Altı(6) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 56.960 başlık/FaRk ile birlikte,
56.960 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(219/229)
- YAKIT DEPOSU ile/||/<> YAKIT GÖSTERGESİ ile/||/<> YAKIT PARASI ile/||/<> AKARYAKIT ile/||/<> YAĞ YAKIT ile/||/<> JET YAKITI
( Doğal gaz mazot gibi ısı sağlamak amacıyla yakılan madde Motorlarda kullanılan enerji ortaya çıkaran yanıcı madde )
- FUEL PELLET[İng.] / GRANULE DE COMBUSTIBLE[Fr.] / KRAFTSTOFFTABLETTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKIT PELETİ
- YAKIT ile YAKITÇI/LIK ile YAKIT DEPOSU ile YAKIT PARASI ile YAKIT GÖSTERGESİ
- YAKLAŞIK OLARAK ile/ve/||/<>/> SONSUZ İŞ/GÖREV
( Newton. İLE/VE/||/<>/> Kant. )
( QUAM PROXIME > INFINITE TASK )
- YAKLAŞIK ile YAKLAŞIK OLARAK ile YAKLAŞIM
( APPROXIMATE vs. APPROXIMATELY vs. APPROXIMATION )
( تقريبي ile تقريب زدن ile تخميني ile تقريبا ile تخميناً ile بطور تقريب ile تقريب )
( TAGHARYBEY ile TAGHARYBE ZADAN ile تخميني ile TAGHARYBA ile تخميناً ile BETOR TAGHARYBE ile تقريب )
- YAKLAŞIK/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< (YÜKSEK/DÜŞÜK) OLASILIK (İLE)
( [not] APPROXIMATE/LY vs./and/but/||/<>/< PROBABILITY
PROBABILITY instead of APPROXIMATE/LY )
- YAKLAŞMA EYLEMİ ile/||/<> YAKLAŞMA FİİLİ
( Yaklaşmak işi yakınlama iktiran mukarenet )
- YAKLAŞMA ile YAKLAŞMA FİİLİ ile YAKLAŞMA EYLEMİ
- YAKLAŞMAK ile/ve/değil/<>/> YAKINLAŞMAK
( [not] TO GET CLOSE vs./and/but/<>/> TO GET CLOSER )
- COMBUSTION-TUBE METHODS[İng.] ile/değil/yerine/= YAKMA BORUSU YÖNTEMLERİ
- BRENNOFEN, KALZINIEREIFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKMA FIRINI
- COMBUSTION TUBE[İng.] / TUBE A FUSION[Fr.] / EINSCHMELZRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKMA TÜPÜ
- YAKMAK ile KAVURMAK ile/değil/yerine/>< ISITMAK
- YAKMAK ile/ve/değil/||/<> DAĞLAMAK
- YAKMAK ile DALAMAK
- YAKMAK ile GECE YARISI YAĞINI YAK ile YANAN ile YANMA ETKİSİ ile YANAN CAM ile YANIK İZİ ile YAKICI
( BURN vs. BURN THE MIDNIGHT OIL vs. BURNING vs. BURNING EFFECT vs. BURNING GLASS vs. BURNMARK vs. BURNOUS )
( سوخته کردن ile سوزش ile سوز زدن ile سوخته ile سوختگي ile سوزاندن ile آتش کشيدن ile آتش زدن ile آتش گرفتن ile محترق شدن ile به آتش کشيدن ile سوختن ile دود چراغ خوردن ile شب بسر بردن ile سوزنده ile محرق ile افروخته ile محرقه ile سوز ile سوزاني ile سوزان ile سوزندگي ile عينک جوشکاري ile اثر سوختگي ile برنوس )
( SOKHTEH KARDAN ile SOZESH ile SOZ ZADAN ile SOKHTEH ile SOKHTGY ile SOZANDAN ile ATASH KESHYDAN ile ATASH ZADAN ile ATASH GARAFTAN ile MOHTARGH SHODAN ile BAH ATASH KESHYDAN ile SOKHTAN ile DOD CHARAGH KHORDAN ile SHAB BASAR BARDAN ile SOZANDEH ile محرق ile AFROKHTEH ile محرقه ile SOZ ile سوزاني ile SOZAN ile سوزندگي ile EYNAK JOOSHKARY ile ASAR SOKHTGY ile BARNOS )
- YAKMAK ile "RUHUNU KURTARMAK"
- YAKMAK ile/||/<> YAKMA ile/||/<> TÜRKÜ YAKMAK
( türkü yakmak Zehirlenmelerde zehrin saptanması için yapılacak analize uygun alınan örneklerin ısıya dayanıklı pota gibi malzemeler içerisinde kül fırınında yakılması olayı Bir olayla bir sevgiyle ilgili olarak söylenmiş türkü Buna türkü dizmek türkü çıkarmak da denir Halk edebiyatı terimi Türküye ezgi uydurmak )
( BURNING )
- YAKMAK ile YAKMA ile YAKMA FIRINI
( INCINERATE vs. INCINERATION vs. INCINERATOR )
( خاکستر کردن ile ترميد ile کوره )
( KHAKSTER KARDAN ile ترميد ile KOREH )
- YAKMAK ile YAKMAÇ ile YAKMALIK ile YAKMA RESİM
- YAKMAK ile YAKMAK
( Yanmasını sağlamak ya da yanmasına yol açmak, tutuşturmak. | Ateşle yok etmek. | Işık vermesini sağlamak. | Isı etkisiyle bozmak. | Keskin, sert ve ısırıcı bir duyum vermek. | Yanıyormuş gibi bir etki yapmak. | Güçlü sevgi uyandırmak. | Kurutmak, zarar vermek. | Çok sıcak olmak. | Karartmak. | Çok üşütmek. | Acıtmak. | Silahla vurmak. | Yıkıma, zarara yol açmak, büyük bir zarara uğratmak. İLE Koymak, sürmek. | Düzenlemek, bestelemek. )
- YAKUP KAPTAN TOPÇULA PARKI :
( Yenimahalle'nin Havantepe yerleşim bölgesinin üst tarafındaki parktır. 2.003.91 m²'lik bir alanı kapsamaktadır. 988,69 m²'lik yeşil alanı, 293,81 m²'lik çocuk oyun alanı ve 213,68 m²'lik spor alanı bulunmaktadır. )
- YAKUP/JACOB > İSRAEL
- YAKUT TÜRKÇESİ ile/||/<> YAKUTÇA ile/||/<> SAHACA ile/||/<> SAHA TÜRKÇESİ
- YAKUT ile/||/<> ZÜMRÜT
( Kırmızı renkteki değerli taş. İLE/||/<> Yeşil renkteki değerli taş. )
- YAKUTİSTAN'DA:
KUŞLAR ve BALIKLAR
( 350 cins. VE 50 çeşit. )
- YAL DERVİŞİ/EHLİ ile KAL DERVİŞİ/EHLİ ile HAL DERVİŞİ/EHLİ
( YAL: Yol yiyeceği. )
( Derviş, iyi niyetini bilgeliğiyle birleştirebilmiş insandır. )
( ELE GELENİ YERSİN
DİLE GELENİ DERSİN
BÖYLE DERVİŞLİK DURSUN
SEN DERVİŞ OLAMAZSIN )
( DERVİŞİN...
HER SÖYLEDİĞİ DOĞRU OLMALI
HER DOĞRUYU SÖYLEMEK DOĞRU DEĞİLDİR
HER SÖYLEDİĞİ HAKK OLMALI
HER HAKK'I SÖYLEMEK HAKKIN DEĞİLDİR )
( Keşkül Dergisi'nden: Derviş I, Derviş II )
- Yâl ehline SUS!!!
