BEŞ(5) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- ARSIZ ile/ve/<> UMARSIZ

- ARSIZLANMAK ile ARSIZLAŞMAK ile ARSIZLAŞTIRMAK ile ARSIZLAŞABİLMEK ile ARSIZ/LIK ile ARSIZCA ile ARSIZ ARSIZ

- [ne yazık ki]
"ARSIZ/LIK"
ile/değil ACIMASIZ/LIK

( Arsız, "güçlü" olunca, haklıyı, suçlu çıkarır. )

- ARSIZ/LIK ile YÜZSÜZ/LÜK

( Utanması, sıkılması olmayan, yılışık, yüzsüz kişi. | Açgözlü davranan kişi. | Kolayca üreyebilen bitki. İLE Utanmaz, sıkılmaz, çekinmez. )

- ARSLAN değil ASLAN

- ARSLAN ve KARTAL ve BOĞA ve İNSAN

( Adâlet. VE Hikmet. VE Kudret. VE Muhabbet. )

- ART vs. CRAFT

- ART DAMAK ile ART ile ARTI ile ART ODA ile ARTI UÇ ile ART ALAN ile ART ARDA ile ARTI GÜÇ ile ART AVURT ile ART BÖLGE ile ART ELDEN ile ART NİYET ile ART TEKER ile ARTI PARA ile ARTI SAYI ile ART DÜŞÜNCE ile ART NİYETLİ/LİK ile ART YETİŞİM ile ART ZAMANLI/LIK ile ART AVURT ÜNSÜZÜ ile ART DAMAK ÜNSÜZÜ ile ART ZAMANLI DİL BİLİMİ

- ART NİYETLİ OLMAK ile/ve/<> GÜNAHINI ALMAK

- ART ZAMANLI/DİYAKRONİK değil/yerine/= ART ZAMANLILIK/DİYAKRONİ

( Evrim açısından ele alınan süre içinde birbirini izleyen. İLE Değişik zaman ve evrim açısından incelenen dil olaylarının özelliği. )

- ART :/yerine SANAT

- ARTAL

( Benzerlerinden daha büyük olan. )

- ARTAN ile ARTIŞ

- ARTÇI/LIK ile ARTÇIL ile ARTÇI ŞOK ile ARTÇI DEPREM ile ARTÇI SARSINTI

- ARTEFAKT/ARTIFACT[İng.] değil/yerine/= KARIŞINTI | PARAZİT

- ARTER[Fr. < ARTÈRE] ile/ve/||/<>/> ARTERİT[Fr. < ARTÉRITE] ile/ve/||/<>/> ARTRİT

( Atardamar. | Trafiği yoğun olan ana yol. İLE/VE/||/<>/> Atardamar bozukluğu/yangısı. İLE Eklem yangısı. )

- ARTER ile/||/<> ARTER[İY]OSKLEROZ ile/||/<> ARTERİYEL ile/||/<> ARTERİYOL ile/||/<> ARTERİYOVENÖZ

( Atardamar. İLE/||/<> Damar sertliği. İLE/||/<> Atardamar[la ilgili]. İLE/||/<> Atardamarcık. İLE/||/<> Atardamar/toplardamar [ile ilgili]. )

- ARTERİYOSKLEROZ/ARTERIOSCLEROSIS[İng.] değil/yerine/= DAMAR SERTLİĞİ

- ARTER/LER ile/ve/<> VEN/LER

( Kalpten çıkar. İLE/VE/<> Karaciğerden çıkar. )
( Kalp için kanı havalandırıp metabolizmanın neden olduğu işlerden dolayı kanı temizlemekte görevlilerdir. Yaşamsal güçleri tüm gövdeye taşır. İLE/VE/<> Gövdenin birçok yanına kanı dağıtır. )

- ARTH-/ARTHR-/ARTHRO-/ARTİCULO- ile/||/<> ANKYL-/ANKLYO- ile/||/<> CARP-/CARPO- ile/||/<> JUG-/JUNC- ile/||/<> JUNCT- ile/||/<> COX-/COXO- ile/||/<> ZYG-/ZYGO- ile/||/<> PEND-

( Eklem, eklem ile ilgili [artrit: Eklem yangısı]. İLE/||/<> Yapışma, dirsek, ek. İLE/||/<> Bilek. İLE/||/<> Birleştirmek, bir araya gelmek, birleşmek. İLE/||/<> Birleşmek, eklem. İLE/||/<> Kalça, kalça eklemi. İLE/||/<> Birleşik, bağlanmış, birleşme ile ilgili, ekle ilgili, eklem. İLE/||/<> Asılı olmak. )

- ARTI DEĞER ve DERİNLİK

- ARTI DEĞER ile/ve/||/<> YAN ÜRÜN

- ŞUÂÂT-İ MÜSBƏT[Osm.] / POSITIVE RAYS[İng.] / POSITIVE STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTI IŞINLAR

- POSITIVE ION VACANCY[İng.] / LACUNE D'ION POSITIF[Fr.] / POSITIVE-IONEN-FEHLSTELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTI İYON BOŞLUĞU

- POSITIVE COLUMN[İng.] / COLONNE POSITIVE[Fr.] / POSITIVE SÄULE[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTI SÜTUN

- ARTICULATE vs. DEFINE vs. ENUNCIATE vs. EXPATIATE vs. EXPLAIN vs. EXPRESS vs. EXPLICATE vs. NARRATE vs. STATE

- ARTİFİSİYEL/ARTIFICIAL[İng.] değil/yerine/= YAPAY

- ARTIG ile/||/<> ARTIG
[<

( Kadın gömleği. | Korse. İLE ... )

- RESIDUAL CURRENT STATE[İng.] / SITUATION DU COURANT RÉSIDUEL[Fr.] / RESTSTROMZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK AKIM DURUMU

- CEREYÂN-İ MÜTƏBƏKİYYƏ[Osm.] / RESIDUAL CURRENT[İng.] / COURANT RÉSIDUEL[Fr.] / RESTSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK AKIM


