- HATIR ile DEĞER
- HATÎR/HATTÂR/HATÛR[Ar.] ile HATÎR[Ar.]
( Hilekâr. İLE Şan ve şeref sahibi. | Yüce, ulu. | Tehlikeli, muhataralı. )
- HÂTIR > İLM-İ LEDÜN
( Fütûhât, Sünûhât, Zuhûrât, İlhâmât İLE ... )
- HÂTIR[Ar.] ile NAZAR[Ar.]
- HATIRLAMAK ile HATIRLANMAK ile HATIRLATMAK ile HATIRLANABİLMEK ile HATIRLATABİLMEK ile HATIRLAYABİLMEK ile HATIR ile HATIRA ile HATIRLI/LIK ile HATIRSIZ/LIK ile HATIRSIZCA ile HATIR HATIR ile HATIR HUTUR ile HATIR SENEDİ ile HATIR BELASINA ile HATIRA DEFTERİ
- HATM ETMEK ile/ve/<> HAZM ETMEK
- HATRINA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HAYRINA
- HATT:
CUMARTESİ GÜNÜ YAZILANLAR ile/değil/yerine ÖTEKİ GÜNLERDE YAZILANLAR
( Satılmazdı ve alınmazdı. İLE/DEĞİL/YERİNE Satılırdı ve alınırdı. )
( Hattatlar, her gün yazdıkları fakat Cuma günleri izin yaptığından, Cumartesi günleri yazdıkları hatlar, bir günlük aranın girerek ellerinin "soğuması"/uzaklaşmış olması nedeniyle Cumartesi günkü yazdıkları, alıştırma yazısı/günü olarak kabul edilir ve değer görülmezdi. )
- HATT[Ar. çoğ. HUTÛT] ile HATT[Ar.]
( Çizgi. | Satır. | Yol. | Yazı. | Buyruk/ferman, sultan yazısı. | Sıra, saf. | Gemiler için hareket istikameti olarak belirtilen taraf. | Yalnız uzunluğu olan boyut/buut. | Gençlerde terleyen bıyık/sakal. | Parmağın onikide biri olan bir ölçü. İLE Aşağı inme/indirme. | Oyunda taş çıkarma. )
- HATTA[Ar.]["HATA" değil!] değil/yerine/= DAHASI
- HATTA ile HATTAT/LIK
- HATTAT HÂMİD
- HATTAT[Ar. < HAṬṬÂṬ] ile/||/<> (ARAP.) GÜZELYAZI YAZAN SANATÇI
( Arap Güzelyazı yazan sanatçı )
- HATTAT["HATAT" değil!] ile KÂTİP
- HATT-I BÂLÂ | DORUK ÇİZGİSİ ile/||/<> DORUK ÇİZGİSİ
( Yüksek dağlarda doruk uçlarını birbirine bağlayan ve bitişik iki aklanı ayıran sınır coğrafya )
- HATT-I BÂLÂ | DORUK ÇİZGİSİ ile/||/<> SU BÖLÜMÜ ÇİZGİSİ
( Yüksek dağlarda, doruk uçlarını birbirine bağlayan ve bitişik iki aklanı ayıran sınır. @@ (coğrafya) )
- HATT-İ İSTİVÂ | EŞLEK ile/||/<> EŞLEK
( Yer merkezinde dönme eksenine dik olan düzlemin yeryuvarlağı ile arakesiti kimi zaman eşlek çemberi denir eşlek uzayı Yeryuvarı özeğinden yer eksenine dik geçen düzlemin yeryuvarı ile arakesiti olan ve yeri iki eşit yarımyuvara bölen çember )
- HATT-I MIHÎ | ÇİVİ YAZISI ile/||/<> ÇİVİ YAZISI
( İlkçağ budunlarından kimilerinin kullandıkları bir tür yazı Bir ucu çivi gibi başlı öbür ucu sivri bir takım çizgilerden ibaret olduğu için bu adı alan ve Sümerlilerle Akatlılar ve komşuları tarafından kullanılmış olan bir çeşit hece yazısı )
- HATTİ MUADELE, LİNEER DENKLEM | DOĞRUSAL DENKLEM ile/||/<> DOĞRUSAL DENKLEM
( x ler bilinmeyenleri göstermek üzere denklemi )
- HATT-I MÜBAS değil/yerine/= TEĞET
- MÜDAFAA:
HATTI ile/ve/değil/||/<>/< SATHI
- HATT-I MÜNKESİR | KIRIK ÇİZGİ ile/||/<> KIRIK ÇİZGİ
( Kimi doğru parçalarının tümü bir doğrultuda olmamak koşuluyla ikişer ikişer uç uca eklenmesiyle oluşan eğri matematik )
- HATT-I TAKSİM-İ MİYAH | SU BÖLÜMÜ ÇİZGİSİ ile/||/<> SU BÖLÜMÜ ÇİZGİSİ
( Komşu iki akarsuyun beslenme teknelerini ayıran sınır suçatı coğrafya )
- HATT-I VÂSIL ile/||/<> MÉDIANE[Fr.] ile/||/<> KENARORTAY
( matematik )
- HATTRİ İSTİVA ÂLETİ ile/||/<> EQUATORIAL[Fr.] ile/||/<> EKVATORAL[Fr. < ÉQUATORIAL]
( astronomi coğrafya )
- HATT-T MÜVECCEH, MÜVECCEH MÜSTAKİM ile/||/<> DIRECTED LINE[İng.] ile/||/<> LIGNE ORIENTÉ, DROITE ORIENTÉE, LIGNE DIRIGÉ, DROITE DIRIGÉE[Fr.] ile/||/<> ORIENTIERTE LINIE[Alm.] ile/||/<> YÖNLÜ DOĞRU
( Üzerinde bir artı yön belirlenen doğru )
- HATUN ile HATUN KİŞİ
- HAUL DOWN[İng.] ile/||/<> MAYNA[İt. < MAINA]
( 1 Bırakılma son verme herhangi bir şeyi halat ve palanga aracılığıyla denize veya yere indirmek 2 İndir anlamında bir seslenme sözü )
- HAUSDORFF ile/||/<> BOX ile/||/<> CORRELATION
( Kesirli boyut ölçüm yöntemleri. )
( Formül: D = lim log(N)/log(1/r) )
- HAUTERIVIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= HATERVİYAN EPOKU
( Günümüzden 132.900.000 ile 129.400.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. >
evrimagaci.org/sozluk ] )
- HAVA ATMAK" ile/ve/||/<> "CAKA SATMAK"
- HAVA ATMAK ile/ve/değil/yerine/||/</>< HAVA KATMAK
- HAVA "ATMAK" ile/değil/yerine PAYLAŞMAK
- HAVA ATMAK" ile "SİDİK YARIŞTIRMAK" ile "KÖR DÖVÜŞÜ"
- HAVA CEREYANI ile/||/<> AIR CURRENT[İng.] ile/||/<> COURANT D'AIR[Fr.] ile/||/<> WETTERSTROM[Alm.] ile/||/<> HAVA AKIMI
- HAVA (DURUMU) ile/ve/<>/değil İKLİM
( 21 - 22 derecenin altında ve üstünde olan ortamlarda, kişilerin, konu ne kadar önemli olursa olsun toplantılarda konuşmacıya beş dakikadan fazla odaklanamadıkları araştırmalar sonucu tespit edilmiştir. )
