Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 46.157 başlık/FaRk ile birlikte,
46.157 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(30/186)


- BÜYÜKDERE HAVA UÇAK ALANI :

( Türkiye'de ilk hava taşımacılığı Çayırbaşı'nda kurulan Büyükdere hava alanından yapıldı. İtalyan Hava Ekspresi Şirketi (Aero Esprosso İtaliana) 1924 yılında Türk hükümetinden 11 yıl çalışma izni ve imtiyazı aldı. Atina, Brindizi, İstanbul - Atina, Rodos seferi yapan bu hava şirketi 12.02.1936 tarihinde Türk hükümeti tarafından satın alınarak millileştirildi. Yolcu taşımacılığı deniz uçakları ile yapıldı. İkinci dünya savaşı sırasında bu uçak alanı askeri amaçla kullanılmıştır. II. Dünya Savaşı sırasında 5. Müstakil Deniz Hava Taburu, Almanların Balkanlara kadar gelmesi üzerine Karadeniz Boğazına kaydırılmıştır. 1. Deniz Bölüğüne bağlı Süpermarine Southampton uçakları Büyükdere'de, halen Sahil Güvenlik Komutanlığının bulunduğu alanda konuşlandırılmıştır. Hava Alanı 150 yıllarda kaldırıldı. )


- BÜYÜKDERE LATİN MEZARLIĞI :

( Çayırbaşı'nda Bahçeköy Caddesi üzerinde ve Tekel Kibrit Fabrikası yanındadır. Mezarlıkta gömü yapılmamaktadır. Yan yana üç mezar Rum, Ermeni ve Latin mezarlıklarıdır. Mezarlıkta tarihi mezar taşları bulunmaktadır. )


- BÜYÜKDERE MEHMET İLKÖĞRETİM OKULU :

( Büyükdere İlkokulu 1922'de Kara Mehmet Kethüda Camiinde Millet Okulu adıyla açıldı. Okul 1924'te Gözetleme Kulesi denilen Topçu Karakoluna, 1953'te Çayırbaşı Caddesi üzerindeki yeni binasına taşındı. 1969'de okula yeni derslikler ilave edildi okulun adı da Mehmet İpgin İlköğretim Okulu olarak değiştirildi. )


- BÜYÜKDERE MEYVE ISLAH ENSTİTÜSÜ :

( Çayırbaşı'nda, Büyükdere Fidanlığı içinde kurulan bu enstitü ziraat teknisyeni yetiştiriyordu. Özelleştirme sırasında enstitü kapatılınca ziraat teknisyeni yetiştirilmesi olayı da sona erdi. )


- BÜYÜKDERE MUHTAR HİKMET BAYRAK PARKI :

( Büyükdere'de Mühendis Şevket Sokaktati park yeniden elden geçirilerek tanzim edilerek ve Büyükdere çok uzun yıllar muhtarlık yapan Hikmet Bayrak adına hizmete açıldı. Çocuklar için oyun grubu, yetişkinler içinde spor yapacak alanı mevcuttur. Park 639 m²'dir. Bunun 225 m² su metrekare yeşil alan, 174 m² dinlenme ve yürüyüş alanı, 159 m² oyun alıanı ve 80 m² fitness alanı var. )


- BÜYÜKDERE TOPÇU KARAKOLU :

( Büyükdere'deki Topçu Karakolu binası 19. yy. ın son yarısı ile 20. yy. başlarında yapılan karakol binalarından biridir. Bu bina karakol olarak kullanıldığı gibi, gözetleme kulesi, jandarma karakolu ve ilkokul olarak da kullanıldı. )


- BÜYÜKDERE VAPUR İSKELESİ :

( İskele Büyükdere Cami - i Kebiri'nin önündeki kayıkhane iskelesine bir takım eklemeler yapılarak meydana getirildi.1908'de bu iskele yıktırılarak yerine, dibe çakılan kazıklar üzerine yeni bir iskele inşâ edildi. Bu iskelede kadınlara ayrılmış geniş bir oda vardı. 1911'de satın alınan bir alan üzerinde Şirket - i Hayriye tarafından iki katlı yeni bir iskele binası inşâ edildi. İki katlı iskele binasında on dükkân ve salonlar bulunuyordu. İskele işlevi itibariyle aynı bir ticaret merkezi gibiydi. Büyükdere İskelesi Sarıyer'in tarihi eserlerinden biri olup kenar süslemeleri, heykelleri ile dikkat çeker. Büyük bir pasaj hüviyetinde olan iskelenin iç kısmında; Pastane, kahvehane, noter, terzi, gümrük müdürlüğü, dernek merkezi, lokalleri ve gişe; biletçi, çımacı ve memur odaları ile yolcular için büyük bekleme salonu vardı. Üst katın üstü düz ve kullanışlı bir büyük teras olduğu için burada nişan, düğün, tiyatro etkinlikleri de yapılabiliyordu. Cumhuriyet'in ilk yıllarında üst katı Sarıyer Gençler Cemiyeti'nin kültürel çalışmalarının yapıldığı yerdi. Kazıklı yolun yapılması üzerine İskele eski özelliğini kaybetti. 1989 yılında kazıklı yol üzerine yapılan yeni iskele nedeni ile tarihi Büyükdere iskelesi terk edildi. Viran halde iken özel teşebbüse verildi/kiralandı. Tamamen yenilendi. Ticari amaçlı olarak kullanılmaktadır. )


- BÜYÜKDERE YOLCU GEMİSİ :

( Şirket - i Hayriye İşletmesi tarafından 1864'te İngiltere'de West Cowes, John White tezgâhlarında, gövdesi ahşap, yandan çarklı yolcu gemisi olarak inşâ edildi. 170 gros tonluk, uzunluğu 42,6 metre, genişliği 4.4 metre, su kesimi 2.3 metre idi. J. Penn&Son yapımı 80 beygir gücünde 2 silindirli compound buhar makinesi vardı. 1860'da hizmete girdi, 1899'da hizmet dışı bırakıldı. Baca No.su 14 idi. )


- BÜYÜKDURMUŞ İLKER (SARIYER, 1951) :

( Tarabya Spor Kulübünden transfer edildi ve üç dönem (1968 - 1981) tescilli kaldı. Hem amatör takımda ve hem de profesyonel takımda oynadı. Futbola başlamadan yıllarca Voleybol takımında kaptan olarak yer aldı. 2 Lig, 17 Amatör Lig ve 5 özel maçla birlikte toplam 24 maçta oynadı ve 30 gol yedi. Antrenör ve teknik direktör lisansına sahip olup Lise Edebiyat öğretmenliğinden emeklidir. Sarıyer Spor Kulübü, 1940 Sarıyerli Sporcular derneği, Sarıyer Lisesi Mezunları Derneği ve Sarıyerliler Derneği gibi pek çok sportif, sosyal ve kültürel amaçlı dernekte üye olup. Sarıyer Lisesi Mezunları Derneği Başkanlığı görevinde bulundu. )


- BÜYÜKDURMUŞ, SEZAİ (SARIYER, 1954) :

( İlk ve orta eğitimini Trabzon'da yaptı. İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesinden İnşaat Mühendisi olarak mezun oldu. Müteahhit olarak hizmet yapmaktadır. 1994 - 1999 ve 1999 - 2004 olmak üzere iki dönem Sarıyer Belediye Meclis Üyesi, son dönemde aynı zamanda Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü, Trabzonspor Kulübü, 1940 Sarıyerli Sporcular derneği, Türkiye Futbol Adamları Derneği gibi pek çok sportif ve sosyal amaçlı derneğe üye olup, Sarıyer Spor Kulübünde 7 dönem Yönetim Kurulu Üyesi (Asbaşkan) olarak görev yaptı. )


- BÜYÜKDURMUŞ, YETER (RUMELİKAVAK, 1962) :

( Dernekçi, siyasetçi. İlk öğrenimini Rumelikavak İlkokulunda, Orta ve Lise öğrenimini Sarıyer'de tamamladı ve PTT de memuriyet hayatına atıldı. Tahtakale ve Sarıyer PTT şubelerinde 26 yıl görev yaptıktan sonra emekli oldu. Emekliliğini takiben CHP saflarında siyasete atıldı. Sarıyer ilçe teşkilatında 7 dönem İlçe Yönetim Kurulu sekreteri olarak görev yaptıktan sonra Canan Kaftancıoğlu'nun listesinden İstanbul İl Yönetim Kuruluna seçildi ve İstanbul 2. Bölgeden Sorumlu Başkan Yardımcılığı ile görevlendirildi. 31 Mart seçimlerinde İstanbul'da seçimin kazanılmasındaki çalışmaları nedeni ile "CHP kadrosunun en yüce değer verenlerden biri" olarak ödüllendirildi. Siyasi çalışmaları dışında sosyal hayatın içine de bulunuyor. Sarıyer Lisesi Mezunları Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği Sarıyer Şubesi (ADD) ve Sarıyerliler Derneği (SA - DER) üyesi olup Sarıyerliler Derneğinde yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı, )


- BÜYÜKELÇİ(SEFİR[Ar.]/SEFÂRET)/LİK ile/ve/||/<> KONSOLOS[Yun.]/LUK / ŞEHBENDER[Fars.]

