Bugün[09 Temmuz 2026]
itibarı ile 59.275 başlık/FaRk ile birlikte,
59.275 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(71/239)


- ESPRİTUEL[Fr. < ESPRITUEL] ile/değil/yerine/=/||/<> ESPRİTÜEL

( Yerinde ve zamanında güzel ve hoş karşılanan ince anlamlı düşündürücü söz söyleyen nükte yapan kimse )


- ESQUİSSE[Fr. < ESQUISSE] ile/değil/yerine/=/||/<> ESKİZ

( Mimari eserler ve resim için çizimlerle yapılan ön çalışma taslak )


- EŞRAF[Ar. < EŞRĀF] ile/değil/yerine/=/||/<> EŞRAF

( nakibüleşraf Bir yerin zenginleri sözü geçenler ileri gelenler )


- ESRAR[Ar. < ESRĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> ESRAR

( esrar kumkuması esrar perdesi Sırlar )


- ESRAR[Ar. < ESRĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> ESRAR

( esrar otu esrar tekkesi Hint kenevirinden çıkarılan ve kullanılacak miktara göre uyarıcı sarhoş edici veya uyuşturucu etkileri olan bir madde ot duman sarıkız keyif mal fino )


- ESRARENGİZ[Ar. < ESRĀR + Fars. -ENGĪZ] ile/değil/yerine/=/||/<> GİZEMLİ


- ESRARKEŞ[Tr. < ESRAR + Fars. -KEŞ] ile/değil/yerine/=/||/<> ESRARKEŞ

( Esrar kullanmayı alışkanlık durumuna getiren kimse keş II )


- ESRARKEŞ/ESRARKEŞ[Tr. < ESRAR + Fars. -KEŞ] ile/||/<> KOKAİNMAN/COCAİNOMANE[Fr. < COCAÏNOMANE] ile/||/<> MORFİNMAN/MORPHİNOMANE[Fr. < MORPHINOMANE] ile/||/<> TİRYAKİ/TİRYAKİ[Ar. < TİRYĀḲĪ] ile/||/<> TOKSİKOMAN/TOXİCOMANE[Fr. < TOXICOMANE]

( Esrar kullanmayı alışkanlık durumuna getiren kimse keş II )


- ESRARKEŞ ile/||/<> ESRARKEŞ[TR. < ESRAR + FARS. < -KEŞ]

( Kar Karagöz oyununda esrar çeken hasta bir tiptir Esrar çeken tip )


- EŞREF[Ar. < EŞREF] ile/değil/yerine/=/||/<> EŞREF

( eşref saati Çok onurlu çok şerefli )


- ESRİME/GAŞİY[Ar. < ĠAŞY] ile/||/<> ESRİMEK/GAŞYOLMAK[Ar. < ĠAŞY + Tr. OLMAK]


- ESRİME ile/||/<> GAŞYOLMA


- ESSENCE[Fr. < ESSENCE] ile/değil/yerine/=/||/<> ESANS

( limon esansı Bitkilerden türlü yollarla çıkarılan veya kimyasal yöntemlerle yapılan kokulu ve uçucu sıvı ruh )


- ESSENTIAL SINGULARITY ile/||/<> REMOVABLE SINGULARITY

( Essential Laurent sonsuz terim, removable tanımlanabilir. )

( Formül: Infinite Laurent İLE definable )


- EŞSİZ ile/||/<> BULUNMAZ


- ESTAGFİRULLAH[Ar. < ESTAĠFİRULLAH] ile/değil/yerine/=/||/<> ESTAĞFURULLAH

( İncelik ve alçak gönüllülük göstermek üzere teşekkür edilen veya övülen bir kimsenin söylediği bir söz )


- ESTAMP[Fr. < ESTAMPE] ile/||/<> ...

( Tığkalem ya da ofort ile tahta çinko ya da bakır üzerine yapılmış kazılardan ve taş basması üzerine yapılmış resimlerden kâğıda basılmış olanlarına verilen ad )

( ESTAMPE )


- ESTAMP[Fr. < ESTAMPE] ile/değil/yerine/=/||/<> OYMA BASKI


- ESTAMPAGE[Fr. < ESTAMPAGE] ile/değil/yerine/=/||/<> ESTAMPAJ

( Metal tahta vb üzerine resim basma çoğaltma yöntemi )


- ESTER ile/||/<> ESTER[Alm. < ESTER]

( kimya Asit ve alkollerden suyun ayrılmasıyla oluşan bileşikler )

( ESTER )

( ESTER )

( ESTER )


- ESTER[Alm. < ESTER] ile/değil/yerine/=/||/<> ESTER

( Organik asitlerle alkollerin aralarından bir su molekülü ayrılması sonucunda verdikleri madde )


- ESTER ile/||/<> ETER

( Ester RCOOR' İLE eter ROR' yapısındadır )

( Formül: C=O var İLE C=O yok )


- ESTERENC, ESTERENG | ADAMOTU ile/||/<> ADAMOTU

( Patlıcangiller Solanaceae familyasından mavi çiçekli meyveleri sarı renkli hoş kokulu çok yıllık otsu ve zehirli bir bitki At elması âdemotu Yapısında atropin skopolamin mandragorin hiyosiyamin vb alkoloitler içeren çok yıllık mavi çiçekli zehirli bir bitki türü )

( MANDRAKE )

( MANDRAGORA AUTUMNALIS | MANDRAGORA OFFICINARUM )


- ESTERLEŞME ile/||/<> ESTERLEŞME

( Bir alkolün bir asitle birleşerek ester oluşturması kimya Ester teşekkülü Organik ve anorganik asitlerin alkollerle tepkimeye girmesi ve bu esnada su çıkışıyla gerçekleşen tepkime )

( ESTERIFICATION )

( ESTÉRIFICATION | ESTHÉRIFICATION )

( VERESTERUNG )

( AETHER: ETER )


- ESTESİYOMETRE ile/||/<> ESTHESIOMETER[İng.] ile/||/<> ESTHÉSIOMÈTRE[Fr.] ile/||/<> DUYUMÖLÇER

( hekimlik Derinin duyarlığına ölçme işinde kullanılan aygıt )

( ESTHESIOMETER )

( ESTHÉSIOMÈTRE )


- ESTET/ESTHETE[Fr. < ESTHÈTE] ile/||/<> ESTETİK/ESTHETİQUE[Fr. < ESTHÉTIQUE]

( Sanatsal ürünler arasında güzeli en üstün en yüce değer sayan kişi )


- ESTETİK ile/ve/||/<> BAKIŞIM(SİMETRİ)


- ESTETİK ve/||/<>/> ESNEKLİK


- ESTETİK ile/ve/||/<> TARİH


- ESTETİKÇİLİK ile/||/<> GÜZEL DUYUCULUK


- ESTETİZM[Fr. < ESTHÉTISME] ile/değil/yerine/=/||/<> ESTETİKÇİLİK


- ESTHÈTE[Fr.] ile/||/<> ESTET[Fr. < ESTHÈTE]

( Güzelden anlayıp güzel şeyleri iş edinen kimse )

( ESTHÈTE )


- ESTHETE[Fr. < ESTHÈTE] ile/değil/yerine/=/||/<> ESTET

( Sanatsal ürünler arasında güzeli en üstün en yüce değer sayan kişi )


- ESTHÉTICISME[Fr.] ile/||/<> ESTETİKÇİLİK

( Sanatı her türlü fikir ahlak fayda gibi maksatlardan uzaklaştırarak onu sırf bir duygulanma aracı sayan kuram )

( ESTHÉTICISME )


- ESTHETİQUE[Fr. < ESTHÉTIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> ESTETİK

( estetik cerrah yad estetik alımlama estetiği Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi güzel duyu bedii bediiyat Güzellik duygusu ile ilgili olan güzel duyusal Güzellik duygusuna uygun olan güzel duyusal Güzelliği ve güzelliğin insan belleğindeki ve duygularındaki etkilerini konu olarak ele alan felsefe kolu güzel duyu bedii Kusurlu bir organı düzeltmek veya güzelleştirmek amacıyla uygulanan yöntemler )


- ESTIMATOR[İng.] ile/||/<> TAHMİNCİ

( ESTIMATOR )


- ESTOMPE[Fr. < ESTOMPE] ile/değil/yerine/=/||/<> ESTOMP

( Kara kalem resimde çizgiyi veya pastel boyasını yaymak için kullanılan kendi üzerine sarılmış kâğıt veya deri )


- ESTROGEN[İng. < ESTROGEN] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖSTROJEN

( östrojen tedavisi Döl yatağının döl yolunun ve fallop borularının gelişmesini hızlandıran kadını cinsel birleşmeye ve çocuk yapmaya hazırlayan deri ve kemik oluşumunu sağlayan kalp dolaşım sistemi ve damarları da koruyan bir tür hormon )


- ESTRUS COW[İng.] ile/||/<> BOĞASAK

( Boğayla çiftleşmek için hazır olan ve bunun için gerekli belirtileri gösteren inek veya düve )

( ESTRUS COW )


- ESTRUS IN BITCH[İng.] ile/||/<> KIZAN

( Dişi köpekte kızgınlık Ağızlarda hızan biçimi çocuk aile çoluk çocuk olarak kullanılır Evliya Çelebinin verdiği kızaŋ biçiminin sonundaki ŋ düşündürücüdür Dankoff EÇGlossary 74 Azeri ağızlarında xızan hizan biçimleri çocuk olarak geçer Türkçe kızdan geldiği sık sık dile getirilmiştir kız a n küçültme eki Eren NyK 51 15 s 1 not BazinHamilton Uray Arm 17 s 30 not Buna karşılık Caferoğlu TDAY 1957 45 Dağıstan Avarcasından alındığını ortaya atmıştır xizan hızan aile Son olarak Dankoff ALT 240 yerel ağızlarda kullanılan hızan hizan aç gözlü miskin tembel görgüsüz sonradan görmüş kimse yoksul gibi biçimlerin Ermeniceden alındığını yazmıştır xizan wayfarer dial girl family Bu biçimler arasında aile çoluk çocuk ve çocuk olarak kullanılan hızan biçimi göze çarpıyor Ağızlarda hızan yanında kızan biçiminin yaygın olarak geçtiğini biliyoruz Ancak Dankoff her nedense kızan biçimi üzerinde durmamıştır Eren TD 1995 2 868869 )

( ESTRUS IN BITCH )


- ESVAP[Ar. < ES̱VĀB] ile/değil/yerine/=/||/<> GİYSİ (ESVAP DOLABI)


- EŞYA | MAL[Ar. < MÂL] ile/||/<> PAY

( Gümrük sınırından geçirilen her türlü canlı, cansız nesne ve değer. @@ 1. Yapılan ya da üretilen, topraktan, sudan çıkartılan her türlü özdek. 2. Satılabilen bir yerden başka bir yere gönderilen sarmalama ya da sandıklama yoluyla depolara konulabilen ürünler. @@ 1. İnsan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılama özelliğine sahip her türlü nesne. 2. Geniş anlamda, insan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılayan mal ve hizmetler.@@Ticarete konu olan mallar. krş. mal )

( GOODS | GOODS, MERCHANDISE | GUOTA~GUOTA | NUMERATOR | QUOTA | SHARE )

