Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 46.157 başlık/FaRk ile birlikte,
46.157 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(133/186)


- PENETRASYON/PENETRATION[İng.] değil/yerine/= DELME | İÇE GEÇME


- PENGUEN ile/ve/değil DENİZ KUŞU(CORMORANTS)

( ... İLE/VE/DEĞİL Patagonya'da, bir çeşit karabatak olan ve uzaktan penguene benzeyen deniz kuşları bulunmaktadır. )


- PENGUEN ile GÜNEY AFRİKA/"EŞEK" PENGUENİ

( 18 saate kadar durmaksızın avlanabilirler ve suyun altında kalabilirler. İLE ... )

( 13 mil hızla yol alabilirler. İLE ... )

( 175 m. kadar dalabilirler. İLE ... )

( ... İLE Cape yarımadasının belirli bir noktasında yaşarlar. )

( ... İLE Gebelik süreleri, 40 gündür. )


- PENGUEN ile GÜNEY KAYA (ROCKHOPPER) PENGUEN

( ... İLE Batı Pasifik ve Hint Okyanusları'nın alt antarktika sularında ve Güney Amerika'nın güney kıyılarında görülür. )


- PENGUEN ile PAPUA PENGUENİ


- PENGUEN ile SAKALLI PENGUEN


- PENİ ile PENİS


- PENİS/YARDA (SİK/YARAK/PİPİ/ÇÜK/KAMIŞ/ANDIR/FALLUS[Yun./Fr. < PHALLUS]) / VAJİNA (AM/KUKU/PITTIK)/ANDIR/PUDENDUM[Lat. < PUDERE: Utanmak.] ile KASIK

( [çiçeklerde] ANDROECIUM[eril] - PISTIL[dişil] )

( ZİB ile ASL'ÜL-FAHZ )

( LENG ile BÂNE )

( PENIS (COCK/DICK) / VAGINA (CUNT/PUSSY) vs. GROIN )


- PENİS ile/ve/||/<> DILAK/BIZIR[Ar. < BAZR]/KLİTORİS[Yun.]

( BAYZAR/BAZR[Ar.]: Rahmin başlangıcındaki et parçası, dilcik. )

( PREPUS: Penis ve klitorisin baş kısmını örten deri kıvrımı. )

( Klitorisin, Anlatılmayan Öyküsü )

( )

( )

( Kökeni/Etimolojisi: clitoris < Mateo Renaldo Colombo [İtal. anatomist][1516-1559] < kleítoris κλείτορις|EYun]: küçük kapalı yer < kleíō κλείω|EYun]: kapatmak, kapalı olmak, örtmek )

( )

( 4000 sinir ucu bulunmaktadır. İLE/VE/||/<> 8000 sinir ucu bulunmaktadır. )

( PENIS vs./and/||/<> CLITORIS )


- PENNING GAUGE[İng.] / JAUGE DE PENNING[Fr.] ile/değil/yerine/= PENNİNG ÖLÇERİ


- PENS ile PENSE


- PENSE ile KERPETEN

( PLIERS vs. PINCERS )


- PEPPER :/yerine BİBER


- PER ile PERİ ile PERT ile PERİLİ ile PERULU ile PERİ OYUNU ile PERİ MASALI ile PERİ MASASI ile PERİ PİRAMİDİ ile PERİ HASTALIĞI


- PERAKUT/PERACUTE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI IVEGEN


- PERCENTAGE :/yerine YÜZDE ORANI


- SCREEN GRID[İng.] ile/değil/yerine/= PERDE IZGARASI


- PERDE ile/değil/yerine BASAMAK


- PERDE ile BRİZBİZ

( ... İLE Pencerelerin çerçevesine, içeriden tutturulan ince perde. )


- PERDE ile EFRİZ/FRİZ[Fr.]

( ... İLE Tavandan inerek sahnenin üst bölümünü, sahne boyunca kaplayan, kısa, dar perde. | Eski Yunan ve Roma yapılarında, taban kirişi ile çatı arasında kalan, üzeri boydan boya kabartmalarla süslü bölüm. )


- PERDE ile GERGİ

( ... İLE Perde. | İp, kayış, tel vb. gerginleştirme işinde kullanılan araç. )


- PERDE değil/yerine/= GERGİ/GERELTİ


- PERDE ile İNCE PERDE/BÜRGÜ


- PERDE ile KATMAN

( PITCH vs. LAYER )


- PERDE[Fars.]/STOR[Fr. < Lat.] değil/yerine/= ÖRTÜ

( Ağaç, kumaş vb.nden yapılmış, bir kanal içinde hareket ederek açılıp kapanan perde. )


- PERDE ile PERDELEME


- PITCH, SCREEN[İng.] / KANALABSTAND, TONHÖHE[Alm.] ile/değil/yerine/= PERDE


- PERDE ile/ve TARABA

( ... İLE/VE Tahta perde. )


- PERDE ile TÛL

( ... İLE Uzunluk. [Tûl perde] | Zaman çokluğu, uzun süre. | Boylam. [TÛL DAİRESİ] )


- PERDE[Fars.] ile TÜL[Fr. < TULLE]

( Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye ya da bir açıklığın önüne gerilen örtü. | Üzerine bir nesnenin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey. | İki yeri birbirinden ayıran bölme. | Seste pes perde. | Doğruyu görmeye engel olan şey. | Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar. | Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık ya da incelik derecesi. | Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer. | Katarakt. | Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri. İLE Çok ince gözenekli pamuk ya da sentetik dokuma. | Bu dokumadan yapılmış olan. )


