Beş(5) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 47.075 başlık/FaRk ile birlikte,
47.075 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(107/190)
- KUBİT İLE SÜPERPOZİSYON İLE DOLANIKLIK İLE ÖLÇÜM ile/||/<> KUANTUM BİLGİ
( Kuantum bilgisayarların temel kavramları. )
( Formül: |ψ⟩ = α|0⟩ + β|1⟩ )
- KÜBİT = 45 cm.
- KUBUR ile KUBUR[Ar. < KABİR/KABR]
( Tuvalet deliğinden lağıma inen boru. | Boru biçiminde kap. | Bir tür tabanca, dolma tabanca. İLE Gömüt, sin, mezar/lık, kabristan. )
- KUCAK KUCAK
( Malların bolluğunda. )
- KUCAK ile DİZ ÜSTÜ
( Göğüs bölgesi. İLE Oturma durumunda dizin üstü. )
- KUCAK ile KUCAKLAŞMAK/KOÇMAK
( Kişinin, göğüs ile diz arasındaki alana verilen ad. İLE İki gövdenin, sevgi ve coşkuyla sarılması. )
- KUCAKLAMAK ile KUCAKLANMAK ile KUCAKLAŞMAK ile KUCAKLAŞTIRMAK ile KUCAKLAYABİLMEK ile KUCAKLAŞABİLMEK ile KUCAK ile KUCAK KUCAK ile KUCAK DOLUSU ile KUCAK KUCAĞA ile KUCAK ÇOCUĞU
- KUCAKLAMAK/KUCAĞA ALMAK ile KUCAĞINA OTURTMAK
( Bir bebeği/çocuğu kollar aracılığıyla/yardımıyla göğüs bölgesinde tutmak. İLE Bir bebeği/çocuğu üst bacaklar üzerinde oturtmak. )
- Kucakta KONUŞ!!!
- KÜÇET ile
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Harizm'de yaşayan bir Türk kavmi. )
- KUCHING:
KUZEY ile/ve/<> GÜNEY
- KÜÇÜĞÜN, BÜYÜĞE SELÂM VERMESİ ile/ve/değil/yerine BÜYÜĞÜN, KÜÇÜĞE SELÂM VERMESİ
- KÜÇÜK AK BALIKÇIL ile BÜYÜK BALIKÇIL
( İki kat büyüktür. )
- KÜÇÜK AKICI MARTI ile PENGUEN
- KÜÇÜK ARMUTLU MERKEZ CAMİİ :
( Fatih Sultan Mehmet mahallesinin Küçük Armutlu yerleşim bölgesinde yen alan cami yeni camilerden olup tarihi özelliği yoktur. )
- KÜÇÜK ATARDAMAR ile ATARDAMAR
( ARTERIOLE vs. ARTERY )
- KÜÇÜK CEDEL ile/ve BÜYÜK CEDEL
- ÇÖZÜMLER:
KÜÇÜK ile/ve/||/<> ARA ile/ve/||/<> YALIN
- KÜÇÜK DELİKLER = MESÂMMÂT = PORES
- KÜÇÜK DERT ile/ve/||/<> BÜYÜK DERT
( Konuşur/konuşturur. İLE/VE/||/<> Dilsizdir. )
- KÜÇÜK DÜNYA ile/||/<> DÜZENLİ ÖRGÜ
( Küçük dünya kısa yol + kümelenme, düzenli sadece yerel. )
( Formül: 6 derece İLE örgü )
- KÜÇÜK EFENDİ KÜLLİYESİ ile ...
( Kocamustafapaşa'dadır. [Nakşibendi Tekkesi olarak kullanılırdı.] )
- KÜÇÜK/BÜYÜK(MİKRO/MAKRO) EVREN(KOZMOS)
- KÜÇÜK GÖRMEK ile/ve/<> KÜÇÜK DÜŞÜRMEK
- KÜÇÜK GÜNAH ile BÜYÜK GÜNAH
( Allah'ın, adâletiyle muamele edeceği zaman küçük günah yoktur. İLE Allah'ın, faziletiyle muamele edeceği zaman büyük günah yoktur. )
- KÜÇÜK GÜVENCELİK/KASKO ile/ve/||/<> DAR GÜVENCELİK/KASKO
( Küçük güvencelik/kasko, araçlarda oluşan küçük ölçekli kayıpların sigorta şirketi tarafından üstlenilmesi için hazırlanan bir üründür. Dolayısıyla güvence kapsamları sınırlıdır. Güvenceleri, sigorta şirketi bazında değişiklik gösterse de çoğunlukla boyasız araç kaportası onarımı, döşeme tamiri, göçük kurtarma, leke çıkarma gibi küçük onarımları kapsar. Bu tür, araçta farklı nedenlerle oluşan kozmetik sorunların poliçe kapsamında giderilmesini olanaklı kılar. İLE/VE/||/<> İçerdiği güvenceler nedeniyle genelde yoğun trafikte uzun süre araç kullanan sürücüler tarafından yeğlenir. Boyada ya da çamurlukta oluşan hafif çizikler de dâhil olmak üzere küçük hasarlarda devreye girmesi sayesinde aracın hasarsızlık oranı bozulmamış olur ve araç sahipleri bir sonraki yenileme döneminde avantajlı fiyatlarla kasko poliçelerini devam ettirebilme olanağına kavuşur. [Standart kasko paketleriyle beraber kullanımı sık karşılaşılan bir uygulamadır.] )
- KÜÇÜK HESAP ile/değil/yerine/>< AYRINTI
( "Küçük/güdük zihin"liler "uğraşır". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Profesyoneller uğraşır. )
( Gözü, tanede olan kuşun, ayağı, tuzaktan kurtulmaz. )
( FERİ[Ar.]: Ayrıntılarla ilgili, ayrıntı niteliğinde olan. | İkinci derecede/n olan. )
- [ne yazık ki]
KÜÇÜK HESAP ile/ve/||/<>/>/< BİLGİSİZLİK
( İkirciğe neden olur. İLE/VE/||/<>/>/< Hesapsızlığa ve fazla/yersiz "atılganlığa" neden olur. )
- KÜÇÜK HÜCRELER = HÜCERÂT-I SIĞÂR = PETITES LOGES
- KÜÇÜK İŞ ile/ve/<> BÜYÜK İŞ
( [iş/çalışma/etkinlik] Kent içindeyse. İLE/VE/<> Kent dışındaysa. )
( Küçük çocuklara, işe gitmenin ve geri dönüşün ne kadar süreceğini anlatmak üzere kullanılabilecek sözler. )
- KÜÇÜK KAN DOLAŞIMI ile/ve/<> BÜYÜK KAN DOLAŞIMI
( Sağ karıncıktan çıkan akiğer atardamarı kalbin hemen üzerinde ikiye ayrılarak biri sağ öbürü sol akciğere ider. Akciğerde kan temizlendikten sonra her akciğerden bir çift toplardamar halinde çıkarak sol kulakçığa dört koldan dökülür. Kalple akciğer arasındaki bu dolaşıma "Küçük Dolaşım" denir. İLE/VE/<> Sol karıncıktan çıkan aort, sola doğru kıvrılarak bir yay yapar. Bu yaydan başa ve kollara damarlar ayrılır. Daha sonra aort aşağı doğru kıvrılarak diyaframı deler ve karın boşluğuna geçer; kalça hizasında ikiye ayrılarak bacaklara uzanır. Bu aralıkta, iç organlara ve kaslara dallar verir. Gövdenin alt kısımlarında oksijensiz kan al ana toplardamarı ile gövdenin üst kısmından toplanan oksijensiz kan ise üst ana toplardamarı ile kalbin sağ kulakçığına dökülür. Bu dolaşım sistemine de "Büyük Dolaşım" denir. )
