Bugün[10 Temmuz 2026]
itibarı ile 45.872 başlık/FaRk ile birlikte,
45.872 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(183/185)


- YÜRÜMEK ile YÜRÜNMEK ile YÜRÜTMEK ile YÜRÜTÜLMEK ile YÜRÜTEBİLMEK ile YÜRÜYEBİLMEK ile YÜRÜK/LÜK ile YÜRÜRLÜK ile YÜRÜRÇALAR ile YÜRÜK AKSAK ile YÜRÜK SEMAİ


- YÜRÜMELİ!


- YÜRÜME/"YOL ALMA"[GELİŞİM, DEĞİŞİM]:
AYAKKABI İLE değil AKIL İLE!


- YÜRÜTME GÜCÜ ile/||/<> YÜRÜTME KURULU ile/||/<> YÜRÜTMEYİ DURDURMA

( Yürütmek işi Uygulama işi icra Merkezî yönetim ve yerinden yönetim kuruluşlarının hepsi )


- YÜRÜTME ile/ve/||/<>/> SÜRDÜRME


- YÜRÜTME ile TUTTURMA

( EXECUTION vs. TO FASTEN )


- YÜRÜTMEK ile/ve/||/<> TAKİP ETMEK


- YÜRÜTMEK ile/değil/yerine/>< YÜRÜMEK

( Bir şeyleri, parçaları. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yaşamı, yolu ve bütünü. )


- YÜRÜYÜŞ BANDI ile/||/<> YÜRÜYÜŞ KOLU ile/||/<> CEBRÎ YÜRÜYÜŞ ile/||/<> SESSİZ YÜRÜYÜŞ ile/||/<> AYI YÜRÜYÜŞÜ ile/||/<> DOĞA YÜRÜYÜŞÜ ile/||/<> FİL YÜRÜYÜŞÜ ile/||/<> GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ ile/||/<> KAPLUMBAĞA YÜRÜYÜŞÜ ile/||/<> KARGA YÜRÜYÜŞÜ ile/||/<> MEHTER YÜRÜYÜŞÜ ile/||/<> ÖRDEK YÜRÜYÜŞÜ

( Yürümek işi Spor amacıyla yapılan yürüme Bir olayı protesto etmek bir konuya dikkati çekmek amacıyla topluca yürüme Birliklerin bir yerden başka bir yere gitmesi )


- YUSUF HEMADANİ ve/<> ARSLAN BABA


- YUSUFÇUK ile/||/<> KIZBÖCEĞİ

( kızböceği )


- YUSUFÇUK ile/||/<> ÜVEYİK

( Dağlık ve ormanlık bölgelerde yaşayan güvercine benzeyen ondan daha küçük bir kuş Turtur auritus Parlak renkli iri kanatlı büyük kız böceği Libellula variegata )

( TURTUR AURITUS cum/||/<> LIBELLULA VARIEGATA cum/||/<> STREPTOPELIA TURTUR cum/||/<> LIBELLULA DEPRESSA cum/||/<> LIBELLULA QUADRIMACULATA cum/||/<> LIBELLULA FULVA )


- YUSUFÇUK/KIZBÖCEĞİ ile YUSUFÇUK

( Böcek. İLE Kuş. )

( Yusufçuk böceği, yalnızca 24 saat yaşar. )

( Parlak renkli, iri kanatlı ve büyük bir böcek. İLE Dağlık ve ormanlık bölgelerde yaşayan, güvercine benzeyen, ondan daha küçük bir kuş. )

( LIBELLUIA VARIEGATA cum TURTUR AURITUS )


- YUSYUVARLAK


- YUTAK YANGISI | FARENJİT ile/||/<> FARENJİT[Fr. < PHARYNGITE]

( Yutak yangısı )

( PHARYNGITIS )

( PHARYNGITE )


- YUTAK ile YUTAK İLTİHABI


- YUTAR HÜCRE ile/||/<> SİNEKYUTAN ile/||/<> YELYUTAN ile/||/<> KÜLYUTMAZ

( Ağızda bulunan bir şeyi yutağa geçirmek Tam ve doğru söylememek Haksız olarak kendine mal etmek zorbalıkla elinden almak İnanmak aldanmak kanmak Söylemek istediği bir sözü kendini tutarak söylememek İyice eksiksiz olarak öğrenmek Işık ses gücünü parlaklığını azaltmak Dayanıp sesini çıkarmamak katlanmak )


- YUTTURMA ile/değil/yerine/>< TUTTURMA


- YUTTURMA ile YUTTURMACA


- YUTUVERMEK/İÇİVERMEK(/"MİDEYE İNDİRMEK/BIRAKMAK/ATMAK") ile/değil/yerine ÇİĞNEMEK


- YUVALAMA ile/||/<> YUVALAMAK ile/||/<> YUVARLAMA

( yuvarlama Bir masalın yeni bölgesel değişkininin tüm yayılım alanını kaplayan ilkörneğini ikinci kez yaratması değişkin Bir gerçek sayının onlu açılımında belirli bir basamaktan sonraki sayakların atılması Kavrama kolaylığı sağlamak amacıyla ondalık sayıların ondalıklarını en yakın tam sayıya indirgeme yuvalama Düz toprak damlı evlerde damın ağırlığını çeken büyük ağaç atkılar Tokmacık Yalvaç Isparta Yenikent Aksaray Niğde yuvalama Dereyazıcı Alaca Çorum Ana örnekten belirgin değişikliklerle ayrılan ve belli bir yerel çevre içinde birçok değişkenleri bulunan halkbilim ürünü yuvarlama )

( NEST )


- YUVARLAK AĞIZLILAR ile/||/<> YUVARLAK ÇEKİRDEKSİZ ile/||/<> YUVARLAK HESAP ile/||/<> YUVARLAK MASA TOPLANTISI ile/||/<> YUVARLAK SAYI ile/||/<> YUVARLAK SOLUCANLAR ile/||/<> YUVARLAK ÜNLÜ ile/||/<> YUVARLAK VOKAL ile/||/<> MEŞİN YUVARLAK ile/||/<> ORTA YUVARLAK ile/||/<> SANTRA YUVARLAĞI ile/||/<> YER YUVARLAĞI

( Top ya da küre biçiminde olan tombul müdevver Top ya da küre biçiminde toparlak şey Kesin ve açık olmayan söz laf vb Homoseksüel erkek )


- YUVARLAK RAKKAM ile/||/<> ROUND NUMBERS[İng.] ile/||/<> CHIFFRES RONDS[Fr.] ile/||/<> YUVARLAK SAYI

( Sayıların bölüntüleri atılarak yuvarlak biçime getirilmesi )

( ROUND NUMBERS )

( CHIFFRES RONDS )


- YUVARLAK SAYI ile/||/<> TOPARLAK SAYI ile/||/<> TOPARLAK RAKAM


- YUVARLAK YÖNDEÇ(PUSULA) ile "SİLVA" TİPİ YÖNDEÇ(PUSULA)

( Küçük ve yuvarlak. İLE Harita ile birlikte kullanılır. )


- YUVARLAK ile/ve ALTIGEN

( En uygun/ideal biçim. İLE/VE Küreye en yakın biçim. | Belirli/sınırlı bir alanı en iyi ve en az boşluk kalacak biçimde değerlendirmeyi sağlayan biçim. | Arı peteğinin her bir kovuğu. )


- YUVARLAK ile MÜHRE[Fars.]

( ... İLE Her tür yuvarlak şey, küçük top. | Cam boncuk. | Kâğıda yumuşaklık, parlaklık ve düzlük vermek için kullanılan camdan araç. | Bir yıl saklama. | Deniz böceği kabuğu. | Demirci çekici. | Yılanın başında bulunan, taca benzer çıkıntı. )


- YUVARLAK ile YUMRU

( ... İLE Yuvarlak, şişkin şey, kabartı. | Şişkin, kabarık, yuvarlak biçimli. | Sap, kök ya da dallarda bulunan, yedek besin taşıyan şişkinlik. )


- YUVARLAK ile/||/<> YUVARLAK

( Taştan ya da demirden yapılmış top mermisi gülle 1 Değirmen taşını yerine oturtmak amacıyla kullanılan iki uç kısımları geniş orta kısmı dar ağaç araç Dereyazıcı Alaca Çorum 2 yurgu yuvar )

( ROUND )


- YUVARLAKLAŞMAK ile YUVARLAKLAŞTIRMAK ile YUVARLAK/LIK ile YUVARLAK SAYI ile YUVARLAK ÜNLÜ ile YUVARLAK HESAP ile YUVARLAK VOKAL ile YUVARLAK AĞIZLILAR ile YUVARLAK SOLUCANLAR ile YUVARLAK ÇEKİRDEKSİZ ile YUVARLAK MASA TOPLANTISI