( VİSKONSÜL: Konsolos yardımcısı. )

( Ülkesinin, öteki ülkelerin başkentinde sadece bir tane olan, temsil etmekte olduğu ülkenin en büyük yetkisine sahip diplomatik kurumudur.[Çoğunlukla ve olağan koşullarda vize ve pasaport işlemleri yapılmaz.] İLE/VE/||/<> Ülkesinin, öteki ülkelerdeki ticari çıkarlarını korumakla sorumlu, diplomatik olmayan resmi kurumlardır.[Diplomatik özelliği bulunmayan resmi görevlerin yapıldığı, resmi kurumdur. Genellikle, pasaport, evlilik, doğum ve ölüm gibi işlemler yapılmaktadır.][Konsolosluk arşivleri ile binalarının dokunulmaz hakları vardır.] )

( Kendi ülkesini başka ülkede temsil eden en üst düzeydeki devlet görevlisidir, diplomattır.[Görevli oldukları ülkelerde, vatandaşı oldukları ülkenin devlet başkanının temsilcisidir. Ülkesiyle görevli oldukları ülkeler arasındaki siyasi, ekonomik, kültürel ve askeri ilişkileri geliştirmeyi hedefler.] İLE/VE/||/<> Konsolosluk yöneticisinin unvanı, ülkelere göre farklılık gösterir.[Bulundukları kentin yetkili yöneticisiyle ilişki durumundadır. Konsolosluktaki görevlilerin diplomatik temsil hakkı yoktur.] )

( AMBASSADOR vs./and CONSUL )


- BÜYÜKELÇİ ile ORTA ELÇİ

( ... İLE Büyükelçiden önceki elçilik aşaması ve bu aşamada olan kişi. )


- BÜYÜK/KÜÇÜK ile ETKİSİ

( Küçük büyür, büyük ölür. )

( ARTAL[Ar.]: Benzerlerinden çok daha iri olan. )


- AZAMET, CESÂMET, KADİR[Osm.] / MAGNITUDE[İng.] / GRÖSSE, MAGNITUDE[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜKLÜK, PARLAKLIK


- BÜYÜK/LÜK ile/ve/değil BÜTÜN/LÜK

( Parçalar arasındadır. İLE/VE/DEĞİL Küçüğü olmayan büyük(lük)tür. )

( Büyük, küçülebilendir. )

( Büyüğün büyüklüğü, küçüğünü düşünmesindedir, sevmesindedir. )

( Ne kadar seviyor ve düşünüyorsa o kadar büyüktür. )

( Kişi maneviyatta büyümezse, isterse 500 yıl yaşasın, yine çocuktur. )

( Yaşayanın değil düşünenin ve anlayanın yaşı büyüktür. )

( Her büyük şey, büyük bir anlamla yaşar. )

( Büyük, küçüğü sevmeye memurdur. )


- BÜYÜK/LÜK ile/ve/değil BÜTÜN/LÜK

( Parçalar arasındadır. DEĞİL Küçüğü olmayan büyük(lük)tür. )

( Büyük, küçülebilendir. )

( Büyüğün büyüklüğü, küçüğünü düşünmesindedir, sevmesindedir. )

( Ne kadar seviyor ve düşünüyorsa o kadar büyüktür. )

( Kişi, maneviyatta büyümezse, isterse 500 yıl yaşasın, yine çocuktur. )

( Yaşayanın değil düşünenin ve anlayanın yaşı büyüktür. )

( Büyük, küçüğü sevmeye memurdur. )


- BÜYÜK/LÜK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YÜCE/LİK


- BÜYÜKŞEHİR ile/ve/<> ÖTEKİ ŞEHİRLER


- [ne yazık ki]
BÜYÜK SORUN/YANILSAMA:
"ACI ÇEKMEMEK" ve/||/<>/>/< "KENDİMİZİ KANDIRMAK" / KANDIRDIĞIMIZI/KANDIRABİLECEĞİMİZİ ZANNETMEK


- CHARMED NUMBERS, MAGIC NUMBERS[İng.] ile/değil/yerine/= BÜYÜLÜ SAYILAR


- BÜYÜME ile BÜYÜME VE ARTIŞ

( GROWTH vs. GROWTH AND INCREASE )

( گوشت زيادي ile نمو ile افزايش ile نماء ile رشد ile نشو ile رويش ile نشو و نما )

( GUSHT ZYADY ile NEMO ile AFZAYSH ile نماء ile RASHOD ile NESHO ile ROYSH ile NESHO VE NAMA )


- BÜYÜMEK ile SAKAL BIRAKMAK ile SAKAL UZATMAK ile BÜYÜMEK ile BOYUT OLARAK BÜYÜMEK ile YAPRAKLARI BÜYÜTMEK ile YAŞLANMAK ile ÇIKMAK ile BÜYÜYOR

( GROW vs. GROW A BEARD vs. GROW BEARD vs. GROW BIG vs. GROW IN SIZE vs. GROW LEAVES vs. GROW OLD vs. GROW UP vs. GROWING )

( رشد کردن ile روياندن ile عمل آوردن ile زياد شدن ile رويانيدن ile رشد و نمود کردن ile روييدن ile رستن ile نمو کردن ile سبز شدن ile عمل آمدن ile نمو دادن ile ريش گذاشتن ile گنده شدن ile وسعت يافتن ile برگ درآوردن ile پير شدن ile بزرگ شدن ile نشو و نما کردن ile روينده ile نشو ile راشد ile افزاينده ile روييدني )

( RASHOD KARDAN ile ROYANDAN ile AMEL AVARDAN ile ZYAD SHODAN ile ROYANYDAN ile RASHOD VE NEMUD KARDAN ile روييدن ile رستن ile NEMO KARDAN ile SABZ SHODAN ile AMEL AMADAN ile NEMO DADAN ile RYSH GOZASHTAN ile GANDEH SHODAN ile VOSAT YAFTAN ile BARG DARAVARDAN ile PEYR SHODAN ile BOZORG SHODAN ile NESHO VE NAMA KARDAN ile ROYNADEH ile NESHO ile راشد ile AFZAYNADEH ile روييدني )


- BÜYÜMEK ile SEMİRMEK (MEYVE VERMEK)

( TO GROW vs. TO GIVE FRUIT )


- PERTAVSİZ[Osm.] / LOUPE[Fr.] / LUPE, VERGRÖSSERUNGSGLAS[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜTEÇ, PARILDAMA


- MAGNIFYING POWER[İng.] / POUVOIR DE GRANDISSEMENT[Fr.] / VERGRÖSSERUNGSLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜYÜTME GÜCÜ


- ICE POINT[İng.] / POINT DE GLACE[Fr.] / EISPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BUZ/LANMA NOKTASI


- ICE WATER MIXTURE[İng.] / EISWASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= BUZ SU KARIŞIMI


- BUZ ile BUZ DAĞI ile BUZ SİSİ ile BUZ DANSI ile BUZ IŞIĞI ile BUZ DEMİRİ ile BUZ DUVARI ile BUZ HOKEYİ ile BUZ KALIBI ile BUZ KAYIĞI ile BUZ PATENİ ile BUZ SERABI ile BUZ YALAĞI ile BUZ TORBASI


- BUZ ile BUZ GİBİ ile DONDURMA ile BUZ ALANI

( ICE vs. ICE COLD vs. ICE CREAM vs. ICE FIELD )

( يخ ile شکر پوش کردن ile مثل يخ ile بستني ile يخزار )

( YKH ile SHKAR PUSH KARDAN ile MOSL YKH ile BASTANY ile يخزار )


- BUZ ile/<> "SİYAH BUZ"