( Günümüz belediye yönetmeliklerinde, apartmanlardaki kalorifer kazanları ve ısılar için şu yönerge vardır: "Dışarıda havanın ısısı 17 derecenin altına düştüğünde kalorifer yakılmak zorundadır. Oda sıcaklıkları ortalama 21 - 22 derece dolayında olmalıdır." )
( Hayvanların iklimin genel gidişine göre doğurdukları ve doğacak yavru sayısını ayarladıkları tespit edilmiştir. )
( Bitki tohumlarının belirli bir ısı ve nem olmadıkça filizlenmediği bilinmektedir. )
( Ağustos böcekleri, 17 yıl toprak altında yetişir. Havanın 17 C olduğu günün gecesi dışarı/yüzeye çıkar. İki günde ağaçların tepesine ulaşmaya çalışırlar. )
( ERZE[Fars.]: Eski yönteme göre yeryüzünün bölündüğü yedi iklim.[yedi parçadan birinci iklim, ekvatora yakın olan bölge. )
- HAVA KİRLİLİĞİ ile/ve/değil/||/<> İÇ ORTAM/MEKÂN HAVA KİRLİLİĞİ
- HAVA MUHALEFETİ değil/yerine/= KALIK ELVERİŞSİZLİĞİ
- HAVA PERU ile HAVA ile HAVA ÜSSÜ ile HAVA KESESİ ile KLİMA ile KLİMA ile HAVA AMBARGOSU ile HAVA KUVVETLERİ ile HAVA AĞIRLIĞI ile HAVA POSTASI ile HAVA CEBİ ile HAVA KİRLİLİĞİ ile HAVA POMPASI ile HAVA GEÇİRMEZ
- HAVA[Ar.] değil/yerine/= GÜNZEL | EZGİ | KALIK
- HAVA ile HAVVA
- HAVA/AMBİYENS[Fr.]["AMBİYANS" değil!] değil/yerine/= ORTAM
- HAVA ile/ve SOLUK/NEFES
- HAVA/CI/LIK değil/yerine/= GÖĞEY/Cİ/LİK
- HAVADAN ile HAVADAN SUDAN
- HAVADAR[Ar., Fars.] değil/yerine/= YELEÇ/YELEKEN
( Yüksek ve çevresi açık yer. )
- HAVAİ[Ar. < HEVÂʾİ] ile/||/<> ...
( 15 kilogramlık hububat ölçeği Taşpınar Niğde )
- HAVAÎ değil/yerine/= GÖĞELİ
- HAVAİ değil/yerine/= YELEME
( Ciddi olmayan, ciddi işlerle uğraşmayan, ciddi işler yapmayan. )
- HAVAİ/LİK ile HAVAİ HAT ile HAVAİ MAVİ ile HAVAİ FİŞEK
- HAVALE ile/<> EFT ile/<> SWIFT ile/<> FAST
( Hesaplararası para/fon aktarımı. İLE/<> Bankalararası, elektronik para/fon aktarımı[Electronic Funds Transfer]. İLE/<> Uluslararası Bankaların Finansal Haberleşme Kurumu[İng. Society for Worldwide Interbank Financial Telecommunication] )
( Banka içinde. İLE/<> Bankalar arasında. İLE/<> Uluslararası bankalar arasında. )
( [ne yazık ki] Pahalı. İLE/<> Daha pahalı. İLE/<> Çok (daha) pahalı. )
( Hiçbirindeki ücretlendirme, uygun oranda ve âdil değil! Devletler, vatandaşlarının hakkına sahip çıkmadığı ve bireyler, sustuğu, bilinçlenip ortak tepki göstermediği sürece de bu fırsatçılar, sömürülerine ve gasplarına devam edeceklerdir ne yazık ki. Bu konuda, en sesi çıkmayıp rahatı, kârı/primleri ve çıkarları yerinde olanlar ise bilinçli ya da bilinçsiz, bankaların yönetici ve çalışanlarıdır. Bu tıkanık ve yanlış düzenin, elbet ve umarız yakın bir gelecekte düzeleceğini ümit ediyoruz ve ilgilileri, "yetkilileri" uyarıyoruz. Her birimizin tepkisiyle, katılımı ve desteğiyle tabii! )
( [onaylanma süresi] Çok kısa sürededir. İLE/<> Daha uzun sürer. İLE/<> Daha uzun sürer. )
( [kişisel bilgi] Daha çok. İLE/<> Daha az. İLE/<> ... )
( 7/24 gerçekleştirilebilir. İLE/<> Sadece hata içi ve mesai saatleri içinde yapılabilir. İLE/<> ... )
- HAVALE ile İHÂLE
- HAVALİMANI değil HAVAALANI
- HAVAN ile DÖVEÇ
( ... İLE Ağaçtan yapılmış havan. )
- HAVAN ile/||/<> HAVAN[Fars. < HÂVEN]
( Metal porselen plastik ya da agattan yapılmış katı özdekleri ezerek öğütmek için kullanılan saplı çukur kap Büyükbaş hayvanların boyunlarına takılan büyük çan Kemalpaşa İzmir Katı maddeleri toz durumuna getirmeye veya bir sıvı içinde ezerek çözünmesini kolaylaştırmaya yarayan porselen cam çelik vb maddelerden yapılmış laboratuvar malzemesi hāvan mortar Türkçede taştan veya ağaçtan yapılmış büyük havana dibek adı verilir dibek )
- HAVAN ile HAVANELİ ile HAVAN TOPU
- HAVANTEPE CAMİİ
( Yenimahalle'nin Havantepe yerleşik bölgesindedir. Osmanlı mimarı tarzında yapılmış olmasına karşın tarihi bir özelliği yoktur. Cami 1990'da ibadete açıldı. )
- HAVANTEPE KÜÇÜK PARK
( Yenimahalle'nin Havantepe yerleşim bölgesinde ve Havantepe Camiini, geçtikten sonra sağ tarafta yer alan küçük parktır. )
- HAVAS ile HAVÂS
( Nitelikler. İLE Duygular. )
- HAVAS ile/ve/||/<> LEVÂZIM
- HAVÂSS[Ar. < HÂSSE] ile HAVÂSS[Ar. < HASS/HASSA]
( Duygular, hasseler. İLE Hassalar, keyfiyetler. | Saygın/muhterem olanlar. | Bazı manevi etkiler için okunan dualar. )
- HAVAYA GİRMEK ve BUNALIMA GİRMEK
- HAVE :/yerine SAHİP OLMAK
- HAVEN'T THOUGHT ABOUT vs./not INSUFFICIENCY/WEAKNESS/BACKWARD
- HAVF[Ar.]/FOBİ[İng.] değil/yerine/= YILGI, KORKU, KORKMA
( Belirli nesneler ya da durumlar karşısında duyulan, olağandışı güçlü korku, dehşet. )
- HAVF[Ar.] ile REHBE[Ar.]
- HAVF[Ar.] ile VECEL[Ar.]
- HÂVÎ[Ar.] değil/yerine/= İÇİNE ALAN, İÇERME, KAPSAYAN
- HAVL = TÂKAT
- HAVLU [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- HAVLU KULLANIMINDA ...
