Altı(6) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 40.502 başlık/FaRk ile birlikte,
40.502 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(95/163)
- MAHFUZ[Ar.]["MAFUZ" değil!] değil/yerine/= SAKLANMIŞ/KORUNMUŞ
( MAHFUZEN: Gözaltında olarak. )
- MAHFUZ değil/yerine/= SAKLI/KORUNUK
- MAHİYE ile MAHİYET
- MAHİYET ile CEVHER
( Mâhiyet + Suret + Ârazlar. İLE/VE Öz. )
( Mâhiyet, taksim edilmez. )
( Mâhiyetten istisna yapılmaz. )
( CONFIGURATION vs./and QUIDITY/ESSENCE )
- MAHİYET ve HAKİKAT ve HÜVİYET(KİMLİK)
( Nedir? VE Mahiyetin dış dünyadaki karşılıkları. VE Kişisel özelliklerle birlikte olan hakikat. )
( Bir kavramın efrâd-ı zihniyesinde olan. VE Bir kavramın efrâd-ı hariciyesinde olan. VE Hakikat mea't-teşahhus. )
( "Anka Kuşu" gibi kavramlarda/örneklerde sadece mahiyet vardır. )
( İnsan/Birey için geçerlidir. )
( Mâhiyet, taksim edilmez. )
( Mâhiyetten istisna yapılmaz. )
- MÂHİYET ile/ve/değil/= VARLIK
( Hiçbir nitelik ve nicelik, mahiyete yüklen(e)mez. )
( [not] QUIDITY/ESSENCE vs./and/but/= EXISTENCE )
- AYRIM:
MAHİYETİ GEREĞİ ile/ve/||/<> SURETİ GEREĞİ
- MÂHİYET'TE VARLIK:
AYNİYET ile/ve GAYRİYET ile/ve CÜZZİYET
- MAHKEME ile MAHKEME ŞEFİ ile ASKERİ MAHKEME ile TEMYİZ MAHKEMESİ ile BANT ile NAZİK ile NEZAKET ile ADLİYE ile NEZAKETLE ile MAHKEME SALONU ile MAHKEMELER ile KUR ile AVLU
( COURT vs. COURT MARSHAL vs. COURT MARTIAL vs. COURT OF APPEALS vs. COURT PLASTER vs. COURTEOUS vs. COURTESY vs. COURTHOUSE vs. COURTLY vs. COURTROOM vs. COURTS vs. COURTSHIP vs. COURTYARD )
( اظهار عشق کردن ile بارگاه ile دادگاه ile ديوانخانه ile دربار ile محاکمه صحرايي کردن ile محاکمه صحرايي ile دادگاه تميز ile دادگاه استان ile مشمع سريشمي ile مبادي آداب ile مردم نوازي ile تربيت ile تواضع ile کاخ دادگستري ile درباري ile اطاق دادگاه ile محاکم ile نظر بازي ile صحن )
( EZEHAR ESH KARDAN ile BARGAH ile DADEGAH ile ديوانخانه ile DARBAR ile MOHAKAMEH SAHRAYY KARDAN ile MOHAKAMEH SAHRAYY ile DADEGAH TAMYZ ile DADEGAH ESTAN ile MOSHAM SARYSHAMY ile MOBADY ADAB ile MARDAM NAVAZY ile TARBYT ile TAVAZE ile KAKH DADGOSTERY ile DARBARY ile OTAGH DADEGAH ile MOHAKAM ile NAZAR BAZY ile SAHN )
- MAHKEMELEŞMEK ile MAHKEME/LİK ile MAHKEMELİ ile MAHKEME KAPISI ile MAHKEME KARARI ile MAHKEME MASRAFI
- MAHKÛK[Ar.] değil/yerine/= KAZILMIŞ
- MAHKÛM ETMEK ile/ve/yerine ELEMEK
- MAHKUM İKİLEMİ ile/ve/||/<> NEWCOMB SORUNU
- MAHKUM ile MAHKUMİYET
( CONVICT vs. CONVICTION )
( جاني ile مجرم ile محکوم ile محکوميت )
( JANY ile MOJRAM ile MOHKOM ile MOHKOMYT )
- MAHKÛM (OLMAK) ile/ve MECBUR (OLMAK)
- MAHKÛM[Ar.] ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< MUHTAÇ[Ar.]
- MAHLAS ile/ve/||/<> TAPŞIRMA
( Şair ya da yazarların kullandığı takma ad. İLE/VE/||/<> Şairin adına son dörtlükte yer vermesi. )
- MAHLEB[Ar. çoğ. MAHÂLİB] ile MAHLEB[Ar.]
( Aslan, kedi, doğan gibi hayvanların çengelli pençeleri. İLE İdris ağacı. | Bal. )
- MAHLEB[Ar.] ile MAHLEB[Ar. çoğ. MAHÂLİB]
( Gülgillerden, 6-10 m. yüksekliğinde bir ağaç. Kokulu kiraz, İdris ağacı. | Bu ağacın, baharat olarak kullanılan, nohut büyüklüğündeki yemişi. | Bal. İLE Aslan, kedi, doğan gibi hayvanların çengelli pençesi. )
( PRUNUS MAHALEB cum ... )
- MAHLÛK[Ar. < HALK] ile MAHLÛK[Ar.]
( Yaratılmış, halk olunmuş. İLE Traş edilmiş baş/yüz. )
- MAHLÛK[Ar.] değil/yerine/= YARATIK
- MAHLÛK/ÂT ile/ve MEVCÛD/ÂT
- MAHLÛL[Ar. < HALL] ile MAHLÛL[Ar.]
