Beş(5) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 47.158 başlık/FaRk ile birlikte,
47.158 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(169/190)
- TİLKİLEŞMEK ile TİLKİ/LİK ile TİLKİ ÜZÜMÜ ile TİLKİ UYKUSU
- TİLLE[Ar.] ile TİLLE[Ar.]
( Basamak. | Sıradağ. İLE İşlenmemiş altın. )
- TİLMÎZ[Ar.]["TIRMİZ" değil!] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TÂLİP[Ar. < TÂLİB]
- CHARMED QUARK[İng.] / QUARK CHARMÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TILSIMLI KUARK
- TILT TABLE TEST[İng.] değil/yerine/= EĞİMLİ MASA TESTİ
- TİM[İng. < TEAM] değil/yerine/= BİRLİK, TAKIM
( Güvenlik güçlerinde belirli bir iş ya da hizmeti başarabilecek güçteki en küçük birlik, takım. )
- TİMÂR:
TEZKERELİ ile TEZKERESİZ
- TIMAR ile TIMAR
( Hayvanlarının kıllarını, derisini temizleme. | Ağaç bakımı. | Yara bakımı. İLE Anadolu Selçukluları ve Osmanlı'larda, belirli görev ve hizmet karşılığında kişilere verilen, yıllık geliri 3.000 - 20.000 akçe olan toprak. | Osmanlı'da kamu arazisi [mirî] içinde, yönetimi sipahiye bırakılmış olan verimli topraklara verilen ad. [Tımar düzeni, merkezden denetlenen büyük bir sipahi gücü besleyerek sultanın ordusuna asker sağlamak için tasarlanmıştır. Tımara hak kazanan kişi, ancak askeri sınıftan olabilirdi. Reayaya tımar vermek kesinlikle yasaktı.][Tımar düzeni, 1839'da Tanzimat Fermanı'yla kaldırılmıştır.] )
- TIMARLAMAK ile TIMAR ile TIMARCI/LIK ile TIMARLI
- TİMBRE değil/yerine/= TINI, SOLUK
- TIME CRYSTAL ile/||/<> SPACE CRYSTAL
( Time crystal zamanda periyodik yapı gösterirken İLE space crystal uzayda periyodik atom dizilimi gösterir )
( Formül: Temporal periodicity )
- TIME :/yerine ZAMAN
- TIMESTAMP[İng.] değil/yerine/= ZAMAN DAMGASI
- THYMINE[İng.] / THYMIN, THYMINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TİMİN
- TİMSAH ile TUZLU SU TİMSAHI
( ... İLE 7 m. uzunluğunda ve 1 ton ağırlığındadır. )
( ... İLE Hem tatlı sularda, hem de deniz sularında yaşarlar. )
( ... İLE 15 dk.'ya kadar su altında, havasız kalabilmektedir. )
( ... İLE Avustralya'da, Mangrow ormanlarında yaşarlar. )
- TİMSAH ile/değil VARAN
- TİMSAH'IN:
ILIK YUMURTASI ile/ve SOĞUK YUMURTASI
( Eril timsah. İLE Dişil timsah. )
- TİMSAL ETMEK değil TEMSİL ETMEK
- TİMSAL[Ar.] değil/yerine/= SİMGE
- TİMUR) LENK -ile
( TOPAL (TİMUR) )
- TİMÜS[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ÖZDEN/UYKULUK
( Göğüs kemiği arkasında bulunan iç salgıbezi. )
- TİN:
DUYARLILIK ile/ve/||/<> HAYAL GÜCÜ ile/ve/||/<> İRÂDE
- TİN:
NESNEL ile/ve/||/<> ÖZNEL
( Devlette. İLE/VE/||/<> Bireyde. )
- TİN >< NESNE
- TİN ve/||/<>/< ŞAŞMA
( Şaşma, tin'in kapısıdır. )
- TINAZ ile TINAZ MAKİNESİ
- TİNDEN DOĞMA ve/||/<> YENİDEN DOĞMA
- TİNER[İng. < THINNER] değil/yerine/= İNCELTİCİ
- TİNER ile TİNERCİ/LİK
- TINI değil/yerine/= SOLUK
- TİN'İN DOYUMU:
SEVİLEREK değil SEVEREK
- TINNITUS[İng.] değil/yerine/= KULAK ÇINLAMASI
- TİNSEL BENLİK ile/ve/<> AŞKIN BENLİK
( SPIRITUAL SELF vs./and/<> TRANSCENDENTAL SELF )
( JINGSHEN ZIWO ile/ve/<> CHAOYUE ZIWO )
- TİP I İLE II İLE III İLE IV ile/||/<> AŞIRI DUYARLILIK
( Dört tip alerjik reaksiyon. )
( Formül: Histamin (Tip I) )
- TIP TARİHİNDEKİ DÖNEMLER:
GİZEMCİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AKILCI ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YENİLİKÇİ
- TIP = MEDICINE[İng.] = MÉDECINE[Fr.] = ARZNEI[Alm.] = MEDICINA[İt., İsp.]
