Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 46.157 başlık/FaRk ile birlikte,
46.157 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(66/186)


- GIYABİ ile GIYABİ HÜKÜM ile GIYABİ TUTUKLAMA


- GIYABINDA değil/yerine/= KENDİ YOKKEN


- GIYAP ile GIYAP KARARI


- GIYÂS -ile

( YARDIM )


- GİYDİKÇE AÇILIR ile/ve/||/<> UZADIKÇA ŞEKİL ALIR ile/ve/||/<> ZAMANLA UNUTURSUN

( Tezgâhtarın "kandırmacası"/kaktırması. İLE/VE/||/<> Kuaförün "kandırmacası"/kaktırması. İLE/VE/||/<> "Arkadaşın" kayıtsızlığı. )


- GİYİM-KUŞAM ('A ÖNEM VERMEK)


- GİYİM ile GİYİMLİ ile GİYİM KUŞAM ile GİYİM GÖSTERİSİ ile GİYİMLİ KUŞAMLI


- GİYSİ/KIYAFET ile/ve KOSTÜM


- GİYSİ ile GİYSİLER

( GARMENT vs. GARMENTS )

( ملبوس ile ثوب ile جامه ile سدره ile البسه )

( ملبوس ile ثوب ile JAMEH ile SADREH ile ELEBSEH )


- GİYSİ ile/ve/<> ROBA[İt.]

( ... İLE Giysi. | Bir giyeceğin, göğüsle omuz arasında kalan bölümüne eklenen parça. )


- GİYSİ ile ROP[Fr.]

( ... İLE Çoğu tek parça, kadın giysisi. )


- GİYSİ ile SALWAR KAMEEZ

( ... İLE Güney Asya'ya özgü, geleneksel giysi. )


- GİYSİ ile/ve/||/<> TUHAFİYE[Ar.]

( Çorap, mendil, eldiven gibi giyim ile kurdele, dantel gibi giysi süsüne yarar şeyler. )


- GİYSİ ile YAPIK

( ... İLE Belleme. | Yeniçeriler'in giydikleri üstlük. )


- GİYSİ/LİK ile GİYSİLİ ile GİYSİSİZ/LİK ile GİYSİ DOLABI


- GİZEM ile/değil BELİRSİZLİK


- GİZEM ile/ve/değil/yerine GENELE/HERKESE AÇIK OLMAYAN

( [not] MYSTERIOUS vs./and/but NOT OPEN TO ALL/PEOPLE/GENERAL
NOT OPEN TO ALL/PEOPLE/GENERAL instead of MYSTERIOUS )


- GİZEM ile GİZEMCİ/LİK ile GİZEMLİ/LİK ile GİZEMSEL/LİK ile GİZEMSİZ/LİK


- GİZEM = SIR = MYSTERY[İng.] = MYSTÈRE[Fr.] = MYSTERIUM, GEHEIMNIS[Alm.] = MYSTERION[Yun.] = MISTERIO[İsp.]


- GİZİL ile GİZİL GÜÇ


- GİZLEMEK ile/ve/değil (AÇMAYA/PAYLAŞMAYA) GEREK GÖRMEMEK

( [not] TO HIDE vs./and/but NOT TO SEE NECESSITY (TO OPEN/SHARE) )


- GİZLEMEK ile BİR HATAYI GİZLEMEK ile GİZLİ ile GİZLEME ile HAMİLE KALMAK

( CONCEAL vs. CONCEAL A FAULT vs. CONCEALED vs. CONCEALMENT vs. CONCEIVE )

( پنهان کردن ile نهان داشتن ile پوشيدن ile مستتر کردن ile نهان کردن ile عيب پوشي کردن ile مکتوم ile نهفته ile نهان ile پوشيده ile پنهان ile خفا ile خفيه ile نهفتگي ile اختفاء ile پوشيدگي ile مستوري ile اختفا ile آبستن شدن )

( PANEYAN KARDAN ile NEYAN DASHTAN ile PUSHYDAN ile MOSTETR KARDAN ile NEYAN KARDAN ile EYBE PUSHY KARDAN ile MOKTOM ile NAOFTEH ile NEYAN ile PUSHYDAH ile PANEYAN ile KHAFA ile خفيه ile NAOFTAGY ile اختفاء ile پوشيدگي ile مستوري ile AKHTEFA ile ABSTAN SHODAN )


- GİZLEMEK ile YAYMA

( DISSEMBLE vs. DISSEMINATION )

( واچيدن ile پاشيدگي )

( واچيدن ile PASHYDEGY )


- GİZLENMİŞ ile GİZLİ SIR

( HIDDEN vs. HIDDEN SECRET )

( مستور ile غايب ile آشکار نشده ile نهان ile مظمر ile نهاني ile مستتر ile مکنون ile مختفي ile خفي ile مضمر ile نهفته ile مخفي ile مکتوم ile پنهان ile درپرده ile آبشت )

( MOSTOR ile GHAYBE ile ASHKAR NESHODEH ile NEYAN ile مظمر ile نهاني ile MOSTETR ile MOKNON ile مختفي ile خفي ile مضمر ile NAOFTEH ile MOKHOFY ile MOKTOM ile PANEYAN ile DARPARDEH ile ABSHT )


- GİZLEYEREK AÇMAK ile/ve AÇARAK GİZLEMEK


- GİZLİ EVSİZLER ile GEÇİCİ EVSİZLER ile SÜREKLİ EVSİZLER

( Evsiz kalabilme olasılığı yüksek olan ve zaman zaman evsiz kalan kişiler.[Yoksulluk sınırının altında yaşarlar ve sürekli olarak evsiz kalma olasılığıyla karşı karşıyadır.] İLE Evsizlik süresi çok uzun olmayan evsiz kişiler. [Kendilerini, evsizlerden farklı olarak toplumun bir parçası olarak tanımlar. Kaygı, depresyon belirtileri, alkol ve madde kullanımı görülebilir. Evlerini, işlerini ve toplumsal konumlarını tekrar kazanmak için çaba gösterir.] İLE Uzun süre boyunca evsiz olan kişiler. [Sokak ve parklarda yaşamayı, olağan olarak görür ve açıkça evsiz olarak tanımlanır. Öteki kişilerle iletişimlerinde çok kuşkucudur.] )


- GİZLİ-KAPAKLI (İŞLER ÇEVİRMEK)


- GİZLİ-SAKLI (İŞLER ÇEVİRMEK)


- GİZLİ ile/ve/değil AÇIĞA ÇIKMAMIŞ


- GİZLİ ile/ve/değil AYRI

( [not] SECRET/HIDDEN vs./and/but SEPARATE )