( Genellikle, kara fırtınası biter bitmez, yollar, asfaltın çıplak yüzüne kadar temizlenir. Bu temizlikten sonra, yollar, ıslakmış gibi görünür ama gerçekte, yol, "siyah buz" olarak adlandırılan ince bir buz tabakası ile kaplanmıştır. Siyah buz, her zaman görülemeyen, şeffaf ama çok kaygan bir buz tabakasıdır. )


- BUZ ile/ve/<> SU ile/ve/<> BUHAR

( Sıfırın altında. İLE/VE/<> Sıfırın üstünde. İLE/VE/<> 100 °C'nin üstünde. )


- BUZAĞI["BUZA" değil!] ile/<>/> DANA ile/<>/> DÜVE ile/<>/> İNEK ile/<>/> TOSUN ile/<>/> BOĞA/KELE ile/<>/> ÖKÜZ ile/<>/> SIĞIR

( Yeni doğmuş, ana sütüyle beslenen sığır yavrusu. İLE/<>/> İneğin, sütten kesildikten sonra 15 aylığa kadar olan yavrusu. İLE/<>/> Doğum yapmamış dişi inek yavrusu. İLE/<>/> 2 yaş ve üzeri dişi sığır. İLE/<>/> Danalıktan yeni çıkmış 15 - 24 ay arasındaki genç boğa. | [mecaz] Sağlıklı, tıknaz delikanlı. İLE/<>/> 2 yaş ve üzeri erkek boğa/sığır. İLE/<>/> Kısırlaştırılmış/burulmuş boğa. İLE/<>/> Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı. )

( VEAL vs./<>/> CALF vs./<>/> HEIFER vs./<>/> COW vs./<>/> STIRK vs./<>/> BULL vs./<>/> OX/OAF vs./<>/> CATTLE )

( VATSA ile/<>/> DAM ile/<>/> BACHHIYA ile/<>/> GO/GOU ile/<>/> BACHHRA ile/<>/> VRSABHA ile/<>/> PRSTHA ile/<>/> GAAY/BAIL [PASHU/GODHAN] [AGHNYA: Öldürülmemesi gereken, kesilmeyecek olan.] )


- BUZDAĞININ:
GÖRÜNEN BÖLÜMÜ ile/ve GÖRÜNMEYEN BÖLÜMÜ

( Gördüğümüz, olan değildir. )

( Görünüşler, aldatıcıdır. )

( Adı değiştirebiliriz fakat gerçek yine kalır. )

( Appearances are deceptive. )

( What you see is not what is.
You may change the name, but the fact remains. )

( VISIBLE PART OF ICEBERG vs./and INVISIBLE PART OF ICEBERG )


- BUZDOLABINDAKİ KÖTÜ KOKULARI ALMADA:
KARBONAT ile/ve KÖMÜR


- BÜZGEN ile/ve/<> BÜZÜK

( Kasılarak, gövdedeki herhangi bir deliği açan ya da kapayan, çember biçimindeki kasların genel adı. İLE/VE/<> Toplanarak büzülmüş. | Kalınbağırsağın sona erdiği yer, anüs. | [argo] Yüreklilik, cesâret. )


- BÜZGÜ ile BALGÜMECİ

( ... İLE Bal peteğini andıran bir dikiş büzgüsü türü. )


- BÜZGÜLEMEK ile BÜZGÜ ile BÜZGÜLÜ ile BÜZGÜSÜZ


- BUZI ile YANIK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ekmeğin üzerinde oluşan yanık. İLE ... )


- BUZLA ile BUZULKAR

( Deniz suyunun donmasıyla kutup bölgelerinde oluşan buz alanı. Bankiz, aysfild. İLE Bir buzulun oluşmasında temel olan katılaşmış kar kümesi. )


- BUZLANMAK ile BUZLAŞMAK ile BUZLANABİLMEK ile BUZLAŞABİLMEK ile BUZLA


- BUZLU ile BUZLUK ile BUZLU CAM ile BUZLU ÇAY ile BUZLU DUMAN


- BÜZ(ÜL)ME ile/ve/||/<> BURK(UL)MA


- BUZUL DAĞLARI ile/değil SAYDAM BUZUL DAĞLARI

( ... İLE/DEĞİL En tehlikeli olan buzul dağları. [Eğer buzul içindeki su erir ve çatlaklar da tekrar donarsa saydam buzul oluyor.] [Titanik, saydam buzul dağlarından birine çarparak batmıştır.] )


- BUZUL ile BUZUL

( GLACIAL vs. GLACIER )

( يخبندان ile يخچال طبيعي )

( YKHBANDAN ile YKHCHAL TABYEY )


- BUZUL ile PERİTO MORENO BUZULU


- BUZULLAR İÇİN İLK TÜRK TEMSİLCİ: ONUR SABRİ DURAK

( İTÜ Denizcilik Fakültesi öğretim görevlisi Onur Sabri Durak[Dr.], Antarktik Antlaşmalar Sekretaryası'nda Türkiye’yi temsil eden ilk biliminsanı olarak göreve başladı...[10 Ocak 2017] [devamı için burayı tıklayınız...] )


- BUZULLAŞMAK ile BUZUL ile BUZULLU ile BUZULSUZ ile BUZUL KAR ile BUZUL TAŞ ile BUZUL SELİ ile BUZUL ÇAĞI ile BUZUL BİLİMİ ile BUZUL DÖNEMİ ile BUZUL MASASI ile BUZUL BİLİMCİ ile BUZUL KAYNAĞI ile BUZUL BİLİMSEL


- BUZULMASASI ile BUZYALAĞI

( Çevresindeki buzlar erirken, altına rastlayan bölümü erimekten koruyan ve böylece buzdan bir ayak üzerinde kalan kütle. İLE Yüksek dağlarda kalıcı kar ve buzulun birlikte oluşturduğu, arkası ve yanları dik, önü açık, çember biçimli çukurluk. )


- CONTRACTION EFFECT[İng.] / EFFET DE CONTRACTION[Fr.] / KONTRAKTIONSEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜZÜLME ETKİSİ


- CONTRACTION LOSS[İng.] / PERTE PAR CONTRACTION[Fr.] / KONTRAKTIONSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= BÜZÜLME KAYBI


- BVK/BIG DATA SETS değil/yerine/= BÜYÜK VERİ KÜMELERİ


- B'yi DİNLE!!!


- C-BAND[İng.] / BANDE-C[Fr.] / C-BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= C BANDI


- C BANDI ile C BANTLAMA/KONSTİTUTİF HETEROKROMATİN

( Genellikle meteoroloji radarlarında kullanılan 3,75 ila 7,5 GHz dalga boyu arasındaki elektromanyetik tayftaki frekans aralığı. İLE Kromozomların genellikle sentromerik bölgeler ile heterokromatin yapı içeren öteki bölgelerin boyanmasında görevli, türlerin kromozomal olarak tanılanmasında, türler arasındaki genomik yakınlık derecelerinin belirlenmesinde, polimorfizm ve çeşitli kromozom mutasyonları çalışmaları ile karyotip çözümlemesinde en çok kullanılan boyama tekniği. )

( C-BAND vs. C BANDING/CENTROMERIC BANDING )

( BANDE C avec COLORATION DES BANDES C/MARQUAGE DES BANDES C )

( C-BAND mit C BANDERUNG )


- C, C, COULOMB[İng.] ile/değil/yerine/= C, C (KARBON), KULON, C


- C-CORE[İng.] / NOYAU C[Fr.] / C-KERN[Alm.] ile/değil/yerine/= C ÇEKİRDEĞİ


- C-PARITY[İng.] / PARITÉ C[Fr.] / C-PARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= C PARİTESİ


- ÇABA ile/ve İYİ NİYET


- CABG/CORONARY ARTERY BYPASS GRAFTING değil/yerine/= KORONER ARTER BAYPAS GREFTLEMESİ


- CABIN :/yerine KULÜBE


- CABINET :/yerine DOLAP, KABİNE


- CABLE :/yerine KABLO


- ÇABUK ile/değil/yerine BİLENMİŞ


- ÇAÇIR/ÇATIR ile/= ÇAŞIR[Oğuz]
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Çadır. )


- CA'D[Ar.] ile CÂDD/E[Ar.]

( İLE )


- ÇADAN = AKREP
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- ÇAD'DA:
ARAPÇA ve/<> FRANSIZCA

( İkisi de, Çad'ın resmi dilidir. )


- CADDE değil/yerine/= ANAYOL


- CÂDDE[Ar.] ile CADDE[Ar.]/ŞÂH-RÂH[Ar.]

( İLE )


- CÂDÎ[Ar. çoğ. CÜDÂT] ile CÂDÎ[Ar.]

