BEŞ(5) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- DOĞA KAYNAKLI FELÂKET/ÂFET ile/ve İNSAN KAYNAKLI FELÂKET/ÂFET ile/ve TEKNOLOJİ KAYNAKLI FELÂKET/ÂFET

( ... İLE/VE Savaş. İLE/VE ... )
( Sonrasında nefret duygusu oluşturmaz. İLE/VE Sonrasında nefret uyandırır. İLE/VE ... )
( Birbirimizin karşısına çıplak çıkmak zorunda olsaydık, birbirimizi gırtlaklamak daha zor gelirdi. )

- Doğa ile KONUŞ!!!

- DOĞA:
"MİRAS" (ATALARDAN)
değil ÖDÜNÇ (ÇOCUKLARIMIZDAN)

- DOĞA:
SOMUT
ile/ve/||/<> ÖZSEL

- DOĞA VAROLANI ile/ve/değil/yerine EYLEM VAROLANI (OLMAK)

- DOĞA:
YAPAY OLMAMA
ile/ve/||/<> SURET OLMAMA

- DOĞA/(")TANRI(") "YAPTI/YARATTI" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞANIN PARÇASI

- DOĞA ile/ve/<> ALLAH

( Allah'ın sözü. İLE/VE/<> ... )

- DOĞA ve/<> BİLGİ ve/<> KILAVUZ

( Rahman. VE Rahmet. VE Rahim. )

- DOĞA ve/<> DENGE


- DOĞA ile/ve/<>/değil EVREN

- DOĞA ile/ve/||/<>/> EYLEM

( Koşullu. İLE/VE/||/<>/> Koşulsuz. )

- DOĞA ve/<> İLKE ve/<> İNSAN

- DOĞA ve/>/ve/<> İMGE ve/>/ve/<> SİMGE

- DOĞA ile/ve/> İNSAN

( Geleceği olmaz. İLE/VE/> Geleceği vardır. )
( Seni attan ve ottan ayıran özelliklerin olmalı! )
( Sadece kişi, ötesine geçebilir fakat üstüne çıkamaz. )
( İkisi de en zordur ve en sondur. )
( Kişiler, kendi amaçları olduğunu sansalar bile, bilmeden, doğanın amacına doğru hareket ederler. )

- NATURE[Fr.] / NATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞA

- DOĞA ile/ve SANAT

( Sanat, sırrını bilenler için bir tutam otun içinde saklıdır. Bilmeyenler ise onu bir dağın ardında zannederler. )
( ... İLE/VE Doğanın karşısında kazanılmış zafer. )
( “Doğa, sanat gibi görüldüğünde; sanat ise doğa gibi görüldüğünde güzeldir.” )
( Güzellik, teknikteki doğadır; sanatsallıktaki özgürlüktür. )

- DOĞA ile/ve/||/<> SINIR

- DOĞA = TABİAT = NATURE[İng., Fr.] = NATUR[Alm.] = NATURA[Lat.] = PHYSIS[Yun.] = NATURALEZA[İsp.]

- DOĞA ile/>< TARİH


- DOĞA ile/ve/||/<> TARİH

( Hepimizin[tüm varolanların] mekânı. İLE/VE/||/<> Kişinin mekânı. )
( Mekânda dışsallaşan. İLE/VE/||/<> Zamanda dışsallaşan. )

- DOĞA ile/ve TARİH/TOPLUM DÜNYASI

( Süreklilik. İLE/VE Süreksizlik. )

- DOĞA ile/ve/= TÜMEL AHLÂK

- DOĞA ile/ve/||/<> YABAN (YAŞAM/I)

- DOĞA ile/ve/||/<> YAKIN DOĞA

( Varolan. İLE/VE/||/<> Gövdemiz. )

- DOĞA ile/ve/||/<> YAŞAM

( Aynı. İLE/VE/||/<> Ayrı. )
( Doğru. İLE/VE/||/<> Yanlış. )

- DOĞACILIK/"DOĞASEVERLİK":
[ne yazık ki]
BAHÇE/DE İSE
ile/ve/değil/yerine/||/>< ORMAN/DA İSE

( Çoğunlukta. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Azınlıkta. )
( Bilgisizlik ve bilinçsizlikte. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Bilgi ve bilinçlilikte. )

- DOĞADA/BİLİMDE:
ÖMRÜ
değil YARI ÖMRÜ

- DOĞADA, "BÜTÜN VARLIKLAR" değil TÜM VAROLANLAR

( Vucud = Varlık ve Mevcud = Varolan ayrımı. )