- GİZLİ ile/ve/değil/yerine/||/<> BELİRSİZ


- GİZLİ ile/ve/değil/||/<> GİZEMLİ


- GİZLİ ile/ve/değil GİZLİCE/UĞRUN


- GİZLİ ile GİZLİLİK

( COVERT vs. COVERTNESS )

( پوشپر ile نهفتگي )

( پوشپر ile NAOFTAGY )


- GİZLİ ile/değil İÇTE


- GİZLİ ile/ve/değil/yerine KİŞİYE ÖZEL


- GİZLİ ile/ve/değil ÖRTÜK

( SIR: Kuşatmanın, betimlemenin dışında olan. )

( SIR: Çömleğin, dışına çekilen son kat toprakla tekrar fırına verilerek pişirilmesi. [İçindeki sıvıyı sızdırmamayı sağlar fakat albenisi/parlaklığı artar. Dolayısıyla "Bu sırdır! ona göre!" denilerek anlatılanlar, anlatılan kişi tarafından da başka bir kişiye aynı biçimde "sırdır!" diyerek anlatılır.] )

( İki kişinin bildiği, (artık) sır değildir. )

( [not] SECRET/HIDDEN vs./and/but COVERED )


- GİZLİ = SECRET[İng.] = SECRET[Fr.] = GEHEIM[Alm.] = SEGRETO[İt.] = SECRETO[İsp.]


- GİZLİ ile/ve/||/<>/> SİNSİ


- GİZLİ/LİK ile GİZLİCE ile GİZLİ OY ile GİZLİ DİL ile GİZLİ DİN ile GİZLİ YAMA ile GİZLİCİLİK ile GİZLİ CELSE ile GİZLİ SITMA ile GİZLİ ŞEKER ile GİZLİ DERNEK ile GİZLİ OTURUM ile GİZLİ REKLAM ile GİZLİ SERVİS ile GİZLİ CEMİYET ile GİZLİ DURUŞMA ile GİZLİ KAPAKLI


- GİZLİ/LİK ile/ve/değil/<> GÖRÜLMESİ/DUYULMASI/BİLİNMESİ İSTENİLMEYEN


- GKM/GAUSSIAN MIXTURE MODEL[İng.] değil/yerine/= GAUSS KARIŞIM MODELİ


- (not GLAD FROM/WITH) GLAD OF/ABOUT


- GLANCE :/yerine GÖZ ATMAK


- GLAND[İng.] değil/yerine/= BEZ


- GLANS -ile

( PENİS UCU )


- GLANS ile/ve/||/<> BALANİT

( ... İLE/VE/||/<> Glans(penis başı) yangısı. )


- GLASS :/yerine CAM, BARDAK


- GLAYÖL[Fr. < GLAIEUL] değil/yerine/= KUZGUNKILICI

( Süsengillerden, uzun, ensiz ve sivri yapraklı bir süs bitkisi. )

( GLADIOLUS ILLYRICUS )


- GLİKOLİZ İLE KREBS İLE ETC ile/||/<> ENERJİ METABOLİZMASI

( Gözesel solunum üç ana aşaması. )

( Formül: C₆H₁₂O₆ + 6O₂ → 6CO₂ + 6H₂O + ATP )


- GLİKOLİZ ile/ve/||/<>/> ÜRETİM/KREBS DÖNGÜSÜ

( Glikozun pirüvata dönüştüğü süreç. İLE/VE/||/<>/> Pirüvatın CO2 ve H2O'ya dönüştüğü süreç. )


- GLUCOSE SYRUP, CORN SYRUP[İng.] ile/değil/yerine/= GLİKOZ ŞURUBU


- GLİYA -ile

( Beynin sinir hücrelerinin beslenmesi ve bakımında rol oynayan temel destek hücreleri. )


- GLİYA/GLIA[İng.] değil/yerine/= SİNİR DESTEK GÖZESİ


- GLOBE değil/yerine/= YUVAR


- GLOMERÜLUS ile/||/<> TÜBÜL

( Glomerülus süzgeç İLE tübül geri emilim/salgı. )

( Formül: Filtration İLE reabsorption )


- GLOS(S)AL/GLOS(S)O- ile OTO- ile ELEKTRO-

( Dil [ile ilgili]. İLE Öz- | Kulak [ile ilgili]. İLE Elektrik/akım [ile ilgili]. )


- GLOT- ile/||/<> GLOSS-/GLOSSO-/-GLOSSIA ile/||/<> LINGU-/LINGUO-

( Dil. İLE/||/<> Dil, dille ilgili durum. İLE/||/<> Dil. )


- GLOVE :/yerine ELDİVEN


- GLUC-/GLUCO-/GLYCO- ile/||/<> SACCHAR-/SACCHARO-

( Tatlı, glukozla ilgili şekerli. İLE/||/<> Şekerle ilgili, şeker. )


- GLUON ile/||/<> FOTON

( Gluon güçlü kuvvet renk yükü İLE foton EM yüksüz. )

( Formül: 8 tür İLE 1 tür )


- GLUON[İng.] / GLUON[Fr.] / GLUON[Alm.] ile/değil/yerine/= GLUON


- GLUTAMAT İLE GABA İLE GLİSİN ile/||/<> TEMEL NÖROTRANSMİTERLER

( Beyindeki ana uyarıcı ve baskılayıcı ileticiler. )

( Formül: E/I dengesi )


- GLYCOLYSIS ile/||/<> KREBS ile/||/<> ETC ile/||/<> METABOLİK YOLAKLAR

( Enerji üretim sistemleri. )

( Formül: C₆H₁₂O₆ + 6O₂ → 6CO₂ + 6H₂O )


- GMM/GAUSSIAN MIXTURE MODEL[İng.] değil/yerine/= GAUSS KARIŞIM MODELİ


- GNANA -ile

( Bilgi. Özellikle, meditasyon yoluyla edinilen yüksek (manevi) bilgi. Gnani, bilen; Gnana, herşeyin Brahman'da bir olduğunun idrak edilişidir. )


- GNANA ile/||/<> JNANA ile/||/<> PRAJNA

( Bilgi. Özellikle, meditasyon yoluyla edinilen yüksek manevi bilgi. @@ Saf bilinç. @@ En yüksek bilgelik, aşkın bilgelik. )


- GNO-/-GNOSİA/-GNOSİS/-GNOSY ile/||/<> -GRAM ile/||/<> -GRAPH/GRAPHO-/-GRAPHY

( Bilmek, biliş, anlayış, anlamak, tanıma, bilgi dalı, özelleşmiş dal. İLE/||/<> Belirgin, yazılan, beliren, ortaya çıkan, çizme, işaretleme, iz bırakma, yazdırma. İLE/||/<> Yazdırma, film ya da makale halinde ortaya koyma, yazıcı araç. )


- BİLGİBİLİM/GNOSEOLOJİ = GNOSEOLOGY[İng.] = GNOSÉOLOGIE[Fr.] = GNOSEOLOGIE[Alm.] = GNOSIS-LOGOS[Yun.]


