Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 46.157 başlık/FaRk ile birlikte,
46.157 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(176/186)


- YA RESULULLAH değil YA RESULALLAH


- Ya şimdi konuş, ya da sonsuza kadar SUS!!! -ya da


- [ya] YALAN BEYAN ile/değil/yerine/ya da SUSMA HAKKI

( Sanık, yalan söylese bile sözlerinde çelişkiye düşer ve onlardan ipuçları elde edilebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE/YA DA Sanığı, doğru söylemeye zorlamak, insanın varoluşuna, onuruna ve kişi haklarına aykırı olur. [Kişinin, kendini, ceza tehdidi altına sokması olanaklı değildir.] )


- ...YA YOL AÇTI ile ...YA NEDEN OLDU


- YABA ile ERGEÇ/ISIRAN

( Harman küreği. İLE Fırıncı küreği. )


- YABAN ARISI ile KAZICI YABAN ARISI

( Yaban arılarının çoğu steril dişillerdir. )

( Sadece tatlı meyve nektarı yiyebilirler. )

( WASP vs. FOSSORIAL/DIGGER WASP )


- YABAN ARISI ile SARI PİZOZ

( ... İLE Avrupa yabanarılarının en büyüğüdür. )

( Arılar zehirlerini, ayı ve porsuk gibi ballarına saldıran omurgalılara karşı geliştirmiştir. Sarı Pizoz'un zehrinin hedefi ise avladığı omurgasızlardır. )

( ... cum VESPA CRABRO )


- YABAN DOMUZU ile/değil/yerine/>< TURNA

( İlkel toplumlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gelişmiş toplum ve kültür. )


- YABAN HAYVANLAR MÜZESİ :

( Poligan mahallesinde bulunan atış poligonu yerleşkesi içinde bir adet yaban hayvanlar müzesi bulunuyor. )


- YABAN KEDİSİ ile/||/<> ASYA YABAN KEDİSİ

( Kedigillerden, kırçıl renkli, 60 cm. uzunluğuna bir memeli türü. @@ Çöl ve bozkırlardadır. [Daha çok, kamufle olma ustalığıyla bilinir.] )

( FELIS SILVESTRIS cum/||/<> FELIS LYBICA ORNATA )


- YABAN KEDİSİ ile/ve OSELO/T

( ... İLE/VE Bir tür yabani kedi. )

( WILDCAT vs./and ... )

( FELIS SILVESTRIS cum/et ... )


- YABAN KÖPEĞİ ile AVUSTRALYA YABAN KÖPEĞİ/DİNGO

( ... İLE 48 km. hızla koşabilirler. )


- YABAN KÖPEĞİ ve ÇİTA

( Aslan da içinde olmak üzere öteki etçillerin birkaç güne kadar leş yediği gibi ya da leşçiller gibi leş eti yemezler. )


- YABAN KOYUNU ile ARGALI/ARGALİ

( ... İLE Boynuzlugillerden, Kuzeydoğu Asya'da yaşayan, büyük boynuzları olan yabanıl bir koyun. )

( ... cum OVIS AMMON )


- YABAN MERSİNİ ile/değil ÇAKAL ÜZÜMÜ


- YABANCI DİLDE EĞİTİM ile/değil/yerine YABANCI DİL EĞİTİMİ


- ÖZDEŞ KÜME/YABANCI TOPLULUĞU/SÖMÜRGE/GÖÇMEN/KOLONİ/COLONY ile TOPLULUK/NÜFUS/POPÜLASYON

( Aynı türden organizmaların bir arada yaşadığı topluluk. İLE Aynı türden organizmaların belirli bir alanda yaşadığı ve ürediği topluluk. )


- YABANCI ile/ve/değil/yerine BAŞKALARI

( [not] FOREIGN vs./and/but OTHERS
OTHERS instead of FOREIGN )


- YABANCI ile/ve YIRTICI ile/ve VAHŞİ

( PHALANG/GUAVA[Tayca] ile/ve ... )

( STRANGE vs./and WILD )


- YABANCILAŞMA ile/ve/<> İNKÂR

( ALIENATION vs./and/<> TO DENY )


- YABANCILAŞMA ile/ve/> KORKU

( ALIENATION vs./and/> FEAR )


- YABANCILAŞMA ile/ve/> YALAN

( ALIENATION vs./and/> LIE )


- YABANCILAŞMA ile/ve/> YİTİM

( ALIENATION vs./and/> LOSS )


- Yabancı dil değil TÜRKÇE KONUŞ!!! -ile/değil


- YABANDOMUZU ile/ve CÜCE DOMUZ

( SUS SCROFA cum ... )


- YABANDOMUZU ile DÜĞMELİ YABANDOMUZU


- YABANGÜLÜ ile/ve/<> İTBURNU

( Gülgillerden, çiçekleri soluk pembe, beyaz, yemişi parlak kırmızı renkte bir bitki. İLE/VE/<> Yabangülünün meyvesi. )

( ROSA CANINA cum/et/<> ... )


- YABANİLEŞMEK ile YABANİLEŞTİRMEK ile YABANİ/LİK ile YABANİCE ile YABANİ GÜL ile YABANİ TURP ile YABANİ İNCİR ile YABANİ KİRAZ ile YABANİ MARUL ile YABANİ HAYVAN ile YABANİ KİMYON ile YABANİ LAHANA ile YABANİ AKDİKEN ile YABANİ ENGİNAR ile YABANİ MENEKŞE ile YABANİ ISPANAK ile YABANİ SARIMSAK ile YABANİ MERCANKÖŞK ile YABANİ KİMYONGİLLER


- YABANMERSİNİ ve EKŞİ NAR

( Kan şekerini dengelemede doğal ürünler olarak yararlanılabileceklerden. )

( )

( LİKAPA/LİGARBA ve ... )


- YABANMERSİNİ ile ENİR

( ... İLE Bir tür yabanmersini. )


- YABANSI/ACAYİP[Ar. < ACAİB] ile/ve/||/<> GARAYİP[Ar.] ile/ve/||/<> [Ar. < GARAİB]

( Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. | Şaşırma anlatan bir söz. İLE Görülmemiş, şaşılacak şeyler, işitilmemiş olaylar. )


- YABGU ile ...

