BEŞ(5) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- YAVAŞ YAVAŞ ile ADIM ADIM

( Olgun kişi, kendini, küçük başlangıçları adım adım büyük başarılara dönüştürmeye adamıştır. )
( En uzun yokculuklara bile, ufak bir adımla başlanır. )
( İlk adım belki tavanı tepenize indirebilir, fakat az zamanda kargaşa bitecek ve barış ve sevinç gelecektir. )
( Bir sonraki adımınızın ne olması gerektiği hakkında hiçbir zaman bilgisiz bırakılmadınız. )
( Her adım, bir sonraki için yeterli enerji üretecektir. )

- YAVAŞ YAVAŞ/İLLİ İLLİ ile TEKER TEKER

- YAVAŞLAMAK ile YAVAŞLATMAK ile YAVAŞLATABİLMEK ile YAVAŞLAYABİLMEK ile YAVAŞ/LIK ile YAVAŞA ile YAVAŞÇA ile YAVAŞ TÜTÜN ile YAVAŞ YAVAŞ ile YAVAŞ ÇEKİM

- YAVAŞLATMAK ile AĞIRDAN ALMAK

- YAVAŞ/LIK ile/ve "UYUŞUK/LUK"

( MIYMINTI: Kişinin sabrını tüketecek derecede yavaş ve mızmızca iş gören. )
( Doğadaki en yavaş canlı/hayvan Bradipus'tur. )

- YAVER[Fars.] değil/yerine/= YARDIMCI

( Yardımcı. | Devlet ve hükümet başkanlarıyla komutanların yanında bulunan ve onların komutlarını yazmakla, gereğinde yerine ulaştırmakla görevli subay, emir subayı. )

- YAVİ ile/ve/||/<> KUZGUN AÇMAZI

- YAVRU KEDİ ile KEDİ YAVRUSU GİBİ

- TOCHTERPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAVRU ÜRÜN

- YAVRU ile/değil BAĞAN

( ... İLE Zamanı gelmeden, ölü doğan yavru, düşüt. )

- YAVRU ile BALAK

( ... İLE Hayvan yavrusu. )

- YAVRULAMAK ile YAVRULATMAK ile YAVRU ile YAVRU KAPI

- YAVUZ SELİM CAMİSİ ve YAVUZ SELİM TÜRBESİ

( Fatih'te, Yavuz Sultan Selim semtindelerdir. [Türbesi, caminin arka bahçesindedir.] )
( Yavuz Sultan Selim'in başlatmıştır, oğlu Kanuni Sultan Süleyman tamamlamıştır. [1522] [Mimar Acem Ali] VE 1583'te inşa edilmiştir. )

- YAVUZ SELİM CAMİSİ ve YAVUZ SELİM TÜRBESİ

( Fatih'te, Yavuz Sultan Selim semtindelerdir. [Türbesi, caminin arka bahçesindedir.] )
( Yavuz Sultan Selim'in başlatmıştır, oğlu Kanuni Sultan Süleyman tamamlamıştır. [1522] [Mimar Acem Ali] VE 1583'te inşa edilmiştir. )

- YAVUZ SELİM ile YAVUZ SELİM

( Fatih - Atikali arasındaki bölge/durak. İLE Soğanlı - Güneştepe/Bağcılar arasındaki bölge/durak. )

- YAVUZ SULTAN SELÎM

- YAVUZ SULTAN SELİM MAHALLESİ

( İlçenin gecekondu mahallelerinden biridir. Ferahevler olarak bilinen bu yerleşim bölgesi 1988'de ayrı bir mahalle olunca ismi de Yavuz Sultan Selim Mahallesi oldu. Yavuz Sultan Selim Mahallesi; Tarabya, Çamlıtepe (Derbent), İstinye ve Yeniköy mahallelerinden sınır alır. 1992 nüfus sayımında göre mahallenin nüfusu 12.229'dur. )

- YAVUZ SULTAN SELİM(FERAH EVLER) SPOR KULÜBÜ

( Ferahevler Spor Kulübü adı ile 1977'de Mehmet Polat, Hicabi Güven, Tarık Şahin ve Kadir Akarsu tarafından kuruldu. 1979 yılında tescil edilerek resmiyet kazandı. Futbol dalında faaliyet göstermektedir. )

- YAVUZ SULTAN SELİM ve ZEMBİLLİ ALİ (HASANÎ) EFENDİ

- YAVUZ, ALİ (DENİZKAYA, 1966)

( İ. Ü. Orman Fakültesini bitirdi. Orman Mühendisi olarak bir süre çalıştıktan sonra kendi şirketini kurdu. Park - peyzaj ve müteahhitlik hizmeti yapmaktadır. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübü'nde bir dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )

- YAVUZ, ALİ (KÖ, 1949)

( Kireçburnu Spor Kulübünden orta saha elemanı olarak transfer edildi ve bir sezon (1968/69) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 5 lig, 5 özel olmak üzere 10 maçta Sarıyer forması giydi ve özel maçlarda 1 gol kaydetti. Sezon sonunda Balıkesirspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrılan Ali futbol yaşamını noktaladıktan sonra antrenör kurslarını tamamladı ve çeşitli kulüplerde antrenör olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü, Büyükdere Spor Kulübü, Sarıyerli Profesyonel Futbolcular Derneği üyesi olan Ali, Kireçburnu, Sarıyer, Balıkesir, Trabzon ve Büyükdere Spor kulüplerinde futbol oynadı. )

- YAVUZ, MUHARREM (DORTMUND/ALMANYA, 1979)

( Almanya doğumlu olup, yurda dönüp Emirgan'da ikamet etti ve 2014 yerel seçimlerinde Emirgan Muhtarı olarak seçildi (2014 - 2019). )

- YAY ile BOYUN EĞMEK ile YAY VAY

- YAY ile/||/<> TATAR YAYI/ÇELİK YAY/KUNDAKLI YAY/TETİKLİ YAY/ARBALET[Fr. < ARBALÈTE]

- YAYALAŞTIRMAK ile YAY ile YAYA/LIK ile YAYILI ile YAY KOLU ile YAY AYRAÇ ile YAYA YOLU ile YAY KABZASI ile YAYA GEÇİDİ ile YAYA ÇİVİSİ ile YAYA KÖPRÜSÜ ile YAYA KALDIRIMI

- YAYAN (KALMAK) değil YAYA (KALMAK)

- YAYAN YAPILDAK

( Yayan ve çıplak ayakla. )

- YAYAN ile YAYAN YAPILDAK

- YAYAS ile/||/<> YAYASA

( Makat/dübr/anüs. İLE/||/<> Ağacın, toprağa yayılan dalı. )

- YAYGI ile PALA

( ... İLE Adi yaygı. )

- YAYGI ile SUMAK

( ... İLE Düz yaygı. )

- YAYGIN AĞRI/LAR ile/ve BÖLGESEL AĞRI/LAR

( )

- YAYGIN BİLGİ ile/ve/<> ÖZEL BİLGİ ile/ve/<> BİLGİ

( 1- Ammeden, ammeye aktarılan yaygın bilgi.
2- Alimlerden, alimlere aktarılan özel bilgi.
3- Tek bir kişiden, tek bir kişiye aktarılan bilgi. )

- YAYGIN EĞİTİM ile/ve/<> ÖRGÜN EĞİTİM

- YAYGIN ile BÜYÜK

- YAYGIN ile ENDER/NADİR

- YAYGIN ile GENİŞ

- YAYGIN ile ORTAK TAŞIYICI ile ORTAK KUMRU ile ORTAK PAYDA ile ORTAK İFADE ile ORTAK ALAN UYUZ ile ORTAK KÜTÜPHANE ile ORTAK LOGARİTMA ile ORTAK ÖKSEOTU ile ORTAK KAT ile ORTAK İSİM ile SIRADAN İNSANLAR ile ORTAK UYGULAMA ile ÇUHA ÇİÇEĞİ ile SAĞDUYU ile ADİ HİSSE SENEDİ ile ORTAK KEDİOTU ile ORTAK VANİLYA ile PELİN OTU ile YAYGIN OLARAK ile ORTAK ALANLAR ile DEVLET

