||/<> KEMİK İLİĞİ

( Deri altında, karın içinde, iç örgenlerin çevresinde birikir. Çoğunlukla kalça ve göbek olarak görürüz. İç örgen yağlanmasını ise göremeyiz. Araçlarla ölçmek gerekir. Beslenme yanlışları, metabolizmadaki sorunlar, bu yağ dokusunu artırır, şişmanlama nedeni ve sonucudur. İLE/VE/||/<> Sırtta, kürek kemiklerinin arasında ve omuzda bulunur. Yattığımız yerden kalori yakmamızı sağlar. Gövde ısısının dengesinde çok önemlidir. İLE/VE/||/<> Uzun kemiklerin iki ucunda, kan yapımında görevli kırmızı kemik iliği, kemiğin ortasında ise sarı kemik iliği bulunur. Bu yağlı ilik salgıladığı büyüme etmenleriyle kemiğin yenilenmesinde çok önemlidir. )


- BEYAZ YAKALI ile/ve/||/<> MAVİ YAKALI


- BEYAZCIYAN YALISI :

( Büyükdere'de Çayırbaşı Caddesinde deniz cepheliydi. 1841 yılında inşâ edilen yalı zamanla Milli Emlak'a geçmişti. Bina uzun bir süre Sarıyer Kaymakamlık binası olarak kullanılan yalı, Kaymakamlık, Sarıyer'e taşındıktan sonra kaderine terk edildi ve daha sonra bir yangınla yok olup gitti. )

( Yeniköy Köybaşı Caddesi üzerindeki 127 kapı No. lu yalı Mıgırdıç Beyazcıyan'a ait olup 19. yy. ortalarında yapılmıştır. Bu tarihi eser yalının son sahibi İzzet Bayraktar'dır. )


- [ne yazık ki]
BEYAZ DONLA YÜZMEK ile/değil/yerine/>< MAYO/ŞORT İLE YÜZMEK

( Ayrık ve bitişik 'de/da'ları, "ki'leri, "mi'leri, gerektiği gibi yaz(a)mayan/yayınlamayanların, görüntü kirliliği yaratanların "tutumu". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yazım kurallarına uyarak ve noktalamalara özen göstererek, okuyuculara ve dilimize saygı gösterenlerin, görüntü kirliliği yaratmayanların tutumu. )

( )

( )

( )

( )

( )

( )

( )

( )

( )

( )


- BLEACHING METHOD[İng.] ile/değil/yerine/= BEYAZLAMA YÖNTEMİ


- BEYDAK[Ar. çoğ. -ile

( BEYÂDIKA] )


- HORSEPOWER[İng.] / PUISSANCE EN CHEVAUX[Fr.] / PFERDESTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= BEYGİR GÜCÜ


- BEYGİR/LİK ile BEYGİRCİ/LİK ile BEYGİRLİ ile BEYGİRSİZ ile BEYGİR GÜCÜ


- BEYHAN(") ile/değil BEYÂN


- BEYHÛDE değil/yerine/= BOŞUNA


- BEYHÛDE[Fars. < BİHÛDE] ile/ve/||/<> NÂFİLE ile/ve/||/<> FUZÛLÎ

( Yararsız. | Boşuna. İLE/VE/||/<> Gerekli değilken yapılan iş. | Farzların dışında kılınan namaz. | Boşuna, gereksiz. İLE/VE/||/<> Erdemli/faziletli. | Gerekli, yersiz, boşuna. )


- BEYİN ANEVRİZMASI ile/||/<> BEYİN TÜMÖRÜ

( Beyin damarlarında balonlaşma. İLE/||/<> Beyinde olağandışı göze büyümesi. )


- BEYİN ANEVRİZMASI ile/||/<> SUBARAKNOİD KANAMA

( Beyin damarlarının zayıf bir noktasında balonlaşma. İLE/||/<> Beyin yüzeyindeki damarların yırtılması sonucu beyin zarları arasında kanama. )


- BEYİN ATLASI[İng.] ile/ve/||/<> BEYİN HARİTASI [İng.] ile/ve/||/<> BEYİN MÜZESİ[İng.]