( Han'ın yardımcısı. )


- YABLO AÇMAZI ile/ve/||/<> TANRILAR AÇMAZI


- YÂD ETME! ile/ve/||/<>/> FERYÂD ETME!

( Geçmişi. İLE/VE/||/<>/> Geleceğe.
Geçmişi yâd etme, geleceğe feryâd etme! )


- YAD ile YAT ile YAD EL ile YAD ELLER ile YADA TAŞI ile YAD ERKLİK ile YAT BORUSU ile YAT KULÜBÜ ile YAT LİMANI ile YAD ESTETİK ile YAD GEREKİRCİ/LİK


- YADİGAR EJDER PARKI :

( Maden Mahallesindedir. 1.299,00 m²'lik bir alan üzerinde kurulmuştur. 400,00 m²'lik yeşil alanı, 127,00 m²'lik çocuk oun alanı ve 328,00 m²'lik spor alanı bulunmaktadır. )


- YADIRGAMAK ile/ve/||/<> TUHAF KARŞILAMAK


- YADSIMA = NEFİY/NEFY = NEGATION = NÉGATION[Fr.] = NEGATION[Alm.] = NEGATIO[Lat.] = APOPHASIS[Yun.] = NEGACION[İsp.]


- YAFTALAMAK ile YAFTALANMAK ile YAFTA


- FATTY ACID[İng.] / ACIDE GRAS[Fr.] / FETT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAĞ ASİDİ


- OIL BATH[İng.] / BAIN D'HUILE[Fr.] / ÖLBAD[Alm.] ile/değil/yerine/= YAĞ BANYOSU


- YAĞ BEZELERİ:
LİPOM ile YAĞ KİSTİ

( Katı. İLE Daha çok sıvı. )

( Genelde/çoğunlukla ağrı yapmazlar.[çok ileri derecede ve bir yere bası olmadıkça] )


- YAĞ BEZESİ ile/ve/<> YAĞ KİSTİ ile/ve/<> YAĞ BİRİKİNTİSİ


- ANALYSE DE HUILE[Fr.] ile/değil/yerine/= YAĞ ÇÖZÜMLEMELERİ


- OLEOMETER[İng.] / OLEOMETER, ÖLMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= YAĞ YOĞUNLUĞU ÖLÇME AYGITI/CİHAZI


- OLÉOMÉTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= YAĞ YOĞUNLUĞU ÖLÇME AYGITI


- YAĞ ile KALIN/AĞIR YAĞ

( ... İLE Ham petrolden elde edilen, makinelerin hareketli bölümlerini yağlamakta kullanılan yoğun yağ. )


- YAĞ ile/<> LİPİT[Fr. < Yun.]

( ... İLE/<> Her tür organik yağa verilen ad. )


- YAĞ ile YAĞ ASİDİ

( Trigliseritlerden oluşan organik bileşikler. İLE Uzun zincirli karboksilik asitler. )


- YAĞ ile YAĞSIZ ile YAĞLI

( FAT vs. FAT FREE vs. FATTY )

( فربه ile گوشتالو ile چربي دار ile سمين ile چاق و چله ile چاق ile شحم ile چربي ile خيکي ile دمبليچه ile دنبه ile مسمن ile دنبليچه ile تپل ile پيه ile بي چربي ile چربي مانند ile پيه دار )

( FARBEH ile GUSHTALO ile CHARBY DAR ile سمين ile CHAGH VE CHALEH ile CHAGH ile SHAMM ile CHARBY ile خيکي ile DAMBELYCHEH ile DANBEH ile مسمن ile DANBELYCHEH ile TAPEL ile PEYYEH ile BEY CHARBY ile CHARBY MANAND ile PEYYEH DAR )


- YAĞCI, ÇOŞKUN (İST. 1945) :

( Öğrenimini takiben aile şirketi olan Yağcı Denizcilik Şirketinde işe başladı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- YAĞILAŞMAK ile YAĞI/LIK ile YAĞIR ile YAĞIZ ile YAĞIŞ ile YAĞIŞLI/LIK ile YAĞIŞSIZ/LIK ile YAĞIZ DORU ile YAĞIŞ DÜZENİ ile YAĞIŞ HARİTASI ile YAĞIŞ GÖSTERGESİ


- YAĞIŞ MİKTARI ile ...

( PRECIPITATION )


- YAĞIŞ ile KONVEKSİYON YAĞIŞ


- YAĞIZ/ESMER[Ar.] ile KUMRAL ile KONUR

( Siyaha çalan buğday rengi. | Kurşuni renk. | Bu renkte olan. | Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan kişi. İLE Koyu sarı ya da açık kestane rengi. | Teni ve saçları sarıya çalan açık buğday rengi olan kişi. İLE Açık kestane renginde olan. )


- YAĞIZ, SAMİM (İST. 1950 - ) :

( Kocaelispor'dan transfer edildi bir sezon (1978/1979) lacivert - beyazlı formayı giydi. Bu süre içinde 14 lig, 5 B takımlar ligi, 4 kupa maçı olmak üzere 23 resmi ve ayrıca 16 özel maçla birlikte toplam olarak 39 maçta Sarıyer formasını giydi. Lig maçlarında 2. özel maçlarda 1 olmak üzere 3 gol attı. 3 kez de Ümit Milli akımda oynadı. )


- YAĞLARDA:
UÇUCU ile/ve SABİT

( Çiçek, yaprak, kokulu. [biberiye, nane] İLE/VE Meyve, tohum. [badem, ısırgan, z.yağı] )


