Bugün[09 Temmuz 2026]
itibarı ile 59.275 başlık/FaRk ile birlikte,
59.275 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(173/239)


- PHOTOGRAPHİE'DEN KISALMA[Fr. < PHOTO] ile/||/<> FOTO ile/||/<> FOTO[Fr. < PHOTO]

( Sinema TV Fotoğraf kısaltması tek başına ya da başka sözcüklerle bileşerek kullanılır Yunanca ışık anlamına gelen ön ek Işık )

( PHOTO )

( PHOTO )

( FOTO )


- PHOTOGRAPHİQUE[Fr. < PHOTOGRAPHIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> FOTOĞRAFİK

( Fotoğrafla ilgili Fotoğraf gibi )


- PHOTOGRAPHY[İng.] ile/||/<> PHOTOGRAPHIE[Fr.] ile/||/<> FOTOGRAFIE, LICHTBILDAUFNAHME[Alm.] ile/||/<> FOTOĞRAFÇILIK

( Sinema TV Fotoğraf elde etmek için yapılan çalışmaların tümü fotoğrafçının işi )

( PHOTOGRAPHY )

( PHOTOGRAPHIE )

( FOTOGRAFIE, LICHTBILDAUFNAHME )


- PHOTOIONIZATION ile/||/<> AUTOIONIZATION ile/||/<> TUNNELING

( Yeterli enerjili bir fotonun soğurulmasıyla atomdan elektron koparılmasıdır. @@ İçten uyarılmış (iki elektronu birden yükselmiş) bir atomun, dış etki olmadan kendiliğinden bir elektron salıp iyonlaşmasıdır. @@ Çok güçlü bir elektrik alanının atomun engelini inceltip elektronun tünelleyerek kaçmasıdır. Üçü de atomdan elektron koparmanın ayrı yollarıdır: fotonla, iç uyarılmayla ve güçlü alanla. )

( Formül: γ = ω/ωtunnel )


- PHOTOKAPAN[Fr. < PHOTO+ T. KAP-AN] ile/değil/yerine/=/||/<> FOTOKAPAN

( Genellikle ormanlık alanlara dağlık bölgelere veya sulak alanların yakınlarına yerleştirilen yaban hayatı gözlemlemek ve türlerin gelişimini kayıt altına almak amacıyla kullanılan hareket sensörü veya kızılötesi sensör ile donatılarak otomatik görüntü yakalama esasına göre çalışan düzenek )


- PHOTOKİMYA[Fr. < PHOTO + Ar. KĪMYĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> FOTOKİMYA

( Işık etkisiyle oluşan kimyasal tepkimeleri inceleyen bilim fotoşimi )


- PHOTOKİNESİE[Fr. < PHOTOKINÉSIE] ile/değil/yerine/=/||/<> FOTOKİNEZİ

( Bazı hayvanları karanlıkta ışık çok aydınlıkta ise karanlık aramaya iteleyen dürtü )


- PHOTOLİTOGRAPHİE[Fr. < PHOTOLITOGRAPHIE] ile/değil/yerine/=/||/<> FOTOLİTOGRAFİ

( Taş maden üzerindeki örneklerin ışığa duyarlı tabakalar üzerinde fotoğraf veya kopya yoluyla çıkarılmasında kullanılan baskı tekniği )


- PHOTOMECANİQUE[Fr. < PHOTOMÉCANIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> FOTOMEKANİK

( Fotoğraftan baskı klişesi elde etmek için uygulanan her türlü yöntem )


- PHOTOMETRY[İng.] ile/||/<> PHOTOMÉTRIÉ[Fr.] ile/||/<> PHOTOMETRIE[Alm.] ile/||/<> IŞIK ÖLÇÜMÜ

( Işık yeğinliğini ya da erkesini ölçme işi )

( PHOTOMETRY )

( PHOTOMÉTRIÉ )

( PHOTOMETRIE )


- PHOTOMODELE[Fr. < PHOTOMODÈLE] ile/değil/yerine/=/||/<> FOTOMODEL

( Fotoğraf veya reklam fotoğrafları için modellik eden kimse )


- PHOTOMONTAGE[Fr. < PHOTOMONTAGE] ile/değil/yerine/=/||/<> FOTOMONTAJ

( Bir konu üzerindeki eksik bölümleri tamamlamak veya daha çok konuyu bir araya toplamak için birkaç fotoğrafın birleştirilmesi )


- PHOTOMORPHOSE[Fr. < PHOTOMORPHOSE] ile/değil/yerine/=/||/<> FOTOMORFOZ

( Canlı varlıkların birey oluş sırasındaki gelişimi üzerinde ışığın yaptığı etki )


- PHOTOMORPHOSE[İng.] ile/||/<> FOTOMORFOZ[Fr. < PHOTOMORPHOSE]

( Canlı varlıkların birey oluş sırasındaki gelişimi üzerine ışığın yaptığı etki )

( PHOTOMORPHOSE )

( PHOTOMORPHOSE )


- PHOTOSCOPE[Fr. < PHOTOSCOPE] ile/değil/yerine/=/||/<> FOTOSKOP

( Merceklerin uyumundaki değişiklikleri onların yüzeylerindeki yansımalarla gözlemeye yarayan alet )


- PHOTOSENSİTİZER ile/||/<> PHOTOCATALYST

( Sensitizer enerji transfer, catalyst reaksiyonu katalizler. )

( Formül: [Ru(bpy)₃]²⁺ İLE TiO₂ )


- PHOTOSENSITIZER ile/||/<> QUENCHER ile/||/<> FRET

( Moleküller arası enerji aktarım mekanizmaları. )

( Formül: E ∝ 1/r⁶ (FRET) )


- PHOTOSYNTHESE[Fr. < PHOTOSYNTHÈSE] ile/değil/yerine/=/||/<> FOTOSENTEZ

( Yeşil bitkilerin ışıkta basit birleşiklerinden karmaşık yapılı organik moleküller üretmesi )


- PHOTOSYNTHESIS ile/||/<> MAGNETORECEPTİON ile/||/<> OLFACTİON

( Bitkilerde ışık enerjisinin toplanıp aktarılmasında, kuantum eşevreliliğin verimi artırdığının düşünüldüğü süreçtir. @@ Bazı kuşların Dünya'nın manyetik alanını, gözlerindeki dolanık radikal çiftleri aracılığıyla algıladığının öne sürüldüğü yetenektir. @@ Koku moleküllerinin, yalnızca biçimleriyle değil titreşimleriyle (kuantum tünelleme yoluyla) algılandığını öne süren tartışmalı kuramdır. Üçü de canlılarda kuantum etkilerinin iş gördüğü öne sürülen olgulardır. )


- PHOTOTHÈQUE, PHOTOGRAPH LIBRARY, STILLS LIBRARY[İng.] ile/||/<> PHOTOTHÈQUE[Fr.] ile/||/<> BILDARCHIV, FOTOARCHIV, FOTOSTEHE[Alm.] ile/||/<> RESİMLİK

( Sinema TV Herhangi bir amaçla kullanılacak resimlerin sıralanmış olarak saklandığı yer )

( PHOTOTHÈQUE, PHOTOGRAPH LIBRARY, STILLS LIBRARY )

( PHOTOTHÈQUE )

( BILDARCHIV, FOTOARCHIV, FOTOSTEHE )


- PHOTOTHEQUE[Fr. < PHOTOTHÉQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> FOTOTEK

( Fotoğraf belgeliği )


- PHOTOTHERAPİE[Fr. < PHOTOTHÉRAPIE] ile/değil/yerine/=/||/<> FOTOTERAPİ

( Işık kullanılarak yapılan tedavi )


- PHP'DE YORUM SİMGESİ:
// ile/ve/||/<>/> /* ... */

( Tek satır için. İLE/VE/||/<>/> Birkaç satır için. )


- PHRAGMEN-LINDELOF ile/||/<> MAXIMUM PRINCIPLE

( P-L açık domain maksimum, maximum kapalı domain. )

( Formül: Unbounded domain İLE bounded )


- PHRENOLOGİE[Fr. < PHRÉNOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> FRENOLOJİ

( Kafatasının biçimine bakarak insanın karakterini ve zihinsel yeteneğini inceleme )


- PHRENOLOGİQUE[Fr. < PHRÉNOLOGIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> FRENOLOJİK

( Frenoloji ile ilgili )


- PHYLİP ile/||/<> GENETİK MESAFE[İng. GENETIC DISTANCE]

( Filogenetik program PHYLIP popülasyonlar arası genetik mesafe tahmininde kullanılan en popüler ayrıca ücretsiz bir programdır. PHYLIP'in çok sayıda bileşenleri internet üzerinden çalıştırılabilir. Bir PHYLIP bileşeni olan GENDST paketi alel frekanslarındaki genetik mesafeyi üç metot kullanarak tahmin edebilir. Bu metotlar Nei, Cavalli-Sforza, Reynold' tur. @@ Genetiğin popülasyonla ilgili olan ölçüsüdür. Genetik türler arasında ya da bir türün içindeki popülasyonlar arasındaki ayrılıklar. Bunlar çeşitli parametrelerle ölçülür. Geniş genetik mesafeler daha uzak genetik ilişki olduğunu gösterirken kısa genetik mesafeler yakın bir genetik ilişki olduğunu gösterir. İnsan ve şempanzeler arasındaki genetik benzerlikleri karşılaştırmak için genetik mesafe kullanılabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PHYLLOXÉRA[Fr.] ile/||/<> FİLOKSERA[Fr. < PHYLLOXÉRA]