- SÂHA-İ ZÂİDE[Osm.] / RESIDUAL FIELD[İng.] / CHAMP RÉSIDUEL[Fr.] / RESTFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK ALAN

- MUKÂVEMET-İ ZÂİDE[Osm.] / RESIDUAL RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE RÉSIDUELLE[Fr.] / RESTWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK DİRENÇ

- ARTIK EMEK ile ARTIKLAMAK ile ARTIK/LIK ile ARTIK GÖL ile ARTIK GÜN ile ARTIK YIL ile ARTIK DEĞER

- RESIDUAL ERROR RATIO[İng.] / RESTFEHLERQUOTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK HATA ORANI

- MİKNÂTÎS-İ ZÂİDE[Osm.] / RESIDUAL INDUCTION[İng.] / INDUCTION RÉMANENTE[Fr.] / RESTINDUKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK İNDÜKLEME/İNDÜKSİYON

- RESIDUAL HEAT[İng.] / CHALEUR RÉSIDUELLE[Fr.] / RESTWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK ISI

- ŞUÂ-İ ZÂİDE[Osm.] / RESIDUAL RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT RÉSIDUEL[Fr.] / RESTSTRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK IŞIN/IM / IŞINLAR

- RESIDUAL IONIZATION[İng.] / IONISATION RÉSIDUELLE[Fr.] / RESTIONISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK İYONLAŞMA

- RESTMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK MIKNATISLANMA

- RESIDUAL REACTIVITY[İng.] / RÉACTIVITÉ EN EXCÈS[Fr.] ile/değil/yerine/= ARTIK TEPKİNLİK


- ZEVÂİD[Osm.] / RESIDUAL PRODUCT[İng.] / PRODUIT RÉSIDUEL[Fr.] / ABPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTIK ÜRÜN

- ARTIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ARTI

- ARTIK ile ARTIK

( İçildikten, yenildikten ya da kullanıldıktan sonra geriye kalan. | Bir şeyin harcandıktan ya da kullanıldıktan sonra artan bölümü. | Daha çok, daha fazla. | [müzik] Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış durumu. İLE Bundan böyle, bundan sonra. )
( Ad/isim. | Önad/sıfat. İLE İlgeç/zarf. )

- ARTIK ... ile ASLINDA ...

- ARTIK ile FAZLALIK

- ARTIM ile ARTIMLI/LIK

- ARTINSKIYAN STAGE[İng.] değil/yerine/= ARTİNSKİYEN ÇAĞI

( Günümüzden yaklaşık olarak 290.1 milyon yıl ile 279.3 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ARTIRIM ile ARTIRMA ile ARTIŞ

( Bir şeyi idareli harcayarak onun bir bölümünü artırma işi, tasarruf. | Müzayedede artırma. İLE Artırma durumu. | Açık artırma. İLE Artma durumu. Çoğalma. | Harcandıktan sonra bir miktarının geri kalması. | Değerinin yükselmesi, fazlalaşması. )

- ARTIŞ/ARTIM:
İŞTEN
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DİŞTEN

- INCREMENT[İng.] ile/değil/yerine/= ARTIŞ


- ARTIŞ/ARTIM ile ARTIMLI/ARTAĞAN

( Artma durumu. Çoğalma. | Harcandıktan sonra bir miktarının geri kalması. | Değerinin yükselmesi, fazlalaşması. İLE Pişince şiştiğinden, ölçüsü artmış gibi görünen. | Çoğalma özelliği olan. )

- Artık SUS!!!

- Artıksız KONUŞ!!!

- Artılı KONUŞ!!!

- ARTMA ile/ve ÇOĞALMA

- ARTRİT[Fr. < ARTHRITE] değil/yerine/= EKLEM ROMATİZMASI

- ARTROZ ile/||/<> ARTRODEZ ile/||/<> ARTROPLASTİ

( Eklem yıpranması. İLE/||/<> Eklem dondurma. İLE/||/<> Eklem onarımı. )

- ARTTIRILABİLİR ile ARTTIRMAK ile ARTIRILMIŞ ile ARTIRICI ile ARTAN ile YARATMAK

- ARTUÇ/ARDIÇ ile/||/<> ARDIÇ
[<

( Ağaç. İLE Kaşgar'da bu adı taşıyan iki köyün adı. )

- ARUK/ARUQ ile/||/<> ARUK TURUK/ARUQ TURUQ ile/||/<> ARUKLUK/ARUQLUQ
[<

( Sıska, zayıf, cılız. İLE Kaşgar ile Fergana arasında bir dag geçidinin adı. İLE Yorgunluk. )

- ARÛSİYE ile/||/<> AŞAR/ÖŞÜR ile/||/<> AVÂRIZ ile/||/<> BÂÇ/BÂC[Fars.] ile/||/<> BÂD-I HAVA ile/||/<> BERAYA ile/||/<> CİZYE ile/||/<> ÇİFT BOZAN ile/||/<> GEVARE ile/||/<> HİM ile/||/<> İMDADİYE ile/||/<> İRÂD-I CEDÎD ile/||/<> LEZ ile/||/<> MAKİRİYE ile/||/<> OTLAKİYE ile/||/<> REAYA ile/||/<> TAPU ile/||/<> ZEAMET

