Dillerde (Türkçesi Varken...)

Türkçe karşılığı olan sözcükleri/terimleri, kavramları ve farkları dizinler...

- PARAM[İng.] ile/değil/yerine/= PARAM

- PARAMAGNETIC RELAXATION[İng.] / RELAXATION PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHE RELAXATION[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK DURULMA

- PARAMAGNETISCHE ELEKTRONENRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK ELEKTRON REZONANSI

- PARAMAGNETIC FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET PARAMAGNÉTIQUE DE FARADAY[Fr.] / PARAMAGNETISCHER FARADAY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK FARADAY ETKİSİ

- PARAMAGNETIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK KRİSTAL

- SUBSTANCE PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHER STOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK NESNE

- PARAMAGNETIC SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK ÖZDEK

- PARAMAGNETIC SPECTRUM[İng.] / SPECTRE PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK TAYF/SPEKTRUMU

- PARAMAGNETIC SALT[İng.] / SEL PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHES SALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK TUZ

- PARAMAGNETIC[İng.] / PARAMAGNETIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK


- PARAMAGNETISM[İng.] / PARAMAGNÉTISME[Fr.] / PARAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİZMA

- PARAMEDİKAL/PARAMEDICAL[İng.] değil/yerine/= TIPLA BAĞLANTILI

- PARAMEDİYAN/PARAMEDIAN[İng.] değil/yerine/= ORTAYA YAKIN

- AMPLIFIANT PARAMÉTRIQUE[Fr.] / PARAMETRISCHER VERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMETRİK YÜKSELTEÇ

- PARAMYLEN[İng.] ile/değil/yerine/= PARAMİYELİN

- PARAMNEZİ/PARAMNESIA[İng.] değil/yerine/= BELLEK YANILSAMASI

- PARAMORPHISM[İng.] ile/değil/yerine/= PARAMORFİZM

- P-NITROANILINE[İng.] / PARANITROANILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARANİ TROANİLİN

- P-NITROANILINE[Fr.] ile/değil/yerine/= PARANİTRONİLİN

- PARANKİM/PARENCHYMA[İng.] değil/yerine/= ÖZEK DOKU


- PARANOYA/PARANOIA[İng.] değil/yerine/= AKIL DIŞI SAPLANTI

- PARANOYA/K[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ÖTEKUŞKU/CU / ÖTEKUŞKUSAL

- PARANTEZ[İng.]/MUTARIZA[Ar.] değil/yerine/= AYRAÇ

- PARAPECTIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= PARAPEKTİK ASİT

- PARAPET[İt.] ile/= KÜPEŞTE[Yun.] ile/= KORKULUK

( Gemi küpeştesi[Yun.]. | Korkuluk. | Pencere önlerindeki dar çıkıntı. İLE/= Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm. | Duvarların üzerine, balkon ya da pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılan dolgu set. )

- PARAPLASM[İng.] / PARAPLASME[Fr.] / PARAPLASMA[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAPLAZMA

- PARAPRAKSİ/PARAPRAXIA[İng.] değil/yerine/= DİL-DEVİNIM SÜRÇMESİ

- PARAPSİKOLOG değil/yerine/= ÖTEUSBİLİMCİ

- PARAPSİKOLOJİ/PARAPSYCHOLOGY[İng.] değil/yerine/= FİZİK ÖTESİ "BİLGİSİ"

- PARAPSİKOLOJİK değil/yerine/= ÖTEUSBİLİMSEL


- PARASENTEZ/PARACENTESIS[İng.] değil/yerine/= KARIN ZARI SIVI ALIMI

- PARASITICIDE[İng.] / PARASITICIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= PARASİTİSİT

- PARACYANOGEN[İng.] ile/değil/yerine/= PARASİYANOJEN

- PARAŞÜT"[İng./Fr. < PARACHUTE]/KANOPİ[Yun. < KŌNŌPEÎON< KŌNŌPS: Cibinlik/perdeli yatak.][İng. CANOPY][Fr. CANAPÉ < Lat. CONOPEUM] değil/yerine/= KANAT/İNDİRGEÇ/"DÜŞÜRTEÇ"

- PARATHYROID HORMONE, PARATHYROID, PARATHORMONE[İng.] / PARATHORMONE[Fr.] / NEBENSCHILDDRÜSEN, PARATHORMON[Alm.] ile/değil/yerine/= PARATİROİT HORMONU, PARATHORMON