( KÜÇÜK KAN DOLAŞIMI - İBN. NEFİS, FAZIL b. NÂTIK ve HARVEY )
( Kanımızın, gövdemizi dolaşması, yalnızca 22-23 saniye sürmektedir. )
(
)
- KÜÇÜK KEDİLERDE:
SİNGAPUR ile MUNCHKIN ile CORNISH REX ile DEVON REX ile AMERİKAN KIVIRCIĞI/AMERICAN CURL
- KÜÇÜK KOL ÖRTÜLERİ ile/ve/<> ORTA KOL ÖRTÜLERİ
- YILDIZLAR:
KÜÇÜK KÜTLELİ ile/ve/||/<>/> BÜYÜK KÜTLELİ
( Sessiz. İLE/VE/||/<>/> Büyük bir patlama ile. )
- KÜÇÜK MAHMUT BABA :
( Nafi Baba'nın ölmesi üzerine (1908) Tekkenin başına oğlu Küçük Mahmut Baba geçti. Küçük Mahmut Baba devlet hizmetinde çalışan bir görevliydi. Dâhiliye Nazırlığı özel kaleminde, Gümrük Müdürlüğünde; Darülfünunda İngilizce öğretmeni olarak çalışmıştı. Tekkeler kapatılırken (1925) tekkenin son şeyhi idi. )
- KÜÇÜK NÜKLEER RNA (KNRNA)[İng. SMALL NUCLEAR RNA] ile/||/<> KÜÇÜK POPÜLASYON BOYUTU ETKİSİ[İng. SMALL POPULATION SIZE EFFECT]
( Protein sentezinde doğrudan yer almayan ancak RNA eklenmesi (splicing) sırasında rol alan, küçük yapılı (90-300 nükleotid), gözesel mimariye sahip RNA parçaları. 6 tip knRNA vardır: U1 den U6'ya kadar isimlendirilmekte. Bu genler çoklu-A kuyruklarını kodlamazlar. @@ Küçük popülasyonlarda gen frekansında meydana gelen hızlı değişim.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KÜÇÜK OLASILIK değil DÜŞÜK OLASILIK
- KÜÇÜK ORMAN KARTALI ile YILAN KARTALI
( Tüyleri, kemiklerinden iki kat daha ağırdır. İLE ... )
( ... vs. SPOTTED EAGLE )
( ... cum AQUILA POMARINA )
- KÜÇÜK PARÇA ile KIYMIK
( ... İLE Çok küçük ve sivri tahta, demir ya da kemik parçası. )
- KÜÇÜK ROK ile BÜYÜK ROK
- KÜÇÜK ŞALGAM = YAĞ ŞALGAMI
( Turpgillerden, çiçekleri kokulu, tohumlarından ışık araçlarında ve sabun yapımında kullanılan bir yağ çıkarılan, kolzaya benzeyen bir bitki. )
( BRASSICA RAPA )
- KÜÇÜK ŞEYLER ve/||/<>/> BÜYÜK ŞEYLER
( Yaşam, küçük şeylerden oluşur. VE/||/<>/> Eğer seversek, büyük olurlar. )
- KÜÇÜK ÜNLÜ(LER) ile BÜYÜK ÜNLÜ(LER)
- KÜÇÜK YEŞİL AĞAÇKAKAN ile YEŞİL AĞAÇKAKAN
( ... İLE Avrupa'da bulunur. )
( ... İLE "Yağmur kuşları" olarak da bilinir. [kahkahaya benzeyen farklı bir sesi duyuluyorsa yağmur geliyor demektir.] )
( ... İLE Bir zamanlar İngilizce'de 40'a yakın bölgesel adı vardı. [Hewhole, Wudewale, Galley Bird, Yaffle(halen kullanılmaktadır! [anlamı: "doymak bilmeden yemek"tir. Bir oturuşta 2000 karınca yiyebildiği için])]
GREY-HEADED WOODPECKER vs. HEWHOLE )
( PICUS CANUS cum PICUS VIRIDIS )
- KÜÇÜK ZİHİN ile/değil/yerine/<>/> ORTA ZİHİN ile/değil/yerine/<>/> İLERİ ZİHİN
( Kişilerle uğraşır. İLE/DEĞİL/YERİNE Olaylarla uğraşır. İLE/DEĞİL/YERİNE Düzenle/sistemle uğraşır. )
( "Her sorunun" kendince bir yanıtı/açıklaması vardır. İLE/DEĞİL/YERİNE Deneyimlerinden öğrenir. İLE/DEĞİL/YERİNE Herşeyden ve herkesten öğrenir. )
( "Dengini" arar. İLE ... İLE/DEĞİL/YERİNE Kendini arar. )
( "İleri zihinler, kendi çağının ötesindedir, zekiler, kendine bir şeyler çıkarır ve ahmak olan da buna karşı koyar.[The great person is ahead of their time, the smart make something out of it, and the blockhead, sets themselves against it.]" )
- KÜÇÜK, CELALETTİN (AMASYA/TAŞOVA, 1965) :
( Emekli Maliyeci. İktisat Fakültesi Maliye Bölümünden mezun oldu. 1995'te Maliye Bakanlığından tayin olarak Sarıyer'e geldi ve buradan 2018'de emekli oldu. 2009 yılında kurduğu Simas Ajans'ta Turizm, Reklam, Organizasyon, Garifik Tasarım ve Matbaacılık işleri ile iştigal etti 2002'de Sarıyer'in ilk web sitesi olan sariyerim.com web portalını kurdu. Sarıyer'de hazırlanan ilk Kültür Edebiyat ve Sanat Dergisi olan Simas'ı yayımlamaya başladı. Aynı zamanda Aktüel Dergisini çıkarıyor. )
- KÜÇÜK ile GÜDÜK
- KÜÇÜK ile/ve/<> KÜÇÜLTÜLMÜŞ
- KÜÇÜKDERE CAMİİ :
( Baltalimanı mahallesi sınırları içindeki Küçükdere camii 2001'de yapılmış olup tarihi özelliği yoktur. )
- KÜÇÜK-MÜÇÜK
- [ne yazık ki]
"KÜÇÜK ŞEYLERİ KONUŞMAMAK" ve/||/<>/>/ne yazık ki BÜYÜK ŞEYLERİ KONUŞAMAMAK
- [ne yazık ki]
!"KÜÇÜMSEMEK" ile/ve/||/<>/> KÜÇÜMSEDİĞİNE GEREKSİNİM DUYMAK/MUHTAÇ KALMAK
( Kapalı olan Antep fıstığını, bırakıp sonunda, o kapalı olanları açmaya çalışmak kadar komik, çaresiz ve vahim durumlara düşmemek için çoğu ufak/değersiz/yetersiz "görünen" şeyi ve kişiyi küçümsememek gerekir. )
- KÜÇÜREK ile KÜÇÜMEN
( Biraz küçük. İLE Benzerlerinden daha küçük olan, pek küçük. )
- KÜDÂS ile ...
