Beş(5) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 46.157 başlık/FaRk ile birlikte,
46.157 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(50/186)
- EBEKİ ile/ve/||/<> EBEKİ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Küçümsemek. İLE/VE/||/<> Azımsamak. )
- EBELİ ile EBELİK
- EBEVEYN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAKIM VEREN
- EBHAL[Ar. < BUHL] ile EBHÂR[Ar. < BAHR] ile EBHAR[Ar.]
( Daha/en/pek cimri/pinti/hasîs. İLE Denizler. İLE Ağzı/soluğu kötü kokan. )
- EBKÂR[Ar. < BİKR] -ile
( Bakire kızlar. )
- EBLAG[Ar. < BELİĞ] ile EBLAK[Ar. < BALIK]
( Olgunluk derecesine çok yakın olan, dah beliğ, en fasîh. İLE Alaca, bulaca. | Rengârenk. | Alabacak at. )
- EBLEC[Ar.] ile EBREC[Ar.]
( Açık kaşlı. | Nurlu, parlak, vuzuhlu. İLE Gözünün akı çok fakat güzel gözlü kişi. )
- EBLEH[Ar. < BELÂHET] ile EBLEK[Fars.]
( Pek akılsız, ahmak, bön, alık. İLE Alacalı. )
- EBNÂ ile/||/<> EBNÂ-YI EBNÂ ile/||/<> HAFÎD ile/||/<> MAHDÛM ile/||/<> ZÂDE ile/||/<> BENÛN ile/||/<> BİN ile/||/<> BİNT ile/||/<> ASLAH/ESLAH ile/||/<> EKBER ile/||/<> KEBÎR ile/||/<> KEBÎRE
( Oğullar. İLE/||/<> Kız ve erkek çocukları/torunları tanımlar. İLE/||/<> Torun. İLE/||/<> Oğul, çocuk. İLE/||/<> Oğul, çocuk. İLE/||/<> Üç ya da daha çok çocuk. İLE/||/<> Oğul. İLE/||/<> Kız. İLE/||/<> En uygun [vakfiyelerde en uygun oğul]. İLE/||/<> Daha/en/pek büyük. [vakfiyelerde geçer]. İLE/||/<> Yaşça büyük. İLE/||/<> Büyük kız çocuk [vakfiyelerde geçer]. )
- EBOB İLE EKOK ile/||/<> ORTAK BÖLEN VE KAT
( En büyük ortak bölen ve en küçük ortak kat. )
( Formül: gcd(a ileb) × lcm(a ileb) = ab )
- EBRÂR[< BERR] -ile
( HAYIR SÂHİPLERİ, İYİLER | DİNDARLAR, ÖZÜ SÖZÜ DOĞRU OLANLAR )
- EBREŞ[ABRÂŞ ya da EBRAS değil!]/BARAS/BERAS[Ar.] ile/ya da ŞELEL
( Gövdedeki beyaz lekeler, sam lekeleri. İLE Gövdedeki renkli lekeler. | İskorbüt.[< Fr. < Lat. < Rus. C vitamini eksikliği nedeniyle dermansızlık, zayıflık ve dişetlerinin yangısı gibi belirtilerle kendini gösteren hastalık.] )
- EBSÂR[< BASAR] -ile
( GÖZLER, GÖRME HASSALARI )
- EBTAL[Ar. çoğ. EBÂTIL] ile EBTÂL[Ar. < BATTÂL]
( En boş, beyhûde. İLE Yiğitler, dövüşken erler. )
- EBTER >< KEVSER
- EBUBEKİR CAMİİ :
( Çamlıtepe (Derbent) mahalle meydanındaki cami yeni yapılan camilerden olup, Osmanlı mimarı tarzındadır ve tarihi özelliği yoktur. )
- EBU'L BEŞER ile/değil/yerine EBU'L ERVÂH
- EBUL FET CAMİİ -ile
( Yedikule surlarının olduğu yerdeki yıkılmış camii. [İstanbul'un ilk camii] )
- EB-ÜL-BEŞER -ile
( HZ. ÂDEM )
- EBÜLFETİH CAMİİ :
( Rumelihisarı Kalesi içinde Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan Ebülfetih Camii zamanla yıkıldı. )
- EBYAZ ile BEYAZ
( Cüz. İLE Küll. )
- EBYS/ELECTRONIC DOCUMENT MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK BELGE YÖNETİM DÜZENİ
- ECC/EXTRACORPOREAL CIRCULATION[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI DOLAŞIM
- ECEL[Ar. çoğ. ÂCÂL] ile ECELL[Ar. < CELÎL]
( Belirli olan süre/vâde. Ömrün sonu, hayatın son anı. İLE Çok büyük, en ulu. )
- ECEL[Ar.] değil/yerine/= ÖLÜNÇ
- ECHEL[Ar. < CÂHİL] ile ECHER[Ar.]
( Çok cahil. | Nâdân, aksi kişi. İLE Son derece güzel hanım. | Gündüz iyi görmeyen, kamaşık gözlü adam. )
- ECİR[Ar. < ECR] ile/ve/||/<> LÜTUF
- ECİRGAT ile AMELE
- ECİŞ-BÜCÜŞ
- ECLIPTIC PLANE and TILT
( %23,5 and % 22 - 24,5 )
- ECMA'U[Ar.] ile CEM'[Ar.]
- ECOLOGICAL LIFE TIME değil/yerine/= ÇEVRESEL YAŞAM SÜRESİ
- ECRÂM ve/<> ECSÂM
( Cirim. VE/<> Cisim. )
( Uzayda.VE/<> Dünyada. )
( Ay üstü. VE/<> Ay altı. )
( 4 öğeden/unsurdan oluşmayan. VE/<> 4 öğeden/unsurdan oluşan. )
( Güneş. VE/<> Madde. )
- ECR-İ AZÎM ile/ve ECR-İ KERÎM
( Düşünebileceğinin ötesinde verilen. İLE/VE Hiç düşün(e)mediğinin verilmesi. )
- ECR-İ MİSİL değil/yerine/= DENK ÖDENÇ
- ECT-/ECTO- ile/||/<> -ECTASİA/-ECTASİS ile/||/<> -ECTOMİZE ile/||/<> -ECTOMY ile/||/<> -CENOSİS ile/||/<> -STEREİSİS ile/||/<> ECTRO-
( Dış, dışta, olmaksızın. İLE/||/<> Dilatasyon, genişleme. İLE/||/<> Eksizyondan uğrama. İLE/||/<> Cerrahi olarak çıkarma. İLE/||/<> Akıntı, cerrahi olarak çıkarma. İLE/||/<> Bir bölümün cerrahi olarak çıkarılması, eksiklik. İLE/||/<> Doğuştan, konjenital olarak eksik. )
- ECZA ile ECZACI/LIK ile ECZALI ile ECZA DOLABI ile ECZA KUTUSU ile ECZA ÇANTASI ile ECZALI PAMUK ile ECZACI KALFASI ile ECZACI TEKNİSYENİ ile ECZACI MESUL MÜDÜRÜ
- ECZEM[Ar. < CÜZÂM] ile ECZEM[Ar.]
