BEŞ(5) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- BİD'AT HASENE ile BİD'AT-I KERAHA

- BİDAT ile/ve/||/<> DALÂLET

- BİD'AT ile KÜFÜR

- BİD'AT değil/yerine/= SONRADAN MEYDANA ÇIKAN | PEYGAMBER ZAMANINDAN SONRA DİNDE MEYDANA ÇIKAN

- BİD'AT-I KABÎHA ile/değil/yerine BİD'AT-I HASENE

- BİD'AT-I SEİYYE ile/ve/değil/yerine BİD'AT-I HASENE

- BİDÂYET ile/||/<> MEBDE

( Başlangıç. İLE/||/<> Başlangıç. )

- BİDAYUH ile/ve/<> İBAN ile/ve/<> ORANG-ULU ile/ve/<> RUMAH TİNGGİ ile/ve/<> MALAY

( Kara Dayak uzun evi. İLE/VE/<> Irmak Dayak uzun evi. İLE/VE/<> Melanav evi. İLE/VE/<> Malay evi. )
( Malezya'nın Borneo Adası'nda bulunan Sarawak eyaletindeki, Sarawak Kültür Köyü'nde hepsi birarada görülebilmektedir. )

- BIDIK ile BIZDIK

( Kısa ve tıknaz. İLE Ufak çocuk. )

- BIDIK/BIDIQ =/> BIYIK
[<


- BİDİSTİLE ile BİFAZİK ile BİFİD ile BİFOKAL ile BİFÜRKASYO/N ile BİGEMİNE ile BİKÜSPİT ile BİLATERAL ile BİMANUEL ile BİMODAL ile BİNOKÜLER ile BİPARTİT/E ile BİPEDAL ile BİPOLAR ile BİVALAN

( İkil damıtık. İLE İki evreli. İLE Ayrık, çatallı, yarık. İLE İki odaklı. İLE Çatallanım, çatallanma. İLE Eş, çift, ikiz. İLE İkili kapakçık. İLE İki yanlı/taraflı. İLE İki/çift elle. İLE İki tepeli. İLE İki bakarlı. İLE İki parçalı. İLE İki ayaklı. İLE İki kutuplu. İLE İki değerli. )

- BİDON ile BİDONCU/LUK

- BİFİT ile/||/<> BİFOKAL ile/||/<> BİFÜRKASYON ile/||/<> BİGEMİNE ile/||/<> BİKÜSPİDASYON ile/||/<> BİKÜSPİT ile/||/<> BİLATERAL ile/||/<> BİPLAN ile/||/<> BİPOLAR ile/||/<> BİVALAN

( Ayrık. İLE/VE/|| İki odaklı. İLE/VE/|| Çatal. | Çatallanma. İLE/VE/|| İkiye bir. | İkiz. İLE/VE/|| İkili yapraklanma. İLE/VE/|| İki yapraklı. İLE/VE/|| İki yanlı. İLE/VE/|| İki kutuplu. İLE/VE/|| İki düzlemli. İLE/VE/|| İki değerlikli. )

- BİFOKAL ile/||/<> BİFİD

( İki odaklı. İLE/||/<> Ayrık, çatallı, yarık. )

- BİFTEK ile SIĞIR BEYİNLİ ile SIĞIR ETİ ile SIĞIR STRAGANOFU ile BİFTEK

- BİFURKASYON ile BİFİD

( ikiye ayrılma. İLE ikiye bölünmüş. )

- BİG BANG ile/||/<> STEADY STATE

( Big Bang genişleyen sıcak başlangıç İLE steady state sürekli yaratım. )
( Formül: CMB kanıt İLE reddedildi )

- BIG DATA değil/yerine/= BÜYÜK VERİ

- BIG vs. LARGE vs. GREAT

- BIG :/yerine BÜYÜK


- BİHÂR[Ar. < BAHR] ile BÎ-HÂR[Fars.]

( Denizler. İLE Dikensiz. )

- BİHİM[Ar.] ile BİHÎN/E[Ar.]

( O, onları, onlara, onlardan, onlarla. İLE Pek/en iyi, seçkin. | Hallaç. )

- BİHTER/EK[Fars.] ile/değil BİHTEREK[Fars.]

( Daha, en, pek iyi. İLE/DEĞİL Farslılarca 120 yılda bir kere onüç ay olarak sayılan yılın adı. [sonraları, dört yılda bir gün fazlası olan SENE-İ KEBÎSE biçimine konulmuştur.] )

- BİHTER/EK ile/değil BİHTEREK

( Daha, en, pek iyi. İLE/DEĞİL Fars'lılarca 120 yılda bir kere onüç ay olarak sayılan yılın adı. [sonraları, dört yılda bir gün fazlası olan SENE-İ KEBÎSE biçimine konulmuştur.] )

- BİJEN[Fars.] ile BİJENG[Fars.]

