Dillerde (Türkçesi Varken...)

Türkçe karşılığı olan sözcükleri/terimleri, kavramları ve farkları dizinler...

- EKSOJEN/EXOGENOUS[İng.] değil/yerine/= DIŞ KAYNAKLI

- EKSOTERİK değil/yerine/= DIŞRAK

- EKSPANSE OLMAK ile EKSPANSİYON

( Genişlemek, genleşmek. İLE Genişleme, genleşme. )

- EKSPANSİYON/EXPANSION[İng.] değil/yerine/= GENİŞLEME

- EKSPEKTORAN ile EKSPEKTORASYON

( Balgam söktürücü. İLE Balgam çıkarma. )

- EKSPER[Fr. < EXPERT] değil/yerine/= BİLİRKİŞİ

- EKSPER ile EKSPERİMENT ile EKSPERİMENTAL ile EKSPERİMENTASYON

( Uzman. İLE Deney. İLE Denel, deneysel. İLE Deney yapma, deneyim. )

- EKSPERİMANTALİST[Fr. < EXPÉRIMENTALISTE] değil/yerine/= DENEYSELCİ

- EKSPERİMANTALİZM[Fr. < EXPÉRIMENTALISME] değil/yerine/= DENEYSELCİLİK

- EKSPERİMENT/EXPERIMENT[İng.] değil/yerine/= DENEY


- EKSPERİMENTAL/EXPERIMENTAL[İng.] değil/yerine/= DENEYSEL

- EKSPERİMENTALİZM/EXPERIMENTALISM[İng.] değil/yerine/= DENEYİMCİLİK

- EKSPERTİZ değil/yerine/= UZMAN İNCELEMESİ

- EKSPERYANS[Fr. < EXPÉRIENCE] değil/yerine/= DENEYİM

- EKSPİRASYON[İng. < EXPIRATION] ile/||/<> EKSPİRİYUM[İng. < EXPIRIUM]

( Soluk vermek. İLE/||/<> Soluk verim. )

- EKSPİRATUVAR/EXPIRATORY[İng.] değil/yerine/= SOLUKVERİM (İLİŞKİLİ)

- EKSPİRİYUM/EXPIRIUM[İng.] değil/yerine/= SOLUK VERİM

- EKSPİR(İ)YUM ile EKSPİRASYON

( Solukverim. İLE Solukverim, soluk verme, sonlanma. )

- EKSPLANTASYON/EXPLANTATION[İng.] değil/yerine/= DIŞ EKİM, GÖVDE DIŞI EKİM

- EKSPLİSİT BİLGİ/EXPLICIT KNOWLEDGE[İng.] değil/yerine/= AÇIK BİLGİ


- EKSPLİSİT/EXPLICIT[İng.] değil/yerine/= AÇIK

- EKSPLORASYON/EKSPLORE ETMEK ile. AÇIP İNCELEME

- EKSPLORATUVAR/EXPLORATORY[İng.] değil/yerine/= INCELEYİCİ | GÖZDEN GEÇİRICİ

- EKSPOJUR/EXPOSURE[İng.] değil/yerine/= AÇIĞA ÇIKARMA (CERRAHİ) | MARUZ BIRAKMA

- EKSPOZİSYON/EXPOSITION[İng.] değil/yerine/= SERGILEME

- EKSPOZİSYON[Fr. < EXPOSITION] değil/yerine/= SERGİLEME

- EKSPRESYONİST[Fr. < EXPRESSIONISTE] değil/yerine/= DIŞA VURUMCU

- EKSPRESYONİZM[Fr. < EXPRESSIONISME] değil/yerine/= DIŞA VURUMCULUK

- EKSPÜLSİYON/EXPULSION[İng.] değil/yerine/= DIŞA ATIM

- EKSTAKORPORAL SİRKÜLASYON/EXTRACORPOREAL CIRCULATION[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI DOLAŞIM


- EKSTANSİYON/EXTENSION[İng.] değil/yerine/= GERİLME | UZAMA | DOĞRULMA | GENİŞLEME