- LUBRICANT[İng.] / LUBRIFIENT, AGENT DE LUBRIFICATION[Fr.] / SCHMIER MITTEL, SCHMIERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= YAĞLAYICI


- YAĞLI BALLI


- YAĞLI CİLT ile/ve/<> SİVİLCELİ CİLT

( Organik Yağlı ve Sivilceli Ciltler için özel kremler )


- YAĞLIK ile/değil ÇEVRE

( Sırma işlemeli mendil. İLE/DEĞİL Büyük mendil. )


- YAĞLI/LIK ile YAĞLIK ile YAĞLI İP ile YAĞLIKÇI ile YAĞLI BOYA ile YAĞLI HARÇ ile YAĞLI KAPI ile YAĞLI KARA ile YAĞLI BALLI ile YAĞLI BİTKİ ile YAĞLI GÜREŞ ile YAĞLI KAĞIT ile YAĞLI KÖMÜR ile YAĞLI BOYACI ile YAĞLI KUYRUK ile YAĞLI TOPRAK ile YAĞLI GÜREŞÇİ ile YAĞLI MÜŞTERİ


- YAĞMUR ADAM ve/||/<>/> TEMPLE GRANDIN

( ... VE/||/<>/> Otizmin, bireyler ve toplum tarafından algısı, yorumlanışı, gösterilen yanlış tepkiler yerine yapıcı yaklaşımların farkını harika bir süreç ve anlatımla sunuyor. )

( Otizmli Bireylerle İlgili Çekilmiş 17 Film...
- Temple Grandin
- Barfi
- Mary&Max
- Yağmur Adam /Rain Man
- My Name is Khan
- Benim Adın Sam /I am Sam
- Snow Cake
- Ocean Heaven /Hai Yang Tian Tang
- Ben X
- The Black Balloon
- Campeones
- Adam
- Mozart be Balina / Mozart and the Whale
- Çok Gürültü ve Çok Yakın
- Sevgili John
- Silent Fall
- Molly )


- YAĞMUR-ÇAMUR


- YAĞMUR KUŞU ile KILIÇ GAGALI

( ... İLE Yağmur kuşugillerden, çok ince ve uzun gagalı, tüyleri ak, kanatları kara bir kuş. )

( ... cum RECURVIROSTA AVOCETTA )


- YAĞMUR ile/ve "AHMAK ISLATAN" YAĞMURU


- YAĞMUR ile ÇAKAL YAĞMURU


- YAĞMUR ile/ve/> GÖKKUŞAĞI/ALKIM/ELEĞİMSAĞMA[ALÂİM-İ SEMÂ]/YAĞMURKUŞAĞI/EBEMKUŞAĞI/ARKANSİYEL[Fr.]

( ... ile/ve/> ALKIM, EBEKUŞAĞI, EBEMKUŞAĞI, ELEĞİMSAĞMA, HACILARKUŞAĞI, YAĞMURKUŞAĞI, AL-YEŞİL KUŞAK )

( GAYS ile/ve/> ÂLÂİM-İ SEMÂ, KAVS-İ KUZAH )

( MATAR, BÂRÂN, BÂRİŞ ile/ve/> ÂDYENDE, ÂFENDÂK, SÂM, TÎRÂJE )

( RAIN vs./and/> RAINBOW )


- YAĞMUR ile MUSON[Fr. < Ar.]

( ... İLE Güney Asya kıyılarıyla Hint Denizi'nde, yaz ve kış mevsimlerinde, birbirine ters yönlerden esen geniş alanlı rüzgâr.[Yaz musonu, nemlidir.] )

( RAIN vs. MONSOON )


- YAĞMUR ile/ve NİSAN YAĞMURU

( Yağmur taneleri gözyaşı biçiminde değil küre biçimindedir. )

( GAYS ile/ve ... )

( MATAR, BÂRÂN, BÂRİŞ ile/ve ... )


- YAĞMUR ile/ve/değil/||/<>/< YAĞIŞ


- YAĞMURCUN ile GÜMÜŞ YAĞMURCUN


- YAĞMURLAMAK ile YAĞMUR/LUK ile YAĞMURCA ile YAĞMURLU ile YAĞMURSUZ/LUK ile YAĞMUR KUŞU ile YAĞMUR TAŞI ile YAĞMUR DUASI ile YAĞMUR BORUSU ile YAĞMUR BULUTU ile YAĞMUR KAPANI ile YAĞMUR KUŞAĞI ile YAĞMUR BOMBASI ile YAĞMUR MEVSİMİ ile YAĞMUR ORMANLARI ile YAĞMUR KUŞUGİLLER


- Yağmuru DİNLE!!!


- YAĞSI ile YAĞSIZ/LIK


- YAĞYI/YAĞSI değil YAĞI


- YAHNÎ[Fars.] değil/yerine/= KATIK

( Katık, zâhire. | Pişmiş şey. )


- YAHU ile YAHUT


- YÂHÛD[Ar.] ile Yahûd/Yehûd[Ar.]

( Ya da, ya da, isterseniz. | İyisi, daha doğrusu. İLE Yahudî. Hz. Yâkub'un oğlu Yahuda soyundan gelenler, İsrailoğulları. )


- JEW'S PITCH[İng.] ile/değil/yerine/= YAHUDİ ZİFTİ


- YAHUDİ ile YAHUDİ RAHİP

( JEWISH vs. JEWISH PRIEST )

( يهودي ile جهود ile کاهن )

( YTEOODY ile جهود ile KANPAN )


- YÂHUT değil/yerine/= YA DA


- YAHYA EFENDİ ÇEŞMESİ ile YAHYA EFENDİ ÇEŞMESİ

( Yahya Efendi mezarlığında, Yahya Efendi Camisi yanındadır. İLE Davutpaşa'da, Medrese Çıkmazı sokağındadır )

( 1538'de inşa edilmiştir. İLE 1735'te inşa edilmiştir. )