( İLE )


- ÇADIR KÖŞKÜ :

( Maslak Kasırları kampüsü içinde olan ve Çadır Köşkü olarak bilinen bina Kasr - ı Hümayün'ün kuzey batısında yer alır. Alt kat ocaklı bir mekân üstte bir oda bulunan sekizgen planlı bir binadır. Köşkün etrafı Balkonla çevrilidir. Balkon korulukları, saçaklar ve direkleri ahşap süslemenin en güzel örneklerini sergiler. Çadır köşkünde kafeterya hizmeti verilmektedir. )


- ÇADIR ile/||/<> ALÂÇU
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( ... İLE Büyük çadır. )


- ÇADIR ile ÇADIRCI/LIK ile ÇADIRLI ile ÇADIR BEZİ ile ÇADIR KENT ile ÇADIR ÇATI ile ÇADIR DEVLET ile ÇADIR DİREĞİ ile ÇADIR ÇANAĞI ile ÇADIR ÇİÇEĞİ ile ÇADIR AĞIRŞAĞI ile ÇADIR TİYATROSU ile ÇADIRLI ORDUGAH


- ÇADIR ile/değil ÇERGE/ÇERGİ

( ... İLE/DEĞİL Derme çatma çadır. | Otağ. )


- ÇADIR ile/ve HİBA

( ... İLE/VE Göçebe çadırı. )


- ÇADIR[Fars. < ÇADER/ÇETR] ile/ve OTAĞ/OTAG[dvnlgttrk]/OTAK

( Gölgelik. İLE/VE Büyük ve süslü çadır. | Sultan ve vezirlere ait çadırlara verilen addır. Bu çadırlara otağ denmesinin nedeni, içinde "od" yani ateş yakılabilmesidir. )

( [Yun. (Türkçe'den)] ÇADÍRİ [Dağınık ev ya da oda.] ile/ve ... )

( [Çince (Türkçe'den)] CHÁDIÉ'ÉR ile/ve ... )

( [Urduca (Türkçe'den)] ÇATR [Sultan için kullanılan büyük şemsiye.] ile/ve ... )


- ÇADIR ile/ve SÂYE-BÂN[Fars.]

( ... İLE/VE Büyük çadır. | Gölgelik, tente, sayvan. )


- ÇADIRI KURMAK" ile ÇADIR KURMAK


- ÇAĞ ile/ve DÖNEM

( AGE vs./and PERIOD )


- ÇAĞ ile EKSEN ÇAĞI

( AGE vs. AXIAL AGE )


- ÇAĞ = EPOCH/AGE[İng.] = ÉPOQUE[Fr.] = EPOCHE[Alm.] = ERA[İt.] = ÉPOCA[İsp.]


- ÇAĞ ile/ve/değil/yerine SÜREÇ

( [not] AGE vs./and/but PROCESS
PROCESS instead of AGE )


- ÇAĞ ile/||/<> YENİ ÇAĞ

( İstanbul'un Fethi'nden [1453'ten] Fransız İhtilâli'ne [1789'a] kadar süren dönem. )


- ÇAĞDAŞ ve/||/<>/< AĞDAŞ


- ÇAĞDAŞLIK:
TARİHSEL ile/değil DÜŞÜNSEL


- CÂGER[Fars.]/HAVSALA[Ar.] -ile

( Kuş kursağı/midesi. )


- ÇAĞIN:
KUŞATMASI ile/ve/||/<> KUCAKLAMASI


- ÇAĞIN MİTOSLARINDA:
TARAFSIZLIK ile/ve EVRENSELLİK ile/ve NESNELLİK


- ÇAGIR ile ÇAGIR
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Meyve suyu[şıra]. İLE Şarap. )


- ÇAĞIRMAK ile/ve/<>/değil/yerine DAVET ETMEK

( [not] MESSAGE vs./and/<>/but TO INVITE
TO INVITE instead of MESSAGE )


- ÇAĞIRMAK değil İLÂN ETMEK


- ÇAĞLAMAK ile ÇAĞLAYABİLMEK ile ÇAĞLAYIVERMEK ile ÇAĞLA ile ÇAĞLAR ile ÇAĞLA YEŞİLİ


- ÇAĞLAYAN, METİN KAYA (ARAPKİR, 1938) :

( Emlakçı, müteahhit ve sanayici olup Sarıyer Spor Kulübü'nde 7 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Ayrıca Malatya Spor'un şirketleştirilmesini gerçekleştirdi ve aynı zamanda 2 dönem başkanlığını yaptı. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu Üyesidir. )


- ÇAĞLAYAN ile/||/<> GELİN ÇAĞLAYANI

( ... İLE Peru'da. )


- ÇAĞLAYAN ile SIZAK

( ... İLE Dağ sırtlarından, kayalardan sızan su. )


- ÇAĞRI ile ÇAĞRIM

( Birinin, bir yere gelmesini isteme, davet. İLE Yüksek bir sesin yetişebileceği kadarki uzaklık/mesafe. )


- ÇAĞRILMAK ile ÇAĞRI/LIK ile ÇAĞRICI/LIK ile ÇAĞRILI ile ÇAĞRISIZ ile ÇAĞRI CİHAZI ile ÇAĞRI KAĞIDI ile ÇAĞRI BELGESİ


- ÇAĞRIŞIM = TEDAî = ASSOCIATION)[İng., Fr.] = ASSOZIATION[Alm.] = ASOCIACIÓN[İsp.]


- CAHAR DUDAYEV PARKI :

( İstinye Mahallesindedir. 910,00 m²lik bir alanı kapsar, 210,00 m²'lik yeşil alanı, 115,00 m²'lik çocuk oyun parkı ve 120,99 m²'lik spor alanı bulunmaktadır. )


- CAHD[Ar.] ile CÂHİD[Ar. < CAHD] ile CÂHİD[Ar. < CEHD]


- CAHD[Ar.] ile İNKÂR[Ar.]


- CAHD[Ar.] ile KEZİB[Ar.]


- CAHİDE SONKU PARKI :

( Poligon Mahallesindedir. 1.047,26 m²lik bir alanı kapsamakta olup, 839,14 m² yeşil alanı, 112,90 çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )


- CAHİL:
BİLMEYEN değil/ne yazık ki BİLMEK İSTEMEYEN, BİLMEMEKTEN "MUTLU OLAN"


- Cahil kalmamak için DİNLE!!!


- Cahil kalmamak için SUS!!!


- CAHİL ile/ve AKL-I EVVEL

( ... İLE/VE Kendini, en akıllı sanan. )


- CÂHİL ile/değil/yerine/||/>/>< ÂLİM ve ÂRİF

( "Keser atar." İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Temkinli/ihtiyatlı konuşur. )

( [Her sözünde] Kendini aklar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Kendini yoklar. )

( Kişiyi, hedef yapar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Kişiye hitap eder. )

( "Cahil" dediğimizde, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir.

Yoksa, okumuş olanlardan, en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okuma bilmeyenlerden de hakikati gören, gerçek âlimler çıkabilir. )

( [Hatasını gösterdiğinde ...] Küfür ve hakaret eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Teşekkür eder. )

( (Kendi) "Sonuçlar"/ı ile hareket eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Süreçleri bilir ve takip eder. VE Hem süreç, hem sonuç birliği ve bütünlüğüyle hareket eder. )

( Bilmeyenle/câhille oturup pekmez yiyeceğine, bilenle oturup kuru ekmek ye. )


- CÂHİL ile CESUR

( Davranışlarını kontrol edemeyen. İLE Davranışın/ın sonunu hesap edememe. )


- CAHİL ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNEMEYEN

( Herkes düşünür fakat herkes düşünmeyi düşünemez! )


- CAHİL ile/ve EÇHEL

( ... İLE/VE Çok/en cahil. )

( MÜTECÂHİL: Cahil gibi görünen, bilmemezlikten gelen, bilmez görünen, tecâhül eden. )


- CÂHİL ile/ve/ne yazık ki/||/<>/< GÂFİL

( Sen'i bilmeyen. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Ben'i bilmeyen. )

( Bilmediğini bilir. Bilmediğini kabul eder. Bu kabul, öğrenmeye yatkın kılabilir, en azından bilene saygı göstermeyi sağlayabilir. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Bilmediğini asla kabul etmez. Asla öğrenmeye yatkın değildir ve bilene saygı göstermez. )

