Bugün[25 Mayıs 2026]
itibarı ile 46.996 başlık/FaRk ile birlikte,
46.996 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(133/189)


- Özelde KONUŞ!!!


- Özelde KONUŞ!!!


- Özelden KONUŞ!!!


- Özele KONUŞ!!!


- Özeli KONUŞ!!!


- ÖZELLİK ile/ve/değil DURUM


- ÖZELLİK ile GİZİL

( Gizil olan, düşünme yoluyla uygulayımsal/fiilî duruma gelir. )

( SPECIALITY vs. POTENTIAL
The potential becomes actual by thinking. )


- ÖZELLİK ile ÖZSEL


- VASIF[Osm.] / PROPERTY[İng.] / EIGENSCHAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZELLİK


- ÖZELLİK ile/ve/||/<> VURGU


- ÖZEN/ÇABA/EMEK:
OLABİLECEK EN ÜST SEVİYE ile/ve/||/<> (AYRI AYRI) BENİM/SENİN/ONUN YAPABİLECEĞİ EN ÜST SEVİYE


- ÖZEN ile/ve/||/<>/< DÜZEN

( )


- ÖZEN ve/||/<>/> IŞIMA/AYDINLATMA/AYDINLANMA


- ÖZEN ile/ve/||/<> SAYGI

( EPIMELEIA ||/<> ... )


- ÖZENE-BEZENE (YAPMAK)


- ÖZENİ ile ÖZENİŞ


- ÖZEN/ÖZENME ile/ve/||/<> TERESSÜL[< RESEL]

( ... İLE/VE/||/<> Yavaş yavaş, dikkatle görme. | Harflerin mahreçlerine ve kısaltılıp uzatılmalarına uyma. )


- [ne yazık ki]
ÖZENSİZ/LİK ile/ve/||/<> SAYGISIZ/LIK


- ÖZER, M. ERHAN :

( Çaykur Rizespor'dan kiralandı (2000/2001) ve Sarıyer takımında 28 lig, 1 Türkiye Kupası olma üzere 29 resmi ve 10 özel maçla birlikte toplam olarak 39 müsabaka oynadı. Lig maçlarında 3, Türkiye Kupası maçında 1 ve özel maçlarda 4 olmak üzere 8 gol kaydetti. )


- ÖZERK GÖZE ÖLÜMÜ/OTOFAJİ ile/ve/||/<>/> GÖZE ÖLÜMÜ/APOPTOZ

( Gözenin, kendi bileşenlerini ve proteinlerini parçalayıp yeniden kullanması. İLE/VE/||/<>/> Gözenin, programlı ölümü. )


- ÖZERKLİK YANLISI ile ÖZERK ile ÖZERK OLARAK ile ÖZERKLİK

( AUTONOMIST vs. AUTONOMOUS vs. AUTONOMOUSLY vs. AUTONOMY )

( طرفدار خودمختاري ile خود مختار ile خودگردان ile خودمختار ile بصورت خودگردان ile خودمختاري ile خودگراني ile خودبري )

( TARAFDAR KHODMAKHTARY ile KHOD MOKHTAR ile KHODGARDAN ile KHODMAKHTAR ile BASORT KHODGARDAN ile KHODMAKHTARY ile KHODGARANY ile KHODBARY )


- ÖZET ile/ve/||/<> GİRİŞ

( vs./and/||/<> INTRODUCTION )


- ÖZET ile/ve ÖRNEK

( SUMMARY vs. EXAMPLE )


- ÖZET ile TELAFİ EDİLEBİLİR ile TELAFİ ETMEK ile TAZMİNAT ile DENGELEYİCİ ile TELAFİ EDİCİ

( COMPENDIOUS vs. COMPENSABLE vs. COMPENSATE vs. COMPENSATION vs. COMPENSATOR vs. COMPENSATORY )

( مختصر ومفيد ile قابل پاداش ile پاياپاي کردن ile جبران کردن ile خنثي کردن ile خنثي نمودن ile اجرت ile اجر ile تاوان ile جبران ile حقالزحمه ile غرامت ile اجر دهنده ile جبراني )

( مختصر ومفيد ile GHABEL PADASH ile PAYOPAY KARDAN ile JABRAN KARDAN ile KHONSY KARDAN ile KHONSY NEMUDAN ile EJRAT ile EJR ile TAVAN ile JABRAN ile HAGHALZAHMEH ile GHARAMET ile EJR DAHANDEH ile JABRANY )


- ÖZGE ile BAŞKA

( Başka. )


- ÖZGECAN ASLAN KADIN DANIŞMA MERKEZİ :

( Sarıyer Belediye Başkanlığı bünyesindedir. Belediye Meclisinin 2015 yılında aldığı bir karar doğrultusunda ilçede yaşayan kadınların sorunlarına kalıcı çözümler bulmak amacı ile kurulmuştur. )


- ÖZGEN, PROF. DR. YALÇIN (İST. 1946) :

( Üniversite öğretim üyesi. Lise öğrenimini İstanbul'da tamamladı. 1973'te İ.Ü. Orman Fakültesinden mezun oldu. Aynı yıl Karadeniz Teknik Üniversitesine Asistan olarak atandı. "Doğu Karadeniz Bölgesinde Ordu - Hopa Arası Kıyı Yolunun Peyzaj Mimarlığı Açısından Ortaya Koyduğu Sorunlar ve Çözümü Üzerine Bir Araştırma" konulu tezi ile "Üniversite Bilimleri Doktoru" unvanını aldı ve Peyzaj Mimarlığı Bölümüne Araştırma Görevlisi olarak atandı. 1984'te "Adana Kültür ve Eğlence Vadisi Ulusal Proje Yarışması'nda birlikte katıldığı ekiple üçüncülük ödülü aldı. 1985'te Yardımcı Doçentliğe atandı. 1989'da "Gaziantep 100. Yıl Atatürk Fuarı Kentsel Tasarım Yarışması'nda birlikte katıldığı ekiple ikincilik ödülü aldı. 1990'da sınavları başarı ile vererek "Üniversite Doçenti" unvanını aldı. 1991'de "Ankara Kent Omurgası Tasarım'ı yarışmasında danışmanlığını yaptığı ekiple birincilik, bir diğerinde ise ikincilik ödülünü kazandı. 1997'de profesörlüğe yükseltildi. 2004'te emekli oldu ve bu tarihe kadar Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanlığı yaptı. )


- ÖZGER, REZAN (ANKARA, 1945) :

( Avukat, Ressam ve Yazar. Kilyosludur. İstanbul Hukuk Fakültesinden mezun oldu ve uzun yıllar avukatlık yaptı. Milenyumla birlikte avukatlık hayatını noktaladı ve sanata yöneldi. Tanınmış ressamların atölyelerinde çaılışarak resim tekniğini geliştirdi. Avukatlık yıllarında dava dilekçeleri yanında deneme yazıları ve öyküler yazdı. 2005 - 2019 yıllara arasında çeşitli galerilerde 19 kişisel Sergi açtı. Aralarında ikisi İtalya Roma'da, biri Amerika New York'ta olmak üzere çok sayıda karma Sergi'ye, yurtiçi ve yurt dışında sürekli olarak fuarlara katıldı. Yurt içinde 2010 - 2019 yılları arasında Tüyap Artist Uluslararası Sanat Fuarı; EuroExoArnt Fair; Immagina Moderno Reggio Emilia Fiere; Reggio Emilia Fierea; Vernice Art Fair; Forli Fiera; ARTEXPO Modern ve Çağdaş Sanat Fuarı; Arezzo Fuarı ve Amerikada 2017 - 2018 yıllarında Art Expo New York Fuar'larına katıldı. Resim yanında öykülerr, denemeler ve güncel konularda blog yazıları yazdı. "Şimdi Bu Aşk mı?" ve "Benim Karım Bir Melektir" isimli iki öykü kitabı yayımlandı. 2019'da üçüncü kitabı olan "İstanbul'u Geri İstiyorum – M.Ö. 7. Yüzyıldan 21. Yüzyıla" isimli kitabı yayımlandı. Çalışmalarına Kilyos'taki atölyesinde devam etmektedir. )


