Altı(6) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 40.502 başlık/FaRk ile birlikte,
40.502 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(23/163)
- BİRİNCİ KEMÂL ile/ve İKİNCİ KEMÂL
- BİRİNCİ NİTELİK(LER) ile İKİNCİ NİTELİK(LER)
( Gerçektir. İLE/VE Zihinseldir. )
- FIRST CLASS CURRENT[İng.] / COURANT DE PREMIÈRE CLASSE[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİ SINIF AKIM
- ERSTER ART STROM, ERSTER KATEGORIE STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİ TÜR AKIM
- BİRİNCİ YASA ile/ve/||/<>/> İKİNCİ YASA ile/ve/||/<>/> ÜÇÜNCÜ YASA ile/ve/||/<>/> EVRENSEL ÇEKİM YASASI
( Bir nesne üzerine etki eden net güç sıfırsa nesne durur ya da sabit hızla devinir. İLE/VE/||/<>/> Bir nesnenin ivmesi, üzerine etki eden net güçle doğru orantılıdır ve kütlesiyle ters orantılıdır. İLE/VE/||/<>/> Her etkiye karşılık eşit ve zıt bir tepki vardır. İLE/VE/||/<>/> İki nesne arasındaki çekim kuvveti, kütleleriyle doğru orantılı ve aralarındaki uzaklığın karesiyle ters orantılıdır. )
- BİRİNCİ ile İLK SEBEP ile BİRİNCİ SINIF ile İLK VİTES ile ÜSTEĞMEN ile ÖNCELİKLE ile BİRİNCİ SINIF ile İLK DİZE ile AKLIMA İLK GELEN ŞEY ile İLK ELDEN ile İLK ÖNCE
( FIRST vs. FIRST CAUSE vs. FIRST CLASS vs. FIRST GEAR vs. FIRST LIEUTENANT vs. FIRST OF ALL vs. FIRST RATE vs. FIRST STRING vs. FIRST THING COMING TO MIND vs. FIRSTHAND vs. FIRSTLY )
( نخستين ile اولي ile اولين ile اول ile نخست ile اول آنکه ile ابتدا ile نزست ile علت اوليه ile درجهاول ile دنده يک ile ناوبان يکم ile اولاً ile درجه اول ile درجه يک ile متبادر بذهن ile دست اول ile درمرحله اول )
( NAKHASTYNE ile OLY ile OLYNE ile OL ile NAKHAST ile OL ANKEH ile EBTEDA ile نزست ile ALAT OLYYEH ile DARJEKAVEL ile DANDEH YK ile ناوبان يکم ile OLAN ile DARJEH OL ile DARJEH YK ile MOTBADAR BEZEAN ile DAST OL ile DARMARHALEH OL )
- PRIMARY FISSION PRODUCTS[İng.] / PRODUITS DE FISSION PRIMAIRES[Fr.] / PRIMÄRE SPALTAUSBEUTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL BÖLÜNME VERİMİ/ÜRÜNLERİ
- PRIMARY DOSE LIMITS[İng.] / LIMITES DE DOSE PRIMAIRE[Fr.] / PRIMÄRDOSISGRENZE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL DOZ SINIRLARI
- FAISCEAU DE RAYONNEMENT PRIMAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL IŞIN DEMETİ
- PRIMÄRE STRAHLENABSCHIRMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL IŞIN ZIRHI
- PRIMARY RADIATION BEAM[İng.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL IŞINIM DEMETİ
- PRIMARY RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT PRIMAIRE[Fr.] / PRIMÄRE STRAHLUNG, PRIMÄRSTRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL IŞINIM
- ELVÂN-İ ASLÎ[Osm.] / PRIMARY COLORS[İng.] / COULEURS PRIMAIRES[Fr.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL RENKLER
- BİRİNCİL ÜRETİM ile/||/<> İKİNCİL ÜRETİM
( Birincil üretim fotosentez, ikincil üretim heterotrof büyüme )
( Formül: GPP - R = NPP (birincil) İLE tüketim × verim (ikincil) )
- BİRİNCİL VE İKİNCİL DUYULAR'DA:
İNSAN ile HAYVAN
( İnsanda, birincil duyular, görme ve işitme örgenleri üzerindedir. İLE Hayvanın türüne göre değişir. )
- BİRİNCİL ile BİRİNCİL GRUP ile BİRİNCİL ENERJİ
- BİRİNCİLİK ile YENMEK
( Çokluda. İLE İkilide. )
- BİRİNCİL/PRİMER ALKOL ile/<> İKİNCİL/SEKONDER ALKOL
( OH öbeğinin bağlı olduğu karbon atomunun bir başka karbona bağlı olduğu alkol. İLE/||/<> OH öbeğinin bağlı olduğu karbon atomunun iki başka karbona bağlı olduğu alkol. )
- BİRİNDEN VAZGEÇMEK ile/ve/değil/yerine/>< BİRİNİ AFFETMEK
( Hiçbir zaman affedemeyeceğimizi zannettiğimizde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Hiçbir zaman vazgeçemeyeceğimizi anladığımızda. )
- BİRİNE:
2 KEZ (VE ÜZERİ) BAKMAK ile/ve/değil/yerine 1 KEZ BAKMAK
- BİRİNE:
2 KEZ (VE ÜZERİ) BAKMAK değil/>< 1 KEZ BAKMAK
( Yanlışı. >< Doğrusu. )
- BİRİNE ÇARPMAK ile/ne yazık ki BİRİNİ "ÇARPMAK"
( ... İLE/NE YAZIK Kİ Yankesicilik, üçkâğıtçılık, hırsızlık. )
( İstemeden, kazayla. İLE/NE YAZIK Kİ Amaçlı, planlı. )
- BİRİNE EĞİLMEK:
İBÂDET değil TÂZİM(SAYGI)
- BİRİNE:
UZUN UZUN BAKMAK ile SIK SIK BAKMAK
( Belirli/kısa bir süreden sonrası rahatsız edicidir. İLE Rahatsız etmeyecek kadar/biçimde, belirli aralıklarla takipte olmak. )
- BİRİNE, YENİDEN GÜVENİP FIRSAT VERDİĞİMİZDE:
"KALDIĞIMIZ YER" ile/ve/değil/ne yazık ki KANDIĞIMIZ YER
- (BİRİNİ, BİR ŞEYİ) "GÜZEL BULMAK" ile/değil/yerine GÜZELİ BULMAK
( Yanılabilirsin. İLE/DEĞİL/YERİNE Yanılmazsın. )
- BİRİNİ BULMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> BİRBİRİNİ BULMAK
- [ne yazık ki]
KENDİNİ/BİRİNİ:
"HAKLI GÖRMEK/BULMAK" ile/ve/||/<> "ÜSTÜN GÖRMEK/BULMAK"
- BİRİNİ SEVMEK İSTİYORUM! ile/ve/değil/yerine BENİ SEVEN/SEVECEK, SEVEBİLECEĞİM BİRİNİ (SEVMEK) İSTİYORUM!