( Şaşırabilme becerisini henüz yitirmeyen. Merak edebilir, soru sorabilir, eğitilebilme olanağı taşıyabilir. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Şaşırmaz, düşüncelerini sorgulamaz, hatalı olabileceğini kabul etmez, eğitime gereksinim duymaz. )

( Bilenlerin yanında eziktir, bilenin konumunu/yetkisini kabul eder ve genellikle bu konuma/yetkiliye pek de sorgulamadan bakar. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Kendi, tek başına yetkidir. Başkalarının yetkisinden, özellikle de bilenlerin yetki ve konumundan nefret eder. )

( Henüz gerçeklikten kopuk değildir. Gerçeği bilmese de sezgisel olarak gerçeğe yakındır. Gerçekle arasında köprü kurabilme becerisini yitirmemiştir. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Gerçeklikten tamamen kopmuştur. Kendi hayal dünyasında, safsata ile örülmüş yüksek duvarların ardında yaşar. Gerçeğe ulaşmak için gerekli tüm bağları reddeder. )

( Uyanabilir, uyandırılabilir. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Uyandırılamaz. )


- CÂHİL ile/ve/değil/||/<> GENÇ

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Cahil, [daha çok] bilmeyen değil davranış ve tutumuna sahip olamayan demektir. Gençlerin/gençliğin de sorunu, bilgili ya da bilgisizlikleri değil davranışlarında aşırıya kaçabilmeleridir. )


- CAHİL ile/ve KABA

( Kişiyi/cahili, bilgili ya da bilgisizliğinden değil yaklaşımından tanırsınız/anlarsınız! )

( Erkeğin okumuşu Kâdı, kadının okumuşu cadı olurmuş. )

( IGNORANT vs./and RUDE
You recognize the person/ignorant by his/her approach but also not by knowledge, nor ignorance. )


- CÂHİL ile KÂMİL

( Uzak ol/dur! İLE Yakın ol/dur! )


- CAHİL ile NÂDÂN[Fars.]


- CAHİL ile/ve/||/<> "PİSLİK"


- CAHİL ile ÜMMÎ

( ... İLE Okumamış, öğrenim görmemiş kişi. )


- CÂHİL ile/ve/<> ZÂLİM

( Sorgulamayan. İLE/VE/<> Sorgulatmayan. )

( Hiçbir şey, eyleme geçen cahillik kadar korkunç olamaz. )


- CAHİLLER ile ZEKİLER

( Kendilerini, mükemmel görmeye eğilimlilerdir. İLE Yeteneklerini, hafife almaya eğilimlilerdir. )


- Cahilliğin yüzünden DİNLE!!!


- CAHİL/LİK ile/ve/<> APTAL/LIK

( Elif'i, mertek zannetmek. [Bir şey bilmediği halde konuşanlar için kullanılan deyim. (Elif harfini ve bu kadar basit bir şeyi bile bilmeyecek kadar bilgisiz olma durumu.)][MERTEK: Eskiden evleri yaparken kullanılan dört köşe ya da yuvarlak kalınca ağaç gövdesi.] )

( CAHİLLER...
* Her şeyde, hemen öfkelenir.
* Yararı olmayan şeylerden konuşur.
* Yersiz [yanlış yerlere] sadaka verir.
* Sırrı korumayıp açık ederler ve yayar.
* Dostunu ve düşmanını birbirinden ayıramazlar.
* Merhametsiz ve vicdansızlardır. Hoşgörü, onları bırakmıştır.
* Kindar olup, fitne ve fücûr çıkarmayı sever.
* İftira atmaktan, başkasının âhını almaktan kaçınmaz.
* Dedikodu ve yalanları çoktur.
* Güvenilmezdir, emanete ihanet eder.
* Dünya nimetleri için el-etek öpmeyi çok sever, utanmaz.
* Yoldaşını yarı yolda bırakır, yedikleri kaba etmekten çekinmez.
* Kalplerinde vefâ, diğergamlık, kadirşinaslık olmaz.
* Nezâket ve letâfet onlara hiç değmemiş, olmamış meyve misali hamdır!
* Edep, onları terk etmiştir! )

( IGNORANCE vs. STUPID/NESS )


- CAHİL/LİK ile/ve SARHOŞ/LUK


- CAHÎM[Ar.] ile NÂR[Ar.] ile SA'ÎR[Ar.] ile HARÎK[Ar.]


- CÂHİZ[Ar.] ile CAHİZ/CAFİZ[Ar.]

( Cesaretli, gözüpek. İLE Katılar için kullanılan hacim ölçüsü. )


- CÂİL[Ar.] ile CÂHİL[Ar. < CEHL]

( ... İLE Bilmeyen, bilgisiz. | Genç, tecrübesiz, toy. )


- CAİZ ile CAİZE


- CÂİZ[Ar. < CEVAZ] değil/yerine/= UYGUN / OLABİLİR, OLUR


- CAİZE -ile

( Lâyık olana vermek. )


- ÇAKAL ÇUKAL -ile


- ÇAKAL/KURT/KÖPEK ile/değil ÇAKUPEK

( İlgili açıklamaları okumak için burayı tıklayınız... )


- ÇAKAL ile ÇAKAL ERİĞİ ile ÇAKAL ARMUDU ile ÇAKAL YAĞMURU


- ÇAKIL ile ÇAKILLI

( GRAVEL vs. GRAVELED )

( شن ile سنگريزه ile شن پاشيدن ile خرده سنگ ile حصات ile ريگ ile شن دار ile سنگ مثانه ile ريگي )

( SHEN ile SANGARYZAH ile SHEN PASHYDAN ile KHARDEH SANG ile حصات ile RYG ile SHEN DAR ile SANG MASANEH ile RYGY )


- ÇAKIL ile KAYDIRAK

( Çakıl taşı. İLE Yassı, kaygan çakıl taş. | Çocukların, kaydırılan bir taşı ayakla kaydırarak oynadıkları oyun. | Çocuk bahçelerinde, çocukların oturup kayarak eğlendikleri oyun aracı. | Tomrukların kolay taşınması için dağdan kaydırıldığı yer. )


- ÇAKILIŞ ile/değil/yerine/>< ÇIKIŞ


- ÇAKILMAK ile ÇAKILABİLMEK ile ÇAKILIVERMEK ile ÇAKIL/LIK ile ÇAKILLI ile ÇAKIL YOL ile ÇAKIL KUŞU ile ÇAKIL TAŞI ile ÇAKIL ÇUKUL


- ÇAKIR, HÜSNÜ (KARAMÜRSEL, 1931) :

( Öğrenimini takiben sahibi olduğu Boğaziçi Değirmencilik Şirketinde iş hayatına atıldı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurul üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu Üyesidir. )


- ÇAKIR, KAMİL (İST. 1972) :

( Çorluspor'dan transfer edildi (1995) iki sezonda 54 Lig, 6 Kupa maçı olmak üzere 60 resmi ve 26 özel maçla birlikte 86 maçta forma giydi. Lig maçlarında 21, özel maçlarda 7 olmak üzere 28 gol kaydetti. Antalyaspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )


- ÇAKIR, VEYSEL (TEKİRDAĞ, 1947) :

( Yüksek Öğrenimini tamamladıktan sonra mali müşavir olarak iş hayatına atıldı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- ÇAKIR ile ÇAKIR

( Mavi hareli elâ göz. | Çakırdoğan. İLE Şarap. )


- ÇAKIRLAŞMAK ile ÇAKIR ile ÇAKIRCI/LIK ile ÇAKIR AYAZ ile ÇAKIR PENÇE/LİK ile ÇAKIR ÇUKUR


- [ya] ÇAKIŞ ya da KAÇIŞ


- ÇAKIŞMAK ile ÇAKIŞTIRMAK ile ÇAKIŞABİLMEK ile ÇAKIŞTIRILMAK ile ÇAKIŞ


- ÇAKMA ile KAÇAK


- ÇAKMAK TAŞI ile/ve/||/<> DÜVEN

( Demir ya da çeliğe sürtüldüğünde kıvılcım çıkartan bir kuvars türü. | Düvenlerin altına çakılan küçük ve kesici taş. İLE/VE/||/<> Harmanda ekinlerin sapı ve tanelerini ayırmak için kullanılan, önüne koşulan hayvanlarla çekilen, alt yüzünde keskin çakmak taşları dikine çakılı bulunan, kızak biçiminde araç: )


- FLINTSTONE, FLINT[İng.] / FEUERFESTE MATERIALIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇAKMAK TAŞI


- ÇAKMAK, FEVZİ (İST. 1876 - 1950) :