- ÖZGERÇEK, HAKAN (İST. 1959) :

( Yıldız Spor Kulübünden transfer edildi ve 11 sezon (1980 - 1991) Sarıyer Spor Kulübünde tescilli kaldı. Bu süre içinde 242 lig, 34 kupa, 16 turnuva maçı olmak üzere 292 resmi ve ayrıca 89 özel maçla birlikte toplam olarak 381 maçta forma giydi. Lig maçlarında 20, kupa maçlarında 2, turnuva maçlarında 6 olmak üzere resmi maçlarda 28 ve özel maçlarda attığı 7 golle toplam olarak 35 gol kaydetti. Sarıyer'de en çok oynayan futbolcular sıralamasında ilk on sporcu arasında bulunmaktadır. 1991'de D.Ç. Karabükspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )


- ÖZGÜ ile ÖZGÜN


- SIKLET-İ ZÂTÎYE, ZÂTÎ SIKLET[Osm.] / SPECIFIC GRAVITY[İng.] / GRAVITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AĞIRLIK


- ACTIVITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE AKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AKTİVİTE


- SPECIFIC ACOUSTIC RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE ACOUSTIQUE SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AKUSTİK DİRENÇ


- SPECIFIC ACOUSTIC IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE ACOUSTIQUE SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AKUSTİK EMPEDANS


- OHM ACOUSTIQUE SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AKUSTİK OHM (RAYL)


- SPECIFIC ACOUSTIC OHM[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AKUSTİK OHM


- SPEZIFISCHE AKUSTISCHE REAKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AKUSTİK REAKTANS


- SPECIFIC ACOUSTIC REACTANCE[İng.] / RÉACTANCE ACOUSTIQUE SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AKUSTİK TEPKİL


- İZÂFÎ HASSÂSİYET[Osm.] / SPECIFIC SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ALINGANLIK


- SPECIFIC RESISTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL DİRENÇ


- SPECIFIC RESISTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL DİRENÇLİLİK


- POUVOIR ROTATOIRE SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL DÖNDÜRME GÜCÜ


- SPECIFIC ROTATION[İng.] / SPEZIFISCHE DREHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL DÖNME


- ZÂTÎ KUDRET[Osm.] / SPECIFIC ENERGY[İng.] / ÉNERGIE SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ENERJİ


- SPECIFIC ACTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ETKİNLİK


- SPECIFIC GAMMA-RAY CONSTANT[İng.] / SPEZIFISCHE GAMMASTRAHLUNGSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL GAMA IŞINI SABİTİ


- ZÂTÎ TÂKAT[Osm.] / SPECIFIC POWER[İng.] / PUISSANCE SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL GÜÇ


- SPECIFIC VOLUME[İng.] / VOLUME SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL HACİM


- NÂKİLİYET-İ ZÂTÎ[Osm.] / SPECIFIC CONDUCTIVITY[İng.] / CONDUCTIVITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL İLETKENLİK


- SPECIFIC HEAT CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ DE LA CHALEUR SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ISI SIĞASI


- ÖZGÜL ISI ile/||/<> ISI KAPASİTESİ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Özgül ısı birim kütle başına, ısı kapasitesi toplam sistemdir )

( Formül: c=C/m )


- ÖZGÜL ISI ile/||/<> ISI SIĞASI

( Özgül ısı birim kütle için (c), ısı sığası toplam kütle için (C = mc). )

( Formül: Q = mcΔT İLE Q = CΔT )


- MAHSUS HARARET[Osm.] / SPECIFIC HEAT[İng.] / CHALEUR SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ISI


- RATIO OF SPECIFIC HEATS[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ISILAR ORANI


- SPECIFIC IONIZATION[İng.] / IONISATION SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE IONISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL İYONLAŞMA


- SPECIFIC REFRACTIVITY[İng.] / SPEZIFISCHE REFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL KIRICILIK


- SPECIFIC MAGNETIC RESISTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL MANYETİK DİRENÇ


- ZÂTÎ RUTÛBET[Osm.] / SPECIFIC HUMIDITY[İng.] / HUMIDITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE FEUCHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL NEM


- SPEZIFISCHE VERBRENNUNGSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL YANMA ISISI


- SPECIFIC COMBUSTION[İng.] / COMBUSTION SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL YANMA


- RÉFLECTANCE SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL YANSITIRLIK


- ZÂTÎ HAMÛLE-İ BERKÎ[Osm.] / SPECIFIC CHARGE[İng.] / CHARGE SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE LADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL YÜK


- SPECIFIC SURFACE AREA[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL YÜZEY ALANI


- ÖZGÜL ile ÖZNEL


- ÖZGÜLEMEK ile ÖZGÜLENMEK ile ÖZGÜNLEŞMEK ile ÖZGÜRLEŞMEK ile ÖZGÜNLEŞTİRMEK ile ÖZGÜRLEŞTİRMEK ile ÖZGÜRLEŞEBİLMEK ile ÖZGÜ/LÜK ile ÖZGÜL/LÜK ile ÖZGÜN/LÜK ile ÖZGÜR/LÜK ile ÖZGÜRCE ile ÖZGÜRLÜKÇÜ/LÜK ile ÖZGÜRLÜKSÜZ ile ÖZGÜL AĞIRLIK ile ÖZGÜRLÜKÇÜ DEMOKRASİ


- ÖZGÜLÜK = HASSA = PROPERTY, PROPRIETY, OWNERSHIP[İng.] = PROPRIÉTÉ[Fr.] = EIGENSCHAFT[Alm.] = PROPRIETAS[Lat.] = PROPIEDAD[İsp.]


- ÖZGÜN TANIM ile BİRİNİN/...'NIN TANIMI

( ORIGINAL/AUTHENTIC DEFINITION vs. SOMEONE'S DEFINITION )


- ÖZGÜN ZEMİN ile/ve/> YETKİN HEDEF

( AUTHENTIC/ORIGINAL GROUND vs./and/> PERFECT GOAL/TARGET )


- ÖZGÜN ile ...

( IDIOSYCRATIC )


- ÖZGÜN ile/ve/<>/|| FARKLI


- ÖZGÜN ile/değil KAFASI KARIŞIK


- ÖZGÜN ile/ve YENİ

( ORIGINAL/AUTHENTIC vs./and NEW )


- ÖZGÜN/LÜK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BEN/LİK


- ÖZGÜN/LÜK ile/ve/<> BENZERSİZ/LİK


- ÖZGÜN/LÜK ile/ve/||/<> EŞSİZ/LİK


- ÖZGÜN/LÜK ile/ve/değil ÖZGÜL/LÜK

( Yalnız kendine özgü bir nitelik taşıyan. | Bir buluş sonucu olan, nitelikleri bakımından benzerlerinden ayrı ve üstün olan. | Çeviri olmayan, asıl olan. İLE/VE/DEĞİL Bir türle ilgili, bir türe ait. )

( ÖZGÜL AĞIRLIK: Bir nesnenin, 1 cm³ oylumundaki parçasını ağırlığı. [Sadece suyun özgül ağırlığı, 1'dir.]

Özgül Ağırlık...

Özgül sözcüğü, Türkçede "kendine özgü", "özellikle o var olana ya da duruma ait" anlamında kullanılır. Fizikte ise bir niceliğin, belirli birim kütleye ya da oyluma düşen oranını tanımlar.

Özgül Ağırlık Tanımı

Özgül ağırlık, bir nesnenin birim oylumunun ağırlığıdır.

  • Tanım: 1 cm³ hacmindeki bir nesnenin ağırlığıdır.
  • Birim: g/cm³ ya da N/m³ [Newton m³]

SI birim düzeninde, "ağırlık" yerine "kütle" temel alınır. Bu yüzden, özgül ağırlık, çoğu zaman, yoğunlukla karıştırılır.

Su, Neden Referans Alınır?