- BİRİNİ SEVMEK ile/ve/değil/||/<>/< KENDİNİ SEVMEK
- BİRİNİ TANIMA:
BAŞKALARININ, ONUN HAKKINDA "SÖYLEDİKLERİ" ile/değil/yerine ONUN, BAŞKALARI HAKKINDA SÖYLEDİKLERİ
- BİRİNİ:
TANIMAK ile GÖZÜNÜ AYIR(A)MAMAK
- BİRİNİ:
YOLDA BIRAKMAK ile
YOLUNDA BIRAKMAK/İNDİRMEK
- BİRİNİN:
"EŞİ/SEVGİLİSİ/DOSTU/ARKADAŞI/KARDEŞİ VS." OLMAK ile/değil/yerine/||/<>/< (SADECE VE YETERİNCE) SEVİYOR(/SEVGİNİ GÖSTERİYOR/YAŞIYOR/YAŞATIYOR) OLMAK
( [ne yazık ki] "Yetersiz" gelebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Herşey için yeterlidir. )
- BİRİSİ ile BİRİ
- BİRKAÇ "BİR ŞEY" SÖYLEMEK/AÇIKLAMAK/PAYLAŞMAK değil BİRKAÇ ŞEY SÖYLEMEK/AÇIKLAMAK/PAYLAŞMAK ya da BİR ŞEY SÖYLEMEK/AÇIKLAMAK/PAYLAŞMAK
- BİRKAÇ SAATLİĞİNE ile/değil BİRKAÇ SAAT İÇİN
- BİRKAÇ ile BİRKAÇI
- BIRKIG/BIRQIG ile BIRKIRDI/BIRQIRDI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Atın ya da eşeğin homurtusü; ât bırqıgı denir. İLE At homurdandı. )
- BİRLEMEK ile BİRLENMEK ile BİRLEŞMEK ile BİRLEŞİLMEK ile BİRLEŞTİRMEK ile BİRLEŞEBİLMEK ile BİRLEŞİVERMEK ile BİRLEŞTİRİLMEK ile BİRLER
- UNIFIED FIELD THEORY[İng.] / THÉORIE DU CHAMP UNIFIÉ[Fr.] / EINHEITLICHE FELDTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRLEŞİK ALAN KURAMI
- BİRLEŞİK KAPLAR değil BİLEŞİK KAPLAR
- COMPOUND VESSELS[İng.] / VASES COMMUNICANTS[Fr.] / KOMMUNIZIERENDE GEFÄSSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRLEŞİK KAPLAR
- BİRLEŞİK PETALLİ KOROLLA, GAMOPETAL KOROLLA, SİNPETAL KOROLLA = TÜVEYC-İ ÂHÂDÎYÜ'L-VARAK = COROLLE MONOPÉTALE, COROLLE GAMOPÉTALE
- BİRLEŞİK SEPALLİ KALİKS, GAMOSEPAL KALİKS, SİNSEPAL KALİKS = KE'S-İ ÂHÂDÎYÜ'L-VARAK = CALYCE MONOSÉPALE, CALICE GAMOSÉPALE
- BİRLEŞİK/LİK ile BİRLEŞİK AD ile BİRLEŞİK KAP ile BİRLEŞİK FİİL ile BİRLEŞİK İSİM ile BİRLEŞİK CÜMLE ile BİRLEŞİK TÜMCE ile BİRLEŞİK ZAMAN ile BİRLEŞİK KAPLAR ile BİRLEŞİK KELİME ile BİRLEŞİK OTURUM ile BİRLEŞİK OY PUSULASI
- BİRLEŞME/VAHDANİYET ile BİLEŞME/SENTEZ ile BİREŞME/TEVHİD
( Mekanik. İLE Kimyasal. İLE Organik. )
( (SYNTACTIC) COMPOUNDING vs. (LEXICAL) COMPOUNDING vs. UNITY )
- BİRLEŞME ile BİRLEŞME DEĞERİ
- BM'NİN KURALLARI:
KÜRESEL DÜZENİ SAĞLAMAK İÇİN ile/ve/||/<> KENDİ İÇ DÜZENİNİ SAĞLAMAK İÇİN
( JUS COGENS: Uluslararası hukukta, emredici kurallar. )
- BİRLEŞTİRME ile/değil BİRLİK
- BİRLEŞTİRMEK ile BİLEŞİK NESNE ile BİLEŞİK PARFÜM ile BİLEŞİK CÜMLE
( COMPOUND vs. COMPOUND OBJECT vs. COMPOUND PERFUME vs. COMPOUND SENTENCE )
( مرکب ile ترکيبي ile جسم مرکب ile عبير ile عنبر ile جمله مرکب )
( MARKAB ile TARKYBEY ile JASM MARKAB ile عبير ile ANBAR ile JOMLEH MARKAB )
- BİRLEŞ(TİR)MEK ile/ve/değil/||/<> KAVUŞ(TUR)MAK
- BİRLİ ile BİRLİK
- BİRLİK, 4/4'LÜK NOTA ile 1/2'LİK, 1/4, 1/8, 1/16, 1/32, 1/64'LÜK NOTA
( Notaların başı. İçi boş daire biçimindedir. İLE Öteki tüm notalar bunun geometrik diziyle bölünmesinden oluşur. )
( 4/4'lük notanın yarı değerinde olan ikilik ya da 1/2'lik nota, yukarıdaki içi boş yuvarlağa bir kuyruk takılmasıyla belirlenir. Bunlardan iki tanesinin süre olarak toplamı birlik notanınkine eşittir. 1/64'lükten küçüğünün çalınması ve kulakla hissedilmesi kolay değildir. )
- BİRLİK DİRENCİ[İng. ASSOCIATIONAL RESISTANCE] ile/||/<> BİRLİK HASSASLIĞI[İng. ASSOCIATIONAL SUSCEPTIBILITY]
( Bir bitkinin farklı bir bitki türüyle yakın konumsal birlik içinde bulunması nedeniyle edindiği savunma faydaları. @@ Bir bitkinin farklı bir bitki türüyle yakın konumsal birlik içinde bulunması sonucunda daha fazla otçulluğa maruz kalması.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BİRLİK:
KADÎM ile/ve/||/<>/> HÂDİS
( Zamanda, başlangıcı ve sonu olmayan. İLE/VE/||/<>/> Başlangıcı ve sonu olan. )
- BİRLİK ile/ve/değil/yerine AŞILMIŞ BİRLİK
- BİRLİK ile/ve AYRIM
( UNITY vs./and DIFFERENTIATION )
- BİRLİK ile/ve AYRIMLI BİRLİK
( UNITY vs./and DISCRIMINATED UNITY )
- BİR/LİK ile/ve BELİRLİLİK
