Dillerde (Türkçesi Varken...)

Türkçe karşılığı olan sözcükleri/terimleri, kavramları ve farkları dizinler...

- COLLOIDAL PARTICLE[İng.] ile/değil/yerine/= KOLLOİDAL TANECİK

- KOLLOİDAL değil/yerine/= TUTKALSI

- KOLM[İng.] ile/değil/yerine/= KOLM

- COLOPHONIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KOLOFONİK ASİT

- MÉTAL COLLOIDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= KOLOİDAL METAL

- COLOMAL[İng.] ile/değil/yerine/= KOLOMAL

- COLUMN RESOLUTION, R[İng.] ile/değil/yerine/= KOLON AYIRMA GÜCÜ, R

- KOLON[Fr. < COLONNE] ile/değil HOPARLÖR[Fr. < HAUT-PARLEUR < HAUT: Yüksek < Lat. ALTUS(> İt. ALTO) + PARLEUR: Konuşan.(Fr. PAROLE: Söz. > PAROLA: Gizli söz/cük. PALAVRA[< PALABRA])]

( Dikme/sütun. | Katlardaki döşemeleri birbirine bağlayan düşey boru. İLE/DEĞİL Elektrik dalgalarını ses dalgasına çeviren ve gerektiğinde sesi yükseltmeye yarayan aygıt. | Radyo, pikap, teyp vb. araçlarda sesi işitilebilecek duruma getiren aygıt. )

- COLUMN CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= KOLON KROMATOGRAFİSİ

- KOLONİZASYON/COLONIZATION[İng.] değil/yerine/= ÖZDEŞ KÜMELENME


- COLORIMETER[İng.] / COLORIMÉTRE[Fr.] / FARBEN ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= KOLORİMETRE

- COLORIMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= KOLORİMETRİ

- COLORIMETRIC ANALYSIS[İng.] / KOLORIMETRISCHE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOLORİMETRİK ÇÖZÜMLEME/ANALİZ

- COLORIMÉTRIQUE ANALYSE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOLORİMETRİK ÇÖZÜMLEME

- SESSELFORM[Alm.] ile/değil/yerine/= KOLTUK ŞEKLİ

- KOLYE[Fr. < COLLIER] değil/yerine GERDANLIK

( Çoğu değerli taş ve madenlerden ya da altın paradan yapılmış, boyna takılan takı. )

- RAPESEED OIL, COLZA OIL, COLE OIL, RAPE OIL[İng.] / RUBSAMEN OIL, RAPSSAMENOIL[Alm.] ile/değil/yerine/= KOLZA TOHUMU YAĞI

- COMATIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KOMANİK ASİT

- KOMBİNASYON/COMBİNATION[İng.] değil/yerine/= BİRLEŞİM

- KOMBINE/COMBINED[İng.] değil/yerine/= BİRLEŞİK


- KOMBİNE/KOMBİNASYON değil/yerine/= BİRLEŞİK/BİRLEŞİM

- KOMBİNEZON[Fr. COMBINAISON]/KOMBİNASYON[İng. COMBINATION] ile/değil/yerine/= DÜZENLEME | BİRLEŞTİRME

( Kadınların giydikleri kısa ve kolsuz iç çamaşırı. İLE/DEĞİL/YERİNE/= Bir işi başarıya ulaştırmak için alınan önlemler, düzenleme. | Birleştirme. )

- KOMEDYEN değil/yerine/= GÜLDÜRMEN

- KOMİK ile GÜLÜNÇ

- KOMİSYON[Fr., İng.]/SİMSARİYE[Ar.] değil/yerine/= YÜZDE

- KOMİSYONCU/SİMSAR[Ar.] değil/yerine/= ARACI

- KOMİTE değil/yerine/= KURUL

- KOMMOSYO/COMMOTIO[İng.] değil/yerine/= SARSINTI

- KOMOF[İng.] ile/değil/yerine/= KOMOF

- KOMORBİDİTE/COMORBIDITY[İng.] değil/yerine/= EŞSAYRILIK


- KOMPAKSİYON/COMPACTION[İng.] değil/yerine/= KİLITLENME | TAKILMA

- KOMPAKT/COMPACT[İng.] değil/yerine/= SIKI | YOĞUN

- KOMPANSASYON/COMPENSATION[İng.] değil/yerine/= ÖDÜNLEME | DENGELEME

- KOMPANSATUVAR/COMPENSATORY[İng.] değil/yerine/= ÖDÜNLEYİCİ | DENGELEYİCİ

- KOMPANSE/COMPENSATED[İng.] ile/>< DEKOMPANSE/DECOMPENSATED[İng.]