( MARCHANDISE | MARCHANDISES | CONTINGENT~CONTINGENT | NUMÉRATEUR | ACTION )

( NUMERARE~NUMERARE )

( ZAHLER~ZAHLER | ZÄHLER )

( MERCE~QUOTA )

( ΕΜΠΌΡΕΥΜΑ / εμπόρευμα~ΜΕΡΊΔΙΟ / μερίδιο )


- EŞYA | MAL ile/||/<> MAL ile/||/<> MAL[Ar. < MÂL]

( Gümrük sınırından geçirilen her türlü canlı cansız nesne ve değer 1 Yapılan ya da üretilen topraktan sudan çıkartılan her türlü özdek 2 Satılabilen bir yerden başka bir yere gönderilen sarmalama ya da sandıklama yoluyla depolara konulabilen ürünler 1 İnsan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılama özelliğine sahip her türlü nesne 2 Geniş anlamda insan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılayan mal ve hizmetler Ticarete konu olan mallar mal )

( GOODS | GOODS, MERCHANDISE | GUOTA )

( MARCHANDISE | MARCHANDISES | CONTINGENT )

( ZAHLER )

( NUMERARE )

( MERCE )

( ΕΜΠΌΡΕΥΜΑ / εμπόρευμα )


- EŞYA[çoğ. < ŞEY] ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< KİŞİLER

( Kullanılması için. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Sevilmesi için.
[fakat ne yazık ki...] "Dünyadaki kargaşanın nedeni, eşyaların sevilmesi, insanın kullanılmasıdır." )


- EŞYA[Ar. < EŞYĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> EŞYA

( beyaz eşya ev eşyası sandık eşyası Türlü amaçlarla kullanılan insan yapısı taşınabilir cansız nesneler pılı pırtı yük )


- EŞYANIN(ŞEYLERİN) TABİATI/DOĞASI" ile/değil/||/<>/< TABİAT/DOĞA


- EŞYAYA ALÂMET-İ FARİKA VAZI ile/||/<> TO MARK[İng.] ile/||/<> APPOSER DES MARQUES SUR DES OBJETS, USAGE DE MARQUER DES OBJETS[Fr.] ile/||/<> MARKALAMAK

( Malların üzerine marka koymak ya da vurmak )

( TO MARK )

( APPOSER DES MARQUES SUR DES OBJETS, USAGE DE MARQUER DES OBJETS )


- EŞZAMANLAMA | SENKRONİZASYON ile/||/<> SENKRONİZASYON ile/||/<> SENKRONİZASYON[Fr. < SYNCHRONISATION]

( 1 Oyunda söz ışık hareket müzik ve efektlerin uyumu eşlenmesi Eşleme Daha çok film sanatında kullanılır 2 Empresyonist oyunlarda olduğu gibi içinde film ve diyapozitif bulunan oynanışlarda sahnedeki oyuncunun sözüyle filmdeki görüntüyü ya da diyadaki resmi uyumlu olarak kaynaştırma Eşzamanlı duruma getirme eşleme )

( SYNCHRONISATION | SYNCHRONIZATION )

( SYNCHRONISATION )

( SYNCHRONISATION )


- EŞZAMANLI OLMAYAN | ASENKRON ile/||/<> ASENKRON ile/||/<> YADIN KURUN

( yadın kurun )

( ASYNCHRONE )


- EŞZAMANLI | SENKRON[Fr. < SYNCHRONE] ile/||/<> ...

( SYNCHRONE )


- EŞZAMANLI/LIK ile/ve/||/<> KOŞUT/LUK


- EŞZAMANLILIK ile/||/<> MUTLAK ZAMAN

( İki olayın aynı anda olup olmadığının gözlemcinin hareketine bağlı olması, yani göreli olmasıdır; bir gözlemciye eşzamanlı olaylar başkasına farklı zamanlarda görünebilir. @@ Zamanın herkes için aynı hızda aktığı ve eşzamanlılığın herkes için ortak olduğu klasik varsayımdır. İkincisi Newton fiziğinin kabulüydü; görelilik ilkini, eşzamanlılığın göreliliğini gösterip bu varsayımı çürüttü. )

( Formül: Göreliliğin göreliliği )


- ET BENİ ile/||/<> ET KAFA ile/||/<> ET KESİMİ ile/||/<> ET KIRIMI ile/||/<> ET LOKMASI ile/||/<> ETOBUR ile/||/<> ET SIĞIRI ile/||/<> ET SİNEĞİ ile/||/<> ET SOTE ile/||/<> ET SUYU ile/||/<> ET ŞEFTALİSİ ile/||/<> ET TAVUĞU ile/||/<> ET TOPRAK ile/||/<> ET UNU ile/||/<> ETYARAN ile/||/<> ETYEMEZ ile/||/<> BEYAZ ET ile/||/<> KABA ET ile/||/<> KARA ET ile/||/<> KARKAS ET ile/||/<> KIRMIZI ET ile/||/<> KÜL RENGİ ET SİNEĞİ ile/||/<> LOP ET ile/||/<> LÖP ET ile/||/<> BALIKETİ ile/||/<> BALIK ETİ ile/||/<> DANA ETİ ile/||/<> DİŞ ETİ ile/||/<> DİŞ ETİ ÜNSÜZÜ ile/||/<> GÖĞÜS ETİ ile/||/<> KOYUN ETİ ile/||/<> KURBAN ETİ ile/||/<> KUZU ETİ ile/||/<> SIĞIR ETİ ile/||/<> SOYA ETİ ile/||/<> TAVŞAN ETİ ile/||/<> TAVUK ETİ ile/||/<> BALIKETİNDE

( İnsanlarda hayvanlarda deri ile kemik arasındaki kas ve yağdan oluşan tabaka Kasaplık hayvanlardan sağlanan kaslardan oluşmuş besin maddesi Meyvelerde çekirdekle deri arasındaki bölüm )


- ET ŞEFTALİSİ ile/||/<> ÇAKAL ERİĞİ ile/||/<> TAFLAN ile/||/<> TATLI BADEM

( Eti çekirdeğinden ayrılmayan bir tür şeftali Prunus persica duracina @@ Çok ekşi sert iri çekirdekli bir tür erik yaban eriği dağ eriği Prunus spinosa @@ Gülgillerden kışın yapraklarını dökmeyen çiçekleri salkım durumunda beyaz veya yeşil olan süs bitkisi olarak bahçelerde yetiştirilen küçük bir ağaç karayemiş ağacı karayemiş Prunus laurocerasus @@ Yağ bakımından zengin albüminli maddeler şekerler ve E vitamini içeren içi şekercilikte çikolata ve badem şurubu yapımında kullanılan lezzetli bir tür badem Prunus dulcis )

( PRUNUS PERSICA DURACINA cum/||/<> PRUNUS ARMENIACA cum/||/<> PRUNUS DOMESTICA cum/||/<> PRUNUS AVIUM cum/||/<> PRUNUS DULCIS cum/||/<> PRUNUS CERASUS cum/||/<> PRUNUS SPINOSA cum/||/<> PRUNUS CERASIFERA cum/||/<> PRUNUS LAUROCERASUS cum/||/<> LAUROCERASUS OFFICINALIS cum/||/<> PRUNUS LUSITANICA cum/||/<> PRUNUS AMYGDALUS cum/||/<> AMYGDALUS COMMUNIS cum/||/<> PRUNUS PERSICA )


- ET ŞEFTALİSİ ile/||/<> KAYISI ile/||/<> ERİK ile/||/<> KİRAZ ile/||/<> BADEM ile/||/<> VİŞNE

( Eti çekirdeğinden ayrılmayan bir tür şeftali Prunus persica duracina )

( PRUNUS PERSICA DURACINA cum/||/<> PRUNUS ARMENIACA cum/||/<> PRUNUS DOMESTICA cum/||/<> PRUNUS AVIUM cum/||/<> PRUNUS DULCIS cum/||/<> PRUNUS CERASUS )


- ET SİNEĞİ ile/||/<> ET SİNEĞİ

( Yaralar ve etler üzerine yumurtlayıp onları kurtlandıran sineklerin ortak adı 1 Calliphora cisinin herhangi bir üyesi 2 Calliphoridae ailesinde bulunan yumurtalarını hayvanın lezyonlu bölgelerine ve kadavralara bırakarak miyazise neden olan Calliphora Phaenicia Cochliomyia ve Phormia cinsinden kimi sinekler )

( FLESH FLY | BLOW FLY )

( MOUCHE DE LA VIANDE )

( FLEISCHFLIEGE )


- ET-TIRNAK ile/ve/||/<> "ET-KEMİK"

( Et, tırnaktan ayrılmaz. )


- ETAGERE[Fr. < ÉTAGÈRE] ile/değil/yerine/=/||/<> ETAJER

( Raflı veya çekmeceli taşınabilir küçük dolap )


- ETAJER/ETAGERE[Fr. < ÉTAGÈRE] ile/||/<> KOMODİN/COMMODİNE[Fr. < COMMODINE] ile/||/<> KONSOL/CONSOLE[Fr. < CONSOLE] ile/||/<> GARDIROP/GARDEROBE[Fr. < GARDE-ROBE] ile/||/<> ŞİFONYER/CHİFFONNİER[Fr. < CHIFFONNIER]

( Raflı veya çekmeceli taşınabilir küçük dolap )


- ÉTALE ile/||/<> FİNİTE

( Étale yerel izomorfizm İLE finite sonlu derece. )

( Formül: Local isomorphism İLE finite degree )


- ETALON[Fr. < ÉTALON] ile/değil/yerine/=/||/<> ETALON

( Ağırlık ve uzunluk ölçüleri için kabul edilmiş yasal ölçü modeli )


- ÉTAMINE, ORGANE MÂLE[Fr.] ile/||/<> ERKEKLİK ORGANI

( erkeklik organı botanik )


- ETAMİNE[Fr. < ÉTAMINE] ile/değil/yerine/=/||/<> ETAMİN

( Pamuk keten veya ipekten seyrek dokunmuş delikli bir kumaş türü )


- ETANOL ile/||/<> ETANOL

( C2H3OH etil alkol renksiz uçucu saydam bir sıvı Asetaldehit ve asetik asitin elde edilmesinde alkollü içki yapımında çözücü yakıt ve donma önleyici olarak kullanılır kimya Gözetleçli incelemeler için örnek parça hazırlamada temizleyici olarak kullanılan ayrıca parlatılmış metal yüzeyleri silme işinde yararlanılan etil alkolün öteki adı Etil alkol )

( ETHANOL, ETHYL ALCOHOL | ETHANOL | SPIRIT )

( ÉTHANOL | ESPRIT DE VIN )

( ATHANOL | SPIRITUS )

( ETANOLO )

( ΑΙΘΑΝΌΛΗ / αιθανόλη )


- ETANOL ile/||/<> İSPİRTO

( C2H3OH, etil alkol; renksiz, uçucu, saydam bir sıvı. (Asetaldehit ve asetik asitin elde edilmesinde, alkollü içki yapımında, çözücü, yakıt ve donma önleyici olarak kullanılır.) @@ (kimya) @@ Gözetleçli incelemeler için örnek parça hazırlamada temizleyici olarak kullanılan; ayrıca, parlatılmış metal yüzeyleri silme işinde yararlanılan etil alkolün öteki adı. @@ Etil alkol. )