- TIP TIP = KÜÇÜK VE HAFİF BİÇİMDE
- TİP-1 BULANIK ile/||/<> TİP-2 BULANIK
( Tip-1 tek üyelik derecesi, Tip-2 üyelik derecesinin kendisi de bulanık )
( Jerry Mendel tarafından 1999 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1884) (Ülke: Avusturya) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: Kalıtım yasaları, modern genetiğin kurucusu) )
- TIP ve/||/<> SANAT
( )
- TIP :/yerine UÇ, İPUCU
- TIPA TIP (AYNI OLMAK)
( Benzemek. )
- TIPA/TAPA[İt. < TAPPO] değil/yerine/= TIKAÇ
( Şişe gibi dar delikleri tıkamaya yarayan mantar, cam, tahta ya da plastikten tıkaç. | Top mermisinin ucuna takılan ve mermi atıldıktan sonra patlamasını sağlayan ayarlı başlık. İLE Herhangi bir şeyin delik ya da ağzını tıkamaya yarayan nesne. )
- TİPİK/TYPICAL[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜN, OLAĞAN
- TİPİK[Fr./İng.] ile/değil/yerine ALIŞILAGELMİŞ
( Birini ya da nesneyi niteleyen. | Çok özgün olan. İLE ... )
( "TYPICAL" vs./and TO BE HABBITED
TO BE HABBITED instead of "TYPICAL" )
- TIPIR TIPIR
- TIPIŞ TIPIŞ (GİTMEK/GELMEK)
( Zorunluluklarda. )
- TIPIŞLAMAK ile TIPIŞ TIPIŞ
- TIPKI ile TIPKI TIPKISINA
- TİPOGRAFYA/TİPOGRAFİ[Fr.] değil/yerine/= BASKI YÖNTEMİ | BASIM
( Kabartma biçimlerle ilgili baskı yöntemi. | Basım. )
- TIPTA:
GENEL CERRAHİ ile/ve/||/<> İÇ(DAHİLİYE) ile/ve/||/<> KADIN-DOĞUM ile/ve/||/<> ÇOCUK HASTALIKLARI
- TİRAJ[Fr. < TIRAGE] ile RATING[İng.]
( Kitap, gazete, kitap gibi şeylerin baskı sayısı. İLE Televizyon programlarının izlenme/izleyici oranı. )
- TIRAK ile -TIRAK/TRAK[Fr. < TRAC] ile TRAKA[İt.] ile TRAKE[TRACHÉE < Lat. < Yun.] ile TRAKİT[Fr. TRACHYTE < Yun.] ile TRAKTÖR[Fr. TRACTEUR < Lat.] ile TRAKUNYA[Yun. DRANKONTION]
( Çarpan ya da kırılan bir şeyin çıkardığı tok ses. İLE Benzer/yaklaşık.[mavimsi / kırmızımsı vb.] | Oyuncunun sahneye çıkacağı sırada ya da oyun sırasında, kaygıya ve/ya da korkuya kapılması, rolünü unutması. İLE Yelkenli teknelerde bir mandar aracılığıyla çekilerek direğe çıkıp bakım ve onarım yapılan oturaklı sepet. İLE Soluk borusu. | Eklem bacaklılarda bulunan solunum kanalı. İLE Fazla miktarda feldispat, çok az kuvarz içeren, kırılınca pürüzlü bir yüzeye sâhip olan açık renkli volkan taşı. İLE Tekerlekleri arâzi ve sürülmüş tarla gibi yumuşak zeminde dönebilen/devinebilen, genellikle çift sürmede kullanılan, arkasına römork takılarak kamyon görevi gören motorlu taşıt. İLE Çarpan balık. )
- TIRAŞLAMAK ile TIRAŞLANMAK ile TIRAŞ ile TIRAŞLI ile TIRAŞÇI ile TIRAŞSIZ ile TIRAŞ TASI ile TIRAŞ KREMİ ile TIRAŞ BIÇAĞI ile TIRAŞ KÖPÜĞÜ ile TIRAŞ SABUNU ile TIRAŞ FIRÇASI ile TIRAŞ LOSYONU ile TIRAŞ MAKİNESİ
- TİRAT[Fr. < TİRADE] değil/yerine/= UZUN KONUŞMA
( Bir tiyatro oyununda, oyunculardan birinin uzun uzun konuşması, bir defada söylediği parça. | Yazı ya da konuşmada bir düşüncenin kesintisiz gelişimi. | Uzun ve tumturaklı konuşma. )
- TIRÂZ[Ar.] ile -TIRÂZ[Ar.]
( Giysilere nakışla yapılan süs. | Süs. | Üslûp, tutulan yol. | Döviz.[Fr. DEVISE] İLE "Donatan, süsleyen" anlamlarına gelerek birleşik sözcük yapar. )
- TİRB[Ar.] ile/ve/||/<> ZEMÎL[Ar.] ile/ve/||/<> SEMÎR[Ar.] ile/ve/||/<> SAHİB[Ar.] ile/ve/||/<> REFÎK[Ar.] ile/ve/||/<> HİLL[Ar.] ile/ve/||/<> NECİY[Ar.]