- EKSTANSİYON ile EKSTANSÖR

( Genişleme, açılma. İLE Açan, geren. )

- EKSTANSÖR/EXTENSOR[İng.] değil/yerine/= GEREN | UZATAN | DOĞRULTAN

- EKSTAZİ/ECSTASY[İng.] değil/yerine/= ESRİME

- EXTENSIVE PROPERTY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSTENSİF ÖZELLİK

- EKSTERİYOR/EXTERIOR[İng.] değil/yerine/= DIŞ BÖLÜM

- EKSTERNAL/EXTERNAL[İng.] değil/yerine/= DIŞ | DIŞARLI

- EKSTERNAL ile EKSTERNE ETMEK

( Dışsal, dış [ile ilgili]. İLE Taburcu etmek, hastaneden çıkarmak. )

- EKSTERNALİZASYON/EXTERNALİZING[İng.] değil/yerine/= DIŞSALLAŞTIRMA

- EKSTİRPASYON/EXTİRPATION[İng.] değil/yerine/= TÜMÜYLE ÇIKARIM


- EKSTRA ile EKSTRA-

( Artık, ek, fazladan. İLE -dışı. )

- EKSTRA/DAN ile FAZLA/DAN

- EKSTRAHEPATİK/EXTRAHEPATIC[İng.] değil/yerine/= KARACİĞER DIŞI

- EKSTRAKORPORAL/EXTRACORPOREAL[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI

- EKSTRAKRANİYAL/EXTRACRANIAL[İng.] değil/yerine/= KAFATASI DIŞI

- EKSTRAKSİYON/EXTRACTION[İng.] değil/yerine/= ÇEKÇIKAR | ÖZÜTLEME

- EKSTRAKTÖR/EXTRACTOR[İng.] değil/yerine/= ÇEKÇIKARIR

- EKSTRAMEDÜLER/EXTRAMEDULLARY[İng.] değil/yerine/= KEMİK İLİĞİ DIŞI

- EKSTRAMÜRAL/EXTRAMURAL[İng.] değil/yerine/= DUVAR DIŞI

- EKSTRANODAL/EXTRANODAL[İng.] değil/yerine/= DÜĞÜM DIŞI


- EKSTRANSPLANTASYON/EXPLANTATION[İng.] değil/yerine/= DIŞ ORTAMDAN AKTARIM

- EXTRAPOLATION[İng.] / EXTRAKT[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSTRAPOLASYON, UZATIM

- EKSTRASELÜLER/EXTRACELLULAR[İng.] değil/yerine/= GÖZE DIŞI

- EKSTRASİSTOL/EXTRASYSTOLE[İng.] değil/yerine/= ERKEN VURU

- EKSTRAVASKÜLER/EXTRAVASCULAR[İng.] değil/yerine/= DAMAR DIŞI

- EKSTRAVAZASYON/EXTRAVASATION[İng.] değil/yerine/= DIŞA SIZIM (DAMAR, SİDİK/İDRAR YOLU)

- EKSTRAVERSİYON/EXTRAVERSION[İng.] değil/yerine/= DIŞA DÖNÜKLÜK

- EKSTRAVERT/EXTRAVERT[İng.] değil/yerine/= DIŞA DÖNÜK | DIŞA AÇIK (KİŞİLİK)

- EKSTRE ile EKSTREM ile EKSTREMİTE

( Öz, özüt. İLE Aşırı, uc, en ucta, en kenarda. İLE Kol ya da bacak. )

- EKSTRE değil/yerine/= HESAP ÖZETİ


- EKSTRE/EXTRACT[İng.] değil/yerine/= ÖZÜT

- EKSTREM[İng., Fr. < EXTREME] değil/yerine/= UC/AŞIRI/SIRADIŞI

- EKSTRENSEK/EXTRINSIC[İng.] değil/yerine/= DIŞSAL

- EXTRUSION[İng.] / VERDRÄNGUNG, VERTREIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSTRÜZYON

- EKSTÜBASYON/EXTUBATION[İng.] değil/yerine/= BORU ÇIKARTIMI

- EKSÜDA/EXUDATE[İng.] değil/yerine/= YANGI SIVISI

- EKSÜDASYON/EXUDATION[İng.] değil/yerine/= YANGISAL SIZINTI

- EKT/ELECTROCONVULSIVE THERAPY[İng.] değil/yerine/= ELEKTROKONVÜLZİF TEDAVİ, ELEKTROŞOK TEDAVİSİ

- EKTAZİ/ECTASIA[İng.] değil/yerine/= GENİŞLEME

- EKTO-/EKZO- ile ENDO- ile EKSTRA-

( Dış-, dış [ile ilgili]. İLE İç-, iç [ile ilgili]. İLE -dışı. )

- EKTODERM[Fr. < ECTODERME] değil/yerine/= DIŞ DERİ

- EKTOPİ/ECTOPY[İng.] değil/yerine/= KONUM DIŞI

- EKTOPİ ile EKTOPİK

( Yer dışılık [örgen]. İLE Yer dışı [örgen]. )

- EKTOPİK VURU/EXTRASYSTOLE, ECTOPIC BEAT, PREMATURE BEAT[İng.] değil/yerine/= ERKEN VURU

- EKÜ[Fr. < ÉCU] değil/yerine/= AVRO

- EKÜRİ[Fr. < ÉCURIE] değil/yerine/= AHIRDAŞ

- EKVATOR değil/yerine/= EŞLEK

- EQUATORIAL BOND[İng.] ile/değil/yerine/= EKVATORYAL BAĞ

- EQUATORIAL LONE PAIR[İng.] ile/değil/yerine/= EKVATORYAL ELEKTRON ÇİFTİ

- EKZİSTANSİYALİZM değil/yerine/= VAROLUŞÇULUK


- EKZOFİTİK ile EKZOJEN ile EKZOKRİN ile EKZOTERİK ile EKZOTOKSİN

( Dışa büyüyen. İLE Dışsal, dış kaynaklı. İLE Dış salgı. İLE Dışsal, dış kaynaklı. İLE Dış ağı/zehir. )

- EKZON[İng. EXON] ile/||/<> EKZOSİTOZ[İng. EXOCYTOSIS]

( DNA'daki protein kodlayan bölgedir. İnsanda, bütün genlerin %2 civarını oluştururlar. (Ayrıca Bakınız: Intron) @@ Hücre içindeki büyük moleküllerin göze zarında membran oluşturarak göze dışına atılması süreci. Antik Yunancada "dış" anlamına gelen ἔξω ("éxō") sözcüğü ve gözenin yaptığı bir fenomeni belirten "-cytosis" ekinden gelmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EXOSPHÈRE[Fr.] / EXOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= EKZOSFER

- EKZOTERMİK[Fr. < EXOTHERMIQUE] değil/yerine/= ISIVEREN

- EKZOTERMİK REAKSİYON[İng. EXOTHERMIC REACTION] ile/||/<> ENDOTERMİK REAKSİYON[İng. ENDOTHERMIC REACTION]

( Çevresi ısınırken sistemin soğuduğu tepkimelere verilen addır. Bu tepkimelerde sistem çevreye ısı vermektedir. Bu sebeple ekzotermik reaksiyona ısıveren reaksiyon da denmektedir. Ekzotermik reaksiyona yanma ve suyun güçlü asitlerle karıştırılması örnek verilebilir. Ekzotermik reaksiyonun tam tersi endotermik reaksiyondur. @@ Çevresi soğurken sistemin ısındığı tepkimelere verilen addır. Bu tepkimelerde sistem çevreden ısı almaktadır. Bu sebeple endotermik reaksiyona ısıalan reaksiyon da denmektedir. Endotermik reaksiyona buzun erimesi ve yağmur yağması örnek verilebilir. Endotermik reaksiyonun tam tersi ekzotermik reaksiyondur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EXOTHERMIC REACTION[İng.] / EUTEKTISCHE LEGIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKZOTERMİK TEPKİME

- el-AN[Ar.] ile/ve/||/<>/> el-AN KEMÂKÂN

( Şu anda bile. İLE/VE/||/<>/> Eskiden olduğu gibi. )