- YAYGINLAŞMA ile/ve/değil/||/<>/< İTİBAR GÖRME

- YAYGINLAŞMAK ile YAYGINLAŞTIRMAK ile YAYGINLAŞABİLMEK ile YAYGINLAŞTIRABİLMEK ile YAYGI ile YAYGIN/LIK ile YAYGI BALIĞI ile YAYGIN EĞİTİM ile YAYGIN YANLIŞ ile YAYGIN ÖĞRETİM


- EMITTER BARRIER[İng.] / BARRIÈRE ÉMETTEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= YAYICI ENGEL

- YAYIK GÖZELER = HÜCERÂT-I MÜNBASİTE = CELLULES LAMINIFORMES

- YAYIK ile ÇALKALANMIŞ

- YAYIK ile YAYILI

( Yayılmış, yayvan. İLE Yayılmış, serilmiş. )

- YAYIKLAMAK ile YAYIK ile YAYIK YAYIK ile YAYIK AĞIZLI ile YAYIK MAKİNESİ

- YAYILAN İLE DURAN İLE EVANESCENT ile/||/<> DALGA MODLARI

( Farklı dalga yayılım türleri. )
( Formül: E ~ e^(-κz) )

- SÜRAT-İ İNTİŞAR[Osm.] / PROPAGATION SPEED[İng.] / VITESSE DE PROPAGATION[Fr.] / AUSBREITUNGSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYILMA HIZI

- PROPAGATION LOSS[İng.] / PERTE PAR PROPAGATION[Fr.] / AUSBREITUNGSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYILMA KAYBI

- YAYIM [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]

- YAYIM [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- EMISSION[İng.] / ÉMISSION[Fr.] / EMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYIM, SALIM, EMİSYON

- YAYIM >< SOĞURUM/EMİLİM

- YAYIMLAMAK ile YAYIMLANMAK ile YAYIMLATMAK ile YAYIMLATABİLMEK ile YAYIMLAYABİLMEK ile YAYIM ile YAYIMCI/LIK

- YAYIN [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]

- YAYIN [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- NEŞİR[Osm.] ile/değil/yerine/= YAYIN

- YAYIN ile YAYIN ile ÇUHA

- YAYIN ile YAYINCI/LIK ile YAYIN ALANI ile YAYIN BALIĞI ile YAYIN ORGANI ile YAYIN BALIĞIGİLLER

- YAYINBALIĞI ile ÇİZGİLİ YAYINBALIĞI

- DIFFUSIONSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON AKIMI


- EMISSIONSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM TAYFI/SPEKTRUMU

- YAYIN/LAMA ile YAYIM/LAMA

( Elektronik araçlarla gerçekleştirilen/sağlanan. İLE
Kâğıt üzerine basılarak gerçekleştirilen/sağlanan. )

- NÂŞİR[Osm.] ile/değil/yerine/= YAYINLAYICI

- KÖKNAR:
YAYLA
ile/ve/||/<> OVA

- YAYLA ile OVA

- YAYLAMAK ile YAYLANMAK ile YAYLANDIRMAK ile YAYLA ile YAYLAK ile YAYLACI/LIK ile YAYLA GÜLÜ ile YAYLA HAVASI ile YAYLA KEBABI ile YAYLA KEKİĞİ ile YAYLA ÇAYIRI ile YAYLA ÇİÇEĞİ ile YAYLA YAVŞANI ile YAYLA ÇORBASI ile YAYLA SALATASI

- YAY/LI ile/ve/değil TEL/Lİ

( Eldeki. İLE/VE/DEĞİL Kemanın üzerindekiler. )
( At kuyruğundan. İLE/VE/DEĞİL Bağırsak, naylon ve çelik karışımından. )
( STRADIVARIUS: Meşhur keman yapımcısı tarafından yapılmış keman. [1643 - 1737] )

- YAYLI ile YAYLIM ile YAYLI ARABA ile YAYLI SAZLAR ile YAYLI TAMBUR ile YAYLI TERAZİ ile YAYLIM ATEŞİ ile YAYLI ÇALGILAR

- YAYMA/YAYILMA ile YAYGINLAŞMA

- YAYMA ile/ve/değil ALAN/INI GELİŞTİRME


- YAYMA ile YAYILMA

- Yaymadan KONUŞ!!!

- YAYMAK ile/ve/||/<> UYARLAMAK

- YAYVAN ile/ve/değil/||/<>/< YAVAN

- YAZ(HIDIR/HIZIR) AYLARI ile/ve/||/<> KIŞ(KASIM) AYLARI

- YAZ/HIZIR GÜNLERİ <> KIŞ/KASIM GÜNLERİ

( 08 Kasım'da başlar, 05 Mayıs'ta biter. <> 06 Mayıs'ta başlar, 07 Kasım'da biter. )

- YAZ SEBZE VE MEYVELERİ ile/ve KIŞ SEBZE VE MEYVELERİ

( Domates, salatalık, patlıcan, biber, kabak, taze fasulye, bezelye, bamya, semizotu, enginar, taze bakla. Erik, kiraz, çilek, karpuz, kavun, kayısı, şeftali, nektarin, yaz armudu, yaz elması, ayva, incir, üzüm, kızılcık. İLE/VE
Lahana, ıspanak, karnabahar, pırasa, havuç, turp, pazı, brokoli. Elma, muz, portakal, mandalina, greyfurt, kış armudu, kivi. )
( )

- YAZ ile/ve MATBÛ

- YAZAÇ/HARF ile/ve/||/<>/> DURAKLAMA YAZACI/VAKIF HARFİ

- YAZAÇ/HARF/ÜNSÜZ ile/||/<> KÖK YAZAÇ/HARF-İ ASLÎ ile/||/<> AKICI ÜNSÜZ/SELÂSET ile/||/<> AKICI ÜNSÜZ/SELÂSET ile/||/<> ÜNSÜZ/SÂKİN ile/||/<> ÜNSÜZ/SÂKİN

( Bir abeceyi oluşturan ve tek başına ya da kendiyle aynı türden öğelerle birlikte bir sesi ya da ses öbeğini göstermek için kullanılan yazı öğelerinin, çizimsel belirtkelerin her biri. İLE/||/<> Bir sözcüğün kökünde bulunan esas yazaç. İLE/||/<> Ağız yolunun kapanması ya da açılmasıyla oluşan ünsüz[re, Idm, nun]. İLE/||/<> Hareke[sesçil im] ile okunmayan yazaç/harf. | Harekesiz yazaçlar. İLE/||/<> ... )
( Zevâtûs-selâse: Üç yazaca sahip olan [ortası illetli] sözcükler.
Zevâtül-erbaa: Dört yazaca sahip olan [sonu illetli] sözcükler. )

- YAZAR-ÇİZER (TAKIMI)

- YAZAR ile/ve/değil/yerine/||/<> BİLGE

( Bir şeylerin üzerine yazar. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> İnsana yazar. )

- YAZAR ile/ve/||/<> KALEM OYNATAN

- YAZAR ile SENARİST

- YAZAR ile/ve/||/<> ÜDEBÂ[Ar. < EDÎB]

( ... İLE/VE/||/<> Yazarlar, edîbler. )

- YAZAR ile/ve/değil/yerine YAZAN

- YAZAR ile YAZICI

- YAZAR ile YETKİLİLER ile YETKİ ile YETKİ VERMEK ile YETKİLİ ile YETKİLİ İMZA

- YAZAR/LIK ile YAZAR KASA ile YAZAR HAKKI

- YAZGI" ile/değil/yerine SALT, ÖZGÜR İSTENÇ/İRÂDE


- YAZGI" ile/değil/yerine/||/>< YARGI

- YAZGI ile YAZGICI/LIK ile YAZGISAL

- YAZI BİÇİMİ'NDE/FONT'TA:
TIMES NEW ROMAN
yerine ARIAL/VERDANA

- YAZI ve/||/<>/> KÂĞIT ve/||/<>/> MATBAA ve/||/<>/> BİLGİSAYAR ve/||/<>/> İNTERNET ve/||/<>/> BLOK ZİNCİR

- YAZICI, ALİ (MAÇKA/TRABZON, 1969)