( Ödünlenmiş. | Dengelenmiş. @@ Dengelenememiş. | Dağılmış. )

- KOMPARATİF/COMPARATIVE[İng.] değil/yerine/= KARŞILAŞTIRMALI

- KOMPARTIMAN/COMPARTMENT[İng.] değil/yerine/= ODACIK | BÖLÜM

- KOMPETAN[Fr./İng. < COMPETENT]["KOMPEDAN" değil!] değil/yerine/= UZMAN, YETKİN

- KOMPETİTİF[Fr. < COMPÉTITIF] değil/yerine/= REKABETÇİ

- KOMPETİTİF/COMPETITIVE[İng.] değil/yerine/= YARIŞMALI


- COMPLEX ACID[İng.] / ACID COMPLEXE[Fr.] / KOMPLEXE SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPLEKS ASİT

- COMPLEX COMPOUND[İng.] / COMPOSÉ COMPLEXE[Fr.] / KOMPLEXVERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPLEKS BİLEŞİK

- COMPLEX ION[İng.] / ION COMPLEXE[Fr.] / COMPLEX-ION[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPLEKS İYON

- COMPLEX FORMATION[İng.] / KOMPLEX BILDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPLEKS OLUŞUMU

- KOMPLEKS ile KARMAŞA/KARMAŞIK

- KOMPLEKS/COMPLEX[İng.] değil/yerine/= KARMAŞIK | BİRLEŞİM | KARMAŞA

- COMPLEXIMETRY, COMPLEXOMETRI[İng.] / COMPLEXOMETRY[Fr.] / KOMPLEXOMETRI[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPLEKSİMETRİ

- KOMPLEKSİTE/COMPLEXITY[İng.] değil/yerine/= KARMAŞIKLIK

- COMPLEXING AGENT[İng.] / AGENT COMPLEXANT[Fr.] / ABSCHEIDEMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPLEKSLEŞTİRİCİ

- KOMPLEKSLİ değil/yerine/= ALINGAN


- COMPLEXON[İng.] / KOMPLEXON[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPLEKSON

- KOMPLET/COMPLETE[İng.] değil/yerine/= TAM

- KOMPLİKASYON/COMPLICATION[İng.] değil/yerine/= ART SORUN

- KOMPLİKASYON[Fr. < COMPLICATION] değil/yerine/= KARMAŞIKLIK

- KOMPLİKASYON/İHTİLAT değil/yerine/= KARMAŞIKLIK

- KOMPLİKE/COMPLICATED[İng.] değil/yerine/= KARMAŞIK

- KOMPLİKE[Fr. < COMPLIQUÉ] değil/yerine/= KARMAŞIK

- KOMPLİKE[Fr. < COMPLIQUE] yerine KARMAŞIK

- KOMPLİMAN[Fr. < COMPLIMENT]/İLTİFAT[Ar.] değil/yerine/= İNCELİK

( Gönül okşayıcı, hoşa giden söz. | Koltuklama. )

- KOMPLİYANS/COMPLIANCE[İng.] değil/yerine/= UYUNÇ


- KOMPLO/TERTİP[Ar.] değil/yerine/= KURMACA

- KOMPONENT/COMPONENT[İng.] değil/yerine/= ÖGE, BİLEŞEN

- KOMPOZİSYON/COMPOSITION[İng.] değil/yerine/= BİLEŞİM

- KOMPOZİT/COMPOSITE[İng.] değil/yerine/= BİLEŞİK

- KOMPRADOR[Fr. < COMPRADOR] değil/yerine/= ARACI

( Aracı. | Çok zengin kişi. | Uzak Doğu ülkelerinde yabancı ortaklıklar hesabına iş sözleşmesi yapan yerli aracı. )

- KOMPRADOR[Fr. < COMPRADOR] değil/yerine/= İŞBİRLİKÇİ

- COMPRAL[İng.] ile/değil/yerine/= KOMPRAL

- KOMPRES/COMPRESS[İng.] değil/yerine/= BASKIT

- KOMPRESÖR/COMPRESSOR[İng.] değil/yerine/= SIKIŞTIRICI

- KOMPRESYON/COMPRESSION[İng.] değil/yerine/= BASI


- KOMPRIMEV COMPRIME[İng.] değil/yerine/= HAP

- COMPTON-MESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPTON ÖLÇERİ

- KOMPÜLSİF/COMPULSIVE[İng.] değil/yerine/= ZORLANTILI

- KOMPÜLSİYON/COMPULSION[İng.] değil/yerine/= ZORLANTI

- KOMÜNİKAN/COMMUNICANT[İng.] değil/yerine/= BAĞLANTILI

- KOMÜNİKASYON/COMMUNICATION[İng.] değil/yerine/= İLETİŞİM

- KOMÜNİKASYON değil/yerine/= İLETİŞİM

- KOMÜNİZM = COMMUNISM[İng.] = COMMUNISME[Fr.] = KOMMUNISMUS[Alm.] = COMMUNIS:ORTAK[Lat.] = COMUNISMO[İsp.]