( tarım )

( PHYLLOXÉRA )


- PHYLLOXERA[Fr. < PHYLLOXÉRA] ile/değil/yerine/=/||/<> FİLOKSERA

( asma biti Asma bitinin yol açtığı bağ hastalığı )


- PHYLOGENETIC TREE ile/||/<> DISTANCE ile/||/<> PARSIMONY

( Evrimsel ilişkilerin matematiği. )

( Formül: L = P(D|T ileθ) )


- PHYLOGENETICS ile/||/<> CLUSTERING ile/||/<> PCA

( Büyük veri analiz yöntemleri. )

( Formül: NJ İLE ML İLE Bayesian )


- PHYLOGENOMICS ile/||/<> CLASSICAL PHYLOGENY

( Phylogenomics tüm genom dizisi ile evrimsel ilişki kurarken İLE classical phylogeny morfolojik özelliklerle evrimsel ilişki kurar )

( Formül: Whole genome phylogeny )


- PHYSETERIDAE[Lat.] ile/||/<> İSPERMEÇET[İt. < SPERMACETI]

( 1 Su hayvanlarında özellikle ispermeçet balinasının başında bulunan kozmotik sanayisinde kullanılan bir çeşit beyaz mum 2 Sperm balinalarının köşeli alınlarında bulunan kaslar ve yağla çevrilmiş sert ve lifli bir kılıf olan derin dalışlarda canlının kolay hareket etmesini ve basınç ayarlamasını sağlayan organ 3 Güney Afrikaya ait 21 cm uzunluğunda beyaz boğazlı bir kuş Pseudoseisura gutturalis türü )

( PHYSETERIDAE )

( SPERMACETI )


- PHYSICAL[İng.] ile/||/<> FİZİKSEL

( PHYSICAL )


- PHYSİCOKİMYA[Fr. < PHYSICO + Ar. KĪMYĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> FİZİKOKİMYA

( Kimyasal olayları fiziksel yöntemlerle çözümleyen fizik ve kimya konularını kapsayan bilim )


- PHYSİOCRATE[Fr. < PHYSIOCRATE] ile/değil/yerine/=/||/<> FİZYOKRAT

( XVIII yüzyılda ortaya çıkan tarım emeğinin üretici emek olduğunu ve yalnızca bu emeğin değeri yarattığını ileri süren ekonomi görüşünü savunan )


- PHYSİOLOGİE[Fr. < PHYSIOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> FİZYOLOJİ

( Canlıların hücre doku ve organlarının görevlerini ve bu görevlerin nasıl yerine geldiklerini inceleyen bilim dalı )


- PHYSİOLOGİQUE[Fr. < PHYSIOLOGIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> FİZYOLOJİK

( fizyolojik anne Fizyoloji ile ilgili vücutla ilgili Normal doğal olarak işleyen )


- PHYSİOLOGİSTE[Fr. < PHYSIOLOGISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> FİZYOLOJİST

( Fizyoloji bilgini fizyolog )


- PHYSIOLOGY[İng.] ile/||/<> PHYSIOLOGIE[Fr.] ile/||/<> PHYSIOLOGIE[Alm.] ile/||/<> FİZYOLOJİ

( physis tabiat logos bilim Biyolojinin organizmaların canlılığının ve hayatının olay ve çalışmalarını inceleyen bir dalı organ doku ve gözelerinin görevlerinin incelenmesi )

( PHYSIOLOGY )

( PHYSIOLOGIE )

( PHYSIOLOGIE )


- PHYSİONOMİE[Fr. < PHYSIONOMIE] ile/değil/yerine/=/||/<> FİZYONOMİ

( Yüz çizgilerinin genel durumundan çıkan anlam )


- PHYSIOTHERAPY[İng.] ile/||/<> FİZİK TEDAVİSİ

( Kas tendo tendo kını ve ekleme ilişkin yangı infiltrasyon indurasyon atrofi ve ankiloz vb çeşitli şirurjikal hastalıkların tedavisinde ışık hava su hararet elektrik gibi fiziksel araçlarla yapılan tedavi fizikoterapi fizyoterapi )

( PHYSIOTHERAPY )


- PHYSIOTHERAPY[İng.] ile/||/<> FİZYOTERAPİ[Fr. < PHYSIOTHÉRAPIE]

( Fizik tedavisi )

( PHYSIOTHERAPY )

( PHYSIOTHÉRAPIE )


- PHYSİ-/PHYSİO- ile/||/<> PHYT-/-PHYTE/PHYTİ-/PHYTO- ile/||/<> DENDR- ile/||/<> PHARMACO-

( Doğa ile ilgili, doğal, fizyoloji ile ilgili. İLE/||/<> Bitki, vejetasyon, bitkisel, parazit ile ilgili. İLE/||/<> Ağaç. İLE/||/<> İlaç ya da ilaç nesneleri ile ilgili. )


- PHYSİQUE[Fr. < PHYSIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> FİZİK

( fizik gücü fizik kondisyonu fizikötesi fizik tedavi fizik yapısı astrofizik biyolojik fizik kültürfizik yıldız fiziği Maddenin kimyasal yapısındaki değişiklikler dışında genel veya geçici yasalara bağlı deneysel olarak araştırılabilen ölçülebilen matematiksel olarak tanımlanabilen madde ve enerji olgularıyla uğraşan bilim dalı İnsanın doğal yapısı Kişinin dış görünüşü )


- PHYSİQUEEN[Fr. < PHYSIQUE + Ar. -EN] ile/değil/yerine/=/||/<> FİZİKEN

( Fizik bilimine göre bedence Görüntü olarak )


- PHYTIN[İng.] ile/||/<> FİTİN[Fr. < PHYTINE]

( Fitik asidin C6H6 OP0 0H 2 6 bir tuzu olan ve fosforu tek mideliler tarafından değerlendirilemeyen organik bir bileşik )

( PHYTIN )

( PHYTINE )


- PHYTİNE[Fr. < PHYTINE] ile/değil/yerine/=/||/<> FİTİN

( Fitik asidin C H OPO OH bir tuzu olan fosforu tek mideliler tarafından değerlendirilemeyen organik bir bileşik )


- PHYTOPATHOLOGİE[Fr. < PHYTOPATHOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> FİTOPATOLOJİ

( Bitki hastalıklarını inceleyen bilim dalı )


- PHYTOPATHOLOGİQUE[Fr. < PHYTOPATHOLOGIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> FİTOPATOLOJİK

( Fitopatoloji ile ilgili )


- Pİ ADEDİ ile/||/<> NOMBRE (PI)[Fr.] ile/||/<> Pİ SAYISI

( pi matematik )

( NOMBRE (PI) )


- Pİ SAYISI (ÇİN) ile/||/<> Pİ SAYISI (ARŞİMET)

( Liu Hui pi sayısını 3.14159 olarak hesapladı İLE Arşimet 3.14 civarında bulmuştu. )

( Liu Hui tarafından 263 yılında keşfedildi/formüle edildi. (220-280) (Ülke: Çin) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Pi sayısı hesaplaması) )


- Pİ SAYISI ve/||/<>/> FEYNMAN NOKTASI

( Pi sayısının ondalık açılımında, 762. basamaktan itibaren altı adet 9, ardışık olarak yer alır. )

( )


- Pİ[Π][3.14] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> TAU[τ][6.28]

( Çemberin çevresini çapıyla ilişkilendirir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Bir çemberin çevresini yarıçapıyla ilişkilendirir. [Tam çemberin radyan cinsinden açı ölçüsü olarak daha kullanışlıdır.] )


- PİAN[Fr. < PIAN] ile/değil/yerine/=/||/<> PİYAN

( Mantara benzeyen kabarcıklarla ortaya çıkan ciltte yaralar yapan bulaşıcı sıcak bölge hastalığı )


- PİANİSTE[Fr. < PIANISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> PİYANİST

( Piyano çalan kimse )


- PİANO[İt. < PIANO] ile/değil/yerine/=/||/<> PİYANO

( piyano menteşe kuyruklu piyano Klavyeli telli değişik tuşlara basılarak çalınan ağır ve büyük çalgı Yavaş bir biçimde sesleri hafifleterek )


- PİANTA[İt. < PIANTA] ile/değil/yerine/=/||/<> PİANTA

( Ayakkabı tabanının geniş bırakılan kenarı )


- PİATA[İt. < PIATA] ile/değil/yerine/=/||/<> PİYADE

( Bir çift kürekli hafif bir kayık türü )


- PİATTO[İt. < PIATTO] ile/değil/yerine/=/||/<> PİYATA

( piyata eğe piyata tabağı Yassı ve büyük yemek tabağı yassı )


- PIATTO[İt.] ile/||/<> PİYATA[İt.]

( 1 Yassı ve büyük yemek tabağı 2 Yassı Bir bardak iki reçel tabakçığı üç cins peynirin sıralandığı büyük piyata tabak suya bırakılmış tereyağı gümüş kabında yumurtam üstü peçeteyle örtülmüş kızarmış ekmek sepeti Füruzan Sevda Dolu Bir Yaz 28 )


- PİAZZA[İt. < PIAZZA] ile/değil/yerine/=/||/<> PİYASA

( piyasa bedeli piyasa değeri piyasa ekonomisi piyasa fiyatı piyasa kurucu piyasa yeri açık piyasa dış piyasa peşin piyasa akşam piyasası serbest piyasa ekonomisi sermaye piyasası Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer pazar Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme Alışveriş fiyatı geçerli fiyat Arz ve talebin karşılaştığı alan ortalık )


- PİÇ (ETMEK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/> HİÇ (ETMEK)


- PİÇ[Fars. < PİÇ] ile/||/<> ...