- YALABIK ile/değil/yerine/=/||/<> ŞİMŞEK | PARILTILI | İKİYÜZLÜ
( Alevin oynayarak parıldaması şimşek parıltılı ikiyüzlü )
- YALAKA ile/değil/yerine/=/||/<> DALKAVUK | ARSIZ
( dalkavuk arsız )
- YALAKACI değil YALAKA
- [ne yazık ki]
YALAKA/LIK/DALKAVUK/LUK ile/ve/<> YARDAKÇI/LIK
( ... İLE/VE/<> Özellikle kötü işlerde birine yardım eden kişi. )
( TEKÂPÛ ile/ve/<> ... )
- YALAKA/LIK ile/değil/yerine/>< SAYGI/LI
- YALAMA UÇUŞ ile/||/<> YALAMA YAZI
( Yalamak işi Üzeri düzleşmiş dişleri aşınmış olan vida cıvata vb Fırça izleri belli etmeden yapılan resim Sözünde durmayan kimse )
- YALAMA YAZI ile/||/<> YONTUK DÜZ
( yontuk düz yontuk düz Aşınma dönemini geçirmiş girinti ve çıkıntısı kalmamış düzlük yalama yazı peneplen coğrafya yontuk düz )
( PENEPLAINX )
( PÉNÉPLAINE )
( FASTEBENE, RUMPFFLÂCHE )
( PENEPIANO )
( ΠΕΔΙΆΔΑ ΔΙΆΒΡΩΣΗΣ / πεδιάδα διάβρωσης )
- YALAMA YAZI ile/||/<> YONTUK DÜZ | YONTUK DÜZ
( bk. yontuk düz. @@ bk. yontuk düz.@@Aşınma dönemini geçirmiş, girinti ve çıkıntısı kalmamış düzlük. @@ (yalama yazı), (peneplen) (coğrafya) @@bk. yontuk düz. )
( PENEPLAINX~PENEPLAINX )
( PÉNÉPLAINE~PÉNÉPLAINE )
( FASTEBENE, RUMPFFLÂCHE~FASTEBENE, RUMPFFLÂCHE | RUMPFFLACHE )
( PENEPIANO~PENEPIANO )
( ΠΕΔΙΆΔΑ ΔΙΆΒΡΩΣΗΣ / πεδιάδα διάβρωσης~ΠΕΔΙΆΔΑ ΔΙΆΒΡΩΣΗΣ / πεδιάδα διάβρωσης )
- YALAMA ile YALAMA UÇUŞ ile YALAMA YAZI
- YALAMA ile/ve/||/<> YALANCI
- YALAN:
HATA değil İHANET
- YALAN (MI?) ile YANLIŞ (MI?)
- YALAN SÖYLEMEK ile/ve/değil/<> DUYMAK İSTENİLENİ (İSTENİLDİĞİ BİÇİMDE) SÖYLEMEK
- YALAN SÖYLEMEMEYİ ÖĞRENMEK/BİLMEK ile/ve/<> YALAN SÖYLEYEMEMEYİ ÖĞRENMEK/BİLMEK
( Öğrenmiş ve uyguluyor olmak gerek. İLE/VE/<> [hâlâ öğrenilemediyse] Özellikle çocuklardan öğrenilebilir. )
- YALAN SÖYLÜYORSUN! ile/değil/yerine HATA EDİYORSUN
- YALAN-YANLIŞ
- YALAN YOK" değil/yerine YANLIŞ OLMASIN
- YALAN ile BAHÂNE
- YALAN ile FARKLILAŞTIRMA
- YALAN ile/değil/yerine/>< GERÇEK
( Yüksek sesle çıkar, gürültülüdür ve çok söz söyletir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sessizdir ve az söz söyletir. )
- YALAN ile İFTİRA
- YALAN ile/ve İLGİLENMEME/UĞRAŞMAMA (İSTEĞİ)
( LIE vs./and (INCLINATION OF) NOT TO INTEREST )
- YALAN ile/ve/değil/yerine/||/<> KISMEN "DOĞRU"
- YALAN ile/ve/||/<> KURT MASALI
( ... İLE/VE/||/<> Birini oyalamak, kendini suçsuz göstermek için ileri sürülen gereksiz, inandırıcı olmayan sözler. )
- YALAN ile/ve/değil OYALAN
( "O yalan, bu yalan"... Var, biraz da sen oyalan! )
- YALAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖZVERİ
( )
- YALAN ile/ve/değil/||/<> YANLIŞ
( İzin verilmez. İLE/VE İzin verilebilir. )
( [argo] MAVAL[: Uydurma söz.] ile/ve ... )
( "Yalan söylemişim" ve "Yanlış anlattım" diyemeyiz.["Yalan söyledim" ve "Yanlış anlatmışım" diyebiliriz.]
"Zannedersem" de diyemeyiz.["Zannediyorum/zannederim" diyebiliriz.] )
( MEYN ile/ve GALAT
BECEL: Yalan, iftirâ. | Şaşma.
BEHÎTE: İftirâ, yalan söz. )
( LIE vs./and WRONG )
( MAVAL[: Uydurma söz.] ile/ve ... )
- YALANCI(EPİMENİDES) AÇMAZI ile/ve/||/<> KENDİNİ DEĞİŞTİRME AÇMAZI ile/ve/||/<> CURRY AÇMAZI
- YALANCI AKASYA ile/||/<> YALANCI AKASYA
( botanik Baklagiller Legüminosae familyasından 25 m kadar boylanabilen yol kenarlarında süs bitkisi olarak kullanılan beyaz çiçekli çiçekleri kabızlığa karşı yatıştırıcı ve safra artıncı olarak kullanılan bir ağaç türü Beyaz salkım )
( FALSE ACACIA, LOCUST TREE )
( ROBINIER | ROBINIER FAUX ACACIA )
( GEMEINE SCHEINAKAZIE, GEWÖHNLICHE )
( ROBINIA PSEUDOACACIA )
- YALANCI BİBER ile/||/<> BREZİLYA BİBERİ
( Akdeniz ülkelerinde süs ağacı olarak yetiştirilen 510 metre yüksekliğinde kışın yaprak dökmeyen bir ağaççık Schimus mollis )
( SCHIMUS MOLLIS cum/||/<> SCHINUS MOLLE cum/||/<> SCHINUS TEREBINTHIFOLIA )
- YALANCI İLAÇ AÇMAZI ile/ve/||/<> KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREN İNANÇ AÇMAZI
- YALANCI SAFRAN ile/||/<> PAPAĞANYEMİ
- Yalanı DİNLE!!!
- YALANLAMAK ile/değil/yerine YANLIŞLAMAK
- YALAN/YANLIŞ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> "ÇOK AKILLICA OLAN"/KANDIRMA
( Yapılmaması gereken [yapılmamalı!]. İLE/VE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/||/<> Yapılan, yapılmaya çalışılan. )
- [ne yazık ki]
YALAP-ŞAP / YALAP ŞALAP YARIM-YAMALAK (İŞ YAPMAK)
( Baştan savma, üstünkörü, yarım yamalak. )
- YALAYIP YUTMAK
( EZBERLEMEK )
- YALAZLAMAK ile YALAZLANMAK ile YALAZ ile YALAZA
- YALÇIN, DR. M. İHSAN (AKŞEHİR, 1938) :
( A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun oldu. Maiyet Memurluğu, Ilgaz - Belören Nahiye Müdürlüğü, Ayaş, Çay, Gerede, Yenimahalle, Yığılca, Ahlat Bismil kaymakamlıkları yaptı. İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Şube Müdür Müdürü, Genel Müdür Yardımcılığı, daha sonra Ankara Vali Yardımcılıklarında bulundu, Siirt Vali Vekilliğinden sonra İstanbul Vali Yardımcılığı görevlerini yaptı. Emekli olduktan sonra yerel seçimlerde Sarıyer Belediye Başkanlığına seçildi. Sarıyer Spor Kulübü'nde 5 dönem başkan olarak görev yaptı. Futbol Adamları Derneğinde uzun süreden beri yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmaktadır. Pek çok mesleki ve sosyal, sportif amaçlı dernekte üyedir. )
- YALÇIN, SÜLEYMAN (RUMELİKAVAK, 1957) :
( Rumelyikavaklı, profeszyonel futbolcu ve antrenör. Rumelikavak'ta yetişti. Bu takımda oynadıktan sonra amatör ve profesyonel olarak Davutpaşa, Beykoz, Çor u, Polatlı, Hatay, Tokat kulüplerinde oynadı. TFF tarafından açılan kursu tamamlayarak antrenörlük diploması sahibi oldu. Öğretici olarak görev yapmaktadır. )
- YALÇIN ile/ve KAYGAN
- YALÇIN ile SARP/DİK
- YALÇIN ile YALMAN ile YALPAK ile YALPI ile YALPIK ile YALPILI
( Düz, sarp. | Düz, kaygan. İLE Eğik, eğinik. | Sarp, dik. | Kesici ve batıcı araçların, kesen ya da batan bölümü. İLE Sokulgan, cana yakın. | Yüze gülücü, dalkavuk. | Sarp yer, uçurum. İLE Eğimli yüzey, yamaç. | İki tepe arasındaki düzlük. İLE Derinliği az ve geniş olan, yayvan. İLE Bir yanı, öbüründen yüksek ya da kalın. )
- YALÇINLAŞMAK ile YALÇIN
- YALDIZLAMAK ile YALDIZLANMAK ile YALDIZLATMAK ile YALDIZ ile YALDIZCI/LIK ile YALDIZLI ile YALDIZSIZ ile YALDIZLI HAP
- YALI ÇAPKINI ile MADAGASKAR YALI ÇAPKINI
- YALIÇAPKINI/EMİRCİK/İSKELEKUŞU ile CÜCE YALIÇAPKINI
( ALCEDO ATTHIS vs. ... )
( COMMON KINGFISHER vs. ... )
- YALIÇAPKINI ile/||/<> EMİRCİK ile/||/<> İSKELE KUŞU
- YALIM ile YALIMI ALÇAK
- YALIN DÜŞÜNCE ve/||/<>/> SEZGİ ve/||/<>/> TASARIM ve/||/<>/> KAVRAM
- YALIN KELİME ile/||/<> YALIN KELİME | KELİME
( Kelime basit kelime )
- YALIN KILIÇ ile/değil/yerine/=/||/<> DALKILIÇ | TEK BAŞINA
( dalkılıç tek başına )
- YALIN (ÖNERME) = VAKİİYE = ASSERTORIC[İng.] = ASSERTORIQUE[Fr.] = ASSERTORISCH[Alm.] = ASSERERE[Lat.]