( Yeni evlenen erkeklerden alınan bir tür vergi. İLE/||/<> Müslümanlardan 1/10 oranında alınan toprak vergisi. İLE/||/<> Osmanlılarda önceleri halktan yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak toplanan vergi. İLE/||/<> Pazar/gümrük/yol/köprü vergisi. İLE/||/<> Topraksız köylüden alınan kazanç vergisi. İLE/||/<> Vergi ve haraç vermeyen Müslüman ahaliye verilen ad. İLE/||/<> Eskiden müslüman olmayanlardan alınan bir çeşit vergi. İLE/||/<> Osmanlı Devleti'nde nedensiz yere toprağı işlemeyi bırakanlardan alınan vergi. İLE/||/<> Turfanda sebze meyvelerden alınan vergi. İLE/||/<> Bingazi ve Trablusgarp'tan alınan bir çeşit vergi. İLE/||/<> Savaş giderlerini karşılamak için alınan vergi. İLE/||/<> III. Selim'in Nizâm-ı Cedîd Ordusu için oluşturduğu, bazı vergileri kapsayan hazine. İLE/||/<> Trablus ve Bingazi'deki hurma ve zeytin ağaçlarıyla kuyulardan aldığı vergi. İLE/||/<> İskelelerden alınan vergi. İLE/||/<> Malı otlaklardan alınan vergi. İLE/||/<> Bir sultanın yönetimi altında vergi veren halk için kullanılan bir terim. Genellikle yetiştirdiği ve ürettiği mallardan vergi ödeyen köylüler için kullanılır. Böylece, toplum tabakalarından köle ve esirlerin üstünde, kentli esnaf ve tüccarların altındaki, tarımla uğraşan halk topluluğu demektir. Osmanlı'da ise bu terim zamanla özelleşerek müslüman olmayan tebaaya ayrılmıştır.[Reaya hukukunun düzenlenmesi Hz. Peygamber'in ehl-i zimmete verdiği ahidnamelerle başlar. Fetih yıllarında İslâm ordularının kumandanları ile dört halife, Hz. Peygamber'in yolunda giderek yeni açılan ülkeler halkına ahidnameler vermiştir. Bu ahidnamelerde, zimmeti kabul eden kent ve köy halkının, nüfuslarına ve gelirlerine göre tayin edilen vergi karşılığında korunması sağlanırdı.] İLE/||/<> Hazine arazisini ekip biçenlerin ödediği vergi. İLE/||/<> Osmanlı toprak düzeninde yıllık geliri 20.000 akçeyle 100.000 akçe arasında olan topraklar ve bu topraklardan alınan vergi. [Eyalet merkezlerinde oturan üst düzey yöneticilere(hazine ve tımar defterdarına, sancaklardaki alay beylerine, kale dizdarlarına, divan kâtiplerine, vs.) verilirdi.] )

- ARÛZ:
DİL
değil MÜZİK [<>ARÛZ]

- ARUZ ile ARUZ VEZNİ ile ARUZ ÖLÇÜSÜ

- ARÛZ[Ar.] ile REMEL/RAMEL[Ar.]

( ... İLE Aruz ölçülerinden biri. | Türk müziğinde bir usûl. )

- ARUZ[Ar.] ile/ve/||/<> TAKTÎ[Ar.]

( ... İLE/VE/||/<> Kesme, parçalama. | Aruz ölçüsünde, bir dizeyi, ölçünün parçalarına göre ayırma. )

- ARVAS, MUHLİS (ERCİŞ, 1952)

( İ.Ü. Hukuk Fakültesinden mezun oldu. 1980'den beri serbest avukat olarak çalışmaktadır. Siyasete Anavatan Partisi (ANAP) saflarında başladı. 1984 - 1991 yılları arasında ANAP İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyeliğinde bulundu. Bilahare AKP geçti. Sarıyer Belediye Meclisi ve İstanbul Büyük Şehir Belediye Meclisi üyesidir (2004 - 2009). )

- ARYA ve/||/<> MAYNA ve/||/<> FORA

( Bir nesneyi, aşağı indirmek. VE/||/<> Yukarıdaki bir nesnenin, ağırca, aşağı indirilmesi. VE/||/<> Bağlı düzeneği ya da halatı çözme/açma. )

- ARYAN ile ARYAN IRKI

- ARZ-TALEP değil/yerine/= SUNUM İSTEM

- ARZ ile/||/<> ARZEN ile/||/<> ARÂZİ-İ MAHMİYE/MAHMİYYE ile/||/<> ARÂZİ-İ MUKÂTAA ile/||/<> ARÂZİ-İ MAHLÛLE ile/||/<> ARÂZİ-İ MEKTÛME ile/||/<> ARÂZİ-İ MEZRÛA ile/||/<> ARÂZİ-İ MÎRÎYE/EMİRİYYE / MÎRÎ ARÂZİ ile/||/<> ARÂZİ-İ SELÎHA ile/||/<> ARAZİ-İ SENİYYE ile/||/<> TEBA-İ DEVLET-İ ALİYE/ALİYYE

( Toprak. | Sunma, bildirme. İLE/||/<> Genişlik, en. İLE/||/<> Geliri(rakabesi) Hazineye ait bulunan araziden koru, mer'a, yol, pazar yerleri gibi halkın gereksinimlerine ayrılmış yerler. İLE/||/<> Maktû(götürü) bir vergiye bağlanmış arazi, kesime verilmiş topraklar; devlete hizmeti geçen önemli kişilere bizzat devlet tarafından geliri ya da vergisi terk edilen topraklar. İLE/||/<> Tasarruf sahibinin intikal sahibi bırakmaksızın ölümü ile hazineye dönen miri arazi. İLE/||/<> Devlete ait olduğu halde, devletin hakkı çiğnenerek haksız ve fuzulen işgal edilen arazi. İLE/||/<> Ekilen arazi. İLE/||/<> Mîrî yani devlete ait topraklar. | Çıplak mülkiyeti devlete, sadece tasarruf hakkı kişiye ait [Arz-ı mîrî] olan taşınmaz [tarla, çayırlık, yoncalık, harman yeri, yaylak, kışlak ve koruluk gibi]. İLE/||/<> Çıplak arazi. İLE/||/<> Saltanat makamını işgal edenlere ait toprak. İLE/||/<> Osmanlı Devletine bağlı/tâbi. )

- ARZ ile BEYÂN

- ARZÎ(/FERŞÎ) MELEK(E) ile SEMÂVÎ(/ULVÎ) MELEK(E)

( Bedensel güç. İLE Zihinsel güç. )

- ARZU[Ar.] ile/değil/yerine İSTEK

( Tüketme nesnesiyle. İLE Ulaşma/sahip olma durumuyla/"nesnesiyle". )
( Psikolojinin alanı/konusu. İLE/DEĞİL/YERİNE Hukukun alanı/konusu. )

