BEŞ(5) YAZAÇLI SÖZCÜKLER

- KAS ile YALIZ

( ... İLE Düz ve parlak kas. )

- KAŞAN ile KAŞANİ

- KAŞANMAK ile KAŞANDIRMAK ile KAŞAN ile KAŞANE ile KAŞAN YERİ

- KASAP ÇAYIRI SOKAK

( Maden Mahallesinin üst kısımlarında yer alan alana Kasap Çayırı denir. Bu alan uzun yıllar mera ve otlak, kurban kesim yeri olarak kullanıldığı için bu alana giden sokağa "Kasap Çayırı Sokak" ismi verilmiştir. )

- KASAP ÇAYIRI

( Maden mahallesinin kuzey tarafındadır. Bu çok büyük alanın bir kısmı Maden, bir kısmı Rumelikavağı bir kısmı da Zekeriyaköy sınırları içindedir. İmara açılan yerlerde siteler ve kaçak yerleşme nedeni ile pek çok yarım kalmış bina vardır. Kasap Çayırı'nda birkaç çiftlik ve mandıra, kurbanlık koyun yetiştirildiği, eski dönemlerde hayvan kesimi yapıldığı için Kasap Çayırı ismini aldığı anlaşılmaktadır. )

- KASAP HÜSNÜ BEY YALISI/SALİH DALGA YALISI

( Sarıyer'de Yenimahalle caddesi üzerindedir. Tarihi eser yalılardan olup, bütünü ile yeniden onarılarak yenilenmiştir. 20. yy başlarında inşâ edilmiştir. Kasap Hüsnü Beye ait olan yalıyı bilahare Salih Dalga satın almıştır. )

- KASAP, SAMİ (BAHÇEKÖY, 1938)

( Orman İşletmesinden emeklidir. 1992 - 1994 döneminde DYP den Bahçeköy Belediye Meclisi üyesi olarak görev yaptı. )

- KASAP, SUAT (BAHÇEKÖY, 1965)

( Özel sektörde çalışmaktadır. 2004 - 2009 döneminde Bahçeköy Belediye Meclisinde ANAP Üyesi olarak görev yaptı. )

- KASAP ile KANA SUSAMIŞ ile KASAPLIK

- KASAP/LIK ile KASAP HAVASI


- KASAR ile !KAŞAR

- KAŞARLANMAK ile KAŞAR ile KAŞARLI

- KASDÎ ile ALENEN

- KAŞE[Fr. < CACHET] değil/yerine/= DAMGA, MÜHÜR

- KÂSE ile TABAK

- KASEM/YEMİN[Ar.] değil/yerine/= ANT

- KASEM ile YEMİN

- KASET[Fr. < CASSETTE]/CD[İng. < COMPACT DISC] / ALBÜM[Fr.] yerine UZUNÇALAR

( İçinde, görüntü ve seslerin kaydedildiği, gerektiğinde yeniden kullanılmasını sağlayan bir manyetik şeridin bulunduğu küçük kutu. / Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. | Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. | Uzunçalar. YERİNE ... )

- KASET ile KASETÇİ/LİK ile KASETÇALAR

- KASİD[Ar. < KASD | çoğ. KASİDÂN]["ka" uzun okunur] ile KÂSİD[Ar. < KESÂD] ile KASÎD[Ar.]

( Kasdeden, tasarlayan, kıyan. | Postacı, haberci, tatar, ulak. İLE Sürümsüz, geçmez, aranmaz. İLE Kasîde. )

- KASÎDE ile BEYT-ÜL-KASÎD

( ... İLE Kasîdenin en iyi beyti. )

- KASİDE ile/||/<>/> GAZEL ile/||/<>/> RUBAİ ile/||/<>/> KITA

- KAŞİF HİPOTEZİ[İng. FOUNDER HYPOTHESIS] ile/||/<> KAŞİF OLAYI[İng. FOUNDER EVENT]

( Gerçekleşen türleşme olaylarının çoğunun, ufak popülasyonların yeni coğrafi alanlara yayılması sonucu oluştuğunu ileri süren hipotezdir. Günümüzde büyük oranda kabul edilmektedir. @@ Küçük bir popülasyondan, büyük bir popülasyonun oluşması olayıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KÂŞİH[Ar.] ile 'ADUVV[Ar.]

