Bugün[31 Mayıs 2026]
itibarı ile 40.386 başlık/FaRk ile birlikte,
40.386 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(63/163)


- HELLİK ile HELLİK

( Duvar örerken büyük taşların arasına, boşluklara konulan ufak taş parçaları. İLE Yağmurdan sonra topraktaki yumuşaklık. )


- HELMERT'S FORMULA[İng.] / FORMULE D'HELMERT[Fr.] / HELMERT-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMERT FORMÜLÜ


- BOBINE D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-SPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ BOBİNİ


- HELMHOLTZ DOUBLE LAYER[İng.] / HELMHOLTZ-DOPPELSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ ÇİFT KATMANI


- COUCHE DOUBLE DE HELMHOLTZ[Fr.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ ÇİFT TABAKASI


- HELMHOLTZ-KETTELER-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ-KETTELER FORMÜLÜ


- HELMHOLTZ'S THEOREM[İng.] / THÉORIE D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ KURAMI/TEOREMİ


- HELP :/yerine YARDIM ETMEK


- HELVALAŞMAK ile HELVA/LIK ile HELVACI/LIK ile HELVACI KÖKÜ ile HELVACI KABAĞI


- HELIUM-3 MASER[İng.] / MASER À HÉLIUM-3[Fr.] / HELIUM-3-MASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM-3 MAZERİ


- HELIUM I[İng.] / HÉLIUM I[Fr.] / HELIUM I[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM I


- HELIUM II[İng.] / HÉLIUM II[Fr.] / HELIUM-II[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM II


- HELIUM-CADMIUM LASER[İng.] / LASER À HÉLIUM-CADMIUM[Fr.] / HELIUM-CADMIUM-LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM-KADMİYUM LAZERİ


- HELIUM MAGNETOMETER[İng.] / MAGNÉTOMÈTRE À HÉLIUM[Fr.] / HELIUM-MAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM MANYETOMETRESİ


- HELIUM-NEON LASER[İng.] / LASER À HÉLIUM-NÉON[Fr.] / HELIUM-NEON-LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM-NEON LAZERİ


- HELIUM BURNING[İng.] / BRÛLURE D'HÉLIUM[Fr.] / HELIUMBRENNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM YANMASI


- HELIUM[İng.] / HÉLIUM[Fr.] / HELIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM


- HELYUM[Fr. < Yun.] ve/> HİDROJEN[Fr. < Yun.: HYDOR: Su. | GENNAN: Doğurmak.]

( Atom numarası 2, kaynama noktası 270 °C, ergime noktası -272 °C olan kimyasal olarak inert olan, atmosferde, radyoaktif minerallerde ve doğal gazlarda bulunan, renksiz bir gaz ve element. 2,2 K'de çok düşük viskoziteli bir süper iletken sıvıya dönüşür. Oksitlenmeyi önleyici olarak kullanılır. Orto helyum iki elektronunun spinleri paralel, parahelyumun terstir. [simgesi: He] VE/> Oksijenle birleşerek suyu oluşturan, atom numarası 1, rengi, kokusu ve tadı olmayan bir gaz. | XVI. yy.'da Paracellus tarafından keşfedilmiş, ilk kez 1766'da Cavandish tarafından çalışılmış ve daha sonra yakıldığında su elde edildiğini bulmuştur. 1898'de, Dewar, sıvı ve katı hidrojen elde etmiştir. Amonyak ve metanol sentezinde, metal oksit minerallerinin indirgenmesinde kullanılır. [simgesi: H] )

( ... VE/> MÜVELLİD-ÜL-MÂ )


- [hem] ÇOK OKUYAN ile/ve/||/<>/hem de ÇOK GEZEN

( Hangisi daha çok bilir?" sorusuna, birinden yana, iki yaklaşımda bulunuluyor. Doğru yanıt diye bir şey yok! İkisi de doğru ya/ya da yanlış olabilir. Fakat bilinebilecek bir şey varsa, o da ikisini de yapanın hiçbir şey bilmediğidir. Yani ne kadar bilmediğini anlayarak ve ne kadar daha anlaması gerektiğini anlar. "ŞİO ME NİHİL ŞİRE"[En iyi bildiğim şey, hiçbir şey bilmediğim!"] )


- HEM ..., HEM DE ... ile DURUMA GÖRE ...


- HEM KARADA, HEM SUDA YAŞAYABİLENLER ile/ve/||/<> SÜRÜNGENLER ile/ve/||/<> BALIKLAR

( Türkiye Kurbağa ve Sürüngenleri )

( ZÂT-ÜT-TENEFFÜS-İL-MÜZDEVİC, ZU-L-MAÂŞEYN/MÂÎŞEYN ile ... )

( FERZEND-İ ÂB: Suda yaşayan hayvanlar. )

( AMPHIBIANS vs. REPTILES and FISHES )

( AMPHIBIE avec ... et ... )


- HEM SAVCI, HEM DE HAKİM OLMAK" ile/değil KONUŞMADA KİŞİ ADININ GEÇMESİ


- HEMAFEREZ/HEMAPHERESIS[İng.] değil/yerine/= KAN AYIR-SEÇ (İŞLEMI)


- HEMATEMEZ ile/||/<> MELENA

( Mide ya da yemek borusundan kan kusma. İLE/||/<> Sindirim düzeninden kanamalı dışkı. )


- HEMATİ[Fr. < Yun.] ile HEMATİT[Fr. < Yun.]

( Kanın, hemoglobinle renklenmiş kırmızı yuvarı. [Bir milimetreküp insan kanında, 5 milyon hemati vardır.] İLE Kırmızı ya da esmer renkte olan doğal demir oksidinden oluşan bir mineral [Fe2O3], kantaşı. )


- HEMATİ ile HEMATİT


- HEMATITE, HAEMATITE[İng.] / HÉMAITTE[Fr.] / HÄMATIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HEMATİT


- HEMATOLOJİ değil/yerine/= KAN BİLİMİ

( Kan üzerinde incelemeler yapan bilim. )


- HEM-DEM[Fars.] ile HEM-DEST[Fars.]

( Sıkı fıkı, canciğer arkadaş. İLE Kuvvet kudrette beraber olan, el ele veren. | Ortak. | Kumaş dokuyuculukta bir çırağa, artık tek başına çalışabilecek seviyeye geldiğini bildiren beratı veren kişi. )


- HEMEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SICAĞI SICAĞINA


- HEMM[Ar.] ile HİMMET[Ar.]