- OLASILIK:
DOĞADA/DEVİMDE/NESNELERDE
ile/ve/||/<>/> DAVRANIŞTA/EYLEMDE(KİŞİDE) ile/ve/||/<>/> ZİHİNDE/DÜŞÜNCEDE/SÖZDE


- DOĞAL AHLÂK ile/ve AKLÎ AHLÂK ile/ve ŞER'Î AHLÂK

- AHLÂK:
DOĞAL
ile/ve/||/<>/> EKİNSEL ile/ve/||/<>/> TARİHSEL

- NATURAL ANTENNA FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞAL ANTEN SIKLIĞI

- BAĞIŞIKLIK FARKLARINDA:
DOĞAL
ile/ve/||/<> EDİNSEL

(
Nitelik Doğal Bağışıklık Edinsel Bağışıklık
Özgüllük Mikroplar tarafından paylaşılan yapılar (Patojen ilişkili moleküler motifler) Antijenlerin yapısal detayları ve nonmikrobiyal yapılar
Reseptör açısından farklılık Sınırlı Yüksek
Reseptör dağılımı )

- DOĞAL BAĞIŞIKLIK ile/||/<> KAZANILMIŞ BAĞIŞIKLIK

( Doğal hızlı-spesifik değil kazanılmış yavaş-spesifik )
( Formül: TLR tanıma İLE Antikor üretimi )

- DOĞAL BESLENMEDE:
MESAFE
ile/ve/||/<> ZAMANLAMA ile/ve/||/<> TOHUM ile/ve/||/<> KAYNAK ile/ve/||/<> İŞLEME ile/ve/||/<> SAĞLIK ile/ve/||/<> CANLILAR

( Yakın. İLE/VE/||/<> Döngüsel. İLE/VE/||/<> Yerli. İLE/VE/||/<> Aracısız. İLE/VE/||/<> Organik/zehirsiz. İLE/VE/||/<> Dirimsel çeşitlilik. )

- DOĞAL BİLİNÇ ile/ve/<> EYTİŞİMSEL BİLİNÇ

- DOĞAL BİLİNÇ ve/||/<> ÖZ BİLİNÇ

- NATÜRLICHES VERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞAL BOLLUK YÜZDESİ

- NATUREL COLORANT[Fr.] / NATURFARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞAL BOYA


- NATURAL WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE NATURELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞAL DALGA BOYU

- DOĞAL DEĞİŞİM ile YAPAY/SUNİ DEĞİŞİM

- DOĞAL DİLLER ile BİÇİMSEL/FORMEL DİLLER ile ALAN DİLLERİ

- NATURAL PERIOD[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞAL DÖNEM

- DOĞAL DURUM:
"DURMAK"
değil HAREKET

- DOĞAL FİYAT ile/ve PİYASA FİYATI

( FİYAT: İki ürünün orantısı. )

- BACKGROUND RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞAL FON IŞINIMI, ARKA PLAN RADYASYONU

- FRÉQUENCE NATURELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞAL FREKANS

- GAZ NATUREL[Fr.] / NATURGAS, ERDGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞAL GAZ

- DOĞAL GÖSTERGE/LER ile/ve/||/<>/> YAPAY GÖSTERGE/LER


- HAREKET:
DOĞAL
ile/ve/||/<> ZORLAMALI

- DOĞAL İLE KAZANILMIŞ ile/||/<> BAĞIŞIKLIK TÜRLERİ

( İki temel bağışıklık sistemi. )
( Formül: IgG > IgA > IgM > IgE > IgD )

- DOĞAL İLE TAM İLE RASYONEL İLE GERÇEL ile/||/<> SAYI KÜMELERİ

( Sayı kümelerinin genişleme hiyerarşisi: ℕ ⊂ ℤ ⊂ ℚ ⊂ ℝ )
( Formül: ℕ ⊂ ℤ ⊂ ℚ ⊂ ℝ ⊂ ℂ )

- DOĞAL İLE TAM İLE RASYONEL İLE REEL İLE KOMPLEKS ile/||/<> SAYI KÜMELERİ

( Matematikteki temel sayı sistemleri. )
( Formül: i² = -1 )

- ZİYÂ-İ TABİÎ[Osm.] / NATURAL LIGHT[İng.] / LUMIÈRE NATURELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞAL IŞIK