- YUVARLAMA ile/ve/||/<> KESTİRME


- YUVARLAMA ile/||/<> YUVARLAMA | DEĞİŞKİN

( Bir masalın yeni bölgesel değişkininin tüm yayılım alanını kaplayan ilkörneğini ikinci kez yaratması değişkin Bir gerçek sayının onlu açılımında belirli bir basamaktan sonraki sayakların atılması Kavrama kolaylığı sağlamak amacıyla ondalık sayıların ondalıklarını en yakın tam sayıya indirgeme yuvalama Düz toprak damlı evlerde damın ağırlığını çeken büyük ağaç atkılar Tokmacık Yalvaç Isparta Yenikent Aksaray Niğde yuvalama Dereyazıcı Alaca Çorum Ana örnekten belirgin değişikliklerle ayrılan ve belli bir yerel çevre içinde birçok değişkenleri bulunan halkbilim ürünü yuvarlama )

( TURNING ABOUT | ROUNDING OFF | ROUNDING )

( UMWÄLZUNG )


- YUVARLAMAK/İNDİRMEK/GÖTÜRMEK ile/değil/yerine YEMEK

( Lokmalar olabildiği kadar ağızda kalmalı, iyi çiğnenmelidir! Acele etmemeli ve yutma arzusunu kontrol edebilmelidir! )

( Yediğinizi için, içtiğinizi yiyin! )

( İSÂGA-İ TAÂM[Ar.]: Yemeğin kolaylıkla yutulması. )


- ROLLING FRICTION[İng.] / FRICTION DE ROULEMENT, FROTTEMENT DE ROULEMENT[Fr.] / ROLLREIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YUVARLANMA SÜRTÜNMESİ


- YUVARLANMAK ile/ve/||/<> AĞNAMAK

( ... İLE/||/<> Hayvanın yere yatıp yuvarlanması. )


- YUVGULAMA ile/||/<> ROLLING[İng.] ile/||/<> LAMINAGE[Fr.] ile/||/<> WALZEN[Alm.] ile/||/<> HADDELEME

( yuvgulama Metalleri haddelerden geçirip sıcak ya da soğuk bozunuma uğratarak istenilen biçime sokma işlemi )

( ROLLING )

( LAMINAGE )

( WALZEN )


- YÜZ GİYDİRMEDE[Adli Tıp'ta]:
AMERİKAN MODELİ ile RUS MODELİ ile İNGİLİZ MODELİ ile İSTANBUL MODELİ


- 100 KERE SÖYLEDİM değil (EN FAZLA) 2 YA DA 3 KEZ SÖYLEDİN!


- YÜZ VERİLDİ DİYE ASTARINI İSTEMEK ile ENSEYE TOKAT, GÖTE PARMAK


- YÜZ YÜZE (GÖRÜŞMEK)


- YÜZ ile YÜZLERCE ile YÜZÜNCÜ

( HUNDRED vs. HUNDREDS vs. HUNDREDTH )

( صد ile عدد صد ile مآت ile صدها ile صدم ile يک صدم )

( SAD ile ADAD SAD ile مآت ile SADEHYA ile SADAM ile YK SADAM )


- YÜZBAŞI/BİNBAŞI ile KOLAĞASI

( ... İLE Osmanlı ordusunda yüzbaşı ile binbaşı arasında yer alan rütbe: )


- YÜZBAŞI ile/||/<> YÜZBEŞLİK ile/||/<> YÜZ BİNLERCE ile/||/<> YÜZ BİNLİK ile/||/<> YÜZ KERE ile/||/<> YÜZNUMARA ile/||/<> YÜZ PARA ile/||/<> YÜZYIL ile/||/<> YÜZDE YÜZ

( Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı Bu sayıyı gösteren 100 ve C rakamlarının adı On kere on doksan dokuzdan bir artık Kere kat vb kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz )


- YÜZBEYÜZ[Tr. < YÜZ + Fars. -BE + Tr. YÜZ] ile/değil/yerine/=/||/<> KARŞI KARŞIYA


- YÜZDE ile/||/<> YÜZDELİK


- ZAM:
YÜZDELİK ile SEYYÂNEN

(

Seyyanen Zam ile Yüzdelik Zam Arasındaki FaRkLaR

1. Tanımlar

Seyyanen Zam

Seyyanen zam, maaş ya da ücret alan herkes için aynı tutarda (parasal olarak sabit) yapılan artıştır. Kişinin geçerli maaş düzeyi dikkate alınmaz.

Yüzdelik (Oransal) Zam

Yüzdelik zam, geçerli maaş üzerinden belirli bir yüzde oranında yapılan artıştır. Maaş yükseldikçe, zam miktarı da artar.

2. Temel FaRkLaR

Ölçüt Seyyanen Zam Yüzdelik Zam
Artış türü Sabit tutar Oransal (%)
Maaşa bağımlılık Bağımsız Maaşa bağlı
Düşük maaşlıya etkisi Görece yüksek katkı Görece düşük katkı
Yüksek maaşlıya etkisi Görece sınırlı Yüksek mutlak artış
Maaş farklarına etkisi Azaltıcı Artırıcı
Gelir dağılımı etkisi Eşitleyici Ayrıştırıcı

3. Örnek Hesaplama

Kişi Başlangıç Maaşı Seyyanen Zam (+2.000 TL) Yüzdelik Zam (%10)
A 10.000 TL 12.000 TL (%20 artış) 11.000 TL (+1.000 TL)
B 20.000 TL 22.000 TL (%10 artış) 22.000 TL (+2.000 TL)
Not: Seyyanen zam, düşük maaşlı lehine farkı kapatırken; yüzdelik zam, yüksek maaşlı lehine farkı büyütür.

4. Birlikte Kullanım (Karma Biçim)

Uygulamada sıkça yeğlenen yöntem, önce seyyanen zam yapılması, ardından yüzdelik zam uygulanmasıdır. Bu yaklaşım:

  • Taban maaşı yükseltir,
  • Gelir farklarını aşırı büyütmez,
  • Enflasyon telâfisini kısmen sağlar.

5. Artı ve Eksileri

Zam Türü Artıları Eksileri
Seyyanen Zam Düşük gelirliyi korur.
Gelir dengesini güçlendirir.
Yüksek maaşlılar için güdülenme kaybı algısı yaratabilir.
Yüzdelik Zam Enflasyon mantığına uygundur.
Kıdem ve sorumluluk farklarını yansıtır.
Gelir eşitsizliğini artırabilir.

6. Sonuç

Sonuç itibarı ile ...:

  • Seyyanen zam, toplumsal dengeyi gözetir.
  • Yüzdelik zam, ekonomik değer ve hiyerarşiyi yansıtır.
  • Adâlet hedefleniyorsa seyyanen zam,
  • Verimlilik ve konum hedefleniyorsa yüzdelik zam,
  • Denge amaçlanıyorsa ikisi birlikte yeğlenir.
)


- YÜZDELİK ile/||/<> YÜZDELİK

( Bir sıklık dağılımında belli bir yüzdeliğin altında kalan denek kümesinin yüzdesi 100 birim içinde olan ya da 100 birime karşı gelen nicelik Borsa simsarlarının ve finansal danışmaların yaptıkları işlem dolayısıyla aldıkları komisyon Kan basıncı ağırlık boy gibi sürekli değerleri olan bir veri dizisinin 100 eşit parçaya bölünmesinden oluşan kümeler persentil )

( PERCENTILE | PERCENTAGE | BROKERAGE )

( POURCENTAGE )

( PROZENT )


- FLOTATION[İng.] / FLOTTATION[Fr.] / FLOTATION, SCHWIMMVERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZDÜRME


- YÜZERGEZER/SUCULKARACIL/AMFİBİ[Fr. < AMPHIBIE] ile/ve/||/<> AMFİBYUMLAR

( İki yaşamlılar. | Yüzergezer. İLE/VE/|/<> Kurbağa ve semenderleri içine alan iki yaşamlı omurgalılar sınıfı. )


- YÜZERLİK ile/||/<> ...


