Dillerde (Türkçesi Varken...)

Türkçe karşılığı olan sözcükleri/terimleri, kavramları ve farkları dizinler...

- MÜTEFEKKİR[Ar.] değil/yerine/= DÜŞÜNÜR

- MÜTEFELSİF[< FELSEFE] değil/yerine/= FELSEFE YAPAN, FİLOZOFLAŞMA

- MÜTEFENNİN[Ar. < FENN] değil/yerine/= TEKNİK BİLGİ SAHİBİ, FEN BİLGİNİ

- MÜTEFERRİK[Ar.] değil/yerine/= AYRILMIŞ, DAĞINIK

- MÜ'TEFİK[Ar.] ile MÜTTEFİK[Ar. < VEFK]

( Tersine dönen, dönmüş. İLE Bağlaşmış, birleşmiş, antlaşmış. | Düşüncede birlikte olan. )

- MÜTEHAMMİL[Ar.] değil/yerine/= DAYANIKLI, GÖTÜRÜMLÜ

- MÜTEHARRİK[Ar.] değil/yerine/= DEVİNGEN | İŞLEYEN/ÇALIŞAN

- MÜTEHASSIS/LIK[Ar.] değil/yerine/= UZMAN/LIK

- MÜTEHAVVİL[Ar.]/PARAMETRE[Fr./İng. < PARAMETER] ile DEĞİŞKEN

- MÜTEKABİL[Ar.] değil/yerine/= KARŞILIKLI


- MÜTEKABİLİYET değil/yerine/= KARŞILIKLILIK

- MÜTEKAİT[Ar.]/ÇERAĞ[Fars.] değil/yerine/= EMEKLİ

- MÜTEKÂMİL[Ar.] değil/yerine/= OLGUNLAŞMIŞ

- MÜTEKARİP[Ar.] değil/yerine/= YAKINSAK

( Tek bir noktaya doğru yönelen ışınlar, çizgiler. )

- MÜTEKÂSİF[Ar.] değil/yerine/= YOĞUNLAŞMIŞ, KOYULAŞMIŞ, DERİŞİK

- MÜTEMAHHIZ[< MÜTEMAHHIZÎN] ile İNANARAK, CAN VE GÖNÜLDEN ÇALIŞAN

- MÜTEMERRİD değil/yerine/= DİRENGEN

- MÜTEMMİM CÜZ[Arç] değil/yerine/= TAMAMLAYICI PARÇA

- MÜTEMMİM[Ar. < TEMÂM] ile TAMAMLAYICI

( Tümleç. Herhangi bir sözcüğün anlamını tamamlayan. | Bütün haline getiren. )

- MÜTEMMİM[Ar.] değil/yerine/= TÜMLEÇ

( COMPLEMENT )
( Tamamlayan, bütünleyen, bitiren. | [mat.] Bütünler. | Tümleç. )

- MUTENA[Ar.]/MÜMTAZ[Ar.]/GÜZİDE[Fars.]/ELİT[Fr./İng. < ELITE] değil/yerine/= ÖZENİLMİŞ | SEÇİLMİŞ, SEÇKİN, BEĞENİLMİŞ, ÖNEMLİ | AYRI/ÜSTÜN

- MÜTENAHHÎ[Ar.] ile MÜTENÂHÎ[< NİHÂYET]

( Alarga duran, bir tarafa çekilen. İLE Sona eren, biten, nihâyet bulan. | Sonsuz. )

- MÜTENÂSİB[< NİSBET] ile ORAN/ORANLI, UYGUN

( UYGUN OLAN, HER BAKIMDAN BİRBİRİNE UYGUN, DENK )

- MÜTENAVİP[Ar.]/ALTERNATİF[İng.] değil/yerine/= SEÇENEK, ALMAŞIK

- MÜTERÂDİF[< RİDF]/SİNONİM[İng.] değil/yerine/= EŞANLAMLI

( TERÂDÜF EDEN, BİRBİRİNİN ARDI SIRA GİDEN | YAZILIŞI AYRI, ANLAMI BİR OLAN, ANLAMDAŞ [İng., Fr. SYNONYME] )