- YALIN ile OLAĞAN
( BARE vs. USUAL )
- YALIN ile YALINÇ
( ... İLE Birleşik olmayan, yalnız bir maddeden oluşan. | Karışık olmayan, basit. )
- YALINLAŞMAK ile YALINLAŞTIRMAK ile YALIN/LIK ile YALINÇ ile YALIN AD ile YALIN HAL ile YALIN KAT ile YALIN AYAK ile YALIN İSİM ile YALIN ZARF ile YALIN CÜMLE ile YALIN DURUM ile YALIN KILIÇ ile YALIN SIFAT ile YALIN TÜMCE ile YALIN ZAMAN ile YALIN ÜSLUP ile YALIN KELİME ile YALIN YAPILDAK
- YALINLIK ile/ve BİRLİK
( BARE vs./and UNITY )
- YALIN/LIK ile/||/<> KAVŞAK
- YALIN/LIK ile/ve/||/<>/>/< ŞIK/LIK
- YALIN/LIK ile/ve/<> YETKİN/LİK
- | YALIN VE DOLAYSIZ ve/||/<> AYRIM VE DOLAYLI BİRLİK |
ve/||/<>
BUNLARIN BİRLİKTELİĞİ
- ISOLATED SYSTEM[İng.] / ISOLIERTE SYSTEME[Alm.] ile/değil/yerine/= YALITILMIŞ SİSTEM
- YALITILMIŞLIK ile/ve İKİLİK
( INSULATED vs./and DUALITY )
- TECRİD[Osm.] / ISOLATION[İng.] / ISOLIERUNG, ISOLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= YALITIM/İZOLASYON
- DIELECTRIC WAVE GUIDES[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN DALGA KILAVUZLARI
- DIELECTRIC POWER FACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN GÜÇ ÇARPANI
- DIELECTRIC HEATING[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN ISITMA
- DIELECTRIC LOSS FACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN KAYIP ÇARPANI
- DIELECTRIC LENS[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN MERCEK
- YALMAÇ ile/değil/||/<>/< MAMA
( İnek, köpek vb. hayvanlara yedirmek için hazırlanan unla kepek karışımı sulu yiyecek, bulamaç. İLE/DEĞİL/||/<>/< Bebek için hazırlanan yiyeceklerin genel adı. )
- YALMAN ile/değil/yerine/=/||/<> EĞİK | SARP
( eğik sarp Kesici ve batıcı araçların kesen veya batan bölümü )
- YALNIŞ değil YANLIŞ
( "Yanılma"dan akılda kalabilir. )
- YALNIŞ değil YANLIŞ
- YALNIZ, İNSAN, ... değil YALNIZCA İNSAN, ...
- YALNIZ OLMAK ile/değil YALNIZ KALMAK
- YALNIZ OLMAK/KALMAK/BIRAKILMAK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> SENİ, YALNIZ HİSSETTİREN KİŞİLERLE BİRLİKTE OLMAK
( Daha kötü. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> En kötüsü. )
- YALNIZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AYRI
- YALNIZ ... ile SADECE ...
( ONLY ... vs. JUST ... )
- YALNIZ ile/ve TEK
( LONE vs./and ALONE )
- YALNIZ ile/değil/yerine/=/||/<> (YA'LNIZ) SADECE | YALNIZCA
( yalnız başına Yanında başkaları bulunmayan ya lnız tek başına ya lnız sadece yalnızca Ama fakat anlamlarında bir söz Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi )
- YALNIZCA ile/değil İLKSEL OLAN
- YALNIZLAŞMAK ile YALNIZLAŞABİLMEK ile YALNIZ/LIK ile YALNIZCA ile YALNIZCI/LIK ile YALNIZ BAŞINA
- YALNIZLIĞINA KAÇMAK ile/ve/||/<> YALNIZLIĞINDAN KAÇMAK
- YALNIZLIK:
FARKINDA OLUNMAYAN ile/değil/yerine FARKINDA OLUNAN
( Hakkında, "konuşabildiğin". İLE/DEĞİL/YERİNE Susmaktan başka çarenin olmadığı. )
- YALNIZ/LIK ile/ve/<> ÇARESİZ/LİK
( Kişiyi, katılaştırır. )
- YALNIZ/LIK ile/ve/||/<> (")ÇIPLAK/LIK(")
- YALNIZLIK ile/ve/||/<>/> GÖZÜ AÇIK GİTMEK
( Kendini tanımak, daha nitelikli ve verimli yaşamak için ikisini de göze alabilmek, bunları anlamış ve kabul edebilmek, bunlarla yüzleşebilmek gerek. )
- YALNIZ/LIK ile/ve/> GÜVENSİZ/LİK
- YALNIZLIK ile/ve/||/<> İLİŞKİ
( Yanılsama[ilüzyon]. İLE/VE/||/<> Nesnesiz "algı"[halüsünasyon]. )
- YALNIZ/LIK ile/ve/||/<>/< MUTSUZ/LUK | ile/ve/||/<>/< DOYUMSUZ/LUK
- YALNIZ/LIK ile TEK BAŞINA/LIK
( Gereksinim duyarız. İLE Yeğleriz. | Temsildir. )
( Tek başına yürüyen kişi, bir dostluk kurar. )
( Yalnızların yılmaması, kendileri için yararlı olur. )
( Kendimizi, kendimizle zaman geçirmeyi, "yalnızlık" saymayacağımız biçimde geliştiriyoruz. )
( Yalnız kalpleri harekete geçiren kişi, dünyayı hereket ettirir. )
( We need. VS. We prefer. )
( En kötü/ileri yalnızlık, kendiyle barışık olmamaktır. )
( LONELINESS vs. SOLITUDE/ALONE )
- ÜZÜLME(MELİ)!:
[ne] YALNIZLIK('A) ne de YALAN('A)
- YALOVA KAYMAKAMI ile/||/<> YALOVA MİSKETİ
( Türkiye nin Marmara Bölgesi nde yer alan illerinden biri )
- YALOVA ile YALOVALI/LIK ile YALOVA MİSKETİ ile YALOVA KAYMAKAMI
- YALPI ile YALPIK ile YALPILI
- YALTIRIK, PROF. DR. FAİK (EREĞLİ/ZONGULDAK, 1930) :
( İ.Ü. Orman Fakültesi öğretim üyelerinden. İlk ve orta öğrenimini İstanbul Beşiktaş'ta yaptı, Kabataş Lisesinden mezun oldu (1947). İ.Ü. Orman Fakültesini 1952 yılında birincilikle bitirdi. 1957 yılında Orman Fakültesi, Orman Botaniği Kürsüsüne Asistan olarak atandı ve 1963 de "Belgrad Ormanı Vejetasyonunun Floristik Analizi ve Ana Meşçere Tiplerinin Kompozisyonu Üzerine Araştırmalar" konulu tezi ile Ormancılık Bilimleri Doktoru unvanını aldı, 1968 yılında "Yerli Akçaağaç (Acer L.) türleri Üzerinde Morfolojik ve Anatomik Araştırmalar" konulu tezi ile Üniversite Doçenti oldu. 1976yılında da Profesörlüğe yükseltildi. Türkiye'nin orman ağaçları ve otsu bitkiler üzerinde araştırmalarda bulundu, ülkemizde yetiştiği bilinmeyen çok sayıda ağaç türü ve varyetelerini ortaya çıkardı ve bunlara yeni isimler verdi. Edinburg Üniversitesinde büyük bir ekip tarafından hazırlanan Kraliyet Botanik Bahçesi herbaryumunda yazımı tamamlanan ve basılan 10 ciltlik "Flora of Turkey and the Aegean Island" adlı büyük eser için yılları alan çalışma ile odunsu bitkilere ait çok