- YAKA-BAĞIR (AÇIK) (GEZMEK)


- YAKA ile KLAPA/KLAPE[Alm. < KLAPPE]

( ... İLE Yakanın, göğüse doğru inen devrik bölümü. )


- KÖPRÜ:
YAKACAĞIN ile/ve/değil/yerine/>< GEÇECEĞİN


- CAPTURE CROSS SECTION[İng.] / CAPTURE DE LA SECTION EFFICACE[Fr.] / EINFANGSQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKALAMA TESİR KESİTİ


- YAKAMOZ[Yun.] ile/değil GÜMÜŞSERVİ

( ... İLE/DEĞİL Ayın, suya yansımasıyla oluşan parıltılı görünüm. )


- YAKAN TOP değil YAKANTOP


- YAKARIŞ ve/||/<>/> TÖVBE


- YAKAZA ve/> BERZAH


- YAKIM ile YAKIMCI


- YAKIN GEZEGENLER ile BÜYÜK GEZEGENLER ile KÜÇÜK GEZEGENLER

( Merkür, Venüs, Mars/Merîh/Sakıt. İLE Merkür, Venüs, Dünya, Mars/Merîh/Sakıt, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün. İLE Mars ve Jüpiter gezegenleri arasında kalan gök nesneleri[cirim], astereoidler. )

( Utârid, Zühre, Mirrih. İLE Utârid, Zühre, ..., Mirrih, Müşteri, Zühal, ..., ... İLE ... )

( SEB'A-İ SEYYÂRE: Yedi gezegen. )

( INNER PLANETS vs. MAJOR PLANETS vs. MINOR PLANETS )


- YAKIN HEDEF ile/ve UZAK HEDEF


- YAKIN İLİŞKİ ve/||/<>/< "DÖRT MEVSİM" BOYUNCA GÖRMEK/YAŞAMAK

( İlişki/yakın ilişki, dört mevsim boyunca görmeden ol(uş)maz! )


- YAKIN İLİŞKİ ile/ve/||/<> YOĞUN İLİŞKİ


- YAKIN KAYBI ve/||/<>/> KAYIP KAYGISI


- YAKÎN:
KESİN/LİK ile/ve/değil YAKLAŞIK/LIK


- NEAR INFRARED RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT PROCHE INFRAROUGE[Fr.] ile/değil/yerine/= YAKIN KIZILÖTESİ IŞINIM


- NEAR-ULTRAVIOLET RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT PROCHE ULTRAVIOLET[Fr.] ile/değil/yerine/= YAKIN MORÖTESİ IŞINIM


- YAKIN NEDEN ile UZAK NEDEN

( Kuyudaki bir kurbağa, gökteki kuşlar hakkında hiçbir şey bilmez. )

( NEAR CAUSE vs. FAR CAUSE
A frog in a well knows nothing about the birds in the sky. )


- YAKIN NEDEN ile UZAK NEDEN


- YAKIN OLMAK:
"ASRA" ile/değil ASLA


- YAKIN ile/ve/değil ARDIŞIK

( [not] NEAR vs./and/but CONSECUTIVE )


- YAKÎN ile/ve BURHAN


- YAKÎN ile/ve/değil CEZM


- YAKIN ile EŞ

( "NEAR/CLOSE" vs. MATCH )


- YAKÎN ile/ve/<> KEŞF


- YAKIN ile/ve UZAK

( NEAR vs./and FAR/DISTANT )


- YAKIN ile/ve/değil/<>/> UZAK DURULAN/TUTULAN "YAKIN"


- YAKIN/YAKINEN ile YAKÎN[< YAKN]/YAKÎNEN

( Yakın: Uzaklık/mesafeyle ilgilidir[uzakta olmayan] | Muhabbet ve sevgi duyulan, dayanışma içinde olunan kişi/ler. İLE/DEĞİL Kesinlik, eminlik. | Ölüm. | İlm-el-Yakîn > Ayn-el-Yakîn > Hakk-el-Yakîn )

( Yakından tanımak/bilmek, bir yakını olarak değerlendirmek. İLE/DEĞİL Kesin veri/bilgi ile değerlendirmek/bilmek. )

( YAKÎN ile ZANN ile ŞEKK ile VEHM
[ %100 İLE %50 üzeri. İLE %50 İLE %50 altı. ] )


- YAKÎN ve ZANN


- YAKİNEN[Ar.] ile YAKİNÎ[Ar.]

( Kesin/kat'î olarak, hiç şüphe edilecek bir tarafı bulunmaksızın. İLE Kesin/kat'î, şüphe edilmeyecek bilgiye ait, onunla ilgili. )

( Sığır boynuzu. İLE Otlağa salınmış hayvan sürüsü. | Güçlü, saldırıcı. | Koşucu, koşan. )


- YAK(IN)LAŞMAK ve/< TÖVBE (ET/MEK)


- YAKINLAŞMAK ile YAKINSAMA ile YAKINSAK ile YAKINSAK ile KONUŞULABİLİR ile KONUŞMA ile SOHBET ETMEK ile TERSİNE ile DÖNÜŞÜMSEL ile DÖNÜŞTÜRMEK ile DÖNÜŞTÜRÜCÜ ile ÜSTÜ AÇIK ARABA ile DÖNÜŞTÜRÜCÜ

( CONVERGE vs. CONVERGENCE vs. CONVERGENT vs. CONVERGING vs. CONVERSABLE vs. CONVERSATION vs. CONVERSE vs. CONVERSELY vs. CONVERSIONAL vs. CONVERT vs. CONVERTER vs. CONVERTIBLE vs. CONVERTOR )

( متقارب شدن ile همگرا بودن ile تقارب ile همگرائي ile همگرا ile متقارب ile قابل معاشرت ile مفاوضه ile مکالمه ile گفت و گو ile صحبت ile محاوره ile گفتگو ile گفت و شنود ile محاوره کردن ile بالعکس ile تسعيري ile نقد کردن ile مقلب ile قابل تسعير ile برگرداننده )