( Büyükderelidir. İlköğretimden sonra Minibüs işletmeciliği yaptı. Yerel seçimlerde ikinci kez (2014 - 2019 ve 2019 - 2024) Büyükdere Mahallesi muhtarı seçildi. Bu görevini devam ettirmektedir. )

- YAZICI, HÜSNÜ (BAHÇEKÖY, 1964)

( İlkokulu Bahçeköy'de ortaokulu ve liseyi Sarıyer Lisesinde okudu. Ticaret ile ilgilenmektedir. Bahçeköy Spor Kulübüne Başkanlık, Sarıyer Spor Kulübünde yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. DYP Bahçeköy Belde İlçe Başkanlığı ve 1992 - 1994 ve 1994 - 1999 dönemlerinde Bahçeköy Belde Belediye Meclisi üyesi olarak görev yaptı. DYP Belde Teşkilatı Başkanlığı, ISMAR Marketçiler Kurucu Üyeliği, Sarıyer Lozan Mübadiller Derneği Kurucu Üyeliği ve Başkanlığı yaptı. Pek Çok sosyal amaçlı dernekte üyedir ve halen Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu üyesidir. )

- YAZICI, M. OKTAY (BAHÇEKÖY, 1966)

( Bahçeköy'de bakkaliye ve sonra da Sarıyer'de Yazıcı Marketi açarak ticari hayata atıldı. Bahçeköy Spor Kulübü'nden başka, Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )

- YAZICILARIN:
BULUNDUĞUNUZ ORTAMDA
değil/yerine AYRI BİR (HAVALANDIRMALI) ODADA BULUNDURULMASI

- YAZIK ETMEK ile/ve AYIP ETMEK

- YAZIK ile/değil/yerine/||/<>/< GEREKSİZ


- YAZIK ve/<> KAZIK

- YAZIK ile YAZIKLAR OLSUN!

- YAZIK ile/||/<> ZİYAN

- YAZIKLANMAK ile YAZIK ile YAZIKSIZ ile YAZIK GÜNAH

- YAZILANLARIN ANLAŞILMASI:
OKUNDUĞU KADAR
ile/ve/değil/||/<>/> DOKUNDUĞU KADAR

- YAZILI KURALLAR ile/ve YAZILI OLMAYAN KURALLAR

- YAZILIM ile/değil YAZIM
(HATASI/DÜZELTMESİ)

- YAZILIM UZMANI ile/ve/<> YAZILIM GELİŞTİRİCİ ile/ve/<> YAZILIM KORSANI

( )
( Çoğu yazılım uzmanı ve geliştiriciler bile yazılım korsanlarının göz önünde bulundurdukları kadar yaratıcı değildir. İLE/VE/<> Çoğu yazılım uzmanı ve yazılım korsanı, geliştiricilerin eğitim ve deneyimlerine sahip değildir. İLE/VE/<> Tüm yazılım korsanları, aynı zamanda yazılım "uzmanı ve geliştiricisidir". )
( Many programmers, and even developers, are not creative enough to be considered hackers. VS./AND/<> Many programmers, and even hackers, are not educated or experienced enough to be considered developers. VS./AND/<> All hackers and developers are programmers. )

- YAZ(IL)MAYA GEREK/DEĞER DUYULAN (/DUYULMUŞ/DUYULACAK OLAN) ile/ve YAZ(IL)MAYA GEREK/DEĞER DUYULMAYAN (/DUYULMAMIŞ/DUYULMAYACAK OLAN)

- YAZIM/YAZI DİLİ ile SESLENDİRİŞ/KONUŞMA DİLİ


- YAZIM/İMLÂ[Ar.] ve/+/||/<> SÖYLEYİŞ/TELÂFFUZ[Ar.]

- YAZIM ile YAZIMCI/LIK ile YAZIM KURALLARI

- YAZIN/EDEBİYAT ile/ve/değil BELLEK

- YAZIN/EDEBİYAT ile/ve/||/<> SAMİZDAD YAZIN/EDEBİYAT

- YAZIN/EDEBİYAT (TARİHİ) ve/<>/|| MANEVİYAT (TARİHİ)

- YAZIN ve ÂDEMCİLİK

( ... VE XX. yüzyılın başında, simgeciliğe karşı bir tepki olarak Rusya'da ortaya çıkan bir yazın akımı. )

- YAZIN ile YAZIN

( Olay, düşünce, duygu ve imgelerin, dil aracılığıyla biçimlendirilmesi sanatı, edebiyat. | Bu sanatın kuralları ve ürünleri ile uğraşan bilim kolu. | Bir çağda, bir dide, bir ulusta yazılmış sanat yapıtlarının tümü. | Bir bilim kolunun, türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve yapıtların tümü, literatür. İLE Yaz mevsiminde, yaz aylarında. )

- YAZIN ile YAZINCI/LIK ile YAZINSAL ile YAZIN ERİ ile YAZIN DİLİ ile YAZIN BİLİMİ ile YAZIN TARİHİ ile YAZIN BİLİMCİ

- YAZIN(EDEBİYAT) ve POLİTİKA |
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
FELSEFE ve SU

( İnandırma "gücü". VE Kandırma "gücü".
İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/ )

- YAZININ KALICILIĞI ile/ve TAŞIN KALICILIĞI


- YAZININ(YAZI-NIN) ile YAZININ(YAZIN-IN/EDEBİYATIN)

- METİN:
YAZINSAL/EDEBÎ
ile/ve/||/<> BİLİMSEL

- YAZIŞMAK ile YAZIŞABİLMEK ile YAZIŞ

-

-

- YAZIT ile YAZIT BİLİMİ ile YAZIT BİLİMCİ

- YAPITI(KİTABI/YAZIYI), BİRİ(LERİ)NE:
"ARMAĞAN ETMEK"
değil SUNMAK/İTHAF ETMEK

( Dünyaya verebileceğimiz en büyük armağan, kendi dönüşümümüzdür. )

- YAZLIK ile YAZLIKÇI/LIK ile YAZLI KIŞLI

- YAZMA ESERİN İNCELENMESİ

- YAZMA ile/||/<> APOGRAF[Yun.]

( ... İLE/||/<> Bir yazarın özgün yapıtının bir kopyacı tarafından temize çekilmiş el yazması. )

- YAZMA ile/ve/> BASMA/BASKI

( Elle yazılan her her şeye yazma denir. )
( Yazma, elle yazılan kitaptır. )
( Yazma kitap terimiyle, elle yazılmış mektup, ahid-nâme, vesika, vb. unsurlar dışarıda bırakılır. )
( Yazma kitap terimiyle, ister sahife, ister tomar, isterse kitap biçiminde olsun, defter suretinde birbirine iliştirilip ciltlenmiş eser anlaşılır. )
( Yaprak/varak numarası alır.[1b[sağ]/1a[sol] İLE/VE/> Sayfa numarası alır. )

- YAZMAK ile YAZMAN/LIK ile YAZMACI/LIK ile YAZMA ESER ile YAZMA NÜSHA ile YAZMA YİTİMİ

- YAZMALARIN BOZULMASINDA:
MİKROORGANİZMALAR
ve/||/<> BÖCEKLER ve/||/<> FARELER ve/||/<> NEM ve/||/<> TOZ

- YAZMALARIN KORUNMASINDA:
ISI
ile/ve/||/<> BAĞIL NEM

( 18 - 20 °C ile/ve/||/<> %45 - 55 )

- YAZMALARIN KORUNMASINDA:
SEDİRAĞACI YAĞI
/ NARENCİYE / SERVİ / ZERDEÇAL

( Bir şey çekmeye yarar, ucu çengelli demir çubuk. )

- YAZMA'NIN ÖĞELERİ/UNSURLARI

- YAZMANIN:
"ZORLUĞU"
ile/ve/değil/<>/< "DOĞUM SANCISI"

- YBB/YBÜ/INTENSIVE CARE UNIT[İng.] değil/yerine/= YOĞUN BAKIM BİRİMİ

- YBS/MANAGEMENT INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= YÖNETİM BİLGİ DÜZENİ

