BEŞ(5) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- KALENDER ÜSTÜ MAHALLESİ CAMİİ

( Yeniköy, Kalender mevkiinin üst kısmındaki yerleşim bölgesinde yapılan yeni camilerdendir, her hangi bir tarihi özeliliği yoktur. )

- KALENDER YOLCU GEMİSİ

( Şirket - i Hayriye İşletmesine ait 67 baca No. lu bu yolcu gemisi, İngiltere, Newcastle'de, Hawthorn, Leslie&Co. Ltd. tezgâhlarında yolcu vapuru olarak yapıldı. 453 gros, 142 net tonluktu. Teknesi çelik saçtandı. Uzunluğu 46,4 metre genişliği 7.0 metre, su kesimi 3.1 metre idi. Wallsend yapımı 440 beygir gücünde 2 adet tripil (3 silindirli) buhar makinesi vardı. Çift uskurluydu. 1911'de hizmete girdi. Saatte 12,5 mil hız yapabiliyordu. Yazın 975, kışın da 793 yolcu alabiliyordu. 1981'de Atatürk müzesi haline getirildi ve Kabataş rıhtımına bağlandı. 25 Haziran 1984'te hizmet dışı bırakıldı. 1986'da satışa çıkarıldı. Makinelerinden biri Koç'un sanayi müzesinde muhafaza ediliyor. )

- KALEVÎ | ALKALİK[Fr. < ALCALİQUE] ile/||/<> BAZAL ile/||/<> BAZİK

( (kimya) @@ 1. Alkali ihtiva etme, alkali özellikler gösterme hâli. 2. Alkali maddelerin ağızda oluşturduğu his, bazik. )

- KALFA ile/ve/<> YARDAK

( Aşaması çırakla usta arasında bulunan zanaatçı.| Mimar yardımcısı. | Saraylarda ve büyük konaklarda, halayıkların başında bulunan kadın. | İptidailerde, hoca yardımcısı. | Çocukları evlerinden alarak okula, okuldan evlerine götüren yardımcı. İLE/VE/<> Karagöz ustasının yardımcısı. )

- KALİBRE ile KALİBRASYON ile KALİBRASYON TESTİ

- KALIÇ ile/||/<> ...

( galıç kaluç Küçük orak Göbel Köprüören Kütahya Buruncu Yerköy Yozgat galıç Deliilyas Şarkışla Sivas kaluç Gürün Sivas Ağızlarda galıç galuç geliç gelüç gelüş olarak da geçer qâlûş faucille utilisée pour la moisson qâlûše faucille Arapça ş Türkçede çye çevrilmiştir Kürtçede de qalûç küçük orak olarak geçer Dankoff ALT D 23 birtakım Ermenice karşılıklar üzerinde durmuştur )

- REMANENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KALICI/ARTIK MIKNATISLANMA, REMANANS

- KALİKS DİŞLERİ = ESNÂN-I KE'S = DENTS DU CALICE

- KALİKS'İN KENARI, KALİKS AĞZI = HÂFFE-İ KE'S = BORDURE DU CALICE

- KALIM ile KALIMLI/LIK ile KALIMSIZ/LIK


- KALIN >< YUFKA ile/ve/||/<> YOĞUN >< İNCE

( Diklemesine.[On kâğıdın, üst üste konulması.] İLE/VE/||/<> Enlemesine.[On ipliğin, üst üste eğrilmesi.] )
( "(Bir şey) yufka iken (onu) delmek kolaymış, ince olanı (da) kırmak kolay. Yufka, kalın olursa (onu) delmek zormuş, ince, yoğun olursa (onu) kırmak zormuş." )

- KALIN A ile İNCE A ile UZUN A

( Adam, akıl, ak, sakın, taka.
İLE
Lâla, lâstik, hâl, hâlbuki, lâf, lâkırdı, lâle, lâl, kâse, lânet, lâzım, kâzım, dükkân, kâtip, Hakkâri, zekâ, helâl, hattâ, sıhhât.
[Lâla, Lâtif lâleli lâmbasını, lâcivert lâke lâvabodan, nâzik ve nâdide Şefkâte verdi.]
İLE
Nâne, nâdir, nâme, câhil, câhit, sâdık, sâbit, kâtil, nâzik, târih, mâvi, hatâ, nâmus, mütevâzı, nâmert, âfet, gâye.
[Kısa okunacak sözcükler: Bakiye, yarın, hayır demokrasi, laik, hakem, sait, rakip, fakir, tarikat] )
( ALIŞTIRMA: "Aptallar, abdalın ibadethanesinde, aptallıklarını, abdallardan ayrımlaştırırken, adlarının anlamsızlaştırılmasını anlamlandıramadı." )
( - Hâkim hakem, yarın, rakiplerimizle demokrasi ve laiklik dersine devam edecek.
- Nalan, nahoş namesiyle hakemlere, nane verdi.
- Cahit'in kâsesine, Nadir’in kâtibi, kağıt koyuyordu.
- Halit, Sait’e, "Hayır!" diyemedi. )

- KALIN BAĞIRSAK | KOLON ile/||/<> KOLON ile/||/<> KOLON[Fr. < CÔLON | FR. < COLONNE]

( biyoloji 1 colon Kosta Rika ve EI Salvador ulusal paralarının adı 2 colonist Ortaçağda senyörlere ait toprağı işleyen ve elde ettiği ürünü onunla paylaşan köle sınıfı ile özgür sayılan kişilerin oluşturduğu sınıf arasında yeralan çiftçi sınıfı Takla atarak birbirinin omuzuna çıkan ve bir sütun oluşturulan görünüş dörtlü kolon üçlü kolon 1 Omurgalılarda kalın bağırsağın rektumdan önce gelen dışkıdan fazla suyu emen bölgesi 2 Böceklerde bağırsağın ikinci bölgesi 3 Elektron mikroskobunda elektromanyetik merceklerin yerleştirildiği içinden elektronların geçtiği havası boşaltılmış metal boru anat 1 Sütun 2 Kalın bağırsakların sekumla rektum arasında yer alan kesimi )

- KALIN BAĞIRSAK YANGISI | KOLİT[Fr. < COLITE] ile/||/<> ...

- KALIN BAĞIRSAK ile/ve/>/> GÖDEN[< GÖD/GÖT]/REKTUM

( ... İLE/VE/> Kalınbağırsağın son bölümü. )
( MAYASIL/BÂSÛR[Ar.]/HEMAROİD/HÉMORROÏDES[Fr.]: Kalın bağırsakta ve makadın etrafındaki siyah kan damarlarının şişmesinden ve bazen yangılanmasından dolayı, makadın içinde ve dışında oluşan memeler yüzünden, makattan, kan ya da cerahat gelmesi. )

- KALIN KAFALI/LIK ile/ve ANLAMAK İSTEMEMEK

- KALIN O ile İNCE O

( Ot, ova, ocak, ordu, orman, ortak, bando, solo, fono, foto, biblo. İLE Lokomotif, Lodos, Gol, Lokanta, Londra, Psikolog, Sosyolog, Alkol, Mentol, Meteoroloji. )
( Lobutları, loş locasında notalayan normal lort, losyoncusunun lokantasında, nohutları, lokumlarla karıştırdı. )
( - Londra yolundaki loş evlerde, nohut, noksan lokmadır.
- Alkolik lort, lokantanın locasında, lokumları, lokma lokma yuttu.
- Hollanda’da, psikolog olan lokomotifçi, orduda, bandocu oldu.
- Doğramacı oğlu, doğduğu zaman, doğru, yoğurtçuya koşmuş. )

- KALIN OYLUMLU/HACİMLİ değil GENİŞ OYLUMLU/HACİMLİ

- KALIN U ile İNCE (UZUN) U

( Uçak, ucuz, uçurum, uykucu, ufak, kutu.
İLE
Rûya, rûzgar, hûlya, gûya, lûtfen, lûgat, mahkûm, sükûnet, hükûmet. )

- KALIN ÜNLÜ ile/||/<> KALIN ÜNLÜ

( Derleme kalın vokal alın sesli art vokal art damak vokali Dilin geriye çekilmesiyle artdamakta meydana gelen ünlü a ı o u vb Dilin ağız boşluğunun arka bölümünde tümseklenmesi ile boğumlanan a ı o u ünlülerinden her biri Azerbaycan Türkçesi galin sait Türkmen Türkçesi yogim çekimli Gagauz Türkçesi kalın vokal ardvokal ardsıralı vokal Özbek Türkçesi orqa qator unlisi qattik unli Uygur Türkçesi B qelin sozuq tavuş D tövän sozuq tavuş Tatar Türkçesi qalm suzuq artqi rätsuzığı Başkurt Türkçesi artqı rät huınqıhı qalın huzınqı kalın sozuk art sozuk Krç Malk tilni art keseginde kuralgan kalın bazik açık tawuş kalın bazik açık katı açık Nogay Türkçesi art sıradıň sozıgı katı sozık Kazak Türkçesi til artı dawıstısı juwan dawıstı Kırgız Türkçesi artkı ündüü Alt kiyin ryadtm ündü tabıjı katu ündü Hakas Türkçesi tîl soondagı ünnîg Tuva Türkçesi artıı odurugnun ajık eves ünü Türkçesi kadıg glasnıy Rusça glasnıy zadnego ryada kalın ünlü )