- KAŞIK KAŞIK (YUTMAK)

- KASIK YARIĞI/ÇATLAĞI ile KASIK BAĞI

( Kasık fıtığı. İLE Fıtığı içeride tutmak için kullanılan bağ. )

- KAŞIK yerine DİL ŞERHİ(MİL'AKA)

- KAŞIK değil/yerine/= DOĞUM KAŞIĞI/KAŞIK/KISKAÇ/FORSEPS

- KASIK ile HUYSUZ

- KASIK ile KASIK OTU ile KASIK BAĞI ile KASIK BİTİ ile KASIK BAĞCI ile KASIK FITIĞI ile KASIK ÇATLAĞI


- KAŞIK ile KASTANYET[Fr.]/KASTANUELAS[İsp.]/CATERERS/PALILLOS ile CROTALUM

( ... İLE ... İLE Eski Yunanistan ve antik Roma'da. )

- KAŞIKLA VERİP, KEPÇEYLE ALMAK değil/yerine KOŞULSUZ VE BEKLENTİSİZ VERMEK/HİZMET

- KAŞIKLAMAK ile KAŞIKLANMAK ile KAŞIKLATMAK ile KAŞIK/LIK ile KAŞIKÇI/LIK ile KAŞIK OTU ile KAŞIK KAŞIK ile KAŞIK OYUNU ile KAŞIK HAVASI ile KAŞIK TIRNAK ile KAŞIK ÇALIMI ile KAŞIKÇI KUŞU ile KAŞIK DÜŞMANI

- KAŞIK'TA:
ÇİFTLİ
ile/ve ÜÇLÜ ile/ve DÖRTLÜ

- KASIM ile KASIM KASIM

- KASIM[< KISMET]["ka" uzun okunur] ile KASIM[çoğ. KAVÂSIM]["ka" uzun okunur] ile KASIM[Fars.] ile Kasım[Ar. < KÂSİM] ile KASIM[Ar. < KÂSİM]

( Taksim eden, ayıran, bölen. | [matematik] Bölen. İLE Kırıcı, ezici, ufaltıcı. İLE İnce, narin, çabuk kırılabilen. İLE Yılın on birinci ayı, son teşrin, teşrin-i sâni. İLE Kışın başlangıcı sayılan 08 Kasım günü başlayıp Hıdırellez'in ilk günü olan 06 Mayıs'a kadar altı ay süren dönem. )
( Yüz elli, yaz belli. )
( Kasım'ın 150. günü (08 Nisan) olunca, kötü havalar geçer, yazın ucu görünür. )
( Kasım'dan on gün evvel ek, on gün sonra ekme. )

- KASIMOVIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= KANSİNGİYAN EPOKU

( Günümüzden yaklaşık olarak 254.200.000 ile 252.200.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KASIMOVIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= KASIMOVYAN EPOKU

( Günümüzden yaklaşık olarak 307.000.000 ile 303.700.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KASIMPAŞA CAMİSİ ile KASIM PAŞA CAMİSİ

( Eyüp'te, Zal Mahmud Paşa Caddesi'ndedir. İLE Kasımpaşa'da, Bahariye Caddesi'ndedir. )
( Cezri[kökten] Kasım Paşa Camisi olarak da bilinir. İLE 1533'te, Rumeli Beylerbeyi Güzelce Kasım Paşa tarafından yaptırılmış, Mimar Sinan yapıtıdır. [Cami-i Kebir adıyla da bilinir.] )

- KAŞI(N)MAK ile DOKUNUYORMUŞ/SİLİYORMUŞ/KAŞIYORMUŞ/SADECE ELİNİ KOYMUŞ GİBİ YAPMAK


- KASIP KAVURMAK

- KASÎR

( Kısa, ufak, kısa boylu. )

- KASIR[Ar. < KASR]["ka" uzun okunur] ile KÂSİR[Ar. < KESÎR < KESRET] ile KÂSİR[Ar. < KESR] ile KASIR[Ar. < KUSÛR]["ka" uzun okunur]/KASÎR[Ar. < KASR] ile KASR[Ar. çoğ. KUSÛR] ile KASÎL[Ar.]

( Zorla işleten. İLE Çok olan. İLE Kıran, kesreden. İLE Kısa, boysuz. Kısa kesme, kısaltma, kısma. | Azaltma, kesme, eksiklik. | İbarenin çok kısaltılması. | Aruzda tef'ile'nin son harfinin düşürülmesi. İLE Köşk, kâşâne, saray. İLE Hayvanlara yedirmek üzere zamanından önce biçilen yeşil ot. )

- KASIR ile/ve YALI KASIR

( ... ile/ve SİNANPAŞA KÖŞKÜ / İNCİLİ KÖŞK [Sarayburnu - Çatladıkapı arasında] )

- KASIRN ile ZEMHERÎR[ZÂM(Fars.): Kış. + HARÎR(Ar.): Uğuldayan.]/KARAKIŞ

( Kışın başlangıcı sayılan 08 Kasım günü başlayıp yazın başlangıcı sayılan 06 Mayıs'a [Hıdrellez'e] kadar süren zaman. İLE
Aralık'ın 20'si ile Şubat'ın 01'i arasındaki ilk 40 günlük en etkili, soğuk/kara kış. )

