BEŞ(5) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- OTAMA ile İLAÇLA TEDAVİ ETME

( İlâçla tedavi etme. )

- ÖTANAZİ[Fr. < EUTHANASIE] değil/yerine/= ÖLME HAKKI

- ÖTANAZİ["ÖTENAZİ" değil!]/EUTHANASIA[İng.]/EUTHANASIE[Fr.]/STERBEHILFE[Alm.] ile ÖLÜM İSTEĞİ VE HAKKI

- OTC/OVER-THE-COUNTER DRUGS[İng.] değil/yerine/= TEZGÂH ÜSTÜ İLAÇ, RAFÜSTÜ İLAÇ

- OTÇULLUK ile OTÇUL

- ÖTE ile BULAŞICI/SİRET

- ÖTE ile/ve İLERİ

- ÖTEDEN BERİ ile ÖTEDE BERİDE ile ÖTEDEN BERİDEN

- ÖTEDUYUM/ÖTEGÖRÜ/UZADUYUM/RÂBITA/TELEPATİ ile/değil AYNI ŞEYİ DÜŞÜNMEK

- ÖTEDUYUM/UZADUYUM(TELEPATİ) ile RÂBITA


- Öteduyumsal/uzaduyumsal/telepatik KONUŞ!!!

- ÖTEKİ DENEYİMLER/İ/M ile/ve/değil/||/<>/< ÖNCEKİ DENEYİMLER/İ/M

- Öteki dillerden de yararlan fakat kapılmadan KONUŞ!!!

- ÖTEKİ DİLLERDEN, TÜRKÇE'YE GİRMİŞ SÖZCÜKLER ile/ve/||/<>/< TÜRKÇE'DEN, ÖTEKİ DİLLERE GİRMİŞ SÖZCÜKLER

( ... ile/ve/||/<>/< )

- ÖTEKİ İÇECEKLER ile/değil/yerine/<>/< SU

- ÖTEKİ KITALAR ile/ve/değil/||/<>/< AFRİKA

( Çoğu dünya haritası, Afrika'yı gerçekte olduğundan çok daha küçük gösterir. Örneğin ünlü Mercator projeksiyonu, Afrika'daki birkaç ülke de dahil olmak üzere ekvator yakınındaki bölgelerin boyutunu en aza indirir. Gerçekte, kıta bitişik ABD, Çin, Hindistan, Japonya ve çeşitli Avrupa ülkelerini sınırları içine sığdıracak kadar büyüktür. )
( )

- ÖTEKİ ile/ve HERKES

- YAŞAMAK:
ÖTEKİLERE/DİĞERLERİNE GÖRE
ile/değil/yerine DEĞERLERİNE GÖRE

( Kaç kuruşunun olduğu önemlidir. İLE/DEĞİL/YERİNE Nasıl bir duruşunun olduğu önemlidir. )

- ÖTEKİLEŞMEK ile ÖTEKİ ile ÖTEKİ DÜNYA ile ÖTEKİ BERİKİ

- [ne yazık ki]
!ÖTEKİLEŞTİRME
ile/ve/||/<>/> !DÜŞMANLAŞTIRMA


- ÖTEKİLEŞTİRME değil/yerine/>< [sadece] ÖTEKİ/BAŞKASI

- [ne yazık ki]
ÖTEKİLEŞTİRME
ile/ve/<> TEKTİPLEŞTİRME

- ÖTEKİSİ değil ÖTEKİ

( "Sahibisi" demediğimiz gibi. )

- EUTECTIC ALLOY, EUROPIUM[İng.] / EUROPIUM[Fr./Alm.] ile/değil/yerine/= ÖTEKTİK ALAŞIM, EVROPİYUM, ÖROPYUM

- OTEL[Fr. < HÔTEL] ile/||/<> ...

( yolcu ve turistlerin konaklamaları için kurulmuş işletme Uluslararası bir söz olarak Fransızca hôtel İngilizce hotel Almanca Hotel gibi dillerde kullanılır Fransızca yoluyla yayılmıştır Fransızca hôtel Eski Fransızca hostel ev konak konuk evi hospitale biçiminden çıkmıştır Türkçeye Fransızcadan girmiştir )

- OTEL[Fr., İng.] ile MOTEL[Fr., İng.]

( ... İLE Motorlu taşıtlarla yolculuk edenlerin barınmalarını, arabalarını park etmelerini ve başka gereksinimlerini karşılamak için işlek karayolları üzerinde yapılmış otel. )

- ÖTELEME DEVİMİ ile DÖNME DEVİMİ

( Bir nesnenin doğrusal yörüngede yer değiştirmesi. İLE Bir nesnenin bir eksen çevresinde dönmesi. )

- ÖTESİ ile/ve/değil/||/<>/> SONRASI

- OTHER vs. ANOTHER

- OTHER :/yerine DİĞER


- ÖTIMİ/EUTHYMIA[İng.] değil/yerine/= DENGELİ DUYGU DURUMU

- OTİZM/AUTISM[İng.] değil/yerine/= DIŞAKAPANIM

- OTİZM ile/ve/<> BENCİLLİK ile/ve/<> TEKBENCİLİK

- OTİZM[Fr. < Yun.] değil/yerine/= İÇEYÖNELİKLİK

- OTİZM ile/değil LYME

- OTİZM ile/ve/değil/<>/> SUSKUNLUK/MUTİZM

- OTLAMAK ile OTLANMAK ile OTLATMAK ile OTLATILMAK ile OTLATABİLMEK ile OTLAK ile OTLAKÇI/LIK

- OTLAR ile (O,) OTLAR

( Otun çoğulu. İLE Hayvanın otlaması/beslenmesi. | Birinin özensizce ve dikkatsizce [hayvanca] "yiyip içmesi" yönünde kişiye hakaret etme "sözü". )

- OTLATMAK ile OTLAYAN KİŞİ ile OTLATMA

- ÖTLEĞEN ile PEMBE GÖĞÜSLÜ ÖTLEĞEN

( image )

- OTLU ile OTLUK ile OTLU BAĞA

- OTLUK ile/||/<> ...