- EIGENTLICHER VORZEICHNER[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞAL İZLEYİCİ

- DOĞAL KORUNMA YÖNTEMLERİ ile/ve/||/<>/> BILLINGS YÖNTEMİ

(

Billings Yöntemi Servikal Mukus Değişiklikleri

Dönem/Faz Servikal Mukus Özellikleri Duyu ile Algılanışı / Gözlemlenen Değişiklikler Yorum / Anlamı
Âdet Sonrası / Düşük Doğurganlık Dönemi
  • Az miktarda mukus bulunur.
  • Mukus genellikle koyu renkli, viskoz ve opaktır.
  • Parmaklarda yapışkan, nemsiz bir duyu.
  • Çok belirgin esneklik yoktur.
Doğurganlık düşüktür; yumurtlama uzak, rahim iç ortamı henüz doğurganlığa uygun duruma gelmemiştir.
Yumurtlamaya Hazırlık Dönemi
  • Mukus oranı artmaya başlar.
  • Mukusun kıvamı hafifçe incelir, kremsi ve biraz daha saydam duruma gelir.
  • Parmaklarda daha nemli, hafif kaygan bir duyu yaşanır.
  • Esneklik artmaya başlar.
Doğurganlık artmaktadır; gövde yumurtlamaya hazırlanır ancak henüz en verimli özelliklere ulaşmamıştır.
Yumurtlama(Fertil) Dönemi
  • Mukus oranı en yüksek seviyeye çıkar.
  • Tamamen şeffaf, bol, esnek ve ince ip biçiminde uzayabilir.
  • Parmaklarda belirgin biçimde esnek ve kaygan bir duyu verir.
  • İnce ip gibi çekilebilir.
Doğurganlık doruktadır. Bu dönem, sperm için en uygun ortamı sunar ve yumurtlamanın gerçekleştiğini, yumurtanın bağımsız bırakıldığını gösterir.
Yumurtlamadan Sonraki Dönem / Doğurganlık Düşüşü
  • Mukus oranı azalır.
  • Mukus, yeniden koyulaşır, yapışkanlaşır ve opaklaşır; esneklik, belirgin biçimde kaybolur.
  • Parmaklarda tekrar yapışkan, nemsiz ve esneklikten yoksun bir duyu verir.
Doğurganlık azalır; bu durum, yumurtlamadan sonra gövdenin doğurganlığı azaltmaya yönelik hazırlık sürecinde olduğunu gösterir.
)

- DOĞAL KÜRESELLEŞME ile/ve/||/<> YÖNLENDİRİLEN KÜRESELLEŞME

- DOĞAL NESNE ile/ve YAPAY NESNE

- DOĞAL NESNELER ile/ve GEOMETRİK NESNELER

( Şekil. İLE/VE Suret. )

- DOĞAL OLANI O/ŞU/BU ile/ve/değil/yerine DENGELİ/UYUMLU OLANI O/ŞU/BU

- DOĞAL OLANLARIN:
REDDİ, YOK SAYILMASI
değil/yerine DENETİM ALTINDA TUTULMASI

- DOĞAL OLARAK ile/değil/yerine ARAYA, ZAMANIN GİRMESİ NEDENİYLE

- DOĞAL OLARAK ile/ve/değil/yerine KENDİLİĞİNDEN

- DOĞAL OLMALI!

- NATÜRLICHES LEBENSZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞAL ÖMÜR, T

- PÉRIODE NATURELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞAL PERİYOT

- DOĞAL POLİMER ile SENTETİK POLİMER

( Doğal olarak oluşan polimerler. İLE İnsan yapımı polimerler. )

- NATURAL RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE NATURELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞAL REZONANS

- DOĞAL SAYI (")KABULÜ("):
0-1-2-3-...
ile 1-2-3-...