- KASİS[Fr. < CASSIS] ile ÇUKUR/TÜMSEK

( Kara yolunda oluşmuş çukurlar ve tümsekler. | Yollarda araçların hızını düşürmek için yapılan, türlü biçimlerde tümsek. | Bir yolun doğrultusunu dik kesen bir yandan öbür yana geçen ark. )

- KASIT ile/ve/<> AYRIM

- KASIT ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM

- KASIT ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DAYANAKÇA

- KASIT ile/ve/||/<> HEDEF


- KASIT ile KASITLI/LIK ile KASITSIZ/LIK ile KASITLICA ile KASITSIZCA

- KASIT ile/||/<> KISIT

- KASK ile BARET

- KAŞKA ile SAKAR/AKITMA

( Atın alnındaki beyaz leke. İLE Hayvanların alnındaki beyaz leke. )

- KASKO[İt. < CASCO] değil/yerine/= GÜVENCELİK

- KASKO[İt. < CASCO] ile/ve/||/<>/> TRAFİK KORUNCU

( image )
( Her araç için zorunludur. İLE/VE/||/<>/> Zorunlu değildir. )
( [amacı] Kaza durumunda, suçsuz olan tarafın hasarının, suçlu tarafın sigorta şirketinin ödemesini sağlamaktır.[Suçu olmayan kişiyi mağdur etmemek için alınan bir önlemdir.][Terör, sel, su baskını, yanma vb. olaylara güvence vermez.] İLE/VE/||/<>/> Kaza yapılan araçta oluşan tüm masrafları karşılamaktır.[Çarpmaya, çalınmaya, yanma, sel ve deprem gibi olaylar sonucunda da hasar görmüş aracın tamir masraflarını ya da tamamının ücretini karşılamaktadır.][Süresi 1 yıldır] )

- KAŞKOL[Fr. < CACHE-COL] değil/yerine/= BOYUN ATKISI

- KASKOLAMAK ile KASKOLATMAK ile KASKO ile KASKOCU/LUK ile KASKOLU ile KASKOSUZ

- Kaslarını DİNLE!!!

- KAŞLI ile KAŞLI GÖZLÜ


- KAST[Ar. < KASD] ile KAST[İng. < CAST][Fr. < CASTE]

( Amaç, istek. @@ Ayrıcalıklar bakımından yukarıdan aşağı doğru kesin ölçülerle sınırlanmış bulunan, en koyu biçimiyle Hindistan'da görülen toplumsal sınıfların her biri. )

- KAST[Ar. < KASD] ile/ve/değil KAST[Fr. < CASTE]

( Amaç, istek, maksat. | Öldürmeyi, yaralamayı ya da zarar vermeyi isteme, kötü niyet. İLE Ayrıcalıklar bakımından yukarıdan aşağıya doğru kesin ölçülerle sınırlanmış bulunan, en koyu biçimiyle Hindistan'da görülen toplumsal sınıfların her biri. )

- KAST ile/ve/||/<> ŞİBAK NİHALİ

( Bilinçli yönelim, çoğu zaman hukukta fiile dönük irâde. @@ Fiilden önceki uzun süreli yönelme ve hazırlık durumu. )
( "Zarar kastı bulunmamaktadır." @@ Kişiye yönelik şibak nihali bulunduğu, önceki temaslardan anlaşılmaktadır."[Henüz fiil yoktur fakat hedefe bağlanma süreci vardır.] )

- KASTEN/KASTİ/MAHSUS değil/yerine/= İSTEYEREK/İSTENEREK/BİLEREK/AMAÇLI/AMAÇLICA

- KASTETMEK değil/yerine/= DEMEK İSTEMEK

- KASTETMEK ile/ve TEMELLENDİRMEK

- KASTLE-MAYER REAGENT[İng.] ile/değil/yerine/= KASTLE-MAYER BELİRTİCİ

- HUILE DE RISIN[Fr.] / RIZINUSÖL, KASTORÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= KASTOR YAĞI

- KAT MALİKİ değil/yerine/= KAT İYESİ

- KAT'Â[Ar.] ile KAT'EN[Ar.]

