Dillerde (Türkçesi Varken...)

Türkçe karşılığı olan sözcükleri/terimleri, kavramları ve farkları dizinler...

- SAKE :/yerine HATIRINA

- SAKİL[Ar.]["SAKİR" değil!] değil/yerine/= AĞIR | KABA

( Ağır. | Sıkıntı veren, sıkıntılı. | Çirkin, kaba. | Türk müziğinde bir usûl. )

- SAKÎM[Ar. < SAKAMET] değil/yerine/= BOZUK/YANLIŞ/EKSİK

( Hasta, hastalıklı. | Yanlış. | Rivâyeti doğru, sağlam olmayan hadîs. )

- MAHFUZİYET[Osm.] / ERGUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= SAKIM

- SAKİN değil/yerine/= DİNGİN

- SAKİN değil/yerine/= DİNGİN/DURGUN

- SAKİNLEŞMEK[Ar.] değil/yerine/= DİNGİNLEŞMEK/DURGUNLAŞMAK/DURULMAK/YATIŞMAK

- SAKİN/MUKİM/MÜTEMEKKİN[Ar.] değil/yerine/= OTURAN/OTURGAN/YERLEŞİK

- SACCHARIDE[İng.] / SACCHARATE[Fr.] / SACCHARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SAKKARAT, SAKKARİT

- SACCHARIFICATION[Fr.] / VERZUCKERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAKKARİFİKASYON


- SACCHARIC ACID[İng.] / ACID SACCHARIQUE[Fr.] / SACCHARINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SAKKARİK ASİT

- SACHARIMETRY[İng.] / SACCHARIMÉTRIE[Fr.] / ZUCKERMESSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAKKARİMETRİ

- SACCHARIN, SACCHARINE[İng.] / SACCHARINE[Fr.] / SACCHARIN, O-BENZOESÄURESULFIMID[Alm.] ile/değil/yerine/= SAKKARİN

- SACCHARIFICATION, SACCHARIFY[İng.] / SACCHARIFIER[Fr.] / VERZUCKERN[Alm.] ile/değil/yerine/= SAKKARİTLEŞTİRME

- SACCHAROBIOSE[İng.] ile/değil/yerine/= SAKKAROBİYOZ

- SACCHAROMETER, SACHARIMETRY[İng.] / SACCHARIMÉTRIE[Fr.] / SACCHAROMETER, ZUCKERMESSUNG, ZUCKERMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= SAKKAROMETRE, SAKKARİMETRİ

- SACCHARONIC ACID[İng.] / ACIDE SACCHARONIC[Fr.] ile/değil/yerine/= SAKKARONİK ASİT

- SUCROSE, SACCHAROSE[İng.] / SACCHAROSE[Fr.] / SACCHAROSE, SUCROSE, ROHRZUCKER, RÜBENZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= SAKKAROZ

- SAKMARIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= SAKMARYAN EPOKU

( Günümüzden yaklaşık olarak 295.500.000 ile 290.100.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir. Kaynaklarda bir örneği görülebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SAKO[İt. < Yun.] değil/yerine/= ÜSTLÜK

( Paltoya benzer bir tür üstlük. )

- ŞÂKÜL[Ar.] değil/yerine/= ÇEKÜL

( Ucuna, küçük bir ağırlık bağlanmış iple oluşturulan, yer çekiminin doğrultusunu belirtmek için sarkıtılarak kullanılan bir araç. )

- SAKÜLER/SACCULAR[İng.] değil/yerine/= KESELEŞMİŞ

- ŞÂKULÎ değil/yerine/= DÜŞEY

- SALÂBET[Ar. < SULB] değil/yerine/= KATILIK/SAĞLAMLIK

( Peklik, katılık, sağlamlık. | Manevi kuvvet, dayanma. )

- SALAD :/yerine SALATA

- SALÂHİYETNÂME değil/yerine/= YETKİBELGE

- SALAMANJE[Fr. < SALLE À MANGER] değil/yerine/= YEMEK ODASI

- SALAMANJE[Fr.] değil/yerine/= YEMEK ODASI

- SALAMURA[İt.] değil/yerine/= TUZLU SUDA TUTULMUŞ

- SALARY :/yerine MAAŞ


- SALDIRI ile/değil SAPTAMA/TESPİT/BEYAN

- SALE :/yerine SATIŞ

- SALES :/yerine SATIŞLAR

- EMISSION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE D'ÉMISSION[Fr.] ile/değil/yerine/= SALIM TAYFI/SPEKTRUMU, EMİSYON SPEKTRUMU