- BİRLİK ile/ve BEREKET
- BİR-LİK ile BİRLİK
( ONENESS vs. UNITY )
- BİR-LİK ile BİRLİK
( ONENESS vs. UNITY )
- BİRLİK ile/ve BÜTÜNLÜK
( Harekete bakıp dinginliği, dinginlikte hareketi anlamak, birliktir. )
( En küçük bir şey için tüm evren katkıda bulunur. )
( Birlik, özgürleştirir; özgürlük, birleştirir. )
( "Ben gövdeyim" düşüncesini yok edersek iç ve dış, bir olacaktır. )
( Duvarın ve onun iki tarafının da "burası" ya da "orası" gibi tanımlanamayacak tek bir alan olduğu idrak edilmeli. )
( Bir durum tanınıp anlaşıldığı anda, olaylar uygun karşılığı vermek üzere harekete geçecektir. )
( Ayrılık ve görünümlerin bir ve bütün olduğunu kavramak için aklın sakinleştirilmesi ve dinginlik kazanması gereklidir. )
( "Anlaşılmış olanlar"ın bütünlüğü (toplamı), bizim "nesne" dediğimizdir. Anlayanların bütünlüğü ise "evrensel zihin" dediğimizdir. )
( Kişisel gövdeniz bir parçadır ki onun içinde bütün harikülâde bir biçimde yansımaktadır. )
( Hareket eden'in içinde devinimsiz olan'ı, değişenin içinde değişmez olanı ayırt edebilmeyi öğrenelim, ta ki tüm farkların sadece görünüşte olduğunu ve birliğin gerçek olduğunu idrak edinceye kadar. )
( Mutlak bütünlüğün değişmezliği! )
( Doğruluk ve eylemin birliği! )
( HOLOGRAFİ[Yun. < HOLON]: Evren, üç boyutlu olan, bütünlük. )
( Toprağın üstündeki su, birliği simgeler. )
( Unity liberates. Freedom unites. )
( BÜTÜNLÜK: Kişinin kurtuluşu. )
( The entire universe contributes to the least thing.
Realise that the wall and both sides of it are one single space, to which no idea like 'here' or 'there' applies.
A situation has been cognised, events will move in adequate response.
The totality of the perceived is what you call "matter". The totality of all perceivers is what you call the "universal mind".
Your personal body is a part in which the whole is wonderfully reflected.
The immutability of absolute! )
( Bir'likten söz etmeyi ertele! Sen, henüz, hiç yerle bir olmamışsın. )
( UNITY vs./and INTEGRITY )
( HEN ile HOLON )
- BİRLİK ile/ve/<> BÜTÜNSELLİK
- BİRLİK ile/ve ÇELİŞİK BİRLİK
( UNITY vs./and CONTRADICTED UNITY )
- BİRLİK ile/ve CEZBE
- BİRLİK ile/ve ÇIKAR BİRLİĞİ
( UNITY vs./and UNITY FOR PROFIT )
- BİR/LİK ile/ve ÇOK/LUK
- BİR/LİK ve/+ ÇOK/LUK | ve/||/<>/> TÜMEL/LİK
( | UNITY and/+ ABUNDANCE | and/||/<>/> UNIVERSAL )
- BİRLİK ile/ve/||/<>/>/< DENGE
- BİRLİK ile DONUKLUK
- BİRLİK ve DÜZEN ve KURALLILIK
- BİRLİK ile/ve FARKLAR
( Birlik altında olmayanlar, ayırd edilemez. )
- BİRLİK ile/ve FARK/LAR, FURKAN
( İçte. İLE/VE Dışta. )
( UNITY vs./and DIFFERENCES
Inside. WITH/AND Outer. )
- BİRLİK ile/ve FARKLILIK
- BİRLİK ile/ve KAVRAMSALLIK
- BİRLİK ile ÖZDEŞLİK
( UNITY vs. IDENTITY )
- BİR/LİK ile ÖZDEŞ/LİK
( UNIQUE vs. IDENTITY )
- BİRLİK ile/ve/<> ÖZGÜRLÜK
( Birlik özgürleştirir, özgürlük birleştirir. )
( Unity liberates. Freedom unites. )
( UNITY vs./and/<> FREEDOM )
- BİRLİK ile/ve/<> SINIR/HADD/DEN
( UNITY vs./and/<> LIMIT )
- BİRLİK ile/ve SÜREKLİLİK
( UNITY vs./and CONTINUITY )
- BİRLİK ile/ve/||/<> UYUM
( Uyum, her zaman güçlüdür ve arıdır. )
( Uyum, her yanı kaplar ve onun huzuru asla bozulmaz; bu sükûn ve sessizlik gövdendir. )
( Her şeyden çok iç huzuruna gereksiniminiz var - ki bu iç ve dış arasındaki uyumu gerektirir. )
( Sevgi ve bilgelikle yarattığınız ve yarattıklarınıza bağımlı olmadığınız zaman, sonuç, barış ve uyumdur. )
( UNITY vs./and HARMONY
The harmony(sattva) is pure and strong always.
Harmony pervades; its peace is rocklike; this peace and silence are my body.
Above all you need inner peace - which demands harmony between the inner and the outer.
When you create, vs. love and wisdom, and remain unattached to your creations, the result is harmony and peace. )
- BİRLİK = VAHDET = UNITY[İng.] = UNITÉ[Fr.] = EINHEIT[Alm.] = UNITAS< UNUS[Lat.] = UNIDAD[İsp.]