( Cüzâmlı, miskinlik illetine uğramış olan. | Parmakları ya da eli kesik kişi. İLE Burnu kesilmiş. )
- ED50/EFFECTIVE DOSE %50[İng.] değil/yerine/= ETKİLİ DOZUN YARISI
- EDA ile EDAT ile EDATLI ile EDAT GRUBU ile EDAT TÜMLECİ ile EDATLI TÜMLEÇ
- EDÂ[Ar.] ile İBLÂĞ[Ar.]
- EDÂLI-İŞVELİ -/
- EDAT/ZARF/ADPOSITION(PREPOSITION / POSTPOSITION) değil/yerine/= İLGEÇ/BELİRTEÇ/SARMIK(ADVERB) [dilb.]
- EDATLAR/HURÛF:
(HURÛF-U) ATIF ve/||/<> (HURÛF-U) CER ve/||/<> (HURÛF-U) ŞART
( VE | FA[Ar.]/FAYI[Ar.] | SÜMME(SONRA) | BEL[FAKAT, ANCAK, BİLÂKİS] | LÂKİN | EV(YA DA)
ve/||/<>
BA[İLE] | ALÂ[ÜZERİNDE] | İLÂ[...YA KADAR]
ve/||/<>
İN[EĞER] | İZÂ[O/NE ZAMAN Kİ] )
( DES PARTICULES: DES PARTICULES ATTRIBUTIVES avec PARTICULES CREANT RELATION DU GENITIF avec DES PARTICULES CONDITIONNELLES )
- EDEB ile/ve/||/<> AHLÂK ile/ve/||/<> MATEMATİK
( İnsanlığın gelişimindeki/tarihindeki üç önemli eşik. )
- EDEB ile/ve ERKÂN
( Muktezâ-yı hal üzere söylemek ve eylemek. İLE/VE ... )
- EDEB ve/<>/> İMAN ve/<>/> İLİM ve/<>/> AMEL ve/<>/> İHLÂS
- EDEB ve/=/<> İRFAN
- EDEB ile/ve KORKU
- EDEB-İ HAKİKAT ile/ve/||/<>/> EDEB-İ CEMÂL
- EDEBÎ (OLAN) ile/ve/||/<>/>/< EBEDÎ (OLAN)
- EDEBÎ (OLAN/LAR, ALAN/LAR, KONU/LAR) ile/ve/<> MANEVÎ (OLAN/LAR, ALAN/LAR, KONU/LAR)
- EDEBÎ TANIM/YAKLAŞIM ile FELSEFÎ TANIM/YAKLAŞIM
- EDEBÎ ZENGİNLİK ile/ve FELSEFÎ FAKİRLİK
- EDEBÎ ve/> EBEDÎ
- EDEBİ ile EBEDİ
- EDEBİ ile EDEBİ DİL ile EDEBİ ESER ile EDEBİ SANAT
- Edebinle KONUŞ!!!
- EDEBİYAT ile/ve TARİH
( Bilim olarak görülmese de her âlimin bilmesi gerekir. )
- EDEBİYAT[Ar.] ile/=/||/<> YAZIN
( "EDEB" sözcüğünün uzatmalı -Î eki ile "Edeb'e ait olan", "Edeb alanında bulunan" anlamının, -YÂT eki [Türkçe'deki -SEL eki] ile çoğulu olarak kullanımıdır.
Bir şeyi düşünür, dile getirir ve yazarken, paylaşıma, aktarıma sokarken sahip olunması gereken dikkat, incelik(rikkat), titizliklerin önemini eserde yansıtmak üzere vurgu olarak ve -çoğul olarak ifade edilişiyle- önemini işaret etmek üzere bu adı almıştır.
[ Bugünkü Türkçe kullanımıyla "YAZIN" olarak, niteliksel özelliğinden çok
nesnesinin üzerinden tanımlanmaktadır. ] )
- EDEB(SİZ/LİK) ile/ve AHLÂK(SIZ/LIK)
( İçte. İLE/VE Dışta. )
( [olmaması] Ayıptır. İLE/VE Suçtur. )
( [olmaması] Açıkça yapılır. İLE/VE Gizlice yapılır. )
( [olmamasında] Utanmaz. İLE/VE Utanır. )
( [olmamasında] İğrenilir. İLE/VE Kızılır. )
( Kavramsal/kurumsal/meslekî. İLE/VE Kişisel. )
( Çoğul. İLE/VE Tekil. )
- EDEN BULUR (KADER[Ar. < KADAR]/KARMA[Hintçe]) ile/ve/||/<>/> NE EKERSEN, ONU BİÇERSİN
- EDEN > BULUR
- EDEP/TERBİYE değil/yerine/= GÖRGÜ/İNCELİK/İYİ KILINÇ
- EDEPSİZLİK" ile/değil/yerine COŞKU
- EDGE :/yerine KENAR
- EDGİŞ = EGDİŞ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Özçend'de yerleşik olan bir Türk kavmi. )
- EDGÜ = İYİ, GÜZEL
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- EDİB ve/||/<> NAZİK ve/||/<> HAZİK
( Sözümüzde. VE/||/<> Davranışımızda. VE/||/<> İşimizde[ustalığımızda]. )
- EDİLGEN ALICI ile/ve/değil/yerine/<>/< ETKİN KURUCU
- EDİLGEN ile/ve/değil/||/<>/< ETKİN OL(A)MAYAN
- EDİLGEN/LİK(PASİF/LİK) ile/ve/değil TAM YERİNDE OLMAK
- EDİLGİNLİK, TUTKU = PASSION[İng., Fr.] = LEIDENSCHAFT[Alm.] = PASSIO[Lat.]