- ARZU ile/ve/||/<> ŞİBAK NİHALİ

( Duygusal ve öznel bir istemdir. @@ Duygudan ziyade ilişki ve bağlanma ağı içerir. )
( "Bu görevi arzulamaktadır."[İç durumu yansıtır.] @@ "Bu göreve dair şibak nihali, temasları ve beyanlarıyla oluşmuştur."[Dış dünyada örülmüş bağları yansıtır.] )

- ARZU/İSTEK ile SEÇME OLANAĞI

( Arzu ve korkuyla hareket etmek bağımlılıktır, sevgiyle hareket etmek ise özgürlüktür. )
( Sevgi seçici değildir, arzu seçicidir. )
( Arzu geçmişe, korku geleceğe yöneliktir. )
( Arzulardan ve korkulardan kurtulun, görüşünüz birdenbire berraklaşacak ve herşeyi olduğu gibi göreceksiniz. )
( Arzunun sahte olarak tanınması ile arzudan kurtulmuşluk kendiliğinden gelir. )
( Unutmak zorunda değiliz; arzu ve korku son bulunca, tutsaklık da biter. )
( İç değerinizi bilmelisiniz, ona güvenmelisiniz ve günlük yaşantınızda arzu ve korkularınızı feda ederek bunu belirgin kılmalısınız. )
( Arzuladığınız şeyde mutluluk yoktur. [Mutluluk sizdedir!] )
( Gerçek olmayanı yaratan imgelemedir, onu devam ettiren ise arzudur. )
( İmgeleme ve arzunun son bulmasıyla birlikte varlık da sona erer ve şu ya da bu oluş saf varoluşla kaynaşıp birleşir, ki onu tarif olanaklı değildir, o ancak yaşanabilir. )
( Kişisel arzularınızı terk edin ve böylece tasarruf edilen gücü dünyanın değişmesi yolunda kullanın! )
( Eğer isteklerimiz güçlü ve gerçeklerse, gerçekleşmek üzere yaşamımızı yoğurup biçimlendireceklerdir. )
( Kendini-bilmek için, herşeyin, arzudan doğmuş imgeleme olduğunu fark etmek gereklidir. )
( Zihin arzudan azade ve rahat olmalıdır. )
( Anlayan bir zihin, arzulardan ve korkulardan azâdedir. )
( Arzudan ve korkudan kurtulmak, bizi öyle korkutmasın. Bu hepinizin bildiğinden öyle farklı, çok daha yoğun ve ilginç bir yaşam sürebilmemizi sağlayacaktır; öyle ki biz her şeyi kaybetmekle, gerçekten her şeyi kazanmış oluruz. )
( To act from desire and fear is bondage, to act from love is freedom.
Love is not selective, desire is selective.
Desire is of the past, fear is of the future.
Be free of desires and fears and at once your vision will clear and you shall see all things as they are.
Desirelessness comes on its own when desire is recognised as false.
You need not forget; when desire and fear end, bondage also ends.
You must know your inner worth and trust it and express it in the daily sacrifice of desire and fear.
No happiness in what you desire. [It is you!]
The innards created by imagination and perpetuated by desire.
With the cessation of imagination and desire, becoming ceases and the being this or that merges into pure being, which is not describable, only experienceable.
If your desires are strong and true, they will mould your life for their fulfilment.
To see everything as imagination, born of desire, is necessary for self-realisation.
Mind must be free of desires and relaxed.
An understanding mind is free of desires and fears.
Do not be afraid of freedom from desire and fear. It enables you to live a life so different from all you know, so much more intense and interesting, that, truly, by losing all you gain all. )

- ARZULAMAK ile ARZULANMAK ile ARZULATMAK ile ARZULAYABİLMEK ile ARZ ile ARZU ile ARZULU/LUK ile ARZUSUZ/LUK ile ARZ ODASI ile ARZ TALEP ile ARZUSUZCA ile ARZ DAİRESİ ile ARZ CAZİBESİ ile ARZ DERECESİ ile ARZ TALEP KANUNU ile ARZ TALEP DENGESİ

- AŞ "ERME" değil AŞ YERME

- ile AŞ DAMI ile AŞ OCAĞI

- ÂŞ[Fars.] değil/yerine/= YEMEK

( Muharrem ayında pişirilen aşure. )
( Yemek, öyle yenilmeli ki, biz onu yemeliyiz. O, bizi yememeli. | Lokma. )

- ÂSÂ ile ÇÖVEN/ÇEVGEN[< Fars.]/HELVACIKÖKÜ/SABUNOTU

( ... İLE Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki, sabunotu, helvacıkökü. | Çevgen. )

- ASABİ[Ar.] değil/yerine/= SİNİRLİ

( Sinirli. | Sinirsel. | Sinirli bir biçimde. )

- ASABÎ değil/yerine/= SİNİRLİ

- ASABİYE/NÖROLOJİ/NEUROLOGY[İng.] değil/yerine/= SİNİRBİLİM

- AŞAĞI ÇEŞME

( Uskumruköy'e girişte sağda ve Uskumruköy İlköğretim Okulunun bahçe duvarına bitişiktir. Bir ismi de "Köybaşı Çeşmesi"dir. Çeşmenin kitabesi yoktur ve kim tarafından ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. )

- AŞAĞI EĞİLİM ile/ve YUKARI EĞİLİM

( Toprak ve Su. İLE/VE Ateş ve Hava. )

- AŞAĞI GÖRME ya da YUKARI GÖRME | ile/ve/değil/yerine EŞ GÖRME

- DOWN QUARK[İng.] / QUARK DOWN[Fr.] / DOWN-QUARK[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞAĞI KUARK