- GNOSTİK ile KADÎM


- GNOZİ/GNOSIA[İng.] değil/yerine/= TANIMA


- GOAL :/yerine HEDEF, GOL


- GÖBEK DELİĞİNİN:
ALTI ile/ve/değil/<> ÜSTÜ

( Ya eril, ya da dişil. İLE/VE/<>/DEĞİL Hem eril, hem de dişil. )

( ARZ ile/ve/<>/değil KÜRSÎ [ve ARŞ] )


- GÖBEK:
TANE ile KAFES ile RULMAN


- GÖBEK ile GEBELİK/BEBEK

( İRTİKÂZ[Ar.]: Gebelikte çocuğun karında hareket etmesi. )

( HABL-İ SÜRREVÎ: Ana rahmindeki bebeği meşîme denilen sona bağlayan ip, göbek bağı. )

( ... ile ÂBİSTENÎ )

( NAVEL vs. PREGNANCY/GESTATION/BABY )


- GÖBEK ile/ve/||/<> GÖBEK DELİĞİ

( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )


- GÖBEK ile MERKEZ

( Ulvî ve süflî (aydınlık ve karanlık) bölgelerin birleştiği nokta. İLE ... )


- GÖBEKLENMEK ile GÖBEK ile GÖBEKLİ/LİK ile GÖBEKSİZ ile GÖBEK ADI ile GÖBEK OTU ile GÖBEKLİCE ile GÖBEK BAĞI ile GÖBEK TAŞI ile GÖBEK DANSI ile GÖBEK ODUNU ile GÖBEK HAVASI


- GÖBEKLİTEPE ve/||/<>/>/< JERF AL AHMAR

( Tapınak. VE/||/<>/>/< Yerleşim alanı/merkezi. )


- GÖBELEZ ile/ve/<> GÖCEN/GÖÇKEN

( Köpek yavrusu. İLE Tavşan yavrusu. | Kedi, domuz, köpek yavrusu. )


- GÖÇ ile GÖÇÜM

( ... İLE Bazı kimyasal maddelerin ya da ışık, ısı, elektrik gibi güçlerin etkisiyle protoplazmanın, yanaşma ya da uzaklaşma biçiminde olan yer değiştirmesi. )

( ... avec TAKSİ )


- GÖCE ile GÖCEN


- GÖÇEBE ile HORDA

( ... İLE Göçebe ve ilkel olarak yaşayan, yağmacı ve sataşkan topluluk. )


- GÖÇME ile/<> (")GÖÇME(")

( Mekânlarda/"insanda"[bölge/yer değiştirme]. İLE/VE/<> Nesnelerde/"insanda[yaşlanma, sağlığını kaybetme].". )


- GÖÇME ile GÖÇÜRME


- MIGRATION[Fr.] ile/değil/yerine/= GÖÇME


- GÖÇ(M)EN KUŞLAR ile YERLEŞİK/GÖÇMEYEN KUŞLAR


- GÖÇMEN, RESAİ (SARIYER, 1937 - 2010) :

( Sarıyerli işadamı. Sarıyer Pertevniyal ilkokulunu bitirdi. Ailesine ait işyerinde iş hayatına atıldı. 1928'den beri "Meşhur Sarıyer muhallebicisi" olarak işlerini yürütmektedir. Babası Şakir Efendi ve kardeşi Kemal ile birlikte müsseselerini geliştirdiler ve dalında bir numara haline getirdiler. Zamanla süt ürünlerini un ürünlerini de ilave ettiler ve börekçi olarak da hizmet vermeye başladılar. Zekeriköy'deki turistik tesisleri de örnek tesislerdir. )


- GÖÇMEN, ŞAKİR (1896 - 1988) :

( Arnavutluk'tan göçen bir ailedir. Sarıyer'e gelip yerleşmişler ve 1928'de merkez Sarıyer'de açtıkları "Sarıyer Muhallebicisi dükkânı ile iş hayatına atıldılar ve "Meşhur Sarıyer Muhallebicisi" müessesini meydana getirdiler. )


- GÖÇMEN ile GÖÇ ETMEK ile GÖÇ

( IMMIGRANT vs. IMMIGRATE vs. IMMIGRATION )

( کوچ نشين ile ميهن گزيدن ile توطن اختيار کردن ile جلاي وطن کردن ile مهاجرت کردن ile مهاجرت ile جلاي وطن )

( KUCH NESHYNE ile MYNPAN GOZYDAN ile TOTAN AKHTYAR KARDAN ile JALAY VATAN KARDAN ile MACPEHEJRAT KARDAN ile MACPEHEJRAT ile JALAY VATAN )


- GÖÇMEN ile GÖÇ ETMEK ile GÖÇ ile GÖÇMEN

( EMIGRANT vs. EMIGRATE vs. EMIGRATION vs. EMIGRATORY )

( مهاجر ile کوچ کننده ile جلاء ile هجرت کردن ile هجرت ile مهاجرتي )

( MACPEHEJR ile KUCH KONANDEH ile جلاء ile NPAJRAT KARDAN ile NPAJRAT ile MACPEHEJRATY )


- GÖÇMENLİKTE:
[TÜRKİYE]
GÖÇ ALAN/VARIŞ ile/ve/||/<> GÖÇ VEREN/KAYNAK ile/ve/||/<> GEÇİŞ/TRANSİT


- GÖÇÜ/KAYŞA/HEYELAN[Ar.] ile AŞINMA/AŞINIM/İTİKÂL[Ar.]/EROZYON[Fr. < ÉROSION]

( Toprak kayması. İLE Yer kabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere türlü dış etmenlerle yıpratılıp yerinden koparılarak eritilmeleri ya da bir yerden başka bir yere taşınması olayı/durumu. | Değer ya da saygınlık kaybetme. )


- GÖÇÜ ile GÖÇÜK

( Toprak kayması, kayşa. İLE Çökmüş, göçmüş yer, çöküntü. )


- GÖÇÜK ile DİŞ ile DİŞ KORONA ile DİŞ CERRAHI ile DİŞ AMELİYATI ile EZİK ile DİŞLİ ile DİŞLİ ile DİŞÇİ ile DİŞ HEKİMLİĞİ

( DENT vs. DENTAL vs. DENTAL CORONA vs. DENTAL SURGEON vs. DENTAL SURGERY vs. DENTED vs. DENTICULATE vs. DENTICULATED vs. DENTIST vs. DENTISTRY )