- EDİM ile/ve EYLEM
( ACT vs./and ACTION )
- EDİM ile/ve İŞLEV
( ACT vs./and FUNCTION )
- EDİMSELLİK:
DOĞADA ve/||/<>/> TİNDE
( İkisinde de kuvvettir. )
- EDİNİLEBİLİR ile ELDE ETMEK ile BİLGİ EDİNMEK ile EDİNİLMİŞ ile KAZANILMIŞ BAĞIŞIKLIK ile EDİNME ile ALICI
( ACQUIRABLE vs. ACQUIRE vs. ACQUIRE KNOWLEDGE vs. ACQUIRED vs. ACQUIRED IMMUNITY vs. ACQUIREMENT vs. ACQUIRER )
( قابل حصول ile اندوختن ile علم اندوختن ile فرا گرفته ile مکتسب ile اکتسابي ile يمني اکتسابي ile فرا گيري ile اندوزنده )
( GHABEL HOSUL ile ANDOKHTAN ile ALAM ANDOKHTAN ile FARA GARAFTEH ile مکتسب ile اکتسابي ile يمني اکتسابي ile FARA GYRY ile اندوزنده )
- EDİT ETMEK değil/yerine/= DÜZENLEMEK
- EDITION :/yerine BASKI, SÜRÜM
- ED'İYE[< DUÂ] ile/ve/<>/> HEDİYE
( Yalvarmalar, yakarmalar. İLE/VE/<>/> Armağan. )
- EDMUND HALLEY ile/ve/||/<> ROBERT HOOKE ile/ve/||/<> CRISTOPHER WREN
- EDVAR ile EDVAR MUSİKİSİ
- EEG/ELEKTROENSEFALOGRAM ELECTROENCEPHALOGRAM[İng.] değil/yerine/= BEYİN ELEKTRİK ÇİZGESİ
(
)
- EF'AL:
SIHHAT ile/ve/||/<> İNİKAT ile/ve/||/<> NİFAZ ile/ve/||/<> LÜZÛM
( LEGALITE avec/et/||/<> CONCLUSION avec/et/||/<> VALIDITE avec/et/||/<> NECESSITE D'EXECUTION )
- EF'ÂL ve/<> AHVÂL
( Eylemler/fiiller. VE/<> Haller. )
- EFDAL[Ar. < FÂDIL/FÂZIL] ile EFDÂL[Ar. < FAZL]
( Daha erdemli/fazîletli. | En üstün/âlâ. İLE Fazlalar/ziyâdeler. | İyilikler, ihsanlar, meziyetler, lütûflar. )
- EFDAL ile/ve EKMEL
- EFDAL ile HAYIR/LI
( ... İLE Bu varken buna bakılmaz anlamında kullanılır. )
- EFEKT ile EFEKTİF ile EF(F)EKTÖR
( Etki. İLE Etkin, etkili. İLE Etkileyen. )
- EFEKTİF ile EFEKTİF KUR ile EFEKTİF ALIŞ ile EFEKTİF DÖVİZ ile EFEKTİF FİYAT ile EFEKTİF SATIŞ ile EFEKTİF TALEP
- EFEMİNE ile METROSEKSÜEL
- BRAUSEND, SPRUDELND[Alm.] ile/değil/yerine/= EFERVESANT NESNE
- EFFAK[Ar.] ile EFFÂK[Ar. < İFK]
( Ticaret için tüm dünyayı gezen. İLE Fazla iftirâ eden. )
- EFGÂN -ile
( Bağırıp çağırma, feryâd. )
- EFHÂM[Ar. < FEHM] ile EFHAM[Ar. < FEHÎM]
( Zihinler, anlamalar, idrâkler. İLE En ulu, çok şeref sahibi, daha fehâmetli. )
- EFHÂS[Ar. < FAHS] ile EFHÂZ[Ar. < FAHZ]
( Herşeyin içi/boşlukları. İLE Yakın akrabalar. )
- EFHÂS[Ar.] ile EFHÂZ[Ar. < FİKR]
( Daha fakir ve muhtaç. İLE Düşünceler. )
- EFİN TEFİN -ile
- EFKARLANMAK ile EFKAR ile EFKARLI/LIK
- EFLÂK -ile
( ROMANYA )
- EFLÂK[Ar. < FELEK] ile EFLÂK[Ar. < FİKR]
( Gökler, semâlar, felekler, küreler, zamanlar. | Bahtlar, tâlihler, kaderler. İLE Osmanlı döneminde, merkezi Bükreş olan, iki memleketten bir kısım. )
- EFOR[İng.] SARF ETMEK değil/yerine/= ÇABA TÜKETMEK
- EFOR TESTİ[İng.] değil/yerine/= GÜÇ SINAMASI
- EFRA'[Ar.] ile EFRÂH[Ar. < FERH] ile EFRÂH[Ar. < FERAH]
( Vesveseli, kuruntulu. | İşi gücü olmayan. İLE Piliçler. | Piçler. İLE İç açıklıkları, sevinmeler. )
- EFRÂD-I ZİHNİYE ile EFRÂD-I HARİCİYE
- EFRÂS[Ar. < FERES] ile -EFRÂZ/FİRÂZ[Fars.]
( Atlar, beygirler, kısraklar. İLE Kaldıran, yükselten. )
- EFRÛZ[Fars.] ile -EFRÛZ[Fars.]
( Parıltı, şûle. İLE Aydınlatan, parlatan. | Tutuşturan, yakan. )
- EFSÂNE ile/||/<> ESÂTİR ile/||/<> KISSA ile/||/<> HİKÂYE ile/||/<> HABER ile/||/<> MASAL
( Güzelliğin ileri derece etkileyici niteliği. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... )
( ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Kendi deneyimini anlatmak. İLE/||/<> İkinci elden aktarmak/anlatmak. İLE/||/<> Olmuşu aktarmak/anlatmak. İLE/||/<> ... )
- EFSANE ile MASAL
( Türkiye/Türkçe Masal Haritası'nı görmek için burayı tıklayınız... )
- EFSÛN[Fars.] ile EFZÛN[Fars.]
( Gözbağcılık, "büyü", "sihir", arpağ. İLE Fazla, çok, yukarı, aşkın. )
- EFSUNLAMAK ile EFSUN ile EFSUNCU/LUK ile EFSUNLU
- EFTEN-PÜFTEN (KONULARA DEĞİNMEK/TAKILMAK)
- EFZÂ'[Ar. < FEZÂ] ile -EFZÂ/-FEZÂ[Fars.] ile EFZAH/EFDAH[Ar. < FAZÎH] ile EFZÂR[Fars.]