( )

( )

( )

( )

( )


- BEYİN İLE OMURİLİK İLE KALP İLE KARACİĞER İLE BÖBREK İLE AKCİĞER İLE PANKREAS ile/||/<> HAYATİ ORGANLAR

( İnsan vücudundaki yedi temel yaşamsal organ ve işlevleri. )

( Formül: GFR = 120 mL/dk )


- BEYİN OMURİLİK SIVISI[İng. BRAIN SPINAL CORD FLUID] ile/||/<> SUBARAKNOİD ARALIK[İng. SUBARACNOID SPACE]

( Beyin ve omurilik etrafında bulunan şeffaf bir sıvıdır. Beyin ventriküllerinde üretilir ve beyinle omurilik arasında dolaşarak bu dokuları darbelere karşı korur, besin ve oksijen taşır, metabolik atıkları uzaklaştırır ve bağışıklık gözelerini taşır. @@ Beyin ve omurilik etrafında bulunan bir boşluktur ve beyin omurilik sıvısının dolaştığı alanı ifade eder. BOS, ventriküllerden çıkarak subaraknoid aralığa ulaşır ve beyinle omurilik etrafında dolaşır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BEYİN/ZİHİN:
ÜRETİCİ/ÜRETEÇ ile/ve/||/<> YANSITICI


- BEYİN ile BEYİNLİ ile BEYİNSEL/LİK ile BEYİNSİZ/LİK ile BEYİN GÖÇÜ ile BEYİN GÜCÜ ile BEYİN ZARI ile BEYİNSİZCE ile BEYİN KABUĞU ile BEYİN TAKIMI ile BEYİN ÜÇGENİ ile BEYİN CERRAHI ile BEYİN YANGISI ile BEYİN ZARLARI ile BEYİN ÇİZGESİ ile BEYİN KANAMASI ile BEYİN CERRAHİSİ ile BEYİN FIRTINASI ile BEYİN JİMNASTİĞİ ile BEYİN KARINCIKLARI ile BEYİN OMURİLİK SIVISI ile BEYİN ÇİZGESİ YÖNTEMİ


- BEYİN ile BEYİNSİZ ile BEYİNSİZLİK ile BEYİN YIKAMA

( BRAIN vs. BRAINLESS vs. BRAINLESSNESS vs. BRAINWASH )

( مغزي ile مخ ile مغز ile بي مغز ile بي مخ ile بي مغزي ile شستشويمغزي )

( MOGHZY ile MOKH ile MOGHZ ile BEY MOGHZ ile BEY MOKH ile BEY MOGHZY ile SHASTESHOYMOGHZY )


- BEYİN = BRAIN[İng.] = CERVEAU[Fr.] = DAS GEHIRN[Alm.] = CERVELLO[İt.] = CEREBRO[İsp.] = CEREBRUM[Lat.] = HO EGKEFALOS[Yun.] = MUKH[Ar.] = MAĞZ[Fars.] = HET HERSENEN[Felm.]


- BEYİN ORAĞI ve BEYİN ÜÇGENİ

( Beynin iki yarımküresi arasındaki zar. VE Beynin alt tarafındaki üç kıvrımlı yuvarlak çıkıntı. )


- BEYİT ile/ve ŞAH BEYİT/BEYTÜ'L GAZEL

( ... İLE/VE Gazelin, en güzel beyiti. )


- BEYKOZ[İNCİRKÖY] ve BEYLERBEYİ ve BEYOĞLU


- BEYLERBEYİ ile BEYLERBEYİ

( Sancak beylerinin başı. İLE Üsküdar'da bulunan bir semt. )


- BEYLİK SÖZLER ve/||/<>/< EZBER SÖZLER


- BEYLİK ile/||/<> BEYLERBEYİ ile/||/<> DAYI

( Bir beyin yönetimi altındaki ülke, küçük devlet.[Anadolu beylikleri, Eretna Beyliği, Erdel Beyliği] İLE/||/<> Sancak beylerine verilen ad ya da san. İLE/||/<> Tunus ve Cezayir Bey'lerine verilen ad.[1711 - 1730] )


- BEYLİK ile BEYLİK

( Bey olma durumu. | Herkesin kullandığı, herkesin bildiği. | Basmakalıp. | Devletle ilgili, devlete özgü olan, devlet malı olan, mirî. | Bir tür küçük ve ince asker battaniyesi. | Rahat yaşama. | Merkeze tam bağlı olmayarak bir beyin yönetimi altındaki ülke, emîrlik, emaret, mirlik. | Hükûmet. )


- BEYLİK ile BEYLİKÇİ ile BEYLİK SÖZ ile BEYLİK TABANCA


- BEYN[Ar.] ile BEYYİN[Ar.] ile BEYYİNE[Ar.]