( Bizimle aynı yaşta olan. İLE/VE/||/<> İş arkadaşımız. İLE/VE/||/<> Oturduğumuz yerde bize arkadaşlık eden. İLE/VE/||/<> Bizimle geceleri konuşan. İLE/VE/||/<> Uzun süre bizimle arkadaşlık eden. İLE/VE/||/<> Yolculuk arkadaşımız. İLE/VE/||/<> Bizi kalbine yerleştiren. İLE/VE/||/<> Sırdaş. )
- TİRBUŞON[Fr. < TIRE-BOUCHON] değil/yerine/= BURGU
( Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. | Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir araç. | Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici araç. | Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. )
- TİRE[Ar.] ile Tire[Ar.] ile TIRE[Fr. < TIRET] ile TIRE[İng. < TIRE]
( Dikişte kullanılan pamuk ipliği. | Pamuk ipliğinden yapılmış olan. İLE İzmir iline bağlı ilçelerden biri. İLE Kısa çizgi. | Uzun çizgi. İLE Tekerlek çemberi ya da lastiği. )
( ... vs. ... vs. HYPEN )
- TIRED OF vs. TIRED WITH (not TIRED FROM)
- TIRED :/yerine YORGUN
- TİRENT/TİREND"[İng. < TREND] ile/değil TİRAT/TİRAD[Fr. < TIRADE]
( Eğilim. @@ Bir tiyatro oyununda oyuncuların bir kerede söylediği parça. | Yazı ya da konuşmada bir düşüncenin kesintisiz gelişimi. | Uzun ve tumturaklı konuşma. )
- TIRIK TIRAK
( Art arda gelen kuru ve hafif seslerin sürekliliğinde. )
- TIRIK ile TIRAK ile TIRIK TIRAK ile TIRINK
( Bir nesnenin art arda iki yere çarpmasından çıkan ince ve kuru ses. İLE Kırılan kuru bir şeyin çıkardığı ses. İLE Art arda gelen kuru ve hafif bir biçimde ses çıkararak. İLE Sert bir yüzeye çarpan para vb. metal bir nesnenin çıkardığı ses. )
- TIRIK ile TIRIK TIRAK
- TİRİL TİRİL (GİYİNMEK)
( Güzel, temiz, uygun ve estetik giyimlerde. )
- TIRILLAMAK ile TIRIL
- TIRIM TIRIM (ARAMAK/ARANMAK)
- TIRIS >< EŞKİN
( Atların kısa adımlarla hızlı yürüyüşü. >< Atın bir tür hızlı yürüyüşü. | Hızlı yürüyen hayvan. | Hızlı bir yürüyüş ile. )
- TIRIS ile TIRIS TIRIS
- TİRİTLENMEK ile TİRİTLEŞMEK ile TİRİT
- TİRLİN[Fr. < TIRE-LIGNE]
( Mürekkeple çizgi çizmeye yarayan, türlü kalınlıklarda gereç. | Mürekkebin daha çabuk kurumasını sağlayan nesne. )
- TIRMANMAK ile AĞACA TIRMANMAK ile DAĞCI
( CLIMB vs. CLIMB A TREE vs. CLIMBER )
( صعود کردن ile از درخت بالا رفتن ile صعود کننده )
( SOUD KARDAN ile AZ DARKHT BALA RAFTAN ile SOUD KONANDEH )
- TIRNAK İÇİNDE ile/ve/||/<> KENDİ İÇİNDE
- TIRNAK İÇİNE ALMAK ile/ve/||/<> PARANTEZ İÇİNE ALMAK
- TIRNAKSI ile TIRNAKSI KEMİK
- TİRŞELEŞMEK ile TİRŞE ile TİRŞE GÖZLÜ
- TIRTIK/LAMAK ile TIKTIK/LAMAK
- TIRTIL, KEDİCİK, AMENTUM = SEBEL-İ MÜZEKKER = CHATON
- TIRTIL ile KESE BÖCEĞİ TIRTILI
- TIRTIL ile/değil/<>/> NİMFA ile/değil/<>/> KELEBEK
( Tırtılın, "son" dediği şeye, dünyanın geri kalanı, "kelebek" der. )
- TIRTIL ile SEMER SIRTLI TIRTIL
(
)
- TIRTIL ile YILAN BAŞLI TIRTIL
- TIRTILLANMAK ile TIRTIL ile TIRTILLI ile TIRTILLI BIÇAK
- TİRYÂK[Ar., Fars. < Yun.] değil/yerine/= MACUN/PANZEHİR
( Bitkisel ve madensel nesnelerin karışımından yapılan macun. )
- TISAB[İng.] ile/değil/yerine/= TİŞAT (TOPLAM İYONİK ŞİDDET AYARLAMA TAMPONU)
- TİSSUE ENGİNEERİNG ile/||/<> ORGAN TRANSPLANTATION
( Tissue engineering yapay doku üretimi yaparken İLE organ transplantation mevcut organ naklini yapar )
( Formül: Scaffold technology )
- TISSUE :/yerine DOKU, KÂĞIT MENDİL
- TİŞYE/PARŞÖMEN ( < BERGAMA-PERGAMENT ):
Ak deri.