( Avrupa'da. İLE İngiltere ve Amerika'da. )

- DOĞAL SEÇİLİM ile/ve/değil/||/<>/> BİRİKİMLİ SEÇİLİM

- DOĞAL SEÇİLİM ile/ve/||/<> EŞEYSEL SEÇİLİM

- DOĞAL SEÇİLİM ile/||/<> GENETİK SÜRÜKLENME

( Seçilim adaptif yönlü, drift rastgele. )
( Formül: Fitness İLE şans )

- DOĞAL SEÇİLİM ile/||/<> YAPAY SEÇİLİM

( Doğal çevre baskısı, yapay insan seçimidir )
( Formül: Evrim İLE ıslah )

- DOĞAL SEÇİLİM ile/||/<> YAPAY SEÇİLİM ile/||/<> CİNSEL SEÇİLİM ile/||/<> EVRİM MEKANİZMALARI

( Evrimsel değişimi yönlendiren üç seçilim türü. )
( Formül: w = 1 - s (fitness) )

- DOĞAL SEMERE ile UYGAR/MEDENÎ SEMERE

( Doğal. İLE Antlaşma ya da yasalar ile belirlenmiş. )
( SEMERE: Meyve. | Yarar, verim. | Sonuç. | Bir şeyden elde edilen gelir. )

- INTERVALL DER EIGENTLICHEN TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞAL SICAKLIK ARALIĞI

- NATURAL FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞAL SIKLIK

- DOĞAL/TABİÎ SİSTEM = KAİDE-İ TABÎÎYE = SYSTÈME NATUREL

- DOĞAL SİT ALANI ile/ve ARKEOLOJİK SİT ALANI ile/ve KENTSEL SİT ALANI


- NATURAL CONVECTION[İng.] / CONVECTION NATURELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞAL TAŞINIM/KONVEKSİYON

- NATURAL URANIUM REACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞAL URANYUM REAKTÖRÜ

- NATURAL URANIUM[İng.] / URANIUM NATUREL[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞAL URANYUM

- RÉACTEUR À URANIUM NATUREL[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞAL URANYUMLU TEPKİLEŞİM

- PRODUIT NATUREL[Fr.] / NATÜRLICHER PRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞAL ÜRÜN (NESNE)

- DOĞAL VE ZORUNLU ile DOĞAL AMA ZORUNLU DEĞİL ile NE DOĞAL, NE DE ZORUNLU

( Doğal Hal'de, "Ben şuyum, ben oyum" yoktur. )
( There is no 'I am this', 'I am that', in the natural state. )

- DOĞAL/TABİÎ YAŞAM/ÖMÜR ile ÖMR-Ü SÂNİ

( ... İLE Yapıt bırakanların yaşamı. )

- HAYVANLAR (DOĞAL YAŞAMINDA)...

( * ÇÖP ÜRETEMEZ
* KİLO ALAMAZ )

- DOĞAL ile ALIŞILMIŞ

( Doğanıza yabancı olan her şeyin terk edilmesi ve reddedilmesi yeterlidir. )
( Alışılmış olana tutunduğunuz sürece keşif gerçekleşemez. )

- DOĞAL ile ALIŞILMIŞ

( Doğanıza yabancı olan her şeyin terk edilmesi ve reddedilmesi yeterlidir. )
( Alışılmış olana tutunduğunuz sürece keşif gerçekleşemez. )

- DOĞAL ile/ve/değil DOĞADAN

( Doğal olanda, kişinin tedbirinin ve iradesinin etkisi olamaz. )

- DOĞAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞAYA UYUMLU

- DOĞAL ile/değil "GELİŞTİRİLMİŞ/OLUŞTURULMUŞ"

- DOĞAL ile MEŞRÛ

- DOĞAL ile/ve/değil OLAĞAN

- DOĞAL ile/ve/değil/||/<>/>/< OLMASI GEREKEN

- DOĞAL ile/ve/değil TARİHSEL

- DOĞAL ile/değil TARİHSEL

- DOĞAL ile/ve/||/<>/> TİNSEL ve TOPLUMSAL

- DOĞAL ile/ve/<>/değil ZORUNLU


- DOĞAL/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<> KENDİLİĞİNDEN/LİK

- DOĞAMIZA UYGUN OLAN/OLMAYAN ile/ve/<> "YARAYAN"/"YARAMAYAN"

- DOĞAN/ATMACA/SAKR[Ar.] ile ZAĞANOS/BÎSER/BÎSERE[Fars.]