( Ara, aralık. | Arada, araya, arasında. İLE Açık, âşikâr. İLE Delil, tanık/şahit. )


- BEYNİN:
DOĞALLIĞI ile/ve/değil/yerine TARİHSELLİĞİ


- BEYNİN/ZİHNİN GELİŞİMİNDE:
SAĞ YARIMKÜRE ve/||/<>/> SOL YARIMKÜRE (ÖZELLİKLERİ)

( İlk iki yılda. VE/||/<>/> İkinci iki yılda. )


- BEYNİN/ZİHNİN İŞLEYİŞİNDE:
TEKRAR ile/ve/||/<> PARALELLİK ile/ve/||/<> MOZAİK


- BEYNİN RENGİNDE:
PEMBE ile/ve/||/<> GRİ

( Yaşam süresince, oksijenli taze kan ile pembe renktedir. İLE/VE/||/<> Öldükten sonra ya da çıkarıldığında, griye döner. )


- BEYNİN:
SAĞ YARIMYUVARI ile/ve SOL YARIMYUVARI

( Sanatsal. İLE/VE Bilimsel, felsefî. )

( Bütüncül. İLE/VE Çözümleyici. )

( Görüntü. İLE/VE İşlev. )


- BEYOND :/yerine ÖTESİNDE


- BEYPAZARI ile BEYPAZARI KURUSU


- BEYTÜLMAL[Ar.] değil/yerine/= DEVLET HAZİNESİ


- BEYZÂR[Ar.] ile BEYZÂR/E[Ar.]

( Tenâsül âleti, penis. İLE Geveze, çalçene. )


- BEYZBOL ile BEYZBOLCU/LUK ile BEYZBOL SOPASI


- BEYZET-ÜL-HARR[Ar.] -ile

( Şiddetli sıcaklık. )


- BEYZİK[İng. < BASIC] değil/yerine/= TEMEL


- BEZ ile/değil ÇARŞAF


- BEZ ile LEKELİ ile RUAM ile BEZLER

( GLAND vs. GLANDERED vs. GLANDERS vs. GLANDS )

( دشبل ile دژپيه ile غده ile بظر زن ile غده عرقي ile مشمشه اي ile مشمشهاي ile مشمشه ile سراجه ile غدد )

( دشبل ile دژپيه ile GHODEH ile BAZAR ZAN ile GHODEH ARAGHY ile MOSHMASHEH AY ile MOSHMASHESAY ile MOSHMASHEH ile سراجه ile GHODAD )


- BEZ[Ar. < BEZZ] ile/||/<> PEÇETE[İt. < PEZZETTA] ile/||/<> PEŞKİR[Fars. < PİŞGİR]

( Pamuk ya da keten ipliğinden üretilen bir tür dokuma, çaput. | Pamuktan, düz dokuma. | Herhangi bir cins kumaş. | Kumaş parçası; çaput. | Kumaş ya da dokumadan yapılmış olan. @@ Yemek yerken, sofra örtüsünü ya da giysiyi korumak, ağız kurulamak için kullanılan küçük kâğıt ya da kumaş parçası. @@ Genellikle pamuk ipliğinden dokunmuş ince havlu. | Peçete. )


- BEZDİRİ/YILDIRMA ile/ve/değil/||/<> GAZA GETİRME/TAHRİK ETME

( Yönelimli, stratejik ve kasıtlı davranış/lar. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Kandırıcı ve sömürücü tutum. )

( MOBBING vs. GASLIGHTING )


- [ne yazık ki]
BEZDİRİDE/YILDIRMADA/MOBBING'DE:
AMAÇLILILIK ile/ve/||/<> SÜREKLİLİK ile/ve/||/<> DÜZENLİLİK


- BEZEK =/> BOYAMA/SÜSLEME
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- BEZEME ile/||/<> ARABESK[Fr.]