( ETHANOL, ETHYL ALCOHOL | ETHANOL | SPIRIT~SPIRIT )

( ÉTHANOL | ESPRIT DE VIN~ESPRIT DE VIN | ESPRIT DE VIN, ALCOOL ÉTHYLIQUE )

( ...~SPIRITUS )

( ATHANOL | SPIRITUS~SPIRITUS )

( ETANOLO~SPIRITO )

( ΑΙΘΑΝΌΛΗ / αιθανόλη~ΟΙΝΌΠΝΕΥΜΑ / οινόπνευμα )


- ETAP[Fr. < ÉTAPE] ile/değil/yerine/=/||/<> AŞAMA | ADIM

( aşama adım )


- ETÇİLLER ile/||/<> ETÇİLLER

( Carnivora caroet voraus yiyen Omurgalı hayvanlardan memeliler Mammalia sınıfının etenliler Placentalia altsınıfına giren bir takımı Etçildirler Dişleri et yiyecek biçimde gelişmiştir Avlarını yakalayıp parçalamak üzere köpek dişleri büyük ve uzundur Kesici dişleri küçük ve çok keskin olur Öğütücü dişler de kemikleri parçalamak üzere kalın ve kuvvetlidir Ayakları 45 parmaklı olup kalın tırnaklıdır Beyinleri iyi gelişmiştir Dünyanın her bölgesine yayılmışlardır Yüzgeçayaklılar Pinnipedia ve yarıkayaklılar Fissipedia olmak üzere iki alttakıma ayrılır Memeliler Mammalia sınıfının etenliler Placentalia alt sınıfından dişleri et yiyecek biçimde gelişmiş avlarını yakalayıp parçalamak üzere köpek dişleri büyük ve uzun kesici dişleri küçük ve çok keskin kemikleri parçalamak üzere kalın ve kuvvetli öğütücü dişleri bulunan ayaklarında kalın tırnaklı 45 parmağı olan beyinleri iyi gelişmiş dünyanın her bölgesine yayılmış türleri olan bir takım etçiller )

( CARNIVORES )

( CARNIVORES )

( RAUBTIERE )

( CAROET | CARNIVORA, CARO: ET; VORAUS: YIYEN )


- ETEK ile/||/<> ANVELOP[Fr.]

( ... İLE/||/<> Üst üste katlanmış parçalardan oluşan bir etek biçimi. )


- ETEN ile/||/<> ETEN

( karşılık plasenta placenta Döl yatağında ana ile dölüt arasında bulunan dölütün ve ananın kan damarlarının birbirine yakın bulunduğu damarlı süngerimsi bir yapı olup osmoz ile besin ve oksijen değişmesini sağlar 1 Döl yatağında ana ile dölüt arasında bulunan dölütün ve ananın kan damarlarının birbirine yakın bulunduğu ozmoz ile besin ve oksijen alış verişini sağlayan damarlı süngerimsi bir yapı Plasenta 2 Bitkilerde ovaryumda ovülün meydana geldiği ve olgunlaşana kadar bağlı kaldığı bölge Etene )

( PLACENTA )

( PLACENTA )

( MUTTERKUCHEN | PLAZENTA )

( PLACENTA | PLACENTA: ETEN )

( PLACENTA )

( ΠΛΑΚΟΎΝΤΑΣ / πλακούντας )


- ETEN ile/||/<> PLÂSENTA

( (karşılık: plasenta), (Lat. placenta) Döl yatağında, ana ile dölüt arasında bulunan, dölütün ve ananın kan damarlarının birbirine yakın bulunduğu damarlı süngerimsi bir yapı olup osmoz ile besin ve oksijen değişmesini sağlar. @@ 1. Döl yatağında ana ile dölüt arasında bulunan dölütün ve ananın kan damarlarının birbirine yakın bulunduğu, ozmoz ile besin ve oksijen alış verişini sağlayan, damarlı, süngerimsi bir yapı. Plasenta. 2. Bitkilerde ovaryumda ovülün meydana geldiği ve olgunlaşana kadar bağlı kaldığı bölge. @@ Etene. )

( PLACENTA~PLACENTA )

( PLACENTA~PLACENTA )

( PLACENTA | PLACENTA: ETEN~PLACENTA )

( MUTTERKUCHEN | PLAZENTA~PLAZENTA )

( PLACENTA~PLACENTA )

( ΠΛΑΚΟΎΝΤΑΣ / πλακούντας~ΠΛΑΚΟΎΝΤΑΣ / πλακούντας )


- ETENE ile/||/<> ETEN

( eten Memelilerde fetüsün besin gereksinimini karşılamak ve atık ürünlerini atmak amacıyla korion ve döl yatağı mukozasının birbiriyle birleşmesinden oluşan anneyle fetüs arasında ilişkiyi sağlayan allantoyis amniyon ve vitellus keselerinden oluşan geçici bir organ eş son eten etene yavru zarları meşime plasenta fetal membran Buradan östrojen progesteron gebe kısrak serum gonadotropini insan koryonik gonadotropini insan koryonik somatomammotropini relaksin gibi hormonlar salınır karşılık plasenta placenta Döl yatağında ana ile dölüt arasında bulunan dölütün ve ananın kan damarlarının birbirine yakın bulunduğu damarlı süngerimsi bir yapı olup osmoz ile besin ve oksijen değişmesini sağlar 1 Döl yatağında ana ile dölüt arasında bulunan dölütün ve ananın kan damarlarının birbirine yakın bulunduğu ozmoz ile besin ve oksijen alış verişini sağlayan damarlı süngerimsi bir yapı Plasenta 2 Bitkilerde ovaryumda ovülün meydana geldiği ve olgunlaşana kadar bağlı kaldığı bölge Etene )

( PLACENTA | FALLOPIAN TUBE )

( TROMPE DE FALLOPE )

( FALLOPISCHE KANÄLE )

( OVUM: YUMURTA; DUCERE: YÖNELTMEK )

( PLACENTA )

( ΠΛΑΚΟΎΝΤΑΣ / πλακούντας )


- ETENE ile/||/<> FALLOP BORUSU | ETEN

( bk. eten. @@ Memelilerde fetüsün besin gereksinimini karşılamak ve atık ürünlerini atmak amacıyla, korion ve döl yatağı mukozasının birbiriyle birleşmesinden oluşan anneyle fetüs arasında ilişkiyi sağlayan, allantoyis, amniyon ve vitellus keselerinden oluşan geçici bir organ, eş, son, eten, etene, yavru zarları, meşime, plasenta, fetal membran. Buradan östrojen, progesteron, gebe kısrak serum gonadotropini, insan koryonik gonadotropini, insan koryonik somatomammotropini, relaksin gibi hormonlar salınır.@@(karşılık: plasenta), (Lat. placenta) Döl yatağında, ana ile dölüt arasında bulunan, dölütün ve ananın kan damarlarının birbirine yakın bulunduğu damarlı süngerimsi bir yapı olup osmoz ile besin ve oksijen değişmesini sağlar. @@ 1. Döl yatağında ana ile dölüt arasında bulunan dölütün ve ananın kan damarlarının birbirine yakın bulunduğu, ozmoz ile besin ve oksijen alış verişini sağlayan, damarlı, süngerimsi bir yapı. Plasenta. 2. Bitkilerde ovaryumda ovülün meydana geldiği ve olgunlaşana kadar bağlı kaldığı bölge. @@ Etene. )

( PLACENTA | FALLOPIAN TUBE~FALLOP TUBE | OVIDUCT )

( TROMPE DE FALLOPE~TROMPE DE FALLOPE )

( OVUM: YUMURTA; DUCERE: YÖNELTMEK~TUBA UTERINA )

( FALLOPISCHE KANÄLE~EILEITER )

( PLACENTA~TUBA DI FALLOPPIO )

( ΠΛΑΚΟΎΝΤΑΣ / πλακούντας~ΣΆΛΠΙΓΓΑ / σάλπιγγα )


- ETENELİLER[İng. PLACENTAL MAMMALS] ile/||/<> TEK DELİKLİLER[İng. MONOTREMES]

( Plasentalı Memeliler. Memeliler Sınıfının alt sınıflar.(diğer alt sınıflar tek delikliler ve keseliler). Embriyo ve fetus plasenta ile beslenir. Bu hayvanlar doğurucudurlar. (Yumurta bırakmak yerine çocuklarını doğururlar). Uzun bir gebelik dönemi geçirirler ve çocuk, tam olarak gelişmemiş doğar.İnsanlar, köpekler, balinalar. @@ Tek delikliler oldukça değişik hayvanlardır. Sadece iki tip tek delikli vardır; ekidna ve ornitorenk. Sıcak kanlı, tüylüler ve memeliler gibi yavrularını sütle beslerler. Onları değişik kılan yavruları doğurmak yerine yumurtlarlar. Memeliler'in Sürüngenler'den evrimleştiğinin en net, yaşayan kanıtlarıdırlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ETER/ETHER[Fr. < ÉTHER] ile/||/<> KLOROFORM/CHLOROFORME[Fr. < CHLOROFORME]

( Oksijenli asitlerin alkollerle birleşmesinden oluşan sıvılar Hekimlikte kullanılan çok uçucu renksiz ve kendine özgü kokusu olan bir sıvı lokman ruhu Bir tür organik yağ çözücü )


- ETER ile/||/<> ETER[Fr. < ÉTHER]

( kimya 1 Veteriner hekimlikte evcil hayvanların genel anestezisi amacıyla kullanılan ve dietil eter yapısında olan uçucu genel anesteziklerin en güvenli olanı 2 Genel formülü ROR olan polar moleküllerden oluşan ve endüstride çözücü olarak sık kullanılan bir kez alkillenmiş alkol veya iki kez alkillenmiş su türevi Lokman ruhu )

( ETHER )

( ÉTHER )


- ETER ile/||/<> LOKMAN RUHU


- ETFAL[Ar. < EṬFĀL] ile/değil/yerine/=/||/<> ETFAL

( Çocuklar )


- ÉTHER[Fr.] ile/||/<> ESÎR

( fizik )

( ÉTHER )


- ETHER[Fr. < ÉTHER] ile/değil/yerine/=/||/<> ETER

( Oksijenli asitlerin alkollerle birleşmesinden oluşan sıvılar Hekimlikte kullanılan çok uçucu renksiz ve kendine özgü kokusu olan bir sıvı lokman ruhu Bir tür organik yağ çözücü )


- ETHNİQUE[Fr. < ETHNIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> ETNİK

( Kavimle ilgili budunsal kavmî Bir sosyal grubun her türlü ırk dil veya kültür özelliğine ait olan )


- ETHNOCENTRISM[İng.] ile/||/<> IRKÇILIK

( 1 Kişinin bağlı olduğu ulus ya da ırkın üstünlüğüne inanarak onun dışında kalan toplulukları aşağı ve hor görmesine dayanan tutum ve davranış 2 Toplumu kendi kümesi yabancı küme diye iki bölüme ayırarak kendi kümesine üstünlük ve başatlık tanıma dış kümeye ise düşkünlük ve uyrukluk tutumunu benimsetme )