- HEMODİYALİZ/HEMODIALYSIS[İng.] değil/yerine/= KAN ARITIM/SÜZDÜRÜM


- HEMOGLOBİN ile/||/<> KANSIZLIK (ANEMİ)[İng. ANEMIA] ile/||/<> TALASEMİ[İng. THALASSEMIA]

( Hemoglobin, birçok hayvanın kanındaki demir içeren protein. Omurgalıların kırmızı kan gözelerinde (eritrositler) oksijeni dokulara taşımada görevlidir. Hemoglobin, oksijen ile dengesiz, geri çevrilebilir bir bağ oluşturur. Yükseltgenmiş durumda oksihemoglobin denir ve parlak kırmızıdır; İndirgenmiş durumda mor mavi olur. @@ Kanda alyuvar sayısının normalin altına düşmesi sonu gelişen hastalık hali. Aynı zamanda hemoglobinde de azalma meydana gelmesi sonucu oluşabilir. Birçok farklı tip anemi bulunur. @@ Bir grup genetik olarak kalıtılan anemi; narin hemoglobinlerin oluşur ve kolayca parçalanır. Talaemi Güneydoğu Asya ve Akdeniz havzasında yaygın olarak görülür. Bu bireyler sıtmaya karşılık bağışıklık gösterebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HEMOLİZ/HEMOLYSIS[İng.] değil/yerine/= ALYUVAR YIKIMI


- HEMORAJİ/HEMORRHAGE, BLEEDING[İng.] değil/yerine/= KANAMA


- HEMORAJİK DİYATEZ/HEMORRHAGIC DIATHESIS[İng.] değil/yerine/= KANAMA EĞİLIMİ


- HEMOSTAZ/HEMOSTASIS[İng.] değil/yerine/= KANAMA DURDURMA


- HEMOVİJİLANS/HEMOVIGILANCE[İng.] değil/yerine/= KAN TAKİP DÜZENİ


- HEMŞİRE/ŞVESTER değil/yerine/= SAYRICI < KARDEŞ[KADIN]


- HEMZEMİN ve/<> HEMDEM


- HENDEK ile/ve AZMAK ile/ve UR

( ... İLE/VE Su birikmiş hendek. İLE/VE Bir tür hendek. )


- HENDEK değil/yerine/= ÇUKUR


- HENDEK ile KUYU/TUYNUK

( Kuyu görüntüsü, bir kaynağı ya da bir kazanç kapısını simgeleyebilir. )

( ... ile Bİ'R[çoğ. ÂBÂR], BEVD
... ile BÂSİKA: Ağzına kadar su dolu olan kuyu. )

( ... ile ÇÂH, ÇEH )

( DITCH/TRENCH vs. WELL )


- HENGAM ile HENGAME


- HENRY'S LAW[İng.] / HENRY GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HENRY YASASI/KANUNU


- HENRY ile/||/<> YASASI

( Gazların çözünürlüğü yasası )

( William Henry tarafından 1803 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1774-1836) (Ülke: İngiltere) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Henry yasası) )


- HEP ile HEP BİRDEN ile HEP BERABER ile HEP BİR AĞIZDAN


- HEP ile/ve/<> SADECE


- HEPA/FİLTRE HİGH-EFFICIENCY PARTICULATE AIR FILTER[İng.] değil/yerine/= YÜKSEK VERİMLİ PARÇACIKLI HAVA SÜZGECİ


- HEPAT/O- ile KRAN(İ)YO- ile M(İ)YEL(O)- ile FLEBO- ile PNEUM-/PNEUMO-/PNEUMATO- ile PİYO- ile NEKRO-

( Karaciğer [ön ek]. İLE Kafa-, kafatası. İLE Omurilik [ile ilgili]. İLE Toplardamar [ile ilgili]. İLE Hava-, gaz-, akciğer. İLE İrinli, irin .... İLE Ölü/nekro-. )


- HEPATOMEGALİ ile/||/<> SPLENOMEGALİ

( Karaciğerin olağandışı büyümesi. İLE/||/<> Dalağın olağandışı büyümesi. )


- HEPİMİZİN "HAYATLARI" değil HAYATI


- HEPİMİZ(İN) ile HERKES(İN)


- HEPSİ "HARİKALAR/ŞAHANELER" değil HEPSİ HARİKA/ŞAHANE


- HEPSİ "YERLERİNE" OTURUYOR değil HEPSİ YERİNE OTURUYOR


- HEPTADÉCCANE[Fr.] / HEPTADEKAN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPTADEKAN


- HEPTANE[İng.] / HEPTANE[Fr.] / HEPTAN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPTAN


- HER ANLAM/DA ile/ve/değil/||/<>/< HER ALAN/DA


- HER BİRİSİNE değil HER BİRİNE


- HER ELİNİ SIKAN İLE ... ile/ve/<> HER CANINI SIKAN İLE ...

( Dost olma! İLE/VE/<> Düşman olma! )


- HER İKİ" DİSİPLİN/SİSTEM DE ... değil İKİ DİSİPLİN/SİSTEM DE ...


- HER İŞE KARIŞMAK =/<> HİÇBİR İŞ YAPMAMAK


- HER KAVRAM ve/<> HER KAHRAMAN(/KİŞİ)


- HER NE KADAR ŞÖYLE OLMASINA KARŞIN/RAĞMEN değil HER NE KADAR ŞÖYLE OLSA DA ya da ŞÖYLE OLMASINA KARŞIN


- HER NE OLURSA ve/||/<> DİLİM/İZ DURURSA

( Bana, benden olur. VE/||/<> Başım barış/selâmet bulur. )


- HER ŞERDE, BİR HAYIR VARDIR" değil HER ZAHMETTE, BİR RAHMET VARDIR


- HER ŞEY ile HERŞEY('İ)

( Her şey, her şeyle ilişkili olduğu için hiçbir şeyi, sadece ve tek başına "her şey" olarak düşünemez ve dillendiremezsin. )

( Her şey, biraraya getirilmiş parçalar anlamını taşır. )

( EVERY THING vs. EVERYTHING
Everything implies a collection of particulars. )


- HER "SORUNLARINI" (ÇÖZMEK) değil HER SORUNUNU (ÇÖZMEK)


- HER YER(İ)(NDE) ile/ve HİÇBİR YER(İ)(NDE)

( EVERYWHERE vs./and NOWHERE | NOT ANYWHERE )


- HER ZAMAN ile "HER ZAMAN"I

( Genelin içinde düşünülen zaman. İLE Özelliği/farkı olan üzerine düşünülen "ZAMAN"ı. )

( EACH TIME vs. EVERYTIME )


- HER ... ile/değil HİÇBİR ...