- AŞAĞI TÜKÜRSEN, SAKAL; YUKARI TÜKÜRSEN, BIYIK ile/ve/||/<> NE, İSA'YA; NE DE MUSA'YA YARANAMAMAK

- AŞAĞI YUKARI ile/||/<> HEMEN HEMEN

- AŞAĞI ile PEŞİNAT ile AŞAĞI DÖKMEK ile KAHRETSİN ile ÇÖKÜŞ ile AŞAĞI DOĞRU


- AŞAĞILAMAK ile AŞAĞILANMAK ile AŞAĞILATMAK ile AŞAĞILAŞMAK ile AŞAĞILANABİLMEK ile AŞAĞILAYABİLMEK ile AŞAĞILAŞABİLMEK ile AŞAĞI/LIK ile AŞAĞI YUKARI ile AŞAĞI MAHALLE ile AŞAĞI BİTKİLER ile AŞAĞILIK HİSSİ ile AŞAĞILI YUKARILI ile AŞAĞILIK DUYGUSU ile AŞAĞILIK KOMPLEKSİ

- AŞAĞI(SI)-YUKARI(SI) ile ALT(I)-ÜST(Ü)

- AŞAĞIYA/AŞŞAĞI değil AŞAĞI

- AŞAĞI-YUKARI

- SERFİ-İ ESÂSÎ[Osm.] / PRINCIPAL SERIES[İng.] / HAUPTSERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ASAL DİZİ/SERİ

- PRINCIPAL PLANE[İng.] / PLAN PRINCIPAL[Fr.] / HAUPTEBENE[Alm.] ile/değil/yerine/= ASAL DÜZLEM

- PRINCIPAL AXIS[İng.] / AXE PRINCIPAL[Fr.] / HAUPTACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ASAL EKSEN

- ŞUÂ-İ ESÂSÎ[Osm.] / PRINCIPAL RAY[İng.] / HAUPTSTRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ASAL IŞIN

- PRINCIPAL FRACTION[İng.] / HAUPTSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASAL KESİR/KESİT

- PRINCIPAL FOCUS[İng.] / FOYER PRINCIPAL[Fr.] / HAUPTBRENNPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ASAL ODAK


- ASAL SAYILARDA:
MILLS
ile/ve/||/<> WRIGHT

( )

- SÖZCÜKLER:
ASALAKLAŞTIRILMIŞ/JOKERLEŞTİRİLMİŞ/KATİLLEŞTİRİLMİŞ/SIĞINAKLAŞTIRILMIŞ/ÇİLİNGİRLEŞTİRİLMİŞ
ile/ve/||/<> ÇIKINTILAŞTIRILMIŞ/PİÇLEŞTİRİLMİŞ

- ASALAK ile YARIMASALAK

( ... İLE Üzerinde yaşadığı konakçı bitkiden, bazen hazır besin maddesi alan, gerektiğinde, kendibeslek yaşayabilen, klorofili bitkilerde görülen, tam olmayan asalaklık durumu. )

- ASALAKBİLİM ile PARAZİTOLOJİ[İng. PARASITOLOGY | Fr. PARASITOLOGIE][Osm. Ar. TUFEYLİYYÂT]

( Asalakları inceleyen bilim dalı. )

- ASÂLAR:
KAŞAĞ
ile MU'ÎN/İTTİKÂ ile DESTECÛB ile ŞEŞBER ile MÜTTEKÂ ile ZERDESTE ile CEVGÂN

- ASALE[Ar.] ile ASÂLÉ[Ar.]

( Çok zehirli bir yılan. İLE Bal peteği. )

- ASALI MUKABELEİHİLMİSİL değil/yerine/= KARŞILIKLILIK

- A'SAM ile A'SÂM-ÜL YÜMNÂ

( Ön ayakları beyaz olan at, geyik ya da koyun. İLE Sağ ayağı beyaz olan at, geyik ya da koyun. )

- AŞAMA ile AŞAMALI/LIK ile AŞAMA SIRASI

- AŞAMA ile/ve/değil EŞİK


- AŞAMA ile ETAP

- AŞAMA ile/ve NOKTA

- AŞAMA ile/ve SIRA

( TERETTÜB[Ar. < RÜTÛB]: Sıralanma, sırasında olma, sırası gelme. | Ait olma, icab etme, gerekme. )
( Dün, ben sizin gibiydim; yarın, siz de benim gibi olacaksınız! )

- AŞAMALAR/MERTEBELER:
US'TA/AKIL'DA
ile/ve/||/<>/> ANLIK'TA/NEFS'TE ile/ve/||/<>/> TİN'DE/RUH'TA

( Anlayış. İLE/VE/||/<>/> Temizlenme. İLE/VE/||/<>/> Tekâmül. )

- AŞAMALI ile/ve/||/<> DALGA DALGA

- AŞAMA/SAFHA ile/ve/||/<> KATMAN

- ASAMBLE[Fr. < ASSEMBLÉE] değil/yerine/= KURUL

- ASAMSKRİTA[Sansk.](WU-WEİ[Çince])

( Geçici olana dair olmayan. Neden-sonuç ilişkisine maruz olmayan. Doğumsuzluk ve ölümsüzlük dünyası. )

- ÂSÂN[Ar.] değil/yerine/= KOLAY

- ASANDAN değil/yerine/= ÇIKAN


- ASANSÖRDE:
DOĞRUCA ADIM ATMAK
değil/yerine ADIM ATMADAN ÖNCE AYNAYI (KENDİNİ AYNADA) GÖRMEK

- AŞANTUĞRUL, NASUH (İST., 1953)

( Kuaför olarak çalışma hayatına atıldı. 1972'de CHP'ye üye oldu ve 15 yıl süre mahalle sorumlusu, İlçe Yönetim kurulu üyesi, İl delegesi ve 2009 - 2014 tarihleri arasında 6'ncı dönem. Sarıyer Belediye Meclisi üyesi olarak görev yaptı. Sarıyerliler Derneği (SA - DER) olup uzun süre Yönetim Kurulu üyesi olarak görev aldı. Sarıyer Spor Kulübü Üyesi ve Divan Kurulu üyesidir. )

- AŞANTUĞRUL, ORHAN (İST. 1938)