( hlk 1 Yemlik 2 Ahır 3 Mera çayır )

- OTMAR, AHMET DEHA (ÜSKÜDAR, 1943)

( Yüksek öğrenimini İngiltere'de tamamladı. İşe başladığı Ünilever Grubundan emekli oldu. Göz Nurunu Koruma Vakfı, Lions Vakfı, Türk Kimya Vakfı ve Cağaloğlu Lions Kulübü kurucu üyesidir. Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu Üyesidir. Fenerbahçe Spor Kulübü ve Büyük Kulüp üyesidir. )

- ÖTMEK ile VICIRDAMAK

( ... İLE Serçe vb. küçük kuşların ötüşü. )

- ÖTMƏK[Azr.] = GEÇMEK, GEÇİP GİTMEK, GELİP GEÇMEK[Tr.]

- OTO-... değil/yerine/= ÖZ-...

- OTOBİYOGRAFİSİNİ YAZAN KİMSE ile OTOBİYOGRAFİK ile OTOBİYOGRAFİ

- OTOBÜSLERDE:
SESSİZE ALMAK
değil KAPATMAK/TAMAMEN KAPALI TUTMAK

- OTOKLAV/AUTOCLAVE[İng.] değil/yerine/= BASINÇLI MİKROPKIRAN KAZAN

- OTOMAT ile OTOMATA TEORİSİ ile OTOMATİKLEŞTİRMEK ile OTOMATİK ile OTOMATİK ile OTOMATİK KONTROL ile OTOMATİK BİLGİSAYAR ile OTOMATİK KONTROL ile OTOMATİK EKİPMAN ile OTOMATİK TEST ile OTOMATİK SİLAH ile OTOMATİK OLARAK ile OTOMATİKLİK ile OTOMASYON ile OTOMATİZM ile OTOMAT


- OTOMATİĞE BİNME değil OTOMATİĞE BAĞLAMA

- OTOMATİK ile OTOEROTİZM ile OTOLİZ ile OTOZOMAL ile KENDİ KENDİNE TELKİN

- OTOMATİKMAN/OTOMATİK OLARAK ile/ve DOĞRUDAN/DOĞAL OLARAK

- OTONOM SİNİR SİSTEMİ ile/ve/<> MOTOR SİNİR SİSTEMİ

- YAPAY "ZEKÂ":
OTONOM
ile/ve/<> OTONOM OLMAYAN ile/ve/<>
YARI OTONOM

- OTONOM/İ[Fr. < Yun. ATUOS: Kendi, öz. | NOMOS: Yasa.]/AUTONOMOUS[İng.] değil/yerine/= ÖZERK/LİK

- OTOPSİ/AUTOPSY[İng.] değil/yerine/= ÖLÜ AÇIMI

- OTOPSİDE AÇILMASI GEREKEN BOŞLUKLAR:
BAŞ
ile/ve/||/<> GÖĞÜS ile/ve/||/<> KARIN

( )

- SULTA[Ar.] / OTORİTE/R[İng. < AUTHORITY/Fr. < AUTORITÉ] değil/yerine/= YETKE/Cİ | BASKI / YETKİLİ | UZMAN

- OTOSTOP[İng. GENETIC HITCHHIKING] ile/||/<> SEÇİCİ SÜPÜRME[İng. GENETIC DRAFT]

( Yakın bir biçimde bağlı olduğu lokuslar üzerinde oluşan seçilimden ötürü bir alelin frekansının değişmesidir. Seçici süpürme olarak da bilinir. @@ Yakından bağlantılı bir lokustaki seçilimden ötürü, bağlantılı diğer alelin frekansının değişmesidir. "Otostop" olarak da bilinir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- OTOZOM/AUTOSOME[İng.] değil/yerine/= GÖVDE KROMOZOMLARI

- OTOZOM[İng. AUTOSOME] ile/||/<> HAPLOYETERSİZLİK[İng. HAPLOINSUFFICIENCY] ile/||/<> MARFAN SENDROMU[İng. MARFAN SYNDROME] ile/||/<> TAY-SACHS HASTALIĞI[İng. TAY-SACHS DISEASE]

( Cinsiyet kromozomu dışında kalan bütün kromozomlar. @@ Diploit organizmalarda, bir genin sadece bir fonksiyonel grubunun taşınması, diğerinin mutasyonla susturulması. Tek kopyayla üretilen protein miktarı normal fenotip için yetersiz olduğundan anormal bir fenotipe yol açar. İnsanlarda bir çoğu otozomal dominant hastalıkta görülür. @@ Otozomal dominant mutasyondan kaynaklanan, bağdoku proteini olan fibrilini etkileyen hastalık. @@ Otozomal resesif kalıtımı vardır. Ölümcül yağ-metabolizması hastalığı. Anormal bir enzim içerir; Heksosaminidaz A. Yeni doğanlar ilk bir kaç ay fenotip olarak normal görünür. Daha sonraları gelişimsel gerilik, felç ve körlük görülür. Çoğu çocuk 3 yaşları civarında ölür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- OTOZOMAL/AUTOSOMAL[İng.] değil/yerine/= GÖVDE KROMOZOMU (İLİŞKİLİ)

- OTRAN ile GİYECEK
[<

( Don. Giysi. İLE ... )

- OTSU ile OTSUL ile OTSUZ ile OTSU TOPLULUK

- OTTO CYCLE[İng.] / CYCLE D'OTTO[Fr.] / OTTO-KREISPROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= OTTO ÇEVRİMİ

- OTTUZ ile OTTUZ
[<

( Otuz[30]. İLE Üç[3]. )