( İran söylencesinde(mitolojisinde] kahraman ünlü Rüstem'in kızkardeşinin oğlu. [Efrâsyab'ın kızı Münije'ye âşık olmasından dolayı Efrâsyab tarafından bir kuyuya hapsedilmişse de Münije'nin yardımıyla Rüstem tarafından kurtarılmıştır.] İLE Kapı anahtarı. )

- BIKIN/BIQIN =/> KALÇA
[<

- BIKIŞMAK ile BIKIŞ

- BİL BAKALIM ...:
BEN KİMİM?
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SEN KİMSİN?

- Bil ki, DİNLE!!!

- BİLÂ KAYDÜ ŞART/KAYITSIZ ŞARTSIZ değil/yerine/= KOŞULSUZCA/YAZGASIZ KOŞULSUZ


- BİLÂ ile/||/<> BİLÂ-ZEVC ile/||/<> BİLÂ-ZEVCE ile/||/<> BİLÂ-VELED ile/||/<> BİLÂ-EBEVEYN

( -sız ekinin görevinde olmak üzere Arapça sözcüklerin başına getirilerek sıfat yapar ve bitişik yazılır. İLE/||/<> Kocasız, kocası sağ olmadığı halde. İLE/||/<> Karısız, karısı sağ olmadığı halde. İLE/||/<> Çocuksuz, çocuğu olmayan. İLE/||/<> Anası ve babası olmayan. )

- BİLÂD-I AŞERE ile BİLÂD-I ERBAA ile BİLÂDI-I İSNÂ AŞER

( 10 şehir. [İzmir, Eyüp, Kandiye, Halep, Selânik, Sofya, Trabzon, Galata, Kudüs, Lârisa] İLE 4 şehir. [Edirne, Bursa, Şam, Kahire] İLE 12 şehir. [Adana, Erzurum, Bağdat, Beyrut, Diyarbakır, Rusçuk, Bosnasaray, Sivas, Maraş, Trablusgarp, Antep, Çankırı] )

- BİLÂD-I AŞERE ile BİLÂD-I ERBAA ile BİLÂDI-I İSNÂ AŞER

( 10 şehir. [İzmir, Eyüp, Kandiye, Halep, Selânik, Sofya, Trabzon, Galata, Kudüs, Lârisa] İLE 4 şehir. [Edirne, Bursa, Şam, Kahire] İLE 12 şehir. [Adana, Erzurum, Bağdat, Beyrut, Diyarbakır, Rusçuk, Bosnasaray, Sivas, Maraş, Trablusgarp, Antep, Çankırı] )

- BİLÂD-I RÛM

( Osmanlı Devleti içinde bulunan kentler. Anadolu. )

- BİLÂD-I SELÂSE ile VİLÂYAT-I SELÂSE

( Üç şehir. İLE Üç vilâyet. )
( * Üsküdar, Galata, Eyüp.
* İstanbul, Edirne, Bursa.
İLE
Selânik, Manastır, Yanya. )

- BİLÂHARE[Ar.]["BİLÂHERE" değil!] değil/yerine/= SONRADAN/DAHA SONRA/SONRALARI

- Bildiği bir şey vardır! de DİNLE!!!

- BİLDİĞİN GİBİ ile/ve BİLDİĞİN KADAR

( Hiçbir şey bildiğin/gördüğün gibi/kadar değildir/olmayabilir. )

- BİLDİĞİN GİBİ ve/||/<> SEVDİĞİN GİBİ ve/||/<>
DİLEDİĞİN GİBİ
... OLSUN!:

- BİLDİĞİNE GİDEN ile/ve/değil/yerine/<> BİLMEDİĞİNE GİDEN


- Bildiklerine KONUŞ!!!

- Bildiklerini KONUŞ!!!

- Bildiklerinle KONUŞ!!!

- Bildirerek KONUŞ!!!

- BİLDİRİLMİŞ TANRI ile AKLEDİLMİŞ TANRI

- Bildirişim için DİNLE!!!

- Bildirişimli KONUŞ!!!

- BİLDİRME ile/değil/yerine ÇEKME/ÇEKİM(CÂZİBE)

- Bildirmek için DİNLE!!!

- BİLECEN/UKALÂ ile "ÇOK BİLMİŞ"


- BİLEK[İng. < BLACK] ile/değil BİLEK

- BİLEMEK ile BİLENMEK ile BİLETMEK ile BİLEŞMEK ile BİLEBİLMEK ile BİLETİLMEK ile BİLEYLEMEK ile BİLEŞTİRMEK ile BİLENEBİLMEK ile BİLETEBİLMEK ile BİLEYEBİLMEK ile BİLEYİVERMEK ile BİLE ile BİLEK/LİK ile BİLET ile BİLETLİ ile BİLETÇİ/LİK ile BİLETSİZ ile BİLE BİLE ile BİLEK SAATİ ile BİLEK DAMARI ile BİLEK GÜREŞİ