( MOTEGHARB SHODAN ile CPEHMGARA BODAN ile تقارب ile CPEHMGARAYEY ile CPEHMGARA ile MOTEGHARB ile GHABEL MOASHRAT ile مفاوضه ile MAKALMEH ile GOFT VE GO ile SAHBAT ile MOHAVAREH ile GOFTEGO ile GOFT VE SHNOD ile MOHAVAREH KARDAN ile BALAX ile تسعيري ile NAGHAD KARDAN ile MOGHALAB ile قابل تسعير ile BARGARDANANDEH )


- YAKINLAŞMAK ve/||/<> YALINLAŞMAK


- YAKINLIK ile/ve/<>/değil ACIMA


- YAKIN/LIK ile SICAK/LIK

( CLOSENESS vs. WARMTH )


- YAKINLIK ile YAKINLIK ile YAKIN

( IMMINENCE vs. IMMINENCY vs. IMMINENT )

( مشرف بودن ile قريب الوقوع ile مشرف )

( MOSHARF BODAN ile قريب الوقوع ile MOSHARF )


- YAKIN/LIK ile/ve/<> YATKIN/LIK


- YAKINMAK ile YAKINLAŞMAK ile YAKINABİLMEK ile YAKINLAŞTIRMAK ile YAKINLAŞABİLMEK ile YAKINLAŞTIRABİLMEK ile YAKIN/LIK ile YAKIN ÇAĞ ile YAKIN DOST ile YAKIN DOĞU ile YAKIN ŞARK ile YAKIN SESLİ ile YAKIN TAKİP ile YAKIN AKRABA ile YAKIN KORUMA ile YAKIN ANLAMLI/LIK ile YAKIN GÖÇÜŞME ile YAKIN BENZEŞME ile YAKINLIK FİİLİ ile YAKINLIK EYLEMİ ile YAKINLIK DERECESİ ile YAKIN BENZEŞMEZLİK


- ADESE-İ MUHADDEB, ADESE-İ MÜTEKÂRİB[Osm.] / CONVERGING LENS[İng.] / LENTILLE CONVERGENTE[Fr.] ile/değil/yerine/= YAKINSAK MERCEK


- YAKIP YIKMAK


- YAKIŞAN/YAKIŞMAYAN" ile/ve/değil/||/<>/< UYGUN DÜŞEN/DÜŞMEYEN


- YAKIŞIKLI ile GÜZEL

( Baylar için kullanılır. İLE Bayanlar için kullanılır. Yüz güzelliği için özel bir sözcük vardır["Sabâhat"]. [Nadiren erkekler için de kullanılıyor.] ( Öz Türkçe'de "Göz-el"dir. Göze hitap eden. Zamanla "Güzel"e dönüşmüştür. )

( HANDSOME vs. BEAUTIFUL )


- YAKIŞMAK ile YAKIŞTIRMAK ile YAKIŞABİLMEK ile YAKIŞTIRILMAK ile YAKIŞ


- KERNBRENNSTOFFKREISLAUF, KERNBRENNSTOFFZYKLUS, KERNKRAFTSTOFFSCHLEIFE, KRAFTSTOFFZYKLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKIT ÇEVRİMİ


- FUEL ROD[İng.] / BARRE DU FUEL[Fr.] / BRENNSTAB[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKIT ÇUBUĞU


- FUEL CLUSTER[İng.] / FAISCEAU DE COMBUSTIBLE[Fr.] / KRAFTSTOFFBLOCK[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKIT DEMETİ


- FUEL ELEMENT[İng.] / ÉLÉMENT COMBUSTIBLE[Fr.] / BRENNELEMENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKIT ELEMANI


- FUEL PELLET[İng.] / GRANULE DE COMBUSTIBLE[Fr.] / KRAFTSTOFFTABLETTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKIT PELETİ


- FUEL CELL[İng.] ile/değil/yerine/= YAKIT PİLİ


- MAHRUKAT[Osm.] / FUEL[İng.] / BRENNSTOFF, KRAFTSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKIT, YAKACAK


- YAKIT ile AKARYAKIT ile YAKIT DOLDURMAK

( FUEL vs. FUEL OIL vs. FUEL UP )

( سوخت گيري کردن ile سوخت ile سوختي ile نفت سياه ile بنزين گرفتن )

( SOKHT GYRY KARDAN ile SOKHT ile SOKHTY ile NAFT SYAH ile BENZYNE GARAFTAN )


- YAKIT ile YAKITÇI/LIK ile YAKIT DEPOSU ile YAKIT PARASI ile YAKIT GÖSTERGESİ


- YAKLAŞIK DEĞER ile TAM DEĞER


- YAKLAŞIK OLARAK ile/ve/||/<>/> SONSUZ İŞ/GÖREV

( Newton. İLE/VE/||/<>/> Kant. )

( QUAM PROXIME > INFINITE TASK )


- YAKLAŞIK ile YAKLAŞIK BİLGİ ile YAKLAŞIK DEĞER


- YAKLAŞIM ile/ve DÜZEN

( APPROACH vs./and SYSTEM )


- YAKLAŞIM ile TEPKİ

( Sonsuz oluştaki su, meziyete karşı olgun yaklaşımı simgeler. )

( Kişi, olaylara, iç gerçeğinin ve mantığının belirlediği biçimde tepki vermelidir. )

( APPROACH vs. REACTION )


- YAKLAŞMA ile YAKLAŞMA FİİLİ ile YAKLAŞMA EYLEMİ


- COMBUSTION-TUBE METHODS[İng.] ile/değil/yerine/= YAKMA BORUSU YÖNTEMLERİ


- BRENNOFEN, KALZINIEREIFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKMA FIRINI