- ÖTÜCÜ KUŞLAR ile/ve TAKLACI KUŞLAR

- ÖTÜCÜ/LÜK ile ÖTÜCÜ KUŞLAR

- ÖTÜMLÜLEŞMEK ile ÖTÜMSÜZLEŞMEK ile ÖTÜMLÜ/LÜK ile ÖTÜMSÜZ/LÜK ile ÖTÜMLÜ ÜNSÜZ ile ÖTÜMSÜZ ÜNSÜZ


- OTURAK ile OTURAKLI/LIK ile OTURAK ALEMİ ile OTURAK KÜNDESİ

- OTURAK/LÂZIMLIK/HAVRUZ ile SİBEK

( Çocukların boşaltımlarını sağlamak üzere kullanılan nesne. İLE Küçük çocukların yataklarını kirletmemeleri için beşiğe takılarak sidiği oturağa götüren tahta boru, kamış. | El değirmenlerinde alt taşın ortasına çakılan, üst taşın dönmesini sağlayan küçük kazık ya da sivri demir. | Ağaçların toprağa dikine uzayan kökü, dik kök, kazık kök. | Sibek uçlu şapka. )

- OTURANIN, AYAKTAKİNE SELÂM VERMESİ değil AYAKTAKİNİN, OTURANA SELÂM VERMESİ

- Oturarak KONUŞ!!!

- OTURMA-DURMA

- OTURMA GREVİ ile/||/<> OTURMA İŞBIRAKIMI

( oturma işbırakımı )

- OTURMAK ile/ve SAYGI DUYARAK VE GÖSTEREREK [TAZÎM] İLE OTURMAK

- OTURMA/LIK ile OTURMA İZNİ ile OTURMA GREVİ ile OTURMA GRUBU ile OTURMA ODASI ile OTURMA DUVARI ile OTURMA BELGESİ ile OTURMA MOBİLYASI

- ÖTÜRMEK ile ÖTÜRÜ

- OTUZBİR PLAJI

( Rumelikavağı limanı batısında ve limana bitişik olup, mesirenin deniz kıyısıdır. Sahili midyeciler tarafından işgal edildikten sonra plaj olma durumu ortadan kalktı. )

- 8 FIRKA ile 32 FIRKA

- OUGHT :/yerine -MELİ, -MALI

- OUR :/yerine BİZİM

- OURS BRUN[Fr.] ile/||/<> URSUS ARCTOS[Lat.] ile/||/<> BOZAYI

( zooloji )

- OUTCOME :/yerine SONUÇ

- OUTER SPHERE ile/||/<> INNER SPHERE

( Outer elektron direkt, inner köprü ligand transfer. )
( Formül: Marcus İLE Taube )

- OUTLET[İng.] değil/yerine/= ÇIKIM

- OUTLET[İng.] ile/||/<> ÇIKIŞ NOKTASI

- OUTPUT | ÇIKTI ile/||/<> ÇIKTI

( Bir veri işlem dizgesince ya da onun herhangi bir birimince dizge dışına gönderilen veri Bir süreç içinde işlenip çoğunlukla ürün olarak dışarıya çıkan özdek erke ya da bilgilerin tümü Bir işlergeden alınan yararlı güç Belirli bir dönemde belirli bir miktarda üretim faktörü kullanılarak elde edilen ürün miktarı )

- OUTPUT/ÇIKTI >< GİRDİ/İNPUT


- OUTPUT[İng.] değil/yerine/= ÇIKTI | DEBİ

- OVA GORİLLERİ ile DAĞ GORİLLERİ

( Temizlerdir ve yaşadıklara yere özen gösterirler. İLE Yuvalarını sürekli pisletir ve çoğunlukla kendi dışkı birikintilerinin üzerinde uyurlar. )
( ... İLE Sadece Ruanda, Uganda ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde[eski Zaire] bulunmaktalardır. )

- OVA ile/ve PAMPA

( ... İLE/VE Orta Arjantin'deki ovalar. )
( ... vs./and Plains in Middle Argentina. )

- OVADA ve/ya da YAYLADA
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
DAĞDA/YOLDA

- OVAL[Fr. < OVALE] ile ELİPS[Fr. < ELIPSE]

( Yumurta biçiminde olan, yumurtamsı. | Özellikle elips gibi iki bakışım ekseni olan kapalı eğrinin oluşturduğu biçim. İLE Tüm noktalarının belirli iki ayrı noktaya olan uzaklıklarının toplamı birbirine denk olan kapalı eğri. | Eksilti. )

- OVAL[Fr. < OVALE]/BEYZÎ[Ar.] değil/yerine/= SÖBE

( Yumurta biçiminde olan, yumurtamsı. | Özellikle elips gibi iki bakışım ekseni olan kapalı eğrinin oluşturduğu biçim. )

- OVALI ile OVALIK

- OVA/YAZI ile/ve YAYLA

( Dağların eteklerinde. İLE/VE Dağların tepelerinde. )

- ÖVEÇ ile/||/<> İKİ ÜÇ YAŞINDAKİ ERKEK KOYUN

( iki üç yaşındaki erkek koyun Ağızlarda üveç olarak da geçer Az ögǝc üç yaşındaki erkek koyun öveç iki yaşında koç iki yaşında koyun Eski Türkçe ög kökünden ç küçültme ekiyle kurulmuştur ög e ç öğeç öveç Orta Türkçede ög orta yaşı bulup büyümüş hayvan Eski Kıpçakçada ise dört yaşında koyun olarak geçer Buna göre öğeç adı e ç ekiyle yapılmış bir küçültmedir Türkçe erkeç erkek keçi gibi erkeç Macar székely ağızlarında kullanılan üvecs eski bir Türkçe alıntıdır Ermenice hogač gelded ram ve Kürtçe hogeç de Türkçeden alınmıştır )

- ÖVEÇ ile/||/<> ÖVEÇ

( 24 aylıktan büyük, kastre edilmiş erkek koyun. )

- OVEN :/yerine FIRIN

- OVER- ile SUR- ile DOLİKO- ile PSÖDO- ile -FOBİ

( Aşırı [over dominans: üstün baskınlık] aşırı-, ötesinde. İLE Uzun. İLE Yalancı/sahte .... İLE ... ürküsü. )

- OVER :/yerine ÜZERİNDE, FAZLA

- OVERALL :/yerine GENEL

- OVERDOSE[İng.] değil/yerine/= DOZ AŞIMI

- OVERLOOK :/yerine GÖZ ARDI ETMEK

- ÖVGÜ ve/||/<> İLGİ ve/||/<> SEVGİ

( Erilde/erkekte. VE/||/<> Dişilde/kadında. VE/||/<> Çocukta. )

- ÖVGÜ/YERGİ değil/yerine/>< OLGU

- ÖVGÜ ile/ve/||/<>/>< SÖVGÜ, ŞETİM/ŞETM[Ar.]