- LIGHTNING CONDUCTOR[İng.] / PARATONNERRE[Fr.] / BILTZABLEITER, BLITZSCHUTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARATONER

- PARAVAN/A[Fr. < PARAVENT]/SEPERATÖR[İng. < SEPERATOR] değil/yerine/= AYRAÇ

( Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır çerçeveli perde. | Adından, yetkisinden, gücünden kendisine belirli etmeden yararlanılan [kişi ya da kuruluş]. )

- ENTSTÖRGERÄT, ENTSTÖRVORRICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT GİDERİCİ

- PARASITENÄTZENDES MITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT ÖLDÜRÜCÜ

- OSCILLATION PARASITE[Fr.] / PARASITÄRE SCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT SALINIM


- PARASITIC OSCILLATIONS[İng.] ile/değil/yerine/= PARAZİT SALINIMLAR

- PARAZİT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= (")ASALAK(")

( Asalak. | Radyo yayınına karışan yabancı ses. | Başkalarının sırtından geçinen kişi. )

- PARASITE[İng.] / PARASITE[Fr.] / PARASITÄ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT

- PATCH EFFECT[İng.] / ACTION DE TACHE[Fr.] / FLECK EINWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇA ETKİSİ

- TEILCHENFLUSSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK AKI YOĞUNLUĞU

- PARTICLE FLUX DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK AKISI YOĞUNLUĞU

- PARTICLE DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR DE PARTICULES[Fr.] / TEILCHENDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK DEDEKTÖRÜ

- PARTICLE DYNAMICS[İng.] / DYNAMIQUE DES PARTICULES[Fr.] / TEILCHENDYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK DEVİNBİLİM/DİNAMİĞİ

- ÉNERGIE DE LA PARTICULE[Fr.] / TEILCHENENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK ENERJİSİ

- PARTICLE ENERGY[İng.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK ERKESİ


- PARTICLE LENS[İng.] / LENTILLE À PARTICULES[Fr.] / TEILCHENLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK MERCEĞİ

- ZERRE[Osm.] / PARTICULE[İng.] / PARTICULE[Fr.] / PARTIKEL, TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK, TANECİK

- CRACKING PATTERN[İng.] / MODÈLE DE CRACKING[Fr.] / KRACKING MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇALANMA DESENİ

- PARENT :/yerine EBEVEYN

- PARENTERAL NÜTRİSYON/PARENTERAL NUTRITION[İng.] değil/yerine/= SINDIRİM YOLU DIŞI BESLENME

- PARENTERAL[İng.] değil/yerine/= SINDIRİM YOLU DIŞI

- PARESTHAESIA[İng.] değil/yerine/= PARESTEZİ

( Genellikle ellerde, kollarda, bacaklarda ya da ayaklarda hissedilen ancak vücudun diğer kısımlarında da görülebilen yanma ya da karıncalanma hissi. Uyarı olmaksızın gerçekleşen his çoğunlukla ağrısızdır ve karıncalanma ya da uyuşma, ciltte karıncalanma ya da kaşıntı olarak tanımlanır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PAREZİ/PARESIS[İng.] değil/yerine/= HAFİF FELÇ

- PARCHMENT[İng.] ile/değil/yerine/= PARGÓMEN

- PLASTER OF PARIS[İng.] ile/değil/yerine/= PARİA PLASTERİ


- PARİDİYE[Ar.]/PARIDÉES[Fr.] değil/yerine/= BAŞTANKARAGİLLER

- SCINTILLATION DETECTORS[İng.] / DÉTECTEURS À SCINTILLATION[Fr.] ile/değil/yerine/= PARILDAMA DEDEKTÖRLERİ

- RAMPE DE SCINTILLATION[Fr.] ile/değil/yerine/= PARILDAMA DÜZENEĞİ

- SCINTILLATION COUNTERS[İng.] ile/değil/yerine/= PARILDAMA SAYAÇLARI

- SCINTILLATION[İng.] / SCINTILLATION[Fr.] / LUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARILDAMA

- GIPS[Alm.] ile/değil/yerine/= PARİS PLASTERİ

- PARITY CONSERVATION[İng.] / PARITÄTSERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARİTE KORUNUMU