( Hiçbir zaman, asla. İLE Asla, hiçbir zaman. )

- KAT'Â[Ar.] ile KATIA["ka" uzun okunur]

( Hiçbir zaman, asla. İLE Katı'ın dişili/müennesi. | Katı' sanatı ile yapılmış dantel gibi kâğıt oyması yapıt. | Kesen, kesici. )

- KATAL[İng.] ile/değil/yerine/= KATAL

- KATALİTİK KİMYA ile/||/<> ENZİM KİMYASI

( Katalizörlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Enzimlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )

- KATALİZÖR KİMYASI ile/||/<> ENZİM KİNETİĞİ

( Katalizörlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE Enzimlerin hızlarını ve mekanizmalarını inceleyen bilim dalı. )

- KATALİZÖR KİMYASI ile/||/<> REAKTİF KİMYA

( Katalizörlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Reaktiflerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )

- KATAR[Ar. < KİTAR] ile KATAR

( Tren. | Taşıt dizisi. | Bir arada giden ya da uçan hayvan dizisi. İLE O, ekler/katar. )

- KATAR[Ar. < KİTÂR] ile MARŞANDİZ[Fr. < MARCHANDISE]

( Tren. | Taşıt dizisi. | Bir arada giden ya da uçan hayvan dizisi. İLE Yük katarı/treni. )

- KATARAKT[Fr. < CATARACTE]/ENÜÇ[dvnlgttrk] değil/yerine/= PERDE, AKBASMA, AKSU

- KATARLAMAK ile KATARLANMAK ile KATAR

- KATAZAN ile/ve BACAU ile/ve MURUT

( Şehirde yaşayanlar. İLE/VE Balıkçılıkla uğraşanlar. İLE/VE Irmak kıyısında yaşayanlar. )
( KOTA KİNABALU kabileleri. [BORNEO] )

- KATEGORİK/HARFÎ/DOKTRİNEL AHLÂK ile/yerine GNOSTİK/İRFAN/TEVHİD AHLÂKI

( Dış dinamikleriyle hareket. İLE/YERİNE İç dinamikleriyle hareket. )

- KATEGORİK ile SINIFLANDIRMA ile KATEGORİZE ETMEK ile KATEGORİ

- KATEGORİLER:
ARİSTOTELES'TE
ile/ve/||/<>/> KANT'TA ile/ve/||/<>/> HEGEL'DE

( [ 2/3/4. dersler...] )

- KATENANE İLE ROTAKSANE İLE MOLEKÜLER DÜĞÜM ile/||/<> MEKANİK BAĞLI MOLEKÜLLER

( Kovalent olmayan mekanik bağlı yapılar. )
( Formül: [2]catenane İLE [2]rotaxane )

- KATETER/CATHETER[İng.] değil/yerine/= DALGI

- ANAYASA:
KATI
ile/ve/değil/yerine/<> ESNEK

- FESTKÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI CİSİM

- SULP ERİYİK[Osm.] / SOLID SOLUTION[İng.] / SOLUTION SOLIDE[Fr.] / FESTE ELEKTROLYTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI ÇÖZELTİ

- SOLID-STATE REACTION[İng.] / FESTER BRENNSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI-DURUM TEPKİMESİ

- SOLIDUS CURVE[İng.] / COURBE DE SOLIDUS[Fr.] / SOLIDUS-KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI EĞRİSİ


- SOLID ELECTROLYTE[İng.] / FEST[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI ELEKTROLİT

- SOLID STATE DETECTORS[İng.] / DÉTECTEURS À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERDETEKTOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL DEDEKTÖRLERİ

- SOLID STATE LASER[İng.] / LASER À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL LAZERİ

- SOLID STATE MASER[İng.] / MASER À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERMASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL MAZERİ

- SULBİYET[Osm.] / SOLID STATE[İng.] / ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖR[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL

- SOLID HELIUM[İng.] / HÉLIUM SOLIDE[Fr.] / FESTES HELIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HELYUM

- SOLID LASER[İng.] / LASER SOLIDE[Fr.] / FESTER LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI LAZER

- SULP MAHRUK[Osm.] / SOLID FUEL[İng.] / COMBUSTIBLE SOLIDE[Fr.] / FESTE LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI YAKIT

- SULP[Osm.] / SOLID[İng.] / SOLIDE[Fr.] / FERRONICKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI

- KATI ile ÜSSÜ ile BİR O KADAR DAHA


- KATÎ[Ar.] ile YAKÎN[Ar.]

( Kesin. İLE Sağlam, kesin bilgi. | Bir şeyi iyice, kesinlikle bilme. )

- KATI ile/ve/değil YOĞUN

- KATIAN STAGE[İng.] değil/yerine/= KATİYAN EVRESİ

( Günümüzden 28.400.000 ile 23.030.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KÂTİB[< KİTÂBET (çoğ. KETEBE, KÜTTÂB)]

( YAZI YAZAN )

- SOLID STATE PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE DE L'ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KATIHAL FİZİĞİ

- KATIK ile/ve/||/<> AZIK

( Yiyecek/yemek. İLE/VE/||/<> Ekmek. )

- KATIKLAMAK ile KATIK ile KATIKLI ile KATIKSIZ/LIK ile KATIKLI AŞ ile KATIKSIZCA ile KATIKSIZ HAPİS

- KATİL BAL ARISI / AFRİKALILAŞTIRILMIŞ ARI ile AVRUPA BAL ARISI

- KATİL BALİNA ile YALANCI KATİL BALİNA

- KATİL(")[Ar.] ile/||/<> (")CÂNÎ(")[Ar.]