( "Sudan(banyodan/duştan/denizden vs.) çıktıktan sonra, doğrudan havluyla kurulanmak." İLE/YERİNE Elimizle gövdedeki ve saçlardaki suyu sıyırdıktan sonra havluyla kurulanmak. )
- HAVLU [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]
- HAVLU ile/değil AVLU[Yun.]/HANAY/SAHN[Ar.]/HAYAT[Ar. < HIYÂT]
( Gövdenin çeşitli yerlerinin kurulanmasına yarayan dokuma bez. İLE Bir yapının ya da yapı öbeğinin ortasında kalan, üstü açık, duvarla çevrili alan. )
- HAVLU ile/ve/<> DİVİTİN
( ... İLE/VE/<> Bir yüzü havlı, pamuklu kumaş. )
- HAVLU ile/||/<> HAVLİ
( havli )
- HAVLU ile/ve/değil PEŞKİR[Fars. PÎŞ-GÎR]
( ... İLE/VE/DEĞİL Havlu olarak kullanılmasının yanısıra, elbezi ya da peçete olarak da kullanılabilmektedir. | İnce havlu. )
- HAVLU ile/değil PEŞTAMÂL[< Fars. PÜŞT-MÂL), MİZER/NİTÂK[Ar.]
( ... İLE/DEĞİL Hamamda, örtünmek ve kurulanmak için kullanılan ince dokuma. | İş yaparken, bele bağlanan, uzun, geniş dokuma. | Başa örtülen dokuma. )
- HAVRA ile/||/<> HAVRA[İbr.]
( Yahudi tapınağı Mimarlık Yahudi tapınağı hebra )
- HAVRÂ[Ar. çoğ. HÛR] ile HAVRA[İbr.]
( Âhû gözlü. İLE Yahudilik tapınağı, sinagog. | Çok gürültülü yer. )
- HAVRA ile HAVRAN
- HAVSALA ile/||/<> LEĞEN ile/||/<> LEĞEN[Fars. < LEGEN]
( anlamdaş pelvis Kuyruk sokumu kemiği ile kalça kemeri arasında kalan boşluk biyoloji 1 Üreterin böbrek ile birleştiği yerde genişleyen bölgesi 2 Kuyruk sokumu kemiği ile kalça kemiği arasında kalan boşluk Pelvis Az lǝyǝn legen eleken legen ilegen leğen lagan a brozen or copper pan in which the hands are washed )
- HAVSALASI DAR ile HAVSALASI GENİŞ
- HAVUÇ/PÜRÇÜKLÜ ile YABANHAVUCU/KARAKAVZA
( Maydanozgillerden, koni biçimindeki etli kökü için sebze olarak yetiştirilen bitki. İLE Maydanozgillerden, kökleri yenilebilen, yıllık ya da çok yıllık otsu bitki. )
- HAVUÇ ile HAVUÇ SUYU
- HAVUÇ ile KUM HAVUCU
- HAVUÇ/PÜRÇÜKLÜ ve/<>/|| ŞALGAM
( ... VE/<>/|| Kırmızı havuç. )
- HAVUT ile/||/<> HAVIT
( havıt tarım İçine pul konulması için hazırlanmış pulu kaplayarak rutubet nem vb dış etkilerden koruyan ön yüzü saydam arka yüzü zamklı kılıf hovut deve semeri avıt deve semeri avıt semer Kökenini bilmiyoruz Diyalektlerde kullanılan avıt biçimine göre Türkçe havutun başındaki hnin sonradan türediği anlaşılıyor Anadolunun birçok yerinde deve semerine kürtün adı da verilir kürtün 1 Orta Türkçede deve semerine kom adı verilir Bu ad Eski Kıpçakçada da geçer Çağdaş diyalektlerin bir bölümünde de kom olduğu gibi saklanmıştır Clauson ED 625a Leksika 541 Räsänen V 278b qom Räsänen V 158a yalnız havut havıt biçimlerini vermekle yetinmiştir )
- HAVUZ KÖŞKÜ ile/ve HAVUZ KÖŞKÜ
( Topkapı Sarayı, 3. bahçesinde, Arz Odası yanındadır. [Sultan II. Selim, Mimar Sinan'a yaptırtmıştır.] [Şu anda yerinde III. Ahmed Kütüphanesi bulunmaktadır.] İLE/VE
Ayazağa Kasrı, Çinili Av Köşkü adları ile de tanınır. [Sultan Abdülaziz, Mimar Sergis Balyan Efendi'ye yaptırtmıştır] )
- HAVUZ ile BİRKE[Ar.]
( ... İLE Büyük havuz, küçük göl, gölcük. | Göğüs. )
- HAVUZ değil/yerine/= DOLGAN
- HAVUZ ile/||/<> HAVUZ[Ar. < HAVZ]
( tarım Su giriş ve çıkışı kontrol altında olan suyu istenilen düzeyde ayarlanabilen gerektiğinde tamamen kurutulabilen balık üretimi amacıyla kullanılan kullanım amacı ve yapım biçimine göre değişik biçimleri olan doğal ve yapay yapı Yerel ağızlarda havut havuz yalak biçimi de kullanılır ḥauḍ Tränktrog Bassin )
- HAVUZ ile LOK[İng.]
( ... İLE Gemileri, farklı iki su düzeyinin birinden öbürüne aşırmak için yapılmış ara havuz. )
- HAVUZ[Ar.] ile/ve/değil PİSİN
( Etrafı çitle çevrili yer. | Suya girme. | Sakınılacak işe girişme. İLE/VE/DEĞİL Yüzme havuzu. )
- HAVUZ ile/ve SERSEBİL
- HAVUZLAMAK ile HAVUZLANMAK ile HAVUZ ile HAVUZCU/LUK ile HAVUZLU ile HAVUZSUZ
- HAVVA ile HAVVA ANA
- HAVYA ile HAVYAR
- HAVYA ile/||/<> LEHİMLEME DEMİRİ
( lehimleme demiri )
- HAVZ[Ar.] ile HAVZ[Ar.] ile HAVZ[Ar. çoğ. HİYÂZ]
( Etrafı çitle çevrili yer. İLE Suya girme. | Sakınılacak işe girişme. İLE Havuz. )
- HAVZA | SENKLİNAL | TANK | HAVZA ile/||/<> HAVZA ile/||/<> TEKNE
( tekne Bir su rezervuarının sularını topladığı alan Sinema 1 Film açındırmasında kullanılan içine açındırmaç konulup film daldırılan kap 2 Sürekli açındırma aygıtında çeşitli açındırma eriyiklerini taşıyan yan yana dizilmiş bu çeşit kaplardan her biri Yerkabuğunda oluşan basıklık Katmanlı kayaçların tekne biçiminde yukarı doğru konkav bir yapısı Katmanlar teknenin içine doğru eğiktir Bir kıvrımın çukur alçak yeri kemer 1 Ağacı derin oyarak yapılan hamur yoğurma kabı Yenikent Aksaray Isparta Kemalpaşa İzmir Salman Akkuş Ordu Esat Çiftliği Terme Samsun 2 İçinde nohut ıslatılan tahta leblebici sandığı Güdül Ankara 3 Su değirmenlerinde içine öğütülecek buğday ya da bulgur konulan kap Bünyan Kayseri coğrafya zooloji tekne I tekne II Çözelti kullanan işlemlerde içine çözeltileri koymaya yarayan plastik ya da metal kap Az tǝknǝ Blk tegene Krç tegene tegana tegene büyük ağaç kap Kazaklar tegene yanında tegeş sözünü de kullanırlar tigene takana OT tekne Eski Kıpçakçada tegene olarak geçer Kıpçakça tekne to carve cut to cut out to split fiili teknenin kökeni açısından üzerinde durulmaya değer Macarca tekno eski bir Türk dilinden alınmıştır Ligeti TörK 88 Kökenini bilmiyoruz Çağdaş diyalektlerin büyük bir bölümünde tekneye kersen adı verilir kersen Clauson ED 484a eski çağlardan kalma bir alıntı olabileceğini dile getirmiştir HalasiKun AEMAe I 164 tekenek biçimini saymıştır )
- HAVZA[Ar.] ile HAVZA[Ar.]