( ETHNOCENTRISM )


- ETHNOGRAPHE[Fr. < ETHNOGRAPHE] ile/değil/yerine/=/||/<> ETNOGRAF

( Etnografya uzmanı budun betimci )


- ETHNOGRAPHİQUE[Fr. < ETHNOGRAPHIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> ETNOGRAFİK

( Etnografya ile ilgili )


- ETHOCRATİE[Fr. < ÉTHOCRATIE] ile/değil/yerine/=/||/<> ETOKRASİ

( Yalnızca ahlak üzerine kurulu yönetim biçimi )


- ETHOLOGİE[Fr. < ÉTHOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> ETOLOJİ

( Hayvanların davranışlarını kendi doğal çevrelerinde ve deney düzeneğine sokmadan karşılaştırmalı olarak inceleyen bilim dalı )


- ETHOLOGİQUE[Fr. < ÉTHOLOGIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> ETOLOJİK

( Etoloji ile ilgili )


- ETHYLE[Fr. < ÉTHYLE] ile/değil/yerine/=/||/<> ETİL

( etil alkol Organik birleşiklerin birleşimine giren karbon ve hidrojen atomları grubu )


- ÉTHYLÈNE[Fr.] ile/||/<> ETİLEN[Fr. < ÉTHYLÈNE]

( kimya )

( ÉTHYLÈNE )


- ETHYLENE[Fr. < ÉTHYLÈNE] ile/değil/yerine/=/||/<> ETİLEN

( Yanıcı renksiz az kokulu yoğunluğunda karbon ve hidrojen birleşimi )


- ETİBBA[Ar. < EṬİBBĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> ETİBBA

( Hekimler )


- E-TİCARET ile/||/<> ELEKTRONİK ALIŞVERİŞ

( elektronik alışveriş )


- ETİK[Fr. < ÉTHIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> AHLAK BİLİMİ | AHLAKİ

( etik bilimi ahlak bilimi Çeşitli meslek kolları arasında tarafların uyması veya kaçınması gereken davranışlar bütünü ahlaki )


- ETİK ile/ve/||/<> ETİĞİN ETİĞİ


- ETİKET, YAFTA | ETİKET ile/||/<> ETİKET ile/||/<> ETİKET[Fr. < ÉTIQUETTE]

( Tecim mallarının türü kökeni ederi ve niteliği gösterilmek amacıyla üzerlerine yapıştırılan küçük kâğıt Bir malın tür miktar fiyat gibi niteliklerini belirten küçük kağıt parçası Üretilen maddeleri tanıtıcı her türlü yazılı veya basılı bilgi marka damga ve işaretleri içeren ve ürünlerle birlikte sunulan veya ambalajında basılı bulunan tanıtım bildirimi 1 Damgalama 2 Gıda ve yem maddesini tanıtıcı her türlü yazılı veya basılı bilgi marka damga ve işaretleri içeren gıdayla veya yemle birlikte sunulan veya ambalajında basılı bulunan tanıtım bildirimi )

( LABEL | TAG | TAG, LABEL )

( ÉTIQUETTE, VIGNETTE | ÉTIQUETTE )


- ETİKETLEME ile/||/<> LABELLING[İng.] ile/||/<> ÉTIQUETTE[Fr.] ile/||/<> DATIERUNG[Alm.] ile/||/<> İŞARETLEME

( işaretleme 1 Bir ticaret yeminin veya ambalajının üzerine yazı baskı veya çizgi biçimindeki tanıtıcı bilgileri de içeren bütün etiketlerin eklenmesi veya ticaret yeminin uygun yerinde bulundurulması işlemi 2 Gıda maddesine ait değişik biçimlerde hazırlanan tanıtım bildiriminin gıda maddesiyle birlikte sunulması işlemi 1 Nükleik asit molekülüne veya herhangi bir kimyasal maddeye radyoaktif bir molekülün sokulması 2 Hayvanların göç yollarını ya da yaşama alanlarını öğrenmek amacıyla takılan özel alet ya da yapılan işaretler 3 Kolleksiyon örneklerine ya da mikroskop preparatlarına açıklayıcı bilgilerin konması Etiketleme )

( LABELING )


- ETİL ALKOL ile/||/<> ETANOL

( etanol etanol Çeşitli tahıl meyve ve köklerdeki karbonhidratların fermantasyonuyla elde edilen özgül ağırlığı 0 8 den az olup yakıldığında gram başına 7 1 kalori enerji veren alkol çeşidi etanol C2H3OH etil alkol renksiz uçucu saydam bir sıvı Asetaldehit ve asetik asitin elde edilmesinde alkollü içki yapımında çözücü yakıt ve donma önleyici olarak kullanılır kimya Gözetleçli incelemeler için örnek parça hazırlamada temizleyici olarak kullanılan ayrıca parlatılmış metal yüzeyleri silme işinde yararlanılan etil alkolün öteki adı Etil alkol )

( ETHYL ALCOHOL )

( ALCOOL ÉTHYLIQUE )

( ÄTHYLALKOHOL )


- ETİL/ETHYLE[Fr. < ÉTHYLE] ile/||/<> METİL/METHYLE[Fr. < MÉTHYLE] ile/||/<> METİLEN/METHYLENE[Fr. < MÉTHYLÈNE]

( etil alkol Organik birleşiklerin birleşimine giren karbon ve hidrojen atomları grubu )


- ETİLEN/ETHYLENE[Fr. < ÉTHYLÈNE] ile/||/<> OLEFİN/OLEFİNE[Fr. < OLÉFINE]

( Yanıcı renksiz az kokulu yoğunluğunda karbon ve hidrojen birleşimi )


- ETİLLEME ile/||/<> AFFIXING LEADS, LEADING[İng.] ile/||/<> ÉTHYLATION[Fr.] ile/||/<> KURŞUNLAMA

( kimya Bir benzine oktan indisini artırmak amacıyla kurşun tetraetil katma işlemi )

( AFFIXING LEADS, LEADING )

( ÉTHYLATION )


- ETİM (NE?) ile/ve/||/<>/> BUDUM (NE?)


- ETİMOLOG[Fr. < ÉTYMOLOGUE] ile/değil/yerine/=/||/<> KÖKEN BİLİMCİ


- ETIMOLOGY[İng.] ile/||/<> ETYMOLOGIE[Fr.] ile/||/<> ETYMOLOGIE, WORTGESCHICHTE[Alm.] ile/||/<> KÖKEN BİLİMİ

( Bir kelimenin hangi köke dayandığını ilk hangi kavramı taşıdığını zaman içinde gösterdiği gelişmeleri vb konuları inceleyen dal köken bilimi etimoloji Bir dildeki kelimelerin şekil yapıları ile anlamları arasında bağlantı kuran o kelimelerin yapı ve anlamlarını kökenlerine doğru izleyerek ilk defa hangi köklere dayandıklarını hangi kavramları yansıttıklarını ve zaman içinde hangi evrelerden geçerek ne gibi gelişmeler gösterdiklerini inceleyen ve köken bilgisi ile ilgili diğer konuları araştıran dil bilimi dalı )


- ETİMOLOJİ[Fr. < ÉTYMOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> KÖKEN BİLİMİ


- ETİMOLOJİK[Fr. < ÉTYMOLOGIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> KÖKEN BİLİMSEL


- ETİMOLOJİ/Sİ ile/ve/||/<> ARKEOLOJİ/Sİ


- ETİO- ile/||/<> RHİZ-/-RHİZA/RHİZO- ile/||/<> CARY-/CARYO-/KARY-/KARYO-

( Neden. İLE/||/<> Kök. İLE/||/<> Tane çekirdek. )


- ETİQUETTE[Fr. < ÉTIQUETTE] ile/değil/yerine/=/||/<> ETİKET

( Bir malın tür miktar fiyat vb nitelikleri veya kitap defter vb şeylerin kime ait olduğunu belirtmek için üzerlerine konulan küçük kâğıt kimlik Toplum içindeki davranışlarda izlenecek yol )


- ETİYOLOJİ[Fr. < ÉTIOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> NEDEN BİLİMİ


- ETİYOLOJİ[İng. ETIOLOGY] ile/||/<> ETİYOPİK BÖLGE[İng. ETHIOPIAN REGION]

( Bir hastalık ya da durumun nedeni, nedenler dizisi ya da neden olma şekli; hastalıkların ya da durumların nedenlerinin ya da kökenlerinin incelenmesi. @@ Büyük Sahra, Habeşistan ve güneyinde kalan ülkelerden meydana gelen bölge.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ETİYOLOJİ ile/||/<> PATOJEN/PATOGENEZ

( Sayrılığın nedenlerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Sayrılığın gelişim sürecini inceleyen bilim dalı. )


- ETİYOLOJİK[Fr. < ÉTIOLOGIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> NEDEN BİLİMSEL


- ETİYOPYALI ile/||/<> HABEŞÎ


- ETKEN FİİL ile/||/<> AKTİF FİİL


- ETKEN FİİL ile/||/<> ETKEN MADDE

( Etki eden şey amil faktör Bir madde üzerinde belli bir değişiklik yapan şey müessir )


- ETKEN | İLAÇ | ARAÇ | AGENT[Fr. < AGENT] ile/||/<> AJAN ile/||/<> İKTİSADİ KARAR BİRİMİ

( iktisadi karar birimi Hastalık oluşturan veya hastalığı yayan herhangi bir etken aracı Bulaşıcı mikroorganizmaları veya organizma üzerinde etkili olabilecek kimyasal maddeleri tanımlamak için kullanılan terim )

( AGENT )

( AGENT )


- ETKEN MADDE ile/||/<> ETKİLİ MADDE


- ETKEN ile/ve/değil/yerine/||/<> BİLEŞEN


- ETKEN ile/ve/değil/||/<> DEĞİŞKEN

( [not] FACTOR vs./and/||/<>/but/< VARIABLE
VARIABLE instead of FACTOR )


- ETKENLİK ile/||/<> AMİLLİK


- ETKİ ETMEK ile/ve/||/<>/> DÖNÜŞTÜRMEK


- ETKİ ile/ve/||/<> GEÇİŞ


- ETKİ ile/ve/||/<> GERÇEKLİK


- ETKİ ile/ve/||/<> İTKİ

( Dışarıda/n. İLE/VE/||/<> Dışarıda/n ve/ya da içeride/n. )

( Nesnelerde/n. İLE/VE/||/<> Hayvan ve insanda/n. )


- ETKİ ile/ve/||/<>/> İTKİ ile/ve/||/<>/> DEVİM ile/ve/||/<>/> DEVİNİM


- ETKİ ile/ve/||/<>/> İZ


- ETKİ ile/ve/değil/||/<>/< KARŞILIK


- ETKİ ile/ve/||/<> REHBİNDER ETKİSİ


- ETKİ ile/ve/||/<> YAPI


- ETKİ/TESİR[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< YARAR/FAYDA[Ar.]