- PERDE ile/ve/<> YANILSAMA


- EFFET D'ÉCRAN[Fr.] ile/değil/yerine/= PERDELEME ETKİSİ


- SCREENING[İng.] / VOILE[Fr.] / ABSCHIRMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PERDELEME


- PERDELEMEK ile PERDELENMEK ile PERDELEYEBİLMEK ile PERDE/LİK ile PERDECİ/LİK ile PERDELİ ile PERDESİZ/LİK ile PERDE DUVAR ile PERDE PERDE ile PERDE ARKASI ile PERDELİ PİLAV ile PERDE ARKASINDA ile PERDE AYAKLILAR ile PERDE ARKASINDAN


- PEREKLITOS ile/ve PARAKLITOS(AHMED)


- PERFECT vs. "RIGGY"


- PERFECTOİD SPACE ile/||/<> ADİC SPACE

( Perfectoid space Frobenius etkisi olmayan p-adik geometri nesneleriyken İLE adic space genel p-adik analitik geometri nesneleridir )

( Formül: Tilting correspondence )


- PERFECTOİD THEORY ile/||/<> RİGİD ANALYTİC GEOMETRY

( Perfectoid theory p karakteristiği etkisi olmayan p-adik geometriyken İLE rigid analytic geometry genel p-adik analitik geometridir )

( Formül: Almost mathematics )


- PERFORMANS/PERFORMANCE[İng.] değil/yerine/= VERİM | BAŞARIM | GÖSTERİ


- PERFORMANS ile PERFORMANS ÖDEVİ


- PERHAPS :/yerine BELKİ


- PERHÎZ[Fars.] ile PERÎZ[Fars.]

( Sağlığı korumak ya da düzeltmek amacıyla uygulanan beslenme düzeni.[REJİM, RİYAZET/RİYAZAT] | Dince yasak edilen şeylerden tamamıyla uzak kalma/durma. | İncitici sözlerden kaçınma. | Hristiyan ve Yahudiler'in, belirli günlerde, bazı yiyecekleri yemeden tuttukları oruç. İLE Bağırma, haykırma. | Su kenarında yetişen yeşil saz, ot. )


- PERİ ile PERİ YÜZLÜ ile PERİ KIZI ile PERİ YÜZÜĞÜ

( FAIRY vs. FAIRY FACED vs. FAIRY GIRL vs. FAIRY RING )

( پري ile جن ile پريرو ile پريدخت ile قارچ حلقوي )

( پري ile JAN ile PARYRO ile PARYDOKHT ile GHARCH HALGHOY )


- PERİFERİ[Fr. < PÉRİPHÉRİE] değil/yerine/= KIYI | ÇEVRE | UC


- PERİFERİK ARTER ile/||/<> KORONER ARTER

( Bacaklardaki arterlerin daralması ile kan akışının sınırlanması. İLE/||/<> Kalbi besleyen arterlerin daralması ile kan akışının sınırlanması. )


- PERİFERİK YAYMA/PERIPHERAL BLOOD SMEAR[İng.] değil/yerine/= ÇEVRESEL KAN YAYMASI


- PERİN ile ...

( Kanat. )


- PERİŞAN OLMAK ile/ve/||/<> TELEF OLMAK


- PERİŞAN OLMAK ile YOK OLMAK


- PERIODIC TABLE[İng.] / TABLEAU PÉRIODIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= PERİYODİK ÇİZELGE


- PERİYODİK SINIR ile/||/<> DİRİCHLET SINIR

( Periyodik ψ(0) = ψ(L), Dirichlet ψ = sabit sınırda. )

( Formül: Torus İLE sabit )


- TABELLE DES PERIODENSYSTEMS, TAFEL DES PERIODENSYSTEMS[Alm.] ile/değil/yerine/= PERİYODİK TABLO


- PERİYODİK/PERIODIC, PERIODICAL[İng.] değil/yerine/= DÖNEMSEL | SÜRELİ (YAYIN)


- PERİYODİK ile/||/<> TABLO

( Elementlerin periyodik tablosu )

( Dmitri Mendeleev tarafından 1869 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1834-1907) (Ülke: Rusya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Periyodik tablo) )


- DEVRE[Osm.] / PERIOD, P, OF ELECTROMAGNETIC RADIATION[İng.] / PÉRIODE, PERIODE[Fr.] / PERIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PERİYOT, P (ELEKTROMANYETİK IŞIMADA)


- PERCHLORIC ACID[İng.] / ACIDE PERCHLORIQUE[Fr.] / PERCHLOR SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= PERKLORİK ASİT


- PERKÜSYON değil/yerine/= VURMALI ÇALGI


- PERLON ile PERLON FIRÇA


- PERMA ile PERMALI ile PERMASIZ


- PERMISSION/MAY vs. PROBABILITY/MIGHT


- PERMÜTASYON İLE KOMBİNASYON İLE BİNOM ile/||/<> SAYMA YÖNTEMLERİ

( Düzenleme ve seçme hesapları. )

( Formül: C(n iler) = n!/r!(n-r)! )


- PERMÜTASYON İLE KOMBİNASYON İLE VARYASYON ile/||/<> SAYMA İLKELERİ

( Temel sayma yöntemleri. )

( Formül: C(n iler) = C(n ilen-r) )


- PÉROT LAMP[İng.] / PÉROT LAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= PEROT LAMBASI


- PEROVSKİTE İLE SPİNEL İLE GARNET ile/||/<> OKSİT YAPILARI

( Önemli metal oksit kristal yapıları. )