  • 1 atmosfer basınç [deniz seviyesi] ve 4°C'de, 1 cm³ suyun kütlesi yaklaşık 1 gramdır.
  • Bu nedenle, suyun yoğunluğu, bu sıcaklıkta, 1 g/cm³ olur.
  • Bu sıcaklık ve yoğunluk, özgül ağırlık ölçümleri için kaynak/dayanakça kabul edilir.

Su, sıcaklığa bağlı olarak yoğunluk değiştirir. Örneğin 20°C’de yoğunluğu, yaklaşık 0.998 g/cm³'tür.

Özgül Ağırlık ile Yoğunluk...

  • Yoğunluk (ρ): Kütle / Oylum (kg/m³)
  • Özgül Ağırlık: Ağırlık / Oylum (N/m³)

Öteki Nesnelerin Özgül Ağırlığı...

  1. Belirli bir oylumda nesne alınır.
  2. Tartılarak ağırlığı ölçülür.
  3. Ağırlık / oylum oranı hesaplanır.
  4. Su ile karşılaştırılarak göreli özgül ağırlık belirlenebilir.
Nesne Yaklaşık Özgül Ağırlık (g/cm³)
Su (4°C)1.00
Buz0.92
Alüminyum2.70
Demir7.87
Kurşun11.34
Cıva13.60
Altın19.30
Hava (20°C, deniz seviyesi)0.0012
)

( ... ile/ve/değil VİSEŞA )


- ÖZGÜN/LÜK ile/ve/||/<>/< ÖZGÜR/LÜK

( Başkalarının özgünlüğünü kabul etmeyenin kendi de özgün ve özgür değildir, olamaz. )

( Özgürlük, özgün olmak içindir. )

( Amaç. İLE/VE/||/<>/< Araç. )

( Son. İLE/VE/||/<>/< Başlangıç. )

( ORIGINAL/AUTHENTIC vs./and/||/<>/< FREE/NESS )


- ÖZGÜR DÜŞÜNME'Yİ:
"ÖĞRETMEK" ile/değil/yerine OLANAKLARINI SAĞLAMAK/SUNMAK

( Özgür düşünmeyi ancak kişinin kendi gerçekleştirebileceğinden öğretilemez fakat olanaklarını sunmak/sağlamak gereklidir! )

( TO FREE IMAGINATION: [not] TO TEACH vs./but TO SUPPLY/OFFER POSSIBILITIES
TO FREE IMAGINATION: TO SUPPLY/OFFER POSSIBILITIES instead of TO TEACH )


- ÖZGÜR FİKİR ve/<> ÖZGÜR VİCDAN ve/<> ÖZGÜR İRFÂN


- ÖZGÜR İRÂDE değil İHTİYÂR

( "Özgür İrâde", yanlış bir tanım ve "tamlama"dır. (İngilizce "Free Will"den bire bir çeviri olduğundan, Türkçe'nin yapısına ve kullanımına uymaz.)

İrâdenin çeşitleri ya da özgür olanı/olmayanı yoktur. Kişiden(insandan) bağımsız ayrı ve tek başına da değildir. Ancak "irâdenin özgürce kullanılması" diye bir tanım olabilir.

İrâde, tekil bir kavram da değildir. Kişi için öncelikli/ağırlıklı olarak ihtiyâr ve sonrasında da irâde olarak işler. Bunlar ayrılamaz bir kavram çiftidir.

İrâde, bitki ve hayvan ile ortak olduğumuz gövdemizle sınırlı/çerçeveli bir olanak, araç ve işlevdir. Bir şeye yönelme, kas ve sinirleri seferber etme olanağı, yapma gücü ve bilgisidir. "Evet" diyerek yönelmedir. "Zekâ"[< tezkiye/keskinleştirilmiş/bileylenmiş] ile ilişkilidir.

İhtiyâr ise "Hayır!" diyebilme, yapmayabilme gücü ve bilgisidir. Sadece insana özgü bir olanak olarak, sorgulayarak, düşünerek ve ayırt ederek yeğleme/tercih olanağımızdır.[Muhtar/iyet] "Yöneldiğimiz/yönelebileceğimiz" düşünce, söz ve eylemden göz, söz ve elimizi/ayağımızı çekebilmemizdir.[EDEB]

2.5 yaş, 4 yaş 4 ay, 7 yaştaki ayırt edebilme[temyiz] becerisi ve yetkinliğiyle 13'ten gün alarak hak, fiili ve cezai ehliyet kazanma durumu, ihtiyârımızladır. 16'dan gün alarak bazı yetkinlikler itibarı ile bir seviye daha yukarı çıkarılır. 19'dan gün aldıktan sonra da aklî meleke kaybolmadığı sürece ve bunama, Alzheimer görülmedikçe yaşam boyunca öncelikle ihtiyâr sahibi olarak yaşamını sürdürürüz. )


- İSTENÇ = İRADE-İ CÜZİYE = FREE WILL[İng.] = LIBRE ARBITRE[Fr.] = WILLENSFREIHEIT[Alm.] = LIBERUM ARBITRIUM[Lat.] = LIBRE VOLUNTAD[İsp.]


- ÖZGÜR, AV AZİZ (İST. ...) :

( Sarıyerlidir. Hukuk tahsil etti. Sarıyer 14. İlkokul (Pertevniyal İlkokulu) Müdür olarak görev yaptı. Milli Mücadele sırasında Sarıyer'de Müdafaa - i Milliye Teşkilatının (M.M.Grubu) kurulması görevini üstlendi. Kısa sürede güçlü bir kadro oluşturdu. Anadolu'ya silah, cephane ve insan kaçırılması, Sarıyer ilçesinde ve köylerdeki yerli Rum ve işbirlikçilerin temizlenmesi işinde görev yaptı. İngilizler tarafından tutuklanarak Yusuf İzzettin Efendi ile birlikte Kroker Otelinde günlerce işkence gördü. Kayınpederi Dede Yusuf Bey'in gayretleri ile kurtarıldı. Ama yine mücadelesine devam etti. İkinci defa Kayınpederi ile birlikte tutuklandılar ve idam talebi ile yargılandılarsa da kurtulmayı bildiler. Zaferden sonra bir süre okuldaki görevine devam etti. Bilahare İstanbul Belediyesine Sarıyer Meclisi Umumi Azalığına seçildi. Çok uzun yıllar bu görevi üstlendi. Sarıyer'e elektrik, su getirilmesi ve alt yapısının yapılması, piyasa caddesinin inşası onunun görevli olduğu dönemde yapıldı. Öğretmenliği bıraktıktan sonra ölene kadar Avukatlık mesleğine devam etti. Sarıyer'de bir sokağa "Av. Ziz Özgür Sokağı" ismi verildi. )


- ÖZGÜR ile/ve/değil ÖZGÜVENLİ


- ÖZGÜR ile TUTUKLU

( Kişi, kendi iradesiyle kendini sınırlarsa Özgür. İLE Başkasının iradesiyle sınırlanırsa tutuklu. )

( Rahat olduğunda sıkıl ki, sıkıldığında rahat et! )


- ÖZGÜRLÜĞE ULAŞMAK/SAHİP ÇIKMAK değil ÖZGÜRLÜĞÜN ZORUNLULUĞU (VE DOLAYISIYLA SORUMLULUĞUNU ALMAK)

( [not] REACH/CLAIM TO THE FREEDOM but OBLIGATORY OF THE FREEDOM (AND CONSEQUENTLY TO GET RESPONSIBILITY OF THE FREEDOM )


- ... "ÖZGÜRLÜĞÜ" değil ... HAKKI


- Özgürlüğün için DİNLE!!!


- Özgürlüğün için KONUŞ!!!


- ÖZGÜRLÜK:
BAĞIMSIZ OLMAK ile/ve/değil/< ÖZGÜRCE YARATABİLMEK

( Özgürlük bilinci, var oluşu ya da yaşamı duyumsama, özünü, hem özdek, hem de tin olarak algılamadır. )

( Özgürlüğün en yüksek tadı, onun tümüyle yitiminin sınırındadır. )


- Özgürlük için DİNLE!!!