( İkisi de, bilgisizliğin göstergesi ve bilgisizlik oranıncadır. )
( Övgünün aldatıcı ve yıkıcı etkisinden kaçmanın tek yolu, çalışmaya devam etmektir. )
( Aşırı övenler ile aşırı sövenlerin ortak noktası, her zaman ve zemin için saklayacak bir şeylerinin olmasıdır. Saklayanlar, bir şeyleri korumak için, dikkati, uclara çekerek, çıkar sağlamaya ve/ya da yanıltmaya çabalarlar. )
( Övgüsü tez/hızlı olanın, sövgüsü de tez/hızlı olur. )

- ÖVGÜ(MEDH) >< YERGİ(TENKİD)


- ÖVGÜYE LÂYIK OLAN ile/ve/<> İLK İLKE

- OVMAK ile OVMAÇ

- ÖVMEK ile/ve BOŞBOĞAZ/LIK

- ÖVMEK ile/ve BOŞBOĞAZLIK

- ÖVMEK ile/ve/||/<>/>< GÖMMEK

- ÖVMEK ile ÖVGÜYE DEĞER

- ÖVMEK ile/değil/yerine TAKDİR

- ÖVMEK ile TAKDİR ETMEK

( Birini, gıyabında övmek, fitneye neden olur/olabilir. )
( MEDÂR-I İFTİHÂR: Övünme nedeni/vesilesi. )

- ÖVMEK ile/ve/değil/yerine TESBİH ETMEK

- ÖVMEK ile/ve/=/> YERMEK


- ÖVMEK ile YÜCELTMEK

- OVÜL, TOHUM TASLAĞI, YUMURTACIK = MÜVEYZENE = OVULE

- OVÜLLER, TOHUM TASLAKLARI = MÜVEYZENÂT = OVULES

- ÖVÜNÇ ile KÜFÜR

- ÖVÜNME ile/ve/değil "KORKUTMA" (ÇABASI/ZANNI)

- ÖVÜNMEK İÇİN ile/değil/yerine (BİR) (DAMLA) (DAHA) İYİLİK/GÜZELLİK OLSUN DİYE

( İyiliğimizi yaptık, Good4Trust.org denizine attık...

Tüm ekibi, iyilikleri ve emekleri için tebrik ediyoruz...

Biz de böylesi hoş bir düşünce ve girişim için tüm ekibe teşekkürlerimizle sarılıyor ve yansımalı/dönüştürücü iyiliklerimizi paylaşmaya devam ediyoruz...

İyiliksever arkadaşlar! Siz de bu birlikteliğe katılabilirsiniz...
www.Good4Trust.org )

- ÖVÜNMEK İÇİN ile/ve/değil/yerine LÂYIK OLMAK İÇİN

- ÖVÜNMEK ile ÖVÜNEBİLMEK ile ÖVÜNEDURMAK ile ÖVÜNÇ ile ÖVÜNCE ile ÖVÜNÇ ÇİZELGESİ

- OWE :/yerine BORÇLU OLMAK

- OWN :/yerine SAHİP OLMAK, KENDİ


- OWNER :/yerine SAHİP

- OXALIS SPP[İng.] ile/||/<> EKŞİ YONCA

( Ekşi yoncagiller familyasından yüksek oranlarda çözünebilir formda oksalat içeren ve genç geviş getirenlerde ve atlarda hipokalsemi sonucu ölümlere veya böbreklerde oksalat taşlarına neden olan tek ve iki yıllık geniş yapraklı sarı çiçekli bir cins otsu bitki Oxalis türleri )

- OXFORDIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= OKSFORDİYAN EPOKU

( Günümüzden 163.500.000 ile 157.300.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- OXY ile/||/<> ESTHE-/ESTHESİO- ile/||/<> TACHEO-/TACHO-/TACHY- ile/||/<> BRADY-

( Akut, şiddetle algılanan, keskin şiddetli, çabuk, hızlı. İLE/||/<> Duyma, hissetme, duyulanım, algılayıcı oluşumlarla ilgili. İLE/||/<> Hız, kayma, hızla ilgili, hızlı, çabuk. İLE/||/<> Yavaş, yavaşlama. )

- OXYMORON ile TEZAT

- OY ÇEŞİTLERİ'NDE:
BEYAZ
ile YEŞİL ile KIRMIZI

( Kabul. İLE Çekimser. İLE Red. )

- OY ŞEKİLLERİ'NDE:
İŞARİ
ile AÇIK ile KAPALI/GİZLİ

( El kaldırarak ya da ayağa kalkarak. İLE Adının yazılı olduğu kağıtla. İLE Adsız ve işaretsiz kağıtla. )

- OY ile/ve/||/<> "KAFA/KELLE"

- OY ile OY HAKKI ile OY KAĞIDI ile OY BİRLİĞİ ile OY SANDIĞI ile OY ÇOKLUĞU ile OY PUSULASI

- OY ile/||/<> YAĞIZ DON

( hlk Yağız don )

- OYABİLMEK ile OYA ile OYA AĞACI ile OYA ÇİÇEĞİ

- OYAK SİTESİ ŞEHİT KUR. BNB. HÜSEYİN PARKI

( Huzur Mahallesindedir. 1.475,23 m²'lik bir alan üzerindedir, 811,03 m² yeşil alanı, 126,70 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )

- OYALAMAK ile TASARIMLI NAKIŞ YAPMAK ile NAKIŞÇI ile NAKIŞ ile NAKIŞ ile KARMAKARIŞIK ETMEK

- OYALANMAK ile DÜŞKÜ/HOBİ

- Öykü DİNLE!!!