( Formül: ABO₃ (perovskite) )


- PERPENDİKÜLER/PERPENDICULAR[İng.] değil/yerine/= DİKEY


- PERŞEMBE'NİN GELİŞİ, ÇARŞAMBA'DAN, BELİRLİ OLUR ile/<> ADAM OLACAK ÇOCUK, BOKUNDAN BELİRLİ OLUR ile/<> GÜN DOĞMADAN, NELER DOĞAR


- PERSON vs. CONCEPT/EVENT


- PERSPECTIVE :/yerine BAKIŞ AÇISI


- PERSPEKTİF/PERSPECTIVE değil/yerine/= BAKIŞ AÇISI


- PERSPEKTİF değil/yerine/= GÖRÜNGE/BAKIŞ AÇISI


- PERSUADE :/yerine İKNA ETMEK


- PERSUASION vs./and JUSTICE/MERCY


- PERT[Fr. < PERTE] değil/yerine/= DEĞERSİZLEŞME, ZARAR


- PERTEV değil/yerine/= IŞIK, PARLAKLIK, YALIM


- PERTEVNİYAL KADIN EFENDİ ÇEŞMESİ ile PERTEVNİYAL SULTAN ÇEŞMESİ / VALİDE ÇEŞMESİ

( Eyüp'te, Eyüpsultan'dadır. İLE Aksaray'da Valide Sultan Camisi bahçesindedir. )

( 1867'de, Sultan Abdülaziz'in annesi Pertevniyal Sultan tarafından. İLE 1871'de, Pertevniyal Sultan tarafından. )


- PERU ve/||/<> MISIR

( )


- PERUK ile PERUKA ile PERUKÇU/LUK


- PERUK ile SAÇ


- PERUZ HANIM ile/ve/||/<>/> NURHAN DAMCIOĞLU

( )


- PERVÂ[Fars.] değil/yerine/= ÇEKİNME/SAKINMA/KORKU


- PERVA ile PERVAZ ile PERVASIZ/LIK ile PERVAZLI ile PERVAZSIZ ile PERVASIZCA


- PERVÂNE LÂZIM ile/ve/||/<> PERVÂ NE LÂZIM

( Geceleri ışık etrafında dönerek uçan küçük kelebek. | Bir motor ya da yayla döndürüldüğü zaman bağlı olduğu düzeni devindiren, bir mile bağlanmış iki ya da daha fazla kanattan oluşan düzenek. | Yol gösteren, kılavuz/rehber. | Ferman, hüküm, nişan. | Selçuklu ve İlhanlılar'da nişancı, tevkîî. İLE PERVÂ[Fars.]: Çekinme, sakınma, korku. )


- PERVÂSIZ/LIK[Fars.] ile/<> PATAVATSIZ/LIK

( Çekinmez, sakınmaz, korkusuz kişi. / Çekinmeden, sakınmadan, korkmadan. İLE/VE/||/<>/> Sakınmama, korkusuzluk: Sözlerinin nereye varacağını düşünmeden saygısızca konuşan, davranışlarına dikkat etmeyen kişi/tutum. )


- PERVERÎ[Fars.] / PERVERİŞ[Fars.] / PERVERÎŞ-ÂMÛZ[Fars.] / PERVERÎŞ-YÂB[Fars.] / PERVERİŞ-YÂFTE[Fars.]

( Besleyicilik, büyütücülük, terbiye. | Seçme. | Sevme. İLE Besleyiş, besleme, beslenme. | İlerleme, terakkî. İLE Mânen yetiştiren, filozof. İLE Beslenen. | Yetiştirilen, terbiye gören, terbiye edilen. İLE Büyütülmüş, bakımlı, terbiyeli, terbiye edilmiş. )


- PES ETMEK ile/ve/değil/yerine/>< AKIŞINA BIRAKMAK


- PES ETMEK ile KAÇMAK


- PES ETMEK ile/değil/yerine OLGUNLAŞMAK


- PES ETMEK ile/ve/değil/yerine VAZGEÇMEK


- PES ile PESO ile PEST ile PES SES ile PES PERDE ile PES SESLİ/LİK


- PEŞİN FİYAT değil/yerine/= ÖN EDER


- PEŞİN FİYATINA TAKSİTLE değil/yerine/= ÖN EDERİNE BÖLÜŞLE


- PEŞÎN/PÎŞÎN[Fars. < PÎŞ: Ön.] ile PESÎN[Fars.] ile Peşîn[Fars.]

( Önden, önce. | Önden verilen. İLE Sonraki, en son. İLE Keykubad'ın üçüncü oğlu. )


- PEŞİN SATAN ile/ve/<> VERESİYE SATAN

( Şişman. İLE/VE/<> Pişman. )


- PEŞİN değil/yerine/= ÖNCELİ


- PEŞİN ile PARA KUTUSU ile NAKİT KREDİ ile YAZAR KASA

( CASH vs. CASH BOX vs. CASH LOAN vs. CASH REGISTER )

( نقد کردن ile صندوق پول ile نقدي ile نقد ile پول نقد ile دخل پول ile وجه دستي ile ماشين صندوقداري ile صندوق )

( NAGHAD KARDAN ile SANDOGH POL ile NAGHADY ile NAGHAD ile POL NAGHAD ile DOKHAL POL ile VAJEH DASTY ile MASHYNE SANDOGHDARY ile SANDOGH )


- PEŞİN ile PEŞİNCİ/LİK ile PEŞİN CEVAP ile PEŞİN FİKİR ile PEŞİN HÜKÜM ile PEŞİN PEŞİN ile PEŞİN SATIŞ ile PEŞİN YARGI ile PEŞİN PİYASA ile PEŞİN PAZARLIK


- PEŞİNAT değil/yerine/= ÖN ÖDEME


- PEŞREV"[Fars. < PİŞREV] ile/ve/||/<>/> GİRİŞ


- PEŞTAMAL[Fars.] ile/değil/||/<> KEŞAN


- PEŞTEMÂL ile ÂB-ÇÎN[Ar.]