- DOĞAN/ATMACA ile BOZ DOĞAN

( ... İLE Eril atmacadan sivri kanatları ve kısa kuyruklarıyla ayrılırlar. )
( ... İLE Kışın açık arazilerde ve sulak alanların çevresinde yaşarlar. )

- DOĞAN/ATMACA ile/ve/<> PIRLAK

( ... İLE/VE/<> Doğan, atmaca gibi yırtıcı kuşları yakalamada, çağırtkan ve av olarak kullanılan kuş. )

- DOĞAN, OKTAY (MERSİN, 1950)

( İlkokulu ve ortaokulu Mersin'de, lise ve yüksek okulu İstanbul'da okudu. 1972'de kamuda memuriyete başladı ve 2015 yılında emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü basketbol takımında oynadı. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde bir dönem (2007/2008) Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaparken uzun yıllar da Denetleme Kurulu Üyesi olarak vazife aldı. Bir süre memur sendikalarında da görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu Üyesi olup, 1940 Sarıyerli Sporcular Derneği üyesidir. Bu dernekte yönetim kurulu üyesi olarak uzun yıllar görev yaptı ve halen başkanlık görevini (2019 itibariyle) devam ettirmektedir. )

- DOĞAN ile ADA DOĞANI

( ... İLE Kayalık adalarda, sürüler halinde yuva yaparlar. [Yazın sonuna doğru kuluçkaya yatarlar.] )
( ... İLE Yavrularını göçmen ötücüleri avlayarak beslerler. )

- DOĞAN ile ALACADOĞAN

( ... İLE Korulu ve ağaçlı açık arazilerde, eski ekin kargası yuvalarında, sürüler halinde yuva yaparlar. )
( ... İLE Gagaları, göz derileri ve bacakları erilinde kırmızı, dişilinde ise turuncudur. )
( ... İLE En hızlı uçan kuş ya da kuşlardandır. )

- DOĞAN ile BÂZEK[Fars.]

( ... İLE Küçük doğan. )

- DOĞAN ile BIYIKLI DOĞAN

( ... İLE Çöller ve açık arazilerde yaşarlar. [Genellikle yarlarda ve kayalıklarda, nadiren de harabelerde yuva yaparlar.] )

- DOĞAN ile BÛHE[Ar. çoğ. BEVÂHE]

( ... İLE Çakır doğanlar. )
( ... İLE Manevra yeteneği en yüksek kuş. )

- DOĞAN ile ÇAVLI

( ... İLE Doğan yavrusu. )

- DOĞAN ile DELİCE DOĞAN

( ... İLE Ağaçlı açık arazilerde yaşarlar. )

- DOĞAN ile DOĞAN GÖRÜNÜMLÜ ŞAHİN

- DOĞAN ile/değil/yerine ESPERİ

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Ava alıştırılmayan, bir tür doğan. )

- DOĞAN ile GÖKDOĞAN

( ... İLE Geniş omuzları vardır. Kuyruk sokumu geniş ve açık renk, kanatları uçlara doğru sivri ve çapa biçimindedir. )
( ... İLE Her türlü kayalık alanlarda yaşarlar. [Genellikle kaya çıkıntılarında, nadiren de ağaçlarda ve yapılarda yuva yaparlar.] )
( ... İLE Dünyanın en hızlı uçan kuşudur. [Gökyüzünde, dalış sırasında 360 km./saat hıza ulaşabilir.] )

- DOĞAN ile GRİ DOĞAN

( ... İLE Çöllerdeki kayalık tepelerde yuva yaparlar. )
( ... İLE Göçmen Ada Doğan'larını avlayarak beslenirler. )

- DOĞAN ile KERKENEZ/SABRİS[Ar.]/KESTREL[İng.]

( ... İLE 35 cm. uzunluğunda, kızılımsı tüyleri olan, leşobur bir doğan. )
( ... İLE Ağaçlı açık arazilerde, dağlarda ve şehirlerde yaşarlar. )
( Ülkemizin en yaygın yırtıcı kuşlarından biridir. Her türlü arazide bulunabilir. Rüzgârda, kafası görünmeyen bir el ile tutuluyormuşçasına, tamamen hareketsiz kalır. Gövdesi, rüzgâra göre yalpalanmasına karşın, kafası sabittir. Erili, mavi-gri; dişili, kızıl-kahverengi renktedir. Beslenmesinde ise keskin gözleriyle yeri gözler, tedbirsiz avını hemen yakalar, pençeleriyle avın gövdesini parçalayıp yer. )

- DOĞAN ile KIZIL ENSELİ DOĞAN

( ... İLE Kıyıdan uzak, kurak ve kayalık arazilerde yaşarlar. [Kuzey Afrika'da] [Kayalık yarlarda yuva yaparlar.] )

- DOĞAN ile SARDOĞAN

( ... İLE Sarı renkli bir tür doğan. )