sayıda familya, cins ve türlerin revizyonlarını yaptı, ülkemizde yetiştiği bilinmeyen 2 yeni tür, 5 yeni alttür, 6 yeni varyete saptadı ve 12 yeni taksonomik kademe düzeltmesi yaptı. Bir kısmı yabancı dergi ve florada yayınlanan 160'ı aşkın makalebi, 10 adet araştırma ve ders kitabı vardır. Örneğin; "Belgrad Ormanı Vejetasyonunun Floristik Analizi ve Ana Meşçere Tiplerinin Komipozisyonu Üzerine Araştırmalar (1966)", "Yerli Akçaağaç (Acer L.) Türleri üzerinde Morfolojik ve Anatomik Araştırmalar (1971)", "Türkiye'deki Doğal Oleaceae Taksonlarının Sistematik Revizyonu, 1978 (Profesörlük Tezi)", Dendroloji - I Orman ve Parklarımızdaki Bazı Yapraklı Ağaç ve Çalıların Kışın Tanınması, 1981 (Yardımcı ders kitabı)"Türkiye Orman Yan Ürünleri (Y. Bozkurt ve M. Özdönmez ile müşterek), 1982", "Türkiye Meşeleri Teşhis Kılavuzu, 1984", "Dendroloji Ders Kitabı I (Açık Tohumlular) 1988", "Dendroloji Ders Kitabı II (Kapalı Tohumlular), 1988", Otsu Bitkiler Sistematiği Ders Kitabı 1989", "İstanbul Adalarının Doğal ve Ekzotik Bitkileri (A. Efe ve A. Uzun ile müşterek), 1993" , "Süs Bitkileri: Ağaç ve Çalılar (M. Öztürk ve E. Yücel ile müşterek), 1995","Tarih Boyunca İstanbul'un Park, Bahçe ve Koruları, Egzotik Ağaç ve Çalıları (A. Efe ve A. Uzun ile müşterek), 1997" ve ayrıca pek çok bilimsel makale yayınladı. OPTİMA (Akdeniz Bölgesi Bitki Sistematiği Araştırmaları Organizasyonu; Uluslararası Dendroloji Derneği ve Uluslararası Meşe Derneği, A.B.D. Türkiye Ormancılar Cemiyeti; T.M.M.O.B. Orman Mühendisleri Odası, Türkiye Tabiatını Koruma Derneği, Türkiye Yeşillendirme ve Çevre Koruma Kurumu. Ayrıca İstanbul Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'na dört yıl süre ile YÖK tarafından üye seçildi. Ayrıca dört yıl süre ile İstanbul Belediye Başkanlığı Danışma Kurulu Üyeliği yaptı. 1973 yılında TÜBİTAK tarafından "50. Yıl Cumhuriyet Ödülü" ile ödüllendirildi. İtalyan Ormancılık Bilimleri Akademisine de üye olan Yaltırık, 1981 - 1986 ylılları arasında İ.Ü. Orman Fakültesi Dekan Yardımcılığı görevinde bulundu. )
- YALVAÇ =/< MANAR ANT-OK-YASI
( Isparta'nın ilçesi. =/< Isparta'nın, Yalvaç ilçesinin, kadîm dönemlerdeki "Öncü kahramanın yemin birliği diyarı" anlamına gelen ön-Türkçe adı. )
- YALVAÇ ile YALVAÇ
( Isparta'nın ilçesi. İLE Kitap getirmiş peygamber. )
- YALVAR-YAKAR (OLMAK)
- YAMA ile/ve NIYAMA ile/ve ASANA ile/ve PRANAYAMA ile/ve PRATYAHARA ile/ve DHARANA ile/ve DHYANA ile/ve SAMADHI
( Eylem kontrolü. İLE/VE Kişisel eylem kontrolü. İLE/VE Duruşlar ve gövde çalıştırma teknikleri. İLE/VE Soluk ve enerji yönetimi. İLE/VE Çakra ve Kundalini teknikleri. İLE/VE Odaklanma teknikleri. İLE/VE Derin odaklanma teknikleri. İLE/VE Üstün odaklanma teknikleri. )
- YAMAÇ KANADI/PARAŞÜDÜ ile/||/<> TANDEM KANAT ile/||/<> MOTORLU KANAT
- YAMAK/LIK ile YAMAMAK ile YAMALMAK ile YAMANMAK ile YAMATMAK ile YAMALAMAK ile YAMALANMAK ile YAMANABİLMEK ile YAMAYABİLMEK ile YAMAN ile YAMAÇ ile YAMACI/LIK ile YAMALI ile YAMALIK ile YAMALI BOHÇA ile YAMAÇ PARAŞÜTÜ
- YAMAMAK ile/ve/||/<> BOCA ETMEK
- YAMUK YUMUK (İŞLER YAPMAK)
- YAMUK ile/değil/yerine/>< DÜZGÜN OLMAYAN
- YAMYAM("İNSAN YİYEN İNSAN") ile/değil/yerine/>< İNSAN
( )
- YAMYAM[SİYAHİ BİR TOPLULUĞUN ADI][ORTA AFRİKA] ile/değil/yerine/=/||/<> YAMYAM
( Daha çok din tapınma büyü vb amaçlarla insan eti yiyen kimse yabani Açgözlü olan kimse )
- YAMYAM ile YAMYAMLIK ile YAMYAMLIK ile YAMYAMLIK YAPMAK
( CANNIBAL vs. CANNIBALISM vs. CANNIBALISTIC vs. CANNIBALIZE )
( آدمخوار ile آدمخواري ile آدمخورانه ile آدمخواري کردن )
( ADAMKHAR ile ADAMKHARY ile آدمخورانه ile ADAMKHARY KARDAN )
- YAN SANAYİ(") ile/ve/||/<> DOLAYLI NEDENLER/SONUÇLAR
- SIDE REACTION[İng.] / NEBEN REAKTION, SEITEN REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= YAN TEPKİME
- YAN YANA (GELMEK)
- YAN YANA YÜRÜYEMİYORSAK ile/||/<>/> ÜSTÜNE ÜSTÜNE YÜRÜMEK
- SIDE CHAIN ISOMERY[İng.] ile/değil/yerine/= YAN ZİNCİR İZOMERİSİ
- SIDE CHAIN[İng.] / CHAINE LATÉRAL[Fr.] / SEITENKETTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAN ZİNCİR
- YANA-YAKILA (ARAMAK)
- YANA YAKILA ile/||/<> YANA YANA ile/||/<> YANARDÖNER
( Birleşiminde karbon bulunan maddeler ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçip yok olmak Ateş durumuna geçmek tutuşmak harıldamak Isı ışık veren bir konuma geçmek Bütünü veya bir bölümü ateş veya sıcaklığın etkisi ile bozulmak kömür durumuna geçmek Isı etkisiyle vücudun bir yanı yara olmak kızarmak veya rengi koyulaşmak Vücut veya nesnelerin ısısı artmak Parlamak parıldamak Birtakım etmenlerin etkisiyle işe yaramaz duruma gelmek Yanık acısına benzer bir acı duymak Çok istemek çabalamak Çok üzülmek Çok sevmek büyük bir aşk ile sevmek Hükümsüz kalmak değerini yitirmek Zarara kötülüğe uğramak Çocuk oyunlarında oyun dışı kalmak Bir bir sıralamak dile getirmek dert dökmek anlatmak )
- YANAĞI DEĞDİRİP, ÖPÜCÜK SESİ ÇIKARMAK ile/yerine YANAĞI ÖPMEK
- YANAK ile/değil/yerine/= BUKKAL
( .... İLE Yanak içi [ile ilgili]. )
- YANAK ile/||/<> MAKARA YANAĞI
( makara yanağı Yüzün yanları omurgasız hayvanlarda başın yanları Yüzün ve başın yanları Balıklarda gözle preoperkul arasında kalan bölge anat Bukka mala )
( CHEEK | BUCCA )
( JOUE )
( BACKE )
( BUCCA )
( GUANCIA )