- ETKİ/DÖNGÜ:
KUZEY KUTBUNDA ile/ve/||/<>/>< GÜNEY KUTBUNDA

( www.facebook.com/video.php?v=592603574202831 )


- ALE ETKİSİ ile/||/<> ALLEE ETKİSİ ile/||/<> BULMER ETKİ ile/||/<> POZİSYON ETKİSİ ile/||/<> TETRİS ETKİSİ ile/||/<> WAHLUND ETKİSİ ile/||/<> YANLIŞ ORTAKLIK ETKİSİ

( Bireylerin kendi türünden bireylerin varoluşundan sağladığı kazancı. İLE/||/<> Tür içindeki bireylerin, aynı türde olanların çevresinde olmasından dolayı kazandığı avantaj.[İlk olarak, 1930 yılında, Warder Clyde Allee tarafından ileri sürülmüştür.] İLE/||/<> Seçilim sürdükçe genetik çeşitlilik azalır, çünkü çeşitlilik doğa tarafından seçilip azaltılır. Bu azalma, ebeveynlerin populasyona göre fenotip çeşitlilik miktarı ile doğru orantılıdır. Çeşitliliğin artışı ise genetik mekanizmalar aracılığıyla sağlanır. İLE/||/<> Genin dışavurumuna [ve fenotipe olan etkisinin] genellikle komşu genlerle olan etkileşiminden etkilendiği ve genlerin mekansal yerleri değiştiğinde (translokasyonda olduğu gibi) ekpresyonunun da değiştiği genetik etki. İLE/||/<> Bireylerin bir etkinliğe çok fazla zaman harcaması sonucu bu etkinliğin düşüncelerini, zihinsel imajını ve düşlerini etkilemesi. İLE/||/<> Bir popülasyon içinde bulunan alt popülasyonlardaki alel frekansının dağılımından ötürü, popülasyon genelinde heterozigotluğun kuşaklar içinde azalması.[1928 - Sten Wahlund] İLE/||/<> Başka kişilerle davranış, tutum, inanç bakımından benzerliklerinin abartılması. )


- ETKİLEŞİM[İng. INTERACTION] ile/||/<> ASTROKİMYA[İng. ASTROCHEMISTRY] ile/||/<> BENCİLLİK[İng. SELFISHNESS] ile/||/<> BENLİK BİLİNCİ[İng. SELF-AWARENESS] ile/||/<> CİNSİYET İÇİ SEÇİLİM[İng. INTRASEXUAL SELECTION]

( Genetik biliminde, bir alelin fenotip üzerindeki etkisinin, aynı ya da farklı lokuslardaki diğer alellere bağlı olması durumudur. İstatistikte ise, bir yaklaşımın etkisinin, diğer yaklaşımlara bağlı olmasıdır. @@ Evrendeki molekülleri, Dünya dışında bulunan kimyasal elementleri, kimyasal maddeleri ve bunların etkileşimlerini geniş alanlarda, özellikle moleküler gaz bulutlarında inceleyen bilim dalı. Astronomi ve kimyanın ortak çalıştığı bir alandır. @@ Bir bireyin uyum başarısının arttığı, diğerinin ise azaldığı, bireyler arası etkileşimlerdir. @@ Kendimizle ilgili bütün düşünceler, algılamalar, duygular ve değerlendirmelerin tümünün etkileşiminin sonucunda doğan algıdır. @@ Cinsel seçilimin alt başlıklarından biridir. Bir türün üzerine etki eden cinsel seçilimin, türün aynı cinsiyetten bireyleri arasındaki ilişkilere ve etkileşime bağlı olması durumudur. Birçok türde erkekler, dişilere kendilerini beğendirebilmek için birbirleriyle dövüşürler ya da yarışırlar. Bu, üzerlerinde bir cinsiyet içi seçilim baskısı oluşturur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ETKİLEŞİM ile/ve/||/<>/> EYTİŞİM


- ETKILEŞIMLI | INTERAKTIF[İng. < INTERACTIVE] ile/||/<> ...

( INTERACTIVE )


- ETKİLEŞİMLİ ve/||/<> DEVİNGEN


- ETKİLEŞİMLİLİK ile/||/<> İNTERAKTİFLİK


- ETKİLEŞME ENERJİSİ ile/ve/||/<> TEPKİME HIZI

( Kimyasal etkileşimin başlaması için gerekli olan enerji miktarı. İLE/VE/||/<> Birim zamanda gerçekleşen kimyasal değişim hızını tanımlar. )


- ETKİLEYİCİ ile/ve/||/<> "ÇARPICI"


- ETKİLEYİCİLİK/KARİZMA[Fr. < CHARISME] ile/||/<> ETKİLEYİCİ/KARİZMATİK[Fr. < CHARISMATIQUE]


- ETKİLEYİCİLİK ile/||/<> KARİZMATİKLİK


- ETKİLİ | EFEKTİF ile/||/<> EFEKTİF ile/||/<> NAKİT

( nakit Elde tutulan ve ödemelerde anında kullanılabilen para )

( LIQUIDITY | CASH )

( EFFECTIF )

( BARGELD )

( CONTANTE )

( ΜΕΤΡΗΤΆ / μετρητά )


- ETKİLİ | EFEKTİF ile/||/<> LİKİDİTE ile/||/<> NAKİT | NAKİT

( bk. nakit @@ @@Elde tutulan ve ödemelerde anında kullanılabilen para. @@ )

( LIQUIDITY | CASH~LIQUIDITY~CASH )

( EFFECTIF~LIQUIDITÉ~ESPÈCES )

( BARGELD~LIQUIDITÄT~BARGELD )

( CONTANTE~LIQUIDITÀ~CONTANTI )

( ΜΕΤΡΗΤΆ / μετρητά~ΡΕΥΣΤΌΤΗΤΑ / ρευστότητα~ΜΕΤΡΗΤΆ / μετρητά )


- ETKİLİ/PATETİK[Fr. < PATHÉTIQUE] ile/||/<> ETKİLİLİK/MÜESSİRİYET[Ar. < MUʾES̱S̱İRİYYET]


- ETKİLİ POPÜLASYON BÜYÜKLÜĞÜ (NE)[İng. EFFECTIVE POPULATION SIZE] ile/||/<> GENETİK VARYASYON[İng. GENETIC VARIATION]

( Gerçek, gözlenen bir popülasyondakiyle aynı hızda genetik varyasyonu sürüklenmeye bağlı olarak yitirecek olan, rastgele çiftleşmenin var olduğu (seçilimin, mutasyonun ya da göçün olmadığı) popülasyonun ideal büyüklüğüdür. Ne ile gösterilir. @@ Genotipteki farklılıklardan ötürü popülasyon içerisindeki bireylerde oluşan farklılıklardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ETKİN/AKTİF İMMÜNİTE ile/||/<> ETKİN/AKTİF İMMÜNİZASYON ile/||/<> ETKİN/AKTİF TRANSPORT ile/||/<> AKTİVASYON ile/||/<> AKTİVATÖR ile/||/<> AKTİVE ETMEK ile/||/<> AKTİVE OLMAK ile/||/<> AKTİVİTE

( Uyarılmış bağışıklık, etkin bağışıklık. İLE/||/<> Uyarılmış bağışıklama, etkin bağışıklama. İLE/||/<> Etkin taşınım. İLE/||/<> Etkinleşme, etkinleştirme, alevlenme. İLE/||/<> Etkinleştirici, tetikleyici. İLE/||/<> Etkinleştirmek. İLE/||/<> Etkinleşmek. İLE/||/<> Etkinlik. )


- ETKİN OKUL ile/||/<> ETKİN ÖĞRETİM ile/||/<> ETKİN PİŞMANLIK ile/||/<> AŞIRI ETKİN ile/||/<> IŞIN ETKİN

( Hareket hâlinde olan faal aktif Fiilde bulunan etkinlik gösteren faal aktif edilgin karşıtı İşleyen çalışan faal olan Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren molekül atom )


- ETKİN TAŞIMA ile/ve/||/<>/>< EDİLGEN TAŞIMA

( Enerji tüketerek nesne geçişi. İLE/VE/||/<>/>< Enerji tüketmeden nesne geçişi. )


- ETKİN/AKTİF METAL ile/||/<>/>< SOY METAL

( Kolay tepkimeye girer. İLE/VE/||/>< Zor tepkimeye girer. )


- ETKİNİN:
BULAŞMAMASI ile/ve/||/<> BOZULMAMASI


- ETKİNLEŞEBİLME | AKTİFLEŞEBİLME ile/||/<> ETKİNLEŞTİRİCİ | AKTİFLEŞTİRİCİ ile/||/<> ETKİNLEŞMEK | ETKİNLEŞTİRME | ETKİNLEŞTİRMEK | ETKİNLİK ile/||/<> FAALLİK ile/||/<> AKTİFLEŞMEK | AKTİFLEŞTİRME | AKTİFLEŞTİRMEK | AKTİFLİK


- ETKİNLEŞTİRME ile/||/<> ETKİNLEŞTİRMEK

( Etkinleşim işini yapma )

( ACTIVATING | ACTIVATE )


- ETKİNLİK/AKTİVİTE[Fr. < ACTIVITÉ] ile/||/<> ETKİNCİLİK/AKTİVİZM[Fr. < ACTIVISME]


- ETKİNLİK MERKEZİ ile/||/<> AŞIRI ETKİNLİK ile/||/<> EĞİTİCİ ETKİNLİK ile/||/<> EĞİTSEL ETKİNLİK ile/||/<> IŞIN ETKİNLİK ile/||/<> SOSYAL ETKİNLİK ile/||/<> RADYO ETKİNLİĞİ

( Etkin olma durumu aktiflik faallik Bir işletmenin bir kurumun işler durumda olması faaliyet aktivite Fiilde bulunanın etkin olanın niteliği Bir canlının iç veya dış uyaranların etkisiyle giriştiği çalışma durumu İnsanın çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylemi )


- ETKİNLİK ile/ve/||/<> NESNELERİN BÜTÜNLÜĞÜ


- ETKİSİ ALTINA ALMAK ile/ve/||/<> YÖNLENDİRMEK


- ETKİSİNDE KALMAK ile/ve/||/<>/> YÜCELTMEK


- ETKİSİZ | TESİRSİZ ile/||/<> ETKİLİLİK | TESİRLİLİK ile/||/<> ETKİSİZLİK | TESİRSİZLİK


- ETKİSİZ | YÜKSÜZ | YANSIZ | NÖTR ile/||/<> NÖTR ile/||/<> NÖTR[Fr. < NEUTRE]

( pHsı 7 0 olan ne asit ne de baz olan madde 1 Elektrik yükü olmayan 2 Kimyada ne asit ne de alkali tepkisi göstermeyen )

( NEUTRAL )

( NEUTRALE | NEUTRE )

( NEUTRAL )

( NEUTER: HIÇBIRI )


- ETLİ BİTKİ ile/||/<> ETLİ BUTLU ile/||/<> ETLİ CANLI ile/||/<> ETLİ EKMEK ile/||/<> ETLİ MEYVE ile/||/<> ETLİ PİDE

( İçinde et bulunan Eti çok olan Dolgun kalın olan Yenecek kısmı çok olan meyve )


- ETLİ BUTLU ile/||/<> BILLIK BILLIK


- ETLİ MEYVE ile/||/<> ETLİ YEMİŞ

( etli yemiş Perikarpı kalın etli ve su bakımından zengin meyve )

( SUCCULENT FRUIT )

( FRUIT SUCCULENTE )

( SUKKULENT FRUCHT )


- ETLİ PİDE ile/||/<> ETLİ EKMEK


- ETLİK ile/||/<> ETLİK

( I Halı kenarı Şarkikaraağaç Çaltı Gelendost Isparta II 1 Dokumalarda kenar kısımlara yapılan süs Yenikent Aksaray Niğde 2 Bir çul deseni Saçıkara İslahiye Gaziantep hlk 1 Et asılacak çengel 2 Kesilmek için hazırlanan koyun )


- ETME! ve/||/<> EYLEME!