( Sarıyerlidir. Baba mesleği olan ciğercilik mesleğini devam ettirmiştir. Meslek kuruluşlarına üye olup İstanbul Umum Sakatatçılar Derneği Başkanlığını 10 yıl süre ile yapmıştır. )

- AŞAR ile AŞARİ ile AŞARCI/LIK

- AŞAR/AŞARÎ[Ar.] değil/yerine/= ONDALIK

( Türkiye’de 1925 yılına kadar tarımsal ürünün onda biri oranında aynî olarak alınan vergi. | Ondalık. )

- ÂSÂR-I ATÎKA değil/yerine/= ESKİ YAPITLAR

- AŞAR'İ değil/yerine/= ONDALIK

- ASCERTAIN vs. LEARN

- AŞÇI ile YEMEK KİTABI ile PİŞMİŞ ile TENCEREDE PİŞMİŞ ile PİŞMİŞ PİRİNÇ ile AŞÇILIK ile OCAK ile YEMEK PİŞİRMEK ile OCAK

- ASCII ile/değil/yerine/> ANSI ile/değil/yerine/> ISO-8859-1 ile/değil/yerine/> Unicode UTF-8

( Başlangıçta. İLE/DEĞİL/YERİNE/> Windows'ta. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> HTML4'te. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> HTML5'te. )

- ASDIC ile SONAR

- ASEBİ ile/||/<> ÂSİ ile/||/<> CELÂLÎ

( Hırçın ve sinirli kişi. İLE/||/<> Yasalara başkaldıran, isyan eden. İLE/||/<> İlk olarak Yavuz Sultan Selim döneminde ortaya çıkan Bozoklu Derviş Celal'in adamlarına ve ondan yana olanlara sonraları da türeyen eşkıyaya verilen ad. )

- ASELBENT ile ASELBENT AĞACI

- ASENDAN/ASCENDING[İng.] değil/yerine/= ÇIKAN | YÜKSELEN

- ASETAL ile ASTEALDEHİT ile ASETAMİT ile ASETANİLİT

- ACETATE FIBRE[İng.] / FIBRE D'ACÉTATE[Fr.] / AZETATFASER[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETAT ELYAFI

- ACETATE LACQUER[İng.] / VERNIS, LAQUE ACETATE[Fr.] / ACETAT LACK[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETAT VERNİK

- ACETYLACETONE[İng.] / ACÉTYLACÉTONE[Fr.] / AZETYLAZETON[Alm.] ile/değil/yerine/= ASETİLASETON

- ACIDE ACÉTOSALICYLIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ASETİSALİSİLİK ASİT

- ACIDE ACÉTOACÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ASETOSETİK ASİT


- AŞEVİ/AŞHANE[Fars.]/LOKANTA[İt.]/RESTORAN[Fr./İng. < RESTAURANT] = YEMEK (PİŞİRME/YEME) YERİ

( Yoksullara parasız yemek yedirilen ya da dağıtılan yer, aşhane. | Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. | Tekkelerde yemek pişirilen yer. )

- ASFİKSİ/ASPHYXIA[İng.] değil/yerine/= HAVASIZ KALMA

- ASGARİ MÜŞTEREK değil/yerine/= ORTAK PAYDA

- ASGARİ ÜCRET[Ar.] değil/yerine/= EN DÜŞÜK ÖDENÇ

- ASGARİ ile ASGARİ TUTAR ile ASGARİ ÜCRET ile ASGARİ MÜŞTEREK

- ASHAB ile/ve ÂLİM

- ASHAB ile MÜCTEHİD

- ASHAB ile/ve/> TABİÎN ile/ve/> TEB-İ TABİÎN

- ASHAB/ESHÂB/SAHÂBE ile İHVÂN

- ASHÂB-I İNTİKAL değil/yerine/= GEÇİNÇ İYELERİ


- ASHÂB-I NAKL ile/ve ERBÂB-I AKL

( Önce inanıp sonra akıl eden. İLE/VE Önce akıl edip sonra inanan. )

- ASHAR[Ar.] ile ASHÂR[Ar. < SIHR]

( Saçı kızıl olan. | Kırmızı tüylü. İLE Evlenme dolayısıyla erkek tarafı akrabalar, güveyler. )

- AŞI ile AŞILANABİLİR ile AŞILANMIŞ ile AŞICI ile AŞILAMA

- ASİ ile ASİL/LİK ile ASİT ile ASİTLİ ile ASİTSİZ ile ASİT ALKOL ile ASİT BORİK ile ASİT FENİK ile ASİT KATALİZÖR

- AŞI[Ar.] ile KALEMAŞISI[Ar.]

( ... İLE Ucu kalem gibi kesilmiş çubukla yapılan ağaç aşısı. )

- ASIAN :/yerine ASYALI

- ASIDE :/yerine BİR KENARA

- ASİDİK ile/ve/||/<>/>< BAZİK

( pH değeri 7'den küçük. İLE/VE/||/>< pH değeri 7'den büyük. )

- ASİDİMETRE[Fr.] değil/yerine/= ASİTÖLÇER

- ÂŞIK OLMAK ve/||/<> AŞK OLMAK


- ÂŞIK OLMAK ile AŞK/I YAŞAMAK

- ÂŞIK OLMAK ile/ve/değil/||/<> "ÇARPILMAK"

- AŞIK OLMAK ile DELİCESİNE AŞIK ile DELİCESİNE AŞIK OLMA

- ÂŞIK OLMAK ile "HASTA OLMAK"

- ÂŞIK OLMAK ile/ve/||/<> TAKINTILI-ZORLAYICI(OBSESİF-KOMPULSİF) KİŞİLİK BOZUKLUĞU

( Gövdede, aynı biyokimyasal etkileri "yaratıyor"/yaratabiliyor. )

- AŞIK VEYSEL PARKI

( Fatih Sultan Mehmet (Armutlu) mahallesinde hizmete açılan parklardan biridir. )