- HERA ile/ve/||/<> ATHENA ile/ve/||/<> AFRODİT


- HERAKLEITOS AÇMAZI ile/ve/||/<> ÇOKLUK AÇMAZI ile/ve/||/<> THESEUS AÇMAZI


- HERBAL[İng.] değil/yerine/= OTSU BİTKİ


- HERC Ü MERC değil/yerine/= ALTÜST, KARMAKARIŞIK, ALLAK BULLAK, DARMADAĞINIK


- HERCAİ MENEKŞE ile YABANİ HERCAİ MENEKŞE

( PANSY vs. WILD PANSY )

( VIOLA TRICOLOR HORTENSIS cum VIOLA TRICOLOR )


- HERCÂÎ[Fars.] değil/yerine/= YELTEK/GELGEÇ

( İsteğinde kararlı olmayan ya da konudan konuya geçiveren. | Aşkta, değişken, vefâsız. )


- HERCAİ/LİK ile HERCAİCE ile HERCAİ MENEKŞE


- HERDER ve/||/<>/> GOETHE ve/||/<>/> SCHILLER

( 25 Ağustos 1744 - 18 Aralık 1803 VE/||/<>/> 28 Ağustos 1749 - 22 Mart 1832 VE/||/<>/> 10 Kasım 1759 - 09 Mayıs 1805 )


- HERE :/yerine BURADA


- HEREKE ile/ve KAYSERİ ile/ve BÜNYAN ile/ve YAHYALI ile/ve TAŞPINAR ile/ve SİVAS ile/ve KARS ile/ve BERGAMA ile/ve LADİK ile/ve MİLAS ile/ve ISPARTA


- HEREKE ile/ve SİVAS


- HERETİZM ile ATEİZM ile PANTEİZM


- [ne yazık ki]
HERHANGİ BİR YERDEKİ ADÂLETSİZLİK ile/değil/yerine/></> HER YERDEKİ ADÂLET

( Tehdit. İLE/DEĞİL/YERİNE/> Düzen. )

( Herhangi bir yerdeki adâletsizlik, adâleti tehdit eder her yerde. )

( Injustice anywhere is a threat to justice everywhere. )


- HERITAGE and LEGACY


- HERKES BİLİRLERDİ değil HERKES BİLİRDİ


- HERKES, "HER ŞEYİN FARKINDA"
ile/değil/||/<>/<
"HİÇKİMSE, HİÇBİR ŞEYİN FARKINDA DEĞİL" DEĞİL


- HERKES, KENDİ İŞİNE BAKSIN! değil HERKES, KENDİ İÇİNE BAKSIN!


- HERKES YAPAMAZ ile/ve/değil HERKES, HER ZAMAN (KOLAY KOLAY) YAPAMAZ


- HERKES YAPIYORSA BIRAK YAPSINLAR | KİMSE YAPAMIYORSA BEN NASIL YAPAYIM ile/değil/yerine/>< HERKES YAPIYORSA BEN DE YAPABİLMELİYİM | KİMSE YAPAMIYORSA BEN YAPAYIM


- HERKES ile BİRÇOK

( EVERYBODY vs. MANY )


- HERKES ile/değil/yerine ÇOĞUNLUK


- HERKES ile/ve/değil/yerine HAZIR OLAN HERKES

( [not] EVERYBODY vs./and/but EVERYBODY WHO ARE READY
EVERYBODY WHO ARE READY instead of EVERYBODY )


- HERKES ile HEPİMİZ

( EVERYBODY vs. ALL OF US )


- HERKES(") ile/değil/||/<> HER BİR KİŞİ


- HERKES ile/ve/değil/||/<>/< HER BİREY


- HERKES ile/ve/değil/||/<> HERHANGİ BİRİ


- HERKES ile HERKES ÖYLE ile HERKES HANGİ

( EVERYONE vs. EVERYONE THAT vs. EVERYONE WHICH )

( هرکه ile هر کس ile همگان ile هر شخص ile هرآنکه )

( NPARKEH ile NPAR KES ile CPEHMGAN ile NPAR SHKHS ile NPARANKEH )


- HERKES ile "HERKES"İ

( Genelin içinde düşünülen kişiler. İLE Özelliği/farkı olan üzerine düşünülen "KİŞİ"yi. )

( EVERYBODY vs. "EVERYBODY" )


- HERKES ile MİLLET

( EVERYBODY vs. PEOPLE )


- HERKES ile ORTAK DİLDE HERKES ile AYRIMSIZ HERKES


- HERKESE YETİŞMEYE ÇALIŞMAK ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> KENDİNE GEÇ KALMAK


- HERKESE ...'YA DİKKAT ETMESİNİ TAVSİYE EDİYORUM değil HERKESİ ...'YA DİKKAT ETMESİ İÇİN UYARIYORUM


- HERKESİN:
"BEYNİ" değil ZİHNİ
:FARKLI ÇALIŞIR


- HERKEZ değil HERKES


- HERMANN-MAUGUIN-SYMBOL[Alm.] ile/değil/yerine/= HERMANN-MAUGUİN SİMGESİ


- HERMES ADAK YERİ :

( Hermaion (Rumelihisarı) antik çağda kutsal sayılan yerlerden biriydi. Nedeni ise burada Hermes adak yerinin bulunmasıydı. )


- HERMES ile HERMES

( MISIR - BÂBİL - İRAN / İSLÂM'DA[İDRİS] ile YUNAN )

( TOTH ile HERMES TRIMEGISTES )


- HERMES = İDRİS(Terzi) = ERMİŞ(Anadolu Türkçe'si) = HİRAMUS = HERMESE = HERMESÜ'L-HİRAMİSE(Araplarca) = THOT(Mısır'da) = HERMİS

( )


- HERMETİK EĞİTİM -ile

( 1. Gövde Eğitimi.
2. Hayvansal Ruh Eğitimi.
3. İnsani Ruh Eğitimi. )


- HERMETİK ÖĞRETİ ile HERMES


- HERMİTİAN İLE UNİTER İLE NORMAL ile/||/<> ÖZEL MATRİSLER

( Karmaşık matrislerin özel sınıfları. )

( Formül: A† = (A*)^T )


- HERNİ/HERNIA[İng.] değil/yerine/= FITIK


- HER ŞEY İLE HER ŞEY ile/ve HER ŞEY İLE BİR ŞEY

( EVERYTHING WITH EVERYTHING vs./and EVERYTHING WITH A THING )