- COAL TAR[İng.] / GOUDRON DE HOUILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÖMÜR KATRANI

- COAL OIL[İng.] ile/değil/yerine/= KÖMÜR YAĞI


- COAL[İng.] / CHARBON, HOVILLE[Fr.] / KOHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÖMÜR

- KOMÜTATÖR[Fr. < COMMUTATEUR] değil/yerine/= ÇEVİRGEÇ/ANAHTAR

- KON(N)EKTÖR[Fr. < CONNECTEUR] değil/yerine/= BAĞLAYICI

( Demir yollarında fren kumanda kollarını dingilin üzerine bağlayan ve iki ucunda da kumanda kolunun girmesine uygun deliği bulunan parça ya da düzen. )

- CONALBUMIN[İng.] ile/değil/yerine/= KONALBUMİN

- CONARACHIN[İng.] ile/değil/yerine/= KONARAŞİN

- KONDANSASYON/CONDENSATION[İng.] değil/yerine/= YOĞUNLAŞMA

- KONDANSATÖR[İng. CAPACITOR] ile/||/<> KAPASİTÖR[İng. CAPACITOR]

( Elektrik enerjisini elektrik alanı biçiminde depolayabilen iki iletken plaka arasına yalıtkan bir madde (dielektrik) yerleştirilerek oluşturulan elektronik bileşen. Geçici olarak elektrik yükü depolama kapasitesine sahiptir ve bu özellikten dolayı devrelerde enerji depolama, filtreleme ve zamanlama gibi çeşitli amaçlar için kullanılır. Kondansatörün birimi faraddır (F) ve kapasite değeri (C) ile ölçülür. @@ Birbirine yakın ve yalıtılmış iki iletkenden oluşan, elektrik enerjisini depolamak için kullanılan bir devre elemanıdır. Kondansatör olarak da bilinir. Kondansatörlerin basit bir örneği, paralel plakalı kondansatördür. İletkenlerden birinde toplam yükü +Q olan pozitif yükler, diğerinde ise toplam yükü -Q olan negatif yükler birikirse bu kondansatörün yükünün Q olduğunu söyleriz.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KONDANSATÖR[Fr.] değil/yerine/= YOĞUNLAÇ

( İçinde, akımsız elektrik yükü biriktirilen aygıt. )

- KONDANSATÖR/MEKSEFE değil/yerine/= YOĞUNLAÇ

- KONDANSÖR değil/yerine/= YOĞUŞTURUCU


- KONDISYON/CONDİTION[İng.] değil/yerine/= DURUM | KOŞUL

- KONDİSYON[Fr./ing. < CONDITION]/ŞART[Ar.] değil/yerine/= KOŞUL

- KONDISYONEL/CONDİTIONAL[İng.] değil/yerine/= KOŞULLU

- KONDRÜL[İng. CHONDRULE] ile/||/<> AKONDRİT[İng. ACHONDRITE]

( Çoğunlukla gök taşlarında bulunabilecek, boyutları milimetrenin de altında olan ve bazı gök taşlarının %80’lik kısmını oluşturan küçük küresel objeler. Kondrüller, Güneş sistemimizin en eski materyallerinden olan kalsiyum ve alüminyum bakımından oldukça zengin. Genellikle taş gezegenler ve gök taşları, kondrüllerden oluşmuş. Bu yüzden kondrüllerin nasıl oluştuğunu anlarsak Güneş sisteminde onun sayesinde oluşmuş gezegenleri ve gök taşlarını anlamamız kolaylaşır. Kondrüllerin Güneş sisteminde düşük yer çekiminde eriyip katılaşması sonucu oluştuğu neredeyse 200 yıldır bilinmekte. Fakat oluşumlarının koşullarını ve önemlerini hâlâ tam anlamıyla bilmediğimiz için anlamamız zorlaşıyor. Bilmememizin nedeni de kondrüllerin oluşumlarının bilimde büyük bir tartışma konusu olması. Önerilen teoriler birbiriyle çelişkili. Büyük oranda kabul edilen teori, 4.56 milyar yıl önce oluştukları. @@ İçinde kondrül barındırmayan, taş grubundan bir gök taşıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KONDÜKTÖR değil/yerine/= KILAVUZ

- KONDÜVİT/CONDUİT[İng.] değil/yerine/= YAPAY-BİYOLOJİK YOL

- KONEL[İng.] ile/değil/yerine/= KONEL

- KONFERANS[Fr./İng. < CONFERENCE] değil/yerine/= KONUŞMA/KONUŞTAY

- KONFİGÜRASYON/CONFİGURATION[İng.] değil/yerine/= BİÇİM | DİZİLENİM

- CONFIGURATION[İng.] / CONFIGURATION[Fr.] / GESTALTUNG, STRUCTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= KONFİGURASYON


- KONFİRMASYON/CONFİRMATION[İng.] değil/yerine/= DOĞRULAMA

- KONFLİKT/CONFLICT[İng.] değil/yerine/= ÇATIŞMA

- KONFOBÜLASYON/CONFABULATION[İng.] değil/yerine/= MASALLAMA

- KONFOR[İng. < COMFORT] değil/yerine/= GÖNENCE

- KONFRONTASYON/CONFRONTATION[İng.] değil/yerine/= YÜZLES¸TİRME

- KONFÜZYON/CONFUSION[İng.] değil/yerine/= BİLİNÇ BULANIKLIĞI

- KONGLOMERA[Fr. < CONGLOMERAT] değil/yerine/= YIĞIŞIM

- ROUGE CONGO[Fr.] / KONGOROT[Alm.] ile/değil/yerine/= KONGO KIRMIZISI

- KONGRE[Fr. < CONGRES] değil/yerine/= KURULTAY

- KONGRÜENS değil/yerine/= EŞLEŞİM


- CONIFERINÉ[Fr.] / CONIFERIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KONİFERİN

- KONIGRAVIMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KONİGRAVİMETRE

- KONİK/CONIC değil/yerine/= SÜĞÜRÜ

- MAHRÛTÎ RAKKAS[Osm.] / CONICAL PENDULUM[İng.] / PENDULE CONIQUE[Fr.] / KONISCHES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KONİK SARKAÇ

- KONİZASYON/CONIZATION[İng.] değil/yerine/= KONİK KESİM

- KONJENITAL/CONGENITAL[İng.] değil/yerine/= DOĞUŞTAN

- CONGRUENT[İng.] ile/değil/yerine/= KONJENİTAL

- KONJENİTAL/CONGENITAL[İng.] değil/yerine/= DOĞUŞTAN

( Doğuştan olan sayrılıklar. )

- KONJESTİF/CONGESTIVE[İng.] değil/yerine/= GÖLLENDİRICİ

- KONJESTİYON/CONGESTION[İng.] değil/yerine/= GÖLLENME


- KONJONKTİVİTE değil/yerine/= GÖZ YANGISI

- KONJONKTÜR değil/yerine/= TOPLU DURUM/GEÇERLİ DURUM

- KONJUGASYON[İng. CONJUGATION] ile/||/<> F FAKTÖRÜ (DÖLLEME FAKTÖRÜ)[İng. F FACTOR (FERTILITY FACTOR)] ile/||/<> F- (EKSİ) SUŞ[İng. F- (MINUS) STRAIN] ile/||/<> F' (F-ÜSSÜ) FAKTÖRÜ[İng. F-PRIME FACTOR] ile/||/<> F+ (ARTI) SUŞ[İng. F+ (PLUS) STRAIN]

( Tek gözeli organizmalarda, tamamlayıcı cinsiyetler arasında geçici göze teması ve Paramecium aurelia'da olduğu gibi genetik malzeme değişimi ya da bakterideki gibi tek yönlü gen transferi. @@ Bakterilerde eşey etmeni olarak rol oynayan transfer edilebilen plazmittir. Çift iplikli ve çembersel yapıda olup yaklaşık olarak 94000 baz uzunluğundadır. Konjugasyon ve kromozomal gen transferleri, F etmeni taşıyan F+ bakteri ile F etmeni taşımayan F- bakterinin yan yana gelip alıcı gözeye F faktörünün aktarılmasıyla gerçekleşir. @@ F etmeni içermeyen suştur.Konjugasyon esnasında "alıcı" olan E. coli suşu F etmeni içermez. @@ F etmeni yalnızca konjugasyonla ilgili genleri içerirken, buna ek olarak bakteri genomuna ait parçalar da içeren plazmit F' (F-prime) etmeni olarak tanımlanır. @@ F etmeni içeren suştur.Konjugasyon esnasında "verici" olan E. coli suşu F etmeni içerir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- CONJUGAISON[Fr.] / KONJUGATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KONJUGASYON

- CONGRUENT ACIDS AND BASES[İng.] / ACIDE CONJUGUÉE[Fr.] / KONJUGIERTE SÄUREN UND BASE[Alm.] ile/değil/yerine/= KONJUGE ASİT VE BAZLAR

- CONGRUENT ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KONJUGE ASİT

- CONGRUENT BASE[İng.] ile/değil/yerine/= KONJUGE BAZ

- CONJUGATED DOUBLE BONDS[İng.] / LIAISONS DOUBLES CONJUGUÉES[Fr.] / KONJUGIERTE DOPPELBINDUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KONJUGE ÇİFT BAĞLAR

- KONKASÖR değil/yerine/= TAŞKIRAN

- CONCAVE[İng.] ile/değil/yerine/= KONKAV


- KONKLAV ile PAPA SEÇİM KURULU

( Yeni bir Papa seçmek için toplanmış kardinaller meclisi. )

- KONKOMITAN/CONCOMITANT[İng.] değil/yerine/= EŞLİK EDEN

- KONKORDAN/CONCORDANT[İng.] değil/yerine/= UYUMLU

- KONKORDANS/CONCORDANCE[İng.] değil/yerine/= UYUMLULUK

- KONKUR[Fr. < CONCOURS] değil/yerine/= YARIŞMA

- KONKÜZYON/CONCUSSION[İng.] değil/yerine/= SARSINTI

- KONNEKSİYON/CONNECTION[İng.] değil/yerine/= BAĞLANTI

- KONNEKTİF DOKU/CONNECTIVE TISSUE[İng.] değil/yerine/= BAĞ DOKUSU

- KONNEKTÖR/CONNECTOR[İng.] değil/yerine/= BAĞLAYICI, BAĞLANTI (DONANIM)

- KONSANTRASYON[İng. CONCENTRATION] ile/||/<> AŞIRI METAL BİRİKTİRİCİLER[İng. METAL HYPERACCUMULATORS] ile/||/<> DERİŞİM[İng. CONCENTRATION] ile/||/<> DİFÜZYON[İng. DIFFUSION] ile/||/<> HİPOTONİK[İng. HYPOTONIC]