- SÂLİM[Ar.] değil/yerine/= ESEN, SAĞLAM

- SÂLİM değil/yerine/= ESEN/SAĞLAM

- SALIN/PHYSIOLOGICAL SALINE[İng.] değil/yerine/= SERUM FİZYOLOJİK

- OSCILLATION MODE[İng.] / MODE D'OSCILLATION[Fr.] ile/değil/yerine/= SALINIM KİPİ

- OSCILLATION CENTER[İng.] / CENTRE DE L'OSCILLATION[Fr.] ile/değil/yerine/= SALINIM MERKEZİ

- İHTİZAZ[Osm.] / OSCILLATION[İng.] / OSCILLATION[Fr.] / OSZILLATION, SCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SALINIM, TİTREŞİM


- SALICYLALDEHYDE[İng.] / SALICYLALDÉHYDE[Fr.] / SALIZYLALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= SALİSİLALDEHİT

- SALICYLAMIDE[İng.] / SALICYLAMIDE[Fr.] / SALIZYLAMID[Alm.] ile/değil/yerine/= SALİSİLAMİT

- SALICYLATE[İng.] / SALIZYLAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SALİSİLAT

- SALICYLIDENE[İng.] ile/değil/yerine/= SALİSİLDEN

- SALICYLIC ACID[İng.] / ACIDE HYDROXY-2-BENZOCOUPAGE, ACIDE SALICYLIQUE[Fr.] / SALIZYLSÄURE, SPIRSÄURE, O-OXYBENZOESÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SALİSİLİK ASİT

- SALICYLOL[İng.] ile/değil/yerine/= SALİSİLOL

- SALKOWSKI'S SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= SALKOWSKİ ÇÖZELTİSİ

- SALON[Alm.] değil/yerine/= TÜNLÜK

- ABSOLUTE ZERO[İng.] / ZERO ABSOLU[Fr.] / ABSOLUTER PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SALT/MUTLAK SIFIR NOKTASI

- TEMPÉRATURE ABSOLUE[Fr.] ile/değil/yerine/= SALT SICAKLIK


- SALT = SIRF, SAF, MAHZ = PURE[İng.] = PUR[Fr.] = REIN[Alm.] = PURUS[Lat.] = PURO[İsp.]

- SALT :/yerine TUZ

- SALTANAT değil/yerine/= YETKELİK

( Osmanlı Saltanatı ya da Padişahlık, Osmanlı döneminde kullanılan yönetim biçimine verilen addır. Yönetim biçimi Osmanlı Hanedanı üyesi sultanın görünüşte mutlak egemen olmasına dayalıdır. Saltanat sözcüğü, gösteriş ve zenginlik anlamında da kullanılır. Saltanat'ın bazı dönemlerinde, sultanın yetkin olmamasından dolayı, Haseki Sultan'lar ya da Valide Sultan'lar [hatta Mihrimah Sultan örneğinde görüldüğü gibi, sultan kızı] devlet yönetimine katılmış, hatta zaman zaman devleti yönetmiştir. Bu dönem, "Kadınlar Saltanatı" olarak bilinir. Dönem, büyük ölçüde Osmanlı'nın duraklama dönemine denk gelir. Kanuni Sultan Süleyman'ın yaşlılık döneminde [1550 civarı] başlamış, 1656 yılında Köprülü Mehmet Paşa'nın sadrazam oluşuna kadar devam etmiştir. Saltanat, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 01 Kasım 1922'de kabul ettiği "Osmanlı'nın münkariz olduğuna dair" 308 numaralı kararname ile kaldırılmıştır. Kararname, ilga yargısını geriye yürüterek "İstanbul'daki biçimi hükümetin 1920'de[16 Mart 1336] tarihe intikal ettiğini" bildirmiştir. Saltanatın kaldırılmasıyla Türk Tarihi'nin en uzun ömürlü devleti Osmanlı Devleti'nin 623 yıllık süreci resmen sona ermiştir. )

- SALTIK = MUTLAK = ABSOLUTE[İng.] = ABSOLU[Fr.] = ABSOLUT[Alm.] = ABSOLUTUS[Lat.] = ABSOLUTO/TA[İsp.]

- ŞALVAR değil/yerine/= TUMAN

- SALVO[İt.] ile SALTO[İt.]