- HERŞEY ve CESÂRET


- HERŞEY ile/ve/değil/yerine ÇOK ŞEY


- HERŞEY ile/ve GÜVENİLİRLİK

( Masum ve basit olana güvenme cesâretine pek az kişi sahiptir. )

( EVERYTHING vs./and RELIABILITY
Very few are those who have the courage to trust the innocent and the simple. )


- HER ŞEY ilefakat HERKES/TE

( Olabilir. İLE/FAKAT Olamaz. )


- HER ŞEY ile/ve HER ŞEYE HER ŞEYİ SÖYLEYEBİLMEK

( HER SÖYLEDİĞİN DOĞRU OLMALI HER DOĞRUYU SÖYLEMEK DOĞRU DEĞİLDİR HER SÖYLEDİĞİN HAKK OLMALI HER HAKK'I SÖYLEMEK HAKKIN DEĞİLDİR )


- HER ŞEY ile HER ŞEY('İ)

( EVERYTHING vs. EVERYTHING )


- HER ŞEY ile HİÇBİR ŞEY

( Zamanla telâfi edilebilir. İLE Geçip giden zaman, hiçbir şeyle telâfi edilemez. )


- HER ŞER'DE/ŞEYDE, BİR HAYIR VARDIR ile/değil HER ŞER'DE/ŞEYDE, BİR OLABİLİR/ARAMAK GEREK


- HERŞEYİ İÇİNE ALAN ile/ve HERŞEYİN İÇİNDE OLAN

( INCLUDES EVERYTHING vs./and IN EVERYTHING )


- HERŞEYİ KAPSAYICI/LIK ile/ve/değil/<> HİÇBİR ŞEYE İNDİRGENEMEZ/LİK


- HERŞEYİ YAZMAK ile/ve/değil/yerine YAZILABİLDİĞİ KADAR/INI YAZMAK


- HERŞEYİN ANLAMINI ÇÖZMEK ve/=/||/<>/> HİÇBİR ŞEYİN ANLAMININ, (PEK DE FAZLA) OLMADIĞINI ANLAMAK


- Herşeyin (düzgün/yolunda) yürümesini istiyorsan SUS!!!


- HERŞEYİN KURAMI[THE THEORY OF EVERYTHING] ve/<> I ORIGINS

( Stephen Hawking'in yaşam öyküsü ve "Zamanın Kısa Tarihi" kitabı üzerine... VE/<> Gözün ve doğanın sınırsızlıkları, bilim ve bilin(e)meyen alanların/durumların ilişkisi ve/ya da birlikteliği üzerine önemli iki film. )


- HERTZ ANTENNA[İng.] / ANTENNE D'HERTZ[Fr.] / HERTZSCHE ANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZ ANTENİ


- HERTZSCHE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZ DALGALARI


- HERTZ EFFECT[İng.] / EFFET HERTZ[Fr.] / HERTZ-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZ ETKİSİ


- ... HESABI (İLE) ile/değil ... HASEBİ (İLE)


- HESABI:
"YIKMAK" ile/ve/değil/yerine "YÜKLEMEK"


- HESABINI GÜDMEK/YAPMAK ile/<> DAVASINI GÜDMEK/YAPMAK


- HESABINI SORMAK ile HESABI TAKİP ETMEK


- HESABINI TUTMAK ile HESABINI YAPMAK


- HESABINI YAPMAK ile/ve HESABINI TUTMAK


- HESAP EDİLME/HESAPLANMA değil/yerine/= SAYIŞILMA


- HESAP-KİTAP (YAPMAK, ORTADA)


- HESAP SAHİBİ değil/yerine/= SAYANAK İYESİ


- HESAP SORMAK ile/değil/yerine ANLAMAK ÜZERE SORU SORMAK


- HESAP SORMAK ile/değil/yerine ÇÖZÜM/KATKI SUNMAK


- HESAP SORMAK ile/değil/yerine ÖRNEK OLMAK


- HESAP SORMAK ile/değil/yerine UYARMAK


- HESAP ile/ve GÖZLEM

( TO THINK vs./and OBSERVATION )


- HESAPLAMA ile PARAKETE HESABI

( Gemilerin gittiği yön ve yaptığı hıza göre, bulunduğu yerin tahmini olarak hesaplanması. )


- HESAPLANABİLİR ile HESAPLAMA ile HESAPLAMA ile BİLGİSAYAR ile BİLGİSAYAR MUHASEBECİSİ ile BİLGİSAYAR DESTEKLİ ile BİLGİSAYAR MİMARI ile BİLGİSAYAR MİMARİSİ ile BİLGİSAYAR DESTEKLİ ile BİLGİSAYAR MERKEZİ ile BİLGİSAYAR MERKEZİ MÜDÜRÜ ile BİLGİSAYAR MÜHENDİSİ ile BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ ile BİLGİSAYAR ENDÜSTRİSİ ile BİLGİSAYAR DİLİ ile BİLGİSAYAR ÜRETİCİSİ ile BİLGİSAYAR AĞI ile BİLGİSAYAR ODAKLI ile BİLGİSAYAR PROGRAMI ile BİLGİSAYAR SATICISI ile BİLGİSAYAR BİLİMİ ile BİLGİSAYAR SİMÜLASYONU ile BİLGİSAYAR SİSTEMİ ile BİLGİSAYAR ZAMANI ile BİLGİSAYAR SÖZCÜĞÜ ile BİLGİSAYARLAŞMA ile BİLGİSAYARLAŞTIRMAK ile BİLGİSAYARLI

( COMPUTABLE vs. COMPUTATION vs. COMPUTE vs. COMPUTER vs. COMPUTER ACCOUNTANT vs. COMPUTER AIDED vs. COMPUTER ARCHITECT vs. COMPUTER ARCHITECTURE vs. COMPUTER ASSISTED vs. COMPUTER CENTER vs. COMPUTER CENTER MANAGER vs. COMPUTER ENGINEER vs. COMPUTER ENGINEERING vs. COMPUTER INDUSTRY vs. COMPUTER LANGUAGE vs. COMPUTER MANUFACTURER vs. COMPUTER NETWORK vs. COMPUTER ORIENTED vs. COMPUTER PROGRAM vs. COMPUTER SALESMAN vs. COMPUTER SCIENCE vs. COMPUTER SIMULATION vs. COMPUTER SYSTEM vs. COMPUTER TIME vs. COMPUTER WORD vs. COMPUTERIZATION vs. COMPUTERIZE vs. COMPUTERIZED )