( Hayvan aksırığı. )
- KUDRET BEY KÖŞKÜ :
( Sarıyer'de ve Sırrı Bey sokakta olan bu mükemmel köşke Pembe Köşk'te denilmektedir. Bu bina 2008'de yıkılarak ortadan kalktı. )
- KUDRET değil/yerine/= ERKÜÇ
- KUDRET ve İRÂDE
( CAPABLE and WILL[POWER] )
- KUDRET ve/> KİBİR
( Süreklilik ve kalıcılık vehmine yol açar/açabilir. )
( CAPABLE and/> ARROGANCE )
- KUDRET[Ar.] ile TÂKAT[Ar.]
- KUDÜM[Ar.]/SMALL DRUM OTTOMAN[İng.] ile ...
( Uzak bir yerden gelme, ayak basma. | Türk müziğine ait usûl vurma aletlerinden. Mehter takımlarında~tekkelerde kullanılmış, metal kâseli bir çift küçük davuldan oluşan çalgı. )
- KUDUMİYE ile/||/<> CAİZE ile/||/<> DÎVÂNÎ
( Sultan ve devlet ileri gelenlerinin seferden dönmesi dolayısıyla yazılan şiire verilen ad. İLE/||/<> Şairlerin, şiirlerinde övdüğü büyük kişilerden aldığı bahşiş. İLE/||/<> Yaygınlık kazanmış bir yazı türü. )
- KUDURGAN = AZGIN
- KUDURMAK ile FITIK OLMAK
- KUDURUK ile/ve AZGIN
- KUDUZ AŞISI (PASTEUR) ile/||/<> ÇİÇEK AŞISI (JENNER)
( Pasteur kuduz aşısını zayıflatılmış virüs ile geliştirdi İLE Jenner çiçek aşısını inek çiçeği virüsü ile buldu. Pasteur laboratuvar koşullarında zayıflatma yaptı İLE Jenner doğal bir çapraz bağışıklık kullandı. İkisi de aşı biliminin temelini attı. )
( Louis Pasteur tarafından 1885 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )
- KUDUZ ile KUNDUZ
- KUDUZ/LUK ile KUDUZ OTU ile KUDUZ BÖCEĞİ ile KUDUZ BÖCEKLERİ
- KUDZU[Lat. PUERARIA MONTANA] ile ...
( Amerika'nın güney bölgelerinde. )
- KUELA ile KIRMIZI GAGALI KUELA
( ... İLE Dünya üzerindeki en geniş nüfusa sahip kuş türüdür. )
( )
- KÜFE[Ar.] ile KEFE[Ar. < KEFFE]
( Genellikle söğüt ya da başka ağaç dallarından örülen, yük taşımaya yarayan, kaba ve dayanıklı sepet. | Bu sepetin alabildiği ölçüde olan. | Kıç. İLE Terazi gözlerinden her biri. )
- KÜFE[Ar.] değil/yerine/= SEPET
( Genellikle söğüt ya da başka ağaç dallarından örülen, yük taşımaya yarayan, kaba ve dayanıklı sepet. | [argo] Kaba et, kıç. | Bir küfenin alabileceği miktar. )
- KÛFÎ(ÜMMÜ'L-HUTÛT) ile ÂKLÂM-I SİTTE([Ar.] Altı kalem, altı yazı.])
( * MUHAKKAK * REYHÂN(Î) * SÜLÜS * NESH/NESİH * TEVKÎ' * RİK'A/REKAA' )
( HÂFIZ OSMAN (Ö. 1642) )
- Küfür edeceğine SUS!!!
- KÜFÜR ETMEK ile/değil/yerine "BU DA VAR(MIŞ)" DEMEK
- KÜFÜR ETMEK/EDEN/ŞATİM[Ar. < ŞETM] ile/değil/yerine/>< ŞÜKÜR ETMEK/EDEN
- KÜFÜR-KAHIR
- KÜFÜR[Ar. KFR/KÂFİR: Örten. | Çiftçi.] (ETMEK) değil/yerine/= SÖVGÜ/SÖVMEK
- KÜFÜR KIYAMET -ile
- KÜFÜR ile AÇIK AÇIK SÖYLENİLEMEYENLER(EUPHEMISM)
- KÜFÜR ile/ve/= AŞIRI ABARTI
( SEBBETMEK ile/ve/= ... )
- KÜFÜR değil/yerine/>< FİKİR
( Gerçeğin üstünü örtmek. DEĞİL/YERİNE/>< Gerçeğin örtüsünü açmak. )
- KÜFÜR ile GİZ/SIR
- KÜFÜR ile HÂCİRE[Ar. | çoğ. HEVÂCİR]
( ... İLE Terbiye sınırlarını aşan küfür. | Günün en sıcak zamanı. )
- KÜFÜR[Ar. KÜFR] ile/ve/||/<> HİCÂB[Ar.]