- ETMEN ile/ve/||/<>/< BAĞLAM


- ETNİK/ETHNİQUE[Fr. < ETHNIQUE] ile/||/<> ETNOGRAF/ETHNOGRAPHE[Fr. < ETHNOGRAPHE]

( Kavimle ilgili budunsal kavmî Bir sosyal grubun her türlü ırk dil veya kültür özelliğine ait olan )


- ETNİK/KAVMÎ[Ar. < ḲAVMĪ] ile/||/<> ETNOGRAFYA/KAVMİYAT[Ar. < ḲAVMİYYĀT]


- ETNİK ile/||/<> BUDUNSAL


- ETNİK ile/||/<> ETNOGRAFYA

( Kavimle, ulusla ilgili. İLE/||/<> Kavimleri karşılaştırarak inceleyen, kültür oluşumlarını araştıran bilim, kavmiyat. )


- ETNİSİTE[Fr. < ETHNICITÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> ETNİKLİK


- ETNOARKEOLOJİ ile/||/<> DENEYSEL ARKEOLOJİ

( Etnoarkeoloji güncel toplumlardan analoji İLE deneysel arkeoloji yeniden yapılandırma deneyleridir. Etnoarkeoloji Binford'un orta menzil kuramı İLE arkeolojik kayıt yorumlanır. İki yöntem geçmiş davranış İLE farklı kanıt yolları kullanır. )

( Lewis Binford tarafından 1967 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1931-2011) (Ülke: ABD) (Alan: Arkeoloji) (Önemli katkıları: İşlemeci (prosesüel) arkeoloji, orta menzil kuram, etnoarkeoloji, bilimsel yöntem uygulaması) )


- ETNOGRAFYA[Yun.] ile/||/<> BETİMSEL BUDUNBİLİM

( betimsel budunbilim )


- ETNOGRAFYA ile/||/<> BUDUN BETİMİ


- ETNOGRAFYA/ETNOGRAFYA[Yun. < ] ile/||/<> ETNOGRAFİK/ETHNOGRAPHİQUE[Fr. < ETHNOGRAPHIQUE]

( Kavimleri karşılaştırarak inceleyen kültür oluşumlarını araştıran bilim budun betimi kavmiyat )


- ETNOGRAFYA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> ETNOGRAFYA

( Kavimleri karşılaştırarak inceleyen kültür oluşumlarını araştıran bilim budun betimi kavmiyat )


- ETNOLOG[Fr. < ETHNOLOGUE] ile/değil/yerine/=/||/<> IRK BİLİMCİ


- ETNOLOJİ[Fr. < ETHNOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> IRK BİLİMİ


- ETNOLOJİ ile/||/<> BUDUNBİLİM

( budunbilim ethnos millet logos bilim Farklı insan ırkları dağılımı ilişkileri ve faaliyetleri ile uğraşan bilim dalı )

( ETHNOLOGY )

( ETHNOLOGIE )

( ETHNOLOGIE )


- ETNOLOJİK[Fr. < ETHNOLOGIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> IRK BİLİMSEL


- ETOBUR ile/||/<> OTOBUR

( Gereğinden çok yemek yiyen doymak bilmeyen kimse Herhangi bir şeyi aşırı ölçüde kullanan çok fazla ve hızlı tüketen harın )


- ETOBURLAR ile/||/<> ETÇİLLER


- ÉTOILE DOUBLE[Fr.] ile/||/<> ÇİFT YILDIZ

( astronomi )

( ÉTOILE DOUBLE )


- ETOLE[Fr. < ÉTOLE] ile/değil/yerine/=/||/<> ETOL

( Genellikle kürkten gösterişli kumaşlardan veya yün örgüden yapılmış omuz atkısı )


- ETOLOJİ ile/||/<> DAVRANIŞ BİLİMİ

( davranış bilimi Canlıların davranışlarını inceleyen bilim dalı İç ve dış uyarıların etkisiyle oluşan hayvan davranışlarını ve davranış sistemlerini inceleyen ve onları çözümlemeye çalışan karşılaştırmalı hayvan davranışları bilimi )

( ETHOLOGY | GERONTOLOGY | NEUROLOGY | ONCOLOGY )

( ÉTHOLOGIE | GÉRONTOLOGIE | NEUROLOGIE )

( GERONTOLOGIE | NEUROLOGIE )

( ETHOLOGIA )

( ETOLOGIA )

( ΗΘΟΛΟΓΊΑ / ηθολογία )


- ETOLOJİ ile/||/<> GERONTOLOJİ ile/||/<> NÖROLOJİ ile/||/<> ONKOLOJİ | DAVRANIŞ BİLİMİ

( bk. davranış bilimi @@ Canlıların davranışlarını inceleyen bilim dalı. @@ İç ve dış uyarıların etkisiyle oluşan hayvan davranışlarını ve davranış sistemlerini inceleyen ve onları çözümlemeye çalışan karşılaştırmalı hayvan davranışları bilimi. )

( ETHOLOGY | GERONTOLOGY | NEUROLOGY | ONCOLOGY~GERONTOLOGY~NEUROLOGY~ONCOLOGY )

( ÉTHOLOGIE | GÉRONTOLOGIE | NEUROLOGIE~GÉRONTOLOGIE~NEUROLOGIE~ONCOLOGIE )

( ETHOLOGIA~...~...~... )

( GERONTOLOGIE | NEUROLOGIE~GERONTOLOGIE~NEUROLOGIE~ONKOLOGIE )

( ETOLOGIA~GERONTOLOGIA~NEUROLOGIA~ONCOLOGIA )

( ΗΘΟΛΟΓΊΑ / ηθολογία~ΓΕΡΟΝΤΟΛΟΓΊΑ / γεροντολογία~ΝΕΥΡΟΛΟΓΊΑ / νευρολογία~ΟΓΚΟΛΟΓΊΑ / ογκολογία )


- ETOLOJİK/ETHOLOGİQUE[Fr. < ÉTHOLOGIQUE] ile/||/<> HELMİNTOLOJİK/HELMİNTHOLOGİQUE[Fr. < HELMINTHOLOGIQUE] ile/||/<> HİDROBİYOLOJİK/HYDROBİOLOGİQUE[Fr. < HYDROBIOLOGIQUE] ile/||/<> MİKOLOJİK/MYCOLOGİQUE[Fr. < MYCOLOGIQUE] ile/||/<> MİKROBİYOLOJİK/MİCROBİOLOGİQUE[Fr. < MICROBIOLOGIQUE] ile/||/<> RADYOBİYOLOJİK/RADİOBİOLOGİQUE[Fr. < RADIOBIOLOGIQUE] ile/||/<> VİROLOJİK/VİROLOGİQUE[Fr. < VIROLOGIQUE]

( Etoloji ile ilgili )


- E-TRADE, ELECTRONIC TRADE[İng.] ile/||/<> ELEKTRONİK TİCARET

( Ağ üzerinde yapılan tüm ticaret işlemleri )

( E-TRADE, ELECTRONIC TRADE )


- ETRAF ile/ve/||/<> EŞRAF


- ETRAF[Ar. < EṬRĀF] ile/değil/yerine/=/||/<> ETRAF

( Yanlar taraflar çevre Bir kimsenin sürekli ilişkide bulunduğu kimseler yakınlar muhit )


- ETRAF ile/||/<> ETRAF[Ar. < EṬRÂF]

( Ön ve ard bacaklar kanat kol ya da bacaklar Kanat kol ya da bacaklar )

( LIMB )

( MEMBRE )

( GLIEDMASSEN )


- ETRİER[Fr. < ÉTRIER] ile/değil/yerine/=/||/<> ETRİYE

( Dikme kiriş bağlantılarında direnci sağlayan sargı )


- ETTİFAKI ÂRA ile/||/<> UNANIMITÉ[Fr.] ile/||/<> OY BİRLİĞİ

( UNANIMITÉ )


- ETTİRGEN ÇATI ile/||/<> ETTİRGEN EYLEM ile/||/<> ETTİRGEN FİİL

( İşi başkasına yaptıran veya yapılmasına yol açan )


- ETTİRGEN FİİL ile/||/<> ETTİRGEN EYLEM


- ETUDE[Fr. < ÉTUDE] ile/değil/yerine/=/||/<> ETÜT

( etüt odası Herhangi bir konuda yapılan inceleme araştırma ön çalışma Belli bir konuyu inceleyen araştıran eser veya yazı Öğrencilerin bir belletmenin gözetimi denetimi altında ders çalışmaları mütalaa müzakere )


- ETÜV ile/||/<> ETÜV[Fr. < ÉTUVE]

( kimya İnkübasyonun yapıldığı ve sıcaklığı ayarlanabilen amaca göre soğutmalı karbondioksitli vakumlu gibi farklı tipleri olabilen aygıt inkübatör İç kabin sıcaklığı mikroorganizmanın optimal üreme sıcaklığına ayarlanarak mikroorganizmanın üretildiği laboratuvar cihazı inkübatör )

( INCUBATOR )

( ÉTUVE )


- ETUVE[Fr. < ÉTUVE] ile/değil/yerine/=/||/<> ETÜV

( Yiyecekleri nesneleri yüksek ısıyla sterilize ve dezenfekte etmekte kullanılan kapalı araç Türlü eşyaları kurutmakta veya temizlemekte kullanılan araç Mikropların üretilmesinde uygun sıcaklığı sağlayan kapalı araç )


- ETYARAN ile/||/<> KURLAĞAN


- ETYEMEZ | OTOBUR | VEJETARYEN ile/||/<> VEJETARYEN ile/||/<> VEJETARYEN[Fr. < VÉGÉTARIEN]

( Hayvansal kaynaklı gıdaları tüketmeyen insan )

( VEGETARIAN )

( VÉGÉTARIEN )


- ETYEMEZLİK ile/||/<> VEJETARYENLİK


- EU ile/||/<> AVRUPA BİRLİĞİ

( Avrupa Birliği )


- EU- ile/||/<> COSM-

( İyi, güzel. İLE/||/<> Kozmetik, güzellik, düzenli. )


- EUCALYPTUS[Fr. < EUCALYPTUS] ile/değil/yerine/=/||/<> OKALİPTUS

( Mersingillerden asıl yurdu Avustralya olan boyu metreyi aşabilen toprağın suyunu çekerek yerin bataklık duruma gelmesini önleyen sert ve reçineli odunu bina yapımında ve yakacak olarak kullanılan beyaz sarı veya kırmızı çiçekli her zaman yeşil bir ağaç sıtma ağacı Eucalyptus globulus )