( محاسبه پذير ile شمارش ile محاسبه کردن ile رايانه ile کامپيوتر ile حسابگر ile بکمک کامپيوتر ile معمار کامپيوتر ile معماري کامپيوتر ile مرکز کامپيوتر ile مدير مرکز کامپيوتر ile مهندس کامپيوتر ile مهندسي کامپيوتر ile صنعت کامپيوتر ile زبان کامپيوتري ile سازنده کامپيوتر ile شبکه کامپيوتري ile کامپيوتر گرا ile برنامه کامپيوتري ile فروشنده کامپيوتر ile علوم کامپيوتر ile علم کامپيوتر ile شبيه سازي ile سيستم کامپيوتري ile وقت کامپيوتر ile کلمه کامپيوتري ile کامپيوتري شدن ile کامپيوتري کردن ile کامپيوتري ile کامپيوتري شده )

( MOHASBEH PAZYR ile SHMARSH ile MOHASBEH KARDAN ile RAYANEH ile KAMPYVOTER ile HASABGAR ile BOKMAK KAMPYVOTER ile MEMAR KAMPYVOTER ile MEMARY KAMPYVOTER ile MARKZ KAMPYVOTER ile MADYR MARKZ KAMPYVOTER ile MANPANDES KAMPYVOTER ile MANPANDESY KAMPYVOTER ile SANAT KAMPYVOTER ile ZABAN KAMPYVOTERY ile SAZANDEH KAMPYVOTER ile SHABKEH KAMPYVOTERY ile KAMPYVOTER GERA ile BARNAMEH KAMPYVOTERY ile FOROSHANDEH KAMPYVOTER ile ALUM KAMPYVOTER ile ALAM KAMPYVOTER ile SHABYYEH SAZY ile SYSETAM KAMPYVOTERY ile VAGHT KAMPYVOTER ile KOLMEH KAMPYVOTERY ile KAMPYVOTERY SHODAN ile KAMPYVOTERY KARDAN ile KAMPYVOTERY ile KAMPYVOTERY SHODEH )


- HESAPLAŞMAYI:
KENDİNLE YAPMAK ile/ve KENDİNE YAPMAK

( TO GET EVEN WITH: YOUR SELF vs./and TO YOUR SELF )


- HESS'S LAW[İng.] / LOI DE HESS[Fr.] / HESSSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HESS YASASI


- HETERO ATOM[İng.] / HÉTÉROATOM[Fr.] / HETEROATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= HETERO ATOM


- HETERO NÜKLEROPROTEİN PARÇACIKLARI (HNRNP)[İng. HNRNP] ile/||/<> HETEROBLASTİ[İng. HETEROBLASTY] ile/||/<> HETERODONT ile/||/<> HETEROKRONİ[İng. HETEROCHRONY] ile/||/<> HETEROTALİK[İng. HETEROTHALLIC] ile/||/<> HETEROTAŞİ[İng. HETEROTACHY] ile/||/<> HETEROZİGOTLUK[İng. HETEROZYGOSITY]

( Çekirdekteki kalıp DNA’dan hemen sentezlenen RNA ürünü. (DNA benzeri RNA ya da dRNA da denir) Bu RNA türü çok kısa bir yarı-ömre sahip olmakla beraber, oldukça heterojenik ve büyüktür. hnRNA’lar çekirdekten ayrılmadan önce mRNA sentezlemek üzere işlemden geçer. @@ Birbirine benzemeyen gözelerden meydana gelme. @@ Çeşitli amaçlar için farklılaşmış değişik biçimli dişlere sahip olan. @@ Canlıların embriyonik safhadan erişkin safhaya geçiş süreçlerinde diğer (yakın) türlerden canlılara göre zamansal farklılıklar yaşanması. Evrim ağacı silsilesinde bazı anatomik özellikler atalara (veya karşılaştırma yapılabilecek yakın akraba diğer çağdaş türlere) göre daha erken ya da daha geç ortaya çıkabilir, daha hızlı ya da daha yavaş gelişebilir; gelişmesini daha erken ya da daha geç bitirebilir. Bu tür değişimlerin geneline heterokroni denir. Canlıların vücutlarındaki oranlar başta olmak üzere, dik ya da dört ayak üstünde yürümesi gibi pek çok özgün özelliği etkiledikleri düşünülmektedir. @@ Yalnızca başka bir çeşit çiftleşme/uyum tipiyle üreyen bir canlıyla eşeyli üreyebilen organizmalardır. @@ Bir genin belirli bir bölgesine özgü evrimleşme hızının, zaman içindeki değişimleri. İşlevsel çeşitlilik doğurabilen ya da nötral mutasyonların hızlarının evrimleşme süreci. "Heterotaşik pozisyonların işlevsel değişimle bağlantılı olması beklendiği için heterotaşi genellikle işlevsel çeşitliliğin bir göstergesi olarak belirtilir." @@ Diploit bir organizmanın tek bir lokusunda iki farklı allel bulunması durumu. Anne ve babadan farklı alleller gelmesinin bir sonucudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HETERO ile/||/<> ALKALOİD ile/||/<> DENGELEYİCİ POLİMORFİZM[İng. BALANCED POLYMORPHISM] ile/||/<> DENGELİ ÇOKBİÇİMLİLİK[İng. BALANCED POLYMORPHISM] ile/||/<> DİHİBRİT[İng. DIHYBRIT] ile/||/<> DİHİBRİT ÇAPRAZLAMA[İng. DIHYBRID CROSS]

( Yunanca "diğer" anlamına gelen ön ek. @@ Azot ve heterosiklik halka içeren, çoğunlukla fizyolojik olarak aktif ve alkali olan ikincil metabolitlerdir. Bağımlılık yapabilme özellikleri bulunmaktadır. @@ Heterozigotun seçici avantajı nedeniyle popülasyonda iki ya da daha fazla alalelin korunması. @@ Heterozigot avantajı sayesinde bir özellik için olan 2 ya da daha fazla alelin sabit bir frekansa sahip olması. @@ Her iki gen bakımından heterozigot olan birey. Dihibrit bireylerin elde edilebilmesi için her iki karakter bakımından aynı alele sahip olan homozigot baskın ve homozigot çekinik iki birey kendi aralarında çaprazlanır. @@ Her iki gen bakımından heterozigot olan bireylerin kendi aralarında çaprazlanması. Dihibrit çaprazlama fikri, Gregor Mendel tarafından bezelye bitkilerinin gözlemlenmesi sırasında ortaya çıkmıştır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HETERO-[İng.] / HÉTÉRO-[Fr.] / HETERO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HETERO-