( Korku ile bağırmalar. İLE Artıran, çoğaltan. İLE Daha/pek rezil. İLE Ayakkabı, kundura. | Gemi yelkeni. | Sanatçıların kullandıkları aletler. | Yemeğe konulan baharat. )
- EGALE[Fr. < ÉGALE | İng. < EQUAL] ile ANGAJE/ENGAJE[Fr./İng. < ENGAGÉ]
( Her ne kadar "yinelemek/tekrar" olarak bilinse ve kullanılsa da "eşitlemek/eşit değer" köküyle düşünmek ve anlamak gerekir. İLE Bağlamak, bağlanmak, ilişkilenmek, yer tutmak, işe almak/girmek. )
- EGALE ETMEK değil/yerine/= EŞİTLEMEK
- EGE DENİZİ değil ADALAR DENİZİ
- EGEME ile/<> LAVTA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir lavta çeşidi. İLE ... )
- EGEMENLİK ile/ve/değil/yerine ÇEKİM/CAZİBE/CEZBE
- EĞER ile EĞER TANRI ÖYLE İSTERSE ile EĞER TANRI İSTERSE
( IF vs. IF GOD PLEASES SO vs. IF GOD WANTS )
( آيا ile در صورتي که ile بفرض اينکه ile اگرکه ile اگرچنانچه ile اگر ile چنانچه ile انشاء الله ile انشا الله )
( AYA ile DAR SORTY KEH ile BEFARZ AYNAKEH ile AGARKEH ile AGARCHENANCHEH ile EGER ile CHENANCHEH ile انشاء الله ile انشا الله )
- EGET ile GELİN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gerdek gecesi geline hizmet için yollanan genç kız. İLE ... )
- EĞİK DURUM -ile
( OBLIQUE CASE )
- INCLINED PLANE[İng.] / AVION INCLINÉ[Fr.] / SCHIEFE EBENE[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİK DÜZLEM
- EĞİK/LİK ile EĞİK YAZI ile EĞİK BİÇME ile EĞİK ÇİZGİ ile EĞİK DÜZLEM ile EĞİK SİLİNDİR
- EĞİLİM ile/ve/||/<>/> EYLEM
- EĞİLİM ile/ve/<> İSTEK
( TENDENCY vs./and/<> REQUEST )
- EĞİLİM ile/ve/<> İSTENÇ(İRÂDE)
( TENDENCY vs./and/<> WILL )
- EĞİLMEDE:
"ÇIKAR" / "ÜSTÜNLÜK" ile/değil/yerine SAYGI
( Nokta kadar "çıkar/ın" için, virgül kadar eğilme! / Kimse, kimseden "üstün" ya da yukarıda değildir/olamaz. İLE/DEĞİL/YERİNE Bir kişinin, hizmetine, emeğine, çabasına saygı duyuyorsak... )
- EĞİLMEK/EĞİLDİM ve/||/<>/> BİRAZ ÇALIŞMAK/ÇALIŞTIM
- EĞİLMEK ve/||/<> BAŞAK
( Kişiler, başağa benzer. İçi boşken havadadır, doldukça eğrilir. )
- EĞİLMEK değil/></değil ÇÖMELMEK( Yerden bir şeyi alacağamız zaman belden eğilerek ve dizleri kırıp çömelerek yükü dizlere vermek gerekir! )
- MEYELÂN, MEYİL[Osm.] / GRADIENT, INCLINATION, SLOPE OF A CALIBRATION, LINE[İng.] / INCLINAISON[Fr.] / GRADIENT, NEIGUNG, STEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİM, M
- EĞİM ile YATIM
( ... İLE Gemi direklerinin, başa ya da kıça doğru olan eğimi. )
- EĞİM ile YÜKSEKLİK/RAKIM
- EĞİP BÜKME
- Eğiterek KONUŞ!!!
- EĞİTİLMEK ile/ve/yerine EĞİTİMİ, KENDİ EĞİMLİLİĞİNDE TUTMAK
- EĞİTİM > ÖZGÜVEN ve/||/<>/> ÖZGÜVEN > ÜMİT ve/||/<>/> ÜMİT > BARIŞ
- EĞİTİM ile EĞİTİMCİ/LİK ile EĞİTİMLİ/LİK ile EĞİTİMSEL ile EĞİTİMSİZ/LİK ile EĞİTİM ALANI ile EĞİTİM BİLİMİ ile EĞİTİM DÖNEMİ ile EĞİTİM KURUMU ile EĞİTİM BİLİMCİ ile EĞİTİM BİLİMSEL ile EĞİTİM PROGRAMI ile EĞİTİM ENSTİTÜSÜ ile EĞİTİM FAKÜLTESİ
- EĞİTİM ile/ve/||/<> GÖRGÜ
- EĞİTİM:
GERÇEKLERİN ÖĞRETİLMESİ ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞÜNMEK İÇİN AKLIN EĞİTİLMESİ
- ERDEM:
EĞİTİMLE ile/ve/||/<>/< ALIŞKANLIKLARLA ile/ve/||/<>/< DOĞAL
- EĞLEMEK ile EĞLENMEK ile EĞLEŞMEK ile EĞLENİLMEK ile EĞLENDİRMEK ile EĞLENEBİLMEK ile EĞLEK ile EĞLENCE/LİK ile EĞLENCELİ ile EĞLENCESİZ/LİK
- EĞLENCE ile EĞLENCE AŞIĞI ile EĞLENCELİ
( FUN vs. FUN LOVER vs. FUNNY )
( تفريح ile شوخي آميز ile لودگي ile شوخي ile عيش طلب ile مسخره آميز ile لوده ile خنده دار ile خنده آور ile خوشمزه ile خندهآور ile خندهدار ile شوخ ile بامزه ile فانتزي ile نمکي ile شوخ طبع ile مضحک )
( TAFARYHE ile SHOOKHY AMYZ ile لودگي ile SHOOKHY ile عيش طلب ile MOSKHAREH AMYZ ile LODEH ile KHANDEH DAR ile KHANDEH AVAR ile KHOSHAMZEH ile KHANDEHAVAR ile KHANDEDDAR ile SHOOKH ile BAMZEH ile FANTZY ile NAMAKY ile SHOOKH TAB ile MOZHAK )
- EĞLENCE ile/ve/||/<> EĞLENCELİ ile/ve/||/<> ZEVK ALMAK ile/ve/||/<> ZEVK
( ENJOY vs. ENJOYABLE vs. ENJOYING vs. ENJOYMENT )
( لذت بردن ile نوش ile بهره مند بودن ile تمتع کردن ile نوش کردن ile حظ بردن ile حظ کردن ile متلذذ شدن ile متمتع شدن ile برخوردار شدن ile محظوظ شدن ile رغبت کردن ile لذت بردني ile دلچسب ile بهرهمند ile متلذذ ile لذت ile کيف ile برخورداري ile تمتع )
( LEZAT BARDAN ile NOSH ile BACPAREH MAND BODAN ile TAME KARDAN ile NOSH KARDAN ile HEZ BARDAN ile HEZ KARDAN ile MOTELEZAZ SHODAN ile MOTEMOTE SHODAN ile BARKHORDAR SHODAN ile MAHZOOZ SHODAN ile RAGHBAT KARDAN ile LEZAT BARDANY ile DELCHASB ile BACPAREAMAND ile متلذذ ile LEZAT ile KYFE ile BARKHORDARY ile TAME )
- Eğlenceli KONUŞ!!!