( Çözülmüş, dağılmış, hallolunmuş. | Erimiş, eritilmiş, eriyik. | Sahipsiz maaş ya da memurluk. | Mirasçısı bulunmayan ve hükümete kalan miras. İLE Delinmiş, öbür tarafına işlenmiş olan şey. )
- MAHLUL[Ar.] değil/yerine/= ÇÖZÜLMÜŞ/DAĞILMIŞ
- MAHLUL[Ar.] değil/yerine/= HALLOLMUŞ/ÇÖZÜLMÜŞ | ERİYİK
- MAHLUL/SOLÜSYON değil/yerine/= ERİYİK/ÇÖZELTİ
- MAHLUT[Ar.] değil/yerine/= KATIŞIK | KARIŞIM
- MAHLUT ve MÜCERRED ve MUTLAK
( Bİ-ŞARTIN ŞEY ve Bİ-ŞARTIN LÂ ve LÂ Bİ-ŞARTIN ŞEY )
- MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ
( Fatih'te, İskender Paşa Camisi karşısındadır. İLE Nişantaşı, Bayıldım Caddesi'ndedir. İLE Kandilli'dedir. İLE Taksim - İstiklâl Caddesi'nin başındadır. İLE Topkapı Sarayı'nda, 3. bahçedeki Kuşhane Kapısı'nın yanındadır. İLE Tophane Meydanı'nda, Tophane[Nusretiye] Camisi ile Kılıç Ali Paşa Camisi arasındaki meydandadır. )
( 1747'de. [Barok üslûbunda.] İLE 1748'de. İLE 1751'de. İLE 1732'de. İLE 1735'te, Sultan II. Mahmud tarafından. İLE 1732'de, Sultan I. Mahmud emriyle, annesi Saliha Sultan için, Türk Rokoko üslûbunda, Mimar Mehmed Ağa'ya yaptırtılmıştır. [İstanbul'un en yüksek çeşmesidir.][Tophane Çeşmesi olarak da bilinir.] )
- MAHMUD BEY TÜRBESİ ile MAHMUD PAŞA TÜRBESİ
( Üsküdar'da, Aziz Mahmud Hüdai Sokağı başındadır. İLE Bayezıd'ta, Mahmud Paşa Camisi arkasındadır. )
( Sadrazam Kayseri'li Halil Paşa'nın oğlu Mahmud Bey'in türbesidir. [XVII. yy.] İLE Sadrazam Mahmud Paşa [ö. 1474] ve oğlunun türbesidir. )
- MAHMUD II ÇEŞMESİ ile MAHMUD II ÇEŞMESİ ile MAHMUD II ÇEŞMESİ ile MAHMUD II ÇEŞMESİ ile MAHMUD II ÇEŞMESİ
( Emirgan'ın güneyinde, Boyacıköy'de, Fıstıklı Yokuşu'nun başındadır. İLE Emirgan'ın güneyinde, Boyacıköy Polis Merkezi ilerisindeki meydandadır. İLE Çemberlitaş'ta, Emin Sinan Camisi önündedir. İLE Bostancı'da, Bostancıbaşı Köprüsü yakınındadır. İLE İstinye'dedir. )
( 1838'de. İLE 1837'de. İLE 1819'da. İLE XIX. yüzyıl başında. İLE 1834'te. )
- MAHMUD PAŞA CAMİSİ ile MAHMUD ÇAVUŞ CAMİSİ
( Kapalı Çarşı yakınında, Mahmud Paşa semtindedir. İLE Sütlüce'dedir. )
( 1463'te, Sadrazam Mahmud Paşa emriyle, Mimar Atik Sinan'a yaptırtılmıştır. [Türkler'in İstanbul'da yaptırdığı ilk camilerdendir.] İLE 1538'de, Kızlar Ağası Mahmud Ağa tarafından. [Sütlüce Camisi olarak da bilinir.] )
- MAHMÛD[Ar. < HAMD] ile Mahmûd[Ar.] ile Mahmûd (Kaşgarlı)[Ar.]
( Övülmeye değer, hamdolunmuş, senâ edilmiş. | Hz. Peygamber'in adlarından biri. İLE Ebrehe'nin Kâbe'yi yıkmak üzere getirdiği filin adı. İLE Türk bilgini, sözlük yazarı ve edibi. | Dîvân-ü Lügat-it Türk'ün yazarı. )
- MAHMUL değil/yerine/= YÜKLETİLMİŞ/YÜKLÜ/DOLU
- MAHMURLAŞMAK ile MAHMUR/LUK ile MAHMUR ÇİÇEĞİ
- MAHMUT (II) MEYDAN ÇEŞMESİ :
( Boyacıköy Hekim Ata Caddesi ile Boyacıçeşme sokağının birleştiği yerde üst yanı kesme taştan ön cephesi mermer olan büyük bir meydan çeşmesidir (H.1253, M.1837). Tamamen mermer olan çeşmenin denize bakan cephesinde dört sütun bulunmaktadır. Sütunda ikişerli olarak ayana taşının üstündeki kitabe taşını taşımaktadır. Kitabenin üst kısmında ve kornişin üstünde ve ortada bir madalyon yer almaktadır. Madalyon boru, kılıç ve değişik silahlarla donatılmıştır. Madalyonun içinde Sultan Mahmut (II) nin tuğrası bulunmaktadır. Çeşme, Sarıyer Belediye Başkanlığının işbirliği ile Türkan Sabancı tarafından annesi Pakize Civelek ve babası Mehmet Civelek anısına 25 Aralık 1995'te onarılmıştır. Suyun akışı vardır. )
- MAHMUT ÇAVUŞ MESCİDİ :
( İstinye'de ana cadde üzerinde ve İstinye Devlet Hastanesi yakınındadır. Mahmut Çavuş isimli biri tarafından yaptırılan mescit 1974'te onarım gördü. Son kez 2004'te büyük onarım gören mescit 1930' lu yıllarda ilkokul olarak kullanıldı. )
- MAHMUT HAN (II) ÇEŞMESİ :
( Kireçburnu'ndaki İstanbul Vilayet Evinin hemen yanında bulunmaktadır (H.1230, M.1814). Çeşmenin kitabesi ve ayna taşı mermer olup diğer yanları sıva ile örtülmüştür. Çeşmenin onarım sırasında özelliğini kaybettiği düşünülebilir. Üzerinde Mahmut Han (II) nin, kazınarak bozulmuş tuğrası vardır. Çeşmenin suyu yoktur. )
- MAHMUT HAN (II) ÇEŞMESİ :
( Tarabya Parkının içindeki bu çeşme, örnek sütun çeşmelerdendir (H.1247, M.1831). Çeşme dört köşe mermer bir sütun biçimindedir. Sütun yüksekliği üç metreden fazladır. En tepe kısmında oyma bir süs ve dört cephesinde ise kitabesinin birer beyit yer almaktadır. Tarih düşüren son mısra şöyle bitmektedir: Han Mahmûd âba zibâ çeşme bünyâd eyledi". )
- MAHMUT HAN (II) ÇEŞMESİ :
( Boyacıköy'de Hekim Ata Caddesi ile Boyacı Çeşme sokağının birleştiği yerde bulunan bu çeşmenin yüzü mermerle kaplı olup, çeşmeyi Padişah Mahmut (II), sadrazam Hüsrev Mehmet Paşa'ya babası Abdülhamit (I)'in ruhu için yaptırmıştır (H.1254, M.1838). )
- MAHMUT HAN (II) ÇEŞMESİ :
( İstinye'de bulunduğu (H.1250, M.1834) Ata tarihine atfen "İstanbul Çeşmeleri" ve "İstanbul Çeşmeleri ve Sebilleri" kitaplarında bildirilen bu çeşme ile ilgili başkaca herhangi bir bilgi elde edilememiştir. )
- MAHMUZ BİÇİMİNDE PETAL = MİHMÂZ = PÉTALE CALCARIFORME
- MAHMUZ BİÇİMİNDE PETAL = VARAK-İ TÜVEYC-Î MİHMÂZÎ = PÉTALE CALCARIFORME
- MAHMUZ[Ar.] değil/yerine/= ÇIKINTI
( Tavukgillerin ve bazı kuşların ayakları ardında bulunan, boynuz yapısındaki sivri uzantı. | Eski tür savaş gemilerinde, su kesimi altında, ileriye doğru uzanan, karşısındaki gemiyi batırabilen uzantı. | Köprü ayaklarında, basıncı azaltmak için suyun geldiği ve gittiği yanlardaki çıkıntı. )
- MAHMUZLAMAK ile MAHMUZLANMAK ile MAHMUZ ile MAHMUZCU ile MAHMUZLU ile MAHMUZ ÇİÇEĞİ
- MAHPUS[Ar.] değil/yerine/= KAPATILMIŞ
( Kapatılmış, hapsedilmiş. | Bir çeşit tavla oyunu. )
- MAHPUS değil/yerine/= KISINIK
- MAHREC değil/yerine/= PAYDA
- MAHREF[Ar.] ile MA'REF[Ar.]