( Yaylım ateşi. | Yoğun bir biçimde yapılan atak. | Gemide kullanıldığı yere göre belirli uzunluğu olan ince halatlara verilen ad. İLE Rakibin gövdesini kollarıyla birlikte kavrayarak yana ya da arkaya savurma, devirerek bastırma biçiminde uygulanan bir güreş oyunu. )

- ŞÂM U SEHER[Fars.] değil/yerine/= AKŞAM-SABAH

- ŞAMANDIRA[Yun.] değil/yerine/= YÜZENEK/YÜZERTOP

( Halkalarına tekne bağlamak için limanda demirlenmiş olan, içi boş, her yanı kapalı, çoğunlukla metalden yapılan fıçı vb., yüzer top. | Denizde yol göstermeye, bir tehlikeyi ya da geçiş yolunu haber vermeye yarayan yüzer nesne. | Kapama düzenini sağlayan, metal ya DA plastikten yapılmış, suda yüzen top. | Kandilde, fitili tutmak için yağda yüzen, telli mantar düzeneği. )

- SAME :/yerine AYNI

- ŞÂMİL[< ŞEML ve/< ŞÜMÛL]:
İÇİNE ALAN, KAPLAYAN, ÇEVRELEYEN


- SAMİMÎ(YET) değil/yerine/= İÇTEN/LİK

- ŞAMPİYON[Fr., İng. < CHAMPION] değil/yerine/= BÖKE

- SAMPLE :/yerine ÖRNEK

- SAMPLE[İng.] değil/yerine/= ÖRNEK

- SAMPLING ERROR[İng.] değil/yerine/= ÖRNEKLEME HATASI

( Bir bireyin taşıdığı özelliklerin, popülasyonun genelindeki özelliklerden rastlantısal olarak farklı olması durumudur. Örnekleme hatası, küçük örnek grupları için fazla, büyük örnek grupları için düşüktür. Yani, bir öbekten ne kadar çok örnek alınırsa, o kadar gerçekçi sonuçlar elde edilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SAMPLING[İng.] değil/yerine/= ÖRNEKLEME

- ŞAMYEL/ŞAMREL değil ŞAMBREL[Fr. < CHAMBRE A AIR]

( İç lastik. )

- ŞAN[Ar.] ile ŞAN[Fr. < CHANT]

( Ün. | Gösteriş, gösterişlilik. İLE İnsan gırtlağından makamla çıkan ve perde ayrımlarıyla çeşitli duyumlar uyandıran ses dizisi. | Ünleme, ses çıkarma eğitimi. )

- IMAGINARY POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= SANAL POTANSİYEL

- MUHAYYEL RAKAM[Osm.] / IMAGINARY NUMBER[İng.] / NOMBRE IMAGINAIRE[Fr.] / IMAGINÄRE ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= SANAL SAYI


- IMAGINARY CHARGE[İng.] ile/değil/yerine/= SANAL YÜK

- SANAT ESERİ[Ar.] değil/yerine/= ESİNÇ YAPITI

- SANAT/HÜNER değil/yerine/= ESİNÇ

- SANAT = ART[İng., Fr.] = KUNST[Alm.] = ARS[Lat.] = TEKHNE[Yun.] = ARTE[İsp.]

- SANAT ve/||/<>/>< YAŞAM

( Sanat, tüm alanların son noktasıdır. VE/||/<>/>< Yaşam da sanatın son noktası ve yansımasıdır. )
( Uzun. VE/||/<>/>< Kısa. )

- SANATÇI değil/yerine/= ÜNERMEN

- SANATKÂR[Ar.]/ARTİST[İng.] değil/yerine/= ESİNÇÇİ

- SANATSAL değil/yerine/= ESİNCİL

- SANAYİ/ENDÜSTRİ[< INDUSTRY]/URAN değil/yerine/= İŞLEYİM

- SANCTION :/yerine YAPTIRIM


- SAND :/yerine KUM

- CHAIR FORM[İng.] ile/değil/yerine/= SANDALYE ŞEKLİ

- SANDALYE[Ar.] değil/yerine/= OTURAK

- SANDALYE[Ar. < SANDALİYE] değil/yerine/= OTURGA

- SANDOVİÇ değil/yerine/= KISTIRMA

- SANI = OPINION[İng., Fr.] = MEINUNG[Alm.] = OPINIO[Lat.]

- SANİHA[Ar.] değil/yerine/= DOĞAÇLIK/DOĞUNÇLUK

- SANİYE değil/yerine/= İKİNÖY

- SANİYE[Osm.] / SECOND[İng.] / SECONDE[Fr.] / SEKUNDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SANİYE

- ONE-SECOND PENDULUM[İng.] / PENDULE BATTANT LA SECONDE[Fr.] ile/değil/yerine/= SANİYELİ SARKAÇ


- EIN ZWEITES RINGSPENDUL[Alm.] ile/değil/yerine/= SANİYEYİ VURAN SARKAÇ

- ŞANJAN/JANJAN[Fr.] değil/yerine/= YANARDÖNER

( Kıpırdadıkça, türlü renklerde parlayan [kumaş vb.]. )