- ÉLASTANCE[Fr.] / ELASTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ELASTANS

- DÉFORMATION ÉLASTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELASTİK BİÇİM BOZULMASI

- ELASTİK[Fr. < ÉLASTIQUE] değil/yerine/= ESNEK


- ELASTİKÎ, ELASTİK[Osm.] / ELASTIC[İng.] / ELASTIQUE[Fr.] / ELASTISCH, ELASTISCH, ELASTIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELASTİK, ESNEK/LİK

- ELASTİK/ELASTIC[İng.]/ELASTISITE ile ESNEK/LİK

- ELASTISITE/ELASTICITY[İng.] değil/yerine/= ESNEKLİK

- E-MODUL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELASTİSİTE MODÜLÜ

- ELASTOMER[İng.] / ÉLASTOMÈRE[Fr.] / ELASTOMERE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELASTOMER

- ELASYON/ELATION[İng.] değil/yerine/= DUYGU YÜKSELIMİ

- ELBETTE/TABİİ değil/yerine/= KUŞKUSUZ/DOĞALCA

- ELBİSE/ESVAP/KIYAFET/LİBAS değil/yerine/= GİYSİ/GİYİM/GİYECEK/OTRAN

- ELBİSE[Ar.]/URBA[İt.] değil/yerine/= GİYECEK/GİYSİ

- ELÇİ/HABERCİ değil/yerine/= ULAK


- ELDERLY :/yerine YAŞLI

- ELECT :/yerine SEÇMEK

- ELECTION :/yerine SEÇİM

- ELECTRIC :/yerine ELEKTRİKLİ

- ELECTRICITY :/yerine ELEKTRİK

- ELECTROMAGNETICS değil/yerine/= KIVILKAPAR

- ELECTRONIC :/yerine ELEKTRONİK

- TROMMEL[İng.] / CIBLE ROTATIF[Fr.] / SIEBTROMMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEK

- ELEKTİF/ELECTIVE[İng.] değil/yerine/= SEÇMELİ

- ÉLECTRET[Fr.] / ELEKTRET[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRET


- ELEKTRİFİKASYON/ELEKTRİKLENME değil/yerine/= ÇINGILANMA

- CEREYÂN-İ BERKİYE[Osm.] / ELECTRIC CURRENT[İng.] / COURANT ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK AKIMI

- ELEKTRİK AKISI[İng. ELECTRIC FLUX] ile/||/<> ELEKTRİKSEL İLETKEN[İng. ELECTRICAL CONDUCTOR] ile/||/<> ELEKTROMANYETİK ALAN[İng. ELECTROMAGNETIC FIELD] ile/||/<> ELEKTROMOTOR KUVVET[İng. ELECTROMOTIVE FORCE] ile/||/<> ELEKTRON SPİN REZONANSI[İng. ELECTRON SPIN RESONANCE] ile/||/<> ELEKTRONEGATİFLİK[İng. ELECTRONEGATIVITY] ile/||/<> ELEKTROSKOP[İng. ELECTROSCOPE]