- AŞIK VEYSEL PARKI

( Pınar Mahallesindedir. 2.000,00 m²'lik bir alanı kapsamaktadır. 80,00 m²'lik yeşil alanı, 480,00 m²'lik spor alanı ve 60,00 m²'lik'te bir tesisi bulunuyor. )

- ÂŞIK <> AŞK <> MÂŞÛK(A)

( Rüyasını görür. <> ... <> Uyur. )
( Kayıcı. [Durum, koşul ve karşılıksızlık durumlarında olasılık olarak davranışlarında kıyıcı ve yıkıcı olabilir.] İLE/||/<>/>< ... İLE/||/<>/>< Yakıcı.[Herhangi bir ölçüt olmaksızın âşık olana ya da "kendine yönelmiş olana" karşı, davranışlarında ve sözlerinde, bağlam, olanak ve terslik olarak (%1 - 99 arası) kıyıcı ve yıkıcı[0/1 (Evet/Hayır!)] olabilir.] )

- ÂŞIK ile/ve/||/<> SÂDIK ile/ve/||/<> LÂYIK

- ÂŞİKÂR ile/değil ÂŞİNÂ


- ÂŞİKÂR ile/ve/||/<> BÂRİZ

- ASIKYÜZLÜLÜK ile/değil ZİHNİ MEŞGUL(/KAFASI DOLU) OLMAK

- ASİL ile ÂCİZ ile BASİT

( ASİLLER İDARE EDER
ACİZLER ŞİKÂYET EDER
BASİTLER İFTİRA EDER )

- ASÎL[Ar.] ile ASÎLE[Ar. çoğ. ASÂİL]

( Öğleden sonranın son bölümü, akşamüstü. | Ölüm. İLE Öğleden sonranın son bölümü, akşamüstü. | Bir şeyin bütünü. | Ölüm. )

- ASIL ile/ve/<> FASIL

- ASIL ile/ve UNSUR

- AŞILANMA/MAYALANMA:
KUŞKUYU SÖYLEMEK
ile/değil/yerine İMANI SÖYLEMEK

- AŞILARDA:
KARMA
ile/ve/||/<> KAKMA(GÖZ/T) ile/ve/||/<> YARMA ile/ve/||/<> KALEM ile/ve/||/<> KABUK/KABUK ALTI ile/ve/||/<> YAN ile/ve/||/<> KÖPRÜ ile/ve/||/<> DİLCİKLİ (İNGİLİZ)

(

Bitki/Ağaç Aşılama Yöntemleri ve Kullanım Koşulları

1. Karma Aşı

Tanım: Farklı aşı tekniklerinin bir araya getirilerek uygulandığı sistemdir.

  • Ne zaman? Türlere göre değişken
  • Ne için? Dayanıklılık + verim kombinasyonu gerektiğinde
  • Uygun bitkiler: Turunçgiller, bağ bitkileri, nar

2. Kakma Aşı (Göz Aşısı / T-Aşısı)

Tanım: Kabuk altına göz yerleştirilerek yapılır.

  • Ne zaman? İlkbahar ortası veya yaz sonu
  • Ne için? Genç, ince gövdelilerde hızlı çoğaltma
  • Uygun bitkiler: Elma, armut, kayısı, narenciye

3. Yarma Aşı

Tanım: Kalın anaç yarılarak içine kalem yerleştirilir.

  • Ne zaman? İlkbahar başında (özsu öncesi)
  • Ne için? Kalın gövde, çeşit değiştirme
  • Uygun bitkiler: Ceviz, kestane, kiraz

4. Diğer Aşılama Yöntemleri

a) Kalem Aşı

  • İlkbaharda, dinlenme döneminde
  • Genç fidanlarda elma, armut, şeftali

b) Göz Aşıları

  • T-Göz: Kabuk kolay ayrıldığında yazın yapılır
  • Yonga Göz: İlkbahar veya yaz sonu

c) Kabuk Altı Aşı

  • Kalın anaç – ince kalem durumunda
  • Kabuk kolay ayrılıyorsa (özellikle ilkbaharda)

d) Yan Aşı

  • Anaç kenarına yapılan eğik kesiye kalem yerleştirilir

e) Köprü Aşı

  • Fare, don veya mekanik zarar gören gövdeleri kurtarmak için

f) Dilcikli İngiliz Aşısı

  • Kalem ve anaç aynı kalınlıkta olduğunda güçlü tutunma sağlar

Karşılaştırma Tablosu

Aşı Türü Uygulama Zamanı Anaç Kalınlığı Uygun Türler Avantajı
Karma Aşı Değişken Karışık Turunçgil, süs bitkileri Uyum artırımı, kombinasyon sağlama
Kakma Aşı Yaz / İlkbahar İnce gövde Elma, armut, şeftali Hızlı ve verimli üretim
Yarma Aşı İlkbahar başı Kalın gövde Ceviz, kiraz, elma Çeşit değişimi için ideal
Kalem Aşı İlkbahar İnce – Orta Şeftali, elma Genç fidanlarda etkili
Kabuk Aşısı İlkbahar Kalın gövde Elma, armut Kabuk kolay ayrıldığında çok etkili
Göz Aşısı Yaz / Sonbahar İnce gövde Narenciye, üzüm Yüksek tutma oranı

Hangi Durumda Hangisi Tercih Edilmeli?