- Eğlendirerek KONUŞ!!!
- EĞLENDİRMEK ile EĞLENCE ile EĞLENCE PARKI
( AMUSE vs. AMUSEMENT vs. AMUSEMENT PARK )
( تفريح دادن ile سرگرم کردن ile فريب خوردگي ile تفريح ile تفنن ile لهو ile تفريحگاه )
( TAFARYHE DADAN ile SARGARAM KARDAN ile FARYBE KHORDEGY ile TAFARYHE ile TAFANAN ile لهو ile TAFARYHEGAH )
- EGLOG[Yun.] ile/ve İDİL[Yun.]
( Kısa kır/pastoral koşuğu. İLE/VE Kır yaşamı içinde, aşk konusunu işleyen kısa koşuk/şiir, yazı. )
- EGME ile KEMER
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Evin kemeri. İLE ... )
- EĞMEK ile EĞMEÇ ile EĞMEÇLİ
- EĞRİ-BÜĞRÜ(İVİCAÇLI)
( A'VEC )
- EĞRİ KEMER :
( Belgrad Ormanları içindeki kemerlerden biri olup Kemerburgaz girişindedir. Bu kemere Kovuk Kemer'de denilmektedir. Kemer Bizans İmparatoru Andronikos tarafından yaptırılan kemer 1563 yılındaki büyük selden zarar görünce Mimar Sinan tarafından yıkılan kemerin temelleri üzerine 1563/1564) yıllarında yeniden inşâ edildi. )
- EĞRİ OTURMAK ve/fakat/||/<> DOĞRU SÖYLEMEK
- EĞRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/></>/< DOĞRU
( Doğrulabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>>/< Eğrilebilir. )
( Ne "eğriler", doğrula; ne "doğrular", eğrile. )
( Oturalım. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>>/< Konuşalım. )
- EĞRİ ile EĞRİ UYDURMA ile EĞRİ ÇİZİCİ ile EĞRİ İZLEYİCİ ile KAVİSLİ ile EĞRİ ÇİZGİ
( CURVE vs. CURVE FITTING vs. CURVE PLOTTER vs. CURVE TRACER vs. CURVED vs. CURVED LINE )
( خم ile منحني ile منحني کردن ile خميدگي ile منحني خوراندن ile منحني کش ile خمياده ile سرکج ile چنبري ile خط منحني )
( KHAM ile MONHENY ile MONHENY KARDAN ile KHAMYDEGY ile MONHENY KHORANDAN ile MONHENY KESH ile خمياده ile سرکج ile CHENBARY ile KHAT MONHENY )
- EĞRİ ile HELİS[Fr. < Yun.]
( ... İLE Bir silindirin anadoğrularını, sabit bir açı altında kesen eğri. )
- EĞRİ ile KOYUN EĞRİSİ
- MÜNHANİ[Osm.] / CURVE[İng.] / KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞRİ
- EGRİK ile İP
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Dokuma ipi. İLE ... )
- EĞRİLMEK ile EĞRİTMEK ile EĞRİ/LİK ile EĞRİM ile EĞRİCE ile EĞRİLİ ile EĞRİ SÖZ ile EĞRİ YÜZ ile EĞRİ BÜĞRÜ/LÜK ile EĞRİ SÖZLÜ/LÜK ile EĞRİ YÜZLÜ/LÜK ile EĞRİ ÇEHRE ile EĞRİ ÇEHRELİ
- EGRİM ile
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Girdap, suyun toplandığı yer. )
- EGVÂL[Ar. < GUL] ile EGVÂR[Ar. < GAVR]
( Büyük kazalar, felâketler. | Şeytanlar, türlü biçim alan periler. | Gulyabaniler, gövdesi olmayan hayvanlar. İLE Dipler, çukurlar. Sonlar. )
- EGZAJERASYON ile EGZAJERE ile EGZAJERE ETMEK
( Abartı. İLE Abartılı. İLE Abartmak. )
- EGZOS[İng. EXHAUST] değil/yerine/= SUSTURUCU
- EGZOTİK/LİK ile EGZOTİK ÇORBA
- EGZOZ ile EGZOZCU/LUK ile EGZOZ GAZI
- EGZOZ ile YORGUN ile BİTKİNLİK
( EXHAUST vs. EXHAUSTED vs. EXHAUSTION )
( زياده خسته کردن ile اگزوز ile پاي در آوردن ile از نفس انداختن ile از پا انداختن ile اگزوس ile بي رمق ile کوفته ile تاسيده ile بي حال ile بي حالي ile واماندگي ile فرسودگي )
( ZYADEH KHASTEH KARDAN ile EGZOZ ile PAY DAR AVARDAN ile AZ NAFS ANDAKHTAN ile AZ PA ANDAKHTAN ile EGZOS ile بي رمق ile KOFTEH ile TASYDAH ile BEY HAL ile BEY HALY ile VAMANDEGY ile FARSODEGY )
- EHAD[Ar.] ile EHADD[Ar. < HADD]
( Tek, bir, ilk sayı. İLE Daha keskin. )
- EHÂLÎ/AHÂLİ[Ar. < EHL] ile EHÂLÎL[Ar. < İHLÎL]
( Bir mahallede/semtte/kasabada/köyde yerleşip oturanlar. | Halk, umûm. İLE Penis deliği. )
- EHASS[Ar. < HASİS] ile EHASS[Ar. < HÂSS]
( Daha cimri, çok pinti. | Çok/en bayağı. İLE En özel. | Başlıca. )
- EHİ PASSİKA ile/||/<> GATHA ile/||/<> HAİKU
( "Gel ve gör". Buda'nın öğretisini betimleyen bir söz. @@ Dört dizeden oluşan şiir biçimi. Kutsal bir tür dörtlük. @@ 5-7-5 toplam 17 heceden oluşan geleneksel Japon şiiri. )
- EHK/ELECTRONIC PATIENT RECORD[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAYRI KAYDI