- MÜTERCİM[Ar.] değil/yerine/= ÇEVİRMEN

- MÜTERCİM/TERCÜMAN değil/yerine/= ÇEVİRMEN/DİLMAÇ

- MÜTEREDDİT[Ar.] değil/yerine/= İKİRCİKLİ

- MÜTESÂVÎ EL-EDLÂ ile/||/<> MÜTESÂVÎ ES-SÂKEYN ile/||/<> MUHTELİFÜ'L-EDLÂ ile/||/<> MENŞÛR

( Eşkenar üçgen. İLE/||/<> İkizkenar üçgen. İLE/||/<> Çeşitkenar üçgen. İLE/||/<> Üçgen prizması. )

- MÜTEŞEBBİS[Ar.] değil/yerine/= GİRİŞİMCİ


- MÜTEŞEBBİS[Ar.] değil/yerine/= GİRİŞKEN/GİRİŞİMCİ

- MÜTEŞEKKİL[Ar. < ŞEKL] ile MÜTEŞEKKİR[Ar. < ŞÜKR]

( Şekillenmiş, biçimlenen, teşekkül etmiş. | Meydana gelmiş, kurulmuş, olmuş, oluşmuş, olma. İLE Teşekkür eden, iyilik bilen, iyiliğe karşı nâzik davranışla. )

- MÜTEŞEKKİR değil/yerine/= ÖVÜŞKÜLÜ

- MÜTESELSİLEN[Ar.] ile SIRA İLE, BİRBİRİ PEŞİ SIRA, ZİNCİRLEME

( SIRA İLE, BİRBİRİ PEŞİ SIRA, ZİNCİRLEME )

- MÜTEVALİ[Ar.] değil/yerine/= ARDIŞIK

- MÜTEVÂZI değil/yerine/= ALÇAKGÖNÜLLÜ/GÖNLÜ YERDE/KOTKU

- MÜTEVEFFÂ değil/yerine/= ÖLEN

- MÜTEVELLİ HEYETİ değil/yerine/= SORUMLU KURUL/GÖZETME KURULU

- MÜTEVELLİ değil/yerine/= TURGUEGE

- MÜTEZAYİT[Ar.] değil/yerine/= ARTAN/ÇOĞALAN


- MUTFAK değil/yerine/= PİŞİRGİ

- MÜTHİŞ["MÜTİŞ" değil!] değil/yerine/= YILGILI

- MUTILASYON/MUTILATION[İng.] değil/yerine/= SAKATLAMA

- MUTİZM/MUTISM[İng.] değil/yerine/= KONUŞMAZLIK

- ABSOLUTE VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE VISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK AĞDALILIK

- ABSOLUTE ALCOHOL[İng.] / ALCOOL ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTER ALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK ALKOL

- ABSOLUTE VORTICITY[İng.] / ABSOLUTE VORTICITY[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK BURGAÇLILIK

- ABSOLUTE MAGNITUDE[İng.] / MAGNITUDE ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE MAGNITUDE[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK BÜYÜKLÜK

- ABSOLUTE CONCENTRATION[İng.] / CONCENTRATION ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE KONZENTRATION[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK DERİŞİM

- ABSOLUTE PERMEABILITY[İng.] / PERMÉABILITÉ ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE DUCHLÄSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK GEÇİRGENLİK


- VORTICITÉ ABSOLUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MUTLAK GİRDAPLIK

- ABSOLUTE GLYCEROL[İng.] ile/değil/yerine/= MUTLAK GLİSERİN

- ABSOLUTE ERROR[İng.] / ERREUR ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTER FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK HATA

- ABSOLUTE VELOCITY[İng.] / VITESSE ABSOLUE[Fr.] / ABSOLUTE GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK HIZ

- ABSOLUTE REFRACTIVE INDEX[İng.] / INDICE DE RÉFRACTION ABSOLU[Fr.] / ABSOLUTE BRECHUNGSINDEX, ABSOLUTE BRECHZAHL, ABSOLUTE REFRAKTIONSINDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK KIRILMA İNDİSİ