- KALIN ile/ve/<> KABA

- KALIN ile/||/<> KALIN

( kalın Ağızlarda galın biçimi de kullanılır galın kalın Tatarcada kalım olarak da geçer Sondaki ŋ sesinin diyalektlerde mye çevrilmesi doğaldır kalım kalım kalıŋ kalıŋ kalıŋ kalin Alt Tel Kuğ kalıŋ Koy kalım xalıŋ xalım kalım kalīm xalīm xulăm xulăn Eski Türkçeden başlayarak kullanılır kalıŋ Orta Türkçede kalıŋ olarak geçer Eski Kıpçakçada kalın biçimi kullanılır Kökenini bilmiyoruz Türkçeden Farsça Tacikçe gibi komşu dillere de geçmiştir Doerfer TMEN 1407 TLT 451 )

- KALIN ile KALIN ile KALIN

( Nesnelerde, uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan. | Enli ve gür kaş. | Yoğun, akıcılığı az olan. | Etli, dolgun. | Pes ses. İLE Gelin olacak kıza erkek tarafından verilen para ya da armağan, ağırlık. İLE Mayalı hamurun parçalara ayrılıp tandırda pişirilmesiyle elde edilen ekmek türü. )

- KALIN ile KALINCA

( ... İLE Kalına yakın. )

- KALINKAFALI/LIK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< HAYAL GÜCÜNÜN OLMAMASI

- KALIN/LIK / KABA/LIK değil/yerine/>< İNCE/LİK

( Kişinin, kırılma nedeni. >< Herşeyin kırıldığı nokta. )

- KALIN/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<> DERİN/LİK

- KALINMAK ile KALINLATMAK ile KALINLAŞMAK ile KALINLAŞTIRMAK ile KALIN/LIK ile KALINCA ile KALIN SES ile KALIN YAĞ ile KALIN KAFA ile KALIN ÜNLÜ ile KALIN SESLİ/LİK ile KALIN KAFALI/LIK ile KALIN BAĞIRSAK

- KALİNOS[Yun.] ile/||/<> LEVREĞE BENZER BİR BALIK

( levreğe benzer bir balık Ağızlarda ıglanuz yayın balığı olarak geçer R γλανός Wels Silurus glanis )

- KALIP | MODEL | MATRİS | KALIP ile/||/<> KALIP ile/||/<> KALIP[Ar. < KÂLİB]

( Sinema Technicolor işleminde renkli filmlerin basımında kullanılan kalıp Birçok değişkenin bir araya gelmesinden oluşan bağımsız masal değişken Tezgâhta ya da makinede çok sayıda parçayla çalışırken işlerin çabuk temiz ve aynı ölçüde biçimlendirilmesini sağlayan yardımcı düzen Dize ölçüsünün bölümlerinden her biri Sözedilen dilin belli bir deyiminin ya da belli bir türden olan bütün deyimlerinin ortak dizimsel yapısını betimlemek için kullanılan belli bir sayıda dizimsel değişkenler ile kendini adlandıran sözedilen dil imlerine dizilim işlevini uygulamakla oluşan dizimsel sözeden dildeki terim Anl dizimsel kalıp Krş önerme kalıbı çıkarım kalıbı sıfırlı kalıp Örn Heykel Bir heykelin maden ya da alçıdan dökümünü yapmak için heykeli alçıyla kaplayarak ya da kuma bastırarak elde edilen içi boş biçim a çoğaltma kalıbı ölü kal ip Bir ilke ya da baskın öğe çevresinde örgütlenmiş işlevsel bütünlük ya da ortak bir tanımı bulunan çerçeve biçe örnekçe örüntü basımcılık Üzerine harflerin dizi örneği çıkarılmış küçük bakır külçe galıp 1 Kerpiç yapmakta kullanılan dört gözlü ağaç kasa Kemalpaşa İzmir galip Yenikent Aksaray Niğde 2 Bıçak sapı yapımında kullanılan araç Senirkent Isparta DNA ipliğinden tamamlayıcı DNAnın ya da RNAnın kopyalanması gibi bir moleküle kalıplık eden diğer bir molekül Metallerin bozunum yoluyla biçimlendirmelerinde istenilen biçimi vermek için metalin koyulduğu ya da içinden geçirildiği sert çelik nesne Bir makromolekülün sentezi için kullanılan model veya örnek formül Heykel Maden heykel dökümünde içi boş kopya elde etmek için kullanılan dolgukalıp a kalıp dişi kalıp çoğaltma kalıbı ölükalıp kalıp R μάτσα )

- KALIP ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇERÇEVE

- KALIP ile/ve/<>/> KALP

( Görevi, aynıdır. İLE/VE/<>/> Görevleri, çeşitli ve farklıdır. )
( Kalbi değiştiren, eylemdir. )
( Kalıbımız, neye/kime benzerse, kalbimiz de ona benzer. )

- KALIP ile/değil/yerine/>< KAVRAM

- KALIP ile/ve KİSVE

- KALIP[Ar.] ile SAÇULA[İt.]

( ... İLE Dökümcülerin kullandığı, ağaçtan yapılmış kalıp. )

- KALIPLAMAK ile KALIPLANMAK ile KALIPLATMAK ile KALIPLAŞMAK ile KALIPLAŞTIRMAK ile KALIP/LIK ile KALIPLI/LIK ile KALIPÇI/LIK ile KALIPSIZ/LIK ile KALIPLICA ile KALIPSIZCA ile KALIP KIYAFET ile KALIP SİGARASI ile KALIPLI KIYAFETLİ ile KALIPSIZ KIYAFETSİZ

- KALIP/LAR ile/ve/<> KABUL/LER

( Az bilenlerde/okumuşlarda. İLE/VE/<> "Çok" "bilenlerde"/"okumuşlarda". )

- KALIT/MİRAS [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- KALIT ile KALITÇI/LIK ile KALITSAL/LIK

- KALITATİF ARAŞTIRMA/QUALITATIVE RESEARCH[İng.] değil/yerine/= NİTEL ARAŞTIRMA


- KALİTATİF, KEYFİ | NİTEL ile/||/<> NİTEL

( Bir nesnenin niteliğiyle ilgili olan Dış görünüş renk tad biçim gibi sayısal olarak deyimlenemeyen ya da ölçülemeyen özelliklere ilişkin )

- KALITATİF/QUALITATIVE[İng.] değil/yerine/= NİTEL

- KALİTE ile KALİTELİ/LİK ile KALİTESİZ/LİK ile KALİTE RİSKİ ile KALİTE KONTROLÜ ile KALİTE KONTROLCÜ/LÜK ile KALİTE ÇEMBERLERİ

- KALITIM/SOYAÇEKİM ile DOĞAL

- KALITIM ile ALLEL

( Canlıların özelliklerinin ebeveynlerden yavrulara aktarılması. İLE Bir genin farklı biçimlerine verilen ad. )

- KALITLIK | GEN[Fr. < GENE] ile/||/<> GENOM ile/||/<> GENOTİP

( (Yun. genos = soy) Kromozomlarda bulunan ve kalıtsal karakterlerin bir dölden bir döle taşınması, karakterlerin gelişmesi ve tayini ile ilgili oları kalıtım faktörleri. @@ bk. jen. @@ Kromozom üzerinde belirli bir yer işgal eden kalıtımın temel birimi. Kalıtsal karakterler ana babadan oğul döle genlerle taşınır. Tek bir gen belirli bir DNA uzunluğunda (bazı virüslerde RNA) olur. Genler protein sentezini yönetir, kendilerini eşler ve RNA tiplerinin sentezini yaparlar. Polipeptit zincirinin sentezini yöneten fonksiyonel gen bir sistrondur. @@ 1. Kromozomlarda bulunan ve kalıtsal karakterlerin bir dölden diğer döle taşınması, karakterlerin gelişmesi ve tayiniyle ilgili olan kalıtım faktörleri. 2. DNA molekülünün ortalama 1500 nukleotitten oluşmuş canlının kalıtsal özelliklerinden herhangi birini taşıyan parçası. 3. Canlıların her türlü özelliklerini belirleyen ve hücre çekirdeğindeki kromozomlarda bulunan kalıtım maddesinin en küçük birimi. @@ DNA üzerinde belirli bir baz dizisi uzunluğundan meydana gelmiş, bir polipeptit zincirinin veya bir RNA zincirinin üretiminden sorumlu ve bu sentezleri düzenleyen bir regülatör ve bir operatör bölge içeren DNA parçası. @@ )

- KALIT/MİRAS ile/ve/||/<> KALITÇILAR/MİRASÇILAR/VERESE[Ar.]