- ÖZGÜRLÜK ile/ve/hem de/||/<>/< DÜZEN


- ÖZGÜR/LÜK ile/ve GÜZEL/LİK

( FREEDOM vs./and BEAUTY )


- ÖZGÜRLÜK ile/ve İÇ ÖZGÜRLÜK

( Nedeni, kendinde olmak, kendi dışında olmamak. İLE/VE ... )

( Özgürlük, hiçbir karşılık beklemeksizin yapılan iş/hizmettir. )

( Özgürlük, üzüntüden kurtulmuşluk demektir. )

( Özgürlük, kendini sınırlayabilme gücüdür. )

( Özgürlük, zorunluluğun bilincidir. )

( Özgürlük, ancak ve sadece, tarih ve kültürde olanaklıdır. )

( Özgürlük isteği ve iradesi olmadıkça özgürlük kazanılamaz ve korunamaz da. )

( Özgürlük, bazı yöntemlerin ya da koşulların ustaca uygulanması ya da kullanılması sonucu kazanılmaz. O, nedensel sürecin ötesindedir. Onu hiçbir şey zorlayamaz ya da engelleyemez. )

( Eğer özgür olmak istiyorsanız, özgürlüğe en yakın olan adımı atmayı ihmal etmeyin. )

( Özgürlüğe ulaşmak için çaba göstermelisiniz. )

( Bir şey ile özdeşleşmemek, doğal ve kendiliğinden olursa, o, özgürleşmedir. )

( İhtiras, emel kişiseldir, özgürleşme ise kişisel olandan kurtuluştur. )

( Özgürleşme, keşfetme özgürlüğü demektir. )

( Özgürleşme, bir elde ediş, bir kazanma meselesi değil bir cesâret meselesidir. )

( Özgürleşme, özgür olduğunuza inanma ve ona göre davranma cesâretidir. )

( Özgürleşme, doğal bir süreçtir ve sonuçta, kaçınılmazdır. Fakat onu şimdi'ye getirmek sizin gücünüz dahilindedir. )

( Özgürleşmede, emelin hem öznesi, hem nesnesi artık yoktur. )

( "Anlayış yoluyla özgürleşme", kadîm ve basit bir yoldur. )

( Özgürlük, terk edişten geçer. )

( Özgürleştirecek olan, açık ve berrak görüştür. )

( Birlik, özgürleştirir; özgürlük, birleştirir. )

( Sükûnet içinde ve bağımlılıklardan kurtulmuş olmak, her türlü kişisel çıkar endişelerinin, her türlü bencilce hesapların erişemeyeceği bir yerde durmak, özgürlüğe ulaşmanın kaçınılmaz şartıdır. )

( Bir kalemin minicik ucu nasıl sayısız resim çizebilirse, öylece, farkındalığın boyutsuz noktası da koskoca evrenin içeriğini çizer. Siz işte o noktayı bulun ve özgür olun. )

( Kişinin, canının istediğini yapma keyfiyeti, bağımlılıktır. Halbuki, kişinin yapması gerekeni, doğru olanı yapma olanağı, gerçek özgürlüktür. )

( Sizi hiçbir şey özgür kılamaz, çünkü siz özgürsünüz. )

( Fincanın içindeki boşluk özgürdür. O ancak fincana ilişkin olarak görüldüğünde, fincanın içinde sayılabilir. )

( Huzuru olan kişi özgür olur ve özgür olan kişi de başkalarını özgürlüğe ulaştırır. )

( Yağmurun izlediği gökgürültüsü, özgürlüğe kavuşmayı simgeler. )

( Unutmak zorunda değiliz; arzu ve korku son bulunca, tutsaklık da biter. )

( Tutsaklığı yaratan, karakter ve mizaç dediğimiz, duygusal bağlılıklar, sempati ve antipatilerin oluşturduğu davranış kalıplarıdır. )

( Unity, liberates; freedom, unites. )

( Freedom is freedom from worry.
You must strive for liberation.
Freedom comes through renunciation.
Non-identification, when natural and spontaneous, is liberation.
If you desire to be free, neglect not the nearest step to freedom.
Ambition is personal, liberation is from the personal.
Liberation is not the result of some means skilfully applied, nor of circumstances. It is beyond the causal process. Nothing can compel it, nothing can prevent it.
In liberation both the subject and the object of ambition are no longer.
Liberation is not an acquisition but a matter of courage.
Liberation is to believe that you are free already and to act on it.
Liberation is a natural process and in the long run, inevitable. But it is within your power to bring it into the now.
The ancient and simple way of liberation through understanding.
It is clarity that is liberating.
As the tiny point of a pencil can draw innumerable pictures, so does the dimensionless point of awareness draw the contents of the vast universe.
To be quite detached, beyond the reach of all self-concern, all selfish consideration, is an inescapable condition of liberation.
Nothing can set you free, because you are free.
Freedom cannot be gained nor kept without will-to-freedom.
Freedom to do what one likes is really bondage, while being free to do what one must, what is right, is real freedom.
The space within the cup is free. It happens to be in the cup only when viewed in connection vs. the cup.
You need not forget; when desire and fear end, bondage also ends.
It is the emotional involvement, the pattern of likes and dislikes which we call character and temperament, that create the bondage. )

( image

ÖZGÜRLÜK[Sümerce] )

( FREEDOM vs./and INTERNAL FREEDOM )

( ZIYOU )


- ÖZGÜRLÜK ile/ve NAMUS

( FREEDOM vs./and HONOUR )


- ÖZGÜR/LÜK ile/ve/değil/||/<>/< ÖZERK/LİK


- ÖZGÜRLÜK ile/ve/<> ÖZGÜRLEŞTİRİCİ EYLEM

( Özgürleşme, doğal bir süreçtir. Ve sonucunda, kaçınılmazdır. Şimdi'ye getirmek ise bizim gücümüz(tercihimiz/önceliklerimiz) dahilindedir. )

( FREEDOM vs./and/<> THE ACT WHICH BRINGS TO FREEDOM )


- ÖZGÜRLÜK ile/ve ÖZGÜRLÜKTEN KAÇIŞ

( FREEDOM vs./and ESCAPE FROM FREEDOM )


- ÖZGÜR/LÜK ile/ve SIRADIŞI/LIK

( FREEDOM vs./and EXTRAORDINARY/INESS )


- ÖZGÜR/LÜK ve/||/<>/< USTA/LIK


- ÖZGÜVEN ile/ve/||/<>/> TOPLUMSAL GÜVEN


- Özgüvenin için DİNLE!!!


- Özgüvenin için KONUŞ!!!


- [ne yazık ki]
"ÖZGÜVENLİ" CAHİL ile/ve/||/<> GÖRGÜSÜZ VARSIL ile/ve/||/<> SIMARTILMIŞ APTAL ile/ve/||/<> ÇOCUK DAVRANIŞLI "YETİŞKİN"


- ÖZHİM, EYŞAN (İST. 1970) :

( Sarıyerlidir. Sarıyer Kız Meslek Lisesi Resim Bölümünü bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünden mezun oldu. Arkadaşları ve öğretmenlerinin ısrarı ile mankenliğe başladı ve 1990'da katıldığı Güzellik yarışmasına ikinci oldu. Mankenliği kendisine meslek edinerek profesyonel olarak çalıştı. TRT tarafından hazırlanan belgesel filmlerde oynadı. TV dizileri ve belgesel dışındaki filmlerde de oynamaktadır. Oynadığı önemli filmler; Kutsal Damacana, Emret Komutanım, Kısık Ateşte 15 Dakika, Kader İyi Ki Varsın. )


- ÖZİNÇ, ENDER (İÇEL, 1970) :