- SURFACE ACOUSTIC WAVE[İng.] / ONDE ACOUSTIQUE DE SURFACE[Fr.] / AKUSTISCHE OBERFLÄCHENWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY AKUSTİK DALGASI


- VITESSE DE RECOMBINAISON EN SURFACE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY BİRLEŞME HIZI


- SURFACE BOLOMETER[İng.] / BOLOMÉTER DE LA SURFACE[Fr.] / OBERFLÄCHENBOLOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY BOLOMETRESİ


- TRANSISTOR À AVALANCHE COMMANDÉE PAR LA SURFACE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY DENETİMLİ ÇIĞ TRANSİSTÖRÜ


- SURFACE ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE SURFACE[Fr.] / OBERFLÄCHENENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY ENERJİSİ


- SURFACE TENSION[İng.] / TENSION SUPERFICIELLE[Fr.] / OBERFLÄCHENSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY GERİLİMİ, YÜZEYLER ARASI GERİLİM


- YÜZEY GERİLİMİ ile/||/<> ARA YÜZEY ile/||/<> TEMAS AÇISI

( Faz sınırlarındaki özellikler. )

( Formül: γ_SV = γ_SL + γ_LV cosθ )


- SURFACE MAGNETIC WAVE[İng.] / ONDE MAGNÉTIQUE DE SURFACE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY MANYETİK DALGASI


- KÜBISCH FLÄCHENZENTRIERTES GITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY MERKEZLİ KÜBİ YAKIP


- FACE-CENTERED CUBIC CRYSTAL[İng.] ile/değil/yerine/= YÜZEY MERKEZLİ KÜBİK KRİSTAL


- FACE CENTERED CUBIC STRUCTURE[İng.] ile/değil/yerine/= YÜZEY MERKEZLİ KÜBİK YAPI


- RÉREAU CUBIQUE À FACES CENTRÉES[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEY MERKEZLİ KÜREK YAPI


- OBERFLÄCHENREKOMBINATIONSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY YENİDEN BİRLEŞME HIZI


- OBERFLÄCHENORIENTIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEY YÖNELİMİ


- EXPANSION SUPERFICIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜZEYCE GENLEŞME


- SURFACE RECOMBINATION VELOCITY[İng.] ile/değil/yerine/= YÜZEYDE BİRLEŞME HIZI


- SURFACE RECOMBINATION[İng.] ile/değil/yerine/= YÜZEYDE BİRLEŞME


- İNBİSÂT-İ SATHÎ[Osm.] / SURFACE EXPANSION[İng.] ile/değil/yerine/= YÜZEYE GENLEŞME


- YÜZEYEL değil YÜZEYSEL


- INTERFACIAL TENSION[İng.] / GRENZENDE KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZEYLER ARASI GERİLİM


- YÜZEYLEŞMEK ile YÜZEYSELLEŞMEK ile YÜZEYSELLEŞTİRMEK ile YÜZEY ile YÜZEYLİ ile YÜZEYSEL ile YÜZEY BİLİMİ ile YÜZEY BİLİMCİ ile YÜZEY ŞEKİLLERİ ile YÜZEY ARAŞTIRMASI


- YÜZEYSEL (ETKİ) ile DERİN (ETKİ)

( Yüzeysel olduklarını bilmek, deneyimlerinize değer kazandırmış olmaz. )

( Su, derinlerden durmaksızın fışkırarak yinelenen derini simgeler. )

( Yetersiz derinlik yani yüzeysel anlayış ya da plânlama, dikkatsizlik, aşırılık ve ihmal konularında tedbirli olun. )

( SUPERFICIAL (EFFECT) vs. DEEP (EFFECT)
Knowing them to be superficial, give no value to your experiences. )


- YÜZEYSEL UYGULAMA | APLİKASYON ile/||/<> APLİKASYON ile/||/<> YAMA İŞLEME

( yama işleme Uygulama müracaat başvuru )

( APLICATION )

( APPLICATION )


- SURFACE CHARGE DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= YÜZEYSEL YÜK YOĞUNLUĞU


- YÜZEYSEL ile/değil/yerine/>< ANSİKLOPEDİK


- YÜZEYSEL ile/değil/yerine/>< YETERİNCE


- YÜZEYSELLEŞMEK | YÜZEYSELLEŞTİRME | YÜZEYSELLEŞTİRMEK | YÜZEYSELLİK ile/||/<> SATHİLEŞMEK | SATHİLEŞTİRME | SATHİLEŞTİRMEK | SATHİLİK ile/||/<> YÜZEYLEŞMEK | YÜZEYLEŞTİRME | YÜZEYLEŞTİRMEK


- [ne yazık ki]
"YÜZEYSEL/LİK" ile/ve/||/<> "SIĞ/LIK"


- YÜZGEÇ ile SOLUNGAÇ

( SEBÛH[< SİBH] ile GALSAMA/GALSAME )

( FIN vs. GILL )


- YÜZGEÇ ile YÜZGEÇLİ ile YÜZGEÇ AYAKLILAR


- YÜZLEMEK ile YÜZLENMEK ile YÜZLEŞMEK ile YÜZLEŞTİRMEK ile YÜZLEŞEBİLMEK ile YÜZLEŞTİRİLMEK ile YÜZLER ile YÜZLERCE


- YÜZLEŞME ile KARŞILAŞMA


- YÜZLEŞME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KARŞILAŞMA


- YÜZLEŞME ile ÖZELEŞTİRİ


- YÜZLEŞME ile/ve/değil/yerine TANIŞMA


- YÜZLEŞME ile YÜZLEŞMECE


- YÜZLEŞMEK ile/ve/||/<>/> GERİDE BIRAKMAK


- YÜZLEŞMEK ile YÜZLEŞME ile YÜZLEŞMEK

( CONFRONT vs. CONFRONTATION vs. CONFRONTING )

( رو به رو بودن ile مواجه شدن ile روبرو کردن با ile روبرو کردن ile مواجهه کردن ile مقابله کردن ile برخورد کردن ile رو به رو شدن ile روبرو شدن ile روياروئي ile رودررويي ile روياروي ile مواجه )

( RO BAH RO BODAN ile MOVAJEH SHODAN ile ROBRO KARDAN BA ile ROBRO KARDAN ile MOVAJEYEH KARDAN ile MOGHABLEH KARDAN ile BARKHORD KARDAN ile RO BAH RO SHODAN ile ROBRO SHODAN ile ROYOROYEY ile RUDARROYY ile ROYOROY ile MOVAJEH )


- YÜZLÜ YÜZLÜ ile/||/<> BEŞ YÜZLÜ ile/||/<> ÇATIK YÜZLÜ ile/||/<> ÇOK YÜZLÜ ile/||/<> DÖRT YÜZLÜ ile/||/<> DUVAR YÜZLÜ ile/||/<> GÜLER YÜZLÜ ile/||/<> İKİYÜZLÜ ile/||/<> İKİ YÜZLÜ ile/||/<> KARA YÜZLÜ ile/||/<> NUR YÜZLÜ ile/||/<> PEK YÜZLÜ ile/||/<> SEKİZ YÜZLÜ ile/||/<> YUMUŞAK YÜZLÜ

( Yüzü herhangi bir nitelikte olan benizli simalı çehreli suratlı Şımartılmış yüz bulmuş kimse )


- YÜZLÜK BİRİMLER BÖLÜĞÜ ile/||/<> BEŞ YÜZLÜK

( Yüz lira değerinde olan para On kuralına göre yazılmış bir tam sayıda sağdan sola doğru üçüncü basamak Yüzü yüz tanesi bir arada olan yüzerlik Herhangi bir şeyden yüz tane alabilen Yüz yaş dolaylarında olan ya da görünen kimse )


- YÜZLÜ/LÜK ile YÜZLÜK ile YÜZLÜ YÜZLÜ ile YÜZLÜK BİRİMLER BÖLÜĞÜ


- BUOYANCY[İng.] / POUSSEE[Fr.] / AUFFRIEB[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜZME KAPASİTESİ


- YÜZSÜZLEŞMEK ile YÜZSÜZLEŞTİRMEK ile YÜZSÜZLEŞTİRİLMEK ile YÜZSÜZ/LÜK ile YÜZSÜZCE ile YÜZSÜZ YÜZSÜZ


- [ne yazık ki]
YÜZSÜZ/LÜK ile/ve/||/<> SIRNAŞIK/LIK

( ... İLE/VE/||/<> Can sıktığına, rahatsız ettiğine aldırmadan, birinden, sürekli, yalvarırcasına istekte bulunan ve bu isteğinde direnen kişi. | Sıkıntı veren, rahatsız eden, musallat olan. )


- YÜZÜNDEN DÜŞEN BİN PARÇA ile/ve KARADENİZ'DE GEMİLERİN Mİ BATTI?