( Kaputtan yapılan iç gömleğinin belden aşağı kısmını genişletmek amacıyla eklenen parça Yenikent Aksaray Niğde )


- PİÇ ile/||/<> GAYRİMEŞRU ÇOCUK


- PİÇ[Fars. < PĪÇ] ile/değil/yerine/=/||/<> PİÇ

( piç kurusu Anası ile babası arasında evlilik bağı olmadan dünyaya gelen çocuk gayrimeşru çocuk haramzade veledizina Babası belli olmayan çocuk Her şeyin yeterince gelişmemiş küçüğü Terbiyesiz arsız çocuk Kalleş kurnaz kötü niyetli kimse fır fırlama Bir bitkinin çevresinde yeniden beliren sürgün ve filiz )


- PİC[İt. < PIC] ile/değil/yerine/=/||/<> PİK

( Geminin kıç tarafındaki bayrak serenine açılan üçgen biçimindeki yelken )


- PİÇ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YETİM/ÖKSÜZ


- PİCCOLO[İt. < PICCOLO] ile/değil/yerine/=/||/<> PİKOLO

( Büyüklüğü milimetreden küçük fındık içi )


- PİCCOLO[İt. < PICCOLO] ile/değil/yerine/=/||/<> PİKOLO

( Normal bir flütün bir oktav tizine ayarlanmış küçük flüt )


- PICKPOCKET[İng.] ile/||/<> PICKPOCKET[Fr.] ile/||/<> TASCHENDIEB[Alm.] ile/||/<> YANKESİCİ

( Hissettirmeden insanların cebinden eşyasını çalan kişi Sirklerde bu gösteri içindir doğal olarak eşyalar sahiplerine verilir )

( PICKPOCKET )

( PICKPOCKET )

( TASCHENDIEB )


- PİCKUP[İng. < PICK-UP] ile/değil/yerine/=/||/<> PİKAP

( kamyonet Elektrikle veya pille çalışan plak dinlemekte kullanılan araç )


- PİCOT[Fr. < PICOT] ile/değil/yerine/=/||/<> PİKO

( Kimi örtülerin veya çamaşırların kenarına makineyle yapılan bir süs türü )


- PİÇUTA[Yun.] ile/||/<> PALAMUT BALIĞININ İRİ BİR TÜRÜ

( palamut balığının iri bir türü Yerel ağızlarda fıçıta biçimi de kullanılır R πετσοῦδα bir tür palamut balığı )

( ΠΕΤΣΟΥ͂ΔΑ / πετσοῦδα )


- PİÇUTA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> PİÇUTA

( Bir tür iri palamut balığı )


- PID ile/||/<> LQR ile/||/<> MPC

( Robot hareket kontrol algoritmaları. )

( Formül: u = Kp×e + Ki∫e + Kd×de/dt )


- PİDE ile/||/<> KAHİ

( ... İLE/||/<> Emekliye ayrılacak yeniçeri aşçıların kendine sermaye toplamak için yapıp dağıttığı bir tür pide. )


- PİDE[Yun.] ile/||/<> MAYALI HAMURDAN YAPILAN YASSI EKMEK

( mayalı hamurdan yapılan yassı ekmek Ağızlarda bide biçimi de geçer R πίτα Pastete Fladen Balkan dillerinde de kullanılır pita Srp pita Arn pitë Macarcaya da pite olarak geçmiştir )

( ΠΊΤΑ / πίτα )


- PİDE[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> PİDE

( pide fırını etli pide kıymalı pide peynirli pide ramazan pidesi tırnak pidesi Mayalı hamurdan yapılan isteğe göre üzerine yumurta kıyma peynir pastırma vb konarak pişirilen ince yayvan yiyecek )


- PİDE/PİDE[Yun. < ] ile/||/<> PİZZA/PİZZA[İt. < PIZZA]

( pide fırını etli pide kıymalı pide peynirli pide ramazan pidesi tırnak pidesi Mayalı hamurdan yapılan isteğe göre üzerine yumurta kıyma peynir pastırma vb konarak pişirilen ince yayvan yiyecek )


- PİERCİNG[İng. < PIERCING] ile/değil/yerine/=/||/<> PİRSİNG

( Vücudun herhangi bir yerine süs amacıyla takılan metal halka kanca top vb )


- PIERRE À CONSTRUCTION[Fr.] ile/||/<> YAPI TAŞI

( jeoloji )

( PIERRE À CONSTRUCTION )


- PIERRE INFERNALE[Fr.] ile/||/<> CEHENNEM TAŞI

( kimya )

( PIERRE INFERNALE )


- PIERRE PAUL BROCA ile/ve/||/<> CARL VERNICKE


- PIERRE PONCE[Fr.] ile/||/<> SÜNGER TAŞI

( jeoloji )

( PIERRE PONCE )


- PİEZOELEKTRİK POLİMER ile/||/<> KONDUKTİF POLİMER

( Piezoelektrik polimer mekanik basınçla elektrik üretirken İLE konduktif polimer elektrik iletkenliği gösterir )

( Formül: PVDF )


- PİEZOELEKTRİK ile/||/<> PİROELEKTRİK ile/||/<> FERROELEKTRİK

( Basınç ya da gerilmeyle elektrik gerilimi üreten (ve tersine, gerilimle şekil değiştiren) maddedir; çakmak ateşleyicisi ve ultrason üreteci bunu kullanır. @@ Sıcaklık değişimiyle yüzeyinde geçici bir elektrik yükü oluşturan maddedir; hareket algılayan kızılötesi sensörler buna dayanır. @@ Dış alan olmadan da kalıcı elektrik kutuplanması taşıyan ve bu kutbu alanla çevrilebilen maddedir; bellek ve kapasitörde kullanılır. Üçü giderek özelleşir: her ferroelektrik piro- ve piezoelektriktir ama tersi doğru değildir. )

( Formül: d₃₃ (piezo katsayı) )


- PIGEONHOLE ile/||/<> RAMSEY ile/||/<> ERDŐS

( Varlık ve sayma teoremleri. )

( Formül: R(3 ile3) = 6 )


- PIGGYBACK[İng.] ile/||/<> HAZIRCILIK

( Bir araştırmanın hazır araştırma tasarımlarına göre yürütülmesi )

( PIGGYBACK )


- PİGMENT[Fr. < PIGMENT] ile/değil/yerine/=/||/<> BOYAR MADDE


- PİGMENT ile/||/<> DYE ile/||/<> LAKE ile/||/<> TONER

( Boya ve pigment çeşitleri. )

( Formül: λmax absorpsiyon )


- PİGMENT ile/||/<> RENK MADDESİ

( renk maddesi boya maddesi Bitki ve hayvanlarda renk maddesi Renk maddesi 1 Dokularda erimiş granüller veya kristaller hâlinde değişik kimyasal yapıdaki normal veya normal dışı iç veya dış kaynaklı renkli ve renk verici maddeler 2 Renk veya boya maddesi )

( PIGMENT )

( PIGMENT )

( FARBKÖRPER, FARBSTOFF )

( PINGERE: BOYAMAK )


- PİHSUZ[Fars. < PĪHSŪZ] ile/değil/yerine/=/||/<> PESÜS

( İçinde yağ yakılan toprak kandil )


- PİHTİ, PUHTİ[Fars. < PİḪTĪ, PUḪTĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> PIHTI

( Koyulaşarak yarı katı duruma gelmiş sıvı )


- PIHTI TIKACI OLUŞMASI | TROMBOZ ile/||/<> TROMBOZ ile/||/<> TROMBOZ[Fr. < THROMBOSE]

( Kan pıhtısı teşekkülü Damar içerisinde oluşan kan pıhtısı trombüs Canlıda devamlılığı bozulmamış kalpdamar sistemi içerisinde bir trombüsün oluşması gelişmesi veya varlığı )

( THROMBOSIS | THROMBOS )

( THROMBOSE )

( THROMBOSE )


- PIHTILAŞMA ile/||/<> PIHTILAŞTIRMA

( (karşılık: koagulasyon), (Lat. cum=birlikte, Lat. agere = sürmek), Kimayasal yanıtımlar aracı ile sıvı halden pelte koyuluğuna ya da katı bir hale geçme; kanın pıhtılaşması gibi. )

( COAGULATION~COAGULATION )

( COAGULATION~COAGULATION )

( CUM,AGERE~COAGULATIO )

( GERINNUNG~GERINNUNG )

( COAGULAZIONE~COAGULAZIONE )

( ΠΉΞΗ / πήξη~ΠΉΞΗ / πήξη )


- PİJMURDE[Fars. < PİJMURDE] ile/değil/yerine/=/||/<> PEJMÜRDE

( Eski püskü yırtık Dağınık perişan )


- PİK[İng. < PIG] ile/değil/yerine/=/||/<> DÖKME DEMİR (PİK BORU)


- PİK ile/||/<> ...

( oyun kâğıtlarında mızrak ucuna benzer ayaklı siyah beneklerle oluşan dizi maça pique 1 sivri uçlu kürek 2 oyun kâğıtlarında maça )

( PIQUE )


- PİK ile/||/<> ...