- MUTLAK MUVAZAA değil/yerine/= SALT DANIŞIK

- ABSOLUTE HUMIDITY[İng.] / HUMIDITÉ ABSOLUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MUTLAK NEM

- ABSOLUTE TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE ABSOLUTE[Fr.] / ABSOLUTE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK SICAKLIK

- ABSOLUTE STANDARD DEVIATION[İng.] ile/değil/yerine/= MUTLAK STANDART SAPMA

- ABSOLUTE VACUUM[İng.] / VIDE ABSOLU[Fr.] / ABSOLUTE UNTERDRUCK, ABSOLUTES VAKUUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MUTLAK VAKUM


- MUTLAK[Ar.] değil/yerine/= SALT/SALTIK

- MUTLULUK = SAADET = HAPPINESS[İng.] = BONHEUR, FELICITÉ[Fr.] = GLÜCK[Alm.] = FELICITAS[Lat.] = FELICIDAD[İsp.]

- MUTMAİN[< TAM'AN]:
GÖNLÜ KANMIŞ, İÇİ RAHAT, ŞÜPHESİ OLMAYAN KİŞİ

- MUTTALİ'[< TULÛ] değil/yerine/= ÖĞRENMİŞ, HABER ALMIŞ, BİLGİLİ, HABERDAR

- MUTTALİ[Ar.] değil/yerine/= ÖĞRENMİŞ

( Öğrenmiş, haber almış, bilgi edinmiş. )

- MUTTASIF[Ar.]/VASIFLI değil/yerine/= NİTELENMİŞ/NİCELİKLİ

- MUTUAL :/yerine KARŞILIKLI

- MUTUALISM[İng.] değil/yerine/= MUTUALİZM

( Genellikle iki ayrı türden olan, iki ayrı bireyin, birbirleriyle olan etkileşimlerinden ikisinin de faydalanması durumu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MUVÂCEHE[< VECH] ile YÜZLEŞME, YÜZ YÜZE GELME | KARŞI, ÖN

- MUVAFAKAT değil/yerine/= ONAMA/ONAYLAMA


- MUVAKKAT[Ar. < VAKT] ile BELİRLİ BİR ZAMANA ÖZEL, SÜREKSİZ, GEÇİCİ | EĞRETİ

( BELİRLİ BİR ZAMANA ÖZEL, SÜREKSİZ, GEÇİCİ | EĞRETİ )

- MUVAZAA değil/yerine/= DANIŞIK

- MUVAZAA[Ar.] değil/yerine/= DANIŞIK/LIK

- MUVAZAT[Ar.]/PARALELLİK değil/yerine/= KOŞUTLUK

- MUVAZENE ETMEK değil/yerine/= DENGELEMEK

- MUVAZENE[Ar.] değil/yerine/= DENGE

- MUVAZİ[Ar.]/PARALEL[Fr. < Lat. < Yun.] değil/yerine/= KOŞUT

( ... DEĞİL/YERİNE/= Koşut. | Yeryuvarı üzerinde çizildiği varsayılan, ekvatora koşut çemberlerden her biri. | Bir dönel yüzeyin, eksene dik bir düzlemle kesiti. )

- MUVAZZAF[Ar.] değil/yerine/= GÖREVLİ

( Bir görev ve hizmetle yükümlü olan kişi. | Silahlı Kuvvetler'de çalışan, meslekten subay ve astsubaylarla, askerlik hizmetini yapan erler. )

- MUVAZZAF değil/yerine/= GÖREVLİ

- MÜVECCİBE[Ar.] değil/yerine/= TALKIM

( Ana sapın bir çiçekle sonuçlandığı, büyümeyi yan sapların sürdürdüğü bir tür uzama biçimi. )

- MÜVEKKİL değil/yerine/= YETKİVEREN

- MÜVELLİDÜLHUMUZA[Osm. Tr.] = OKSİJEN[Fr. < Yun. OKSYS: Ekşi. | GENNAN: Doğurmak.]

( Hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, atom ağırlığı 16, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada, %20 oranında bulunan bir gaz. [Simgesi: O] )

- MÜYESSER[Ar. < YÜSR] ile MÜYESSİR[Ar. < YÜSR]

( Kolayı bulunup yapılan, kolay gelen, kolaylıkla olan. İLE Kolayını bulup yapan, kolaylıkla ortaya çıkaran. )

- MUZAFFER değil/yerine/= UTKAN/UTKULU

- MUZAHİR[Ar.] değil/yerine/= DESTEKLEYEN, YARDIM EDEN

- MÜZÂKERE[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= GÖRÜŞLEŞME/K

- MÜZÂYEDE[Ar. < ZİYÂDE] değil/yerine/= ARTIRMA

- MUZDARİP değil/yerine/= İÇVURUK/ÇEKENLİ

- MÜZE değil/yerine/= SERGİLİK

- MÜZEVİR/MUZEVVİR[Ar.] değil/yerine/= ARABOZAN

( İki kişinin arasındaki dostluğu ya da geçimi bozan "kişi". )

- MÜZİK KONSERİ değil KONSER[Fr., İng. < CONCERT]/DİNLETİ

- MÜZİK ZİYAFETİ değil/yerine/= EZGİLER TOYU

- MÜZİK değil/yerine/= KÜY, KÜĞ, ÇIĞGA

- MÜZİK = MÛSİKÎ = MUSIC[İng.] = MUSIQUE[Fr.] = MUSIK[Alm.] = MUSICA[İt.] = MÚSICA[İsp.]

- MÜZİKOLOJİ/MÜZİKOLOG değil/yerine/= MÜZİKBİLİM/Cİ

- MUZİP değil/yerine/= TAKILGAN

- MÜZİSYEN değil/yerine/= KÜYCÜ, KÜĞCÜ

- MUZLİM[Ar.] değil/yerine/= KARANLIK | GİZLİ/BELİRSİZ

- MÜZMİN[Ar.]/CHRONIC[İng.]/KRONİK[Fr.] değil/yerine/= SÜREĞEN/SÜREGEN

( Ne kadar süreceği belirli olmaksızın sürüp giden. | Uzun zamandan beri süren. | Uzun zamandan beri süren, uzun süreli olan (hastalık). )

- MW/MICROWAVE[İng.] değil/yerine/= MİKRODALGA


- MY :/yerine BENİM

- MYA (MILLION YEARS AGO)[İng.] değil/yerine/= MYÖ (MİLYON YIL ÖNCE)

( Türlerin yaşadıkları dönemleri ya da jeolojik zamanların günümüzden kaç milyon yıl önce olduğunu anlatmak için kullanılan bir kısaltmadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MYC-/-MYCES/-MYCEES/-MYCET-/-MYCETO-/MYCO-/-MYCOSİS ile/||/<> MYC-/MYCO-

( Mantar, mantar sınıfı, mantar enfeksiyonu, bir bölümün mantar enfeksiyonları. İLE/||/<> Mukus. )

- MY-/MYO- ile/||/<> MİO-/MEİO- ile/||/<> -STALSİS ile/||/<> TEN-/TENDO-/TENO-/TENONT-/TENONTO- ile/||/<> SARC-/SARCO- ile/||/<> SPLANCHN-/SPLANCHO-

( Kas, kasla ilgili. İLE/||/<> Daha az, daha küçük, kasılmanın azalması. İLE/||/<> Kasılma. İLE/||/<> Tendon. İLE/||/<> Et, kas. İLE/||/<> İç örgenlerle ilgili. )

- MYRMECOPHYTES[İng.] değil/yerine/= MİRMEKOFİT

( Sağkalım için, mutualist bir ilişki içinde bulunduğu avcı karıncalara oldukça ya da bütünüyle muhtaç olan bitkiler (Yunanca murmēx- “karınca” ve phuton- “bitki” demektir.).