- ÖYKÜ ile/değil/||/<> İNSAN

( Kişi, kendi kimliğiyle konuşurken en az kendidir. Ona bir maske verin, size gerçeği anlatacaktır. )

- ÖYKÜ ile KISSA

- ÖY ile ROMAN

( TAHKİYE[< HİKÂYE]: Hikâye etme, anlatma. )
( )

- ÖYKÜ(LEME)DE:
MAUPASSANT BİÇİMİ
ile ÇEHOV BİÇİMİ

( Aslolan, olaydır. Okuyucunun, öyküyü çok fazla yorumlamasına, hayal etmesine olanak tanınmaz.[Öyküdeki olay, mantıklı bir akış takip eder.][Kişiler, özenli ve ayrıntılı bir biçimde gösterilir.] İLE Aslolan, olay değildir. Öykü tamamlandığında, herşey bitmiş değildir. [Özellikle aktarımın sonrasında başlar.][Kişiler, her yönüyle tanıtılmadığından ve olaylarda kesinlik bulunmadığından dolayı okuyucu/izleyicinin hayal kurması ve kendine göre yorumlar yapabilmesi beklenilir.] )
( )

- ÖYKÜLEME ile BETİMLEME

( Olaylara daha çok sık yer verilir ve nesnel bir dil kullanılır. İLE Olaylardan çok kişisel düşüncelere, gözlemlere ve izlenimlere dayanır. )
( Yaşanılan olayları, "giriş - gelişme - sonuç" bölümlerine ayırarak anlatmak için başvurulur. İLE Bir karakterin fizikî ya da karakteristik özellikleri anlatılır. )

- ÖYLE BİR DURUM/SORUN OLMADIĞI "YANLIŞLANDI"("YALANLANDI" DA DEĞİL!) değil ÖYLE BİR DURUM/SORUN OLMADIĞI DOĞRULANDI
(YA DA ÖYLE BİR DURUM/SORUN OLDUĞU YANLIŞLANDI/YALANLANDI)

( "ne ..., ne de ..." örneğindeki gibi olumsuzdan sonra tekrar olumsuz olmaz. )

- ÖYLE BÖYLE (DEĞİL)

- ÖYLE DEMEK ile ÖYLE BİLMEK

- ÖYLE DEMEK ile ÖYLE BİLMEK

- ÖYLE, ÖYLE, ÖYLE, ... ile ÖYLE (DE) DEĞİL

- ÖYLE, ÖYLE, ÖYLE, ... ile ÖYLE (DE) DEĞİL

- ÖYLE["ÖLE/EYLE" değil!] ile BÖYLE["BÖLE/BEYLE" değil!]

( Oradaki/zihindeki/paylaşılmaz. İLE
Buradaki/görünür/görünür varsayma/paylaşılır. )
( Konuşma sırasında araya giren gereksiz/yerli-yersiz "Böyle" eklemelerine dikkat edilmeli, sakınılmalı/kaçınılmalıdır, yer verilmemelidir/kullanılmamalıdır. Kendi zihninizdeki süreci "Böyle" sözcüğünü kullanarak "anlatabildiğiniz düşüncesi"nden vazgeçmek gerekiyor. )

- ÖYLECE ile/ve AYNEN

- Öyleyi Böyle yapmak için DİNLE!!!

- Öyleyi Böyle yapmak için SUS!!!


- CHANGE OF VOLUME[İng.] / CHANGEMENT DE VOLUME[Fr.] ile/değil/yerine/= OYLUM DEĞİŞİMİ

- OYLUM/HACİM DEĞİŞTİRME ile/ve YER DEĞİŞTİRME

- OYLUM ile/ve/<> EKOYLUM

( ... İLE/VE/<> Camilerde, yarım kubbelerin iki ya da üç yanında, küçük yarım kubbelerle yapılan oylum eklemeleri. )

- OYLUM/HACİM[Ar.] ile/ve KAPASİTE

- VOLUME PERCENTAGE[İng.] / POURCENTAGE EN VOLUME[Fr.] ile/değil/yerine/= OYLUMCA YÜZDE

- OYLUM/HACİM[Ar.] ile KÜTLE[Ar.]

( )

- OYLUMLAMAK ile OYLUM ile OYLUMLU ile OYLUMSUZ/LUK ile OYLUMLUCA ile OYLUM OYLUM

- OYMAK ile/ve OYALAMAK

- OYMAK ile OYMACI/LIK ile OYMALI ile OYMA AKIL ile OYMA BASKI ile OYMALI YAPRAK

- OYMAK ile OYMAK ile OYMAK

( Keskin, sivri uclu bir nesneyle bir şeyi yontarak, kazıyarak ya da delerek çukur oluşturmak. | Kumaş gibi bir şeyi, girintili bir biçimde kesmek. İLE Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında, toplum, ekonomi, din, kan ya da evlilik bağları bulunan, göçebe ya da yerleşik nitelikteki topluluk, aşiret. | İzcilikte, küçük birlik. İLE Hemen hemen aynı tür yıldızlardan oluşmuş, Samanyolu'nun seyrek yapılı genç kümelerinden her biri. )

- OYMAK ile TAŞ OYMAK ile OYMACI

- OYMAK ile/ve/<>/değil/yerine YONTMAK

- OYNAGU ile OYNAK/OYNAQ ile OYNAŞ
[<

( Oyun alanı, eğlence yeri. İLE Oynak kadın. İLE Evlilikdışı olarak bir adamla sevişen kadın. )