- PARITE/PARITY[İng.] değil/yerine/= DOĞUM SAYISI

- CONSERVATION DE LA PARITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= PARİTENİN KORUNUMU

- PARİYETAL KAPAK[İng. PARIETAL OPERCULUM] ile/||/<> PARİYETAL LOB[İng. PARIETAL LOBE] ile/||/<> SYLVİAN OLUĞU[İng. SYLVIAN FISSURE]

( Beyinde, Sylvian oluğunun üstünü kapatan pariyetal lob bölgesidir. İkincil dokunma bölgesini içerir. @@ Uzaysal duyular ve yönelimleri kontrol eden beyin bölgesidir. Dokunma bölgesini ve görsel bölgenin arka kısmını içerir. Cisimlerin görsel manipülasyonunda, soyutlanmasında ve hayal gücünde görev alır. @@ Beyinde, frontal (ön) lob ile pariyetal lob kısımlarını birbirinden ayıran hattın adıdır. Kısımların göreceli büyüklüğünü göstermesi açısından önemlidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PARK :/yerine PARK

- PARKING :/yerine PARK YERİ

- PARKINSON DISEASE[İng.] ile/değil/yerine/= PARKİNSON HASTALIĞI

- PARKUR değil/yerine/= YARIŞ YOLU

( Bisiklet, atletizm gibi bazı yarış ve koşularda, yarışmaların yapıldığı yol. )

- BRILLIANT YELLOW[İng.] / JAUNE BRILLANT[Fr.] / BRILLANT GELB[Alm.] ile/değil/yerine/= PARLAK SARI

- BRILLIANT GREEN[İng.] / VERT ÉTHYL / VERT MALACHITE G[Fr.] / ÁTHYLGRÜN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARLAK YEŞİL

- PARLAK ile/||/<> ARJANTE[Fr.]

( ... İLE/||/<> Gümüş gibi parlak. )

- BRIGHTNESS FACTOR[İng.] / FACTEUR DE LUMINOSITÉ[Fr.] / HELLIGKEITSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PARLAKLIK ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ

- BRIGHTNESS[İng.] / LUMINOSITÉ[Fr.] / GLANZ, HELLIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= PARLAKLIK

- PARMAK ile KISA PARMAKLILIK/BRAKİDAKTİLİ


- PARMAK ile/||/<> ÖRÜMCEK PARMAK/ARAKNODAKTİLİ

- PAROKSİSMAL/PAROXYSMAL[İng.] değil/yerine/= NÖBETLEMELİ

- PARSEC[İng.] / PARSEC[Fr.] / PARSEC[Alm.] ile/değil/yerine/= PARSEK

- PARSIMONY[İng.] değil/yerine/= PARSİMONİ

( Özellikle bilimsel araştırmalarda ve felsefi irdelemlerde, olası birden fazla açıklama ya da şablondan, en az varsayıma dayananını ve en az karmaşık olanını tercih etme prensibidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PARSIMONY[İng.] değil/yerine/= TUTUMLULUK

( Özellikle bilimsel araştırmalarda ve felsefi irdelemlerde, olası birden fazla açıklama ya da şablondan, en az varsayıma dayananını ve en az karmaşık olanını tercih etme prensibidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PARCHEMIN[Fr.] / PERGAMENT, TRANSPARENTLEDER[Alm.] ile/değil/yerine/= PARŞÖMEN

- PART TAYM/PART TIME değil/yerine/= YARIM GÜN

- PART TİME[İng.] değil/yerine/= YARI ZAMANLI

- PART-TIME[İng.] değil/yerine/= YARI ZAMANLI

- part vic.[Lat. < PARTIBUS VICIBUS] değil/yerine/= BÖLÜNMÜŞ DOZLARLA


- PART :/yerine PARÇA, BÖLÜM

- PARTENOGENEZ[İng. PARTHENOGENESIS] ile/||/<> PARTİKÜL[İng. PARTICLE]

( Döllenme olmaksızın gerçekleştirilen üremedir. Hayvanlarda ve bitkilerde döllenmemiş bir dişi gametin gelişip yeni bir birey meydana getirmesidir. Sürüngenlerde görülürken, memelilerde ve kuşlarda görülmemektedir. Partenogenezin çeşitlilik konusunda kısır olmasına karşın, enerji sarfiyatı konusundaki avantajlarından ötürü evrimsel süreçte korunduğu düşünülmektedir. @@ Çevremizde bulunan, canlı ya da cansız çok küçük fiziksel yapılardır. Ekoloji'de ise atmosferin, tatlı suların ve denizlerin kirlenmesine neden olan yapılara verilen isimdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PARTICIPANT :/yerine KATILIMCI