- HETEROATOM ile KARBON İSKELE

( Karbon dışındaki atomları içeren bileşik. İLE Sadece karbon ve hidrojen atomlarından oluşan iskelet. )


- HETEROGREFT/HETEROGRAFT[İng.] değil/yerine/= AYRI TÜR YAMASI


- FLUIDE HÉTÉROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= HETEROJEN AKIŞKAN


- HETEROJEN FENTON ile/||/<> HOMOJEN FENTON

( Heterojen Fenton demir katalizi katı fazda olurken İLE homojen Fenton çözelti fazında demir iyonu kullanır )

( Formül: Fe³⁺/Fe²⁺ + H₂O₂ )


- HETEROGENEOUS SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= HETEROJEN SİSTEM


- HETEROSİKLİK KİMYA ile/||/<> AROMATİK KİMYA / KARBOHİDRAT KİMYASI

( Heterosiklik bileşiklerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Aromatik bileşiklerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )


- HETEROSIS / HYBRID VIGOR[İng.] değil/yerine/= GÜÇLÜ HİBRİD

( Daha az güçlü homozigot ebeveynlerden oluşan heterozigot dölün alışılmışın dışında bir gelişim, güç gösterip, daha sağlıklı olması.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HEVÂ[Ar.] ile ŞEHVET[Ar.]


- HEVENK[< Fars.] -ile

( Bir ipe geçirilmiş ya da birbirine bağlanmış, yaş yemiş ya da sebze bağı. )


- HEVES değil/yerine/= KÖSEME


- HEVESKÂR ile TALEBE

( İsteme[/eğilimli]. İLE Gayret eden, İsteyen[talep eden]. )


- HEVESLİ ile KESKİN GÖRÜŞLÜ ile KESKİNLİK

( KEEN vs. KEEN SIGHTED vs. KEENNESS )

( تيز ile ژرف بين ile تيزي )

( تيز ile ZHERF BEYNE ile تيزي )


- HEXOSE[İng.] değil/yerine/= HEKSOZ

( Altı karbonlu monosakkarit.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HEY! KEL! ile/değil HEYKEL


- HEYBE[Ar. < AYBE] ile HEYBET[Ar.]

( Omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim ya da halıdan yapılmış iki gözlü torba. | Omuza geçirilebilen tek gözlü bir çanta türü. | Eril üreme örgeni.[Güney İkizdere -Rize'de] İLE Korku ve saygı uyandıran görünüş. )


- HEYBE ile HEYBET ile HEYBECİ/LİK ile HEYBETLİ/LİK ile HEYBETLİCE


- HEYBE[Ar. < AYBE] değil/yerine/= MANÇUK/ÇUG[dvnlgttrk]


- HEYBE[Ar. < AYBE] ile/||/<>/> ARTMAK

( Omuzda taşınan, içine öteberi koymaya yarayan, kilim ya da halıdan yapılmış iki gözlü torba. | Omuzda/sırtta taşınabilen tek gözlü bir çanta türü. İLE/||/<>/> Büyük heybe. )


- HEYBET[Ar.] ile CELÂLET[Ar.]


- HEYBET >< ÜNS


- HEYECAN ile/ve ENERJİ

( EXCITEMENT vs./and ENERGY )


- HEYECANLAN(M)IYORUM ile/ve/değil/yerine/<> HEYECANI(MI) İÇİMDE TAŞIYORUM/TUTUYORUM


- HEYECANLI ile HEYECANLANDIRMAK ile HEYECANLI ile HEYECANLANMAK ile HEYECAN VERİCİ

( EXCITABLE vs. EXCITE vs. EXCITED vs. EXCITEMENT vs. EXCITING )

( قابل تهييج ile برانگيختني ile تهييج شدن ile تهييج کردن ile هيجان داشتن ile برانگيختن ile بهيجان در آوردن ile بهيجان آوردن ile به هيجان آوردن ile بههيجان آوردن ile دستپاچه کردن ile هيجاني ile تهييج ile جنب و جوش ile هيجان ile باهيجان ile هيجان آور ile پر هيجان )

( GHABEL TAHYYJ ile BARANGYKHTANY ile TAHYYJ SHODAN ile TAHYYJ KARDAN ile YEHYJAN DASHTAN ile BARANGYKHTAN ile BAHYJAN DAR AVARDAN ile BAHYJAN AVARDAN ile BAH YEHYJAN AVARDAN ile BACPEHEHYJAN AVARDAN ile DASTAPACHEH KARDAN ile YEHYJANY ile TAHYYJ ile JONAB VE JOOSH ile YEHYJAN ile باهيجان ile YEHYJAN AVAR ile PAR YEHYJAN )


- HEY'ET:
HEYULA ve/ SÛRET-İ CİSMİYE ve/ SÛRET-İ NEV'İYE ve/ ŞEKİL/BİÇİM ve/ SÛRET-İ VEHMİYE


- HEYET ile HEYET RAPORU


- HEYET-İ ÂYÂN ile/ve/||/<> HEYET-İ MEBÛSAN


- HEYHEYLENMEK ile HEYHEY


- HEYKEL[Ar.] değil/yerine/= ANIT/YAPIT/YONTU

( STATUE vs. MONUMENT )


- HEYKEL ile KOLOSAL

( ... İLE Büyük boyutlu ve masif mimari ögeleri ve heykelleri niteler. )


- HEYKEL ile/ve/değil MOZOLE[Fr. < Yun.]


- HEYKEL ile PIETA

( ... İLE Kucağında, ölü İsa Mesih'i tutan Meryem Ana heykeli. )


- HEYKEL ile/ve TORS

( ... İLE/VE Gövde heykeli. )


- HEYKELLEŞTİRMEK ile HEYKEL ile HEYKELCİ/LİK ile HEYKELLİ ile HEYKELCİ KALEMİ


- HEYÛLA ve/<> SÛRET ve/<> ŞEKİL ve/<> NİTELİK


- HF İLE DFT İLE COUPLED CLUSTER İLE CI ile/||/<> AB İNİTİO YÖNTEMLERİ

( Elektronik yapı hesaplama kuramları. )

( Formül: E = <Ψ|H|Ψ>/<Ψ|Ψ> )


- HI/HEALTH INFORMATICS[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLİŞİMİ


- HİBÂ[Ar.] ile HİBÂ[Ar. çoğ. AHBİYE]

( Vergi. | Bahşiş. | Bayana kocasından kalan hisse. İLE Keçeden ya da abadan yapılmış göçebe çadırı, oba. )


- HİBE[Ar.] ile HEDİYE[Ar.]