( ΜΆΓΟΥΛΟ / μάγουλο )
- YANAK ile/||/<> MALA | MAKARA YANAĞI
( bk. makara yanağı @@ Yüzün yanları; omurgasız hayvanlarda başın yanları. @@ Yüzün ve başın yanları. @@ Balıklarda gözle preoperkul arasında kalan bölge. @@ anat. Bukka, mala. )
( CHEEK | BUCCA~TROWEL )
( JOUE~TRUELLE )
( BUCCA~TRULLA )
( BACKE~KELLE )
( GUANCIA~CAZZUOLA )
( ΜΆΓΟΥΛΟ / μάγουλο~ΜΥΣΤΡΊ / μυστρί )
- YANAK ile YANAKLI ile YANAK YANAĞA
- YANARDAĞ AĞZI ile/||/<> YANARDAĞ BİLİMİ ile/||/<> YANARDAĞ BÖLGESİ ile/||/<> YANARDAĞ PATLAMASI ile/||/<> YANARDAĞ PÜSKÜRMESİ
( Magmanın yer içinden yüzeye çıktığı veya geçmişte çıkmış olduğu genellikle koni biçiminde tepesinde bir püskürme ağzı bulunan dağ volkan )
- YANARDAĞ ile BAZALT
( ... İLE Koyu renkli, sert bir tür yanardağ kültesi. )
- YANARDAĞ ile YANARDAĞ AĞZI ile YANARDAĞ BİLİMİ ile YANARDAĞ BİLİMCİ ile YANARDAĞ BÖLGESİ ile YANARDAĞ PATLAMASI ile YANARDAĞ PÜSKÜRMESİ
- YANAŞMA / FOSİLLEŞME değil/yerine/>< BİLMEK / ÇÖZÜMLEMEK / YÜZLEŞMEK
- YANCI (OLMAK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< OYUNCU (OLMAK)
- YANCIK ile/||/<> ATLARIN SIRTINA GEÇİRİLEN ZIRHLI ÖRTÜ
( Atların sırtına geçirilen zırhlı örtü )
- YANCI/LIK ile YANCIK
- YANDAŞ ile YOLDAŞ/TOVARİŞ[Rusça]
- YANDIK
( Baklagillerden, sıcak ve kurak bölgelerde yetişen, sarımtırak küçük tohumlarından, kudret helvasına benzer bir madde elde edilen bitki. )
( ALHAGI MAURORUM )
- YANDIK ile AYVAYI(/...) YEDİK
- YANDIM yerine SU ARATILDIM
- RAYONNEMENT PARAXIAL[Fr.] ile/değil/yerine/= YANEKSEN IŞINIM
- PARAXIAL RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= YANEKSENLİ IŞINIM
- YANGILANMAK ile YANGI ile YANGIN ile YANGILI ile YANGINCI/LIK ile YANGISIZ ile YANGIN TOPU ile YANGIN YERİ ile YANGIN KULESİ ile YANGIN ÇIKIŞI ile YANGIN BOMBASI ile YANGIN HORTUMU ile YANGIN MUSLUĞU ile YANGIN MERDİVENİ ile YANGIN SİGORTASI ile YANGIN SÖNDÜRÜCÜ ile YANGIN TULUMBASI
- YANGIN BOMBASI ile/||/<> YANGIN ÇIKIŞI ile/||/<> YANGIN HORTUMU ile/||/<> YANGIN KULESİ ile/||/<> YANGIN MERDİVENİ ile/||/<> YANGIN MUSLUĞU ile/||/<> YANGIN SİGORTASI ile/||/<> YANGIN SÖNDÜRÜCÜ ile/||/<> YANGIN TOPU ile/||/<> YANGIN TULUMBASI ile/||/<> YANGIN YERİ
( Zarara yol açan büyük ateş Hastalıkta ateş Tutkunun verdiği coşkunluk Düşkün âşık olan )
- YANGIN SÖNDÜRME CİHAZI ile/||/<> FIRE EXTINGUISHER, EXTINGUISHER[İng.] ile/||/<> EXTINCTEUR[Fr.] ile/||/<> SÖNDÜRÜCÜ
( genel uygulayım Yangın söndürmeye yarayan aygıt )
( FIRE EXTINGUISHER, EXTINGUISHER )
( EXTINCTEUR )
- YANGIN ile/ve/değil/||/<> DENETİMLİ/KONTROLLÜ YANGIN
( )
- YANGIN ile ÖRTÜ YANGINI
- YANGIN ile/ne yazık ki/||/<> PATLICAN YANGINI
- YANİ[Ar.] ile/değil/yerine/= DEMESİ
- COMBUSTIBLE GASES[İng.] / GAZ COMBUSTIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANICI GAZLAR
- YANICI ile İLTİHAPLANMA ile ALEVLENDİRMEK ile İLTİHAPLI ile YANICILIK ile YANICI ile İLTİHAP ile İLTİHAPLI
( INFLAMABLE vs. INFLAMATION vs. INFLAME vs. INFLAMED vs. INFLAMMABILITY vs. INFLAMMABLE vs. INFLAMMATION vs. INFLAMMATORY )
( محترقه ile محترق ile بادکردگي ile ملتهب کردن ile بادکردن ile بر افروختن ile ملتهب ile مشتعل ile ورمکرده ile قابليت اشتعال ile آتشگيري ile التهاب پذير ile شعله ور ile آتشگير ile سام ile آماس ile التهاب ile ورم ile اشتعال ile باد کرده ile ورمي ile آماسي ile التهابي ile پرالتهاب ile اشتعالي ile فساد آميز ile فتنه انگيز ile آتش افروز ile آتش افروزي )
( محترقه ile MOHTARGH ile BADKARDEGY ile MOLTEHAB KARDAN ile BADKARDAN ile BAR AFROKHTAN ile MOLTEHAB ile MOSHTEL ile ورمکرده ile GHABELYT ESHTAAL ile آتشگيري ile ELTEHAB PAZYR ile SHOLEH VAR ile آتشگير ile SAM ile AMAS ile ELTEHAB ile VARAM ile ESHTAAL ile BAD KARDEH ile ورمي ile AMASY ile ELTEHABY ile PROLTEHAB ile ESHTAALY ile FESAD AMYZ ile FATNEH ENGYZ ile ATASH AFRUZ ile ATASH AFRUZY )
- KABİLİ İHTİRAK[Osm.] / COMBUSTIBLE, FLAMMABLE[İng.] / COMBUSTIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANICI
- YANICI ile/||/<> YANICI
( Yanıma uğrayabilen )
( COMBUSTIBLE )
( COMBUSTIBLE )
( BRENNBAR, BRENNSTOFF | BRENNBAR )
- YANIK DERECELERİNDE:
1 ile/> 2 ile/> 3
( Deride kızarıklık, ağrı, yanık bölgede ödem vardır. Yaklaşık 48 saatte iyileşir. [Güneş yanıkları] İLE/> Deride içi su dolu kabarcıklar vardır. Ağrılıdır. Derinin kendini yenilemesi ile kendi kendine iyileşir.[Haşlanmalar, alev yanığı] İLE/> Derinin tüm tabakaları etkilenmiştir. Özellikle de kaslar, sinirler ve damarlar üzerinde etkisi görülür. Beyaz ve kara yaradan siyah renge kadar aşamaları vardır. Sinirler zarar gördüğünden dolayı ağrı yoktur. )
(
ile/>
ile/>
)
- YANIK KREMİ ile/||/<> YANIK RÜZGÂR ile/||/<> YANIK SES ile/||/<> YANIK YAĞ ile/||/<> BAĞRI YANIK ile/||/<> KARAYANIK ile/||/<> TABANI YANIK ile/||/<> YÜREĞİ YANIK ile/||/<> AMELE YANIĞI ile/||/<> GECE YANIĞI ile/||/<> GÜNEŞ YANIĞI
( Yanmakta olan Yanmış olan Rengi koyulaşmış Sıkıntı veya hastalıktan iyi gelişmemiş kavruk Verimsiz kıraç duruma gelmiş olan Bıkkın üzüntülü dertli olan Duygulu dokunaklı acılı etkili olan Yanmış yer yanmış olan yerde kalan iz Herhangi bir ısıdan meydana gelen doku bozukluğu )
- YANIK" ile/değil/yerine/>< UYANIK (OLMAK)
- YANIK/LIK ile YANIK SES ile YANIK SESLİ ile YANIK YEL/RÜZGÂR
- YANILMA = HATA = ERROR[İng., Lat., İsp.] = ERREUR[Fr.] = IRRTUM[Alm.]