( Anadolukavağı'nda doğdu. Kavaklı Fevzi olarak tanınır. Rumelikavağı'nda oturmuşlar ve ilk tahsiline buradaki Sadık Hoca'nın mahalle mektebinde başlamış iki yıl sonra Sarıyer'de Hakkı Paşa Konağında eğitim veren "Özel Hayriye Okulu"nda okumuştur. 1893'te Harp Okuluna girmiş ve 1986'da Piyade Teğmen olarak mezun oldu. 1898'de ise Erkan - ı Harbiye'yi Kurmay Yüzbaşı rütbesi ile bitirdi. 1907'da Albay oldu. 1910'da Kosova Kolordusu, 1911'de Garp Ordusunun Kurmay Başkanlığı ile görevlendirildi. 1913'te 5. Kolordu Kumandanlığına atandı. 1915'te Tuğgeneral oldu. I. Dünya Savaşı'nda Çanakkale, Kafkasya, Suriye ve Filistin Cephelerinde savaştı. 1918 yılında Korgeneralliğe terfi etti. 14 Mayıs 1918'den 1919'a kadar Korgeneral rütbesi ile Osmanlı Devleti Erkan - ı Harbiye Reisi (Genel Kurmay Başkanlığı) olarak görev yaptı. I. Ordu Müfettişliği, Askeri Şura Üyeliği, Ali Rıza ve Salih Hulusi Paşa kabinelerinde Harbiye Nazırlığı yaptı. İstanbul'un işgalini takiben Ankara'ya gitti (Nisan 1920) ve Kozan milletvekili olarak meclise girdi. 26.05.1920'de İstanbul hükümeti tarafından, ulusal mücadelenin önderlerinden biri olarak rütbelerinin kaldırılmasına, nişanlarının geri alınmasına ve idamına karar verildi. 03.05.1920'de Milli Savunma Bakanlığına, 1921&de Başbakanlığa getirildi. 03.04.1921'de Orgeneralliğe yükseldi. Temmuz 1921'de Genel Kurmay Başkanlığına getirildi. Ağustos 1921'de Başbakanlık, Milli Savunma Bakanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığı görevlerini birlikte üstlendi. 14.01.1922'de Milli Savunma Bakanlığı, 09.07.1922'de Başbakanlık görevlerinden ayrıldı. Başkomutanlık Meydan Savaşının kazanılması üzerine (30.08.1922) 31.08.1922'de Başkomutan Mustafa Kemal'in önerisi üzerine Mareşalliğe yükseltildi. Cumhuriyetin ilanından sonra Türkiye Cumhuriyetinin ilk Genel Kurmay Başkanı olarak görevlendirildi. Milletvekilliği görevini 30.10.1924 yılına kadar devam ettirdi. 31.10.1924'te Milletvekilliğinden istifa etti. Genel Kurmay Başkanlığı görevini 23 yıl yaptıktan sonra 1944'te emekliye ayrıldı. 1946'da Demokrat Parti listesinden bağımsız olarak VIII. Dönem İstanbul Milletvekili seçildi. 19.07.1948'da Millet Partisinin kurucularından biri oldu. 10.04.1950'de vefât etti. )


- ÇAKMAK/LIK ile ÇAKMAKLAMAK ile ÇAKMAKLAŞMAK ile ÇAKMAK ÇAKMAK ile ÇAKMACI/LIK ile ÇAKMAKLI ile ÇAKMAKÇI/LIK ile ÇAKMAKSIZ ile ÇAKMA KAPI ile ÇAKMAK TAŞI


- ÇAL KOY/ÇAL QOY ile KOYUN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Alacalı koyun. )


- ÇALABİLMEK ile ÇALAP


- ÇALAP -ile

( Allah. )


- ÇALARMAK ile ÇALAR ile ÇALAR SAAT


- CALC- ile/||/<> CALCİ- ile/||/<> CALCANO- ile/||/<> -LİTH-/LİTHO-

( Kalsiyum, taş, topuk. İLE/||/<> Kalsiyum, kireç. İLE/||/<> Topuk. İLE/||/<> Taş, sertleşmiş birikinti. )


- ÇALGAY ile KANAT
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kuş kanadının ucları. )


- ÇALGI ile ÇALGIN ile ÇALGIÇ ile ÇALGICI/LIK ile ÇALGILI ile ÇALGISAL ile ÇALGISIZ ile ÇALGI ALETİ ile ÇALGI ORAĞI ile ÇALGICI OTU ile ÇALGI ÇAĞANAK ile ÇALGICI BÖCEK ile ÇALGILI ÇAĞANAKLI


- ÇALI DİKENİ ile DEMİR DİKENİ ile DEVE DİKENİ ile EŞEK DİKENİ ile GEYİK DİKENİ

( MÜŞVİKE: Dikenli ağaç. )

( HÂR )


- ÇALI ile ÇIKRA

( ... İLE Sık çalı. )


- ÇALI ile KATMERİBADEM


- ÇALI ile/ve LİMONOTU

( ... İLE/VE Çokyıllık bir çalı. )


- ÇALI-ÇIRPI (TOPLAMAK)


- ÇALIG ile ÇALING ile ÇALING
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kayıp, başıboş hayvan. İLE Sanki yanmış gibi çorak ve siyah olan, ot bitmeyen yer. İLE Bir Çin kâsesi. )


- ÇALIK ile ÇALIK KAVAK


- ÇALILANDIRMAK ile ÇAL ile ÇALI/LIK ile ÇALILI ile ÇALISIZ ile ÇALI KUŞU ile ÇALI ÇIRPI ile ÇALI DİKENİ ile ÇALI HOROZU ile ÇALI KAKICI ile ÇALI BÜLBÜLÜ ile ÇALI FASULYESİ ile ÇALI SÜPÜRGESİ ile ÇALI KUŞUGİLLER


- ÇALIM/CAKA[İt. < GIACCA] ile ÇALIM

( Gösteriş, karşıdakini etkileme amacıyla yapılan davranış, kurum. İLE Kılıcın keskin yanı. | Bir şeyin, erebileceği uzaklık, erim. | Biraz benzeme, andırma. | Bir oyuncunun, topu, ayağından kaçırmadan, karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle aldatıp geçmesi. | Geminin su kesiminden aşağı bölümünün, baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. )


- ÇAL(IN)MA ile/değil KAÇIR(IL)MA

( Nesneler için geçerlidir. İLE/DEĞİL Canlılar[insan ve/ya da hayvan] için geçerlidir. )


- ÇALINMASIN DİYE değil/yerine SAHİP ÇIKMAK ÜZERE


- ÇALIP-ÇIRPMAK


- CÂLİS[Ar. < CÜLÛS] ile CÂLİŞ[Fars.]

( Oturan, oturucu, tahta çıkan, cülûs eden. İLE Çiftleşme. | Naz ve gamze ile salınan. )


- ÇALIŞ = GÜREŞ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- ÇALIŞKAN, RAMİZ (RİZE, 1938 - 1998) :

( Sarıyerli, ticaret ile ilgilenir. Siyasete CHP saflarında atıldı. Çeşitli kademelerde görev yaptı. CHP kapatılınca SODEP' e geçti ve 1984 yerel seçimlerinde SODEP ‘ten den Sarıyer Belediye Meclisine üye seçildi ve bir dönem 1984/1989 görev yaptı. )


- ÇALIŞKANLIK/SANAT ÜRETİMİ ile/ve/değil/||/<>/< İÇİNDEKİ "CANAVARI" GİZLEYEN UYGARLIK MASKESİ


- ÇALIŞMA SÜRESİ/SAATİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EMEK YOĞUNLUĞU/NİTELİĞİ


- ÇALIŞMA ile ÇALIŞMACI/LIK ile ÇALIŞMA GÜNÜ ile ÇALIŞMA İZNİ ile ÇALIŞMA KAMPI ile ÇALIŞMA ODASI ile ÇALIŞMA SAATİ ile ÇALIŞMA BARIŞI ile ÇALIŞMA DOLABI ile ÇALIŞMA GEZİSİ ile ÇALIŞMA HAYATI ile ÇALIŞMA BELGESİ ile ÇALIŞMA KARNESİ ile ÇALIŞMA RUHSATI ile ÇALIŞMA YÖNTEMİ


- ÇALIŞMA ile SALT ETKİN-LİK

( WORKING vs. PURE ACTIVITY/ACTIVE-NESS )