- OYNAK ile/||/<> OYNAR EKLEM

( oynar eklem anat Eklem )

- OYNAMAK ile OYNANMAK ile OYNATMAK ile OYNAŞMAK ile OYNATILMAK ile OYNATTIRMAK ile OYNANABİLMEK ile OYNATABİLMEK ile OYNATIVERMEK ile OYNAYABİLMEK ile OYNAYIVERMEK ile OYNAK/LIK ile OYNAŞ/LIK ile OYNAKÇA ile OYNAK KEMİĞİ

- OYNAMAZ EKLEM ile/ve AZ OYNAR EKLEM ile/ve OYNAR EKLEM

- CAVITY, CAVITATION[İng.] / CAVITACION, TROU[Fr.] / GESCHENKOHRAUM, HOHLRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= OYUK, BOŞLUK, DEŞİK

- HOLLOW CATHODE LAMP[İng.] ile/değil/yerine/= OYUK KATOT LAMBASI

- OYUK | NİŞ ile/||/<> NİŞ[Fr. < NICHE]

( Bir organizmanın yaşam sahası ve görevi )

- CAVITY RESONATOR[İng.] / RÉSONATEUR À CAVITÉ[Fr.] / HOHLRAUMRESONATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= OYUK REZONATÖR


- OYUK ile/ve/||/<> HÖYÜK

- ÖYÜK ile/||/<> TOPRAK YIĞINI, YAPMA TEPE

( toprak yığını yapma tepe Türkçede hüyük üyük olarak da kullanılır Yer adlarında Öyük Höyük Üyük Hüyük olarak geçer Orta Türkçede öyük Oğuzca biçimi kullanılır Eski Kıpçakçada da öyük olarak geçer Türkçe öy kökünden k ekiyle yapılmıştır öy ü k eki Çağdaş Türk diyalektlerinde öy yığmak olarak kullanılır Deny RHAs 6 Räsänen V 519a Ramstedt KWb 460461 Orta Türkçe üyük biçimini birtakım Moğolca sözlerle birleştirmiştir Doerfer TMEN l 61 s Ramstedtin birleştirmelerini açık olarak eleştirmiştir Türkçe höyük hüyük biçiminin başındaki h ikincil bir sestir Eren TD 1995 2 899901 Türkçede bostan korkuluğu olarak kullanılan oyuk biçimiyle öyük höyük arasında bağlantı kurulamaz Clauson ED 271272 Räsänen V 519a Sevortyan ÊSTJa 1974 620621 )

- OYUK ile/ve/değil/||/<>/> YARIK

- OYUN ALMAK ile/||/<> ...

( Karşı güreşçi üzerinde bir oyunu uygulamaya geçmek )

- OYUN HAVASI ile LONGA[Romence]

( ... İLE Türk müziğinde, yörük özellik taşıyan oyun havası. )

- OYUN VE OYUNCAKTA:
TAKIL
ve/||/<> KATIL ve/||/<> ATIL

- OYUN VE OYUNCAKTA:
TAŞ
ile/ve/||/<> TOPRAK ile/ve/||/<> TUĞLA

- OYUN VE OYUNCAKTA:
TON[RENK]
ile/ve/||/<> TINI ile/ve/||/<> TANIŞ

- OYUN ve/<> AYNAZ

( ... VE/<> Köy oyunlarını yöneten kişi. )

- OYUN ile/ve/değil CİLVE


- OYUN ile DÜMEN

- OYUN ile MERMER OYUNU ile AV BEKÇİSİ ile EĞLENCELİ

- OYUN ile/ve/||/<> SANAT

- OYUN ile/ve/||/<> ŞÖLEN

- ÖYÜN ile/||/<> (YEMEK İÇİN) KEZ

( yemek için kez Anadolu ağızlarında öyün yanında övün biçimi de kullanılır ET öd zaman vakit ü n eki Uygurcada ödün biçiminin yaygın olarak geçtiğini biliyoruz bir ödün kün ortu ödün ol ödün kayu ödün kop ödün uzun ödün ür keç ödün Eski d sesi çağdaş Türkçede yye çevrilmiştir Eski Türkçe adak sözündeki dnin ayak biçiminde yye dönüşmesi gibi Anadolu ağızlarında öğün öyün vakit zaman olarak da kullanılır öğün öğün zaman zaman Türkçede öğün biçiminin kez anlamını alması normaldir Örn Arapça vakit de Türkçede özel zaman anlamını kazanmıştır Namaz vakti yemek vakti örneklerinde olduğu gibi Buna göre öd vakit zaman kökünden gelen öğün biçiminin yemek vakti anlamını alması doğaldır Daha sonra öğle öğünü akşam öğünü gibi örneklerde kullanılan öğün biçimi yemek için kez anlamını kazanmıştır Son olarak öğün herhangi bir yemekten bir kimseye verilen belirli miktar porsiyon anlamını da almıştır Eski Türkçe öd kökünün bir türevi olarak öyünün öğün olarak yazılması etimolojik bir yazım değildir Eski Türkçe öd kökünden gelen öyle biçiminin öğle olarak yazılması gibi öğle )

- OYUNA GELMEK ile/ve/||/<> TAKLAYA GELMEK

- OYUNA GE(TİRİ)LME! değil/yerine/><

- OYUNCAK BEBEK ile DOLAR

- OYUNCAK MÜZESİ ve/||/<> OYUN MÜZESİ ve/||/<> MASAL MÜZESİ

( Göztepe'de. VE/||/<> Ataşehir'de, Mimar Sinan Parkı'nda. VE/||/<> İleride. )