- yDNA ile/ve/||/<> mtDNA

( Hablogrup. İLE/VE/||/<> Hablotip. )

- YDZ[YAPAY DAR ZEKÂ]/ANI[İng. ARTIFICIAL NARROW INTELLIGENCE] ile/ve/||/<>/> YGZ[YAPAY GENEL ZEKÂ]/AGI[İng. ARTIFICIAL GENERAL INTELLIGENCE]

(

Yapay Dar Zeka (Narrow AI) ve Yapay Genel Zeka (AGI)

Yetenekleri, kapsamları ve gelecekteki potansiyelleri açısından kapsamlı bir karşılaştırma

Yapay zeka, yetenekleri ve kapsamına göre farklı türlere ayrılabilir. Bu ayrımları anlamak, var olan YZ'nin neler yapabileceğini ve gelecekteki gelişmelerin neler başarabileceğini netleştirmeye yardımcı olur. İşte bu noktada Yapay Dar Zeka (Narrow AI) ile Yapay Genel Zeka (AGI) arasındaki farkları incelemek, hem bugün kullanılan teknolojiyi doğru konumlandırmaya hem de gelecekteki potansiyeli daha net görmeye yardımcı olur.

Narrow AI (Yapay Dar Zeka) Nedir?

Narrow AI (yapay dar zeka), kapsamı sınırlı bir yapay zeka türüdür. Bu tür yapay zekada, bir öğrenme algoritması tek bir görevi yerine getirir. Bu görevden elde edilen bilgiler, diğer görevlere otomatik olarak uygulanmaz.

Yapay dar zeka, insan müdahalesine gerek kalmadan tek bir görevi yerine getirir. Dil çevirisi ve görüntü tanıma, yapay dar zekanın iki popüler uygulamasıdır. Günümüzde kullanılan yapay zeka uygulamalarının büyük çoğunluğu yapay dar zeka olarak başlar.

AGI (Yapay Genel Zeka) Nedir?

Yapay Genel Zeka (Artificial General Intelligence), bireyin bilişsel yeteneklerine sahip olabilecek varsayımsal bir yapay zeka türüdür. Bir AGI sistemi, bireylerin yapabileceği her türlü görevi öğrenebilir, akıl yürütebilir, algılayabilir ve gerçekleştirebilir.

Yapay genel zekanın amacı, insan gibi düşünebilen ve öğrenebilen bir makine yaratmaktır. Dil anlamak, problem çözmek, karar vermek ve hatta duygular sergilemek gibi yeteneklere sahip olacaktır.

Narrow AI Gerçek Yaşamdaki Uygulamaları

  • Sağlık: Tıbbi görüntü analizi ve hastalık teşhisi
  • Finans: Dolandırıcılık tespiti ve risk değerlendirmesi
  • Perakende: Kişiselleştirilmiş öneriler
  • Güvenlik: Yüz tanıma teknolojisi
  • Otomotiv: Otonom araçlarda görüntü tanıma
  • Müşteri Hizmetleri: Chatbot desteği
  • Envanter: Stok yönetimi optimizasyonu
  • Algoritmik Ticaret: Finansal işlem otomasyonu

AGI'nin Olası Kazanımları

Yapay genel zekanın en önemli avantajlarından biri, yaratıcılık, empati ve sezgi gerektiren görevler de dahil olmak üzere, insana özgü herhangi bir görevi yerine getirebilmesidir. Bu, sağlık, eğitim ve sanat gibi alanlarda yapay zeka uygulamaları için yeni olanaklar yaratacaktır.

AGI ile İlgili Kaygılar

Yapay genel zeka, bazı kaygıları da beraberinde getirmektedir. Yapay genel zekanın gelişimi, insan zekasını aşarak insanlık için bir tehdit haline gelebileceğinden, önemli etik sonuçlar doğurabilir. Ayrıca, makineler daha önce insan tarafından yapılan görevleri yerine getirebileceğinden, işsizliğe yol açabilir.

Yapay Dar Zeka vs Yapay Genel Zeka

Temel Ayrım

Yapay Dar Zeka (ANI), sınırlı bir kapsamda tekil görevlerde üstün performans gösterecek şekilde özel olarak tasarlanmıştır. Öte yandan, Yapay Genel Zeka (AGI), herhangi bir görevi yerine getirme yeteneğine sahiptir ve birden fazla karmaşık görevi yerine getirebilir. Narrow AI önceden tanımlanmış algoritmalara dayanırken, yapay genel zeka, makine öğrenimi yoluyla öğrenme ve uyum sağlama yeteneğine sahiptir. Bir diğer önemli fark ise, narrow AI'ın öz farkındalığa sahip olmaması, genel yapay zekanın ise öz farkındalık potansiyeline sahip olmasıdır.

Ayrıntılı Karşılaştırma

Kriter Yapay Dar Zeka (Narrow AI) Yapay Genel Zeka (AGI)
Tanım Belirli bir görev için tasarlanan ve yalnızca o alanda yüksek performans gösteren bir yapay zeka türüdür. İnsan gibi her alanda anlayabilen, öğrenebilen ve bilgiyi farklı görevlere uygulayabilen varsayımsal bir yapay zeka türüdür.
Güncel Durum Bugün tamamen çalışır durumdadır ve birçok alanda etkin olarak kullanılmaktadır. Şu anda yalnızca kuramsal düzeyde bulunmaktadır ve çalışan bir örneği bulunmamaktadır.
Öğrenme Yeteneği Yalnızca kendi alanı içinde öğrenme yapabilmektedir ve bilgiyi başka bir alana aktaramamaktadır. Her türlü görevi öğrenebilir ve öğrendiği bilgiyi farklı bir alanda kullanabilir.
Problem Çözme Kapsamı Programlandığı parametreler ve eğitim senaryoları içinde problem çözebilmektedir. Özel olarak tasarlanmadığı problemleri bile çözebilecek bir kapasiteye sahip olacaktır.
İş Uygulamaları Günümüzde chatbot'lar, öneri motorları, sahtekarlık tespiti ve tahmine dayalı analiz gibi tüm yaygın uygulamaları güçlendirmektedir. Şu anda hiçbir ticari uygulamada bulunmamaktadır ve yalnızca araştırma ortamlarında ele alınmaktadır.
Eğitim Gereksinimi Geniş miktarda alan-özgü veriye ve net şekilde belirlenmiş hedeflere ihtiyaç duymaktadır. Tamamen yeni bir görevi minimal eğitimle öğrenebilecek bir yapıya sahip olacaktır.
Esneklik Programlandığı amacın dışına çıkamamakta ve sınırlı esneklik göstermektedir. Her duruma uyum sağlayabilecek, insan benzeri bir esneklik gösterecektir.
Yatırım Getirisi Birkaç ay içinde ölçülebilir bir yatırım geri dönüşü sağlayabilmektedir. Yatırım geri dönüş süresi tahmin edilememektedir.
Uygulama Maliyeti Maliyetleri veri, altyapı ve kullanım senaryosuna göre öngörülebilir seviyededir. Maliyeti günümüz teknolojisiyle tahmin edilememektedir.
Risk Profili Riskleri belirli bir uygulama alanı ile sınırlı kalmaktadır. Kurumlar ve toplum genelinde geniş çaplı riskler oluşturma potansiyeline sahip olacaktır.
Performans Tutarlılığı Kendi alanında tutarlı ve öngörülebilir bir performans sergilemektedir. Performansı bağlama göre değişiklik gösterebilecektir.
Ölçeklenebilirlik Benzer görevler için kolayca çoğaltılabilmektedir. Her örnekte benzersiz yetenekler geliştirebilecektir.
İnsan Denetimi Sürekli insan gözetimine ve ayar yapılmasına ihtiyaç duymaktadır. En az seviyede insan müdahalesiyle çalışabilecektir.
Hata Yönetimi Eğitim parametreleri dışında kaldığında öngörülebilir hatalar yapabilir. Hatalarını kendi kendine düzeltebilme kapasitesine sahip olacaktır.
Pazar Hazırlığı Olgun bir teknoloji olarak pazarda yerini almış ve güvenilir yöntemlerle uygulanmaktadır. Henüz deneysel aşamadadır ve ticari bir çözüm olarak bulunmamaktadır.
)