- YANILMALI TASIM = KIYAS-I FASİT = PARALOGISM[İng.] = PARALOGISME[Fr.] = FEHLSCHLUSS, PARALOGISMUS[Alm.] = PARALOGISMOS[Yun.]
- YANILSAMA(İLÜZYON) ile/değil ZİHİNSEL(MENTAL)
( Yapılacak işlem/eylem, önceden söylenmez. İLE/DEĞİL Zihin/düşünce gücüyle gerçekleştirilecek olan, önceden söylenir/belirtilir. )
- YANILSAMA ile/ve HİPNOZ
( ILLUSION vs./and HYPNOSIS )
- YANILSAMADA/YANILTMADA:
"YERDEN KALDIRMA" ile/ve/||/<> "GÖRÜNÜŞTEN KALDIRMA" ile/ve/||/<> "ÜRETİM" ile/ve/||/<> "AKTARIM" ile/ve/||/<> "YER DEĞİŞTİRME" ile/ve/||/<> "İÇİNE GEÇİRME" ile/ve/||/<> "YENİDEN OLUŞTURMA" ile/ve/||/<> "KAÇIRMA/ÇIKARMA" ile/ve/||/<> "UZTAŞIMA" ile/ve/||/<> "ÖNGÖRÜ"
(
)
( LEVITATION vs./and/||/<> VANISH vs./and/||/<> PRODUCTION vs./and/||/<> TRANSFORMATION vs./and/||/<> TRANSPOSITION vs./and/||/<> PENETRATION vs./and/||/<> RESTORATION vs./and/||/<> ESCAPE vs./and/||/<> TELEPORTATION vs./and/||/<> PREDICTION )
- YANINDA OLMAK İSTİYORUM ile YANIMDA OLMANI İSTİYORUM ile YANYANA OLMAK İSTİYORUM
- YANINDA ile AYRICA
( BESIDE vs. BESIDES )
( ازطرف ديگر ile دريک طرف ile باضافه ile ازپهلو ile بعلاوه ile سواي ile بجز اينکه ile ازاينگذشته ile گذشتهاز ile گذشتهازاين ile وانگهي )
( AZTARF DYGAR ile DARYK TARF ile BAZAFEH ile AZPPELO ile BALAVEH ile SAVAY ile BEJAZ AYNAKEH ile AZAYNAGZASHTEH ile GOZASHTEHAZ ile GOZASHTEHAZAYNE ile VANGEHY )
- YANIŞ ile/||/<> MOTİF. (İLYAS -BURDUR)
( Motif İlyas Burdur )
- YANIŞ değil/yerine UYANIŞ
- YANITI OLAN ile/ve/değil/yerine SORUSU OLAN
( Yetişkin/ler. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Çocuk ve çocuksu yanını/zihnini sürdürebilen/ler. )
( [not] WHO HAS GOT ANSWER vs./and/but WHO HAS GOT QUESTION
WHO HAS GOT QUESTION instead of WHO HAS GOT ANSWER
[not] Adults. WITH/AND/BUT Children and who can continue to think childish.
Children and who can continue to think childish. INSTEAD OF Adults. )
- Yanıt bulmak için DİNLE!!!
- Yanıt bulmak için SUS!!!
- YANKI ODASI" ile/ve/||/<>/> "KÖRLER VE SAĞIRLAR, BİRBİRİNİ AĞIRLAR"
- AKS-İ SADÂ, İNİTÂF-İ SADÂ[Osm.] / ECHO[İng.] / ECHO, WIDERHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= YANKI
- YANKI ile YANKI KONTROLÜ ile YANKI SİRENİ ile YANKILI ile YANKILANAN
( ECHO vs. ECHO CHECK vs. ECHO SOUNDER vs. ECHOIC vs. ECHOING )
( طنين ile پژواک ile طنين انداختن ile بکمک طنين ile ژرفاياب صوتي ile پژواکي ile انعکاسي ile طنين انداز )
( TANYNE ile PAJVAK ile TANYNE ANDAKHTAN ile BOKMAK TANYNE ile ZHERFAYAB SOTY ile پژواکي ile ENEKASY ile TANYNE ANDAZ )
- YANKILAMAK ile YANKILANMAK ile YANKILATMAK ile YANKI ile YANKICA ile YANKILI ile YANKISIZ ile YANKI BİLİMİ ile YANKILI KONUŞMA
- YANKISIZ ile/||/<> AKİSSİZ ile/||/<> EKOSUZ
- YANLIK ile/||/<> YANLIK
( I Ottan yapılma duvar yastığı Dübekli Bilecik II yannık 2 III Sabanın yan kısmına eklenen sürme demiri Çepni Bozüyük Bilecik IV Gelinlerin zülüflerine taktıkları gümüş süs Çarıksaray Şârkikaraağaç Isparta )
- YANLI/LIK ile YANLIK ile YANLIŞ/LIK ile YANLIŞSIZ/LIK ile YANLIŞ YERE ile YANLIŞ YUNLUŞ
- YANLIŞ ANLAMAK ile/ve/<> ÇARPITMAK
- YANLIŞ ANLAMAK ile/değil YANLIŞ ANLAMLANDIRMAK
( Dünya, çeşitliliği içinde zengindir, fakat sizin yabancılık ve korku duymanız yanlış anlama yüzündendir. )
( [not] TO UNDERSTAND WRONGLY vs./but WRONG MEANING
The world is rich in diversity, but your feeling strange and frightened is due to misapprehension. )
- YANLIŞ ANLAMAZSAN" ile/||/<> "ÖZEL DEĞİLSE"
- YANLIŞ ANLAMIŞ OLMAK ile/değil ÜMİT ETMEK
( "Beni yanlış anlamışsın!" sözünün/durumlarının nedenleri daha çok ümit etmekten kaynaklanmaktadır! )
- YANLIŞ ANLAŞILMADAN (KONUŞMAK/DÜŞÜNMEK) ile YANLIŞ ANLAŞILMADAN (KAYNAKLANAN)
( Yanlış anlaşılmaması için. @@ Yanlış anlaşılmışlıktan kaynaklanabilecek sorunlar ve ayrıntılar için. )
- YANLIŞ ANLA(ŞIL)MAK ile/ve/<>/değil BEKLENTİ
- YANLIŞ ANLAŞMA OLMUŞ/OLDU değil YANLIŞ ANLAŞILMA OLMUŞ/OLDU
( İsteşlik oluşturacak kadar aynı anda yanlış anlama söz konusu olamayacağından ve düşünceyi/durumu karşılayan sözcük/ek/kavram var ise, onu kullanmakla yükümlü olduğumuzu anımsayarak... )
- YANLIŞ ANLAŞMA değil YANLIŞ ANLAMA/ANLAŞILMA
- YANLIŞ ANLAŞMAZLIK değil YANLIŞ ANLAMA/ANLAŞILMA ya da ANLAŞMAZLIK
- YANLIŞ ANLATIM ile/değil KARŞILIK BULMAMA
- YANLIŞ ANLATIM ile/değil YETERSİZ ANLATIM
- YANLIŞ BULMAK/ARAMAK ile "YANLIŞ BULMAK"
- YANLIŞ BULMAK ile KATILMAMAK
- YANLIŞ/DOĞRU ile/değil KENDİNCE
- YANLIŞ DÜŞÜNMEK ile/değil FARKLI DÜŞÜNMEK
( [not] "THINKING WRONG" vs./but THINKING DIFFERENT )
- YANLIŞ HATA" değil YANLIŞ YA DA HATA
- YANLIŞ İÇİN:
"OLSUN" değil OLSA DA ...