- COMBUSTION TUBE[İng.] / TUBE A FUSION[Fr.] / EINSCHMELZRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAKMA TÜPÜ


- YAKMAK ile GECE YARISI YAĞINI YAK ile YANAN ile YANMA ETKİSİ ile YANAN CAM ile YANIK İZİ ile YAKICI

( BURN vs. BURN THE MIDNIGHT OIL vs. BURNING vs. BURNING EFFECT vs. BURNING GLASS vs. BURNMARK vs. BURNOUS )

( سوخته کردن ile سوزش ile سوز زدن ile سوخته ile سوختگي ile سوزاندن ile آتش کشيدن ile آتش زدن ile آتش گرفتن ile محترق شدن ile به آتش کشيدن ile سوختن ile دود چراغ خوردن ile شب بسر بردن ile سوزنده ile محرق ile افروخته ile محرقه ile سوز ile سوزاني ile سوزان ile سوزندگي ile عينک جوشکاري ile اثر سوختگي ile برنوس )

( SOKHTEH KARDAN ile SOZESH ile SOZ ZADAN ile SOKHTEH ile SOKHTGY ile SOZANDAN ile ATASH KESHYDAN ile ATASH ZADAN ile ATASH GARAFTAN ile MOHTARGH SHODAN ile BAH ATASH KESHYDAN ile SOKHTAN ile DOD CHARAGH KHORDAN ile SHAB BASAR BARDAN ile SOZANDEH ile محرق ile AFROKHTEH ile محرقه ile SOZ ile سوزاني ile SOZAN ile سوزندگي ile EYNAK JOOSHKARY ile ASAR SOKHTGY ile BARNOS )


- YAKMAK ile YAKMA ile YAKMA FIRINI

( INCINERATE vs. INCINERATION vs. INCINERATOR )

( خاکستر کردن ile ترميد ile کوره )

( KHAKSTER KARDAN ile ترميد ile KOREH )


- YAKMAK ile YAKMAÇ ile YAKMALIK ile YAKMA RESİM


- YAKUP KAPTAN TOPÇULA PARKI :

( Yenimahalle'nin Havantepe yerleşim bölgesinin üst tarafındaki parktır. 2.003.91 m²'lik bir alanı kapsamaktadır. 988,69 m²'lik yeşil alanı, 293,81 m²'lik çocuk oyun alanı ve 213,68 m²'lik spor alanı bulunmaktadır. )


- YAKUP/JACOB > İSRAEL


- YAKUT[Ar.]/KIZILTAŞ/ALTAŞ ile YAKUT

( Pembe ya da erguvan tonları ile karışık, koyu kırmızı renkte, saydam bir korindon türü olan değerli taş. | Yakuttan yapılmış ya da yakutla süslenmiş olan. İLE Kuzeydoğu Sibirya'da yaşayan bir Türk topluluğu ya da bu topluluktan olan kişi. | Bu topluluğa özgü olan, bu toplulukla ilgili. )


- YAKUT ile YAKUTÇA


- YAKUT ile/||/<> ZÜMRÜT

( Kırmızı renkteki değerli taş. İLE/||/<> Yeşil renkteki değerli taş. )


- YAKUTİSTAN'IN İKİ RESMİ DİLİ:
YAKUTÇA ile/ve/<> RUSÇA

( Yakutça, Türk dilinin kuzey grubundan S kolu olarak kabul ediliyor.[YAZ=SAS, YOL=SOL] )


- Yâl ehliyle de (gerektiği kadar) KONUŞ!!!


- Yâl için DİNLE!!!


- YALAK ile YALAKA/LIK


- YALAKA/LIK ile/değil/yerine/>< SAYGI/LI


- YALAMAK ile "DİL ATMAK"


- YALAMAK ile YAL ile YALI ile YALI YAR ile YALI BOYU ile YALI AĞASI ile YALI UŞAĞI ile YALI BÜLBÜLÜ


- YALAN KONUŞMAK değil YALAN SÖYLEMEK


- YALAN (MI?) ile YANLIŞ (MI?)


- YALAN:
SAFSATA ile/ve/<> MECAZ ile/ve/<> PROPAGANDA ile/ve/<> REKLAM ile/ve/<> HABER

( Felsefede. İLE/VE/<> Yazında(edebiyatta). İLE/VE/<> Siyasette. İLE/VE/<> Ticarette. İLE/VE/<> Gazetecilikte. )


- YALAN SÖYLEME! ile/değil/yerine DOĞRUYU SÖYLE!

( Suçlamak. İLE/DEĞİL/YERİNE Yol göstermek. )


- YALAN SÖYLEMEK ile/ve/değil DOĞRUYU SÖYLEYEMEMEK

( [not] TO LIE vs./and/but NOT TO SAY THE TRUTH )


- YALAN SÖYLEMEK ile/ve/değil/<> DUYMAK İSTENİLENİ (İSTENİLDİĞİ BİÇİMDE) SÖYLEMEK


- [ne yazık ki]
YALAN SÖYLEMEK ile/ve/||/<> GERÇEĞİ ÇARPITMAK


- YALAN SÖYLEMEK ile/değil/yerine/>< GERÇEĞİ SÖYLEMEK

( Geleceğinizin önemli/belirleyici bir parçası olur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Geçmişinizdeki (herhangi) bir parçadır. )

( If you tell the truth, it becomes a part of your past. If you lie, it becomes a part of your future. )

( [not] TO LIE vs./but/>< TO SAY THE TRUTH
TO SAY THE TRUTH instead of TO LIE )


- YALAN SÖYLEMEK ile/ve/değil/<>/< GİZLEMEK


- [ne yazık ki]
YALAN SÖYLEMEK ile/ve/||/<>/> KENDİ YALANINA İNANMAK


- YALAN SÖYLEMEMEYİ ÖĞRENMEK/BİLMEK ile/ve/<> YALAN SÖYLEYEMEMEYİ ÖĞRENMEK/BİLMEK

( Öğrenmiş ve uyguluyor olmak gerek. İLE/VE/<> [hâlâ öğrenilemediyse] Özellikle çocuklardan öğrenilebilir. )


- [ne yazık ki]
YALAN SÖYLEYEN ile/değil/yerine/>< DOĞRU SÖYLEYEN

( İkna etmeye çalışır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sadece anlatır. )

( Yalan söyleyen/ler, doğru söyleyen(ler)e inanmaz. )


- YALAN SÖYLEYİP UTANMAK değil/yerine/>< DOĞRUYU SÖYLEYİP/DÜRÜST OLUP "KAYBETMEK"(/KAZANMAK)


- YALAN SÖYLÜYORSUN! değil YALAN!