- BİLEMEM ile ALLAH BİLİR

- BİL(E)MEMEK ile/ve DOĞRU/TAM TANIMLA(YA)MAMAK

- BİL(E)MEMEK ile/ve EMİN OLMADIĞINDAN (DOLAYI) BİL(E)MEMEK

- BİLEN AÇMAZI ile/ve/||/<> HERŞEYİ BİLME AÇMAZI ile/ve/||/<> YALANCI AÇMAZI ile/ve/||/<> ÖNCEDEN BİLME AÇMAZI

- BİLEN/DÜŞÜNEN İNSAN[Lat. HOMO SAPİENS] ile/ve/değil/||/<>/> AKILLI/BİLGE İNSAN[Lat. HOMO SAPİENS SAPİENS]

( "Homo sapiens sapiens" terimi, modern insan türünü belirtmek için kullanılan bir alt tür adıdır. "Homo sapiens", insanın tür adıdır ancak bilim dünyası tarafından modern insan alt türü olarak "Homo sapiens sapiens" olarak sınıflandırılmıştır.

Bu terim, insan türünün daha özel bir alt öbeğini vurgulamak için kullanılır. İlk "Homo sapiens" türü, yaklaşık 200.000 yıl önce ortaya çıktı. Ancak "Homo sapiens sapiens", yaklaşık 50.000 ila 70.000 yıl önce ortaya çıkan ve günümüzdeki insan türünü tanımlayan daha özel bir alt türdür. Bu terim, Homo sapiens'in en yaygın ve günümüzde yaşayan alt türünü belirtmek için kullanılır. )

- Bilen susar! SUS!!!

- BİLEN" değil ... BİLE

- BİLEN ile/ve/||/<> NÂKİL


- BİLEN ile/ve/||/<> ÖĞRENEN ile/ve/||/<> DİNLEYEN

- Bileni DİNLE!!!

- Bilenin yanında DİNLE!!!

- BİLEREK / BİLMEYEREK ile/ve/||/<> İSTEYEREK / İSTEMEYEREK ile/ve/||/<> DOĞRUDAN / DOLAYLI

- Bilerek KONUŞ!!!

- COMPOUND NUCLEUS[İng.] / NOYAU COMPOSÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= BİLEŞİK ÇEKİRDEK

- BİLEŞİK ÇİÇEK DURUMU, KAPİTULUM = EZHÂR-I MÜREKKEBE = CALATHIDE, CAPITULE

- ADESE-İ MÜREKKEB[Osm.] / COMPOUND LENS[İng.] / LENTILLE COMPOSÉE[Fr.] / COMPOUNDLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞİK MERCEK

- BİLEŞİK ŞEMSİYE/UMBELLA = EZHÂR-I SAYVÂNÎYE-İ MÜREKKEBE = OMBELLE COMPOSÉE

- BİLEŞİK/LİK ile BİLEŞİK KAP ile BİLEŞİK FAİZ ile BİLEŞİK KESİR ile BİLEŞİK KAPLAR ile BİLEŞİK ÖNERME


- TERKİP[Osm.] / SYNTHESIS, SYNTHESIZE, COMPOSITION[İng.] / COMPOSITION, SYNTHÉSE[Fr.] / SYNTHESE, SYNTHESIEREN, ZUSAMMENSETZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞİM, SENTEZ/LEMEK

- KUVVE-İ MUHASSALA[Osm.] / RESULTANT FORCE[İng.] / FORCE RÉSULTANTE[Fr.] / RESULTIERENDE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞKE KUVVET

- BİLET ile AKBİL

- BİLET[Fr. < BILLET] ile/||/<> APEKS[Lat. < APEX]

( Para ile alınan ve konser, sinema, tiyatro vb. eğlence yerlerine girme, ulaşım araçlarına binme ya da bir şans oyununa katılma olanağını veren belge. İLE/||/<> Tarihi değiştirilemez özel bir gidiş-geliş bilet türü. )

- BİLET ile DAVETİYE

- BİLGE KRAL ile/ve/||/<>/> TİMOKRASİ ile/ve/||/<>/> OLİGARŞİ ile/ve/||/<>/> DEMOKRASİ ile/ve/||/<>/> TİRAN

- BİLGE SOKAK PARKI

( Fatih Sultan Mehmet (Armutlu) Mahallesinden bulunan parklardan biridir. )

- BİLGE ve/||/<> ALÇAKGÖNÜLLÜ

( Herkesten farklı olduğumuzu kavrayabilecek kadar. VE/||/<> Kimseden daha iyi olmadığımızı sürekli anımsayabilecek kadar. )