- BİRLİKTE:
GÜLMEK ile/ve/<> AĞLAMAK ile/ve/<> SUSMAK
( Mutluluktur. İLE/VE/<> Dostluktur. İLE/VE/<> Aşktır. )
- BİRLİKTE YAŞAMAK ile BİRLİKTE YAŞAYAN ile BİRLİKTE YAŞAMA
( COHABIT vs. COHABITANT vs. COHABITATION )
( هم بستر شدن ile بغل خواب ile همخوابگي ile هم بستري )
( NPAM BASTER SHODAN ile BAGHEL KHAB ile NPAMKHABGY ile NPAM BASTERY )
- BİRLİKTE/LİK ile/ve BASKIN/LIK
- BİRLİKTE/LİK ile BİRLİKTE YAŞAMA
- BURMESE LAQUER[İng.] / BIRMANISCHE LACK[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRMAN VERNİĞİ
- BİRR[Ar.] ile KURBÂN[Ar.]
- BİRR[Ar.] ile SADAKA[Ar.]
- BİRYAN ile BİRYANCI/LIK ile BİRYAN YAĞI ile BİRYAN PİLAVI
- BİSİKLET BİNMEK değil BİSİKLETE BİNMEK
- BİSİKLET:
KARBON ile ÇELİK ALAŞIMLI
( Karbon mu daha hızlı, çelik mi? [Okumak için burayı tıklayınız...] )
- BİSİKLET TEKER TELLERİ:
OLAĞAN DİZİLİŞLİ ile/değil/yerine TUR DİZİLİŞİ
- BİSİKLET TEKER TELLERİ: OLAĞAN DİZİLİŞLİ ile/değil/yerine TUR DİZİLİŞİ
- BİSİKLET:
UZAK YERLER İÇİN ile/ve/değil/yerine/||/<> YAKIN YERLER İÇİN
( 5-6 km. çapındaki tüm çevrenize, hiçbir zorlanma ve sıkıntı çekmeden, çevreyi de gereksiz yere kirletmeden bisikletle ulaşmak olanaklıdır. )
- BİSİKLET ve/<> ACİL YARDIM
- BİSİKLET ve/<> BAŞARI
- BİSİKLET ve/<> BİLGİ/BİLİNÇ/BİLGELİK...
- BİSİKLET ve/<> BİLİNÇ
- BİSİKLET ve/<> BİRLİK
- BİSİKLET ile BİSİKLET SÜRÜCÜSÜ ile BİSİKLETE BİNMEK ile BİSİKLETE BİNMEK ile BİSİKLETÇİ
( BICYCLE vs. BICYCLE RIDER vs. BICYCLE RIDING vs. BICYCLING vs. BICYCLIST )
( دوچرخه ile چرخ ile دوچرخه سوار ile دوچرخه سواري )
( DOCHARKHEH ile CHARKH ile DOCHARKHEH SAVAR ile DOCHARKHEH SAVARY )
- BİSİKLET ve/<> CAMBAZLIK/AKROBASİ[Fr. < ACROBATIE]
- BİSİKLET ve/<> (DAHA) AZ KARBON SALINIMI
- BİSİKLET ve/<> (DAHA) AZ TRAFİK SORUNU
( TRAFİĞİ TIKAMIYORUZ! TRAFİK, BİZİZ! )
- BİSİKLET ve/<> DESTEK
- BİSİKLET ve/<> DİKKAT
- BİSİKLET ve/<> DÜNYA GEZİSİ
- BİSİKLET ve/<> ENERJİ
- BİSİKLET ve/<> GEZMEK/GEZİ
( En iyi geziler, bisikletle yapılan gezilerdir. )
- BİSİKLET ve/<> ISINMA
- BİSİKLET ve/<> İŞLEV/SELLİK
- BİSİKLET ve/<> KAZANÇ
- BİSİKLET ve/<> KORUMA
- BİSİKLET ve/<> MACERA
- BİSİKLET ve/<> PATEN/KAYKAY
- BİSİKLET ve/<> POLİS/ZABITA/ASKER ARACI
- BİSİKLET ve/<> SAĞLIK
- BİSİKLET ve/||/<>/< TARİHİ
( "The History Of The Bicycle" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )
- BİSİKLET ve/<> TEDBİR
- BİSİKLET ve/<> TRAFİK EĞİTİMİ/BİLİNCİ
- BİSİKLET ve/<> YÜRÜME
- BİSİKLETTE:
ELCİĞİ/GİDONU TUTARAK ve ELLERİ BIRAKARAK
- BİSİKLETTE:
ELDİVEN ve/değil/yerine KESİK PARMAKLI ELDİVEN
( Soğukta. VE/DEĞİL/YERİNE Her koşulda. )
- BİSİKLETTE:
KASK ve YARIŞÇI/SPORCU/HIZ KASKI
- BİSİKLETTE:
PAÇALARI ÇORAP İÇİNE SOKMAK ile/ve/yerine (FOSFORLU) PAÇALIK
- BİSİKLETTE:
YEDEK İÇ LASTİK ve POMPA ve ALET TAKIMI
( Olmazsa olmazlardan. )
- BİŞİYLER" değil BİR ŞEY ya da BAZI ŞEYLER
- BİŞNEV[Fars.] değil/yerine/= DİNLE!