- KÜFÜR ile/ve/<> İDDİA
( Küfürlerin büyük çoğunluğu aynı zamanda birer iddialardır. )
- KÜFÜR ile İGLÂZ[< GALÎZ, çoğ. İGLÂZÂT]
( ... İLE Kaba, kötü "söz" söyleme. )
- [ne yazık ki]
KÜFÜR ile/ve/değil/||/<> İNKÂR
- KÜFÜR ile LANETLİ ile LANET ile İMLEÇ
( CURSE vs. CURSED vs. CURSING vs. CURSOR )
( شتم ile دشنام ile لعنت ile ناسزا گفتن ile مباهله کردن ile فحش دادن ile دشنام دادن ile نفرين کردن ile نفرين ile رجيم ile لعين ile ملعون ile ملاعين ile مباهله ile نفرين آميز ile لعن ile مکان نما )
( SHTAM ile DASHENAM ile LANT ile NASEZA GOFTAN ile MOBANPALEH KARDAN ile FAHSH DADAN ile DASHENAM DADAN ile NAFARYNE KARDAN ile NAFARYNE ile رجيم ile لعين ile MALON ile ملاعين ile MOBANPALEH ile NAFARYNE AMYZ ile LAN ile MAKAN NAMA )
- KÜFÜR ile/ve/||/<> LİBAS
( Örtme/örten. İLE/VE/||/<> Giysi[< elbise], örten. )
- KÜFÜR ile PİS
- KÜFÜR ve/= SİHİR
- KÜFÜR ile/ve/||/<> SİLAH ile/ve/||/<> BİAT ile/ve/||/<> YALAN
( Küfürden medet uman fikir,
Silahtan medet uman cesâret,
Biattan medet uman haysiyet,
Yalandan medet uman inanç, YOKSULDUR/FAKİRDİR... )
- KÜFÜR ile ŞİRK
( Allah'ı tanımamak. İLE Allah'ın yerine (birşey/kavram) koymak. )
( Gaflet. | Örtmek. [Kâfir: Çiftçi.] | Siyahlık, karalık. İLE Bile bile inkâr. "Ben de varım!" )
( Küfür, bilmek, anlamak istediğimiz şeyle bizim aramızda olan perdelerdir. )
- KÜFÜR değil/yerine/>< ŞÜKÜR
- KÜFÜR ile ZULÜM
- KÜFÜRBAZ[Ar. + Fars.(-bâz)] değil/yerine/= SÖVGEN/SÖVÜCÜ/AĞZI BOZUK/KARA
- KÜFÜRLEŞMEK ile KÜFÜR ile KÜFÜR KÜFÜR
- KUĞU BOYUNLU BALON DENEYİ ile/||/<> SPONTAN ÜREME İDDİALARI
( Kuğu boyunlu balon deneyi mikropların havada olduğunu kanıtlar İLE spontan üreme iddiaları canlıların kendiliğinden oluştuğunu savunur. Pasteur balonun boynu kırılınca mikroorganizmaların içeri girdiğini gösterdi İLE spontan üremenin olmadığını ispatladı. )
( Louis Pasteur tarafından 1859 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )
- KUĞU ile/değil ÖTÜCÜ KUĞU
- KUĞU ile/ve/değil TURNA
( Anadolu'da, kuğuya turna denilir. )
( ... ile/ve/değil KÜLENG )
- KUİNTET[Fr. < QUINTETTE] değil/yerine/= BEŞLİ
- KUKLA değil KUKLACI ve/||/<> BAĞCI değil/yerine ÜZÜM
- KUKLA SANATINDA:
TALAT-SÜREYYA DUMANLI ile/ve/<>/> NEVZAT AÇIKGÖZ ile/ve/<>/> DUYGU-OYA TANSI
( )
- KUKLA ile/ve ROBOT
- KUKLA/LIK ile KUKLACI/LIK ile KUKLA OYUNU ile KUKLA HÜKÜMET ile KUKLA TİYATROSU
- KÜKREMEK ile KÜKRETMEK ile KÜKRE
- KUKU[Fr.] = GUGUK
- KUKUL, SÜLEYMAN (RİZE. 1926 -) :
( Maden Mahallesinde ikamet etmektedir. Siyasete CHP saflarında başladı ve 1973 - 1977 döneminde İstanbul İl Genel Meclisi Üyesi olarak görev yaptı. )
- KÜKÜRTATAR ile KÜKÜRTÇİÇEĞİ
( Kükürtlü buhar çıkaran ve üzerinde kükürt biriken alan. İLE Kükürt buharının birdenbire soğutulmasıyla elde edilen kükürt. )
- KUL:
"DE Kİ ..." değil "KAVRA Kİ ..."
- MULTIFOLD FURNACE[İng.] ile/değil/yerine/= KÜL FRUNİ
- KÜL OLMAK" ile/ve/||/<> "GÜL OLMAK"
( Nefsini yakarak. İLE/VE/||/<> İyilik yaparak. )
- KÜL RENGİ ile GÜL RENGİ
( Odunun yanmasıyla oluşan, külün akla kara arasındaki rengi, gri. | Bu renkte olan. İLE Gül çiçeğinin rengi. | Bu renkte olan. )
- KUL ile KULA ile KULE ile KULP ile KULU ile KULELİ ile KULPLU ile KULPSUZ ile KUL CİNSİ ile KUL HAKKI ile KUL OĞLANI ile KUL YAPISI ile KUL KAHYASI ile KUL TAKSİMİ ile KUL KETHÜDASI ile KULPLU BEYGİR
- KÜL ile KÜLT ile KÜL RENGİ ile KÜL ÇÖREĞİ ile KÜL TABLASI ile KÜL RENGİ ET SİNEĞİ
- KÜL ve/<> KURŞUN ve/<> SİRKE
( Herhangi bir nesnenin, bir sonraki aşaması bulunmayan, fiziksel ve/ya da kimyasal sonları/eşikleri. )
- KUL ile/ve/<>/|| SABIR EHLİ
- KULA ÇATMAK ile/değil/yerine/>< KULAÇ ATMAK
- KULA, SEZAİ (İSTANBUL, 1941) :
( Kâğıthaneli olup Sarıyer'de ikamet etmektedir. Kâğıthane İlkokulu, Şişli Ortaokulu ve Atatürk Lisesini bitirdikten sonra Galatasaray Yüksek Okulunu bitirdi. İş olarak muhasebeciliği seçti ve Kâğıthane'de muhasebe bürosu açtı. 1958'den beri çeşitli sivil toplum kuruluşlarında ve kamuda görevler üstlendi. 1960 - 1970 - 2008 yılları arasında aralıklı olarak, Kâğıthane Spor Kulübü yönetim kurulunda 11 dönem başkan olmak üzere 19 dönem görev aldı. Kâğıthane Belediyesi Hesap İşleri Müdürlüğü (1960); İstanbul Soğanlık Belediyesi Yazı İşleri Müdürlüğü; Kâğıthane Belediye Meclisi Üyeliği (1977 - 1980); İstanbul İl Genel meclisi Üyeliği (1994 - 1980); İstanbul Büyük Şehir Başkanı olarak görev yapan Recep Tayip Erdoğan ve Ali Müfit Gürtuna'ya danışmanlık görevlerinde bulundu. Kurucusu olduğu S.S. Kâğıthane Esnaf ve Sanatkârları Kefalet Kooperatifi yöneticiliği ve 33 dönem Kâğıthane Esnaf Sanatkarlar Odası Başkanlığı; İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinde Birlik Yönetim Kurulu üyesi ve Denetim Kurulu Başkanlığı; Kâğıthane Merkez Daye Hatun Camii Onarma ve Yaşatma Derneği'nin 8 dönem Başkanlığı görevlerinde bulundu. Esnaf Teşkilatının kuruluşu olan Turizm Şirketi (ES - TUR A.Ş) ile Esnaf Vakfında (ES - VAK) yönetim kurullarında görev aldı. Birleşim Konut Kooperatifinin kurucusu olup, Denetim Kurulu Başkanlığı görevinde bulundu. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübü'nde 3 dönem Yönetim Kurulu üyesi ve yıllarca Denetim Kurul Başkanı olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nün Divan Kurulu üyesidir. )
- KULAÇLAMAK ile KULAÇ
- KÜLÂH ile KALENSÖVE[Ar. < KALENSUVE]
( Başa giyilen. | Mevlevî sikkesi. İLE Sivri tepeli külah. | Yüksük. )
- KÜLAH ile KÜLAHLI ile KÜLAHÇI/LIK ile KÜLAHSIZ
- KULAK ASMAK ile KULAK KABARTMAK
- KULAK ÇUKURU ile KULAK DIŞ BOŞLUĞU ile KULAK KEPÇESİ ile ...