- ... YÜZÜNDEN ile/ve/değil/yerine ... NEDENİYLE


- YÜZYIL | ÇAĞ/ASIR[Ar. < ʿAṢR] ile/||/<> ESKİLİK | İLK ÇAĞ/ANTİKİTE[Fr. < ANTIQUITÉ]

( asrısaadet saadet asrı yüzyıl çağ )


- YÜZYILLARA GÖRE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÖNEMLERE GÖRE


- ZAAF ile BEKLENTİ


- ZAAFİYET ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HASSASİYET


- ZABIT VARAKASI ile/||/<> PROCÈS - VERBAL[Fr.] ile/||/<> TUTULGA

( PROCÈS - VERBAL )


- ZABIT[Ar. < ŻABṬ] ile/değil/yerine/=/||/<> TUTANAK (ZABIT KÂTİBİ, ZABITNAME, ZABIT VARAKASI, MUTABAKAT ZAPTI)


- ZABIT ile ZABITA ile ZABIT VARAKASI


- ZABTİYYE[Ar. < ŻABṬİYYE] ile/değil/yerine/=/||/<> ZAPTİYE

( zaptiye memuru Osmanlı Devleti nde toplum güvenliğini sağlamakla görevli askerî polis kuruluşu Bu kuruluştan olan er zaptiye memuru )


- ZAFER ile KAZANMAK

( )


- ZAF-I TELİF ile/||/<> CILIZLIK

( Tümcelerin sözdizimi kurallarına sözcüklerin genel kullanışa aykırılığı yüzünden güç anlaşılır olması )


- ZAFİYET[Ar. < ŻAʿFİYYET] ile/değil/yerine/=/||/<> ZAYIFLIK | BİTKİNLİK

( zayıflık bitkinlik )


- ZAFRAN | SAFRAN ile/||/<> SAFRAN[Ar. < ZAʿFERÂN]

( botanik Süsengiller Iridaceae familyasına ait soğanlı sonbaharda mor çiçek açan bitkiler Erkek organları toplanıp kurutularak toz hâline getirilir ve boyar madde olarak kullanılır )

( SAFFRON )

( SAFRAN )

( ECHTER SAFRAN )

( IRIDACEAE | CROCUS SATIVUS )


- ZAHİF ile/||/<> RAMPANT[Fr.] ile/||/<> SÜRÜNGEN

( botanik )

( RAMPANT )


- ZAHİR[Ar. < ẒĀHİR] ile/değil/yerine/=/||/<> BELLİ | DIŞ YÜZ | KUŞKUSUZ

( belli dış yüz kuşkusuz )


- ZAHİRİYE | GÖRÜNGÜCÜLÜK ile/||/<> GÖRÜNGÜCÜLÜK

( Davranışın dış gerçeklik yerine yaşantı görüngüleri ile belirlendiğini savunan bir görüş 1 Gerçek olanın yalnızca görüngüler olduğunu öne süren görüngülerin arkasında kendinde şeyin varlığını yadsıyan görüş nesnel görüngücülük Bu anlamı Fransızcada Renouviernin ortaya attığı phénoménisme sözcüğü ile karşılanır Başlıca savunucuları Renouvier Shadworth Hodgson 2Görüngülerin arkasında kendinde şeyin bulunduğunu ancak insanın bunun bilgisine erişemeyeceğini savunan görüş eleştirel görüngücülük Başlıca temsilcisi Kant 3 Yalnızca bilinç içeriklerinin var olduğunu bunların da ancak öznel olarak temellendirilebileceğini dış dünyada bunlara karşılık olacak nesnel bir gerçeklik olmadığını ileri süren görüş öznel görüngücülük görüngücülük )

( PHENOMENOLOGY | PHENOMENALISM )

( PHÉNOMÉNALISME, PHÉNOMISME )

( PHÄNOMENALISMUS )


- ZÂHİRLER ile ÂRİFLER

( Tariften anlar. İLE Halden anlar. )


- ZAHMET ile/değil/yerine/= SIKINTI, EZİYET, RAHATSIZLIK | ZOR, GÜÇ | YORGUNLUK


- ZÂİKAVÎ ile/||/<> GUSTATIF[Fr.] ile/||/<> TATSAL

( biyoloji )

( GUSTATIF )


- ZAİM | SENYÖR ile/||/<> SENYÖR[Fr. < SEIGNEUR]

( 1 Egemen hükümdarlara verilen san 2 Orta Avrupasında toprağı olan derebeyi derebeyi )

( SEIGNEUR )

( SEIGNEUR )

( SEIGNEUR )


- ZAİT[Ar. < ZĀʾİD] ile/değil/yerine/=/||/<> GEREKSİZ | ARTI (+)

( Çoğaltan artıran gereksiz artı )


- ZAKKUMLAŞMAK ile ZAKKUM ile ZAKKUMLU


- ZÂLİM[Ar.] ile/değil/yerine/= KIYINÇÇI


- ZALİMANE[Ar. < ẒĀLİM + Fars. -ĀNE] ile/değil/yerine/=/||/<> ACIMASIZCA


- ZÂLİMCE ile/değil/yerine/= KIYINÇLA


- TIME INTERVAL[İng.] / INTERVALLE DE TEMPS[Fr.] / ZEITABSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAMAN ARALIĞI


- ZAMAN:
| BEKLERKEN ve/||/<> KORKARKEN ve/||/<> KEDERLİYKEN ve/||/<> SEVİNÇLİYKEN/NEŞELİYKEN |
ve/değil/yerine/||/<>/<
SEVERKEN

( [ [çok] "Yavaş". VE/||/<> "Hızlı". VE/||/<> "Uzun". VE/||/<> "Kısa". | VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Sonsuz. )


- ZAMAN:
BEKLEYİNCE ile/ve/||/<> GECİKİNCE ile/ve/||/<> ÜZÜLÜNCE ile/ve/||/<> MUTLU OLUNCA ile/ve/||/<> ACI ÇEKİNCE ile/ve/||/<> SIKILINCA

( "Yavaşlar". İLE/VE/||/<> "Hızlanır". İLE/VE/||/<> "Can yakar". İLE/VE/||/<> "Kısallır". İLE/VE/||/<> "Bitmek bilmez". İLE/VE/||/<> "Uzar". )


- ZAMAN BİLİMİ | ZAMAN DİZİNİ/KRONOLOJİ[Fr. < CHRONOLOGIE] ile/||/<> ZAMAN BİLİMSEL | ZAMAN DİZİNSEL/KRONOLOJİK[Fr. < CHRONOLOGIQUE]

( zaman bilimi zaman dizini )


- ZAMAN GEÇİRMEK ile/değil/yerine ZAMANI DOLDURMAK


- ZAMAN GEÇTİKÇE:
YÜZSÜZLEŞEN değil HATALARIYLA YÜZLEŞEN


- Zaman kazanmak için SUS!!!


- ZAMAN KAZANMAK ile FIRSAT ARAMAK/BEKLEMEK


- ZAMAN:
ÖNCELİK ile/ve/||/<> SONRALIK


- TIME REVERSAL[İng.] / INVERSION DU TEMPS[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAMAN TERSİNİRLİĞİ


- TIME REVERSAL OPERATOR[İng.] / OPÉRATEUR D'INVERSION TEMPORELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAMAN TERSİNİRLİK İŞLEMCİSİ


- ZAMAN VE ENERJİ TÜKETİMİMİZ:
"NASIL GÖRÜNDÜĞÜMÜZ" ile/değil/yerine NASIL GÖRDÜĞÜMÜZ


- ZAMAN VE KOŞULLARIN DEĞİŞİMİ ve/<> YASALARIN DEĞİŞİMİ

( Zamanın ve koşulların değişmesiyle birlikte yasaların da değişikliğe uğraması kaçınılmazdır.
Ezmanın tagayyürü ile ahkâmın tagayyürü inkâr olunamaz! )


- ZAMAN(ve "SÜREKLİLİK/TE"):
DEVİM BİRİMİ ile/ve/||/<>/> ANLARIN TOPLAMI ile/ve/||/<>/> VEHMİ ile/ve/||/<>/> RED ile/ve/||/<>/> ZAMANDAN BAĞIMSIZLIK


- ZAMAN VE ZEMİNDE NESNE değil BİRLİKTE OLUŞMAYLA

( Özdek/nesne, zamanı gerçekleştiren devinimdir. )


- ZAMAN VE ZEMİNİNİ BİLMELİ!


- ZAMAN ile/||/<> BİLDİRME KİPİ ile/||/<> HABER KİPİ


- ZAMAN ile/||/<> "MUMYALANMIŞ ZAMAN"

( ... İLE/||/<> Fotoğraf. )


- ZAMAN ile/ve/değil/||/<>/< ÖNCELİK-SONRALIK


- ZAMAN ile ZAMAN (ANLAMSAL)

( TIME (SEMANTIC) )


- ZAMANA YAYMAK ile/ve/<> SONRAYA BIRAKMAK


- BİTİŞİKLİK:
ZAMANDA ile/ve/||/<> MEKÂNDA ile/ve/||/<> KOŞULLARDA


- ZAMANI ARTIRMAK ile/ve/<>/değil ETKİ ALANINI GENİŞLETMEK


- ZAMANI DURDURMAK ile/ve/||/<> ZAMANDA YOLCULUK ile/ve/||/<> ZAMANDAN KAÇMAK ile/ve/||/<> ZAMANI HİSSETMEK ile/ve/||/<> ZAMANI BIRAKMAK

( Öperek. İLE/VE/||/<> Okuyarak. İLE/VE/||/<> Müzik dinleyerek. İLE/VE/||/<> Yazarak. İLE/VE/||/<> Soluk alarak. )


- ZAMANI GELDİĞİ ZAMAN ... değil ZAMANI GELDİĞİNDE ...