( Bir hükümetin idaresi altında bulunan ülkelerin tümü. İLE Açık ve düz olan deniz kıyısı. | Dağ ya da tepelerle sınırlanmış, aynı denize, göle ya da ırmağa akan bölge. | Kenar, yan, taraf. | Memleket. | Maden bölgesi. | [yerbilim] Tekne. )
- HAVZA ile TEMELLİ
- HAVZA-İ FAHMİYE değil/yerine/= KÖMÜR BÖLGESİ
- HAVZ-I MÜSELLES ile/||/<> MÉDIASTIN[Fr.] ile/||/<> ORTALIK
( biyoloji )
- HAWKİNG IŞIMASI ile/||/<> KLASİK KARA DELİK
( Hawking ışıması kuantum etki ile buharlaşma İLE klasik kara delik hiçbir şey yaymaz.
Hawking ışıması kara delik kütlesini azaltır İLE klasik kara delik ebedidir. Hawking kuantum mekaniği ve genel görelilik birleştirdi. )
( Stephen Hawking tarafından 1974 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1942-2018) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kozmoloji) (Önemli katkıları: Hawking ışıması, kara delik termodinamiği, tekillik teoremleri, kuantum kozmoloji) )
- HAWKS[İng.] ile/||/<> RAPACES DIURNES[Fr.] ile/||/<> ACCIPITRES, ACCIPITER: ATMACA[Lat.] ile/||/<> STOSSVÖGEL[Alm.] ile/||/<> GÜNDÜZ YIRTICILARI
( Kuşlar Aves sınıfının kartallar Falconiformes takımından çengel gagalı sivri ve kıvrık tırnaklı bütün dünyaya yayılmış iyi uçan yırtıcı kuşları içine alan bir alt takım )
- HAY FEVER[İng.] ile/||/<> SAMAN NEZLESİ
( İnsanlarda yılın belli mevsimlerinde çiçek tozu gibi allerjenlerin etkisiyle oluşan bronşiyal astım benzeri belirtilerle seyreden anaflaktik veya alerjik burun yangısı )
- HAY MACHINE[İng.] ile/||/<> PATOZ[Fr. < BATTEUSE]
( Kaba yemleri kültür yem bitkilerinin sap ve dallarını öğütmek veya fındığın dış kabuğunu ayırmak için kullanılan tarım makinesi )
- HAYA/HUSYE/BEYZE/BİLLUR/MEBİZ[Ar.]/TESTİS[Lat.] değil/yerine/= ERBEZİ/TAŞAK
- HAYAL | DÜŞLEM ile/||/<> DÜŞLEM
( Gerçeklerden koparak içte kalan dilekleri imgelem etkinlikleri ile doyurmakta kullanılan tasarımların tümü Gerçeğin ve olanağın dışında imgenin özgür işlemesiyle oluşan kimi kez alaylı yapıt Karşılığında bir gerçeklik bulunmayan görüsel tasarım )
- HAYAL | DÜŞLEM ile/||/<> İMGELEM ile/||/<> İMGELEME
( Gerçeklerden koparak içte kalan dilekleri, imgelem etkinlikleri ile doyurmakta kullanılan tasarımların tümü. @@ Gerçeğin ve olanağın dışında, imgenin özgür işlemesiyle oluşan (kimi kez alaylı) yapıt. @@ Karşılığında bir gerçeklik bulunmayan görüsel tasarım. )
- HAYAL EDİLEBİLİR ile HAYALİ ile HAYALİ ile HAYAL GÜCÜ ile YARATICI ile HAYAL GÜCÜ FAKÜLTESİ ile HAYAL ETMEK ile HAYAL EDİLDİ
- HAYAL ETMEK değil/yerine/= DÜŞLEMLEMEK/DÜŞLEMEK
- HAYAL (ETMEK) ile/ve/değil/yerine HEDEF/LEMEK
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Eylem. )
- HAYAL GÜCÜ:
TEKRARLAYICI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YARATICI
- HAYAL GÜCÜ ile ARAÇ-GEREÇ
- HAYAL GÜCÜ ile ÖNGÖRÜ
- HAYAL | İMGE ile/||/<> İMGE
( 1 Gerçekle ilişkisi olmadığı halde insanın zihninde tasarlayıp canlandırdığı şey 2 Ortada açık bir uyaran olmadan eski bir duyusalalgısal yaşantının zihinde yeniden canlanan biçimi Var olan ya da varmış gibi tasarlanan nesnelerin zihinde canlandırılışı Bir nesneyi doğrudan doğruya yeniden tanıtmaya yarayacak bir biçimde göz önüne seren şey duyu organları ile algılanmış olan bir şeyin somut ya da düşüncel kopyası Bir şeyi daha canlı ve daha duygulu bir halde anlatmak için onu başka şeylerin çizgileri ve şekilleri içinde tasarlayış İMGELEM Muhayyile Imagination İMGELEME Tahayyül Imagination )
- HAYAL KIRIKLIĞI ile ENGELLENME
- HAYAL KIRIKLIĞI ile/ve/||/<> MUTSUZLUK
- HAYAL KIRIKLIĞI ile/ve/değil/<> YAŞANABİLECEK MUTLULUK
( İnsanı en çok üzen, hayal kırıklığı değil yaşanabilecekken yaşanamayan mutluluklardır. )
- HAYAL KIRIKLIĞI(NA UĞRAMAK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÜZÜLMEK
- HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMAK ile HÜSRANA UĞRAMIŞ ile HAYAL KIRIKLIĞI
- HAYAL KURMA ile/||/<> DAYDREAM, REVERIE[İng.] ile/||/<> DÜŞLEME
( Doyurulamayan istekleri uyanık durumda düşte canlandırma )
- HAYAL KURMAK ile DEDİKODU
- HAYAL KURMAK ile HAYAL KURMAK
- HAYAL, LÛB-İ HAYAL ZILL-I HAYAL, ŞEHBAZÎ, SURETBÂZÎ ile/||/<> KARAGÖZ
( 1 Bilinen gölge oyunu 2 Bu oyunun baş kişisi Karagöz Medrese adamı olan Hacivata karşılık öz Türk halk adamının simgesi )
- HAYAL-MEYAL/MAYAL (ANIMSAMAK)
- HAYAL OLAN ile/ve/||/<>/> "YALAN OLAN"
- HAYAL OYUNU | GÖLGE OYUNU ile/||/<> GÖLGE OYUNU
( Patiska bir perde arkasında yakılan ışık dolayısıyla bu perdeye vuran deriden resimlerin tasvirlerin gölgelerinden faydalanılarak da oynatılan oyun Örnek gölge oyunları ya da Karagöz Patiska bir gergi arkasında yakılan ışıktan yararlanılarak deriden saydam resimlerin tasvirlerin gergi üzerinde sopalar aracılığıyla oynatılmasından ortaya çıkan oyun )
- HAYAL OYUNU ile/||/<> GÖLGE OYUNU
( Kar Perde arkasında çeşitli tasvirlerin resimlerin gölgeleri gösterilerek oynatılan oyun gölge oyunu Gölge oyunu Patiska bir perde arkasında yakılan ışık dolayısıyla bu perdeye vuran deriden resimlerin tasvirlerin gölgelerinden faydalanılarak da oynatılan oyun Örnek gölge oyunları ya da Karagöz Patiska bir gergi arkasında yakılan ışıktan yararlanılarak deriden saydam resimlerin tasvirlerin gergi üzerinde sopalar aracılığıyla oynatılmasından ortaya çıkan oyun )
- HAYAL [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- HAYAL ile/ve/değil/||/<>/< ARAYIŞ
- HAYAL ile/ve/||/<> BERZAH
- HAYÂL değil/yerine/= DÜŞ(LEM)/SAYIK
- HAYAL ile GERÇEKLİK
( Kusursuzdur. İLE "Kusurludur." )
( "Paris". İLE Bitlis. )
- HAYAL ve "HESAP"
- HAYAL ve HEYECAN
- HAYAL değil/yerine/= İMGE
- HAYAL ile/ve/değil/yerine/<> MÂNÂ
- HAYAL ile/ve/||/<>/> OLANAKLI ile/ve/||/<>/> GERÇEK
( Konuşuyorsak. İLE/VE/||/<>/> Öngörüyorsak. İLE/VE/||/<>/> Planlıyorsak. )
- HAYAL ile/ve/değil TAHMİN
- HAYAL ile/ve/||/<> DÜŞÜLKÜ/ÜTOPYA
- HAYAL ile VEHİM
- HAYAL ile VEHİM/FACULTE ESTIMATIVE[Fr.]