- ATOME QUASI[Fr.] ile/değil/yerine/= SANKİ ATOM

- ŞİBH-İ TEK ZERRE[Osm.] ile/değil/yerine/= SANKİ TEK ATOM

- SANKİ değil/yerine/= SÖZÜMONA

- ŞANO[İt. SCENA] değil/yerine/= TİYATRO SAHNESİ

- SANRI[İng. DELUSION] ile/||/<> BİZAR SANRI[İng. BIZARRE DELUSION] ile/||/<> EROTOMANİ[İng. EROTOMANIA] ile/||/<> EROTOMANYA[İng. EROTOMANIA] ile/||/<> GRANDİYÖZ SANRI[İng. GRANDIOSE DELUSION]

( Gerçek olmadığına dair sağlam kanıtlar olmasına karşın kişinin inandığı mantıksız, gerçek dışı inançlar. "Delüzyon" olarak da bilinmektedir. Akıl hastalığına sahip bir birey sanrılar yaşayabilir. Örneğin, bir ajanın kendisini takip ettiğini ya da uzaylıların bedenini ele geçirdiğini düşünebilir. Sanrılar, kişiden kişiye ve durumdan duruma farklılıklar gösterebilir. @@ Gerçekleşmesi açıkça mümkün olmayan sanrı türü. Örneğin kişi, uzaylıların bedenini kontrol ettiğini düşünebilir. @@ Kişinin; yüksek makam, statü, güç, zenginlik ya da şöhret bakımından kendisinden yüksekte olan birinin kendisine âşık olduğunu düşünmesine sebep olan sanrı türü. Örneğin kişi, ünlü bir oyuncunun kendisinden hoşlandığını düşünebilir. @@ Erotomanya bir sanrı türüdür. Bir kişinin, genellikle ünlü, politikacı ya da yüksek mertebe bir kişinin, kendisine aşık olduğunu düşünmesi durumudur. Bu kişiler rastgele kişilere ya da tanıdıklara da takıntı yapabilirler. Aynı zamanda rahatsızlığı tanımlayan Fransız psikiyatristin adına "de Clerambault Sendromu" 'da denir. @@ Kişinin, kendisini olduğundan büyük görmesine sebep olduğu sanrı türü. Kişi; kendini zengin, güçlü ya da özel güçlere sahip olduğunu düşünebilir. "Büyüklük hezeyanı" olarak da isimlendirilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ŞANS değil/yerine/= UĞUR/YOM

- SANSASYON[Fr./İng. < SENSATION] ile/ve/||/<> SKANDAL[Fr. < SCANDALE]

( Dalgalanma. | Çok sayıda kişiyi ilgilendiren, etkileyen, heyecan verici olay. İLE Büyük yankı uyandıran, utanç verici ya da küçük düşürücü olay. )

- SANSASYONEL değil/yerine/= ÇARPICI/SES GETİREN


- ŞANSON[Fr. < CHANSON] değil/yerine/= MISRA DİZİSİ, MELODİ

- SANSUALİZM[Fr.]/SENSÜALİZM[İng.] değil/yerine/= DUYUMCULUK

- SANSÜALİZM[İng. < SENSUALISM] değil/yerine/= DUYUMCULUK

- SANSÜR[Fr.] değil/yerine/= DENETLEME/DENETKİ/SIKIDENETİM

( Her türlü yayının, sinema ve tiyatro yapıtlarının, hükümetçe, önceden denetlenmesi. Yayın ve gösterilmesinin, izne bağlı olması, sıkıdenetim. | Denetleme işini yapan kurul. )

- ZENTIGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= SANTİGRAD

- CENTIGRAM[İng.] / ZENTIGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= SANTİGRAM

- GRAD CELSIUS[Alm.] ile/değil/yerine/= SANTİGRAT DERECE

- CENTIGRADE[İng.] / CENTIGRADE[Fr.] ile/değil/yerine/= SANTİGRAT

- ZENTIGRAY[Alm.] ile/değil/yerine/= SANTİGRAY

- CENTIGRAY[İng.] / CENTIGRAY[Fr.] ile/değil/yerine/= SANTİGREY


- SANTİMANTAL[Fr. < SENTIMENTAL] değil/yerine/= DUYGULU, İÇLİ, HASSAS

- CENTIMETER[İng.] / CENTIMÈTRE[Fr.] / ZENTIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SANTİMETRE

- ŞANTİYE[Fr. CHANTIER] değil/yerine/= ...