- PARTICIPATE :/yerine KATILMAK

- PARTICIPATION :/yerine KATILIM

- PARTICLE PHYSICS[İng.] değil/yerine/= PARÇACIK FİZİĞİ

( Parçacık fiziği ya da yüksek enerji ve plazma fiziği, atom altı parçacıkları inceleyen bilim dalıdır.[1] Daha kapsamlı bir ifadeyle parçacık fiziği; baryonlar, mezonlar, kuarklar, leptonlar ve bozonlar gibi atom altı parçacıkları, ve bu parçacıkların yapılarını ve özelliklerini inceler. Bilindiği üzere, 20. yüzyılın başlarında bilim insanları en küçük yapı taşının atom olduğunu düşünüyorlardı. Yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda atom çekirdeğinin +1 yüklü protonlar ile yüksüz nötronlardan oluştuğu, çekirdeğin etrafında ise negatif yüklü elektronların bulunduğu anlaşıldı.[2] Daha sonrasında Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC) gibi elektrik alanlar ve manyetik alanlar kullanılarak yapılan parçacık hızlandırıcılar sayesinde birçok yeni parçacık daha keşfedildi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PARTICULAR :/yerine BELİRLİ

- PARTICULARLY :/yerine ÖZELLİKLE

- PARTİKÜL/PARTICLE[İng.] değil/yerine/= PARÇACIK

- PARTİKÜL[Fr.] değil/yerine/= PARÇACIK


- PARTINIUM[İng.] ile/değil/yerine/= PARTİNYUM

- PARTİSYON değil/yerine/= BÖLME, BÖLÜM

- PARTLY :/yerine KISMEN

- PARTNER :/yerine ORTAK, PARTNER

- PARTNERSHIP :/yerine ORTAKLIK

- PARTON MODEL[İng.] / MODÈLE DES PARTONS[Fr.] / PARTON-MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARTON ÖRNEKÇESİ/MODELİ

- PARTY :/yerine PARTİ

- PARTZ CELL[İng.] ile/değil/yerine/= PARTZ GÖZESİ/HÜCRESİ

- PARVOLINE[İng.] ile/değil/yerine/= PARVOLİN

- PASAJ[Fr.] ile/değil/yerine ÇARŞI

( İçinde dükkânlar bulunan, üzeri kapalı ya da açık, aynı zamanda yol olarak kullanılan ve geçiş yapılan çarşı. | Bir yazıdan, bir yapıttan alınan bölüm, parça. İLE/DEĞİL/YERİNE ... )

- PASAJ/PASSAGE[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞ | GEÇİT

- PASCALSCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCAL İLKESİ

- PASCAL'S RULES[İng.] / RÈGLES DE PASCAL[Fr.] ile/değil/yerine/= PASCAL KURALLARI

- PASCAL GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCAL YASASI/KANUNU

- PASCAL'S LAW[İng.] / LOI DE PASCAL[Fr.] / PASCALSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCAL YASASI

- PASCHEN-BACK EFFECT[İng.] / EFFET PASCHEN-BACK[Fr.] / PASCHEN-BACK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCHEN-BACK ETKİSİ

- PASCHEN SERIES[İng.] / SÉRIES DE PASCHEN[Fr.] / PASCHEN REIHE, PASCHEN-SERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCHEN DİZİLERİ

- PASCHEN-PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCHEN İLKESİ

- PASCHEN'S LAW[İng.] / LOI DE PASCHEN[Fr.] / PASCHENSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCHEN YASASI

- PASİF-AGRESİF/PASSIVE-AGGRESSIVE[İng.] değil/yerine/= EDİLGEN-SALDIRGAN


- PASSIVE IMMUNIZATION[İng.] / PASSIFI IMMUNISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= PASİF AŞILAMA

- COMPOSANT PASSIF[Fr.] / PASSIVE KOMPONENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= PASİF BİLEŞEN

- PASSIV IMMUNISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PASİF İMMUNİZASYON

- PASSIVE METAL[İng.] / PASSIF MÉTAL[Fr.] / PASSIV METALL[Alm.] ile/değil/yerine/= PASİF METAL