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MYS/MODEL MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= MODEL YÖNETİM DÜZENİ

- MYSELF :/yerine KENDİM

- MYSOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= MİZOFOBİ

( Mikrop korkusu olarak bilinen, Yunancada "kirlilik" anlamına gelen μύσος ("musos") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MYSTERY :/yerine GİZEM

- MYTH :/yerine MİT


- N-UNIT[İng.] / UNITÉ N[Fr.] / N-EINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= N BİRİMİ

- NORMAL-BUTHYLALCOHOL[İng.] / ALCOOL BUTYLIQUE NORMAL[Fr.] / BUTYLALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= N-BÜTİL ALKOL

- BUTYL ACETATE[İng.] ile/değil/yerine/= N-BÜTİL ASETAT

- N-BUTYLAMINE[İng.] / N-BUTYLAMINE[Fr.] / N-BUTYLAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= N-BÜTİLAMİN

- N-BUTYLCHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE N-BUTYLE[Fr.] / PRIM. BUTYLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= N-BÜTİLKLORÜR

- RAIE N[Fr.] / N-LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= N-ÇİZGİSİ

- N-BUTYL ETHER[İng.] / ETHER BUTYLIQUE NORMAL[Fr.] / N-BUTYLÄTTER[Alm.] ile/değil/yerine/= N-DİBÜTİL ETER

- N-ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON N[Fr.] / N-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= N ELEKTRONU

- N-CHANNEL[İng.] / CANAL DE N[Fr.] / N-KANAL[Alm.] ile/değil/yerine/= N-KANALI

- N-SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= N-KATMANI


- N-CHLOROSUCCINIMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= N-KLOROSÜKSİNİMİT

- N-METHYLANILINE[İng.] / N-ANILINE DE MÉTHYL[Fr.] / N-METHYLANILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= N-METİL ANİLİN

- JONCTION N-N[Fr.] / NN-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= N-N EKLEMİ

- COUCHE N[Fr.] ile/değil/yerine/= N TABAKASI

- (N, ALFA) TEPKİMESİ / (N, GAMA) TEPKİMESİ / (N, P) TEPKİMESİ ile/değil/yerine/= (N, 2N) TEPKİMESİ

- GERMANIUM DE TYPE N[Fr.] ile/değil/yerine/= N TİPİ GERMANYUM

- CONDUCTIVITÉ DE TYPE N[Fr.] / N-TYP-LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= N TİPİ İLETKENLİK

- REDRESSEUR EN CRISTAL DE TYPE N[Fr.] / N-TYP-KRISTALLGLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= N TİPİ KRİSTAL DOĞRULTUCU

- SEMI-CONDUCTEUR DE TYPE N[Fr.] / N-TYP-HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= N TİPİ YARI İLETKEN

- N'T :/yerine -ME, -MA (OLUMSUZ)


- NA/NOMINA ANATOMICA[İng.] değil/yerine/= NABIZ PULSE VURU

- NAAL OIL[İng.] / NAAL OEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NAAL YAĞI

- NABLA[İng.] / NABLA[Fr.] ile/değil/yerine/= NABLA

- NADİM[Ar.]/PİŞMAN[Fars. < PAŞMAN PAŞEMAN] değil/yerine/= ÖKÜNÇLÜ

- RARE EARTH ELEMENTS[İng.] / ÉLÉMENTS DES TERRES RARES[Fr.] ile/değil/yerine/= NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ

- SELTENERDMETALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= NADİR TOPRAK METALLERİ

- RARE EARTH[Fr.] ile/değil/yerine/= NADİR TOPRAK

- NÂDİR değil/yerine/= AZ

- NAFAKA[Ar.] YÜKÜMÜ değil/yerine/= GEÇİMLİK YÜKÜMÜ

- NAPHAZOLINE NITRATE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFAZOLİN NİTRAT


- NÂFİA[Ar.] değil/yerine/= BAYINDIRLIK

( Bir yeri, geliştirip güzelleştirmek için yapılan işlerin tümü. )