( Yapı gereçlerinin yığılıp saklandığı ya da işlendiği yer. | İnşa durumundaki ev, fabrika, baraj vb. her türlü yapı. | Büyük yapıların inşasında yapıcıların yaşadıkları geçici bina. | Ev, fabrika, baraj vb.nin yapımının sürdüğü yer, yapı yeri. | Gemi tezgâhı. )

- SANTONIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= SANTONYAN EPOKU

( Günümüzden 86.300.000 ile 83.600.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ŞANTÖR[Fr. < CHANTEUR] değil/yerine/= ERKEK ŞARKICI

- ŞANTÖZ[Fr. < CHANTEUSE] değil/yerine/= KADIN ŞARKICI

- SANTRA[İng. < Lat.] değil/yerine/= ORTA, MERKEZ

- SANTRAL/CENTRAL[İng.] değil/yerine/= MERKEZÎ

- SANTRİFÜGAL/CENTRİFUGAL[İng.] değil/yerine/= MERKEZKAÇ

- SANTRİFÜJ/CENTRİFUGE[İng.] değil/yerine/= DÖNDÜR AYIR AYGIT


- MERKEZKAÇ/SANTRİFÜJ[Fr. < Yun. KENTRON: Merkez. | SOOMA: Gövde.] değil/yerine/= ÖZEKKAÇ

( Merkezden uzaklaşan. )

- CENTRIFUGE[İng.] / CENRIFUGER[Fr.] / TRENNSCHLEUDER, ZENTRIFUGE, SCHLEUDER[Alm.] ile/değil/yerine/= SANTRİFÜJ

- CENTRIFUGATION[İng.] / CENTRIFUGATION[Fr.] / SCHLEUDERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SANTRİFÜJLEME

- SANTRIPEDAL/CENTRIPETAL[İng.] değil/yerine/= MERKEZCİL

- ŞANZIMAN değil/yerine/= GÜÇAKTAR

- OUTLINER[İng.] ile/değil/yerine/= SAPAN DEĞER

- ABERRATION[İng.] ile/değil/yerine/= SAPINÇ

- SAPLANTI = FİKR-İ SABİT = FIXED IDEA[İng.] = IDÉE FIXE[Fr.] = FIXE IDEE[Alm.] = FIXUS[Lat.]

- ALUM[İng.] / ALUN[Fr.] / ALUN, ALUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞAPLAR

- ANGLE OF DEVIATION[İng.] / ABLENKWINKEL, ABWEICHUNGSWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SAPMA AÇISI


- İNHİRAF[Osm.] / DEVIATION, VARIATION[İng.] / DÉVIATION[Fr.] / ABWEICHUNG, DEVIATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SAPMA

- İNHİRAFSİZ[Osm.] / APLANATIC[İng.] / APLANATIQUE[Fr.] / APLANATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= SAPMASIZ

- STRAY RAY[İng.] / RAYONNEMENT DÉVIÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= SAPMIŞ IŞIN/IŞINIM

- ŞAPPADAK ile ŞARKADAK

( Apansız/ansızın. İLE Ani bir "şapırtı" sesi çıkararak. )

- SAPROFİT[Fr. < Yun. SAPROS: Çürük. | PHYTON: Bitki.]/SAPROTROF değil/yerine/= ÇÜRÜKÇÜL

( Doğal olarak hayvan ve bitki kalıntılarının üzerinde yaşayan ve onların çürümesine yol açan bitki ve organizmalar. )

- DEFLECTOR COIL[İng.] / BOBINE DÉFECTEUR[Fr.] / ABLENKSPULE, DEFLEKTORSPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= SAPTIRICI BOBİN

- DEFLECTOR PLATE[İng.] / PLAQUE DÉFLECTRICE[Fr.] / ABLENKPLATTE, DEFLEKTORPLATTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SAPTIRICI LEVHA

- DEFLECTING YOKE[İng.] / JOUG DE DÉFLEXION[Fr.] / ABLENKJOCH[Alm.] ile/değil/yerine/= SAPTIRMA BOYUNDURUĞU

- DEFLECTING VOLTAGE[İng.] / TENSION DE DÉVIATION[Fr.] / ABLENKSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAPTIRMA GERİLİMİ

- SAR/SPECİFIC ABSORPTION RATE[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜL SOĞURMA DEĞERİ


- SPIRITS OF WINE[İng.] / ESPRIR DE VIN[Fr.] / WEINGEIST[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞARAP RUHU

- ŞARAP[Ar.]/MEY[Fars.] değil/yerine/= ÇAKIR/SÜÇİK

- ŞARBON[Fr. < CHARBON] değil/yerine/= KARAKABARCIK

- ŞARBON[Fr.] değil/yerine/= YANIKARA/KARAKABARCIK/KARAYANIK

( Çeşitli hayvanlarda, özellikle koyun ve sığırlarda görülen, deri ya da mukoza yoluyla insana bulaşan, bulaştığı yerde kara bir çıban yapan, tehlikeli sayrılık. )

- ŞARDON/LU değil/yerine/= TÜYLENDİRME/TÜYLENDİRİLMİŞ

- SARF ETMEK değil/yerine/= KULLANMAK

- SARF[Ar.] ile/ve/||/<> NAHV[Ar.]