( ... İLE Ölü yıkayıcıya ait ve ölü kurulamaya yarayan peştemal, bez. )


- PEŞTU ile PEŞTUCA


- PES Ü DÎVÂR[Fars.] ile/ve/değil/||/<>/< PES Ü PERDE[Fars.]

( Duvarın arkası. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Perdenin arkası. )


- PET :/yerine EVCİL HAYVAN


- PET ile/||/<> SPECT

( PET pozitron çift gamma İLE SPECT tek gamma dönen kamera. )

( Formül: β⁺ → 2γ İLE γ )


- PETEK ile ...

( Minarelerde külâh ile şerefe arasındaki bölüm. )


- PETEK ile PETEK GÖZ ile PETEK DOKUMA ile PETEK GÜVESİ


- PETEK ile PETEKLİ

( HONEYCOMB vs. HONEYCOMBED )

( شانه عسل ile زنبوري )

( SHANEH ASAL ile زنبوري )


- PETRA KÖYÜ :

( Bizanslar döneminde Belgrad Ormanları içerisinde bir köydü. Zamanla terk edimdi. Bu köye bilahare, Kanuni Sultan Süleyman (1520 - 1566), Belgrad Seferi sırasında aldığı Sırp esirleri yerleştirdi ve köyün adı da Belgrad köyü oldu (bkz. Belgrad köyü). )


- PETROLEUM PITCH[İng.] ile/değil/yerine/= PETROL ZİFTİ


- PEYDÂ ile ...

( MEYDANDA, AÇIKTA | HAZIR, MEVCUT )


- PEYDAHLAMAK ile PEYDAHLANMAK ile PEYDA ile PEYDAH


- PEYGAMBER YEMİNİ ile NEFİS YEMİNİ


- PEYGAMBER ile/ve/||/<> AZİZ ile/ve/||/<> MESİH

( Dışarıdan. İLE/VE/||/<> Yüz yüze. İLE/VE/||/<> İçeriden. )


- PEYGAMBER ile HEKİM

( ... İLE Peygamberlikten nasibi olan. )

( İkisi de gelecekten haber verir. )

( Topluluğu değiştirme gücü olmayanlar, kendini düzeltemez. )


- PEYGAMBER ve ÜMMET


- PEYGAMBERAĞACI ile PEYGAMBERÇİÇEĞİ ile PEYGAMBERDEVESİ

( Yabanikimyongillerden, reçinesinden gayakol çıkarılan bir ağaç. İLE Mavi kantaron, belemir. İLE Sıcak ve ılıman ülkelerde yaşayan, genellikle yeşil renkte ve ortalama 5 cm. boyuna, düz kanatlı, çok obur böcek. )

( GUAJACUM OFFICINALE cum CENTAUREA CYNUS cum MANTIS RELIGIOSA )


- PEYGAMBERDE:
HATA/GÜNAH değil ZELLE

( ... DEĞİL İyilerden en iyiyi seçememe. )

( Peygamberin hatası olmaz! Sadece iyilerden en iyiyi seçememe olabilir belki. )


- PEYGAMBER'İN:
SOL'U değil SAĞ-I SÂNÎ(ÖTEKİ/İKİNCİ SAĞI)


- PEYGAMBER/LİK ile PEYGAMBERCE ile PEYGAMBER AĞACI ile PEYGAMBER ÜZÜMÜ ile PEYGAMBER BALIĞI ile PEYGAMBER DİKENİ ile PEYGAMBER ÇİÇEĞİ


- PEYKE[Fars. < PAYGÂH]/SEKİ/KEREVET[Yun.] değil/yerine/= SEDİR/SALACAK

( Genellikle eski kahvelerde ve evlerde bulunan, duvara bitişik, alçak, tahta sedir. )


- PEYMÂNE[Fars.] ile SAĞRAK/KADEH[Ar.]

( Kalp. (Eskiden kadehleri kalp biçiminde yaparlarmış.) | Büyük kadeh. İLE ... )

( Aynı/ortak kadehten içiliyorsa. İLE Her bir kişininki ayrıysa. )


- PEYNİR ile PEYNİR RENDESİ ile PEYNİR AKARI

( CHEESE vs. CHEESE GRATER vs. CHEESE MITE )

( پنير ile پنيرتراش ile کرم پنير )

( PANYR ile PANYRATARASH ile KARAM PANYR )


- [ne yazık ki]
PEZEVENK/TERES/KAVAT[Ar. < KAVVÂD]/GODOŞ[Erm. < KODOŞ]/PIMP/COCKOLD[İng.] ile/değil PUZEVENK


- PEZEVENK[Erm.] ile/ve/||/<> GAVAT/KAVAT[Ar. < KAVVÂD]


- PƏRT OLMAQ[Azr.] = İÇERLEMEK[Tr.]


- PƏZƏVƏNG[Azr.] = İRİ YAPILI/TORAMAN[Tr.]