( Doğru/yanlış, tüm bireylere ve olguya/olaylara tâbidir. Dolayısıyla doğrudan ya da "dolaylı" olarak belirli/bir kişiyle sınırlanamaz/odaklanamaz! )


- YALAN-YANLIŞ


- YALAN ile AD/TANIM DEĞİŞTİRMEK

( LIE vs. TO RENAME )


- YALAN ile/ve/değil/||/<>/> ALDATMA


- YALAN ile BAHÂNE


- YALAN ile/değil (BAŞKASINI İLGİLENDİRMEYEN) AYRINTI/"BİLGİ"


- YALAN ile/değil BİR ŞEY SÖYLEMEMEK


- YALAN ile/ve/=/||/<> ÇÖP


- YALAN ile DOĞASINA UYGUN DAVRANMAK

( LIE vs. BEHAVE IN THE SELF OF NATURE )


- YALAN ile/değil/yerine/>< DOĞRU

( [ne yazık ki] Yalan, öyle işlemiş ki bireylerin diline, "doğruyu söylemek gerekirse" diye bir kalıp "var". )

( Ocağını batırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Onurunu artırır. )

( Doğruları biliyorsak, yalanları dinlemek, eğlencelidir. )


- YALAN ile/ve/değil/||/<> ESKİ


- YALAN ile FARKLILAŞTIRMA


- YALAN ile/ve/değil/yerine FELSEFE

( [not] LIE vs./and/but PHILOSOPHY
PHILOSOPHY instead of LIE )


- YALAN ile/değil/yerine/>< GERÇEK

( Yüksek sesle çıkar, gürültülüdür ve çok söz söyletir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sessizdir ve az söz söyletir. )


- YALAN ile HAKARET


- YALAN ile İFTİRA


- YALAN ile IĞRIP

( ... İLE Yalan, düzen. )


- YALAN ile/ve İLGİLENMEME/UĞRAŞMAMA (İSTEĞİ)

( LIE vs./and (INCLINATION OF) NOT TO INTEREST )


- YALAN ile KAMUFLAJ

( LIE vs. CAMOUFLAGE )


- [ne yazık ki]
YALAN ile/ve/||/<> KAŞKARİKO[argo]

( ... İLE/VE/||/<> Oyun, dolap, düzen. | Yalan. )


- YALAN ile/ve/değil/yerine/||/<> KISMEN "DOĞRU"


- YALAN ile KITIR

( ... İLE Uydurma söz. )

( LIE vs. FICTITIOUS WORD )


- YALAN ile/||/<> KÖTÜ YALAN

( Kötüdür. İLE/||/<> Daha kötüdür. )


- YALAN ile/ve/||/<> KURT MASALI

( ... İLE/VE/||/<> Birini oyalamak, kendini suçsuz göstermek için ileri sürülen gereksiz, inandırıcı olmayan sözler. )


- YALAN ile/değil/yerine MASAL

( Portakalı soydum
Başucuma koydum
Ben bir yalan uydurdum. İLE/DEĞİL/YERİNE Ben bir masal uydurdum. )


- YALAN ile/ve/değil OYALAN

( "O yalan, bu yalan"... Var, biraz da sen oyalan! )


- YALAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖZVERİ

( )


- YALAN ile/ve PALAVRA[İsp. < PALABRA]/MARTAVAL[argo]

( ... İLE [eskiden] Genellikle posta vapurlarında, üst güvertenin altındaki güverte. | [argo] Herhangi bir konuda, gerçeğe aykırı, uydurma söz ya da haber. Uzun ve boş konuşma. )


- YALAN ile ŞAKA

( Dürûg-zen(yalancı) olursa bir evde, düzen olmaz o evde. )

( Zekâ, doğruluk Hürmüz'ün; cehalet, yalan ise Ehrimen'in sıfatlarıdır. )

( LIE vs. JOKE )


- YALAN ile/ve/değil/<> SANAL


- YALAN ile/ve/=/<>/< ŞİRK


- YALAN ile/ve/||/<>/> TALAN


- YALAN ile/değil ÜSTLENME

( [not] LIE vs./but TO TAKE ON )


- YALAN ile/ve/||/<>/> UTAN(DIR/IL)MAK


- YALAN ile/ve/||/<>/> YAVAN


- YALANCI(EPİMENİDES) AÇMAZI ile/ve/||/<> KENDİNİ DEĞİŞTİRME AÇMAZI ile/ve/||/<> CURRY AÇMAZI


- YALANCI ŞEMSİYE, KORİMBUS = EZHÂR-I HUZMÎYE = CORYMBE


- YALANCI yerine SAHTE


- YALAN-DOLAN


- Yalanı DİNLE!!!


- YALANLAMAK ile/değil/yerine YANLIŞLAMAK


- Yalansız KONUŞ!!!