- KALITSAL ile MİRAS ile MİRASLAR

- KALKAN, METİN (CİBALİ, 1951)

( Bandırmaspor'dan transfer edildi ve iki sezon (1970 - 1972) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 24 lig,4 kupa maçı olmak üzere 28 resmi ve 11 özel maçla birlikte 39 kez lacivert - beyazlı formayı giydi. Antrenör lisansına sahiptir. )

- KALKAN ve/<> PARPA

( ... VE/<> Kalkan balığının yavrusu. )

- KALKAVAN, MEHMET SALİH (RİZE, 1954)

( Zonguldakspor'dan transfer edildi (1977). Dokuz sezon (1977 - 1996) Sarıyer forması giydi. Bu süre içinde; 242 lig, 2 B takımlar ligi, 21 kupa, 10 turnuva maçı olmak üzere 275 resmi ve 75 özel maçla birlikte toplam olarak 350 maçta Sarıyer takımında yer aldı. Lig maçlarında 21, kupa maçlarında 2, turnuva maçlarında 1 olmak üzere resmi maçlarda 24, özel maçlarda 11 olmak üzere takımı adına 35 gol kaydetti. Sarıyer takımında uzun süre kaptan olarak görev yaptı ve futbol yaşamını 1986'da Sarıyer'de noktaladı. Mehmet Sarıyer takımında en çok oynayan on futbolcu arasında yer almaktadır. Sarıyerli Profesyonel Futbolcular Derneği Kurucusu ve Başkanı olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü ve Beşiktaş Jimnastik Kulübü üyesidir. Armatör olarak iş hayatına devam etmektedir. )

- KALKER TAŞI ile/ve/||/<> KİL ile/ve/||/<> DEMİR CEVHERİ

( Çimento yapımında kullanılırlar. )

- KİREÇ TAŞI/KİLS[Ar.]/KALKER[Fr.] ile SİPOLİN[Fr. < İt.] ile KARST[Alm.]

( Kireç ocağında işlenerek kireç elde edilen, kalsiyum karbon tuzundan bileşik kayaç. İLE Katmanlarında iç içe daireler bulunan, billurlu bir kalker türü. İLE Kayaçların erimesiyle yer altı akıntıları olan, kireç taşı ve dolomit bölgesi. )

- KALKMAK ile/ve/||/<> KALGIMAK

( ... İLE Sıçramak, fırlamak, şaha kalkmak. | Öfkeyle kalkmak. | Çapkınlık, serserilik yapmak. )

- KALLE ACID[İng.] / KALLE SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KALLE ASİT

- KALLUS/CALLUS[İng.] değil/yerine/= KEMIK İYİLEŞİMİ | NASIR

- KALMA DURUMU

- KALMAK/BIRAKMAK:
ORTADA
ile/ve/||/<> ARADA ile/ve/||/<> HAVADA

- KALMAK ile KALMALI ile KALMA DURUMU ile KALMALI TÜMLEÇ

- CALOMEL ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE AU CALOMEL[Fr.] / KALOMEL ELECTRODE, KALOMEL ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KALOMEL ELEKTROT


- CALOMEL PASTE[İng.] / CALOMEL P'TE[Fr.] / KALOMEL PASTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KALOMEL PASTASI

- KALOMEL[Yun.] değil/yerine/= TATLISÜLÜMEN

( Civa bileşimlerinden, hekimlikte kullanılan, zehirli bir madde. )

- HARUR KIYMETİ[Osm.] / CALORIFIC VALUE, HEATING VALUE[İng.] / VALEUR CALORIFIQUE, POUVOIR CALORIFIQUE[Fr.] / HEIZWERT/KALORIENWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= KALORİ DEĞERİ

- VÂHİD-İ KIYASÎ-İ NÂRÎ[Osm.] / CALORIE[İng.] / CALORIE[Fr.] / KALORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KALORİ

- KALP AKÇE ile/||/<> KALPAZAN | SAHTE PARA

( bk. sahte para )

- KALP AKÇE ile/||/<> SAHTE PARA

( sahte para )

- KALP ATIŞI ile GÖĞÜSTE AĞRILI YANMA HİSSİ

- KALP-DAMAR HASTALIKLARI ile/ve/||/<> BÖBREK HASTALIKLARI

- KALP HASTALIKLARININ NEDENİ:
KAN YAĞLARI
değil İNSÜLİN DİRENCİ

( )

- KALP HOŞ ile YÜREK PARÇALAYICI


- KALP (İLE) ve/||/<> DİL (İLE)

( İkrar. @@ Tekrar. )
( Dil söyler, kulak dinler...
Kalp söyler, kainat dinler... )

- KALP KALBE KARŞIDIR/KARŞIYMIŞ (DERLER) değil KALPTEN KALBE YOL VARDIR

- KALP KASI ile/||/<> YÜREK KASI

( yürek kası Çizgili olmakla beraber kendine özgü yapı özellikleri gösteren ve istemsiz hareket eden yüreğin ana duvarlarını meydana getiren kas yürek kası miyokart miyokardiyum anat Kalp duvarında birbirine seri bağlanmış çok sayıda hücreden oluşan kas lifleri ve lifleri enine kesen düşük dirençli interkale diskler bulunan çizgili olan istemsiz çalışan otonom sinirlerle kontrol edilen ve ayrıca kendiliğinden düzenli uyarılar oluşturabilen bir kas dokusu tipi miyokardiyum miyokart )

- KALP KRİZİ ile KANSER

( Kısmen ya da büyük oranda, elimizdedir. İLE Kanser olasılığını %45 azaltan üç şey vardır: 1- Hayvansal ürünlerden uzak durmak. | 2- Yeterli miktarda lifli yiyecekler, bakliyat, tam tahıllı ürünler, sebze ve meyve yemek. | 3- Hareket etmek.[Şişmanlamamak.] )

- KALP SPAZMI ile/||/<> KALP KRİZİ

( - Sıkıntı ya da soluk darlığı olur.
- Ağrı duyusu, boyuna, sırta ve çeneye doğru ilerler.
- Sıklıkla fiziksel hareket, fiziksel zorlanma, heyecan, üzüntü ya da fazla yemek yeme sonucu ortaya çıkar.
- Ağrı, yaklaşık 5-10 dakika kadar sürer.
- Ağrı, istirahat ile durur, istirahat halindeyken görülmesi ciddi bir durumu gösterir.
- Soluk alıp vermekle ağrının biçimi ve şiddeti değişmez.

İLE/||/

- Ölüm korkusu ve yoğun sıkıntı duyar, terleme, mide bulantısı, kusma.
- Ağrı, göğüs ya da mide boşluğunun herhangi bir yerinde, sıklıkla kravat bölgesinde görülür, omuzlara, boyuna, çeneye ve sol kola yayılır.
- Kalp spazmı ağrısına benzemekle birlikte daha şiddetli ve uzun sürelidir.
- En çok hazımsızlık, gaz sancısı ya da kas ağrısı biçiminde belirti verir ve bu nedenle bu tür rahatsızlıklarla karıştırılır.[Bu tür gaz ya da kas ağrıları, aksi ispat edilinceye kadar kalp krizi olarak düşünülmelidir].
- Soluk alıp vermekle ağrının biçimi ve şiddeti değişmez. )

- KALP YETMEZLİĞİ ile/||/<> KALP KRİZİ

( Kalbin gövdeye yeterince kan pompalayamaması. İLE/||/<> Kalp kasına giden kan akışının tamamen kesilmesi sonucu oluşan kalp krizi. )

- KALP ZARI YANGISI ile/ve KARIN ZARI(PERİTON) YANGISI ile/ve BAĞIRSAK YANGISI ile/ve MESANE YANGISI

( İLTİHAB-I ŞEGAF ile/ve PERİTONİT ile/ve ENTERİT ile/ve ZATÜLMESANE )

- KALP ile/ve GÖNÜL

- KALP değil/yerine/= GÖNÜL/YÜREK

- KALP ve/<> KABUL

( Kalp/b, kabul edendir. )
( Kalbi değiştiren eylemdir. )
( Mumyalamada kalp gövdenin içinde bırakılır. [Bok Böceği de, döngünün simgesi olarak kalbin üzerine konulur.] )
( BULUN, BUT-AĞI, OG, ALTIN KAZIK )
( Bir kişinin kalbi, günde yaklaşık 100 bin kez atar. )

- KALP ve/<> KABUL

( Kalp/b, kabul edendir. )
( Herşeyi terk edip, bomboş, gidenleri kabul. )

- KALP ile KALP AĞRISI ile KALP KRİZİ ile KALP GAGALAMASI ile KALP PARÇALAMA ile KALP VENTRİKÜLÜ ile KALP KIRIKLIĞI ile YÜREKLENDİRMEK ile KALPSİZ ile KALP KIRIKLIĞI ile YÜREK YARASI

- KALP[Ar.] değil/yerine/= YÜREK

- KALP ile/ve ZAMÎR

( ... İLE/VE İç, içyüz. | Vicdan. | Gönlün içi. Gönülde geçen şey. Gönülde gizli olan sır. | [dilb.] Adın yerini tutan sözcük. )

- KALPAK ile/ve PAPAK

( ... İLE/VE Uzun, tüylü kalpak. )

- KALPSİ YAPRAK = VARAK-I KALBÎ = FEUILLE CORDIFORME

- KALSEDUAN[Fr. < CALCÉDOINE] ile/||/<> ALACA AKİK

( alaca akik )

- CALCINE[İng.] / CALCINER[Fr.] / KALZINIEREN, ROSTEN, BRENNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİNE ETMEK

- CALCIUM CARBONATE, CHALK[İng.] / VOIR CARBONATE DE CALCIUM, CRAIE, BLANCHE DE CRAIE[Fr.] / CALCIUM KARBONAT, KREIDE, CALCIUMKARBONAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM KARBONAT, TEBEŞİR

- CALCIUM NITRATE[İng.] / NITRATE DE CALCIUM, NITRATE DE CHAUX[Fr.] / KALZIUM NITRAT, SALPETERSÄURES KALZIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM NİTRAT


- CALCIUM OXIDE[İng.] / OXYDE DE CALCIUM, CHAUX VIVE[Fr.] / KALZIUMOXYD, GEBRANNTER KALK, ÄTZKALK[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM OKSİT

- KALSİYUM ile KALSİYUMLU ile KALSİYUMSUZ ile KALSİYUM OKSİT ile KALSİYUM FOSFAT ile KALSİYUM KLORÜR ile KALSİYUM KARBONAT

- KALTABAN[Fars.] değil/yerine/= NAMUSSUZ | ŞARLATAN, YALANCI, HİLECİ

- KALYA

( Sade yağ ile pişirilen bir tür kabak ya da patlıcan yemeği. )

- KALYA[Ar. < KALYA] ile/||/<> ...