- ZAMANI ÖLDÜRMEK" ile/değil "ZAMANI DEĞERLENDİRMEK"


- ZAMAN-I RÂHİ | DÖRDÜNCÜ ZAMAN ile/||/<> DÖRDÜNCÜ ZAMAN

( Bugünü de kapsayan en yeni yerbilim dönemi jeoloji )

( QUATERNARY )

( QUATENAIRE | TEMPS QUATERNAIRE )

( QUARTÂR )


- ZAMANIN AÇIKLIĞI ile/ve/||/<> EVRENİN KAPALILIĞI


- ZAMANIN EL VERDİĞİNCE değil ZAMAN EL VERDİĞİNCE

( "ZAMANIN EL VERDİĞİ KADAR" demek üzereyken "ZAMANIN" diye başlayıp bu sözü kullandıktan sonra bir anda zihne başka bir sözün gelmesiyle hızla yön değiştirerek ifadenin bozulmasıyla oluşur. [Dli yanlış kullanmaktan değil bazen konuşma koşullarının çoklu etkileri altında sözcükler arasında karmaşalar yaşanabilir.] )


- ÖĞRENME/ÖĞRENENLER:
ZAMANINDA ile/ve/||/<> OTORİTEDEN ile/ve/||/<> DENEYEREK ile/ve/||/<> YAŞAMDAN ile/ve/||/<> YAŞAMDAN BİLE (ÖĞRENEMEME/ÖĞRENEMEYENLER)

( İndirimli fiyattan. İLE/VE/||/<> Özgürlük bedeliyle. İLE/VE/||/<> Etiket fiyatından. İLE/VE/||/<> Gecikme zammıyla. İLE/VE/||/<> Boşa geçmiş, koskoca bir yaşamla. )


- ZAMANINDA YA DA ZAMANSIZ SÖYLENMİŞ SÖZLER ile/ve GERÇEK YA DA YANLIŞ SÖZLER ile/ve HOŞ YA DA ACI SÖZLER ile/ve YARARLI YA DA YARARSIZ SÖZLER ile/ve NAZİK VE GÜCENDİRİCİ SÖZLER

( WORDS AT THE RIGHT TIME OR UNTIMELY vs./and TRUE OR FALSE WORDS vs./and NICE/SWEET OR GRIEF WORDS vs./and BENEFICIAL OR USELESS WORDS vs./and POLITE AND OFFEND WORDS )


- ZAMANINI:
"ÇALMAK" ile/değil ALMAK


- ZAMANI/VAKTİ HARCAMAK değil/yerine ZAMANI/VAKTİ KULLANMAK


- ZAMANLAMAK ile ZAMANLAYABİLMEK ile ZAMAN ile ZAMANE ile ZAMANLI ile ZAMANSIZ/LIK ile ZAMAN EKİ ile ZAMAN AŞIMI ile ZAMAN ZAMAN ile ZAMAN ZARFI ile ZAMAN AYARLI ile ZAMAN BİLİMİ ile ZAMAN BİRİMİ ile ZAMAN DİZİNİ ile ZAMAN TÜNELİ ile ZAMANE ADAMI ile ZAMANE ÇOCUĞU ile ZAMAN BİLİMSEL ile ZAMAN BELİRTECİ ile ZAMANLI ZAMANSIZ


- ZAMANLI ZAMANSIZ ile/||/<> ART ZAMANLI ile/||/<> EŞ ZAMANLI

( Zamanı olan Uygun bir zamanda )


- ZAMANSALLIK ile TARİHSELLİK


- ZAMANSIZ ile/||/<> GENİŞ ZAMANLI

( Geniş zamanlı Bütün zamanları kapsıyan ya da böyle olduğu için belli bir zamanla ilgisi olmıyan fiil şekli Dünya dönüyor sözünde dönüyor fiili geniş zamanlı sayılır )

( ATEMPOREL )


- ZAMAN/SIZ/LIK ile/ve DÖNEM/SİZ/LİK

( TIME vs./and PERIOD )


- ZAMANSIZLIK ile/ve/değil/||/<> ZAMANSIZLIK

( Düşüncesi/kavram. İLE Bireyin ayırabileceği sürenin bulunmamasındaki "gerekçe/bahane/mazeret". )


- ZAMAZİNGO ile/||/<> ZIMBIRTI / DOST, METRES

( zımbırtı dost metres Kökenini bilmiyoruz )


- ZAMAZİNGO ile/değil/yerine/=/||/<> ZIMBIRTI | METRES

( zımbırtı metres )


- ZAMBAK ile/= AKZAMBAK

( Zambakgillerden, 90-100 cm. yüksekliğinde, güzel ve iri çiçekli, çok yıllık bir süs bitkisi, top zambak. İLE/= Zambakgillerden, süs bitkisi olarak yetiştirilen, çiçeği diş ve yüz şişlerinin tedavisinde kullanılan bir bitki. )

( LILIUM CANDIDUM )


- ZAMİR ile/||/<> PRONOUN[İng.] ile/||/<> PRONOM[Fr.] ile/||/<> PRONOMEN, FÜRWORT[Alm.] ile/||/<> ADIL

( Derleme adsı içlem adınsı adcıl Kişi özlük gösterme soru ve belirsizlik kavramları vererek varlıkların yerini tutan sözcük Ben sen o biz siz onlar kendim kendin kendi kendisi kendimiz kendiniz kendileri bu bunlar şu şunlar o onlar kim kimi kime kimde kimden kimin ne neyi neye nede neden neyin biri birisi birbiri vb )

( PRONOUN )

( PRONOM )

( PRONOMEN, FÜRWORT )


- ZAMİR-İ FİİLÎ ile/||/<> PERSONAL ENDING[İng.] ile/||/<> DÉSINENCE PERSONNELLE[Fr.] ile/||/<> PERSONALENDUNG[Alm.] ile/||/<> KİŞİ EKİ

( Derleme şahıs eki şahıs bildirici ek Eylem çekimlerinde kullanılan ve kişi gösteren ek Türkçede dört grup kişi eki vardır s 1 Grup Kişi Ekleri 1 K T m geldim gelsem 1 K Ç k geldik gelsek 2 K T n geldin gelsen 2 K Ç iniz geldiniz gelseniz 3 K T geldi gelse 3 K Ç 1er geldiler gelseler II Grup Kişi Ekleri 1 K T im gelmişim geliyorum gelirim geleceğim gelmeliyim 2 K T sin gelmişsin geliyorsun gelirsin geleceksin gelmelisin 3 K T gelmiş geliyor gelir gelecek gelmeli 1 K Ç iz gelmişiz geliyoruz geliriz geleceğiz gelmeliyiz 2 K Ç siniz gelmişsiniz geliyorsunuz gelirsiniz geleceksiniz gelmelisiniz 3 K Ç 1er gelmişler geliyorlar gelirler gelecekler gelmeliler III Grup Kişi Ekleri 1 K T I K Ç 2 K T gel 2 K Ç in gelin 3 K T sin gelsin 3 K Ç sinler gelsinler IV Grup Kişi Ekleri 1 K T im geleyim 1 K Ç lim gelelim 2 K T sin gelesin 2 K Ç siniz gelesiniz 3 K T gele 3 K Ç 1er geleler vb 1 K T im geleyim 1 K Ç lim gelelim 2 K T sin gelesin 2 K Ç siniz gelesiniz 3 K T gele 3 K Ç 1er geleler vb )

( PERSONAL ENDING )

( DÉSINENCE PERSONNELLE )

( PERSONALENDUNG )


- ZAMÎR-İ FİLÎ | ZAMÎR-İ FİİLÎ ile/||/<> PERSONEL ENDING[İng.] ile/||/<> DESINENCE PERSONNELLE[Fr.] ile/||/<> PERSONALENDUNG[Alm.] ile/||/<> ŞAHIS EKİ