Durum Uygun Aşı Türü
Kalın gövdeli yaşlı ağaç Yarma Aşı, Kabuk Aşısı
Genç fidanlarda çoğaltma Göz Aşısı, Kalem Aşı
Kabuğun kolay ayrıldığı dönem Kakma Aşı, Kabuk Aşısı
Çeşit değişimi ya da gövde onarımı Yarma Aşı, Köprü Aşı
Çok yönlü genetik özellik istenirse Karma Aşı

Sonuç İtibarı ile

  • Bitki türü ve çeşidi
  • Anaç ve kalem yaş/kalınlık oranı
  • İklim ve mevsim koşulları
  • Kabuğun ayrılma durumu
  • Aşının amacı: Verim artırımı, çeşit değiştirme, zarar onarımı
)

- AŞILARDA:
YARMA(ÇELİK) AŞI
ile/ve GÖZ AŞI

- HANGING MERCURY DROP ELECTRODE[İng.] ile/değil/yerine/= ASILI CIVA DAMLA ELEKTROT (ACDE)


- ASILI ile ASILIŞ

- ASILI ile ASILLI

( Asılmış olan, asma, asık, muallak. | Asılmış bir biçimde. İLE Bir kökene dayanan, kökenli. )

- AŞİLİ değil/yerine/= MİDE SALGISI YOKLUĞU

- ASILMAK ile ASILABİLMEK ile ASI ile ASIK ile ASIL/LIK ile ASIM ile ASIR/LIK ile ASILLI/LIK ile ASILSIZ/LIK ile ASIRLARCA ile ASIK SURAT ile ASIL NÜSHA ile ASIM TAKIM ile ASIK SURATLI/LIK ile ASIL SAYILAR

- ASILSIZ HABER değil/yerine/= GERÇEK DIŞI ÇAV

- ASILSIZ İDDİA değil/yerine/= GERÇEK DIŞI SAV

- ASILSIZ İHBAR değil/yerine/= YALAN BİLDİRİM

- AŞIM ile/ve/||/<>/> BAŞIM

( Azıcık. İLE/VE/||/<>/> Ağrısız. )

- ASYMMETRICAL BREAKDOWN CURRENT[İng.] / COURANT DE RUPTURE ASYMÉTRIQUE[Fr.] / ASYMMETRISCHER DURCHBRUCHSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİMETRİK KESİLME AKIMI

- ASİMİLE EDİLEBİLİR ile ASİMİLE ETMEK ile ASİMİLE EDİCİ ile ASİMİLATÖR


- ÂŞİNA/LIK değil/yerine/= TANIDIK/BİLDİK / TANIŞIK/LIK

- AŞINDIRMAK değil/yerine AŞMAK

- ÂSİR[Ar.] ile ÂSİR/ÂSİRE[Ar.] ile ÂSİR/ÂSİRE[Ar.] ile ASÎR[Ar.] ile ASÎR[Ar.] ile ASÎR[Ar. < USRET]

( Bir söylenceyi/efsaneyi aktaran/nakleden. İLE Ayağı kayan. İLE [Üzüm ve benzerleri gibi şeyleri] Şırasını ya da yağını almak üzere sıkan. İLE Bitişik komşu. | Karmakarışık, dolaşık. İLE Şırası ya da yağı alınmak üzere sıkılmış şey, usâre. İLE Zor, güç, zahmetli. | Titiz. )

- ÂSİRE[Ar.] ile ASÎRE, SECÎR[Ar.]

( ... İLE Posa, cibre. )

- AŞİRET ile/değil/yerine HUKUK

- AŞİRET değil/yerine/= OYMAK

- SUPERHEAVY BOSON[İng.] / BOSON SUPERLOURD[Fr.] / SUPERSCHWERES BOSON[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI AĞIR BOZON

- AŞIRI "AKILCILIK" >< YARATICILIK

- OVERCURRENT RELEASE[İng.] ile/değil/yerine/= AŞIRI AKIM DÜZENİ

- ÜBERSTROMAUSLÖSER[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI AKIM RÖLESİ


- OVERCURRENT[İng.] / COURANT EXCESSIF, COURANT DE SURCHARGE, SUPERCOURANT[Fr.] / ÜBERSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI AKIM

- SUPERFLUIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI AKIŞKAN

- SUPERFLUIDITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI AKIŞKANLIK

- AŞIRI ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK ile/ve/<>/>/< YAĞCI/LIK

- HYPERCONJUGATION[İng.] / HYPERCONJUGATION[Fr.] / HYPERKONJUGATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI BAĞLANMA, HİPERKONJUGASYON

- AŞIRI DERECE yerine İLERİ DERECE

- SUPERSATURATED SOLUTION[İng.] / AŞIRI DOYGUN ÇÖZELTI[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI DOYGUN ÇÖZELTİ

- İŞBÂ[Osm.] / OVERSATURATION[İng.] / SURSATURATION[Fr.] / ÜBERSÄTTIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI DOYMA/DOYGUNLUK

- [ne yazık ki]
AŞIRI DOYUM
ve/||/<>/> KÜSTAHLIK

- ÜBERSÄTTIGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI DOYURMA


- RÉACTEUR SURCRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI ELEŞTİK TEPKİLEŞİM

- SUPERCRITICITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI ELEŞTİKLİK

- FART-İ İNHİLÂL[Osm.] / OVERMELTING[İng.] / SURFUSION[Fr.] / ÜBERSCHMELZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI ERGİMEERİME

- AŞIRI GERİLİM ile/||/<> DENGE POTANSİYELİ

( Aşırı gerilim kinetik kayıp η, denge termodinamik Nernst. )
( Formül: η = E - Eeq )

- OVERPOTENTIAL[İng.] / SURTENSION[Fr.] / AŞIRI GERILIM[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI GERİLİM

- AŞIRI HIZ ve/||/<>/> GERÇEKLER

( Aşırı hız yapılan düşünceler, gerçeklere çarparak durur. )

- ULTRA FAST NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS ULTRARAPIDES[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI HIZLI NÖTRONLAR

- SUPRACONDUCTEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI İLETKEN

- SUPRACONDUCTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI İLETKENLİK

- HYPERFINE STRUCTURE[İng.] / STRUCTURE HYPERFINE[Fr.] / HYPERFEINSTRUKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI İNCE YAPI


- SUPERCHALEUR[Fr.] / SUPERHITZE[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI ISI

- OVERHEAT, SUPERHEATING[İng.] / SURCHAUFFE[Fr.] / ÜBERHITZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI ISITMA

- AŞIRI KİBAR/LIK ile/değil AHMAK/LIK

- OVERMODULATION[İng.] / SURMODULATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AŞIRI KİPLEME

- ÜBERMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI KİPLENİM

- AŞIRI KULLANIM ile/değil/yerine YERİNDE KULLANIM