( sağ yağla pişirilen bir çeşit kabak veya patlıcan yemeği Yerel ağızlarda da yaygın olarak geçer qalīya in Öl Gebackenes Bulgarca kallé ve Sırpça kalja biçimleri Türkçeden alınmıştır BER 2 172 Škaljić Turc 389 )

- KALYONCU, BEKİR ORG. (SARIYER, 1950)

( 1972'de Kara Harp Okulundan, 1973'te Muhabere Okulundan mezun oldu. 1979 yılına kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığının çeşitli birliklerinde değişik görevler yaptı. 1981'de Kara Harp Akademisinden Kurmay Subay olarak mezun oldu. Kara Harp Okulunda Öğrenci Bölük Komutanlığı, Kara Harp Akademisi Öğretim Üyeliği, 9. Piyade Tümen Harekat ve Eğitim Şube Müdürlüğü, Brüksel'de Uluslararası Askeri Karargah Plan Prensipler Başkanlığı, Strateji Plan Şube Karargah Subaylığı, 3. Ordu Hareket Başkanlığı Plan ve Hareket Şubesinde Plan Subaylığı ve Şube Müdürlüğü, Genel Kurmay Strateji ve Kuvvet Plan Daire Başkanlığı, NATO Strateji Şube Müdürlüğü ve Kara Harp Okulu Öğrenci Alay Komutanlığı görevlerinde bulundu. 1997'de Tuğgeneralliğe terfi etti. Genel Kurmay Elektronik Sistemler Komutanlığı ve Mons/Belçika'da Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Karargah (Shape) Plan Hareket Daire Başkanlığı görevlerinde bulundu ve 2001'de Tümgeneralliğe terfi etti. Genelkurmay Plan Hareket Daire Başkanlığı ve Muhabere Elektronik ve Bilgi Sistemleri Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı görevlerini yürüttü. 2005'te Korgeneralliğe terfi etti. Genel Kurmay Hareket Başkanlığı, 7. Kolordu Komutanlığı görevini yürütürken 2009'da Orgeneralliğe terfi etti. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanlığı görevini takiben Jandarma Genel Komutanı oldu ve bu görevinde iken emekli olarak ordudan ayrıldı. )

- KALYONCU, ÖMER (SARIYER/MADEN 1961)

( Sarıyerli işadamı. Aile şirketinde işe başladı, değişik işkollarında çalıştı. DYP ve ANAP ta siyaset yaptı. İlçe yönetim kurulluranda görev aldı. Sarıyerliler Derneği (SA - DER), Sarıyer Spor Kulübü, Sarıyer Merkez Ali Kethüda Camii Derneği, Sarıyer Yeni Merkez Camii Derneği üyesi olup. Bu derneklerde yönetim kurullarında görev yaptı. Sarıyerliler Derneği ve iki cami derneğinde yönetim kurullarında görev yaptı. )

- KAM' değil/yerine/= EZME, KIRMA; ZAPTETME

- KAM/ŞAMAN[Ar.] ile KAM'[Ar.] ile KÂM[Ar.]

( Şamanlığa katılan kişi. İLE Ezme, kırma, zapetme. İLE Ağzın üstü, damak. | Meram, arzu, emel, istek. | Lezzet, zevk. )

- KAMAL ile KAMAL KHARAZİ


- KAMANÇO[İt. < CANGIA] değil/yerine/= YÜKLEME, AKTARMA, ELDEN ELE GEÇİRME

- KAMARÇİN ile ÇEDİK

( ... İLE Eskiden, mest üzerine giyilen sarı pabuç. )

- KAMAROT[İt. < CAMAROTO] ile/||/<> GEMİLERDE YOLCULARIN HİZMETİNE BAKAN GÖREVLİ

( gemilerde yolcuların hizmetine bakan görevli İtal Venedik camaroto cabin boy )

- KAMBI[İng.] ile/değil/yerine/= KAMBİ

- KAMBİYO AJANI ile/||/<> DÖVİZ SİMSARI

( döviz simsarı )

- KAMBİYO[İt. < CAMBIO] değil/yerine/= ÇAPRAZ PARA DEĞİŞ-TOKUŞU

( İki ayrı ülke parasının birbiriyle değiştirilmesi. | Herhangi bir yerdeki bir alacağın tahsili, bir borcun ödenmesi ya da bir yerden toplanan para ve para yerine geçen taşınabilir değerlerin başka bir yere aktarılması için yapılan işlemin bedeli. | Bu işlemin yapıldığı yer. )

- KAMBİYO ile KAMBİYOCU/LUK ile KAMBİYO AJANI ile KAMBİYO CİROSU ile KAMBİYO SENEDİ

- KAMBURLAŞMA değil/yerine/>< DİK/DÜZGÜN DURMA/OTURMA/YÜRÜME

- KAMBURLAŞMAK ile KAMBURLAŞTIRMAK ile KAMBUR/LUK ile KAMBURA ile KAMBUR FELEK ile KAMBUR ZAMBUR ile KAMBURA MAKİNESİ

- KAMBURLUK/KİFOZ ile/ve/||/<> DOWAGER KAMBURLUĞU


- KAMÇILAMAK ile KAMÇILANMAK ile KAMÇILATMAK ile KAMÇILAŞMAK ile KAMÇI ile KAMÇILI ile KAMÇILILAR

- KAMÇILI ile KAMÇI

- KAMER | AY ile/||/<> AY

( Yerin uydusu olan gökcismi Yeryuvarlağının uydusu ona en yakın gökcismi )

- KAMER BALIĞI değil/yerine/= AY BALIĞI

- KAMER SUYU ÇEŞMESİ

( Kemer Kaynak Suyu Çeşmesi Bahçeköy eski belediye binasının önündedir. 1963 yılında bugünkü durumuna getirildi. )

- KAMER ile KAMERA ile KAMERİ ile KAMERSİZ ile KAMERİ AY ile KAMERİ YIL ile KAMER BALIĞI ile KAMERA ŞAKASI ile KAMERİ TAKVİM

- KAMERA KARTI, DURUM KÂĞIDI | DÖKÜM ile/||/<> DÖKÜM

( Sinema 1 Çevirime başlamadan önce çevirim senaryosunun taranmasıyla oluşan filmin başlıca bezemlerine göre hazırlanan çalışmaların kestirme ve düzenli yürümesini sağlayan belge TV 2 Alıcı senaryosunun yalnız alıcıyla ilgili açıklamalarını taşıyan alıcı yönetmeni için hazırlanmış özeti Heykel Bir heykelin alınmış kalıbı içine eritilmiş maden ya da alçı dökme işi I Dökme işlemi ile elde edilmiş metal parça II Metalleri yüksek sıcaklıkta eritip kalıplara dökme işlemi )

- KAMERANIN YERİ, KAMERA YERLEŞTİRMESİ, KONUM | YERLEŞTİRME ile/||/<> YERLEŞTİRME ile/||/<> YERLEŞTİRMEK

( Sinema TV 1 Alıcının saptanacak konuya göre en uygun uzaklık açı görüş noktasına konulması bu nokta saptanıncaya değin yapılan çalışma 2 Işık kaynaklarının ışık düzenlemesine hazırlık olarak belli yerlere konulması yerseme yurtlandırmak coğrafya Oyuncuların sahne üzerinde nerede duracaklarını ve ne yöne gideceklerini nasıl hareket edeceklerini saptama işlemi konuşlandırma )

- KAMERÎ TAKVİM ile/||/<> LUNAR CALENDAR[İng.] ile/||/<> CALENDRIER LUNAIRE[Fr.] ile/||/<> MONOKALENDER[Alm.] ile/||/<> AY TAKVİMİ

( Ayın gökyüzündeki görünen devimine ve evrelerine göre düzenlenen takvim )

- KAMET:
YASSI NAMAZININ KAMETİ
ile/ve/<> TERAVİH NAMAZI VE CUMA GECESİ[PERŞEMBE AKŞAMI] KAMETİ

( İsfehan makamında okunur. İLE/VE/<> Hüseynî makamında [Cumhur Müezzinliği'nde] okunur. [HAYYE ALE'S-SALÂH'a kadar, [bir müezzin]; HAYYE ALE'S-SALÂH'ta da, [tüm müezzinler ayakta olmak üzere] cemaatle birlikte.] )

- KAMET[Ar.] ile GAMET[Fr. < Yun.]