( تو رفتن ile جاي ضربت ile دندانه کردن ile فرورفتگي ile تو رفتگي ile دنداني ile تاج دندان ile جراح دندان ile جراحي دندان ile لب پريده ile گنکره دار ile دندانپزشک ile دندانساز ile دندان ساز ile دندانپزشکي ile دندانسازي ile دندان سازي )

( TO RAFTAN ile JAY ZARBAT ile DANDANEH KARDAN ile FARVARAFTAGY ile TO RAFTAGY ile DANDANY ile TAJ DANDAN ile JARAH DANDAN ile JARAHY DANDAN ile LAB PARYDAH ile GONKEREH DAR ile DANDANPEZESHK ile DANDANSAZ ile DANDAN SAZ ile DANDANPEZESHKY ile DANDANSAZY ile DANDAN SAZY )


- GOCUK ile GOCUKLU ile GOCUKSUZ


- GOD :/yerine TANRI


- GÖDEL ile/ve/||/<> MAXWELL


- GÖDEN ile GÖDEN BAĞIRSAĞI


- GÖDEN ile/ve/< KOLON

( Kalınbağırsağın son bölümü. İLE/VE Kalınbağırsağın gödenden önceki bölümü. )

( Bir de "Müdür" öyküsü vardır. Bilenler bilir. Bilmeyenler çevrelerindeki bilenlerden dinleyebilir. )


- GÖĞÜS KABURGALARI ile/ve YÜZEN/YALANCI KABURGALAR

( İlk 7 kaburga. İLE/VE Son 5 kaburga. )

( Kaburgalar, solunum örgenlerini, midenin ve bağırsakların üst kısımlarını âdeta bir kafes içine alır ve onları korur. Aynı zamanda, göğsün tüm incinmelerden etkilenmesinden kaçınmasında yardımcı olur. Kaburgalar, ek genişlik kazanma gereksinimini karşılamak, besin ve gazlarla dolu olan mideye yer sağlamak için göğsü genişletir. Göğüs ve solunum kaslarına gerekli yeri sağlar. Yaşamsal örgenlerin kolayca baskı altında kalmaması ve harap olmaması gerektiği için üstten yedi kaburga, ek bir örtü ve koruma sağlamak üzere, sternumla birleşmiştir. Sindirim örgenlerini örten kaburgalar, omurgadan çıkar fakat sternumla birleşmez, bundan dolayı ön tarafta görülmez. Kaburgalar yukarıdan aşağı doğru aşamalı olarak küçülür. Üst taraftaki kaburgaların ucları birbirine yakın ama aşağı taraftaki kaburgalarınki birbirinden biraz uzaklaşır. Kaburgalar, karaciğer ve dalağı da korur ve midenin tamamına geniş bir yer bırakır. Göğsü çepeçevre sarmış olan ilk yedi kaburga, göğüs kaburgaları olarak bilinir. Bu öbeğin ortasındaki kaburgalar, en geniş ve en uzun kaburgalardır. Uctaki kaburgalar, en ufak olanlardır. Kemikten kaburgaların ince karın zarını harap etmesine engel olmak ve onu korumak için bu kaburgaların ucu kıkırdaktandır. )


- GÖĞÜS KASI "GELİŞTİRMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<> GÖZ KASI GELİŞTİRMEK


- GÖĞÜS ile/ve BAŞ


- GÖĞÜS ile GÖĞÜS BOŞLUĞUNA AİT OLAN

( KASS, SADR ile ... )

( SÎNE ile ... )

( CHEST vs. PECTORAL )

( STETHOS[< STETESKOP (René-Théophile-Hyacinthe Laennec)] ile ... )


- GÖĞÜS ile GÖĞÜS PLAKASI ile GÖĞÜS CEBİ

( BREAST vs. BREAST PLATE vs. BREAST POCKET )

( ممه ile سينه بسينه ile باسينه دفاع کردن ile پستان ile نوک پستان ile سينه ile آغوش ile سينه بند اسب ile جيب بغل )

( MAMEH ile SYNAH BESYNAH ile BASYNAH DAFA KARDAN ile PASTAN ile NOK PASTAN ile SYNAH ile AGHOSH ile SYNAH BAND ASB ile JYBE BAGHEL )


- GÖĞÜS ile/ve/yerine İMÂN TAHTASI


- GÖĞÜS ile/değil ÖNGÖĞÜS

( ... İLE/DEĞİL Böceklerde göğüs bölgesinde bulunan üç bölümden en öndeki. )


- GÖĞÜS ile ŞİFONYER

( CHEST vs. CHEST OF DRAWERS )

( قص ile سينه ile قفسه سينه ile کمد )

( GHS ile SYNAH ile GHAFSEH SYNAH ile KAMAD )


- GÖĞÜSLEMEK ile GÖĞÜSLENMEK ile GÖĞÜSLEŞMEK ile GÖĞÜSLEYEBİLMEK ile GÖĞÜS/LÜK ile GÖĞÜSLÜ ile GÖĞÜS ETİ ile GÖĞÜSLÜCE ile GÖĞÜS SESİ ile GÖĞÜS GÖĞÜSE ile GÖĞÜS İNGİNİ ile GÖĞÜS KAFESİ ile GÖĞÜS KEMİĞİ ile GÖĞÜS KOVUĞU ile GÖĞÜS ÇUKURU ile GÖĞÜS BOŞLUĞU ile GÖĞÜS DARLIĞI ile GÖĞÜS TAHTASI ile GÖĞÜS ÇAPRAZI ile GÖĞÜS CERRAHİSİ ile GÖĞÜS HASTALIĞI


- GÖĞÜSLER değil GÖĞÜS/MEME

( CÂM-I ŞÎR: Sütlü meme. )

( SADR değil SEDY/SEDYÜN )

( [not] CHEST but BREAST )


- GOING TO DO vs. SHOULD DO


- [not] GOING TO MEANING (BASED) FROM WORD vs. GOING TO WORD (BASED) FROM MEANING

( GOING TO WORD (BASED) FROM MEANING instead of GOING TO MEANING (BASED) FROM WORD )


- GOING TO READ vs. GOING TO TALK


- GÖK DALIŞINDA:
UÇMAK ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞMEK (YATAY DÜŞÜŞ)


- GÖK GÜRÜLTÜSÜ ile/değil HAVAİ FİŞEK

( Yağmurun izlediği gök gürültüsü, özgürlüğe kavuşmayı simgeler. )


- GÖK/UZAY ile/ve/<> AYYUK[Ar.]/CAPELLA (YILDIZI)[< ARABACI/AURIGA TAKIMYILDIZINDA/N]

( ... İLE/VE/<> Göğün en yüksek yeri. | Göğün kuzey yarımküresinde bulunan bir takımyıldızın en parlak yıldızı. )