- NAPHSULTONE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFSULTON

- SOLVENT NAPHTHA[İng.] / SOLVANT NAPHTA[Fr.] / NAPHTA LÖSUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NAFTA ÇÖZÜCÜSÜ

- NAPHTHA[İng.] / NAPHTA[Fr.] / NAPHTHA[Alm.] ile/değil/yerine/= NAFTA

- NAPHTHALDEHYDE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTALDEHİT

- NAPHTHALENE[İng.] / NAPHTHALÈNE, NAPHTALINE[Fr.] / NAPHTHALIN[Alm.] ile/değil/yerine/= NAFTALİN

- NAPHTHALIZE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTALİNLESTİRMEK

- NAPHTHACENE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTASEN

- NAPHTHANES[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTENİKLER

- NAPHTENS[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTENLER


- NAPHTHIONIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTİYONİK ASİT

- NAPHTHISODIAZINE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTİZODİAZEPİN

- NAPHTOL[Fr.] / NAPHTOL[Alm.] ile/değil/yerine/= NAFTOL

- NAFTOLENS[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTOLENLER

- NAHİV[Ar.]/SENTAKS[Fr., İng.] değil/yerine/= SÖZ DİZİMİ

- NAHİV[Ar.] ile SÖZ DİZİMİ

( SÖZ DİZİMİ )

- NÂHİYE[Ar.] değil/yerine/= BUCAK/BÖLGE

- NAİL OLMAK değil/yerine/= ERİŞMEK/ULAŞMAK/KAVUŞMAK

- NAKARAT değil/yerine/= YİNELEME, KOŞUMCA, KAVUŞTAK

- NAKED :/yerine ÇIPLAK


- NAKİL[Ar.]/TRANSPORT[Fr.] değil/yerine/= TAŞIMACILIK/AKTARIM

- NÂKIS ile/||/>< ZÂİD

( Eksi/negatif. İLE/||/>< Artı/ pozitif. )

- NAKRITE[İng.] ile/değil/yerine/= NAKRİT

- NALIDIXIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= NALİDİKSİK ASİT

- NALOXONE HYDROCHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= NALOKSON HİDROKLORÜR

- NALORPHINE HYDROCHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= NALORFİN HİDROKLORÜR

- NAM/NATIONAL ACADEMY OF MEDICINE[İng.] değil/yerine/= ULUSAL TIP AKADEMISİ

- NAMDAR[Fars.] değil/yerine/= ÜNLÜ

- NAME :/yerine İSİM

- NAMINA ile/değil/yerine ADINA


- NÂ-MÜTENÂHÎ[Fars., Ar.] değil/yerine/= SONSUZ

- NAMZET[Fars.] değil/yerine/= ADAY

- NAND CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT NAND[Fr.] ile/değil/yerine/= NAND DEVRESİ

- NANDININE[İng.] ile/değil/yerine/= NANDİNİN

- NANDROLONE PHENYLPROPIONATE[İng.] ile/değil/yerine/= NANDROLON FENİLPROPİONAT

- NANKÖR[Fars.]["NAMKÖR" değil!] değil/yerine/= İYİLİKBİLMEZ

- NANO-[İng.] değil/yerine/= NANO-

( Milyarda bir anlamına gelen bir birim ön ekidir. "n" ile gösterilir ve 10⁻⁹'a eşdeğerdir. Son derece küçük ölçekli yapıları ifade etmek için kullanılır. Örneğin, nanosaniye saniyenin milyarda birine eşitken; nanometre ise metrenin milyarda birine eşittir. Bilimde ve elektronikte zaman ile uzunluk birimlerinin ön eki için yaygın olarak kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- NANO-[İng.] / NANO[Fr.] / NANO[Alm.] ile/değil/yerine/= NANO-

- NANOELECTRONICS[İng.] / NANOÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= NANOELEKTRONİK

- NANOGEN[İng.] ile/değil/yerine/= NANOGEN


- NANOMETER[İng.] / NANOMETRE[Fr.] / NANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= NANOMETRE