( Boy. | Camide, namaza kalkmak için okunan ezan. İLE Eril ya da dişil üreme gözesi. )

- KÂMET[Ar.] ile KÂMET[Ar.]

( Boy, endam.

İLE

Farz olan namazdan önce okunan iç ezan. )

- KAMET ve KIYÂMET

- KÂMİL DİN değil DİNİN KÂMİLİ/KEMÂLİ

- KAMİL İLHAN PARKI

( 1.263,33 m²'lik bir alan üzerinde olup 674,90 m²'lik yeşil alanı, 164,44 m²'lik çocuk oyun alanı ve park içinde 8,6 m²'lik bir tesis bulunmaktadır. )

- KÂMİL/MUKAYYEDÂT ile EKSİK/MUTLÂKÂT

( Vurmalı sazlar dışındaki telli ve nefesli sazlar için geçerlidir. )

- KÂMİL ile HATEM

- KÂMİL ile/ve/||/<> KÂZIM

( Olgun. İLE/VE/||/<> Öfkesini tutan/yutan. )

- KÂMİL'İN SABRI ile ÂRİF'İN SABRI ile AVAM'IN SABRI

- KAMİNETO[İt. < CAMINETTO] ile/||/<> KÜÇÜK İSPİRTO OCAĞI

( küçük ispirto ocağı İtal Venedik camineto )

- KAMİNETO[İt. < CAMINETTO] değil/yerine/= KÜÇÜK İSPİRTO OCAĞI

- KAMÎS

( UZUN GÖMLEK )

- KAMÎS[Ar.]

( Dölyatağını kaplayan ince deri. )

- KAMIŞ KALEM ile/||/<> ...

( Güzel yazı yazanların kullandıkları sert dokulu bir çeşit sazdan yontulma kalem saz kalem de denir )

- KAMIŞ KEMİĞİ | FİBULA ile/||/<> FİBULA ile/||/<> KAMIŞ KEMİĞİ

( kamış kemiği kamış kemiği anat Baldır kemiği karşılık fibula anlamdaş baldır kemiği fibula toka Diz ile ayak bileği arasında bulunan 2 kemikten dışta ve ince olanı Diz ile ayak bileği kemikleri arasında bulunan iki kemikten dışta ve ince olanı Fibula baldır kemiği )

- CANE-SUGAR, SUGAR CANE, SUCROSE, SACCHAROSE[İng.] / SUCRE DE CANNE, SUCRE DE CANNE, SACCHAROSE[Fr.] / ROHRZUCKER, ZUCKERRÖHR, SACCHAROSE, SUCROSE, RÜBENZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= KAMIŞ ŞEKERİ, SAKKAROZ

- KAMIŞ ile ARAROT KAMIŞI/MARANTA[bitkibilimci MARANTA'nın adından]

( Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdesi olan bitkilere verilen ad. | Bu bitkiden yapılmış olan. | Erillik örgeni, penis. İLE Birçenekliler sınıfından, Antillerde ve tüm tropikal bölgelerde yetiştirilen, kökündeki yumrulardan un[ararot] çıkarılan bir kamış çeşidi. )

- KAMIŞ ile BAGAS

( ... İLE Ezilip suyu çıkarılmış, kâğıt ve yakıt yapımında kullanılan kamış. )

- KAMİS ile/||/<> GÖMLEK

( Yağlı güreşte ve karakucakta güreşçiler arasındaki teknik güç ve ağırlık farkını belirten ölçü Ciltli ya da karton kapaklı kitaplarda cildin ya da kapağın üzerine geçirilen koruyucu ve genel olarak ilgi çekici kâğıt kap biyoloji Az köynek köynek külmek Göçüşme métathèse yoluyla oluşmuştur köylek köylek köylök Tar Mad köŋnek küynek Kuğ küŋnek kögenek köğenek xöyleŋ Orta Türkçede köŋlek olarak geçer Eski Kıpçakçada köŋlek yanında könlek kömlek biçimleri de kullanılır Türkçe köŋülden gönül geldiği anlaşılıyor könül e k eki Türkçe gömlek biçiminde eski köŋlekteki ŋ sesinin mye çevrildiği göze çarpıyor Türkçede ve çağdaş Türk diyalektlerinde ŋ m olayına sık sık tanık oluyoruz Örn toŋuz Türkçe domuz oŋurga Türkçe omurga Çuvaşçada da ŋ m örnekleri çoktur Örn köŋül gönül Çuvaşça kămăl Türkçeden Moğolcaya da geçmiştir Şçerbak JaS 128 226 Kalmıkçada da kullanılır Ramstedt NyK 42 237 )

- KAMIŞ ile/||/<> KAMIŞ

( biyoloji botanik anat 1 Buğdaygiller familyasından çok yıllık dar yapraklı yabancı ot 2 Penis Az gamış gamış kamış kamıs kamiş kamış kåmış Alt Tel kamış kamıs Tar komuş YUyg komuş kabıs xomus Yakutlar xomus yanında kulusun adını da kullanırlar Bu ad Moğalca bir alıntıdır qulusun xămăş xumăş Komşu diyalektlerden alınmıştır En eski çağlardan başlayarak kullanıldığını biliyoruz Uygurcada ve Orta Türkçede kamış olarak geçer Eski Kıpçakçada kamış biçimi göze çarpar Paasonen CsSz 40 Çuvaşça xămălı Tatarca kamıl biçimiyle birleştirmiştir Egorov da bu birleştirmeyi vermiştir ÊS 291292 Eren NyK 51 361 sap olarak kullanılan Çuvaşça xămăl biçimini Türkçe kamışın karşılığı olarak vermiştir Clauson da Çuvaşça xămăl biçimini kamışın karşılığı olarak değerlendirmiştir ED 628629 Eren işaretiyle Osetçe kamıl biçimini de Türkçeden kalma bir alıntı olarak saymıştır Doerfer TMEN 1530 Leksika yazarları 135 Räsänen ve Clausonun köken açıklaması yapmadığını belirterek ka kalmak yanına koymak fiilinden yapılmış olabileceği görüşünü ileri sürmüşlerdir ka mış eki Türkçe kamış komşu dillere de geçmiştir Oyrotça ve Teleütçe kuluzun Moğolcadan alınmıştır Ramstedt KWb 196b Räsänen V 299a )

- KAMIŞ ile SU KAMIŞI/HASIR OTU/KOFA/KİLİZ

( Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdesi olan bitkiler. | Bu bitkiden yapılmış olan. | Sıvı içecekleri, bardak ya da şişeden kolayca içmek için kullanılan ince, plastik boru, pipet. İLE ... )

- KAMIŞ/LIK ile KAMIŞLI ile KAMIŞ KALEM ile KAMIŞ KEMİĞİ

- Kamma phala, Kamma vipaka

( Bir edimin meyvesi ya da sonucu. )

- KAMPİMETRİ/CAMPİMETRY[İng.] değil/yerine/= GÖRME ALAN ÖLÇÜMÜ

- KAMPİNG[Fr. < CAMPING] değil/yerine/= KAMP KURMA YERİ

- KAMU TÜZESİ/HUKUKU ile/ve/||/<>/> DEVLETLER TÜZESİ/HUKUKU ile/ve/||/<>/> DÜNYA VATANDAŞLIĞI TÜZESİ/HUKUKU

- KAMU ile/ve/||/<>/> ÖZEL ile/ve/||/<>/> VAKIF

- KAMUFLAJ[Fr./İng. < CAMOUFLAGE] değil/yerine/= GİZLEME/ÖRTME

- KAMUS ile/||/<> ENCYCLOPEDIA[İng.] ile/||/<> ENCYCLOPÉDIE[Fr.] ile/||/<> ENZYKLOPÄDIE[Alm.] ile/||/<> ANSİKLOPEDİ[Fr. < ENCYCLOPÉDIE]

( enkyklos daire çevresinde paedeia eğitim 1 Kök anlamında Her özgür genç eski Yunanlının geçirmek zorunda olduğu eğitimin tümü 2 Bütün bilimlerin ya da bir bilim dalının verilerini dizgesel ya da abecesel olarak gösteren yapıt Ör Diderot ve DAlambertin kurduğu ünlü Encyclopédie ou dictionnaire raisonné des sciences des arts et des métiers 17511780 )

- KÂMUS ve/<> NÂMUS

( Kâmus, namustur. )

- [KAMUSAL MAL'DA] KÖY ORTA MALLARI:
OTLAK
ile/ve/||/<> YAYLAK ile/ve/||/<> KIŞLAK ile/ve/||/<> BALTALIK

- KAMUSAL/LIK ile/ve/<> KURUMSAL/LIK

- KAMYON ile KAPTIKAÇTI

( ... İLE Kamyonla otomobil arası motorlu yolcu taşıma aracı. | İskambille oynanan bir oyun. )