( Sözcük bilgisi/(b)ilimi. İLE/VE/||/<> Tümce/cümle bilgisi/(b)ilimi. )

- SARF-I NAZAR[Ar.] değil/yerine/= SAYILMASA DA, VAZGEÇİLSE DE

- SARGAÇ/KORSA/KORSE[Fr. < CORSET] ile KORSAJ[Fr. < CORSAGE]

( İnce görünmek için kullanılan esnek iç giysisi. | Herhangi bir darbeden zarar görmemesi için boyna takılan, bel fıtığı gibi durumlarda gövdeyi düzgün tutmaya yarayan nesne. İLE Küçük, kısa sargaç. )

- SARGENT CYCLE[İng.] / CYCLE DE SARGENT[Fr.] / SARGENT-ZYKLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= SARGENT ÇEVRİMİ


- SARGENT CURVE[İng.] / COURBE DE SARGENT[Fr.] / SARGENT-KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= SARGENT EĞRİSİ

- FACTEUR DE BOBINAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= SARGI FAKTÖRÜ

- SARHOŞ ETMEK değil/yerine/= ESRİTMEK

- SARHOŞ OLMAK değil/yerine/= ESRİMEK

- SARHOŞ OLMAK değil/yerine/= SÜDREMEK/ESRİMEK

- SARHOŞ[Fars. SER:Baş. + HOŞ] değil/yerine/= ESRİK/ESRÜK[dvnlgttrk]

- YELLOW CAKE[İng.] / GÂTEAU JAUNE[Fr.] / GELBE PASTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SARI PASTA

- ŞARJ ÂLETİ değil/yerine/= YÜKLEÇ

- ŞARJ[Fr., İng. CHARGE] değil/yerine/= YÜKLEME

- ŞARJ ETMEK değil/yerine/= YÜKLEMEK


- ŞARJ OLMAK değil/yerine/= YÜKLENMEK

- RAKKAS[Osm.] / PENDULUM[İng.] / PENDULE[Fr.] / PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SARKAÇ

- ŞARKI SÖYLEMEK değil/yerine/= YIRLAMAK

- ŞARKI değil/yerine/= EZGİ, ÇIĞGA

- ŞARKI = SONG[İng.] = CHANSON[Fr.] = LIED[Alm.] = CANZONE[İt.] = CANCIÓN[İsp.]

- ŞARKI değil/yerine/= YIR

- ŞARKİYAT/ORYANTALİZM değil/yerine/= DOĞU BİLİ/Mİ

- UMWICKELNDER FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SARMA FAKTÖRÜ

- SARMA ile SARMAL/YILANKAVİ/HELİSEL/HELEZONİ[Ar., Yun.] ile SARMAN ile SARMAŞAN/SARILGAN ile SARMAŞIK

( Sarma eylemi. | Saran, içine alan şey. | Yaprak ya da başka şeylerle, içlik malzeme konup sarılarak yapılan yemek. | Güreşçinin, kendi ayağını, arkasında bulunan rakibin ayağının iç tarafına sokup dolaması. | Sarılarak yapılan. İLE Sarmal biçiminde olan. İLE Azman, iri. | Sarı tüylü kedi. İLE Sarılgan. İLE Sarmaşıkgillerden, koyu yeşil renkli, değişik biçimli yaprakları olan, sap ve dallarından çıkan, küçük ek köklerle dik, düz yerlere yapışarak tırmanan bitki. )

- SARSILMAZLIK = İTMİNAN-I NEFS = ATARAXIA[İng.] = ATARAXIE[Fr., Alm.] = ATARAKSIA[Yun.]


- ŞART[Fr. < CHARTE] değil/yerine/= TEMEL KURAL BELGESİ

- ŞARTLI TAHLİYE değil/yerine/= KOŞULLU SALIVERİ

- ŞARTNAME/BAYLAVBETİ değil/yerine/= KOŞULLUK

- ŞÂŞAA/LI["ŞAŞALI" değil!] değil/yerine/= GÖRKEM | PARILTI, PARLAKLIK

- ŞASE[Fr. SACHET] değil/yerine/= BOHÇA

( İçine mendil, gecelik vb. şeyleri koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte, kumaştan koruncak. )

- ŞAŞKINLIK = CONSTERNATION[İng., Fr.] = BESTÜRZUNG[Alm.] = CONSTERNATIO[Lat.]