( ... İLE/||/<> Plastik sanatlarda geometrik görünüşte biçimlerden oluşan bezeme çizgileri, girişik bezeme. | Bir müzik türü. )


- BEZEME ile BEZEMECİ/LİK ile BEZEMELİ


- BEZEMEK ile BEZELEMEK ile BEZ ile BEZE ile BEZM ile BEZELİ ile BEZ TÜYLER


- BEZENÇ ile BEZENÇ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Yumak. İLE Dalları ve yaprakları kızıl, genellikle meyve bahçelerinde yetişen ve ilaç olarak yenen bir bitki. )


- BEZGEK ile BEZİG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Titreme. | Titremeli humma. İLE Ürperti. )


- BEZGİN ile/değil/yerine/>< GEZGİN


- BEZGİN/LİK ile/ve DELİ/LİK


- BEZGİN/LİK ile/ve/||/<>/>/< ÜMİTSİZ/LİK

( MEFTÛR[< FÜTÛR] ile/ve/||/<>/>/< ME'YÛS[< YE'S] )


- BEZİR[Ar. < BEZR] ile KETEN TOHUMU YAĞI

( Keten tohumu yağı. )


- BEZİRGÂN[Fars. < BAZERGÂN]/TÜCCAR[Ar.] değil/yerine/= TECİMEN

( Tüccar. | Alışverişte çok kâr amacı güden kişi. | Yahudiler için kullanılan bir adlandırma. | Mesleğini sadece kazanç için kullanan kişi. )


- BEZK[Fars.] değil/yerine/= TESPİHBÖCEĞİ


- BEZL değil/yerine/= SAÇMAK, DAĞITMAK


- BEZLERDE:
EKRİN ile/ve/||/<> HOLOKRİN ile/ve/||/<> APOKRİN ile/ve/||/<> SERÖMÜKÖZ ile/ve/||/<> MÜKÖZ ile/ve/||/<> SERÖZ


- BEZME[Ar.] ile BEZME[Ar.] ile BEZME/K[Tr.]/BİZÂR

( Gündüz yenilen bir öğün yemek. İLE Sohbet ve muhabbet meclisinin bir köşesi. İLE Yaşama ya da iş görme isteğini yitirme ya da yitirmiş bir biçimde. | Devingenliğini/canlılığını yitirme. )


- BEZMİ ÂLEM VALİDE SULTAN ÇEŞMESİ :

( Tarabya Hayat Çeşme Sokağında bulunan bu çeşme tek yüzlü duvar çeşmesidir. Çeşmeyi Sultan Abdülmecit'in annesi Bezmi Âlem Valide Sultan yaptırdığı için bu isimle anılmaktadır (H.1269, 1852). Çeşmede memba suyu kullanılmaktadır. Çeşmenin çatısının ön cephesinin ortasında süslemeli bir padişah tuğrası, daha alt kısımda ise kitabesi yer alıyor. Kitabesinde şöyle yazıyor: Saye'i Sultan Hamid Handa Oldu ma'mur Bezmi Âlem Çeşmesi" (Eddâi: 1319 Lütfi, 1903)" Bu Çeşme Bezmi Âlem Valide Sultan tarafından 1269 (1853) tarihinde yaptırılmış, Abdülhamit Han II. Tarafından da 1319 (1901)'de onarılmıştır. )


- BEZZAZ -ile

( Kumaş satan kişi, manifaturacı. )


- BG/BYZANTINE GENERALS PROBLEM değil/yerine/= BİZANS GENERALLERİ SORUNU


- BHAJAN ile

( Sadakat uygulaması, dua, tapınma. )


- BHAKTİ ile

( Kendini adama, tapınma. "Bhakta" ise kendini adayan kişidir. )


- BHAKTİ ile/||/<> PUJA

( Kendini adama, tapınma. "Bhakta" ise kendini adayan kişidir. @@ Tapınma, ibadet. )


- BHD/BIG HEALTHCARE DATA değil/yerine/= BÜYÜK SAĞLIK VERİSİ


- BHD/BSV BİG HEALTHCARE DATA değil/yerine/= BÜYÜK SAĞLIK VERİSİ


- BHIKŞU[Sansk.] = BİKKU[Palice]


- BHİKŞU[Sansk.](BİKKU[Palice]) ile BHIKKHU

( Budist rahip/keşiş, edebi olarak dilenci. İLE Münzevî. )


- BIANNA -ile

( VİYANA [Kıtlık yüzünden Girit Adası'ndan kaçan genç bir kız, adını bu şehre vermiştir.] )


- BİAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İTİMAT


- bib.[Lat. < BIBE] değil/yerine/= İÇİNİZ


- BİBER[Yun.] ile ARNAVUT BİBERİ

( Patlıcangillerden, yurdumuzda çok yetişen ve çeşitli türleri bulunan bir bitki. | Bu bitkinin tazeyken sebze olarak yenilen ürünü. | Bu bitkinin kurutulup baharat olarak yararlanılan ürünü. İLE Acı kırmızı biber. )

( CAPSICUM ANNUUM cum ... )


- BİBİ ile BİBİ HAMİD ile BİBİ NAHİD ile BİBİ NAJME ile BİBİ ZAHRA ile BİBİ ZAKİYE

( BIBI vs. BIBI HAMIDE vs. BIBI NAHID vs. BIBI NAJME vs. BIBI ZAHRA vs. BIBI ZAKIYE )

( بيبي ile بيبيحميده ile بيبيناهيد ile بيبينجمه ile بيبيزهرا ile بيبيزکيه )

( بيبي ile بيبيحميده ile بيبيناهيد ile بيبينجمه ile بيبيزهرا ile BEYBEYZAKYYEH )


- Bİ-/BİN- ile/||/<> BİO-/BİS-/-BİOSİS/-BİOTİC ile/||/<> Dİ- ile/||/<> Dİ- ile/||/<> DİA- ile/||/<> DUO- ile/||/<> DEUT-/DEUTER-/DEUTERO-/DEUTO- ile/||/<> DİPLİ-/DİPLO-

( İki, çift, iki kez, yaşamla ilgili, özel yaşam nitelikleri ile ilgili, iki taraflı. İLE/||/<> Yaşamla ilgili, canlılıkla ilgili, özel yaşam nitelikleri ile ilgili. İLE/||/<> Karşıdan karşıya, bir yanda, arasında, -den doğru, birbirinden ayrılmış olarak. İLE/||/<> Çift, iki kat, ikili, ikiz. İLE/||/<> Karşıdan karşıya, -den geçerek, -den doğru, bir yanda, arasında. İLE/||/<> İki, ikili. İLE/||/<> İkinci, ikincil. İLE/||/<> Çift, iki, iki kat, ikiz, iki kez. )


- BİBLİ ile BİTMÜL
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Karabibere benzeyen, uzun taneli bir baharat. )


- BİBLİYOGRAFİK[Fr. < BIBLIOGRAPHIQUE] değil/yerine/= KAYNAKÇAYLA İLGİLİ


- BİBLİYOGRAFYA YAZARI ile KAYNAKÇA ile KİTAPLIK

( BIBLIOGRAPHER vs. BIBLIOGRAPHY vs. BIBLIOTHECA )

( کتاب شناس ile کتاب شناسي ile فهرست کتب )

( KETAB SHENAS ile KETAB SHENASY ile FANPAREST KETAB )


- BİCÂD[Ar.] ile BİCÂD/E[Ar.]

( Yol yol, çizgili olarak dokunulmuş kilim, halı, aba. | Hz. Abdullah'ın takma adı. İLE Kehribar gibi saman çöpünü kendine çeken, yâkuttan daha az değerli kırmızı bir taş. | Kırmızı dudak. )


- BIÇAK, KEMİĞE DAYANINCA ile/ve DOĞUM SANCISI BAŞLAYINCA


- BIÇAK ile EKMEK BIÇAĞI


- BIÇAK yerine KESKİN


- BIÇAK ile YÜLGÜ/YÜLİGÜ/KEREY/USTURA

( ... İLE Tıraş için kullanılan bıçak. )


- BÎ-ÇÂRE değil/yerine/= ÇARESİZ, ZAVALLI


- BİÇEMLEMEK ile BİÇEM ile BİÇEM BİLİMİ ile BİÇEM BİLİMCİ


- BIÇGAS ile BIÇIG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kişiler arasında yapılan sözleşme/ahit. İLE Sözleşme, ahit. )


- BIÇGIL ile/||/<> BIÇILGAN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Eldeki/ayaktaki çatlaklar. | Topraktaki çatlaklar. İLE Çatlak. Elde, ayakta ya da toprakta olan çatlakların tümü. )