- HAYALBAZ[Ar. < HAYÂL + FARS. < -BÂZ] ile/||/<> ... | ŞEBBAZ, HAYALİ
( Türk gölge oyunu ustası şebbaz hayali )
- HAYALET[Ar.] ile/ve/||/<> HAYAL[Ar.] ET
- HAYAL/FANTEZİ [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- HAYALÎ ile/ve HİSSÎ
- HAYALÎ ile/ve KALBÎ
- HAYALİLEŞMEK ile HAY ile HAYA ile HAYALİ/LİK ile HAYALI ile HAYASIZ/LIK ile HAYASIZCA ile HAYALİ FENER ile HAYALİ İHRACAT
- HAYALLEMEK ile HAYAL ile HAYALCİ/LİK ile HAYALLİ ile HAYALSİZ ile HAYAL GÜCÜ ile HAYAL MEYAL ile HAYAL OYUNU ile HAYAL KIRIKLIĞI
- HAYALLER ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAŞAM/HAYAT
- HAYAT AĞACI ile BİLGELİK AĞACI
( ... İLE Meyvesi yenilmemesi gereken. )
- HAYAT AĞACI ile/ve/değil/yerine/<> BİLGELİK AĞACI
( Sempatik sinir düzeni/sistemi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Parasempatik sinir düzeni/sistemi. )
( Gövde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Sinir düzeni/sistemi. )
- HAYAT GÜZEL YAŞAMAYA DEĞER"
değil
HAYAT, GÜZEL! YAŞAMAYA DEĞER!
ile/ve/ya da/||/<>
HAYAT, GÜZEL YAŞAMAYA DEĞER
( Yazıda noktalamanın/virgülün ve konuşmada vurgunun/duraklamanın/yuvarlamamanın önemi. )
- HAYAT MÜCADELESİ ile/||/<> HAYAT SAVAŞI
( hayat savaşı )
- HAYAT SOKAK
( Merkez Sarıyer'de Kocataş dağ silsilesinin eteğinde ve eski Sarıyer Kaymakamlık binasının arkasında (Şimdi Sarıyer Müftülüğü) bulunmaktadır. Sokağın üst kısmı ağaçlıktır. Buradan "Kumsal suyu" çıkar. Suyun kum dökme özelliği olması nedeni ile sokağa Hayat Sokak denilmiştir. )
- HAYAT STANDARDI değil/yerine/= YAŞAM ÖLÇÜNÜ
- HAYAT | YAŞAM ile/||/<> YAŞAM
( Cansız özdekten de tinsel varlıktan da ayrı olarak canlıların organizmaların varlık biçimi ve varlık alanı canlıların temel özelliği Belirtileri kendi kendine devinim beslenme çoğalma üreme etki ve tepki gösterme Ancak canlı ile cansız arasındaki kesin sınırı göstermek için henüz bilimsel araçlar tam yeterli değil Örneğin virüslerin en aşağı basamaktaki canlı varlıklar mı yoksa kimyasal bir özdek mi olduğu henüz araştırma konusu günümüzde canlı sorunu Aristotelesin entelekheia kavramı ile ya da dirimsel etken dirimselcilik aracılığı ile çözülmeye uğraşılıyor 2 Ölümün karşıtı Varlıkların doğuşlarından ölümlerine dek uzanan her türden özellikle beslenme çoğalma olayların bütünü 3 Fizikötesi bir ilke olarak a Tini düşünceyi de içine alan tümüyle doğal varlıklar b Doğa ve tin ilkesi olarak her ikisinin kökü c Doğaya da egemen olan tinsel güç ya da doğayı da yaratan tanrısal güç olarak evrensel dirimlilik ilkesi 4 Özel olarak insan yaşayışı için de kullanılan terim a Belli bir zaman sınırı içinde yaşanmış olan bedensel ruhsal tinsel olayların birliği b Biçim kazanmış yaşantıların tümü c Değerleri gerçekleştiren insanın varoluşuna anlam veren ilke d İnsanın tinsel tarihsel eylemlerinin tümü Diltheyde Bir temel parçacığın oluşumu ve yok oluşu arasında geçen ortalama süre )
- HAYAT | YAŞAM ile/||/<> YAŞAMA GÜCÜ
( Cansız özdekten de, tinsel varlıktan da ayrı olarak canlıların (organizmaların) varlık biçimi ve varlık alanı; canlıların temel özelliği. Belirtileri: kendi kendine devinim, beslenme, çoğalma, üreme, etki ve tepki gösterme. Ancak, canlı ile cansız arasındaki kesin sınırı göstermek için henüz bilimsel araçlar tam yeterli değil. Örneğin, virüslerin en aşağı basamaktaki canlı varlıklar mı, yoksa kimyasal bir özdek mi olduğu henüz araştırma konusu; günümüzde canlı sorunu Aristoteles'in entelekheia kavramı ile ya da dirimsel etken (dirimselcilik) aracılığı ile çözülmeye uğraşılıyor. 2. Ölümün karşıtı: Varlıkların doğuşlarından ölümlerine dek uzanan her türden (özellikle beslenme, çoğalma) olayların bütünü. 3. (Fizikötesi bir ilke olarak:) a. Tini, düşünceyi de içine alan tümüyle doğal varlıklar, b. Doğa ve tin ilkesi olarak, her ikisinin kökü. c. Doğaya da egemen olan tinsel güç ya da doğayı da yaratan tanrısal güç olarak evrensel dirimlilik ilkesi. 4. Özel olarak insan yaşayışı için de kullanılan terim: a. Belli bir zaman sınırı içinde yaşanmış olan bedensel, ruhsal, tinsel olayların birliği, b. Biçim kazanmış yaşantıların tümü. c. Değerleri gerçekleştiren, insanın varoluşuna anlam veren ilke. d. İnsanın tinsel, tarihsel eylemlerinin tümü (Dilthey'de). @@ Bir temel parçacığın oluşumu ve yok oluşu arasında geçen ortalama süre. @@ )
- HAYAT ile/ve/||/<>/>/< HAYAL
( İkisinin de son yazacı arasındaki ilişki olan TL [para]. )
- HAYAT[Ar.] ile HAYAT