( Almanca @@ Elektrischer fluss @@ Fransızca @@ Flux Électrique @@ Bir elektrik alanının bir yüzeyden geçişini nicel olarak ifade eden fiziksel bir büyüklük. Bu büyüklük, elektrik alanın şiddetine, yüzeyin boyutuna ve alan ile yüzey arasındaki açının etkisine bağlıdır. Elektrik alan çizgilerinin yüzeyle olan etkileşimini ve yoğunluğunu anlamamıza olanak tanır. @@ Elektriği ileten maddelerdir. İletken katı maddelere; bakır, gümüş, altın, krom, grafit ve platin örnek verilebilirken iletken sıvı maddelere ise tuzlu su, limonlu su ve sıvı cıva örnek verilebilir. @@ Zamanla değişen elektrik ve manyetik alanların oluşturduğu birleşik bir alan. Elektrik yüklerinin hareketi ve değişen manyetik alanlar tarafından üretilir. Elektromanyetik dalgalar olarak bilinen ışık, radyo dalgaları, mikrodalgalar ve X-ışınları gibi çeşitli enerji formlarının yayılmasına neden olur. Maxwell denklemleriyle tanımlanır ve bu alanların özellikleri ve davranışları bu denklemlerle açıklanır. Boşlukta ışık hızıyla hareket eden dalgalar biçiminde yayılır ve hem elektrik hem de manyetik bileşenleri periyodik olarak değişir. @@ Bir üretecin devre dışında, uçları arasında ölçülen değerdir.[1] Bir elektrik devresinde akımın olmadığı açık devre durumunda, üretecin uçlarındaki potansiyel farka "elektromotor kuvvet" denir. Elektromotor kuvvet EMK harfleri ile gösterilir, sembolü "E", birimi ise Volttur. EMK kaynakları bir devreye enerji verirler, bu enerjiyi başka enerjiden alarak elektrik enerjisine dönüştürür. Bu dönüştürme işlemi tersinirdir. Yani elektrik enerjisi de başka enerji çeşitlerine dönüştürülebilir. Bir kaynağın EMK'si birim yük başına yapılan iş olarak tanımlanır. @@ Atomların manyetik alanındaki ya da dönüşündeki (spin) değişimi ölçme yöntemidir. Atomların dönüşündeki değişim, radyasyonun bir sonucu olarak elektronların normal konumlarını terk edip mineralin kristal yapısında bulunan kusurlardaki konumlara geçmesi ve buralarda birikmesinden kaynaklanır. @@ Bir bileşikteki atomun kimyasal bir bağı oluşturan elektronları çekme kuvvetinin bağıl ölçüsüdür.[1] Bileşikteki atomun elektronegatifliği ne kadar büyük ise bağ elektronlarını diğerlerine göre o kadar daha fazla çekecektir. @@ Elektrik yüklerini ve potansiyel farklarını ölçmede kullanılan elektrostatik bir alet.[1]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ELECTRIC FLUX[İng.] / FLUX ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK AKISI

- INTENSITÉ DU CHAMP ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ALAN ŞİDDETİ

- ELECTRIC FIELD INTENSITY[İng.] / ELEKTRISCHE FELDSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ALAN YEĞİNLİĞİ

- ELEKTRİKLİ SAHA[Osm.] / ELECTRIC FIELD[İng.] / CHAMP ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELECTRISCHES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ALANI

- LICHTBOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ARKI

- ELEKTRISCHE ENTLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK BOŞALMASI

- ELECTRIC MULTIPOLE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ÇOK KUTBU


- ELECTRIC MULTIPOLE FIELD[İng.] / MULTIPÔLE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE MULTIPOLFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ÇOK KUTUPLU ALAN

- GÉNÉRATEUR D'IMPULSIONS ÉLECTRIQUES[Fr.] / ELEKTRISCHER IMPULSGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DARBE ÜRETECİ

- ELECTRIC IMPULSES GENERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DARBELERİ ÜRETECİ

- ELECTROKINETICS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DEVİNİM

- ELECTRIC CIRCUIT THEORY[İng.] / THÉORIE DES CIRCUITS ÉLECTRIQUES[Fr.] / ELEKTRISCHE KREISTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DEVRE KURAMI

- ELECTRIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE SCHALTUNG, ELEKTRISCHER KREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DEVRESİ

- ELECTRIC QUADRUPOLE TRANSITION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DÖRT KUTUPLU GEÇİŞ

- ELEKTRISCHE QUADRUPOLAHERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DÖRTKUTUP GEÇİŞİ

- ELEKTRISCHE QUADRUPOLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DÖRTKUTUPLAŞMA

- ELECTRIC IMPEDANCE[İng.] / ELEKTRISCHE IMPEDANZ, ELEKTRISCHER WECHSELSTROMWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK EMPEDANSI


- ELECTRIC ENERGY[İng.] / ELEKTRISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ENERJİSİ

- ELECTRIC DIPOLE MOMENT[İng.] / MOMENT DIPOLAIRE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHES DIPOLMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK İKİKUTUP MOMENTİ, M