( Koyun, keçi, özellikle dana derisinden bir tür yazı kağıdı. )
- TİT/URINALYSIS[İng.] değil/yerine/= TAM İDRAR TAHLİLİ
- TİTAN/YUM[Ti][Fr. < TITANE] ile TİTAN
( Atom numarası 22, atom ağırlığı 47,90, yoğunluğu 4,5 olan, 1675 °C'ye doğru eriyen, özellikleri bakımından silisyumla kalaya yaklaşan, parlak beyaz renkli, basit öğe. İLE Satürn'ün en büyük uydusudur ve yoğun bir atmosferi olduğu bilinen tek doğal uydudur. Titan'daki büyük su kütleleri gibi görünen bu okyanusların, metan gazının sıvı durumu olduğu görülmüştür. Yüzey sıcaklığı, yaklaşık olarak -180 °C'dir. )
- TITANIUM[İng.] / TITANE[Fr.] / TITAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTANYUM
- TITHONIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= TİTONYAN EPOKU
( Günümüzden 152.100.000 ile 145.000.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TİTİZ ile TİTİZLİKLE
( FASTIDIOUS vs. FASTIDIOUSLY )
( مشکل پسند ile ايراد گير ile ايرادگير ile باريک بين ile بدمنش ile باريک بيني )
( مشکل پسند ile AYRAD GYR ile ايرادگير ile BARYK BEYNE ile بدمنش ile BARYK BEYNEY )
- TİTİZ/LİK ile/ve/||/<>/> PİMPİRİK/LİK / PİMPİRMEK
( ... @@ Gereksiz yere titizlik gösteren. | Kuşkucu. | Çok yaşlı ve güçsüz kişi. | Harap, bozuk, virâne. )
- TİTİZLİK ile TİTİZ
( FINICKINESS vs. FINICKY )
( وسواس داشتن ile وسواسي )
( VASVAS DASHTAN ile VASVASY )
- TITLE vs. NOUN/PROPOSITIONAL PHRASE
- TITLE :/yerine BAŞLIK, UNVAN
- TITRATION CURVE[İng.] / TITRIERUNG KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTRASYON EĞRİSİ
- TITRATION ERROR[İng.] ile/değil/yerine/= TİTRASYON HATASI
- TİTRASYON[İng. TITRATION] ile/||/<> ERLENMEYER[İng. ERLENMEYER FLASK]
( Tanımlanmış analiz edilecek bir kimyasalın konsantrasyonunu belirlemek için kullanılan yöntemdir. Titrasyon yapılırken büret, erlen (titrasyon şişesi olarak da bilinir) ve indikatör gibi laboratuvar malzemeleri kullanılır. Titrasyon kelimesi, Fransızca'da altın ve gümüş oranı anlamına gelen "titrer" sözcüğünden gelmektedir. @@ Kimyada kullanılan, dibi düz ve koni biçimli cam malzeme. Özellikle titrasyon işlemlerinde kullanılır. Çözelti hazırlamak, çözelti kaynatmak ve saklamak gibi çeşitli amaçlarla da kullanılmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TİTRE/TITER[İng.] değil/yerine/= EŞ DERİŞİM
- TITRE[İng.] / TITRE[Fr.] / TITER[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTRE
- TİTREKLEŞMEK ile TİTREK/LİK ile TİTREK KAVAK
- VIBRATION-ROTATION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE VIBRATION-ROTATION[Fr.] / SCHWINGUNGS-ROTATIONSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM-DÖNME TAYFI/SPEKTRUMU
- SCHWINGUNGSBAUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM KARNI
- TİTREŞİM ile TİTREŞİMLİ/LİK ile TİTREŞİMSİZ/LİK ile TİTREŞİMLİ ÜNSÜZ ile TİTREŞİM ÖNLEYİCİ ile TİTREŞİMSİZ ÜNSÜZ
- ZUNGENINSTRUMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİMLİ ÇALGI
- VIBRATIONAL DEACTIVATION[İng.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİMSEL ETKİN/AKTİFLİK KAYBI
- TİYATRO:
OYUNU, GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN ve/||/<> GERÇEĞİ, OYUNLAŞTIRMAK İÇİN
- TIYNET[Ar. < TİNET]["TİYNİYET" değil!] = YARADILIŞ, MİZÂC, MAYA
- Tıkandığında DİNLE!!!
- Tırnak içinde "DİNLE"!!!
- Tırnak içinde "KONUŞ"!!!
- TLR İLE NOD İLE RIG-I ile/||/<> PATTERN TANIMA RESEPTÖRLERİ
( Doğal bağışıklık sensörleri. )
( Formül: PAMP → PRR → İnflamasyon )
- TM için DİNLE!!!