( Fiil çekiminde şahıs belirten ek Türkçede dört grup şahıs eki vardır 1 Grup şahıs ekleri 1 şahıs teklik m bildim bilsem 1 şahıs çokluk k bildik bilsek 2 şahıs teklik n bildin bilsen 2 şahıs çoklukInIz UnUz bildiniz bilseniz 3 şahıs teklik bildi bilse 3 şahıs çokluk lAr bildiler bilseler II Grup şahıs ekleri 1 şahıs teklik Im Um bilmişim biliyorum bilirim bileceğim bilmeliyim 2 şahıs teklik sIn sUn bilmişsin biliyorsun bilirsin bileceksin bilmelisin 3 şahıs teklik bilmiş biliyor bilir bilecek bilmeli 1 şahıs çokluk Iz Uz bilmişiz biliyoruz biliriz bileceğiz bilmeliyiz )

( PERSONEL ENDING )

( DESINENCE PERSONNELLE )

( PERSONALENDUNG )


- ZAMÎR-İ MUTAVAAT, MUTAVAAT ZAMÎRİ | DÖNÜŞLÜ ZAMİR ile/||/<> DÖNÜŞLÜLÜK ZAMİRİ

( Söz içinde yapılan işin yapana döndüğünü anlatan ve şahıs kavramını pekiştirerek belirten kendi zamiri. Bu zamir iyelik ekleri alarak bütün şahısları karşılar: kendim, kendin, kendi, kendisi; kendimiz, kendiniz, kendileri: Sen bu işi kendin başarmalısın Bugüne kadar kendisinden herhangi bir haber çıkmadı gibi. )

( REFLEXIVE PRONOUN~REFLEXIVE PRONOUN )

( PRONOM RÉFLÉCHI~PRONOM RÉFLÉCHI )

( PRONOMEN REFLEXIVUM~PRONOMEN REFLEXIVUM )

( REFLEXIVPRONOMEN, RÜCKBEZÜGLICHES FÜRWORT | REFLEXIVPRONOMEN~REFLEXIVPRONOMEN )

( PRONOME RIFLESSIVO~PRONOME RIFLESSIVO )

( ΑΥΤΟΠΑΘΉΣ ΑΝΤΩΝΥΜΊΑ / αυτοπαθής αντωνυμία~ΑΥΤΟΠΑΘΉΣ ΑΝΤΩΝΥΜΊΑ / αυτοπαθής αντωνυμία )


- ZAMÎR-İ MUTAVAAT, MUTAVAAT ZAMÎRİ ile/||/<> REFLEXIVE PRONOUN[İng.] ile/||/<> PRONOM RÉFLÉCHI[Fr.] ile/||/<> REFLEXIVPRONOMEN, RÜCKBEZÜGLICHES FÜRWORT[Alm.] ile/||/<> DÖNÜŞLÜ ZAMİR

( Söz içinde yapılan işin yapana döndüğünü anlatan ve şahıs kavramını pekiştirerek belirten kendi zamiri Bu zamir iyelik ekleri alarak bütün şahısları karşılar kendim kendin kendi kendisi kendimiz kendiniz kendileri Sen bu işi kendin başarmalısın Bugüne kadar kendisinden herhangi bir haber çıkmadı gibi )

( REFLEXIVE PRONOUN )

( PRONOM RÉFLÉCHI )

( REFLEXIVPRONOMEN, RÜCKBEZÜGLICHES FÜRWORT | REFLEXIVPRONOMEN )

( PRONOMEN REFLEXIVUM )

( PRONOME RIFLESSIVO )

( ΑΥΤΟΠΑΘΉΣ ΑΝΤΩΝΥΜΊΑ / αυτοπαθής αντωνυμία )


- ZAMÎR-İ ŞAHSÎ ile/||/<> PERSONAL PRONOUN[İng.] ile/||/<> PRONOM PERSONNEL[Fr.] ile/||/<> PERSONALPRONOMEN[Alm.] ile/||/<> ŞAHIS ZAMÎRİ

( Dilbilgisinde söz söyleyen kendisine söz söylenen ve kendisinden söz edilen kişilerin yerini tutan kelime Türkçede şahıs zamirleri şahıslar için ben sen o çokluk şahıslar için biz siz onlar kelimeleridir )

( PERSONAL PRONOUN )

( PRONOM PERSONNEL )

( PERSONALPRONOMEN )

( PRONOMEN PERSONALE )

( PRONOME PERSONALE )

( ΠΡΟΣΩΠΙΚΉ ΑΝΤΩΝΥΜΊΑ / προσωπική αντωνυμία )


- ZAMK AĞACI ile/||/<> ZAMK AKASYASI


- ZAMK-I ARABÎ ile/||/<> GOMME ARABIQUE[Fr.] ile/||/<> ARAP ZAMKI

( kimya )

( GUM ARABIC )

( GOMME ARABIQUE )

( GUMMIARABIKUM )

( GOMMA ARABICA )

( ΑΡΑΒΙΚΌ ΚΌΜΜΙ / αραβικό κόμμι )


- ZAMKİNOS

( Adı birden anımsanamayan, küçük, değersiz şeyler için kullanılır. | Dost, metres. | Kaçma. )


- ZAMKİNOS ile/değil/yerine/=/||/<> ZIMBIRTI | METRES

( zımbırtı metres Kaçıp savuşma )


- ZAMKLAMAK ile ZAMKLANMAK ile ZAM ile ZAMK ile ZAMKLI ile ZAM PAKETİ ile ZAMK AĞACI ile ZAMKLI KAĞIT ile ZAMK AKASYASI ile ZAMK HASTALIĞI


- ZAMPARA ile/||/<> KADINCIL


- ZAN:
"ÖNE SÜRÜLEBİLECEK BİR ŞEY"
değil
ANCAK, KABUL EDİLECEK BİR ŞEY


- ZAN[Ar. < ẒANN] ile/değil/yerine/=/||/<> SANI (ZANNETMEK, ZANNEYLEMEK, ZANNOLUNMAK, HÜSNÜZAN, SUİZAN)


- ZAN ile İSTİNBÂT[Ar.]

( Sanma, sanı. | Şüphe. İLE Bir söz ya da işten gizli bir anlam çıkartma, zımnen, açık olmayarak, dolayısıyla anlama. )


- ZAN ile/ve TECESSÜS


- ZANAATÇI/ZANAATKÂR[Ar. < ṢİNĀʿAT + Fars. -KĀR] ile/||/<> ZANAAT/SINAAT[Ar. < ṢİNĀʿAT]


- ZANAATKÂR[Ar. < ṢİNĀʿAT + Fars. -KĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> ZANAATÇI


- ZANCLEAN AGE[İng.] ile/değil/yerine/= ZANKLEYAN ÇAĞI

( Milattan önce 5.332.000 ile milattan önce 3.600.000 yılları arasındaki zaman dilimini kapsayan jeolojik zaman dilimi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ZANN[Ar.] ile TASAVVUR[Ar.]


- ZANNEDİYORUM ile/ve/||/<> BELLEĞİM YANILTMIYORSA


- ZANNETMEDEN ÖNCE ve/<> YARGILAMADAN ÖNCE ve/<> YARALAMADAN ÖNCE ve/<> KONUŞMADAN ÖNCE

( Öğren! VE/<> Anla! VE/<> Hisset! VE/<> Düşün! )


- ZANNETMEK ile/ve/||/<> BİLE DEĞİL


- ZANNOLUNMAK[Ar. < ẒANN + Tr. OLUNMAK] ile/değil/yerine/=/||/<> SANILMAK


- ZAPTEDİLEMEME ile HAMİLE BIRAKMAK ile EMPRENYE ETME ile EMPRENYE ETME

( IMPREGNABILITY vs. IMPREGNATE vs. IMPREGNATING vs. IMPREGNATION )

( استواري ile آبستن نشدني ile باردار کردن ile آبستن کردن ile لقاح کردن ile آبستن کننده ile لقاح ile آبستنسازي ile القاح ile تلقيح )

( ESTAVARY ile ABSTAN NESHODANY ile BARDAR KARDAN ile ABSTAN KARDAN ile LAGHAH KARDAN ile ABSTAN KONANDEH ile LAGHAH ile ABSTENSAZY ile القاح ile TALGHYHE )


- ZAPTURAPT[Ar. < ŻABṬ + RABṬ] ile/değil/yerine/=/||/<> DİSİPLİN


- ZAPZAYIF


- ZARE ELECTRODE[İng.] ile/değil/yerine/= ZAR ELEKTROT


- MEMBRANE[İng.] / MEMBRANE, DIAPHRAGME[Fr.] / MEMBRAN, DIAPHRAGM[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAR


- ZAR ile PERİKART[Fr.]