- ELECTROLUMINESCENT PANEL[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK IŞILDAMALI PANEL

- ELECTROLUMINESCENCE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK IŞILDAMASI

- PANNEAU ÉLECTROLUMINESCENT[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK IŞIMALI PANEL

- POLARISABILITÉ ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE POLARISIERBARKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK KUTUPLANABİLİRLİĞİ

- ELECTRIC POLARIZABILITY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK KUTUPLANIRLIĞI

- ELECTRIC MOMENT[İng.] / MOMENT ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK MOMENTİ

- ELEKTRIZITÄTSMESSER-RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ÖLÇER TÜPÜ

- ELECTRIC SCREENING[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK PERDELEME


- ELECTRIC POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK POTANSİYELİ

- ELEKTRISCHE PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK SARKACI

- ELEKTRISCHE SONDE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK SIYGACI

- ELEKTRISCHE STOSSWELLENROHR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ŞOK DALGA TÜPÜ

- ELECTRIC SHOCK TUBE[İng.] / TUBE À CHOC ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ŞOK TÜPÜ

- ELECTRIC PROBE[İng.] / SONDE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER FÜHLER/TASTER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK SONDA

- ELECTRIC MONOPOLE[İng.] / MONOPÔLE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER MONOPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK TEK KUTBU

- ELEKTRISCHE ISOLATION/ISOLLERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK YALITIMI

- ELECTRIC CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE KONSTANTE, ELEKTRISITÄTSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK/YALITKANLIK SABİTİ

- VECTEUR DÉPLACEMENT ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK YERDEĞİŞTİRME VEKTÖRÜ


- BERKİYE, KEHRİBAR[Osm.] / ELECTRICITY[İng.] / ÉLECTRICITÉ[Fr.] / ELEKTRISITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK

- ELEKTRİK[: TUTMAK] değil/yerine/= ÇINGI/ÇAKILGAN/YALDIRIK/SEYYÂRE-İ KEHRİBÂRİYE

- GRAVIMÉTRIE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE GEWICHTSMESSUNG, GEWITCHMESSER MIT DER ELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLE AĞIRLIK ÖLÇÜMÜ

- CONCENTRATION WITH ELECTRICITY[İng.] / CONCENTRATION AVEC L'ÉLECTRICITÉ[Fr.] / ELEKTRISCHE KONZENTRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLE DERİŞTİRME

- ELECTRODISINTEGRATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLE PARÇALANMA

- ELECTRIZATION[İng.] / ÉLECTRISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLEME

- ÉLECTRIFIER[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLEMEK

- ELEKTRISIEREN/ELEKTRISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLENDİRME

- ELECTRIFICATION[İng.] / ÉLECTRIFICATION[Fr.] / ELEKTRIFIZIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLENME

- ELECTRIC VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE VISKOSITÄT/ZÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL AĞDALILIK


- ELECTRICAL GRAVIMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL AĞIRLIKÖLÇÜM

- ELEKTRİKSEL ALTERNANS/ELECTRICAL ALTERNANS[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKSEL DEĞİŞİMLİ

- ELECTRIC DIPOLE[İng.] / DIPÔLE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER DIPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL ÇİFT KUTUP

- ELECTRICAL DOUBLE LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL ÇİFT TABAKA

- CHAMP DU MULTIPÔLE ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL ÇOK KUTUPLU ALAN

- TRANSITION QUADRIPOLAIRE ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL DÖRTUCAY GEÇİŞ

- ELEKTRISCHE ACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL EKSEN

- IMPÉDANCE ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL EMPEDANS

- KUDRET-İ BERKİYE[Osm.] / ELECTRICAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL ENERJİ

- ELECTRICAL CONDUCTOR[İng.] / CONDUCTEUR ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL İLETKEN


- ÉLECTROLUMINESCENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL IŞILDAMA

- ELECTRIC INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE INSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL KARARSIZLIK

- ELECTRIC DIPOLE TRANSITION[İng.] / TRANSITION DIPOLAIRE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER DIPOLÜBERGANG/DIPOLTRANSITION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL KUTUPSAL GEÇİŞ

- ELECTRICAL POLARITY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL POLARİTE