( Yemiş sepeti. İLE Yüzün, sürekli açık görünen yeri/yerleri. )
- MAHREK[Ar. < HAREKET] ile MAHREK[Ar.]
( [mat.] Hareketli bir noktanın güttüğü yol. | Bir gök nesnesinin hareketinde, ağırlık merkezinin geometri bakımından yeri, yörünge. [Fr. ORBITE] İLE Yakacak yer. )
- MAHREK[Ar.] değil/yerine/= YÖRÜNGE
( Yürüyen bir noktanın izlediği ya da çizdiği yol. | Bir gökcisminin, devinme süresince aldığı yol. )
- MAHREM[Ar. < HARÂM | çoğ. MAHÂRİM] ile MAHREM[Ar.]
( Haram. Şeriatın yasak ettiği şey. | Nikâh düşmeyen, şeriatçe evlenilmesi yasak edilen. | Şeriatçe, kadının kendinden kaçmadığı erkek. | Biriyle çok samimi, içli-dışlı olan. | Gizli olan, herkese söylenilmeyen. | Herkesçe bilinmemesi gereken. | Tanrı'nın sırlarını öğrenmeye başlayan kişi. İLE İki dağ arasındaki yol. )
- MAHREM değil/yerine/= GİZLİ
- MAHREM değil/yerine/= İÇREK, GİZLİ
- MAHREM-İ ESRÂR ile/ve/||/<> MAHREM-İ RÂZ
( Kendine sır söylenilen kimse, sırdaş. İLE/VE/||/<> Kendine sır verilmiş kişi. | Allah'ın sırrıan âşinâ olmayan başlayan kişi, velî. )
- MAHRUM ile MAZLUM
- MAHRUM[Ar.] değil/yerine/= YOKSUN
- MAHRUM/İYET değil/yerine/= YOKSUN/LUK
- MAHRUT[Ar.] değil/yerine/= KONİ
- MAHRÛT ile/||/<> MAHRÛT KÂİM ile/||/<> MAHRÛT MÂİL ile/||/<> MAHRÛT MUDALLA ile/||/<> MAHRÛT NÂKIS
( Koni. İLE/||/<> Dik koni. İLE/||/<> Eğik koni. İLE/||/<> Çokgen koni. İLE/||/<> Kesik koni. )
- MAHRUT ile MAHRUTİ
- MAHŞER[Ar.] ile MAŞER[Ar.]
( Kıyâmet günü dirilenlerin toplanacaklarına inanılan yer. | Büyük kalabalık. İLE İnsan topluluğu, toplum. )
- MAHŞERLEŞMEK ile MAHŞER ile MAHŞERİ ile MAHŞER GÜNÜ ile MAHŞER MİDİLLİSİ
- MAHSUB[Ar. < HİSÂB | çoğ. MAHÂSİB] ile MAHSÛB[Ar.]
( Hesaba katılmış, hesap edilmiş. | Büyük bir zâta mensup kişi. İLE Kızamık çıkarma. )
- MAHSUBEN[Ar.] ile/değil BİNAEN[Ar.]
( Sayılca. İLE/DEĞİL Dayanarak. )
- MAHSÛD[Ar. < HASED] ile MAHSÛD[Ar.]
( Kıskanılan, hased olunan/edilen. İLE Ekini biçilmiş, hasad edilmiş. | Biçilmiş ekin. )
- MAHSUL ile MAHSUL KULAKLI ile KIRPILMIŞ ile EKİN
( CROP vs. CROP EARED vs. CROPPED vs. CROPPER )
( محصود ile محصول ile سرشاخه زدن ile حاصل کردن ile حاصلخيز شدن ile ماشين کردن ile گيسو را زدن ile مو زده ile حاصل دادن ile ماشين موزني )
( محصود ile MAHSUL ile SARSHAKHEH ZADAN ile HASL KARDAN ile HASELKHYZ SHODAN ile MASHYNE KARDAN ile GYSO RA ZADAN ile MO ZADEH ile HASL DADAN ile MASHYNE MOZANY )
- MAHSUL/HASILAT değil/yerine/= ÜRÜN
- MAHSUL[Ar.] değil/yerine/= ÜRÜN/VERİM
- MAHSUM" değil MASUM
- MAHSUN[Ar. < HISN] ile MAHZÛN[Ar. < HAZÎNE] ile MAHZÛN[Ar. < HÜZN]
( Güçlendirilmiş, istihkâmlı. İLE Hazinede saklanılan şey. İLE Hüzünlü, tasalı, kaygılı. )
- MAHSUP değil/yerine/= SAYIŞIK
- MAHSÛR[Ar.] değil/yerine/= KISIĞ
- MAHSÛR[Ar. < HASR] ile MAHSÛR[Ar.] ile MAHZUR[Ar.]
( Yorulmuş, feri gitmiş göz. İLE Kuşatılmış, muhâsara edilmiş. | Sınırlanmış, belirli edilmiş, hasredilmiş. | Men edilmiş. | Sıkıştırılmış, tazyik edilmiş. İLE Sakınılacak, korkulacak şey. | Engel. | Sakınca. )
- MAHSUS[< HAS] ile MAHSÜS[< HİS]
- MAHSÛS[Ar. < HİSS] ile MAHSÛS[Ar. < HUSÛS | çoğ. MAHÂSÎS, MAHSÛSÂT] ile MAHZÛZ[Ar. < HAZZ]
( Duyumsanan, hissedilen. İLE Başkasında bulunmayan, sadece bir kişiye ait olan. | Birine ayrılmış olan. | Lâyık. | Ayrı, müstakil, başlı başına. | Özel olarak. | İsteyerek, bile bile. | Şakadan. İLE Hoşlanmış, haz etmiş. )
- MAHSUS ile/ve/değil/yerine MÂKUL
( Elimizle/gözümüzle, duyularımızla. İLE/VE/DEĞİL Beyin, akıl ile. )
- MAHSUS[Ar.]["MASUS" değil!] değil/yerine/= ÖZELLİKLE
- MAHSUR ile MAHZUR
- ENGEL/SAKINCA/MAHZUR[Ar.] ile ENGEL/SAKINCA/BEİS[Ar.]