( Yaşam, dirim. | Doğumdan, ölüme kadar geçen süre, ömür. | Yaşam biçimi, içinde yaşanılan koşulların tümü, yaşantı. | Meslek ve durum. | Geçim koşullarının tümü. | Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. | Canlı varoluşu, yaşamayı sağlayan koşulların tümü. | Bir kişinin yaşamöyküsü. İLE Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir ya da birkaç yanı açık sofa. | Avlu. | Balkon. )
- HAYAT ile/||/<> HAYAT[Ar. < HAYÂT | AR. < H´İṬ] | EYVAN
( Mimarlık Üstü ve üç tarafı kapalı yalnız önü avluya açık oda a lîvan eyvan Bir hayvan ya da bitkiyi anorganik ya da ölmüş organik maddeden ayıran bir özellik olup metabolizma büyüme üreme çevreye uyma v b gibi hayatsal olaylarla kendini gösterir 1 Ev avlusu Körküler Yalvaç Isparta Birecik Urfa Yeşilyurt Haymana Adalıkuzu Güdül Ankara 2 Sofa Karaağaç Bilecik zooloji Bir hayvan ya da bitkiyi anorganik ya da ölmüş organik maddeden ayıran özellik Canlının metabolizma büyüme üreme çevreye uyum gibi gösterdiği hayatî olaylar Yerel ağızlarda köy evlerinde üstü kapalı bir veya birkaç yanı açık yer olarak da kullanılır Az hǝyǝt hayat 1 avlu 2 tahta perde 3 duvar ḥāᵓiṭ Irak ḥāyeṭ Mauer Garten Gemüsegarten Bulgarca xajat ve Sırpça hàjat biçimleri Türkçeden geçmiştir )
- HAYÂT ile/<> HAYÂT-I CÂVİDÂN[Î]/SÜREKLİ YAŞAM
( Dirilik, canlılık. İLE/VE/||/<>/>/< Sürekli yaşam. )
- HAYAT ile HAYATİ ile HAYAT BOYU ile HAYAT DOLU ile HAYAT ADAMI ile HAYAT DERSİ ile HAYAT OKULU ile HAYAT TARZI ile HAYAT DÜZEYİ ile HAYAT KADINI ile HAYAT ÖYKÜSÜ ile HAYAT KAVGASI ile HAYAT ÖPÜCÜĞÜ ile HAYAT ARKADAŞI ile HAYAT HİKAYESİ ile HAYAT SEVİYESİ ile HAYAT ŞARTLARI ile HAYAT FELSEFESİ ile HAYAT KADINLIĞI ile HAYAT SİGORTASI ile HAYAT STANDARDI ile HAYAT MÜCADELESİ ile HAYAT PAHALILIĞI
- HAYAT ile/ve/||/<> HÜRRİYET ile/ve/||/<> MÜLKİYET
- HAYAT ve/||/<>/> İLİM ve/||/<>/> SEMİ ve/||/<>/> BASAR ve/||/<>/>
KUDRET ve/||/<>/> İRÂDE ve/||/<>/> KELÂM ve/||/<>/> TEKVÎN
- HAYÂT[Ar.] ile 'IYŞ[Ar.]
- HAYÂT[Ar.] ile KUDRET[Ar.]
- HAYÂT[Ar.] ile NEMÂ[Ar.]
- HAYÂT[Ar.] ile RÛH[Ar.]
- HAYÂT[Ar.] değil/yerine/= YAŞAM
- HAYATÎ GÖREV = Fİ'L-İ HAYÂTÎ = FONCTION VITALE
- HAYATÎ KİMYA | BİYOKİMYA[Fr. < BİO + AR. < KÎMYÂ] ile/||/<> FOTOSENTEZ
( (Yun. bios: hayat; khemeia: değişme) Canlıların kimyasını inceleyen biyolojinin ve kimyanın bir dalı. @@ Canlı organizmaların vücudunda seyreden kimyasal olayları konu alan bilim dalı. @@ Canlıların kimyasal yapısını ve canlıda meydana gelen kimyasal olayları inceleyen bilim dalı. )
- HAYATÎ KİMYA | BİYOKİMYA ile/||/<> BİYOKİMYA ile/||/<> BİYOKİMYA[Fr. < BIO + AR. < KIMYÂ]
( bios hayat khemeia değişme Canlıların kimyasını inceleyen biyolojinin ve kimyanın bir dalı Canlı organizmaların vücudunda seyreden kimyasal olayları konu alan bilim dalı Canlıların kimyasal yapısını ve canlıda meydana gelen kimyasal olayları inceleyen bilim dalı )
- HAYAT-I MÜŞTEREKE | ORTAK YAŞAMA ile/||/<> ORTAK YAŞAMA
( İki diri varlığın karşılıklı yararlanmaya dayanan birlikte yaşama durumu Burada ortaklık öyle bir düzene ulaşmıştır ki varlıklardan birinin ayrılığı öbürünü ölüme sürükler ortak yaşarlık syn ile bionai yaşamak İki hayvan iki bitki ya da bir hayvan ile bir bitki arasındaki karşılıklı yararlanmaya dayanan beraberlik Birden çok türe ait bireylerin bir arada yaşaması Simbiyoz )
- HAYATÎ[Ar.]/SURVIVAL[İng.]/VITAL[İng.] değil/yerine YAŞAMSAL
- HAYA-TINDA değil/< HAYATINDA
- HAYATI/NI YAŞAMAK ile/değil/yerine ADAM OLMAK
- HAYÂTİYET, KABİLİYET-İ HAYÂT | YAŞARLIK ile/||/<> YAŞARLIK
( Yaşayabilme kapasitesi yaşamak büyümek gelişmek yeteneği zooloji Yaşayabilme kapasitesi yaşama büyüme ve gelişme yeteneği )
- HAYBE ile HAYBECİ/LİK
- HAYDA ile HAYDA
( Hayvanları, harekete geçirmek için kullanılan söz. İLE Şaşkınlık belirten ünlem. )
- HAYDAMAK ile HAYDALAMAK ile HAYDALANMAK ile HAYDA
- HAYDAN GELEN HUYA GİDER ile HAY'DAN GELEN HU'YA GİDER
- HAYDAR ALİYEV PARKI
( Kireçburnu Mahallesindedir. Restauranların yanından Çayırbaşına doğru uzanan ve benzin İstasyonuna kadar ulaşan büyük bir alanı kapsamaktadır. Kireçburnu'nda liman yanındaki Nadir Nadi Parkının 2005'te adı Haydar Aliyev olarak değiştirilirken park da eski özelliğinden uzaklaştırıldı. Bu büyük park Azerbaycan Hükümetinin de destek vermesi ile yeniden yapılmış ve parka vefât eden Azerbaycan Cumhur Başkanı Haydar Aliyev'in ismi verilmiştir. Parkta bir adet Haydar Aliyev Heykeli ve bir de Atatürk büstü bulunmaktadır. Park çok amaçlı olarak kullanılmakta ve her yıl Mayıs ayında Sarıyer Belediyesi tarafından tertiplenen "Sarıyer Edebiyat Günleri" yapılmaktadır. )