- KÂN(OLUŞ) ||/>
MEKÂN
ile/ve/||/<>/> DUYU ile/ve/||/<>/> DUYGU ile/ve/||/<>/> HAL ile/ve/||/<>/> MAHAL ile/ve/||/<>/> MAKAM
||/> AKIL/KAVRAM

- BLOOD ALBUMIN[İng.] / ALBUMINE DU SANG[Fr.] / BLUTALBUMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAN ALBÜMİNİ

- KAN ve ÖRGEN BAĞIŞI

( )
( )

- BLOOD CORPUSCLES[İng.] / BLUT KÖRPERCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAN GÖZESİ/HÜCRESİ

- KAN NAKLİ değil/yerine/= KAN AKTARIMI

- KAN PLÂZMASI ile/||/<> KAN SERUMU ile/||/<> SERUM

( Dolaşan kanın göze-arası maddesi olup sıvıdır. @@ Dolaşan kanın, sıvı haldeki hücreler arası maddesi. )

- KAN PULCUĞU | TROMBOSİT ile/||/<> TROMBOSİT ile/||/<> BLOOD PLATELET[İng.] ile/||/<> THROMBOCYTE[Fr.] ile/||/<> BLUTTPLÂTCHEN[Alm.] ile/||/<> PLÂKET

( plâket kan pulcuğu Kan pulcuğu Kan pulcuğu anlamdaş trombosit platys yassı thrombos pıhtı kytos boşluk Kanda bulunan bir kan gözesi tipi olarak düşünülen ve kanın pıhtılaşmasında rol oynayan çok küçük parçacıklar Kemik iliğinin dev hücrelerinden ufak parçacıklar halinde koparak kan dolaşımına karışırlar )

- KAN TÜKÜRÜP ve/fakat/||/<>/> "KIZILCIK ŞERBETİ İÇTİM" DEMEK

- KAN, KEMAL (İST. 1929 - 1997)

( Büyükdereli olup esas ismi Nurhan Tüzünkan'dır. Cağaloğlu'ndaki Yene Lise'yi bitirdikten sonra İ. Ü. Hukuk Fakültesi ve ayrıca İstanbul Belediye Konservatuarı Tiyatro Bölümü mezunudur. Almanya'da Bavyera Devlet Fotoğrafçılık Okulu'nda okuyup mezun oldu. Lise'yi bitirdikten sonra Rusya'dan Türkiye'ye gelen rejisör Madan Espir Şup ile kameraman Madlof'un yanında asistanlık yaptı. Çok genç yaşta yönetmen ve kameraman olarak işe başladı. Almanya'dan döndükten sonra "Taş Parçası, Yılmaz Ali", ve "Kıvırcık Paşa" filmlerini sesli olarak çekti. Bu filmleri ile tiyatrocuların tekelinde olan sinemaya değişik bir boyut kazandırdı ve "Geçiş Çağı" adı verilen yeni bir dönemin başlamasında önde gelen yönetmenlerden biri oldu.1942'de "Derili Pınar" isimli filmi ilk kes sessiz olarak çekti ve daha sonra dublajla seslendirdi. Bu biçimde film yapılması ucuz olduğundan çok yaygınlaştı ve günümüze kadar devam etti. Yerli Film Yapanlar Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer aldı ve ilk başkanı oldu. Türkiye'de ilk defa artist yarışması düzenledi ve bu yarışmalardan Ayhan Işık, Oya Sensev, Kadir Savun, Vedat Karaokçu, Mahir Özerdem, Belgin Doruk ve Sadri Alışık gibi oyuncuları Türk sinemasına kazandırdı. Sinema sanatçılarının sosyal güvenceye kavuşturulması amacı ile kurulan Film - San Vakfı'nın kurucuları arasında yer aldı ve uzun süre başkanlığını yaptı. 1944'te İstanbul Film Şirketini kurarak kendi hesabına filmler çekti. Uzun metrajlı filmler çektiği gibi kısa metrajlı ve eğitim amaçlı filmler de çekti. "Türk Sinema tarihinin geçiş dönemi" olarak kabul edilen 1940 - 1950 arasının en önemli temsilcisi, yapımcısı ve yönetmenidir. Sanat hayatı boyunca 64 filmin yönetmenliğini yaptı. 39 filmin yapımcılığını üstlendi ve 22 filmde aktör olarak rol aldı. )

- BLOOD[İng.] / SANG[Fr.] / BLUT[Alm.] ile/değil/yerine/= KAN

- KAN ile DEM-İ NİFÂS[Ar.]

( ... İLE Doğum sırasında gelen kan. )

- KAN ile KAN BANKASI ile KAN KARDEŞİ ile KAN KANSERİ ile KAN HÜCRESİ ile KAN DOLAŞIMI ile KAN GRUBU ile KAN PARASI ile KAN ZEHİRLENMESİ ile KAN BASINCI ile KAN TAŞI ile KAN TESTİ ile KANA SUSAMIŞ ile KAN NAKLİ ile KAN GRUBU ile KAN DAMARI ile KAN DAMARLARI ile KANSIZ ile KAN DÖKÜLMESİ ile KAN ÇANAĞI

- KAN ile KİRLİ KAN

( ... İLE Toplardamarların kalbe götürdüğü kan. )

- KAN ile/||/<>/> PIHTI/PIHTILAŞMA/QAN LAXTALANMASI[Azr.]/LAKHTEYE KHUN[Fars.]/QAN UIUY[Kazak.]/BLOOD CLOTTING[İng.]

- KAN ile PIHTILAŞMIŞ KAN(ALAK/ALEKA[Ar.])

- KAN ile/ve/||/<>/> TEMİZ KAN

( ... İLE/VE/||/<>/> Atardamarlarda dolaşan, akciğerlerden aldığı oksijeni taşıyarak gövdenin her yanına giden kan. )

- KANAAT ile/ve/değil/yerine KANIT


- KANAAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YAKÎN

- KANAATKAR/KANAATLİ değil/yerine/= KANIK/YETİNGEN

- CANADA BALSAM[İng.] / BAUME DU CANADA[Fr.] / KANADISCHE HARZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KANADA REÇİNESİ

- KANADI OLMAK/ÇIRPMAK ile/ve/fakat/||/<>/> UÇAMAMAK

- CHANNEL EFFECT[İng.] / EFFET DE CANAL[Fr.] ile/değil/yerine/= KANAL ETKİSİ

- KANAL, FİLM KANALI | YATAK ile/||/<> YATAK

( Sinema Filmin alıcı ve göstericide pencere önünden düzgün geçmesini sağlamak için yapılmış film enine uygun dar geçit Genel olarak birkaç katmandan oluşmuş kayaç birimi I Hamutun hayvanların boynunun altına rastlayan bölümü Bor Niğde II 1 Sürülerin öğleleri dinlendirildiği yer Ağın Elâzığ 2 Davar kışlağı Mamatlar Eğridir Dereköy Uluborlu Isparta III Çadır Yağcılar Yalvaç Isparta coğrafya tarım yatak I yatak II Bir su kütlesinin dip bölgesine verilen ad )

- KANAL İNCE AYARI | İNCE AYAR ile/||/<> İNCE AYAR

( TV Oluk seçiminden sonra devreler arasındaki uyuşumu sağlamak istenilen yayacı kusursuz olarak alabilmek için yapılan ayar duruma göre iktisat politikası Küçük genlikli reaktiflik değişimlerini düzeltmek amacıyla yapılan ayarlama )

- CANAL RAYS[İng.] / KANALSTRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KANAL IŞINLARI

- KANAL KAPASİTESİ ile/||/<> HATA DÜZELTME ile/||/<> SIKIŞTIRMA

( Shannon ın temel teoremleri. )
( Formül: C = B log₂(1 + SNR) )

- KANAL, MECRA | AKAK ile/||/<> AKAK

( bayındırlık 1 Deniz göl ırmak vb birbirine bağlamak ereğiyle açılan su yolu 2 döşem kentçilik Sıvı ya da gaz özdeklerin akmasına yarayan boru künk vb lağım 3 madencilik Suları akıtmak amacıyla yeraltı geçitinin tabanına açılan su yolu )