- EHLEN ile/ve/||/<>/> SEHLEN
( Beceriyle. İLE/VE/||/<>/> Kolaylıkla. [hoş geldiniz ve sefalar getirdiniz] )
- EHL-İ BÂTIN -ile
( HAKK'IN SIRRINA ERMİŞLER )
- EHL-İ BEYT ile ASHAB/İHVAN
( ... İLE İlkeleri içselleştirip, paylaşanlar. )
- EHL-İ DİL ile/ve/>/değil/yerine GÖNÜL EHLİ
- EHL-İ NAZAR ile EHL-İ KEŞF
- EHL-İ SALİP = HAÇLILAR
- EHLİHİBRE/EHLİVUKÛF/EKSPER değil/yerine/= BİLİRKİŞİ/UZMAN
- EHLİLEŞTİRME/ÖJENİ/EUGENICS[İng.] ile/ve/||/<>/> EVCİLLEŞTİRME
( Seçici çiftleştirme. @@ İnsanla birlikte hareket ettirebilme/yaşatma ve insana zarar vermeyecek biçimde eğitmek. )
( [her biri, yaklaşık olarak]
* REN GEYİĞİ: M.Ö. 12.000
* KÖPEK [Avrasya ve Kuzey Amerika'da]: 12.000
* KOYUN [Güneybatı Asya'da]: 8.000
* AT [Türkistan'da]: M.Ö. 6000 - 8000
* SIĞIR [Güneybatı Asya, Hindistan, Kuzey Afrika'da]: M.Ö. 6000 )
- Ehline KONUŞ!!!
- EHLİYETE, KISMÎ/TAM ENGEL OLABİLECEKLER:
CİNNET ile/ve/||/<> SAĞIRLIK ile/ve/||/<> UNUTMA(NİSYAN) ile/ve/||/<> UYKU ile/ve/||/<> SARA ile/ve/||/<> HASTALIK(MARAZ) ile/ve/||/<> SAKATLIK(MALÛLİYET) ile/ve/||/<> BUNAMA(ATEH) ile/ve/||/<> CEHİL ile/ve/||/<> SARHOŞLUK(SEKİR) ile/ve/||/<> HAFİFLİK(HEZEL) ile/ve/||/<> İSRAF ile/ve/||/<> ESÂRET ile/ve/||/<> ENGEL(ZECİR) ile/ve/||/<> YOLCULUK(SEYAHAT)
( ALIENATION et/||/<> SURDITE et/||/<> FAIBLESSE DE LA MEMOIRE et/||/<> LE SOMMEIL et/||/<> EPILEPSIE et/||/<> LA MALADIE et/||/<> INFIRMITE et/||/<> LA SECONDE ENFANCE et/||/<> L'IGNORANCE et/||/<> L'IVRESSE et/||/<> LA LEGERETE et/||/<> LA PRODIGALITE et/||/<> ESCLAVAGE et/||/<> LA CONTRAINTE et/||/<> LE VOYAGE )
- EHR/ELECTRONIC HEALTH RECORD[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK KAYDI
- EHRAM/PİRAMİT değil/yerine/= ...
- EHRS/ELECTRONIC HEALTH RECORD SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK KAYDI DÜZENİ
- EHS/ELECTRONIC PATIENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAYRI DÜZENİ
- EHVÂ'[Ar. < HEVÂ'] ile EHVÂL[Ar. < HEVL] ile EHVÂR[Fars.]
( İstekler, arzular, şehvetler, hevesler, meyiller. İLE Korkular, dehşetler. İLE Şaşkın, sersem, alık. )
- EHVEN-İ ŞER[Ar.] değil/yerine/= KÖTÜNÜN İYİSİ
- EHVEN ile EFDAL
- EIGHT :/yerine SEKİZ
- EINSTEIN'S FIELD EQUATIONS[İng.] / ÉQUATION DU CHAMP D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-FELDGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN ALAN DENKLEMLERİ
- EINSTEIN-DE HAAS EFFECT[İng.] / EFFET EINSTEIN-DE HAAS[Fr.] / EINSTEIN-DE-HAAS-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-DE HAAS ETKİSİ
- EINSTEIN-DE SITTER MODEL[İng.] / MODÈLE D'EINSTEIN-DE SITTER[Fr.] / EINSTEIN-DE-SITTER-MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-DE SİTTER ÖRNEKÇESİ/MODELİ
- EİNSTEİN UMÛMÎ İZÂFİYET NAZARİYESİ[Osm.] / EINSTEIN'S GENERAL THEORY OF RELATIVITY[İng.] / THÉORIE DE LA RELATIVITÉ GÉNÉRALE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE ALLGEMEINE RELATIVITÄTSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN GENEL GÖRELİLİK KURAMI
- EINSTEIN'S THEORY OF SPECIFIC HEAT CAPACITIES[İng.] / THÉORIE DE LA CAPACITÉ THERMIQUE SPÉCIFIQUE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE THEORIE DER SPEZIFISCHEN WÄRMEKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN ÖZGÜL ISI SIĞASI KURAMI
- EINSTEIN-PLANCK LAW[İng.] / LOI D'EINSTEIN-PLANCK[Fr.] / EINSTEIN-PLANCK/SCHES-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-PLANCK YASASI
- EINSTEIN-ROSEN WAVES[İng.] / ONDES D'EINSTEIN-ROSEN[Fr.] / EINSTEIN-ROSEN-WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-ROSEN DALGALARI
- EINSTEIN'S LAW[İng.] / LOI D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN YASASI
- EJDER(DRAGON) ile BOYNUZLU DAĞ EJDERİ
(
)
- EJDERHA (DRAGON) ile YAPRAKSI DENİZ EJDERİ
( SU'BÂN, TİNNÎN ile ... )
( BÜRSÂN, BERGAMÂN ile ... )
- ZUSATZMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= EK KÜTLE