( SADEFE-İ ÜZN[Ar.] ile SAHN[Ar.] ile SEDEFE[Ar.] )
( ... vs. ... vs. PINNA )
( CONQUE avec ... avec ... )
- KULAK KABARTMAK ile/değil/yerine SORMAK
( Ağız aramak, ya da kulak kabartmak yerine doğrudan öğrenmeye yönelik soru sormak gerek. [her ne kadar sorulamayacak/konuşulamayacak şeyler olsa da] )
- KULAK KEPÇESİ ile/ve KULAK MEMESİ
( EARLAP, AURICLE vs./and EAR LOBE )
- KULAK KİRİ ile KULAK YANGISI ile KULAK ZARI
( WAX vs. OTIT vs. TABL[Ar.]' )
- KULAK MİSAFİRİ OLMAK ile GİZLİCE DİNLEMEK
( EAVESDROP vs. EAVESDROPPING )
( استراق سمع کردن ile استراق سمع )
( ESTERAGH SAM KARDAN ile ESTERAGH SAM )
- KULAK SALYANGOZU ile/ve KULAK SALYANGOZU KANALI
( COCHLEA vs./and COCHLEAR DUCT )
- KULAK, SEDÂ ARAR ve/||/<> SEDÂ DA KULAK ARAR
- KULAK ile/ve/||/<> BURUN ile/ve/||/<> BOĞAZ
- KULAK ile/değil !GULAG
- KULAK ile/ve/<> İÇ KULAK
( ... İLE/VE/<> Kulağın işitme sinirlerinin bulunduğu bölümü. )
- KULAK ile/ve/||/<>/> KALBİN KULAĞI
- KULAK ile/ve KALP KULAĞI/KULAKCIK
- KULAK ile KULAK BOŞLUĞU ile MISIR KOÇANI ile KÜPE
( EAR vs. EAR CAVITY vs. EAR OF CORN vs. EARRING )
( سمع ile گوش ile بناگوش ile سنبله ile گوشواره )
( SAM ile GUSH ile BENAGOSH ile SANBALEH ile GUSHVAREH )
- KULAK ve/<> TÜM ÖRGENLER
- KULAK ve VAJİNA:
Var oluş/ediş eşikleri.
- KULAK ve/= VAJİNA
( Düşüncenin başlangıcı/girişi. VE/= Gövdelenmenin başlangıcı/girişi. )
( İkisi de varoluşun başlangıcıdır. )
( SIMÂH ve/= FERÇ )
- KULAK/LIK ile KULAKLI ile KULAKÇI ile KULAKSIZ/LIK ile KULAK ZARI ile KULAK ERİMİ ile KULAK DEMİRİ ile KULAK KULAĞA ile KULAK MEMESİ ile KULAK TIKACI ile KULAK ÇİVİSİ ile KULAK KEPÇESİ ile KULAKLI SOMUN ile KULAK MİSAFİRİ ile KULAK SADAKASI ile KULAK ALTI BEZİ ile KULAK DOLGUNLUĞU ile KULAK TIRMALAYICI
- Kulaklıkla DİNLE!!!
- KULAKTA/İŞİTMEDE (OKTAV):
9 ve/||/<> 11
- KULAKTAN ile KULAKTAN DOLMA ile KULAKTAN KULAĞA
- KULA/KULAA" değil KULAĞA
- KÜLBE-İ AHZÂN ile ...
( HÜZÜNLER, GAM, KEDER, TASA EVİ | HZ. YAKUB'UN EVİ )
- KÜLÇELEŞMEK ile KÜLÇE
- KULE/KALE ile BELEM KULESİ
( ... İLE Lizbon-Portekiz. )
- KULE ile MENAR
( ... İLE Fener kulesi. )
- KÜLFET[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ÜLFET[Ar.]