- PFUND SERIES[İng.] / SÉRIES DE PFUND[Fr.] ile/değil/yerine/= PFUND DİZİLERİ


- PFUND-SERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PFUND SERİSİ


- PH/POWER OF HYDROGEN[İng.] değil/yerine/= HİDROJEN GÜCÜ


- PH ile PUANTOMETRE

( Asitlik ya da bazlık derecesi. İLE Işık yeğinliğini/şiddetini ölçen aygıt. )


- PHALL-/PHALLO- ile/||/<> BALAN-/BALANO-

( Penis. İLE/||/<> Glans penisle ilgili. )


- PHASE vs. LAP/STAGE


- PHASE :/yerine AŞAMA


- PHD/DOCTOR OF PHILOSOPHY[İng.] değil/yerine/= AKADEMIK UZMAN


- PHİL-/-PHİL/-PHİLE/-PHİLİA/-PHİLİC/PHİLO-/-PHİLY ile/||/<> PHOB-/-PHOBE/-PHOBİA/-PHOBİAC/PHOBO-

( Sevme, eğilimi olma, eğilim, hastalık derecesinde eğilim. İLE/||/<> Korku, kaygı, fobisi olan. )


- PHILOMYTHOS ile/ve PHILOSOPHOS


- PHILONOUS ile/ve/||/<> HYLAS


- PHIN/PUBLIC HEALTH INFORMATION NETWORK[İng.] değil/yerine/= HALK SAĞLIĞI BİLGİ AĞI


- PHMETRİ/POWER OF HYDROGENMETRY[İng.] değil/yerine/= HİDROJEN GÜCÜ ÖLÇÜMÜ


- PHONE :/yerine TELEFON


- PHOTO :/yerine FOTOĞRAF


- PHOTOCATALYSIS ile/||/<> BIOREMEDIATION ile/||/<> ADSORPTION ile/||/<> ÇEVRE TEMİZLEME

( Kirlilik giderme teknolojileri. )

( Formül: OH• radikal üretimi )


- PHP'DE:
ECHO ile PRINT

( Echo, print'e göre işlemciyi daha verimli kullanır. )


- PHP'DE YORUM SİMGESİ:
// ile/ve/||/<>/> /* ... */

( Tek satır için. İLE/VE/||/<>/> Birkaç satır için. )


- PHR/PERSONAL HEALTH RECORD[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL SAĞLIK KAYDI


- PHRASE :/yerine İFADE


- PHYSICIAN :/yerine HEKİM, DOKTOR


- PHYSIOLOGICAL NEEDS vs./and PSYCHOLOGICAL NEEDS


- PHYSİ-/PHYSİO- ile/||/<> PHYT-/-PHYTE/PHYTİ-/PHYTO- ile/||/<> DENDR- ile/||/<> PHARMACO-

( Doğa ile ilgili, doğal, fizyoloji ile ilgili. İLE/||/<> Bitki, vejetasyon, bitkisel, parazit ile ilgili. İLE/||/<> Ağaç. İLE/||/<> İlaç ya da ilaç nesneleri ile ilgili. )


- PI-MESON[İng.] / MÉSON Π[Fr.] / PI-MESON[Alm.] ile/değil/yerine/= Pİ MEZONU


- Pİ SAYISI (ÇİN) ile/||/<> Pİ SAYISI (ARŞİMET)

( Liu Hui pi sayısını 3.14159 olarak hesapladı İLE Arşimet 3.14 civarında bulmuştu. )

( Liu Hui tarafından 263 yılında keşfedildi/formüle edildi. (220-280) (Ülke: Çin) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Pi sayısı hesaplaması) )


- PIANO :/yerine PİYANO


- PİÇ (ETMEK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/> HİÇ (ETMEK)


- PİÇ ile GÖBEL

( ... İLE Babası belirli olmayan çocuk. | Kimsesiz, başıboş çocuk. | Çocuk. | Sınırları ayırmak için tarla kenarlarında yapılan toprak tepecikler. )


- PİÇ/FIR/KOPİL[Yun.] ile PUŞT[Fars.]


- PİÇ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YETİM/ÖKSÜZ


- PICTURE :/yerine RESİM


- PID İLE LQR İLE MPC ile/||/<> ROBOT KONTROLÜ

( Robot hareket kontrol algoritmaları. )

( Formül: u = Kp×e + Ki∫e + Kd×de/dt )


- PİDE ile FODLA[Ar.]

( ... İLE Çoğunlukla imaretlerde, yoksullara verilen, kepekli undan yapılmış, pideye benzer bir tür ekmek. )


- PİDE ile GÖMBE

( ... İLE Mayalı ya da mayasız, yağlı ya da yağsız olarak yapılan bir tür kül pidesi. )


- PİDE[Yun.] ile KİRDE[Fars. < GİRDE]

( Mayalı hamurdan yapılan, ince, yayvan yiyecek. İLE Genellikle mısır unuyla yapılan bir pide türü. )


- PİDE/FODLA ile SOMUN/ERMENİ EKMEĞİ ile FRANCALA

( Arpa unu karıştırılırdı. İLE Buğday, arpa, çavdar, mısır unundan. İLE Beyaz undan yapılırdı. )

( Sarayda pişirilen ekmeklerin unu, Bursa'dan, özel olarak getirtilirdi. [330 ton/ay] )


- PIE :/yerine TURTA


- PIECE BY PIECE vs. ALL IN PIECES


- PIECE vs. ENTIRE/WHOLE


- PIECE :/yerine PARÇA


- PIECE vs./and MANNER


- PIERRE LOTI değil/yerine/ya da ÜÇ ŞEHİTLER değil/yerine/ya da İDRİS-İ BİTLİSÎ TEPESİ


- PIERRE PAUL BROCA ile/ve/||/<> CARL VERNICKE


- PİETA ile ...