- YEAST 2 HYBRID SYSTEM[İng.] değil/yerine/= İKİLİ MAYA HİBRİDİZASYON SİSTEMİ

( Protein-Protein ve Protein-DNA etkileşimlerini açığa çıkarmak üzerine proteinlerin fiziksel etkileşimlerini kullanan moleküler biyoloji tekniğidir. Varyasyonları zamanla geliştirilse de ilk orijinal teknik Stanley Fields ve Ok-Kyu Sing tarafından 1989'da geliştirilmiştir. Sistem transkripsiyon faktörünün yukarı akış aktivasyon genine bağlanıp aşağı akış haberci genini aktive etmesini kullanır. Transkripsiyon faktörünün DNA’ya bağlanma bölgesi (DBD) yukarı akış aktivasyon sekansına bağlanır ve aktivasyon bölgesi (AD) transkripsiyonun aktivasyonundan sorumludur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- YEAST ARTIFICIAL CHROMOSOME[İng.] değil/yerine/= MAYA YAPAY KROMOZOMU

( Yapay bir kromozom olmakta olup 100 kb (baz çifti) den 3000 kb'ye kadar DNA parçalarını klonlamakta kullanılır. Maya DNA'sı kullanılarak üretildiği için ismi maya yapay kromozomudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- YEDEK KANAT:
MALZEMELERDEKİ HER TÜRLÜ ÖNEMLİ SORUNDA
ile OLASI BİLİNÇ KAYBINDAN ÖNCE ile HER TÜRLÜ ÇARPIŞMADA ile YERE YAKINLIKTA(ALÇAK İRTİFADA)

- YEDEK ile/ve/||/<>/> DENETİMLİ/KONTROLLÜ YEDEK

- YEDEKLEMEK ile YEDEKLEŞMEK ile YEDEK/LİK ile YEDEKLİ ile YEDEKÇİ/LİK ile YEDEK AKÇE ile YEDEK ASKER ile YEDEK PARÇA ile YEDEK SUBAY/LIK ile YEDEK TEKER ile YEDEK LASTİK ile YEDEK OYUNCU/LUK ile YEDEK PARÇACI/LIK ile YEDEK BESİNLER

- YEDİ BİLİM:
ÜÇ İLİM
ile/ve/<>/sonra DÖRT BİLİM DALI

( DİLBİLGİSİ(GRAMER) VE MANTIK(LOGIC) VE HİTÂBET(RETORİK) ile/ve/<>/sonra MATEMATİK VE GEOMETRİ VE ASTRONOMİ VE MÛSİKÎ )
( SEPTUM ARTES LIBERALES: YEDİ ÖZGÜR(SERBEST) BİLİM ["Art" sözcüğü sanat değil bilim anlamına kullanılırdı.] )

- 7 DORUK/ZİRVE[Ar.]

( * ACONCAGUA: Arjantin, Güney Amerika, Yükseklik: 6959 m.
* ELBRUZ: Rusya, Avrupa, Yükseklik: 5642 m.
* EVEREST: Nepal, Tibet, Yükseklik: 8848 m.
* KILIMANJARO: Tanzanya, Afrika, Yükseklik: 5895 m.
* KOSCIUSKO: Avustralya, Yükseklik: 2228 m.
* Mc. KINLEY: Alaska, Kuzey Amerika, Yükseklik: 6194 m.
* VINSON: Antarktika, yükseklik: 4897 m. )

- YED-İ EMİN değil/yerine/= GÜVENELİ

- YEDİ ÖZGÜR SANAT[Lat. SEPTUM ARTES LIBERALES]


- YEDİ SEKİZ HASAN PAŞA KÖŞKÜ

( Sarıyer'de Gazi Hasan Paşa sokağında bulunan köşk Yedi Sekiz Hasan Paşa Köşkü olarak tanınır. Yedi Sekiz Hasan Paşa Osmanlı dönemi paşalarındandır. 19. yy. başlarında yapıldığı sanılan köşk, 1950'li yıllara kadar değişik amaçlı kullanıldı. Köşk 1920 - 1922 yılları arasında "Orman Mekteb - i Alisi" (Yüksek Orman Mektebi) yani şimdiki adıyla Orman Fakültesi olarak kullanıldı. II. Dünya Savaşı sırasında ise ordu emrine verildi ve 16. Alay buraya konuşlandı komutanlık binası olarak kullanıldı. Askeri birlik buradan ayrıldıktan sonra köşk kaderine terk edildi. Bilahare de Çiller ailesine satıldı. )

- 7 TEPE ve 7 MAHKEME/NOTER

- 7 TÜR ZİKİR

- YEDİCE(HAFTA):
BAŞGÜN
ile/ve/||/<>/> TOZGÜN ile/ve/||/<>/> ODGÜN ile/ve/||/<>/> ORTAGÜN ile/ve/||/<>/> YEYGÜN ile/ve/||/<>/> ELGÜN ile/ve/||/<>/> ARAGÜN

( Pazartesi İLE/VE/||/<>/> Salı İLE/VE/||/<>/> Çarşamba İLE/VE/||/<>/> Perşembe İLE/VE/||/<>/> Cuma İLE/VE/||/<>/> Cumartesi İLE/VE/||/<>/> Pazar )

- YEDİLMEK ile YEDİRMEK ile YEDİRİLMEK ile YEDİREBİLMEK ile YEDİ/LİK ile YEDİZ ile YEDİLİ ile YEDİLER ile YEDİNCİ/LİK ile YEDİ CET ile YEDİ BELA ile YEDİ CANLI ile YEDİ DÜVEL ile YEDİ GÖBEK ile YEDİ KAT EL ile YEDİ MAHALLE ile YEDİNCİ SANAT ile YEDİ GÖMLEK UZAK

- 7-8 HASAN PAŞA

- YEDİTEPE ile/ve ÖTEKİ İSTANBUL TEPELERİ

- YEDİVEREN

( Yılda birkaç kez meyve veren ya da çiçek açan.[asma, gül vb.] )

- YEGÂH[Fars.]

( Türk müziğinde, kalın re notasının karşılığı sayılan makam. )

- YEGAN ile YEGANE


- YEGÂNE HANIM ile/ve/||/<>/> MÜCAP OFLUOĞLU

( )

- YEĞEN/İM ile/ve/=/||/<> BABAMIN TORUNU

- YEĞİN, CEMAL (ZARA, 1954)

( İlk. Orta ve lise öğrenimini İstanbul'da tamamladı. 1976'da bir yıl A.İ.T.İ. Akademisine devam etti. 1983'te M.Ü. İktisat Fakültesinden mezun oldu. 1985 - 1995 arası Kavala Şirketler Grubunda 10 yıl Mali İşler Müdürü ve Gen. Müdür Yardımcılığı yaptı. 1995 - 2001'de Türkmen Holding Şirketlerinde Mali İşler Müdürlüğü yaptı. CHP İlçe yönetim kurulu üyeliği yaptı. Sarıyer Belediyesi ve İstanbul B.Ş. Belediyesi Meclis üyesi olarak görev yaptı. )

- YEĞİN ile/>< YEĞNİ

( Zorlu, katı, şiddetli. | [mecaz] Baskın, üstün. İLE/>< Ağır olmayan, hafif. | Ciddi olmayan. )

- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/> KARAR

- YEĞLEME ile/ve/||/<> ARDINDA OLMAK

- YEĞLEMEK/TERCİH ETMEK ve/<> LÜTFEN ve/<>/+/||/> BÖYLE ve/<> BU DA VAR

( "Sihirli" sözcükler. VE/+/||/<>/> "Sigorta" sözcükler. )
( Dışsal ve ilksel. VE/+/||/<>/> İçsel ve sonsal. )
( Varoluşumuzda, tüm canlı/cansız nesne, bitki, hayvan ve insanla, gövdelerimizin aracılığıyla etkileşim, zihnimizin aracılığıyla da hem etkileşim, hem de daha ileri ve nitelikli bir etkileşim olan iletişim ilişkilerinde bulunuyoruz. Bu ilişkilerimizin başlangıç ve ortaklığı ise yetkin bir benzetmeyle, hiçbir ayrımın bulun(a)madığı bir . [NOKTA]'dan oluşmasıdır.