- DOĞAN ile SUNGUR/AKDOĞAN

( ... İLE En büyük doğan. )
( ... İLE Kayalık kıyılar, dağlar ve ibreli ormanların kenarlarında yaşarlar. [Yarlarda yuva yaparlar.] )

- DOĞAN ile TEPELİ DOĞAN

- DOĞAN ile ULU DOĞAN

( ... İLE Açık ve seyrek ağaçlı arazilerde, yüksek plato, bozkır, ova ve yarı çöllerde yaşarlar. )

- DOĞAN/ATMACA ile MUYMUL

( ... İLE Atmaca ve doğana benzeyen bir tür yırtıcı kuş. )

- DOĞANEVLER KOCATEPE CAMİİ

( Reşitpaşa mahallesinin Doğanevler semtinde inşâ edilen bir cami olup, tarihi özelliği yoktur. )

- DOĞANEVLER PARKI

( Reşitpaşa Mahallesindedir. 215,98 m²'lik bir alanı kapsar, 50,81 m²'lik yeşil alanı, 69,15 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )

- DOĞANIN KENDİ TABİATI" değil DOĞA/TABİAT

- DOĞANIN TİNİ ile/ve/<> TİNİN DOĞASI

( Yansıma. İLE/VE/<> Yanılsama. )

- DOĞAÜSTÜ = FEVK-AT-TABİA = SUPERNATURAL[İng.] = SURNATUREL[Fr.] = ÜBERNATÜRLICH[Alm.]

- DOĞAYA DOĞAN ile/ve/değil/||/<>/> YAŞAMA DOĞAN

( Behaim["hayvan"]. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Beşer/İnsan. )
( Yaşam, yaşamla beslenir. [Doğada bu süreç zorunluludur, toplumda ise gönüllü olmalıdır.] )
( Yaşamın tamir edemediğine ölüm son verir. )

- DOĞA'YA DOĞAN ile/değil YAŞAM'A DOĞAN

( Behaim[hayvan]. İLE/DEĞİL İnsan. )

- DOĞAYA YAKIN OLMALI!

- Doğayı DİNLE!!!

- DOGMA vs. JUDGEMENT

- DOGMA vs. VERDICT

- İNAK/DOGMA ile ÂYET

- İNAK/DOGMA ile/ve BELİRLENİM

- DOGMA ile DOĞMA

- DOGMA ile DOĞMA

- DOGMA ve/değil/< DOLMA


- DOGMA ile/ve/||/<>/> DONMA

- DOGMA[Yun.] değil/yerine/= İNAK

- DOGMA ile NAS

- DOĞMA ile/ve/||/<> OLMA

( Anneden. @@ Babadan. )

- DOGMA ile VARGI

- DOGMA ile YARGI

- DOGMA vs./and DETERMINATION

- DOĞMAK ile DOĞMACA ile DOĞMA BÜYÜME

- DOGMALAŞMAK ile DOGMALAŞTIRMAK ile DOGMALAŞTIRILMAK ile DOGMALAŞTIRABİLMEK ile DOGMALAŞTIRILABİLMEK ile DOGMA ile DOGMACI/LIK ile DOGMATİZM

- DOĞMAMIŞ ÇOCUĞA DON BİÇMEK ile/değil DEREYİ GÖRMEDEN, PAÇALARI SIVAMAK


- DÖĞME ile/değil DÖVME

( Döğülüp kabuğu çıkartılmış buğday, yarma. | Kepeği alınan buğdaydan yapılan pilav. | Ahlat, armut gibi yemişlerin tokmakla ezilerek kurutulmuşu. | Ceviz, dut kurusu, fındık, pestil, şekeri birlikte döğerek yapılan yiyecek. | Kadınların yüzünün iki yanına takılan altın süs. | Buğdayın ıslatılarak taş altında kabuklarından ayırt edilen biçimi. | Dayanıklı odun, kaim odun. | Bakır ya da sarı levhaları çekiçle biçimlendirme işi. [Alm. getriebene Arbeit] İLE [ne yazık ki] Dövme durumu, vurma, "pataklama, sopalama". | Isıtılarak dövülerek biçim verilmiş metal nesne. | Dövülerek yapılan. | Yarma. )