- MAHZÛR[Ar. < HAZR] ile MAHZÛR[Ar. < HAZER]
( Haram edilmiş, yanına yaklaşılması yasak edilmiş, haram. İLE Sakınılacak, korkulacak şey. | Engel. | Sakınca. )
- MAHZUR ile MAHZURLU ile MAHZURSUZ
- MAİDE SOFRASI ve/<> SOHBET
- MAINLY :/yerine BAŞLICA
- MAİŞETİ TEMİN[Ar.] değil/yerine/= GEÇİMİNİ SAĞLAMAK
- MAİYET[Ar.] ile MAHİYET[Ar.]
( Birlikte bulunma. İLE Nitelik. )
( Birlikte bulunma. İLE Nitelik. )
- MAİYET ile MAİYET MEMURU
- MÂIZ[Ar.] ile/ve TEYS[çoğ. ETYÂS, TİYESE, TÜYÛS]
( ... İLE/VE Eril keçi. )
( TEKE ile/ve BÜZ )
- MAJESTELERİ ile ONUN ile ONUN İTİBARI ile ONUN KUTSALLIĞI ile ONUN ŞEREFİ
( HIS MAJESTY vs. HIS vs. HIS EMINENCE vs. HIS HOLINESS vs. HIS HONOR )
( او ile ايشان ile وي ile شت ile معظم له ile اعليحضرتا )
( O ile AYSHAN ile VEY ile SHT ile معظم له ile ELYHOZRTA )
- MAJOR CROSS MATCH[İng.] değil/yerine/= MAJOR ÇAPRAZ KARŞILAŞTIRMA
- MAJORANA İLE WEYL İLE DİRAC İLE ANYONS ile/||/<> EGZOTİK KUASİPARÇACIKLAR
( Topoljik madde fiziği. )
( Formül: γ = γ† (Majorana) )
( Paul Dirac tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- MAJORITY vs. PLURAL
- MAJORITY and ABSOLUTE MAJORITY and QUALIFIED MAJORITY and QUORUM and UNANIMITY and UNANIMOUSLY
( Çoğunluk. VE Salt çoğunluk. VE Nitelikli çoğunluk. VE Karar yeter sayısı, nisap. VE Oybirliği. VE Oybirliğiyle. )
- MAKABLE TEŞMİL değil/yerine/= GERİ YÜRÜTÜM
- MAK'ÂD[< KUÛD]:
OTURULACAK YER, MİNDER | OTURAK YERİ, GERİ, KIÇ -<
- MAKAK ile ASLAN KUYRUKLU MAKAK
(
)
( Uzunluğu 60 cm., kuyruğu 30 cm.'dir. Kuyruğunun ucu püsküllüdür. Hindistan'da yaşarlar. )
( ... cum MACACA SILENUS )
- MAKALE ile DENEME
- MAKALE değil/yerine/= YAZI
- MAKAM/MANSIP/MESNET/MEVKİ değil/yerine/= ORUN
- MAKAM-MEVKÎ (PEŞİNDE KOŞMAK)
- MAKAM ŞÖFÖRÜ değil/yerine/= ORUN SÜRÜCÜSÜ
- MÂKAM ile MAHLÂS
- MAKAM ile MAKAM ODASI ile MAKAM ŞOFÖRÜ ile MAKAM ARABASI ile MAKAM ÖDENEĞİ ile MAKAM OTOMOBİLİ ile MAKAM TAZMİNATI
- MAKAMDA BULUNMA:
MÂRİFET'TEN ile/ve/değil/||/<>/< TÂLİP ÇIKMAMIŞ OLMASINDAN DOLAYI
- MAKAMDA YÜKSELİŞ ile/ve/değil/yerine HİZMETTE YÜKSELİŞ
( Allah'ın kudretiyle bitişen kişi, hepimize ücretsiz ve menfaatsiz olarak hizmet eder. )
( Bir meyve ağacı, uzaktan hep yaprak görünür. Yanına yaklaşınca meyveleri görünmeye başlar. Yaprak olmasa meyve yetişemez. O kadar yaprağın hizmeti o meyveler içindir. )
( Keşkül Dergisi'nden: Hizmet I, Hizmet II )
- MAKARA-KUKARA
- MAKARA ile ÇARK
( PULLEY vs. WHEEL )
- MAKARA ile MAKARALI ile MAKARALI KUŞ
- MAKARA ile MANDAR[Yun.]
( ... İLE Gemilerde kullanılan küçük makara. )
- RIEMENSCHEIBE, ROLLE[Alm.] ile/değil/yerine/= MAKARA
- MAKARA değil/yerine/= SARDIRAÇ
- MAKARA ile TURNO[İt. ]
( ... İLE Tek dilli, bir tekerlekli makara. )
- MAKARACIYAN/KAVALOĞLU KONAĞI :
( Yenimahalle Haydar Doğ sokağının solunda mükemmel bir konaktır. Makaracıyan'ın konağına Tevfik Kavaloğlu sahip olunca, konak eskisine sadık kalınarak yenilendi. )
- MAKARNA ile ERİŞTE
- MAKBUL OLAN ile/ve/<> KOLAY OLMAYAN
- MAKBUL ile/ve MERGUB
- MAKBUZ[Ar.] değil/yerine/= ÖDENDİ BELGESİ
- MAKE :/yerine YAPMAK
- MAKET ile MAKETÇİ/LİK ile MAKET BIÇAĞI
- MAKEUP :/yerine MAKYAJ
- MAKİNE ile/ve/değil MEKANİZMA
- MAKİNE ÖĞRENMESİ ile/||/<> DERİN ÖĞRENME
( Makine öğrenmesi genel, derin öğrenme çok katmanlı sinir ağları )
( Formül: y = f(Wx + b) İLE çok katmanlı f₁(f₂(...f_n(x))) )
- MAKİNE YAPMAK ile/ve/değil/||/<>/>/< MAKİNE YAPAN MAKİNA YAPMAK ile/ve/değil/||/<>/>/< "YAPAY ZEKÂ" ÜRÜNLERİ/ARAÇLARI GELİŞTİRMEK/OLUŞTURMAK
- MAKİNE[İt. < MACCHINA]["MAKİNA" değil!] ile/ve/değil/||/<>/< ÇARK
- MAKİNE değil/yerine/= İŞLERGE
- MACHINE[İng.] / MACHINE[Fr.] / MASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= MAKİNE
- MAKİNE'DE:
DÖRT AŞAMA ve/||/<>/> DÖRT KİŞİ
( )
- MAKİNELEŞMEK ile MAKİNELEŞTİRMEK ile MAKİNE ile MAKİNECİ/LİK ile MAKİNELİ ile MAKİNE GÜCÜ ile MAKİNE YAĞI ile MAKİNE ODASI ile MAKİNE PARKI ile MAKİNE DOLABI ile MAKİNELİ TÜFEK ile MAKİNELİ TABANCA
- MAKİNELEŞ(TİR)ME ile/ve/||/<> YABANCILAŞ(TIR)MA
- MAKLÛB-İ MUAVVEC ile/ve/<> MAKLÛB-İ MÜCENNAH
( Bir sözcükteki harflerin, düzensizce yer değiştirmesiyle ortaya başka bir sözcüğün çıkması. İLE Söylenişleri aynı iki sözcükten birini, beytin başında, öbürünü sonunda getirme sanatı.