( geminin kıç tarafındaki bayrak serenine açılan üçgen biçimindeki yelken İtal Venedik pic gaff Belli başlı Akdeniz dillerinde yaygın olarak kullanılır )

( PIC )


- PİK ile/||/<> POSTA İLETİŞİM KURALI

( posta iletişim kuralı )


- PİKNİK ALANI ile/||/<> PİKNİK YERİ


- PİKNOMETRE ile/||/<> PİKNOMETRE[Fr. < PYCNOMÈTRE]

( Sıvıların yoğunluğunu saptamada kullanılan termometreli veya termometresiz özel camdan yapılmış laboratuvar malzemesi Sıvıların yoğunluğunu saptamada kullanılan termometreli veya termometresiz özel cam laboratuvar malzemesi )

( PICNOMETER )

( PYCNOMÈTRE )


- PİKRİK ASİT ile/||/<> PİKRİK ASİT[Fr. < ACIDE PICRIQUE]

( kimya trinitrofenol kimya Suda ve alkolde kolayca çözünebilen sarı renkli kristal katı C6H2 NO2 3 OH )

( PICRIC ACID )

( ACIDE PICRIQUE | ACIDE PICRIQUE, TRINITROPHÉNOL )

( PIKRIKSÄURE )


- PIKSEL[İng. < PIXEL] ile/||/<> RESİM ÖGESİ

( resim ögesi )

( PIXEL )


- PİL-/PİLİ-/PİLO- ile/||/<> TRİCH-/TRİCHO-

( Kıl. İLE/||/<> Saç, saçların durumu ile ilgili, kıl. )


- PİLAKİ[Yun.] ile/||/<> ...

( içine soğan sarımsak maydanoz ve havuç katılarak pişirilen zeytin yağlı yemek R πλακή )

( ΠΛΑΚΉ / πλακή )


- PİLAKİ[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> PİLAKİ

( barbunya pilakisi fasulye pilakisi İçine soğan sarımsak maydanoz havuç vb katılarak zeytinyağıyla pişirilen ve soğuk olarak yenen yemek Aptal ahmak )


- PİLAV[Fars. < PELÂV, PİLÂV] ile/||/<> ...

( pirinçten bulgurdan veya kuskustan yapılan bir yemek Az plov Azeri alanında aş pilav olarak da geçer palav palō palau palaw palāv pilav a dish composed of flesh or fîsh highly seasoned fırst roasted and afterwards fricasseed or stewed covered and heaped over with rice newly boiled seasoned and sometimes coloured and garnished with eggs onions Türkçeden Bulgarca Sırpça gibi Balkan dillerine de geçmiştir Türkçe pirinç de Farsçadan alınmıştır pirinç 1 )

( PALĀV )

( PLOV[Az.]~PALAV[Tkm.]~PALŌ[Krg.]~PALAU[Kzk.]~PALAW[Kklp.] )


- PİLAV(/YEMEK) PİŞİRMEDE:
"DEMLENDİRME" ile/ve/||/<> "DİNLENDİRME"


- PİLAV ile/ve/değil/yerine/||/<>/< PLAN


- PİLE[Fr. < PILE] ile/||/<> PİL ile/||/<> PİL[Fr. < PILE]

( Sinema TV Kimyasal erkeyi elektriksel erkeye çeviren ve birkaç voltluk akım verebilen üreteç kuru pil Kimyasal erkeyi elektrik erkesine dönüştüren düzenek Toprak küp Gölbaşı Çankaya Ankara fizik Hap pil )

( CELL, DRY CELL, DRY BATTERY | CELL, BATTERY | BATTERY | PILL )

( PILE (SÈCHE) | CELLULE | PILE )

( TROCKENBATTERIE | ELEMENT, BATTERIE, )


- PİLE/PLİ[Fr. < PLI] ile/||/<> PİLELİ/PLİSE[Fr. < PLISSÉ]


- PİLE SÈCHE[Fr.] ile/||/<> KURU PİL

( fizik kimya )

( PILE SÈCHE )


- PİLE[Fr. < PILE] ile/değil/yerine/=/||/<> PİL

( düğme pil kalem pil kuru pil termoelektrik pil güneş pili kalp pili Kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine çeviren araç batarya )


- PİLESİZ ile/||/<> KIRMASIZ ile/||/<> PLİSİZ


- PİLİÇ ile/||/<> TAVUĞUN KÜÇÜĞÜ

( tavuğun küçüğü Yerel ağızlarda biliç bülüç bülüş olarak da geçer Dar bir alanda kullanılan pilinç biçimindeki n sonradan türemiştir Türkçe kılınç kılıç biçimindeki n gibi Eren DTCFD 8 246 TDAY 1960 336 Eckmann TDAY 1955 21 Kümes hayvanlarını çağırmak için kullanılan bili bili bülü bülü gibi birtakım çağırmalıklardan ç küçültme ekiyle kurulmuştur Yerel ağızlarda piliç olarak kullanılan bilik bülük de k küçültme ekiyle kurulmuş bir türevdir bilik Tietzenin piliçin Güney dillerinde pilice verilen pile adının pilence veya pilica gibi bir küçültmesinden geldiği yolundaki açıklaması yanlıştır 25 165 Theodoridis Münchener Studien zur Sprachwissenschaft 33 1975 8588 Erenin sağlam tanıklara dayanarak Tietzenin etimolojik denemesini geri çevirdiğini dile getirdikten sonra piliçin Türkçe bir türev olduğu yolundaki açıklamasına katılmamıştır Ona göre piliç Rumca πουλίτσιden kalma bir biçimdir Theodoridis bu açıklamasını doğrulamak için Türklerin tavukçulukla uğraşmadıklarını vurgulamıştır O nedenle kanatlılara ilişkin terimlerin yabancı dillerden alındığına tanık oluyoruz Örn Türkçede bulada kuluçka yarka gibi yabancı Rumca ve Bulgarca kökenli birçok söz göze çarpar Ancak tavuk Türkçe bir sözdür Tavuk Anadoluya gelip yerleşen Türklerin tavukçulukla uğraştıklarına açık bir tanıktır Piliç de Türkçenin Anadoluda kazandığı bir türevdir )


- PILLAGE, RAID[İng.] ile/||/<> PILLAGE, INCURSION[Fr.] ile/||/<> PLÜNDERUNG, RAUBZUG, BEUTE[Alm.] ile/||/<> ÇAPUL | YAĞMA[Fars. < YAGMÂ]

( çapul 1 Akıncıların düşman topraklarına yaptıkları baskın 2 Böyle baskınlarda ele geçen şeyler )


- PİLONİDAL SİNÜS ile/ve/||/<> PİLONİDAL APSE

( Açıklamalarını okumak için burayı tıklayınız... )


- PİLOT KABİNİ ile/||/<> PİLOT KÖŞKÜ


- PILOT REGION[İng.] ile/||/<> PİLOT BÖLGE

( Uygulamaya konulması düşünülen herhangi bir politika ya da yöntemi denemek amacıyla seçilen özel ve sınırlı bölge )

( PILOT REGION )


- PİLOT ile/||/<> TAYYARECİ ile/||/<> UÇMAN


- PİLOTAGE[Fr. < PILOTAGE] ile/değil/yerine/=/||/<> PİLOTAJ

( Bir hava taşıtını yönetme )


- PİLOTE[Fr. < PILOTE] ile/değil/yerine/=/||/<> PİLOT

( pilot bölge pilot kabini pilot köşkü kaptan pilot uzay pilotu Bir hava taşıtını kullanmak ve yönetmekle görevli kimse tayyareci uçman uçucu Otomobil yarışlarında aracı kullanan kimse Deneme niteliğinde olan )


- PIN NOIRE[Fr.] ile/||/<> PINUS NIGRA[Lat.] ile/||/<> KARAÇAM

( botanik )

( PIN NOIRE )

( PINUS NIGRA )


- PİN[İng. < PIN] ile/değil/yerine/=/||/<> PİM

( emniyet pimi İç içe geçen veya birbiri üzerine gelen parçaları tutturmaya yarayan bir tür tahta veya metal çivi Mobilyalardaki cam rafları taşımak için yan tablalara yerleştirilen kapsüllerin içine takılan silindirik yassı ve L biçimli raf taşıma aleti )


- PINAR ile/||/<> BULAK


- PINAR ile/değil/yerine/=/||/<> KAYNAK | ÇEŞME

( pınar başı göz pınarı gözyaşı pınarı Yerden kaynayarak çıkan su bulak göze kaynak I çeşme )


- PİNÇ ETKİSİ ile/||/<> KİNK KARARSIZLIĞI

( Bir plazma akımının, kendi manyetik alanıyla büzülüp sıkışmasıdır; füzyonda plazmayı hapsetmek için kullanılır ama kararsız olabilir. @@ Sıkıştırılmış bir plazma sütununun kıvrılıp bükülerek bozulduğu kararsızlıktır; pinç ile hapsi tehdit eder. İlki yararlı sıkıştırma, ikincisi onu bozan büküm kararsızlığıdır. )

( Formül: z-pinç ~ m=1 mod )


- PİNCE[Fr. < PINCE] ile/değil/yerine/=/||/<> PENS

( balans pensi konnektör pensi mühür pensi örtü pensi serviyet pensi Giysilerde vücuda oturmasını sağlamak için bazı yerlerden içeriye doğru daraltılarak dikilmiş bölüm Kıskaç biçiminde iğne pense )


- PINCE[Fr. < PINCE] ile/||/<> PENS ile/||/<> PINCE[Fr.] ile/||/<> TUTAÇ

( tutaç Ucu dişli veya dişsiz olan yumuşak dokuları veya gazlı bez gibi materyalleri tutmakta kullanılan cerrahi aygıt anatomik pens klemp pens kimya )

( FORCEPS )

( PINCE )


- PİNCE[Fr. < PINCE] ile/değil/yerine/=/||/<> PENSE

( ayarlı pense fort pense Çeşitli biçim ve büyüklükte maşa veya kıskaç Birçok meslek dalında çeşitli nesneleri sıkmak germek kıvırmak tutmak vb işler için kullanılan değişik biçimlerde el aleti pens )


- PİNEL[İt. < PENELO] ile/||/<> ...