- TO ADOPT vs. "TO SUPPORT/LIKE"
- TO APPROVE vs. TO GET FIXED
- TO ARRANGE vs. TO ENTICE/SEDUCE/TEMPT
- TO BE READY vs. EXPECTATION
- TO BECOME LOFTY, (TO EXALT/SUBLIMATE) vs. TO RISE/INCREASE, (TO PROMOTE)
- TO BE/GET USED TO vs. TO BE EASY/CONVENIENT FOR
- TO BE/GET USED TO vs./and TO BE INURED TO
- TO BEGIN-TO FINISH vs. TO BEGIN-TO COMPLETE
- TO BELIEVE vs. TO AGREE
- [not] TO BLAME vs. TO CRITICIZE
- TO BLAME vs. TO DETERMINE
( TO DETERMINE instead of TO BLAME )
- [not] TO BOAST vs. EXPRESSION OF HAPPINESS
- TO BREAK INTO PIECES vs. TO BE DIVIDED
- TO CALL/TO SEEK/TO SEARCH vs./and TO SHARE
- [not] TO CARRY ON MEMORY vs. TO KNOW
- TO CEASE/STOP vs./and TO SLOW DOWN
- [not] "TO CHEAT" vs. NOT ABLE TO EXPLAIN
- TO CHEAT vs. "TO CONCOCT"
- TO CHECK/LOOK DICTIONARY TO/FOR UNKNOWN WORDS vs. TO CHECK/LOOK DICTIONARY TO/FOR [ESPECIALLY] KNOWN WORDS
- TO CLOSE vs. TO GET CLOSER
- TO COME ACROSS vs. BEING ON THE SAME PLANE
- TO COMPARE vs. "TO KNOCK"
- TO CONFUSE vs. TO DELVE
- TO CONFUSE vs. TO LIKEN
- TO CONFUSE vs. TO UNITE
- TO CONSOLIDATE vs. TO RIVET
- TO CONSTITUTE to(with) TO SHAPE
- TO CREATE vs./and TO ACCEPT AS PRESENT/EXIST
- TO DETERMINE vs. TO PUT/BRING FORWARD
- TO DETERMINE/ACCEPTANCE THE PIECE vs. TO DETERMINE/ACCEPTANCE THE ENTIRE/WHOLENESS
- TO DETERMINE vs./and TO CLEAR
- TO DON'T THINK vs. HAVEN'T THOUGHT ABOUT
- TO EXCLUDE vs. TO LEAVE OUT
- TO EXCLUDE vs. TO PRETEND NOT TO SEE/TO TURN A BLIND EYE
- TO EXPLAIN vs./and TO EXPLAIN TO/FOR TO LEARN
- TO FINISH vs. TO BRING TO END
- TO FINISH vs. TO SOLVE
- TO FIX/DETERMINE vs./and TO CATCH
- TO GENERALIZE vs. (VALUE) TO BE AS POSSIBILITY
( [VALUE] TO BE AS POSSIBILITY instead of TO GENERALIZE )
- TO GET ANGRY vs. TO GRUMBLE
- [not] TO GET ANGRY vs. TO SAY DIRECT
- TO GET BETTER vs. TO BECOME ERECT
- TO GET FURTHER/BEYOND vs. TO POSTPONE/DELAY
- TO (GET) INFORM(ATION) vs. EDUCATION
- TO (GET) INFORM(ATION) vs. TO TEACH/LEARN
- [not] TO GET READY vs./and PROGRAMMING
- TO GIVE COLOR vs./and TO COMPLETE
- [not] TO GIVE vs. TO GIVE IN RIGHT TIME
- TO GIVE UP vs. TO POSTPONE/DELAY
- TO HOPE vs. TO GUESS
- TO INVOLVE vs. TO TALK ABOUT/ON
- TO KNOW THE WAY vs. TO BE ON THE WAY/TO PROGRESS
- TO LEARN vs. TO GET INFORMATION
- TO LEAVE vs. TO DIGRESS
- [not] TO LIE vs./and NOT TO SAY THE TRUTH
- TO MAKE WAY FOR vs. TO CAUSE
- [TO MANAGE/USE] KNOWLEDGE IN THE AIMED AT MEMORY vs. [TO MANAGE/USE] KNOWLEDGE IN THE AIMED AT ACTION )
- TO MEMORIZE vs. INTERROGATE/TO THINK
- TO NOT (ABLE TO) THINK DEEP/INTENSIVE/WIDE vs. IGNORANCE/THOUGHTLESSNESS
- TO OPEN vs. TO WIDEN
- TO PRAISE vs. TO EXALT
- TO PROTECT/SAVE vs. TO WATCH FOR/TO PROTECT
- TO PUT vs. TO LEAVE
- TO QUIT vs. ABANDONMENT/FORSAKE/RENOUNCE/LEAVE
- TO RESPECT vs. TO EXALT
- TO SAVE vs. TO CLAIM
- TO SEARCH vs./and TO SHARE
- TO SENSE vs. EXCITEMENT
- TO SHARE vs. DIVIDE UP AMONG
- [not] "TO SHOW OFF" vs. TO SHARE
- [not] TO SHOW vs./and TO LIVE/VALUE
- TO SLOW DOWN vs. TO AVOID SHOWING OFF
- TO SPEND vs. TO CONSUME
- TO STATE THE SITUATION vs. TO STATE THE NEGATIVENESS
( NO LIKE vs. NOT LIKE )
- TO STATE vs. TO EXPOSE
- [not] TO TALK vs./and TO PROVE
- [not] TO TALK/WRITE vs./and/also TO DO(/MAKE)/TO APPLY
- [not] TO TEACH vs. TO EXPLAIN
- TO THANK vs. TO APPRECIATE