[Gül ruhun hecriyle lâl olmuş gönül ey gonca-fem
Gel bana ben ağlayayım bülbül gibi sen bak da gül.] )
- MAKRİSO, İSRAİL (İST. 1941) :
( Lise eğitiminden sonra iş hayatına atıldı. Çeşitli işlerde çalıştıktan sonra kendi ithalat ve ihracat firmasını kurdu. Sarıyer Spor Kulübü'nde 3 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- MACRO ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= MAKRO ÇÖZÜMLEME/ANALİZ
- MACROPOROUS RESIN[İng.] ile/değil/yerine/= MAKRO GÖZENEKLİ REÇİNE
- MAKRO MİNERALLER ile/ve MİKRO MİNERALLER(ESER ÖĞELER/ELEMENTLER)
( Gövdenin günlük gereksiniminin 100 miligramdan fazla olduğu öğeler. İLE/VE Gövdenin günlük gereksiniminin 100 miligramdan az olduğu öğeler. )
- MAKROSİKLİK ile/||/<> AÇIK ZİNCİR
( Makrosiklik crown/porfi rin, açık zincir en, dien. )
( Formül: Halka İLE lineer )
- MAKSAT/MAKSAD[Ar.] ile/ve/değil/||/<> MURAT/MURAD[Ar.]
- MAKSAT ve/||/<>/> ANLAM
- MAKSAT[Ar. < KASD]/AMAÇ[Fars.] değil/yerine/= EREK
- MAKSAT ile/ve/||/<>/> HÜKÜM
- MAKSAT ile MAKSATLI/LIK ile MAKSATSIZ/LIK ile MAKSATLICA ile MAKSATSIZCA
- MAKSİMAL[/MAXIMAL[[İng.] değil/yerine/= EN ÇOK | EN YÜKSEK
- MAKSİMUM/MAXIMUM[İng.] değil/yerine/= EN ÇOK | EN YÜKSEK
- MAKSİMUM değil/yerine/= EN ÇOK/YÜKSEK
- MAKSÛM ile/||/<> MAKSÛM ALEYH ile/||/<> MENSÛB İLEYH
( Bölünen. İLE/||/<> Bölen. İLE/||/<> Payda ya da bölen. )
- MAKSÛR/E[Ar. < KASR] ile MAKSÛRE[Ar. çoğ. MAKASÎR]
( Kısalmış/kısaltılmış, kasr olunmuş. | Alıkonulmuş. | Bir şeye ayrılmış. | Bazı Arapça sözcüklerin sonunda bulunan "Y" biçiminde yazılan Elif harfi. İLE Camilerde, etrafı parmaklıklı yüksek yer.[Biraz daha yüksek olursa "mahfil" denilir.] )
- MAKSÛRE[Ar. çoğ. MAKASÎR] ile MAHFÎL[Ar. çoğ. MAHÂFİL]
( Camilerde, etrafı parmaklıklı yüksek yer. İLE Oturulacak/görüşülecek yer, toplantı yeri. | Büyük camilerde, sultanlara ya da müezzinlere ayrılmış ve etrafı parmaklıkla çevrilmiş olan, yerden ve maksûreden daha yüksek yer. )
- MAKSÛRE ile MAHFİL
( Camilerde etrafı parmaklıklı yüksek yer. İLE Biraz daha yüksek ise mahfil denilir. )
- MAKTA'[Ar. < KIYÂS] ile MAKTAA[Ar.]
( Kesilen yer, bir şeyin kesildiği yer, eski kamış kalemlerin, yontulduktan sonra üzerine yatırılıp uclarının kesildiği, sert ağaçtan ya da kemikten yapılan alet. | [mat.] Kesit. | Bir gazel ya da kasîdenin son beyti. İLE Üzerinde kamış kalemin ucu kesilerek düzeltilen kemik, şimşir ya da madenden yapılmış alet. )
- MAKTÛ'/MAKTÛA[Ar. < KAT | çoğ. MAKATÎ'] ile MAKTÛA[Ar. < KAT | çoğ. MAKTÛAB]
( Kesilmiş, kat olunmuş. | Değeri biçilmiş, pazarlıksız. | Götürü. İLE Gazete, dergi ve benzeri şeylerden kesilmiş parça. [Fr. COUPURE] )
- MAKTU ile MAKTUL ile MAKTU FİYAT
- MAKTUL ile/ve/değil/||/<> MÂDUM
- MAKTUL[Ar.] değil/yerine/= ÖLDÜRÜLEN
- MAKUL ve/||/<>/> MAKBUL
( Akılcı, akla uygun. VE/||/<>/> Kabul edilir/edilebilir. )
- MAKUL/LÜK ile MAKULE
- MAKYAJ ile/ve/değil BOYA
( [not] MAKE-UP vs./and PAINT )
- MAKYAJ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÜLÜMSE/MEK
( Kişinin en güzel/iyi/büyüleyici/olmazsa olmaz/değerli/etkili/sınırsız/sürekli makyajı, gülümsemesidir. )
- MAKYAJ[Fr.] değil/yerine SÜSLEM / YÜZ BOYAMA
- MAKYAJLAMAK ile MAKYAJ ile MAKYAJCI/LIK ile MAKYAJLI ile MAKYAJSIZ/LIK ile MAKYAJSIZCA ile MAKYAJ ODASI ile MAKYAJ TAKIMI
- MAKYAJLAR/I/MIZ/I" (TEMİZLEYELİM) değil MAKYAJ/I/MIZ/I (TEMİZLEYELİM)
- MAL ALMAK ile MAL ÇEKMEK
- MAL "TAKASI" ile/ve KÜLTÜR "TAKASI"
- MALA KEFÂLET ile/ve KİŞİYE KEFÂLET
- MALA VURMAK ile "MALA VURMAK"
- MALABSORPSİYON/MALABSORPTION[İng.] değil/yerine/= EMİLİM BOZUKLUĞU
- MALAKİT ile/||/<> AZURİT
( Yeşil renkte bakır karbonat minerali. İLE/||/<> Mavi renkte bakır karbonat minerali. )
- MALAKOLOJİ ile/ve/||/<> HELMİNTOLOJİ[Fr. < Yun.]