( Meryem'in üzüntülü kompozisyonları. )


- PIEZOELECTRIC SENSOR[İng.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK ALGILAYICI


- PIEZOELECTRIC IGNITOR[İng.] / ALLUMEUR PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] / PIEZOELEKTRISCHER ZÜNDER[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK ATEŞLEYİCİ


- PIEZOELECTRIC TRANSDUCER[İng.] / TRANSDUCTEUR PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- PIEZOELECTRIC HYSTERESIS[İng.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK ERESİM


- PIEZOELECTRIC EFFECT[İng.] / EFFET PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] / PIEZOELEKTRISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK ETKİ


- PIEZOELECTRIC MATERIALS[İng.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK GEREÇLER


- PIEZOELECTRIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] / PIEZOELEKTRISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK KRİSTAL


- MATÉRIAUX PIÉZOÉLECTRIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK MALZEMELER


- PIEZOELECTRIC OSILATOR[İng.] / OSCILLATEUR PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] / PIEZOELEKTRISCHER OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK OSİLATÖR


- PIEZOELECTRIC RESONATOR[İng.] / RÉSONATEUR PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] / PIEZOELEKTRISCHER RESONATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK REZONATÖR


- PIEZOELECTRIC OSCILLATOR[İng.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK SALINGAÇ


- PIEZOELECTRIC FILTER[İng.] / FILTRE PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] / PIEZOELEKTRISCHES FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK SÜZGEÇ


- PIEZOELECTRIC GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] / PIEZOELEKTRISCHER GENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK ÜRETEÇ


- PIEZOELECTRIC[İng.] / PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK


- PIEZO-OPTICAL EFFECT[İng.] / EFFET PIÉZO-OPTIQUE[Fr.] / PIEZOOPTISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO OPTİK ETKİ/EFEKTİ


- PİEZOELEKTRİK İLE PİROELEKTRİK İLE FERROELEKTRİK ile/||/<> ELEKTRİK TEPKİ MALZEMELERİ

( Elektrik alan-mekanik/termal etkileşim. )

( Formül: d₃₃ (piezo katsayı) )


- PİGEONHOLE İLE RAMSEY İLE ERDŐS ile/||/<> KOMBİNATORİK İLKELER

( Varlık ve sayma teoremleri. )

( Formül: R(3 ile3) = 6 )


- PİGME ile ABORJİN ile AINU ile İNUİT

( Afrika yerlisi. İLE Yeni Zelanda yerlisi. [Lat.: Roma'lıların ilk ataları. | Yerliler. | İlk oturanlar.] İLE Japonya yerlisi. İLE Kuzey Amerika yerlisi. )


- PİGME ile/ve EFE

( Afrika yerlisi. İLE/VE Kongo'daki Pigme'ler. )


- PİGME'LERDE:
KAYIK yerine KÖPRÜ


- PİGMENT İLE DYE İLE LAKE İLE TONER ile/||/<> RENKLENDİRİCİ TÜRLERİ

( Boya ve pigment çeşitleri. )

( Formül: λmax absorpsiyon )


- PİGMENT[Fr. < Lat.] PİGMENTLERİN TEMEL RENKLERİ

( Canlı bir organizmanın oluşturduğu, ona özel bir renk veren kimyasal madde. İLE Siyah, mor, kırmızı, mavi. )


- PIHTILANMAK ile PIHTILAŞMAK ile PIHTILAŞTIRMAK ile PIHTILAŞABİLMEK ile PIHTI


- PIHTILAŞABİLİR ile PIHTILAŞTIRICI ile PIHTILAŞMAK ile PIHTILAŞMIŞ ile PIHTILAŞMIŞ KAN ile PIHTILAŞMA ile PIHTI

( COAGULABLE vs. COAGULANT vs. COAGULATE vs. COAGULATED vs. COAGULATED BLOOD vs. COAGULATION vs. COAGULUM )

( انعقاد پذيري ile انعقاد پذير ile منعقد کننده ile منعقد کردن ile دلمه کردن ile دلمه شدن ile منعقد ساختن ile منعقد ile خون بسته ile لختگي ile انعقاد ile انعقاد شير )

( ENEGHAD PAZYRY ile ENEGHAD PAZYR ile MANAGHAD KONANDEH ile MANAGHAD KARDAN ile DELMEH KARDAN ile DELMEH SHODAN ile MANAGHAD SAKHTAN ile MANAGHAD ile KHON BASTEH ile LAKHTGY ile ENEGHAD ile انعقاد شير )


- PIHTILAŞMA ile DONMA


- PII/PERSONAL IDENTIFIABLE INFORMATION[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL TANIMLANABİLİR BİLGİ


- PEAK AREA, PEAK HEIGHT[İng.] ile/değil/yerine/= PİK ALANI, PİK YÜKSEKLİĞİ


- PİK/PEAK[İng.] değil/yerine/= TEPE | DORUK


- PİKAJ ile PİKAJCI/LIK


- PİKAP[İng.] ile PİKAP[İng. < PICK-UP]

( Elektrikle ya da pille çalışan, plak dinlemekte kullanılan aygıt. İLE Küçük kamyon, kamyonet. )