"Nokta"dan aşağı doğru açılan, büyüyerek ve genişleyerek dalgalanan bir çizgide, zihin ve enerjilerimizle, aşağı [yoğunluğa/kesâfete] doğru inen; yukarı [inceliğe/letâfete] doğru da yükselen bir aralıkta bulunuyor ve sürekli olarak çeşitli bilgi, bilinç seviyelerimizle, davranış-tutumlarımızdaki incelik ve kabalıklarla da aşağı ve yukarı bir salınımla, tekrar noktaya doğru geri dönmek [rücû] üzere yaşam yolculuğumuza devam ediyoruz.

Bu süreçte, az/çok ya da öteki varolanlara oranla daha "gelişmiş ya da geliş(e)memiş" varolanlar["insan"] olarak, kişiler arasındaki ilişkilerimizde de çeşitli bilgi ve bilinç farklarımızın ve tutumlarımız üzerinden sürdürdüğümüz yaşamamızda, bazı sözcüklerin önceliğini ve olumlu etkilerini görüyoruz. Bunları, etkileri ile "sihirli" ve hizmetleri itibariyle de "sigorta" sözcükler olarak kullanıyoruz. Bu sözcükler, bir piramit olarak düşündüğümüzde, sözcüklerin doruğunda yer alıyor.

Etkileri itibariyle neredeyse bir "sihir" olarak tanımladığımız bu sözcükler, kulağın duyacağı oranda seslendirilerek dışsal ve her düşünce ya da sözün, başında ya da sonunda, ilksel/öncelikli olarak kullanılmalarıyla gerçekleşiyor.

Yaşamı, (nitelikli) yaşam; bireyi, (nitelikli) insan yapan ve öteki var olanlardan ayıran en önemli(öncelikli) durum ve kavram, sadece insana özgü bulunan, yeğleme olanağıdır. "Yeğleme/tercih etme" farkındalığıyla sürdürdüğümüz tüm düşünme ve konuşma süreçleri, bize, olgular arasındaki ayrımda durabilme ve isabetsiz olabilecek ile isabetli olan arasındaki tutumu ya da kararı verme olanağını sağlatıyor. Yani, "Bu gece/sabah, uyumayayım ve şu işleri tamamlayayım." düşüncesi ve ayrımında, "Bu gece/sabah, uyumamayı ve işleri tamamlamayı yeğliyorum." sözü ile olası zorluklar karşısında olanakların artmasını, kontrol altında tutulması gereken gücün/olanakların, bizim elimizde olmasını sağlatıyor. Gün içinde, binlerce kez içinde bulunduğumuz bu ve bunun gibi ayrımlarda, farkındalığımızı devrede tutmamızı sağlayan yeğleme olanağımız, ilgili kararımızı, uygulamamızı, günümüzü ve yaşamımızı nitelikli seviyelere çıkarmakla birlikte, kaygılanmaya neden olabilecek "düşüncelerden" de alabildiğine uzaklaşabilmemizi sağlıyor.

İkinci "sihirli" sözcüğümüz olan "Lütfen" sözü/sözcüğünün kullanımı da, aramızdaki farkların, ayrımların yok olduğu noktadan düşünerek ve seslenerek söylememizi, aktarmamızı ya da paylaşmamızı sağlıyor. Bir emiri bile ricâya dönüştürebilen bir olanak sunuyor. Yani, bir yakınımıza, "Bana bir bardak su getir!" biçimindeki, "yakınlıktan ya da rahatlıktan" dolayı emir kipinde söyleyebileceğimiz sözü bile kendimiz düşünmek varken, yakınımızın, "sihirli sözcüğü söylersen getiririm" uyarısıyla, "Peki. Lütfen, bana bir bardak su getir." sözüyle bambaşka bir alana taşımış oluruz. Bu ve buna benzer/benzemez tüm örnek ya da durumlarda, Lüt(û)fen, dikkat ve incelikle(rikkatle) söyleyebileceğimiz sözlerin yeğlenmesindeki ve gereksiz yere kaygıların oluşmasına engel olabileceğini de her ânımızda ve kararımızda, her sözümüzde göstermenin niteliği ve verimliliğinden de uzak duramayız herhalde.

Yaşamda, çok çeşitli durumlar söz konusu ve olasılık içindeyken, pek kolay kaldıramayacağımız ve taşıyamayacağımız durum ve olaylarla da karşı karşıya geliriz. Bu durumlarda kullandığımız sözcükler ise "sigorta" sözcüklerdir.

Başımıza gelebilecek her türlü maddi/manevi kayıp, ölüm, önceki koşulların yitirilmesi gibi en zorlayıcı olanlarında ise gereken tüm eylemler gerçekleştirildikten ve sözler söylenildikten, ıstıraplar paylaşıldıktan, sözün yetmeyeceği ve aklın tükeneceği noktadan sonra eğer bir yerlerde sonlandırılmazsa büyük zarar göreceğimiz kesin durumlar için çözüm aracı olan "sigorta" sözcükler(imiz)den ilki "Böyle" sözü/sözcüğüdür.

Yaşamın belirli aralığında bulunan zorlu durumların ötesinde de çok sıradışı, rekor ya da istisnai olumlu/olumsuz olay ve olgularla da karşılaşabilir, görebilir ya da duyabiliriz. "Böyle" sözünün yetmeyeceği (çok) aşırı ya da aykırı durumlar için de imdada yetişen, elektrik tesisatındaki düzenek gibi, büyük zararlara neden olmaması için kurulan önlem ve sigorta aracı olarak, "Bu da var" sözü/sözcüğü kullanılmaktadır. Bu sözcüklerin özelliği ise bunları, ancak kendimize söyleyebilmek üzere içsel ve sonsal olmalarıdır.

Kaygının pek fazla oluşmamasını, bu sözcüklerin kullanımı ile de büyük oranda sağlamış oluruz. )

- YEĞLEMEK ile/ve/değil/||/<>/> RİSK ALMAK

- YEĞLEMEK/TERCİH ETMEK ile/değil "GEREKLİ GÖRMEK"

- YEĞLEMEK/TERCİH ETMEK ile/ve/||/<> ÖNE ÇIKARMAK


- YEĞLEME/TERCİH ile/ve ÖNCEL/LEMEK

- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/> TUTUM

- YEKPÂRE[Fars.] değil/yerine/= BÜTÜN

( Küçük olan, bütünü yansıtır ama bütünü içeremez. )
( The small, projects the whole; but it cannot contain the whole. )

- YEKTÂ değil/yerine/= BİRİCİK

( TEK, EŞSİZ, BENZERSİZ )

- YEKÜN/YEKÛN[Ar.] değil/yerine/= TOPLAM

- YEL/RÜZGÂR ile BELÎL[Ar.]