( Bir ortamda bulunan belirli bir maddenin kütle ya da hacminin içinde bulunduğu ortamın kütle ya da hacmine oranı. "Derişim" olarak da bilinir. @@ Öldürücü konsantrasyonlardaki toksik elementleri çevrelerinden tedarik ederek dokularında aktif halde depolayan bitkiler. @@ Konsantrasyon. Bir ortamda bulunan belirli bir maddenin kütle ya da hacminin içinde bulunduğu ortamın kütle ya da hacmine oranıdır. @@ Maddelerin daha yüksek konsantrasyonlu ortamdan düşük konsantrasyonlu ortama doğru yayılmasına verilen addır. Difüzyona neden olan yoğunluk farkı olduğu için iki ortamdaki yoğunluk eşitlenene kadar difüzyon geçişi devam eder. Difüzyon, maddenin bütün hallerinde farklı hızda ve özellikte görülmektedir. Difüzyon, kolaylaştırılmış difüzyon ve basit difüzyon olarak ikiye ayrılır. @@ Hücrenin bulunduğu ortamın konsantrasyonunun kendisinden düşük olması. Yunanca "arasında, az ve altında" anlamına gelen "hypo" ile "gerilebilen" anlamına gelen "tonikos" kelimelerinden gelmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KONSANTRASYON/CONCENTRATION[İng.] değil/yerine/= GÖZEÇLENME/YOĞUNLAŞMA/DERİŞİM

- TEKASÜFİYET[Osm.] ile/değil/yerine/= KONSANTRASYON

- KONSANTRATÖR/CONCENTRATOR[İng.] değil/yerine/= YOĞUNLAŞTIRICI

- KONSANTRE/CONCENTRATED[İng.] değil/yerine/= YOĞUNLAŞMIŞ | DERİŞİK

- TO CONCENTRATE[İng.] ile/değil/yerine/= KONSANTRE ETMEK

- KONSANTRİK/CONCENTRIC[İng.] değil/yerine/= EŞMERKEZLİ

- KONSENSÜS/CONSENSUS[İng.] değil/yerine/= UZLAŞMA, | OYDAŞMA

- KONSENSUS[KONSENSÜS değil!] değil/yerine/= UZLAŞIM

- KONSENT/CONSENT[İng.] değil/yerine/= ONAM

- KONSEPT/CONCEPT[İng.] değil/yerine/= KAVRAM


- KONSEPT[İng. < CONCEPT] değil/yerine/= KAVRAM

- KONSER SALONU değil/yerine/= DİNLETEY

- KONSER[İng. < CONCERT] değil/yerine/= DİNLETİ

- KONSERSİYUM değil/yerine/= YARDIM YÜRÜTÜM BİRLİĞİ

- KONSERVATİF TEDAVİ/CONSERVATIVE THERAPY[İng.] değil/yerine/= MUHAFAZAKÂR SAĞALTIM

- MUHAFAZAKÂR[Ar.]/KONSERVATİF/CONSERVATIVE[İng./Fr.] değil/yerine/= | TUTUCU

- KONSERVATUVAR değil/yerine/= KORUNTAY

- HEYET[Ar.]/COUNCIL[İng.]/KONSEY[Fr. < CONSEIL] değil/yerine/= KURUL

- KONSOL[Fr. < CONSOLE] değil/yerine/= DOLAP

( Duvar kenarına yerleştirilen, üstüne ayna ve başka süs eşyası konulan, çekmeceli, dolaplı mobilya. | Yalnız bir yanındaki dayanak tarafından taşınan, öteki bölümleri boşlukta olan yatay yapı ögesi. )

- KONSOLIDASYON/CONSOLIDATION[İng.] değil/yerine/= PEKİŞME | KATILAŞMA | BÜTÜNLEŞTİRME


- KONSOLİDASYON[İng. < CONSOLIDATION] değil/yerine/= SAĞLAMLAŞTIRMA | BÜTÜNLEŞME

( Borçlanmaların uzun süreli(vadeli) borç durumuna getirilmesi. )

- KONSOLİDE[Fr. < CONSOLIDE] değil/yerine/= VADESİ UZATILAN BORÇ

- KONSOLİDE değil/yerine/= DESTEKLİ

- KONSORSİYUM[Fr. < CONSORTIUM] değil/yerine/= KURULUŞLAR/ŞİRKETLER BİRLİĞİ

- KONSTANT/CONSTANT[İng.] değil/yerine/= SABİTE

- CONSTANTAN[İng.] ile/değil/yerine/= KONSTANTAN

- KONSTANTRE[Fr. < CONSANTRÉ] değil/yerine/= YOĞUN, DERİŞİK

- KONSTİTÜSYONEL/CONSTİTUTIONAL[İng.] değil/yerine/= YAPISAL, BÜNYESEL

- KONSTRİKSİYON/CONSTRICTION[İng.] değil/yerine/= BÜZÜLME

- KONSTRİKTİF/CONSTRICTIVE[İng.] değil/yerine/= KISITLAYICI, DARALTICI


- KONSTRİKTÖR/CONSTRICTOR[İng.] değil/yerine/= DARALTAN

- KONSTRÜKTİVİZM[Fr. < CONSTRUCTIVISME] değil/yerine/= KURMACILIK

( Resim ve heykelde, yapıtı, geometrik öğeleri ile kurmayı temel alan anlayış. )