- KANAL, | KANAL, TELEVİZYON KANALI ile/||/<> OLUK

( Sinema TV 1 Elektriksel imlerin aktarılmasında kullanılan tek ya da iki yönde olabilen tek yol alıcı oluğu ses oluğu seslendirme oluğu yinelenim oluğu vb TV 2 Bir televizyon yayınında resim yayını ile buna bağlı ses yayınının kapsadığı yinelenim kuşağı televizyon kuşaklarının ayrıldığı bölümlerden her biri alıcı oluğu ses oluğu seslendirme oluğu Ay yüzeyinde görülen uzun yarıklardan her biri Bilgisayarla dış ortam arasındaki veri iletişimini sağlayan ve çevre birimleriyle ilişkili iletişim sorunlarının denetimini üstlenerek ana işlem biriminin bu yükten kurtulmasını sağlayan bilgisayar donanım bölümü Girişçıkış oluğu I 1 Yağmur sularını dam ya da çatıdan yere aktaran boru Aksaray Niğde 2 Çeşmelerde suyun yalağa aktığı kısım Akpınar Amasya II 1 Koyun keçi yemliği Özgüney Yalvaç Isparta Çömlekçi Bor Niğde 2 Tavuk folluğu Kandilli Bozüyük Bilecik III Üzüm ezme teknesi Özgüney Yalvaç Isparta Metal saç levha ve şeritlerde birbirine koşut olarak uzanan dalgalanmalardan her biri olık yalak tekne ulak ulak valak vulak Çuvaşçadaki v protezine ilişkin bilgi almak için Ligeti TörK 40 OT oluk 1 küçük kayık 2 oluk yalak Eski Kıpçakçada da oluk ve olak olarak geçer Kökünü bilmiyoruz Sevortyan ÊSTJa 1974 451 Türkçe bir türev olduğunu dile getirmiş Eski Türkçe yul yulak yulat çay göl sözüyle oluk arasındaki bağlantının karışık olduğunu bildirmiştir Egorov ÊS 46 oy kökünden geldiğini bir olasılık olarak vermiş Çuvaşça valakın karşılıkları arasında Türkçe yalak biçimini de saymıştır Clauson ED 136137 belli başlı eski verileri saymakla yetinmiştir Mengese göre Jarring Arm 108 Ermeniceden alınmıştır xolovak Kanal Abzungsröhre Menges Introduction 167 Ancak Dankoff ALT oluk üzerinde durmamıştır Bläsing AL 20 s Räsänen V 357b Macarca vályúnun oluktan geldiği sık sık dile getirilmiştir Bu yolda toplu bilgi almak için Ligeti TörK 4041 TESz 3 1084 Rumca λούκι Türkçeden alınmıştır Andriotis EL 191 Sırpçada da òluk olarak kalmıştır Škaljić Turc 501 olık yalak tekne ulak ulak valak vulak Çuvaşçadaki v protezine ilişkin bilgi almak için Ligeti TörK 40 OT oluk 1 küçük kayık 2 oluk yalak Eski Kıpçakçada da oluk ve olak olarak geçer Kökünü bilmiyoruz Sevortyan ÊSTJa 1974 451 Türkçe bir türev olduğunu dile getirmiş Eski Türkçe yul yulak yulat çay göl sözüyle oluk arasındaki bağlantının karışık olduğunu bildirmiştir Egorov ÊS 46 oy kökünden geldiğini bir olasılık olarak vermiş Çuvaşça valakın karşılıkları arasında Türkçe yalak biçimini de saymıştır Clauson ED 136137 belli başlı eski verileri saymakla yetinmiştir Mengese göre Jarring Arm 108 Ermeniceden alınmıştır xolovak Kanal Abzungsröhre Menges Introduction 167 Ancak Dankoff ALT oluk üzerinde durmamıştır Bläsing AL 20 s Räsänen V 357b Macarca vályúnun oluktan geldiği sık sık dile getirilmiştir Bu yolda toplu bilgi almak için Ligeti TörK 4041 TESz 3 1084 Rumca λούκι Türkçeden alınmıştır Andriotis EL 191 Sırpçada da òluk olarak kalmıştır Škaljić Turc 501 )

- KANAL değil/yerine/= ARK/HARK

( İçinden su akıtmak için toprağı kazarak yapılan açık oluk. )

- CHANNEL[İng.] / CANAL[Fr.] ile/değil/yerine/= KANAL

- KANAL ile KANAL KAPASİTESİ ile KANAL SEÇİCİ ile KANALLAR

- KANAL ile KANALCIK

( Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla ya da gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. | Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. | Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. | İçinden damar, sinir ya da bir sıvı geçen yol. | İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz.

İLE

Küçük kanal. | Bir organizmadaki küçük kanal. )

- KANAL ile KANALİKÜL ile YÖNLENDİRMEK

- KANAL ile LAĞIM[Yun.]/GERİZ/KERİZ/KEHRİZ/KARIZ[Fars.]

( ... İLE Bir yerleşim merkezinde, kirli suların akıp gitmesi için yeraltında açılmış ark. | Düşmanın kale duvarlarını yıkmak ya da düşmesi ordugâhına zarar vermek amacıyla, düşman siperlerine doğru yer altından açılan yol. )
( TURFAN KARIZLARI: Yeraltı su kanalları.
Lağım ya da yer altından giden su kanalı anlamındadır. Burada kullanılan lağım sözcüğü ilk anda bugün büyük şehirlerde kullanılan atık su yollarını çağrıştırsa da asıl anlamı yer altına açılan tünel, kanaldır. Osmanlı ordusunda, fethedilmek istenen kalelerin etrafı sarıldığında, yer altından tüneller açarak kale duvarı altına ve girişine patlayıcı yerleştirip, kale duvarlarının ya da kapısının yıkılmasını sağlayan asker grubuna "lağımcı" denirdi. "Karız" sözcüğü; kehriz, lağım ve yeraltı su yolu demektir. Suyun aktığı yeraltı kanalı anlamına gelen "teşme" olarak da geçmektedir. )
( [argo] KARIZ/KEHRİZ: Bugün Anadolu'da "keriz" olarak kullanılan bu sözcük, sebil, herkesin kullanımına açık çeşme anlamındadır. Malını mülkünü herkesin kullanmasında sakınca görmeyen, malını sebil gibi dağıtan kişiler için kullanılmaktadır. )
( KARİZÇİ: Kuyu kazan kişi. )

- KANAL ile MİDİ KANALI

( Akdeniz ve Atlantik Okyanusu'nu birbirine bağlayan, bugün dünya miras dizininde bulunan Midi Kanalı'nın inşasını 1667'de Paul Riquet adlı bir iş adamı başlattı. Kral XIV. Luis'in desteklediği, su, para ve insan gücünün uyumlu bir karışımı olan 240 km.lik bu proje ancak 1680'de tamamlanabildi. )

- KANAL ile SU KANALI

( Doğal su yolu. İLE İnsan eliyle açılmış su kanalı. )

- KANAL ile/ve TÜNEL


- KANAL ile/ve YOL

- KANALET[Fr. < CANALETTE] ile/||/<> SULAMA KANALI, KÜÇÜK KANAL

( sulama kanalı küçük kanal canalette )

- KANAL-I NÂKİLET-ÜL-MENEVİYE ile/||/<> DÉFÉRENT (CANAL-)[Fr.] ile/||/<> ATMIK KANALI

( biyoloji )

- KANALİZASYON ile/||/<> CANALIZATION[İng.] ile/||/<> CANALISATION[Fr.] ile/||/<> LAĞIM DÖŞEMİ

( döşem Alt ve üst yapı döşeminde pissu pislik vb atılmasını sağlayan düzen )

- KANALİZASYON ve/||/<> HAMAM ve/||/<> KÜTÜPHANE

( Kentin kirini alır götürür. VE/||/<> Gövdenin kiri temizlenir. VE/||/<> Aklın boşlukları/"tozları" alınır. )
( Pis ve atık suların özel kanallar aracılığıyla belirli merkezlerde toplanıp atılmasını sağlayan düzen, lağım döşemi. VE/||/<> Yıkanılacak yer, yunak, ısıdam. | Para karşılığında yıkanma işinin yapıldığı yer. VE/||/<> Betiklik/kitaplık. | Betik satılan dükkân, betikevi. )

- KANALİZE ETMEK/OLMAK değil/yerine/= YÖNLEMEK/YÖNLENMEK

- KANAMALARDA, BASI/TURNİKE UYGULAMA NOKTALARI:
BOYUN
ile/ve/||/<> KÖPRÜCÜK KEMİĞİ ile/ve/||/<> KOLTUK ALTI ile/ve/||/<> PAZU ile/ve/||/<> KASIK ile/ve/||/<> UYLUK[BACAĞIN ÜST YARISI]