- ŞATAFAT değil/yerine/= GÖRKEM

- SATANİST[Fr. < SATANISTE] değil/yerine/= ŞEYTANA TAPAN KİŞİ

- SATANİZM[Fr. < SATANISME] değil/yerine/= ŞEYTANA TAPMA

- SATELLIT SİSTEM/SATELLITE SYSTEM[İng.] değil/yerine/= UYDU DÜZENİ


- SATELLITE :/yerine UYDU

- SATH ile/||/<> SATH MÜSTEVÎ

( Yüzey. | İki boyutluların yüzeyi. İLE/||/<> Düzlemsel yüzey. )

- SATHÎ[Ar.] değil/yerine/= YÜZEYSEL/GELİŞİGÜZEL/ÜSTÜNKÖRÜ

- SATIH/SATHİ[Ar.] değil/yerine/= YÜZEY/SEL

- ŞÂTIR[Ar. < ŞETÂRET | çoğ. ŞUTTÂR] ile ŞÂTR[Fars.]

( Neşeli, zevkli, şen, şenlik. | Büyük bir kişinin atı yanında gitmekle görevli ağa. | Tören ve alaylarda, sultanın, vezirin yanında yürüyen görevliler. İLE Yarı, yarım. | Bölüm, parça, kısım. | Dize/mısra. )

- SATIR[Ar.] değil/yerine/= DİZEK/ÇİZEK

- SATIR[Ar.] değil/yerine/= KINRAK

- SATİR[Fr.] değil/yerine/= YERGİ

- SATIŞ VAADİ değil/yerine/= SATIŞ ÜSTLENİMİ

- SATISFACTION :/yerine MEMNUNİYET


- SATISFY :/yerine TATMİN ETMEK

- SATRANÇ = CHESS[İng.] = ÉCHESS[Fr.] = SCHACH[Alm.] = SCACCHI[İt.] = AJEDREZ[İsp.]

- SATVET[Ar.] değil/yerine/= (ZORLU/SİNDİRİCİ) GÜÇ

- SAUCE :/yerine SOS

- SAV = MÜDDEA, TEZ = THESIS[İng.] = THÈSE[Fr.] = THESE, THESIS[Alm.] = THESIS[Yun.] = TESIS[İsp.]

- SAVART[İng.] / SAVART[Fr.] / SAVART[Alm.] ile/değil/yerine/= SAVART

- [ne yazık ki]
!SAVAŞ
ve/||/<>/>/< !YILDIRMA/TERÖR[Fr.]

- SAVE :/yerine KAYDETMEK, KURTARMAK

- SAVING :/yerine BİRİKİM

- ŞAVK/ŞEVK[Ar.] değil/yerine/= IŞIK


- SAVLET/HAMLE[Ar.] değil/yerine/= ATILIM

- SAY[Ar.] değil/yerine/= ÇALIŞMA/EMEK

- SAY :/yerine SÖYLEMEK, SAYMAK

- SAYAÇ = KONTÖR = COUNTER[İng.]

- ŞÂYÂN[Fars.] değil/yerine/= UYGUN, YAKIŞIR, YARAŞIR, DEĞER

- AYNÜŞŞEMS, ŞEFFAF[Osm.] / OPAL, TRANSPARENT[İng.] / OPALE, TRANSPARENT[Fr.] / OPAL, DURCHSICHTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYDAM, OPAL

- TRANSPARENCY[İng.] ile/değil/yerine/= SAYDAMLIK

- ŞÂYET[Fr.] değil/yerine/= EĞER

- SAYFA[Ar. < SAHİFE] ile/ve/değil/||/<>/< YAPRAK

- SAYFİYE değil/yerine/= KIRYÖRE


- SAYFİYE[Ar.] değil/yerine/= YAZLIK

- SAYGI = HÜRMET = RESPECT[İng., Fr.] = ACHTUNG[Alm.] = RESPECTO[İsp.]

- SAYGI/İHTİRAM[Ar.] ile OTORİTE

( Özsaygı ile. İLE Bilgi ile. )

- SAYGINLIK/PRESTİJ[Fr.,İng. < PRESTIGE] ile GÖSTERİŞ

- ŞÂYİ HİSSE değil/yerine/= ORTAK PAYI

- SAYI = ADET = NUMBER[İng.] = NOMBRE[Fr.] = ZAHL[Alm.] = NUMERUS[Lat.] = ARITHMOS[Yun.] = NUMERO[İsp.]

- NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= SAYI

- ŞAYİA[Ar.] değil/yerine/= DUYULTU/SÖYLENTİ

- SCALAR PRODUCT[İng.] ile/değil/yerine/= SAYIL ÇARPIM

- SCALAR[İng.] / SCALAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= SAYIL


- SAYIM/TÂDÂT[Ar.] ile SAYIMLAMA/SAYIMBİLİM/İSTATİSTİK ile SAYIŞ ile SAYIŞMA

( Sayma eylemi. İLE Bir dizi olayın ya da sayı ile gösterilen olguların, yöntemli öbekleştirilmesine dayanan ve ilkelerini, olasılık kuramlarından alan, matematiğin uygulamalı dalı. İLE Sayma eylemi ya da biçimi. İLE Takas. | Çocuk oyunlarında, sayı sayarak, ebeyi belirleme. )