- NANTOKITE[İng.] ile/değil/yerine/= NANTOKİT

- NAPALIN[İng.] ile/değil/yerine/= NAPALİN

- NAPALITE[İng.] ile/değil/yerine/= NAPALİT

- NAPALM[İng.] ile/değil/yerine/= NAPALM

- NAPALM değil/yerine/= YANGIN KÖPÜĞÜ

( Yangın tüplerinin doldurulmasında kullanılan, alüminyum ya da sodyum palmitatla kıvamlaştırılmış madde. [Sodyum ve Palmitat] )

- NAPELLINE[İng.] ile/değil/yerine/= NAPELİN

- NARA[Ar. < NARE] ile/ve/||/<>/> ÇIĞLIK

( Haykırma, bağırma. | Sarhoş ya da külhanbeyi bağırması. İLE/VE/||/<>/> Acı, ince ve keskin selen. )

- NARASYON/U değil/yerine/= ÖYKÜ/SÜ

- NARATOR[İng. < NARRATOR] değil/yerine/= ANLATICI


- NARENCİYE[Ar.] değil/yerine/= TURUNÇGİLLER

- NARH[aslı NİRH] değil/yerine/= NARK, ÇARŞIDA, PAZARDA SATILAN ŞEYLER İÇİN RESMÎ MAKAMLARCA GÖSTERİLEN FİYAT

- NARİN/NAZENİN değil/yerine/= İNCEYİN/YEPELEK

- NARCOTIQUE[Fr.] / NARKOTIKUM, RAUSCHGIFT[Alm.] ile/değil/yerine/= NARKOTİK

- NARRATIVE :/yerine ANLATI

- NARROW :/yerine DAR

- NARSİSIST/NARCISSIST[İng.] değil/yerine/= ÖZSEVER

- NARSİSİZM[Fr. < NARCISSISME] değil/yerine/= ÖZSEVERLİK

- NARSİSİZM değil/yerine/= ÖZSEVERLİK

- NARSİST[Fr. < NARCISSISTE] değil/yerine/= ÖZSEVER


- NASFET/NISFET[Ar.] değil/yerine/= HAK VE ADÂLETE UYGUNLUK

- NASFET değil/yerine/= DUYUŞLUK

- NASH EQUILIBRIUM[İng.] değil/yerine/= NASH DENGESİ

( Oyun teorisinde bir tarafın karşı tarafın seçimini bildiği için stratejisini değiştirmek istemediği özel durum. Yani birinci taraf, ikinci tarafın seçimini göz önünde bulundurarak kendi seçimini belirler. Adını Amerikalı matematikçi ve iktisatçı John Forbes Nash'ten alır. Nash dengesinin görüldüğü en meşhur sistemlerden biri mahkûm ikilemidir. Mahkûm ikileminde her ne kadar tek bir nash dengesi olsa da farklı sistemlerde birden fazla bulunabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- NAŞİ[Ar.] değil/yerine/= ÖTÜRÜ/DOLAYI

- NASİHAT değil/yerine/= ÖĞÜT

- NASİHAT ile TEMBİH[Ar. < TENBİH]

( Öğüt. İLE Uyarı, uyarma, uyarım. )

- NASİ-/NASO- ile/||/<> RHİN-/-RHİNE/RHİNO-/-RHİNOUS/-RHİNİA/-RRHİNİA

( Burun, buruna ait. İLE/||/<> Burun, burunun belirli durumları ile ilgili. )

- NASİP/KISMET[Ar.] değil/yerine/= KUTPAY/YAZGIPAY

- NASIP[Ar.] değil/yerine/= ATAMA

- NASİR[Ar.] değil/yerine/= DÜZYAZAR


- NASRANİ[Ar.] değil/yerine/= HRİSTİYAN

- NÂTIK değil/yerine/= SÖZMEN

- NATION :/yerine MİLLET

- NATIONAL CENTER FOR BIOTECHNOLOGY INFORMATION[İng.] değil/yerine/= ULUSAL BİYOTEKNOLOJİ BİLGİ MERKEZİ (NCBİ)