- OYUNDA:
SU
ve/||/<> KUM ve/||/<> TAHTA


- OYUNLAŞTIRMAK ile OYUNLAŞTIRILMAK ile OYUN/LUK ile OYUNCU/LUK ile OYUN ALANI ile OYUN EBESİ ile OYUN HAVASI ile OYUN KAĞIDI ile OYUN KURUCU ile OYUN MASASI ile OYUN SAHASI ile OYUN SALONU ile OYUN YAZARI ile OYUN YAZARLIĞI ile OYUNCU KADROSU ile OYUN KURUCULUĞU

- ASLÎ LÜZÛCET[Osm.] / INTRINSIC VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ INTRINSÈQUE[Fr.] / GROSSER FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ AĞDALILIK, İNTRİNSİK/LİMİT VİSKOZİTE

- ZÂTÎ TAZYİK[Osm.] / INTRINSIC PRESSURE[İng.] / PRESSION INTRINSÈQUE[Fr.] / EIGENTLICHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ BASINÇ

- KIYMET-İ ZÂTÎ[Osm.] / EIGENVALUE[İng.] / VALEUR PROPRE[Fr.] / EIGENWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ DEĞER

- EIGENSTATE[İng.] / ÉTAT PROPRE[Fr.] / EIGENZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ DURUM

- INTRINSIC-BARRIER DIODE[İng.] / DIODE À BARRIÈRE INTRINSÈQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZ ENGELLİ DİYOT

- SELF-INDUCTION ELECTROMOTIVE FORCE[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZ İNDÜKLEME ELEKTROMOTOR KUVVETİ

- EIGENFUNCTION[İng.] / FONCTION PROPRE[Fr.] / EIGENFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ İŞLEV

- INTRINSIC PHOTOEMISSION[İng.] / PHOTOÉMISSION INTRINSÈQUE[Fr.] / EIGENPHOTOEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ/KATKISIZ FOTO SALIM/YAYINI

- INTRINSIC LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZ KATMAN


- ÖZ KİŞİLİK ile/ve HEDEF KİŞİLİK

- INTRINSIC PARITY[İng.] / PARITÉ INTRINSÈQUE[Fr.] / EIGENPARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ PARİTE

- INTRINSIC TEMPERATURE RANGE[İng.] / INTERVALLE DE TEMPÉRATURE INTRINSÈQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZ SICAKLIK ARALIĞI

- INHERENT FILTRATION[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZ SÜZME

- INTRINSIC CONTACT POTENTIAL DIFFERENCE[İng.] / DIFFÉRENCE DE POTENTIEL DE CONTACT INTRINSÈQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZ TEMAS POTANSİYEL FARKI

- ÖZ-ONARIM POLİMER ile/||/<> ŞEKİL HAFIZA POLİMERİ

( Öz-onarım polimer hasarı otomatik onarırken, şekil hafıza polimeri uyarıyla orijinal şeklini alır )
( Formül: Mikrokapsül )

- ÖZ ile AŞKIN

- ÖZ ile BİÇİM

- ÖZ ile/ve ENGİN

- ÖZ KALIP


- ÖZ ile/ve NOKTA

- ÖZ ile TEMEL

- ÖZAL, TURGUT HALİL (MALATYA, 1927 - 1993)

( Yeniköy'de ikamet etti. İlköğretimine Söğüt/Bilecik başladı, ortaokulu Mardin'de tamamladı. Konya'da başladığı lise eğitimini Kayseri'de tamamladı. İ.T.Ü. Elektrik Mühendisliğini bitirerek 1950 mezun oldu. Evlendikten sonra ABD giderek ekonomi dalında eğitim aldı. Türkiye'ye döndüğünde EİEİ Gene Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. 1959'da Ordonat Okulunda yedek subaylığını yaptı. Askerlikten sonra Devlet Planlama Teşkilatında görev yaptı ve 1967'de bu kuruluşun Müsteşarı oldu. 12 Mart 1971 darbesinden sonra 1973 yılına kadar Dünya Bankası Sanayi Dairesinde danışman olarak görev yaptı. Buradan döndükten sonra birçok şirkette üst düzeyde yöneticilik yaptı. 43. Hükümet döneminde Başbakanlık Müsteşarlığı ile DPT Müsteşar vekilliğini görevlerine getirildi. 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Bülent Ulusu Hükümetinde Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcılığına getirildi. 14.07.1984'te bu görevinden istifa ederek ayrıldı. 20.05.1983'te Anavatan Partisini kurdu ve Başkanı oldu. 06.11.1983 seçimleri kazanarak tek başına iktidar oldu ve 45. Hükümetin Başbakanlığına getirildi. 1987'de genel seçimlerinde yine başarılı oldu mecliste çoğunluğu elde ederek tekrar Başbakan oldu. 18.06.1988 günü Anavatan Partisi'nin 2. olağan genel kurul toplantısında kendisine suikast yapıldı ve sağ elinden yaralandı. Suikastçı yakalandı ve aldığı ömür boyu hapis cezası 20 yıla indirildi. Suikastçı Kartal Demirağ'ı cumhurbaşkanlığı döneminde affetti. 31.10.1989'da Cumhurbaşkanlığına seçildi ve 9.11.1989'da göreve başladı. 17.04.1993'te vefât etti. )

- ÖZALP, HÜSEYİN (VAKFIKEBİR, 1923)

( İ.Ü. Orman Fakültesini bitirdi. Fakülteyi bitirene kadar Sarıyer Spor Kulübünde futbol oynadı, "Küçük Hüseyin" lakabı ile tanınır. Adalet Partisinde siyasete başlamış ve XII., XIV., XV, XVIII ve XIX. Dönem Samsun Milletvekilliği, TBMM Başkanlık Divanı İdare Amirliği ile Orman ve Ulaştırma Bakanlıkları yaptı. )

- ÖZALP, PROF. DR. GÜLEN (MUĞLA, 1957)