- EK OLMAK değil/yerine HAK OLMAK
- EK ile EK GÜN ile EK KÖK ile EK DERS ile EK FİİL ile EK KART ile EK SÜRE ile EK BÜTÇE ile EK EYLEM ile EK GÖREV ile EK OYLUM ile EK POLİÇE ile EK ÖDENEK ile EK BİLEZİĞİ ile EK TAHSİSAT
- EK ile EKLEME TABLOSU ile EK OLARAK ile EKLEMELER ile KATKI MADDESİ ile KATKILI TERS
( ADDITION vs. ADDITION TABLE vs. ADDITIONAL vs. ADDITIONS vs. ADDITIVE vs. ADDITIVE INVERSE )
( علاوه ile جمع ile جدول افزيشي ile اضافي ile مضافات ile ملحقات ile افزيشي ile وارون افزيشي )
( ALAVEH ile JAM ile JODOL AFZYSHY ile اضافي ile مضافات ile MOLHAGHAT ile AFZYSHY ile VARON AFZYSHY )
- EK ile FAZLA
( ADDITION vs. EXCESS )
- EK ile İLHAK ile İLHAK EDİLMİŞ
( ANNEX vs. ANNEXATION vs. ANNEXED )
( ضميمه کردن ile ضميمه سازي ile الحاق ile ضم ile الحاقي ile ضميم )
( ZAMYMAH KARDAN ile ZAMYMAH SAZY ile ELHAQ ile ZAM ile ELHAQY ile ضميم )
- EK ile KATKI
( ADDITIONAL vs. CONTRIBUTION )
- EK ile/ve/<> ÖRNEK
- EKÂME Bİ'L-MEKÂN[Ar.] ile GANİYE Bİ'L-MEKÂN[Ar.]
- EKARTE[Fr. < ÉCARTÉ] (ETMEK) ile/ve/||/<> EKARTÖR
( Dışlamak, ayırmak, konu dışında tutmak. İLE/VE/||/<> Ayırgaç. )
- EKBER[< KEBÎR (çoğ. EKÂBİR)]:
EN BÜYÜK -<
- EKBER[Ar.] ile/ve/||/<>/> EKBER[Ar.]
( Büyük. @@ Daha büyük. )
- EKBİÇ SOKAK :
( Çayırbaşı Mahallesi sokaklarından biridir. Çayırbaşı büyük çayırlığı ile bilinen bir yerdi. Bu büyük ve verimli alan hem ekim alanı hem de mesire olarak kullanılıyordu. Bu nedenle burada meydana gelen sokaklardan birine "Ekbiç Sokak" adı verildi. )
- EKG/ELECTROCARDIOGRAM ELEKTROKARDİYOGRAM[İng.] değil/yerine/= YÜREK ELEKTRİK ÇİZGESİ
- EK/İLÂVE ile/ve AÇILIM
- EKİLMEK ile EKİLİ
- EKİM ile/ve/||/<>/> KIRLANGIÇ DÖNÜMÜ
( Yılın onuncu ayı. İLE/VE/||/<>/> Ekim ayının ilk günleri. )
- EKİM(')E ile/>< SİKİME
( Olursa. İLE/>< Olur. )
- EKİN(KÜLTÜR):
MİRAS değil EMÂNET
- EKİN/KÜLTÜR ve/<> SEVGİ
( CULTURE and/<> LOVE )
- EKİN/KÜLTÜR ile/ve/<> SEZGİ
( CULTURE vs./and/<> INTUITION )
- EKİN ile/ve/<> FİREZ
( ... İLE/VE/<> Ekin. | Yeni çıkmaya başlamış ekin. | Biçilmiş tarlada kalan tahıl kökleri, anız. )
- EKİN ile/||/<> HASAT ile/||/<> HARMAN
( Tarlada izi olmayanın, hasatta yüzü olmaz. )
- EKİN ile TINAZ
( ... İLE Savrulmak için hazırlanan dövülmüş ekin yığını. )
- EKİNCİ KÖŞKÜ :
( Yenimahalle'nin üst kısmında olup Özengi Ağası sokağındadır. Köşkün 19. yy sonlarında yapıldığı sanılıyor. Köşk el değiştirmiş olup bakıma muhtaçtır. )
- EKİNCİ, YUSUF ZİYA (ERZURUM, 1887 - 1949) :
( Sarıyer/Yenimahallelidir. Askeri okulları bitirdikten sonra Kurmay subay olarak orduya katıldı. Ulusal Kurtuluş Savaşı'nda Kurmay Binbaşı rütbesi ile 4. Kolordu Kurmay Başkanı olarak görev yaptı. Tümgeneral rütbesi ile emekli oldu. )
- EKİN/KÜLTÜR ile/ve BİLİM
( Bilim, doğanın her köşesinde var; görmesini bilirsek! Kültür, sokakta dolanır; almasını bilirsek! )
- EKİP/TEAM[İng.] değil/yerine/= TAKIM
- EKİP ve/||/<>/> BİÇMEK
- EKİZDE(FOTOĞRAFTA):
TAFK ile/ve/||/<>/> İFSAK ile/ve/||/<>/> TAFK ile/ve/||/<>/> AFSAD ile/ve/||/<>/> AFAD
( [kuruluş yılı] 1950 ile/ve/||/<>/> 1959 ile/ve/||/<>/> 1959 ile/ve/||/<>/> 1977 ile/ve/||/<>/> 1979 )
- EKKİ ile EKKİZ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( İki sayısı. İLE İkiz. )
- EKLEKTİK ile KOLAJ
- ARTICULATION, JUNCTION[İng.] / JONCTION, JOINTURE[Fr.] / ANSCHLUSS, GELENKVERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM, BİRLEŞME YERİ
- JUNCTION DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR À JONCTION[Fr.] / ANSCHLUSSDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM DEDEKTÖRÜ
- JUNCTION DIODE[İng.] / DIODE À JONCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= EKLEM DİYOTU
- JUNCTION POLE[İng.] / PÔLE DE JONCTION[Fr.] / GELENKVERBINDUNGSPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM KUTUP/KUTBU
- LASER À JONCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= EKLEM LAZER