- BİLGE/ÂRİF ile BİLİM İNSANI/ÂLİM ile AYDINLANMIŞ ile CAHİL ile AHMAK

( İzler/seyreder. İLE Söz söyler, konuşur. İLE Susar. İLE İnat eder. İLE Laklak eder. )
( Âlimler, mesafe/menzil alır; cahiller, yolun başında birinin gelip kendini götürmesini bekler. )
( Cahilin kalbi, dudağında; âlimin/ârifin ağzı/dili, kalbindedir. )
( Âlimin sözü incidir; cahilin sözü, günde, bin can incitir. )
( Asıl güneş, âşıkların, âriflerin kalplerinden, gözlerinden doğan güneştir. )
( Bilen/bilge kişi konuşur, çünkü söyleyebileceği bir şeyleri vardır. Cahil kişi konuşur, çünkü "bir şeyler söylemek zorundadır". )
( Wise people talk, because they have something to say; fools talks, because they "have to say something". )
( [hatasını gösterdiğimizde] Teşekkür eder. İLE Anlayışla kabul eder ve gülümser. İLE Yararlanır. İLE Küfür/hakaret eder. İLE ... bile görmez. )
( Akıllı, şakadan bile öğüt alır; ahmak, her öğüdü, şaka sanar. )
( Ancak yaşadıklarına/deneyimleyebildiklerine hükm eder. İLE Yaşamadıklarına da hükm eder ya da etmeye çabalar. İLE ... İLE ... İLE ... )
( Bilenle ya da bilmeyenle tartışılabilir. Fakat bildiğini sananla tartışmak, ahmaklıktır. )

- BİLGE ile/ve İLERİ GELEN


- BİLGE/LER ile/ve/<> PEYGAMBER/LER ile/ve/<> FİLOZOF/LAR

( Uzakdoğu(da). İLE/VE/<> Doğu(da). İLE/VE/<> Batı(da). )
( MAGİ: Bilge/bilgin.[Peri] )

- BİLGE/LİK / İRFAN ile BİLGİLİ/LİK

- BİLGE/LİK:
NE İSTEDİĞİNİ BİLEN/BİLMEK
ile/ve/değil/||/<>/< NE İSTEMEDİĞİNİ BİLEN/BİLMEK

- BİLGELİK/HİKMET TAŞIMAYAN SÖZ ile/ve/||/<> DÜŞÜNME BARINDIRMAYAN SESSİZLİK/SÜKÛT

( Gevezeliktir. VE/||/<> Dalgıdır/gaflettir. )

- BİLGE/LİK / İRFAN ile/ve BİLGİLİ/LİK

( Devirsel kalıpları anlamak. İLE/VE Bilgi sahibi olmak. )
( Gerçek olmayanın, gerçek olmadığını görmek bilgeliktir. )
( Mutlu olmak için kendimizi (özümüzü) bilmek dışında hiçbir şeye gereksinimimiz olmadığını bilmek, bilgeliktir. )
( Bilgeliğin önemli koşulu, düzen kurmaktır. )
( O, asla vazgeçmez. )
( Bilgelik, kişinin doğuştan gelen yetilerinin üstüne kurulur ve bunların kazanılmış yetilerle beslenerek geliştirilmesi amaçlanır. )
( Bilgelik/Aydınlanma yolunda Arınma'da amaç:
1. İçgüdüler'i de içine alan duygular'ın uyumlandırılması, coşku ile yaşam sevinci'ne kavuşmak.
2. Duyarlılık Yetisi'nin eğitilmesiyle, algı yolları'nın yetkinleştirilmesi.
3. Sezgi ve buluş yollarının açılması. )
( Bilgelik, "altın orta yol"u izlemek. Aşırılığı, tutumsuzluğu ve tutkunluğu yok edebilmektir. [TAO] )
( Tüm ezoterik okullarda Arınma, Aydınlanma ve Sevgi, Bilgeliğin Yöntemi, ortak bir tutum olarak benimsenmiştir. )
( Kişi, ağzından çıkan sözlerini ve zihnini kontrol etmeli ve kendi gövdesine hiçbir zarar vermemelidir. Ancak bu davranışları saf olursa bilgelik yolunda ilerleyebilir. )
( To see the unreal is wisdom.
To know that you need nothing to be happy, except self-knowledge, is wisdom.
Will never give up. )

- BİLGE/LİK ve/||/<> GÖNÜLLÜ/LÜK

- BİLGE/LİK ile/ve/<> ÖZGÜR/LÜK

( Bilge, köle de olsa özgürdür. )

- BİLGELİK ve/<> SANAT

( Sıradan insanı, "etik insan"a dönüştürür. VE/<> Sıradan insanı, "estetik insan"a dönüştürür. )

- BİLGELİK ve/||/<> SEVGİ

( Hiçbir şey(liğ)i gördüğümüzde deneyimlenilen. VE/||/<> Herşey olduğumuzu gördüğümüzde deneyimlenilen. )
( Yaşam(ımımız), bu ikisi arasında akar/akmalı! )

- BİLGE/LİK ile/ve/||/<>/>/< YALIN/LIK


- BİLGİ

- BİLGİ AHLÂKI ile/ve/<> TEFEKKÜR AHLÂKI

- BİLGİ:
BETİMLEYEREK
ile/ve/||/<>/< AŞİNALIKLA

- BİLGİ/(B)İLİM/GÖRGÜ:
NAKLETMEK İÇİN
ile/ve/değil/||/<>/< NAKŞETMEK İÇİN

- BİLGİ ÇOKLUĞU ile/ve/değil/yerine ANLAYIŞI GELİŞTİR(EBİL)MEK

- BİLGİ = (")DÜŞÜNCEDİR(") ile/ve/||/<> (")ERDEMDİR(") ile/ve/||/<> (")DÜZENDİR(") ile/ve/||/<> (")BAĞLAMDIR(")