- HİBERNASYON/HIBERNATION[İng.] değil/yerine/= KIŞ UYKUSU


- HİBRİT[İng. HYBRID] ile/||/<> ÇAPRAZLAMA[İng. CROSS] ile/||/<> KUASİDOMİNANS[İng. KASIDOMINANS] ile/||/<> SOUTHERN BLOT ile/||/<> YARIBASKINLIK[İng. SEMI-DOMINANCE]

( Farklı tür, cins ya da ailelerden olan ebeveynlerin çiftleşerek oluşturdukları yavru. Doğal ya da yapay yollarla oluşabilirler. Ebeveynlerin genetik farklılıklarına bağlı olarak yavrunun hayatta kalıp üreme ihtimali değişiklik gösterebilir. Hibrit canlılar genetik çeşitlilik sağlamaları sebebiyle evrimde hayati bir rol oynarlar. "Melez" olarak da bilinirler. @@ Eşeyli üreyen canlılarda oluşan gametlerin birbirleri ile birleşmesi olayı. Bu olayla beraber döllenme gerçekleşir ve yeni bir yavru birey oluşur. Çaprazlama doğal ya da yapay yollarla yapılabilir. Hibrit oluşumu için kullanılabilir. Kontrol çaprazlaması, monohibrit çaprazlama ve polihibrit çaprazlama gibi farklı yöntemleri vardır. Mendel genetiğinde sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. @@ Nesiller boyunca akrabalar arası çiftleşme (hibritleşme) sonucunda, popülasyondaki çekinik bir alelin, baskınmış gibi ortaya çıkması. @@ DNA parçalarının elektroforez sayesinde ayrılması, nitroselüloz/naylon bir membrana taşınması, biyokimyasal ya da radyoaktif biçimde etiketlenen bir DNA probu ile istenen dizinin hibritleştirilmesi ve otoradyografi teknikleriyle görselleştirilmesini içerek tekniktir. Teknik, spesifik bir sırayı içeren DNA parçaları belirlemekte kullanılır. @@ Nesiller boyunca akrabalar arası çiftleşme (hibritleşme) sonucunda, popülasyondaki çekinik bir alelin, baskınmış gibi ortaya çıkmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HİBRİT TOHUM ile/||/<> AÇIK TOZLAŞAN TOHUM

( Hibrit F1 melezi verimli, açık tozlaşan kendi tohumunu üretir )

( Formül: F1 hibrit vigor )


- HİBRİTLEŞMEK ile HİBRİT


- HİÇ ÖNEMİ YOK ile/değil ÖNEMLİ DEĞİL


- HİÇ SEVMEM ile/değil/yerine PEK SEVMEM


- HİÇ VAR OLMAMAK değil/yerine "TELEF OLMAK"


- HİÇ YOKTAN ... değil HİÇ, YOKTAN, ...(HİÇ, YOKTAN İYİDİR)


- HİÇ ile HİÇKİMSE ile HİÇ YOKTAN


- HİCÂB[Ar.] ile KİTMÂN[Ar.] ile İHFÂ'[Ar.] ile SETR[Ar.]


- HİCÂC[Ar.] ile HİCÂC[Ar. < HÜCCET]

( Gözün ikinci tabakası. İLE Kanıtlar/deliller, hüccetler, vesikalar, senetler. )


- HİCAP[Ar.] ile/ve/||/<> HÂCİP[Ar.]

( [örtülmesi gerekeni ...]
Örtmek. İLE/VE/||/<> Örten. )


- HİÇBİR ŞEY


- HİÇBİR ŞEY HAKKINDA KONUŞMAMAK ile/ve/= HERŞEY HAKKINDA KONUŞUYOR OLMAK

( Bir metafizikçi olmak, hiçbir şey hakkında konuşmamak demektir. )


- HİÇBİR ŞEY ile HİÇBİR ŞEY('İ)

( RIEN )

( NOTHING vs. NOTHING )


- HİÇBİR ŞEYE SAHİP OLMAMAK değil HİÇBİR ŞEYİN, BİZE SAHİP OLMAMASI


- HİÇBİR YERDE/LİK ile/ve/değil YOK/LUK


- HİÇBİR ZAMAN değil/yerine/= YOK KEZ


- HİÇBİR ile HİÇBİRİ


- HİÇÇİ/LİK ile/ve/||/<>/> ALAYCI/LIK/MÜSTEHZİ


- HİÇGÖRÜ ile/değil/yerine/></> İÇGÖRÜ


- HİÇKİMSE ile/ve HERKES

( Kimse beni sevmek zorunda değil fakat ben herkesi sevmek durumundayım. )

( Herkes, er ya da geç, bazı düşünce ve tutumlarından dönüş yapar. )


- HİÇKİMSEYLE KONUŞ(A)MAYACAĞIN/PAYLAŞ(A)MAYACAĞIN DÜŞÜNCELER/SÖZLER[KONULAR, OLAYLAR, OLGULAR, KAVRAMLAR] ile/ve/<> KENDİNİN (BİLE) DÜŞÜNMEK İSTEMEYECEĞİN DÜŞÜNCELER/SÖZLER[KONULAR, OLAYLAR, OLGULAR, KAVRAMLAR]


- HİÇLİK = ADEM = NON-BEING[İng.] = NÉANT[Fr.] = NICHTS[Alm.] = NON ENS[Lat.]


- HİÇLİK ile/değil BİLİNMEYEN


- HİÇLİK ile/ve/<>/değil/yerine BOŞLUK


- HİÇLİK ile/ve/=/<>/değil/yerine/hem de/ya da/belki BÜTÜNLÜK

( [not] NOTHINGNESS vs./and/=/<>/but/maybe/also/or INTEGRITY
INTEGRITY instead of NOTHINGNESS )


- HİÇ/LİK ile/ve/değil/<> DEĞERSİZ/LİK

( NOTHINGNESS vs./and WORTHLESS/NESS )


- HİÇ/LİK ile/ve MUTLAK/LIK

( NOTHING/NESS vs./and ABSOLUTE/NESS )


- HİÇ/LİK ile YOK/LUK

( SHUNYA/NADA ile ... )

( Y EN EL MONTE NADA: ve hiçlik dağının üzerinde )

( Hiç, hiçbir bilim dalının konusu değildir. )

( NOTHING(NESS) vs. NON-BEING )