- RAKKÂS-İ BERKÎ[Osm.] / ELECTRICAL PENDULUM[İng.] / PENDULE ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL SARKAÇ

- ELECTRICAL LENGTH[İng.] / LONGUEUR ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE LÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL UZUNLUK

- ELECTRIC INSULATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL YALITIM

- ISOLATION ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL YALITKANLIK

- ELEKTRISCHE VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL YER DEĞİŞTİRME

- ELECTRIC DISPLACEMENT VECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL YERDEĞİŞTİRME VEKTÖRÜ


- ELEKTRISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL

- ELECTRODYNAMICS[İng.] / ÉLECTRODYNAMIQUE[Fr.] / ELEKTRODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRO DEVİNBİLİM/DİNAMİK

- ELEKTROFLÜSSIG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRO-SIVI

- SEYL-İ BERKÎ, SEYL-İ ELEKTRÎKÎ[Osm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKI

- ELECTROFLUID[İng.] / ÉLECTROFLUIDE[Fr.] / ELEKTROFLUID[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKIŞKAN

- ELECTROACOUSTIC RECEIVER[İng.] / RÉCEPTEUR ÉLECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTISCHER EMPFÄNGER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK ALICI

- ELEKTROAKUSTISCHE DRUCKKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK BASINÇ KUVVETİ

- ELECTROACOUSTIC PRESSURE CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DE LA PRESSION ELECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTISCHE DRUCKKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK BASINÇ ODASI

- ELECTROACOUSTIC PRESSURE[İng.] / PRESSION ÉLECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK BASINÇ

- SAVT-İ BERKÎ, SAVT-İ ELEKTRİKÎ[Osm.] / ELECTROACOUSTICS[İng.] / ÉLECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK


- ELECTROANALYTICAL METHODS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROANALİTİK YÖNTEMLER

- ELEKTROBİYOLOJİK[Fr. < ÉLECTROBIOLOGIQUE] değil/yerine/= ELEKTROBİYOLOJİ İLE İLGİLİ

- ELEKTROENSEFALOGRAM/ELECTROENCEPHALOGRAM[İng.] değil/yerine/= BEYİN ELEKTRİK ÇİZGESİ

- ELECTROPHORESIS[İng.] / ÉLECTROPHORÈSE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROFOREZ

- ELEKTROFOREZ/ELECTROPHORESIS[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKLE AYRIŞTIRMA

- ELECTROPHOTOGRAPHY[İng.] / ELEKTROFOTOGRAFIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROFOTOĞRAFÇILIK

- ÉLECTROPHOTOGRAPHIE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROFOTOGRAFİ

- ELEKTROOSMOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROFOTOZ

- ELECTROGASDYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROGAZ DEVİNBİLİM

- ÉLECTROGAZDYNAMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROGAZ DİNAMİĞİ


- ELEKTROGASDYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROGAZDİNAMİK

- ELECTROGRAVIMETRIC ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROGRAVİMETRİK ÇÖZÜMLEME/ANALİZ

- ELEKTROJEN[Fr. < ÉLECTROGÈNE] değil/yerine/= ELEKTRİK ÜRETEN (DÜZEN)

- ELECTROPLATING[İng.] / ELEKTROPLATTIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROKAPLAMA

- ELEKTROKARDİYOGRAM/ELECTROCARDIOGRAM[İng.] değil/yerine/= YÜREK ELEKTRİK ÇİZGESİ

- ELECTROCHEMISTRY[İng.] / ÉLECTROCHIMIE[Fr.] / ELEKTROCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROKİMYA

- ELECTROCHEMICAL CELL[İng.] / ELEKTROCHEMISCHE BATTERIE ile/değil/yerine/= ELEKTROKİMYASAL GÖZE/HÜCRE, ELEKTROKİMYASAL PİL

- ELECTROCHEMICAL REVERSIBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROKİMYASAL TERSİNİRLİK

- ELECTROCHEMICAL METHODS[İng.] / ELEKTROCHEMISCHE METHODEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROKİMYASAL YÖNTEMLER

- ÉLECTROCINÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROKINETIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROKİNETİK


- GALVANOPLASTIE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROKLAPLAMA

- ELEKTROKONVÜLZİF TERAPİ/ELECTROCONVULSIVE THERAPY[İng.] değil/yerine/= ELEKTROŞOK SAĞALTIMI

- ELEKTROKOTER/ELECTROCAUTERY[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKLE DAĞLAYICI

- ELEKTROKOTERİZASYON/ELECTROCAUTERIZATION[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKLE DAĞLAMA

- ELECTROLYTE EFFECT[İng.] / ELEKTROLYT EFFECT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİT ETKİSİ

- NONELECTROLYTE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİT OLMAYAN

- NICHTELEKTROLYTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİT OLMAYANLAR

- ELECTROLYTE[İng.] / ÉLECTROLYTE[Fr.] / ELEKTROLYT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİT

- ELEKTROLYTISCHE STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK AKIM

- ELECTROLYTIC SEPARATION[İng.] / SÉPARATION ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE SEPARATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK AYIRMA/AYRIŞMA


- ELECTROLYTIC SEPARATIONS[İng.] / ELEKTROLYTISCHE TRENNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK AYIRMALAR

- ELECTROLYTIC SOLUTION[İng.] / SOLUTION ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK ÇÖZELTİ

- ELECTROLYTIC RHEOSTAT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK DEĞİŞKEN DİRENÇ

- ELEKTROLYTISCHES GLEICHRICHTERGERÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK DOĞRULTMA AYGITI/CİHAZI

- ELECTROLYTIC RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE GLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK DOĞRULTUCU

- CELLULE ÉLECTROLITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK GÖZE

- ELEKTROLİTİK NAKİL[Osm.] / ELECTROLYTIC CONDUCTIVITY/CONDUCTANCE[İng.] / CONDUCTIBILITÉ ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE LEITFÄHIGKEIT/KONDUKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK İLETKENLİK

- ELEKTROLYTISCHER WÄRKLEITWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK ISIL İLETKENLİK

- ELEKTROLYTISCHE KONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK KONDANSATÖR

- ELECTROLYTIC POLARIZATION[İng.] / POLARISATION ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK KUTUPLANMA


- ELEKTROLYTISCHE POLARISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK KUTUPLAŞMA

- ELECTROLYTIC PICKLING[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK PAKLAMA

- DECAPAGE ELECTROLYTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK PİKTİN

- ELECTROLYTIC CELL[İng.] / PILE ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK PİL/GÖZE/HÜCRE

- ELEKTROLYTISCHE POLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK POLARİZASYON

- RHÉOSTAT ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK REOSTA

- ELEKTROLYTISCHE RHEOSTAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK REOSTAT

- ELECTROLYTIC CAPACITOR[İng.] / CAPACITÉ ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK SIĞAÇ

- ELEKTROLYTISCHES WASSERBECKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK SU HAVUZU

- ELECTROLYTIC TANK[İng.] / CUVE ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE TANK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK TANK


- ELEKTROLYTISCHES BEIZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK TEMİZLEME

- ELEKTROLYTISCHE REAKTIFIZIERAPPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK YENİDEN DOĞRULTUCU

- ELECTROLYSIS CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİZ DEVRESİ

- ELECTROLYSIS CELL[İng.] / ELEKTROLYSEZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİZ GÖZESİ/HÜCRESİ

- TAHLİL-İ ELEKTRÎKÎ[Osm.] / ELECTROLYSIS[İng.] / ÉLECTROLYSE[Fr.] / ELEKTROLISE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİZ

- ELEKTROLUMINESZENZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLÜMİNESANS GÖZE/HÜCRE

- ELEKTROLUMINESZENZPLATTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLÜMİNESANS PLAKA

- ELEKTROLUMINESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLÜMİNESANS

- ABSORPTION OF ELECTROMAGNETIC RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMAGNETİK IŞININ SOĞURULMASI

- ELECTROMAGNETIC CURRENT[İng.] / COURANT ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK AKIM