- PASİF/PASSIVE[İng.] değil/yerine/= EDİLGEN

- PASİF değil/yerine/= ÇEKİNİK

- PASİF değil/yerine/= EDİLGEN

- PASİF değil/yerine/= EDİLGEN/EDİLGİN

- PASSIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= PASİFİK

- PASİFİKASYON değil/yerine/= ETKİSİZLEŞTİRME


- PASİFİZE ETMEK değil/yerine/= ETKİSİZLEŞTİRMEK

- PASSIVITE[Fr.] / PASSIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= PASİFLİK

- PASINAIZIDE[İng.] ile/değil/yerine/= PASİNİYAZİT

- PASSIVE[İng.] ile/değil/yerine/= PASİT

- PASCAL[İng.] / PASCAL[Fr.] / PASCAL[Alm.] ile/değil/yerine/= PASKAL

- PASCAL.SECOND[İng.] / PASCAL.SECONDE[Fr.]PASCAL-SEKUNDE[Alm.] ile/değil/yerine/= PASKAL.SANİYE

- STAINLESS/CHROMIUM STEEL[İng.] / NICHTBESTAND STAHL, ROSTFREIERSTAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= PASLANMAZ ÇELİK, KROM ÇELİĞİ

- PASS :/yerine GEÇMEK, PAS

- PASSAGE :/yerine GEÇİT

- PASSENGER :/yerine YOLCU


- PASSION :/yerine TUTKU

- PASSIVE SCAVENGING[İng.] değil/yerine/= PASİF LEŞÇİLLİK

( Başka bir yırtıcı tarafından öldürülen ya da doğal nedenlerle ölen hayvanın gövdesinden leş yeme. Ölü hayvan gövdesine daha önce başka yırtıcıların ulaşması, yırtıcılarla avın türü ve büyüklüğüne bağlı olarak (et, ilik, beyin gibi) farklı kaynak miktarı ve çeşitliliği gösterebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PAST :/yerine GEÇMİŞ

- PASTE, SLURRY[İng.] / PÂTE, BARTOBINE, PATÉ[Fr.] / PASTE, TONSCHLAMM, DICKSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTA, BULAMAÇ

- PASTER P. LOUIS[Fr.] ile/değil/yerine/= PASTER P. LOUİS

- PASTEUR P. LOUIS[İng.] / PASTEUR P. LOUIS[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTEUR P. LOUİS

- PASTORAL[Fr.] değil/yerine/= ÇOBANLAMA/KIRSAL

- PASTEURIZED MILK[İng.] / LAIT PASTEURISÉ[Fr.] / PASTEURISERTE MILCH[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTÖRİZE EDİLMİŞ SÜT

- PASTEURIZATION[İng.] / PASTEURISATION[Fr.] / PASTEURISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTÖRİZE ETME

- PATHOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= PATALOJİ


- PATHOLOGIC(AL)[İng.] ile/değil/yerine/= PATALOJİK

- PATCH :/yerine YAMA

- PATCH[İng.] değil/yerine/= YAMALIK

- PATCHOULI ALCOHOL[İng.] / ALCOHOL DE PATCHOULI[Fr.] ile/değil/yerine/= PATCHOLİ ALKOLÜ

- PATCHOULI OIL[İng.] / ESSENCE DE PATCHOULI[Fr.] ile/değil/yerine/= PATCHOLİ YAĞI

- PATCHPLASTY[İng.] değil/yerine/= YAMALAMA

- PATCHWORK[İng.] değil/yerine/= KIRK YAMA / YAMA İŞİ

- PATCHHOUL ALKOLOL[Alm.] ile/değil/yerine/= PATÇULİ ALKOLÜ

- PATSCHÜLÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= PATÇULİ YAĞI

- PATENS/PATENCY[İng.] değil/yerine/= AÇIK KALMA


- PATENT BLUE[İng.] ile/değil/yerine/= PATENT MAVİSİ

- PATENT YELLOW[İng.] / JUINE DE PATENTE[Fr.] / PATENT GELB[Alm.] ile/değil/yerine/= PATENT SARISI

- PATENT[İng.] değil/yerine/= AÇIK | BULUŞ BELGESİ

- PATENT[İng.] / BREVENT[Fr.] / PATENT[Alm.] ile/değil/yerine/= PATENT

- PATERA PROCESS[İng.] / TRAITER DE PATERA[Fr.] / PATERA BEHANDELN[Alm.] ile/değil/yerine/= PATERA İŞLEMİ