- BİSTEK[Çigil] ile BİSTEK[Argu]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Taranmış ve eğrilmeye hazır pamuk. İLE Fitil. )
- BİSTRO[Fr. < BISTRO] değil/yerine/= İÇKİ İÇİLEN KAHVE
- BİT PAZARI değil BAT[BAĞTETEN](HIZLI/ANİDEN) PAZARI
( Beyazıt'tadır. )
- BİT PAZARI ile/ve ÇAPULCU PAZARI
( ... ile/ve
)
- BİT ile BİT OTU ile BİT YENİĞİ
- BİT ile ÇENELİ BİT
( ... İLE Yok olmuş bir türdür. )
( ... cum COLPOCEPHALUM CALIFORNICI )
- BİT ile EVCİL PİGME DOMUZU BİTİ
( ... İLE Hindistan savanalarında yaşayan küçük pigme domuzları üzerinde yaşarlar. [Tehlikeli sınıfına sokulan tek bittir.] )
( ... cum HAEMATOPINUS OLIVERI )
- BİT ile KABUKLU BİT/KIRMIZ BÖCEĞİ/KOŞNİL[Fr. < COCHENILLE]
( ... cum COCCUS COETI )
- BİT ile SU/DENİZ BİTİ/PİRESİ
- BİT ile YAPRAK BİTİ
- BİT ile/ve/<>/< YAVŞAK
( ... İLE/VE/<>/< Bit yavrusu. )
- BİT ile/ve/değil YAVŞAK/SİRKE
( ... İLE/VE/DEĞİL Bit yumurtası. )
- BİT ile ZÜRAFA BİT
- BİTAP[Fars. < Bİ-TÂB] ile BİTKİN, DOĞASINDAN/GÜCÜNDEN/BULUNDUĞU YERDEN UZAK KALAN/DÜŞEN
- BITCOIN değil/yerine/= DİJITAL PARA BİRİMİ
- BİTEY/FLORA ile/ve VEJETASYON ile/ve HABİTAT
( Bir bölgede yaşayan tüm bitkisel canlıların düzenli olarak sınıflandırılması. İLE/VE Bir bölgedeki bitki topluluğunun oluşturduğu örtü. [Orman, bozkır, çayırlık vb.] Herhangi coğrafi bölgenin bir kesimi üzerinde, yaşam koşulları birbirine benzeyen bitkilerin bir arada toplanma biçimi. | Bitkinin, tohumdan gelişip tekrar tohum verecek duruma gelene kadar geçen dönemi. İLE/VE Bir canlı türünü ya da canlı birliklerini barındıran ve kendine özgü özellikler gösteren yaşama ortamı. )
- BİTİGÜ ile DİVİT
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- BITING vs. BREAKING OFF
- BİTİŞİK | BENZER/HOMOJEN >< AYRIŞIK/HETEROJEN
( JOINT >< DISJOINT )
- BİTİŞİK ile BİTİŞİK ile BİTİŞİK AÇILAR
( ADJACENCE vs. ADJACENT vs. ADJACENT ANGLES )
( قرب جوار ile همجوار ile زويي مجاور )
( GHARB JAVAR ile CPEHMAJAVAR ile ZOYY MOJAVAR )
- BİTİŞİK ile/ve İLİŞİK
( CONTIGUOUS vs./and ATTACHED )
- BİTİŞİK/LİK ile ARASIZ/LIK
- BİTİŞİK/LİK ile BİTİŞİK KELİME ile BİTİŞİK TAÇ YAPRAKLILAR ile BİTİŞİK ÇANAK YAPRAKLILAR
- BİTKİ GÖZESİ ile/||/<> HAYVAN GÖZESİ
( Bitki göze duvarı ve kloroplast var, hayvanda yoktur )
( Formül: Selüloz duvar İLE esnek zar )
- BİTKİ KATRANI ile MADEN KATRANI
( Bitkilerden çıkarılan. İLE Madenkömüründen elde edilen. )
- BİTKİ ÖRTÜSÜ ile TUNDRA[Fr. < TOUNDRA]
( ... İLE Kutuplara yakın bölgelerin bitki örtüsü. | Bu bitkilerle kaplı geniş alan, kutup bozkırı. )
- BİTKİ SAPI, SAK ile YAPRAK SAPI
( STALK ile PETIOL )
( SESİL: Sapsız. )
- BİTKİ = NEBÂT = PLANTE
- BİTKİ = PLANT[İng.] = PLANTE[Fr.] = GEWÄCHS[Alm.] = PIANTA[İt.] = MATA[İsp.]
- BİTKİ ile YILLIK BİTKİ
( NEBÂDAT: BİTKİLER )
( PLANT vs. ANNUAL )
- BİTKİBİLİM = BOTANY[İng.] = BOTANIQUE[Fr.] = BOTANIK[Alm.] = BOTANICA[İt.] = BOTÁNICA[İsp.]
- BİTKİLER ile FİNBOS BİTKİLERİ
( ... İLE Dünyanın tüm bitkilerinin üçte biri Ümit Burnu'ndaki florada bulunmaktadır. )
- BİTKİLER ile YABANİ OT
( PLANTS vs. WEED )
- BİTKİLEŞMEK ile BİTKİNLEŞMEK ile BİTKİ ile BİTKİN/LİK ile BİTKİCİ/LİK ile BİTKİNCE ile BİTKİSEL/LİK ile BİTKİ SÜTÜ ile BİTKİ NAKLİ ile BİTKİ BİLİMİ ile BİTKİ ÖRTÜSÜ ile BİTKİSEL YAĞ ile BİTKİ BİLİMCİ ile BİTKİ BİTLERİ ile BİTKİSEL HAYAT ile BİTKİ TOPLULUĞU ile BİTKİSEL KAZEİN ile BİTKİ COĞRAFYASI ile BİTKİ PATOLOJİSİ
- BİTLİ ile BİTLİS ile BİTLİSLİ/LİK ile BİTLİ KOKUŞ ile BİTLİS KÖFTESİ
- BİTLİS'Lİ İDRİS/İDRÎS-İ BİDLÎSÎ/BİTLİSÎ ile ZARO AĞA (BİTLİS'Lİ)
( 1452 - 15 Kasım 1520 İLE 1774/1777 - 29 Haziran 1934 )
( ... İLE İzlemek için burayı tıklayınız... )
( )
- BİTMEK ile/ve/||/<> BATMAK
- BİTMEK ile BİTMEK
( Tükenmek. İLE Yeşermek.[Bitki] )
- BİTMEK ile TERLEMEK
( Kılların çıkması. İLE Bıyığın/sakalın, yeni yeni çıkmaya başlaması. )
- BİTMEZ-TÜKENMEZ
- BİTMEZ TÜKENMEZ ... ile/ve BİTMEK TÜKENMEK BİLMEZ ...
- BİTRİK ile BİTRİK[Argu]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bızır/klitoris. İLE Fıstık. )
- FIGURES DE BITTER[Fr.] / BITTER-MUSTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BİTTER DESENLERİ
- YER SAKIZI/BİTÜM[Fr. < BITUME] değil ASFALT[Fr. < ASPHALTE][ASVALT değil!]
( Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt nesnelerinin genel adı, yer sakızı. | Yol kaplamasında, kâğıt ve çatıların su geçirmez duruma getirilmesinde, kömür tozundan briket yapımında vb. kullanılan, doğal ısıda katı, yoğunluğu bire yakın, koyu kestane renginde nesne. İLE Siyah renkte biçimsiz bir cins bitüm. | Ana nesnesi katran olan ve yolların kaplanmasında kullanılan karışım. | Bu karışımla kaplanmış. )
- BITUMEN[İng.] / BITUME[Fr.] / BITUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BİTUM
- BİTÜM[Fr.] değil/yerine/= YERSAKIZI
( Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı. | Yol kaplamasında, kâğıt ve çatıların su geçirmez duruma getirilmesinde, kömür tozundan briket yapımında vb.de kullanılan, doğal ısıda katı, yoğunluğu bire yakın, koyukestane renginde madde. )
- BIURET[Fr.] ile/değil/yerine/= BİÜRE
- BIURET[İng.] ile/değil/yerine/= BİÜRET
- BIVAD/BIVENTRICULAR ASSIST DEVICE BIVENTRİKÜLER değil/yerine/= DESTEK AYGITI, İKİ KARINCIĞA DESTEK AYGITI
- BİYE ile BİYEL ile BİYELİ ile BİYESİZ
- BIYIKLI, SELÇUK (İST. 1966) :
( Karagümrük S.K. den transfer edildi (1991). Dört Sezon Sarıyer'de kaldı (1991 - 1995). 97 Lig 13 Kupa ve 4 Turnuva olmak üzere 114 resmi ve 32 özel maçla birlikte toplam olarak 146 kez forma giydi. Takımına 4 gol kazandırdı. )
- BIYIKLI ile HALTER
( BARBEL vs. BARBELL )
( ماهي ريشدار ile هالتر ile دامبل )
( MAHY RYSHODAR ile CPEHELTAR ile DAMBEL )
- BİYO ORGANİZMA ile/ve/değil KOZMİK ORGANİZMA
- BİYO-PSİKO-SOSYAL:
GÖVDE ile/ve/||/<> BAŞ ile/ve/||/<> KOL(/BACAK)
- Bİ(Y)OAVAİLİBİLİTE ile Bİ(Y)OPSİ
( Biyo yararlanım. İLE Doku örneği, doku örneklemesi. )
- BIOGEOCHEMISCHER ZYKLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOEJOKİMYASAL ÇEVRİM
- BIOENERGETICS[İng.] / BIOÉNERGÉTIQUE[Fr.] / BIOENERGETIK[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOENERJİ BİLİMİ
- BİYOGAZ[Fr. < BIOGAZ] değil/yerine/= GÜBRE GAZI
- BİYOGRAF[Fr. < BIOGRAPHE] değil/yerine/= YAŞAM ÖYKÜSÜ YAZARI
- BİYOGRAFİ[Fr. < BIOGRAPHIE] değil/yerine/= ÖZ GEÇMİŞ
- BİYOGRAFİ:
KİŞİ'NİN ÖYKÜSÜ değil CANLININ ÖYKÜSÜ
- BİYOGRAFİ YAZARI ile BİYOGRAFİK ile BİYOGRAFİ
( BIOGRAPHER vs. BIOGRAPHICAL vs. BIOGRAPHY )
( زندگينامه نگار ile زيستنامهاي ile بيوگرافي ile زندگينامه ile تذکره ile زيستنامه )
( ZANDEGYNAMEH NEGAR ile ZYSETNAMEHYAY ile BEYVAGARAFY ile ZANDEGYNAMEH ile TAZKAREH ile زيستنامه )
- BIOGEOCHEMICAL CYCLE[İng.] / CYCLE BIOGEOCHIMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= BİYOJEOKİMYASAL ÇEVRİM
- HAYATÎ KİMYA[Osm.] / BIOCHEMISTRY[İng.] / BIOCHIMIE[Fr.] / BIOCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOKİMYA
- BIOCHEMICAL OXYGEN DEMAND[İng.] / DEMANDE BIOCHIMIQUE D'OXYGÈNE[Fr.] / BIOCHEMISCHER SAUERSTOFFVERBRAUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOKİMYASAL OKSİJEN GEREKSİNİMİ/İHTİYACI
- BİYOKÜTLE[İng. BIOMASS] ile/||/<> HABİTAT ile/||/<> PELET[İng. PELLET]
( Belli bir habitatta bulunan organizmaların toplam kütlesidir. @@ Grup olarak ya da yalnız yaşayan canlıların doğal yaşam alanlarıdır. @@ Bazı canlı türlerinin beslendikten sonra sindirilemeyen kısımlarının bir kütle halinde midesinden ağız yoluyla dışarıya atılmasıyla meydana gelen biyokütledir (kusmuk).