( rüzgârın estiği yönü göstermek için direk şapkalarının üstüne konulan yelkovan biçimindeki araç İtal Venedik penelo vane Akdeniz dillerinde yaygın olarak kullanılır penel penneau İtal pennello )

( PENNEAU )

( PENELO | PENNELLO )


- PİNES[Yun.] ile/||/<> ...

( Taştan yapılma avcı gözetleme yeri Gökmenler Çatak Gedikli Kızılağaç Saimbeyli Adana Türkçede pina biçimi de kullanılır R πίννα ç πίννες )

( ΠΊΝΝΑ / πίννα )


- PİNES[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> PİNES

( Yumuşakçalardan midye biçiminde ondan daha büyük kabuklu bir deniz hayvanı Pinna nobilis )


- PİNES/PİNES[Yun. < ] ile/||/<> SÜLİNE/SÜLİNE[Yun. < ]

( Yumuşakçalardan midye biçiminde ondan daha büyük kabuklu bir deniz hayvanı Pinna nobilis )


- PİNGOUİN[Fr. < PINGOUIN] ile/değil/yerine/=/||/<> PENGUEN

( Penguengillerden Güney Kutbu nda yaşayan sırtı kara göğsü ak iyi yüzen deniz hayvanlarıyla beslenen uçamayan kısa kanatlı deniz kuşu Aptenodytes patagonica )


- PINGOUIN[Fr.] ile/||/<> SPHENISCIDAE[Lat.] ile/||/<> PENGUEN[Fr. < PINGOUIN]

( zooloji )

( PINGOUIN )

( SPHENISCIDAE )


- PING-PONG[İng.] ile/||/<> PINPON[İng.]

( Masa tenisi Pinpona gelince hepsini yeniyordu Nezihe Meriç Toplu Öyküleri 2 146 Pinpon takımımız finallere girdi Füruzan Balkan Yolcusu 48 Pinpon oynar gibi aşık atar gibi konuşuyorsunuz Cemil Meriç Jurnal 322 )


- PİNHAN[Fars. < PİNHĀN] ile/değil/yerine/=/||/<> PİNHAN

( Gizli saklı gizlenmiş )


- PİNPON[İng. < PING-PONG] ile/değil/yerine/=/||/<> MASA TENİSİ (PİNPON MASASI, PİNPON TOPU)


- PINTADE COMMUNE[Fr.] ile/||/<> NUMIDA MELEAGRIS[Lat.] ile/||/<> BEÇ TAVUĞU[(ESKIDEN TÜRKLERIN VIYANA'YA VERDIĞI ADDAN)]

( zooloji )

( PINTADE COMMUNE )

( NUMIDA MELEAGRIS )


- PİNTİ ile/||/<> CİMRİ, HASİS

( cimri hasis Yerel ağızlarda cimri olarak minti biçimi de geçer Ağızlarda üstü başı pis pasaklı olarak da kullanılır pinti dirty filthy Kürtçeye de pintî pis kirli olarak geçmiştir )

( PI )


- PİON[Fr. < PION] ile/değil/yerine/=/||/<> PİYON

( Satrançta oyunun başında ön sıraya dizilen bulundukları sıra üzerinde ilk hamlede bir veya iki hane gidebilen sekiz küçük taştan her biri piyade I Bir çıkar sağlamak için yararlanılan istenildiği gibi kolayca kullanılabilen kimse )


- PIPECLAY[İng.] ile/||/<> TERRE DE PİPE[Fr.] ile/||/<> PFEIFENTON[Alm.] ile/||/<> LÜLECİ ÇAMURU | ARI KİL

( Heykel Heykel ve çömlek yapımında kullanılan toprak a arı kil kil )

( PIPECLAY )

( TERRE DE PIPE )

( PFEIFENTON )


- PİPELİNE[İng. < PIPE-LINE] ile/değil/yerine/=/||/<> PİPE-LİNE

( boru hattı )


- PIPELINE[İng.] ile/||/<> BORU HATTI

( PIPELINE )


- PIPER[İng.] ile/||/<> GRONDIN LYRE[Fr.] ile/||/<> TRIGLA LYRA[Lat.] ile/||/<> SEELEYER[Alm.] ile/||/<> ÖKÜZ BALIĞI

( Kemikli balıklar Teleostei takımının kırlangıç balığıgiller Triglidae familyasından 4060 cm kadar uzunlukta pembe renkli Atlantik Okyanusu Akdeniz ve Marmara Denizinde yaşayan bir tür )

( PIPER )

( GRONDIN LYRE )

( SEELEYER )

( TRIGLA LYRA )


- PİPET | ERKEKLİK ORGANI/KAMIŞ ile/||/<> SİLAH | ERKEKLİK ORGANI/YARAK

( kamış kalem kamış kemiği kamışkulak ararot kamışı Hint kamışı su kamışı şeker kamışı Buğdaygillerden sulak nemli yerlerde yetişen boğumlu sert gövdeli şerit yapraklı bitkilerin genel adı kargı Phragmites australis Bu bitkiden yapılmış pipet erkeklik organı )


- PİPET ile/||/<> PİPET[Fr. < PIPETTE]

( kimya Çoğunlukla laboratuvarlarda kullanılan derecelendirilmiş veya ayarlanabilir hacimlere sahip sıvıları transfer etmek için kullanılan araç )

( PIPET, PIPETTE )

( PIPETTE )


- PİPET ile/||/<> PIPET, PIPETTE[İng.] ile/||/<> PIPETTE[Fr.] ile/||/<> PIPETTE[Alm.] ile/||/<> AKITAÇ

( Sıvı aktarımı için kullanılan oylumu belli ince cam boru )

( PIPET, PIPETTE )

( PIPETTE )

( PIPETTE )


- PİPETTE[Fr. < PIPETTE] ile/değil/yerine/=/||/<> PİPET

( Sıvıları solukla içine çekip kaptan kaba aktarmaya yarayan cam boru Sıvı içecekleri bardak veya şişeden kolayca içmek için kullanılan ince plastik boru kamış )


- PİPPO[İt. < PIPPO] ile/değil/yerine/=/||/<> PİPO

( Ucundaki lüle içine tütün konulan ve yakılarak dumanı çekilen kısa çubuk biçimindeki tütün içme aracı )


- PİQUAGE[Fr. < PIQUAGE] ile/değil/yerine/=/||/<> PİKAJ

( Bilgisayarda dizilen yazıları milimetrik kartona yapıştırıp düzenleme işi )


- PİQUE[Fr. < PIQUÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> PİKE

( Kabartmalı pamuklu kumaş Bu kumaştan yapılan yatak örtüsü Bu kumaştan yapılan )


- PİQUE[Fr. < PIQUÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> PİKE

( Uçağın yüksekten hedef üzerine büyük bir açı ile inmesi Uçağın yüksekten hedefin üzerine dik olarak saldırması Yüksek bir yerden suya dik olarak dalma )


- PIQUÉ[İng.] ile/||/<> PIQUÉ[Fr.] ile/||/<> PIQUÉ[Alm.] ile/||/<> PİKE[Fr. < PIQUÉ]

( Dolaşma boyunca gergin gövdenin ağırlığını parmak uçlarında taşıma )

( PIQUÉ )

( PIQUÉ )

( PIQUÉ )


- PİQUENİQUE[Fr. < PIQUE-NIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> PİKNİK

( piknik alanı piknik tip piknik tüpü piknik yeri Yemek yemek eğlenmek için açık alanda yapılan günübirlik gezinti Suyu yeşilliği olan gezinti yapılacak yer )


- PİQUET[Fr. < PIQUET] ile/değil/yerine/=/||/<> PİKET

( İki üç veya dört kişi arasında ve otuz iki kâğıtla oynanan bir tür iskambil oyunu )


- PİR[Fars. < PĪR] ile/değil/yerine/=/||/<> PİR

( Yaşlı koca ihtiyar kimse Bir tarikat veya sanatın kurucusu Adamakıllı iyice Herhangi bir konuda bir meslekte deneyim kazanmış eskimiş kimse guru )


- PİR ile/||/<> PİR[Fars. < PİR]

( Herhangi bir zanaatın tarikatın kurucusu ulusu Saz ozanları kendilerini yetiştirenlere ya da ozanlıkta ünlü kişilere de böyle derler Yunus Emre Âşık Ömer bunlardandır 1 Erkek savaş tutsaklarından pencik yasasına göre ayrılan kocamışlara verilen ad 2Tarikat kurucusu 3Lonca ve fütüvvet kuruluşlarının başında bulunan yönetici )


- PIRACY[İng.] ile/||/<> KORSANLIK

( PIRACY )


- PİRAMİT ile/||/<> ...