- HAYDAR DOĞ KÖŞKÜ
( Yenimahalle Pazarbaşı'nda Jandarma Karakolunun batısında ve Haydar Efendi sokaktadır. 20. yy. başlarında yapılan bu muhteşem köşk ve bakımlı bahçesi zamanla harap oldu ise de el değiştirince yıktırılarak aslına sadık kalınarak yeniden yapıldı. )
- HAYDAR DOĞ SOKAĞI VE HAYDAR EFENDİ SOKAK
( Yenimahalle'nin Pazarbaşı bölgesinde yer alan iki sokaktır. Burada ikamet Eden İğneadalı Haydar Doğ'un beyin Milli Mücadele sırasında verdiği büyük mücadele nedeni ile iki sokaktan birine "Haydar Doğ Sokağı", diğerine de "Haydar Efendi Sokağı" adı verildi. Haydar Bey, Milli Müacedele sırasında Trakya Paşaeli Müdafaa - 1 Hukuk Cemiyeti mensubu idi. Bu Cemiyet Anadolu Müdafaa - i Hukuk Cemiyeti ile birleşti. Haydar Doğ bu kuruluşların içinde M.M: Grubu da dahil Anadolu'ya silah ve cephane kaçırılması işlerinde görev yaptı. Sarıyer'de pek çok derneğin kurulmasına öncülük yaptı kurucu oldu. Bir kadirbilirlik örneği olarak Yenimahalle/Pazarbaşında iki sokağa adı verildi. )
- HAYDAR KUTLU =/< NÂBİ YAĞCI
- HAYDÂRÎ ile/ve DESTEGÜL[KEMER]
( Dervişlerin giydiği, kolsuz, kısa, aba hırka. İLE/VE ... )
- HAYDİ BAY değil/yerine/= UĞURLAR OLSUN, HOŞÇAKAL, SAĞLICAKLA
- Haydi SUS!!!
- HAYDİ ile HAYDİN ile HAYDİ HAYDİ
- HAYDUT[Ar. < HAYDŪD] ile/||/<> SİLAHLI SOYGUN YAPAN KİMSE, EŞKIYA
( silahlı soygun yapan kimse eşkıya Sırpça Bulgarca gibi Balkan dilleri yoluyla Macarcadan alınmıştır hajdú 1 Viehtreiber Viehhirt 2 Straβenräuber 3 Fuβsoldat Sırpçada hàjduk àjduk Räuber olarak Bulgarcada da xajdúk xajdút veya xajdútin hırsız harami olarak yaygınlık kazanmıştır Sırpça hàjduk ve Bulgarca xajdúk biçimlerinin sonundaki k Macarca çokluk ekidir Hadrovics bu yolda yeni bir açıklama yapmıştır Türkçede Sırpça hàjduk Bulgarca xajdúk biçimlerinin sonundaki k sesinin tye çevrildiği göze çarpıyor Osmanlı sözlükçülerinin haydutu Arapça bir alıntı saydıklarını görüyoruz Son olarak Sikirić POF 89 237 de haydutun Arapçadan geldiğini yazmıştır Škaljić Turc 300 Türk hâkimiyetinin sonunda Balkan topraklarında hàjduk xajduk ulusal romantizmin baskısıyla hürriyet kahramanı olarak değerlendirilmiştir )
- HAYEM SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= HAYEM ÇÖZELTİSİ
- HAYFA[Ar. < HAYFÂ] ile/||/<> ...
( Eski abece ile bir sözcüğü noktalı bir sözcüğü noktasız olmak üzere sıralanmış dize tümce )
- HAYIFLANMAK ile HAYIF
- HAYIR:
"BİR" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< (")BİN(")
( [(")İstediğimiz(") ...] Oluyorsa. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Olmuyorsa. )
- HAYIR DİLE KOMŞUNA ile/değil/yerine HAYIR GELSİN BAŞINA
- HAYIR! DİYEBİLMEK ve/||/<>/> ÖNCELİKLİLERİN BELİRLENMESİ ve/||/<>/> YAKINMAMAK
- HA
- HAYIR HASENÂT
- HAYIR İLE İLGİLİ HÂTIR ile ŞER İLE İLGİLİ HÂTIR
- HAYIR İŞ(LER)İ ile/ve/değil/||/<> ADÂLET
- HAYIR ile/ve DEĞİL ile/ve YOK ile/ve HİÇ
( Hiç, yoktan iyidir. )
- HAYIR! ile EVET!
- HAYIR ile/||/<> GOOD[İng.] ile/||/<> BIEN[Fr.] ile/||/<> BONUS[Lat.] ile/||/<> GUT[Alm.] ile/||/<> İYİ
( 1 Geniş anlamında a İşe yarar ereğine özüne uygun doğru yapılmış doğasına uygun b İstenmeğe değer olan c Değere yönelmiş değere ilişkin değerle belirlenmiş değerli 2 Ahlakın ve ahlak felsefesinin temel kavramı Ahlaksal değer ahlaksal olanın olumlu ana niteliğini gösteren özel kavram ahlakça değerli olan karşıt kavramı kötü Ahlak felsefesinde şu anlamlarda kullanılır a Skolastikte Tanrının istemiş olduğu dünyadaki varlık düzeni ile uyum b Kantta İstencin içerik bakımından değil de yalnızca ahlak yasasınca belirlenmiş olan biçimsel niteliği 3 Somut kişi ya da edim değeri İyi değerler düzeninde yüksek değerleri seçmede ortaya çıkar Buna karşılık kötü aşağı değerlerin yeğ tutulmasında kendini gösterir Ayrıca Yararlı olan iyidir yararcılık ya da Haz veren iyidir hazcılık görüşleri )
- HAYIR ile HAYIR!
( "Yarar", iyilik, doğruluk, hoşluk. İLE Yanıt niteliği. | Öteki dillerdeki dilsel ve kavramsal karşılığı/kullanımı, Türkçe'de aynı biçimde değildir.
Anadolu kültürü ve geleneğindeki olumlama yaklaşımıyla olumsuz olana yapıcı bir ad verme ya da sözcük kullanma eğilimi/yeğlenmesi, bu sözcükte de yansımasını bulmuştur.
"Hayır!" sözcüğünün ve kullanımının sonundaki ünlem işareti ve vurgusu kalktığında, olumsuz olana olumsuzluğunu yansıtacak bir tanım/ifade yerine o olumsuzluktan sonraki olası olumluya zihni/dikkati yöneltmek üzere kullanılmıştır.