( AYYUKA ÇIKMAK/ÇIKMASI: Sesin yükselmesi. | Bir "sözün"/dedikodunun çoğunluk tarafından duyulması/bilinmesi.
AYYUK[Ar.]/CAPELLA (YILDIZI)[< ARABACI/AURIGA TAKIMYILDIZINDA/N]: Dünyadan görülebilen en parlak beşinci yıldız. [Kuzey yarımkürede gökyüzünün tepe noktasında yer almasından.] )


- GÖK ile GÖK ADA ile GÖK KIR ile GÖK KUMU ile GÖK TAŞI ile GÖK CİSMİ ile GÖK GÖZLÜ ile GÖK KUBBE ile GÖK KUTBU ile GÖK YAKUT ile GÖK ATLASI ile GÖK BİLİMİ ile GÖK EKSENİ ile GÖK EŞLEĞİ ile GÖK KANDİL ile GÖK KÜRESİ ile GÖK BİLİMCİ ile GÖK BOYLAMI ile GÖK BİLİMSEL ile GÖK GÜRLEMESİ ile GÖK GÜRÜLTÜSÜ ile GÖK TIRMALAYICI


- GÖKALP, ÖZDEN () :

( Sarıyer Belediyesi Karate Takımı sporcusu olup; 2004'te Türkiye Kulüplerarası Karate Şampiyonasında birinci ve Uluslararası Karate Şampiyonasında üçüncü oldu. Takım birincilikleri kazanan takım kadrosunda yer aldı. )


- GÖKBİLİM/ASTRONOMİ ile/ve GÖK CİSİMLERİNİ TANIMLAMA BİLİMİ

( SEYDİ ALİ REİS: İlk, Türkçe nazarî astronomi kitabının yazarı. [HÜLÂSAT-I HEY'E] )

( ASTRONOMY vs. URANOGRAPHY )


- GÖKBİLİM = ASTRONOMY[İng.] = ASTRONOMIE[Fr., Alm.] = ASTRONOMIA[İt.] = ASTRONOMÍA[İsp.]


- GÖKÇAY, CEMAL (EDİRNE, 1915) :

( Tıp Fakültesini bitirdi ve çeşitli yerlerde doktor olarak görev yaptı. Gençliğinde İstanbulspor'da futbol oynadı. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde uzun yıllar kulüp doktorluğu yaptığı gibi üç dönem (1955/56, 1956/57 ve 1957/58) yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- GÖKÇE ile GÖKÇEK/LİK ile GÖKÇE YAZIN


- GÖKÇEK, HAMZA ( SİVAS, 1950 - 2011) :

( Büyükdereli'dir. Sarıyer Belediye Meclisi üyesi (CHP) ve (ANAP) olarak görev yaptı. Anavatan Partisi Sarıyer İlçesi Başkanı ve Sivaslılar Derneği Sarıyer Şubesi Başkanı olarak görev yaptı. )


- GÖKÇEK, İSMAİL (SİVAS, 1963) :

( İstanbulspor'dan transfer edildi ve üç sezon (1995 - 1998) Sarıyer kulübünde tescilli kaldı. Bu süre içinde 56 lig ve 2 kupa olmak üzere 58 resmi ve ayrıca 27 özel maçla birlikte toplam olarak 85 maçta Sarıyer formasını giydi. Lig maçlarında 7 ve özel maçlarda 1 olmak üzere takımına 8 gol kazandırdı. Güngören Belediyespor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )


- GÖKE(BARÇA[İt. < BARZA]) ile/ve KUKA[Yun.]


- GÖKNAR >< LADİN


- GÖKSOY, TİMUR (İST. 1979) :

( Reklamcı ve siyasetçi. Lise öğrenimini FMV Özel Işık Lisesinde tamamladı. Marmara Üniversitesi Turizm Otelcilik Bölümünü bitirdi. Ticaretle uğraşmaktadır. CHP den Sarıyer belediye Meclisine üye seçildi (2009). Aynı zamanda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesidir. )


- GÖKSU YALISI/KASRI ya da KÜÇÜKSU YALISI/KASRI


- GÖKTEN DÜŞEN ile GÖNÜLDEN DÜŞEN

( Parçası bulunur. İLE Parçası bulunmaz. )


- ABECELERDE:
GÖKTÜRK ve/||/<>/> UYGUR ve/||/<>/> ARAP ve/||/<>/> LATİN


- GÖKYÜZÜ ile/ve/değil BULUT/LAR


- GÖL VE IRMAK BALIKLARI:
SOMON(SALMON) ile ALABALIK(TROUT)


- GÖL ile BATAKLIK/ÇÖKEK

( LAKE vs. BOG/MARSH/SWAMP/FEN )


- GÖL ile BÜĞET/BÜRKE/BİRKE[Ar.]

( ... İLE Ufak göl, gölcük, su birikintisi. )


- GÖL ile/ve DENİZKULAĞI/LAGÜN[Fr. < LAGUNE < İt. < Lat.]

( ... İLE/VE Denizden bir resifle ayrılmış göl. )


- GÖL ile GÖLE ile GÖL ALASI ile GÖL AYAĞI ile GÖL BİLİMİ ile GÖL BİLİMSEL ile GÖL KESTANESİ


- GÖL ile GÖLET


- GÖL ile MOREN SET GÖLÜ


- GÖLCÜK ile/= GÖLEK ile/= GÖLET

( Küçük göl. İLE Küçük, su birikintisi. İLE Gölek. | Suyu biriktirmek için önüne yapılan set. )


- GOLD :/yerine ALTIN


- GOLDBACH ile/||/<> TWIN PRIME ile/||/<> COLLATZ ile/||/<> ÜNLÜ KONJEKTÜRLER

( Çözülmemiş sayı kuramı problemleri. )

( Formül: 6 = 3+3 İLE 8 = 3+5 )


- GOLDEN :/yerine ALTIN GİBİ


- GÖLET ile FİLET

( ... İLE Sığ su. )


- GÖLGE:
BENİMLE ile/değil BENSİZ


- GÖLGE ile/ve/||/<> DUVARA YASLANMIŞ GÖVDE


- GÖLGE ile EĞLEK

( ... İLE Öğle sıcağında, sürünün dinlendiği gölgelik. | Yolcuların, geceyi geçirdiği yer, han, konak. )


- GÖLGE ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/< GÖVDE

( Gölgeyi takip edersen güneşi de bulursun! )

( Gölgeni göremiyorsan, gölgeye kaç! )

( "Bilgi/episteme(loji)". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<>/< Varolan/onto(loji). )

( [not] SHADOW vs./and/=/||/<>/ BODY instead of SHADOW )


- GÖLGE ile/ve/||/<> İKİNCİL/LİK


- GÖLGE ile/ve/||/<> İZ


- GÖLGE ile İZDÜŞÜM


- GÖLGE ile KÖŞİGE

( ... İLE Zayıf gölge. )