( Zahmet, sıkıntı, zorluk, yorgunluk, zorlu iş. | Tören, merasim. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Alışma, kaynaşma. | Görüşme, konuşma. | Dostluk, ahbaplık. | Huy etme. )
( Külfetsiz ülfet olmaz. )
- KÜLFET[Ar.] değil/yerine/= YÜKEÇ
- KÜLGÜ/KÜLTGÜ/KÜLÜNÇ ile KÜLÜT ile KÜLGÜ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gülüş, kahkaha. İLE Halk için gülünç olan şey. İLE Felç. )
- KÜLİ ile/ve/||/<>/> OKSAK/OXAQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( İkiye ayrılmadan, içinde çekirdeğiyle birlikte kurutulan kayısı ve şeftali. İLE/VE/||/<>/> Kurutulmuş kayısılardan yapılan meyve şuyu. )
- KULİS ile KULİS FAALİYETİ ile KULİS ÇALIŞMASI
- KULLANICI ADI ile ŞİFRE
( USERNAME vs. PASSWORD )
- KULLANICI DEĞİŞTİR ile OTURUMU KAPAT
- KULLANILABİLİR/LİK ile/ve/değil UYGUN/LUK
( [not] USEFULNESS vs./and/but APPROPRIATENESS )
- [ne yazık ki]
KULLANILMAYAN METİN/KİTAP ||/<>/> MEZAR
- KULLANIM/SAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İŞLEV/SEL
- KÜLLÎ ile CÜZ'Î
( Tümel.(Anlamın düşünülmesi ona olan ortaklığı engellemez). (Mefhum'u olan.) İLE Tikel.(Anlamın düşünülmesi ona olan ortaklığı engeller. )
( İnsan. İLE Zeyd[/Ad/İsim]. )
( Zâtî. İLE Arazî. )
( Metafizik ve ... İLE Doğa bilimleri. )
( 1. CEVHER ile/ve 2. CEVHER )
- KÜLLÎ ile KÜLL
( Zihnî. İLE Vücudî. )
- KÜLLÎ-İ) MÜŞEKKEK ile/ve/||/<>/>< (KÜLLÎ-İ) MÜTEVÂTI
( Kavramın kendi cüzlerine eşit olarak dağılmaması. @@ Kavramın kendi cüzlerine eşit olarak dağılması. )
- KÜLLÎ-İ TABİÎ ile KÜLLÎ-İ MANTIKÎ ile KÜLLÎ-İ AKLÎ
- KÜLLİYE ile CÜZZİYE(İSNAD'A BAĞLI)(NİCELİĞE/KEMMİYET'E GÖRE)
( Tüm bireyler ölümlüdür. İLE Bazı bireyler hekimdir. )
- KÜLLÜ ile KÜLLÜK ile KÜLLÜ SU ile KÜLLÜK AĞZI
- [ne yazık ki]
"KULLUK" ile/ve/değil/<> GÖNÜLLÜ "KÖLELİK"
( Annelik. )
- COULOMB, C[İng.] ile/değil/yerine/= KULON, C
- KÜLOT ile KÜLOTLU ÇORAP
- ASHLESS FILTER PAPER[İng.] / PAPIER FILTRE[Fr.] / ASCHFREIES FILTERPAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜLSÜZ SÜZGEÇ KÂĞIDI
- KÜLT[Fr. < Lat.] değil/yerine/= TAPINÇ/TAPMA | DİN | DİNSEL TÖREN
- KÜLTE ile KÜLTE ile KÜLTE ile KÜTLE[Ar. < KUTLE]
( Külçe. İLE Kayaç. İLE Demet, bağlam. İLE Katı nesnelerin büyük parçası. | Kitle. | Bir nesneye uygulanan güçle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren katsayı ya da nesne niceliği. )
- KÜLTÜR:
İÇGÜDÜ ve/>/+ İÇTEPİ ve/>/+ DÜŞÜNCE ve/>/+ İNANÇ
- KÜLTÜR:
İNANÇ ile/ve/> DEĞER ile/ve/> KURAL ile/ve/> YASA
( ... İLE/VE/> ... İLE/VE/> ... İLE/VE/> Yaptırımı. )
- KÜLTÜR:
KÂĞIT ÜZERİNE ile/ve/||/<>/< KÂĞIT DIŞINDAKİ NESNELERLE
- KÜLTÜR MANTARI ile ZEHİRLİ/ŞAPKALI MANTAR
( ... vs. TOADSTOOL )
- KÜLTÜR VE SANAT ile KÜLTÜREL ile KÜLTÜR ile KÜLTÜR KULÜBÜ ile KÜLTÜRLÜ
( CULTURE AND ART vs. CULTURAL vs. CULTURE vs. CULTURE CLUB vs. CULTURED )
( فرهنگي ile تمدن ile فرهنگ ile معارف ile فرهنگ و هنر ile فرهنگسرا ile بافرهنگ )
( FAREANGY ile TAMDAN ile FAREANG ile MOAREF ile FAREANG VE NPANNAR ile FAREANGSARA ile BAFREANG )
- KÜLTÜR YAPITI ile/ve/||/<>/< BARBARLIK YAPITI
- EKİN, ÖZGEN, "KÜLTÜR" = HARS = CULTURE[İng., Fr.] = KULTUR[Alm.] = CULTURA < COLERE:BAKMAK, ÖZENMEK[Lat.] = CULTURA[İsp.]
- KÜLTÜR ve/||/<> TUTKU/COŞKU
- KÜLTÜREL(DÖNEMSEL) "DEĞER YARGILARI"NI "ÖĞRETMEK" değil/yerine/>< EĞİTİLENİ, DEĞER(LER)İN DÜŞÜNSEL BİLGİSİYLE DONATMAK
- KÜLTÜRLENMEK ile KÜLTÜRSÜZLEŞMEK ile KÜLTÜRSÜZLEŞTİRMEK ile KÜLTÜR ile KÜLTÜRLÜ/LÜK ile KÜLTÜRSÜZ/LÜK ile KÜLTÜR GÖÇÜ ile KÜLTÜR ŞOKU ile KÜLTÜR AKIMI ile KÜLTÜRE ALMA ile KÜLTÜR ORTAMI ile KÜLTÜR SARAYI ile KÜLTÜR SİTESİ ile KÜLTÜR MANTARI ile KÜLTÜR MERKEZİ ile KÜLTÜR UÇURUMU ile KÜLTÜR ÇEVRESİ ile KÜLTÜR BİTKİLERİ ile KÜLTÜR VARLIKLARI ile KÜLTÜR BALIKÇILIĞI
- | (")KÜLTÜRLÜ(") ya da (")HOCA(") |
ile/değil/yerine/<>/>
BİLGE
( | Öğrenmeyi seven. YA DA Öğretmeyi seven. |
İLE/DEĞİL/YERİNE/<>/>
Hem öğrenmeyi seven, hem de öğretmeyi seven. )
- KULÛB[< KALB] ile ...