( ... İLE Yağmurlu, serin rüzgâr. | Islanmış şey. )

- YEL/RÜZGÂR ile HUSÛM

( ... İLE Sürekli esen rüzgâr, fırtına. )

- YEL/RÜZGÂR ile İMBAT

( ... İLE Yazın, gündüz denizden karaya doğru esen mevsim rüzgârı, deniz yeli. )

- YEL/RÜZGÂR[Ar.] ile SAM/BÂRİH[Ar. çoğ. BEVÂRİH]

( ... İLE Çölden esen yel, samyeli. | Sıcak ve şiddetli yel. )

- RÜZGÂR ile ŞİNUK


- YEL/RÜZGÂR ile TALAZ

( ... İLE Dalga, kasırga. )

- YEL/RÜZGÂR ile TİPİ/BORA/BURAN

( ... İLE/VE Şiddetli kar yağışı, kar fırtınası. )

- YEL/RÜZGÂR YÖNLERİNDE:
POYRAZ
ile AKYEL/AKÇAYEL/KEŞİŞLEME ile KABAYEL/BOZYEL/KUMKARASI/LODOS ile KARAYEL

( Kuzeydoğu. İLE Güneydoğu. | 135°'lik yön. İLE Güneybatı. İLE Kuzeybatı. )
( Kışın, kar ve soğuk getirir. İLE Uludağ'ın eski adı olan Keşiş Dağı'nın yönüne göre adlandırılmıştır. İLE Güneybatı yönlerden esen sıcak rüzgar. İLE 2-3 gün boyunca devamlı olarak kuzeybatıdan esen rüzgar. )
( |

)

- YEL/RÜZGÂR YÖNLERİNDE:
YILDIZ
ile KIBLE ile GÜNDOĞUSU ile GÜNBATISI

( Kuzey. İLE Güney. İLE Doğu. İLE Batı. )

- YEL ile KIZIL YEL

( ... İLE Güneyden esen yel/rüzgâr. )

- YEL/RÜZGÂR[< Fars. Zaman, vakit.] ile MELTEM(HAFİF RÜZGÂR)

( Yeller, her zaman yüksek basınçtan alçak basınca doğru eser. )
( Rüzgârlar, genellikle boğazlara, vadilere uygun eser. )
( Rüzgârlar, geldikleri yerin sıcaklığını gittiği yere taşır. )
( Toprağın üzerindeki rüzgâr, manzarayı temsil eder. )
( NİKAT-I CİHÂT[< NOKTA]["ka" uzun okunur]: Rüzgârların yönünü göstermek için bazı harita ve pusulaların üzerinde bulunan resim. )
( ANOMEMETRE: Rüzgârın hızını ölçen araç. )
( BÂD-NÜMÂ: Rüzgârın hangi taraftan estiğini gösteren araç. | Fırıldak. )
( MERVAHA[Ar. | çoğ. MERÂVÎH]: Ova, çöl. | Her tarafından rüzgâr esen yer.] )
( RÜZGÂR: Zaman, devir. | Dünya. | Yel.

BÂD: Olsun, ola, olaydı. İLE BÂD: Yel, rüzgâr. | Soluk, nefes. | Ah sesi, ah çekme. | [tas.] Allah'ın yardımı. | Övme, söz. | Büyüklük taslama, kibir. | Şarap.

* BÂD-İ BERÎN: Lâtif hava, sabah yeli.
* BÂD-İ CEM: Süleyman Peygamber'in hükmettiği yel.
* BÂD-İ CENÛBÎ: Güney yeli.
* BÂD-İ HAZÂN: Sonbahar yeli.
* BÂD-İ HEVÂ: Bedâva.
* BÂD-İ NEVÂ: Ses, nağme; nakarat.
* BÂD-İ NEV-RÛZ: Bahar yeli.
* BÂD-İ PÜRGÜ: Sürekli sesler çıkaran, ıslık çalan yel.
* BÂD-İ SABÂ: Doğudan esen hafif yel. | Adı manzum anonim bir edvarda geçen makam.
* BÂD-İ SEHER-HÎZ: Gündoğusundan esen hafif yel, tan yeli.
* BÂD-İ SEMÛM: Sam yeli.
* BÂD-İ SUBH: Sabah yeli.
* BÂD-İ ŞİMÂLÎ: Kuzey yeli. )

- YELE SIRTI DÖNDÜKTEN SONRA BULUTLAR ...:
SAĞDAN SOLA
ile/ve/||/<> SOLDAN SAĞA ile/ve/||/<> ÖNDEN ARKAYA YA DA ARKADAN ÖNE (İSE)

( İyiye gidecektir. @@ Kötüye gidecektir. @@ Bulunulan koşulların devam edeceğini gösterir. )

- YELEK ile CAMADAN[< Fars.]

( ... İLE Çapraz düğmeli, işlemeli, bir tür kısa yelek. | Dört köşe yelkenleri, boğarak, yüzeylerini küçültme. )

- YELEK ile CEKET

- YELEK ile/değil FERMENE[İt. < PARAMANO]

( ... İLE/DEĞİL Türlü nakışlarla işlemeli, önü kavuşmayan, yeleğe benzeyen bir giysi. )

- YELEK ile HAYDARİYE

( ... İLE Hırka altına giyilen, kolsuz, kısa giysi.[Hz. ALİ'nin giydiği] )

- YELEK ile/ve HIRKA

- YELEK/DELME ile JİLE[Fr. < GILET]

( Kolsuz, önü açık ya da düğmeli üst giysisi. İLE Daha çok, kadınların, bluz üzerine giydiği yelek. )

- YELEKLEMEK ile YELEKLENMEK ile YELEK

- Yeli/rüzgârı DİNLE!!!

- YELKEN ile ARİYA[İt. < ARIA]

( ... İLE Sancağı, yelkeni ya da sereni direkten aşağı alma. )

- YELKEN ile RANDA[İt.]

( ... İLE Gemilerin mizana direğinin gerisindeki yelken. )

- YELKENCİLER KÖŞKÜ

( Sarıyer'de Dursun Fakih Sokakta bahçe içindedir. Bu köşkün ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı bilinmiyor. Köşk Karagöz ailesinin mülkiyetindedir. Harap vaziyettedir. )

- YELKENLEMEK ile YELKEN ile YELKENCİ/LİK ile YELKENLİ ile YELKEN BEZİ ile YELKEN KULAK ile YELKEN BALIĞI ile YELKEN GEMİSİ ile YELKEN İĞNESİ ile YELKEN YARIŞI ile YELKENLİ GEMİ ile YELKEN GÖNDERİ ile YELKEN KULAKLI

- YELKEN/ŞİRÂ'[Ar.]/BÂD-BÂN[Fars.] ile/ve KÜREK/MİCDÂF[Ar.]

( )

- YELLİ ile YELLİM YELALİM ile YELLİM YEPELEK

- YELPÂZE ile KÖRÜK

( Sallandığında, küçük bir hava akımı yapan ve özellikle yüzü serinletmeye yarayan, küçük, katlanabilir, taşınabilir araç. İLE Köpeklerin burnuna hava tutulur -ya da bir biçimde üflenirse- kaçarlar. )

- YELTEMEK/YİLTEMEK = KIŞKIRTMAK | ÖZENDİRMEK, İSTEK UYANDIRMAK

- YEM ile KIZDIRAN KİŞİ

- YEM ile YEYGİ

( ... İLE Hayvanlar için saklanan kışlık yiyecek. )

- YEME-İÇME ve/||/<> SOLUK ve/||/<> YÜRÜME ve/||/<> HAREKET ve/||/<> UYKU ve/||/<> DÜŞÜNCE ve/||/<> CESÂRET ve/||/<> GÜNEŞLENME

( Hayvanlar gibi olsun... VE/||/<>
Kaplumbağalar gibi olsun... VE/||/<> Güvercinler gibi olsun... VE/||/<> Maymunlar gibi olsun... VE/||/<> Köpekler gibi olsun... VE/||/<> Fil gibi olsun... VE/||/<> Dişi Aslan gibi olsun... VE/||/<> Ayı gibi olsun... )

- YEMEĞE:
TUZLA BAŞLAMAK
ve/> TUZLA TAMAMLAMAK

- [ne yazık ki]
YEMEĞİN "YANMASI":
ATEŞ İLE
ile/ve/||/<> TUZ İLE ile/ve/||/<> ACI BİBER İLE

( Yemekler, sadece ve doğrudan ateş ile değil fazla kullanılan tuz ya da acı biber, baharat vb. ile de yenilmez duruma düştüğünde kullanılan deyim. )

- YEMEK

- YEMEK:
40 YAŞINA KADAR
ile/> 40 YAŞINDAN SONRA

( Kişi, yer. İLE/> Kişiyi yer. )

- YEMEK:
ACIKINCA
ile/ne yazık ki ÜZÜLÜNCE ile/ne yazık ki KIZINCA

( Sofradakileri. İLE/NE YAZIK Kİ Kendimizi. İLE/NE YAZIK Kİ Birbirimizi. )

- YEMEK:
"AYIRDETMEK"
değil AYIRMAK

- YEMEK DÜZENİ ve ÇATAL-BIÇAK KULLANIMI!