- TO THINK and MANAGE TO NOT VAIN/WASTE TALKING
- TO THINK vs. TO APPRECIATE/EVALUATE
- TO THINK vs. TO CALCULATE
- TO THINK vs. TO IMAGINE
- TO THINK vs./and SOBER THINK
- TO vs. TILL/UNTIL
- TO TOUCH vs./and SEX
- TO TRAIN vs./and PRACTICE/EXERCISE/DRILL
- TO TRUST vs./and TO CONSOLIDATE
- TO UNDERSTAND WHAT HE/SHE SAID vs. TO UNDERSTAND WHAT HE/SHE MEANT TO SAY
- [not] TO UNDERSTAND WRONGLY vs. WRONG MEANING
- TO UNITE vs. TO COME TOGETHER
- TO UNITE vs. TO COMPLETE
- TO UNITE vs. TO INTEGRATE
- TO UNITE vs./and (NOT) TO MIX
- TO WASTE vs. EXTRAVAGANCE
- TO WIDEN vs./and TO BECOME SPACIOUS, TO FEEL RELIEVED
- TO[Jap.] ile HACİM
( Japonya'da eski bir hacim ölçüsü. )
- TOARCIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= TORSİN EPOKU
( Günümüzden 182.700.000 ile 174.100.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TOBACCO :/yerine TÜTÜN
- TOBAR İLKESİ ile ...
( Bir iktidar, anayasaya aykırı bir yol ile [hükümet darbesi vb.] el değiştirdiğinde, yeni iktidar, ulus tarafından kendi temsilcisi olarak kabul edilmedikçe öteki devletlerce o hükümetin tanınmaması ilkesi. [Ekvator Dışişleri Bakanı Dr. Tobar tarafından] [15 Mart 1907] )
- TODAY :/yerine BUGÜN
- TOEFL ile IELTS
( TOEFL ile IELTS sınavı arasındaki en önemli fark, bu sınavların yapılış amaçlarıdır. TOEFL sınavının amacı, sınava giren kişinin konuşma dili İngilizce olan üniversitelere girebilmek için yeterli derecede İngilizce konuşma, yazma, okuma ve anlama becerilerine sahip olup olmadığını belirlemektir. Sorulan sorular, okuma ve dinleme materyallerinin hepsi üniversite seviyesine yönelik olarak düzenlenmiştir.
IELTS sınavında ise Akademik IELTS dediğimiz üniversite adaylarına hitap eden sınavın yanında Genel IELTS denilen bir sınav türü daha vardır. Genel IELTS sınavına ise İngilizce konuşulan bir ülkeye göç etmek ya da orada çalışmak isteyen kişiler girer. Ana dili İngilizce olmayan kişileri işe almak isteyen şirketler, bu kişilerin İngilizceyi konuşup anlayabildiğinden emin olmak isterler ve bu nedenle işe girmek isteyenlerin bir sınavdan geçmesi gerekir. Bunun yanında Avustralya ve Kanada'ya göç edebilmek için bu sınavdan geçmek zorunludur.
İki sınav arasındaki başka bir fark da sınavların içeriğidir. TOEFL sınavı, Kuzey Amerika aksanına sahip olan konuşmacı ve dinleyiciler baz alınarak oluşturulmuştur. Konuşma bölümünde Kuzey Amerika'nın yerlisi olan konuşmacılar yer alır. Sorular ve üslup da Kuzey Amerika İngilizcesine göre düzenlenir. Diğer yandan, IELST sınavı çeşitli aksan ve durumları içinde barındıracak biçimde oluşturulur. Sadece Kuzey Amerika İngilizcesinin konuşulmak zorunda olmadığı bu sınav, sınava giren pek çok kişi için avantaj oluşturur.
IELTS SINAV YAPISI
IELTS sınavına giren kişilerin konuşma, okuma, yazma ve dinlemeden oluşan dört bölümü tamamlaması gerekir. En yüksek skor 9'dur ve kişinin her alanda kendini yeterince ifade edebildiğini belirtir. Dinleme ve konuşma bölümleri Akademik ve Genel IELTS sınavlarının ikisinde de aynıyken okuma ve yazma bölümleri farklılık gösterir. Sınav süresi 2 saat ve 45 dakikadır. Dinleme, okuma ve yazma bölümleri aynı gün içinde ara vermeden tamamlanmalıdır. Konuşma bölümü ise sınavdan bir hafta önce ya da sonra tamamlanabilir.