- ZÄHLROHR-DIFFRAKTOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYIM TÜPLÜ KIRINIMÖLÇER

- NUMERICAL APERTURE[İng.] / OUVERTURE NUMÉRIQUE[Fr.] / NUMERISCHE APERTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYISAL AÇIKLIK

- DIGITAL CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT NUMÉRIQUE[Fr.] / DIGITALSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYISAL DEVRE

- DIGITAL INVERTER[İng.] / INVERSEUR NUMÉRIQUE[Fr.] / DIGITALER INVERTER[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYISAL EVİRİCİ

- DIGITAL VOLTMETER[İng.] / VOLTMÈTRE NUMÉRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= SAYISAL GERİLİMÖLÇER

- SAYISAL İNTEGRAL[İng. NUMERICAL INTEGRATION] ile/||/<> SAYISAL TÜREV[İng. NUMERICAL DIFFERENTIATION]

( Matematikte, bir fonksiyonun integralini analitik yöntemlerle hesaplamanın zor ya da imkânsız olduğu durumlarda, belirli bir aralığın altında kalan alanı yaklaşık olarak hesaplamak için kullanılan bir yöntem. Genellikle belirli aralıklara bölünmüş küçük dilimler üzerinde hesaplama yaparak toplam alanı bulmayı hedefler. Trapez yöntemi, Simpson yöntemi gibi çeşitli sayısal integral yöntemleri bu amaçla kullanılır. @@ Bir fonksiyonun türevini analitik yöntemlerle bulmak yerine sayısal (nümerik) yöntemler kullanarak hesaplama işlemi. Bir fonksiyonun belirli bir noktadaki değişim oranını, o noktaya yakın komşu noktalar arasındaki farklara dayanarak yaklaşık olarak bulur. Genellikle türevlerin analitik olarak hesaplanmasının zor ya da imkânsız olduğu durumlarda kullanılır. Bu yöntem, özellikle diferansiyel denklemlerin çözümünde ve sayısal analiz alanında sıklıkla tercih edilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DIGITAL-VOLTMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYISAL VOLTMETRE

- ADEDÎ[Osm.] / NUMERICAL[İng.] / NUMÉRIQUE[Fr.] / DIGITALE, NUMERISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYISAL

- SAYRI/HASTA/HİPOKONDRİAK ile/değil SAYRIMSAK

( ... İLE/DEĞİL Gerçekte sayrı olmadığı halde, kendini sayrı gösteren/sanan. )

- SAYRILIK/HASTALIK/MARAZ[Ar.] değil/yerine/>< ESENLİK

- SAYTEYŞIN değil/yerine/= GÖNDERİ

- SAZ ŞAİRİ/ŞAİRLİĞİ değil/yerine/= KOŞUKÇU/LUK

- SAZ ŞİİRİ değil/yerine/= KOŞUK

- SAZ değil/yerine/= SAZ, ÇALGI

- ŞÂZZ[Ar.] değil/yerine/= AYRIK, KURALDIŞI

- SBRT/STEROTAKTİK VÜCUT RADYOTERAPİSİ STEREOTACTIC BODY RADIOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= STEROTAKTİK GÖVDE IŞIN SAĞALTIMI

- SBS/HEALTH INFORMATION SYSTEMS[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLİŞİM DÜZENLERİ

- SBS/SEQUENTIAL BACKWARD SELECTION[İng.] değil/yerine/= SIRALI GERİ YÖNLÜ SEÇİM

- SBY/HEALTHCARE KNOWLEDGE MANAGEMENT[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİ YÖNETİMİ


- SC/SUBCUTANEOUS[İng.] değil/yerine/= DERİ ALTI

- SCALABILITY[İng.] değil/yerine/= ÖLÇEKLENEBİLİRLİK

- SCALE :/yerine ÖLÇEK

- SCANDAL :/yerine SKANDAL

- SCANNER[İng.] değil/yerine/= TARAYICI

- SCANNING[İng.] değil/yerine/= TARAMA

- SCARED :/yerine KORKMUŞ

- SCATTERING[İng.] değil/yerine/= SAÇILMA

( Dalga ya da parçacıkların bir engele çarpıp dağılmasına verilen genel isimdir. Örneğin, daha uzun dalga boylarına sahip kırmızı ışık daha az saçılırken, daha kısa dalga boylarına sahip mavi ışık daha fazla saçılır. Gökyüzünün mavi renkte görünmesinin nedeni budur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SCD/ANİ KARDİYAK ÖLÜM/SUDDEN CARDIAC DEATH[İng.] değil/yerine/= KALP YETMEZLİĞINE DAYALI ANİ ÖLÜM