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BİYOLOJİ[İng. BIOLOGY] ile/||/<> ABSİSİK ASİT[İng. ABSCISIC ACID] ile/||/<> ALTRÜİZM[İng. ALTRUISM] ile/||/<> ANALOG[İng. ANALOGY] ile/||/<> ANDROJENİ[İng. ANDROGYNY]
( Canlıları inceleyen bir doğa bilimi disiplinidir. Dünya'da bulunan çok çeşitli yaşam nedeniyle çok geniş bir alandır, bu nedenle biyologlar, çalışmalarında belirli alanlara odaklanır. Bu alanlar ya yaşam ölçeğine göre ya da incelenen organizma türlerine göre sınıflandırılır. @@ Bitkilerin büyüme, gelişme ve stres yanıtlarının regülasyonunda önemli rolleri olan bir bitki hormonudur. Tohum ve tomurcuk dormansisi, filizlenme, stomaların kapanması, yaprakların biyolojik yaşlanması, ozmotik regülasyon, büyümenin inhibisyonu gibi birçok fizyolojik durumda rol alır. @@ Biyolojide; doğrudan kendisine faydası olmasa bile diğer bireyin esenliğini arttıran, kendi esenliğini azaltan davranışlar sergilemektir. Özgecilik de denir. @@ Biyolojide, görünüş olarak benzer ancak köken olarak farklı yapılar için kullanılan terim. Örneğin midye ve balıklarda solungaçlar köken olarak tamamen farklıdır ancak görünüş ve işlev bakımından benzerdir. @@ Erkeksi ve kadınsı görülen özelliklerinin karışımına verilen addır. Biyolojik cinsiyet, toplumsal cinsiyet ya da cinsel kimlik ile ilgili olabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BIOLOGICAL HALF LIFE[İng.] / DEMI-VIE BIOLOGIQUE[Fr.] / BIOLOGISCHE HALBWERTSZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOLOJİK YARI ÖMÜR/YARILANMA SÜRESİ
- BIOLOGICAL SHIELD[İng.] / CUIRASSE BIOLOGIQUE[Fr.] / BIOLOGISCHER ABSCHIRMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOLOJİK ZIRH
- BİYOLOJİK ile BİYOLOJİK ile BİYOLOJİ BİLİMİ ile BİYOLOG ile BİYOLOJİ
( BIOLOGIC vs. BIOLOGICAL vs. BIOLOGISM vs. BIOLOGIST vs. BIOLOGY )
( معرفت الحيات ile شناسي عملي ile زيست شناسي ile زيستي ile زيست شناس ile علمالحيات )
( معرفت الحيات ile SHENASY AMELY ile ZYSET SHENASY ile ZYSETY ile ZYSET SHENAS ile علمالحيات )
- BIOMINÉRALIZATION[Fr.] / BIOMINERALISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOMİNERALLEŞME
- BİYOPSİ/BIOPSY değil/yerine/= PARÇA ALIMI
- BIOPSY[İng.] / BIOPSIE[Fr.] / BIOPSIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOPSİ
- BİYOPSİ ile BİYOPSİ İĞNESİ
( Doku örneği alma işlemi. İLE Doku örneği almak için kullanılan iğne. )
- BIOTIC POTENTIAL[İng.] / POTENTIAL BIOTIQUE[Fr.] / BIOTISCHES POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOTİK POTANSİYEL
- BIOTIC[İng.] / BIOTIQUE[Fr.] / BIOTICH[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOTİK
- BIOTOPE[İng.] / MIOTOPE[Fr.] / BIOTOP[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOTOP
- BİZ ile/ve ALÇAKGÖNÜLÜLÜK/TEVÂZÛ
- BÎ-ZÂD[Ar.] ile Bİ-Z-ZÂT / BİZZAT[Ar.]
( Azıksız, zahiresiz. İLE Kendi. )
- BİZANS YAPILARI'NDAN:
CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLENLER ile/ve CAMİYE DÖNÜŞTÜRÜLMEYENLER
( * Acem Ağa Mescidi[Khalkopreteia Kilisesi'nden] [Sadece apsis bölümü kalmıştır.]
* Ahmed Paşa Mescidi[Trullo Manastır Kilisesi'nden]
* Arap Camisi[San Paolo ve Domenico Kilisesi'nden]
* Atik Mustafa Paşa Camisi[Hagia Thekla Kilisesi'nden]
* Ayasofya[Hagia Sofia Kilisesi'nden]
* Bodrum Camisi[Myrelaion Manastır Kilisesi'nden]
* Ese(İsa) Kapısı Mescidi[Cerrahpaşa Hastahanesi sınırları içinde harap bir durumdadır.]
* Eski İmâret Camisi[Pantepoptes Manastır Kilisesi'nden]
* Fenari İsa Camisi[Lips Manastır Kilisesi'nden]
* Fethiye Camisi[Pammakaristos Manastır Kilisesi'nden] [Bir bölümü cami olarak kullanılmaktadır.]
* Gül Camisi[Euphemia ve Theodosia Kilisesi'nden]
* İmrahor İlyas Bey Camisi[Studios Manastır Kilisesi'nden]
* Kalenderhane Camisi[Akataleptos Manastır Kilisesi'nden]
* Kariye Camisi[Khora Manastır Kilisesi'nden]
* Kasım Ağa Mescidi
* Kefeli Mescidi
* Koca Mustafa Paşa Camisi[Hagios Andreas Manastır Kilisesi'nden]
* Küçük Ayasofya Camisi[Sergios ve Bakkhos Kilisesi'nden]
* Manastır Mescidi[Kyra Martha Manastır Kilisesi'nden]
* Vefa Kilise Camisi[Hagios Theodoros Kilisesi'nden]
* Sancaktar Hayrettin Mescidi
* Şeyh Süleyman Mescidi
* Yeraltı Camisi[Galata'da bir burcun alt bölümü ait yapı cami olarak kullanılmaktadır.]
* Zeyrek Kilise Camisi[Pantokrator Manastır Kilisesi'nden] [Güney bölümü cami olarak kullanılmaktadır.]
ile/ve
Camiye Dönüştürülmeyenler:
* Aya İrini[Hagia Eirene Kilisesi]
* Boğdan Sarayı[Bizans Devri Şapeli] [Boğdan Voyvodoları'nın ibadet yeri olarak kullanılmıştır.] [Günümüzde harabe halindedir.]
* Hagios Georgios Kyparesso Kilisesi[Ortodoks cemaatine bağlı bir kilisedir.]
* Panaghiotissa/Moukhliotissa Kilisesi[Son Bizans dönemi yapısıdır. Kilise olarak kullanılmaya devam etmektedir.]
* Surp Kevork ve Sulu Manastır[Peribleptos Manastırı Kilisesi] [Sekiz destekli plan tipinin tek örneği olan bir kilisedir.] [1643'te Ermeni cemaatine vakfedilmiştir.]
* Hagios Menas Kilisesi
* Panaghia Kilisesi[Heybeliada'da eski Rum Yetimhanesi avlusundadır.] [Deniz Kuvvetleri'ne bağlıdır.] )
( Camiye dönüştürülen fakat günümüze ulaşmayanlar:
* Arabacı Bayezıd Camisi
* Balaban Ağa Mescidi
* Baruthane Mescidi
* Etyemez Tekkesi
* Haydarhane Mescidi
* Hoca Hayreddin Mescidi
* Odalar Camisi
* Purkuyu(Parmakkapı) Mescidi
* Sekbanbaşı Ferhat Ağa Mescidi
* Sekbanbaşı İbrahim Ağa Mescidi
* Sivasi Tekkesi Mescidi
* Şeyh Murat Mescidi
* Toklu İbrahim Dede Mescidi
* Şüheda Mescidi
* Yıldız Dede Tekkesi
* Manastır Mescidi [Galata'da]
* Sinan Paşa Mescidi(Kızıl Mescid)
* Hamza Paşa Mescidi (Peykhane ya da Tahta Minare) )
- BÎ-ZENEB[Ar.]/ANOURE[Fr.] -ile
( Kuyruksuz/lar. )
- ..., BİZİ ŞURAYA "İLETEBİLİR" değil ..., BİZİ ŞURAYA "YÖNLENDİREBİLİR"
- BİZİM:
GOETHE ve/||/<> YUNUS
- BİZİM OLAN:
"BİRİKTİRDİĞİMİZ" değil PAYLAŞTIĞIMIZ
- BİZİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKİMİZ/İN / ÜÇÜMÜZ/ÜN ...