( Yumuşakçalar bilimi. İLE/VE/||/<> Kurtbilim. )
- MALALAMAK ile MALTLANMAK ile MAL ile MALA ile MALİ ile MALT ile MALÇ ile MAL MÜLK ile MALİ YIL ile MALI TAŞI ile MAL BEYANI ile MAL SAHİBİ ile MALİ BELGE ile MALİ CEBİR ile MALİ SENET ile MAL BİRLİĞİ ile MAL CANLISI ile MAL SANDIĞI ile MAL VARLIĞI ile MALİ ANALİST ile MAL BİLDİRİMİ
- MALAMAT ile/ve/||/<> MADARA[Fars.]
( Alçak, aşağılık, rezil. @@ Kötü, sevimsiz. )
- MALAWI(MORI-BUANCI) =/< NYASALİND
( Ülkenin bugünkü adı. =/< Önceki adı. )
- MÂLÂYÂNÎ ile/ve GIYBET
- MÂLÂYÂNÎ ile/ve "KELLİM KELLİM LÂ YENFÂ'"
- MÂLÂYÂNÎ ile/değil LÂTÎFE(MİZAH)
- MALDİV ve/<> ADALARI
( 1196 adadan oluşur ve toplam yüzölçümü 298 km²'dir. Başkenti Male'dir. )
( Delikanlı, hırsızlık olayının çok nadir olduğu Maldiv'in ünlü bir plajına vardığında, yine de giysilerinin çalınmasını nasıl engelleyebileceğini düşündü. Denize girmeden önce giysilerinin üzerine, "Bu giysiler, dünya ağır sıklet şampiyonunundur!" diye bir bilgi bıraktı.
Bir süre sonra denizden çıkan delikanlı, giysilerinin çalınmış olduğunu gördü. Yerine ise şöyle bir bilgi bırakılmıştı.
"Bu giysileri çalan, dünya maraton şampiyonudur!" )
( MALODIIP[: Çiçek hevengi.]
[HEVENK[< Fars.]: Bir ipe geçirilmiş ya da birbirine bağlanmış, yaş yemiş ya da sebze bağı.] )
( DİVEHİ: Maldiv dili. )
- MALEIC ACID[İng.] / ACID MALÉIQUE[Fr.] / MALEINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= MALEİK ASİT
- MALEZYA BAYRAĞI'NDA:
AY ve/<> YILDIZ ve/<> MAVİ ve/<> SARI
( İslâm'ı simgeler. VE/<> Eyaletleri simgeler. VE/<> Birlik'i simgeler. VE/<> Kraliyeti simgeler. )
( Malezya'yı oluşturan 13 eyalet, Malezya bayrağı ile birlikte kendi eyalet bayrağını kullanmaktadır. )
- MALEZYA ve/<> KUALA LUMPUR
( ... VE/<> Malezya'nın başkenti. )
( ... VE/<> Malayca'da, "Çamurlu Irmağın Ağzı"[< Kuala: Ağız. | Lumpu: Çamur] anlamına gelmektedir. )
- MALFORMASYON/MALFORMATION[İng.] değil/yerine/= OLUŞUM BOZUKLUĞU | BİÇİM KUSURU
- MALİ ve/<> BAMAKO
( ... VE/<> Mali'nin başkenti. [: Timsah havuzu.] )
- MALICE ile/ve/||/<> SIDE EFFECTS
( Alec Baldwin, Nicole Kidman, Bill Pullman İLE/VE/||/<> Jude Law, Rooney Mara, Catherine Zeta-Jones )
( ile/ve/||/<> )
- MALİ'DE:
CENNE ile/ve/<> TİMBUKTU ile/ve/<> BANDIAGARA FALEZİ ile/ve/<> ASKİA MEZARI
( Mali'nin, UNESCO Dünya Mirası dizininde bulunan, görülmeye değer dört önemli mekânı. )
- MALİ'DE:
HOŞNUTLUK ve/<> "HAP, HEP, HAP"
( Bir şey hoşlarına gittiğinde kullandıkları söz(cük)ler. )
- MALİK ASİT ile SİTRİK ASİT/LİMON ASİDİ
( ... İLE Birçok meyve ve sebzede, serbest durumda ya da potasyum, kalsiyum tuzu olarak bulunan, hafifçe mayalanmış limon suyunun, kaynar durumdaki kalsiyum karbonatla işlenmesinden elde edilen asit. )
- MÂLİK[Ar. < MÜLK | çoğ. MÜLLEK] ile Mâlik[Ar.] ile Mâlikî[Ar.]
( Sahip, bir şeye sahip olan. İLE Yedi Cehennem'in hâkimi ve kapıcısı olan, Zebânileri idâre eden melek. RIDVÂN )
- MÂLİK[< MÜLK | çoğ. MÜLLEK] ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< SÂLİK[< SÜLÛK]
( Sahip, bir şeye sahip olan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Bir tarikata girmiş bulunan. | Yolcu, Allah'a giden yolu tutana, seyr hâlinde bulunduğu sürece verilen isim. )
- MÂLİK ile/||/<> MEMLÛK ile/||/<> RABBUL-MÂL
( Mülk arazinin sahibi. İLE/||/<> Birinin malı olan. İLE/||/<> Mal sahibi.[İslâm hukukunda mâlik anlamında kullanılır.] )
- MALİYE ile MALİYET ile MALİYECİ/LİK ile MALİYETLİ ile MALİYETSİZ/LİK ile MALİYET FİYATI
- MALİYET ile KÜLFET
- MALİYET ile MALİYET MUHASEBECİSİ ile KIYI ile MASRAFÇI ile SEYYAR SATICI ile MALİYETSİZ ile PAHALI ile MALİYETLER
( COST vs. COST ACCOUNTANT vs. COSTAL vs. COSTER vs. COSTERMONGER vs. COSTLESS vs. COSTLY vs. COSTS )
( هزينه داشتن ile خرج ile ارزش ile هزينه ile متخصص ارزيابي ile دندهاي ile سبزي فروش ile مفت ile گزاف ile فاخر )
( CPEHZYNAH DASHTAN ile KHARJ ile ARZESH ile CPEHZYNAH ile MOTEKHSOS ARZYABY ile DANDEHYAY ile SABZY FOROSH ile مفت ile GOZAF ile FAKHAR )
- MALKAR ile MALKARA ile MALKARCA
- MALKOÇ, MENDERES (...) :
( Belediye Spor Kulübü kurulduğundan bu yana karate takımının antrenörüdür. Sporculuk döneminde pek çok kez şampiyonluklar kazandı. )
- METHANEDICARBOXYLIC ACID[İng.] / ACID MÉTHANE CARBONIQUE[Fr.] / METONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= MALONİK ASİT
- MALPRACTICE[İng.] değil/yerine/= HATALI UYGULAMA
( Bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeni ile bir hastanın zarar görmesi, hekimliğin kötü uygulanmasıdır, hekim hatasıdır. Hekimin tedavi sırasında standart, güncel uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği ya da hastaya tedavisini vermemesiyle oluşan hasardır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MALPRAKTİS/MALPRACTICE[İng.] değil/yerine/= HATALI TIBBİ UYGULAMA