- DOĞRAMAK ile DOĞRULMAK ile DOĞRULAMAK ile DOĞRULANMAK ile DOĞRULATMAK ile DOĞRULATABİLMEK ile DOĞRULAYABİLMEK ile DOĞRU/LUK ile DOĞRUCA ile DOĞRUCU/LUK ile DOĞRULU ile DOĞRUSAL ile DOĞRUSUZ ile DOĞRU AÇI ile DOĞRU YOL ile DOĞRU AKIM ile DOĞRU DÜRÜST ile DOĞRU ORANTI ile DOĞRU PARÇASI ile DOĞRUCU DAVUT ile DOĞRU ORANTILI ile DOĞRUSAL DENKLEM

- DIRECT CURRENT GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR DE COURANT CONTINU[Fr.] / GLEICHSTROMGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRU AKIM ÜRETECİ

- DOĞRU AKIM ile/ve/||/<> ALTERNATİF AKIM

( Çarpmaz. İLE/VE/||/<> Çarpar. )

- DOĞRU AKIM ile/ve/||/<> ALTERNATİF AKIM

( Doğru Akım, elektrik yüklerinin tek yönde devim ettiği akımdır. İLE/VE/||/<> Alternatif Akım, elektrik yüklerinin yön değiştirdiği akımdır. )

- DIRECT CURRENT[İng.] / COURANT CONTINU[Fr.] / GLEICHSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRU AKIM

- DOĞRU BİLDİĞİNİ YAPMAK ile/değil CANININ İSTEDİĞİNİ YAPMAK [değil/yerine/daha iyisi YAPMAMAK]

- DOĞRU-DÜRÜST[Fars.] ile/değil/yerine/||/<> DOĞRU-DÜZGÜN

- DOĞRU DÜŞÜNME ile/ve/<> DOĞRU İSTEME

( Kazandığın zaman pişman olacağın, kaybettiğin zaman üzüleceğin şeyleri isterken dikkatli olmak gerek. )
( Bir şey iyi olduğu için istenmez, istendiği için iyidir. )

- DOĞRU DUYU/HİS ile/ve NASIL ÖĞRENİLECEĞİNİ BİLMEK

( Doğru hisse sahip olan, nasıl öğreneceğini bilir. )

- DOĞRU İŞ"İ YAPMAK ile/ve/||/<>/< İŞİ DOĞRU YAPMAK

( Us. İLE/VE/||/<>/< Anlık/bilgi. )

- DOĞRU İŞİN YAPILMASI ile/ve/<> İŞİN, DOĞRU YAPILMASI

( Etkililik. İLE/VE/<> Etkinlik. )

- DOĞRU İŞİN YAPILMASI İŞİN DOĞRU YAPILMASI

- Doğru KONUŞ!!!

- DOĞRU OLAN ile/ve OLMASI GEREKEN

- DOĞRU OLMAYAN ile YALAN

- DOĞRU ORANTILI/LIK ile/ve/değil/||/<>/< PARALEL/LİK

- DOĞRU SEÇİM ile/ve/<> DENGELİ TÜKETİM

- DOĞRU SORULARIN YANITLARI ile/ve/||/<> DOĞRU YANITLARIN SORULARI

- DOĞRU SÖYLEYEN ile/değil/yerine/ya da/>< "ÇOK İYİ YALAN SÖYLEYEBİLEN"


- Doğru söyleyerek KONUŞ!!!

- DOĞRU/YANLIŞ! SÖYLÜYORSUN! değil DOĞRU!/YANLIŞ!

- DOĞRU SÖYLÜYORSUN yerine SÖYLEDİĞİN SÖZ DOĞRU

- DOĞRU SÖZ ile/ve YEMİN

( Doğru söz, yeminden ileri! )

- DOĞRU TUTUŞ ile/ve/<>/>/< DOĞRU DURUŞ

- DOĞRU-YANLIŞ YOK/TUR! ile/değil/ya da [BAĞLAMINDA ve GÖRELİ OLARAK] DOĞRU-YANLIŞ OLMAZ/OLMAYABİLİR

( Doğru-yanlış, bir şeyin ne olmadığı ve olmayacağı üzerine buluşmak olduğundan, olan/lar, olabilecek/ler üzerine kullanıl(a)maz/değildir! )

- DOĞRU-YANLIŞ ile DOĞRU-YALAN

- DOĞRU/YANLIŞ ile/ve/değil/yerine EN AZ YANLIŞ

( Bazen/bazı durum/konu/olaylarda, doğru ya da yanlış üzerinden değil en az yanlışı düşünerek[hesaplayarak, göze alarak] hareket etmek, karar almak durumunda/zorunda kalabilir/olabilirsiniz. )