- KONSÜLTAN/CONSULTANT[İng.] değil/yerine/= DANIŞMAN

- KONSÜLTASYON/CONSULTATION[İng.] değil/yerine/= DANIŞIM

- KONSÜLTASYON[Fr./İng. < CONSULTATION]/KONSULTO[İt. < CONSULTO] değil/yerine/= DANIŞIM/DANIŞMA

- KONSÜLTASYON değil/yerine/= TANI GÖRÜŞÜMÜ

- KONTAMINASYON/CONTAMINATION[İng.] değil/yerine/= BULAŞMA

- KONTAMINE/CONTAMINATED[İng.] değil/yerine/= BULAŞMIŞ

- KONTEKS/T değil/yerine/= BAĞLAM

- KONTENJAN[Fr. < CONTINGENT] değil/yerine/= AYRILAN YER

( Bir yükümlülük ya da yararlanma işinde, o işin kapsamına girenlerin oluşturduğu belirli sayıdaki topluluk. | Bir kuruluşun ya da bir kimsenin seçip almakta yararlanabileceği sayı miktarı. | Bir malın, alım satım ya da dağıtım işinde, ilgililerin her birine düşen pay oranı. )

- KONTEYNER değil/yerine/= TAŞIMALIK

- KONTİNÜ/CONTINUOUS[İng.] değil/yerine/= SÜREKLİ | KESİNTISİZ

- KONTÖR yerine SAYAÇ

- KONTRAKSİYON/CONTRACTION[İng.] değil/yerine/= KASILMA

- KONTRAKSİYON[İng. CONTRACTION] ile/||/<> KONTRAKTİLİTE[İng. CONTRACTILITY] ile/||/<> KONTROL ÇAPRAZLAMASI[İng. TEST CROSS] ile/||/<> KONTROL GRUBU[İng. CONTROL GROUP]

( Kasın istemli ya da istemsiz kasılması durumu.[1] @@ Kontraktilite (kasılabilirlik), özellikle kasların ya da benzer aktif biyolojik dokunun kendi kendine kasılma yeteneğini ifade eder. @@ Fenotipi bilinen, fakat genotipi bilinmeyen bir bireyin genotipini bulmak amacıyla yapılan çaprazlama yöntemi. Bu yöntem için fenotipi bilinen fakat genotipi bilinmeyen bir canlı ile homozigot çekinik bir birey çaprazlanır. Bu çaprazlama sonucunda oluşan bireylere bakılarak genotipi bilinmeyen bireyin genotipi belirlenir. @@ Kıyaslama yapılmasını sağlayan bir referans grubu. Bir deney içerisinde, deney grubunun etkilendiği tüm değişkenlerden biri hariç her birine tabi olan grup. Bu tek hariç olan etken, deneyin sonucunda araştırılan şeyin nedeni olması beklenen unsur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KONTRAKTIL/CONTRACTILE[İng.] değil/yerine/= KASILABİLİR

- KONTRAKTILITE/CONTRACTILITY[İng.] değil/yerine/= KASILABİLİRLİK

- KONTRAKTÜR/CONTRACTURE[İng.] değil/yerine/= BÜZÜLÜ KALIM

- KONTRALATERAL/CONTRALATERAL[İng.] değil/yerine/= KARŞI YAN

- KONTRAST/CONTRAST[İng.] değil/yerine/= KARŞIT


- KONTRAST MADDE/CONTRAST MEDIA[İng.] değil/yerine/= GÖRÜNTÜVERİR NESNE

- KONTRAST/ZIDDİYET değil/yerine/= KARŞITLIK

- KONTRAT[Fr. < CONTRAT] değil/yerine/= SÖZLEŞME

- KONTRENDİKASYON/CONTRAINDICATION[İng.] değil/yerine/= KULLANIM SAKINCASI

- KONTRENDİKE/CONTRAINDICATED[İng.] değil/yerine/= KULLANIM SAKINCALI

- KONTROL ETMEK/TEFTİŞ ETMEK değil/yerine/= DENETİM/DENETLEMEK

- KONTROL LİSTESİ/CHECKLIST CHECKLIST değil/yerine/= DENETLEME DİZİNİ

- KONTROLÖR/MURÂKIP değil/yerine/= DENETÇİ

- KONTROLÖR[Fr. < CONTROLEUR] değil/yerine/= DENETÇİ

- KONTRPULSASYON/COUNTERPULSATION[İng.] değil/yerine/= KARŞI VURUM


- KONTRTRANSFERANS/COUNTERTRANSFERENCE[İng.] değil/yerine/= KARS¸I AKTARIM

- KONTUR/CONTOUR[İng.] değil/yerine/= SINIR (ORGAN, TÜMÖR, VB.)