- KATİL[Ar.] değil/yerine/= ÖLDÜRÜMCÜ/ÖLDÜREN

- KATILAR'DA:
KRİSTAL
ile/ve AMORF/AMORPHE[Fr.]/BÎ-ŞEKL[Fars.]

( Cam, amorf bir katıdır. )

- SOLIDIFICATION CURVE[İng.] / COURBE DE SOLIDIFICATION[Fr.] / ERSTARRUNGSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA EĞRİSİ

- SOLIDIFICATION HEAT[İng.] / CHALEUR DE LA SOLIDIFICATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA ISISI

- KATI/LIK" ile/ve/değil ISRAR/CI/LIK

- [ne yazık ki]
KATI/LIK
ile YILGAR/SATKIN/HAİN/LİK

- KATILIM SAĞLAMAK ile/değil/yerine/||/<>/< KATILMAK

- KATILIM ve/+/||/<>/> COŞKU

- KATILMAK ile/ve/değil İMAN ETMEK

- KATILMAK ile/ve KARŞI DURMAMAK


- KATIM ile KATIMLIK

( Katma durumu/eylemi. İLE Bir kezde katılacak miktarda olan. )

- KATİ/MUHAKKAK değil/yerine/= KESİN

- KATIP KARIŞTIRMAK

- KÂTİP[Ar.]/SEKRETER[Fr.] değil/yerine/= YAZMAN/YÖNETİCİ YARDIMCISI

- KATİP ile KATİP OLARAK

- KÂTİP ile/ve TERZİ/HAYYAT/BAHYEZEN[Fars.]

- KATIR KUTUR

- KATIR ile ESTER

( Eril eşek ve dişil atın[kısrağın] çiftleşmesiyle. İLE Eril at ve dişil eşeğin çiftleşmesiyle. )
( Katırın üreyememesinin nedeni kromozom sayısının [63] tek olmasıdır. [Eşek ve atların kromozomları 62'dir.] )
( ESTER-İ EBTER: Kuyruksuz katır. )

- KATIR ile ZEEBRASSE/ZONKEY[İng.]

( ... İLE Eşeklerle çiftleştirilen zebraların yavrularına verilen ad. [her 10.000 melezden sadece biri doğurgandır] )

- KATIRKUYRUĞU ile KATIRTIRNAĞI

( Baklagillerden, çiçekleri sarı ve şemsiye durumunda olan acı bir bitki. İLE Baklagillerden, dalları çok ince, çiçekleri sarı, bazı türleri hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan bir bitki. )

- KATIRLAŞMAK ile KATIR/LIK ile KATIRCI/LIK ile KATIR KARI ile KATIR İNADI ile KATIR KUTUR ile KATIR YILANI ile KATIR BONCUĞU

- KATİYEN/MUHAKKAK/MUTLAKA değil/yerine/= KESİNLİKLE/KESİN/KESİNKES

- KAT'Î/YET[Ar.] değil/yerine/= KESİN/LİK

- KAT'İYYET

( KESİNLİK )

- Katılabilmek için DİNLE!!!

- Katıştırmadan KONUŞ!!!

- DOPING COMPENSATION[İng.] ile/değil/yerine/= KATKI DENGELEMESİ

- DOPING LEVEL[İng.] ile/değil/yerine/= KATKI DÜZEYİ

- DOPING AGENT[İng.] / DOTIERUNGSSUBSTANZ, ZUSCHLAG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKI NESNESİ

- DOPING-SUBSTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKI NESNESİ


- KATKI YAPMAK ile KATKI ile KATKIDA BULUNAN ile PİŞMANLIK DUYMAK ile ENTRİKA ile ENTRİKACI

- KATKI ile/ve/<>/değil/yerine/|| DEVAM ETTİRME

- KATKI ile/ve/<> GELİŞME

- KATKI ile/ve/<> GENİŞLETME

- KATKI ile/ve/||/<>/> KAZANIM

- KATKI ile/ve/||/<>/> PAY

( Katkı vermeyen, pay alamaz. )

- ZUSATZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKI

- KATKIDA "BULUNMAK/BULUNMASI" ile/değil "ETKİ ETMEK/ETMESİ"

- KATKILANMAK ile KATKI ile KATKILI/LIK ile KATKISIZ/LIK ile KATKI PAYI ile KATKISIZCA ile KATKI MADDESİ