- MALTER EFFECT[İng.] / EFFET MALTER[Fr.] / MALTER-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= MALTER ETKİSİ
- MALTIZ DERE MAHALLESİ :
( Büyükdere, Sarıyer İtfaiyesi ile Sarıyer Belediye Başkanlığı Hesap İşleri Müdürlüğünün bulunduğu alana Maltızdere Mahallesi denir ve yukarılara doğru uzar. Bu yerleşim alanına Osmanlı döneminde Malta'dan getirilen esirler iskan edildiği için bu mahalle Maltızdere Mahallesi denilmiştir. Yakın zamana kadar burada oturanların büyük çoğunluğu Rum ve Ermenilerdi. )
- MALTIZ[< Malta Adası] ile Maltız
( Çoğunlukla yemek pişirmekte kullanılan, içinde ızgarası bulunan, ayaklı ve taşınır ocak. İLE Malta Adası halkından olan kişi. )
- MALTIZ ile MALTIZ KEÇİSİ
- MALTOL[İng.] ile/değil/yerine/= MALTOL
- MALÛL[Ar.] değil/yerine/= SÖKEL/SAKAT | GÜÇSÜZ
- MÂLUM ile/ve ÂŞİKÂR
- MÂLUM ile/ve MEÇHUL
( Etken. İLE/VE Edilgen. )
( Parmak/el açık. İLE/VE Parmak bükülü.[başparmakla birleştirerek!] )
- MÂLÛM ile/ve/||/<> MEZKUR ile/ve/||/<> ŞEY
- MALUMAT NAKLİ ile/ve SOHBET
( ... İLE/VE Kalplerin buluşması. )
- MALUMAT ile MALUMATLI ile MALUMATSIZ/LIK ile MALUMAT SAHİBİ
- MALUS' LAW OF RAYS[İng.] / LOI DES RAYONS DE MALUS[Fr.] / MALUSSCHES STRAHLENGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= MALUS IŞIN YASASI
- MALUS' LAW[İng.] / LOI DE MALUS[Fr.] / MALUSSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= MALUS YASASI
- MAMDANİ YÖNTEMİ ile/||/<> SUGENO YÖNTEMİ
( Mamdani çıktıda bulanık kümeler, Sugeno çıktıda fonksiyonlar kullanır )
( Mamdani ve Sugeno tarafından 1975 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1942-2010) (Ülke: İran-İngiltere) (Alan: Kontrol Teorisi) (Önemli katkıları: Mamdani bulanık kontrol sistemi) )
- MAMOGRAFİ ÇEKİMİ!:
YILDA BİR KEZ ve/<> ÂDET SONRASINDA
( Kanser durumunda/olasılığında, tedavi süresinin yeterli olabilmesi için 40 yaşından sonra her yıl çekilmesinde yarar vardır.[Kişisel/yetersiz yorum, "ağrı" ya da radyasyon nedeniyle çektirmeme tutumu yersizdir/isabetsizdir.] VE/<> Âdet öncesi ya da süresince çektirmek yerine âdet sonrasında, olası "ağrı/acı" daha azdır ve bu dönem daha uygundur. )
- MAMUR/LUK ile MAMURE
- MAMUT[Fr. MAMMOUTH][İng. MAMMOTH] ile/değil MAHMUT[Ar.]
- MAN KIŞLAG/MAN QIŞLAG ile MAN KEND
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Oğuz ülkesinde bir yer adı. İLE Eskiden Kaşgar yakınlarında olan bir kentin adı.[Şimdi harap durumdadır.] )
- MÂNÂ ile/ve/> MAHMUL ile/ve/> HADD ile/ve/> RÂBITA ile/ve/> İLLET
- MA'NÂ[Ar.] ile MEVSÛF[Ar.]
- MÂNÂ/ANLAM ile/ve MEFHUM ile/ve MUSTALAH ile/ve MA'SADAK/MİSDAK ile/ve DELÂLET
( Sözcüğe aittir. Demek istenilen. Her sözcükte konuşanın irâdesi içkindir; bu iradeye anlam denilir. Nesnenin anlamı olmaz. İLE/VE Nesneyi anlamayı olanaklı kılan kavram. Tekil olarak zihne, tümel olarak akla yöneliktir. Nesnenin mefhumu olur. İLE/VE Belirli bir alana ilişkin kavramlar. İLE/VE Mefhumun nesnesine mutabakatı; referansı. İLE/VE Bir şeyin bilgisinin başka bir şeyin bilgisini gerektirmesi. )
- MANAGE :/yerine YÖNETMEK
- MANAGE(MENT) vs. MÉNAGE
- MANAGER vs. LEADER
- MANALANDIRMAK ile MANA ile MANAS ile MANAT ile MANAV/LIK ile MANACA ile MANALI/LIK ile MANASIZ/LIK ile MANALICA ile MANASIZCA
- MANANA ile ...
( Meditasyon, tefekkür. )
- MANASTIR[Yun.] ile/ve/değil/>< KİLİSE
( Bazı kesin kurallara bağlı rahip ya da rahibelerin, dünya ile ilgilerini keserek yaşadıkları yapı. İLE ... )
- MANATİ:
KARAYİP ile AMAZON ile BATI HİNT ile BATI AFRİKA
(
)
( TRICHECHUS MANATUS cum TRICHECHUS INUNGUIS cum TRICHECHUS SENEGALENSIS cum TRICHECHUS SENEGALENSIS )
- MANCA/RE[İt.] ile MANGIA/RE[İt.]
( MANCA: Fiiil çekimi. ([o] eksik/yok.) [Zaman eksik.(Manca il tempo.)]
MANCARE: Mastar fiil. eksik olmak / özlemek vb. [Voglio mancare di nulla["Hiçbir şeyden yoksun kalmak istemiyorum." ("Her şeyim olsun istiyorum." / "Hiçbir eksik istemiyorum.")]
İLE
MANGIARE: "Yemek yemek" fiili.
MANGIA: [o] yer/yiyor [anlamında çekimi] )
- -MANCY/MANTİC- ile/||/<> JAC-/JEC-
( Kehanetle ilgili, önceden belirleme, keşif. İLE/||/<> Önder olmak, öne çıkmak, belirlenen kişi. )
- MANDA ile AFRİKA MANDASI
- MANDA ile/ve KORABO
( ... İLE/VE Malezya'da yaşar. )
- MANDA ile/ve/||/<> MANDA/T[Fr.]
( Su sığırı, camız/camış, dombay, kömüş. İLE Bir görevi emanet etme, vekâlet verme. )
- MANDAL ile KİLİTLEME
( LATCH vs. LATCHING )
( چفت ile چفت کردن ile چفتي کردن )
( CHAFT ile CHAFT KARDAN ile CHAFTY KARDAN )
- MANDAL[Ar.] ile MANDAL[Ar.]