- KONTÜZYON/CONTUSION[İng.] değil/yerine/= FİZİKSEL ÖRSELENME

- PLACE ISOMERISM[İng.] ile/değil/yerine/= KONUM İZOMERİ

- KONVALESANS/CONVALESCENCE[İng.] değil/yerine/= TOPARLANMA

- KONVANSİYON[Fr./İng. < CONVENTION] değil/yerine/= ANTLAŞMA

( Antlaşma. | Bir anayasa yapmak ya da bir anayasayı değiştirmek için toplanan olağanüstü geçici meclis. )

- KONVANSİYONEL[İng. < CONVENTIONAL | Fr. < CONVENTIONNEL] değil/yerine/= GELENEKSEL | ALIŞILMIŞ

- CONVECTION CURRENT[İng.] / COURANT DE CONVECTION[Fr.] ile/değil/yerine/= KONVEKSİYON AKIMI

- KONVEKSİYON/CONVECTION[İng.] değil/yerine/= ISI YAYIMI/ISIYAYIM

( Devinen nesnelerle belirli nicelikte ısının taşınması olayı, iletim. )

- KONVEKTÖR değil/yerine/= ISIYAYAR

( Bir akışkanda, ısıyı her tarafa eşit olarak yaymaya yarayan aygıt. )

- KONVERJANS/CONVERGENCE[İng.] değil/yerine/= TOPLANMA, | YAKINSAMA

- KONVÜLZİYON/CONVULSION[İng.] değil/yerine/= HAVALE

- KOOPERASYON/COOPERATION[İng.] değil/yerine/= İŞBİRLİĞİ

- KOOPERE/COOPERATED[İng.] değil/yerine/= İLETİŞİM KURULABİLEN, İŞBİRLİĞİ YAPABİLEN

- COORDINATION COMPOUND[İng.] / COMPOSE DÉ COORDINATION[Fr.] / KOORDINATIONS VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KOORDİNASYON BİLEŞİĞİ

- KOORDİNASYON/COORDİNATION[İng.] değil/yerine/= EŞGÜDÜM

- COORDINATION NUMBER[İng.] / INDICE DE COORDINATION[Fr.] / KOORDINATIONSZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= KOORDİNASYON SAYISI

- KOORDİNASYON[İng./Fr. COORDINATION] değil/yerine/= DÜZENLEME/EŞGÜDÜM

- COORDONNÉES[Fr.] ile/değil/yerine/= KOORDİNATLAR

- KOORDİNATÖR/COORDİNATOR[İng.] değil/yerine/= EŞGÜDER, EŞGÜDÜMCÜ


- KOORDİNE ETMEK değil/yerine/= EŞGÜDÜMLEMEK

- KOORDİNE değil/yerine/= EŞGÜDÜMLÜ

- KOORDİNE[Fr. < COORDINNE] değil/yerine/= EŞGÜDÜMLÜ

- KOPİ PEYST[İng. < COPY PASTE] değil/yerine/= KOPYALA YAPIŞTIR

- COPOLYMER[İng.] / COPOLYMÉRE[Fr.] / COPOLIMER, MISCHPOLIMERISAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KOPOLİMER

- FOAM, LATHER[İng.] / MOUSSE[Fr.] / SCHALE, KRUSTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÖPÜK, SABUN KÖPÜĞÜ

- KOPYA[İng. < COPY]/NÜSHA[Ar.] değil/yerine/= EŞLEM

- KOPYA değil/yerine EŞLEM

- KOPYA değil/yerine/= EŞLEME

- KOPYALAMA[İng. REPLICATION] ile/||/<> PRİMER (ÖNCÜL)[İng. PRIMER] ile/||/<> TEKRARLAYAN DNA[İng. REPETITIVE DNA]

( Var olan DNA molekülünün bir kopyasını yapma. @@ DNA sentezinin başlamasını sağlayan nükleik asit dizisidir. Polimerin "3' ucu"na DNA polimeraz bağlanır ve tepkimeleri (DNA kopyalama/replikasyonu) başlatır. @@ Kromozom DNA'sının anlamı olmayan DNA zinciri parçalarıdır. Normalde herhangi bir işlevleri yoktur; ama kromozoma başlık oluşturarak (capping) kopyalamanın ardından gerçekleşebilecek genetik bilgi kayıplarını önler (çünkü dizinin 3' sonunda bir sarkıntı oluşuma neden olur). Tekrarlayan dizinler DNA zincirinin herhangi bir yerinde görülebilir.İnsan genomunun %20'si tekrarlayan DNA dizinlerinden oluşur. DNA zincirnin sonunda tekrarlayan dizilere telomer denir. DNA kopyalanırken zincirin son kısımları kopyalanamaz ve bu nedenle telomerler kısalır. Yaşlılığın ve ölümün bundan kaynaklandığı düşünülmektedir. Hücresel aktivitelerde görevli olmadıkları için işlevsel bir kayıp oluşmaz.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KÖR NOKTA[İng. BLIND SPOT] ile/||/<> OPTİK[İng. OPTICS]

( Her bir gözün görme alanı içinde retinada optik diske (göz sinir başları) denk gelen küçük alan. Bu alanda fotoreseptör bulunmadığından bu alanda görüntü algılaması yapılamaz. @@ Işık özelliklerini, hareketlerini, ışığın ölçümünü, sınıflandırılmasını ve ışığın etkileşimini inceleyen fiziğin alt dalı. Günlük hayatta ve teknolojide sıklıkla yararlanılan optik, gözle görülebilen ışık dalgalarının yanı sıra gözle görülemeyen kızılötesi ve morötesi ışık dalgalarının hareketlerini incelemektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KORDALILAR[İng. CHORDATES] ile/||/<> NOTOKORD[İng. NOTOCHORD] ile/||/<> PROTOKORDATA[İng. PROTOCHORDATA]