( Diyarbakırspor'dan transfer edildi ve altı sezon (1996 - 2002) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 134 lig, 6 kupa, 2 turnuva maçı olmak üzere 142 resmi ve ayrıca 55 özel maçla birlikte toplam olarak 197 maçta oynadı. Lig maçlarında 5, kupa maçlarında 1 ve özel maçlarda 4 olmak üzere takımı adına 10 gol kaydetti. Sivas Spor'a kiralanarak Sarıyer'den ayrıldı. )


- FORCE ÉLECTROMOTRICE D'AUTO-INDUCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZİNDÜKSİYON ELEKTROMOTOR KUVVETİ


- ÖZKAN SAHİLHANESİ :

( Boyacıköy'deki tarihi eserlerden biri de 1873'te yaptırılan ve son sahibi olan Mustafa Özkan'ın adı ile anılan Özkan sahilhanesidir. Bu görkemli yapı 1999'da yenilendi. )


- ÖZKAN SOKAK :

( Çayırbaşı Mahallesi sokaklarından biridir. Çayırbaşı'ndan Bahçeköy'e giderken futbol sahasına kadar olan alan ekim alanı idi. Bu alan Hamit Özkan isimli biri tarafından parsellenerek satıldı ve yerleşim alanı meydana geldi. Bu şahsin adına meydana gelen sokağa "Özkan Sokak" adı verildi. )


- ÖZKAN, HAŞİM :

( Refah Partisihde siyaset yaptı ve 1994/199 döneminde Ferah partisi listesinden hem Sarıyer ve hemde İstanbul Büyük Şehir Belediye Meclisine üye olarak seçildi. )


- ÖZKAYA, SEMRA :

( Zekeriyaköylüdür. 2014 - 2019 döneminde muhtar olarak görev yaptı ve 2019 - 2024 döneminde ikinci kez muhtar seçildi . )


- ÖZKESEN, ÖZCAN (İZMİR. 1969 - 2009) :

( Zekeriyaköy'de ikamet eden Ekonomik Çözüm Gazetesi Genel Yayın yönetmeni olarak görev yaptı. Gazeteciliğe 1990'da başladı. Ankara Ticaret Gazetesinde İzmir Temsilciliği yaptı. Ekonomik Çözüm Gazetesinde aynı zamanda başyazarlık yaptı. )


- ÖZLEDİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ÇOK GÖRESİM GELDİ

( Ahmet Hamdi Tanpınar'ın, eşine yazdığı mektubu sonlandırırken, "özledim" demekten utanıp "çok göresim geldi" diye yazmış olması... )


- ÖZLEM ve/<>/< AYRILIK


- ÖZLEM ve/||/<>/> GÖZLEM ve/||/<>/> SÖZLEM ve/||/<>/> EYLEM ve/||/<>/> İŞLEM ve/||/<>/> İZLEM


- ÖZLEM = LONGING, REGRET[İng.] = SOUHAIT, FRUSTRÉ[Fr.] = SEHNSUCHT[Alm.] = DESIDERIUM[Lat.]


- ÖZLEM ile/ve/||/<> ÖZENTİ


- ÖZLEM ve/ne yazık ki/||/<> SIKILMA ve/ne yazık ki/||/<> TUTULMA

( Geride bıraktıklarımızı. VE/NE YAZIK Kİ/||/<> Elimizin altındakinden. VE/NE YAZIK Kİ/||/<> Ulaşamadıklarımıza. )


- ÖZLEM ve/<> ZEVK


- ÖZLEMEK ile ÖZLENMEK ile ÖZLETMEK ile ÖZLEŞMEK ile ÖZLEŞTİRMEK ile ÖZLENEBİLMEK ile ÖZLEYEBİLMEK ile ÖZLEM ile ÖZLEMLİ/LİK ile ÖZLEMSİZ/LİK


- ÖZLÜ ile/ve/||/<> ÖZSEL


- ÖZLÜ/LÜK ile ÖZLÜK ile ÖZLÜ UN ile ÖZLÜ ÇAMUR ile ÖZLÜK HAKKI ile ÖZLÜK İŞLERİ


- OZMOS[Fr.] değil/yerine/= GEÇİŞME


- OZMOTİK BASINÇ ile/||/<> BUHAR BASINCI

( Ozmotik yarı geçirgen zar, buhar basıncı denge basıncıdır )

( Formül: π=MRT İLE P° )


- OSMOTIC PRESSURE[İng.] / PRESSION OSMOTIQUE[Fr.] / OSMOTISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= OZMOTİK BASINÇ


- OSMOSIS[İng.] / OSMOSE[Fr.] ile/değil/yerine/= OZMOZ


- ÖZNE ile/ve/||/<> ANLAK/ZEKÂ


- ÖZNE ile BİREY

( Kişi, sürekli; nesne, tanık ise öznedir ve onların karşılıklı bağımlılık biçimindeki ilişkileri, onların mutlak kimliklerinin yansımasıdır. )

( The person is always the object, the witness is the subject and their relation of mutual dependence is the reflection of their absolute identity. )

( SUBJECT vs. PERSON )


- ÖZNE ile/ve/değil/yerine ETKİN ÖZNE

( [not] SUBJECT vs./and/but ACTIVE SUBJECT
ACTIVE SUBJECT instead of SUBJECT )


- ÖZNE = FAİL, MEVZU = SUBJECT[İng.] = SUJET[Fr.] = SUBJEKT[Alm.] = SUBJECTUM[Lat.] = HYPOKEIMENON[Yun.] = SUJETO[İsp.]


- ÖZNE NESNE


- ÖZNE ve/<> NESNE

( Özne, nesnesiyle birliktedir. )


- ÖZNE ile ÖZNEL/LİK ile ÖZNELCİ/LİK ile ÖZNE GRUBU ile ÖZNE ÖBEĞİ


- ÖZNEL ÖZGÜRLÜK ve/||/<>/< NESNEL DÜZEN

( Nesnel düzen olmadan, öznel özgürlük, yalnızca bir kapristir, anarşidir, karmaşadır. Öznel özgürlük, devlet olmadan gerçekleştirilemez. )


- TİN:
| ÖZNEL ile/ve/||/<>/> NESNEL | ile/ve/||/<>/> SALTIK

( | Üretim. İLE/VE/||/<> Katılım. | İLE/VE/||/<>/> Zorunlu üretim. )

( | Bireysel. İLE/VE/||/<> Toplumsal. | İLE/VE/||/<>/> Tanrı/hakikat. )

( | Koşullu. İLE/VE/||/<> Koşullu. | İLE/VE/||/<>/> Koşulsuz. )

( | Özerklik. İLE/VE/||/<> Özerklik. | İLE/VE/||/<>/> Özgürlük. )

( | İnsanbilim. | Fenomenoloji. | Psikoloji. İLE/VE/||/<> Soyut tüze. | Aktöre. | Törellik.[aile, toplum, devlet] | İLE/VE/||/<>/> Sanat.[beti, görü] | Din.[tasarım] | Felsefe.[kavram] )


- ÖZNEL = ENFÜSİ = SUBJECTIVE[İng.] = SUBJECTIF[Fr.] = SUBJEKTIV[Alm.] = SUBJECTIVUS[Lat.]