- TAGAYYÛR MÜNHANÎSİ[Osm.] / DEFORMATIONDIAGRAMM, DEFORMATIONKURVE, VERZERRUNGSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİÇİM BOZULMASI EĞRİSİ


- DEFORMATION CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= BİÇİM DEĞİŞTİRME EĞRİSİ


- DEFORMATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE DÉFORMATION[Fr.] / DEFORMATIONSSENERGIE, UMFORMUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİÇİM DEĞİŞTİRME ENERJİSİ


- BİÇİM ESTETİĞİ ile/ve/||/<> İÇERİK ESTETİĞİ

( Kant'ta. İLE/VE/||/<> Hegel'de. )


- BİÇİM ile/ve/||/<> İÇERİK

( Bir şey bir şeyin içeriğiyse, içeriği olduğu şey onun biçimidir. )

( FORM/MORPH vs./and/<> CONTENT )


- BİÇİM ile NASIR OLUŞTURMAK ile APSE OLUŞTURMAK ile BİR İZLENİM OLUŞTURMAK ile KORKUNÇ BİÇİM ile RESMİ ile BİÇİMSEL MANTIK ile FORMALİTELER ile FORMALİTE ile RESMEN ile FORMASYON ile ÖNCEKİ ile ESKİ SOVYETLER BİRLİĞİ ile ESKİDEN ile FORMİK KOL ile RESMİ EVRAK

( FORM vs. FORM A CALLUS vs. FORM AN ABSCESS vs. FORM AN IMPRESSION vs. FORM FRIGHTFUL vs. FORMAL vs. FORMAL LOGIC vs. FORMALITIES vs. FORMALITY vs. FORMALLY vs. FORMATION vs. FORMER vs. FORMER SOVIET UNION vs. FORMERLY vs. FORMICARM vs. FORMICARY )

( فرم ile تشکيل يافتن ile تشکيل دادن ile ورقه ile سرشتن ile شکل گرفتن ile صيغه ile شکل ile شکل دادن ile وجه ile پينه زدن ile پيله کردن ile نقش بستن ile وهم کردن ile رسمي ile مجلسي ile تشريفاتي ile قرار دادي ile منطق رمزي ile تشريفات ile تکلف ile رسميت ile رسما ile تشکل ile تشکيل ile تکون ile قالب گير ile سابقي ile اسبق ile پيشين ile سابق ile شوروي سابق ile سابقا ile پيشتر ile لانه مور )

( FARAM ile TASHKYLE YAFTAN ile TASHKYLE DADAN ile VARGHEH ile سرشتن ile SHEKL GARAFTAN ile SEYGHEH ile SHEKL ile SHEKL DADAN ile VAJEH ile PEYNAH ZADAN ile PEYLAH KARDAN ile NAQSH BASTAN ile VAHAM KARDAN ile RASMY ile MOJALSY ile TASHARYFATY ile GHARAR DADY ile منطق رمزي ile TASHARYFAT ile TAKOLF ile RASMYT ile RASMA ile TASHEKL ile TASHKYLE ile TAKON ile GHALEB GYR ile سابقي ile ASBAGH ile PEYSHYNE ile SABAGH ile SHOROY SABAGH ile سابقا ile PEYSHTAR ile LANEH MOOR )


- ŞEKİL[Osm.] / FORMAT[İng.] / FORME[Fr.] / FORM[Alm.] ile/değil/yerine/= BİÇİM


- BİÇİM = SÛRET = FORM[İng.] = FORME[Fr.] = FORM[Alm.] = FORMA[Lat.] = MORPHE, EIDOS[Yun.] = FORMA[İsp.]


- ... BİÇİMİNDE DÜŞÜNMEK ile ... BİÇİMİNDE BAKMAK


- ... BİÇİMİNDE:
OLSA/OLMASI GEREK ile OLMALI!