- GÖLGE ile/ve KUZ

( ... İLE/VE Gölgede kalan yan. )


- SHADOW[İng.] / OMBRE[Fr.] / SCHATTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖLGE


- GÖLGE ile TAM GÖLGE

( Gölge, varolanı gösterir. )

( SHADOW vs. UMBRA )


- GÖLGE ile/ve/||/<> TÜREV


- GÖLGE ile/değil YANSIMA


- GÖLGE ile/ve/||/<> YARI GÖLGE

( ... İLE Bir ışık kaynağı önüne konulan, saydam olmayan bir cismin gerisindeki ekran üzerine vuran gölgesinin çevresinde görülen, çok koyu karanlık olmayan bölümü. )

( Güneş tutulması, ancak Ay'ın yeni ay evresinde gerçekleşir. Ay, Dünya ile Güneş arasından geçerken ve üçü düz bir çizgide olduklarında, Ay, Dünya'ya iki tür gölge düşürür. Daha küçük, daha koyu gölgeye Umbra; daha açık, daha büyük gölgeye ise Penumbra denilir. )

( )

( "Güneş Tutulmaları" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )

( )

( UMBRA vs./and/||/<> PENUMBRA )


- GÖLGEBALIĞI ile TAŞLEVREĞİ/MİNAKOP

( Alabalıkgillerden, uzunluğu 20-50 cm., sırt yüzgeci büyük, tatlı su balığı. İLE Gölgebalığıgillerden, büyük, Atlantik, Akdeniz ve Karadeniz'de yaşayan bir balık. )

( THYMALLUS THYMALLUS cum UMBRINA CIRHOSA )


- GÖLGELEMEK ile GÖLGELENMEK ile GÖLGELENDİRMEK ile GÖLGELEYEBİLMEK ile GÖLGE/LİK ile GÖLGELİ ile GÖLGESİZ/LİK ile GÖLGE OLAY ile GÖLGE OYUNU ile GÖLGE BALIĞI ile GÖLGE OLAYCI/LIK ile GÖLGELİ RESİM ile GÖLGE TİYATROSU ile GÖLGE BALIĞIGİLLER


- GÖLGE/LİK ile/ve/değil/||/<>/< BİLGE/LİK


- GÖLGENDE DİNLENEN değil/yerine GÖNLÜNDE DİNLENEN


- GÖLGESİ YOKTU:
SAF NURDU ile/ve/değil GÖVDESİNE TAPMAZDI


- GOLGİ AYGITI ile/||/<> ENDOPLAZMİK RETİKULUM

( Golgi paketleme-salgı, ER sentez-taşıma )

( Formül: Cis-trans yüzler (Golgi) İLE RER ve SER tipleri )


- GOLGİ CİSİMCİĞİ değil/yerine/= SALGI AYGITI


- GOLGİ ile/||/<> ER

( Golgi paketleme İLE ER sentez yapar )

( Formül: Modifikasyon İLE üretim )


- GOLLÜ ile GOLLÜK


- GÖMMEK ile GÖMME AYAK ile GÖMME BANYO ile GÖMME DOLAP ile GÖMME KİLİT ile GÖMME BALKON


- GÖMÜLMEK ile GÖMÜLEMEK ile GÖMÜLEBİLMEK ile GÖMÜLÜVERMEK ile GÖMÜ ile GÖMÜK ile GÖMÜT/LÜK ile GÖMÜŞ ile GÖMÜCÜ/LÜK ile GÖMÜLÜ


- GÖMÜLÜ ile GÖMME

( EMBEDDED vs. EMBEDMENT )

( جاسازي شده ile جايگزيني )

( JASAZY SHODEH ile JAYGOZYNEY )


- GÖMÜLÜ ile/ve/||/<> ÖRTÜK


- GÖMÜT[Alm.] = GÖNÜL


- GÖMÜT/MEZAR ile/ve/değil/||/<> MORG

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Adliyece kovuşturmayı gerektiren olaylar sonucu ya da birdenbire ve kuşkulu ölümlerde, ölüm nedeninin ve ölünün kim olduğunun saptanması için ölülerin konulduğu ve inceleme yapılan yer ya da yapı. )


- GONAT -ile

( Eşeybezi. )


- GONCA[Fars. < GONÇE] ile YONCA/TRIFOLIUM[Lat.]

( Açılmamış çiçek. İLE Baklagillerden, başak durumundaki çiçekleri kırmızı ya da mor renkli, hayvanlara yem olarak yetiştirilen çayır bitkilerinin genel adı. )


- GÖNDER ile SEREN

( Bayrak direği. İLE Yelkenli gemilerde üzerine dört köşe yelken açmak ve işaret kaldırmak için direğe yatay olarak bağlanan gönder. | Konut kapılarında, menteşe ve kilidin takıldığı düşey konumdaki kalın parça. )


- GÖNDERME ile/ve/değil/yerine/<> KATKI


- GÖNENÇ, EROL (A. KAVAK, 1937) :

( Sarıyerli gazeteci. Sarıyer Pertevniyal İlkokulu ve Sarıyer Ortaokulundan mezun olduktan sonra Fındıkzade'deki Gazetecilik Ticaret Okuluna devam etti ve buradan mezun olarak gazetecilik mesleğine başlamış oldu. Sarıyer Ortaokulunda ileride gazeteci olan arkadaşları Abidin Behpur Tapaner ve Necdet İşler ile birlikte "Boğaziçi" adı ile duvar gazetesi çıkardılar. Akşam, Ulus, Hürriyet, Dünya gibi gazetelerinde ve ayrıca Devir Dergisinde (İzmir'de) meslek hayatını devam ettirdi. Çalıştığı gazetelerde değişik görevler üstlendiği gibi Gazeteciler Sendikasında ve Gazeteciler Cemiyeti üyesi olup bu cemiyette de çeşitli görevler aldı. )


- GÖNENÇ, NEJAT (SARIYER, 1927 - 1986) :

( Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümünden mezun oldu. Faal Ajansta Müdür olarak çalıştı. Fay kutusu için hazırladığı "Fayla temizlenir" resim ve logo ile tanındı. )


- GÖNENCE/KONFOR ALANI ile/ve/||/<>/< GÜVEN ALANI


- GÖNENMEK ile GÖNENDİRMEK ile GÖNENDİRİLMEK ile GÖNEN ile GÖNENÇ ile GÖNENÇLİ/LİK


- GON-/GONO- ile/||/<> GONY-/GONYO-/GONO- ile/||/<> ANKYL-/ANKLYO- ile/||/<> GONİO- ile/||/<> CHORO-/CHORİ- ile/||/<> GENO- ile/||/<> ANDRO-

( Tohum, döl, doğurucu, semenle ilgili. | Diz. İLE/||/<> Diz. İLE/||/<> Yapışma, dirsek, ek. İLE/||/<> Açı, köşe. İLE/||/<> Koryon ya da koryoidle ilgili. İLE/||/<> Irk, cins, eşeysel üreme, yaşlı. İLE/||/<> Erkek ile ilgili [androjen: Erkeklik hormonu]. )


- GÖNLÜNCE ile GÖNLÜ BOL/LUK ile GÖNLÜ DAR/LIK ile GÖNLÜ TOK/LUK ile GÖNLÜ GANİ/LİK ile GÖNLÜ KARA/LIK ile GÖNLÜ YARALI/LIK ile GÖNLÜ ZENGİN/LİK


- Gönlünle/dilinle KONUŞ!!!