- EXTRINSIC PHOTOEMISSION[İng.] / PHOTOÉMISSION EXTRINSÈQUE[Fr.] / STÖRSTELLEN-PHOTOEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI FOTO SALIM/YAYINI


- EIGENE BARRIERDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ ENGELLİ DİYOT

- EIGENKONTAKTE POTENTIALDIFFERENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ TEMAS POTANSİYEL FARKI

- KATKIYA ...:
AÇIK/LIK
ile/ve/||/<>/> UYGUN/LUK

- KATLAMAK ile KATLANMIŞ ile DOSYA ile KLASÖROL ile KATLANIR ile KATLANIR EKRAN

- KATLİAM[Ar. KATL+ÂMM] değil/yerine/= KIRIM

- KATLANMA/TAHAMMÜL[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DAYANÇ/DAYANCA/SABIR

( Katlanmak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Direnmek. )
( Maddî olanlara. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Manevî olanlara. )

- KATLANMAK değil/yerine DAYANÇ/SABIR

- KATLI ile KATLI KUR

- KATMAK ile DAHİL ile İÇERMEK

- KATMAK ile KATMANLAŞMAK ile KATMAN ile KATMALI ile KATMANLI ile KATMA BÜTÇE ile KATMAN BULUT ile KATMA DEĞER VERGİSİ


- KATMAN ile/ve/||/<> BOYUT

- KATMAN ile/ve/||/<> ÇEŞİT

- KATMAN ile SIRADÜZEN

- KATMANDU(KASTHAMANDAP)[NEPAL] = AHŞAP TAPINAK

( Rakım: 1300 m. )

- KATMANDU'DAKİ MEYDANLAR:
DURBAR
ile/ve/||/<> HANUMAN DHOKA(MAYMUNLAR KRALI) ile/ve/||/<> TAUMADHI ile/ve/||/<> DATTATRAYA

- KATMAN/LI ile KAT/LI

( Yatay. İLE Dikey. )

- KATMER, İSMET (SARIYER, 1946)

( Maden ilkokulundan sonra Denizcilik Bankası Sanat Okulu (Taşkızak)'ndan mezun oldu. Ticaret hayatına atıldı. Siyasete atıldı Halkçı Parti Sarıyer İlçe Başkanlığı, Sarıyer Belediye Başkanlığı Adayı, Türkiye Demokrat parti İlçe Bakanlığı, Sarıyer Pertevniyal İlkokulu Koruma Derneği Başkanlığı (5 yıl), İstinye Anadolu Kız Meslek Lisesi Derneği Başkanlığı, Maden Spor Kulübü Başkanlığı (5 yıl), Sarıyer Spor Kulübü Yönetim Kurulunda üye ve altyapı sorumlusu olarak görev yaptı. )

- KATMERLENMEK ile KATMERLEŞMEK ile KATMERLEŞTİRMEK ile KATMER ile KATMERCİ/LİK ile KATMERLİ ile KATMERSİZ ile KATMER KATMER ile KATMERLİ BADEM ile KATMERLİ YALAN ile KATMERLİ İYELİK ile KATMERLİ KATMERLİ ile KATMERLİ BİRLEŞİK ZAMAN

- CATHODIC OVER POTENTIAL[İng.] / SURTENSION CATHODIQUE[Fr.] / KATHODISCHE ÜBERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK AŞIRI GERİLİM

- CATHODIC AREA[İng.] / KATHODENRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK BÖLGE


- CATHODIC PROTECTION[İng.] / PROTECTION CATHODIQUE[Fr.] / KATHODISCHER SHUTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK KORUMA

- CATHODE BIAS[İng.] / KATHODENVORSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT BESLEMESİ

- CATHODE COMPARTMENT[İng.] / CA'TODO COMPARTMENT[Fr.] / KATOENENRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT BÖLMESİ

- CATHODE DEPOLARIZER[İng.] ile/değil/yerine/= KATOT DEPOLARİZÖRÜ

- CATHODE DROP, CATHODE FALL[İng.] / CHUTE CATHODIQUE[Fr.] / KATHODENFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT DÜŞÜMÜ/DÜŞÜŞÜ

- RAYON CATHODIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KATOT İSİMLERİ

- CATHODE RAYS[İng.] / KATHODEN STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT IŞINLARI

- CATHODE RAY TUBE[İng.] / TUBE CATHODIQUE, TUBE À RAYONS CATHODIQUES[Fr.] / BRAUNSCHE RÖHRE, KATHODENSTRAHLRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT IŞINLI TÜP

- CATHODE DARK SPACE[İng.] / ESPACE SOMBRE CATHODIQUE[Fr.] / KATHODENDUNKELRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT KARANLIK BÖLGESİ