( [ise | durumu/düşüncesi] Felsefeyi verir. İLE/VE/||/<> Ahlâk'ı verir. İLE/VE/||/<> Toplumu verir. İLE/VE/||/<> Bilgeliği verir. )

- BİLGİ DÜZENEĞİ ile/ve/||/<> DUYGU DÜZENEĞİ

- BİLGİ EDİNME HAKKI ile/ve/||/<> DİLEKÇE HAKKI

- BİLGİ [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]

- BİLGİ/İLİM SAHİBİ OLMAK ile/ve/<> KENDİNİ BİLMEK(TANIMAK)

( Bilgi, kendine kayıtsız kalana acımaz. )

- OLGUN/LUK:
BİLGİ İTİBARİYLE
ve/||/<>
BİLGELİK İTİBARİYLE
ve/||/<>
DURUM/KOŞULLAR İTİBARİYLE
ve/||/<>
AYDINLATMA İTİBARİYLE

- BİLGİ KAYBI PARADOKSU ile/||/<> KUANTUM BELİRLİLİK

( Bilgi kaybı paradoksu kara delik bilgiyi yok eder mi İLE kuantum belirlilik bilgi korunmalıdır der. Hawking başta bilgi kaybolur İLE sonra bilgi korunur dedi. Paradoks kuantum mekaniği İLE genel görelilik çelişkisidir. )
( Stephen Hawking tarafından 1976 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1942-2018) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kozmoloji) (Önemli katkıları: Hawking ışıması, kara delik termodinamiği, tekillik teoremleri, kuantum kozmoloji) )

- [BİLGİ/SÖZ]
"KULAĞINDAN":
GİRMEYEN
ile GİRİP-ÇIKAN ile ZİHNİNE[/"KALBİNE"] ULAŞAN

( Hiçbir biçimde dinlemeyen/anla(ya)mayan. İLE Anlasa/Dinlese de unutan, kayıtsız kalan. İLE Tutan/kaydeden, dönüştüren, işleyen, uygulayan. )

- BİLGİ KURAMI(TEORİSİ) ile/ve/||/<> BİLİMİN FELSEFESİ

- BİLGİ:
MEŞHÛD
ile/ve/||/<> MERSÛD

( Görünebilir. İLE/VE/||/<> Gözlemlenebilir. )

- BİLGİ [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]

- BİLGİ SAHİBİ OLMA ile/ve/||/<>/> GEÇERLİ YARGILAMA/YORUMLAMA(MEŞRÛ MUHAKEME)

- BİLGİ SORUNU ile/ve/<>/değil/yerine AYDINLANMA SORUNU

- BİLGİ:
TAALLÜMÎ
ile/ve/<> NAZARÎ ile/ve/<> HADSÎ

( Dinleyerek, öğrenilerek. İLE/VE/<> Öğrendiğini, zihninde, öğrenilmiş bir dil içinde, yeniden üreterek, inşâ ederek. İLE/VE/<> Öğrenilmiş bir dil olmaksızın, soyut akılla kavranarak. )

- BİLGİ TAŞIYICISI OLMAK ile/değil/yerine/||/<>/>/< ÖĞRENMEYİ ÖĞRENMEK


- BİLGİ TEKNOLOJİLERİ ile/ve/+/||/<> BİYO TEKNOLOJİ

- BİLGİ:
TÜMEL/LİK
ile/ve/||/<> ÖZSEL/LİK ile/ve/||/<> NEDENSEL/LİK ile/ve/||/<> KESİN/LİK

- BİLGİ ÜRETMEK ile/ve/değil/||/<>/< BİLGİ DOĞURMAK

- BİLGİ (VAROLANI) ile/ve/değil/yerine ANLAM (VAROLANI)

( Taşınan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Özümsenen. )

- BİLGİ VERMEK ile RESMİ OLMAYAN ile GAYRİ RESMİ OLARAK ile MUHBİR ile BİLİŞİM ile BİLGİ ile BİLGİ MASASI ile BİLGİLENDİRİCİ ile BİLGİLENDİRİLMİŞ ile MUHBİR

- BİLGİ/VERİ/HABER:
[ne yazık ki]
YOKSA
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< VARSA

( "Asıp kesme." İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Saygı, sevgi, şefkat, merhamet, anlayış. )

- BİLGİ ile AHLÂK ile ESTETİK

- BİLGİ ile AHLÂK ile ESTETİK

- BİLGİ ile/ve/<> ANIMSAMA

( Anımsamayı bilgi sanıyorsunuz. Gerçek bilgi her zaman taze, yeni ve beklenmediktir. )

- BİLGİ ile/ve ANIMSAMA


- BİLGİ ile/ve/||/<> BAĞDAT

( )