- EUCLİDEAN GEOMETRY ile/||/<> NON-EUCLİDEAN

( Euclidean düz uzay, non-Euclidean eğri uzay. )

( Formül: Flat İLE curved space )


- EUCLIDEAN ile/||/<> HYPERBOLIC ile/||/<> ELLIPTIC ile/||/<> PROJECTIVE

( Farklı aksiyom sistemleri. )

( Formül: K = -1 İLE 0 İLE +1 )


- EUDİOMETRE[Fr. < EUDIOMÈTRE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖDYOMETRE

( Kimyasal tepkimelerde gazların hacim değişmelerini ölçmeye yarayan araç )


- EUDOS ile/ve/||/<>/> SCHEMA/FORM ile/ve/||/<>/> MORPHE[/FİGÜR/ŞEKİL/BİÇİM]


- EUFONİO[İt. < EUFONIO] ile/değil/yerine/=/||/<> FANYOL

( Bariton veya tenor ses veren bakırdan yapılmış çalgı )


- EUGLENE[Fr. < EUGLÈNE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖGLENA

( Tatlı sularda yaşayan kamçı biçimindeki uzantısı ile hareket eden mekik biçimindeki bir hücreli )


- EUKROMATİN ile/||/<> HETEROKROMATİN

( Eukromatin açık aktif İLE heterokromatin kapalı sessiz. )

( Formül: Open active İLE closed silent )


- EULER CHARACTERİSTİC ile/||/<> GENUS

( Euler χ(X) homotopy invariant, genus orient 2-manifold. )

( Formül: General invariant İLE surface classification )

( Leonhard Euler tarafından 1750 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1707-1783) (Ülke: İsviçre) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Analiz, sayılar teorisi, graf teorisi) )


- EULER DENKLEMİ ile/||/<> BERNOULLİ DENKLEMİ

( Euler genel hareket denklemi, Bernoulli akım çizgisi boyunca integral. )

( Formül: ρDv/Dt = -∇p + F )

( Leonhard Euler tarafından 1750 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- EULER METODU ile/||/<> RUNGE-KUTTA

( Euler 1. derece O(h), RK4 4. derece O(h⁴) hassas. )

( Formül: y_{n+1} = y_n + hf )

( Leonhard Euler tarafından 1750 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- EULER PHİ FONKSİYONU ile/||/<> MÖBİUS FONKSİYONU

( Phi aralarında asal sayısı, Möbius çarpanlar paritelisi. )

( Formül: φ(n) İLE μ(n) )

( Leonhard Euler tarafından 1750 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1707-1783) (Ülke: İsviçre) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Analiz, sayılar teorisi, graf teorisi) )


- EULER ile/||/<> HAMILTON ile/||/<> ÇİN POSTACI

( Klasik graf kuramı sorunları. )

( Formül: Derece toplamı = 2E )

( Leonhard Euler tarafından 1750 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1707-1783) (Ülke: İsviçre) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Analiz, sayılar teorisi, graf teorisi) )


- EULER ile/||/<> RUNGE-KUTTA ile/||/<> ADAMS

( Diferansiyel denklem sayısal çözümleri. )

( Formül: yₙ₊₁ = yₙ + hf(tₙ ileyₙ) )

( Leonhard Euler tarafından 1750 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1707-1783) (Ülke: İsviçre) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Analiz, sayılar teorisi, graf teorisi) )


- EULER ile/||/<> RUNGE-KUTTA ile/||/<> ADAMS

( Adi diferansiyel denklem sayısal çözümleri. )

( Formül: y_{n+1} = y_n + hf(x_n İLE y_n) )

( Leonhard Euler tarafından 1750 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1707-1783) (Ülke: İsviçre) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Analiz, sayılar teorisi, graf teorisi) )


- EUPHONIE[Fr.] ile/||/<> AKIŞMA

( Bir sıraya gelen ses hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay bir tüm meydana getirmesi Bir kelimedeki ses ve hecelere dayanan akışmaya İÇ AKIŞMA Eu interne kelimelere dayanana DIŞ AKIŞMA E externe ou de la phrase denir AKIŞMALI AKIŞMALIK Euphonique )

( EUPHONIE )


- EUPHORIA[İng.] ile/||/<> KEYİF[Ar. < KEYF]

( Bireyin koşullar elverişsiz de olsa kendini sağlık güç ve rahatlık açılarından doyurucu ve kıvançlı bir durumda sayması )

( EUPHORIA )


- EURO[İng.] ile/||/<> AVRO

( Avrupa Merkez Bankasınca çıkarılan Avrupa İktisadi ve Parasal Birliği resmi para birimi )

( EURO )


- EUROBOND[İng.] ile/||/<> AVROVİL

( Avrovil Avrupa İktisadi ve Parasal Birliği dışındaki ülkeler tarafından Avroya dayalı olarak tutulan ve çıkarılan borç senedi )


- EUROBOND[İng. < EUROBOND] ile/değil/yerine/=/||/<> EUROBOND

( avrovil )


- EUROPA[İt. < EUROPA] ile/||/<> AVRUPA[İt. < EUROPA]

( Bir tıraş biçimi Alayunt Kütahya )

( EUROPA )


- EUROPA[İt. < EUROPA] ile/değil/yerine/=/||/<> AVRUPA

( Avrupa kayını kıta Avrupası Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri )


- EUROPAİ[İt. < EUROPA + Ar. -Į] ile/değil/yerine/=/||/<> AVRUPAİ

( Avrupalılara özgü Avrupalılara benzer Avrupalılar gibi )


- EUROPEAN AVOCET[İng.] ile/||/<> AVOCETTE À TÊTE NOIRE[Fr.] ile/||/<> RECURVIROSTRA AVOCETTA[Lat.] ile/||/<> SÄBELSCHNÄBLER[Alm.] ile/||/<> KILIÇ GAGALI

( Yağmur kuşları Charadriiformes takımının yağmur kuşugiller Charadriidae familyasından 43 cm kadar uzunlukta çok ince ve uzun bir gagası olan tüyleri ak kanatları kara Kuzey Avrupa ve Asyada yaşayan güneye göç eden bir tür )

( EUROPEAN AVOCET )

( AVOCETTE À TÊTE NOIRE )

( SÄBELSCHNÄBLER )

( RECURVIROSTRA AVOCETTA )


- EUROPİUM[Fr. < EUROPIUM] ile/değil/yerine/=/||/<> EVROPİYUM

( Atom numarası atom ağırlığı olan yalnız tuzları ve bir tek oksidi bulunan parlak gri renkte bir element simgesi Eu )


- EUROPIUM[Fr.] ile/||/<> EVROPİYUM[Fr. < EUROPIUM]

( kimya )

( EUROPIUM )


- EURY- ile/||/<> PLAT-/PLATY-

( Geniş, enli. İLE/||/<> Geniş, enli, yaygın. )


- -EURYSIS ile/||/<> TENS- ile/||/<> TRACT-

( Gerilme, genişletici ameliyat. İLE/||/<> Gerilme. İLE/||/<> Çekme, germe. )


- EUTHANASIA[İng.] ile/||/<> ÖTANAZİ[Fr. < EUTHANASIE]

( Tedavisi mümkün olmayan hastalıklarda canlıyı ağrı ve acı vermeden öldürme uyutma )

( EUTHANASIA )

( EUTHANASIE )


- EUTHANASIA[İng.] ile/||/<> UYUTMA

( Ötanazi )

( EUTHANASIA )


- EV EKONOMİSİ ile/||/<> EV EKONOMİSİ

( 1 Üniversitelerde ve yüksek okullarda kimi öğrencileri ev yönetimi alanında yetiştirmek ve kimi öğrencileri de öğretmenlik kurum yöneticiliği beslenme uzmanlığı gibi görevlere hazırlamak amacıyla yapılan öğretim 2 Besin giyim barınma ve insan ilişkileri ile ilgili sorunlarını çözmede gençlere ve yetişkinlere yardım etmeyi ön planda tutan ve öğretim konularının düzenlenmesinde biyoloji fizik ve toplumsal bilimlerden yararlanan bilgi dalı Çocuk bakımı dikiş satın alma yemek pişirme gibi evin yönetimine ilişkin işlerin tümünü kapsayan bilim dalı )

( HOME ECONOMICS | HOME ECONOMY )

( ÉCONOMIE FAMILIALE | ÉCONOMIE INTÉRIEURE )


- EV İŞİ GEN ile/||/<> DOKU ÖZEL GEN

( Ev işi her hücre, doku özel doku özel. )

( Formül: Universal İLE specialized expression )


- EV KADINLIĞI ile/||/<> EV HANIMLIĞI


- EV KADINLIĞI ile/||/<> HAYAT KADINLIĞI

( Kadın olma durumu Kadının gerekli erdem ve nitelikleri taşıması durumu Dişiliğin özelliklerini kullanma durumu )


- EV SAHİBİ | HOST ile/||/<> HOST[İng. < HOST]

( HOST )


- EV SİNEĞİ ile/||/<> KARASİNEK

( karasinek Musca domestica Böcekler İnseeta sınıfının ikikanatlılar Diptera takımından bir eklembacaklı türü Külrengidir İnsanlardan ve hayvanlardan ter emer Bütün dünyaya yayılmıştır Larvaları kokmuş maddeler üzerinde ve pislik yığınlarında bulunur Dizanteri ve tifo etkenlerini taşır Böcekler Insecta sınıfının iki kanatlılar Diptera takımından bütün dünyaya yayılmış kül rengi insanlardan ve hayvanlardan ter emen larvaları kokmuş maddeler üzerinde ve pislik yığınlarında bulunan dizanteri ve tifo etkenlerini taşıyan bir eklem bacaklı türü Evlerde yaygın olarak bulunan tifo kolera dizanteri şarbon tetanos veba cüzzam trahom ensefalit etkenlerini piyojen bakterileri protozoa kistlerini ve helmint yumurtalarını mekanik olarak taşıyan ve larvaları miyazise neden olabilen sinek türü pislik sineği Musca domestica Koyu külrenginde olup sulu özellikle şekerli maddeleri ve sıcağı seven bildiğimiz ev sineği oda sineği evcil sinek zooloji Eklem bacaklı hayvanlardan böcekler Insecta sınıfının iki kanatlılar Diptera takımından görünüşü ev sineğine benzeyen insanların ve evcil hayvanların kanını emen bir tür )

( HOUSEFLY | HOUSE FLY | FLY | FLIES )

( COUSIN COMMUN | MOUCHE DOMESTIQUE | MOUCHE | MOUCHES )

( GEMEINE STUBENFLIEGE | STUBENFLIEGE | FLIEGE | FLIEGEN )

( MUSCA DOMESTICA | MUSCA | MUSCIDAE )

( MOSCA DOMESTICA )

( ΚΟΙΝΉ ΜΎΓΑ / κοινή μύγα )