- PATERN ANALİZ/PATTERN ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= ÖRÜNTÜ ÇÖZÜMLEME

- PATERN[İng.] değil/yerine/= ÖRÜNTÜ | KALIP

- PATERNAL[İng.] değil/yerine/= BABADAN/ATADAN

- PATH :/yerine YOL

- PATHOGNOMONIC[İng.] değil/yerine/= PATOGNOMONİK

( Belirli bir hastalık ya da durumun ayırt edici ya da karakteristiği olan ve tanıyı koydurucu bulgular. Birkaç örnek aşağıdakileri içerir:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PATIENT :/yerine HASTA, SABIRLI

- PATİKA[Slavca/Bulgarca] değil/yerine/= İZLEK/İZYOLU/KEÇİ YOLU/YOLAK/ÇIĞIR[dvnlgtturk]

- PATINA[İng.] ile/değil/yerine/= PATİNA

- BLASTING GELATINE[İng.] / GELATINE EXPLOSIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= PATLAYICI PLASTİK

- EXPLOSIVES, PROPELLANT[İng.] ile/değil/yerine/= PATLAYICI

- PATOGENEZ/PATHOGENESIS[İng.] değil/yerine/= SAYRILIK GELİŞİM SÜRECİ

- PATOGNOMİK/PATHOGNOMONIC[İng.] değil/yerine/= TANI KOYDURUCU

- PATOJEN[İng. PATHOGEN] ile/||/<> ANTİMİKROBİYAL[İng. ANTIMICROBIAL] ile/||/<> ENFEKSİYÖZ[İng. INFECTIOUS] ile/||/<> ET YİYEN BAKTERİ[İng. FLESH EATING BACTERIA] ile/||/<> İNFLAMAZOM[İng. INFLAMMASOME]

( Konak olarak bulaştığı canlının fizyolojisini bozan ve genelde hastalıklara neden olan mikroorganizmalar (virüsler, bakteriler, prionlar ve mantarlar) için kullanılır. Kelimenin kökeni Yunancadan gelmektedir ve "acı oluşum" demektir. @@ Mikroorganizmaların üremelerine engel olan ya da onları öldüren maddeler. Özellikle patojenik (hastalık yapıcı) mikroorganizmaların etkinliğini durdurmayı amaçlarlar. @@ Bir hastalığın ya da hastalığa neden olan (virüs, bakteri ya da başka bir patojen gibi) etkenin bir kişiden hayvandan ya da organizmadan diğerine doğrudan ya da dolaylı olarak bulaşarak enfeksiyona neden olması. @@ Streptococcacceae familyasına ait bir bakteri türüdür. Küre şeklinde, Gr(+), oksijenli solunum yapar, hareketsizdir ve spor üretmeyen patojen bir bakteridir. Normalde insan florasında boğaz ve burunlarda bulunur. Ancak sayısı arttığında, bu bakteri farenjite yol açar. Deri enfeksiyonlarına da neden olur. @@ İnflamazom, patojenik mikroorganizmaları ve steril stres etmenlerini tespit eden ve yüksek derecede pro-inflamatuar sitokinler olan interlökin-1beta (IL-1β) ve IL-18'i aktive eden bir göze içi multiprotein kompleksidir. İnflamazomlar ayrıca piroptoz adı verilen bir göze ölümü mekanizmasını tetikler. İnflamazomlarla ilişkili bozukluklar, bazı otoinflamatuar sendrom ve otoimmün hastalıklarla ilişkilidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PATOGEN[İng.] ile/değil/yerine/= PATOJEN

- PATOJEN/PATHOGEN[İng.] değil/yerine/= SAYRILAYICI, HASTALIK YAPICI


- PATOJENİK/PATHOGENIC[İng.] değil/yerine/= YOZLATAN, SAYRILAYAN

- PATOGENIC[İng.] ile/değil/yerine/= PATOJENİK

- PATOCHEMISTRY[İng.] / PATOCHIMIE[Fr.] / PATOCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PATOKİMYA

- PATHOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PATOLOJİ

- PATOLOJİ/PATHOLOGY[İng.]/MARAZÎ[Ar.] değil/yerine/= SAYRILIK BİLİMİ

- PATOLOJİK/PATHOLOGIC[İng.]/MARAZÎ değil/yerine/= SAYRILIKBİLİMSEL/SAYRILIKLI/SAYRILIKLA İLGILİ

- PATRON değil/yerine/= İŞVEREN

- PATRONAJ[Fr. < PATRONAGE] ile/ve/değil/yerine/<> YARDIM | YÖNETİM, GÖZETİM

( Cezaevinden serbest bırakılan suçlunun, toplum yaşantısına yeniden uyabilmesini sağlamak amacıyla yapılan yardım çalışması. )

- PATRONITE[İng.] ile/değil/yerine/= PATRONİT

- PATTERN MINING[İng.] değil/yerine/= ÖRÜNTÜ MADENCİLİĞİ


- PATTERN :/yerine DESEN, KALIP

- PATTERSON-HARKER METHOD[İng.] / MÉTHODE DE PATTERSON-HARKER[Fr.] / PATTERSON-HARKER-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PATTERSON-HARKER YÖNTEMİ

- PATTERSON FUNCTION[İng.] / FONCTION DE PATTERSON[Fr.] / PATTERSON-FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= PATTERSON İŞLEVİ/FONKSİYONU

- PATTERSON VECTORS[İng.] / VECTEURS DE PATTERSON[Fr.] ile/değil/yerine/= PATTERSON VEKTÖRLERİ

- PATTERSON-VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PATTERSON VEKTÖRÜ

- PATTINSON PROCESS[İng.] / PATTINSONAGE[Fr.] / PATTINSONIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= PATTİNSON İŞLEMİ

- PAULI EXCLUSION PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'EXCLUSION DE PAULI[Fr.] / PAULISCHES AUSSCHLIESSUNGSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= PAULİ DIŞARLAMA İLKESİ

- PAULI PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE PAULI[Fr.] ile/değil/yerine/= PAULİ İLKESİ

- PAULI PARAMAGNETISM[İng.] / PARAMAGNÉTISME DE PAULI[Fr.] / PAULISCHER PARAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= PAULİ PARAMANYETİZMASI

- PAULI SPIN MATRICES[İng.] / MATRICES DE SPIN DE PAULI[Fr.] / PAULI-SPINMATRIZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= PAULİ SPİN MATRİSLERİ


- PAULI SPIN SPACE[İng.] / ESPACE DE SPIN DE PAULI[Fr.] / PAULI-SPINRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PAULİ SPİN UZAYI

- PAULLINIA TANNIN[İng.] ile/değil/yerine/= PAULİNİA TANNİN

- PAULLINIA TANIN[Fr.] / PAULLINIA TANNIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PAULLİNİA TANİNİ

- PAUSE :/yerine DURAKLATMAK, MOLA

- PAPAW[İng.] ile/değil/yerine/= PAVAP

- PAVIN[İng.] ile/değil/yerine/= PAVİN

- PAWPAW[Fr.] ile/değil/yerine/= PAVPAV

- PAVY'S SOLUTION[İng.] / SOLUTION DE PAVY[Fr.] / PAVY LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PAVY ÇÖZELTİSİ

- PAY :/yerine ÖDEMEK, PAY

- PAYDOS[Yun.] değil/yerine SON/ARA

( İşi ya da çalışmayı, (geçici olarak) bırakma. DEĞİL/YERİNE ... )

- PAYEN'S PROCESS[İng.] / PAYEN TRAITER[Fr.] / PAYEN BEHANDELN[Alm.] ile/değil/yerine/= PAYEN İŞLEMİ

- PÂYİDAR/PÂY-DÂR[Fars.] değil/yerine/= KALIMLI/YERLEŞMİŞ

- PAYİTAHT[Fars.] değil/yerine/= BAŞKENT

- PAYMENT :/yerine ÖDEME

- PAYPLAN[İng. < PIPELINE] değil/yerine/= BORUYOLU

- PAZIBENT[Fars.] değil/yerine/= KUŞAK/KOLÇAK

( Belirli bir amaçla, kola geçirilen, enli kuşak, kolçak. )

- PBFT/PRACTICAL BYZANTINE FAULT TOLERANCE[İng.] değil/yerine/= UYGULAYIMSAL BİZANS HATA TOLERANSI

- p.c.[Lat. < POST CIBUM] değil/yerine/= YEMEKLERDEN SONRA

- PC/POST CİBUM[İng.] değil/yerine/= YEMEKTEN SONRA

- PC :/yerine KİŞİSEL BİLGİSAYAR


- PC ile NOTEBOOK(DİZÜSTÜ/LAPTOP)