- BİLGİ ile/ve BAĞLANTI

- BİLGİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BİLGELİK/HİKMET

( Geçmiş/mazi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Gelecek/istikbal. )
( [not] Past. VS./AND/but/||/<>/> Future.
Future. INSTEAD OF Past. )
( Ekleyerek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Uzaklaşarak. )
( [not] By adding. VS./AND/but/||/<>/> By retreating.
By retreating. INSTEAD OF By adding. )
( )
( "Bürünerek/giyinerek". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Soyunarak. )
( Knowledge is knowing what to say. AND/||/<>/> Wisdom is knowing whether or not to say it. )

- BİLGİ ile/ve/<> BİLGİ

- BİLGİ ile BİLGİ OLMAYAN

( Bilgi ile bilgi olmayanı ayıramamak, ne yazık ki, bilgi üretmemekten kaynaklanmaktadır. )

- BİLGİ ile BİLGİLİ

- BİLGİ ile/ve/<> BİLİM

( İşlenen/kullanılan/uygulanan veri/deneyim. İLE/VE/<> Yöntemli bilgi. )

- BİLGİ ve/||/<>/> BİLİM ve/||/<>/> DAYANÇ(SABIR) ve/||/<>/> YETİNME

( Anamal/sermaye. VE/||/<>/> Silah. VE/||/<>/> Giysi. VE/||/<>/> Kazanç. )

- BİLGİ ile/ve/||/<> BİLİMLER

- BİLGİ ile/ve/<> BİLME

( Dışarıdan. İLE/VE/<> İçeriden. )
( Hem desteklenebilen hem çürütülebilen iki yaklaşım vardır. [İkisinden birini tercih etmek değil ikisinin de aynı anda ve ayrı ayrı etkin olabileceği ve değerlendirilmesi gerektiği üzerinden yaklaşılmalıdır.]
1. Bilginin dışarıdan alınarak edinildiği. [TABULARASA]
2. Dışarıdan almaya gerek olmadan tüm bilgilerin kişide/özde [çekirdek/tohum gibi] bulunduğu. )

- BİLGİ ile/ve/||/<>/>/< BİRGİ/BİREŞİM

- BİLGİ ile/ve BİRİKİM

( Kişiler, başağa benzer. İçi boşken havadadır, doldukça eğrilir. )
( Bilgi tohumdur. Bire yüz verir. Verdigi yüzün her biri bir tohumdur ki, sana bilgelik, torunlarına da ilham verir. )
( Deneyimi olmayan kavram yetersiz, kavramı olmayan deneyim boştur. )
( Zihinsel bilgi sürecinde 5 aşama:
1. Genel deneyim.
2. Özel deneyim.
3. Olgusal Bilim.
a. Deney ve Gözlem,
b. Kuram oluşturma,
4. Günlük Bilim.
5. Aşkın Bilimler. )

- BİLGİ ve/<> BİTGİ/BİTKİ

( Organiklerdir. )

- BİLGİ ile/ve/<> DAVET

- BİLGİ ve DEĞİŞİM

- BİLGİ ve/<>/= DENEYİM

( Birine, gökyüzünde 300 trilyon yıldız olduğunu söylerseniz inanır/kabul eder ama "Şu masa, boyalı!" derseniz gidip önce bir eller. )
( ... VE/<>/= Farklı durumları görmek. )

- BİLGİ ile/ve/||/<>/> DENEYİM ile/ve/||/<>/> YARATICILIK

( )

- BİLGİ ve/= "DİL"

- BİLGİ ile/ve/=/||/<>/< DÖNÜŞ(TÜR)EBİLMEK

- BİLGİ ile/ve DÜŞÜNCE


- BİLGİ/VERİ ile/ve/<> DÜŞÜNCE/FİKİR

- BİLGİ ile/ve/<> DUYURU

- BİLGİ ve EDİM

( Mahsusun, makul duruma getirilmesi. VE Amaca bağlı davranışlar. )

- BİLGİ ve/<> EMEK/EYLEM

( İşe taşınmayan bir bilgi, kişinin sahip olduğu bir bilgi değildir. )

- BİLGİ ile/ve/= ERDEM

- BİLGİ ve/||/<>/> ERDEM ve/||/<>/> MUTLULUK ve/||/<>/> BİLGELİK

- BİLGİ ile/ve/<> GEREKÇELENDİRİLMİŞ BİLGİ(EPİSTEMOLOJİ)

( Bilgi, erdem; erdem de mutluluk üretir. )

- BİLGİ ile/ve/||/<>/< GÖRGÜ

- BİLGİ ile/ve/||/<> GÜÇ/İKTİDAR ile/ve/||/<> ÖZNE

- BİLGİ ile/ve HAL

( Paraya ve bilgiye mahkum olma! )

- BİLGİ ve/||/<>/> İLGİ ve/||/<>/> EYLEM/TEPKİ

( Bildiklerinizi eyleme geçirin, bilmedikleriniz size gelir. )

- BİLGİ ile/ve/||/<> İLİM[Ar.]