( Gelişimlerinin bir kısmında notokord bulunduran canlılar. Notokord, tamamen geliştiğinde vücut boyunca uzanan bir çubuktur. Vücudunu sertleştirir ve hareket esnasında destek görevi görür. Tüm kordalılar omurgalı değil. @@ Embriyonik mezodermde oluşan ve omurgalı embriyoların ön-arka yönünü sağlayan sopa biçiminde uzantı. Aynı zamanda sinir sistemi, iskelet ve çoğu kasın oluşumunu başlatır. @@ Kordalılar şubesinin yarım kordalılar, gömlekliler ve başı kordalılar alt şubelerini içeren bölümüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KORDON[Fr. < CORDON] ile/ve/||/<> KABLO[Fr. < CABLEAU]

( Genellikle ipekten yapılmış kalın ip. | Saat, madalyon vb.ni asmaya yarayan ince zincir. | İnce tellerden örülen ve özellikle ütü, ızgara vb. ev araçlarında kullanılan elektrik kablosu. | İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar ya da mobilya süsü. | Teneke ve çinko nesnelerin üstüne süs yapmak için kullanılan araç. İLE/VE/||/<> Elektrik akımı iletiminde kullanılan ve yalıtkan bir nesne ile sarılı bulunan metal tel. )

- KORELASYON[Fr. < CORRELATION]["KOLERASYON" değil!] değil/yerine/= BAĞINTI

( Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. | Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık. | İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme. | İki ya da daha fazla değişken arasındaki bağıntı. | Görelilik. | İki ya da daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık ya da eşitlik. )

- KORELE/CORRELATED[İng.] değil/yerine/= BAĞINTILI

- KÖRELMİŞ ORGANLAR[İng. VESTIGIAL ORGANS] ile/||/<> KÖRELMİŞ YAPILAR[İng. VESTIGIAL STRUCTURES]

( Yakın akraba türlerde tam işlevli biçimde bulunan, ancak diğer akrabalarda artık bu işlevini yitirmiş ya da kısmen kaybetmiş olan organlar. @@ Yakın akraba türlerde tam işlevli biçimde bulunan, ancak diğer akrabalarda artık bu işlevini yitirmiş ya da kısmen kaybetmiş olan yapılar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KORESIN[İng.] ile/değil/yerine/= KORESİN

- KORİDOR[İng./Fr. < CORRIDOR] değil/yerine/= ARALIK/GEÇENEK

- KORİDOR değil/yerine GEÇENEK

- KORİST değil/yerine/= KÜMEKÇİ


- KORKTEKS[Fr. < CORTEX] değil/yerine/= KABUK, DIŞ KATMAN

- KORKU = FEAR[İng.] = CRAINTE[Fr.] = FURCHT[Alm.] = METUS[Lat.]

- KORKU ile/ve/> ÜRKÜ/PANİK[Yun.]

- KORKUNÇ/MÜHEVVİL[Ar. < HEVL] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İLGİNÇ

- KÖRLÜK ile/||/<> AMAROZİS

( ... İLE/||/<> Sinirsel körlük. | Fugaks geçici körlük. )

- KORNEA[İng. CORNEA] ile/||/<> GÖZ SIVISI[İng. AQUEOUS HUMOR] ile/||/<> GÖZ SÜMÜKSEL ZARI[İng. CONJUNCTIVA] ile/||/<> İRİS[İng. IRIS]

( Gözün ön kısmını kaplayan ve yaklaşık 12 milimetre olan şeffaf zar. Kenarları dışında kan damarı içermez, ancak sinirler bulundurur ve temasa karşı oldukça hassastır. @@ Aqueous humor siliyer uzantılar tarafından, kan sıvısının süzülmesiyle oluşur. Kornea ve iris arasındaki boşluğu doldurur ince, sulu bir sıvıdır. Bu sıvı göz içi basıncını oluşturur, kornea ve lensini besler ve göze şeklini verir. @@ Göz kapaklarının iç kısmını ve göz küresinin kornea dışındaki ön kısmını örten mukozal bir yapıdır. Kısımları şöyle ayrılır; Palpebral konjuktiva göz kapaklarının iç yüzeyini kaplar, oküler (bulbar) konjuktiva da gözün ön tarafında bulunur ve forniks konjoktiva kendi üzerine kıvrılarak oluşmuş bir tabakadır. @@ Gözbebeğini çevreleyen ve göze rengini veren kaslı bölge. Lensin önünde ve korneanın arkasında bulunur. İriste bulunan kaslar, gözbebeğinin boyutunu kontrol eder ve retinaya ne kadar ışığın ulaşacağını ayarlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KORNEA[Lat.] değil/yerine/= SAYDAM TABAKA

- KORNER[İng. < CORNER] değil/yerine/= KÖŞE | KÖŞE ATIŞI

- KORNERUPINE[İng.] ile/değil/yerine/= KORNERUPİN

- KORO değil/yerine/= KÜMEK