( ... İLE Yüreği saran zar. )


- ZARÂFET ve IŞILTI ve GÜZELLİK

( Zarâfet, devingen bir güzelliktir. )

( Zarâfet, doğa tarafından verilmeyen, ancak özne tarafından yaratılan güzelliktir. )

( Zarâfet, her zaman, yalnızca özgürlüğün devindirdiği biçimin güzelliğidir. )

( Her türlü güzellik, gerçek ve görünen devinimin yalnızca bir özelliğidir. )


- ZARÂFET ve/||/<> SANATSALLIK


- ZARAFET[Ar. < ẒARĀFET] ile/değil/yerine/=/||/<> ZARİFLİK


- ZARAR/MAZARRAT[Ar. < MAŻARRAT] ile/||/<> ZARAR/ZİYAN[Fars. < ZİYĀN]


- ZARAR ile HASARLI ile HASARLAR ile ZARAR VERİCİ

( DAMAGE vs. DAMAGED vs. DAMAGES vs. DAMAGING )

( مظرت ile صدمه ile آزار رساندن ile غرامت ile خسارت ile لتمه ile خسارت زدن ile خسارت وارد آوردن ile صدمه زدن ile ضايعه ile آسيب رساندن ile زيان ile لتمه وارد کردن ile گزند ile للطمه ile نمديده ile آسيب ديده ile عواريه ile عيب دار ile معيوب ile متضرر ile آفت زده ile ضايعات ile خسارت آميز ile آسيب آور ile آسيب رسان )

( مظرت ile SADAMEH ile AZAR RESANDAN ile GHARAMET ile KHSART ile LATMEH ile KHSART ZADAN ile KHSART VARD AVARDAN ile SADAMEH ZADAN ile ZAYE ile ASYBE RESANDAN ile ZYAN ile LATMEH VARD KARDAN ile GOZAND ile للطمه ile NAMADYDAH ile ASYBE DYDAH ile عواريه ile EYBE DAR ile MAYVEB ile MOTEZRAR ile AFT ZADEH ile ZAYAT ile KHSART AMYZ ile ASYBE AVAR ile ASYBE RESAN )


- ZARAR ile ZARAR GÖRMÜŞ ile ZARARLI ile ZARARSIZ

( HARM vs. HARMED vs. HARMFUL vs. HARMLESS )

( گزند ile صدمه ile آسيب ile مضرت ile بدخدمت کردن ile مظرت ile صدمه زدن ile آسيب زدن ile آزار ile گزند رساندن ile ضرر ile آسيب ديده ile زيانبار ile زيانبخش ile مخربي ile مضر ile زيانرسان ile موذيانه ile موذي ile پرگزند ile بيگزند ile بي آزار ile بي ضرر ile کم آزار )

( GOZAND ile SADAMEH ile ASYBE ile مضرت ile BADKHODAMAT KARDAN ile مظرت ile SADAMEH ZADAN ile ASYBE ZADAN ile AZAR ile GOZAND RESANDAN ile ZAR ile ASYBE DYDAH ile ZYANBAR ile زيانبخش ile MOKHARBY ile MAZAR ile زيانرسان ile موذيانه ile MOOZY ile PORGAZAND ile BEYGOZAND ile BEY AZAR ile بي ضرر ile KAM AZAR )


- ZARARI, AZA İNDİRGEMEK değil ZARARI, AZA İNDİRMEK


- ZARARINA ile/değil KÂRINDAN VAZGEÇEREK


- ZARARLI SABİT GELENEĞE SAPLANMA değil/yerine/>< YARARLI SABİTİN TAKLİDİ


- ZARARLI ile ZARARSIZ

( HARMFUL vs. HARMLESS )


- ZARARSIZ OLMAK ile/ve/değil/yerine/<> HİZMET ETMEK


- ZARARSIZ OLMAK ile/ve/||/<>/> YARARLI OLMAK


- ZARARSIZ ile/||/<> DOKUNCASIZ


- ZARARSIZ ile MASUM


- ZARARSIZ ile ZARARSIZ

( HARMLESS vs. HARMLESS )


- | ZARF-I MÜSTEKÂR ve ZARF-I LAĞV | ile/ve/<> ZARF-I HÂS

( ... İLE/VE/<> Kur'ân-ı Kerîm, âyet ve hadislerdeki için, incelik sağlamak/sunmak üzere geçerlidir. )


- ZARİFANE[Ar. < ẒARĮF + Fars. -ĀNE] ile/değil/yerine/=/||/<> ZARİFANE

( zarifçe Zarife yakışır )


- ZARİZARİ[Fars. < ZĀRĪ + ZĀRĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> ZARİ ZARİ

( İnleyerek hüngür hüngür )


- ZARTA[Ar. < ZARṬA] ile/||/<> YELLENME

( yellenme carta ḍarṭa Furz )

( ḌARṬA )


- ZARTA[Ar. < ŻARṬA] ile/değil/yerine/=/||/<> YELLENME


- ZARÛRÎ İSTİDLÂL ile MÜMKÜN VE İKNAİ İSTİDLÂL

( Gerekirlilik/Belirleme/Dettermine. İLE Olanaklı/Mümkünlü/Belkililik/Cidal. )

( Doğa. İLE Tin. )

( FARÂBÎ )

( Bkz. HİLMİ ZİYÂ ÜLKEN - İSLÂM DÜŞÜNCESİ - ÜLKEN YAY. )


- ZÂT:
BİLİNMEZ değil TEK BİLİNEN

( ... DEĞİL Şüphe edil(e)meyen tek şey. )


- ZÂTEN ŞÖYLEYDİ değil/yerine DAHA ÖNCE DE ŞÖYLEYDİ


- ZÂTEN ile/değil/yerine ŞİMDİLİK/HENÜZ


- ZATUCENB[Ar. < ẔĀTU'L-CENB] ile/değil/yerine/=/||/<> ZATÜLCENP

( Göğüs sancısı ateş titreme öksürük vb belirtilerle ortaya çıkan akciğer zarı yangısı satlıcan )


- ZÂT-ÜL-BATNEYN[Ar.] ile BIVENTRE[Fr.] ile ...

( İkikarınlı. )


- ZATÜLCENP/ZATUCENB[Ar. < ẔĀTU'L-CENB] ile/||/<> ZATÜRRE/ZATURİE[Ar. < ẔĀTU'R-RİʾE]

( Göğüs sancısı ateş titreme öksürük vb belirtilerle ortaya çıkan akciğer zarı yangısı satlıcan )


- ZÂT-ÜL-ERCÜL-İL-BATNİYYE[Ar.] ile GASTÉROPODES[Fr.] ile ...

( Karındanbacaklılar. )


- ZÂT-ÜL-ERCÜL-İL-CEZRİYYE[Ar.] ile ...

( Köktenbacaklılar. )


- ZÂT-ÜL-ERCÜL-İL-KEFFİYYE[Ar.] ile PALMIPÈDES[Fr.] ile ...

( Perdeayaklılar. )


- ZÂT-ÜL-HAREKE | OTOMATİK ile/||/<> OTOMATİK ile/||/<> OTOMATİK[Fr. < AUTOMATIQUE]

( fizik zooloji )

( AUTOMATIQUE )


- ZÂT-ÜL-İLKAH-IZ-ZÂHİRE | TOHUMLU BİTKİLER ile/||/<> TOHUMLU BİTKİLER

( çiçekli bitkiler botanik phaneros açık gamos evlenme Döllenmiş yumurta hücresinin gelişerek tohum meydana getirdiği bitkiler Fanerogamlar Döllenmiş yumurta hücresinin gelişerek tohum meydana getirdiği bikfiler fanerogamlar tohumlu bitkiler )

( SPERMATOPHYTA, ANTHOPHYTES, PHANEROGAMS, SEED PLANTS | SPERMATOPHYTA )

( PHANÉROGAMES | SPERMATOPHYTES, PLANTES À GRAINES, PHANÉROGAMES )

( SPERMATOPHYTEN, SAMENPFLANZEN, BLÜTENPFLANZEN, PHANEROGAMEN )

( SPERMATOPHYTA, PHANEROGAMAE, EMBRYOPHYTA )


- ZATÜRRE/PNEUMONİ/PNÖMONİ ile/||/<> BRONŞİT

( Bronşların yangılanması, öksürük ve balgam ile ilişkili bir solunum yolu sayrılığı. İLE/||/<> Akciğer dokusunun yangılanması, ateş ve öksürük ile ilişkili bir solunum yolu bulaşı. )


- ZATÜRRİE/PNÖMONİ değil/yerine BATAR

( Akciğer yangısı/iltihabı. )

( PNEUMANIA )

( PNEUMONIE )


- ZÂT-ÜS-SEDÂYÂ-Yİ BAHRİYYE[Ar.] = SIRÉNIENS[Fr.] = ...