( 129 Piramit Piramit yanal yüzleri tepe denilen noktadan başlıyan ve bir poligonun kenarlarında biten üçgenlerin meydana getirdikleri bir katıydır Poligon piramidin tabanı olur Mısırda ölüleri barımak için yapılmış olan büyük mezarlar anlattığımız şekildedirler Bu mezarlar ölüleri içlerinde barındırdıkları için bıramıt veyahut piramit dirler Piramitler Türklerin en eski yapı şekillerinden biridir Asker çadırları içinde barınılan birer piramittirler ve şekilleri de anlattığımız gibidir )


- PİRAMİT ile/ve/||/<> YILDIZ

( PYRAMID vs./and/||/<> STAR )


- PİRAMİTSİ ile/||/<> PİRAMİDİMSİ


- PİRANHA[Fr. < PIRANHA] ile/değil/yerine/=/||/<> PİRANA

( Genellikle Güney Amerika da rastlanan grup hâlinde avlanan ve avını kısa sürede iskeleti kalıncaya kadar yiyen yırtıcı balık )


- PIRASA ile/||/<> GÖMÜ PIRASA

( ... İLE/||/<> Katmanları daha incedir. )


- PIRASA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> PIRASA

( pırasa bıyıklı denizpırasası yer pırasası Zambakgillerden sapından ve yapraklarından yararlanılan çok yıllık bir kış sebzesi Allium porrum )


- PIRASA ile/||/<> PIRASA[Yun.]

( botanik Zambakgiller Liliaceae familyasından gövdesi ve yaprakları sebze olarak kullanılan soğanlı bir kültür bitkisi R πράσον Türkçe pırasanın Rumca πράσονun çokluk biçiminden alındığı anlaşılıyor Türkçeden Bulgarcaya da geçmiştir BER 5 588 )

( LEEK | ONION | HYACINTH, ORIENTAL HYACINTH | LILY | LILY FAMILY )

( POIREAU | BULBE | JACINTHE | LIS | LILIACÉES )

( LAUCH | ZWIEBEL | ECHTE HYAZINTHE, ORIENTALISHE HYAZINTHE | LILIE )

( ALLIUM PORRUM | ALLIUM CEPA | HYACINTHUS ORIENTALIS | LILIUM | LILIACEAE )

( PORRO )

( ΠΡΆΣΟΝ / πράσον )


- PIRASA/PIRASA[Yun. < ] ile/||/<> SİRMO/SİRMU[Fars. < SĪRMŪ]

( pırasa bıyıklı denizpırasası yer pırasası Zambakgillerden sapından ve yapraklarından yararlanılan çok yıllık bir kış sebzesi Allium porrum )


- PIRASA[Yun.] ile/||/<> SOĞAN ile/||/<> SÜMBÜL ile/||/<> ZAMBAK ile/||/<> ZAMBAKGİLLER

( (botanik) @@ Zambakgiller (Liliaceae) familyasından, gövdesi ve yaprakları sebze olarak kullanılan, soğanlı bir kültür bitkisi. @@ < R πράσον. Türkçe pırasa'nın Rumca πράσον'un çokluk biçiminden alındığı anlaşılıyor. Türkçeden Bulgarcaya da geçmiştir. (BER 5: 588) )

( LEEK | ONION | HYACINTH, ORIENTAL HYACINTH | LILY | LILY FAMILY~ONION~HYACINTH, ORIENTAL HYACINTH~LILY~LILY FAMILY )

( POIREAU | BULBE | JACINTHE | LIS | LILIACÉES~BULBE | OIGNON~JACINTHE | JACINTHE ORIENTALE, JACINTHE MUGUET~LIS | LILY~LILIACÉES )

( ALLIUM PORRUM | ALLIUM CEPA | HYACINTHUS ORIENTALIS | LILIUM | LILIACEAE~ALLIUM CEPA~HYACINTHUS ORIENTALIS~LILIUM~LILIACEAE )

( LAUCH | ZWIEBEL | ECHTE HYAZINTHE, ORIENTALISHE HYAZINTHE | LILIE~ZWIEBEL~ECHTE HYAZINTHE, ORIENTALISHE HYAZINTHE~LILIE~LILIENGEWÄCHSE )

( PORRO~CIPOLLA~GIACINTO~GIGLIO~LILIACEE )

( ΠΡΆΣΟΝ / πράσον~ΚΡΕΜΜΎΔΙ / κρεμμύδι~ΥΆΚΙΝΘΟΣ / υάκινθος~ΚΡΊΝΟΣ / κρίνος~ΛΕΙΡΙΟΕΙΔΉ / λειριοειδή )


- PIRAZVANA[Fars. < BİRÂZBÂN] ile/||/<> ...

( bıçak veya kılıcın sap içinde kalan bölümü birāzbān birāzwān that part of a knife or dirk which enters into the handle Türkçe pırazvana biçiminin sonundaki a sesi açıklanmaya muhtaçtır )

( BIRĀZBĀN )


- PİRE OTU ile/||/<> DALMAÇYA PİREOTU ile/||/<> SOLUCAN OTU ile/||/<> GÜMÜŞDÜĞME

( Yüksekliği 2550 santimetre olan parçalı yapraklı soluk veya koyu pembe çiçekli böcekleri özellikle pireleri öldürmek amacıyla kullanılan otsu bir bitki Oltu otu pirekapan Tanacetum coccineum )

( TANACETUM COCCINEUM cum/||/<> CHRYSANTHEMUM COCCINEUM cum/||/<> TANACETUM CINERARIIFOLIUM cum/||/<> TANACETUM VULGARE cum/||/<> TANACETUM PARTHENIUM )


- PİRE OTU ile/||/<> MARSIVAN OTU

( Yüksekliği 2550 santimetre olan parçalı yapraklı soluk veya koyu pembe çiçekli böcekleri özellikle pireleri öldürmek amacıyla kullanılan otsu bir bitki Oltu otu pirekapan Tanacetum coccineum @@ Birleşikgillerden çok yıllık küçük sarı çiçekleri olan gıda ve tıp alanında kullanılan kokulu bir bitki Tanacetum balsamita )

( TANACETUM COCCINEUM cum/||/<> CHRYSANTHEMUM COCCINEUM cum/||/<> TANACETUM CINERARIIFOLIUM cum/||/<> TANACETUM VULGARE cum/||/<> TANACETUM PARTHENIUM cum/||/<> TANACETUM BALSAMITA cum/||/<> BALSAMITA MAJOR cum/||/<> CHRYSANTHEMUM BALSAMITA )


- PİRE OTU ile/||/<> OLTU OTU ile/||/<> PİREKAPAN


- PİREKAPAN ile/||/<> PİREKIRAN ile/||/<> PİRE OTU ile/||/<> SU PİRESİ

( Pireler takımından insanın ve bazı hayvanların kanını emerek yaşayan iyi sıçradığı için kolay yakalanamayan küçük asalak böcek Pulex )


- PİRFANİ[Fars. < PĪR + Ar. FĀNĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> PİRİFÂNİ

( İhtiyar kimse )


- PIRIL PIRIL ile/||/<> YILDIR YILDIR


- PIRILDAK ile/||/<> GÜÇLÜ, PARLAK IŞIK VEREN LAMBA

( Güçlü parlak ışık veren lamba )


- PİRİNA[Yun.] ile/||/<> ...

( zeytinin sıkıldıktan sonra yağ bakımından zenginliğini yitirmeyen gübre veya hayvan yemi olarak kullanılan küspesi R πυρήνα ausgepreβte Oliven pırna )

( ΠΥΡΉΝΑ / πυρήνα )


- PİRİNA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> PİRİNA

( Zeytinin sıkıldıktan sonra yağ bakımından zenginliğini yitirmeyen gübre veya hayvan yemi olarak kullanılan küspesi )


- PİRİNÇ/BİRİNC[Fars. < BİRİNC] ile/||/<> TAHIL/DAHL[Ar. < DAḪL] ile/||/<> KİNOA/KİNOA[İsp. < KINOA]

( pirinç çorbası pirinç örgü pirinç pilavı pirinç unu siyah pirinç Hint pirinci Buğdaygillerden kökleri bol su içinde yetişen bir bitki Oryza sativa Bu bitkinin besin olarak kullanılan taneleri )


- | PİRİNÇ EKMEK ile AĞAÇ DİKMEK |
ile/ve/değil/||/<>/<
ÇOCUK YETİŞTİRMEK

( [öngörümüz/"beklentimiz"] Bir yıllıksa. İLE On yıllıksa. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Yüz yıllık olursa. )


- PİRİNÇ:
PİLAV ile/ve/değil/||/<>/> ÇORBA

( Suyunu çekerse. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Çekmezse. )


- PİRİNÇ ile/||/<> ...

( bakır ve çinko alaşımı bu alaşımdan yapılmış Az bürünc 1 bakır çinko kalay karışımı metal 2 bu metalden yapılmış bürünç tunç bronz birinc Mengese göre UAJb N F 3 122 birincin kökeni bilinmiyor )

( BIRINC )

( BÜRÜNC[Az.]~BÜRÜNÇ[Tkm.] )


- PİRİNÇ ile/||/<> ...