TOEFL SINAV YAPISI
TOEFL sınavı internet üzerinden ya da sınav merkezlerinde yapılabilir. İnternet üzerinden yapılan sımavlarda aday okuma, yazma, konuşma ve yazma bölümlerini dört saat içerisinde tamamlamak zorundadır. Her bölümün belirli bir süresi vardır. Sınav merkezlerinde yapılan sınavlar da benzer yapıdadır. Bu tür sınavlarda da benzer beceriler farklı bir biçimde sınanır.
İnternet üzerinde yapılan TOEFL sınavında en yüksek skor 120 iken en düşük skor da sıfırdır (0). Kağıt üzerinde yapılan sınavlarda ise skor değerleri 310 ile 577 arasındadır. Her bölüm ayrı ayrı puanlanırken yazma bölümü final skoruna eklenmez. TOEFL ve IELTS sınavları önemli farklar içerse de ikisi de kişinin yeterli derecede İngiliz dilini bilip bilmediğini belirlemede son derece faydalıdır. Hangi sınavı almanız gerektiğine karar veremiyorsanız, gitmek istediğiniz okul ya da şirketle iletişim kurarak onların hangi sınavı tercih ettiklerini öğrenebilirsiniz. )
- TOFÜS/TOPHUS[İng.] değil/yerine/= YUMRU
- TOGAY, EROL (İST. 1950 - 2012) :
( Rumelihisar Spor Kulübünde futbola başladı. Buradan Vefa'ya, bu kulüpten de Altay'a transfer oldu. Altay'da çok başarılı grafik çizdi ve 1978 yılında Fenerbahçe'ye geçti. Defans oyuncusu olarak çok başarılı oldu ve 1 kez U - 21 ve 14 kez de A Milli takım formasını giydi. Bir süre antrenör ve teknik direktörlük olarak görev yaptı. 1991 yılında Guus Hiddink'in ayrılması üzerine bir süre Fenerbahçe teknik direktörlüğü yaptı ve hastalığı nedeniyle genç yaşta sahalardan uzaklaştı. )
- TOHUM, BEZİR = BEZR = GRAINE
- TOHUM KABUĞU, TESTA = KIŞR-I BEZR = ÉPISPERME, TÉGUMENT
- SEMEN[İng.] / SPERME[Fr.] / SAMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOHUM, MENİ, SPERMA
- TOHUM[İng. SEED] ile/||/<> AÇIK TOHUMLU[İng. GYMNOSPERM] ile/||/<> FRUİTARYAN[İng. FRUITARIAN] ile/||/<> MALTOZ[İng. MALTOSE] ile/||/<> MEYVE ile/||/<> MEYVECİL[İng. FRUITARIAN] ile/||/<> NİŞASTA[İng. STARCH] ile/||/<> YALANCI MEYVE[İng. PSEUDOCARP (FALSE FRUIT)]
( Ekildiğinde yeni bir bitki haline gelecek döllenmiş ve olgun bir yumurta. Besleyici göze olan endospermi (ya da perisperm) içerir ve genelde bir tane döllenmiş ovum (embryo) bulundurur. @@ Yaşamının haploit ve diploit evresi eşit olan ve meyve yaprağındaki tohum taslağının etrafı çevrili olmayan odunsu bitkiler. Polen tohum taslağının yüzeyinde filizlenir. @@ Dini, siyasi, çevresel, kültürel, estetik ve ekonomik gibi nedenlerle hayvansal ürünler ve tahıllar olmadan meyve, sebze, kabuklu yemişler ve tohumlar içeren bir diyet uygulayan kişi. Kuru erik, fındık, hurma, domates, limon, mandalina, armut ve kabak gibi besinleri tüketir. @@ Çimlenmiş arpada, patates tohumlarında görülen bir disakkarittir. Moleküler formülü C12H22O11 olarak gösterilmektedir. Suda iyi çözünen bir disakkarittir ve tatlı bir tada sahiptir. Hidroliz yolu ile iki glikoz molekülüne ayrılır. Aynı zamanda alkol üretiminde önemli rol oynamaktadır. @@ Tohumlu bitkilerde döllenmeden sonra karpellerin gelişip olgunlaşması ile meydana gelen yapı. @@ Dini, siyasi, çevresel, kültürel, estetik ve ekonomik gibi nedenlerle hayvansal ürünler ve tahıllar olmadan meyve, sebze, kabuklu yemişler ve tohumlar içeren bir diyet uygulayan kişi. Kuru erik, fındık, hurma, domates, limon, mandalina, armut ve kabak gibi besinleri tüketir. @@ Deposal polisakkaritlerden biridir. Bitkilerde fotosentez sonucu üretilen glikozun fazlası nişastaya