- GÖNÜL -ile

( İLÂHİ GÖRÜNÜŞÜN MEKÂNI(TECELLİGÂH'I İLÂHİ) | KALP GÖZÜ | FUAD )


- Gönül gözünle KONUŞ!!!


- GÖNÜL HIRSIZ(LIĞ)I ile/ve/||/<> AÇIK KAPI ARSIZ(LIĞ)I


- GÖNÜL:
İNSAN-I KÂMİL ve/||/<>/> SIR-I HAKK


- Gönül koymadan KONUŞ!!!


- GÖNÜL KOYMAK ile/değil/yerine/||/<>/< MESAFE KOYMAK


- GÖNÜL KOYMAMALI!


- GÖNÜL:
ONA...
KAYAR ve/||/<>/> KAÇAR


- GÖNÜL VERMEK ile/ve GÖNÜL KOYMAK


- GÖNÜL YAPMAK ve/||/<> RIZÂ DEVŞİRMEK


- GÖNÜL YARASI ile KALP KRİZİ

( HEARTACHE vs. HEARTATTACK )

( سوز دل ile دردقلب ile سکته )

( SOZ DEL ile DARDAGHALAB ile SEKTEH )


- GÖNÜL ile/ve/||/<>/> GÖRÜNMEYEN GÖNÜL

( Kişi/nin. İLE/VE/||/<>/> Toplum/un. )


- GÖNÜL ve/=/<> HAKİKAT


- Gönüle KONUŞ!!!


- [ne yazık ki]
"GÖNÜL KIRMAK/GÖNÜLDEN ÇIKMAK"
değil/yerine/><
"GÖNÜLE GİRMEK/GÖNÜL ALMAK"

( [ne yazık ki] Zihindeki (tek ya da çoğul) olumsuz ve ölümlü kayıtlarla. DEĞİL/YERİNE/>< Zihindeki (tek) olumlu ve ölümsüz kayıtla. )

( Kişi, "nasıl" ise gireceği/çıkacağı gönül de öyledir. )


- Gönüllü DİNLE!!!


- GÖNÜLLÜ ile/ve/||/<> GÖNÜLVEREN


- GÖNÜLLÜLÜK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< SORUMLULUK ALMAK


- Gönülsüz DİNLE!!!


- GÖNÜLSÜZ YENEN AŞ, ...:
[ya] KARIN AĞRITIR ya da BAŞ

( Gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır ya da baş. )


- GÖNYELEMEK ile GÖNYE


- GOOCH CRUCIBLE[İng.] / CREUSET DE GOOCH[Fr.] / GOLD[Alm.] ile/değil/yerine/= GOOCH KROZESİ


- GOOD FAITH PURCHASER and IN PLEDGE OF GOOD FAITH and IN GOOD FAITH

( İyi niyetli alıcı. VE İyi niyet sözüyle. VE İyi niyetle. )


- GOODS vs. POSSESSIONS


- GÖRAÇ, EMİN (?) :

( İşadamı. Koç Grubunun ortaklarından biriydi. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde bir dönem (1949 - l950) Başkan olarak görev yaptı. )


- GÖRDÜĞÜM KADARIYLA ile/ve/||/<> BÜYÜK/AZ OLASILIKLA


- GÖREBİLDİĞİMİZ IŞIK:
KIRMIZI ile/ve/<> MOR ARASI

( 400 nanometre. İLE/VE/<> 700 nanometre arası. )

( [Güneşten gelen beyaz ışığın, yansıma ve kırılmasıyla birlikte]
Az saçılmayla. İLE/VE/<> Çok saçılmayla. )


- GÖREBİLMEK ile GÖREVLENMEK ile GÖREVLENDİRMEK ile GÖRE/LİK ile GÖREV ile GÖRECE/LİK ile GÖRECİ/LİK ile GÖRELİ/LİK ile GÖREVLİ/LİK ile GÖRECELİ/LİK ile GÖREVSEL ile GÖREVSİZ/LİK ile GÖREVCİLİK ile GÖRECECİLİK ile GÖREV ADAMI ile GÖREV ŞEHİDİ ile GÖREV KURBANI ile GÖREVSELCİLİK ile GÖREVSİZLİK KARARI ile GÖREVSEL DİL BİLİMİ


- SÜRAT-İ İZÂFÎ/İZÂFÎ SÜRAT[Osm.] / RELATIVISTIC SPEED, RELATIVE VELOCITY[İng.] / VITESSE RELATIVE/RELATIVISTE[Fr.] / RELATIVISTISCHE GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRELİ/BAĞIL HIZ


- İZÂFÎ, NİSBÎ[Osm.] / RELATIVE[İng./Fr.] / RELATIF[Fr.] / RELATIV[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRELİ, BAĞIL


- KUDRET-İ İZÂFİ[Osm.] / RELATIVISTIC ENERGY[İng.] / ÉNERGIE RELATIVISTE[Fr.] / RELATIVISTISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRELİ ENERJİ


- GÖRELİ/İZÂFÎ[Ar.] ile ÎTİBÂRÎ


- RELATIVISTIC MASS[İng.] / MASSE RELATIVISTE[Fr.] / RELATIVISTISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRELİ KÜTLE


- İZÂFÎ VEZNİYET[Osm.] / ÉLAN RELATIVISTE[Fr.] / RELATIVISTISCHER IMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRELİ MOMENTUM


- ZERRE-İ İZÂFÎ[Osm.] / RELATIVISTIC PARTICLE[İng.] / PARTICULE RELATIVISTE[Fr.] / RELATIVISTISCHES TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRELİ PARÇACIK/TANECİK


- GÖRELİ = İZAFÎ = RELATIVE[İng.] = RELATIF[Fr.] = RELATIV[Alm.] = RELATIVUS[Lat.] = RELATIVO[İsp.]