- HİÇ/LİK ile/ve YOK/LUK

( Kendinizi alabildiğine çıplaklık, alabildiğine hiçlik içinde hazır tutun. )

( NOTHING/NESS vs./and NON-BEING
Just keep yourself ready in utter nakedness and nothingness. )


- HİCR[Ar.] ile/ve/||/<> ZEVC/E[Ar.] ile/ve/||/<> İMRÂ/TE[Ar. < MER']

( BA'LE: Zevce, eşi/karısı. )


- HİCRÂN değil/yerine/= AYRILIK [bkz. FIRAK, FÜRKAT, İFTİRÂK] | UNUTULMAZ ACI, KEDER, İÇ ACISI


- HİCRÂN ile/ve/<> FİRÂK


- HİCRAN ile HÜSRAN

( Ayrılık. İLE Beklenene erişememekten doğan üzüntü, batkı. )


- HİCRET[Ar. < HECR] değil/yerine/= GÖÇ

( Göç. | Hz. Peygamber'in, Mekke'den, Medine'ye göç etmesi.[İslâm tarihinin/takviminin başı][Hicret-i Nebeviye] )


- HİCRÎ TAKVİM ile/ve MÎLÂDÎ TAKVİM(EFRENCÎ/GREGORYEN TAKVİM) ile/ve MUSEVÎ TAKVİMİ

( Güneş yılına göre ayarlanmış olan Musevî takvimi. M.S. 2000=5761 )

( İslâm'ın takvimi olmaz, takvim müslümanlarındır, kullanım(ı) içindir. )

( 103 ile/ve 100 ile/ve ... )

( 309 ile/ve 300 )

( Takvimin başlangıç noktası, Hz. Muhammed'in 622 yılındaki Mekke'den Medine'ye hicretidir. Hicrî takvimde bir ay yılı 354 gündür. 29 ve 30 gün çeken 12 aydan oluşur. Hicrî(H) 300=Mîlâdî(M)(M.S.) 912-913, H 600=M 1203-1204, H 1000=M 1591-1592, H 1300=M 1822-1823'tür. İLE/VE ( Mîlâd/Nexus, Hz. İsa'nın doğumu ile başlar. [M.Ö.(Mîlât'tan Önce) / B.C.(Before Christ / İsa'dan Önce)] - 0 - [M.S.(Mîlâttan Sonra) / A.D.(Anno Domini)]. Papa XIII. Gregorius tarafından 1582'de düzeltilip, şimdiye kadar kullanılmakta olan ve 1926'dan beri Türkiye'de de kullanılan takvim. )


- HİCRİ ile HİCRİ TARİH ile HİCRİ TAKVİM


- HİCRÎ ile/ve İSKENDERÎ ile/ve MİLÂDÎ ile/ve TÜRKÎ ile/ve FARSÎ/YEZDİGER ile/ve RAKAMLA ile/ve EBCED ile/ve LUĞAZ


- HİDAYET'ÜL HİKME:
MANTIK ve FİZİK ve METAFİZİK


- HİDDET ile HIŞIM/HIŞM


- HİDDET ile/ve ŞİDDET


- HİDDETLENMEK ile HİDDETLENDİRMEK ile HİDDET ile HİDDETLİ/LİK ile HİDDETSİZ/LİK


- HİDDETLİ değil/yerine/= ÖFKELİ/KIZGIN


- HIDEBRAND-FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDEBRAND İŞLEVİ


- HIDİV KASRI ile/ve HIDİV SARAYI

( Abbas Hilmi Paşa Sarayı. [Mimar Delfo Seminati] [1907] İLE/VE Abbas Hilmi Paşa'nın annesi Emine Hanım tarafından yaptırılmıştır. [Şu anda Mısır Konsolosluğu'dur.] )

( Çubuklu'da, Dalgıç Okulu'nun arkasında, koruluğun ortasında ve en yüksek noktasındadır. İLE/VE ... )

( Buharla işleyen bir asansörü vardır. İLE/VE ... )

( HIDİV[Fars.]: Osmanlı döneminde, Kavala'lı Mehmet Ali Paşa'dan sonra Mısır valilerine verilen san. [Abbas Hilmi Paşa, Osmanlı Devleti'nin son valisidir.] )


- HİDRA ile HİDRAT ile HİDRALAR ile HİDRATLI


- HİDRASİT[Fr. < Yun.] ile HİDRAT[Fr. < Yun.]

( Hidrojen ile bir metalsinin, oksijensiz bileşmesinden oluşan asit. İLE Su ile bir cismin verdiği bileşik. )


- HİDRASYON/HYDRATION[İng.] değil/yerine/= SIVIYLA BİRLEŞTİRME, SU EKLEME, SIVI DESTEĞİ


- HYDRATE ISOMERISM[İng.] ile/değil/yerine/= HİDRAT İZOMERİ


- HYDRATE[İng.] / HYDRATE, HYDRATÉ[Fr.] / HYDRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRAT, SULU, HİDRALL


- -HYDRIC[İng.] ile/değil/yerine/= -HİDRİK


- HİDRİT ile/||/<> HİDROKSİT

( Hidrit H⁻ İLE hidroksit OH⁻ içerir )

( Formül: NaH İLE NaOH )


- HİDROFİL değil/yerine/= SU BÖCEĞİ


- HİDROFİL/İK ile HİDROFOBİ ile HİDROFOBİK ile HİDROLİZ ile HİDROTERAPİ ile HİDRÖZ

( Su/nem çeken, su seven. İLE Su korkusu, su çekmezlik. İLE Sudan korkan, su çekmez. İLE Sudan korkan, su çekmez. İLE Suyla yıkım. İLE Su sağaltımı. İLE Sulu. )


- RADIUS DES WASSERSTOFFATOMS[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN ATOMU YARIÇAPI


- HİDROJEN BAĞI ile/ve/||/<> İYONİK BAĞ

( Su molekülleri arasındaki bağ.[Hidrojen atomunun elektronegatif bir atom ile oluşturduğu zayıf bir bağ.] İLE/VE/||/<> Elektron alışverişi ile oluşan bağ.[Pozitif ve negatif iyonlar arasındaki çekim kuvvetine dayanan bir bağ.] )


- WASSERSTOFFENTLADUNGSLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN DEŞARJ LAMBASI


- HİDROJEN EKONOMİSİ ile/||/<> KARBON EKONOMİSİ

( H₂ yakıt hücresi su, karbon CO₂ emisyonu. )

( Formül: H₂ altyapı İLE mevcut )