( KALPLER, GÖNÜLLER )
- KULUÇKA/LIK ile KULUÇKA DEVRİ ile KULUÇKA DÖNEMİ ile KULUÇKA MAKİNESİ
- KULUNLUK = DÖL YATAĞI
( Kısrak, eşek vb. hayvanlarda döl yatağı. )
- KULÜP değil/yerine/= DERGEN
- KULÜP ile KULÜP BİNASI
( CLUB vs. CLUBHOUSE )
( خاج ile باچماق زدن ile چماق زدن ile کلوپ ile کوپال ile کانون ile باشگاه ile گرز ile چماق ile مجمع ile پانسيون عزبها )
( KHAJ ile BACHAMAGH ZADAN ile CHAMAGH ZADAN ile KOLOP ile KOPAL ile KANON ile BASHGAH ile GARZ ile CHAMAGH ile MAJMA ile PANSYVAN AZBEHYA )
- KULÜP ile KULÜPÇÜ/LÜK ile KULÜPLER ARASI
- KÜLÜSTÜR[Yun.] değil/yerine/= YIPRANMIŞ, ESKİ, BAKIMSIZ
- KULVAR AÇMAK ile KULVAR YARATMAK
- KUM KAPLANI KÖPEKBALIĞI ile BOĞA KÖPEKBALIĞI
( Boyu 1.8 ile 3.6 metre arasında değişmektedir. Ahtapot ve küçük balıklarla beslenir. Yüzeye çıkıp hava yutarak, suda hareket etmeden süzülebilen tek köpek balığıdır. İLE En tehlikeli köpekbalığı. )
- KUM KÖPEKBALIĞI ile KUMKAPLANI KÖPEKBALIĞI
( Ayrıntıları için burayı tıklayınız... )
- KUM ile CESUR
( GRIT vs. GRITTY )
( ماسه سنگ ile شن دار ile ريگ دار ile ريگ مانند )
( MASEH SANG ile SHEN DAR ile RYG DAR ile RYG MANAND )
- KUM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< İNCİR ÇEKİRDEĞİ
- KUM ile KUMA ile KUMALI ile KUM OTU ile KUMASIZ ile KUM TAŞI ile KUM ÇÖLÜ ile KUM GRİSİ ile KUM OCAĞI ile KUM SAATİ ile KUM BALIĞI ile KUM HAVUCU ile KUM HAVUZU ile KUM KAMYONU ile KUM TORBASI ile KUM ENGEREĞİ ile KUM FIRTINASI ile KUM BALIĞIGİLLER
- KUMAN = KIPÇAK
- KUMAN ile KUMANCA
- KUMANDA ile KUMANDAN/LIK ile KUMANDALI ile KUMANDANLI ile KUMANDASIZ ile KUMANDANSIZ/LIK ile KUMANDA KOLU ile KUMANDA ODASI ile KUMANDAN GEMİSİ
- KUMAR BAĞIMLILIĞI DÖNEMLERİ/NDE:
BALAYI ve/||/<>/> DURAKLAMA ve/||/<>/> ÇÖKÜŞ ve/||/<>/> YIKILIŞ
( Genellikle kısa sürer ve "kazançlı" geçen bir dönemdir. Daha sonraki süreçte, sürekli bu dönem anımsanarak oynanmaya devam edilir. VE/||/<>/> Kazanma ve kaybetme dönemleri, ardışık bir biçimde birbirini takip eder. VE/||/<>/> Kayıplar artmaya başladığından dolayı bahis miktarları çoğalır ve borçlanmalar başlar. İş ve aile, boşlanmaya başlanır. Alkol ve madde tüketimi artar/başlar. VE/||/<>/> Ekonomik kaynaklar tamamen tükenmiştir. Yalan, yasadışı maddî kaynak kullanma, yasal sorunlar, aile parçalanması, depresyon ve intihar görülür. )
- KUMAR ile KUMARBAZ ile KUMAR
( GAMBLE vs. GAMBLER vs. GAMBLING )
( قمار کردن ile شرط بندي کردن ile قماربازي کردن ile قمارباز ile مقامر ile مهرهباز ile مهربازي )
( GHAMAR KARDAN ile SHORT BANDY KARDAN ile GHAMARBAZY KARDAN ile GHAMARBAZ ile مقامر ile مهرهباز ile MOTEORBAZY )
- KUMAR ile KUMARCI/LIK ile KUMAR EBESİ
- KUMAR[Ar. < KİMÂR]/KERİZ[argo < KERES] ile/ve/<>/değil MEYSİR
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Kişiyi, Allah'ın zikrinden alıkoyan her şey. )
- KUMAŞ/DANTEL ile FİSTO[Fr.]
( ... İLE Elde ya da makinede işlenmiş, süslü şerit. | Dantele benzer süsleri olan bir tür kumaş. | Bu kumaştan yapılmış olan gömlek/bluz. )
- KUMAŞ DESENİNDE:
PÖTİKARE[Fr.][PİTİKARE değil!] ile/ve/değil/<> KAZ AYAĞI
( )
- KUMAŞ İPLİKLERİNDE:
30'a 1 ile/ve/değil/yerine/<>/> 40'a 1 ile/ve/değil/yerine/<>/> 50'ye 1 ile/ve/değil/yerine/<>/> 60'a 1 ile/ve/değil/yerine/<>/> 70'e 1 ile/ve/değil/yerine/<>/> 80'e 1
- KUMAŞ KAPLI ile KUMAŞ SATICISI ile KUMAŞ DOKUMACISI ile KUMAŞ DOKUMA
( CLOTH-COVERED vs. CLOTH-DEALER vs. CLOTH-WEAVER vs. CLOTH-WEAVING )
( ماهوتي ile بزاز ile پارچه بافته ile پارچه باف ile پارچه بافي )
( ماهوتي ile BOZAZ ile PARCHEH BAFTEH ile PARCHEH BAF ile PARCHEH BAFY )
- KUMAŞ ÖRME BİÇİMLERİNDE:
SÜPREM ile KAŞKORSE ile RİBANA ile İNTERLOK
- KUMAŞ PANTOLON İZİ ile KOT PANTOLON İZİ
( Kot pantolona, kumaş pantolon izi yapılmaması daha yerinde olur. )
- KUMAŞ ile/ve/||/<> ABANİ
( ... İLE/VE/||/<> Üzeri turuncu iplikle işlenmiş, daha çok sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapılan sarımtırak bir kumaş. | Bu kumaştan yapılmış olan. )
- KUMAŞ ile ALPAKA
- KUMAŞ ile BÂKEND
( Renkli ipeklerle dokunmuş kumaş. )
- KUMAŞ ile BENG[Fars.]
( Atlas zemin üzerine işlenmiş sırma çiçekli bir tür kumaş. )
- KUMAŞ ile BEŞME
( ... İLE Her çubuğu ayrı ayrı beş renkte olan, bir çeşit yollu kumaş. | Çıkrıkçı tezgâhının kütüğü. )
- KUMAŞ ile BEZ
- KUMAŞ ile/değil (BULUNMAZ) HİNT KUMAŞI
( ... İLE/DEĞİL Kumaş, defalarca boya tankına daldırılıp güneşte kurutulur ve bu işlem, kumaşın rengi, güneşte solmayana kadar edermiş. Böylece, rengi solmayan, değerli bir kumaş elde edilirmiş. )
( Değerli ve "değersiz"[kinâyeli olarak kullanılan] nesneler/"şey"ler için, "Bulunmaz, Hint Kumaşı" (mı?) deyimi de, kumaşın elde edilmesindeki bu sürecin kolay ve kısa olmamasındaki gibi, bazı değerli eşyaların/olanakların da hiçbir uğraş göstermeden, kolaylıkla edinilemeyeceğine/erişilemeyeceğine "gönderme" olarak da kullanılmaktadır. )
- KUMAŞ ile CANFES[< Fars.]
( ... İLE Üzerinde desen bulunmayan, ince dokunmuş, parlak, tok kumaş. | Bu kumaştan yapılmış olan. )
- KUMAŞ ile DASTAR
- KUMAŞ ile EMTİA[Ar. < METÂ]
( ... İLE Ticaretin konusu olan her türlü taşınır mallar. Satılacak şeyler. | Kumaşlar. )
- KUMAŞ ile GOBLEN[Fr.]