- BİÇİMİNİ KORUMAK ve ÜREMEK

( HIFZ-I TERKİB )


- BİÇİMLEMEK ile BİÇİMLENMEK ile BİÇİMLENDİRMEK ile BİÇİMSİZLEŞMEK ile BİÇİMLENEBİLMEK ile BİÇİMSELLEŞTİRMEK ile BİÇİMSİZLEŞTİRMEK ile BİÇİMSİZLEŞEBİLMEK ile BİÇİMSİZLEŞTİRİLMEK ile BİÇİM ile BİÇİMCE ile BİÇİMCİ/LİK ile BİÇİMLİ/LİK ile BİÇİMSEL/LİK ile BİÇİMSİZ/LİK ile BİÇİMSİZCE ile BİÇİM BİLİMİ ile BİÇİM BİRİMİ


- BİÇİMLENDİRME (GİRİŞİMİ/ÇABASI) ile/ve/<>/değil/yerine YÖNLENDİRME (GİRİŞİMİ/ÇABASI)


- BİÇİMSEL SİSTEM ile/||/<> DOĞAL DİL MANTIĞI

( Biçimsel sistem aksiyom ve kurallarla tanımlı İLE doğal dil mantığı sezgisel anlayışa dayanır. Biçimsel sistem kesin ve belirsizliksiz İLE doğal dil belirsizlik içerebilir. Biçimsel sistem matematiksel İLE doğal dil günlük konuşmada kullanılır. )

( David Hilbert tarafından 1900 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1862-1943) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Hilbert uzayı, 23 problem) )


- BID'/BID'A[Ar.] ile BIDÂA/T[Ar.]

( Geceden bir bölüm. İLE Anapara, sermaya. | Bilgi. )


- BİDA' ile BİD'AT[Ar. < BİDA'] ile BİDÂD ile BÎ-DÂD/GÜRDÂS[Fars.]

( Sonradan meydana çıkan şeyler. İLE Sonradan meydana çıkan şey. | Peygamber zamanından sonra dinde meydana çıkarılan şey. İLE Hisse, bedel verme. | Arkadaşlar arasında nöbetle satın alma. İLE Zulüm, işkence. | Zâlim.[Ar. GAŞÛM] )


- BİD'AT HASENE ile BİD'AT-I KERAHA


- BİD'AT ile HURÂFE


- BİD'AT-I KABÎHA ile/değil/yerine BİD'AT-I HASENE


- BİD'AT-I SEİYYE ile/ve/değil/yerine BİD'AT-I HASENE


- BİDAYUH ile/ve/<> İBAN ile/ve/<> ORANG-ULU ile/ve/<> RUMAH TİNGGİ ile/ve/<> MALAY

( Kara Dayak uzun evi. İLE/VE/<> Irmak Dayak uzun evi. İLE/VE/<> Melanav evi. İLE/VE/<> Malay evi. )

( Malezya'nın Borneo Adası'nda bulunan Sarawak eyaletindeki, Sarawak Kültür Köyü'nde hepsi birarada görülebilmektedir. )


- BIDIK ile BIZDIK

( Kısa ve tıknaz. İLE Ufak çocuk. )


- BİENAL[Fr. < BIENNEAL] değil/yerine/= YILAŞIRI


- BİFAZİK/BIPHASIC değil/yerine/= İKİ EVRELİ


- BİFOKAL/BİFOCAL değil/yerine/= İKİ ODAKLI


- BİFTEK ile BİFTEK MANTARI


- BİFTEK ile SIĞIR BEYİNLİ ile SIĞIR ETİ ile SIĞIR STRAGANOFU ile BİFTEK

( BEEF vs. BEEF BRAINED vs. BEEF CATTLE vs. BEEF STROGANOFF vs. BEEFSTEAK )

( گوشت گاو ile کند ذهن ile گاو پرواري ile بيف استروگانف ile بيفتک گاو )

( GUSHT GAV ile KAND ZEAN ile GAV PARVARY ile بيف استروگانف ile BEYFATAK GAV )


- BİFURKASYON ile/||/<> FAZ GEÇİŞİ

( Bifurkasyon dinamik değişim İLE faz geçişi termodinamik. )

( Formül: Period doubling İLE 1./2. derece )


- BİG BANG ile/||/<> STEADY STATE

( Big Bang genişleyen sıcak başlangıç İLE steady state sürekli yaratım. )

( Formül: CMB kanıt İLE reddedildi )


- BÎ-GÂNE değil/yerine/= KAYITSIZ, İLGİSİZ


- BIGRIG/BOGRUG ile BOGRUL
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Saman çuvalı, tulum ve benzerlerinde görülen şişkinlik. İLE Dolu bir heybe, bir tulum ya da benzeri nesnelerde görülen şişkinlik, çıkıntı. )

( BOGRUL KOY/BOGRUL QOY: Boğazı ak koyun. )