- CATHODE MODULATION[İng.] / MODULATION DE CATHODE[Fr.] / KATHODENMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT KİPLEMESİ


- CATHODE TUBE[İng.] ile/değil/yerine/= KATOT TÜPÜ

- CATHODE EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT CATHODIQUE[Fr.] / KATHODEN-LEISTUNGSFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT VERİMİ

- KATOT ile/||/<> ANOT

( Elektrolizde katot negatif elektrot İLE anot pozitif elektrottur )
( Faraday tarafından 1834 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )

- CATHODE[İng.] / KATHODE[Fr.] / KATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT

- KATRANLAMAK ile KATRANLANMAK ile KATRANLATMAK ile KATRAN ile KATRANCI/LIK ile KATRANLI ile KATRANSIZ ile KATRAN RUHU ile KATRAN SUYU ile KATRAN TAŞI ile KATRAN YAĞI ile KATRAN ÇAMI ile KATRAN AĞACI

- KATRE/KATRA[Ar. çoğ. KATER, KATARÂT] değil/yerine/= DAMLA

( Damla, damlayan şey. )

- KATRE[Ar. çoğ. KATER, KATARÂT] ile/ve/||/<> ZERRE[Ar.]

( Denizde/deryada. İLE/VE/|| Güneşte/şemste. )

- KATYON[Fr. < CATION] değil/yerine/= ARTIN

( Bir çözeltinin elektrolizi sırasında katotta toplanan iyon. )

- CATION EXCHANGE RESIN[İng.] ile/değil/yerine/= KATYON DEĞİŞİM REÇİNESİ

- KATYON ile/||/<> ANYON

( Katyon pozitif yüklü İLE anyon negatif yüklü iyondur )
( Formül: Na⁺ İLE Cl⁻ )

- CATIONIC SPACE[İng.] ile/değil/yerine/= KATYONİK BOŞLUK

- CAOUTCHOUC, INDIA RUBBER[İng.] / CAOUTCHOUC[Fr.] / KAUTSCHUK[Alm.] ile/değil/yerine/= KAUÇUK

- KAUÇUK ile KAUÇUKLU ile KAUÇUK AĞACI

- KAUDA/CAUDA, TAIL[İng.] değil/yerine/= KUYRUK

- KAURI[İng.] / KAURI[Fr.] ile/değil/yerine/= KAURİ

- KAVAF[Ar. < HAFFÂF] ile/değil/yerine/>< ESNAF[çoğ. Ar. < SINIF]

( Ucuz, özenmeden ve bayağı cins ayakkabı, kemer, cüzdan yapan ya da satan esnaf. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Küçük sermaye ve zanaat sahibi. | [mecaz] Başlıca düşüncesi, mesleğinin tüm inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanan kişi. )

- KAVAF/LIK ile KAVAF İŞİ

- KAVAK ÇEŞMESİ

( Rumelikavağı Çayırbaşı mevkiinde bulunduğu (H.1315, M.1897) İstanbul Çeşmeleri" kitabında belirtilen bu çeşme yerinde bulunamamıştır. )

- KAVAK HİSARLARI

( Rumelikavağı'nda Mahallenin tam ortasında bulunan kaleye Kavak Hisarları denildiği gibi Rumelikavak Kalesi de denilmektedir. Bu kale 1624'te IV. Murat tarafından yaptırıldı. 1785'te Sultan I. Abdülhamid (1774 - 1789) döneminde Fransız Mimar Tavşan'a yeni iki kale inşâ ettirildi. Kalelere Sultan III. Selim (1789 - 1807) tarafından bazı ilaveler yaptırıldı. Sultan III. Mustafa (1807 - 1808) de Fransız Mimar Totti'ye birbirine karşı duran iki kale yaptırdı. Bu kaleye Kavak Hisarları denilmiştir ve askeri amaçlı kullanılmaktadır. )

- KAVAK ile/||/<> AKÇAKAVAK/AKKAVAK/HOLLANDA KAVAĞI

( Söğütgillerden, sulak bölgelerde yetişen, boyu bazı türlerinde 30-40 metreye değin çıkan, kerestesinden yararlanılan uzun boylu bir ağaç. @@ Söğütgillerden, yapraklarının altı beyaz olan bir tür kavak. )

- KAVAK ile ÇALIKKAVAK

( ... İLE Dalları, sepetçilikte kullanılan bir kavak türü, sepetçi kavağı. )

- KAVAK ile/değil ÇINAR[Fars. < ÇENÂR]

( Anadolu Kavağı'ndakiler, çınardır. )
( Söğütgillerden, sulak bölgelerde yetişen, boyu bazı türlerinde 30-40 metreye değin çıkan, kerestesinden yararlanılan uzun boylu bir ağaç. İLE İki çeneklilerden, otuz metreye kadar uzayabilen, gövdesi kalın, uzun ömürlü, geniş yapraklı bir ağaç. )