( ... İLE Kanaviçe ya da telleri sayılabilecek türde kumaş üzerine renkli iplikle yapılan özel bir işletme. | Özel iğneler kullanılarak bir kumaş üzerine renkli ipliklerin işlenmesi ile resim oluşturma sanatı ya da bu biçimde oluşturulan sanat yapıtına verilen ad. | Bu tür işlenmiş kumaş. )
- KUMAŞ ile/ve/||/<> HAMUR
- KUMAŞ ile HASSE
( ... İLE Bir çeşit pamuklu kumaş. )
- KUMAŞ ile HASSE
( ... İLE Bir çeşit pamuklu kumaş. )
- KUMAŞ ile JARSE
( ... İLE Esnek dokunmuş bir kumaş. | Bu kumaştan yapılmış ya da esnek örülmüş giyecek. )
- KUMAŞ ile JORJET[Fr.]
( ... İLE Bürümcük görünümlü, çok bükümlü, genellikle pamuk iplikleri ile dokunmuş bir kumaş. | Bu kumaştan yapılmış olan giyecek. )
- KUMAŞ = KÂLÂ, BÂFT[Fars. BÂFTE: Dokunmuş.]
- KUMAŞ ile KÂLE
( ... İLE Desenli kumaş. )
- KUMAŞ ile KALİKO
( ... İLE Bir tür pamuklu kumaş. )
- KUMAŞ ile/ve/||/<> KAPİTONE
( ... İLE/VE/||/<> İçi pamuk ya da vatka ile doldurularak dikilmiş, döşemelik ya da giyim eşyası yapımında kullanılan kumaş. | Bu kumaştan yapılmış ya da bu biçimde dikilmiş olan. )
- KUMAŞ ile KARAMANDOLA[Yun.]
( ... İLE Genellikle ayakkabı yüzü yapılan bir tür sağlam ve parlak kumaş. | Bu kumaştan yapılmış. )
- KUMAŞ ile KARYAĞDI
( ... İLE Üstünde beyaz benekler bulunan kumaş. )
- KUMAŞ ile KUMAŞ TİCARETİ ile ELBİSE ASKISI ile KUMAŞ DÜKKANI ile KIYAFETLER ile ELBİSE ASKISI ile GİYSİ RAFI ile ASKILIK ile ELBİSE ASKISI ile ELBİSE FIRÇASI ile ÇAMAŞIR İPİ ile GİYİM ile GİYİM MAĞAZASI
( CLOTH vs. CLOTH DEALING vs. CLOTH HANGER vs. CLOTH SHOP vs. CLOTHES vs. CLOTHES HANGER vs. CLOTHES RACK vs. CLOTHES TREE vs. CLOTHES-RACK vs. CLOTHESBRUSH vs. CLOTHESLINE vs. CLOTHING vs. CLOTHING STORE )
( پارچه ile بزازي ile جالباسي ile تن پوش ile ملبوس ile رخت ile جارختي ile جا لباسي ile جا رختي ile رخت آويز ile چوب رخت ile ماهوت پاک کن ile ماهوت پاک ک ile رجه ile پوشاک ile پوشيدني ile لباس ile پوشاکي ile لباس فروشي )
( PARCHEH ile BOZAZY ile JALBASY ile TAN PUSH ile ملبوس ile RAKHT ile جارختي ile JA LABASY ile JA RAKHTY ile RAKHT AVYZ ile CHUB RAKHT ile MAHOUT PAK KON ile MAHOUT PAK K ile رجه ile PUSHAK ile PUSHYDANY ile LABAS ile پوشاکي ile LABAS FOROSHY )
- KUMAŞ ile KUMAŞLI ile KUMAŞÇI/LIK ile KUMAŞSIZ ile KUMAŞLI TERZİ ile KUMAŞSIZ TERZİ ile KUMAŞ MENGENESİ
- KUMAŞ ile KUTNU
( ... İLE Pamuk dokunmuş kalın, ensiz kumaş türü. )
- KUMAŞ ile LASTİKOTİN[İng.]
( ... İLE İnce iplik ile çok sık dokunmuş yünlü, parlak bir kumaş. )
- KUMAŞ ile MARKİZET[Fr.]
( ... İLE Bir çeşit ince ve çoğu çiçekli, pamuklu kumaş. )
- KUMAŞ ile MATAH[Ar.]
( ... İLE Ticaret malı. [Daha çok kumaş cinsinden kâr getiren mal] ["Çok matah bir şey sanki"] )
- KUMAŞ ile MERMERŞAHİ[Fars. < Yun.]
( ... İLE Tülbent ile patiska arasında, ince bir tür pamuklu kumaş. )
- KUMAŞ ile MERSERİZE[Fr.][John Mercer'in adından]
( ... İLE Kimyasal bir yöntemle parlaklık verilmiş pamuk ipliği. | Bu iplikten yapılmış olan. )
- KUMAŞ ile MUARE[Fr.]
( ... İLE Dalgalı parıltılar verilmiş olan bir tür kumaş. | Bu kumaştan yapılmış olan. )
- KUMAŞ ile MÜFLONLU[Fr.]
( ... İLE İçinde keçe bulunan, çok kalın, yumuşak, parlak tüylü kumaş. | Bu kumaş geçirilerek yapılmış olan. )
- KUMAŞ ile MUSLİN[Fr. < Musul kentinin adından]
( ... İLE Sık dokunmuş, parlak, ince, yumuşak bir kumaş. | Bu kumaştan yapılmış olan. )
- KUMAŞ ile NİLA
( ... İLE Bir tür Hint kumaşı. )
- KUMAŞ ile ORGANTİN[Fr.]
( ... İLE Seyrek dokunmuş, ince, sert bir kumaş. )
- KUMAŞ ve/<> PASTAV[Macarca]
( ... VE/<> Çuha kumaşının sarıldığı top. )
- KUMAŞ ile PAZEN[Fr.]
( ... İLE Dokuması kalın, sık ve yumuşak, bir tür pamuklu bez. )
- KUMAŞ ile PENYE
( ... İLE Dokumacılıkta, özel aygıtla apresi yapılmış olan kumaş. )
- KUMAŞ ile/ve/<> POLİSAJ[Fr.]
( ... İLE/VE/<> Dokunmuş kumaşlardaki tarak izlerini yok etmek için bu kumaşları bir bıçaktan geçirme işlemi. | Parlaklık verme. )
- KUMAŞ ile POPLİN[İt.]
( ... İLE Pamuk ya da ketenden dokunmuş, ince bir tür kumaş. | Bu kumaştan yapılmış olan. )
- KUMAŞ ile SATEN[Fr. < Çince]
( ... İLE Atlas. | Atlas gibi parlak, pamuklu kumaş. | Bu kumaştan yapılmış olan. )
- KUMAŞ ile ŞİLE BEZİ
( Gecelik, gömlek, peçete yapımında kullanılan, bir tür ince, yıkanabilir pamuklu kumaş. | Bu kumaştan yapılan. )
- KUMAŞ ile TARAZLAMAK
( ... İLE Tezgâhtan çıkan kumaşın tarazlarını ayıklamak. )
(1996'dan beri)