- YALAN/YANLIŞ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> "ÇOK AKILLICA OLAN"/KANDIRMA

( Yapılmaması gereken [yapılmamalı!]. İLE/VE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/||/<> Yapılan, yapılmaya çalışılan. )


- [ne yazık ki]
YALAP-ŞAP / YALAP ŞALAP YARIM-YAMALAK (İŞ YAPMAK)

( Baştan savma, üstünkörü, yarım yamalak. )


- YALAP YALAP

( Parıl parıl, parıldayarak. )


- YALAP YALAP ile YALAP ŞALAP


- YALAZLAMAK ile YALAZLANMAK ile YALAZ ile YALAZA


- YALÇIN, DR. M. İHSAN (AKŞEHİR, 1938) :

( A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun oldu. Maiyet Memurluğu, Ilgaz - Belören Nahiye Müdürlüğü, Ayaş, Çay, Gerede, Yenimahalle, Yığılca, Ahlat Bismil kaymakamlıkları yaptı. İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Şube Müdür Müdürü, Genel Müdür Yardımcılığı, daha sonra Ankara Vali Yardımcılıklarında bulundu, Siirt Vali Vekilliğinden sonra İstanbul Vali Yardımcılığı görevlerini yaptı. Emekli olduktan sonra yerel seçimlerde Sarıyer Belediye Başkanlığına seçildi. Sarıyer Spor Kulübü'nde 5 dönem başkan olarak görev yaptı. Futbol Adamları Derneğinde uzun süreden beri yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmaktadır. Pek çok mesleki ve sosyal, sportif amaçlı dernekte üyedir. )


- YALÇIN ile YALMAN ile YALPAK ile YALPI ile YALPIK ile YALPILI

( Düz, sarp. | Düz, kaygan. İLE Eğik, eğinik. | Sarp, dik. | Kesici ve batıcı araçların, kesen ya da batan bölümü. İLE Sokulgan, cana yakın. | Yüze gülücü, dalkavuk. | Sarp yer, uçurum. İLE Eğimli yüzey, yamaç. | İki tepe arasındaki düzlük. İLE Derinliği az ve geniş olan, yayvan. İLE Bir yanı, öbüründen yüksek ya da kalın. )


- YALÇINKAYA SOKAK :

( Merkez Sarıyer'de Kocataş dağ silsilesinin eteğinde ve Kayadibi Sokağın az ilerisindedir. Bu alanda eski yıllarca taş ocağı olduğundan, bu sokağa taşı çağrıştıran Yalçınkaya Sokak adı verilmiştir. )


- YALÇINKAYA, MACİT (SARIYER, 1951) :

( İ.Ü. İktisat Fakültesinden mezun olduktan sonra ticaret hayatına atıldı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 3 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- YALI, FAZLI (ÇANKIRI, 1941 -) :

( İthalat ve ihracatçı olarak iş hayatına atıldı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu Üyesidir. )


- YALIM/YALIN ile YALIM

( Alev. İLE Bıçak gibi kesici araçların, keskin yüzü, keskinlik. )


- YALIM ile YALIMI ALÇAK


- YALIN DURUM ile ...

( NOMINATIVE CASE )


- YALIN DÜŞÜNCE ve/||/<>/> SEZGİ ve/||/<>/> TASARIM ve/||/<>/> KAVRAM


- YALIN KARBONHİDRAT ile/ve/||/<>/> KARMAŞIK KARBONHİDRAT

( Kısa zincirli şeker molekülleri. İLE/VE/||/<>/> Uzun zincirli şeker molekülleri. )


- YALIN NESNE ile/ve BİLEŞİK NESNE

( CORPORA SIMPLICISSIMA cum/et CORPORA COMPOSITA )


- YALIN (ÖNERME) = VAKİİYE = ASSERTORIC[İng.] = ASSERTORIQUE[Fr.] = ASSERTORISCH[Alm.] = ASSERERE[Lat.]


- YALIN ÜNDEŞ ile/ve/<> YAPIŞIK ÜNDEŞ

( B - D - G - L ile/ve/<> LB - LD - LG - LL | NB - ND - NG - NL | RB - RD - RG - RL [hem başta, hem de sonda] )


- YALIN ile BASİT

( BARE vs. SIMPLE )


- YALIN ile OLAĞAN

( BARE vs. USUAL )


- YALIN ile YALIN

( Alev. İLE Gösterişsiz, süssüz, sade. | Çıplak. )


- YALIN ile YALINÇ

( ... İLE Birleşik olmayan, yalnız bir maddeden oluşan. | Karışık olmayan, basit. )


- YALIN/BASİT[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/>< BİLEŞİK/MÜREKKEP[Ar.]


- YALINGÖZ ile YALINGÖZ

( Gözkapakları olmayan. İLE Bir tür kertenkele. )


- YALINLAŞMAK ile YALINLAŞTIRMAK ile YALIN/LIK ile YALINÇ ile YALIN AD ile YALIN HAL ile YALIN KAT ile YALIN AYAK ile YALIN İSİM ile YALIN ZARF ile YALIN CÜMLE ile YALIN DURUM ile YALIN KILIÇ ile YALIN SIFAT ile YALIN TÜMCE ile YALIN ZAMAN ile YALIN ÜSLUP ile YALIN KELİME ile YALIN YAPILDAK


- YALIN/LIK ile/ve/<> DURU/LUK


- YALIN/LIK ve/||/<> ESNEK/LİK


- YALIN/LIK ve/<> GÜZEL/LİK

( SIMPLE/SIMPLICITY and BEAUTY )


- YALIN/LIK ile/||/<> KAVŞAK


- YALIN/LIK ile/ve/||/<>/>/< ŞIK/LIK


- YALIN/LIK ile/ve/<> YETKİN/LİK


- YALIN/LIK ile/ve/<> ZARİF/ZARÂFET


- | YALIN VE DOLAYSIZ ve/||/<> AYRIM VE DOLAYLI BİRLİK |
ve/||/<>
BUNLARIN BİRLİKTELİĞİ


- YALITILMIŞ/LIK ile/ve/<> TEK YANLI/LIK


- DIELECTRIC ANTENNA[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN ANTEN


- DIELECTRIC WAVE GUIDES[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN DALGA KILAVUZLARI