( Yemek yenilebilmesi için hazırlanan, masanın üzerinde bulunan tüm araç ve gereçlere "Kuver" denir.
"Ala Carte Kuver, Tabldot Kuver, Fiks Menü Kuveri, Kahvaltı Kuveri, Çay Kuveri" olarak düzenlenir. )

( - Önce yenilecek yemeğin takımı, kuverin en dışına, en son yenilecek yemeğin takımı, en içe konulur.
- En dıştaki takımdan başlanılır, içe doğru devam edilir.
- Çatal ve bıçaklar, boyları itibariyle masanın kenarına, takımların saplarına göre hizalandırılır.[Büyüklüklerine göre sıralandırılmaz/hizalandırılmaz!]
- Bıçaklar, kesici tarafı tabağa bakacak biçimde, sağ tarafa konulur.
- Ekmek tabağı, sol tarafımızda bulunur ve bıçağı da üzerinde, kesici tarafı sola/dışa bakacak biçimde bulundurulur.
- Bardaklar, sağ tarafta ve bıçaklarımızın önünde bulundurulur.
- Tatlı takımında ise çatal, hemen tabağın üzerinde, sağ tarafa dönük[sapı solda!], bıçak(keskin tarafı içe/aşağıya dönük) ve kaşık ise çatalın üstüne, sol tarafa dönük(sapı sağda!) konulmalıdır. Sadece dondurma kaşığı[ucu düz kaşık], çatalın alt tarafına[tabağın hemen üstüne], sola bakacak biçimde[sapı sağda!] konulur. Tabağın önündeki tatlı takımı, tatlı gelene kadar kullanılmaz.[Yedi yaşın altındaki çocuklara verilebilir.]
- Çorba kaşığı, sağda ve en dışta bulunur.[Sol taraftaki kaşık, solumuzda oturan kişiye aittir!]
- Üzüm, kiraz gibi meyveler için takım bulunmaz.
- Hardal ve ketçap türevleri, önceden masaya konulmaz.
- Sürahi ve şişeler için altlık kullanılmalıdır.
- Ekmek Tabağı 15 cm., Salata ve Tatlı Tabağı 17 cm., Zeytinyağlı Tabağı 19 cm., Çukur Çorba Tabağı 19 cm., Ordövr Tabağı 21 cm., Ana Yemek Tabağı ise 24 cm.dir.
- Yemek peçetesi [35 cm. X 50 cm.]dir.
[Çeşitli biçimlerde katlanmış bez peçeteler, bir köşesi tabağın altına sıkıştırılarak kucağa doğru sarkıtılır. Gerektiğinde kullanılmalıdır! Kâğıt peçete aranılmamalıdır! Çok gereksinim duyulduğunda garsondan istenilebilir ya da yanımızda bulundurulmalıdır!]
- Çatal ve bıçak, kalem tutar gibi tutulmaz! Sapları hiçbir zaman baş parmak ve işaret parmağının arasında kalmamalıdır.
- Sapı avuç içinde kalacak biçimde, işaret parmağıyla desteklenecek biçimde tutulur.
- İkide bir, el değiştirilerek kullanılmaya çalışılmaz!
- Bazı yiyecekler[pizza gibi], gerektiğinde ve/ya da çevreye/çoğunluğa/ülkeye göre elle de yenilebilir.
- Salata için ana yemek çatal ve bıçağı kullanılır.
- Çatal-bıçağı doğru tutmak için bazı şeyler kesmeye alışmak için önceden, kendi başımıza çalışma yapmamız yararlı olacaktır!
- Bıçağın üzerine herhangi bir şey konulmaz, bıçakla bir şey alınmaz, bıçakla bir şey yenilmez! Hiçbir zaman, hiçbir biçimde, bıçak ağza götürülmez! Bıçak, sadece yardımcı bir araçtır! Bıçağın işlevi, ekmekle ya da başka bir şeyle karşılanmaya çalışılmaz![Bazen, "çatalın kenarıyla bölünebilir" düşüncesinde bile, [olabildiğince] çatal yerine bıçak kullanmak gerekir.]
- Çatalı sağ elde tutmak için [sağ elle yemek için], yemek önceden lokmalara ayrılmaz, parça parça duruma getirilmez!
- Tabaktan alınan parçaları, çatalın alacağı kadar küçük/az tutmak gerekir. Çatalın ucu saplanarak alınan parçaları, çatalın içbükey tarafının aşağıya bakacak biçimde[sapının avuç içinde kalacak biçimde] ağza götürülmesi gerekir.
- Yere düşen çatal ve/ya da bıçak, eğilip alınmaya çalışılmaz ya da herhangi bir telâfiye ya da çabaya girişilmez, utangaçlık duyulmaz, hata olarak yorumlanmamalı/algılanmamalıdır ve üstünde durmamak gerekir![Garsondan yenisi istenir ve sağ tarafımızdan verilmesi üzerine beklememiz gerekir.]
- Yemeğinizi bitirdiğinizde/doyduğunuzda çatal ve bıçak birleştirilerek, saat 4 ya da 5 yönünde, sapı dışta kalacak biçimde yan yana tabağın üzerine bırakılır(tamamen tabağın içine konulmaz![Garsonun tabakları üstüste koyması gerektiğinde ona yardımcı olmak açısından da.]). Eğer yemeğe devam ediliyorsa çatal ve bıçağın ucu, tabağa, sapları masaya dayanacak biçimde ya da çapraz olarak tabağın ve yemeğin üzerinde bırakılır.(Bu durumdayken tabağınızda yemek kalmasa bile garsonların tabağınızı alma girişiminde bulunmaması gerekir. [Gerekirse bunu garsona tekrar anımsatmamızda hiçbir sakınca yoktur.])
- Metaller üzerinde kesim yapılmaz!
- Servis tabağına/fayansına el değdirilmez!
- Tabaklar aşırı doldurulmamalıdır!
- Tek bir parça servis ediliyorsa tabağın tam ortasına gelecek biçimde konulur.
- Lokmalar, küçük tutulmalıdır. Çataldan düşürmemek ve dökmemek açısından da gereklidir. Ayrıca, dökmemek için tabağın üzerine fazla eğilmemek gerekir.
- Dirsekler ve kollar etrafımızdakileri rahatsız etmeyecek biçimde denetim altında tutulmalıdır. Tabağımız ve masanın üzerinde büyük açılar oluşturacak biçimde açılmamalıdır.
- "Etrafımızdakilerin bizi gözlemliyormuş düşüncesi ve duygusu"ndan uzak kalmak gerekir.
- Gerekirse bazı ayrıntıları öğrenmek üzere bilgisinden emin olduğunuz kişilerin eylem ve tutumları gizlice gözlenebilir. Gördüklerinizi taklit etmek yerine neyin, nasıl olacağı üzerine emin olmak gerekir.
- 7 - 8 yaşından itibaren çatal-bıçak kullanımının olanağı, fırsatı ve eğitimi verilmiş/alınmış olmalıdır! Bilgi ve kurallar yaşam boyunca her yerde, her koşulda tam olarak uygulanmalıdır!
- Afiyet olsun! :) )
( )

- Yemek için SUS!!!

- YEMEK İÇİN YAŞAMAK ile/yerine/değil YAŞAMAK İÇİN YEMEK

( Olgun kişi, sözlerinde dikkatli, yiyip içtiklerindeyse ölçülüdür. )
( Gıdanın ahlâkı bizde kalır, posası dışarı çıkar. )
( Kötüler, yemek için yaşar; iyiler ise yaşamak için yer. )
( EŞHÂ[Ar. < ŞEHÎ]: En çok sevilen, sevilerek/istekle yenilen şey. )
( NEHEM[Ar.]: Yemeğe, şiddetli arzu duyma. )
( TELEBBÜK[Ar.]: Mide dolgunluğuna uğrama. | İMTİLÂ'[MELÂ] )
( Hayvan. DEĞİL İnsan. )
( TÛŞE | KUT-İ LÂ YEMÛT: Ölmeyecek kadar yenilecek şey, azık. )
( TÛŞE-İ RÂH: Yol yiyeceği/azığı. )