( 1988 yılında Ulusal Sağlık Enstitüsü'nün bir kolu olarak Moleküler Biyoloji Bilgi Araştırma Merkezi olarak kuruldu. Özellikle genetik bilimciler ve moleküler biyologların araştırma yaparken en fazla kullandığı sitelerden biridir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- NATIONAL :/yerine ULUSAL

- NATIVE :/yerine YERLİ

- NATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= NATRON

- NATURAL HISTORY ile DOĞA ARAŞTIRMASI/DOĞANIN BETİMLEYİCİ ARAŞTIRMASI

( DOĞA ARAŞTIRMASI/DOĞANIN BETİMLEYİCİ ARAŞTIRMASI )

- NATURAL NUMBERS[İng.] değil/yerine/= DOĞAL SAYILAR

( 0'dan başlamak üzere sonsuza kadar giden pozitif tam sayılar. N\NN sembolüyle gösterilir. Gösterimi şu şekildedir:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- NATURAL :/yerine DOĞAL


- NATURALISM[İng.] değil/yerine/= NATÜRALİZM

( Her şeyin doğal nedenlerden ve sebeplerden kaynaklandığını, her türlü doğaüstü ve ruhani açıklamaların yanlış olduğunu ya da görmezden gelinebileceğini ileri süren felsefi tutumdur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- NATÜRALİST değil/yerine/= DOĞALCI

- NATÜRALİZM[Fr. < NATURALISME] değil/yerine/= DOĞALCILIK

- NATÜRALİZM değil/yerine/= DOĞALCILIK

- NATURALLY :/yerine DOĞAL OLARAK

- NATURE :/yerine DOĞA

- TABİÎ[Ar.]/NATÜREL[İng. < NATURAL] değil/yerine/= DOĞAL

- NATÜRİST[Fr. < NATÜRISTE] değil/yerine/= DOĞACI

- NATÜRİST değil/yerine/= DOĞACI

- NATÜRİZM[Fr. < NATURISME] değil/yerine/= DOĞACILIK


- NATÜRİZM değil/yerine/= DOĞACILIK

- NATÜRMORT[Fr. < NATURE MORTE] değil/yerine/= ÖLÜ DOĞA

- NAVIER-STOKES EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE NAVIER-STOKES[Fr.] ile/değil/yerine/= NAVİER-STOKES DENKLEMİ

- NAVİGASYON/NAVİGATION[İng.] değil/yerine/= YOL BUL, SEYİR

- NAVİGASYON değil/yerine/= YOL BUL/YOL GÖSTERİCİ

- NAVİGATÖR değil/yerine/= YOLBİL

- NYLON[İng.] / NYLON[Fr.] / NYLON[Alm.] ile/değil/yerine/= NAYLON

- NAZAL değil/yerine/= GENİZCİL

- NAZAR BERKADEM ile BAKIŞLAR, AYAK ÜZERİNE

( BAKIŞLAR AYAK ÜZERİNE )

- NAZAR[Ar.] değil/yerine/= BAKMA, GÖZ ATMA | DÜŞÜNME | GÖZ DEĞME


- NAZARAN/KIYASLA değil/yerine/= GÖRE/ORANLA

- NAZAR-I DİKKAT değil/yerine/= İNCE BAKIŞ

- NAZARÎ değil/yerine/= KURAMSAL

( TEORİK )

- NÂZİK[Ar.] değil/yerine/= İNCELİKLİ

- NAZİRE değil/yerine/= BENZETİLEME

- NAZLANMAK/ŞIMARMAK = BAYLANMAK

- NCD/NONCOMMUNICABLE DISEASE[İng.] değil/yerine/= BULAŞICI OLMAYAN SAYRILIK

- NE ALÂKA/KEL ALÂKA değil/yerine/= NE İLGİSİ VAR/İLGİSİ YOK

- NE BULA?(") ile/değil BULUTSU/NEBULA[İng.]

( O, neyi bulabilir? @@ Uzayda gaz ve toz bulutu. )