- ÇALIŞMAK İÇİN DİNLENMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÇALIŞTIKTAN SONRA DİNLENMEK


- ÇALIŞMAK ile ÇALIŞILMAK ile ÇALIŞTIRMAK ile ÇALIŞABİLMEK ile ÇALIŞTIRILMAK ile ÇALIŞ


- ÇALIŞMAK ile/ve/||/<>/< KAPILANMAK

( ... İLE/VE/||/<>/< Bir işe girmek ve o işte devam etmek. | Bir işe girmek. )


- ÇALIŞMA/MESAİ SAATLERİ:
20 ile 30 YAŞ ARASI ile/ve/||/<>/> 30 ile 40 YAŞ ARASI ile/ve/||/<>/> 40 ile 50 YAŞ ARASI ile/ve/||/<>/> 50 ile 60 YAŞ ARASI ile/ve/||/<>/> 60 ile 70 YAŞ ARASI

( 8 saat. İLE/VE
7 saat. + 1 saat. İLE/VE
6 saat. + 2 saat. İLE/VE
5 saat. + 3 saat. İLE/VE
4 saat. + 4 saat. İLE/VE
2 saat. + 4 saat. )

( Zorunlu ve fiziksel. İLE/VE
Zorunlu ve fiziksel. + Gönüllü ve zihinsel/toplumsal.
İLE/VE
Zorunlu ve yönetimsel. + Gönüllü ve toplumsal/eğitsel.
İLE/VE
Zorunlu ve yönetimsel. + Gönüllü ve toplumsal/eğitsel.
İLE/VE
Zorunlu ve yönetimsel. + Gönüllü ve eğitsel. )


- ÇALIŞTIĞIN YERİ/İŞİ SEVMEK ile/ve/ya da/||/<> SEVDİĞİN YERDE/İŞTE ÇALIŞMAK

( Sevdiğin işi yaparsan, çalışmış sayılmazsın. )


- ÇALIŞTIRILABİLİR ile UYGULAMAK ile ATEŞ EDEREK İDAM ETMEK ile UYGULANMIŞ ile UYGULAMAK ile İDAM MANGASI TARAFINDAN İNFAZ ile CEZANIN İNFAZI ile YÜRÜTME SÜRESİ ile CELLAT ile YÖNETİCİ ile İCRA MEMURU ile YÜRÜTME GÜCÜ ile VASİ ile YÖNETİCİ

( EXECUTABLE vs. EXECUTE vs. EXECUTE BY SHOOTING vs. EXECUTED vs. EXECUTION vs. EXECUTION BY FIRING SQUAD vs. EXECUTION OF SENTENCE vs. EXECUTION TIME vs. EXECUTIONER vs. EXECUTIVE vs. EXECUTIVE OFFICER vs. EXECUTIVE POWER vs. EXECUTOR vs. EXECUTRIX )

( قابل اجرا ile اعدام کردن ile جاري ساختن ile تيرباران کردن ile اجراء کردن ile اعدام شده ile گردن زني ile اجرا ile اعدام ile اجراء ile تير باران ile تيرباران ile اجراي حکمء ile اجراء حکم ile هنگام اجرا ile دژخيم ile مجري ile اجرايي ile ضابط ile قوه مجريه ile اجراکننده ile مامور اجرا ile وصي ile وصيه ile زن اجراکننده )

( GHABEL EJRA ile EDAM KARDAN ile JARY SAKHTAN ile TYRABARAN KARDAN ile EJRA KARDAN ile EDAM SHODEH ile GARDAN ZANY ile EJRA ile EDAM ile EJRA ile TYR BARAN ile TYRABARAN ile EJRAY HOKMEYE ile اجراء حکم ile NPANGAM EJRA ile دژخيم ile MOJRY ile EJRAYY ile ضابط ile GHOOH MOJRYYEH ile EJRAKONANDEH ile MAMOR EJRA ile VASY ile وصيه ile ZAN EJRAKONANDEH )


- Çalışanları DİNLE!!!


- CALL CENTER[İng.] değil ÇAĞRI MERKEZİ


- ÇALMA ile/değil ÖYKÜNME


- ÇALMAK ile/ve/||/<>/> ÇAR ÇUR ETMEK


- ÇALPUŞ = MEYVE ÖZÜ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Meyvelerin yapışkan özü. )


- CALYC-/-CALYX ile/||/<> -CELE/-COELE ile/||/<> -RRHEXIS ile/||/<> -COELEİ ile/||/<> CAV- ile/||/<> STEN-/STENO-/-STENOSİS ile/||/<> DOLİCH-/DOLİCHO-

( Kaliks, fincan biçiminde oluşum ya da yapı. İLE/||/<> Tümör, herni. bkz. fıtık. İLE/||/<> Fıtık, rüptür. İLE/||/<> Kavite, ventrikül, bölme, oyuk, gövde bölmesi. İLE/||/<> Kavite, oyuk, lezyon. İLE/||/<> Dar, daralma, bir açıklık ya da kavitenin daralması, sıkışma. İLE/||/<> Uzun, dar. )


- ÇAM AĞACI/KÖKNAR ile/ve SÖĞÜT AĞACI ile/ve KAVAK AĞACI

( Sağlığı simgeler. İLE/VE ... İLE/VE ... )

( ... ile/ve BÎD ile/ve ... )

( FIR vs./and WILLOW vs./and POPLAR )

( ABIES cum/et SALIX cum/et POPULUS )


- CAM BARDAK'A, SICAK/KAYNAR İÇECEK DOLDURURKEN...

( Metal bir kaşık koyarak camın çatlaması/kırılması önlenebilir. )


- ÇAM BÖCEĞİ ile GÜNEY ÇAM BÖCEĞİ


- ÇAM "DEVİRMEK" ile/ve/<> "CEVİZ KIRMAK"


- CAM DİRENÇ ile/||/<> CAM FİBER

( Üzeri helezonî bir karbon direnç elemanıyla kaplanmış bir cam tüp. İLE Ses, ısı ve elektrik yalıtımında kullanılan 25nm'den daha ince seyrek yapıdaki bir cam lif. )

( GLASS RESiSTOR VS. GLASSY FıBRE )

( LA RESiSTANCE / VERRE AVEC LA FiBRE VERRE )

( GLASNiDERSTAND MiT GLASFASER, GLASFASERSTOFF )


- GLASS RESISTOR[İng.] / RÉSISTANCE EN VERRE[Fr.] / GLASWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM DİRENÇ


- GLASS DOSIMETER[İng.] / DOSIMÈTRE EN VERRE[Fr.] ile/değil/yerine/= CAM DOZÖLÇER


- GLASS ELECTRODE[İng.] / ELECTRO VERRE[Fr.] / GLAS ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM ELEKTROT


- GLASS FIBER-REINFORCED PLASTICS, GRP[İng.] ile/değil/yerine/= CAM ELYAF TAKVİYELİ PLASTİK


- GLASS FIBER[İng.] / FIBRE DE VERRE[Fr.] / GLASFASER[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM ELYAF


- CAM GEÇİŞ SICAKLIĞI ile/||/<> ERİME SICAKLIĞI

( Tg amorf sertleşme, Tm kristal erime. )

( Formül: Tg < Tm )


- GLASS PAPER[İng.] / GLAS PAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM KÂĞIDI


- CAM KENARI değil PENCERE KENARI


- GLASS PLATE CAPACITOR[İng.] / CAPACITÉ PLAQUE VERRE[Fr.] ile/değil/yerine/= CAM LEVHA SIĞAÇ


- GLASPLATTENKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM LEVHALI SIĞAÇ


- TALL OIL[İng.] / RÉSINE LIQUIDE, TALL OIL[Fr.] / TALLÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇAM YAĞI


- GLASS INSULATOR[İng.] / GLASISOLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM YALITKAN


- ÇAM, HAMDİ (TURHAL, 1969) :

( Eyüp Spor kulübünden transfer edildi (1989) ve iki sezon Sarıyer'de oynadı. Bu süre içinde 48 Lig, 3 Kupa ve 4 Turnuva maçı olmak üzere 55 resmi ve 35 özel maçla birlikte 90 maçta forma giydi. Lig maçlarında 6, Turnuva maçlarında 1 ve özel maçlarda 9 olmak üzere 16 gol kaydetti. 5 kez Ümit ve 1 kez de Olimpik Milli takım formasını giydi. Aydınspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )


- CAM ile CAMİ ile CAM GÖZ ile CAM KAYA ile CAM LİFİ ile CAM SUYU ile CAM YÜNÜ ile CAM RESİM ile CAM ELYAFI ile CAM MACUNU ile CAM MOZAİK ile CAM YUVASI ile CAM ÇİVİSİ ile CAM KANATLILAR


- GLASS[İng.] / VERRE[Fr.] / GLAS[Alm.] ile/değil/yerine/= CAM


- ÇAM ile/ve LADİN

( ... İLE 50-60 metre yüksekliği olan ağaç. )


- CAM | CAMDAN YAPILMIŞ değil/yerine/= SIRÇA


- CAMAAT[Azr.] = AHÂLİ/TOPLULUK[Tr.]