- ÖZNEL ile/ve/değil/||/<>/< ÖZGÜN ile/ve/değil/||/<>/< ÖZGÜ ile/ve/değil/||/<>/< ÖZERK


- ÖZNELLİK ile/ve/||/<> GELECEĞE AÇIKLIK


- ÖZNEL/LİK ile/ve/||/<> ÖZSEL/LİK


- OZON/OZONE[İng.] değil/yerine/= ÜÇ MOLEKÜLLÜ OKSİJEN


- OZONE ÉCRAN[Fr.] / OZON ABSCHIRMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OZON TABAKASI


- OZONE[Fr.] / OZON[Alm.] ile/değil/yerine/= OZON


- OZONLAMAK ile OZONLAŞMAK ile OZON ile OZONLU ile OZON ÖLÇÜM ile OZON YUVARI ile OZON TEDAVİSİ ile OZONLAMA CİHAZI


- ÖZSOY, SEDAT (SARIYER, 1955) :

( Sarıyerlidir. İlk, orta ve lise öğrenimini Sarıyer'de tamamladı. İ.T.İ. Fakültesi (Aksaray) mezunudur. 1981 - 1983 arasında askerlik görevini yaptı. Ticaret ve ayrıca madencilik yapmaktadır. Siyasete Anavatan (ANAP) saflarında başladı İlçe Yönetim Kurulu Üyesi ve İlçe Başkanı olarak görev yaptı. Aynı Partiden Sarıyer Belediye Başkanlığına seçildi (1999 - 2004). Sarıyer Spor Kulübünde 3 dönem yönetim kurulu üyesi ve 5 dönemde Kulüp Başkanı olarak görev yaptı. Sosyal, kültürel ve sportif çalışmalar yapan pek çok dernekte üyedir. Birçok sivil toplam kuruluşlarında aktif olarak görev yapmaktadır. )


- JUICE[İng.] / JUS[Fr.] / SAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZSU


- ÖZTEKİN, MARAL (FATSA, 1940) :

( İ.Ü. İktisat Fakültesi ve İşletme Fakültesi İşletme İktisadı Enstitüsünden mezun oldu. İşletme İktisadı dalında master yaptı. Pek çok büyük şirkette üst düzeyde yöneticilik yaptı. Elektrik ve Elektronik Sanayi Ürdünleri İhracatçıları Birliği (EESÜİB), Elektronik Cihazlar İmalatçıları Derneği (ECİD), Türk Böbrek Vakfı, Türk Tanıtma Vakfı (TÜTAV), Polis Vakfı (TEYEV), Sarıyer Lions Kulübü gibi pek çok derneğin kurucusu olup, Sarıyer Spor Kulübü'nde 6 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kur ulu üyesidir. Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nde Genel Koordinatör olarak görev yaptı. )


- ÖZTOP, ATIF (İST. 1918 - ?) :

( Sarıyerlidir, Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde bir dönem (1948 - 1049) Yönetim kurulu Üyesi olarak görev yaptı. ABD'ne gitti ve bir daha dönmedi. )


- ÖZTÜRK, HASAN SAİM (İST. 1947) :

( Hukukçu ve Emirgan'lıdır, İlk ve ortaokulu Bolu Göynük, liseyi İstanbul Kabataş Lisesinde okudu, İ.Ü. Hukuk Fakültesinden 1971'de mezun oldu ve iki yıllı avukatlık stajı yaptıktan sonra Yd. Sb olarak askerlik görevi sonunda sınavla Askeri Hâkim olarak TSK de görev aldı. Tugay, Tümen ve Ordu Mahkemelerinde görev aldı. 1990'da MSB da Hukuk Müşaviri, D:GM. Hâkimliğinden sonra 1997'de Genel Kurmay Başsavcılığına atandı. 12 Yıla yakın Albay rütbesi ile bu görevi sürdürdü ve tarihi soruşturmalarla olaylara tanık oldu.2006'da Devlet Denetçiler derneğinin temiz topluma katkı ödülünü aldı. 2008 yılında yeniden İstanbul barosuna kaydını yaptırdı ve avukatlığa başladı. 2008'de CHP ye kaydoldu ve çeşitli görevler aldı, almaya devam ediyor. )


- ÖZÜ-ÖZETİ


- ÖZÜMLEMEDE:
GÜNEŞ + SU ve KLOROFİL + KARBONDİOKSİT


- Özünle KONUŞ!!!


- ÖZÜR "DİLERİM" ile "KUSURA BAKMA"


- ÖZÜR DİLERİM değil/yerine ÖZÜR/ÖZRÜMÜ BEYAN EDİYORUM/EDERİM


- ÖZVARLIK'TA:
BİLİNÇ ve SEVGİ

( Sizi, bilinenin dar çerçevesi içinde tutanın ne olduğunu bilmek yararlıdır. )

( Sevgi ve iradenin de sırası gelecektir, fakat önce zemin hazırlanmış olmalıdır. )

( Her zaman, öz varlığımızın eşliğindeyiz. )

( Herşeyden önce, öz varlığınızla devamlı bir temas kurun, her an kendinizle olun. )

( Bir gözlem merkezi olarak bilme ve tanıma niyetiyle işe başlayın ve eylem halindeki bir sevgi merkezine dönüşün. )

( Eylem halindeki sevgi. )

( Love in action. )

( CONSCIOUSNESS and LOVE (IN SELF-EXISTENCE)
It is worthwhile to know what keeps you within the narrow confines of the known.
Love and will shall have their turn, but the ground must be prepared.
You have always the company of your own self.
First of all, establish a constant contact vs. your self, be vs. yourself all the time.
Begin as a centre of observation, deliberate cognisance, and grow into a centre of love in action. )


- P-FOLD SYMMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= P-KATLI BAKIŞIM


- SYMÉTRIE D'ORDRE P[Fr.] / P-KLAPPSYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= P KATLI SİMETRİ


- P-N JUNCTION DIODE[İng.] ile/değil/yerine/= P-N BAĞLANTILI DİOT


- p.r.n.[Lat. < PRO RE NATA] değil/yerine/= ARA SIRA, BAZEN


- P-TOLYLALDEHYDE[İng.] / POLYLALÉDHYDE[Fr.] / P-TOLYLALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= P-TOLİL ALDEHİT


- P-VALUE ile/||/<> SIGNIFICANCE LEVEL

( P-value gözlenen data olasılığı, significance α eşik. )

( Formül: Observed İLE threshold )


- P.C./POST CİBUM, AFTER MEALS[İng.] değil/yerine/= YEMEKTEN SONRA


- P2P/PEER TO PEER[İng.] değil/yerine/= UCTAN UCA


- PABLO PICASSO ile JOAN MIRO


- PABUÇ BIRAKMAMAK ile PABUCUNU DAMA ATMAK


- PABUÇ[Fars.] ile AYAKKABI


- PABUÇ/LUK ile PABUÇLU ile PABUÇÇU/LUK ile PABUÇSUZ ile PABUÇ DİLLİ/LİK


- PAÇA/LIK ile PAÇAL ile PAÇACI/LIK ile PAÇALI ile PAÇASIZ ile PAÇA GÜNÜ ile PAÇA KASNAK


- PACE :/yerine HIZ, TEMPO


- PACE vs./and/||/<> SPACE

(

Kavram Açıklama Örnek Kullanım
PACE Bir süreçteki ilerleme hızı; özellikle öğrenme, gelişim ya da değişimin temposu. Bireysel farklara saygı için önemlidir. Öğrencilerin kendi öğrenme sürecine[pace] göre ilerlemesine izin verilmelidir.
SPACE Fiziksel ya da zihinsel boşluk/alan; hareket özgürlüğü, etkileşim ve yaratıcılık için gerekli ortam. Yaratıcı düşünce için fiziksel ve zihinsel alan[space] sağlamak gerekir.
PACE and SPACE Öğrenme ve gelişim süreçlerinde hem hız, hem de alan dengesinin gözetilmesi gerekir. Etkin öğrenme için çocuklara uygun hız[pace] ve özgür alan[space] sunulmalıdır.
)


- PACING[İng.] değil/yerine/= UYARI OLUŞTURMA (KALP PİLINDE)


- PACK :/yerine PAKET, TOPLAMAK


- PACKAGE :/yerine PAKET


- PADEL TOPU ile/||/<> TENİS TOPU

(

)


- PAFTA ile PAFTALI ile PAFTASIZ


- PAGAN ile PAGANİZM


- PAGE vs. PAPER


- PAGE :/yerine SAYFA


- PAGODA ile STUPA ile TEMPLE

( Mutlaka su kıyısında olan Manastır-Okul-Dinlenme alanları ve vaaz verilen yer içeren tapınak biçimi. İLE Sivri ucu yukarıda, çan biçiminde, su kıyısı olmayan küçük ibadet yerleri. İLE İçinde büyük Buda heykelinin olduğu en büyük eğitim ve tapınma yapısı. )


- PAHALI ile/değil/yerine BANA ÇOK GELİR


- PAHALI ile/ve/değil BANA ÇOK GELİR


- PAINT :/yerine BOYAMAK


- PAINTING :/yerine TABLO, RESİM


- PAIR :/yerine ÇİFT, İKİLİ


- PAIYA ile ...