- PİKNİK ile PİKNİKÇİ/LİK ile PİKNİK TİP ile PİKNİK TÜPÜ ile PİKNİK YERİ ile PİKNİK ALANI


- PIXEL[İng.] ile/değil/yerine/= PİKSEL


- PİL-/PİLİ-/PİLO- ile/||/<> TRİCH-/TRİCHO-

( Kıl. İLE/||/<> Saç, saçların durumu ile ilgili, kıl. )


- PİLAV(/YEMEK) PİŞİRMEDE:
"DEMLENDİRME" ile/ve/||/<> "DİNLENDİRME"


- PİLAV ile/ve/değil/yerine/||/<>/< PLAN


- PİLAV:
BEYAZ PİRİNÇTEN yerine KABUKLU PİRİNÇTEN (YA DA BULGUR PİLAVI)


- PILE :/yerine YIĞIN


- PILI-PIRTI (ESKİ EŞYA)(NI TOPLAMAK)


- PİLİÇ ile BULADA[< Yun.]

( ... İLE Büyük piliç. )


- PİLİÇ ile/ve TAVUK

( Dünyadaki tüm piliçlerin kökeni Kırmızı Orman Tavuğu denen Tayland'a özgü bir tür sülüne dayanmaktadır. )

( Amerika kıtasında 1500'lerden önce hiç piliç yoktu. Kıtaya pilici ilk götüren İspanyol'lar oldu. )

( Öteki dillerde GIT GIT GIDAK[Türkçe'de]: * GAK GAK[Almanya'da] * GOK GOK[Danimarka'da] * KOT KOT[Finlandiya ve Macaristan'da] * KOTKOTKODAT[Fransa'da] * TOK TOK[Hollanda'da] * GUK GUK[Tayland'da] )

( HURÛS-BEÇE ile/ve ... )

( PULLET vs./and CHICKEN )


- PİLİÇ ile YARGA/YARKA

( ... İLE Büyük piliç. )


- PİLONİDAL SİNÜS ile/ve/||/<> PİLONİDAL APSE

( Açıklamalarını okumak için burayı tıklayınız... )


- PİLOT ÇALIŞMA/PİLOT STUDY[İng.] değil/yerine/= ÖNCÜL ÇALIŞMA


- PILOT PLANT[İng.] / INSTALLATION EXPERIMENTALE[Fr.] / VERSUCHSANLAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= PİLOT TESİS


- PİLOT[Fr. < Yun.] ile PİLOT[Fr. < Yun.]

( Bir hava taşıtını kullanmak ve yönetmekle görevli kişi. İLE Deneme niteliğinde olan. )


- PILOT :/yerine PİLOT


- PİLOT/LUK ile PİLOT BÖLGE ile PİLOT KÖŞKÜ ile PİLOT KABİNİ


- pilul/pil.[Lat. < PILULA] değil/yerine/= HAP


- PIM/PERSONAL INFORMATION MANAGEMENT[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL BİLGİ YÖNETİMİ


- PIMS/PERSONAL INFORMATION MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL BİLGİ YÖNETİM DÜZENİ


- PIN-DIODE[İng.] / DIODE-PIN[Fr.] / PIN-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PİN DİYOT


- PİNA ile MİDYE

( Telli bir çalgı.[Çin kökenli] | Bir tür yumuşakça. | Midyenin büyüğü. İLE ... )


- PINAR MAHALLESİ :

( İlçenin gecekondu mahallelerinden biridir. 1962'de İstinye'den ayrılarak mahalle oldu. Pınar Mahallesi; Reşitpaşa, Poligon ve Darüşşafaka Mahalleleri ile Büyükdere Caddesinden sınır alır. Mahalle ismini mahalle sınırları içinde bulunan pınar'dan almaktadır. 1992 nüfus sayımına göre mahallenin nüfusu 9.321'dir. )


- PINAR MEMBA SUYU :

( Pınar mahallesi parkının yakınlarından çıkan ve mahalleye ismini veren Pınar memba suyu içme suyu olarak kullanılmaktadır. )


- PINAR ile PINAR BAŞI


- PINK :/yerine PEMBE


- PINOSITOZ/PINOCYTOSIS[İng.] değil/yerine/= GÖZE SIVI İÇİMİ


- PİNTİ[Azr.] = PASAKLI[Tr.]


- PIPETTE[İng.] / PIPET[Alm.] ile/değil/yerine/= PİPET


- PIR PIR (UÇMAK)


- PİRAMİT ile KIZIL/KIRMIZI PİRAMİT


- PİRAMİTLER:
[BOSNA ile GİZA ile TİKAL ile MAURITIUS ile KOHKER ile GUIMAK ile ENDONEZYA ile JİLİN ile BEYAZ ile KUKULKAN ile SUDAN ile SUALTI ile KÜBA ile YONAGUNİ ile BALİ ile MAYA ile JAVA ile KAMBOÇYA ile AVUSTRALYA ile GUATEMALA] ile
MODERN PİRAMİTLER
[MOSKOVA ile KANADA ile CEITUS ile MEMPHIS ile LAS VEGAS]

( [Bosna'da. İLE Mısır'da. İLE Guatemala'da. İLE Mauritius'ta. İLE Kamboçya'da. İLE Kanarya Adaları'nda. İLE Endonezya'da. İLE Kuzeydoğu Çin'de. İLE Çin'de. İLE Meksika'da. İLE Sudan'da. İLE Portekiz açıklarında. İLE Küba açıklarında. İLE Japonya'da. İLE Bali adalarında. İLE Güney Amerika'da. İLE Java adalarında. İLE Kamboçya'da. İLE Avustralya'da. İLE Guatemala'da.]
İLE
Modern:
[Rusya'da. İLE Kanada'da. İLE Roma(İtalya)'da. İLE Amerika'da. İLE Amerika'da.] )