( [Turnike uygulamasında dikkat edilecekler...]
- Turnike uygulamasında kullanılacak malzemelerin genişliği en az 8 – 10 cm. olmalıdır.
- Turnike uygulamasında ip, tel gibi kesici malzemeler kullanılmamalıdır.
- Turnikeyi sıkmak için tahta parçası, kalem gibi malzemeler kullanılabilir.
- Turnike kanama duruncaya kadar sıkılır, kanama durduktan sonra daha fazla sıkılmaz.
- Turnike uygulanan bölgenin üzerine hiçbir şey örtülmez.
- Turnike uygulamasının yapıldığı saat bir kağıda yazılmalı ve yaralının üzerine asılmalıdır.
- Uzun süreli kanamalardaki turnike uygulamalarında, kanayan bölgeye göre 15-20 dakikada bir turnike gevşetilmelidir.
- Turnike uzvun koptuğu bölgeye en yakın olan ve deri bütünlüğünün bozulmamış olduğu bölgeye uygulanır.
- Turnike, kol ve uyluk gibi tek kemikli bölgelere uygulanır, ancak ön kol ve bacağa el ve ayağın beslenmesini bozabileceği için uygulanmaz. Uzuv kopması durumlarında, ön kol ve bacağa da turnike uygulanabilir. )
( [Boğucu Sargı (Turnike) Uygulama Tekniği]
- İlk yardımcı, eline, geniş, güçlü ve esnemeyen bir sargı alır.
- Şerit yarı uzunluğunda katlanır, uzuv, etrafına sarılır.
- Bir ucu halkadan geçirip çekilir ve iki ucu biraraya getirilir.
- Kanamayı tamamen durduracak yeterlikte sıkı bir bağ atılır.
- Sargının içinden sert nesne[kalem gibi] geçirilir ve uzva paralel konuma getirilir.
- Kanama durana kadar sert nesne döndürülür.
- Sert nesne, uzva dik konuma getirilerek sargı çözülmeyecek biçimde sabitlenir.
- Hastanın/yaralının giysisinin üzerine, adı ve turnikenin uygulandığı zaman[saat ve dakika] yazılı bir kart iğnelenir.
- Çok sayıda yaralı olduğunda, yaralının alnına rujla ya da sabit kalemle "turnike" ya da "T" harfi yazılır.
- Hasta/yaralı, pansuman ve turnikesi görülecek biçimde battaniye ile sarılır.
- Turnike, 15-20 dakika aralıklarla gevşetilir, sonra tekrar sıkılır.
)
( [Uzuv Kopması Varsa]
- Kopan parça, temiz, su geçirmez, ağzı kapalı bir plastik torbaya yerleştirilir.
- Kopan parçanın konduğu torba, buz içeren ikinci bir torbanın içine konulur.
- Kopmuş uzuv parçasının konduğu plastik torba, ağzı kapatıldıktan sonra içinde 1 ölçek suya 2 ölçek buz konulmuş ikinci bir torbaya ya da kovaya konulur. Bu biçimde, kopmuş uzuv parçasının buz ile doğrudan teması önlenmiş ve soğuk bir ortamda taşınması sağlanmış olur.
- Torba, hasta/yaralı ile aynı araca konulur, üzerine hastanın adı ve soyadı yazılır, en geç 6 saat içinde sağlık kuruluşuna gönderilir.
- Tıbbi birimler haberdar edilir[112].
)

- KANARYA MAHALLESİ ve/||/<> KUŞ ADLI SOKAKLAR

( )

- KANARYAÇİÇEĞİ ile KANARYAOTU

( Çan çiçeğigillerden, sarı renkli bir çiçek. İLE Çuha çiçeğigillerden, tohumları kafes kuşlarına yem olarak verilen bir bitki. )

- KANAT ÖĞRENİMİNDE:
UÇUŞ(TA)/FLY
ile/ve/değil/||/<>/< YER ÇALIŞMASI/GROUND TRAINING


- KANAT TELEKLERİ ile/ve/<> KUYRUK TELEKLERİ

( El, Kol ve Kın Telekleri. İLE/VE/<> ... )

- KANAT ile/ve/değil/||/<> ANGIÇ

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Araca daha fazla yük yüklemek üzere yanlarda oluşturulan parmaklık, kanat. )

- KANAT ile/değil KANAAT

( Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan örgen. | Balıklarda yüzgeç. | Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey. | Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı. | Yan, taraf. | Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri. | Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol. | Angıç. | Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah. | Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü. İLE/DEĞİL Elindekinden hoşnut olma durumu, kanıklık, yeter bulma, yetinme, fazlasını istememe, doyum. | Kanma, inanma. | Kanış, kanı, inanç, düşünce. )

- KANAT ile SİNEKLİK ile SARKIK

- KANATA[İt. < CANETTA] ile GÜĞÜM[Yun.]

( Ağzı geniş, tek kulplu su kabı. İLE Yandan kulplu, boynu uzun, genellikle bakırdan su kabı. )

- KANATALP, SAMET (KOCAELİ, 1992)

( Orta saha elemanı olarak Bodrumspor'dan transfer edildi (2018/2019, ara transfer). Sezon sonu serbest kaldı. Takımının 10 lig maçında oynadı. 4 kez Olimpik Milli takımda yer aldı. Kocaeli, Körezspor, Çubukspor, Bakspor, A. Selçuklu (Konya), Diyarbakırspor A.Ş., Pendikspor, Tokatspor, Sivas Belediyespor, Bodrum Belediyespor ve Sarıyer kulüplerinde oynadı. )

- KANATÇIKLAR, YAN KANATLAR = CENBÎ CENÂHEYN = AILES

- KANAT/KUBBE:
S
ile/||/<> M ile/||/<> L ile/||/<> XL

( 55-75 @@ 70-95 @@ 90-110 @@ 110-125 )
( 15 kg. + PİLOT )

- KANAT/KUBBE ile/ve/||/<> ASKI İPLERİ ile/ve/||/<> TAŞIYICI KOLONLAR ile/ve/||/<> KUŞAM/HARNESS

- KANAT/KUBBEDE:
EN:
A
ile/||/<>/> B ile/||/<>/> C ile/||/<>/> D


- KANATLI MEYVE, SAMARA = SİMÂR-I MÜCENNEHA = SAMARE

- KANATLILAR ile YARIMKANATLILAR

( Böceklerin kanatlı olanlarını içine alan altsınıf. İLE Böcekler sınıfından, ön kanatların dipten başlayarak yarıdan çoğu sertleşmiş son bölümleri ve art kanatları, zar durumunda olan, tahtakurusu, bit, subiti, su akrebi, fidan biti, cırcırböceği, kırmızıböceği gibi böcekleri içine alan bir alttakım. )

- KANATMAK ile KANATILMAK ile KANATLANMAK ile KANATLANDIRMAK ile KANAT ile KANATA ile KANATLI/LIK ile KANATSIZ/LIK ile KANATLILAR ile KANATSIZLAR

- KANATTA ...:
GİRİŞ/HÜCUM KENARI/FRONT EDGE[İng.]
ile/ve/||/<>/> ÇIKIŞ/FİRAR KENARI/BACK EDGE[İng.]

- KANAVÂT-I NISF-I DAİREVİYE | YARIM DAİRE KANALLARI ile/||/<> YARIM DAİRE KANALLARI ile/||/<> YARIM ÇEMBER KANALLARI

( yarım çember kanalları İç kulakta yarım daire biçiminde olan ve tulumcukla bağlı bulunan üç zar kanal anat İç kulakta kemik labirintin yapısındaki yarım halka biçimindeki üç kanal duktus semisirkulares )

- KANCA ile/ve/değil ÇENGEL

- KANCA ile KANCA FATURASI ile BAĞIMLI ile KANCALI BURUN ile FAHİŞE

- KANCA ile KAPÇAK

( ... İLE Uzun saplı büyük kanca. )

- KANCA[İt. < GANCIO] ile/ve KARMUK

( ... İLE/VE Büyük kanca. )

- KANCALAMAK ile KANCALANMAK ile KANCA ile KANCACI ile KANCALI ile KANCASIZ ile KANCALI İĞNE ile KANCALI KURT ile KANCA BURUNLU


- KANCALI İĞNE değil/yerine ÇENGELLİ İĞNE

- KANCALI KURT ile/||/<> AMERİKAN KANCALI KURDU

( Ağız koruncağı dört dişli kancaları karna bükük erkeğinde çiftleşme kesesinin sırt kaburgası üç çatal dişisinde arka uçlar iğneli olup insan maymun domuz ve dağ etçillerinin ince bağırsaklarında yaşayan ipsiler türü çengelli solucan Özel olarak Eski Dünya kancalı kurdu Avrupa kancalı kurdu adını da alır a Amerikan kancalı kurdu Ancylostoma duodenale İlkelkurtlardan yuvarlakkurtlar Aschelminthes sınıfının iplikkurtları Nematodes takımından bir tür Erginleri insan ve maymunların ince bağırsaklarında asılak yaşar Uzunluğu 818 mm Lârvaların bir ara konağı yoktur zooloji )

- KANCALI KURT ile/||/<> KESELİ KURT | AMERİKAN KANCALI KURDU

( Ağız koruncağı dört dişli, kancaları karna bükük, erkeğinde çiftleşme kesesinin sırt kaburgası üç çatal, dişisinde arka uçlar iğneli olup, insan, maymun, domuz ve dağ etçillerinin ince bağırsaklarında yaşayan ipsiler türü; çengelli solucan. Özel olarak Eski Dünya kancalı kurdu, Avrupa kancalı kurdu adını da alır. a. bk. Amerikan kancalı kurdu. @@ (Ancylostoma duodenale) İlkel-kurtlardan yuvarlak-kurtlar (Aschelminthes) sınıfının iplik-kurtları (Nematodes) takımından bir tür. Erginleri insan ve maymunların ince bağırsaklarında asılak yaşar. Uzunluğu 8-18 mm. Lârvaların bir ara konağı yoktur. @@ (zooloji) )

- KANDA ile KANDAN

( Nerede. İLE Nereden. )

- KANDEMİR, M. SEMİH (SARIYER/YENİMAHALLE, 1952)

( Bir süre yurtdışında çalıştıktan sonra yurda döndü. Ticaret Odasında memuriyet hayatına başladı ve buradan emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü, Yenimahalle Spor Kulübü, Yenimahalle Cami Derneği ve Sarıyer yeni Merkez Cami Derneği üyesi olup, Yenimahalle Spor Kulübünde yıllarca yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )

- KANDİL ve MÂHYA

( ... VE Ramazan ayında birden çok minaresi olan camilerin minareleri arasına gerilen iplere kandil ya da ampullerle yazılan yazılar, resimler. )