( Papua Yeni Gine'nin bir köyü. Kusumb Kabilesi, burada yaşamaktadır. )


- PAK[Fars.] değil/yerine/= TEMİZ


- PAKET[Fr. < PAQUET] ile AMBALAJ[Fr. < EMBALLAGE]

( İçinde bir ya da birçok nesne bulunan, kâğıda sarılarak ya da kutuya konularak bağlanmış, elde taşınacak büyüklükte nesne. | Kâğıda sarılarak ya da bir kutuya konularak satışa hazır duruma getirilmiş, belirli bir miktarda olan yiyecek, ilaç vb. | Dolu toplu taşıma aracı. İLE Nesneleri sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme. )


- PAKET ile PAKETLEME

( BUNDLE vs. BUNDLING )

( بقچه بستن ile بقچه ile دسته کردن ile بقچهبندي )

( BAGHCHEH BASTAN ile BAGHCHEH ile DASTEH KARDAN ile بقچهبندي )


- PACKING FRACTION[İng.] / FRACTION DE TASSEMENT[Fr.] / PACKUNGSANTEIL[Alm.] ile/değil/yerine/= PAKETLEME KESRİ


- PAKETLEMEK ile PAKETLENMEK ile PAKETLETMEK ile PAKETLEYEBİLMEK ile PAKET ile PAKET TUR ile PAKET TAŞI ile PAKET PROGRAM


- PAKİMETRİ/PACHYMETRY[İng.] değil/yerine/= KALINLIK ÖLÇÜM (KORNEA)


- PAL ile PALA/LIK ile PALU ile PALA BIYIK ile PALA BIYIKLI


- PALAMAR ile PALAMARCI/LIK ile PALAMAR BOYU ile PALAMAR GÖZÜ ile PALAMAR RESMİ ile PALAMAR PARASI


- PALAMUT/BİNİYTÜ[Ar.]/PELAMYA SARDA[Lat.] ile TORİK/PİÇUTA

( ... İLE Palamut balığının iri bir türü. )


- PALAMUT ile PALIT/PELİT

( Palamutluların örnek bitkisi olan bir orman ağacı. | Bu ağacın uzunca, fındığa benzeyen, kadehçik denilen sert ve pürüzlü bir yüksük içinde olan, tanence zengin yemişi. İLE Çınar, meşe gibi ağaçların meyvesi. )


- HOISTING TACKLE, PULLEY BLOCK[İng.] / PALAN[Fr.] / DIFFERENZIALAFSCHENZUG[Alm.] ile/değil/yerine/= PALANGA, DİFERANSİYEL KUTUPLU ÇEKME


- PALAS-PANDIRAS (GÖTÜRMEK)


- PALAS[Fr.] ile PALAS[argo]

( Lüks otel ya da gösterişli yapı. İLE Kolay, rahat. | Kolaylık gösteren, hoşa giden nesne, yer, kişi. )


- PALAS ile PALAS PANDIRAS


- PALAU[İng.] ile/değil/yerine/= PALAU


- PALAZ ile PALAZ/PALAS/FARIÇ/SELAH

( Kaz, ördek, güvercin gibi bazı kuş yavrularının, civcivlikten sonraki durumu. İLE Keklik yavrusu. )


- PALAZLAMAK ile PALAZLANMAK ile PALAZLAŞMAK ile PALAZLANDIRMAK ile PALAZLANABİLMEK ile PALAZ


- PALEOMAGNETISM[İng.] / PALÉOMAGNÉTISME[Fr.] / PALÄOMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= PALEOMANYETİZMA


- PALET - 2 :

( Palet - 2 Restaurant tarihi Tarabya plajı bitişiğindedir. Tarabya'da aynı ismi taşıyan bir restaurant daha vardır. )


- PALET ile/ve/değil/<> KARBON PALET

( Ressamların, boyaları üzerine dizerek, fırça ile karıştırdıkları tahta ya da porselen levha. | Sanayide, çeşitli ereklerle kullanılan, yayvan ve geniş levha. | Hızlı yüzmek için ayağa geçirilen araç. | Tankın, her türlü arazide yol almasını sağlayan, iki yanındaki tekerleklerini içine alan metal şerit, tırtıl. İLE/VE/DEĞİL/<> ... )


- PALET ile LEKEN

( Kara batmamak için ayağa takılan palet. )


- PALET ile PALETLİ ile PALETSİZ


- PALETİ:
"GİYMEK" değil AYAĞINA) TAKMAK


- PALİNDROM SAYI ile/||/<> EMİRP SAYI

( Palindrom tersten aynı, emirp tersi de asal olan asal )

( Formül: n = reverse(n) (palindrom) İLE p ve reverse(p) asal (emirp) )


- PALITE[İng.] ile/değil/yerine/= PALİT


- PALMKUST APPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= PALM KÜVET


- PALMA[Yunan çağında, Anadolu'da] ile ...

( 4 Palma 1 ayak, 6 Palma 1 dirsektir. )


- PALMET[Yun. < PALMA:EL.] ile/||/<> SGRAFİTTO

( İlkçağ sanatından beri kullanılan bir bezeme motifi. Dilimli ve bakışımlı yaprak biçimindedir. İLE/||/<> XI. yüzyıldan ilk Osmanlı dönemine değin kullanılan keramik tekniği.[Kullanılan hamur kırmızı renkli, kaba ve gözeneklidir. Kap astarlandıktan sonra sivri uçlu bir aletle motifler çizilir ve istenilen renkte saydam bir sırla sırlanır. Çukur bölümlerde sır daha koyu, öteki yerlerde ise daha açık olarak motifler belirlenmiş olur.] )


- PALMİYE ile/ve AREKA

( ... İLE/VE Bir tür palmiye. )


- PALMİYE ile/ve RAFİT

( ... İLE/VE Bir tür palmiye. )


- PALMİYE ile RAFYA[Fr. < RAPHIA][Madagaskar yerlilerinin dilinden]

( ... İLE Afrika ve Amerika'da yetişen, iri gövdeli, uzun yapraklı palmiye. | Bu palmiyenin, dokuma işlerinde kullanılan lifleri. | Palmiye liflerinden yapılmış olan. )


- PALMİYE ile YERLİ PALMİYE/DATÇA HURMASI


- PALMQUIST APPARATUS[İng.] ile/değil/yerine/= PALMKİST ARACI


- PALMKUSIT APPAREIL[Fr.] ile/değil/yerine/= PALMKUSİT ARACI


- PALPABIL/PALPABLE[İng.] değil/yerine/= ELE GELİR


- PALSİ/PALSY[İng.] değil/yerine/= FELÇ


- PALTO[Fr.] ile MAKFERLAN[İng.]