- CONDENSATEUR À JONCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= EKLEM SIĞAÇ
- JUNCTION TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À JONCTION[Fr.] / SPERRSCHICHTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM TRANSİSTÖRÜ
- EKLEM YERİ ile ORTAK HESAP ile MÜŞTEREK MİRASÇI ile ORTAK SAHİP ile ORTAK MÜLKİYET ile ORTAK ORTAKLIK ile ORTAK SORUMLULUK ile ANONİM ile EKLEMLİ ile EKLEMSİZ ile ORTAKLAŞA ile EKLEMLER ile EKLEM KURDU
( JOINT vs. JOINT ACCOUNT vs. JOINT HEIR vs. JOINT OWNER vs. JOINT OWNERSHIP vs. JOINT PARTNERSHIP vs. JOINT RESPONSIBILITY vs. JOINT STOCK vs. JOINTED vs. JOINTLESS vs. JOINTLY vs. JOINTS vs. JOINTWORM )
( مفصل ile پيوند گاه ile مشترک ile تضامني ile شراکتي ile لولا ile حساب مشترک ile شريک الارث ile شريک الملک ile مشاع ile شرکت تضامني ile مسئوليت مشترک ile تضامن ile سهامي ile شرکت سهامي ile مفصل دار ile بي مفصل ile تواماً ile مشاعا ile مشترکا ile اشتراکاً ile بالاشتراک ile بالمشترکه ile شراکتاً ile مفاصل ile کرم گندم )
( MAFASL ile PEYVAND GAH ile MOSHTARK ile TAZAMANY ile SHARAKTY ile LOLA ile HASAB MOSHTARK ile SHARYK OLERS ile SHARYK OLMOLK ile MOSHAE ile SHARKAT TAZAMANY ile MASOULYT MOSHTARK ile تضامن ile SACPEHAMY ile SHARKAT SACPEHAMY ile MAFASL DAR ile BEY MAFASL ile TAVAMAN ile مشاعا ile MOSHTARKA ile ESHTARAKAN ile بالاشتراک ile BALMOSHTARKEH ile SHARAKTAN ile MOFASL ile KARAM GANDAM )
- EKLEM ile AÇIKÇA İFADE ETMEK ile EKLEMLENME
( ARTICULAR vs. ARTICULATE vs. ARTICULATION )
( مفصلي ile بندبند ile مفصل دار کردن ile تلفظ شمرده ile مفصل بندي ile طرز گفتار )
( MAFASLY ile BANDBAND ile MAFASL DAR KARDAN ile TALAFZ SHMARDEH ile MAFASL BANDY ile TARZ GOFTAR )
- EKLEM ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> ANKİLOZ[Fr. < Yun. < ANKYLOSE]
( ... İLE Oynar eklemlerde oynaklığın kalmamasıyla eklemin işlemez duruma gelmesi, eklem kaynaşması, oynaklığın yitimi. )
- EKLEM ile DÖNER EKLEM
( JOINT vs. TROCHOID )
- EKLEM ile MAFSAL SİLGİ ile MAFSAL EKLEMİ ile AŞIK KEMİĞİ
( KNUCKLE vs. KNUCKLE DUSTER vs. KNUCKLE JOINT vs. KNUCKLEBONE )
( قرحه روده ile بوکس باز ile لولاي مفصلي ile استخوان قوزک )
( GHARHEH RUDEH ile BOX BAZ ile LOLAY MAFASLY ile ESTEKHAN GHOOZAK )
- EKLEM ile PARMAĞIN OYNAK YERİ
( MAFSAL[çoğ. MEFÂSIL] ile ... )
( JOINT vs. KNUCKLE )
- EKLEMEK ile ATEŞE YAKIT KATMAK ile ATEŞE YAKIT KATMAK ile TOPLA
( ADD vs. ADD FUEL TO FIRE vs. ADD FUEL TO THE FIRE vs. ADD UP )
( افزودن ile علاوه کردن ile اضافه نمودن ile اضافه کردن ile آتش دامن زدن ile دامن زدن ile جمع کردن ile جمع زدن ile جمع بندي کردن )
( AFZUDAN ile ALAVEH KARDAN ile EZAFEH NEMUDAN ile EZAFEH KARDAN ile ATASH DAMAN ZADAN ile DAMAN ZADAN ile JAM KARDAN ile JAM ZADAN ile JAM BANDY KARDAN )
- EKLEMEK ile EKLENMEK ile EKLETMEK ile EKLEŞMEK ile EKLEMLEMEK ile EKLEMLENMEK ile EKLEŞTİRMEK ile EKLENEBİLMEK ile EKLENİVERMEK ile EKLETEBİLMEK ile EKLEYEBİLMEK ile EKLEYİVERMEK ile EKLEMLENDİRMEK ile EKLEM ile EKLER ile EKLEMLİ ile EKLEMSİZ ile EKLEMLİLER ile EKLEMSİZLER ile EKLEM BACAKLILAR
- EKLEMEK ile EKLER ile APANDİSİT ile EK
( APPEND vs. APPENDAGES vs. APPENDICITIS vs. APPENDIX )
( پيوست کردن ile مضافات ile آپانديس ile ضميمه )
( PEYVAST KARDAN ile مضافات ile APANDYS ile ZAMYMAH )
- EKLEMEK ile EKLİ ile EKLEME ile EK ile EKLER
( ATTACH vs. ATTACHED vs. ATTACHING vs. ATTACHMENT vs. ATTACHMENTS )
( الصاق کردن ile ضميمه کردن ile علاقهمند ile چسباننده ile دلبسته ile علاقمند ile ملازم ile ملتصق ile چسبيده ile الصاق ile ضميمه ile عليقه ile چسبيدگي ile پيوست ile علاقه مندي ile دلبستگي ile لواحق ile ملحقات ile ضواهر ile علائق )
( ELSAGH KARDAN ile ZAMYMAH KARDAN ile ALAGHESMAND ile CHASBANANDEH ile DELBASTEH ile ALAGHAMAND ile ملازم ile ملتصق ile CHASBYDAH ile ELSAGH ile ZAMYMAH ile عليقه ile CHASBYDEGY ile PEYVAST ile ALAGHEH MANDY ile DELBASTGY ile لواحق ile MOLHAGHAT ile ضواهر ile ALAEGH )
(1996'dan beri)