( kökleri bol su içinde yetişen bir bitki Oryza sativa bu bitkinin besin olarak kullanılan taneleri bürünç Türkmenler tüvi adını da kullanırlar birinc rice Çağdaş diyalektlerde pirinç yanında kürüç gürüç adı da geçer kürüç kürüş güriş Karakalpaklar salı adını da kullanırlar Azeri alanında ise düyü geçer Eski diyalektlerde pirince tuturkan adının verildiğini biliyoruz Moğolca tuturγan Kara Hamilton Arm 115 Brockelmann OGM 53 Räsänen V 502b Clauson ED 460b Abaev ÊS 3 322 Clark JSFOu 75 111 125 158 Tuturkanın kökenine ilişkin bilgi almak için Ligeti RO 17 87 Doerfer TMEN l 5 S Türkçeden Sırpçaya pìrinač olarak geçmiştir Škaljić Turc 518 Türkçede kabuğu ayıklanmamış pirince verilen çeltik adı da Farsçadan alınmıştır çeltik Diyalektlerde şali biçimi de geçer Ligeti AOH 17 8 Örn Karakalpaklar da salı adını kullanırlar )

( BIRINC )

( BÜRÜNÇ[Tkm.]~KÜRÜŞ[Kzk.]~GÜRIŞ[Kklp.] )


- PİRİNÇ ile/ve/||/<> BUĞDAY

(

Ölçüt "Pirinç Kültürü" "Buğday Kültürü"
Tarımsal Yapı Yoğun iş gücü gerektirir, sulama düzenekleri ve topluluk iş birliği zorunludur. Bireysel olarak yapılabilir, daha az iş gücü gerektirir.
Toplumsal Etki İş bölümü ve dayanışma baskındır, topluluk iş birliği ön plandadır. Bireycilik baskındır, bağımsız çalışma olanaklıdır.
Düşünce Tarzı Bütüncül ve bağlamsal düşünme eğilimi vardır. Çözümleyici ve bireysel düşünme eğilimi vardır.
Thomas Talhelm'in "İddiası" Bireylerin ortaklık içinde olduğu, topluluk içinde iş birliğine yatkın olduğu savunulur. Bireyci yapının daha güçlü olduğu, bağımsızlığın vurgulandığı savunulur.
)


- PİRİNÇTE:
SİYAH TAŞ ile/ve/değil/||/<>/< BEYAZ TAŞ


- PİRİT ile/||/<> PİRİT[Fr. < PYRITE]

( Mineral FeS2 metalimsi parıltı sarı kahverengi oksitleşme zarı çizgi yeşilimsi kara sertlik 66 5 özgül ağırlık 4 85 kubusal Başlıca demirsülfürden oluşan parlak sarı renkli bir cevher jeoloji kimya )

( PYRITE )

( PYRITE | PYRLIE )

( PYRIT, EISENKIES. SCHWEFELKIES | PYRIT )


- PIRLANTA[İt. < BRILLANTE] ile/||/<> ...

( birçok façetası olacak biçimde yontulmuş foyasız parlak elmas üzerinde bu elmas bulunan yüzük vb İtal brillante Türkçe pırlanta biçimi kelimenin Fransızcadan geçmediğini göstermektedir )

( BRILLANTE )


- PIRNAKIL[Erm. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> PIRNAKIL

( Herhangi bir yerde yoğun olarak çok fazla bulunan Yoğun biçimde çok fazla olarak )


- PIRNAL[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> PIRNAL

( pırnal kömürü Kışın yapraklarını dökmeyen bir tür çalı meşesi Quercus ilex )


- PİROFOBİ[İng. PYROPHOBIA] ile/||/<> PİROJEN[İng. PYROGEN]

( Ateş korkusu olarak bilinen terim. @@ Tipik olarak bir bakteri tarafından üretilen, kana karıştığında ya da salındığında ateş üreten bir madde.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PİROGRAVÜR[Fr. < PYROGRAVURE] ile/değil/yerine/=/||/<> DAĞLAMA RESİM


- PİROKSEN ile/||/<> AUGİT

( augit jeoloji )

( PYROXÉNE | PYROXÈNE )


- PİROMETRE/PYROMETRE[Fr. < PYROMÈTRE] ile/||/<> PİROMETRİ/PYROMETRİE[Fr. < PYROMÉTRIE]

( Çok yüksek sıcaklıkları ölçmeye yarayan alet )


- PIROPLASMIDÉS[Fr.] ile/||/<> PIROPLASMIDAE[Lat.] ile/||/<> PIROPLASMEN[Alm.] ile/||/<> AĞRIMA ASALAKLARI

( Omurgalılarda alyuvar asalağı olarak yaşayan ve söbe yuvarlak armudumsu ya da çomağımsı biçimler gösteren ağrıma etkeni sporlular topluluğu )

( PIROPLASMIDÉS )

( PIROPLASMEN )

( PIROPLASMIDAE )


- PİROSFER[Fr. < PYROSPHÈRE] ile/değil/yerine/=/||/<> ATEŞ KÜRE


- PIRPI ile/||/<> ...

( yılan sokmasına karşı ilaç olduğuna inanılan bir taş türü yılan taşı Kökenini bilmiyoruz )


- PIRPIR ile/||/<> ...

( Kadifenin işlenmesi sırasında simin üzerine çekilen bükümlü gümüş tel Seydişehir Eskişehir )


- PİRPİRİ ile/||/<> ...

( 1 Yeniçerileri salma erlerinin giydikleri kırmızı çuhadan yapılmış cüppe 2 Bizans altınlarının bir türü )


- PIRPIRI ile/||/<> PİRPİRİ


- PİRPİRİM ile/||/<> SEMİZ OTU

( semiz otu Ağızlarda pürpürüm olarak da geçer Dankoffa göre ALT E 202 Ermeniceden alınmıştır prprem purslain parparam )

( PARPARAM )


- PIRPIT[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> PIRPIT

( Eski püskü değersiz işe yaramayan El tezgâhında dokunmuş kaba yünlü Pehlivanların güreşte kispet yerine giydikleri kalın bezden yapılmış veya keçi kılından örülmüş don )


- PIRPIT ile/||/<> PIRPIT[Yun.]

( Karakucakta giyilen kıldan yapılmış giysi Ağlı don Tepeciköy Kütahya R περιπόδι Beinkleid Strumpf )

( ΠΕΡΙΠΌΔΙ / περιπόδι )


- PIRTI ile/||/<> PIRTI

( I Giysi Celiptaş Yalvaç Isparta II Ev eşyası Sarapana Bilecik )


- PIRUHI[Rus.] ile/||/<> BİR ÇEŞİT HAMUR YEMEĞİ

( bir çeşit hamur yemeği Ağızlarda içi peynirli mantı olarak geçer piróg Bilimsel yayınlarda Rusça piróg biçiminin Türkçe börekten alındığı sık sık seslendirilmiştir Räsänen ZSIPh 20 448 Kniezsa SzlJsz 423 börek Tietze 2 s dillerinden alındığını belirtmekle yetinmiştir )

( PIRÓG )


- PİRUHİ[Rus. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> PİRUHİ

( Un yumurta tulum peyniri tereyağı et suyu ve cevizden yapılan bir hamur yemeği )


- PİRÜPAK[Fars. < PĪR + PĀK] ile/değil/yerine/=/||/<> TERTEMİZ


- PİRUZE[Fars. < PĪRŪZE] ile/değil/yerine/=/||/<> FİRUZE

( Küpe ve yüzük taşı gibi süslemede kullanılan mavi renkli saydam olmayan hidratlı doğal alüminyum ve fosfattan oluşan değerli bir mineral turkuaz )


- PİRYOL[PRİOLİ][ÖZEL AD] ile/değil/yerine/=/||/<> PİRYOL

( Üzerinde kümbetsi bir kapak bulunan oldukça büyük bir tür cep saati )


- PIRYOL[(PRIOLI ÖZEL ADINDAN)] ile/||/<> FIÇI, VARİL

( fıçı varil İtal Venedik piriól funnel )

( PIRIÓL )


- PİRZOLA/BRİSİOLA[İt. < BRISIOLA] ile/||/<> TRANŞ/TRANCHE[Fr. < TRANCHE]

( Kasaplık hayvanda omurganın iki yanındaki kaburga kemiklerine bağlanan bölge Bu bölgeden dilimler hâlinde çıkarılan kemikli et parçası kotlet )


- PİS SÖZ ile/||/<> PİS LAKIRTI


- PİS SU BORUSU ile/||/<> PİS SU TESİSATI

( Kirlenmiş su Tuvalet banyo mutfak vb yerlerden gelen kirlenmiş suların karışımı lağım suyu )


- PİŞ[Fars. < PĪŞ] ile/değil/yerine/=/||/<> PEŞ

( Bazı giysilerin bol olması için yanlarına eklenen kumaş parçası )


- PİSAGOR ile/||/<> TEOREMİ

( a²+b²=c² hipotenüs teoremi )

( Pisagor tarafından -530 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-570--495) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Matematik, Felsefe) (Önemli katkıları: Pisagor teoremi, sayı mistisizmi) )


- PİSAGOR'CU SAYI ANLAYIŞI ile/ve/||/<> ORANSAL OLMAYAN SAYI

( "Antik Mısır’dan Günümüze Pisagor" yazısı için burayı tıklayınız... )


- PİŞDAR[Fars. < PĪŞDĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> PİŞDAR

( öncü Öncülük eden önde giden kimse )


- PİŞEKÂR[Fars. < PİŞEKÂR] ile/||/<> ...