- GÖRELİ/LİK ile/>< AHLÂK


- GÖR(E)MEMEK ile DİKKAT ETMEMEK/EDEMEMEK

( TO (CAN) NOT SEE vs. TO (CAN) NOT ATTEND )


- GÖREMİYORUZ ile/değil/yerine PEK (FAZLA) GÖREMİYORUZ


- GÖRENEDİR GÖRENE, KÖRE NEDİR KÖRE NE? ile/ve ANLAYANA SİVRİSİNEK SAZ, ANLAMAYANA DAVUL-ZURNA AZ


- GÖRENEK ile GÖRGÜ

( Bir şeyi, eskiden beri görüldüğü gibi yapma alışkanlığı. İLE Bit toplum içinde var olan ve uyulması gereken saygı ve incelik kuralları, terbiye. | Bir kimsenin, karşılaştığı ve kişiliği üzerinde olumlu etki yapan deneysel bilgi, deneyim. | Görmüş olma durumu. )


- GÖREV ile GÖREVLİ

( INCUMBENCY vs. INCUMBENT )

( عهده داري ile تصدي ile مصدر کار ile شاغل )

( EADEH DARY ile TASADY ile MOSADAR KAR ile SHAGHEL )


- GÖREV ile/ve/||/<>/> HAK

( Modern öncesindeki öncelikler. İLE/VE/||/<>/> Modern dönemdeki öncelikler. )

( DUTY vs./and/||/<>/> RIGHT )


- GÖREV ile/ve İŞ

( Kişinin görev üstlenmesinde kazanç vardır. )

( TASK vs./and WORK )


- GÖREV ve/değil/||/<> İŞLEV


- GÖREV ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖDEV


- GÖREV ile/ve ROL


- GÖREV ile/ve/<>/değil SORUMLULUK

( [not] TASK vs./and/<>/but RESPONSIBILITY )


- GÖREV = VAZİFE, ÜFULE = FUNCTION[İng.] = FONCTION[Fr.] = FUNKTION[Alm.] = FUNCTIO[Lat.] = FUNCIÓN[İsp.]


- GÖREV ile/ve/<> YETENEK

( TASK vs./and/<> TALENT )


- GÖREV/İMİZ:
"SİYASET" değil TESİS-İ ADÂLET


- GÖRGÜ ile/ve/||/<> TERBİYE


- GÖRGÜ ile/ve/> UFUK

( Görgülü kuşlar, gördüğünü işler. )


- GÖRGÜLENMEK ile GÖRGÜ ile GÖRGÜL ile GÖRGÜCÜ/LÜK ile GÖRGÜLÜ ile GÖRGÜSÜZ/LÜK ile GÖRGÜLÜCE ile GÖRGÜSÜZCE ile GÖRGÜ TANIĞI ile GÖRGÜ FUKARASI ile GÖRGÜ KURALLARI


- GÖRGÜLÜ, SERCAN (HIZIRŞAH/DATÇA, 1960) :

( Zonguldakspor'dan transfer edildi. On sezon (1985 - 1995) Sarıyer Spor Kulübünde tescilli kaldı, uzun yıllar kaptan olarak görev yaptı. 1990/91 sezonu ortasında Fenerbahçe'ye transfer oldu, sezon sonu tekrar Sarıyer'e geri döndü. Bu süre içinde Sarıyer forması altında 251 lig, 19 kupa, 4 turnuva maçı olmak üzere 274 resmi ve 86 özel maçla birlikte toplam olarak 360 maçta Sarıyer formasını giydi. Sarıyer S.K. de en çok maç oynayan futbolcular arasında ilk on sırada bulunmaktadır. Lig maçlarında 69, kupa maçlarında 8. turnuva maçlarında 1 olmak üzere resmi maçlarda 78 ve özel maçlarda 42 gol olmak üzere toplam olarak takımına 120 gol kazandırdı. Teknik eleman olarak Sarıyer ve değişik kulüplerde görev yapmaktadır. 2 A Milli, 2 Ümit Milli ve 1 kez de Olimpik milli takım formasını giydi. )


- GORİL[Fr. GORILLE] ile ORANGUTAN[< (Malayca), ORANG: İnsan. UTAN: Orman.]

( Ekvator bölgesinde ormanlarda yaşar. Maymunların en iri ve en güçlü olanıdır. İLE Sumatra ve Borneo'da yaşar. İnsana benzer. )

( Dişilleri ve genç olanları ağaçlarda, eriller ve gümüşsırt(silverback) denilenleri yerde uyumayı tercih eder. )

( Goriller, yüzemez. )

( ... İLE Yavrularının annesini/bölgesini terk etmesi belirli donanımları edinmesiyle ya da edinmeleri için en az 9 yıl gerektirir. [200 çeşit meyveyi/otu ayırd edebilmelilerdir] )

( ... İLE 50 yıl kadar yaşayabilirler. )

( 48 kromozomları vardır. [İnsandan 2 fazla] )

( Goril ile Orangutan )

( ... İLE Erilleri, dişillerine oranla, 2 kat daha iridir. )

( GURİLLÂ ile ... )

( GORILLA vs. ORANGUTAN, ORANG-OUTANG
)

( TROGLODYTES/GORILLA GORILLA cum PONGO PYGMAEUS, SIMIA SATYRUS )


- GORİLLER ile İNSAN

( [Grip olunca] Ölüyorlar. İLE Ölmüyoruz. )

( [Ebola olunca] Ölmüyorlar. İLE Ölüyoruz. )

( Yüzemez.[Bellerini geçen yere/suya de gitmezler.] İLE Yüzebilir. )


- GÖRKLÜ = GÜZEL, MÜBÂREK


- GÖRME ile/ve/<> NÜFÛZ ETME


- GÖRME >< ŞİZOFRENİ

( Doğuştan görme engelli olan kişiler, şizofreni hastalığına yakalanmıyor. )


- GÖRMEDE:
HAREKET ve/||/<> BİÇİM ve/||/<> RENK


- GÖRMEDİĞİM, SADECE ARKAMIN OLUĞU KALDI" ile/ve/||/<> "SİKİLMEDİK, SADECE KULAĞIMIN ARKASI KALDI"


- GÖRMEK ile/ve GÖRENİ GÖRMEK

( Gözümüzü iyi görmeye ve iyiyi görmeye alıştırmalıyız. )

( GÖRMEK: Nur'un Nur'a olan iştiyakı. )


- GÖRMEK ile GÖRMEZ/LİK ile GÖRMECE ile GÖRME AÇISI ile GÖRME GÖZESİ ile GÖRME ENGELLİ/LİK ile GÖRME HÜCRESİ


- GÖRMEK ile/ve KABUL ETMEK

( "TO SEE" vs./and TO ACCEPT )


- GÖRMEK ve/||/<>/> ÖRMEK

( Kazâ. VE/||/<>/> Kader. )


- Görmesen de DİNLE!!!