( Sarıyerli, Akedemisyen, öğretim üyesi. İ.Ü. Orman Fakültesinden mezun oldu. Yüksek Lisansını "Fakülte bahçesindeki yerli ve yabancı sarıçam orijinlerinde çiçekleme - sıcaklık ilişkileri" konulu tezi ile yaptı. "Çitdere (Yenice - Zonguldak) bölgesindeki Orman Toplumları ve Silvikültürel Değerlendirmesi" konulu Doktorasını İ.Ü. Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümünde yaptı (1983 - 1990) "Doktor" unvanını aldı. 2002 de "Profesör" unvanını aldı. Silvikültür Ana Bilim Dalı Başkanı olarak görevine devam ediyor. İ.Ü. Orman Fakültesinde Dekan Yardımcılığı (2004 - 2010), İ.Ü. Rektör Yardımcılığı (2008 - 2009), Rektörlüğe Bağlı Koordinatörlük görevini yürütüyor (2010 - ...). )

- ÖZAN, GALİP (SARIYER/GÜMÜŞDERE, 1938)

( Çiftçi. Gümüşdere İlkokulunu bitirdi. Dört dönem (1974 - 1977 ve 1984 - 1999) muhtarlık yaptı. Sarıyer Ziraat Odası Başkanlığı görevini 2007'de devretti. )

- OZAN ile/<> HOZAN

- Ozanı DİNLE!!!

- ÖZATLAR, CAVİT CAN (ESKİŞEHİR, 1939)

( Eskişehir Demirspor'dan transfer edildi. 5 Sezon (1958—1963) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 39 lig, 3 özel olmak üzere 42 maçta oynadı. Lig maçlarında takımına 9 gol kazandırdı. )

- ÖZBALTA, CEMİL (OF, 1973)

( Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi. İş hayatına büyük bir firmada muhasebeci olarak başladı bilahare mali müşavirlik yapmaya ve bir menkul kıymetler firmasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmaktadır. AKP'de siyaset yapmakta olup iki dönem Sarıyer Belediye Meclisine üye seçildi. Yerel M. Sentez Gazetesinde köşe yazıları yazdı, Pek çok sosyal ve sportif sivil toplum kuruluşlarında yönetici ve Başkan olarak görev yaptı. )

- ÖZBAY, F. LEYLA (İST. 1934)

( Öğrenimini Notre Dame Sion Fransız Okulu ve Erenköy Kız Lisesinde tamamladı. Prof. Dr. Süheyl Ünver'in Topkapı Sarayı'ndaki Tezhip ve Minyatür atölyesinde çalıştı. Sarıyerli Gazeteci Nazım Özbay ile 1957 yılında evlendi. Yazın hayatına 1957'de Günlük Spor Gazetesinde başladı. Bilahare eşi Nazım Özbay'ın da ortakları arasında olduğu Son Saat Gazetesinde devam etti. Halen bu gazetede köşe yazılarına devam etmektedir. Üye olduğu Türkiye Yardım Sevenler Derneği Sarıyer Şubesinde yönetim kurulu üyesi ve faal üye olarak 1967 yılından beri çalışmaktadır. Aşrıca 1970 yılından bu yana çok değişik sosyal amaçlı yardım derneklerinde aktif olarak görev almaya devam etmektedir. Resim çalışmalarını da 1989 yılından beri sürdürmekte "Yağlı Boya" ve "Karma Yağlı Boya" sergilerinde resimleri sergilenmiştir. İlk kitabı "Beyaz Güversin" i 2013'te yayımladı, yeni eserler vermeğe devam etmektedir. )

- ÖZBAY, FAHRETTİN (1900 - 1966)

( İstanbul Belediyesi Tahakkuk Memurluğundan emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü'nün 14 kurucusundan biridir. Kulüpte bir dönem başkanlık yaptı. )

- ÖZBAY, M. FATİH (İST. 1958)

( Öğrenimini tamamladıktan sonra Gümrük Komisyonculuğu yaparak iş hayatına atladı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )

- ÖZBAY, NAZIM (İST. 1926 - 1999)

( Yüksek Gazetecilik Okulu'nu bitirdi. Futbola Sarıyer'de başladı ve ilk takımda kaleci olarak yer aldı. Okullar arası bir maçta sakatlanarak futbolu bıraktı. Sarıyer Spor Kulübü'nden 3 dönem başkanlık ve ayrıca 2 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Divan Kurulu üyesi idi. Uzun yıllar gazeteci olarak çalıştıktan sonra Günlük Spor Gazetesini kurup (1956) yönetti. Bilahare Son Saat Gazetesi sahibi oldu. Basın Şeref Kartı sahibi idi. Basınla ilgili çeşitli mesleki kuruluş ve basınla ilgili sendikalarda yöneticilik ve başkanlık yaptı. FİEJ Dünya Gazete Sahipleri Sendikası üyesi ve delegesi olarak Tokyo, Washington ve İstanbul Kongrelerinde Türkiye'yi temsil etti. Hasan Polat Başkanlığındaki Türkiye Futbol Federasyonunda (1969 - 1976) Asbaşkan ve Milli Takımlar sorumlusu olarak görev yaptı. Bilahare Prof. Dr. Ali Uras Başkanlığında Futbol Federasyonunda ikinci kez Asbaşkanlık görevi aldı. Mahzar Zorlu Federasyonunda ise üye olarak görev yaptı. Türkiye Futbol Adamları Derneği'ni kurdu (1988) ve ölene kadar başkanlığını yaptı. Gazete Sahipleri Sendikası ve Büyükdere Yüzme İhtisas Spor Kulübü, Türkiye Futbol Adamları Derneği kurucudur. )

- ÖZBAYKAL, HALİT (İST. 1909 - 1982)

( Ticaretle uğraştı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )

- ÖZBEK ile ÖZBEKÇE ile ÖZBEK PİLAVI

- ÖZBEKLER'DE:
KİRİL ABECESİ
değil/yerine LATİN ABECESİ

( 02 Eylül 1993 tarihinde, resmen, Latin abecesine geçtiler. )