( Ortaoyunu Ortaoyunu başladığında ilk başta oyun alanına gelen ve oyunun anlatıcısı düzenleyicisi işlevini de yüklenmiş baş tiplerden biri Gölge oyunundaki Hacivatın bir uzantısıdır Her şeyi bildiğine Kavukluyu inandıran her kalıba giren çıkan Kavukluya ne yapması gerektiğini söyleyen bilgiçlik taslayan ve oyunu yönlendiren kişi Hacivatın gölge oyununda yüklendiği nitelikleri Pişekâr ortaoyununda sürdürür )


- PİŞEKÂR ile/||/<> ...

( Ort O Orta oyunu başladığı zaman ilk gözüken tip Başında dört dilimli ve dört renkte kırmızımavisarıkara bir başlık taşır Mavi ya da sarı çuhadan kara kürkle donanmış bir cüppe bir de çakşır giyer Ağır ağır güçlükle yürüyormuş gibi sahneye çıkar Orta oyununun götürücüsü düzenleyicisi gibidir )


- PİŞEKAR[Fars. < PİŞEKĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> PİŞEKÂR

( Orta oyununda Kavuklu ve diğer tipler ile karşılıklı konuşarak oyunu yürüten ve oyuncuları yöneten kimse )


- PİSET | FIŞKIRDAK ile/||/<> FIŞKIRDAK

( 1 genel uygulayım Sıvıları fışkırtmaya yarayan araç 2 kimya Çökelti ve süzgeçlerin yıkanmasında kullanılan birinden üflendiğinde diğerinden su fışkırtacak biçimde düzenlenmiş iki cam borudan oluşan deney aracı kimya )

( WASHING-FLAST )

( PISSETTE )


- PİSET | PÜSKÜRTEÇ ile/||/<> PÜSKÜRTEÇ

( İçindeki sıvıyı üzerine uygulanan basıncın etkisiyle dışarı püskütrmeye yarayan aygıt püskürtücü Bir özdeği çok ince damlacıklar ya da parçacıklar durumunda püsküren araç Püskürtme işleminde püskürtülen özdeği basınçla püskürten araç )

( WASHING BOTTLE | SPUTTERER | SPRAYGUN )

( PISSETTE | PULVÉRISATEUR | PISTOLET D'ARROSAGE )

( SPRITZFLASCHE | ZERSTÄUBER | SPRITZPISTOLE )


- PİŞGİR[Fars. < PĪŞGĪR] ile/değil/yerine/=/||/<> PEŞKİR

( Genellikle pamuk ipliğinden dokunmuş ince havlu peçete )


- PİSİ BALIĞI ile/||/<> PİSİ BALIĞI

( Limanda limanda Kemiklibalıklar Teleostei takımının yanyüzergiller Pleuronectidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 2040 cm Sırtı pürtüklü ve rengi esmerdir Yaygın bir balıktır Kemikli balıklar Teleostei takımının yanyüzergiller Pleuronectidae familyasından 2040 cm kadar uzunlukta sırtı pürtüklü olan bir tür Kemikli balıklardan pisi balıkları Pleuronectidae familyasından 40 cm kadar uzunlukta olabilen sırtı pürtüklü bir tür )

( PLAICE )

( CARRELET )

( KLEISCHE )

( LIMANDA LIMANDA )


- PİSİ BALIĞI ile/||/<> PİSİ PİSİ ile/||/<> PİSİPİSİ OTU

( Çocuk dilinde kedi )


- PİŞİ ile/||/<> BİŞİ


- PİSİ[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> PİSİ BALIĞI


- PİSİK OTU ile/||/<> KEDİ NANESİ

( Çok yıllık 2550 santimetre yüksekliğinde kokusu kuvvetli koyu mor çiçekli yaprakları çorba ve yemeklere koku vermek için kullanılan otsu bir bitki nezle otu Nepeta racemosa )

( NEPETA RACEMOSA cum/||/<> NEPETA MUSSINII cum/||/<> NEPETA CATARIA cum/||/<> NEPETA GRANDIFLORA )


- PİSİK OTU ile/||/<> KEDİ NANESİ

( Çok yıllık 2550 santimetre yüksekliğinde kokusu kuvvetli koyu mor çiçekli yaprakları çorba ve yemeklere koku vermek için kullanılan otsu bir bitki nezle otu Nepeta racemosa @@ Ballıbabagillerden kırlarda yetişen kedilerin kokusundan çok hoşlandığı bir bitki yaban sümbülü Nepeta cataria )

( NEPETA RACEMOSA cum/||/<> NEPETA MUSSINII cum/||/<> NEPETA CATARIA cum/||/<> NEPETA GRANDIFLORA )


- PİSİK OTU ile/||/<> NEZLE OTU


- PİSİN[Fr. < PISCINE] ile/değil/yerine/=/||/<> YÜZME HAVUZU


- PİŞİN[Fars. < PĪŞĪN] ile/değil/yerine/=/||/<> PEŞİN

( peşin cevap peşin fikir peşin hüküm peşin ödemeli peşin pazarlık peşin peşin peşin piyasa peşin satış peşin yargı Bir alışverişte alışveriş yapıldığı anda alınan şeyin tesliminden önce veya teslimiyle birlikte ödenen tirink veresiye karşıtı Çalışmadan verilen ücret aylık spot Daha önce önceden )


- PİŞİNAT[Fars. < PĪŞĪN + Ar. -ĀT] ile/değil/yerine/=/||/<> PEŞİNAT

( Bir alışveriş veya hizmet için önceden verilen bir miktar para )


- PİŞİNEN[Fars. < PĪŞĪN + Ar. -EN] ile/değil/yerine/=/||/<> PEŞİNEN

( Peşin olarak önceden )


- PİSİPİSİ OTU ile/||/<> ARPA

( Buğdaygillerden tarla ve yol kenarlarında kendi kendine biten bir tür arpa Hordeum murinum )

( HORDEUM MURINUM cum/||/<> HORDEUM VULGARE cum/||/<> HORDEUM BULBOSUM cum/||/<> HORDEUM MARINUM cum/||/<> HORDEUM JUBATUM )


- PİŞİRGEÇ ile/||/<> BİŞİRGEÇ

( bişirgeç Ağızlarda bişirgeç olarak da kullanılır Türkçe pişirgeç bişirgeç biçiminin pişir bişir sözünden geldiği açıktır Yerel olarak bişlegeç bisleğeç bişleç pişleç pisleç ve misleç gibi birtakım biçimler de geçer Dankoffun pisleç biçimini işaretiyle pişkeç diye düzeltmesi ve Ermenice pškaš pincers tweezers biçimiyle birleştirmesi yanlıştır ALT E198 )


- PİŞİRİK ile/||/<> ...

( soğuktan korunmak için evlerin tavanına sıvanan çamur veya sulu kireç Ağızlarda bişirik ve püşürük olarak da geçer pšruk a kind of mud that is spread on roofs Yerel ağızlarda yapı işlerinde kullanılan Ermeniceden kalma birçok kavram geçtiği göze çarpar Arıstak çörten him keran maran gibi )

( P )


- PISIRIKLIK ile/||/<> PÜSÜRÜKLÜK


- PİŞİRME ile/||/<> PİŞİRME

( Boyalan metal yüzeye sürüldükten sonra uygun sıcaklıkta tutup kurumaları için ısıtma işlemi 1 Pişirmek işi 2 Arpa mısır ve patates gibi bazı yemlerin kimyasal ve veya fiziksel özelliklerini değiştirmek veya sterilize etmek amacıyla sulu ortamda ısıtma işlemi )

( BAKING | COOKING )

( CUISSON )

( BACKEN )


- PİŞİRMEDE:
ALEV ile/ve/||/<> ISI ile/ve/||/<> SÜRE

( Pişirilme amaç ve hedefine göre değişir ve iyi ayarlanması gerekir. )


- PİŞKEŞ[Fars. < PĪŞKEŞ] ile/değil/yerine/=/||/<> PEŞKEŞ

( Yaranmak amacıyla uygunsuz olarak verilen şey armağan )


- PİŞKİN ile/değil/yerine/=/||/<> UTANMAZ | OLGUN

( Gereğince pişmiş Çabuk pişen pişeğen pişek Saygısızca davranarak işini yürüten utanmaz olgun )


- PİŞKİN/LİK ile/ve/||/<> YÜZSÜZ/LÜK


- PİSKOPOS[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> PİSKOPOS

( piskoposhane başpiskopos Katoliklerde bir bölgenin din işlerine başkanlık eden papazlığın en yüksek aşamasında olan din görevlisi )


- PİSKOPOSHANE[Yun. < + Fars. ḪĀNE] ile/değil/yerine/=/||/<> PİSKOPOSLUK


- PİSLEMEK ile/değil/yerine/=/||/<> KİRLETMEK | PİSLETMEK

( kirletmek pisletmek )


- PİSLİK BÖCEĞİ ile/||/<> PİSLİK BÖCEĞİ

( Ateuchus sacer Böcekler İnsecta sınıfının kınkanatlılar Coleoptera takımından bir eklembacaklı türü Oldukça iridir Gübre ve pisliklerin arasında görülür zooloji Böcekler Insecta sınıfının kın kanatlılar Coleoptera takımından oldukça iri gübre ve pisliklerin arasında görülen bir eklem bacaklı türü )

( SACRED BEETLE )

( SCARABÉE SACRÉ )

( HEILIGER PILLENDREHER )

( ATEUCLUS SACER | ATEUCHUS SACER )


- PİSLİK ile/değil/yerine/=/||/<> DIŞKI | KİRLİLİK

( pislik böceği etek pisliği Pis olma durumu çepel dışkı kirlilik Kötü zararlı davranış veya iş Kötü durum Başkalarına zarar veren kimse )