( Denizyılanı gibi memeliler sınıfı. )


- ZÂTÜT-TENEF-FÜSİL MÜZDEVEC | İKİ YAŞAMLILAR ile/||/<> İKİ YAŞAMLILAR

( amphi her iki bios hayat Omurgalılar Vertebrata dalının kurbağa ve semenderleri içine alan balıklarla sürüngenler arasında birçok karakterlere sahip soğukkanlı larva evresinde metamorfoz geçiren larvaları solungaçla erginleri akciğerlerle solunum yapan doğuran türleri de bulunan bazıları zehirli küçük boylu ve çıplak derili türleri içine alan bir sınıf Amfibyumlar Omurgalılar dalının kurbağa ve semenderleri içine alan balıklarla sürüngenler arasında birçok karaktere sahip soğukkanlı larva evresinde metamorfoz geçiren larvaları solungaçla erginleri akciğerlerle solunum yapan doğuran türleri de bulunan bazıları zehirli küçük boylu ve çıplak derili türleri içine alan bir sınıf amfibiler Larva döneminde solungaç solunumu yapan metamorfoz sonrasında ise genellikle akciğer solunumu yapan Anura kurbağalar ve Caudata semender takımlarını içeren omurgalı hayvan sınıfı amfibya )

( AMPHIBIANS )

( BATRACIEN, AMPHIBIES )

( LURCHE, AMPHIBIEN )

( AMPHIBIA )


- ZAVİYE, KAMERA ZAVİYESİ, | ZAVİYE, GÖRÜŞ ZAVİYESİ, BAKIŞ AÇISI | ZAVİYE | GÖRÜŞ AÇISI ile/||/<> GÖRÜŞ AÇISI ile/||/<> AÇI

( açı Başın durumu değiştirilmeden bir nesneye önce bir gözle sonra da öteki ile bakıldığı zaman nesnenin yerinde görülen değişiklik Sinema TV 1 Bir alıcı merceğinin dereceyle belirtilen görüş açısı 2 Bir kimsenin çevresindekileri seçiklikle görebildiği açı 23 Bir açı kenarlarındaki üç harfle gösterilir ve açının köşesindeki harf ortaya gelmek üzere okunur Misal BAC açısı Şekil 5 Bir açı hususiyle yalnız olduğu vakit köşesinin harfile ve yahut köşesine yakın olarak açının içine konulan bir küçük harfle de gösterilir Misal Ayırt edilmeksizin BAC ağısına A açısı ya da m açısı da denir Şekil 6 24 Bir açının büyüklüğü kenarlarının uzunluğuna değil ancak kenarlarının arasındaki açıklığa bağlıdır Misal ADB açısının kenarları CDE açısının kenarlarından küçüktür fakat açıklığı onunkinden büyüktür Şekil 7 matematik 1 Ortak başlangıç noktasına sahip iki ışının bileşimi 2 Bir açının ölçüsü için kullanılan kısa ad )

( BINOCULAR PARALLAX )


- ZAVİYE-İ KAİME | DİK AÇI ile/||/<> GENİŞ AÇI

( Ölçüsü 90° olan açı. @@ (matematik) )

( RIGHT ANGLE | OBTUSE ANGLE~OBTUSE ANGLE )

( ANGLE DROIT | ANGLE OBTUS~ANGLE OBTUS )

( OBTUSUS~OBTUSUS )

( RECHTER WINKEL | STUMPF WINKET~STUMPF WINKET | STUMPFER WINKEL )

( ANGOLO RETTO~ANGOLO OTTUSO )

( ΟΡΘΉ ΓΩΝΊΑ / ορθή γωνία~ΑΜΒΛΕΊΑ ΓΩΝΊΑ / αμβλεία γωνία )


- ZÂVİYEVÎ SÜRAT | AÇISAL HIZ ile/||/<> AÇISAL HIZ

( Devinen bir cismi duran bir noktaya birleştiren doğru parçasının yarıçap vektörü birim zamanda taradığı açı Devinen bir taneciğin seçilen bir özek noktaya göre birim zamanda taradığı açı Radyan sn olarak ölçülen açısal yerdeğişim hızı açılık hızı )

( ANGULAR VELOCITY | ANGULAR ACCELERATION )

( VITESSE ANGULAIRE | VITESSE ACCÉLÉRÉE | ACCÉLÉRATION ANGULAIRE )

( WINKELGESCHWINDIGKEIT | KREISFREQUENZ, WINKELGESCHWINDIGKEIT | WINKELBESCHLEUNIGUNG )

( VELOCITAS ANGULARIS )

( VELOCITÀ ANGOLARE )

( ΓΩΝΙΑΚΉ ΤΑΧΎΤΗΤΑ / γωνιακή ταχύτητα )


- ZÂVİYEVÎ SÜRAT | AÇISAL HIZ ile/||/<> AÇISAL İVME

( Devinen bir cismi duran bir noktaya birleştiren doğru parçasının (yarıçap vektörü) birim zamanda taradığı açı. @@ Devinen bir taneciğin, seçilen bir özek noktaya göre birim zamanda taradığı açı. @@ Radyan/sn. olarak ölçülen açısal yerdeğişim hızı. @@ bk. açılık hızı. )

( ANGULAR VELOCITY | ANGULAR ACCELERATION~ANGULAR ACCELERATION )

( VITESSE ANGULAIRE | VITESSE ACCÉLÉRÉE | ACCÉLÉRATION ANGULAIRE~ACCÉLÉRATION ANGULAIRE )

( VELOCITAS ANGULARIS~... )

( WINKELGESCHWINDIGKEIT | KREISFREQUENZ, WINKELGESCHWINDIGKEIT | WINKELBESCHLEUNIGUNG~WINKELBESCHLEUNIGUNG )

( VELOCITÀ ANGOLARE~ACCELERAZIONE ANGOLARE )

( ΓΩΝΙΑΚΉ ΤΑΧΎΤΗΤΑ / γωνιακή ταχύτητα~ΓΩΝΙΑΚΉ ΕΠΙΤΆΧΥΝΣΗ / γωνιακή επιτάχυνση )


- ZÂVİYEVÎ TA"CİL | AÇISAL İVME ile/||/<> AÇISAL İVME

( Açısal hızın birim zamanda değişim niceliği Açısal hızın raydan sn2 ile ölçülen değişim hızı )

( ANGULAR ACCELERATION )

( ACCÉLÉRATION ANGULAIRE )

( WINKELBESCHLEUNIGUNG )


- ZAYİAT["ZAİYAT" değil!] ile/değil/yerine/= YİTİKLER


- WEAK ACID/CONJUGATE BASE PAIRS[İng.] / SCHWACHE SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAYIF ASİT/KONJUGE BAZ ÇİFTİ


- ZAYIF ÇEKİRDEK GÜÇ ve/||/<>/> MUON OLUŞUMU


- WEAK INTERACTIONS[İng.] / INTERACTION FAIBLE[Fr.] / SCHWACHE WECHSELWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAYIF ETKİLEŞME


- ZAYIF/GÜÇSÜZ OLANI:
"CEZALANDIRMAK" değil KAYITSIZLIK


- ZAYIF "YAPAY ZEKÂ" YAKLAŞIMI
ile/değil
GÜÇLÜ "YAPAY ZEKÂ" YAKLAŞIMI


- ZAYIF ile/ve/değil/||/<> SAVUNMASIZ


- EMSÂL-İ TASGİR[Osm.] / ATTENUATION CONSTANT[İng.] / CONSTANTE D'AFFAIBLISSEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAYIFLAMA SABİTİ


- ATTENUATION LENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ATTÉNUATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAYIFLAMA UZUNLUĞU


- ZAYIFLAMAK ile/ve/değil/||/<> KEMERİN/LASTİĞİN ZAYIFLAMASI


- | ZAYIF/LAR ile/ve/<> "ZEKİ/LER" |
ile/değil/yerine/></<>
GÜÇLÜ/LER

( | İntikam alırlar. İLE/VE/<> Başkasını umursamazlar, yok sayarlar. | İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Affederler. )

( [not] | Revenges. vs./AND/<> Don't cares the others. | vs./BUT/>< Forgives. )

( [not] | WEAK/S vs./and/<> "SMART/S" | vs./but/>< POWERFULL/S )


- ZAYIFLIK ile/||/<> ARIKLIK ile/||/<> ÇİROZLUK


- ZAYIF/LIK ile/ve/değil/yerine GÜÇSÜZ/LÜK

( [not] WEAK vs./and/but POWERLESS
POWERLESS instead of WEAK )


- ZAYIFLIK" ile/değil KİŞİLİKLİ/OMURGALI KALMAYI YEĞLEMEK


- ZAYIF/LIK ile/ve/değil NARİN/LİK


- ZAYIF/LIK ile/değil NEZÂKET / ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK


- ZAYIFLIK ile/ve/||/<>/< ZAAF[Ar. < ZA'F]