- YANLIŞ KİŞİ/LER:
ZAMAN KAYBI değil
DOĞRU KİŞİLERİ BULMA NEDENİ
- YANLIŞ/KÖTÜ/AŞIRI/ABARTILI KULLANILANLAR:
"SIKINTI YOK!" ve/<> "AYNEN" ve/<> "KESİNLİKLE" ve/<>
"HAYIRLISI" ve/<> "KISMET" ve/<> "TABİİ Kİ DE" ve/<>
"YAPILACAK BİR ŞEY YOK" ve/<> "BENCE DE"
(
)
( )
- [ne yazık ki]
YANLIŞ OLANDAN, DOĞRUYU AYIRAMAMAK/AYIRAMAYAN ile/ve/<>
DOĞRU OLANDAN, YANLIŞI AYIRAMAMAK/AYIRAMAYAN
- YANLIŞ TANIMLAMA YOLUYLA HATA YAPMAYA BAĞIŞIKLIK'TA:
EYLEYENLİK DÜŞÜNCESİ ile/ve/||/<> SAHİPLİK DÜŞÜNCESİ ile/ve/||/<> TEKİLLİK DÜŞÜNCESİ ile/ve/||/<> ÖZELLİK DÜŞÜNCESİ
- YANLIŞ" ...:
TÜMCE/CÜMLE ile/değil/||/<>/< SÖZCÜK
- YANLIŞ YAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> YALNIZ KALMAK
- YANLIŞ YERDE/ZAMANDA/KOŞULLARDA:
KALMAK değil/yerine KALKMAK
- YANLIŞ YERE ile/||/<> YANLIŞ YUNLUŞ ile/||/<> YALAN YANLIŞ ile/||/<> YAYGIN YANLIŞ
( Bir kurala bir ilkeye bir gerçeğe uymama durumu hata Bir kurala bir ilkeye bir gerçeğe uymayan aykırı olan Hatalı bir biçimde Biçimsel düşünme yasalarına uymayan düşünülen şeyle uyuşmayan )
- YANLIŞ YORUMLAMA ile/ve/değil/<> ÇARPITMA
- YANLIŞ ZAMAN VE YER ile/ve/||/<> "KÖRÜN TAŞI, KELİN KAFASINA DENK GELİRMİŞ"
- YANLIŞ ile/ve/değil ANLAMSIZ
( [not] FALSE/WRONG vs./and/but SENSELESS | ABSURD )
- YANLIŞ(HATÂ) ile AYIP
( DEH ÂK: ON AYIP
* ÇİRKİNLİK
* BODURLUK
* ZULÜM VE ADÂLETSİZLİK
* OBURLUK
* KÖTÜ DİLLİLİK
* YALANCILIK
* ACEMİLİK
* AKILSIZLIK
* KORKAKLIK
* UTANMAZLIK )
( Ayıplara keşif bâtıldır. )
( MISTAKE vs. SHAMEFUL )
- YANLIŞ ile/değil BAĞLAMINDAN KOPUK OLAN
- YANLIŞ ile/değil BAŞKALDIRI
- YANLIŞ ile/değil/yerine BEYHÛDE
( [not] WRONG vs./but VAIN/FUTILE
VAIN/FUTILE instead of WRONG )
- YANLIŞ ile/ve/değil "ÇARPIK"
- YANLIŞ ile/değil/yerine/>< DOĞRUSU
( SUYU:
YEMEKTE İÇMEK
YEMEKTEN 1 SAAT ÖNCE YA DA 1 SAAT SONRA İÇMEK
DUŞU: YEMEKTEN/KAHVALTIDAN SONRA, DOLU MİDEYLE YAPMAK
YEMEKTEN/KAHVALTIDAN ÖNCE, BOŞ MİDEYLE YAPMAK
NAYLON POŞETLER(İ KULLANMAK)
FİLE/SEPET (KULLANMAK)
YERE ÇÖP ATMAK
CEPTE/ÇANTADA TUTMAK
TAŞA-BAŞA-YAŞA OTURMAK
SAĞLIĞA UYGUN ZEMİNLERDE OTURMAK
YARAYI(/NIN ÜSTÜNÜ) KAŞIMAK
YARANIN ETRAFINI KAŞIMAK
TANSİYON ÖLÇÜMÜ'NDE:
SOL KOL
SAĞ KOL
( Sol Kol'dan alınan değerler Sağ Kol'a göre[doğru olan] 1'er derece daha yüksektir[sol kolun kalbe yakın olması nedeniyle]. )
EŞYALARI/ÇANTAYI:
BIRAKMAK, ORTAMA GÜVENMEK
YANINDA TUTMAK, SAHİP ÇIKMAK
( Eşyanın/çantanın yanınızda tutulmasının gerekliliği, çalınmaması için değil/yanısıra, bir hasar/kayıp ya da hırsızlık durumunda orada bulunan herkesi zan altında bırakmaması içindir. )
EŞYALARI VİTRİNDE/SANDIKTA/... TUTMAK/SAKLAMAK
EŞYALARI KULLANMAK
ASANSÖRDE: DOĞRUCA ADIM ATMAK
ADIM ATMADAN ÖNCE AYNAYI (KENDİNİ AYNADA) GÖRMEK
İLİŞKİYİ BİTİRMEK
İLİŞKİYİ DONDURMAK
KORNA
IŞIK/SELEKTÖR
TRAMVAY'DA, METRO'DA:
BİNMEYE ÇALIŞMAK
İNENLERE ÖNCELİK TANIYIP DAHA SONRA RAHATÇA BİNMEK
ÖNCELİK'İ TELEFONA/MESAJA VERMEK
ÖNCELİK'İ ORTAMA/ÇEVREYE/TOPLANTIYA/KİŞİLERE VERMEK
CEP TELEFONUNU:
KULAKLIKSIZ KULLANMAK
KULAKLIĞIYLA KULLANMAK
SUSMAK
SUSABİLMEK
ÇOCUKLARIN:
!YÜZÜNE TOKAT ATMAK
!KIÇLARINA VURMAK
KAPIYI VURMADAN/ÇALMADAN AÇMAK/GİRMEK
KAPIYI VURARAK/ÇALARAK AÇMAK/GİRMEK
AYAK SÜRÜYEREK YÜRÜMEK
AYAK SÜRÜMEDEN YÜRÜMEK
EĞİLMEK
ÇÖMELMEK
SORUNLARI (SADECE) KONUŞMAK
SORUNLAR İÇİN ÇÖZÜM ARAMAK/BULMAK
ADANMAK
(GEREKTİĞİ/YETERİ KADAR) ÖNCELİK/ÖNEM VERMEK
"ALACAKLININ, ALACAĞINI ALMAYA GİTMESİ"
BORÇLUNUN, VERECEĞİNİ/BORCUNU, ALACAKLIYA GÖTÜRMESİ
SÖZCÜKTEN ANLAMA GİTMEK
ANLAMDAN SÖZCÜĞE GİTMEK
BİRİNE: 2 KEZ (VE ÜZERİ) BAKMAK
1 KEZ BAKMAK
TARİH AŞKI/TARİH NEFRETİ
TARİH BİLGİSİ
KIYAS
KARŞILAŞTIRMA
BELLEKTE TAŞIMAK
BİLMEK
ELEKTRİKLİ ÜRÜNLERİN KABLOLARINI:
PRİZE TAKTIKTAN SONRA CİHAZA BAĞLAMAK
ÖNCE CİHAZA KABLOSUNU TAKIP SONRA PRİZE TAKMAK
KONSERVE KAPAĞININ AÇILMASINDA KAPAĞINI:
KENDİNE DOĞRU ÇEKMEK
İLERİYE DOĞRU İTMEK
( Çok dikkat etmek gerek. Hiç farkında olmadan elinizi kesebilirsiniz! )
ASANSÖRDE:
DOĞRUCA ADIM ATMAK
ADIM ATMADAN ÖNCE AYNAYI (KENDİNİ AYNADA) GÖRMEK
KORNA
IŞIK/SELEKTÖR
TRAMVAY'DA, METRO'DA:
BİNMEYE ÇALIŞMAK
İNENENLERE ÖNCELİK TANIYIP DAHA SONRA RAHATÇA BİNMEK
TOPRAĞI:
GÜNEŞTE SULAMAK
GÖLGEDE/AKŞAMÜSTÜ SULAMAK
ÖNCELİK'İ:
TELEFONA/MESAJA VERMEK
ORTAMA/ÇEVREYE/TOPLANTIYA/KİŞİLERE VERMEK
GELEN TELEFONU/MESAJI/ÇAĞRIYI/MEKTUBU:
HER ŞEYİ BİR YANA ATARAK, KONTROLDIŞI/BİLİNÇDIŞI YANITLAMAK
ORTAMI/ÇEVREYİ/KİŞİYİ/KİŞİLERİ GÖZÖNÜNDE BULUNDURARAK UYGUN ZAMANDA, UYGUN TUTUM İLE YANITLAMAK
"BAK! BEN NE YAPTIM!" İÇİN YAPMAK
HİZMET OLARAK YAPMAK
KONUŞMAK
İSPATLAMAK
ÇOCUKLARIN:
YÜZÜNE TOKAT ATMAK
KIÇLARINA VURMAK
KAPIYI VURMADAN/ÇALMADAN AÇMAK/GİRMEK
KAPIYI VURARAK/ÇALARAK AÇMAK/GİRMEK
AYAK SÜRÜYEREK YÜRÜMEK
AYAK SÜRÜMEDEN YÜRÜMEK
EĞİLMEK
ÇÖMELMEK
( Yerden bir şeyi alacağamız zaman belden eğilerek değil dizleri kırıp çömelerek yükü dizlere vermek gerekir! )
ADANMAK
(GEREKTİĞİ/YETERİ KADAR) ÖNCELİK/ÖNEM VERMEK
ALACAKLININ ALACAĞINI ALMAYA GİTMESİ
BORÇLUNUN VERECEĞİNİ ALACAKLIYA GÖTÜRMESİ
SÖZCÜKTEN ANLAMA GİTMEK
ANLAMDAN SÖZCÜĞE GİTMEK
( Sözlerin ötesine geçmeye çalışın. )
BİRİNE:
2 KEZ (VE ÜZERİ) BAKMAK
1 KEZ BAKMAK
TARİH AŞKI/TARİH NEFRETİ
TARİH BİLGİSİ
OSMANLI İMPARATORLUĞU
OSMANLI DEVLETİ
( Avrupa'lıların sonradan yüklediği bir tanımdır. Osmanlı hiçbir zaman imparatorluk olmamıştır! [insanı, hak ve hukuku hiçe saymak gibi bir tutumu yoktur] )
DUBLÖR
DUBLÜR
( Çıkrık. DEĞİL Büyük perdelerin astarı. )
( [Fr.] DOUBLEUR değil DOUBLURE )
KIYMAK
KILMAK
KIYAS
KARŞILAŞTIRMA
"( Tanım/Örnek: Bir sayfanın ikiye bölünerek, iki ayrı olgunun/kavramın kendi özlerinin iki ayrı sütunda sadece veri olarak dizilişi ve öylece yorum eklemeden bırakılması. İLE
Yapılan tablonun/karşılaştırmanın altına ekleme/yorum biçiminde göreceliliği, sınırlılığı ve kısıtlılığı potansiyelinin gözardı edilerek bir değerlendirme yapılması.(sınırı aşmak/bilmemek).