dönüştürülür. Bu nişasta; bitkinin kök, gövde, yaprak, meyve ve tohum gibi organlarında depolanır. Aynı zamanda patates, pirinç, arpa, buğday ve yulaf gibi besinlerde bol miktarda bulunur. @@ Bir çiçeğin yumurtalık haricindeki, bir başka bölümünün gelişmesi ile oluşan etli yerdir. Böyle meyvelerin etli bölümleri çiçek sapı, çiçek tablası, hatta çiçek örtüsü (çanakyapraklar ya da taçyapraklar) gibi parçaların gelişmesi ile ortaya çıkarlar. Elma, armut ve ayva örnek olarak verilebilir. Bir elmanın yenen bölümü etlenmiş çiçek tablasıdır. Tohumları içeren yumurtalık ise meyvenin ortasında bulunur; bu bölüm yenmez.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TOHUM YAPRAKLARI, KOTİLEDONLAR, ÇENEKLER = EVRÂK-I BEZRÎYE = FEUILLES SÉMINALES, COTYLÉDONS
- TOHUM:
YUMURTA ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞÜNCE
- TOHUM ile/ve/||/<>/> DOĞUM
- TOHUM ile/ve EVİNLİ
( ... İLE/VE Özlü ve dolgun tohum. )
- TOHUM ile/ve/||/<>/> FİLİZ ile/ve/||/<>/> FİDAN ile/ve/||/<>/> GENÇ AĞAÇ ile/ve/||/<>/> YETİŞKIN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> ÇİÇEK VEREN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> MEYVE VEREN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> KORU ile/ve/||/<>/> ORMAN
(
)
- TOHUM ile FİLİZLENEN ile ÇİMLENMEK ile ÇİMLENME
( GERMINAL vs. GERMINANT vs. GERMINATE vs. GERMINATION )
( نطفهاي ile جوانه زننده ile سبز شونده ile تنديدن ile جوانه زني ile جوانه زايي )
( NOTFEHYAY ile JAVANEH ZANANDEH ile SABZ SHVANDEH ile TANDYDAN ile JAVANEH ZANY ile JAVANEH ZAYY )
- TOHUM ile KENDİ KENDİNE AÇILMAYAN TOHUM
( SEED vs. INDEHISCENT )
- TOHUM ve/||/<> MASAL
( [ölür] Ekilmezse. VE/||/<> Anlatılmazsa. )
- TOHUM ve/||/<> MEYVE ve/||/<> ÇEKİRDEK/ÇİĞDEM[Ege'de]
- TOHUM ile/ve/<> MİBZER[Ar.]
( ... İLE/VE/<> Tohum ekme aygıtı. )
- TOHUM ile PITRAK
( ... İLE Hayvanların kıllarına ve kişilerin giysilerine takılan bir bitki tohumu. )
- TOHUM ile ŞEYTANARABASI
( ... İLE Bazı bitkilerin havada uçuşan uzun ve ince tüylü tohumu. )
- TOHUMLAMAK ile TOHUMLANMAK ile TOHUM/LUK ile TOHUMCU/LUK ile TOHUMLU ile TOHUM ZARI ile TOHUMLU BİTKİLER
- TOHUMLU BİTKİ/LER ile/ve TOHUMSUZ BİTKİ/LER
( Döllenmiş yumurta hücresinin gelişerek tohum meydana getirdiği bitkiler. İLE/VE Eşeyli ya da eşeysiz olarak üreyen, eşeyli üremede zigot ya da embriyonun etrafında besi doku bulunmayan, tohum oluşturmayan bitkiler. )
- TOHUMLUK ile/ve SOFRALIK
- TOHUMLULAR / KAPALI TOHUMLULAR
( Açık tohumlularla tohumlu bitkileri içine alan bitkiler dünyasının bir alt şubesi. )
- TOK İKEN YEMEK YİYEN ile MEZARINI DİŞİYLE KAZAR
- TOKAÇLAMAK ile TOKAÇLANMAK ile TOKAÇ
- TOKAT ile FİSKE[Yun.]
- TOKAT = !ŞAMAR/BEŞKARDEŞ
( Açık elle yüze vurulan tokat. )
- TOKAT ile !ŞAPLAK
( ... İLE "Şap" diye ses çıkaran tokat. )
- TOKAT ile Tokat ile !TOKAT
( ... İLE Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri. İLE İnsana el içi ile vuruş. )
- TOKAT ile/ve YUMRUK
( BERKİTME/K: Tokat atma/k. )
( TEBÂNÇE ile/ve ... )
- TOKAT ile YUMRUK
- TOKATLAMAK ile TOKATLANMAK ile TOKATLATMAK ile TOKATLAYABİLMEK ile TOKAT ile TOKATLI/LIK ile TOKATÇI/LIK ile TOKAT ARSIZI ile TOKAT KEBABI
- TOKATLI, FAZIL (İST. 1953) :
( Üniversite öğrenimini mühendis olarak tamamladı ve iş hayatına tekstil sanayici ve ihracatçısı olarak atıldı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Fenerbahçe Spor Kulübü'nde de yönetim kurullarında görev aldı. )
(1996'dan beri)