- KAVAK / KARAKAVAK

( ... İLE Yüksekliği 35 metre kadar olabilen, kabuğu koyu renkli bir tür kavak. )

- KAVAK ile TİTREK KAVAK

- KAVAK/LIK ile KAVAKÇI/LIK ile KAVAK İNCİRİ

- KAVAL ile/ve/||/<>/> AĞIT

( Çaldım/k, Oynamadın/ız. İLE/VE/||/<>/> Yaktım/k. Ağlamadın/ız. )

- KAVAL ile KAVALA ile KAVALCI/LIK ile KAVAL TÜFEK ile KAVAL KEMİĞİ

- KAVAL ile NÂREKE

( ... İLE Karagöz oyununda kullanılan, kamıştan yapılmış, kavala benzer bir müzik aleti. )

- KAVALALI NAZIM BEY KÖŞKÜ

( Sarıyer'den Şifasuyu mesiresine giderken Şifa Camii yanındadır. Sahibinin adı ile anılır. 200.yy başlarında yapıldığına inanılmaktadır. )

- KAVAL'DA:
DİLSİZ, HORLATMALI[Diatonik]
ile/ve DİLSİZ[Kromatik] ile/ve DİLLİ[Diatonik] ile/ve DİLLİ[Kromatik] ile/ve DÜDÜK KAVAL


- KAVALOĞLU, HAKKI (İST:)

( Yenimahalleli olup Sarıyer Lisesi mezunudur. Genç yaşta siyasete atılmış ve parti kademelerinde ilçe yönetim kurulu üyesi ilçe başkanlığı gibi görevler üstlenmiş, iki dönem İl Genel Meclisi üyesi olarak Sarıyer'i temsil etmiş ve İl Genel meclisi Daimi Encümen üyesi olarak görev yapmıştır. Yönetici olarak özel firmalarda üst düzeyde yönetici olarak çalışmaktadır. )

- KAVALOĞLU, VEHBİ (...)

( Yenimahalleli balıkçı reislerinden bir dönem Yenimahalle Muhtarı olarak görev yaptı. )

- KAVAS İSMAİL EFENDİ

( Rumelikavağında muhtar olarak görev yaptı. )

- KAVEL KABLO FABRİKASI

( İstinye'nin iç kısımlarında ve Dereiçi mevkiinde bulunan Kavel Kablo Fabrikası uzun yıllar çalıştırıldıktan sonra buradan şehir dışına taşındı. )

- KAVERN/CAVERN[İng.] değil/yerine/= KOVUK

- KAVGA-DÖVÜŞ

- KAVGA-GÜRÜLTÜ

- KAVGA ile KAVGACI ile KAVGA

- KAVGA ile KAYGI ile KARGAŞA

( Geçmiş. @@ Gelecek. @@ Şimdi. )

- KAVGA ile/ve/değil/||/<>/< KAYIKÇI KAVGASI

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Sonucu olmayan, bıktırıcı tartışma. )

- KAVGA[Fars. < GAVGA: Gürültü.] ile !SAVAŞ

- KAVGA ile SAVAŞÇI ile SAVAŞ UÇAĞI ile KAVGA ile KAVGASIZ

- KAVGA ile/yerine TARTIŞMA

( Her kavganın temelinde, taraflardan birinin cahilliği yatar. )

- KAVGA ile/ve/değil/yerine TUTUM

- KAVGA ile ZULÜM

- KAVGALAŞMAK ile KAVGA ile KAVGACI/LIK ile KAVGALI/LIK ile KAVGASIZ/LIK ile KAVGASIZCA ile KAVGA ADAMI ile KAVGA KAŞAĞISI

- KAVÎ değil/yerine/= GÜÇLÜ

- KAVİLLEŞMEK ile KAVİL

- KAVİM ile/ve/||/<>/< AŞÎRET/BOY ile/ve/||/<>/< KABÎLE ile/ve/||/<>/< AKRABA ile/ve/||/<>/< AİLE

- KAVİM ile KAVİM KARDAŞ


- KAVİS[Ar.]/KURVATÜR/CURVATURE[İng.] değil/yerine EĞMEÇ/YAY

( Yay ya da buna benzer şeylerin biçimi. | Bir eğrinin sınırlı bir bölümü. )

- KAVİS ile KAVSİ

- KAVİSLENMEK ile KAVİS ile KAVİSLİ ile KAVİSSİZ

- KAVKI = KABUK

( Deniz hayvanlarının sert kabuğu. )

- KAVKI ile KAVKILI ile KAVKISIZ