( En çok piramitin bulunduğu ülke, Mısır değil Sudan'dır[220 piramit bulunmaktadır.] )


- PİRAMİTLER:
KHUFU ile/ve KHAF-RA ile/ve MENKAURA

( KEOPS ile/ve KEFREN ile/ve MİKERİNOS )


- PIRANI GAUGE[İng.] / JAUGE DE PIRANI[Fr.] ile/değil/yerine/= PİRANİ ÖLÇERİ


- PİR'E KADAR ile PEYGAMBER'E KADAR


- PİRE ile BİTKİ PİRESİ

( )


- PİRE ile KÖPEK PİRESİ

( ... İLE Siphonaptera takımının gerçek pireler(Pulicidae) ailesinde yer alan, erginleri 2-3 mm boyunda, kırmızımsı esmer renkte, köpek, kedi, tavşan, sıçan ve insanı sokup emerek beslenen, kaşıntı ve gelişme geriliğine neden olan, veba hastalığının taşıyıcılığını yapan böcek türü. )

( FLEA vs. DOG FLEA )

( ... avec PUCE DU CHIEN )

( ... mit HUNDEFLOH )

( ... vs. CTENOCEPHALIDES CANIS )


- PİRÎ PAŞA MEDRESESİ MESCİDİ / SOĞUKKUYU MESCİDİ / KANLI MEDRESE MESCİDİ ile PİRÎ PAŞA MESCİDİ

( Zeyrek'te, Pirî Paşa Sokağı'ndadır. İLE Hasköy, Sütlüce'dedir. )

( 1543'te, Pirî Paşa tarafından. İLE 1520'de, Sadrazam Pirî Mehmed Paşa tarafından. )


- PIRIL PIRIL (PARLAMAK, PARILDAMAK)


- | PİRİNÇ EKMEK ile AĞAÇ DİKMEK |
ile/ve/değil/||/<>/<
ÇOCUK YETİŞTİRMEK

( [öngörümüz/"beklentimiz"] Bir yıllıksa. İLE On yıllıksa. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Yüz yıllık olursa. )


- PİRİNÇ:
PİLAV ile/ve/değil/||/<>/> ÇORBA

( Suyunu çekerse. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Çekmezse. )


- PİRİNÇ ile ANBERBU/Y[Ar. ANBER + Fars. BÛ]

( Pirinç.[hubûbat] | Pilav. | Pirinç.[Maden] İLE Hindistan'da, İran'da yetişen, piştiğinde güzel bir koku veren, iri ve uzun daneli bir pirinç türü. )

( PİRİNÇ MÜZESİ: Malezya'da, Langkawi'dedir. )

( ERZ/ERÜZ ile ... )

( BİRİNC ile ... )

( RICE vs. INDIAN RICE )


- BRASS[İng.] / LATION[Fr.] ile/değil/yerine/= PİRİNÇ


- PİRİNÇ ile PİRİNÇ RENKLİ ile PİRİNÇ ŞAPKA ile MUŞTALAR ile PİRİNÇ İŞÇİSİ

( BRASS vs. BRASS COLORED vs. BRASS HAT vs. BRASS KNUCKLES vs. BRASS WORKER )

( افسر ارشد ile نحاس ile برنگ برنج ile شخص مهم ile پنجه بوکس ile صفار )

( AFSAR ERSHOD ile نحاس ile BARANG BARANJ ile شخص مهم ile PANJEH BOX ile SAFAR )


- PİRİNÇTE:
SİYAH TAŞ ile/ve/değil/||/<>/< BEYAZ TAŞ


- PYRITE[İng.] / PYRITE[Fr.] / PYRIT[Alm.] ile/değil/yerine/= PİRİT


- PIRLANTA[İt. BİRİYYAN < Fr. BRILLANT: Parlayıcı.] ile/ve/< ELMAS

( Birçok façetası olacak biçimde yontulmuş, foyasız, işlenmiş elmas. | Üzerinde pırlanta olan. İLE/VE/< Saf karbondan meydana gelir. Yerin 160 - 480 km. altında oluşur. [Tüm elmaslar yerin altında yüksek ısı ve basınç altında oluşur ve yer yüzeyine volkanik patlamalar sonucu gelir.] )

( Kaşıkçı Elmas'ı 86 Kırat'tır ve etrafında 49 küçük elmas bulunur. )

( Hollanda'da Elmas Müzesi'ni ziyaret edebilirsiniz. )

( Kudüs, elmasın merkezidir. )

( ... İLE/VE/< Işık elmasın içinden saniyede ancak 130.000 km. hızla geçer. )

( Kavram. İLE/VE/< Töz. )

( Çok çalışmak. İLE/VE/< Çalışmak. )

( BRILLIANT vs./and/< DIAMOND )


- PYROMAGNETIC[İng.] / PYROMAGNÉTIQUE[Fr.] / PYROMAGNETIK, PYROMAGNETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= PİROMANYETİK


- PIRPI değil/yerine/= YILANTAŞI

( Yılan sokmasına karşı ilaç olduğuna inanılan bir tür taş. )


- PIRPIRLAMAK ile PIRPIRLANMAK ile PIRPI ile PIRPIR ile PIRPIT ile PIRPITÇI