Sonuç: Kıyasın değil karşılaştırmanın daha yerinde, arı, saf, doğru olacağı ve kıyas yapmama gerekliliği. )"
BELLEKTE TUTMAK/TAŞIMAK
BİLMEK
( Bilgi 2'dir.
1. Hakkında veri sahibi olmak.
2. Nerede bulacağını/bulabileceğini bilmek.
[Bu çağda olması gereken ve öncelikli olan nerede bulabileceğini bilmektir.] )
BİR ŞEY Kİ...
YAPMASAN DA OLUR! YAPMA!!!
BİR ŞEY Kİ...
SÖYLEMESEN DE OLUR! SÖYLEME!!!
BİR ŞEY Kİ...
YEMESEN DE OLUR! YEME!!!
BİR ŞEY Kİ...
İÇMESEN DE OLUR! İÇME!!!
( Özellikle abur-cuburlar, meşrubatlar, kahve ve sigara/tütün ürünleri, et ve hayvansal ürünler gibi... ) )
- YANLIŞ ile DÜZELTİLEMEZ ile YOZLAŞMIŞ ile BOZULMAZ
( INCORRECT vs. INCORRIGIBLE vs. INCORRUPT vs. INCORRUPTIBLE )
( نادرست ile غلط ile غير دقيق ile غلط دار ile ناراست ile اصلاح ناپذير ile درست نشدني ile بهبودي ناپذير ile اصلاح نشدني ile اصلاحناپذير ile فاسد نشده ile منحرف نشدني )
( NADREST ile GHALT ile غير دقيق ile GHALT DAR ile NARAST ile ESLAH NAPAZYR ile DAREST NESHODANY ile BACPEHBUDY NAPAZYR ile ESLAH NESHODANY ile اصلاحناپذير ile FASAD NESHODEH ile MONHERF NESHODANY )
- YANLIŞ ile/ve/değil/yerine EKSİK
( [not] WRONG/FALSE vs./and/but INCOMPLETE/LESS/LACK/DEFICIENCY/DEFECT
INCOMPLETE/LESS/LACK/DEFICIENCY/DEFECT instead of WRONG/FALSE )
- YANLIŞ ile/değil FARKLI
( [not] WRONG/FALSE vs./but DIFFERENT )
- YANLIŞ ile/değil/yerine/||/<>/< GEREKSİZ
- YANLIŞ(HATÂ) ile GÜNAH
( Hiçbir günah yok, ki içinde sevap,
Hiçbir sevap yok, ki içinde günah olmasın. )
( İlk günah, Olan'ı sınırlamaktır. Yapma! )
( Bilinçsizce hata/suç olur fakat günah olmaz! )
( MISTAKE vs. SIN )
- YANLIŞ ile/ve HATA PAYI
( Bu kılavuzdaki herşey[/bazıları], yanlış olabilir. )
( Everything might be wrong in this guide. )
- YANLIŞ = HATALI = WRONG[İng.] = FAUX[Fr.] = FALSCH[Alm.] = FALSUS[Lat.] = INJURIA[İsp.]
- YANLIŞ ile/değil/ne yazık ki KARAR
( Bir yanlışı tekrar ediyorsan, artık o bir yanlış değil karardır. )
- YANLIŞ ile KÖTÜ ile ÇİRKİN ile GÜNAH/YAZUK
( Akıl. İLE Ahlâk. İLE Estetik. İLE Din. )
( Kötülüğün engellenmesi, iyiyi elde etmekten önceliklidir. [Def-i mefâsıd/mazariyat, celb-i menâfiden/menfaatten evlâdır.] )
( Kötülük, yanlış anlamaların ve kötüye kullanmaların yarattığı sorunlara yanlış yaklaşımdır. )
( Kötülük, dikkatsizliğin gölgesidir. )
( Kimse, bile bile kötü değildir; her kötülük, bilgi sanılan bir bilgisizlikten gelir. )
( Sadece bir iyi vardır, bilgi; sadece bir kötü vardır, cehalet. )
( Daha yüksek bilginize ters düşen her ne yaparsanız, o günahtır. )
( Rational. VS. Ethic. VS. Aesthetics. VS. Religious.
Evil is in the wrong approach to problems created by misunderstanding and misuse.
Evil is the shadow of inattention.
Whatever you do against your better knowledge is sin. )
( WRONG/MISTAKE vs. BAD vs. UNPLEASANT vs. SIN )
( ... ile KAKON ile AISKHOS ile ... )
- YANLIŞ ile KUSUR
( [sanatta] Kusur, üslûptur. )
- YANLIŞ ile/ve/değil/||/<>/< OLANAKSIZ
- YANLIŞ ile/ve/değil OLMAMIŞ
- YANLIŞ ile SAHTE BELGELER ile SAHTE DOĞUM AĞRISI ile YANLIŞLIKLA
( FALSE vs. FALSE DOCUMENTS vs. FALSE LABOR PAIN vs. FALSELY )
( بي حقيقت ile دروغين ile ناراست ile دروغي ile غلط ile دروغ ile جا زده ile جازده ile کاذب ile ناحق ile مدارک جعلي ile ماهدرد ile ماه درد ile کاذبانه ile بدروغ )
( BEY HAGHYGHT ile DROGHYNE ile NARAST ile DROGHY ile GHALT ile DROGH ile JA ZADEH ile JAZDEH ile KAZEB ile NAHAGH ile MADARK JALY ile ماهدرد ile MAH DARD ile کاذبانه ile بدروغ )
- YANLIŞ ile "TERS"
( MISTAKE vs. "REVERSE" )
- YANLIŞ ile/ve/değil/||/<> TERS TEPEN
- YANLIŞ ve/< YALNIZ
- YANLIŞ ile "YAMUK"
( WRONG/MISTAKE vs. "CROOK" )
- YANLIŞ ile YANILGI
( Bizi yanıltan, kendi imgelememizdir. )
( MISTAKE vs. DEFICIT
It is your own imagination that misleads you. )
(1996'dan beri)