( )
- BİZLER" GİBİ değil BİZİM GİBİ
- BİZLER(/L/E)/SİZLER(/L/E) değil BİZ(E)/SİZ(E)
( Çoğulun, çoğulu olamıyor. )
- IODURE DE BISMUTH[İng.] / WISMUTHJODID[Fr.] / WISMUTH IYODÜR[Alm.] ile/değil/yerine/= BİZMUT İYODÜR
- BISMUTH CHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE BISMUTH[Fr.] / WISMUTHCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= BİZMUT KLORÜR
- BISMUTH CHROMATE[İng.] / CHROMATE DE BISMUTH[Fr.] / WISMUTHCHROMAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BİZMUT KROMAT
- BISMUTH NITRATE[İng.] / NITRATE DE BISMUTH[Fr.] / WISMUTNITRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BİZMUT NİTRAT
- BISMUTH SULPHATE[İng.] / SILICATE DE BISMUTH[Fr.] / WISMUTSULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BİZMUT SÜLFAT
- BISMUTHSULPHIDE[İng.] / SULFURE DE BISMUTH[Fr.] / WISMUTSULFID[Alm.] ile/değil/yerine/= BİZMUT SÜLFÜR
- BISMUTH TANNATE[İng.] / WISMUTTANNAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BİZMUT TANAT
- TANNATE DE BISMUTH[Fr.] ile/değil/yerine/= BİZMÜT TANIT
- BISMUTH TARTARATE[İng.] / TARTARATE DE BISMUTH[Fr.] / WISMUTTHARTARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BİZMUT TARTARAT
- BISMUTH TELLURIDE[İng.] / TELLURRE DE BISMUTH[Fr.] / WISMUTH TELLÜRID[Alm.] ile/değil/yerine/= BİZMUT TELLÜRÜR
- BISMUTHOSIS[İng.] ile/değil/yerine/= BİZMUT ZEHİRLENMESİ
- BISMUTH[İng.] / BISMUTH[Fr.] / WISMUTH[Alm.] ile/değil/yerine/= BİZMUT
- BİZSİ YAPRAK = VARAK-I MIHSAFÎ = FEUILLE SUBULÉE
- Bİ-Z-ZÂT / BİZZAT[Ar.] ile/değil Bİ-L-Fİ'L / BİLFİİL[Ar.]
( Kendi. İLE/DEĞİL Gerçekten. / İş olarak, eylemli, edimli. )
- Bİ-Z-ZÂT[Ar.] ile Bİ-ZÂTİHİ[Ar.]
( Kendi. İLE Kendiliğinden. )
- BLAGDEN'S LAW[İng.] / LOI DE BLAGDEN[Fr.] / BLAGDENSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BLAGDEN YASASI
- -BLAST ile -BORN/E ile -EKTAZİ ile -EKTOMİ ile -GRAF ile -GRAFİ ile -GRAM ile -MALASİ, -MALAZİ ile -MEGALİ ile -OSTOMİ ile -ÜRİ
( -göze[si] öncüsü. İLE ... kaynaklı. İLE ... genişlemesi. İLE ... alım/ı / çıkarım/ı. İLE -yazar, -çizer. İLE -yazım/ı, -çizim/i, -çekim/i. İLE -yazı/sı, -çizim/i, sayım/ı, -ölçüm/ü. İLE ... yumuşaması. İLE ... büyümesi, ... büyüklüğü. İLE ... ağızlaştırımı. İLE ... işeme. )
- BLASTULA[< Lat. < Yun.] ile/ve/||/<> MORULA[< Lat.]
( Yumurta gözesi, embriyon olurken, morulanın, gelişerek, içi boş ve yuvarlak biçime girmesi durumu. İLE/VE/||/<> Yumurta gözesinin, embriyon oluşurken, gelişerek aldığı ilk biçim. )
- BLAZMA ile PLAZMA
( Malawi'de, Malawi Gölü'nden, deri yoluyla bulaşan bu hastalık, daha sonra eklemlere yerleşiyormuş. İleri aşamalarında, sidikten, kan bile gelebiliyormuş. İnsanın fazla olduğu sahil şeridinde görülüyormuş. İLE Nesnenin dördüncü durumu. )
- BLEEKER METHOD[Alm.] ile/değil/yerine/= BLECKER YÖNTEMİ
- BLOCH WALL[İng.] / PAROI DE BLOCH[Fr.] / BLOCH-WAND[Alm.] ile/değil/yerine/= BLOCH DUVARI
- BLOCH FUNCTION[İng.] / FONCTION DE BLOCH[Fr.] / BLOCH-FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= BLOCH İŞLEVİ/FONKSİYONU
- BLOCH THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE BLOCH[Fr.] / BLOCH-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= BLOCH KURAMI/TEOREMİ
- BLOCKCHAIN değil/yerine/= BLOK ZİNCİR
- BLOK KOPOLİMER ile/||/<> RANDOM KOPOLİMER
( Blok AAA-BBB düzenli, random ABABBA rastgele. )
( Formül: Faz ayrımı İLE homojen )
- BLOK ile BLOKAJ ile BLOKE ETMEK ile BLOKER/BLOKÖR
( Engel, durma, bina. İLE Durdurma, tıkanma, tıkanıklık. İLE Durdurmak. İLE Durdurucu, engelleyici. )
- BLOK ile/||/<> BLOKE ile/||/<> BLOKER ile/||/<> BLOKAJ
( Engel. | Durma | Kalıp. İLE/VE/|| Engellenmiş. İLE/VE/|| Engelleyici. İLE/VE/|| Engel/leme. )
- BLOKAJ[Fr. < BLOCAGE] değil/yerine/= BLOKE ETME İŞİ
- BLOKAJ/BLOCKADE değil/yerine/= ENGELLEME, DURDURMA
- BLOKAJ ile/||/<> BLOKER/BLOKÖR
( Durdurma. | Tıkanma, tıkanıklık. İLE/||/<> Durdurucu. | Engelleyici. )
(1996'dan beri)