- PCI/PERCUTANEOUS CORONARY INTERVENTION[İng.] değil/yerine/= DERİDEN KORONER ATARDAMAR GİRİŞİMİ, PERKÜTAN KORONER GİRİŞİM

- PCO&SUP2;/PARTIAL CARBON DIOXIDE PRESSURE[İng.] değil/yerine/= PARSİYEL KARBONDİOKSİT BASINCI

- PCR/POLYMERASE CHAIN REACTION POLIMERAZ[İng.] değil/yerine/= ZINCIR TEPKİMESİ

- PDA/PERSONAL DATA ASSISTANT | PATENT DUCTUS ARTERIOSUS[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL VERİ YARDIMCISI | PATENT DUKTUS ARTERİYOZUS, DUKTUS ARTERİYOZUS AÇIKLIĞI

- PDÖ/PROBLEM-BASED TEACHING[İng.] değil/yerine/= SORUNA DAYALI ÖĞRETIM

- PE/PULMONARY EMBOLISM PULMONER[İng.] değil/yerine/= EMBOLİ, AKCİĞER DAMAR TIKANIMI

- PEACE :/yerine BARIŞ

- PEAK :/yerine ZİRVE

- PEDAGOG değil/yerine/= EĞİTİMBİLİMCİ/EĞİTİMCİ


- PEDAGOJİ/K değil/yerine/= EĞİTİMBİLİM/SEL

- PEDAL değil/yerine/= AYAKÇA

- PEDAL[İt.] değil/yerine/= AYAKLIK

( Bir makinede/araçta, ayak yardımıyla dönmeyi ya da devinimi sağlayan düzen. )

- PEDERŞAHİ[Fars.] değil/yerine/= ATAERKİL

( Soyda babayı esas alan ve ailede çocukları baba soyuna mal eden toplum düzeni. )

- PEDİKÜL/PEDICLE[İng.] değil/yerine/= AYAK, AYAKÇIK | SAP

- PEDİYATRİ/PEDİATRICS[İng.] değil/yerine/= ÇOCUK SAĞLIĞI VE SAYRILIKLARI BİLİMİ

- PEDİYATRİK/PEDİATRIC[İng.] değil/yerine/= ÇOCUKLA İLGILİ

- PEDOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= PEDOFOBİ

( Çocuk korkusu. "Paedofobi" ve "pediafobi" de denmektedir. Yunanca "çocuk" anlamına gelen παιδί ("pedo") ve "fobi" anlamına gelen φόβος ("fobos") kelimelerinden oluşmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PED-/-PEDE/PEDİ-/PEDO-/PAED-/PAEDO- ile/||/<> HEBE-

( Çocuk. İLE/||/<> Ergenlik, ergenlik çağında. )

- PEDÜNKÜL/PEDINCLE[İng.] değil/yerine/= SAP


- PEELING[İng.] değil/yerine/= DERİ SOYMA

- PEER :/yerine AKRAN

- PEFMETRE/PEAK FLOW METER[İng.] değil/yerine/= TEPE AKIM HIZIÖLÇER

- PEG/PERKÜTAN ENDOSKOPİK GASTROSTOMİ/ PERCUTANEOUS ENDOSCOPIC GASTROSTOMY[İng.] değil/yerine/= DERİDEN İÇ GÖREÇLEMEYLE MİDE AĞIZLAŞTIRMASI

- PEHLİVAN[Fars.] değil/yerine/= GÜREŞÇİ

- PEJORATİF[Fr.] değil/yerine/= YERMELİ

- PEJORATIVE[İng.] değil/yerine/= PEJORATİF

( Genellikle bireyleri, grupları ya da kavramları küçümsemek, aşağılamak ya da kötülemek için kullanılan, olumsuz çağrışımlar ya da imalar taşıyan dil, ifade ya da terimler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- PEKÂLÂ değil/yerine/= PEKİYİ

- PEKİN = EMİNL = CERTAIN[İng., Fr.] = GEWIß[Alm.] = CERTUS[Lat.]

- PEKİNLİK = EMİNLİK = CERTAINTY[İng.] = CERTITUDE[Fr.] = GEWIßHEIT[Alm.] = CERTITUDINEM[Lat.]