( Kapı, pencere kanadı, dolap kapağı gibi şeyleri kapalı tutmaya yarayan, döner tahta ya da metal parça. | İpe serilen çamaşırı tutturmak için kullanılan yaylı kıskaç. İLE Ud, keman gibi çalgıların tellerini geren düğme. )
- MANDALİNADA:
SATSUMA ile AKDENİZ ile KRAL ile NORMAL
( 10 ay boyunca bakım gerektirir. İnce kabuklu, sulu ve çekirdeksizdir. Kuytu bölgelerde yetişir. Edremit'te 240.000 ağacı bulunur. Ülkemizde Satsuma mandalina, adıyla bilinen Owari çeşidi ilk kezJaponya'dan, Batum yolu ile Doğu Karadeniz bölgesine gelmiş ve buradan Ege Bölgesi ve öteki bölgere yayılmıştır. Meyve kabuğu, hasat döneminde açık sarı portakal renginde ve hafif pürüzlüdür. Kabuğun meyve etine bağlılığı gevşektir. Depolamaya, taşımaya elverişli bir çeşittir. Olgunlaştıktan sonra kabuğun meyve etinden ayrılması yani putlaşmaya eğilimi oldukça fazladır. Orta büyüklükte, basık biçimlidir. Meyve eti, koyu portakal rengindedir. Meyveler, aromalı, yüksek nitelikli ve çekirdeksizdir. Bu gibi özelliklerinden dolayı mandalina çeşitleri arasında en çok yeğlenendir. İLE ... İLE ... İLE ... )
( Mandalina[mandarin], Rutaceae ailesinin, Aurantioideae alt ailesinde, Citrus cinsi içinde yer alan bir türdür. )
( CITRUS UNSHIU, MARC vs. CITRUS DELICIOSA vs. CITRUS NOBILIS vs. CITRUS RETICULATA BLANCO )
- MANDALLAMAK ile MANDALLANMAK ile MANDA ile MANDAL ile MANDAR ile MANDACI/LIK ile MANDALLI ile MANDALSIZ
- MANDAR[Oğuz] ile SARMAŞIK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Ağaçlara sarılan ve ağacın kurumasına neden olan bir bitkinin adı. İLE ... )
- MANDELBROT FRAKTALİ ve DENİZ KIYISI
- MANDELBROT İLE JULİA İLE SİERPİNSKİ ile/||/<> KLASİK FRAKTALLAR
( Ünlü fraktal kümeleri. )
( Formül: z_{n+1} = z_n² + c )
- MANDELBROT KÜMESİ ile/ve/<>/< JULIA KÜMESİ
( f(x) = z² + c )
( Zn+1 = Zn² + C )
- MANDIRA MEVKİİ :
( Kısırkaya Plajı ve Mezarlığı ile maden hafriyatı yapılan alanın üst taraflarında bulunuyor. Eskiden burası Kısırkaya Köyü sakinlerinin yerleşim bölgesi idi. Sonraları köy deniz sahiline yakın yere taşındı. Mandıra mevkiinde hayvancılık ve bahçecilik yapılmaktadır. )
- MANEVİ DUYGU" değil MANEVİ DENEYİM/MANEVİYAT
- MANEVİ SOHBET ile/ve DÜNYEVÎ SOHBET ile/ve LÂTÎFE(MİZAH)
- MANEVİ TAZMİNAT değil/yerine/= ÖZCÜL ÖDENCE
- MÂNEVÎ MADDÎ
- MANEVÎ[< MÂNÂVÎ] ile METAFİZİK
( MORAL vs. METAPHYSICS )
- MANEVİ değil/yerine/= ÖZCÜL
- MANEVÎLEŞTİRİLMİŞ ŞEY ile/ve/değil MANEVÎ ŞEY
- MANEVİ/LİK ile MANEVİ İLİM ile MANEVİ EVLAT ile MANEVİ ZARAR ile MANEVİ TAZMİNAT
- MANEVRA YETENEĞİ EN YÜKSEK KUŞ -ile
( ÇAKIRDOĞAN/BÛHE )
- MANEVRA ile MANEVRALI ile MANEVRASIZ ile MANEVRA FİŞEĞİ
- MANGA ile MANGAL ile MANGAN ile MANGAL YAĞI ile MANGAL KÖMÜRÜ ile MANGAL YÜREKLİ/LİK
- MANGA ile/ve/||/<>/> TAKIM ile/ve/||/<>/> BÖLÜK ile/ve/||/<>/> TABUR ile/ve/||/<>/> ALAY ile/ve/||/<>/> TUGAY/LİVA ile/ve/||/<>/> TÜMEN/FIRKA ile/ve/||/<>/> KOLORDU ile/ve/||/<>/> ORDU ile/ve/||/<>/> KUVVETLER ile/ve/||/<>/> GENEL KURMAY
( Onbaşı/çavuş/asteğmen/teğmen yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Üstteğmen yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Yüzbaşı yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Binbaşı/yarbay yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Albay yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Tuğgeneral yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Tümgeneral yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Korgeneral yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Orgeneral yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Orgeneraller yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Genel Kurmay Başkanı yönetiminde. )
( 10 er. İLE/VE/||/<>/> Birkaç[4/5] manga. İLE/VE/||/<>/> Birkaç takım. İLE/VE/||/<>/> Birkaç[dört] bölük. | Küme, yığın, grup. İLE/VE/||/<>/> Birkaç tabur. İLE/VE/||/<>/> Birkaç alay. İLE/VE/||/<>/> Birkaç tugay. İLE/VE/||/<>/> Birkaç tümen. İLE/VE/||/<>/> Birkaç kolordu. İLE/VE/||/<>/> Birkaç ordu. İLE/VE/||/<>/> Birkaç kuvvet. )
( [OSMANLI'da] Mülâzım-ı Sânî yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Mülâzım-ı Evvel yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Yüzbaşı yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Kolağası yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Binbaşı yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Kaymakam yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Miralay yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Mirliva yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Mirliva/Ferik yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Ferik yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Birinci Ferik yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Birinci Ferikler yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Genel Kurmay Başkanı yönetiminde. )
( SECOND LIEUTENANT vs./and/||/<>/> (FIRST) LIEUTENANT vs./and/||/<>/> CAPTAIN vs./and/||/<>/> MAJOR/COMMANDANT vs./and/||/<>/> LIEUTENANT COLONEL vs./and/||/<>/> COLONEL vs./and/||/<>/> BRIGADIER GENERAL vs./and/||/<>/> MAJOR GENERAL vs./and/||/<>/> LIEUTENANT GENERAL vs./and/||/<>/> GENERAL vs./an/||/<>/> GENERALS vs./and/||/<>/> HEAD OFFICER )
( II. Dünya Savaşı "WEHRMACHT", Kara Kuvvetleri (HEER), Deniz Kuvvetleri (KRIEGSMARINE), Hava Kuvvetleri (LUFTWAFFE) ve Özel "SS" Birlikler'inden oluşuyordu. )
( RİYALA[İt.]: Osmanlı donanmasında, Tümgeneral'e eş bir rütbe. )
(1996'dan beri)