(
HAYIR!'DA HAYIR VARDIR! )
[ Siz de hemen şimdi (ya da en kısa sürede) kendi
HAYIR!'larınızı belirleyiniz! ]
& )
- HAYIR ile/ve/||/<> HIZIR ile/ve/||/<> KADİR
( [Bil!] Her olayı. İLE/VE/||/<> Her geleni. İLE/VE/||/<> Her geceyi. )
- HAYIR ve/||/<>/> İMÂRET
( ... VE/||/<>/> Yoksullara ve öğrencilere yemek dağıtmak üzere kurulmuş hayır kurumları. )
- HAYIR ile İSÂBET
( YA RABBİ!
HAYIRLAR YAZ BAŞIMIZA
İYİLER ÇIKAR KARŞIMIZA )
- HAYIR >< İSRAF
( Hayırlıda israf, israfta hayır olmaz. )
- HAYIR değil/yerine/= İYİLİK
- HAYIR = NO[İng., İt., İsp.] = NON[Fr.] = NEIN[Alm.]
- HAYIR[< HAYR] ile/ve ŞER
( Cennetlik ameller. İLE/VE Cehennemlik ameller. )
- HAYIR ile/||/<> VAKÂ-I HAYRİYE
( ... İLE/||/<> Hayırlı olay. 1826'da Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması olayı. )
- HAYIR! ve/||/<> YAPMAYABİLECEKLERİM/İZ
( Kişi, kendini, en iyi, en kolay ve en hızlı olarak yazı aynasında tanır ve gerçekleştirir. Öncelikli olarak, iki ayrı sayfada, "HAYIR!" ve "YAPMAYABİLECEKLERİM" dizinlerini oluşturmakla başlamak gerekmektedir.[Üşenmeden, ertelemeden, vazgeçmeden, en kısa sürede başlamanızı salık veririz...] )
- HAYIRLARA VESİLE OLMAK değil/yerine/= İYİLİKLERE YOL AÇMAK
- HAYIRLAŞMAK ile HAYIR ile HAYIRLI/LIK ile HAYIRSIZ/LIK ile HAYIR DUA ile HAYIRSIZCA ile HAYIR SAHİBİ ile HAYIR HASENAT
- HAYIRLI İŞLER! ile/değil KOLAY GELSİN
- HAYIRLI OLMAK değil/yerine/= İYİLİK GETİRMEK
- - "..., HAYIRLI OLSUN" ile/ve/değil/||/<>/>/< "..., (... İÇİN) (DE) HAYIRLI OLSUN, HAYIRLARA VESİLE OLSUN"
( Kutlama. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Tesellî. )
- HAYIRLI/HAYIR değil/yerine/= İYİ/KUTLU
- HAYIRSEVER ile HAYIR KURUMU ile HAYIR KURUMU ile HAYIR KURUMU
- HAYIT ile/||/<> ...
( Akdeniz çevresinde yetişen yaprağı zeytin yaprağına benzeyen dallarından sepet yapılan bir ağaç Anadolu ağızlarında ayıt olarak da kullanılır Türkçe hayıt biçiminin başındaki h ikincil bir sestir ᶜīd Vitex agnuscastus )
- HAYIT değil AYIT
( Mineçiçeğigillerden, Akdeniz çevresinde yetişen, mavi, beyaz ya da menekşe renginde çiçekler açan, 1-2 metre boyunda bir ağaççık. )
- Hayır! DİNLE!!!
- Hayır! SUS!!!
- Hayırlıysa DİNLE!!!
- HAYLİ HAYLİ (YETMEK/YETMESİ)
( "HAYDİ HAYDİ" değil HAYLİ HAYLİ )
- HAYLİ değil/yerine/= EPEY
- HAYMANA ile HAYMANA ÖKÜZÜ ile HAYMANA BEYGİRİ ile HAYMANA MANDASI
- HAYME | ÇERGE ile/||/<> ÇADIR ile/||/<> SKENE
( skene Üstü ve yanları bez ya da kıl keçeden yapılmış barınak Yaşamlarını hayvanlarıyla birlikte yer değiştirerek sürdüren göçebelerin kurulup sökülerek taşınabilen ve bir tür ev sayılan barınağı Kalın bezden keçeden deriden ya da kıl dokumadan yapılıp direklerle tutturularak kurulan barınak Az çadır çādır Blk şatır şatır çadır şatır çatır 1 çadır 2 dam saçak şatır 1 çadır 2 dam çatır Tatarlar çadır biçimini de kullanırlar satır çodir Kûr çatır karyola perdesi Alt Tel çadır şadır sadır çadır çatăr Tatarcadan alınmıştır Eski çağlardan başlayarak kullanıldığını biliyoruz çātır Orta Türkçede çātır olarak geçer Kâşgarlı Mahmuda göre Orta Türkçede çātır yanında çāçır biçimi de kullanılır Oğuzlar arasında çāşır olarak da geçer Eski Kıpçakçada da çatır tente ve kadınların başlarına örttükleri bez olarak kullanılır Eski Türkçe kaynaklarda da çadır kadınların başlarına örttükleri bez olarak geçer Orta Türkçede çatır yanında çovaç veya çuvaç adının kullanıldığını da görüyoruz Ancak Kâşgarlı Mahmudun verdiği bu ad çağdaş diyalektlerde geçmez Kökeni karışıktır Eski ve yaygın bir görüşe göre Farsçadan veya Orta Farsçadan alınmıştır çādar a tent pavilion çātur Buna karşılık Vámbéry Türkçe çat kökünün bir türevi olduğunu yazmıştır Bu görüş son yıllarda Németh gibi Türkologlarca sık sık dile getirilmiştir Eski ve yeni diyalektlerde çat kökünün yaygın olarak kullanıldığını biliyoruz Türkçede bu kökün çatı ve çatma gibi birtakım türevleri de göze çarpar Anadolu ağızlarında çatı yerine çantı ve çandı biçimi direk başlığı duvarları birbirine geçme kalın tahtalardan yapılan ev duvar tavan yayla ağılı olarak geçer Bunun gibi çatma türevi de duvarları birbirine geçme ağaç gövdelerinden yapılan yayla evi ve yürük çadırı olarak kullanılır Doerfere göre Çadır ist nicht mit Sicherheit pers Oriens 1819 436 Wort umstrittener Herkunft türkisch iranisch CAJ 12 303 61 Poppe ise Farsçadan veya Orta Farsçadan alındığını sık sık dile getirmiştir Eski ve yeni komşu dillerde Türkçeden kalma bir alıntı olarak kullanıldığına tanık oluyoruz Macarca sátor eski bir Türk dilinden alınmıştır Ligeti TörK 57 Balkan dillerine Türkçeden geçmiştir šatr Bulgarcada čadr biçimi de kullanılır R τσαντίρι Andriotis EL 379 Srp šátor biçimi Macarcadan alınmıştır Sırpçada čádor olarak da geçer Rumence şatră biçimi Macarcadan alınmıştır Meliche göre ZfSlPhil 4 94103 Rusça šatër biçimi Macarca sátordan alınmıştır Poppe CAJ 12 157 de Rusça šater biçiminin Macarca yoluyla alındığını seslendirmiştir )
- HAYME ile/ve MİŞKAN
( Çadır. İLE/VE Mâbed. )