- DOĞRU/YANLIŞ ile/ve/değil GEÇERLİ/GEÇERSİZ

- DOĞRU/YANLIŞ ile/ve/değil İDEOLOJİK TUTUM


- DOĞRU/YANLIŞ ile İYİ/KÖTÜ ile GÜZEL/ÇİRKİN/YÜCE

( Genelde kötü ve iyi, bir âdet ve gelenek meselesidir ve sözcüklerin nasıl kullanıldığına göre, ya sakınılır ya da hoş karşılanır. )
( Mükemmel olmayanı, mükemmel olan uğruna seve seve fedâ edersek, iyi ve kötü "tartışmaları" artık olmayacaktır. )
( Kötülük, hiçbir zaman hem iyiliği, hem de kendini tanıyamaz; iyilikse eğitildikçe zamanla hem kendine, hem de kötülüğe ilişkin bilgilerle donanır. )
( YÜCE: Fizik ya da metafizik güçlerden koruyan. )
( Usually the bad and the good are a matter of convention and custom and are shunned or welcomed, according to how the words are used. )

- DOĞRU/YANLIŞ ile İYİ/KÖTÜ ile GÜZEL/ÇİRKİN/YÜCE

- DOĞRU YOL ile/ve/= KOLAY YOL

- DOĞRU ile AÇIORTAY

( ... İLE Bir açısal bölgeyi, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru. )

- DOĞRU ile/ve AYKIRI DOĞRU

- DOĞRU ile/ve ÇİZGİ

- DOĞRU :/yerine DOĞRU, GERÇEK

- DOĞRU ile/||/<> DOĞRU PARÇASI

( Doğru sonsuz İLE doğru parçası sınırlıdır )
( Formül: Sonsuz İLE [A ileB] )

- DOĞRU ile DÜZELTME ile DÜZELTME TESİSİ ile DÜZELTİCİ ile DÜZELTİCİ BAKIM ile DOĞRU ŞEKİLDE ile DOĞRULUK ile DÜZELTİCİ

- DOĞRU ile GEÇERLİ


- DOĞRU ile/ve GELECEK

( Doğru, gelecekte yerini alır. )

- DOĞRU ile GERÇEK

- DOĞRU ile/ve/yerine/değil GEREKTİĞİ GİBİ

( Eğer doğru ise başka türlü olamaz. )
( Doğru kendini öne sürmez, o sahtenin sahte olarak görülmesi ve reddedilmesinde yatar. Zihin sahte olan tarafından kör edilmişken doğruyu aramak yararsızdır. Doğru olanın sezilebilmesi için önce sahtenin tamamen temizlenip yok edilmesi gerekir. )

- DOĞRU ile/ve/yerine/değil GEREKTİĞİ GİBİ

( Eğer doğru ise başka türlü olamaz. )
( Doğru kendini öne sürmez, o sahtenin sahte olarak görülmesi ve reddedilmesinde yatar. Zihin sahte olan tarafından kör edilmişken doğruyu aramak yararsızdır. Doğru olanın sezilebilmesi için önce sahtenin tamamen temizlenip yok edilmesi gerekir. )

- DOĞRU ile HAYIRLI

- DOĞRU ile HAYIRLI

- DOĞRU ile/ve/<> İSPATLANAMAYAN

- DOĞRU ile/ve/değil/yerine/||/<> KISMEN DOĞRU

- DOĞRU ile/ve ÖZGÜN

( Her zaman geçerli. İLE/VE Modern çağda geçerli. )

- DOĞRU ile/değil SABİT(E)


- DOĞRU = TRUE[İng.] = VRAI[Fr.] = WAHR, RICHTIG[Alm.] = VERUS[Lat.] = VERDADERO[İsp.]

- DOĞRU ile/ve/<> TÜMEL

- DOĞRU ile UYGUN

- DOĞRU ile/değil UYGUN

( [Ar..] SÂDIK ile MÜNÂSİB[< NİSBET] )

- DOĞRU ile/ve YANLIŞ

( Amacına yakınlaş(tır)mak. İLE/VE Amacından uzaklaş(tır)mak. )

- DOĞRU ile YANLIŞ

( Doğru/nun kullanım/ı ile. İLE Yanlış/ın kullanım/ı ile. )
( Ne doğrular var, adamı, yoldan eder;
Ne yanlışlar var, insanı, adam eder. )