- EV SİNEĞİ ile/||/<> KARASİNEK ile/||/<> SİNEK ile/||/<> SİNEKLER | KARASİNEK

( bk. karasinek. @@ (Musca domestica) Böcekler (İnseeta) sınıfının ikikanatlılar (Diptera) takımından bir eklembacaklı türü. Külrengidir. İnsanlardan ve hayvanlardan ter emer. Bütün dünyaya yayılmıştır. Larvaları kokmuş maddeler üzerinde ve pislik yığınlarında bulunur. Dizanteri ve tifo etkenlerini taşır. @@ Böcekler (Insecta) sınıfının, iki kanatlılar (Diptera) takımından, bütün dünyaya yayılmış, kül rengi, insanlardan ve hayvanlardan ter emen, larvaları kokmuş maddeler üzerinde ve pislik yığınlarında bulunan, dizanteri ve tifo etkenlerini taşıyan bir eklem bacaklı türü. @@ Evlerde yaygın olarak bulunan tifo, kolera, dizanteri, şarbon, tetanos, veba, cüzzam, trahom, ensefalit etkenlerini, piyojen bakterileri, protozoa kistlerini ve helmint yumurtalarını mekanik olarak taşıyan ve larvaları miyazise neden olabilen sinek türü, pislik sineği, Musca domestica. @@Koyu külrenginde olup, sulu, özellikle şekerli maddeleri ve sıcağı seven, bildiğimiz ev sineği; oda sineği, evcil sinek. @@ (zooloji) @@ Eklem bacaklı hayvanlardan, böcekler (Insecta) sınıfının, iki kanatlılar (Diptera) takımından, görünüşü ev sineğine benzeyen, insanların ve evcil hayvanların kanını emen bir tür. )

( HOUSEFLY | HOUSE FLY | FLY | FLIES~HOUSE FLY | STABLEFLY~FLY~FLIES )

( COUSIN COMMUN | MOUCHE DOMESTIQUE | MOUCHE | MOUCHES~MOUCHE DOMESTIQUE | MOUCHE PIQUANTE~MOUCHE~MOUCHES )

( MUSCA DOMESTICA | MUSCA | MUSCIDAE~MUSCA DOMESTICA | STOMOXYS CALCITRANS~MUSCA~MUSCIDAE | DIPTERA )

( GEMEINE STUBENFLIEGE | STUBENFLIEGE | FLIEGE | FLIEGEN~STUBENFLIEGE | GEMEINE STECHFLIEGE~FLIEGE~FLIEGEN )

( MOSCA DOMESTICA~MOSCA DOMESTICA~MOSCA~MOSCHE )

( ΚΟΙΝΉ ΜΎΓΑ / κοινή μύγα~ΚΟΙΝΉ ΜΎΓΑ / κοινή μύγα~ΜΎΓΑ / μύγα~ΜΎΓΕΣ / μύγες )


- EV SİNEĞİ ile/||/<> YÜZ SİNEĞİ

( Çift kanatlılardan kül renkli insan ve hayvanlardan ter emen dizanteri tifo kolera vb mikropları taşıyan bir tür eklem bacaklı Musca domestica @@ Çift kanatlılardan merkezden aşağıya doğru giden siyah benekli turuncu karınlı dişileri erkeklerden daha büyük olan at eşek ve büyükbaş hayvanların yüzünde ve genellikle göz çevresinde görülen mukus tükürük veya gözyaşında bulunan proteinle beslenen uçma gücü yüksek bir tür sinek Musca autumnalis )

( MUSCA DOMESTICA cum/||/<> MUSCA AUTUMNALIS cum/||/<> MUSCA SORBENS cum/||/<> MUSCA VETUSTISSIMA )


- EV ile/||/<> AİLE


- EV ile/değil/yerine/=/||/<> AİLE | SOY

( ev adamı ev altı ev bark ev çizgileri ev ekmeği ev ekonomisi ev eşyası ev gezmesi ev halkı ev hanımı ev işi ev kadını ev sahibi ev sineği ev yemeği evi sırtında dubleks ev genelev konteyner ev taşınır ev tripleks ev yüzer ev Allah ın evi arıtımevi aşevi ayevi babaevi bağ evi bakımevi basımevi bıçkıevi buğuevi camevi canevi cemevi cenazeevi cezaevi ciltevi çayevi çiçekevi dağ evi dağıtımevi damıtımevi dernekevi dikimevi doğumevi doyumevi dökümevi düğünevi dümenevi dünyaevi düşkünlerevi erkekevi ezimevi giyimevi gökevi gözevi gözlemevi hâkimevi halkevi hekimevi huzurevi hücre evi ıslahevi imamevi kadınevi kahveevi kayakevi kesimevi kızevi kimsesizlerevi kitabevi konukevi kuş evi merdivenevi modaevi müzikevi oğlanevi orduevi orman evi öğretmenevi ölüevi polisevi prefabrik ev radyoevi randevuevi sağlıkevi sanatevi sayrılarevi sazevi sergievi sığınmaevi taziyeevi tecimevi tutukevi üretimevi yapımevi yargıevi yarı açık cezaevi yasevi yayınevi gökyüzü evleri Bir kimsenin veya ailenin içinde yaşadığı yer bark ev bark beyit dar IV hane mekân aile soy )


- EV ve/||/<>/> EVRE

( HOME/HOUSE and/||/<>/> PHASE/STAGE )


- EV ile/ve/değil/||/<>/< HÜCERÂT


- EV ile/ve/değil/||/<>/< KOMŞU

( Alma. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Al. )


- EV ile/ve/||/<> KONUT

( Öncelikle "ev" ve "konut" sözcükleri ele alınmalı... Türkçe'de konut sözcüğünün kökeni olan "kon", geçici olarak bir yerde bulunmayı tanımlamaktadır. Edim olarak kon-mak biçiminde kullanılır. Eskiden atlarla bir günde alınan yola de "konak" denilirmiş. Örneğin, "buradan orası 10 konak" denildiğinde arası on gün demekmiş. "Gündüzün şer'i, gecenin hayr'ından evlâdır" denilir. Gece yolculuğu yeğlenmez ve bir yerlerde konaklamak gerekirmiş. O yüzden, geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yerlere de konak denilmiş. Zarif, estetik konaklar, kervansaraylar yapmış eskiler...

Ev sözcüğü, konut sözcüğünün tam tersine, kalıcılığı yani yerleşmeyi simgelemektedir. Örnek olarak, Dîvân-ı Lugâti't-Türk'te, "evlenmek" sözcüğünün karşılığı olarak "ev edinmek, yerleşmek" tanımı kullanılır. "Konut ve ev" sözcüğünün kökenlerine baktığımızda ikisinin arasında anlam bakımından çok önemli bir uçurum olduğu rahatlıkla görülebilir. İlk dikkatimizi çekmesi gereken konu şudur. Konut, bir yer üzerinde geçiciliği tanımlar, ev ise yerleşikliği tanımlamaktadır. Konut üzerinde gerçekleşen konmak eylemi herhangi bir yer üzerinde olanaklıyken, evin toprağa oturduğunu (yerleştiğini) fark etmişizdir. Yani "ev" demek, toprakla bağ demektir.

Geçiciliğin simgesi olan konutlarda anılar yoktur, konutlarda anı bulamayız. Anı yoktur, çünkü 40 - 50 yıl içinde yıkılarak yerine yenisi yapılacak beton yapılarca işgal edilmiş topraklardır. Bahçeleri de yoktur... Bağ bahçe olmadığından da çocukluk anılarımız ol(a)maz. Evde ise anılar vardır. Birliktelik vardır, komşuluk vardır, aidiyet vardır. Evde, dedeimiz ninemiz, anne ve babamızla anılarımız yaşar. Üç kuşak bir arada bulunabilir. Huzur ve heyecanımız olur...

Evde, dallarında salıncak yaptığımız ve mevsimi geldiğine meyvelerini yediğimiz doğal ağaçlar vardır. Konutlarda ise GDO'lu ürünler... Uzun bir süre raflarda bozulmadan dursun diye yapay, GDO'lu, hormonlu ve kimyasal katkılı gıdalar ancak konutlarda bulunmaktadır. Evlerin sokakları araba katliamına da uğramaz; çünkü, daracık alanda yirmi ailenin arabası park etmek zorunda değildir. Dolayısıyla evlerin sokakları/mahalleleri çocuklara aittir. Konutların mahallelerinde sokaklar arabalarca işgal edilir, egzoz dumanı da armağanı. Evlerde sadece anne baba ve çocuklar değil dede ve nineler de kendine yer bulabilir. Konutlar ise yaşlıları, dedeleri ve nineleri birlikte barındırmaya yetmez. Onlar, artık "huzur evine gönderilmek zorundadır"...

Evler, nasıl konut oldu?

Diyelim ki, on katlı bir binada 150 m² konut edindik... Bu bina da 500 m² üzerine oturtulan bir alana sahiptir. Binadaki daire sayısı ise yaklaşık yirmi dolayında. Daire başına düşen toprak miktarı en fazla 25 m² gibi görünse de gerçekte toprakla artık bağınız kalmamıştır. Hayali bir topraktır o... Zira hiçbir dairenin topraktan ve onun üzerindeki üretim gücünden, verimliliğinden ve huzurundan yararlanılması olanaklı değildir. Ailelerin toprakla bağı kesilince onları rahatlıkla her şeyi satın alan/almakta zorunda olan tüketim toplulukları durumuna getirilir. Ev üzerinde yerleştiği toprakla bütünleşir ve üretim aracı olur. Konutlar ise birer borç üretimi, yani borçlanma merkezidir. Konutları hem satın alırken, hem de üzerinde yaşamımızı sürdürmeye çalışırken bağımlı, tüketici ve hasta bireyler durumuna düşeriz. Konutlarda doğanın sunduklarından yararlanamayız. Üstelik bu konutların planlı eskitme nedeniyle "bilimsel" süresi 60 - 70 yıl. Kullanım süreleri de 40 - 50 yıldır. 40 - 50 yaş aralığında sahip olduğunuz konutlarda ortalama yirmi yıl yaşamıyoruz bile... Bize üzerinde geçici olarak konulacak kapitalist düzenin dayattığı borç üreten merkezler değil toprak ile bütünleşik gerçek evler gerek. )


- EVAPORATÖR, BUHARLAŞTIRICI | BUĞULAŞTIRICI ile/||/<> BUĞULAŞTIRICI

( 1 genel uygulayım a Suyu buğu durumuna getirmek için kullanılan araç b Buğu durumuna getiren buğulaştırma niteliğinde olan 2 işleyim Meyve sebze sularının sıcak hava akımı yoluyla çekilmesini Sağlayan araç 3 döşem Soğutma sıvısını buğu durumuna getirecek çevresindeki ısınmayı önleyen büklümlü boru 4 işleyim Sıcak bir ürünün birdenbire basınçla genleşmesine buğulaşmasına yarayan araç )

( EVAPORATOR | VAPORIZER )

( ÉVAPORATEUR | EVAPOREUR )

( VERDAMPFER )


- EVASE[Fr. < ÉVASÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> EVAZE

( Etek ucuna doğru genişleyen giysi )


- EVÇ[Ar. < EVC] ile/değil/yerine/=/||/<> YERÖTE | GÜNÖTE

( En yüce yer yeröte günöte )


- EVC[Ar. < EVC] ile/değil/yerine/=/||/<> EVİÇ

( Klasik Türk müziğinde bir tür birleşik makam )