- ÇAMAŞIR/LIK ile ÇAMAŞIRCI/LIK ile ÇAMAŞIR İPİ ile ÇAMAŞIR SUYU ile ÇAMAŞIR İPEĞİ ile ÇAMAŞIR AZGINI ile ÇAMAŞIR DOLABI ile ÇAMAŞIR KAZANI ile ÇAMAŞIR LEĞENİ ile ÇAMAŞIR SABUNU ile ÇAMAŞIR SEPETİ ile ÇAMAŞIR SODASI ile ÇAMAŞIR TAKIMI ile ÇAMAŞIR MANDALI ile ÇAMAŞIR MAKİNESİ ile ÇAMAŞIR DETERJANI


- CAMBUL/CUMBUL CUMBUL ile (")CIVIK(")

( Çok sulu yemek için kullanılan söz. İLE Fazla suyla karıştığından dolayı, biçimini korumayacak kadar sulanmış olan. | Soğuk ve can sıkıcı şakalar yapan. )


- ÇAMÇA ile ÇAMÇAK ile ÇAMÇAK ÇAMÇAK


- CAMCI/LIK ile CAMCI ELMASI ile CAMCI MACUNU


- CAMİ ARKASI SOKAK :

( 17. yy'da Sadrazam Kethüdası Ali Efendi tarafından yaptırılan Sarıyer Merkez camii, yaptıranın adı ile "Ali Kethüda Camii" olarak anılı. Cami 1820'de Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın kethüdası Maktul Mehmet Ağa tarafından onarılmış ve bir de minare eklenmiştir. Camii denizle beraberdi, zamanla sahil kısmı dolmuş ve yol halini alınca da meydana gelen sokak "Cami Arkası sokak" olarak isimlendirilmiştir. )


- CAMİ SOKAK VE CAMİ ŞERİF SOKAK :

( Çayırbaşı mahallesi sokaklarındandır. Çayırbaşı'ndaki Cami bu mahallenin en eski tarihi eseridir. Bu nedenle cami yakınındaki sokaklardan birine "Cami Sokak", diğerine de "Cami Şerif Sokak" adı verilmiştir. )


- CAMİ SOKAK :

( Maden mahallesi sokaklarından biridir. İsmini 1900 yılında inşâ edilen Deli Bekir Ağa Camii'nden almış ve hemen cami yakındaki sokağa "Cami Sokak" adı verilmiştir. )


- CAMİ YANI PARKI :

( Huzur Mahallesindedir. 403,00 m2 lik bir alan üzerindedir. 210,00 m²lik yeşil alanı ve 120,00 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )


- CÂMİ'[Ar.] ile CÂMİH[Ar.]

( ... İLE Başı sert hayvan. )


- CAMİ ile DEFTERDAR CAMİİ[1541]
(NAZLI MAHMUT EFENDİ)

( )


- CAMİ ile/ve/<> MÂBED

( Müminleri toplar, biraraya getirir. İLE/VE/<> Şehri toplar, biraraya getirir. )


- CÂMİ ile/değil MOLLA CÂMÎ


- CAMİ ile/ve SARAY

( Rum mimarlar tarafından inşa edilmiştir. İLE/VE Ermeni mimarlar tarafından inşa edilmiştir. )


- CAMİA/ZÜMRE[Ar.] değil/yerine/= KESİM/TOPLULUK

( Belirli ortak amaçlara sahip kişilerden oluşan öbek/küme. )


- CAMİA[Ar., Fars.] = COMMUNITY[İng.] = COMMUNAUTÉ[Fr.] = COMMUNITAS[Lat.] = GEMEINSCHAFT[Alm.] = HË METUZIA[Yun.] = COMUNITA[İt.] = COMUNIDAD[İsp.] = GEMEENSCHAP[Fel.] = FÆLLESSKAB[Dan.] = OBŞÇESTVO[Rus.]


- CÂMİD[< CÜMÛD] -ile

( DONMUŞ, DONUK | CANSIZ )


- CAMİDE:
HARİM/MUHAVVATA değil/yerine/= DIŞ AVLU


- CAMİİ KEBİR ile/ve CAMİİ KEBİR

( Eyüp Sultan Camisi. İLE/VE Kasımpaşa Camisi. )


- CAMLI ile CAMLIK ile CAMLI KÖŞK


- ÇAMLIDAĞ, EKREM (İST. 1949) :

( Şehzadebaşı S. K. den kaleci olarak transfer edildi (1970). 6 Sezon Sarıyer'de kaldı (1970 - 1976), 40 Lig, 1 B Takımlar Ligi ve 4 Kupa olmak üzere 45 resmi ve 35 özel maçla birlikte 81 maçta oynadı. Lig maçlarında 20, kupa maçlarında 6 ve özel maçlarda 23 olmak üzere toplam olarak 49 gol yedi. )


- ÇAMLIK ERGUVAN TEPE PARKI :

( Kireçburnu Mahallesinde olup, 7.700,00 m²lik bir alanı kapsamakta olup, 4.527,16 m²lik yeşil alanı, 250,00 çocuk oyun parkı ve 150,00 m²lik spor alanı bulunmaktadır. )


- ÇAMLIK PARKI :

( Kireçburnu sırtlarında 7.500 m²lik bir alan üzerinde kurulan bu parkta çocuk oyun grupları, seyir alanları, anfi tiyatro, piknik masaları bulunmaktadır. )


- ÇAMLITEPE MERKEZ CAMİİ :

( Çamlıtepe (derbent) camii yeni yapılan camilerdendir. Osmanlı mimarı tarzında yapılmasına rağmen tarihi özelliği yoktur. )


- CAMPTO- ile/||/<> FLEX- ile/||/<> -FLECT

( Eğilme, bükülme. İLE/||/<> Eğilme. İLE/||/<> Yay, eğilme. )


- GLASSY STATE[İng.] ile/değil/yerine/= CAMSI DURUM


- GLASSY TRANSITION TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DE TRANSITION VITREUSE[Fr.] / GLASÜBERGANGSTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= CAMSI GEÇİŞ SICAKLIĞI


- GLASSY TRANSITION[İng.] / TRANSITION VITREUSE[Fr.] / GLASÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= CAMSI GEÇİŞ


- VITREOUS STATE[İng.] / ÉTAT VITREUX[Fr.] / GLASARTIGER ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= CAMSI HAL


- CAMSI ile CAMSIZ


- SLUDGE GAS[İng.] / SCHLAMM GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇAMUR GAZI


- ÇAMUR ile/değil BALÇIK


- ÇAMUR ile SALSÂL[Ar.]

( ... İLE Kumla karışık, ince çamur. | Lüleci çamuru. )


- ÇAMUR ile SERT ÇAMUR/KURUTKA


- ÇAMUR ile SULU ÇAMUR

( MUD/MIRE vs. OOZE )


- ÇAMUR ile ZİFOS[Yun.]

( ... İLE Yerden sıçrayan çamur. )


- ÇAMURLAMAK ile ÇAMURLANMAK ile ÇAMURLATMAK ile ÇAMURLAŞMAK ile ÇAMURLANABİLMEK ile ÇAMURLAYABİLMEK ile ÇAMURLAŞABİLMEK ile ÇAMUR/LUK ile ÇAMURLU ile ÇAMURSUZ ile ÇAMURLUKÇU/LUK ile ÇAMUR KALEMİ ile ÇAMUR IĞRIBI ile ÇAMUR BANYOSU ile ÇAMUR DERYASI


- ÇAN BİÇİMİNDE/ÇANSI KOROLLA = TÜVEYC-İ CERESÎ = COROLLE CAMPANULÉE


- CAN-CİĞER (ARKADAŞ OLMAK)


- CAN ERİK ile PAPAZ ERİK

( ÂLÛ-GÜRDE ile ... )

( PLUM vs. ... )

( PRUNUS DOMESTICA cum ... )


- CAN SIKINTISINDAN (DOLAYI) YEMEK ile/değil/yerine AÇLIKTAN (DOLAYI) YEMEK