( ... İLE Omuzdan yarı bele kadar inen, pelerini olan palto. )


- PALTO[Fr. < PALETOT] ile MANTO[Fr. < MANTEAU] ile KABAN ile MONT

( Soğuk havalarda, giyeceklerin üstüne giyilen kalın kumaştan giysi. İLE Kadın paltosu. İLE Kalçaya kadar örten üst giysisi. İLE Hem spor giyim, hem de gündelik sivil giyim olarak giyilir. )


- PALTO ile REGLAN[LORD REGLAN'ın adından]/RAGLAN

( ... İLE Pelerinli bir çeşit palto. | Omuzlardan geçerek, boyna kadar uzanan kol. )


- PAMAY, PROF. DR. BESALET (KONYA 1921 - 2004) :

( Üniversite Öğretim Üyesi. 1935 yılında Akşehir'de İlköğrenimini Akşehir'de, orta öğrenimini Konya'da tamamlamıştır. 1939 yılında YZE Orman Fakültesine girmiş ve 1943 yılında bu fakülteden mezun olmuştur. Askerlik görevini 1946 yılında tamamladıktan sonra Karaisalı. Pozantı ve Ulukışla Orman Bölge Şefliği görevlerinde bulunmuş ve i947 yılında Fakültemiz Silvikültür Kürsüsü asistanlığına atanmıştır. i951 yılında hazırlamış olduğu "Dursunbey - Alaçam Ormanları Yangın Sahalarının Ağaçlandırılması İmkanları" adlı çalışması ile Doktor unvanını kazanmıştır. 1954 - 1955 yıllarında Fransa'da bilimsel etkinliklerde bulunmuştur. Yurda döndükten sonra, "Batı ve Doğu Karadeniz Ardı Orman Kuşağında Sarıçam Yayılış Alanı içinde Saf ve Karışık Ormanlarda Sarıçamın Doğal Gençleşme Olanakları" adlı tezi ile 1957 yılında Doçent olmuştur. 1963 - 1964 yılları arasında Münih'te çalışmalarda bulunmuştur. 1966 yılında Profesörlüğe yükseltilmiştir. 15 1968 yılında Orman Fakültesinde kurulan Park - Bahçe ve Peyzaj Mimarisi Kürsüsünün başkanlığına seçilmiştir. 1971 - 1972 yılları arasında İngiltere'de peyzaj mimarlığına ilişkin incelemelerde bulunmuştur. Kendi isteği ile emekli olduğu 1981 yılına kadar Fakültemizde, KTÜ Orman Fakültesinde, İTÜ ve YTÜ Mimarlık Fakültelerinde Peyzaj Mimarlığı dersleri okutmuştur. )


- PAMFİLYA ve/||/<>/> PERGE

( Perge, M.ö. 1200 yıllarında, Pamfilya'nın kültür merkeziydi. )


- PAMİR, REŞAT (1908 - 1981) :

( PTT idaresinde memur olarak göreve başladı ve bu kurumdan müdür olarak emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü (1940) nün 14 kurucusundan biri olup 4 dönem başkan olarak görev yaptı. 1946'da bir grup arkadaşı ile birlikte Büyükdere Spor Kulübü'nü (1946) kurdu ve başkanlığını yaptı. )


- PAMUK/KUTUN ile/ve KÜTLÜ

( ... İLE/VE Çekirdekli pamuk. )


- PAMUK:
NESNE ile/ve/değil/||/<>/< BİTKİ


- PAMUK ile AKALA

( ... İLE Amerikan pamuğu. )

( ÇİĞİT: Pamuk çekirdeği/tohumu. )

( KUTUN/KUTN[Ar.] ile ... )

( GOSSYPIUM cum ... )


- PAMUK = BAMUK/BAMUQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- PAMUK ile/ve/değil/yerine/<>/> İP ile/ve/değil/yerine/<>/> KUMAŞ ile/ve/değil/yerine/<>/> GİYSİ ile/ve/değil/yerine/<>/> MARKA

( 1 TL. ile/ve/<>/> 10 TL. ile/ve/<>/> 100 TL. ile/ve/<>/> 1000 TL. ile/ve/<>/> 10.000 TL. )


- PAMUK ile/ve/||/<> ISIRGAN OTU

( Birinci Dünya Savaşı sırasında, hem Almanya, hem de Avusturya'da pamuk kıtlığı vardı. Pamuğun yerini tutabilecek uygun bir madde arayan bilimciler, zekice bir çözüm denediler: Çok az miktarlarda pamuğu ısırgan otuyla karıştırdılar; özellikle de kaşındıran ısırganların[Urtica dioica] sert liflerini kullandılar. )


- PAMUK ile PAMUK ÇIRPICI ile PAMUK DAYAK ile PAMUK ŞEKERİ ile PAMUK TARAKÇI ile PAMUK TARAMA ile PAMUK ÇIRÇIR ile PAMUKLU PED ile PAMUK EĞİRME ile PAMUK DİŞLİ ile PAMUK KADİFE ile PAMUK TOHUMU ile PAMUKSU

( COTTON vs. COTTON BEATER vs. COTTON BEATING vs. COTTON CANDY vs. COTTON CARDER vs. COTTON CARDING vs. COTTON GIN vs. COTTON PAD vs. COTTON SPINNING vs. COTTON THREADED vs. COTTON VELVET vs. COTTONSEED vs. COTTONY )

( نخي ile باپنبه پوشاندن ile کتاني ile پنبه ile پنبه اي ile پارچه نخي ile حلاج ile حلاجي ile پشمک ile پنبه زن ile جيني ile جوزق ile پنبه ريسي ile ريسماني ile مخمل نخي ile پنبه دانه ile پنبهاي ile پنبه دار )

( NAKHY ile BAPANBEH PUSHANDAN ile KETANY ile PANBEH ile PANBEH AY ile PARCHEH NAKHY ile HALAJ ile حلاجي ile POSHMAK ile PANBEH ZAN ile جيني ile جوزق ile PANBEH RYSY ile RYSAMANY ile MOKHMEL NAKHY ile PANBEH DANEH ile PANBEHYAY ile PANBEH DAR )


- PAMUK ile TAHTAPAMUK

( ... İLE Döşemecilikte kullanılan bir dolgu ve örtü malzemesi. )


- PAMUK[Fars.] ile/||/<>/> TULUP

( Ebegümecigillerden, koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi. | Bu bitkinin tohumlarının çevresinde oluşmuş ince, yumuşak tellerin adı. | Bu tellerin işlenmiş biçimi. | Bu bitkinin işlenmiş biçiminden yapılmış. | Halı, kilim vb. yaygıların üzerinde oluşan, uçuşabilen toz kümecikleri. İLE/||/<>/> Atılmış, eğrilmeye hazırlanmış, top biçiminde pamuk. )


- PAMUKLANMAK ile PAMUK ile PAMUKLU ile PAMUKÇU/LUK ile PAMUK OTU ile PAMUK BALI ile PAMUK BEZİ ile PAMUK TAŞI ile PAMUK YAĞI ile PAMUK BALIĞI ile PAMUK ELMASI ile PAMUK İPLİĞİ ile PAMUK ŞEKERİ ile PAMUK HELVASI


- PAN :/yerine TAVA, PANİK


- PANAMA KANALI:
ATLANTİK GEÇİDİ ve/||/<>/>/< GATUN GÖLÜ ve/||/<>/>/< GAILLARD GEÇİDİ


- PANAYİA TİSFATNİS (FOTNİ MERYEM\'İ) AYAZMASI :

( Hz. İsa'nın doğduğu ahıra atfedilen bu ayazmaya Fanti Meryem - i Ayazması de deniliyordu. Su dolabı Sokağında bulunan ayazla 1940 yılına kadar taştan yapılmıştı. 1950'de yeniden ve küçük kilise görünümünde yeniden yapıldı. Hala ziyaret edilmektedir. )


- PANCAR ve/||/<>/> BORŞ[< BORSCH] ÇORBASI


- PANDA ile KAHVERENGİ PANDA


- PANDA ile KESELİAYI/KOALA

( ... İLE Günde 22 saat uyurlar. )

( ... İLE Yaşamları ancak 10 yıldır. )

( Panda ile Koala )

( PANDA vs. KOALA )

( AILURUS FULGENS cum PHASCOLARCTOS CINEREUS )

( EL PANDA con ... )


- PANDA ile KIRMIZI/KIZIL PANDA / KEDİ AYISI

( ... cum AILURUS FULGENS )


- PANDİT ile TOYİN

( Brahma bilgini, din büyüğü. İLE Mani rahibi. )


- PANEL[Azr.] = BETON BLOK[Tr.]


- PANEL :/yerine PANEL


- PANEL ile PANELİST ile PANEL KÖPRÜ


- PANENTEİZM ile/ve VAHDET-İ VÜCÛD


- PANİK ATAK ile/ve/değil/||/<>/> ÇARPINTI


- PANİK ATAK ile/ve/değil/||/<>/< KAYGI


- PANİK ATAK ile PANİK BOZUKLUK