- BİLGİ ile/ve/<>/= İLİŞKİ

- BİLGİ ile/ve/||/<>/> İSTİDLÂL

( Bilginin ne olduğunun bilinememesi/nde. İLE/VE/||/<>/> Bilinenin/bilinebilecek olanın, ne olduğunun bilinebilmesinde. )

- BİLGİ ile/ve ISTIRAP

( Bilgi, kişinin korkusunun fethidir. )

- BİLGİ ve/||/<>/> İYİLİK ve/||/<>/> KARARLILIK

( Kuşkudan kurtarır. VE/||/<>/> Istırap çekmekten kurtarır. VE/||/<>/> Kaygıdan kurtarır. )

- BİLGİ ve/||/<> KİŞİ

( Bilgi, kendine kayıtsız kalana acımaz. )

- BİLGİ = KNOWLEDGE, COGNITION[İng.] = CONNAISSANCE[Fr.] = die ERKENNTNIS, die KENNTNIS[Alm.] = COGNITIO[Lat.] = HË GNÕSIS[Yun.] = CONOCIMIENTO[İsp.]

- BİLGİ ile/||/<> KURAMSİ

( Bilgi kuramınin temelleri )
( Claude Shannon tarafından 1948 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1916-2001) (Ülke: ABD) (Alan: Matematik, Elektronik) (Önemli katkıları: Bilgi teorisi, dijital devre tasarımı) )

- BİLGİ ile/ve MENSUBİYET


- BİLGİ =/||/<> NE YAPMAYABİLECEĞİNİN BİLGİSİ

- BİLGİ ve/||/<>/>/< NEDEN

- BİLGİ(EL-İLM) ile ÖĞRENİM(TE'ALLÜM) ile ÖĞRETİM(TA'LÎM)

( İhvân'ın Îsâgûcî'de ele aldığı konulardan biridir. Ona göre; "Bilgi, bilinenin(nesne) bilenin(özne) zihnindeki suretinden; sanat ise bilen sanatkârın zihindeki bu suretleri dışa vurup maddeye uygulamasından başka bir şey değildir." Öbür taraftan, öğreticinin nefsi(zihin) fiil halinde, öğrencininki ise güç halinde "bilen"(allâme)'dir. Bu durumda öğretim , güç halindeki bilgiyi fiil haline çıkarma, öğrenim ise güç halindeki bilginin fiil haline çıkmasından öte bir şey değildir. Hal böyle olunca özü itibariyle güç halinde bilen durumundaki cüz'î insan nefislerinin fiil halinde bilen felekî-küllî nefs tarafından fiil haline geçirilmesi gerekmektedir. )

- BİLGİ ile/ve/<> OLGU

- BİLGİ ve/= ORTADAN KALKMIŞ/LIK

- BİLGİ ile/ve/||/<>/> PROMPTOKRASİ

- BİLGİ ile/ve SEÇENEK

- BİLGİ ile/ve/> SEÇİM

- BİLGİ ve/||/<> SEVGİ ve/||/<> ŞEFKÂT ve/||/<> MERHAMET

- BİLGİ ve/> SEVGİ ve/> VERGİ

( Bilmeyen sevemez. )

- BİLGİ ile/ve/değil/||/<>/>< SÖYLENTİ

- BİLGİ ve/<> TAMLIK

- BİLGİ ile/ve/||/<>/> TAVTİA

( ... İLE/VE/||/<>/> Anlatılacak amacı destekleyecek biçimde, önceden bazı sözler söylemek. )

- BİLGİ ile/ve/=/||/<>/< VARLIK

- BİLGİ/VERİ ile/ve/değil/yerine YAKLAŞIK BİLGİ

( Ulaştıklarımız, bilgi değil ancak yaklaşık bilgidir. )

- BİLGİ ile/ve/yerine YÖNTEM

- BİLGİ ile/ve/||/<> ZORUNLULUK BİLİNCİ

- BİLGİBİLİM/GNOSEOLOJİ[Fr.] ile/değil/yerine EPİSTEMOLOJİ

- BİLGİÇ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BİLGİN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BİLGE

( Bildiğini zannetme, gereksiz/yararsız/yersiz bilgi sahibi olma, zamansız/bağlantısız paylaşma çabası. Bilgi obezi.[Malûmat-füruş/luk] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Âlim. Derin ve geniş bilgilere sahip olan. )
( [Söz(cük)lerin...] Gerçek anlamlarını kullanarak anlaşırlar. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Mecaz anlamlarıyla anlaşırlar. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Kinâye yoluyla anlaşırlar. )
( Bilge olmaya cesaret et![Sapere aude!] / Aklını kullanma cesaretini göster! )

- BİLGİ'DE:
KANIT/DELİL
ile/ve KEŞİF


- BİLGİLEN(DİR)ME ile/ve/<> ÖĞREN(/T)İM

( Düşünmeden öğrenmek, yitirilmiş bir emektir. )
( Öğrenensiniz, yapansınız, öğretensiniz. )

- BİLGİLENMEK ile/ve/değil/yerine BİLGİ İŞLEMEK

- BİLGİLENMEK ile BİLGİNLEŞMEK ile BİLGİLENDİRMEK ile BİLGİSİZLEŞMEK ile BİLGİLENEBİLMEK ile BİLGİ/LİK ile BİLGİN/LİK ile BİLGİÇ/LİK ile BİLGİCE ile BİLGİCİ/LİK ile BİLGİLİ/LİK ile BİLGİNCE ile BİLGİSİZ/LİK ile BİLGİSİZCE ile BİLGİ İŞLEM ile BİLGİ KURAMI ile BİLGİ ŞÖLENİ ile BİLGİ TOPLUMU ile BİLGİ ÇARPITMA ile BİLGİ TEKNOLOJİLERİ

- BİLGİLERİ/DEĞERLERİ:
KAYIP (ETMEK)
ile/değil/yerine/>< KAYIT (ETMEK)

- BİLGİLİK = KAMUS = ENCYCLOPEDIA[İng.] = ENCYLOPÉDIE[Fr.] = ENZYKLOPÄDIE[Alm.] = ENCICLOPEDIA[İsp.]

- BİLGİN ile/ve/değil/<>/> BİLGE

( Âlim. İLE/VE/DEĞİL/<>/> Ârif. )
( Bilge, kendi bilincinde, insan doğasının sezgisel bilgi ve uygulayımsal bilgisini birleştirmiş kişidir. )
( Bilge kişi yaşamını, bir çiçeğin özünü alıp onun kokusuna ve güzelliğine zarar vermeksizin uçup giden bir arı gibi sürdürür. )
( Bilge kişi tedbirli, içine kapanık ve ölçülüdür. )
( Su yolları yapan kişiler, o suları kontrolleri altına alır; marangozlar, ağaçlardan nasıl yararlanacaklarını bilir; bilge kişiler de aynı biçimde kendi zihnini kontrol eder. )
( Karşılaştığı konuları bir acelecilik içinde değerlendirmeye ve çözümlemeye çalışan kişi, doğruluk yolunda değildir. Bilge kişi, herşeyi acele etmeden huzur içinde düşünür ve değerlendirir. Bu kişi, Gerçek'i korur, Gerçek de onu. )
( Çok konuşan kişiye değil huzur içinde korkusuzca konuşan kişiye "Bilge" adı verilir. )
( BİLGE: Seni, sana bildiren. )
( Bilgin ol ki, kişileri, "büyük" görme. İLE/VE/DEĞİL/<>/> Bilge ol ki, kişileri, "küçük" görme. )

- BİLGİNİN:
BAŞLANGICI
ile/değil/yerine SÜRECİ

( Uzmanlaştığını ve doruğa çıktığını sanmak. İLE/DEĞİL/YERİNE İşin başında olduğuna inanır. )

- BİLGİNİN BİLİNCİ ile/ve ÂDETLERDEKİ ÖZÜ AÇIĞA ÇIKARACAK BİLİNÇ

- BİLGİNİN:
ELDE EDİLİŞİ
ile/ve/||/<> İFADE EDİLİŞİ

- BİLGİNİN GÜVENİLİRLİĞİ ile/ve (GÜVENİLİR) BİLGİYE SAHİP OLANIN GÜVENİLİRLİĞİ


- BİLGİNİN:
KAYNAKLARI
ile/ve/||/<>/> TÜRLERİ

- BİLGİNİN:
NESNESİ/MADDESİ
ile/ve/||/<> BİÇİMİ/SÛRETİ

- BİLGİNİN VE ÜNİVERSİTENİN ÖNCELİKLİ İŞLEVLERİNDE:
ARAŞTIRMA
ve/||/<>/> AKTARIM

- BİLGİ'NİN ZEKÂTI ile/ve BİLGİN'İN ZEKÂTI

- BİLGİSAYAR:
VERİ ve/+ PROGRAM > ÇIKTI
ile/ve/değil/||/<>/>
VERİ ve/+ ÇIKTI > PROGRAM

( "Yapay zekâ"ya kadarki bilinç/yaklaşım/teknoloji. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> "Yapay zekâ" bilinci/yaklaşımı/teknolojisi. )

- BİLGİSAYARDA, ZAMAN KAYDI BAŞLANGICI/MİLÂD(EPOCH & UNIX TIMESTAMP)

( 01 Ocak 1970 )

- BİLGİSEVER/LİK(/AKILSEVERLİK/DİLSEVERLİK/ÖLÇÜSEVERLİK) ile/ve/||/<>/> BİLGELİKSEVER/LİK

- BİLGİSİZ/CAHİL:
YA DUYMAZ
ya da DİRENİR/DİRETİR

- BİLGİSİZ/CÂHİL ile/ve/değil/||/<>/< KAYITSIZ

- BİLGİSİZ/CAHİL ile/değil/yerine/>< USLU/AKILLI

( Çaban bile boş. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Dursa da hoş. )